O ve Ö ile başlayan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 6.423 başlık/FaRk ile birlikte,
6.423 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(24/27)
- PRIORITY :/yerine ÖNCELİK
- PRIVATE :/yerine ÖZEL
- PRİZ[Azr.] = ÖDÜL[Tr.]
- PROBABİLİZM değil/yerine/= OLASICILIK
- PRODROM[İng.] değil/yerine/= ÖNBELİRTİ
- PRODROMAL[İng.] değil/yerine/= ÖNBELİRTILİ
- PROFİLAKSİ/PROPHYLAXIS[İng.] değil/yerine/= ÖNLEME
- PROFİLAKTİK/PROPHYLACTIC[İng.] değil/yerine/= ÖNLEYİCİ
- PROKARYOT GÖZE ile/||/<> ÖKARYOT GÖZE
( Prokaryot gözelerde çekirdek zarı yoktur, ökaryot gözelerde ise çekirdek zarı vardır. )
( Robert Hooke | 1665 | 17. Yüzyıl | İlk hücre gözlemi (1635 - 1703) (Ülke: İngiltere) (Alan: Fizik, Biyoloji) (Önemli katkıları: Hooke yasası, hücre keşfi) )
- PROKARYOT GÖZE ile/||/<> ÖKARYOT GÖZE
( Prokaryot gözelerde çekirdek zarı yoktur, ökaryot gözelerde ise çekirdek zarı vardır. )
( Robert Hooke tarafından 1665 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1635-1703) (Ülke: İngiltere) (Alan: Fizik, Biyoloji) (Önemli katkıları: Hooke yasası, hücre keşfi) )
- PROKARYOT ile/||/<> ÖKARYOT
( Prokaryot çekirdeksiz (bakteri), ökaryot çekirdekli gözedir )
( Formül: Bakteri İLE hayvan/bitki )
( James Watson & Francis Crick tarafından 1953 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1916-2004) (Ülke: İngiltere) (Alan: Biyoloji) (Önemli katkıları: DNA çift sarmal yapısı) (Nobel: 1962) )
- PROKARYOTİK GÖZE ile ÖKARYOTİK GÖZE
( Çekirdek ve organeller içermeyen basit gözeler. İLE Çekirdek ve organeller içeren karmaşık gözeler. )
- PROLOG[Fr.] değil/yerine/= ÖNDEYİŞ
- PROMINENT :/yerine ÖNDE GELEN
- PROPORSİYON/PROPORTION[İng.] değil/yerine/= ORANTI
- PROPORSİYONEL/PROPORTIONAL[İng.] değil/yerine/= ORANTILI
- PROPORTION :/yerine ORAN
- PROPOSE :/yerine ÖNERMEK
- PROPOSED :/yerine ÖNERİLEN
- PROSPECT :/yerine OLASILIK
- PROSTELA[Yun.] değil/yerine/= ÖNLÜK
- PROTEİN değil/yerine/= ÖNBESİ
- PROTOTİP/PROTOTYPE[İng.] değil/yerine/= ÖN MODEL | İLK ÖRNEK
- PROVA[İt.] değil/yerine/= ÖNBASKI
- PSİKODRAMADA:
ISINMA ve/||/<>/> OYUN ve/||/<>/> PAYLAŞIM
- PSİKOLOJİK VE TOPLUMSAL SORUNLARIN KÖKENİNDE:
[ya] COŞKUNUN ile/ve/ya da/||/<> ÖFKENİN ile/ve/ya da/||/<> KORKUNUN DÜZENLENEMEMESİ
- QABAQ[Azr.] = ÖN, ÖNCE [Tr.]
- QUALIFIERS ile/ve/||/<> SYMBOLS ile/ve/||/<> ATTRIBUTE ile/ve/||/<> OPERATORS ile/ve/||/<> VARIABLE ile/ve/||/<> VALIDATION
- QUARTERBACK :/yerine OYUN KURUCU (FUTBOL)
- QUITE :/yerine OLDUKÇA
- RABB KORKUSU ile/ve/<> ÖLÜM KORKUSU
( Hikmetin başlangıcıdır. İLE/VE/<> Varoluşun sürekliliğidir/sağlayıcısıdır. )
( Nitelikli varoluş. İLE/VE/<> Varoluş. )
( Yaşama bağlanma güdüsü. İLE/VE/<> Varolma dürtüsü. )
( Duyulmayan, anlam çığlığı. )
( İkisi de, O'nsuz kalma korkusudur. )
- RADIO WAVES[İng.] / ONDES RADIO[Fr.] / RADIOWELLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYO DALGALARI
- RAGE BAIT değil/yerine/= ÖFKE YEMİ
- RAHAT/LIK ile/ve ÖZGÜR/LÜK
( ÖZGÜR: Varoluş ve etkinliği öz belirlenimli. )
( COMFORT vs./and FREEDOM )
- RAHATLIK ile/ve/değil/yerine ÖZGÜVEN
- RAMSDEN EYEPIECE[İng.] / OCULAIRE DE RAMSDEN[Fr.] ile/değil/yerine/= RAMSDEN GÖZMERCEĞİ
- RANTSAL ("YAKLAŞIM") ile/değil/yerine/>< ORANSAL ("YAKLAŞIM")
- RASTGELELİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< OLASILIKLILIK
- RASYO/RATIO[İng.] değil/yerine/= ORAN
- RATE :/yerine ORAN, DERECE
- RATIO :/yerine ORAN
- READ :/yerine OKUMAK
- READER :/yerine OKUYUCU
- READING :/yerine OKUMA
- REAGEN/REAGENT[İng.] değil/yerine/= ÖLÇÜ/MİYAR
- REDDETMEK ile ORTADAN KALDIRMAK
( Rededebilirsiniz fakat ortadan kaldıramazsınız. )
- REFÜJ[Fr. < REFUGE] değil/yerine/= ORTA KALDIRIM
- REKLÂM ile/ve/değil OLTA
- REPARASYON/REPARATION[İng.] değil/yerine/= ONARIM
- RESTORASYON/RESTORATION[İng.] değil/yerine/= ONARIM
