O ve Ö ile başlayan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 6.423 başlık/FaRk ile birlikte,
6.423 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(17/27)
- OPERATION :/yerine OPERASYON
- OPERATIONS RESEARCH ile/||/<> MANAGEMENT SCIENCE
( Operations research matematik optimizasyon teknikleri kullanırken İLE management science yönetim kararları için daha geniş yaklaşım benimser )
( Formül: Linear programming )
- OPERATÖR[Fr. < OPERATEUR] değil/yerine/= CERRAH. | İŞLETMECİ
- OPERATÖR değil/yerine/= İŞLETMEN
- OPERATOR :/yerine OPERATÖR
- OPERATÖR ile/||/<> OPERON
( Operatör bağlanma bölgesi İLE operon gen grubu. )
( Formül: Düzenleyici İLE yapısal )
- OPERATÖRLEŞMEK ile OPERATÖR/LÜK
- OPERATRİS[Fr. < OPÉRATRICE] değil/yerine/= KADIN OPERATÖR
- OPERET ile OPERETÇİ
- ÖPERKEN ile/ve/||/<>/> ÖZLERKEN
( Kokusunu içine çektiysek. İLE/VE/||/<>/> Burnunun direği sızlar. )
- OPERKULUM ile ...
( Balıkların solungaçlarını örten koruyucu kapak. )
- OPERON ile/||/<> MODEL
( Gen regülasyonu operon modeli )
( François Jacob tarafından 1961 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1655-1705) (Ülke: İsviçre) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Bernoulli sayıları, olasılık teorisi) (Nobel: 1965) )
- OPERON ile REGÜLASYON
( Birbiriyle ilişkili genlerin ve onları denetleyen düzenleyici bölgenin birlikte bulunduğu DNA bölgesi. İLE Genlerin ifade düzeyinin denetlenmesi işlemi. )
- OPERON ile/||/<> REGULON
( Operon tek promotor çoklu gen İLE regulon çoklu operondur )
( Formül: lac İLE trp SOS )
- OPHIDIOPHOBIA[İng.] değil/yerine/= OFİDİYOFOBİ
( Yılan korkusu olarak bilinen, Yunancada "yılan" anlamına gelen ὄφις ("ophis") ve "korku" anlamında gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- OPIANINE[İng.] ile/değil/yerine/= OPİANİN
- OPIATE[İng.] / OPIATE[Fr.] / OPIAT[Alm.] ile/değil/yerine/= OPİAT
- OPIDUM ile ...
( Kutsal kale. )
- OPİNİON İLE EPİDEMİC İLE TRAFFİC ile/||/<> SOSYAL SİSTEM FİZİĞİ
( İnsan davranışlarının fizik modelleri. )
( Formül: dS/dt = -βSI )
- OPINION :/yerine FİKİR, GÖRÜŞ
- OPITMAK/OPITMAQ ile OPRAMAK/OPRAMAQ ile OPRAQ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Bir şeyi gizlemek/saklamak. İLE Yıpranmak. İLE Paçavraya dönmüş giysi ya da benzeri nesne. )
- OPIUM[İng.] / OPIUM[Fr.] / OPIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= OPİUM
- OPİYUM/OPIUM[İng.] değil/yerine/= AFYON
- ÖPMEK:
DUDAĞINDAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< YANAĞINDAN
( (")Seviyorsa/k("). İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Çok seviyorsa/k. )
- ÖPMEK ile/ve ISIRMAK
- ÖPMEK ve/||/<>/< ÖNEMSEMEK
- ÖPMEK ile ÖPÜLMEK ile ÖPÜŞMEK
- ÖPMEK ile ÖPÜŞMEK
( ... ile TELSÎM )
( ... ile MÂÇ )
( TO KISS vs. SNOGGING )
( BAISER avec ... )
- OPORTÜNIST/OPPORTUNIST[İng.] değil/yerine/= FIRSATÇI
- OPORTÜNISTİK ENFEKSİYON/OPPORTUNISTIC INFECTION[İng.] değil/yerine/= FIRSATÇI BULAŞ
- OPORTÜNİZM/OPPORTUNISM[İng.] değil/yerine/= FIRSATÇILIK
- OPOSSUM[< JOEY] değil/yerine/= KESELİ SIÇANGİL
( Keseli, memeli bir hayvan. Avustralya dışında olan ve Amerika'da yaşayan tek keseli hayvan. )
- OPPENHEIMER-PHILLIPS REACTION[İng.] / RÉACTION D'OPPENHEIMER-PHILLIPS[Fr.] / OPPENHEIMER-PHILIPPS-REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= OPPENHEİMER-PHİLLİPS TEPKİMESİ
- OPPONENT :/yerine RAKİP
- OPPORTUNITY :/yerine FIRSAT
- OPPORTUNITY vs./and AMBIENCE IN POTENTIAL
- OPPOSE :/yerine KARŞI ÇIKMAK
- (not OPPOSITE FROM) OPPOSITE TO
- OPPOSITE vs. INCONGRUOUS
- OPPOSITE vs. OTHER
- OPPOSITE vs. OTHER
- [not] OPPOSITE vs. OTHER TIP
( OTHER TIP instead of OPPOSITE )
- OPPOSITE vs. TO / DIRECTED
- [not] OPPOSITE TO (ME/MY THOUGHT/FAITH) vs. FAR TO (ME/MY THOUGHT/FAITH)
- OPPOSITE :/yerine ZIT, KARŞI
- OPPOSITION :/yerine MUHALEFET
- OPSİYON ile OPSİYONLU ile OPSİYONSUZ ile OPSİYONLU SÖZLEŞME
- OPSİYON[İng. < OPTION] değil/yerine/= SEÇENEK/ÖZGESEÇİM
- OPSİYONEL/OPTIONAL[İng.] değil/yerine/= SEÇİMLİK | ISTEĞE BAĞLI
- OPTİCAL TWEEZERS İLE AFM İLE MAGNETİC TWEEZERS ile/||/<> KUVVET SPEKTROSKOPİSİ
( Biyomoleküllere kuvvet uygulama. )
( Formül: F = kx (pN) )
- OPTİCAL TWEEZERS ile/||/<> MAGNETİC TWEEZERS
