Bugün[10 Nisan 2026]
itibarı ile 15.203 başlık/FaRk ile birlikte,
15.203 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(60/62)


- YARARLI >< ZARARLI ile/ve/<>/> İYİ >< KÖTÜ ile/ve/<>/> DOĞRU >< YANLIŞ ile/ve/<>/> GÜZEL >< ÇİRKİN ile/ve/<>/> SEVAP >< GÜNAH

( Akl-ı temyizî. İLE/VE/<>/> Akl-ı amelî. İLE/VE/<>/> Akıl. Akl-ı Nazarî. İLE/VE/<>/> İç duyular. İLE/VE/<> Vicdan. )

( ... İLE/VE/<>/> Düşünce ve eylemin uygunluğu/uyumluluğu. İLE/VE/<>/> Kavram ve nesnenin uygunluğu/uyumluluğu. İLE/VE/<>/> Biçim ve içeriğin uygunluğu/uyumluluğu. İLE/VE/<> ... )

( Spor. İLE/VE/<>/> Felsefe/Ahlâk. İLE/VE/<>/> Bilim. İLE/VE/<>/> Sanat. İLE/VE/<> Din. )

( İyi, yarar ve hazın sürekliliği olarak yorumlanır. )

( İyilik konusunda, kişiler, dört bölümdür:
1. Herkesten önce yapanlar: Bunlar, kerîmdir;
2. Taklit yoluyla yapanlar: Bunlar, hakîmdir;
3. Engelleyenler: Bunlar, eşkiyâdır;
4. Hoşlandıklarından dolayı yapanlar: Bunlar, kötü niyetlilerdir. )

( Kendiniz için neyin iyi olduğunu bilmezken, başkaları için neyin iyi olduğunu nasıl bilebilirsiniz? )

( ... VS./AND/<>/> Appropriateness/harmony of thought and action. WITH/AND/<>/> Appropriateness/harmony of concept and object. WITH/AND/<>/> Appropriateness/harmony of shape and content. WITH/AND/<> ... )

( When you do not know, what is good for yourself; how can you know, what is good for others? )

( ... VS./AND/<>/> Ethic. VS./AND/<>/> Rational. VS./AND/<>/> Aesthetics. VS./AND/<> Religious. )

( Sport. VS./AND/<>/> Philosophy. VS./AND/<>/> Science. VS./AND/<>/> Aesthetics. VS./AND/<> Religion. )

( BEŞ AMAÇ/MAKÂSID-I HAMSE[Ar.]: (KORUNANLAR/SAĞLANANLAR)
CAN ile/ve/<>/> KUŞAK/NESİL ile/ve/<>/> AKIL ile/ve/<>/> MAL ile/ve/<>/> DİN )

( NÂFİ'[< NEFY] >< ZARAR/MAZARRAT ile/ve/<>/> HAYR >< ŞER ile/ve/<>/> SIDK >< KİZB ile/ve/<>/> HÜSN >< KABÎH ile/ve/<> SEVAB-GÜNAH )

( BENEFICIAL >< HARMFUL vs./and/<>/> GOOD >< BAD vs./and/<>/> RIGHT >< WRONG/TRUE >< FALSE vs./and/<>/> BEAUTIFUL >< UGLY vs./and/<> MERIT [IN RELIGION] )

( ... ile/ve/<>/> TO AGATHON[iyilik] ile/ve/<>/> ... ile/ve/<>/> TO KALLOS[güzellik]/KALON/TOKALON ile/ve/<>/> ... )

( ... ile/ve/<>/> SHIVAM ile/ve/<>/> SATYAM ile/ve/<>/> SUNDARAM ile/ve/<> ... )


- YARARLI/LIK ile/ve/||/<> İŞ GÖRME/GÖREN


- YARATICI ile/ve/değil ÖZGÜN


- YARATILAN değil/yerine VAROLAN


- YARATILAN ile/ve ZUHUR

( Sadece insandır. İLE/VE İnsan dışındaki herşey. )


- YARATILIŞ:
ÖN MADDESİZ ile MADDE'DEN


- YARATMAK:
YOKTAN değil BİÇİMLENDİRMEK


- YARDIM ETMEK ile YARDIM ile YARDIM ARAYIŞI ile ASİSTAN ile KOMİSER YARDIMCISI ile MÜDÜR YARDIMCISI ile DEVRİYE LİDERİ YARDIMCISI ile YARDIMCI DOÇENT ile MÜFETTİŞ YARDIMCISI

( ASSIST vs. ASSISTANCE vs. ASSISTANCE SEEKING vs. ASSISTANT vs. ASSISTANT COMMISSIONER vs. ASSISTANT MANAGER vs. ASSISTANT PATROL LEADER vs. ASSISTANT PROFESSOR vs. ASSISTANT SUPERINTENDENT )

( مراعات حال کردن ile ياري نمودن ile اعانه دادن ile اعانه کردن ile مساعدت کردن ile استعانت دادن ile ياري کردن ile معاونت کردن ile دستياري ile معونت ile مدد ile ياري ile همراهي ile پيمردي ile مساعدت ile غياث ile اعانت ile نصر ile معاونت ile مددکاري ile دست ياري ile معتضد ile همياور ile معين ile معاظد ile نيب ile معاون ile کمک ile ياور ile دستيار ile نصير ile مددکار ile دست يار ile يار ile بهريار ile معاون رئيس اداره ile جوخه يار ile استاديار ile ناظم مدرسه )

( MARAAT HAL KARDAN ile YARY NEMUDAN ile EANEH DADAN ile EANEH KARDAN ile MOSAEDAT KARDAN ile ESTEANT DADAN ile YARY KARDAN ile MOAVENT KARDAN ile DASTYARY ile معونت ile مدد ile YARY ile CPEHMARAHY ile PEYMARDY ile MOSAEDAT ile GHYAS ile EANT ile NASR ile MOAVENT ile MADADKARY ile DAST YARY ile MOTAZED ile NPAMYOR ile MAYNE ile معاظد ile نيب ile MOAVAN ile KAMAK ile YOR ile DASTYAR ile نصير ile MADADKAR ile DAST YAR ile YAR ile بهريار ile MOAVAN REYS EDAREH ile JOOKHEH YAR ile ESTADYAR ile NAZEM MADRESEH )