- RESTORASYON değil/yerine/= ÖZONARIM
- RESTORATİF/RESTORATIVE[İng.] değil/yerine/= ONARICI
- RESTORE (ETMEK) değil/yerine/= ÖZONARIM (YAPMAK)
- REVEAL :/yerine ORTAYA ÇIKARMAK
- REVİZYON değil/yerine/= ONARIM
- REY değil/yerine/= OY
- RİDÂ'[Ar.] değil/yerine/= ÖRTÜ | HIRKA
( Belden yukarı örtülen örtü. dervişlerin kullandığı, omuzlarına attığı örtü. | Hırka. )
- RIGOR MORTIS[İng.] değil/yerine/= ÖLÜ KATILIĞI
( Ölümden bir kaç saat sonra vücut kaslarında ortaya çıkan ve kas içindeki biyokimyasal değişikliklerin neden olduğu sertliktir. Vücut, değişikliklerin başladığı andaki durumunda kalır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- RIGOR MORTIS[İng.] değil/yerine/= ÖLÜM KATILIĞI
- RİSK ALMAK ile/değil/yerine/>< ÖNLEM ALMAK
- RİYÂZÂT ile/ve ORUÇ
( ... ile/ve SIYÂM )
( ... ile/ve RÛZE )
- RİYÂZÂT ORUÇ
- ROBOT ile/||/<> OTOMAT
( İlk programlanabilir robotlar ve otomatlar )
( Cezeri tarafından 1206 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1136-1206) (Ülke: Cizre) (Alan: fizik) (Önemli katkıları: Robotik ve mekanik, su saatleri, otomatlar) )
- RODONİT ile/||/<> ONİKS
( Pembe ve siyah renkli bir mineral. İLE/||/<> Siyah ve beyaz şeritlere sahiptir. )
- RÖLANTİDE GİTMEK ile/ve/||/<> OTOMATİK PİLOTTA GİTMEK
- ROMANTİZM:
AKIM değil ÖNCÜL
- ROMATOİD ARTRİT ile/||/<> OSTEOARTRİT
( Eklemlerde yangılanma ve bozunumu ile ilişkili bir bağışıklık sayrılığı. İLE/||/<> Eklem kıkırdağının aşınması ve bozulması. )
- ROOM :/yerine ODA
- ROS İLE MİTOKONDRİ İLE ANTİOKSİDAN ile/||/<> OKSİDATİF STRES
( Serbest radikal hasarı ve yaşlanma. )
( Formül: O₂⁻ → H₂O₂ → H₂O )
- RUB :/yerine OVALAMAK
- RUH" değil ÖZBİLİNÇ
- RÜKÜŞ[Ar. < RUKŞE] ile ŞILLIK[Erm.] ile ŞIRFINTI ile ŞUH[Fars.] ile ÂŞÜFTE/ÂŞİFTE[< Fars.]/KOKOT[Fr. < COCOTTE] ile ÇİRKEF[Fars. < ÇİRK-ÂB: Pis/bulanık su.] ile FETTÂN[Ar. < FİTNE] ile KALTAK[Yun.] ile ÖKSE[Yun.] ile SÜRTÜK
( Gülünç bir biçimde giyinip süslenen kadın. İLE Aşırı ve bayağı biçimde süslenip boyanmış kadın. İLE Seviyesi düşük, bayağı kadın. İLE Hareketlerinde serbest. | Neşeli, şen ve oynak. | Açık saçık, utanması olmayan. İLE Çıldırırcasına seven, bu yüzden perîşan bir halde, azgın ve baştan çıkmış deli gibi olan, iffetsiz kadın. İLE İğrenç ve bulaşkan. İLE Fitne ve fesâda teşvik eden, fenâlık yapan, ayartan. | Oynak kadın. | Câzibeli, gönül alıcı. İLE İffetsiz, namussuz kadın. İLE Erkekleri kendine bağlamasını bilen çok alımlı kadın. İLE Vaktini çok gezerek geçiren, evinde oturmayan kadın. | Aynı anda birden fazla kişiyle gönül eğlendiren kadın. | Hayat kadını, fahişe. )
- RUMCA ile/değil OĞUZCA
- RÜŞVET[Ar.] değil/yerine/= ORUNÇ/URUNÇ, ETTİREÇ
- S İLE P İLE D İLE F İLE G İLE H İLE İ ile/||/<> ORBİTAL TÜRLERİ
( Atomik orbitallerin açısal momentum kuantum sayısına göre sınıflandırılması. )
( Formül: 2(2l+1) elektron kapasitesi )
- SAAT değil/yerine/= ÖYEN/ÖYLÜK/ÖYBİL/SAYAÇ
- SABİT MİTLER:
KOZMOGONİK ile/ve/<> ÖLÜM | ile/ve/<> EROS
- SABİT YÖRÜNGE(GEO) ile/ve/||/<> DÜŞÜK DÜNYA YÖRÜNGESİ(LEO) ile/ve/||/<> ORTA DÜNYA YÖRÜNGESİ(MEO) ile/ve/||/<> KUTUPSAL YÖRÜNGE VE GÜNEŞ EŞZAMANLI YÖRÜNGE(SSO) ile/ve/||/<> AKTARIM YÖRÜNGELERİ VE SABİT KONUMSAL AKTARIM YÖRÜNGESİ(GTO) ile/ve/||/<> LAGRANGE NOKTALARI(L)
- SABİT ile ÖZSEL
- SABİTLEMEK ile OTURTMAK
- SAÇ RENGİ AÇMADA:
SOMBRE ile/değil/||/<> OMBRE
( En fazla 4 ton açık renk yeğlenebilir. İLE Saçın doğal tonundan 7 ton daha açık renkler yeğlenebilir.[Saçların doğal rengi fark etmeksizin çok farklı tonda uygulanabilmektedir.] )
- SADECE KENDİ DENEYİMİNİ "YEĞLEMEK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< ÖTEKİNE (DE) İNANMAK
( Bazıları, gökyüzünde 300 trilyon yıldız olduğunu söylerseniz inanır/kabul eder ama "Şu masa, boyalı!" derseniz gidip önce bir eller.
