R ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 9.745 başlık/FaRk ile birlikte,
9.745 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(21/40)
- KATMERLENMEK ile KATMERLEŞMEK ile KATMERLEŞTİRMEK ile KATMER ile KATMERCİ/LİK ile KATMERLİ ile KATMERSİZ ile KATMER KATMER ile KATMERLİ BADEM ile KATMERLİ YALAN ile KATMERLİ İYELİK ile KATMERLİ KATMERLİ ile KATMERLİ BİRLEŞİK ZAMAN
- KAVAK ile/değil ÇINAR[Fars. < ÇENÂR]
( Anadolu Kavağı'ndakiler, çınardır. )
( Söğütgillerden, sulak bölgelerde yetişen, boyu bazı türlerinde 30-40 metreye değin çıkan, kerestesinden yararlanılan uzun boylu bir ağaç. İLE İki çeneklilerden, otuz metreye kadar uzayabilen, gövdesi kalın, uzun ömürlü, geniş yapraklı bir ağaç. )
( POPULUS cum PLATANUS )
- KAVİLEŞMEK[Ar. + Tr.] değil/yerine/= SAĞLAMLAŞMAK, PEKİŞMEK
- KAVRAM/KONU/DURUM/SORUN:
"KİŞİ/LER ÜZERİNDEN" (KAVRAM/DURUM) ile/değil/yerine/>< KAVRAM/DURUM ÜZERİNDEN (KİŞİ/LER)
- KAVRAM OLGUSU ile/ve İÇ OLGULAR
( FACT OF CONCEPT vs./and INNER FACTS )
- KAVRAM ile/ve/değil/||/<>/< ÖĞE/UNSUR[Ar.]
- KAVRAM ile/ve/<> SINIR
( CONCEPT vs./and/<> LIMIT )
- KAVRAMLAR:
"TEŞBİH EDİLEN/LER" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TESBİH EDİLEN/LER
( Zihin ile bilinenler/bilinebilenler. İLE/VE/||/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Akıl ile bilinenler/bilinebilenler. )
- KAVRAMLAR ile/ve/<> KONU/LAR
( CONCEPTS vs./and/<> SUBJECTS/TOPICS )
- KAVRAM/LAR ve ÖZDEŞLİK
( CONCEPT/S and IDENTITY )
- KAVRAM/LAR ile/ve/<> SINIR KAVRAM/LAR
( CONCEPT/S vs./and/<> LIMIT CONCEPT/S )
- KAVRAM/LAR ile/ve SINIR KAVRAM/LAR
- KAVRAM/LAR ile/ve/||/<> SÖZCÜK/LER
( Mantıkta, en küçük birim. İLE/VE/||/<> Dilde, en küçük birim. )
( KAVRAM: Bilincin dilbilgisi. )
( Şeylerin kavramı, sözcüklerin anlamı olur. )
( Kavram, her defasında üretilmesi gerekli olandır. )
( Kavram, tekil şeylerin özünü değil şeylerdeki evrensel öğeyi açıklar. )
( Kavram, zaman ile ilişki içinde değil zamansal olmayan varoluş [bengilik] türü altında kavranmalıdır. )
( Kavramlar, dışsal nesnelerin imgesi değildir. )
( Her kavram, bütünsel bir süreçtir ya da sürecin bütünselliğidir. )
( Düşünen her bir kişi için, kavram gereksinimi vardır ve bunlar, dünyanın neresinde ve ne zaman üretilirse üretilsin, artık, insanlığın malıdır. )
( Kavramlar dünyasına giren her kişi, evrensellikle bağ kurmuştur. Bunun ayırdında olmak, aydınlanmaya başlamak demektir. )
( Sözcük, bir köprüdür. )
( Sözcükler, bizi ancak kendi sınırlarına kadar götürebilir. )
( Sözcükler, gerçekleri iletmez, onları işaret eder. )
( Sözcükler, işaret eder ama açıklayamaz. )
( Sözcükler ve sorular, zihinden gelir ve bizi orada tutar. )
( Sözcük ile anlamı arasındaki bağlantı nedeniyle, sözcükler değerlilerdir ve eğer kişi, sözcüğü çok büyük bir dikkatle incelerse, kavramın ötesine geçerek, onun kökenindeki deneyime ulaşır. )
( Kişilik ötesine geçtiğinizde artık sözcüklere gereksiniminiz olmaz. )
( Sözcükler olmayınca anlaşılacak ne kalır? Anlama gereksinimi, yanlış-anlamadan doğar. Söylediğim/iz doğrudur fakat size göre o sadece bir kuram. Onun, doğru olduğunu nasıl anlayabileceksiniz? Dinleyin, anımsayın, düşünün, gözünüzde canlandırın. Ve günlük yaşamınızda uygulayın! Bana/bize/ona sabır gösterin ve herşeyden çok, kendinize sabır gösterin, çünkü tek engeliniz kendinizsiniz.
Yol, sizden geçerek kendinizden öteye götürür. Siz, sadece belirli, özel olanın gerçek, bilinçli ve mutlu olduğuna inandıkça ve ikilem ötesi gerçeği, hayal ürünü bir soyut kavram olarak red ve inkâr ettikçe, benim/bizim sadaka verir gibi, kavramlar ve soyutlamalar dağıttığımı/zı düşüneceksiniz. Fakat bir kez kendi varlığınız içindeki gerçeğe dokundunuz mu, o zaman, size en yakın ve en sevgili olanı tarif etmekte olduğumu/zu göreceksiniz. )
( Without words, what is there to understand? The need for understanding arises from misunderstanding. What I say is true, but to you it is only a theory. How will you come to know that it is true? Listen, remember, ponder, visualise, experience. Also apply it in your daily life. Have patience
with me and, above all have patience with yourself, for you are your only obstacle.
The way leads through yourself beyond yourself. As long as you believe only the particular to be real, conscious and happy and reject the non-dual reality as something imagined, an abstract concept, you will find me doling out concepts and abstractions. But once you have touched the real within your own being, you will find me describing what for you is the nearest and the dearest. )
( The word itself is the bridge.
Words can bring you only unto their own limit.
Words do not convey facts, they signal them.
Words indicate, but do not explain.
Words and questions come from the mind and hold you there.
Words are valuable, for between the word and its meaning there is a link and if one investigates the word assiduously, one crosses beyond the concept into the experience at the root of it.
Once you are beyond the person, you need no words. )
( Sözcükler, hem tarihsel süreçte dikey, hem de farklı alanlarda, yatay kullanımları nedeniyle çok değişik anlamlara sahip olabilirler. )
( Kavramları/karşılıkları, kişilerde(zihinlerinde) bulunmayan, sadece sözel seviyedeki "düşünme" ve "kullanımlar", kişiler arasında, iletişim kazalarına, anlaşmazlıklara ve/ya da doğrudan şiddete kaynak oluşturur. )
( Söz(cük)leri/ni ve tutumu/nu değiştir... Dünya/n değişsin! )
( ... İLE/VE/||/<> Sabitlenemeyeni, sabitlemek. )
( Kavramlar, aklın görüleridir. )
( CONCEPTS vs./and/<> WORDS )
( CONCEPTUS cum/et/<> ... )
( ... ile/ve/<> YAN )
( MEFHUM ile/ve/<> KELİME )
( DER BEGRIFF mit/und/||/<> ... )
- KAVRAMSAL DİL" değil KAVRAMLAR
- KAVRAMSALLAŞTIRMA ve TÜMEL/LER
- KAVŞAK ile KAVŞAKLAR
( JUNCTION vs. JUNCTIONS )
( محل اتصال ile دوراهي ile پيوندگاه ile مقاطع )
( MOHAL ETESAL ile دوراهي ile PEYVANDEGAH ile MOGHATE )
- KAVUKLU ile PİŞEKÂR[Fars.]
