Bugün[02 Ocak 2026]
itibarı ile 9.745 başlık/FaRk ile birlikte,
9.745 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(22/40)


- KİTABI:
SAĞDAN VERİLİ (OLAN/LAR) ile/ve SOLDAN VERİLİ (OLAN/LAR)

( ESHÂB-I YEMÎN ile/ve ESHÂB-I MEYMÎN )


- KİTAP OKUYANLAR ile/>< HIRSIZLAR

( Kitap çalmaz. İLE/>< Kitap okumaz. )


- KİTAP [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]


- KİTAP ile KİTAP KAPAĞI ile MEZMUR KİTABI ile SAVAŞ KİTABI ile REZERVASYON YAPAN KİŞİ ile MUHASEBECİ ile KİTAPLAR ile KİTAPÇI

( BOOK vs. BOOK COVER vs. BOOK OF PSALM vs. BOOK OF WAR vs. BOOKER vs. BOOKKEEPER vs. BOOKS vs. BOOKSTORE )

( صحيفه ile مجلد ile کتاب ile مصحف ile جلد کتاب ile زبور ile رزم نامه ile کتاب دار ile دفترداري ile دفتردار ile مصاحف ile صحف ile کتب ile صحائف ile اسفار ile کتابفروشي )

( SAHYFAH ile MOJOLD ile KETAB ile MOSAHF ile JOLD KETAB ile ZABUR ile RAZM NAMEH ile KETAB DAR ile DAFTARDARY ile DAFTARDAR ile MOSAHEF ile صحف ile KETAB ile صحائف ile ESFAR ile KETABFOROSHY )


- KİTAP ile/ve/değil TOMAR


- KIT'ATÜ-'D-DÂİRE ile/||/<> KIT'A DEFFÎYYE ile/||/<> KITÂ'U'D-DÂİRE ile/||/<> MÜSTEDÎR

( Daire parçası. İLE/||/<> Küre kuşağı. İLE/||/<> Daire dilimi. İLE/||/<> Dairesel. )


- KITIR ile KITIRCI ile KITIR KITIR


- KITIR ile TIKIR

( Minderin sertleşmesini sağlayan içindeki saman parçaları. | Yalan. | Patlamış mısır. İLE Tıkırdayan, birbirine vuran, çarpan şeylerin çıkardığı ses. | Para. )


- KIVIR KIVIR (SAÇLAR) -ile


- KIVIRMAK ile KIVIRTMAK ile KIVIRABİLMEK ile KIVIR KIVIR ile KIVIR ZIVIR


- KIYICI ile KIYICI/GADDAR ile KIYICI

( Kıyma işini yapan kişi. İLE Gaddar. İLE Kıyılara vuran enkazı devletten aldığı izinle toplayan kişi. )


- KIYMET(DEĞER) ile/ve KABİLİYET(BECERİ)

( Değerlidir(kıymetli) (belki) fakat becerikli(kabiliyetli) midir (acaba)? )


- KIZ ile KIZ CUMA ile KIZLAR

( GIRL vs. GIRL FRIDAY vs. GIRLS )

( صبيه ile دختر ile بنت ile معاون زن ile بنات ile صبايا )

( صبيه ile DOKHTAR ile بنت ile MOAVAN ZAN ile بنات ile صبايا )


- KIZIYOR/LAR ile/ve/değil/yerine İSTEMİYOR/LAR


- KLAN ile KLANLAR

( CLAN vs. CLANS )

( قبيله ile طايفه ile قبايل ile عشاير ile طوايف )

( GHABYLAH ile TAYFAH ile GHABAYLE ile ESHAYR ile TAVAYFE )


- KLÂSİK GİTAR ile/ve AKUSTİK GİTAR


- KLİNOMETRE[Fr.] değil/yerine EĞİMÖLÇER

( Bir yüzey, düzlem, yol ya da aygıtın, yatay düzleme oranla eğimini ölçen araç. )


- KLOR[Fr. < CHLORE] ile KLORÜR[Fr. < CHLORURE]

( Atom numarası 17, atom ağırlığı 35,5 olan, normal sıcaklıkta gaz durumunda bulunan, halojenlerden bir öğe.[simgesi Cl] İLE Klorun, oksijen ve flor dışındaki elementlerle yaptığı birleşik. )


- KLORLAMAK ile KLORLANMAK ile KLOR ile KLORLU ile KLOR HİDRAT ile KLOR HİDRİK ASİT


- KLOROFİL[Fr. < CHLOROPHYLLE] ile KLOROFORM ile KLOROMETRİ/KLORÖLÇER ile KLOROPLAST[Fr. < CHLOROPLASTE] ile KLOROZ/SARICALIK

( Güneş ışığını soğurarak bitkilerde karbon özümlemesini sağlayan ve bitkilere yeşil renklerini veren nesne. İLE Renksiz, hoş kokulu, genellikle anestezide kullanılan, yatıştırıcı ve uyuşturucu birleşik. [CHCI3] | Bir tür organik yağ çözücü. İLE Bir sıvının içindeki erimiş bulunan klor miktarını ölçmeye yarayan araç. İLE Yeşil bitkilerde gözelerin içinde bulunan, klorofil moleküllerinden oluşan, karmaşık yapılı kromoplast. İLE Kanda alyuvar sayısının azalmasından ileri gelen, genellikle genç kızlarda görülen kansızlık. | Yaprakların sarımtırak bir renk aldığı bitki hastalığı. )


- HIZIR/KLOROFİL değil/yerine/= YEŞERMİK, YEŞİLİZ


- KLORÜRLENDİRMEK ile KLORÜRLEŞTİRMEK ile KLORÜR


- KOCAKARI SOĞUKLARI
(EYYÂM-I HUSUM, BERD-İ ACÛZ):
SIN[Ar.] ile/ve/||/<>/> SİNNABER[Ar.] ile/ve/||/<>/> VABIR[Ar.] ile/ve/||/<>/> AMİR[Ar.] ile/ve/||/<>/> MUTEMİR[Ar.] ile/ve/||/<>/> MUALLEL[Ar.] ile/ve/||/<>/> MATFİYÜLCEMER[Ar.]

( "Acüz", omurgamızdaki "kuyruk sokumu" dediğimiz son kemiğin adıdır. Yani soğuğun kuyruk sokumuna kadar duyumsanmasından dolayı böyle bir benzetme olmuş. Bu sözcük, Arapça'da kocakarı anlamına gelen "acüze" sözcüğü ile karıştırılınca, bir de üstüne bu soğuklarda çok fazla yaşlı kadının yaşamını yitirmesi söz konusu olunca, deyim, halkın ağzında "kocakarı soğukları" olarak kalmış. )

( Mart ayının ortalarında[11-17 Mart arasında] buz gibi bir soğuk getiren hava durumu. )


- KOD ile KOD KİTABI ile KOD MESAFESİ ile KOD ÖĞESİ ile KOD DELİKLERİ ile KOD SETİ ile KOD DEĞERİ ile KOD VEKTÖRÜ ile KOD SÖZCÜĞÜ ile KODLAR

( CODE vs. CODE BOOK vs. CODE DISTANCE vs. CODE ELEMENT vs. CODE HOLES vs. CODE SET vs. CODE VALUE vs. CODE VECTOR vs. CODE WORD vs. CODES )

( رمزي کردن ile رمز کردن ile برمز درآوردن ile رمز ile مجمع القوانين ile کتاب رمز ile فاصله رمز ile عنصر رمز ile سوراخهاي رمز ile مجموعه رمز ile ارزش رمز ile بردار رمز ile کلمه رمز ile رموز )

( RAMZY KARDAN ile RAMZ KARDAN ile BARMAZ DARAVARDAN ile RAMZ ile مجمع القوانين ile KETAB RAMZ ile FASLEH RAMZ ile ONSER RAMZ ile SORAKHESAY RAMZ ile MAJMUE RAMZ ile ARZESH RAMZ ile BARDAR RAMZ ile KOLMEH RAMZ ile REMOZ )