Sen söylersin, dinlemez; doktor söyler, anında yapar.
"Köleleştirirsin", aldırmaz; "köle" dersin, "kaldırmaz". )
- SADECE O MU? ile/ve/değil O MU SADECE?
- SADECE ÖYLE OLMASI ile ÖYLE OLMASI
- SADECE ile/ve/değil/yerine ÖNCELİKLE
( [not] ONLY vs./and/but BEFORE ALL
ALWAYS/FOREVER instead of ONLY )
- SADECE ile/ve/değil ÖZELLİKLE
( ... ile/ve/değil Bİ-L-HÂSSA )
( [not] ONLY vs./and/but ESPECIALLY )
- SADED[Ar.] ile ÖZET
( Asıl konu. | Yakınlık, civar. | Düşünce, niyet, kasıt; girişim/teşebbüs. İLE ... )
- SADELEŞME ile ÖZE DÖNÜŞ
- SAGİTAL EKSEN/SAGITTAL AXIS[İng.] değil/yerine/= ÖN-ARKA EKSEN
- SAĞLAMA ile/ve ONAY
( PROOF vs./and APPROVAL )
- SAĞLAMAK ile ÖNAYAK OLMAK
- SAĞLIKLI/SAĞLIKSIZ ... değil/yerine ORANTILI/ORANTISIZ ...
- SAHİP OLMAK ile/ve/değil/yerine/ya da/||/<> OLMAK
( Erich Fromm'un, "Sahip Olmak ya da Olmak" adlı kitabını da okumanızı salık veririz. )
- SAHNE ÇALMAK ile/değil ÖNEMİNE BİNAEN
- SAHTEKÂR ile DÜRÜST OLMAYAN BİR ŞEKİLDE ile SAHTEKÂRLIK ile ŞEREFSİZLİK ile ONURSUZ ile ONURSUZCA
( DISHONEST vs. DISHONESTLY vs. DISHONESTY vs. DISHONOR vs. DISHONORABLE vs. DISHONORABLY )
( متقلب ile کج معامله ile بدحساب ile تقلبآميز ile نادرست ile رند ile بي صداقت ile بي صراحت ile بدمعامله ile بي ذات ile فاقد امانت ile بي ديانت ile رندانه ile رندي ile عدم امانت ile رجز ile نادرستي ile ننگين کردن ile بي شرف ile بيشرفانه )
( MOTEGHALAB ile KAJ MOAMLEH ile بدحساب ile تقلبآميز ile NADREST ile RAND ile BEY SADEQT ile BEY SARAHAT ile بدمعامله ile BEY ZAT ile FAGHAD EMANT ile BEY DYENT ile RANDANEH ile رندي ile ADAM EMANT ile RAJZ ile NADRESTY ile NANGYNE KARDAN ile BEY SHARF ile بيشرفانه )
- ŞAİR[Ar.]/POET[İng.] değil/yerine/= OZAN
- ŞAİR[Ar.] değil/yerine/= OZAN
( Şiir söyleyen ya da yazan kişi. | Hayal gücü geniş olan, duyarlı, duygulu kişi. )
( )
- ŞAİRÂNE[Ar.]/POETIC[İng.] değil/yerine/= OZANCA
- ŞAKA ile ÖĞÜRÜCÜ
( GAG vs. GAGGER )
( شيرين کاري ile شوخي کننده )
( SHYRYNE KARY ile SHOOKHY KONANDEH )
- SAKİN/MUKİM/MÜTEMEKKİN[Ar.] değil/yerine/= OTURAN/OTURGAN/YERLEŞİK
- SAKLAMAK ile ÖRTMEK
- ...SAL ile/değil OLUŞTURULMUŞ
- SALAK/LIK ile/ve "ÖKÜZ/LÜK"
- OSCILLATION MODE[İng.] / MODE D'OSCILLATION[Fr.] ile/değil/yerine/= SALINIM KİPİ
- OSCILLATION CENTER[İng.] / CENTRE DE L'OSCILLATION[Fr.] ile/değil/yerine/= SALINIM MERKEZİ
- İHTİZAZ[Osm.] / OSCILLATION[İng.] / OSCILLATION[Fr.] / OSZILLATION, SCHWINGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SALINIM, TİTREŞİM
- ŞAMANİZM ile/||/<> ORGANİZE DİN
( Şamanizm bireysel aracılık İLE organize din kurumsal yapıdır. Şamanizm avcı-toplayıcı İLE organize din tarımsal toplumların dinidir. Göbeklitepe ritüel alanı şamanizm İLE organize din arasında geçiş olabilir. )
- SAMPLE[İng.] değil/yerine/= ÖRNEK
- SAMPLE :/yerine ÖRNEK
- SAMPLING ERROR[İng.] değil/yerine/= ÖRNEKLEME HATASI
( Bir bireyin taşıdığı özelliklerin, popülasyonun genelindeki özelliklerden rastlantısal olarak farklı olması durumudur. Örnekleme hatası, küçük örnek grupları için fazla, büyük örnek grupları için düşüktür. Yani, bir öbekten ne kadar çok örnek alınırsa, o kadar gerçekçi sonuçlar elde edilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- SAMPLING[İng.] değil/yerine/= ÖRNEKLEME
- SANAL GERÇEKLİK'TE:
NESNE'NİN YİTİRİLMESİ ile/ve ÖZNE'NİN YİTİRİLMESİ
- SANAT:
"PROPAGANDA" değil/yerine ÖĞRETİM
- SANAT:
UYUM ve/||/<> ORGANİK ve/||/<> BİRLİK
( Sanat, uyumlu, organik birliğin yeniden ele geçirilmesinin aracıdır. )
- SANAT ve/||/<>/< OYUN
- SANAT ve/<> ÖZGÜVEN/İMAN
- SANAYİ KAPİTALİZMİ ile/ve/||/<>/> ANAMAL/SERMAYE KAPİTALİZMİ ile/ve/||/<>/> MODERN KAPİTALİZM ile/ve/||/<>/> ÖZEL MÜLKİYET BİÇİMİ
(
| Boyut | Özel Mülkiyet Biçimi | Sanayi Kapitalizmi | Anamal/Sermaye Kapitalizmi | Modern Kapitalizm |
|---|---|---|---|---|
| Kavramsal durum/konum | Kurucu zemin / koşul | Tarihsel aşama | Tarihsel aşama | Tarihsel aşama |