( ... İLE Ortaoyununda, kavuklu ile konuşarak oyunu açan kişi. )
- KAVUZ ile KAVUZLULAR
( Buğdaygillerin başağında, başakçıkları ya da çiçeği saran kabuk. | İçi boş, kabuklu yemiş. İLE Bir çeneklilerden, çiçeklerinde renkli taç yaprağı yerine kavuz denilen yeşil renkte yaprakçıklar bulunan bitki takımı. )
- KAVUZ ile KAVUZLULAR
- KAYABİLİR İLE KAYA BİLİR ile/ve/||/<> KAYA DA BİLİR İLE/DEĞİL KAYABİLİR DE
- KAYAR ile/ve/||/<>/> KAYARLAMAK
( Hayvanların eskiyen nallarının çivilerini değiştirme işlemi.| Pay. İLE Hayvanın eskiyen nallarını onarmak, eskiyen nalın çivilerini yenilemek. | Düven taşlarını yeniden koymak ya da onarmak. | Sövmek, küfretmek. )
- KAYARLAMAK ile KAYAR
- KAYASAL GEZEGENLER ile GAZ DEVLERİ
(
)
( - Tamamı atmosfere sahiptir ancak atmosferleri çeşitlilik gösterir.
- Sadece dünya atmosferinde oksijen bulunur.
- Dünya ve Mars, yaklaşık aynı hızda kendi çevresinde döner.
[Merkür çok daha yavaştır. Venüs, yavaş ve ters yönde dönüş yapar.]
- Sadece Dünya ve Mars'ın uydusu vardır.
- Sadece Dünya ve Merkür'ün manyetik alanı vardır. )
(
| Özellik | Kayasal Gezegenler | Gaz Devleri |
|---|---|---|
| Yapı | Katı kayalık yüzey. [Dünya ve Mars] | Gaz ve sıvıdan oluşan dev gezegenler. [Jüpiter ve Satürn] |
| Atmosfer |
|
Yoğun hidrojen ve helyum tabakasından oluşur. |
| Oluşum Yeri | Güneş'e yakın, yüksek sıcaklık bölgelerde oluşmuştur.[Başka hiçbir şey bu bölgede yoğunlaşamaz.] | Güneş'ten uzak, düşük sıcaklık bölgelerde oluşmuştur. |
| Dönüş Hızı |
|
Genellikle hızlı dönüşü vardır. [Jüpiter 10 saatte bir döner] |
| Uydu ve Manyetik Alan |
|
|
| Düzendeki Etkisi | Yoğunlaşan nesnelerle oluşmuş küçük gezegenler. |
|
| Gaz Devleri ve Gezegen Artıkları | Asteroitler ve meteoroidler, kayasal yapıdadır. [Asteroitler daha büyüktür.(Vesta, 525 km. çapındadır.)] |
|
- KAYBEDENLER ile KAYBOLANLAR
( Kaybolmayı isterler. İLE Bulunmayı beklerler. )
- KAYDA DEĞER ile TAKDİRLE KARŞILAMAK ile TAKDİR
( APPRECIABLE vs. APPRECIATE vs. APPRECIATION )
( قابل ارزيابي ile قابل تقدير ile تقدير کردن ile قدرداني کردن ile تشکر کردن ile قدر داني ile قدرداني ile تقدير )
( GHABEL ARZYABY ile GHABEL TAGHADYR ile TAGHADYR KARDAN ile GHODARDANY KARDAN ile TASHKAR KARDAN ile GHODAR DANY ile GHODARDANY ile TAGHADYR )
- [ne yazık ki]
KAYDIR ile/ve/||/<>/> KAKTIR
- KAYGI ile ENDİŞELİ ile İLİŞKİN ile HEPSİYLE İLGİLİ ile KONSER ile UYUMLU
( CONCERN vs. CONCERNED vs. CONCERNING vs. CONCERNING ALL vs. CONCERT vs. CONCERTED )
( مربوط بودن ile پروا ile علاقهمند ile راجع به ile راجعبه ile اعم ile هم آهنگي ile کنسرت ile هم نوا )
( MARBUT BODAN ile PARVA ile ALAGHESMAND ile RAJE BAH ile راجعبه ile AM ile NPAM AHANGY ile KONSARAT ile NPAM NAVA )
- KAYINGİLLER ile/= PALAMUTLULAR
( İki çeneklilerden, palamut diye adlandırılan, meyveleri yüksüksü bir kadehçik içinde duran, kayın, meşe, kestane vb. kerestelik orman ağaçlarını içine alan bir aile. )
- KAYIRMAK ile KAYIRTMAK ile KAYIRILMAK ile KAYIR ile KAYIRICI/LIK
- KAYIT ile SINIR
- KAYITLAR ile/ve KALIPLAR
- KAYKILMAK ile KAY ile KAYA/LIK ile KAYI ile KAYA LİFİ ile KAYA SUYU ile KAYA TUZU ile KAYA BALIĞI ile KAYA HANİSİ ile KAYA HOROZU ile KAYA KELERİ ile KAYA SANSARI ile KAYA ÖRÜMCEĞİ ile KAYA GÜVERCİNİ ile KAYA SARIMSAĞI ile KAYA BALIĞIGİLLER
- KAYNAK ve DEĞER ve ÖLÇÜT
( SOURCE and VALUE and MEASUREMENT )
- KAYNAK/LAR ile KİTAP/LAR
( SOURCE(S) vs. BOOK(S) )
- KAYNAMAK ile KAYNATMAK ile KAYNAŞMAK ile KAYNATILMAK ile KAYNAKLANMAK ile KAYNAŞTIRMAK ile KAYNATABİLMEK ile KAYNAYIVERMEK ile KAYNAŞABİLMEK ile KAYNAK ile KAYNAR ile KAYNAÇ ile KAYNAKLI ile KAYNAKÇA ile KAYNAKÇI/LIK ile KAYNARCA ile KAYNAŞLI ile KAYNAKÇACI ile KAYNAK KİŞİ ile KAYNAK SUYU ile KAYNAÇ TAŞI ile KAYNAK MAKİNESİ ile KAYNAK KOROZYONU
- KAYNAR ile KAYNAR ile KAYNAR ile KAYNAR ile KAYNAR
( Kaynamakta olan. İLE Çok sıcak. İLE Yeni doğum yapmış anneye ve konuklara sunulan tatlı içecek. İLE Kaynak, pınar. | Kaynarca. )
- KAYSER ile KAYSERİ ile KAYSERİLİ/LİK
- KAYTAN ile/ve/||/<> ŞEYTAN
( Büküle büküle... İLE/VE/||/<> Düzüle düzüle...( / s.kile s.kile...) )
- KAZÂ/KADÂ ile/ve/||/<>/> KADER/KADAR
( Gereksinim. İLE/VE/||/<>/> Ölçü. )
( Gerekeni/gereksinimi ölçülendirmek. )
( Tekil. İLE/VE/||/<>/> Çoğul. )
( Kaderin gerçekleşmesi/vukû bulması, bilinmesi, görülmesi. İLE/VE/||/<>/> Bilinmez. )
( Göz. İLE/VE/||/<>/> Bakış/bakma. )
( Zorunluluk/cebr. İLE/VE/||/<>/> Özgürlük[seçenek/yeğleme]. )
( Tümel. İLE/VE/||/<>/> Tikel. )
( Var oluş/olan. İLE/VE/||/<>/> Bilgi. )
- KAZÂ ile/ve/<>/> TESÂDÜF ile/ve/<>/> İSTİKRAR
( 1 kere olursa. İLE/VE/<>/> 2 kere olursa. İLE/VE/<>/> 3. kez olursa. )
- KAZA ile TESADÜFİ ile KAZARA ile KAZALAR
( ACCIDENT vs. ACCIDENTAL vs. ACCIDENTALLY vs. ACCIDENTS )
( سانحه ile داهيه ile اتفاق ile عارضه صرفي ile تصادف ile حادثه ile عرض ile پيشآمدي ile تصادفي ile عارضي ile عرضي ile غير اساسي ile اتفاقي ile بر حسب تصادف ile تصادفا ile بل ile سوانح ile عوارض ile حوادث )
( CENHEH ile داهيه ile ETEFAGH ile AREZEH SARFY ile TASADEF ile HADESEH ile ARZ ile PEYSHAMADY ile TASADEFY ile عارضي ile ARZY ile غير اساسي ile ETEFAGHY ile BAR HASB TASADEF ile TASADEFA ile BEL ile SAVANEH ile AVAREZ ile HAVADES )
- [bazen] [ya/hem]
"KAZANÇ"/"KÂR"
ile/ve/değil/yerine/bazen/hem de/ya da/||/<>
DENEYİM/ÖĞRENME/YARAR
( "Hep mi ben kazanacağım/"kazanmalıyım"?",
Sadece benim mi yolum sürekli açık olacak/"olmalı"?