- KODLANMIŞ ile KODLANMIŞ YASALAR ile SİSTEMLEŞTİRMEK

( CODIFIED vs. CODIFIED LAWS vs. CODIFY )

( مدون ile حقوق مدون ile مدون ساختن )

( MODON ile HOQUQ MODON ile MODON SAKHTAN )


- KÖFTEHOR[Fars. < KUFTE HAR] değil/yerine/= ÇENESİ DÜŞÜK | ŞARLATAN | ÇAPKIN


- KÖK = CEZR = RACINE


- KÖK ile KÖK SAP ile KÖK HÜCRE ile KÖK KURDU ile KÖK SAPLI ile KÖK ÖRNEK ile KÖK BOYASI ile KÖK MANTAR ile KÖK BİLGİSİ ile KÖK İŞARETİ ile KÖK KAPLAMA ile KÖK KIRMIZISI ile KÖK BACAKLILAR ile KÖK DOĞRAYICISI


- KOKARCA ile SANSAR

( ... vs. MARTEN )

( ... cum MARTES )


- KÖKÇÜK = CÜZEYR = RADICULE

( Ana kökün dallanmasıyla oluşan ikincil kök. )


- KÖKEN DİLLER ile/ve/<> UZLAŞIMSAL DİLLER ile/ve/<> DAVRANIŞSAL DİLLER ile/ve/<> İMGESEL DİLLER ile/ve/<> KURMACA DİLLER ile/ve/<> BİÇİMSEL DİLLER


- KÖKLÜ SEBZELER


- KÖKNAR ile KÖKNAR SAKIZI ile KÖKNAR REÇİNESİ


- KOKU ALMA DUYUSU EN GELİŞKİN/LER -ile

( * KUTUP AYISI
ile ABCDEF ( * KÖPEK/LER )


- KOKU ile KOKULAR ile KOKULU

( FRAGRANCE vs. FRAGRANCES vs. FRAGRANT )

( شميمه ile عطر ile نکهت ile روائح ile سمنبر ile معطر ile بويا ile خوشبو )

( شميمه ile ATR ile نکهت ile روائح ile سمنبر ile MOATR ile بويا ile KHOSHBOO )


- KÖKYUK/KÖKYUQ ile/ve/||/<> ÖNDER
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Köy önderlerine ve Türkmen büyüklerine verilen, saygı belirten bir unvan. İLE/VE/||/<> ... )


- KOL KEMİĞİ(HUMERUS) ile/ve/||/<> UYLUK KEMİĞİ(FEMUR)

(

Kol Kemiği ile Uyluk Kemiği arasındaki FaRkLaR

İnsan İskelet Düzeninin İki Önemli Uzun Kemiği

Özellik Humerus Femur
TEMEL ÖZELLİKLER
Tanım Üst bölümün en uzun kemiği Gövdenin en uzun ve en güçlü kemiği
Konum Üst bölüm (kol) Alt bölüm (bacak)
Uzunluk 30 - 35 cm 40 - 50 cm
Ağırlık Hafif En ağır kemik
Kalınlık İnce yapılı Kalın ve masif
ANATOMİK YAPILAR
Proksimal Uç Caput humeri (yarım küre biçiminde) Caput femoris (2/3 küre biçiminde)
Boyun Yapısı Anatomik ve cerrahi boyun Belirgin boyun (kollum femoris)
Baş-Gövde Açısı 130 - 150° 125 - 130°
Özel Çıkıntılar Büyük tüberkül, Küçük tüberkül, Deltoid tüberkül Büyük trokanter, Küçük trokanter
Gövde Özellikleri Spiral oluk (radial sinir için) Linea aspera (kas yapışma yeri)
Distal Uç Kapitulum, Troklea Medial ve Lateral kondil
EKLEM İLİŞKİLERİ
Proksimal Eklem Omuz eklemi (skapula ile) Kalça eklemi (pelvis ile)
Distal Eklem Dirsek eklemi (radius ve ulna ile) Diz eklemi (tibia ve patella ile)
Hareket Genişliği Omuzda çok yönlü, Dirsekte tek düzlem Kalçada sınırlı çok yönlü, Dizde tek düzlem
İŞLEVSEL ÖZELLİKLER
Birincil İşlev Hareket ve manipülasyon Ağırlık taşıma ve yürüme
Yük Taşıma Minimal Tüm gövde ağırlığı
Kas Bağlantıları Deltoid, Biceps, Triceps, Rotator cuff Gluteuslar, Quadriceps, Hamstringler, Adduktörler
KLİNİK ÖNEM
Kırık Sıklığı Orta Yaşlılarda çok yüksek
Kırık Nedenleri Düşme, direkt travma Yüksek enerjili travma, osteoporoz
Sinir Hasarı Riski Radial sinir hasarı Siyatik sinir (nadir)
Kan Kaybı Riski Düşük 1 - 2 litre
İyileşme Süreci Nispeten hızlı Uzun (özellikle yaşlılarda)
Protez Cerrahisi Daha az sıklıkta Çok sık (kalça protezi)
BENZERLİKLER
Kemik Tipi İkisi de uzun (tübüler) kemiktir
Doku Yapısı İkisi de kompakt ve spongioz kemik içerir
Kemik İliği İkisi de kırmızı kemik iliği içerir (kan gözesi üretimi)
Gelişim İkisi de endokondral ossifikasyon ile gelişir
Anatomik Bölümler İki kemik de baş, boyun, gövde ve kondiller içerir
30 - 35 cm
Humerus Uzunluğu
40 - 50 cm
Femur Uzunluğu
%25
Boy Uzunluğuna
Katkı (Femur)
2
Toplam Kemik Sayısı
)


- KOL SENTIR/CALL CENTER değil/yerine/= ÇAĞRI MERKEZİ


- KOLA ile KOLA ile KOLAGİLLER

( Gömlek, örtü vb. şeyleri kolalamakta kullanılan özel nişasta. | Kâğıt ya da bez yapıştırmakta kullanılan kaynatılmış nişasta bulamacı. | Kolalama. İLE Kolagillerden, Afrika'nın sıcak bölgelerinde yetişen ve kola cevizi adıyla anılan, çekirdekleri kahveden daha uyarıcı olan bazı içeceklerde ve hekimlikte kullanılan bir bitki. [Lat. COLA ACUMINATA] | Bu bitkinin yaprağından çıkarılan kokulu bir nesneyle kokulandırılan ve içine şeker, karbonat katılarak yapılan, yararsız ve zararlı "içecek". İLE Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden, büyük ve küçük kola ağaçları gibi birçok türü içine alan bir bitki ailesi. )


- KOLAY ile/>< DEĞER

( Kolay, değerin düşmanıdır. )

( vs./and/||/<> VALUE )


- KOLAY ile KOLAY SANDALYE ile KOLAY DİNLEME ile KOLAY PARA ile KOLAY TEMPOLU ile TOPLANMASI KOLAY ile GEÇMESİ KOLAY ile TAKLİT EDİLMESİ KOLAY AMA ZOR

( EASY vs. EASY CHAIR vs. EASY LISTENING vs. EASY MONEY vs. EASY PACED vs. EASY TO COLLECT vs. EASY TO PASS vs. EASY YET DIFFICULT TO IMITATE )

( روان ile سهل ile کاري ندئرد ile بي زحمت ile آسان ile بدون درد سر ile بي درد سر ile صندلي راحتي ile آهنگ ملايم ile سودبادآورده ile راهوار ile سهل الوصول ile سهل العبور ile سهل و ممتنع )