| Dönem | Tüm dönemler | 1760 – 1900 | 1880 – 1945 | 1945 – günümüz |
| Odak | Mülkiyet hakkı, tahsis | Üretim, fabrika | Finans, para, kredi | Küresel dizge, platform |
| Egemenler | — | Fabrikatör / burjuva | Banker, borsa | Çok uluslu şirket, büyük teknoloji |
| Emek biçimi | — | Ücretli fabrika işçisi | Ücretli + yatırımcı | Esnek, güvencesiz, uzaktan |
| Temel çelişki | Sahip — mülksüz | Burjuva — proleter | Borç veren — borçlu | Küresel anamal/sermaye — yerel emek |
| Anamal/sermaye biçimi | Mülk, arazi | Makine, fabrika | Para, tahvil, hisse | Veri, patent, marka, algoritma |
| Devletle ilişki | Mülkiyeti tanır / korur | Laissez-faire | Düzenleyici müdahale başlar | Refah devleti <> neoliberalizm |
| Anahtar kavramlar | mülkiyet hakkıtahsis | artı-değersömürü | faizkredispekülasyon | yaratıcı yıkımr > g |
- SANDALYE[Ar.] değil/yerine/= OTURAK
- SANDALYE[Ar. < SANDALİYE] değil/yerine/= OTURGA
- ŞANİ IRMAĞI'NIN:
BİR YAKASI ile/ve/<> ÖTEKİ YAKASI
( Çad. İLE/VE/<> Kamerun. )
- SANI = OPINION[İng., Fr.] = MEINUNG[Alm.] = OPINIO[Lat.]
- ONE-SECOND PENDULUM[İng.] / PENDULE BATTANT LA SECONDE[Fr.] ile/değil/yerine/= SANİYELİ SARKAÇ
- ŞANS ile/ve/değil OLANAK
( Şans, cesâretlinin yanındadır. )
( Kendini kanıtlaması için kendinize bir şans verin. )
( Doğru olana tutunun; şans yakında şanssızlığı alt edecektir. )
( Tedbirli ve alçakgönüllü[mütevazı] olun, şansı yakalarsınız. )
( Çalışkan ve alçakgönüllü kişiler, şansı yakalayacaktır. )
( Olgun kişi, şanssızlığın doğasını izleyerek kendini hazırlar. )
( İçten neşe, şans getirir. )
( Şanssızlık ve düşüş, kişinin kendini yönetme biçimine bağlıdır. )
( [not] CHANCE vs./and/but POSSIBILITY )
( CHANCE vs./and POSSIBILITY
Give the self a chance to prove itself. )
- ŞANS ile/değil OLASILIK
( Mantıkla açıklanamayan birtakım rastlantısal olayların nedeni olan güç. | Bir olayın olabilirliği. | Bir kimsenin bilgi ve emeğinden çok, rastlantı sonucu elde ettiği elverişli durum. İLE ... )
( [not] CHANCE vs./and/but PROBABILITY
PROBABILITY instead of CHANCE )
- ŞANS ile/değil/yerine/>< ÖZEN/BAKIM
- ... "ŞANSI" YOK değil ... OLASILIĞI/OLANAĞI YOK
- SANTRA[İng. < Lat.] değil/yerine/= ORTA, MERKEZ
- MERKEZKAÇ/SANTRİFÜJ[Fr. < Yun. KENTRON: Merkez. | SOOMA: Gövde.] değil/yerine/= ÖZEKKAÇ
( Merkezden uzaklaşan. )
- OUTLINER[İng.] ile/değil/yerine/= SAPAN DEĞER
- ŞAPKA:
ÜSTTE/(BAŞTA) ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÖNDE
- SAR/SPECİFIC ABSORPTION RATE[İng.] değil/yerine/= ÖZGÜL SOĞURMA DEĞERİ
- SARMAŞIK ile ORMANSARMAŞIĞI/AKASMA
- SATMAK ile/ve "OKUTMAK"[argo]
- SAVUNMA ile ÖNCELLEME
( TO DEFENCE vs. TO PRECEDE )
- AYNÜŞŞEMS, ŞEFFAF[Osm.] / OPAL, TRANSPARENT[İng.] / OPALE, TRANSPARENT[Fr.] / OPAL, DURCHSICHTIG[Alm.] ile/değil/yerine/= SAYDAM, OPAL
- SAYDAMLIK/ŞEFFAFLIK ile/ve/||/<> ÖZDENETİM
- SAYGI ve/||/<>/> ONURLANDIRMAK
- SAYGI/İHTİRAM[Ar.] ile OTORİTE
( Özsaygı ile. İLE Bilgi ile. )
- SAYGI ile/ve/< ÖZSAYGI
( HÜRMET ile/ve/< EDEB )
( HÜRMET ile/ve/< İZZET-İ NEFS )
- SAYGI/LI ve/||/=/<>/>/< ÖLÇÜ/LÜ/LÜK
- ŞÂYİ HİSSE değil/yerine/= ORTAK PAYI
- SAYI ile/ve/<> ORTAK KAT
( ... İLE/VE/<> Bazı tamsayıların katı olabilecek sayı. )
- SAYI/LABİLEN ile/ve/||/<> ÖLÇÜ/LEBİLEN
- SAYIM ile/ve ÖLÇÜM
( COUNT vs./and MEASUREMENT )
- NUMERICAL APERTURE[İng.] / OUVERTURE NUMÉRIQUE[Fr.] / NUMERISCHE APERTUR[Alm.] ile/değil/yerine/= SAYISAL AÇIKLIK
- SAYMAK ile/ve ÖLÇMEK
( Matematik/aritmetik. İLE/VE Geometrik. )
( İSTİMARA[İt.]: Ölçme, değerlendirme. | Bir kabın, oylumunu ya da alabileceği miktarı hesaplama. )
- SAZ ŞAİRLERİ ile ORTAÇAĞ OZANLARI ile AŞKA DAİR KISA KOŞUKLAR SÖYLEYENLER
( MINSTRELS vs. JONGLEURS vs. MADRIGALISTS )
- SCALABILITY[İng.] değil/yerine/= ÖLÇEKLENEBİLİRLİK
- SCALE :/yerine ÖLÇEK
- SCHOOL :/yerine OKUL
- SCHWANN GÖZESİ(PSS) ile/||/<> OLİGODENDROSİT(MSS)
(
| Başlık | Schwann gözesİ | Oligodendrosit |
|---|---|---|