- QUASI-FISSION[İng.] / FISSION QUASI[Fr.] / QUASISPALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI-BÖLÜNME


- SEMIPERMEABLE[İng.] / SEMI-PERMÉABLE[Fr.] / HALAZON[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI GEÇİRGEN


- SEMI CONDUCTOR, SEMICONDUCTOR[İng.] / SEMI-CONDUCTEUR[Fr.] / HALBLEITER, HALBFEST[Alm.][Alm.] ile/değil/yerine/= YARI İLETKEN/İLETEN


- YARI İLETKEN ile/ve/||/<> İLETKEN

( Elektriksel iletkenliği yalıtkanlar ve iletkenler arasında olan nesneler. İLE/VE/||/<> Elektrik akımını kolayca ileten nesneler. )


- SEMISOLID[İng.] / SEMI-SOLIDE[Fr.] / HALBE REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI KATI


- QUASI-PARTICLE[İng.] / PARTICULE QUASI[Fr.] / QUASITEILCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI PARÇACIK


- HALF REACTION[İng.] / HALBDURCHLÄSSIGE WAND[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI TEPKİME


- QUASI-REFLECTION[İng.] / RÉFLEXION QUASI[Fr.] / QUASIREFLEXION[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI YANSIMA


- SEMICONDUCTOR JUNCTION[İng.] ile/değil/yerine/= YARIİLETKEN EKLEMİ


- YARIİLETKEN ile/||/<> İLETKEN

( Yarıiletken kontrollü iletkenlik, iletken yüksek sabit iletkenlik. )

( Formül: E_g ~ 1 eV İLE E_g ~ 0 )


- SPLITTING, DECAY[İng.] / DESINTÉGRATION[Fr.] / ZERFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= YARILIM/BOZUNMA


- HALF WAVE ANTENNA[İng.] / ANTENNE DE LA DEMI-VAGUE[Fr.] / HALBWELLENANTENNE[Alm.] ile/değil/yerine/= YARIM DALGA ANTEN


- MEVC-İ NİSF[Osm.] / HALF WAVE[İng.] / DEMI-ONDE[Fr.] / HALBWELLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= YARIM DALGA


- YARIM ile YARIM VE YARIM ile YARIM KAN ile ÜVEY ERKEK KARDEŞ ile YARI PİŞMİŞ ile YARI ÖLÜ ile YARIM KUBBE ile YARISI BİTTİ ile YARIM DÜĞÜM ile YARIM UZUNLUK ile YARIM DİREK ile YARIM AY ile YARI AÇIK ile YARI AÇIK ile YARI YÜKSELTİLMİŞ ile ÜVEY KIZ KARDEŞ ile YARIM KAYMA ile YARIM TABAN ile YARI ZAMANLI ile ÜVEY KIZ KARDEŞ ile YARI YOLDA

( HALF vs. HALF AND HALF vs. HALF BLOOD vs. HALF BROTHER vs. HALF COOKED vs. HALF DEAD vs. HALF DOME vs. HALF FINISHED vs. HALF KNOT vs. HALF LENGTH vs. HALF MAST vs. HALF MOON vs. HALF OPEN vs. HALF OPENED vs. HALF RAISED vs. HALF SISTER vs. HALF SLIP vs. HALF SOLE vs. HALF TIME vs. HALFSISTER vs. HALFWAY )

( نيم ile نيمي ile بطور ناقص ile نصف ile نيمه ile نصفا نصف ile ناتني ile نيم پخته ile نيم پز کردن ile نيم جان ile نيم تاق ile نصفه کاره ile گره خفتي ile نصف درازا ile نيم افراشتن ile زن قحبه ile نيم باز ile نيم خيز ile خواهر ناتني ile زير پيراهني ile نيم تخت زدن ile نيم تخت انداختن ile نيم وقت ile ناخواهري ile نيمه راه )

( NEYM ile NEYMY ile BETOR NAGHS ile NASF ile NEYMAH ile نصفا نصف ile ناتني ile NEYM POKHTEH ile NEYM PEZ KARDAN ile NEYM JAN ile NEYM TAGH ile NASFEH KAREH ile GAREH KHOFTY ile NASF DARAZA ile NEYM AFRASHTAN ile ZAN QAHBEH ile NEYM BAZ ile NEYM KHYZ ile KHAHAR NATANY ile ZYR PEYRANPANY ile NEYM TAKHT ZADAN ile NEYM TAKHT ANDAKHTAN ile NEYM VAGHT ile NAKHAHARY ile NEYMAH RAH )


- YARIM/AZ/EKSİK "ANLAŞILAN" ve/||/<> YARIM/AZ/EKSİK YAŞANILAN

( Ekinin düşmanıdır. VE/||/<> Yaşamın düşmanıdır. )


- [ne yazık ki]
YARIMI YEMEZ/SİN ve/||/<> BÜTÜNÜ BÖLMEZ/SİN


- YARIN ile ERTESİ GÜN

( Yarın sözcüğü, sadece içinde bulunulan günden sonra gelecek gün için kullanılabilir. Gelecek ve yaşanmamışlık anlamını taşır. İLE Ertesi gün, içinde bulunulan günden sonra yaşanacak günden hemen sonra gelecek olan gün için kullanılır. 2 kez yarın.("yarın yarın"). Kavramsal bir anlatımda, geçmiş üzerine/geçmişle ilgili bir konuda "ertesi gün" sözcüğü kullanılır. Kesinlikle "yarın" kullanılmaz. Ayrıca, okunurken/seslendirirken hiçbir hece uzamaz. )

( "BUGÜN OLMUYOR, YARIN OLUYOR" değil BUGÜN/BİR GÜN OLMUYOR, ERTESİ GÜN OLUYOR )


- YARIN ile YARIN ÖBÜR GÜN


- YARIŞMA = EMULATION[İng., Fr.] = WETTEIFER[Alm.] = AEMULATIO[Lat.]