( RAVAN ile SONPAL ile KARY NADAERD ile BEY ZAHMAT ile ASAN ile BEDON DARD SAR ile BEY DARD SAR ile SANDELY RAHATY ile AHANG MOLAYM ile SOODBADAVARDEH ile RANPAVAR ile سهل الوصول ile سهل العبور ile سهل و ممتنع )


- KOLAY ile/>< ZOR

( [hiçbir şey ...] Göründüğü kadar kolay değildir. İLE/VE/>< Zannedildiği kadar zor değildir. )

( EASY vs./>< DIFFICULT )


- KOLAYCA ile KOLAYCA PİŞİRİLİR ile KOLAYCA SİNDİRİLEBİLİR ile KOLAYCA BULUNDU ile KOLAYCA ELDE EDİLEBİLİR ile KOLAYCA KIRGIN ile KOLAYCA DAMGALANMIŞ ile KOLAYCA ANLAŞILDI ile KOLAYLIK

( EASILY vs. EASILY COOKED vs. EASILY DIGESTIBLE vs. EASILY FOUND vs. EASILY OBTAINABLE vs. EASILY OFFENDED vs. EASILY STAMPEDED vs. EASILY UNDERSTOOD vs. EASINESS )

( بي دردسر ile راحت ile باساني ile براحتي ile پزا ile زودپذ ile سهل الهظم ile زودياب ile سهل الحسول ile زودرنج ile رموک ile سهل الادراک ile راحتي )

( BEY DARDASAR ile RAHAT ile باساني ile BARAHATY ile پزا ile زودپذ ile SONPAL ELAHAZAM ile ZUDYAB ile سهل الحسول ile ZUDARANJ ile رموک ile سهل الادراک ile RAHATY )


- KOLAYLAŞTIRMAK ile KOLAYLAŞTIRMA ile TESİSLER

( FACILITATE vs. FACILITATION vs. FACILITIES )

( تمهيد کردن ile تسهيل کردن ile سهل ساختن ile تسهيل ile تسهيلات ile امکانات )

( TAMEHYD KARDAN ile TASEHYLE KARDAN ile SONPAL SAKHTAN ile TASEHYLE ile TASEHYLAT ile EMKANAT )


- KÖLE ile/değil CERAHOR


- KÖLE ile KAMBER[Ar. < KANBER]

( ... İLE Sadık köle. )


- KOLEKTÖR[Fr. < COLLECTEUR] değil/yerine/= TOPLAÇ

( Atık suların akmasını sağlayan boru. | Elektrik dinamolarında, hareketli bölümün üzerindeki iletken devrelerde oluşan akımı toplayıp tek bir devreye veren araç. )


- KOLESTEROL'DE:
İDEAL ile KABUL EDİLEBİLİR ile SINIRDA YÜKSEK ile YÜKSEK

( 180 altı. İLE 180 - 199 İLE 200 - 219 İLE 220 üstü. )


- KOLIMATÖR/COLLIMATOR[İng.] değil/yerine/= IŞIN YÖNLENDİRICİ


- KOLORDU ile CESETLER ile CESET BENZERİ ile SIHHİYE GÖREVLİSİ

( CORPS vs. CORPSES vs. CORPSLIKE vs. CORPSMAN )

( سپاه ile اجساد ile جسدوار ile سپاهي ile پزشکي ارکشتي )

( SEPAH ile AJSAD ile جسدوار ile سپاهي ile PEZESHKY ARKESHTY )


- KOLSU ile KOLSUZ ile KOLSU AYAKLILAR


- KOLTUK ile BERJER[Fr.]

( ... İLE Arkası kabarık, oturulacak yeri geniş koltuk. )


- KOLTUKALTI BEZLERİ ve KULAK ARKASI BEZLERİ ve KASIKTAKİ BEZLER

( Kalpteki fazlalıklar depolanır. VE Beyindeki fazlalıklar depolanır. VE Karaciğerdeki fazlalıklar depolanır. )

( Kanın gereksinim duyulduğunda ve besin sağlayabilmek için özel değişikliğe tâbi tutabilmek üzere çukurlarda ve boşluklarda depo edilmesi zorunluluğu vardır. Nispeten daha güçlü örgenlerdeki fazlalıklar, genellikle daha zayıf örgenlere geçer. )


- KOLYE[Fr. < COLLIER] değil/yerine GERDANLIK

( Çoğu değerli taş ve madenlerden ya da altın paradan yapılmış, boyna takılan takı. )


- KOMANDO ile KOMANDO ER


- KOMBİNASYON ile KONJONKTÜR


- KOMİSYONCU/SİMSAR[Ar.] değil/yerine/= ARACI


- KOMPER ile KUMBARAOS

( Yeni doğan çocuğun adını koyan kişi/adam. [Katoliklerde] İLE Vaftizde çocuğun adını koyan kişi/adam. )


- KOMPOTATÖR ile KOMPOSTO

( COMPOTATOR vs. COMPOTE )

( هم مشرب ile هم پياله ile کمپوت ile خوشاب )

( NPAM MOSHARB ile NPAM PEYALEH ile KAMPOT ile KHOSHAB )


- KOMPOZİTÖR ile YARATICI


- KOMPRADOR[Fr. < COMPRADOR] değil/yerine/= ARACI

( Aracı. | Çok zengin kişi. | Uzak Doğu ülkelerinde yabancı ortaklıklar hesabına iş sözleşmesi yapan yerli aracı. )


- KOMPRADOR[Fr. < COMPRADOR] değil/yerine/= İŞBİRLİKÇİ


- KOMPRESÖR/COMPRESSOR[İng.] değil/yerine/= SIKIŞTIRICI


- KOMŞU, KOMŞUNUN KÜLÜNE (BİLE) MUHTAÇTIR değil KOMŞU, KOMŞUNUN 'KÜLL'ÜNE MUHTAÇTIR

( Komşu, komşunun her şeyine muhtaçtır. "Kül"(Küllî, Külliyat), "hepsi, her, tamamı" gibi anlamlarda kullanılır. Eğer yanan şeyden arta kalan anlatılmak istenirse, "bile"(... külüne bile ...) eklenerek kullanılabilir. )


- KOMŞUDA PİŞER ve/||/<>/> BİZE DE DÜŞER


- KÖMÜR ile/ve CEMRE

( ... İLE/VE Ateş halinde kömür. | Kor halinde ateş. )

( KÖMÜR (ORHAN KURAL) kitabından yararlanabilirsiniz. )

( FAHM ile/ve ... )


- KÖMÜR ile/ve/||/<>/> ELMAS

( FaRkLaR'ı, bulundukları derinlikleri itibariyle maruz kaldıkları basınçtadır. )


- KÖMÜR ile KOK[İng. < COKE] ile SÖMİKOK[Fr.]

( Karbonlu nesnelerin kapalı ve havasız yerlerde için için yanmasından ya da çok uzun süre derin toprak katmanları altında kalıp birtakım kimyasal değişmelere uğramasından oluşan, siyah renkli, bitkisel kaynaklı, içinde yüksek oranda karbon bulunan katı yakıt. İLE Maden kömürünün damıtılmasıyla elde edilen, birleşiminde kömürden çok daha az oranda uçucu nesne bulunan katı yakıt, kok kömürü. İLE Taşkömürünü çok yüksek olmayan sıcaklıkta [500-600 °C'de] damıtarak elde edilen kömür. )


- KÖMÜR ile KÖMÜR TOZU ile KÖMÜR DALI ile KÖMÜR MADENİ ile KÖMÜR MADENCİSİ ile KÖMÜR MADENCİLİĞİ

( COAL vs. COAL DUST vs. COAL HOD vs. COAL MINE vs. COAL MINER vs. COAL MINING )

( ذغال سنگ ile زغال سنگ ile زغال کردن ile خاکه زغال ile جا زغالي ile کان زغال ile کارگر زغال ile استخراج زغال )