[eksik/fazla/özensiz] Yapmasam da olmaz mı?
[eksik/fazla/özensiz] Söylemesem/konuşmasam da olmaz mı? )
- KAZANÇ ile/ve/değil KAZANIM ile/ve/değil KÂR ile/ve/değil ÇIKAR
- KAZANÇ/KÂR ile/değil/yerine YARAR/FAYDA
( Ne denli güzel ve kârlı olsa da hiçbir şey sonsuza kadar sürmez. )
( Yaptığımız/söylediğimiz/yediğimiz. İLE/DEĞİL/YERİNE Yapmadığımız/söylemediğimiz/yemediğimiz. )
( Gider/gelir, artar/azalır. İLE/DEĞİL/YERİNE Gitmez. )
( Başkaları da ister/katılır. İLE Başkaları istemez ve ne yazık ki pek katılmaz. )
( RİBH/RIBH ile ... )
( PROFIT vs. BENEFIT )
- KAZANILMIŞ YETİLER ile/ve İŞLETİLEBİLİR YETİLER ile/ve GELİŞTİRİLEBİLİR YETİLER
( OBTAINED FACULTIES vs./and OPERATABLE FACULTIES vs./and IMPROVABLE FACULTIES )
- Kazan'ın 20 km. kadar dışında bulunan bir tapınak, her bir kubbesinde bir tanesi yer alan ay, haç, yıldız ve öteki birçok dinin simgeleri ile tüm dinleri biraraya toplamak iddiasındadır. -ile/ve
- KAZMAK ile KAZI ile KAZILAR ile EKSKAVATÖR
( EXCAVATE vs. EXCAVATION vs. EXCAVATIONS vs. EXCAVATOR )
( حفر کردن ile ازخاک درآوردن ile گودبرداري ile کاوش ile حفاري ile خاک برداري ile حفريات ile حفر کننده ile حفار )
( HAFAR KARDAN ile AZKHAK DARAVARDAN ile GODBARDARY ile KAVESH ile HAFARY ile KHAK BARDARY ile حفريات ile HAFAR KONANDEH ile HAFAR )
- KBRN/CHEMICAL, BIOLOGICAL, RADIOACTIVE, NUCLEAR[İng.] değil/yerine/= KİMYASAL, BİYOLOJİK, RADYOAKTİF, NÜKLEER
- KEBÎR[Ar. >< SAGİR] ile/ve/||/<> CELÎL[Ar. >< HAKİR] ile/ve/||/<> ÂZÎM[Ar.]
( Fiziksel büyük/lük. İLE/VE/||/<> Kabul ya da saygınlıkla ilgili, itibarî büyük/lük. İLE/VE/||/<> Azâmet, heybet ve ihtişam olarak büyük. )
- KEÇİ ile/ve BAZUA/BEZUVAR DAĞ KEÇİSİ
- KEÇİLEŞMEK ile KEÇİ/LİK ile KEÇİLER ile KEÇİ YOLU ile KEÇİ İNADI ile KEÇİ POSTU ile KEÇİ SAKAL ile KEÇİ SÖĞÜDÜ ile KEÇİ YEMİŞİ ile KEÇİ MANTARI ile KEÇİ SAKALLI/LIK
- KEDERLENMEK ile KEDERLENDİRMEK ile KEDER ile KEDERLİ/LİK ile KEDERSİZ/LİK
- KEDİ ile KEDİ OTU ile KEDİ BALI ile KEDİ BALIĞI ile KEDİ NANESİ ile KEDİ OTUGİLLER ile KEDİ BALIĞIGİLLER
- KEFAL ile KEFALLER
- KEFALETLE SERBEST BIRAKMAK ile KAZAN ile KEFİL ile GARANTÖR
( BAIL vs. BAILER vs. BAILOR vs. BAILSMAN )
( باامانت سپردن ile ضامن شدن ile کفيل گرفتن ile کفيل دهنده ile امانت دهنده ile ضامن )
( BAAMANT SEPARDAN ile ZAMAN SHODAN ile KOFYLE GARAFTAN ile KOFYLE DAHANDEH ile EMANT DAHANDEH ile ZAMAN )
- KEFÂRET/PENANCE değil/yerine/= SUÇ ÖRTER
- KEFEN ile ÎZÂR
( ... İLE Kefende, iç gömlek. )
- KEHRİBAR ile KEHRİBARCI/LIK ile KEHRİBAR BALI
- KEKİK ile/ve/||/<> ZAHTER
- KELÂMCILAR ile/ve/||/<> BÂTINÎLER ile/ve/||/<> FİLOZOFLAR ile/ve/||/<> SÛFÎLER
- KELÂMCILAR ile/ve/||/<> SÛFÎLER ile/ve/||/<> İŞRÂKİLER ile/ve/||/<> MUHAKKİKLER
- KELDANİ'LER
- KELEBEK ile KELEBEKLER ile KELEBEK OTU ile KELEBEK CAMI ile KELEBEK GÖZLÜK ile KELEBEK ÇİÇEĞİ
- KELEPİR ile KELEPİRCİ/LİK
- KELER ile GÜNEY KAYA KELERİ
( ... İLE Güney Afrika'da yaşarlar. )
- KELER ile KAFKAS KELERİ
( ... İLE Ağrı Dağı eteklerindeki kayalıklarda yaşar. )
( ... cum PARALAUDAKIA CAUCASIA )
- KELER ile KELER BALIĞI
- KELER ile SIRTAR
( ... İLE Bir keler türü. )
- KELER ile SUKELERİ/KİLİS
( Köpekbalıkları takımının, kelergiller ailesinden, ılık ve tropik denizlerde yaşayan, uzunluğu 1,5 metre kadar olan, bir defada 20 yavru doğuran bir tür balık. İLE Kurbağagillerden, durgun sularda ve karada yaşayan bir tür küçük hayvan. )
( RHINA SQUATINA cum LOPHIUS )
- KELER ile VEZEGA[Ar.]
( ... İLE Bir çeşit büyük keler. )
- KELİME-İ TEVHÎD:
"ALLAH'TAN BAŞKA İLÂH YOKTUR" ve/||/<> ÖLÜM VAR!
- KELİN İLACI OLSA BAŞINA SÜRER ile/ve/||/<> OĞLAN DOĞUR, KIZ DOĞUR; KENDİ HAMURUNU, KENDİN YOĞUR
- KELİSER ile ...