| Temel tanım | Periferik sinir sisteminde aksonları saran ve miyelin oluşturan glia gözesİ | Merkezi sinir sisteminde aksonları miyelinleyen glia gözesİ |
| Bulunduğu sinir sistemi | Periferik sinir sistemi (PSS) | Merkezi sinir sistemi (MSS) |
| Miyelin oluşturma | Var | Var |
| Bir gözenin sardığı akson | Tek aksonun tek segmenti | Birden fazla akson segmenti |
| Miyelinsiz liflerle ilişki | Destekler ve sarar | Doğrudan ilişki yok |
| Bazal lamina | Bulunur | Bulunmaz |
| Ranvier boğumu | Oluşur | Oluşur |
| Sinir yenilenmesi | Belirgin biçimde destekler | Çok sınırlı |
| Embriyolojik köken | Nöral krest | Nöral tüp |
| İlişkili hastalıklar | Guillain–Barré, periferik nöropatiler | Multipl skleroz |
- SEANS[İng.] değil/yerine/= OTURUM
- SEANS/SESSION[İng.] değil/yerine/= OTURUM
- ŞEBEKE[Ar.] değil/yerine/= ÖRÜKE
- SEBZELERİ SAKLAMADA:
BUZDOLABININ KENARI değil/yerine ORTASI
- SEÇENEK ile/ve/<> OLANAK
( ALTERNATIVE vs./and/<> POSSIBILITY )
- SEÇENEK ile/değil/yerine OLASILIK
- SEÇENEK ile "ÖNCELİK"
( Onun yaşamında, onun için seçeneksek; onu, öncelik yapmayalım. )
- SEÇKİN ile/ve/değil/yerine ÖNCÜ
- ŞEHÂBEDDİN SÜHREVERDÎ ile/ve ÖMER SÜHREVERDÎ ["SÜHERVERDİ" değil!]
- OCTAVALENT[İng.] / OCTAVALENT[Fr.] / ACHTWERTIG[Alm.] ile/değil/yerine/= SEKİZ DEĞERLİKLİ
- OCTAÉDRIQUE[Fr.] / OKTAEDRISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= SEKİZ YÜZLÜ
- OCTOPÔLE[Fr.] ile/değil/yerine/= SEKİZKUTUP
- OKTET KAİDESİ[Osm.] / OCTET RULE[İng.] / RÉGLE DE L'OCTKET[Fr.] / OKTET-THEORIE, OKTETREGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= SEKİZLİ KURALI
- OCTET[İng./Fr.] / OKTETT[Alm.] ile/değil/yerine/= SEKİZLİ, OKTET
- OCTUPOLE[İng.] ile/değil/yerine/= SEKİZUCAY
- ŞEKK ile/ve OLASILIKLI
- SELEF değil/yerine/= ÖNCEL
- SELEF değil/yerine/= ÖNCEL
- SELEN/SADÂ/ÇATI ve/<> ÖZ
( SADÂ: Kişinin özü. )
- SELF-ASSESSMENT[İng.] değil/yerine/= ÖZ DEĞERLENDİRİM
- SELF-AWARENESS[İng.] değil/yerine/= ÖZ FARKINDALIK
- SELF DETERMİNASYON değil/yerine/= ÖZ BELİRLEME/KENDİ SEÇME
- SELF-IDENTITY[İng.] değil/yerine/= ÖZ KİMLİK
- SELF SERVİS değil/yerine/= ÖZ İŞGÖRÜ
- SELF[İng.] değil/yerine/= ÖZ, KENDİ
- ŞEMMALARDA:
BEYAZ ile/ve/> (ORTASI) RENKLİ
( Etiyopya'lıların büründükleri kumaşlar. İLE/VE/> İleri gelenlerin şemması, iki tarafı beyaz, ortası kırmızı olan üç ekten oluşmaktadır. )
- ŞEMSİYE, UMBELLE = EZHÂR-I SAYVÂNÎYE = OMBELLE
- SENFONİ ORKESTRASI ile ODA ORKESTRASI
( 50 - 120/130 kişilik. İLE 40/30/25 kişilik. )
- SENİN, İÇİN FESAT değil/yerine ÖKÜZ ALTINDA, BUZAĞI ARAMAMAK GEREK
- SENTEZ ile/||/<> ORGANİK
( Organik sentez yöntemleri )
( Pierre Eugène Marcellin Berthelot tarafından 1860 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1827-1907) (Ülke: Fransa) (Alan: Kimya) (Önemli katkıları: Organik sentez, termokimya) )
- SERA GAZI ile/||/<> OZON TABAKASI İNCELTİCİ
( Sera gazı ısı tutar, ODS UV korumasını azaltır )
( Formül: CO₂ İLE CH₄ (sera) İLE CFC İLE HCFC (ODS) )
- SERBEST İHTİZAZ[Osm.] / FREE OSCILLATION[İng.] / OSCILLATION LIBRE[Fr.] ile/değil/yerine/= SERBEST SALINIM
- SERBEST(İ) değil/yerine/= ÖZGÜR/LÜK
- SERBEST/LİK ile/ve ÖZGÜR/LÜK, HÜR/LÜK
( Fizik. İLE/VE Metafizik. )
( Her zaman bulunamayabilir. Kişinin hareketlerinin sınırlanması. İLE/VE Kendinin bilincinde olmak. )
( Kişi, farkındalıkta olduğu/kaldığı sürece özgürdür. )
( Kişinin özgür olduğunu bilmesi, kendini bilmesidir. )
( FREE/NESS vs./and FREEDOM
Physics. WITH/AND Metaphysics. )
- SERÇE ile ÖKÜZBURNU
( ... İLE Serçegillerden, gagası uzun ve çok kalın bir kuş. )
( PASSER DOMESTICUS cum CALAO )
- SEREBRAL PALSİDE, KONJENİTAL ENFEKSİYONLAR (TORCH):
TOKSOPLAZMOZ ile/ve/||/<> ÖTEKİ ENFEKSİYONLAR ile/ve/||/<> RUBELLA ile/ve/||/<> SİTOMEGALOVİRÜS ile/ve/||/<> HERPES SİMPLEKS VİRÜS
( )
- SEREBRUM'DA:
YARIK ile/ve OLUK
( FISSURE vs./and SULCUS )
- ONUR = ŞEREF[Ar.] = HONOUR[İng.] = HONNEUR[Fr.] = EHRE[Alm.] = ONORE[İt.] = HONOR[İsp.]