( ZOGHAL SANG ile ZAGHAL SANG ile ZAGHAL KARDAN ile KHAKEH ZAGHAL ile JA ZAGHALY ile KAN ZAGHAL ile KARGAR ZAGHAL ile ESTEKHARAJ ZAGHAL )


- KÖMÜR ile KÖMÜR TOZU ile KÖMÜR KOŞUSU

( CHARCOAL vs. CHARCOAL DUST vs. CHARCOAL RUNNING )

( زغال ile زغال چوب ile زغالي ile ذغال چوب ile ذغال ile خاک زغال ile ذغلي )

( ZAGHAL ile ZAGHAL CHUB ile زغالي ile ZOGHAL CHUB ile ZOGHAL ile KHAK ZAGHAL ile ذغلي )


- KÖMÜR ile MARSIK

( ... İLE Üretilirken gerektiği kadar yakılmadığından, tüterek ve koku vererek yanan, niteliksiz odun kömürü. | Zayıf ve teni koyu renkte olan. )


- KÖMÜR ile/değil ÖKSÜ

( ... İLE/DEĞİL Yarı yanmış odun. )


- KÖMÜR değil/yerine/>< ÖMÜR

( Kömür gibi bir hiç uğruna, yüzlerce güzelim kömür gözlümüzün, gözlerinin pırıltılarını ve gölgelerini kalbimizde yaşatmaya devam edeceğiz!

Bir şeylerin ihtirası yüzünden, ölmeden önce ölemeyip işçilerin ölmesine göz yumabilenler içinse, ne desek az, ne desek çok olacağından ve onların da sonlarının, gölgeleriyle ortada olduğunu anımsamamız, belki bir nebze daha teselli olabilir ümidiyle...

:( ((((

" 'Küçük' bireylerin, gölgeleri büyüdükçe, güneş, batıyor demektir."

)


- KÖMÜR ile/ve/<> ŞİSTLEŞMEK

( ... İLE/VE/<> Kömüre karışmış moloz oranının çok olması yüzünden bir tabaka tümüyle işletilemez olmak )


- KÖMÜR ile/ve/değil/< TÜRBİYE

( ... İLE/VE/DEĞİL/< Kömür oluşumunun başlangıcı. )

( ... İLE/VE/DEĞİL/< Su oranı yüksek ve ısı değeri çok düşüktür. )

( ... İLE/VE/DEĞİL/< İrlanda arazilerinin %17'si türbiyelerle kaplıdır. )

( ... İLE/VE/DEĞİL/< İrlanda halkı, zamanında, türbiyelerden, buzdolabı olarak bile yararlanmış. )


- KOMUTAN ile MİR[Fars.]

( ... İLE Baş, kumandan, amir. | Bey. )


- KOMÜTATÖR[Fr. < COMMUTATEUR] değil/yerine/= ÇEVİRGEÇ/ANAHTAR


- KON(N)EKTÖR[Fr. < CONNECTEUR] değil/yerine/= BAĞLAYICI

( Demir yollarında fren kumanda kollarını dingilin üzerine bağlayan ve iki ucunda da kumanda kolunun girmesine uygun deliği bulunan parça ya da düzen. )


- KONAR-GÖÇER


- KONAR ile/değil KONUR


- KONDANSATÖR[Fr.] değil/yerine/= YOĞUNLAÇ

( İçinde, akımsız elektrik yükü biriktirilen aygıt. )


- KONDANSÖR değil/yerine/= YOĞUŞTURUCU


- KONDO İLE RKKY İLE DOUBLE EXCHANGE ile/||/<> MANYETİK ETKİLEŞİMLER

( Malzemelerdeki manyetik mekanizmalar. )

( Formül: TK ~ exp(-1/Jρ) )


- KONDUKTOMETRİK SENSÖR ile/||/<> POTANSİOMETRİK SENSÖR

( Konduktometrik sensör elektrik iletkenlik değişimini ölçerken İLE potansiometrik sensör potansiyel farkı ölçer )

( Formül: σ = 1/R )


- KONDÜKTÖR ile/||/<> İZOLATÖR

( Kondüktörler elektriği iletirken, izolatörler elektriği iletmez )

( Faraday tarafından 1833 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1791-1867) (Ülke: İngiltere) (Alan: Fizik, Kimya) (Önemli katkıları: Elektromanyetik indüksiyon, elektroliz) )


- KONDÜKTÖR değil/yerine/= KILAVUZ


- KONFERANS[Fr.] ile SEMİNER[Fr.]

( CONFERENCE vs. SEMINAR )


- KONFOR ile/ve/değil/||/<>/< ASGARİ ARAÇ


- KONFOR[İng. < COMFORT] değil/yerine/= GÖNENCE


- KONFOR ile KONFORLU ile KONFORSUZ/LUK ile KONFORMİST ile KONFORMİZM


- KONFOR ile MUTLULUK


- KONFOR ile RAHAT ile RAHATÇA ile YORGAN ile RAHATLATICI

( COMFORT vs. COMFORTABLE vs. COMFORTABLY vs. COMFORTER vs. COMFORTING )

( آسايش دادن ile نعمت ile مايه تسلي ile تسلي دادن ile راحتي ile آسايش ile آسودگي ile مرفه الحال ile آسوده ile راحت ile مرفه ile براحتي ile روتختخوابي ile لحاف ile تسلي بخش )

( ASAYSH DADAN ile NEMAT ile MAYYEH TASLY ile TASLY DADAN ile RAHATY ile ASAYSH ile ASOODEGY ile MARFEH ELHAL ile ASOODEH ile RAHAT ile MARFEH ile BARAHATY ile ROTOKHTKHABY ile LEHAF ile TASLY BAKHSH )


- KONİK ile KONİK ile KONİKLER

( CONIC vs. CONICAL vs. CONICS )

( مخروطي ile کله قندي ile مخروطات )

( MOKHRUTY ile KALEH GHANDY ile مخروطات )


- KONJEKTÖR değil KONJONKTÖR


- KONJÖKTÜR/KONJUKTÜR/KONJEKTÜR değil KONJONKTÜR

(

Konjektür ve Konjonktür Arasındaki FaRkLaR

Özellik Konjektür Konjonktür
Köken İngilizce/Fransızca: Conjecture Fransızca: Conjoncture
Temel Anlam Tahmin, varsayım, henüz kanıtlanmamış önerme. Belirli bir dönemdeki genel durum ve koşullar.
Kullanım Alanları • Matematik
• Bilim
• Felsefe
• Mantık
• Ekonomi
• Siyaset
• Sosyoloji
• İş dünyası
Örnek Kullanım "Goldbach konjektürü, henüz kanıtlanmadı,"
"Bu sorun hakkında bir konjektürüm var,"
"Ekonomik konjonktür, olumsuz,"
"Siyasi konjonktür, değişti,"
İlişkili Kavramlar • Hipotez
• Varsayım
• Kuram (kanıtlandıktan sonra)
• Spekülasyon
• Durum
• Ortam
• Koşullar
• Dönemsel koşullar
Ayırt Etme "Tahmin ediyorum" ya da "varsayıyorum" anlamında "Var olan durum" veya "Şu anki koşullar" anlamında
Ünlü Örnekler • Riemann Hipotezi
• Goldbach Konjektürü
• P vs NP Problemi
• Küresel ekonomik konjonktür
• Pandemi konjonktürü
• Seçim konjonktürü
)


- KONJONKTÜR değil/yerine/= TOPLU DURUM/GEÇERLİ DURUM


- KONKASÖR[Fr. < CONCASSEUR] ile/ve/||/<> ÇEKİÇ KIRICI ile/ve/||/<> BİLYALI DEĞİRMEN

( Çimento yapımında kullanılan kırıcılar. )


- KONKASÖR değil/yerine/= TAŞKIRAN


- KONKUR[Fr. < CONCOURS] değil/yerine/= YARIŞMA


- KONNEKTÖR/CONNECTOR[İng.] değil/yerine/= BAĞLAYICI, BAĞLANTI (DONANIM)


- KONNEKTÖR ile KONNEKTÖR PENSİ


- KONSANTRATÖR/CONCENTRATOR[İng.] değil/yerine/= YOĞUNLAŞTIRICI


- KONSER[İng. < CONCERT] değil/yerine/= DİNLETİ


- KONSER ile RESİTAL[Fr. < İng.]