- MÉTHODES DE DATATION[Fr.] ile/değil/yerine/= YAŞ TAYİNİ YÖNTEMLERİ


- YAŞ/TARİH TESPİTİ:
KETEBE ve/||/<> ZAHRİYE ve/||/<> FİLİGRAN ve/||/<> MÜREKKEP

( Zahriye, XIII. yy.'a kadar bulunmaktadır. | Ser levha, XVI. yy.'dan sonra kullanılmaya başlanmıştır. | Eski yapıtlarda, cetvel yoktur. )


- YAS ile/ve/||/<>/> BUNALIM/DEPRESYON


- YASA/HUKUK:
KARMAŞIKSIZ ile/ve/||/<> UYULABİLEN ile/ve/||/<> ETKİLİ


- YASA = KANUN = LAW[İng.] = LOI[Fr.] = GESETZ[Alm.] = LEX[Lat.] = NOMOS[Yun.] = LEY[İsp.]


- FORBIDDEN TRANSITION[İng.] / TRANSITION INTERDITE[Fr.] / VERBOTENER ÜBERGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= YASAK GEÇİŞ


- YASAK ile/ve/değil/yerine/||/<> VİCDAN


- YASA/KANUN ile ...

( KÜLLÎ KAİDELER )


- YASA/KANUN ve/<> KORUMA

( Değişir. VE/<> Değişmez. )


- YASAL OLMAYAN ile KAYITSIZ

( ILLEGAL vs. INFORMAL )


- YASAL ile YASAL OLMAYAN


- YAŞAM AĞACI ile/ve/||/<> DARWIN

( )

( Yaşam Ağacı Belgeseli(BBC)'ni de izlemenizi salık veririz... )


- YAŞAM BULGULARINDA:
BİLİNÇ ile/ve/||/<>/> SOLUNUM ile/ve/||/<>/> DOLAŞIM/NABIZ ile/ve/||/<>/> GÖVDE ISISI ile/ve/||/<>/> KAN BASINCI/TANSİYON


- YAŞAM:
MASAL ile/ve/||/<>/> ROMAN ile/ve/||/<>/> FIKRA

( Başlangıçta. İLE/VE/||/<>/> Yaşandıkça. İLE/VE/||/<>/> Anlattıkça. )


- YAŞAM:
OYUN ve/||/<>/ya da KEÇİBOYNUZU ve/||/<>/ya da PAMUK - DEMİR


- YAŞAM:
OYUN ile/ve/ne yazık ki/||/<> "KÖŞE KAPMACA" OYUNU

( Yaşam oyunu, sadece "köşe kapmaca" oyununa düşürüldüğünden ve bu oyunu da, bir köşeyi tutanın, eline geçirdiği köşeyi hiç bırakmamasından dolayı tıkanmasıyla ne oyun, ne barış, ne de huzur kalmıştır. Oyun, tekrar eşit koşullardan başlatılana kadar bir şeylerin düzelmesi de pek olası görünmüyor. )


- YAŞAM:
"YANLIŞ(LAR)A KATLANMAK İÇİN" ile/değil/yerine/>< YANLIŞ(LAR)I DÜZELTMEK ÜZERE


- YAŞAM:
YÖNETİLEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KARŞILAŞILAN


- YAŞAM = HAYAT = LIFE[İng.] = VIE[Fr.] = LEBEN[Alm.] = VITA[Lat.] = BIOS[Yun.] = VIDA[İsp.]


- YAŞAMA ANLAMI/AMACI/NEDENİ[IKIGAI]:
SEVDİĞİN ve/+/||/&cap;/<>/>/<
(DÜNYANIN/TOPLUMUN) GEREKSİNİM/İ ve/+/||/&cap;/<>/>/<
KARŞILIĞI/MALİYETİ, İYİ OLDUĞUN/YAPTIĞIN ŞEY DOLAYI ÖDENEN/ÖDENEBİLECEK ve/+/||/&cap;/<>/>/<
İYİ OLDUĞUN/YAPTIĞIN

( [2'liler]
[∩: Kesişim]
[1: SEVDİĞİN | 2: GEREKSİNİM | 3: KARŞILIĞI/MALİYETİ, İYİ OLDUĞUNDAN DOLAYI ÖDENEN | 4: İYİ OLDUĞUN/YAPTIĞIN]
1 ve/∩/+/||/<> 2 = GÖREV/HEDEF(MISSION)
2 ve/∩/+/||/<> 3 = MESLEK(VOCATION)
3 ve/∩/+/||/<> 4 = UZMANLIK(PROFESSION)
4 ve/∩/+/||/<> 1 = COŞKU/TUTKU(PASSION)

ve/+/||/∩/<>/>

[3'lüler]
1 ve/∩/+/||/<> 2 ve/∩/+/||/<> 3 = Coşku/heyecan ve gönül rahatlığı fakat "kesinliğin" bulunmaması
2 ve/∩/+/||/<> 3 ve/∩/+/||/<> 4 = Rahatlık fakat boşluk duyumu
3 ve/∩/+/||/<> 4 ve/∩/+/||/<> 1 = Tatmin fakat işe yaramazlık "düşüncesi/zannı"
4 ve/∩/+/||/<> 1 ve/∩/+/||/<> 2 = Neşe, dolgunluk/doluluk fakat "servetleştirilemeyen"

ve/+/||/∩/<>/>

1 ve/∩/+/||/<> 2 ve/∩/+/||/<> 3 ve/∩/+/||/<> 4 = YAŞAMA ANLAMI/AMACI/NEDENİ[IKIGAI] )

( [2's]
[∩: Intersection]
[1: WHAT YOU LOVE | 2: WHAT THE WORLD NEEDS | 3: WHAT YOU CAN BE PAID FOR | 4: WHAT YOU ARE GOOD AT]
1 &/∩/+/||/<> 2 = MISSION
2 &/∩/+/||/<> 3 = VOCATION
3 &/∩/+/||/<> 4 = PROFESSION)
4 &/∩/+/||/<> 1 = PASSION

&/+/||/∩/<>/>

[3's]
1 &/∩/+/||/<> 2 &/∩/+/||/<> 3 = Excitement and complacency, but sense of uncertainty
2 &/∩/+/||/<> 3 &/∩/+/||/<> 4 = Comfortable but thought/"feeling" of emptiness
3 &/∩/+/||/<> 4 &/∩/+/||/<> 1 = Satisfaction but thought/"feeling" of uselesness
4 &/∩/+/||/<> 1 &/∩/+/||/<> 2 = Delight and fullness but no "wealth"