( Optical tweezers lazer ışığıyla parçacık tutma yaparken İLE magnetic tweezers manyetik alanla parçacık manipülasyonu yapar )
( Formül: Radiation pressure )
- OPTIC ANISOTROPY[İng.] / ANISOTROPIE OPTIQUE[Fr.] / OPTISCHE ANISOTROPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= OPTİK ANİZOTROPİ
- OPTISCHES GLAS[Alm.] ile/değil/yerine/= OPTİK CAM
- OPTICAL DISPERSION[İng.] / DISPERSION OPTIQUE[Fr.] / OPTISCHE ZERSTREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= OPTİK DAĞILMA/DAĞILIM
- OPTISCHE TIEFE[Alm.] ile/değil/yerine/= OPTİK DERİNLİK
- OPTİK DİSK/OPTIC DISK[İng.] değil/yerine/= KÖR NOKTA
- OPTICAL SYSTEM[İng.] / SYSTÈME OPTIQUE[Fr.] / OPTISCHES SYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= OPTİK DİZGE/SİSTEM
- OPTISCHE RICHTUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= OPTİK DOĞRULTULAR
- OPTICAL ROTATION[İng.] / ROTATION OPTIQUE[Fr.] / OPTISCHE UMDREHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= OPTİK DÖNME
- OPTICAL PLANE[İng.] / PLAN OPTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= OPTİK DÜZLEM
- OPTICAL AXIS[İng.] / AXE OPTIQUE[Fr.] / OPTISCHE ACHSE[Alm.] ile/değil/yerine/= OPTİK EKSEN
- ZİYÂÎ FAÂLİYET[Osm.] / OPTICAL ACTIVITY[İng.] / ACTIVITÉ OPTIQUE[Fr.] / OPTISCHE AKTIVITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= OPTİK ETKİNLİK
- OPTIC FIBER[İng.] / FIBRE OPTIQUE[Fr.] / OPTIKFASER[Alm.] ile/değil/yerine/= OPTİK FİBER
- OPTICAL PHONON[İng.] / PHONON OPTIQUE[Fr.] / OPTISCHER PHONON[Alm.] ile/değil/yerine/= OPTİK FONON
- OPTICAL FREQUENCIES[İng.] / FRÉQUENCES OPTIQUES[Fr.] / OPTISCHE FREQUENZEN[Alm.] ile/değil/yerine/= OPTİK FREKANSLAR
- OPTICAL TRANSITION[İng.] / TRANSITION OPTIQUE[Fr.] / OPTISCHER ÜBERGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= OPTİK GEÇİŞ
- OPTIC MATERIAL[İng.] ile/değil/yerine/= OPTİK GEREÇ
- OPTICAL INTERFERENCE[İng.] / INTERFÉRENCE OPTIQUE[Fr.] / OPTISCHE STÖRUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= OPTİK GİRİŞİM
- OPTICAL TWIN[İng.] / JUMELAGE OPTIQUE[Fr.] / OPTISCHER ZWILLING[Alm.] ile/değil/yerine/= OPTİK İKİZ
- OPTIC THICKNESS[İng.] / ÉPAISSEUR OPTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= OPTİK KALINLIK
- OPTICAL MODE[İng.] / MODE OPTIQUE[Fr.] / OPTISCHER MODUS[Alm.] ile/değil/yerine/= OPTİK KİP
- OPTICAL CRYSTAL[İng.] / CRISTAL OPTIQUE[Fr.] / OPTISCHER KRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= OPTİK KRİSTAL
- OPTICAL CENTER[İng.] / CENTRE OPTIQUE[Fr.] / OPTISCHER MITTELPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= OPTİK MERKEZ
- OPTIC SUBSTANCE[İng.] / MATIÈRE OPTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= OPTİK NESNE/ÖZDEK/MADDE
- OPTIC NORMAL[İng.] / NORMALE OPTIQUE[Fr.] / OPTISCHE NORMAL[Alm.] ile/değil/yerine/= OPTİK NORMAL
- OPTİK/OPTIC[İng.] değil/yerine/= GÖZ YA DA GÖRME (İLİŞKİLİ)
- OPTICAL PROPERTIES[İng.] / PROPRIÉTÉS OPTIQUES[Fr.] / OPTISCHE EIGENSCHAFTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= OPTİK ÖZELLİKLER
- OPTİK PAPİLLA/OPTIC PAPILLA[İng.] değil/yerine/= KÖR NOKTA
- OPTICAL WINDOW[İng.] / FENÊTRE OPTIQUE[Fr.] / OPTISCHES FENSTER[Alm.] ile/değil/yerine/= OPTİK PENCERE
- OPTICAL PYROMETER[İng.] / PYROMÈTRE OPTIQUE[Fr.] / OPTISCHES PYROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= OPTİK PİROMETRE
- OPTIC PUMPING[İng.] / POMPAGE OPTIQUE[Fr.] / OPTISCHES PUMPEN[Alm.] ile/değil/yerine/= OPTİK POMPALAMA/POMPAJ
- OPTICAL ABERRATION[İng.] / OPTISCHE ABERRATION[Alm.] ile/değil/yerine/= OPTİK SAPINÇ
- EXTINCTION OPTIQUE[Fr.] / OPTISCHES LÖSCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= OPTİK SÖNÜM/SÖNDÜRME
- OPTICAL QUENCHING[İng.] ile/değil/yerine/= OPTİK SÖNÜMLEME
- OPTICAL SPECTRUM[İng.] / SPECTRE OPTIQUE[Fr.] / OPTISCHE SPEKTREN[Alm.] ile/değil/yerine/= OPTİK TAYF
- OPTIC CONTACT[İng.] / CONTACT OPTIQUE[Fr.] / OPTIKKONTAKT[Alm.] ile/değil/yerine/= OPTİK TEMAS
- OPTIC ISOLATOR[İng.] / ISOLATEUR OPTIQUE[Fr.] / OPTIKISOLATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= OPTİK YALITICI
- OPTICAL DENSITY[İng.] / OPTIQUE DENSITÉ[Fr.] / OPTISCHE DICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= OPTİK YOĞUNLUK