( ... İLE Tek bir sanatçının tek bir aletle sunumu. )


- KONSERVATUVAR değil/yerine/= KORUNTAY


- KONSTANZ ile İSTİKRAR ile DEVAMLI ile KONSTANTİNOPOLİS ile SÜREKLİ

( CONSTANCE vs. CONSTANCY vs. CONSTANT vs. CONSTANTINOPLE vs. CONSTANTLY )

( کنستانس ile استواري ile ثبات ile ثابت ile دايم ile استانبول ile دائما ile مرتبا )

( KONSTANS ile ESTAVARY ile SOBAT ile SABAT ile DAYM ile ESTANBOL ile DAEMA ile MORTABA )


- KONSTİTÜTİF ile/||/<> İNDÜKLENEBİLİR

( Konstitütif sürekli açık, indüklenebilir uyarıyla açık. )

( Formül: Always on İLE stimulus-dependent )


- KONSTRİKTÖR/CONSTRICTOR[İng.] değil/yerine/= DARALTAN


- KONT[Fr.] ile/ve/<> MARKİ[Fr. < Cerm.] ile/ve/<> DÜK[Fr.]

( Roma İmparatoru'nun, danışman olarak seçtiği kişi. | Derebeylik düzeninde, derebeyi. | Batı toplumlarında, dördüncü derecede bir san. İLE/VE/<> Bazı Batı devletlerinde, kont ile dük arasındaki unvan. İLE/VE/<> Prensten sonra gelen en büyük san. )


- KONT ile VİKONT[Fr.]

( ... İLE Batı ülkelerinde, baron ile kont arasında bir san. )


- KONTEYNER ile KONTEYNER EV


- KONTEYNER değil/yerine/= TAŞIMALIK


- KONTÖR yerine SAYAÇ


- KONTRAKTIL/CONTRACTILE[İng.] değil/yerine/= KASILABİLİR


- KONTRBAS ile TERSLİKLER

( CONTREBASSE vs. CONTRETEMPS )

( کنترباس ile گرفتگي حالت )

( KONTARBAS ile GARAFTAGY HALT )


- KONTROLÖR[Fr. < CONTROLEUR] değil/yerine/= DENETÇİ


- KONTUR/CONTOUR[İng.] değil/yerine/= SINIR (ORGAN, TÜMÖR, VB.)


- KONTUR ile ...

( Resim sanatında kenar çizgisi. )


- KONTUR ile KONTUR HARİTASI

( CONTOUR vs. CONTOUR MAP )

( حدفاصل ile محيط مرئي ile نقشه برجسته )

( HADFASL ile محيط مرئي ile NAQSHEH BARJASTEH )


- KONU/DURUM/BAŞLIK DEĞERLENDİRMEDE:
KOŞULLAR ve/||/<>/> OLANAKLAR ve OLANAKSIZLIKLAR ve/||/<>/> OLASILIKLAR ve/||/<>/> (ARA) ÇÖZÜMLER


- KONU EDİNİYOR ile/ve/değil/||/<>/< KONU EDİYOR


- KONU/KAVRAM/DURUM:
TARTIŞILABİLİR ile/ve/değil/yerine/< TARTIŞILMAYA DEĞER


- KONUŞANLAR BİLENLER

( Bilmiyor. İLE/VE/||/<> Konuşmuyor. )


- KONUŞMA ile/||/<> APAR[Fr.]

( ... İLE/||/<> Bir tiyatro oyuncusunun, izleyicilerin duyacağı biçimde sanki öteki oyuncular duymuyormuş gibi konuşması ya da düşüncesini/davranışını izleyiciye açıklaması. )


- KONUŞU ile KONUŞUR ile KONUŞUŞ ile KONUŞUCU/LUK ile KONUŞUMLUK


- KONVEKTÖR değil/yerine/= ISIYAYAR

( Bir akışkanda, ısıyı her tarafa eşit olarak yaymaya yarayan aygıt. )


- RÖLE[Fr. < RELAIS]/KONVERTİSÖR[Fr. < CONVERTISSEUR] değil/yerine/= DEĞİŞTİRGEÇ

( Bir cismin ya da bir gücün biçimini değiştirmeye yarayan aygıt. )


- KOORDİNAT ile KOORDİNATLAR


- KOORDİNAT ile KOORDİNELİ ile KOORDİNASYON ile KOORDİNATÖR

( COORDINATE vs. COORDINATED vs. COORDINATION vs. COORDINATOR )

( هماهنگ کردن ile هم مرتبه ile هماهنگ ile هماهنگي ile هماهنگ کننده )

( CPEHMANPANG KARDAN ile NPAM MORTABEH ile CPEHMANPANG ile CPEHMANPANGY ile CPEHMANPANG KONANDEH )


- KOORDİNATÖR/COORDİNATOR[İng.] değil/yerine/= EŞGÜDER, EŞGÜDÜMCÜ


- ZAĞAR ile BEAGLE ZAĞAR


- KÖPEK ile ÇOMAR

( ... İLE İri köpek, çoban köpeği. )


- KÖPEKBALIĞI ile KELER

( ... İLE Küçük köpekbalığı. )

( ... cum SQUALUS SQUATINA )


- KÖPEKBALIĞI ile ÖZKEDİBALIĞIGİLLER

( ... İLE Köpekbalıklarının, örtülü omurgalılara giren bir ailesi. )


- KOPİ PEYST[İng. < COPY PASTE] değil/yerine/= KOPYALA YAPIŞTIR


- KOPOLİMER ile KOPOLİMERLEŞME


- KOPUZ ile/||/<> MORİNKHUUR


- KOPYA ile/değil TEKRAR

( ["not"] COPY vs./but REPETITION )


- KÖR ÖLÜR, BADEM GÖZLÜ OLUR ile İYİ OLUR, ALLAH'TAN; KÖTÜ OLUR, SENDEN/ELDEN BİLİRLER


- KÖR ile ÇIKMAZ SOKAK ile KÖRBAĞIRSAK ile KÖR KALPLİ ile KÖR NOKTA ile KÖRÜ KÖRÜNE ile KÖRLÜK

( BLIND vs. BLIND ALLEY vs. BLIND GUT vs. BLIND HEARTED vs. BLIND SPOT vs. BLINDLY vs. BLINDNESS )

( نابينا کردن ile ضرير ile روشندل ile کور کردن ile نابينا ile خيره کردن ile کور ile کوچه بي دررو ile اعور ile کور دل ile کور باطن ile نقطه ضعف ile نقطه کور ile عليالعميا ile تعبداً ile مانند کورها ile کورکورانه ile کوري ile نابينائي )

( NABYNA KARDAN ile ضرير ile ROSHANDEL ile KOR KARDAN ile NABYNA ile KHYRAH KARDAN ile KOR ile KUCHEH BEY DARRO ile اعور ile KOR DEL ile KOR BATAN ile NAGHTEH ZAF ile NAGHTEH KOR ile عليالعميا ile تعبداً ile MANAND KOREHYA ile KORKORANEH ile کوري ile NABYNAYEY )


- KÖR" ile "GÖREN"

( Köre renk, sağıra ahenk olmaz! )


- KOR ile KOR[< KOYAR]

( İyice yanarak ateş durumuna gelmiş kömür ya da odun parçası. | Kırmızı renkli. İLE Büyük acı, üzüntü ya da sıkıntı. )