&/+/||/∩/<>/>

1 &/∩/+/||/<> 2 &/∩/+/||/<> 3 &/∩/+/||/<> 4 = REASON TO LIVE/HAVING A PURPOSE IN LIFE[IKIGAI] )

( )

( REASON TO LIVE/HAVING A PURPOSE IN LIFE[IKIGAI]:
WHAT YOU LOVE and/∩/+/||/<> WHAT THE WORLD NEEDS and/∩/+/||/<> WHAT YOU CAN BE PAID FOR and/∩/+/||/<> WHAT YOU ARE GOOD AT )


- YAŞAMDA:
GÖZESEL(HÜCRESEL) ORGANİZASYON ve/||/<> ÜREME ve/||/<> METABOLİZMA ve/||/<> HOMEOSTAZ ve/||/<> KALITIM ve/||/<> UYARANLARA TEPKİ ve/||/<> BÜYÜME VE GELİŞME ve/||/<> EVRİLEREK UYUMLANMA


- YAŞAMIN DEĞİŞTİRDİĞİ ile/ve/<>/değil/yerine YAŞAM(LAR)I/NI DEĞİŞTİREN


- YAŞAMIN YALINLIĞINDA:
BİLİM ile/ve/||/<> FELSEFE ile/ve/||/<> SANAT ile/ve/||/<> DİN

( Sınırlar. İLE/VE/||/<> Yorumlar. İLE/VE/||/<> Betimler. İLE/VE/||/<> Kutsar. )


- YAŞAMSAL/VITAL ÖRGENLER:
BEYİN ile/ve/||/<> KARACİĞER ile/ve/||/<> AKCİĞER ile/ve/||/<> BÖBREK ile/ve/||/<> KALP


- YAŞANILAN ile/ve/||/<>/>< YAŞANIL(MA)MASI GEREKEN


- YAŞANMASI GEREKEN ile/ve/||/<>/> YAŞANMALI


- YAŞARKEN ve/||/<> ÖLÜRKEN

( Yaşamdan/yaşamaktan başka hiçbir şey yoktur/olmamalıdır. VE/||/<> Ölmekten başka hiçbir şey yoktur/olmamalıdır. )


- YAŞATKAN ile YAŞATKAN SİNİR SİSTEMİ


- JASMINE OIL[İng.] / ESSENCE DE JASMIN[Fr.] / JASMINÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= YASEMİN YAĞI


- YASEMİN[Fars.] ile YABANİ YASEMİN

( Zeytingillerden, beyaz, kırmızı ya da sarı renkli çiçekleri hoş kokulu olan bir ağaççık. İLE Patlıcangillerden, yaprakları almaşık, çiçekleri menekşe renginde, tırmanıcı bir bitki. )

( JASMINUM cum SOLANUM DULCAMARA )


- YASEMİN ile YASEMİN

( JASMINE vs. JASMIN )

( گل ياسمن ile ياس ile عبهر ile ياسمن )

( GOL YESMAN ile YAS ile عبهر ile YESMAN )


- YASƏMƏN[Azr.] = LEYLAK[Tr.]


- YAŞIN YAŞIN

( Gizli gizli, için için. )


- YÂSİN ile ...

( KUR'AN'IN KALBİDİR )


- YASSI SOLUCAN/PLANARYA(PLANARIAN) ile YUVARLAK SOLUCAN ile HALKALI SOLUCAN


- YATAK/LIK ile YATAKLI ile YATAKÇI ile YATAK LİMAN ile YATAK ODASI ile YATAK LİMONU ile YATAK TAKIMI ile YATAK YARASI ile YATAK ÖRTÜSÜ ile YATAK BAŞLIĞI ile YATAK MOBİLYA ile YATAK ÇARŞAFI ile YATAKLI VAGON


- YATAN ASLAN" ile/değil/yerine/>< GEZEN TİLKİ

( Gezen tilki, yatan aslana yeğdir. )


- YATAY ile YATAY GEÇİŞ ile YATAY SEREN


- YATIK ile YATKIN

( ... İLE Bir yana eğilmiş. | Çok durmaktan, sağlamlığını yitirmiş, çürük. | Benimsemiş, alışmış, eğilimli. | Yetenekli, becerikli. )


- YATMAK/UYUMAK:
SIRTÜSTÜ ile/ve/<> YAN ile/ve/<> YÜZÜKOYUN


- YAVAN ile/değil/yerine/>< YAĞLI


- SLOW NEUTRONS[İng.] / NEUTRONS LENTS[Fr.] / LANGSAME NEUTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= YAVAŞ NÖTRONLAR


- SLOW VIBRATION DIRECTION[İng.] / DIRECTION DE LA VIBRATION LENTE[Fr.] / LANGSAME SCHWINGUNGSRICHTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YAVAŞ TİTREŞİM YÖNÜ


- YAVAŞLAMAK ile YAVAŞLATMAK ile YAVAŞLATABİLMEK ile YAVAŞLAYABİLMEK ile YAVAŞ/LIK ile YAVAŞA ile YAVAŞÇA ile YAVAŞ TÜTÜN ile YAVAŞ YAVAŞ ile YAVAŞ ÇEKİM


- TOCHTERPRODUKT[Alm.] ile/değil/yerine/= YAVRU ÜRÜN


- YAVRU ile/değil BAĞAN

( ... İLE Zamanı gelmeden, ölü doğan yavru, düşüt. )


- YAVŞAN ile YAVŞAN OTU


- YAYAN ile YAYAN YAPILDAK


- YAYGIN ile/ve/||/<> BİLİNEN


- YAYGIN ile BÜYÜK

( COMMON vs. BIG )


- YAYGIN ile ENDER/NADİR

( COMMON vs. UNCOMMON )


- YAYGIN ile GENİŞ


- YAYGIN ile ORTAK TAŞIYICI ile ORTAK KUMRU ile ORTAK PAYDA ile ORTAK İFADE ile ORTAK ALAN UYUZ ile ORTAK KÜTÜPHANE ile ORTAK LOGARİTMA ile ORTAK ÖKSEOTU ile ORTAK KAT ile ORTAK İSİM ile SIRADAN İNSANLAR ile ORTAK UYGULAMA ile ÇUHA ÇİÇEĞİ ile SAĞDUYU ile ADİ HİSSE SENEDİ ile ORTAK KEDİOTU ile ORTAK VANİLYA ile PELİN OTU ile YAYGIN OLARAK ile ORTAK ALANLAR ile DEVLET