- OPTICAL PATH[İng.] / CHEMIN OPTIQUE[Fr.] / OPTISCHE BAHN[Alm.] ile/değil/yerine/= OPTİK YOL
- OPTICAL SURFACE[İng.] / SURFACE OPTIQUE[Fr.] / OPTISCHE FLÄCHE[Alm.] ile/değil/yerine/= OPTİK YÜZEY
- OPTİK ile DİJİTAL
- OPTİK değil/yerine/= GÖRCÜL/IŞIKBİLİM
- MEBHAS-İ ZİYÂ[Osm.] / OPTICS[İng.] / OPTIQUE[Fr.] / OPTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= OPTİK
- OPTİK ile OPTİKÇİ/LİK ile OPTİK OKUYUCU ile OPTİK KAYDIRMA
- OPTİK ile/||/<> TELESKOP
( Astronomik teleskop geliştirilmesi )
( Johannes Kepler tarafından 1611 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1571-1630) (Ülke: Almanya) (Alan: Astronomi, Matematik) (Önemli katkıları: Gezegen hareket yasaları) )
- OPTİK ile/||/<> YÖNTEM
( Deneysel bilimsel yöntemin geliştirilmesi )
( İbn Heysem (Alhazen) tarafından 1020 yılında keşfedildi/formüle edildi. (965-1040) (Ülke: Basra/Kahire) (Alan: fizik) (Önemli katkıları: Kitabul Menazır, optik biliminin kurucusu, bilimsel yöntem) )
- OPTIMAL[[İng.] değil/yerine/= EN UYGUN
- OPTİMİST/NİKBİN değil/yerine/= İYİMSER
- OPTİMİZATION THEORY ile/||/<> APPROXIMATION THEORY
( Optimization theory fonksiyonların ekstremum noktalarını bulmayı incelerken İLE approximation theory fonksiyonlara yaklaşım yöntemlerini inceler )
( Formül: Lagrange multipliers )
- OPTİMİZM/NİKBİNLİK değil/yerine/= İYİMSERLİK
- OPTIMİZM/OPTIMISM[İng.] değil/yerine/= İYİMSERLİK
- OPTIMUM[İng.] değil/yerine/= EN UYGUN
- OPTİMUM ile MAKSİMUM
- OPTION :/yerine SEÇENEK
- OPTOACOUSTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= OPTOAKUSTİK
- OPTOGENETICS İLE MAGNETOGENETICS İLE CHEMOGENETICS ile/||/<> HÜCRE KONTROLÜ
( Uzaktan hücre aktivitesi kontrolü. )
( Formül: λ = 470 nm (ChR2) )
- OPTOGENETİK ile/||/<> KEMOGENETİK
( Optogenetik ışıkla nöron aktivasyonu sağlarken İLE kemogenetik kimyasal uyarıcı kullanır )
( Formül: Channelrhodopsin )
- ÖPTÜRMEK ile ÖPTÜRTMEK
- OPU = ÜSTÜBEÇ/İSFÎDÂC[Ar.]
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
- ÖPÜCÜK ile/ve/||/<>/> UÇAN ÖPÜCÜK
- ÖPÜP KOKLAMA
- ÖPÜŞEN ile ÖPÜCÜK ile ÖPÜŞEN ile ÖPÜŞMEK ile AYAK ÖPMEK ile ELLERİ ÖPMEK ile ELLERİN ÖPÜLMESİ
( KISSINGER vs. KISS vs. KISSER vs. KISSING vs. KISSING FEET vs. KISSING HANDS vs. KISSING OF HANDS )
( ماچ کردن ile روبوسي کردن ile بوسيدن ile ماچ ile بوسه دادن ile بوس ile بوسه ile بوسنده ile ماچ کننده ile روبوسي ile پا بوسي ile دستبوس ile دستبوسي ile کيسينجر )
( MACH KARDAN ile ROBOSY KARDAN ile BOSYDAN ile MACH ile BOSEH DADAN ile BOS ile BOSEH ile BOSANDEH ile MACH KONANDEH ile روبوسي ile PA BOSY ile DASTABUS ile DASTABUSY ile KYSYNAJR )
- ÖPÜŞME/"ÖPÜŞEN" değil ÖRTÜŞME/ÖRTÜŞEN
- Öpüşmek istiyorsan SUS!!!
- ÖPÜŞMEK ile ÖPÜŞEBİLMEK ile ÖPÜŞ
- ÖPÜŞMEK ile YUMULMAK
- ÖPÜŞMELİ!
- OR vs. AND
- OR-/ORO-/OS- ile/||/<> ORO-/ORRHO- ile/||/<> URANO-/URAN-/URANİSCO- ile/||/<> SER-/SERO- ile/||/<> STOM-/STOMA-/STOMAT-/STOMATO-/-STOME/-STOMİA/-STOMO-/-STOMY ile/||/<> CİON-/CİONO-/KİONO-
( Ağız. İLE/||/<> Serum. İLE/||/<> Damakla ilgili. İLE/||/<> Serumla ilgili, seröz. İLE/||/<> Ağız ya da ağız benzeri giriş, ağzın durumu ya da tipi ile ilgili. İLE/||/<> Küçük dil, uvula ile ilgili. )
- OR :/yerine YA DA
- ORA SERRATA[İng.] değil/yerine/= ORA SERRATA
( Retinanın en uç uzantısı Ora serrata olarak adlandırılır, koroid ve siliyer cisim arasında bağlantıdır. Retina kendi içinde 2 tabakaya ayrılır, bunlar dışta vasküler tabakaya yaslı olan pigment tabakası ve içte reseptör gözelerini içeren stratum nervosumdur. Reseptör gözelerini içeren tabaka ışığa duyarlıdır. Retinanın iki tabakası ora serrataya kadar beraber bulunur dolayısıyla bu bölgeye kadar retina ışığı algılayabilir. Ora serrata'nın önünde ise retinanın yalnızca pigment tabakası bulunur, bu bölge kör retina (pars coeca retinae) olarak adlandırılır.[1]
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ORADA-BURADA (DOLAŞMAK, TAKILMAK, YAŞAMAK)
- ORADA ile ORADAN ile ORADA BURADA ile ORADAN ORAYA ile ORADAN BURADAN
- Oradaki'ni burada kılmak için DİNLE!!!
- Oradaki'ni burada kılmak için SUS!!!
- ORADAN ile/ve/||/<> BURADAN
- ORAK GÖZE ANEMİSİ ile SITMA
- ORAK ile/ve KOSA
( ... İLE/VE Uzun saplı orak. )
- ORAK ile MİHSAD[Ar.]