- ŞEREF[Ar.] ile/ve/değil/yerine/<>/= ONUR[Fr. HONNEUR | İng. HONOR ] (HAYSİYET)
( Toplumsal. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/= Bireysel. )
( Mal, mülk ve makamla, kişinin toplumsal konumuyla ilişkilidir. [Şerefim, develerimin sırtındadır.] )
( ŞEREFİYE: Bir kişinin geldiği makam şerefine dağıttığı bahşiş. | Kamunun karar ve etkinlikleri sonucunda, belirli bir yerdeki taşınmaz malların artan değerleri üzerinden yerel yönetimlerin aldığı bir tür taşınmaz vergisi. )
( Kendi özüne bağlılık. )
( Başkasının, birine gösterdiği saygının dayandığı kişisel değer, onur. | Toplumca benimsenmiş iyi ün. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/= Kişinin, kendine karşı duyduğu saygı, şeref, öz saygı, haysiyet, izzet-i nefis. | Başkalarının gösterdiği saygının dayandığı kişisel değer, şeref, itibar. )
- ŞEREF[Ar.] değil/yerine/= ONUR, YÜCEY
- SERİ KATİL değil/yerine/= ÖLDÜRGEN
- CERIC OXIDE, CERIA[İng.] / OXYDE CÉRIGUE[Fr.] / ZEN(IV)OXY ZERDIOXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= SERİK OKSİT
- ŞERİK[Ar.] değil/yerine/= ORTAK
- SEROTONİN ve/||/<> DOPAMİN ve/||/<> OKSİTOSİN ve/||/<> ENDORFİN
( Mutluluk hormonları. )
- SERT AĞAÇLAR ile/ve ORTA SERT AĞAÇLAR ile/ve YUMUŞAK AĞAÇLAR
( Wenge, Paduk, Pelesenk, Bubinga, Ovenkol, Dut, Zebrano. İLE/VE Maun, Sapelli, Yerli Ceviz, Akçaağaç(Kelebek). İLE/VE Ardıç, Karaağaç, Kestane. )
- SERTİFİKA[Fr.]["SERFİTİKA" değil!]/DİPLOMA[Yun.] ile ÖĞRENİM BELGESİ/ÖĞRENİBELGE
- SERTİFİKA ile TASFİYE BELGESİ ile SERTİFİKASYON KURUMU ile SERTİFİKALI ile ONAYLI KOPYA ile SERTİFİKA VEREN ile ONAYLAMAK
( CERTIFICATE vs. CERTIFICATE OF LIQUIDATION vs. CERTIFICATORY vs. CERTIFIED vs. CERTIFIED COPY vs. CERTIFIER vs. CERTIFY )
( گواهينامه ile گواهي صادر کردن ile شهادت نامه ile سند رسمي ile مدرک ile مفاصا ile گواهينامهاي ile مصدق ile رونوشت مصدق ile گواهي کننده ile شهادت کتبي دادن ile تصديق کردن )
( GOVAHYNAMEH ile GOVAHY SADAR KARDAN ile SHEHADAT NAMEH ile SAND RASMY ile MADRAK ile MOFASA ile GOVAHYNAMEHYAY ile MOSADGH ile RONOSHT MOSADGH ile GOVAHY KONANDEH ile SHEHADAT KETABY DADAN ile TASADYGH KARDAN )
- SERTİFİKASYON[Fr. < CERTIFICATION] değil/yerine/= ONAYLAMA
- AUDIOFREQUENCY OSCILLATOR[İng.] / OSCILLATEUR BASSE FRÉQUENCE[Fr.] / TONFREQUENZ-OSZILLATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SES FREKANSI ÜRETECİ
- SES ile SES FREKANSI ile ODYOMETRE
( AUDIO vs. AUDIO FREQUENCY vs. AUDIOMETER )
( شنيدي ile بسامد سمعي ile شنيي سنج )
( SHENYDY ile BESAMAD SAMY ile SHENYY SANJ )
- SESSION :/yerine OTURUM
- SESSİZ KALMAK ile/ve/||/<>/> ONSUZ KALMAK
( (")Kırıldıysak.(") İLE/VE/||/<>/> Kırıldığımızı anlamıyorsa. )
- SESSİZ KALMAK ile/ve/||/<>/> ONSUZ KALMAK
( Kırıldığımızı anlamıyorsa. İLE/VE/||/<>/> Sessizliğimizden de kırıldığımızı anlamıyorsa. )
- SETİR[Ar. < SETR] değil/yerine/= ÖRTME, GİZLEME
- SETTING :/yerine ORTAM, AYAR
- SEVEN/SÖVEN ||/>< ÖVEN
( (Fazla) Sövmek ile övmek arasında fark yoktur. )
- SEVGİ:
SÖZ/SES ve/||/<> GÖZ ve/||/<> ÖZ
( Sevgi, gözden alınır, gözden verilir.