( COMMON vs. COMMON CARIER vs. COMMON COLUMBINE vs. COMMON DENOMINATOR vs. COMMON EXPRESSION vs. COMMON FIELD SCABIOUS vs. COMMON LIBRARY vs. COMMON LOGARITHM vs. COMMON MISTLETOE vs. COMMON MULTIPLE vs. COMMON NOUN vs. COMMON PEOPLE vs. COMMON PRACTICE vs. COMMON PRIMROSE vs. COMMON SENSE vs. COMMON STOCK vs. COMMON VALERIAN vs. COMMON VANILLA vs. COMMON WORMWOOD vs. COMMONLY vs. COMMONS vs. COMMONWEAL )

( عامه ile عامي ile مکاري ile اخيليا ile مخرج مشترک ile بيان رايج ile ماميشا ile کتابخانه اشتراکي ile لگاريتم طبيعي ile دادواش ile مضرب مشترک ile اسم علم ile عوام ile رسم متداول ile پامچال ile قضاوت صحيح ile سهام عادي ile سنبل الطيب ile ثعلب ile خار گوش ile عرفا ile عليالرسم ile مردم عادي ile مشترک المنافع )

( AMEH ile عامي ile مکاري ile اخيليا ile MOKHARJ MOSHTARK ile BEYAN RAYJ ile ماميشا ile KETABAKHANEH ESHTARAKY ile LEGARYTAM TABYEY ile DADVASH ile MAZARB MOSHTARK ile ESM ALAM ile عوام ile رسم متداول ile PAMCHAL ile GHAZAVAT SAHYHE ile SACPEHAM ADY ile سنبل الطيب ile SALAB ile KHAR GUSH ile ARAFA ile عليالرسم ile MARDAM ADY ile MOSHTARK OLMNAFE )


- YAYGIN ile/değil/yerine SAYGIN


- EMITTER JUNCTION[İng.] / JONCTION D'ÉMETTEUR, JONCTION ÉMETTRICE[Fr.] / EMITTERVERZWEIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYICI EKLEMİ


- SÜRAT-İ İNTİŞAR[Osm.] / PROPAGATION SPEED[İng.] / VITESSE DE PROPAGATION[Fr.] / AUSBREITUNGSGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYILMA HIZI


- PROPAGATION[İng.] / PROPAGATION[Fr.] / AUSBREITUNG, AUSBREITUNGSRICHTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYILMA/İLERLEME YÖNÜ


- PROPAGATION LOSS[İng.] / PERTE PAR PROPAGATION[Fr.] / AUSBREITUNGSVERLUST[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYILMA KAYBI


- PROPAGATION DIRECTION[İng.] ile/değil/yerine/= YAYILMA YÖNÜ


- EMISSION[İng.] / ÉMISSION[Fr.] / EMISSION[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYIM, SALIM, EMİSYON


- NEŞİR[Osm.] ile/değil/yerine/= YAYIN


- YAYIN ile YAYIN ile ÇUHA

( BROADCAST vs. BROADCASTING vs. BROADCLOTH )

( پخش کردن ile پراکندن ile پخش شدن ile انتشار دادن ile داده پراکني ile پخش ile سخن پراکني ile انتشار ile ماهوت )

( POKHSH KARDAN ile PARAKANDAN ile POKHSH SHODAN ile ENTESHAR DADAN ile DADEH PARAKONY ile POKHSH ile SOKHAN PARAKONY ile ENTESHAR ile MAHOUT )


- YAYIN ile YAYINCI/LIK ile YAYIN ALANI ile YAYIN BALIĞI ile YAYIN ORGANI ile YAYIN BALIĞIGİLLER


- EFFUSION[İng.] / EFFUSION[Fr.] / EFFUSION, AUSSTRÖMEN, AUSSTRÖMUNG, DIFFUSION, EMISSION, ERDNÜSSEN ÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYINIM/DİFÜZYON, DIŞA AKIŞ, EFÜZYON


- YAYVAN ile/ve/değil/||/<>/< YAVAN


- YAYVANLAŞMAK ile YAYVAN/LIK ile YAYVAN YAYVAN


- YAZAÇ/HARF/ÜNSÜZ ile/||/<> KÖK YAZAÇ/HARF-İ ASLÎ ile/||/<> AKICI ÜNSÜZ/SELÂSET ile/||/<> AKICI ÜNSÜZ/SELÂSET ile/||/<> ÜNSÜZ/SÂKİN ile/||/<> ÜNSÜZ/SÂKİN

( Bir abeceyi oluşturan ve tek başına ya da kendiyle aynı türden öğelerle birlikte bir sesi ya da ses öbeğini göstermek için kullanılan yazı öğelerinin, çizimsel belirtkelerin her biri. İLE/||/<> Bir sözcüğün kökünde bulunan esas yazaç. İLE/||/<> Ağız yolunun kapanması ya da açılmasıyla oluşan ünsüz[re, Idm, nun]. İLE/||/<> Hareke[sesçil im] ile okunmayan yazaç/harf. | Harekesiz yazaçlar. İLE/||/<> ... )

( Zevâtûs-selâse: Üç yazaca sahip olan [ortası illetli] sözcükler.
Zevâtül-erbaa: Dört yazaca sahip olan [sonu illetli] sözcükler. )


- YAZAR ile/ve/||/<> KALEM OYNATAN


- YAZAR ile/ve/değil/yerine YAZAN


- YAZI BİÇİMİ'NDE/FONT'TA:
TIMES NEW ROMAN yerine ARIAL/VERDANA


- YAZIHAN ile YAZIHANE


- YAZIK ile YAZIKLAR OLSUN!