( ... İLE Ekin orağı. )
- ORAK/KALIÇ / ORGAK/ORGAQ[dvnlgttrk] ile/ve/değil TIRPAN[Yun.]/BAŞTAR[< dvnlgttrk]
( Sapı kısa olan. İLE/VE/DEĞİL Sapı uzun olan. )
( Yarım çember biçiminde yassı, ensiz ve keskin metal bir bıçakla, buna bağlı bir saptan oluşan ekin, ot vb. biçme aracı. | Ekin biçme zamanı. | Ekin, ot vb. biçme işi. İLE/VE/DEĞİL Uzun bir sapın ucuna tutturulan, ot, ekin vb.ni biçmeye yarayan, hafifçe kıvrık, uzun çelik bıçak. | Güreşte devirmek amacıyla rakibin ayak bileklerine hızla ayak vurarak yapılan bir oyun. )
( DÂS, DÂSE ile/ve/değil ... )
- ORAL MİKROBİYOTA ile/||/<> BAĞIRSAK MİKROBİYOTASI
( Oral mikrobiyota ağız boşluğunda İLE bağırsak mikrobiyotası gastrointestinal sistemde bulunur. Oral mikrobiyota aerobik koşullar İLE bağırsak mikrobiyotası anaerobik koşullar içerir. İkisi de sindirim sisteminin parçası İLE farklı çevre koşullarına sahiptir. )
( Antonie van Leeuwenhoek tarafından 1683 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1632-1723) (Ülke: Hollanda) (Alan: Mikrobiyoloji) (Önemli katkıları: Mikroskopi, bakterilerin keşfi) )
- ORAL[Fr. < ORAL] değil/yerine/= AĞIZCIL. | SÖZLÜ
- ORAL[İng.] değil/yerine/= AĞIZDAN
- ORAL değil/yerine SÖZEL
- ORALOJİ ile ...
( Ağız hastalıklarını konu alan bilim dalı. )
- ORAN İLE ORANTI İLE YÜZDE ile/||/<> ORAN KAVRAMLARI
( Nicelikler arası ilişkiler. )
( Formül: φ = (1+√5)/2 )
- ORAN ile/ve/||/<> ANDIRIM
- ORAN ile/ve BAKIŞIM/SİMETRİ
( PROPORTION vs./and SYMMETRY )
- ORAN ile/ve/<> ETKİ
( PROPORTION vs./and/<> EFFECT )
- NİSPET[Osm.] / RATIO[İng.] / VERHÄLTNIS[Alm.] ile/değil/yerine/= ORAN
- ORAN ile/ve/<> ORANTI
( PROPORTION vs./and/<> BALANCE/PROPORTION )
- ORAN ile/||/<> ORANTI
( Oran ve Orantı arasındaki ilişki )
- ORAN ile/ve/||/<> YERLEŞTİRME
- ORANG = VARANG
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Rum ülkesi yakınlarında bir yer adı.[Rum ülkesiyle karşılaştırıldığında kuzeyde yer alır.] )
- ORANGE :/yerine PORTAKAL, TURUNCU
- ORANGUTAN ile BORNEO ORANGUTANI
(
)
( ORANGUTAN vs. BORNEAN ORANGUTAN )
- ORANGUTAN ile/||/<> SUMATRA ORANGUTANI
- ORANGUTAN ile TAPANULİ ORANGUTANI
- ORANLAMA ile TAHMİN
- ORANLAMAK ile ORAKLAŞMAK ile ORANLAYABİLMEK ile ORA ile ORAK ile ORAL ile ORAN ile ORAKÇI/LIK ile ORANCA ile ORANLI/LIK ile ORANSIZ/LIK ile ORAK AYI ile ORAK İŞİ ile ORAN DIŞI ile ORAK BÖCEĞİ
- ORAN/LI, (/ORANSIZ) ile/ve DENGE/Lİ, (/DENGESİZ)
- Oranlı KONUŞ!!!
- ORANS ile ...
( Resim sanatında dua ederken betimlenen kişi. )
- PROPORTIONAL CIRCUIT[İng.] ile/değil/yerine/= ORANSAL DEVRE
- ORANTI ile/ve/değil/<> BAĞLAM
- ORANTILAMAK ile ORANTILANMAK ile ORANTI ile ORANTILI/LIK ile ORANTISIZ/LIK
- CIRCUIT PROPORTIONNEL[Fr.] / PROPORTIONALKREIS[Alm.] ile/değil/yerine/= ORANTILI DEVRE
- PROPORTIONAL ERROR[İng.] ile/değil/yerine/= ORANTILI HATA
- ORANTI/LI ile/değil BAĞLANTI/LI
- MÜTENASİP[Osm.] / PROPORTIONAL[İng.] / PROPORTIONAL[Alm.] ile/değil/yerine/= ORANTILI
- ORAN/TI/LI/LIK / NİSBÎ ile/ve/<> GÖRELİ/LİK / İZÂFİYET
( PROPORTION vs./and/<> RELATIVITY )
- [ne yazık ki]
ORANTISIZ GÜÇ ve/||/<>/< KÖR ŞİDDET
- ORANTISIZ GÜÇ ile/ve/||/<> ORANTISIZ HOŞGÖRÜ
- ORANTISIZ ÖFKE ile/değil/yerine ÖFKE
- ORANTISIZ ŞİDDET ve/<> ORANTISIZ GÜÇ
- [ne yazık ki]
ORANTISIZ (YORUM) ile AŞIRI (YORUM)
- ORANTISIZLIK ile ORANTISIZ ile ÇÜRÜTÜLEBİLİR
( DISPROPORTION vs. DISPROPORTIONATE vs. DISPROVABLE )
( بيقوارگي ile عدمتجانس ile بي تناسبي ile بي تناسب ile رد شدني )
( بيقوارگي ile عدمتجانس ile BEY TANASBY ile BEY TANASB ile RAD SHODANY )
- Orantılı KONUŞ!!!