Sonra da, özden ve özden yaşanır. )
( Kaynağı sende olanı, başkasından bekleme! )
- SEVGİ ile/ve/<> ÖZDEYİŞ
( Özün özü. İLE/VE/<> Özün sözü. )
- SEVGİ ve/||/<>/>/< ÖZÜNE YOLCULUK
- SEVGİNİN NESNELEŞTİRİLMESİ ve ÖLÜMÜN, YAŞAMDAN ÇIKARILMASI
- SEVİŞMEK ile OYNAŞMAK
( MUGÂZELE ile ... )
( TO MAKE LOVE vs. ... )
- SEVMEK ile/ve/<> OKŞAMAK
( ... cum/et/<> BLAND/ÎTUS )
- SEVMEK ile/ve/değil ÖNEMSEMEK
( [not] TO LOVE vs./and/but TO CONSIDER
TO CONSIDER instead of TO LOVE )
- SEVMEK ile/ve/<> ONUNLA/ONUN İÇİN SEVİNMEK
- SEVMEK ve/> ÖZENMEK
( TO LOVE and/> TO TAKE PAINS )
- SEVMEK ve/<>/= ÖZLEMEK
( TO LOVE and/>/= TO MISS )
- ŞEYLERİ:
HAYAL ETTİĞİMİZ GİBİ GÖRMEK yerine (ONLARI) OLDUKLARI GİBİ GÖRMEK
( Hayal ettiklerinizin varlığını reddetmeniz daha akıllıca olurdu. )
( Eğer kendinizi her zaman sınamazsanız, gerçek ile hayali ayırt edemezsiniz. )
( Sizi kendinize karşı kör eden, sizin davranışlarınızdır. )
( Düşüncelerinizi ve duygularınızı, sözlerinizi ve eylemlerinizi yakından izlemedikçe ve nedenini ve nasılını bilmeden sizde meydana gelen değişimlere hayretle bakmadıkça, gerçeğe vardığınızı nasıl söyleyebileceksiniz? )
( Düşünülüp hayal edilebilen hiçbir şeyin kendiniz olamayacağını bir kez anladığınızda, imgelemelerinizden kurtulmuş olursunuz. )
( You would be wiser to deny the existence of what you imagine.
If you do not test yourself all the time, you will not be able to distinguish between reality and fancy.
It is your behaviour that blinds you to yourself.
How do you know that you have realised unless you watch your thoughts and feelings, words and actions and wonder at the changes occurring in you without your knowing why and how?
Once you have understood that nothing perceivable, or conceivable can be yourself, you are free of your imaginations. )
( THE THINGS: TO SEE WHAT EVER THEY ARE, AS BEING instead of TO SEE HOW YOU IMAGINE/DREAM )
- RAREFACTION WAVE[İng.] / ONDE DE RARÉFACTION[Fr.] ile/değil/yerine/= SEYREKLEŞME DALGASI
- SEZGİ ile/değil ÖNGÖRÜ/TAHMİN[Ar.]
( INTUITION vs. TO GUESS/ESTIMATE )
- SEZGİ ile ÖNSEZİ
- SEZGİSEL AKIL ile ÖTEKİ AKILLAR
- SHE :/yerine O (KADIN)
- SHOULDER :/yerine OMUZ
- SHRUG :/yerine OMUZ SİLKMEK
- SICAK ile SICAK KOLTUK ile ÖFKE ile ÇABUK SİNİRLENEN ile SICAK HAVA
( HOT vs. HOT SEAT vs. HOT TEMPER vs. HOT TEMPERED vs. HOT WEATHER )
( تيز ile تند مزه ile پر حرارت ile تند ile سوزاننده ile حاره ile پرحرارت ile داغ ile حار ile محرور ile صندلي الکتريکي ile تند مزاجي ile تندخو ile گرما )
( تيز ile TAND MAZEH ile PAR HARART ile TAND ile SOZANANDEH ile HAREH ile PARAHRART ile DAGH ile حار ile محرور ile SANDELY ELEKTERYKY ile TAND MOZAJY ile TANDKHO ile GARMA )
- SIÇRAMA ile/ve OLASILIK
- ŞİDDET değil/yerine/>< ÖZEN
- ŞİDDET =/||/<>/>/< ÖZENSİZLİK
- [ne yazık ki]
ŞİDDETİN MEŞRÛLAŞTIRILMASI ile/ve/<> ÖTEKİLEŞTİRME
- SIFIR TOPLAMLI İLE KOOPERATİF İLE EVRİMSEL ile/||/<> OYUN TÜRLERİ
( Farklı oyun sınıflandırmaları. )
( Formül: Minimax = Maximin (sıfır toplam) )
- SİFTİNMEK/ZİFTİNMEK = OYALANMAK
( Oyalanmak, vakit geçirmek. | Bir yere sürtünerek kaşınmak. )
- SIGNIFICANCE :/yerine ÖNEM
- SIGNIFICANT :/yerine ÖNEMLİ
- SIGNIFICANTLY :/yerine ÖNEMLİ DERECEDE
- ŞİİR ile/ve OD
( ... İLE/VE Bir tür lirik şiir. )
- ŞİİR/POEM değil/yerine/= OZ
- CYCLOTRON WAVE[İng.] / ONDE CYCLOTRON[Fr.] ile/değil/yerine/= SİKLOTRON DALGASI
- SİLİKAT ile BRANİT ile OMFAZİT ile SİLİKON
( Bir anyonda, temel atomun/atomların silisyum olduğunu belirten terim. | Yapı malzemesi olarak kullanılan cam, çimento, tuğla vb. maddelerin birleşiminde bulunan, silisik asidin bazlarla birleşerek oluşturduğu tuz. İLE Formülü, MnSiO3,.3Mn2O3 olan, doğal mangan silikat. İLE Piroksen grubundan, yeşil renkli, doğal silikat. İLE Karbon yerine silisyumun geçtiği, organik cisimlere benzer maddelerin genel adı.[Isı ve suya karşı dayanıklı olduğundan dolayı, yağ, plastik, merhem gibi maddelerin yapımında kullanılır.] )
- SİMBİYOTİK/SYMBIOTIC[İng.] değil/yerine/= ORTAK YAŞAR
- SİMBİYOZ[İng. SYMBIOSIS] ile/||/<> ORTAK YAŞAMA (SİMBİYOZ)[İng. SYMBIOSIS]
( Birlikte yaşayıp iki canlının da bundan faydalandığı yaşam biçimi. Örnekler, mercan polipleri ve zooxanthellae algi, geviş getiren hayvanlar ve rumenlerindeki selülozik bakteriler. @@ Ayrı türden iki canlı arasında karşılıklı çıkar ilişkisine dayalı olarak süren, birlikte yaşama biçimidir. Simbiyoz olarak da bilinmektedir. Ortak yaşama biçimi iki ayrı bitki türü, iki ayrı hayvan ya da bir bitki ile bir hayvan arasında kurulabilir. Genel olarak ortak yaşama biçimleri iki ayrı sınıfa ayrılır: ortakçılık ve karşılıklı bağımlılık.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- SİMBİYOZ/SYMBIOSIS[İng.] değil/yerine/= ORTAK YAŞAM
- ŞİMDİ = NOW[İng.] = MAINTENANT[Fr.] = JETZT[Alm.] = ORA[İt.] = AHORA[İsp.]