- KOR ile KOR ile KOR

( İyice yanarak ateş durumuna gelmiş kömür ya da odun parçası. İLE Büyük acı, üzüntü, sıkıntı, dert. İLE Kırmızı renkli. )


- KÖR ile KURYE ile KÖRİ ile KÖRİ

( CUR vs. CURRIER vs. CURRISH vs. CURRY )

( سگ دورگه ile چرمساز ile چرم ساز ile ستيزه جو ile غرغر کننده ile زردچوبه هندي ile قشو کردن )

( SAG DORGEH ile CHARMSAZ ile CHARAM SAZ ile SETYZAH JO ile GHORGHAR KONANDEH ile ZARDCHUBEH NPANDY ile GHSHO KARDAN )


- KORDON ile KORDON BÜKÜCÜ ile KABLOLU ile KABLOSUZ ile KORDON BENZERİ ile KORDONLAR

( CORD vs. CORD TWISTER vs. CORDED vs. CORDLESS vs. CORDLIKE vs. CORDS )

( سيم ile تار ile وتر ile حبل ile طناب ile زهتاب ile طناب دار ile بدون سيم ile وتري ile اوتار )

( SYM ile TAR ile VOTER ile HEBL ile TANAB ile ZEHTAB ile TANAB DAR ile بدون سيم ile وتري ile OTAR )


- KORİDOR[İng./Fr. < CORRIDOR] değil/yerine/= ARALIK/GEÇENEK


- KORİDOR değil/yerine GEÇENEK


- KORKAK/LAR ile/ve/değil/yerine KAÇAN/LAR


- KORKMAK ile KORUMAK ile KORKULMAK ile KORKABİLMEK ile KOR ile KORE ile KORO ile KORT ile KORU/LUK ile KORECE ile KORELİ ile KORUCU/LUK ile KORO HALİNDE


- KORKU = FEAR[İng.] = CRAINTE[Fr.] = FURCHT[Alm.] = METUS[Lat.]


- KORKU ile/ve/||/<> KIZMA/ÖFKE ile/ve/||/<> ÜZÜNTÜ/ÜZÜLME ile/ve/||/<> UTANMA/UTANÇ[>< AÇGÖZLÜLÜK] ile/ve/||/<> İĞRENME/TİKSİNTİ | ile/ve/||/<> SEVİNÇ(NEŞE)/COŞKU ile/ve/||/<> ŞAŞIRMA/ŞAŞKINLIK/HAYRET

( Farklı coğrafyalarda yaşayıp farklı dilleri konuşsa da yeryüzünde yaşayan tüm bireyler, şu 6 ya da 7 duygu-durum için aynı yüz ifadesi ve mimikleri kullanıyor. )

( )

( )


- KORKU ile/ve/değil/yerine TEDBİR

( [not] FEAR vs./and/but PRECAUTION
PRECAUTION instead of FEAR )


- KORKU/KAYGI [PAYLAŞILAMIYOR/PAYLAŞILMIYOR]


- KORKULACAK OLAN:
BİZİMLE AYNI DÜŞÜNCEDE OLMAYANLAR ile/değil/yerine AYNI DÜŞÜNCEDE OLMAYIP BUNU SÖYLEME CESÂRETİNDE OLMAYANLAR


- KORKULUK ile BOSTAN KORKULUĞU/MİCDÂR[Ar.]/ÜFÇE[Fars.]


- KORNER[İng. < CORNER] değil/yerine/= KÖŞE | KÖŞE ATIŞI


- KORNER ile KORNER ATIŞI ile KORNER DİREĞİ ile KORNER VURUŞU


- KORONER ile TAÇ GİYME TÖRENİ ile TAÇ GİYME TÖRENİ

( CORONARY vs. CORONATE vs. CORONATION )

( اکيلي ile تاج گزاري کردن ile تاج گزاري )

( اکيلي ile TAJ GOZARY KARDAN ile TAJ GOZARY )


- KOŞULLAR ile "DENGELER"


- KOŞUL/LAR ile/ve/||/<>/< NEDEN/LER

( Fizikte. İLE/VE/||/<>/< Zihinde. )

( CONDITION/S vs./and/||/<>/< CAUSE/S )


- KOŞUL/LAR ile/ve/değil/<> ZORUNLULUK/LAR / DURUM/LAR

( ŞERAİT ile/ve/<> ŞERİAT )


- KOTER/CAUTER[İng.] değil/yerine/= DAĞLAÇ


- KÖTÜ BAKIŞ(NAZAR) ile/değil/yerine GÖZLEMLEYİCİ BAKIŞ

( Yiğidi mezara, deveyi kazana götürür. İLE/DEĞİL/YERİNE ... )


- KÖTÜ HABER ile/ve/değil/yerine/||/<>/> İYİ HABER

( Hiçbir şey, sonsuza kadar sürmez. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Hiçbir şey, sonsuza kadar sürmez. )


- KÖTÜ "HABER" ile/ve/değil/yerine/||/<> "İYİ HABER"

( (")Hâlâ yaşıyoruz("). İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Henüz ölmedik. )


- KÖTÜ NİYET ("VAR") ile/değil/yerine/>< İYİ NİYET (YOK)


- KÖTÜ = ŞER = BAD, EVIL, WRONG[İng.] = MAL[Fr.] = BÖSE, UEBEL[Alm.] = MALUS[Lat.] = MALO[İsp.]


- KÖTÜ ile/ve/değil/yerine/||/<> ZOR


- KÖTÜLEMEK ile KÖTÜLENMEK ile KÖTÜLEŞMEK ile KÖTÜLEŞTİRMEK ile KÖTÜLEYEBİLMEK ile KÖTÜ/LÜK ile KÖTÜ GÖZ ile KÖTÜ YOL ile KÖTÜ ADAM ile KÖTÜLÜKÇÜ/LÜK ile KÖTÜ HABER ile KÖTÜ HUYLU/LUK ile KÖTÜ KADIN ile KÖTÜ KALPLİ/LİK


- KÖTÜMSER ile/değil SORUNLU


- KÖTÜMSER ile ÜMİTSİZ

( TRAGEDYA: Ümidin tümüyle tükenmesi. )


- KOVAN/LIK ile KOVAN OTU ile KOVANCILAR ile KOVAN ANAHTAR


- KÖYLÜ/LÜK ile KÖYLÜK ile KÖYLÜK YER ile KÖYLÜ KENTLİ ile KÖYLÜ ÇORBASI ile KÖYLÜ KURNAZLIĞI


- KOYULAŞMAK ile KOYULAŞTIRMAK ile KOYULAŞTIRABİLMEK ile KOY ile KOYU/LUK ile KOYU GRİ ile KOYU KIR ile KOYU KOYU ile KOYU MAVİ ile KOYU SARI ile KOYU PEMBE ile KOYU YEŞİL ile KOYU KIRMIZI ile KOYU LACİVERT ile KOYU KAHVERENGİ


- KOYUN ile/ve BORDERLEICESTER


- KOYUN ile/ve KESBER


- KOZ[>< KOR] ile/||/<> KÖZ/KOR

( İyice yanarak ateş durumuna gelmiş kömür ya da odun parçası. İLE/||/<> Küçük kor parçası. )


- KÖZ ile KOR


- KOZALAK ile KOZALAKLI ile KOZALAKLILAR


- KOZALAK = MAHRÛTÎYÜ'L-ESMÂR = CÔNE


- KOZMİK ile KOZMİK ODA ile KOZMİK MADDE ile KOZMİK IŞINLAR


- KOZMOLOJİK KANITLAR

( MEHMET EMİN ÜSKÜDARÂVÎ'nin kitabını okumanızı salık veririz. )


- Kr ile Ku

( Kriptonun simgesi. İLE Kurçatovyumun simgesi. )