( Keliserli hayvanların tipik özelliği olan pençe biçimindeki beslenme öğesi. [KELİSERLİLER] )
( Atnalı yengeçlerini, akrepleri, keneleri, örümcekleri ve soyu tükenmiş bir öbek olan su akreplerinin yer aldığı hayvan şubesinin üyeleri. )
- KELTLER ile/ve İTALİKLER ile/ve GERMENLER
- KEMER[Fars.] değil/yerine/= EĞME/TÜMSEKLİ
- KEMER[Fars. :Bel.] ile/ve/değil KAMBERİYE
- KEMER ile KAŞ KEMERİ ile KEMERLİ ile ARŞİV ile ARŞİVLER ile KEMERLİ GEÇİT
( ARCH vs. ARCH OF THE EYEBROW vs. ARCHED vs. ARCHIVE vs. ARCHIVES vs. ARCHWAY )
( تاق ile طاق ile خم ابرو ile طاقدار ile بيگاني کردن ile آرشيو ile بيگاني ile دروازه طاقدار ile گذر سرپوشيده )
( TAGH ile TAGH ile KHAM EBRO ile طاقدار ile BEYGANY KARDAN ile ARSHYVE ile بيگاني ile DARVAZEH TAGHDAR ile GOZAR SARPUSHYDAH )
- KEMER değil/yerine/= KAYIŞ
- KEMER ile Kemer ile Kemer
( Bele dolayarak toka ile tutturulan, kumaş, ya da metalden yapılan bel bağı. | Etek, pantolon vb. giysilerin bele gelen bölümü. | Emniyet kemeri. | Tümsekli. | Kemiklerden oluşan yay biçimindeki yapı. | Katmanlı kayaçlarda bir kıvrımın kabarık tepe yeri, tekne karşıtı. | İki sütun ya da ayağı birbirine üstten yarım çember, basık eğri, yonca yaprağı vb. biçimlerde bağlayan ve üzerine gelen duvar ağırlıklarını, iki yanındaki ayaklara bindiren tonoz bağlantı. | Özellikle yolculukta kullanılan, üzerinde altın, para yerleştirmeye yarar gözleri olan kuşak. İLE Antalya iline bağlı ilçelerden biri. İLE Burdur iline bağlı ilçelerden biri. )
- KEMER ile KÖPRÜ
( AQUEDUCT vs. BRIDGE )
- KEMER ile KUŞAK
( NİTÂK[Ar.]: Kuşak, kemer. | Peştemal. | Kuşak yeri. | Bir çeşti Arap giysisi. )
- KEMERLER
- KEMER/SEMER değil/yerine/= ÇIKAÇ
- KEMİKLEŞMEK ile KEMİKLEŞTİRMEK ile KEMİK ile KEMİKLİ ile KEMİKSİZ/LİK ile KEMİK DOKU ile KEMİK ZARI ile KEMİK RENGİ ile KEMİK BİLİMİ ile KEMİK BİLİMCİ ile KEMİK ERİMESİ ile KEMİK YALAYICI/LIK ile KEMİK BİLİMSEL ile KEMİKLİ BALIKLAR
- KEMİRGEN/LİK ile KEMİRGENLER
- KEMİRİCİ/LER ile/ve/<> ÇİFTDİŞLİ/LER
( ... İLE/VE/<> Omurgalılardan, üstçenedeki bir çift, kemirmeye yarayan dişin arasında bir çift daha küçük dişleri bulunan, kemiriciler takımının bir alttakımı. )
- KEMİRMEK ile KEMİRİLMEK ile KEMİREBİLMEK ile KEMİRİCİ/LİK ile KEMİRİCİLER
- KEMOPREVANTİF/CHEMOPREVENTIVE[İng.] değil/yerine/= İLAÇLA ÖNLER
- KEM-TER değil/yerine/= AŞAĞIDA BULUNAN, HAKÎR, İTİBARSIZ | EKSİK
( AŞAĞIDAN BULUNAN, HAKÎR, İTİBARSIZ | EKSİK )
- KENAR ile KENARSIZ
( EDGE vs. EDGELESS )
( حاشيه ile لب ile لبه ile بي لبه )
( HASHYYEH ile LAB ile LABEH ile BEY LABEH )
- KENAR değil/yerine/= KIYI
( ŞÂTİ'[çoğ. ŞEVÂTÎ] )
- KENAR ile PAH
( ... İLE Eğik olarak kesilmiş kenar. | Bir yapı öğesinde, eğik bir yüzey elde etmek amacıyla keskinliği giderme. )
- KENÇEK ile KENÇEK SENGİR
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Bir Türk kavmi. İLE Taraz[Talas] yakınlarındaki bir kentin adı.[Kıpçak/Qıfçâq sınırıdır.] )
- KENDİ:
"DIŞINDAKİNLER" değil KENDİ DIŞINDAKİLER
- KENDİLERİ YANARLAR ve BİZİ DE AYDINLATIRLAR
- KENDİLİĞİNDENLİK ile KADER
( KENDİLİĞİNDEN/LİK: Özün, özgür etkinliği. )
( Bir kez, her şeyin kendi kendine olduğunu idrak ettiğiniz zaman [buna ister kader, ister Tanrı ya da rastlantı deyin] işte o zaman sadece bir tanık olarak kalırsınız. )
( O uğraşarak gerçekleştirilemez, kendi gerçek doğanızı idrak ettiğinizde o kendiliğinden olur. )
( Hayatı, geldiği gibi kabul edin. )
( Accept life as it comes. )
( SPONTANEOUSLI/NESS vs. DESTINY
SPONTANEOUSLINESS: Free activity of the essence.
Once you realise that all happens by itself, [call it destiny, or the will of God or mere accident], you remain as witness only, understanding and enjoying, but not perturbed.
It cannot be done, it happens when you realise your true nature. )
- KENDİLİK EDİMLERİ ile/ve/||/<> BAŞKALARININ TEPKİLERİNE ÖZGÜ BEKLENTİLER ile/ve/||/<> BAŞKALARININ EDİMLERİ ile/ve/||/<> KENDİLİĞİN, KENDİLİĞE KARŞI EDİMLERİ(İÇE YANSITMA)
- KENDİ/LİK ile KENDİR ile KENDİNCE ile KENDİRCİ/LİK ile KENDİ ADINA ile KENDİ BAŞINA ile KENDİ BESLEK ile KENDİ PAYINA ile KENDİ HALİNDE ile KENDİ KENDİNE
- KENDİMİ DÜŞÜNMEM GEREKİYOR değil DÜŞÜNMEYE, KENDİMDEN BAŞLAMAM GEREKİYOR
- KENDİR ile ÜSTÜPÜ[Yun.]
( ... İLE Gemi kalafatında, işliklerde, buharlı makinelerde, temizlik işlerinde kullanılan, didilmiş kendir. )
- KENETLEMEK ile KENETLENMEK ile KENETLENEBİLMEK ile KENE ile KENEF ile KENET ile KENELER ile KENETLİ ile KENE GÖZ ile KENE OTU ile KENE AĞACI ile KENET MİLİ
- KENEVİR ile/ve/<>/= KENDİR
( Kendirgillerden, sapındaki liflerden halat, çuval vb. kaba örgüler yapılan, iki evcikli bir bitki. İLE/VE/<> Kenevirden yapılmış olan. )
- KENEVİR ile KENEVİRCİ/LİK ile KENEVİR YAĞI ile KENEVİR HELVASI
- KENGEL/KENGER[Fars.] = EŞEK DİKENİ
( Birleşikgillerden, yaprakları dikenli yaban bir bitki. )
( CYNARA CARDUNCULUS )
- KENGER ile KENGER SAKIZI
- KENGER[Fars.]/KENGEL/EŞEK DİKENİ/YABANİ ENGİNAR ile/||/<> AKANTUS/AKANTHUS/ACANTHUS
( Birleşikgillerden, yaprakları dikenli yaban bir bitki. İLE/||/<> Eski Yunan'dan beri süsleme sanatlarında kullanılan bitkisel bir motif. )
- KENGERLER(SÜMERLER) ile/ve KHMERLER ile/ve KHOİSANLAR
( SÜMER: Mezopotamya'da yaşamış bir ulus ve bu ulustan olan kişi. )
- KENT/ŞEHİR EFSANELERİ ile/ve/||/<> İKİNCİ EL KAYNAK/LİTERATÜR
- KENT/ŞEHİR[Ar.] yerine/değil BALIK
- KEPEK/KİR ile DONRA
( ... İLE Saç kepeği, baş konağı. | Kalınlaşmış, tabaka durumuna gelmiş kir. )
- KER[Ar.] ile KERH[Ar.]