- YAZIK ile/||/<> ZİYAN


- YAZILABİLECEK OLAN ile YAZIL(A)MAYACAK OLAN


- YAZ(IL)MAYA GEREK/DEĞER DUYULAN (/DUYULMUŞ/DUYULACAK OLAN) ile/ve YAZ(IL)MAYA GEREK/DEĞER DUYULMAYAN (/DUYULMAMIŞ/DUYULMAYACAK OLAN)


- YAZIN ve ÂDEMCİLİK

( ... VE XX. yüzyılın başında, simgeciliğe karşı bir tepki olarak Rusya'da ortaya çıkan bir yazın akımı. )


- YAZIN ile YAZIN

( Olay, düşünce, duygu ve imgelerin, dil aracılığıyla biçimlendirilmesi sanatı, edebiyat. | Bu sanatın kuralları ve ürünleri ile uğraşan bilim kolu. | Bir çağda, bir dide, bir ulusta yazılmış sanat yapıtlarının tümü. | Bir bilim kolunun, türlü konuları üzerine yazılmış yazı ve yapıtların tümü, literatür. İLE Yaz mevsiminde, yaz aylarında. )


- YAZIN ile YAZINCI/LIK ile YAZINSAL ile YAZIN ERİ ile YAZIN DİLİ ile YAZIN BİLİMİ ile YAZIN TARİHİ ile YAZIN BİLİMCİ


- YAZININ(YAZI-NIN) ile YAZININ(YAZIN-IN/EDEBİYATIN)


- METİN:
YAZINSAL/EDEBÎ ile/ve/||/<> BİLİMSEL


- [not] YEAR vs. PERIOD/SEASON


- YED-İ EMİN değil/yerine/= GÜVENELİ


- YEDİ EMİN değil YED-İ EMN

( ... DEĞİL Emin el/ler. )


- YEDİCE(HAFTA):
BAŞGÜN ile/ve/||/<>/> TOZGÜN ile/ve/||/<>/> ODGÜN ile/ve/||/<>/> ORTAGÜN ile/ve/||/<>/> YEYGÜN ile/ve/||/<>/> ELGÜN ile/ve/||/<>/> ARAGÜN

( Pazartesi İLE/VE/||/<>/> Salı İLE/VE/||/<>/> Çarşamba İLE/VE/||/<>/> Perşembe İLE/VE/||/<>/> Cuma İLE/VE/||/<>/> Cumartesi İLE/VE/||/<>/> Pazar )


- YEDİĞİN/DEN | İÇTİĞİN/DEN ile/ve/değil/yerine YEMEDİĞİN/DEN | İÇMEDİĞİN/DEN

( Kâr. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Yarar. )


- YEDİĞİN/İÇTİĞİN ile/ve/değil EŞİK


- YEDİVEREN

( Yılda birkaç kez meyve veren ya da çiçek açan.[asma, gül vb.] )


- YEGAN ile YEGANE


- YEĞİN ile/>< YEĞNİ

( Zorlu, katı, şiddetli. | [mecaz] Baskın, üstün. İLE/>< Ağır olmayan, hafif. | Ciddi olmayan. )


- YEĞLEMEK/TERCİH ETMEK ve/<> LÜTFEN ve/<>/+/||/> BÖYLE ve/<> BU DA VAR

( "Sihirli" sözcükler. VE/+/||/<>/> "Sigorta" sözcükler. )

( Dışsal ve ilksel. VE/+/||/<>/> İçsel ve sonsal. )

( Varoluşumuzda, tüm canlı/cansız nesne, bitki, hayvan ve insanla, gövdelerimizin aracılığıyla etkileşim, zihnimizin aracılığıyla da hem etkileşim, hem de daha ileri ve nitelikli bir etkileşim olan iletişim ilişkilerinde bulunuyoruz. Bu ilişkilerimizin başlangıç ve ortaklığı ise yetkin bir benzetmeyle, hiçbir ayrımın bulun(a)madığı bir . [NOKTA]'dan oluşmasıdır.

"Nokta"dan aşağı doğru açılan, büyüyerek ve genişleyerek dalgalanan bir çizgide, zihin ve enerjilerimizle, aşağı [yoğunluğa/kesâfete] doğru inen; yukarı [inceliğe/letâfete] doğru da yükselen bir aralıkta bulunuyor ve sürekli olarak çeşitli bilgi, bilinç seviyelerimizle, davranış-tutumlarımızdaki incelik ve kabalıklarla da aşağı ve yukarı bir salınımla, tekrar noktaya doğru geri dönmek [rücû] üzere yaşam yolculuğumuza devam ediyoruz.

Bu süreçte, az/çok ya da öteki varolanlara oranla daha "gelişmiş ya da geliş(e)memiş" varolanlar["insan"] olarak, kişiler arasındaki ilişkilerimizde de çeşitli bilgi ve bilinç farklarımızın ve tutumlarımız üzerinden sürdürdüğümüz yaşamamızda, bazı sözcüklerin önceliğini ve olumlu etkilerini görüyoruz. Bunları, etkileri ile "sihirli" ve hizmetleri itibariyle de "sigorta" sözcükler olarak kullanıyoruz. Bu sözcükler, bir piramit olarak düşündüğümüzde, sözcüklerin doruğunda yer alıyor.

Etkileri itibariyle neredeyse bir "sihir" olarak tanımladığımız bu sözcükler, kulağın duyacağı oranda seslendirilerek dışsal ve her düşünce ya da sözün, başında ya da sonunda, ilksel/öncelikli olarak kullanılmalarıyla gerçekleşiyor.

Yaşamı, (nitelikli) yaşam; bireyi, (nitelikli) insan yapan ve öteki var olanlardan ayıran en önemli(öncelikli) durum ve kavram, sadece insana özgü bulunan, yeğleme olanağıdır. "Yeğleme/tercih etme" farkındalığıyla sürdürdüğümüz tüm düşünme ve konuşma süreçleri, bize, olgular arasındaki ayrımda durabilme ve isabetsiz olabilecek ile isabetli olan arasındaki tutumu ya da kararı verme olanağını sağlatıyor. Yani, "Bu gece/sabah, uyumayayım ve şu işleri tamamlayayım." düşüncesi ve ayrımında, "Bu gece/sabah, uyumamayı ve işleri tamamlamayı yeğliyorum." sözü ile olası zorluklar karşısında olanakların artmasını, kontrol altında tutulması gereken gücün/olanakların, bizim elimizde olmasını sağlatıyor. Gün içinde, binlerce kez içinde bulunduğumuz bu ve bunun gibi ayrımlarda, farkındalığımızı devrede tutmamızı sağlayan yeğleme olanağımız, ilgili kararımızı, uygulamamızı, günümüzü ve yaşamımızı nitelikli seviyelere çıkarmakla birlikte, kaygılanmaya neden olabilecek "düşüncelerden" de alabildiğine uzaklaşabilmemizi sağlıyor.