- ORB- ile/||/<> GYRO- ile/||/<> CİRCUM- ile/||/<> CİNG-
( Halka, daire. İLE/||/<> Halka, daire, gyrus. İLE/||/<> Çevresinde, hakkında, ilgili. İLE/||/<> Çevreleme, girinci. )
- ORBİTAL HİBRİTLEŞMESİ ile ORBİTAL YER DEĞİŞTİRMESİ
( Farklı orbitallerin birleşmesiyle yeni orbitallerin oluşumu. İLE Elektronların farklı orbitallere geçişi. )
- ORBİT/ORBİTAL ile/ve/değil/yerine/=/<> YÖRÜNGE
( Bir elektronun yerini belirleme olasılığı en yüksek olan belirsiz bir alanı. İLE/VE/||/<> Uzaydaki bir nesnenin kütle çekimi nedeniyle başka bir nesnenin etrafından geçtiği eğrili yol. | Bir gök cisminin hareketi süresince izlediği yol. | Hareketli bir noktanın izlediği ya da çizdiği yol. )
- ORCA'LARDA:
RESIDENTS ile/ve TRANSIENTS ile/ve OFFSHORES
( 25 ya da daha kalabalık öbekler halinde yaşarlar. İLE/VE 3-5'inin birarada bulunduğu, geçici olarak oluşturukları öbekler halinde yaşarlar. İLE/VE ... )
( Başta Somon olmak üzere sadece balıklar ile beslenirler. İLE/VE Yunuslar ve foklar olmak üzere sadece memelilerle beslenirler. İLE/VE ... )
( Orca'lar denizlerdeki en hızlı memelidir. [Avlarına saldırırken 30 mil'e ulaşırlar.] )
( Vancouver Adası'yla anakara arasında yaşarlar. İLE/VE Çeşitli bölgelerde geçici öbekler halinde yaşarlar. İLE/VE Açık denizlerde yaşarlar. )
- ORCHIDÉES = SALEBÎYE
- ORCID/OPEN RESEARCHER AND CONTRİBUTOR IDENTIFICATION[İng.] değil/yerine/= ARAŞTIRMACI DİJITAL KİMLİĞİ
- BOUTEILLE VOLUMÉTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖRÇÜLÜ BALON
- ORDA ile ...
( Savaşçı topluluğu. )
- ÖRDEK ile (ARJANTİN) MAVİ GAGALI ÖRDEK
( ... İLE Omurgalılar arasında penisi en uzun olanıdır. [Kendi boyunun 2 katına, yani 43 cm.'ye kadar ulaşabilmektedir!] )
- ÖRDEK ile BAĞIRTLAK/BOZKIR TAVUĞU
( ... İLE Orta büyüklükte, bir cins göçebe ördek. )
( ... cum QUERQUEDULA )
- ÖRDEK ile ÇAKIRKANAT
( ... İLE Kanatları mavi hareli, bir ördek çeşidi. )
( ... cum ANAS CRECCA )
- ÖRDEK ile DENİZÖRDEĞİ/FIRTINAKUŞU
( ... İLE Perdeayaklılardan, kıvrık gagalı, açık denizlerde yaşayan bir kuş. )
( ... cum THALASSIDROMA PELAGICA )
- ÖRDEK ile DİK KUYRUK
- ÖRDEK ile DODO
( ... İLE 1700'de soyu tamamen tükenmiştir. )
( ... İLE 1865'te, Alice Harikalar Diyarı'nda kitabında görülene kadar unutulmuştu. )
( DUCK vs. DODO
[Hollanda'lılar] ... ile WALGVOGEL )
( ANAS cum RABHUS CUCULLATUS )
- ÖRDEK ile GAGALIMEMELİ/ORNİTORENK
( ... İLE Gövdesi kunduza benzeyen, ördek gibi gagası olan ve ayakları perdeli Avustralya'ya özgü bir hayvan. Hem yumurtlayan hem de memeli olan tek hayvandır. )
( ... İLE Geceleri beslenir, gündüzleriyse yuvalarında uyuklarlar. [ya da bir kayanın, ağaç kökünün altında] )
( ... İLE Gagaları 40.000 alıcıyla kaplıdır. [60.000 hareket algılayıcıları vardır ve bunlar da hem göz, hem de el gibi hareket eder, mekanik ve elektriksel veriyi birleştirir ve karanlık sualtı dünyasının net bir resmini çizmesine yardımcı olur] )
( ... ile
)
( BATT ile SEDYE-İ VAHÎD-ÜS-SUKBE )
( DUCK vs. DUCKBILL/ORNITORENG )
( ... avec ORNITHORYNQUE )
( ANAS cum ORNITHORHYNCHUS ANATINUS / PLATYPUS )
- ÖRDEK ile ISLANMA
( DUCK vs. DUCKING )
( مرغابي ile مرغابي ماده ile اردک ile اردک ماده ile زير آب رفتن ile اردک نر ile بط ile جا خالي )
( مرغابي ile MORGHABY MADEH ile ORDAK ile ORDAK MADEH ile ZYR AB RAFTAN ile ORDAK NAR ile BET ile JA KHALY )
- ÖRDEK ile KILKUYRUK
( ... İLE Ördekgillerden, uzunluğu 55-65 santimetre, kuyruğu sivri, tüyleri ak yeşil karışık, gagası, ayakları mavi bir tür kuş. )
( ... cum ANAS ACUTA )
- ÖRDEK ile KUĞU
( ... İLE 25 boyun omurları vardır. )
( ... İLE İngiltere'deki tüm kuğular, Kraliyet ailesine aittirler. )
( BATT ile TEMMÜ )
( DUCK vs. SWAN[< CYGNET]
ile
)
( ANAS cum CYGNUS )
( ... con/y EL CISNE )
- ÖRDEK ile MANDALİNA ÖRDEĞİ
- ÖRDEK ile/ve MOSKOFÖRDEĞİ
- ÖRDEK ile ÖRDEK BALIĞI ile ÖRDEK YÜRÜYÜŞÜ
- ÖRDEK ile PASBAŞ
- ÖRDEK ile/ve PATKA
( ... İLE/VE Bir tür deniz ördeği. )
- ÖRDEK ile/ve SUNA(KUŞAKLI ÖRDEK)
( ... İLE/VE Eril ördek. | Göl ördeği. )
( ... cum TADORNA TADORNA )
- ÖRDEK ile YABANÖRDEĞİ
( ... İLE Ördekgillerden, evcil ördeğe benzeyen, yeşil boynuzlu ördek. )
( ... cum ANAS BOSCHAS )
- ÖRDEK/BADİ ile KAZ
( 16 boyun omuru vardır. İLE ... )
(
ile
)
( İnsandan kaçıyorsa. İLE İnsanı kovalıyorsa. )