( Sağır. | Kuvvet, kudret. | Merâm ve maksat. İLE İğrenme, tiksinme, hoşlanmama. | Zorlama. )
- KERTENKELE, KELER ile KELER
( ... İLE/VE Küçük köpekbalığı. )
- KERTENKELE ile KERTENKELELER
- KERTENKELE ile SAKANGUR
- KERTMEK ile KERTİLMEK ile KER ile KERE ile KERH
- KESELEMEK ile KESELENMEK ile KESELETMEK ile KES ile KESE ile KESİ ile KESP ile KESELİ ile KESİCİ/LİK ile KESESİZ ile KESELİLER ile KESİCİ DİŞ ile KESE KAĞIDI ile KESE ÇİÇEĞİ ile KESELİ KURT ile KESE YOĞURDU ile KESİCİ KILIÇ
- KESELİ MEMELİLER ile/ve PLASENTALI MEMELİLER
( KÎSİYYE ile/ve ... )
( Plantigale, Keseli köstebek, Şeker Planörü, Wombat, Tazmanya Canavarı, Kanguru. İLE/VE Geyik faresi, Köstebek, Uçan sincap, Marmot, Obur, Patagonya manası. )
- KESER ile AYDEMİR
( ... İLE Yüzü kavisli olan bir çeşit keser. )
- KEŞF-İ KUBÛR ile/ve KEŞF-İ KULÛB
- KESİCİ DİŞLER ile/ve KÖPEK DİŞLERİ ile/ve ÖĞÜTÜCÜ DİŞLER (KÜÇÜK AZI DİŞLERİ ile/ve BÜYÜK AZI DİŞLERİ)
( ... ile/ve ... ile/ve TÂHİNE[çoğ. TAVÂHİN] (NÂB[çoğ. ENYÂB] ile/ve ÂZİME) )
( INCISORS vs./and CANINE vs./and (PREMOLARS vs./and MOLARS) )
( ... avec/et ... avec/et MOLAIRE )
- KESİN İFADELER ile GENİŞ ZAMANLI İFADELER
( Vardır. İLE Var. )
- KESİN ile KESİN' ile KESİNLİKLE ile KESİNLİKLER ile KESİNLİK
( CERTAIN vs. CERTAIN' vs. CERTAINLY vs. CERTAINTIES vs. CERTAINTY )
( معين ile محقق ile حتمي الاجراء ile متيقن ile حتم ile حتمي ile خاطرجمع ile محرز ile واثق ile مطمئن ile البته ile عليالتحقيق ile يقينا ile به تحقيق ile همانا ile حتما ile بيگمان ile مسلمان ile تحقيقاً ile بطور محرز ile مطمئنا ile بطور حتم ile بطور خاطر ile مسلمات ile يقين ile تحقق ile خاطرجمعي ile حتميت ile عيناليقين )
( MAYNE ile MAHGH ile حتمي الاجراء ile متيقن ile HATAM ile حتمي ile KHATRAJMA ile MOHARZ ile VASAGH ile MOTMAEN ile ALBATEH ile عليالتحقيق ile يقينا ile BAH TAHGHYGH ile CPEHMANA ile HATMA ile BEYGOMAN ile MOSLAMAN ile تحقيقاً ile BETOR MOHARZ ile MOTMAENA ile BETOR HATAM ile BETOR KHATER ile مسلمات ile YGHYNE ile TAHGH ile KHATRAJMAY ile حتميت ile عيناليقين )
- KESİNTİ ile DÜŞÜLDÜ ile İNDİRİLEBİLİR ile TÜMDENGELİMLİ
( DEDUCT vs. DEDUCTED vs. DEDUCTIBLE vs. DEDUCTIVE )
( وضع کردن ile کاسته ile ماليات پذير ile استدلالي )
( VAZE KARDAN ile KASTEH ile MALYAT PAZYR ile ESTEDELALY )
- KESÎR[Ar. < KESRET] ile KESÎR[Ar.] ile KESR[Ar. çoğ. KÜSÛR]
( Çok çok olan, bol. | Sık olan, çok kez olan. İLE Kırılmış. İLE Kırma/kırılma, paralama. | Bozma, halel getirme. | [dilb.] Bir harfin esre i okunması. | [mat.] Kesir. )
- KESİR ile BAYAĞI/ADİ KESİR
( ... İLE Ondalık olmayan kesir. )
- KESİR ile BİLEŞİK KESİR
( ... İLE Payı, paydasına eşit ya da paydasından büyük olan kesir. 4/4 | 9/6 )
- KESİR ile KESİRLİ ile KESİRSİZ ile KESİR ÖLÇEK ile KESİRLİ SAYI
- KESÎR[Ar.] ile VÂFİR[Ar.]
- KESKİN SİRKE, KÜPÜNE ZARAR ile/ve/||/<> ÖFKEYLE KALKAN, ZARARLA OTURUR
- KESKİN SİRKE, KÜPÜNE ZARAR ile/ve/||/<> RÜZGÂR EKEN, FIRTINA BİÇER
- KESMEK ile KESMECE ile KESMELİK ile KESME İMİ ile KESME TAŞ ile KESME KAYA ile KESME ŞEKER ile KESME İŞARETİ
- KETEN/KENDİR ile/ve/||/<>/> KITIK
( ... İLE/VE/||/<>/> Minder, yastık vb.ni doldurmak için kullanılan ve bazen de sıvanın içine katılan keten ve kendir lifleri. )
- KEVGİR[Fars. < KEFGÎR] değil/yerine/= SÜZGEÇ
- KEVLAR ile/değil/yerine/> ÖRÜMCEK İPEĞİ
( Çok hafif karbon kökenli çok sağlam liflerden oluşan bir malzeme. İLE/DEĞİL/YERİNE/> Protein bazlı mikrofiber. [Genetik olarak değiştirilmiş maya, şeker ve suyun fermantasyonu ile elde ediliyor.] [Otomotivden, tıp ve dış mekân giydirmeye kadar pek çok kullanım alanına sahip olması bekleniyor.] )
- KEVN[Ar.] ve/||/<> KANUN[Ar.]
( Oluş. VE/||/=/<> Yasa. )
- KEVSEL ile KEVSER[Ar.]
( Geminin kıç tarafı. İLE Maddi ve manevi çokluk, kalabalık kuşak. | İlim, irfân. | Cennette bir havuzun adı. )
- KEYD[Ar.] ile MEKR[Ar.]
- KEYSTONE TÜR ile/||/<> ŞEMSİYE TÜR
( Keystone kritik ekolojik rol, şemsiye koruma odak. )
( Formül: Ekosistem mühendisi İLE sembol )
- KEZÂ[Ar.] ile ZİRA[Fars.]