İkinci "sihirli" sözcüğümüz olan "Lütfen" sözü/sözcüğünün kullanımı da, aramızdaki farkların, ayrımların yok olduğu noktadan düşünerek ve seslenerek söylememizi, aktarmamızı ya da paylaşmamızı sağlıyor. Bir emiri bile ricâya dönüştürebilen bir olanak sunuyor. Yani, bir yakınımıza, "Bana bir bardak su getir!" biçimindeki, "yakınlıktan ya da rahatlıktan" dolayı emir kipinde söyleyebileceğimiz sözü bile kendimiz düşünmek varken, yakınımızın, "sihirli sözcüğü söylersen getiririm" uyarısıyla, "Peki. Lütfen, bana bir bardak su getir." sözüyle bambaşka bir alana taşımış oluruz. Bu ve buna benzer/benzemez tüm örnek ya da durumlarda, Lüt(û)fen, dikkat ve incelikle(rikkatle) söyleyebileceğimiz sözlerin yeğlenmesindeki ve gereksiz yere kaygıların oluşmasına engel olabileceğini de her ânımızda ve kararımızda, her sözümüzde göstermenin niteliği ve verimliliğinden de uzak duramayız herhalde.

Yaşamda, çok çeşitli durumlar söz konusu ve olasılık içindeyken, pek kolay kaldıramayacağımız ve taşıyamayacağımız durum ve olaylarla da karşı karşıya geliriz. Bu durumlarda kullandığımız sözcükler ise "sigorta" sözcüklerdir.

Başımıza gelebilecek her türlü maddi/manevi kayıp, ölüm, önceki koşulların yitirilmesi gibi en zorlayıcı olanlarında ise gereken tüm eylemler gerçekleştirildikten ve sözler söylenildikten, ıstıraplar paylaşıldıktan, sözün yetmeyeceği ve aklın tükeneceği noktadan sonra eğer bir yerlerde sonlandırılmazsa büyük zarar göreceğimiz kesin durumlar için çözüm aracı olan "sigorta" sözcükler(imiz)den ilki "Böyle" sözü/sözcüğüdür.

Yaşamın belirli aralığında bulunan zorlu durumların ötesinde de çok sıradışı, rekor ya da istisnai olumlu/olumsuz olay ve olgularla da karşılaşabilir, görebilir ya da duyabiliriz. "Böyle" sözünün yetmeyeceği (çok) aşırı ya da aykırı durumlar için de imdada yetişen, elektrik tesisatındaki düzenek gibi, büyük zararlara neden olmaması için kurulan önlem ve sigorta aracı olarak, "Bu da var" sözü/sözcüğü kullanılmaktadır. Bu sözcüklerin özelliği ise bunları, ancak kendimize söyleyebilmek üzere içsel ve sonsal olmalarıdır.

Kaygının pek fazla oluşmamasını, bu sözcüklerin kullanımı ile de büyük oranda sağlamış oluruz. )

( LIKE THIS vs./and/+/<>/> THIS EXIST TOO )

( SAN AFTO ile/ve/+/<>/> AYTO YPARXEI EPISIS, AFTO İPARHİ EPİSİS )


- YEKNESAK[Ar.]/BİTEVİYE[Ar.]/MUTTARİT[Ar.]/MONOTON[Fr. < Yun.] değil/yerine/= TEKDÜZE DÜZENLİ


- YEKPÂRE[Fars.] değil/yerine/= BÜTÜN

( Küçük olan, bütünü yansıtır ama bütünü içeremez. )

( The small, projects the whole; but it cannot contain the whole. )

( [not] A SINGLE PIECE but COMPLETE
COMPLETE instead of IN A SINGLE PIECE )


- YEKPARE ile HOMOJEN


- YEK-TEN ile ...

( ANSIZIN, ÂNÎDEN, BİRDENBİRE | DURUP DURURKEN, HİÇ YOKTAN )


- YEKÜN/YEKÛN[Ar.] değil/yerine/= TOPLAM


- YELKEN ile ARİYA[İt. < ARIA]

( ... İLE Sancağı, yelkeni ya da sereni direkten aşağı alma. )


- YELKEN ile AYIBACAĞI

( ... İLE Çift yan yelkenlerden birini sağdan, birini soldan kullanma biçimi. )


- YELKEN ile FLOK

( ... İLE Geminin cıvadrasına çekilen, üçgen yelken.
[CIVADRA: Geminin baş tarafından havaya doğru biraz kalkık olarak uzatılmış bulunan direk.] )


- YELKEN ve/<> İSKOTA[İt.]

( ... VE/<> Yelkenleri açmak ve tutmak için alt köşelerine bağlanan halat, zincir ve palangadan oluşan donanım. )


- YELKEN ile/ve/||/<> KAVANÇO[İt. < CANGIA]

( ... İLE Yelkeni bir bordadan öbür bordaya geçirme. | Değiştirme, aynı türden bir şeyin yerine bir başkasını koyma. | Bir işi başka birine yükleme, başına sarma. )


- YELKEN ile RANDA[İt.]

( ... İLE Gemilerin mizana direğinin gerisindeki yelken. )


- YELKEN >< YELKESEN

( Yel gücünden yararlanarak geniş bir yüzey oluşturacak biçimde yan yana dikilen ve teknenin direğine, uygun bir biçimde takılarak onu hareket ettiren kumaş ya da şeritlerin tümü. >< Yarışlarda, yelin etkisinden korunmak için öne takılan siperlik, rüzgârlık. )


- YELKENLEMEK ile YELKEN ile YELKENCİ/LİK ile YELKENLİ ile YELKEN BEZİ ile YELKEN KULAK ile YELKEN BALIĞI ile YELKEN GEMİSİ ile YELKEN İĞNESİ ile YELKEN YARIŞI ile YELKENLİ GEMİ ile YELKEN GÖNDERİ ile YELKEN KULAKLI


- YELKEN/ŞİRÂ'[Ar.]/BÂD-BÂN[Fars.] ile/ve KÜREK/MİCDÂF[Ar.]