( ... ile BATT
İVZ: Gövdesi bodur olan. | Kaz; ördek. )
( MÜRG-İ ÂBÎ [SU KUŞU] )
( DUCK vs. GOOSE )
( ANAS cum ANSER )
( EL PATO con ... )
- ÖRDEKBAŞI ile ÖRDEKGAGASI
( Yeşil ile lacivert arası renk. | Bu renkte olan. İLE Açık turuncu renk. | Bu renkte olan. )
- ORDER :/yerine SİPARİŞ, DÜZEN
- ORDER vs./and REPETITION
- ORDI[< ORMAK/ORMAQ] ile ORDU ile ORDU ile ORDU/FERRAŞ ile ORDU ile ORDU/ARDUTAL
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Bir tarlayı ya da başka bir şeyi biçmek. İLE Bir Hakan'ın yaşadığı yer/yapı [sarayı].[KAŞGAR = ORDU KENT/ORDU KEND: Hakan'ların oturduğu kent.] İLE Balâsâgün yakınlarında bir yer. İLE Hakan'ın kalacağı yeri, yatağını düzenleyen, derleyen toplayan kişi. İLE Bir hayvanın yeraltındaki yuvası.[Sıçanın kovuğu, gelinciğin deliği] İLE Hamamotu.[Tüy dökücü bir nesnenin yapımında kullanılır.] )
- ORDINAL ile/ve/||/<> CARDINAL
- ORDINARY :/yerine SIRADAN
- ORDINATE[İng.] / ORDONNÉE[Fr.] / ORDINATE[Alm.] ile/değil/yerine/= ORDİNAT
- ORDİNO[İt.] değil/yerine/= BUYURGA/EMİR
( Bir poliçenin arkasına yazılan havale emri. | Tüccarın malını gümrükten çekebilmesi için gemi şirketinden, yük konşimentosuna karşılık verilen havale. | Denizcilik işletmelerinde, gemi adamlarını, gemilere atama belgesi. )
- ORDIR/ORDER[İng.] değil/yerine/= HEKİM İSTEMİ
- ORDÖVR ile ORDÖVR TABAĞI ile ORDÖVR ARABASI
- ORDU ile ORDU
( En üst askeri birlik. İLE Karadeniz'de bir il. )
- ORDU ile ORDU BİRLİKLERİ
( ARMY vs. ARMY CORPS )
( عسکر ile جيش ile سپه ile سپاه ile لشکر ile خيل ile ستون )
( ASKER ile جيش ile SEPEH ile SEPAH ile LASHKAR ile KHYLE ile SETON )
- ORDU ile ORDUCU ile ORDULU/LUK ile ORDUSUZ/LUK ile ORDU DONATIM ile ORDU MERKEZİ ile ORDU KOMUTANI
- ORDUEVİ :
( Yenimahalle Pazarbaşı mevkiindeki ve deniz kenarındadır. Burada daha önceleri iki katlı bir dalyan evi bulunuyordu. Bu alan bilahare Deniz astsubay Orduevi olarak hizmet vermeye başladı. Kampus içinde misafirhanesi, restaurantı, çay bahçesi, gazinosu ile plajı ile hizmet veren bir orduevidir. )
- ORDUNUN DİLİ ile/ve SARAY'IN DİLİ
- ÖREK ile ...
( Başıboş hayvan sürüsü. )
- ÖREK ile ÖREKE
( Başıboş gezen hayvan sürüsü. İLE Eğrilmekte olan keten gibi şeylerin tutturulduğu, bir ucu çatal değnek. | Ebelerin gebelere doğum yaptırmak üzere bacakları ayırarak doğum yaptırmaya yaran oturağı. | [mecaz, argo] Dişil eşeysel örgeni benzetmesi. ["Ebenin/ananın örekesi."] )
- ÖREK ile ÖREKE
- ÖREKE KAYALIKLARI :
( Rumelifeneri Köyünün denize olan en uç noktasıdır. Bu kayalara Orakiye Kayalıkları, Öreke Taşı, Kanlı Kayalar, Kocataş, Körtaş, Mavi ve Kayalar denildiği gibi halk ağzı ile Roke Kayalıkları da denilmektedir. Efsanelere konu olan Öreke kayalıkları Rumelifeneri ile birlikte anılmaktadır. Bu kayalıklara antik çağda Kyanaeis ya da Symplegades, değişik zamanlarda Geant veya Bavonene kayalıkları da deniliyordu. Bizanslar döneminde bu kayalıkların en yüksek noktasına bir sütün dikilmiştir. Bu sütuna Pompeus sütunu veya İmparator Hadrianus'a ait olduğu da söylenmektedir. Bu sütun deniz kazalarının önlenmesi amacı ile dikilmiş, en tepe noktasına ateş yapılarak gemilere yol gösterici olmuştur. Sütun zamanla yıkılmış olup, üzerinde Latince yazılar olan kaidesi kalmıştır. Öreke kayalıklarına Symplegades denilmesinin nedeni sabit olan bu kayaların hareket ettiğini sanılması, birbirlerine yaklaştıklarına inanılmasından ileri geliyordu. Oysa bu olay med - cezir denilen suların yükselip çekilmesinden başka bir şey değildi. )
- OREXIN[İng.] ile/değil/yerine/= OREKSİN TANNAT
- ÖREN ile ...
( Eski yapı ya da kent kalıntısı. )
- ÖRF ile ÖRFİ ile ÖRFİ İDARE
- ÖRF değil/yerine/= TÖRE/GELENEK
- ÖRFÎ ile HAKİKÎ ile NAZARÎ
- ÖRF-Ü ÂAM ile ÖRF-Ü HÂSS
( Sözlük anlamıyla. İLE Terim anlamıyla. )
- ORG. EMİN ALPKAYA İLKÖĞRETİM OKULU :
( Yeniköy, Org. Emin Alpkaya İlköğretim okulu 1974'te Bağlar Baraka İlkokulu adıyla eğitim ve öğretime açıldı. Okulun adı bilahare Org. Emin Alpkaya İlköğretim Okulu olarak değiştirildi. )
- ORG ile/ve ARMONYUM/HARMONYUM[Fr.]/REGAL
( Erganun. İLE/VE Kamışlı org. | Dış görünüşü piyanoya benzeyen, körüğü ayakla işletilen küçük org. )
- ORG ile/ve HYDRAULIS
( ... İLE/VE İlk borulu org. )
- ORG ile/değil/<> LATERNA[Lat.]