( Aynı zamanda. İLE Çünkü. )
( Zarf. İLE Bağlaç. )
- KİBÂR[< KEBÎR] değil/yerine/= İNCE/TAYLAN/KOSTAK
( Zarif, kibar, nazik, çalımlı, güzel giyinmiş, yakışıklı. | Yiğit, kabadayı, yürekli. | Büyükler, ulular. )
- KİBAR değil/yerine/= TAYLAN
- KİBAR-I KELÂM ile/değil KELÂM-I KİBAR
- KİBİR ile/ve/değil/<> ALAYCILIK
- KİBİR değil/yerine/>< ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK
( Büyük görünme. / Küçüklüğün ölçüsü. DEĞİL/YERİNE/>< Küçük görünme. / Büyüklüğün ölçüsü. )
- KİBİR ile/ve/<>/değil BAĞIMLILIK
( Kibir, kişinin, sahip olduklarını, "hak etmediği" korkusundan kaynaklanır... )
- KİBİR ile/ve/<> BENCİLLİK
- KİBİR ile/değil ÇEKİNGENLİK
- KİBİR ile DÜŞÜNÜLEBİLİR
( CONCEIT vs. CONCEIVABLE )
( نخوت ile خود بيني ile قابل تصور )
( NAKHOT ile KHOD BEYNEY ile GHABEL TASOR )
- [ne yazık ki]
KİBİR ile/ve/<> GİZLİ KİBİR
- KİBİR ile/değil/yerine KİBARLIK
- KİBİR ile KİBİRLİ
( ARROGANCE vs. ARROGANT )
( گردنفرازي ile شدت عمل ile نخوت ile تکبر ile پرنخوت ile گردن فراز ile علم فروش ile خودکامه ile متفرعن ile مغرور )
( GARDANFARAZY ile SHODAT AMEL ile NAKHOT ile TAKBAR ile PARNAKHOT ile GARDAN FARAZ ile ALAM FOROSH ile KHODKAMEH ile متفرعن ile MOGHROOR )
- KİBİR >< KISKANÇLIK/GÜNÜ/HASET
( Sahip olanda. >< Sahip ol(a)mayanda. )
- KİBİR ile KÜFÜR
- KİBİR değil/yerine/>< MAHVİYET
- KİBİR ile/değil/yerine MESAFE KOYMA
- KİBİR değil/yerine/>< ONUR/VAKAR[Ar.]
( Kartal, vakarı; yılan, bilgeliği simgeler. )
( Başkalarını aşağılayarak. DEĞİL/YERİNE/>< Başkalarına hizmet ederek. )
( Kendini beğenme, başkalarından üstün tutma, büyüklenme, benlik. DEĞİL/YERİNE/>< Ağırbaşlılık. )
- KİBİR ile/değil/yerine ÖZDEĞER
- KİBİR ile/değil/yerine/>< ÖZGÜVEN
( Çoğu kişiden üstün olduğumuzu zannediyorsak. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Kimseden bir eksiğimizin olmadığını düşünüyorsak. )
( Kendinden emin olmaya alışık olmayana, özgüven, "kibir" gibi gelebilir. )
( [not] ARROGANCE vs./but/>< SELF CONFIDENCE
SELF CONFIDENCE instead of ARROGANCE )
- KİBİR ile/değil/yerine ÖZSAYGI
( [not] ARROGANCE vs./but SELF-ESTEEM
SELF-ESTEEM instead of ARROGANCE )
- KİBİR = PRIDE[İng.] = ORGUEIL[Fr.] = HOCHMUT[Alm.] = SUPERBIA[Lat.]
- KİBİR >< SAYGI(HÜRMET)
- KİB[İ]R ile UCB
( BÜYÜKLÜK, ULULUK | KENDİNİ BÜYÜK GÖRME, BÜYÜKLÜK TASLAMA )
- KİBİRLENMEK ile KİBİR ile KİBİRLİ/LİK ile KİBİRSİZ/LİK
- KİBİRLİ BİR ŞEKİLDE ile KİBİR ile KİBİRLİ
( HAUGHTILY vs. HAUGHTINESS vs. HAUGHTY )
( افاده اي ile متکبرانه ile مغرورانه ile افاده فروشي ile افاده ile تکبر ile باددرسر ile پر افاده ile مستکبر )
( AFADEH AY ile MOTEKBARANEH ile MOGHARVARANEH ile AFADEH FOROSHY ile AFADEH ile TAKBAR ile BADDARSAR ile پر افاده ile MOSTEKBAR )
- KİBİRLİ EDÂ ile KÜFÜR
- KİBR[Ar.] ile KİBRİYÂ'[Ar.]
- KİBR[Ar.] ile TÎH[Ar.]
- KİBR[Ar.] ile ZEHV[Ar.]
- KIKIRLIK ile KIKIR KIKIR
- KIL ile KIL OTU ile KIL KURT ile KIL PAYI ile KIL BURUN ile KIL ÇADIR ile KIL KEÇİSİ ile KIL KUYRUK ile KIL YUMAĞI ile KIL DÖNMESİ ile KIL TESTERE ile KILI KILINA
- KILAVUZ/REHBER[Ar.] ile ÖNDER[LİDER değil!]
( İçten, doğru gelmeyen hiçbir kılavuzluğu kabul etmeyin. O zaman bile tüm anıları ayıklayın. Çünkü onlar, bizi yanlışa götürür. )
( Yollar ve araçlar hakkında tümüyle cahil olsanız bile sessiz kalın ve içinize bakın; kılavuzluk mutlaka gelecektir. )
( KÂİD ile RÂİD )
( GUIDE vs. LEADER
Accept no guidance but from within, and even then sift out all memories for they will mislead you.
Even if you are quite ignorant of the ways and the means, keep quiet and look within; guidance is sure to come. )
- KILAVUZ = REHBER = GUIDE[İng., Fr.] = FÜHRER[Alm.] = GUIDA[İt.] = GUÍA[İsp.]
- KILCAL DAMAR ile KILCAL KIL
( CAPILLARY vs. CAPILLARY HAIR )
( عروق شعريه ile مويرگ )
( ARUQ SHERYYEH ile MOYRAG )
- KILCAL DAMAR ile TESLİMİYET
( CAPITULARY vs. CAPITULATION )
( کتاب دعا ile کاپيتولاسيون )
( KETAB DOA ile KAPYTOLASYVAN )
- KILCAL/LIK ile KILCAL KÖK ile KILCAL BORU ile KILCAL ETKİ ile KILCAL DAMAR
- MAHZEN[Ar.] ile/ve/||/<> KİLER[Fars. < KİLÂR]/ARDİYE[Ar. < ARZİYE] ile/ve/||/<> DEPO[Fr. < DÉPÔT]/DEBBOY ile/ve/||/<> ANTREPO[Fr. < ENTREPOT] ile/ve/||/<> SAKLAK/AMBAR[Fars. < ANBAR]
( Yapılarda yer altı sakla[n]ma/koru[n]ma alanı. İLE/VE/||/<> Evlerde saklanılabilecek yiyecek ve içeceğin [Ar. erzak] saklandığı oda, ambar ya da dolap. İLE/VE/||/<> Korunmak, saklanmak ya da gerektiğinde kullanılmak için nesnelerin konulduğu/saklandığı yer. | Nesnelerin toptan satıldığı ve çokça bulunduğu yer. | Ordu nesne ve araçlarının saklandığı, bakımlarının yapıldığı yer. İLE/VE/||/<> Vergileri ödenmemiş, gümrüğe ait nesnelerin korunması için kurulan alan. İLE/VE/||/<> Genellikle tahıl saklanılan yer. | Yiyecek ve bazı nesnelerin saklanıldığı yer. | Geminin yük koymaya ayrılmış yeri. | Genellikle tahılın çok üretildiği yer, bölge. | Kum, çakıl vb. yapı malzemesini ölçmekte kullanılan ve her yanı çoğunlukla 75 santimetre olan küp ölçek. | Nesne taşıma işleri yapan kurum ya da ortaklık. )
- KİLER ile KİLERCİ/LİK
- KILIÇ ile EPE[Fr.]