- OPÉRATEUR DE SYMÉTRIE[Fr.] ile/değil/yerine/= SİMETRİ İŞLEMCİSİ
- SİMGE:
AÇAN ile/ve/||/<> ÖRTEN/KAPATAN ile/ve/||/<> ÖRTEREK GÖSTEREN/GÖSTERİLEN
- SİMPLEX İLE INTERİOR POİNT İLE BARRİER İLE PENALTY ile/||/<> OPTİMİZASYON YÖNTEMLERİ
( Matematiksel optimizasyon algoritmaları. )
( Formül: min f(x) s.t. g(x) ≤ 0 )
- SİNAPOMORF ile/||/<> OTAPOMORF
( Sinapomorf paylaşılan türetilmiş İLE otapomorf tek türe özgü. )
( Formül: Shared İLE unique )
- SİNAPSİT[İng. SYNAPSID] ile/||/<> İNFERİOR ile/||/<> ÖRİYAPSİT[İng. EURYAPSID] ile/||/<> SİNODONT[İng. CYNODONT] ile/||/<> TERAPSİT[İng. THERAPSID]
( Göz çukurunun arka altında tek bir temporal açıklığa sahip olan omurgalı grubu. Diapsidlerdeki arka alt (posteroinferior) çukura yakın bir konumda bulunur. Bu kafatası tipindeki bütün sürüngenlerin soyu tükenmiştir. Ancak memeliler ve memelilere yakın olan canlı türleri bu öbekte yer alır. Filogenetik olarak sinapsitler kendi içinde terapsit denilen bir dal verir. Memeliler ve yakın akrabaları bu alt grup içerisindedir. İnsanda (Homo sapiens) göz çukurundan sonraki ikinci açıklık elmacık kemiğinin kemeri olan arcus zygomaticus'un arkasındadır. Memelilere gelecek dal olan terapsitler dışındaki sinapsitlere aynı zamanda pelikozor denir. Örneğin Dimetrodon bir sinapsit cinsidir ve dinozor değildir. Memelilerle filogenetik olarak daha yakın akrabadır. @@ Alt, altta bulunan, iki ayak üzerinde duran canlılar için ayağa yakın olan taraf, dört ayak üzerinde duran omurgalılar için ventral tarafa yakın olan. Vena cava inferior, kanı vücudun alt tarafından kalbin sağ atrium`una getirir. @@ Göz çukurunun arkasında, sinapsitlere benzer olarak tek bir açıklığa sahip omurgalı grubudur. Ancak deliğin konumu sinapsitlerden farklı olarak göz çukurunun arka üstünde (posterosuperior) yer alır, üstelik daha dar ve uzun bir morfolojiye sahiptir. Bütün türlerinin soyu tükenmiştir. Soyu tükenmiş deniz sürüngenleri olan Plesiosauria ve Ichthyosauria takımı bu kafatası tipi dahilindedir. @@ Kafatasında göz çukurunun arkasında tek delik barındıran sinapsitler içinde memelilere gidecek dal olan terapsitler grubunda insanlar dahil memelilere ve yakın akrabalarına evrimleşecek öbeği oluşturan omurgalılardır. Kelime anlamı "köpek dişli" olan sinodontlar, yaklaşık 260 milyon yıl önce Geç Permiyen'de bir grup terapsitten evrimleşmiştir. Fakat bütün sinodontlar memelilere evrimleşmemiştir. Evrimsel süreç dallanarak süregeldiği için uyum sağlayamanların soyu tükenmiştir. @@ Memelileri ve yakın akrabalarını barındıran, yaklaşık 275 milyon yıl önce yaşamış sinapsit alt grubudur. Sinapsitler gibi kafatasında, göz çukurunun arkasında tek delik bulundururlar. Bacak pozisyonları atasal sürüngen postürü gibi yere paralel değil, daha erekte (dik) ve vücudun merkezine yöneliktir. Bu grup içinde memelilere ulaşacak dal terapsitler içerisindeki sinodont grubudur. Bilinen en eski sinapsitlerden biri Tetraceratops insignis türüdür. Fakat bütün terapsitler memelilere evrimleşmemiştir. Evrimsel süreç dallanarak süregeldiği için uyum sağlayamanların soyu tükenmiştir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- SINAVLARDA:
DMS ile/ve/||/<> KPSS ile/ve/||/<> ÖMSS ile/ve/||/<> EKPSS
( Devlet Memurları Sınavı. İLE/VE/||/<> Kamu Personeli Seçme Sınavı. İLE/VE/||/<> Özürlü Memur Seçme Sınavı. İLE/VE/||/<> Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı. )
(1996'dan beri)