- KRAL / KRALİÇE ile/ve/||/<>/> PRENS / PRENSES ile/ve/||/<>/> ARŞİDÜK/ARŞİDÜKA / ARŞİDÜŞES ile/ve/||/<>/> DÜK / DÜŞES ile/ve/||/<>/> KONT[Fr. < COMTE] ile/ve/||/<>/> VOYVODA ile/ve/||/<>/> VİKONT[Fr. < VICOMTE] ile/ve/||/<>/> BARON[Fr.] / BARONES ile/ve/||/<>/> ŞÖVALYE[Fr. < CHEVALIER] ile/ve/||/<>/> SÖR/SIR / DAME

( [Batı ülkelerinde]
En yüksek devlet otoritesini, kalıtım ya da soylularca seçilme yoluyla elinde bulunduran hükümdar. İLE/VE/||/<>/> Hükümdar ailesinden olan erkeklere verilen san. İLE/VE/||/<>/> Özellikle Habsburg hanedanının (Avusturya - Macaristan) erkek üyeleri için kullanılan bir san. İLE/VE/||/<>/> Büyük ve önemli bir toprak parçasını yöneten yüksek rütbeli soylu. | Bazı devletlerde prensten sonra gelen en yüksek soyluluk gösteren san. İLE/VE/||/<>/> Roma imparatorunun danışman olarak seçtiği kişi. | Derebeyi. | Erkekler için kullanılan bir "soyluluk" sanı. İLE/VE/||/<> Orta ve Doğu Avrupa'da, özellikle Balkanlar'da ve Polonya-Litvanya'da kullanılan bir askeri önder ya da yönetici sanı. İLE/VE/||/<>/> Belirli bölgeleri yöneten soyluluk sanı. İLE/VE/||/<>/> Küçük toprak sahibi ve yerel bir yönetici olabilir.[En düşük soyluluk sanlarından biri] İLE/VE/||/<>/> Eski Roma'da üç sınıftan ikincisinin üyesi olan yurttaş. | Orta Çağ Avrupası'nda özel eğitimle yetişmiş, belirli ülküler taşıyan, soylu, atlı savaşçı ve genellikle askeri hizmetler için kullanılan san.[Soylulukta en alt seviyededir.] | Derebeylik düzeninde soyluluk sanlarının en alt basamağı. | Günümüzde Fransız hükûmetinin verdiği şeref belgesi ve nişanı. İLE/VE/||/<>/> Bir kişiye şövalyelik sanı verildiğinde kullanılır. [Genellikle önemli hizmetleri ya da başarıları olan kişilere verilir.] )


- KRAL =/<> ÇAR

( ... =/<> Bulgarlar'ın ve Ruslar'ın, kral için kullanmış olduğu sözcük.
[Bulgaristan, 913-1018, 1185-1422 ve 1908-1946 arası.
Sırbistan, 1346-1371 arası.
Rusya, 1480'dan (/1547) 1721'ye kadar. 1721'den sonra 1917'ye kadar ve resmi olarak sadece Rus imparatorlarının Polonya, Gürcistan gibi bazı bağımsız ülkeler üzerindeki yetki gücü için kullanılmıştır.] )


- KRAL ile KRAL SONRASI ile KRALLARA LAYIK ile KRALLAR ile KRALLIK

( KING vs. KING POST vs. KINGLY vs. KINGS vs. KINGSHIP )

( شاه ile شهريار ile شه ile پادشاه ile سلطان ile شاه تير ile خسروانه ile ملوکانه ile سلاطين ile شاهي ile مقام سلطنت )

( SHAH ile SHEHARYAR ile SHEH ile PADESHAH ile SALTAN ile SHAH TYR ile KHSARVANEH ile MOLOKANEH ile سلاطين ile SHAHY ile MOGHAM SALTANT )


- KRATER ile KRATER GÖLÜ


- KRATER[Fr. < CRATÈRE] ile KRİTER[Fr. < CRITÈRE]

( Yanardağ ağzı. İLE Ölçüt. )


- KREATÖR[Fr./İng. < CREATOR] değil/yerine/= YARATICI


- KREDİ ile KREDİ KARTI DOLANDIRICILIĞI ile KREDİ İŞLEMİ ile GÜVENİLİR ile ALACAKLI ile ALACAKLILAR

( CREDIT vs. CREDIT CARD FRAUD vs. CREDIT TRANSACTION vs. CREDITABLE vs. CREDITOR vs. CREDITORS )

( نسيه بردن ile امتياز دادن ile ستون بستانکار ile اعتبار ile سرافرازي ile نسيه ile بستانکاري ile آبرو ile جعل در کارت اعتباري ile پسادست ile معتبر ile وامخواه ile بستانکار ile طلبکار ile داين ile غرماء )

( NESYYEH BARDAN ile EMTYAZ DADAN ile SETON BASTANKAR ile ETEBAR ile SARAFRAZY ile NESYYEH ile BASTANKARY ile ABRO ile JAL DAR KART ETEBARY ile PASADAST ile MOTABAR ile وامخواه ile BASTANKAR ile TALABKAR ile داين ile غرماء )


- KREDİ ile/değil/yerine/=/||/<>/< SAYGINLIK/İTİBAR


- KREOL/LER ile ...

( Endonezya kökenli/ler. )


- KRİSTALLENMEK ile KRİSTALLEŞMEK ile KRİSTALLENDİRMEK ile KRİSTALLEŞTİRMEK ile KRİSTAL ile KRİSTALLİ ile KRİSTAL CAM ile KRİSTAL KAR ile KRİSTAL MAVİSİ


- KRİTER ile/ve BİLGİ BİRİKİMİ

( CRITERION vs./and KNOWLEDGE )


- KRİTERLER ile KRİTER

( CRITERIA vs. CRITERION )

( مراحل ile معيار )

( MARAHEL ile معيار )


- KROMATİK değil/yerine/= RENKSER

( Renkser. | Kromozomlarla ilgili. | Yarım tonlardan oluşan ses dizisi. )


- KROMOFİL/CHROMOPHIL[İng.] değil/yerine/= BOYA TUTAR


- KROMOJENİK ile KROMOMER ile KROMOZOM ile RENK KÜRE

( CHROMOGENIC vs. CHROMOMERE vs. CHROMOSOME vs. CHROMOSPHERE )

( رنگ زا ile رنگينپار ile رنگين تن ile رنگين کره )

( RANG ZA ile RANGYNAPAR ile RANGYNE TAN ile RANGYNE KAREH )


- KROMOSFER[Fr. < CHROMOSPHERE] değil/yerine/= RENK YUVARI

( Güneşin ışıkyuvarını saran, yaklaşık olarak 10.000 km. kalınlığındaki küre kabuğu. )


- KROMOZOM ve/<> KİNETOKOR

( )


- KRONER değil KORONER


- KRONOMETRE[Fr. < CHRONOMETRE] değil/yerine/= SÜREÖLÇER


- KRONOTROPİK/CHRONOTROPIC[İng.] değil/yerine/= HIZ ETKİLER


- KRUGER ile KRUGER ULUSAL PARKI

( KRUGER vs. KRUGER NATIONAL PARK )

( کروگر ile پارک ملي کروگر )

( KOROGER ile PARK MOLY KOROGER )


- HAIR STYLER[İng.]/KUAFÖR[Fr. < COIFFEUR]/BERBER[Fars.]/PERUKAR[İt. < PARRUCCHIERE] değil/yerine/= SAÇ BAKIMCISI

( Saç ve sakalın kesilmesi, taranması ve yapılması işiyle uğraşan ya bunu meslek edinen kişi. | Bu işin yapıldığı dükkân, güzellik salonu. )


- KUALA LUMPUR ile ...