( ... İLE Kılıç sporunda kullanılan bir tür kılıç. | Bu kılıç kullanılarak gerçekleşen kılıç sporu. )
- KILIÇ ile FLÖRE[Fr.]
( ... İLE Namlusu düz ve yuvarlak, ucu düğmeli kılıç. )
- KILIÇLAMAK ile KILIÇLAŞMAK ile KILIÇ ile KILIÇLI ile KILIÇÇI/LIK ile KILIÇ ALAYI ile KILIÇ BACAK ile KILIÇ OYUNU ile KILIÇ BALIĞI ile KILIÇ GAGALI ile KILIÇ PABUCU ile KILIÇ KUŞANMA ile KILIÇ OYUNCUSU ile KILIÇ BALIĞIGİLLER
- KİLİSEDE YAKILAN MUMLAR:
SAĞINDAKİLER ile/ve/<> SOLUNDAKİLER
( Sağlık için. İLE/VE/<> Ölüler için. )
- KILLER :/yerine KATİL
- KİM?:
DEĞİŞİM İSTER? ile DEĞİŞMEK İSTER?
( Herkes. İLE Pek az (aklını kullanma cesâretini gösteren) kişi. )
- KİMSE DİKKAT ETMİYOR yerine/değil BEN NE YAPMAMALIYIM/YAPABİLİRİM?
- KİMSE, KİMSEYE MUHTAÇ DEĞİLDİR ve/||/<>/> HERKES, HERKESE MUHTAÇ OLABİLİR
- KİMYAGER ile KİMYA
( CHEMIST vs. CHEMISTRY )
( شيميدان ile شيمي )
( شيميدان ile SHYMY )
- KİMYA/GER ile SİMYA/GER ile el-KİMYA
( Nesneleri yapılandırma/dönüştürme. İLE Bilinci/kendini yapılandırma/dönüştürme. İLE ... )
( Söylediklerine göre, Avusturya'da bir altın simyacısına türbe yapmışlar. Türbenin yanında da bir kütüphane varmış. Altın yapmak için uğraşıp da başarılı olamayan simyacılar, yarım kalan eserlerini o kütüphaneye bırakırmış. )
- KİN YIPAR ile KİZ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Kese. İLE Kutu, sandık, dolap ya da heybe gibi nesneler. )
- KINAMAK ile KINALAMAK ile KINALANMAK ile KIN ile KINA ile KINALI ile KINASIZ/LIK ile KIN KANAT ile KINA AĞACI ile KINA GECESİ ile KINA ÇİÇEĞİ ile KINALI KUZU ile KINALI BAMYA ile KINALI KEKLİK ile KIN KANATLILAR ile KINALI YAPINCAK ile KINA ÇİÇEĞİGİLLER
- KINAYICI ile SANSÜR
( CENSORIOUS vs. CENSORSHIP )
( عيب جو ile عيب جويانه ile سانسور )
( عيب جو ile EYBE JOYANEH ile SANSOR )
- KİNESİN İLE DYNEİN İLE MYOSİN ile/||/<> MOTOR PROTEİNLER
( Hücre içi moleküler motorlar. )
( Formül: 8 nm adım (kinesin) )
- KİNETOKOR ile/||/<> ASTER
( Kinetokor sentromer protein İLE aster sentrozom ışınları. )
( Formül: Bağlanma İLE kutup )
- KİNGÜT ile/ve/||/<> UYGUR
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Uygur sınırındaki bir kentin adı. İLE/VE/||/<> ... )
- KINKANAT ile KINKANATLILAR
( Kın kanatlı böceklerin gövdeyi korumakla görevli ve çok sert yapıda birinci çift kanadı. İLE Böcekler sınıfından, boynuzsu bir kın biçiminde olan birinci çift kanatları uçmakta kullanan öteki iki kanadı örten, ağız parçaları çiğnemeye, parçalamaya elverişli, tümüyle başkalaşma gösteren bir takım. )
- KİP = CİHET, HAL, TAVIR = MODE, MOOD[İng.] = MODE[Fr.] = MODUS[Alm., Lat.] = MODO[İsp.]
- KIPIR KIPIR ile HUZURSUZLUK
( FIDGET vs. FIDGETINESS )
( ناراحت بودن ile بخودپيچي ile لول خوري )
( NARAHAT BODAN ile BAKHODPYCHY ile LOL KHORY )
- KIR ATIN YANINDA YATAN, YA HUYUNDAN, YA SUYUNDAN ile KÖRLE YATAN ŞAŞI KALKAR
- KIR-BAYIR
- KIR ile/ve/||/<>/> AK
( GRAY vs./and/||/<>/> WHITE )
- KIR ile BAKLA KIRI
( ... İLE Beyazı çoğalmış, beyazlamaya yüz tutmuş saç vb. | Koyu ve iri lekeli at donu. )
- KİR ile/değil BOYA
- KİR ile ÇEPEL
( Kir, bulaşık, çamur, pislik. | Ürüne karışmış yabancı madde. )
- KÎR[Ar.] ile KÎR[Ar.] ile KİR[Tr.]
( Zift, katran. İLE Erillik örgeni, penis. )
- KIR ile KIR ile KIR
( Beyazla az miktarda siyah karışmasından oluşan renk. | Bu renkte olan. İLE Kent ve kasabaların dışında kalan, çoğu boş ve geniş yer, dağ, bayır. İLE Bozma, bölme, ayırmanın buyruk kipi. )
( GRAY vs. GRAY vs. GRAY )
- KİR ile PESEK
( ... İLE Diş kiri/pası. )
- KIRAAT ile/ve/||/<> TEFEKKÜR ile/ve/||/<> HAYAT
( Dilin okuması. İLE/VE/||/<> Aklın okuması. İLE/VE/||/<> Kalbin okuması. )
- KIRAATHANELER ile/ve/||/<>/> MARMARA KIRAATHANESİ
- KİRACI/SAHİP değil/yerine MİSÂFİR
- KİRALAMAK ile KİRALANMAK ile KİRALATMAK ile KİRALAYABİLMEK ile KİR ile KİRA/LIK ile KİRACI/LIK ile KİRALI ile KİR PAS ile KİRA BEDELİ ile KİRALIK KIZ ile KİRA ARABASI ile KİRALIK ADAM ile KİRALIK KASA ile KİRA KONTRATI ile KİRALIK KADIN ile KİRALIK KATİL ile KİRA SÖZLEŞMESİ
- KIRIK-DÖKÜK (EŞYA)
- YAŞ:
40 ile/ve/> 50
( Gençliğin, yaşlılığı. İLE/VE/> Yaşlılığın, gençliği. )
- KIRKAMBAR ile KIRKAMBAR
( İçinde değişik türden şeyler bulunan kap ya da yer. İLE Çok konuda bilgisi olan kişi. | Çerçi. )
- KIRKAR ile KIRKARLI
- 40'LI YAŞLAR ile/ve/||/<>/> 50'Lİ YAŞLAR
( Gençliğin yaşlılığı. İLE/VE/||/<>/> Yaşlılığın gençliği. )
- KIRLANGIÇ ile KIRLANGIÇ OTU ile KIRLANGIÇ BALIĞI ile KIRLANGIÇ DÖNÜMÜ ile KIRLANGIÇ FIRTINASI ile KIRLANGIÇ BALIĞIGİLLER
- KİRLİ/LİK ile KİRLİ KAN ile KİRLİ SARI ile KİRLİ ÇIKI ile KİRLİ ÇAMAŞIR
- KIRMAK ile RÜZGARI KIRMAK ile BOZULMA ile BAŞA BAŞ ile İLİŞKİLERİ KOPARMAK ile ORUCU BOZMAK ile AYRILMAK ile KIRILABİLİR ile KIRMAK ile KESİCİ ile AYRILMAK