( ... İLE/DEĞİL/<> Kolu çevrilerek çalınan, sandık biçiminde bir tür org. )
- ORGAN HARVESTING[İng.] değil/yerine/= AKTARIM İÇİN ÖRGEN ELDE ETME
- IMPLANT[İng.] / EINPFLANZEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ORGAN NAKLİ
- ORGAN PROCUREMENT[İng.] değil/yerine/= AKTARIM İÇİN ÖRGEN ALIMI
- ORGAN ile/||/<> ABC TAŞIMA SİSTEMİ[İng. ABC TRANSPORT SYSTEM] ile/||/<> ABİYOGENEZ[İng. ABIOGENESIS] ile/||/<> ADENOM[İng. ADENOMA] ile/||/<> ADENOZİN DİFOSFAT[İng. ADENOSINE DIPHOSPHATE] ile/||/<> KİMYA[İng. CHEMISTRY] ile/||/<> MALİK ASİT[İng. MALIC ACID] ile/||/<> MAYA[İng. YEAST] ile/||/<> PROKARYOT[İng. PROKARYOTE]
( Organizma içinde özel görevleri olan ve dokulardan oluşmuş, karaciğer, böbrek, kalp gibi yapılar. @@ Prokaryotlardaki 3 taşıma sisteminden biridir. Şeker ve aminoasit gibi organik moleküller ile sülfat, fosfat ve nadir metaller gibi inorganik materyallerin göze içine alınımına yarar. İsmini, İngilizcede "ATP-bağlayan kaset" anlamına gelen "ATP-binding cassette" teriminden almaktadır. @@ Canlılığın ve canlılığa dair temel organik moleküllerin; cansızlıktan ve inorganik moleküllerde, doğal yollarla, kimyasal evrim süreciyle ortaya çıkmasını sağlayan sürecin adıdır. Abiyogenez Kuramı çerçevesinde bu olay, günümüzden 4 milyar yıl kadar önce Dünya'da yaşanmıştır. Dünya dışında başka gezegenlerde yaşanmış ve yaşanıyor olması ihtimali de bulunmaktadır. @@ Kanserli olmayan, iyi huylu ve yavaş büyüyen tümörlerdir. Bezsel kökenlidir. Sıklıkla glandüler organlar boyunca büyürler. Adrenal adenomlar, kolon polipleri, paratirod adenomları, hipofiz adenomları ve pleomorfik adenomlar olmak üzere çeşitli türleri mevcuttur. @@ İçinde adenin, riboz ve iki adet fosfat öbeği barındıran organik bir maddedir. Adenozin difosfatın kimyasal formülü C10H15N5O10P2, molar kütlesi 427,20 g/mol'dür. @@ Maddelerin yapısını, özelliklerini, tepkimelerini ve etkileşimlerini inceleyen bilim dalıdır. Kimya, doğa bilimlerinin içinde sınıflandırılır ve alt dallar bulundurur. Bu alt dallardan bazıları: organik kimya, anorganik kimya, biyokimya, fizikokimya ve analitik kimyadır. @@ Birçok meyvede ve sebzede doğal olarak bulunan organik bir bileşiktir. Örneğin elmada yüksek miktarda malik asit bulunmaktadır. IUPAC adı 2-hidroksibütandioik asittir. Kimyasal formülü C4H6O5 olan malik asidin moleküler kütlesi 134,09 g.mol-1dir. Malik asidin su içinde çözünürlüğü 25°C'de 592 mg/dL, yoğunluğu ise 1.601 g/cm3tür. @@ Mayalar ökaryotik mikroorganizmalardır. Mantar alemi altında incelenir. Bilinen 1500 tür maya vardır ki bu bilinen mantarların sadece %1'i eder. Yaptıkları fermantasyon sayesinde bira ve şarap elde edilir. @@ Evrim süreci içinde 3.8 milyar yıl kadar önce evrimleşip, günümüze kadar ulaşabilmiş, bakteriler ve arkeleri kapsayan, zarla çevrili gerçek bir çekirdeği ve endoplazmik retikulum, golgi cisimciği, lizozom, mitokondri, çekirdek, peroksizom, koful, sitoplazmik granüller vb. zarla çevrili organelleri olmayan, çoğunlukla tek gözeli (nadiren çok gözeli), gözesel iskeletleri (cytoskeleton) bulunmayan basit yapılı gözelerden oluşan bir üst alemdir. DNA çekirdek zarı ile sarılıp korunmaz, sitoplazma içinde serbest bir halde bulunur. Plazmid DNA denilen halkasal DNA yapısı görülür. Bakteriler ve mavi yeşil algler.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ORGANEL[İng. ORGANELLE] ile/||/<> ENDOPLAZMİK RETİKULUM[İng. ENDOPLASMIC RETICULUM] ile/||/<> ENDOSİMBİYOTİK TEORİ[İng. ENDOSYMBIOTIC THEORY] ile/||/<> KLOROPLAST[İng. CHLOROPLAST] ile/||/<> MİTOKONDRİ[İng. MITOCHONDRIA] ile/||/<> MİTOKONDRİYAL DNA (MTDNA)[İng. MITOCHONDRIAL DNA] ile/||/<> RİBOZOM[İng. RIBOSOME] ile/||/<> TAŞIYICI RNA[İng. TRANSFER RNA]
( Ökaryot gözelerde belirli bir görev yapmak üzere özelleşmiş mitokondri, çekirdek, kloroplast vb. gibi yapıların her biri. @@ Endoplazmik retikulum; gözenin veziküllerden, tüplerden ve sisternalardan oluşan organelidir. Bu organel gözede çeşitli görevlerden sorumludur. Bunlardan bazıları; proteinlerin taşınması ve katlanması, kalsiyumun depolanması, bazı lipit ve makromoleküllerin depolanması biçiminde sıralanabilir. Hayvan gözelerinde endoplazmik retikulum genellikle gözenin membranöz içeriğinin yarısını oluşturur. Ayrıca endoplazmik retikulumun zarının kalınlığı 50-60 Angström kadardır. Endoplazmik retikulumu göze içinde bir kargo sistemine benzetebiliriz. Çünkü proteinlerin göze içinde ve dışına taşınmasını sağlar. Ayrıca endoplazmik retikulum; bazı gözelerde glikojenler, steroidler ve diğer makromolekülleri