( Çamurlu kavşak. )


- KUANTUM BİLGİSAYAR ile/||/<> KLASİK BİLGİSAYAR

( Kuantum qubit süperpozisyon, klasik bit 0 veya 1. )

( Formül: 2^n İLE n durum )


- KUANTUM NOKTA İLE NANOTEL İLE NANOLEVHA ile/||/<> NANO BOYUTLAR

( 0D, 1D ve 2D nanoyapılar. )

( Formül: d < 100 nm )


- KUANTUM PHASE MATTER ile/||/<> KLASİK FAZ

( Kuantum phase matter kuantum dalgalanmalarla karakterizeyken İLE klasik faz termal dalgalanmalardır )

( Formül: Z₂ topoloji )


- KUANTUM SENSÖR ile/||/<> KLASİK SENSÖR

( Kuantum sensör kuantum koheransı kullanarak hassasiyeti artırırken İLE klasik sensör termal gürültü ile sınırlıdır )

( Formül: δB ∝ 1/√NT )


- KUARKLAR ile/ve/||/<>/> LEPTONLAR ile/ve/||/<>/> BOZONLAR ile/ve/||/<>/> HIGGS BOZONU


- KUASAR ile ...

( Bir ışık noktası gibi görülen galaksi dışı nesne. )


- KUASAR ile/||/<> GALAKSİ

( Kuasar çok parlak aktif çekirdek İLE galaksi yıldız topluluğudur. Kuasar erken evrende bol İLE genç evrenin enerjetik nesneleridir. Kuasar merkezdeki kara delik İLE madde yutarken devasa ışık yayar. )


- KUBUR ile KUBUR[Ar. < KABİR/KABR]

( Tuvalet deliğinden lağıma inen boru. | Boru biçiminde kap. | Bir tür tabanca, dolma tabanca. İLE Gömüt, sin, mezar/lık, kabristan. )


- KÜÇÜK ATARDAMAR ile ATARDAMAR

( ARTERIOLE vs. ARTERY )


- ÇÖZÜMLER:
KÜÇÜK ile/ve/||/<> ARA ile/ve/||/<> YALIN


- KÜÇÜK DELİKLER = MESÂMMÂT = PORES


- KÜÇÜK HÜCRELER = HÜCERÂT-I SIĞÂR = PETITES LOGES


- KÜÇÜK KEDİLERDE:
SİNGAPUR ile MUNCHKIN ile CORNISH REX ile DEVON REX ile AMERİKAN KIVIRCIĞI/AMERICAN CURL


- YILDIZLAR:
KÜÇÜK KÜTLELİ ile/ve/||/<>/> BÜYÜK KÜTLELİ

( Sessiz. İLE/VE/||/<>/> Büyük bir patlama ile. )


- KÜÇÜK ŞEYLER ve/||/<>/> BÜYÜK ŞEYLER

( Yaşam, küçük şeylerden oluşur. VE/||/<>/> Eğer seversek, büyük olurlar. )


- KÜÇÜK ÜNLÜ(LER) ile BÜYÜK ÜNLÜ(LER)


- KUDRET ve/> KİBİR

( Süreklilik ve kalıcılık vehmine yol açar/açabilir. )

( CAPABLE and/> ARROGANCE )


- KÜFE[Ar.] ile KEFE[Ar. < KEFFE]

( Genellikle söğüt ya da başka ağaç dallarından örülen, yük taşımaya yarayan, kaba ve dayanıklı sepet. | Bu sepetin alabildiği ölçüde olan. | Kıç. İLE Terazi gözlerinden her biri. )


- KÜFR[Ar.] ile ŞİRK[Ar.]


- KÜFÜR-KAHIR


- KÜFÜR ile AÇIK AÇIK SÖYLENİLEMEYENLER(EUPHEMISM)


- KÜFÜR ile/ve/= AŞIRI ABARTI

( SEBBETMEK ile/ve/= ... )


- KÜFÜR değil/yerine/>< FİKİR

( Gerçeğin üstünü örtmek. DEĞİL/YERİNE/>< Gerçeğin örtüsünü açmak. )


- KÜFÜR ile GİZ/SIR


- KÜFÜR ile HÂCİRE[Ar. | çoğ. HEVÂCİR]

( ... İLE Terbiye sınırlarını aşan küfür. | Günün en sıcak zamanı. )


- KÜFÜR[Ar. KÜFR] ile/ve/||/<> HİCÂB[Ar.]


- KÜFÜR ile/ve/<> İDDİA

( Küfürlerin büyük çoğunluğu aynı zamanda birer iddialardır. )


- KÜFÜR ile İGLÂZ[< GALÎZ, çoğ. İGLÂZÂT]

( ... İLE Kaba, kötü "söz" söyleme. )


- [ne yazık ki]
KÜFÜR ile/ve/değil/||/<> İNKÂR


- KÜFÜR ile LANETLİ ile LANET ile İMLEÇ

( CURSE vs. CURSED vs. CURSING vs. CURSOR )

( شتم ile دشنام ile لعنت ile ناسزا گفتن ile مباهله کردن ile فحش دادن ile دشنام دادن ile نفرين کردن ile نفرين ile رجيم ile لعين ile ملعون ile ملاعين ile مباهله ile نفرين آميز ile لعن ile مکان نما )

( SHTAM ile DASHENAM ile LANT ile NASEZA GOFTAN ile MOBANPALEH KARDAN ile FAHSH DADAN ile DASHENAM DADAN ile NAFARYNE KARDAN ile NAFARYNE ile رجيم ile لعين ile MALON ile ملاعين ile MOBANPALEH ile NAFARYNE AMYZ ile LAN ile MAKAN NAMA )


- KÜFÜR ile/ve/||/<> LİBAS

( Örtme/örten. İLE/VE/||/<> Giysi[< elbise], örten. )


- KÜFÜR ile PİS


- KÜFÜR ve/= SİHİR


- KÜFÜR ile/ve/||/<> SİLAH ile/ve/||/<> BİAT ile/ve/||/<> YALAN

( Küfürden medet uman fikir,
Silahtan medet uman cesâret,
Biattan medet uman haysiyet,
Yalandan medet uman inanç, YOKSULDUR/FAKİRDİR... )


- KÜFÜR ile ŞİRK

( Allah'ı tanımamak. İLE Allah'ın yerine (birşey/kavram) koymak. )

( Gaflet. | Örtmek. [Kâfir: Çiftçi.] | Siyahlık, karalık. İLE Bile bile inkâr. "Ben de varım!" )

( Küfür, bilmek, anlamak istediğimiz şeyle bizim aramızda olan perdelerdir. )


- KÜFÜR değil/yerine/>< ŞÜKÜR


- KÜFÜR ile ZULÜM


- KÜFÜRLEŞMEK ile KÜFÜR ile KÜFÜR KÜFÜR


- KÜKÜRT ile/ve/<> SÜLFÜR ile/ve/<> GALENİT[Yun.]

( Atom numarası 16, atom ağırlığı 32.06 olan, doğada, arı ya da başka cisimlerle bileşik olarak bulunan, sarı renkli, 113 °C2de ergiyen ve 444 °C'de kaynayan öğe. İLE/VE/<> Kükürdün, başka bir öğeyle yaptığı bileşik. İLE/VE/<> İçinde doğal kurşun bulunan sülfür. )


- KÜKÜRTATAR ile KÜKÜRTÇİÇEĞİ

( Kükürtlü buhar çıkaran ve üzerinde kükürt biriken alan. İLE Kükürt buharının birdenbire soğutulmasıyla elde edilen kükürt. )


- KUL ile KULA ile KULE ile KULP ile KULU ile KULELİ ile KULPLU ile KULPSUZ ile KUL CİNSİ ile KUL HAKKI ile KUL OĞLANI ile KUL YAPISI ile KUL KAHYASI ile KUL TAKSİMİ ile KUL KETHÜDASI ile KULPLU BEYGİR


- KULAK ve/<> TÜM ÖRGENLER


- KULE ile MENAR

( ... İLE Fener kulesi. )


- KULLANICI DEĞİŞTİR ile OTURUMU KAPAT