( BREAK vs. BREAK A WIND vs. BREAK DOWN vs. BREAK EVEN vs. BREAK OFF RELATIONS vs. BREAK THE FAST vs. BREAK UP vs. BREAKABLE vs. BREAKAGE vs. BREAKER vs. BREAKUP )
( منکوب کردن ile منکسر کردن ile گسيختگي ile انقصال ile گسستگي ile نقض کردن ile گسيختن ile درهم شکستن ile شکستن ile گسلاندن ile از کار انداختن ile باد ول کردن ile تقسيم بندي کردن ile درهم شکننده ile سقوط ناگهاني ile سربه سر ile قطع مناسبت کردن ile افطار کردن ile برهم خوردگي ile شکننده ile شکستني ile شکستگي ile شکست ile کاسر ile بهم زدن )
( MANKOB KARDAN ile MANKSAR KARDAN ile GOSYKHTGY ile انقصال ile گسستگي ile NAQZ KARDAN ile گسيختن ile DAREAM SHKASTAN ile SHKASTAN ile GOSLANDAN ile AZ KAR ANDAKHTAN ile BAD VEL KARDAN ile TAQSYM BANDY KARDAN ile DAREAM SHKONANDEH ile SAGHOOT NAGEHANY ile SARBEH SAR ile GHATE MENASBAT KARDAN ile EFTAR KARDAN ile BAREAM KHORDEGY ile SHKONANDEH ile SHKASTANY ile SHKASTGY ile SHKAST ile کاسر ile BACPAM ZADAN )
- KIRMIZI ile MOR
( RED vs. PURPLE )
- KIRMIZIYA KAYMA İLE MAVİYE KAYMA İLE DOPPLER ile/||/<> KOZMİK HAREKETLER
( Evrendeki nesnelerin hareketinin spektral etkileri. )
( Formül: z = Δλ/λ = v/c )
( Christian Doppler tarafından 1842 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1803-1853) (Ülke: Avusturya) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Doppler etkisi) )
- KİRPİ ile KİRPİK ile KİRPİKLİ ile KİRPİKLİLER ile KİRPİK BESLEYİCİ
- KİRPİKLER ile KİRPİKLİ
( CILIATA vs. CILIATE )
( مژهدار ile مژگان دار ile مژکدار ile ريشه دار ile مژه دار )
( MOZHEEDAR ile MOZHGAN DAR ile MOZHEKDAR ile RYSHEH DAR ile MOZHEH DAR )
- KIRŞEHİR ile KIRŞEHİRLİ/LİK
- KIŞ LASTİĞİ ile/ve/||/<>/> ZİNCİR
( Risk yönetimi. İLE/VE/||/<>/> Kriz yönetimi. )
- KIŞ UYKUSUNA YATANLAR ile KIŞ UYKUSUNA YATMAYANLAR
- KISA VADELİ YARAR-UZUN VADELİ ZARAR ile/değil/yerine ÂN'I YAŞAMAK
- KASLAR:
KISALAN ile/ve/||/<> UZAYAN
( )
- KISA/LIK ile KISACA ile KIS KIS ile KISA FAR ile KISA ÜNLÜ ile KISA DALGA ile KISA DEVRE ile KISA MESAJ ile KISA ÇİZGİ ile KISA KAFALI ile KISA MESAFE ile KISA VADELİ ile KISA YOLDAN ile KISA ÖMÜRLÜ/LÜK ile KISA ÜNLÜLÜ ile KISA GÖRÜŞLÜ/LÜK
- KISASTA ...:
HAYIR ile/ve/||/<>/> HAYAT
- KİŞİ/İNSAN ve/||/<> KÜLTÜR ve/||/<> TOPLUM ve/||/<> DİL
- KİŞİ/İNSAN ve/<> YAPIT/ESER
( Kişi, yapıtlarının yansımasında izlenir. )
- KİŞİ, NE YAPARSA:
KENDİ YAPAR ve/+/<> KENDİNE YAPAR
- KİŞİ:
ŞER ile/değil/yerine/>< ER
- KİŞİ:
"TAŞLANIR" ve/||/<> "DIŞLANIR" ve/||/<> "SINANIR"
( İyiliği kadar. VE/||/<> Merhameti kadar. VE/||/<> Teslimiyeti kadar. )
- KİŞİ:
CAN ve/||/<>/> GÜÇ ve/||/<>/> /< İKRAR ve/||/<>/> /< ADÂLET ve/||/<>/> KEMÂL
( Kişi, doğar ve can kazanır. VE/||/<> />/< Canında güç kazanır/bulur. VE/||/<> />/< Gücünü, kararlarında/ikrarında bulur. VE/||/<> /< Kararında adâletli ise, erdemli olur. VE/||/<> />Adâletinde olgunluğu/kemâli bulursa, olgun/kâmil olur. )
- KİŞİLER ile İNSANLIK
- KİŞİLER ile/ve/||/<>/> MEZAR TAŞLARI
( )
( )
( )
( )
(
)
- KİŞİ/LER değil/yerine/||/=/<>/< ZİHİN/LER
- KİŞİLERDE BAKILMASI GEREKEN/ÖNCELİKLİ OLAN:
"VAAD/LER" değil SAMİMİYET
- KİŞİLİK ve/||/<>/>/< ONUR
( ŞAHSİYET ve/||/<>/>/< HAYSİYET )
- KISIMLAR = PARÇALAR, BÖLÜMLER = KITA'ÂT = PARTIES
- KİŞİNİN:
ÖZELİ ile/ve/||/<>/> ÖZELİ OLARAK KALMASI GEREKENLER
- KISIR DÖNGÜDE:
SARİH ile MİZMÂR
- KISIR ile KISIRLIK
( INFERTILE vs. INFERTILITY )
( نازا ile غير حاصلخيز ile بي حاصل ile بي بار ile بي حاصلي ile بي باري )
( NAZA ile GHYR HASELKHYZ ile BEY HASL ile BEY BAR ile BEY HASLY ile BEY BARY )
- KİŞİSEL/ÖZEL KÖTÜLÜKLER ile/ve/||/<>/> KAMUSAL YARAR/KAZANÇ
- KİŞİSEL VERİLERİN:
KORUNMASI HUKUKU ile/ve/||/<>/< İŞLENMESİNDEKİ İLKELER
- KİŞİ/TOPLUM, DİN İÇİN değil DİN, KİŞİ/TOPLUM İÇİNDİR!
( DİN: Kendine verdiğin söz. )
- KIŞR[Ar. < KUŞÛR] ile KABUK
( KABUK )
- KİST ile UR(TÜMÖR) ile YAĞ BEZESİ
( İçi, sıvı ya da gazla dolu keseciktir. Enfeksiyon ve iltihaplanma gibi durumlarda oluşur. Yumuşaktır. [Her kistten korkmamak ve bilgili/bilinçli olmak gerekir.][Kansere daha az neden olur.] İLE Gövdenin bir yerindeki kistin olağandışı büyümüşlüğüne işaret eder. Serttir.[Daha büyük dokulardan oluşur.][Gövde içindeki bir kist parçalanıp içeriğini gövde içine yayabilir ve dolayısıyla zarar verebilir.]Kansere neden olmadığı sürece zararsızdır ve iyi huylu tümörler gövdenin herhangi bir işleviyle etkileşime girmez.] İLE Yağ ve/ya da bağ dokusunun [lipom] katı ya da sıvı oluşuna göre birikinti, beze, kist biçiminde olabilir.[Yangılı(iltihaplı) olanlarına apse/li denilmektedir.] )
( ... İLE ... İLE/ Bir yağ hücresinin içinde depoladığı yağ miktarını sınırlayamaması ve aşırı yağ depolaması ile oluşur. (Yağlı yiyecek ya da (ne az, ne de çok) yağlı yemekten kaynaklanmamaktadır.] )
(1996'dan beri)