depolar. Üzerinde ribozom bulunan endoplazmik retikulumlar granüllü endoplazmik retikulum, bulunmayanlar ise granülsüz endoplazmik retikulum olarak adlandırılır. @@ Mitokondri ve kloroplast gibi ökaryotik organellerin, ilkin ökaryotik canlıların vücuduna endositoz sonucu sindirememekten kaynaklı hapsolmalarıyla evrimleştiğini ileri süren teoridir. Günümüzde oldukça güçlüdür. @@ Bitki gözelerinde bulunan ve klorofil içeren bir organel. Evrim düzeyinin üst basamaklarındaki bitki gözelerinde 50 kadar kloroplast bulunabilirken, alg gözelerinin hemen her çeşidinde göze başına bir tek kloroplasta rastlanır. Fotosentez, kloroplastlar içinde gerçekleşir. @@ Yunanca mitos (iplik) ve khondrion (tane) sözcüklerinden türetilmiştir. En önemli işlevi adenozin trifosfat (ATP) biçiminde enerji üretmektir. Neredeyse tüm ökaryotik gözelerin (net olarak tanımlanmış çekirdekler olan gözeler) sitoplazmasında bulunan göze organellerinden birisidir. Büyüklüğü 0.5-1.0 mikron arasındadır. Şekilleri ise ovalden çubuğa kadar değişkenlik göstermektedir. Sayıları gözenin enerji ihtiyacına göre değişir. Bir mitokondride 5 kısım vardır: Dış zar, iç zar, zarlararası bölge, krista bölgesi (mitokondrideki kıvrımlı iç zardır) ve matriks dir. @@ Anne tarafından aktarılan, sitoplazmada bulunan mitokondri organeli içerisindeki nükleik bir asit. Bitkilerdeki karşılığı kloroplastik DNA. Bakteriyel DNA'ya ökaryotik DNA'dan daha yakındır. Bu da, ökaryotik gözelerin, prokaryotlardan, Endosimbiyotik Teori dahilinde evrimleştiğini desteklemekte. @@ mRNA translasyonunun, yani protein sentezinin, gerçekleştiği küçük bir sitoplazmik organel. @@ Biyolojik organizmalarda protein sentezi sırasında serbest amino asitlere bağlanıp bu aminoasitleri uygun sırayla ribozom organeline taşıyan RNA molekülüdür. RNA tek zincirli bir yapı gösterdiği için hidrojen bağı içermez. Fakat tRNA bir nükleotit zincirinin kıvrımlar yapmasıyla oluştuğu için kıvrımlar, hidrojen bağlarıyla bir arada tutulur. Bu durumda da tRNA diğer RNA çeşitlerinden farklı olarak hidrojen bağı içerir. Hücrelerde bulunan toplam RNA'nın %15'ini tRNA oluşturur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ORGANEL ile/ve/> ORGAN ile/ve/> ORGANİZMA
- ORGANIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= ORGANİC ASİT
- ORGANIC BASE[İng.] ile/değil/yerine/= ORGANİC BAZ
- ORGANIC CHEMISTRY[İng.] ile/değil/yerine/= ORGANİC KİMYA
- OREXIN TANNATE, ORGANIC[İng.] ile/değil/yerine/= ORGANİC
- ORGANIC :/yerine ORGANİK
- ORGANİK[İng. < ORGANIC] değil/yerine/= DİRİMSEL
- ORGANIQUE ACIDE[Fr.] / ORGANISCHE SÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= ORGANİK ASİT
- ORGANIQUE BASE[Fr.] / ORGANISCHE BASE[Alm.] ile/değil/yerine/= ORGANİK BAZ
- ORGANİK DÜŞÜNCE ile KATEGORİK DÜŞÜNCE
- ORGANİK DÜŞÜNCE ile SINIFSAL DÜŞÜNCE
( ORGANIC THOUGHT vs. CATEGORIC THOUGHT )
- ORGANİK GEOMETRİ ile/ve ANALİTİK GEOMETRİ
- KİMYA/FİZİK/DOĞA/NESNE:
ORGANİK (KİMYA)(BİLEŞİK/LER) ile/ve/||/<>/>< İNORGANİK/ANORGANİK (KİMYA)(BİLEŞİK/LER)
( Karbon temelli bileşiklerin yapısını, özelliklerini ve tepkimelerini inceler.[proteinler ve karbonhidratlar] İLE/VE/||/<>/>< Karbon dışındaki ögelerin ve bileşiklerin kimyasını inceler.[tuzlar ve mineraller] )
( Karbon bileşiklerini inceleyen kimya dalı. İLE/VE/||/<>/>< Karbon dışındaki ögelerin bileşiklerini inceleyen kimya dalı. )
- ORGANİK KİMYA ile/||/<> İNORGANİK KİMYA
( Karbon bileşiklerinin kimyasını inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Karbon dışındaki ögelerin kimyasını inceleyen bilim dalı. )
( Formül: C-H bağları İLE diğerleri )
( Friedrich Wöhler tarafından 1828 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1800-1882) (Ülke: Almanya) (Alan: Kimya) (Önemli katkıları: Üre sentezi, organik kimya) )
- UZVİ KİMYA[Osm.] / CHIMIE ORGANIQUE[Fr.] / ORGANISCHE CHEMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ORGANİK KİMYA
- ORGANİK KİMYASAL SAVUNMA[İng. ORGANIC CHEMICAL DEFENSE] ile/||/<> ORGANİK TARIM[İng. ORGANIC FARMING] ile/||/<> ORGANOİD
( Canlı bir organizma, bu durumda bir bitki ya da onun mutualist bir ilişki içinde bulunduğu canlı tarafından üretilen kimyasal savunma. @@ Bitkileri, toprak verimliliğini korumak ve zararlıları kontrol etmek için sadece doğal yöntemlerle yetiştirme sürecidir. @@ Organoid; laboratuvar ortamında üretilen ve gerçekçi mikro anatomik gösterime yardım etme amacı taşıyan, bir organın minyatürleştirilmiş ve basitleştirilmiş versiyonudur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
(1996'dan beri)