( )


- YEL/RÜZGÂR ile BURAĞAN

( .. İLE Güçlü esen yel. )


- YELYUTAN

( Atlarda, hava yutmanın yol açtığı bir sayrılık. )


- YEMEDİĞİN/İÇMEDİĞİN ile/ve/değil EŞİK


- YEMEK ile KEMAN

( Birlikte olmasında bir sorun yoktur fakat yemek esnasında çalınan keman, hem aşçıya hem kemancıya saygısızlıktır. )

( İkisi de başlı başına büyük sanattır. İkisi de çok değerli ve önemlidir. Ayrı ayrı yaşamak daha yerinde olur. )


- YEMEK/LİK ile YEMEKLİ ile YEMEKÇİ/LİK ile YEMEKSİZ/LİK ile YEMEK DUASI ile YEMEK ODASI ile YEMEK BORUSU ile YEMEK DOLABI ile YEMEK MASASI ile YEMEK SALONU ile YEMEK TAKIMI ile YEMEK HİZMETİ ile YEMEK LİSTESİ ile YEMEK TABLASI ile YEMEKLİ VAGON


- YEMEN ile/ve/||/<> ŞAM

(

)


- YEMİN/KASEM[Ar.] değil/yerine/= ANT/AND


- YEMİN ile EMİN


- YEMİN ile/ve/<> İNTİKAM

( En anlamlı/büyük yemin, söz vermektir. İLE/VE/<> En etkili/büyük intikam, affetmektir. )


- YEMÎN ile KEFFÂRET-İ YEMÎN

( And, kasem. | Güç ve sağlamlık. | Sağ, sağ taraf. İLE Yerine getirilemeyen yemine karşı oruç tutmak, sadaka vermek. )


- YEMİN ve/< TAHLÎF/TEHÂLÜF[< HALF]

( ... VE Yemin ettirme. | Yargıcın, taraflardan birine yemin ettirmesi. )


- YEMÎN[Ar.] ile YEMÎN[Ar.]

( Sağ, sağ taraf, sağ el. İLE And. )


- YEMÎN ile/||/<> YEMÎNİ ile/||/<> YESÂRİ ile/||/<> YEMÎN Ü YESÂR

( Sağ. İLE/||/<> Sağ taraf. İLE/||/<> Sol taraf. İLE/||/<> Sağ ve sol. )


- YEMİN ile YEMİNLİ/LİK ile YEMİNSİZ/LİK ile YEMİN KASEM ile YEMİN BİLLAH ile YEMİN TÖRENİ


- YEMİN ile ZEMİN


- YEMİNLEN değil YEMİNLE


- YEMİNLİ BEYAN ile YEMİNLİ BEYAN

( AFFIDAVIT vs. AFFIDAVY )

( سوگندنامه ile استشهاد نامه ile شهادت نامه ile استشهاد )

( SOGANDNAMEH ile ESTESHEHAD NAMEH ile SHEHADAT NAMEH ile ESTESHEHAD )


- YEMİŞ[Azr.] = KAVUN[Tr.]


- YEN ile YEN ile YEN[Jap.]

( Giysi kolu. @@ Yılanyastığıgiller, muzgiller gibi bazı bitki ailelerinde, çiçeklerin üzerinde bir örtü gibi duran ve çoğu renkli olan bir çiçek yaprağı. @@ Japon para birimi. )


- YENEN ile YENİLEN

( Boş konuşur. İLE Boşu boşuna susar ya da savunur. )


- YENGE/LİK ile YENGEN ile YENGEÇ ile YENGEÇ DÖNENCESİ


- YENİ OLAN ile YENİ OL(A)MAYAN


- YENİ ile/ve YOĞUN

( NEW vs./and DENSE )


- RECOMBINATION ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE RECOMBINAISON[Fr.] / REKOMBINATIONSENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= YENİDEN BİRLEŞME ENERJİSİ


- RECOMBINATION RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT DE RECOMBINAISON[Fr.] / REKOMBINATIONSSTRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YENİDEN BİRLEŞME IŞINIMI


- COEFFICIENT OF RECOMBINATION[İng.] / COEFFICIENT DE LA RECOMBINAISON[Fr.] / REKOMBINATIONSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= YENİDEN BİRLEŞME KATSAYISI


- RECOMBINATION[İng.] / RECOMBINAISON[Fr.] / REKOMBINATION[Alm.] ile/değil/yerine/= YENİDEN BİRLEŞME


- REPRECIPITATION[İng.] ile/değil/yerine/= YENİDEN ÇÖKTÜRME


- RECRYSTALLIZATION[İng.] / RECRISTALLISATION[Fr.] / YENIDEN KRISTALLENDIRME[Alm.] ile/değil/yerine/= YENİDEN KRİSTALLENDİRME


- YENİDEN ile/ve/||/<>/> SÜREKLİ


- YENİDEN ile YENİDEN KURMA ile YENİDEN YENİYE ile YENİDEN DÜZENLEME ile YENİDEN YAPILANMA ile YENİDEN TASARIMLAMA


- YENİLE ile/=/||/<>/> YENİDEN


- REGENERATION[İng.] / RÉGÉNÉRATION[Fr.] / REGENERIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YENİLEME


- YENİLEN/DEN ile/ve YENİLMEYEN/DEN

( Kâr. İLE/VE Yarar. )


- YENİLİKLERDE:
BEĞENİLİR ile KABUL GÖREN ile BEĞENİLMEYEN ile KÖTÜ

( BİD'AT-İ HASENE ile BİD'AT-İ MAKBÛLE ile BİD'AT-İ MERDÛDE ile BİD'AT-İ SEYYİE )


- TEBEDDÜL-Ü MEVZİ[Osm.] / SUBSTITUENT[İng.] / DÉPLACEMENT[Fr.] / VERSCHIEBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YER DEĞİŞTİRME/DEĞİŞTİREN


- SUBSTITUTION REACTION[İng.] / SUBSTITUTION REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= YER DEĞİŞTİRME TEPKİMESİ


- YER DEĞİŞTİRME[İng. TRANSLOCATION] ile/||/<> ADDÜKTÖR KAS[İng. ADDUCTOR MUSCLE] ile/||/<> ANATOMİK POZİSYON[İng. ANATOMICAL POSITION] ile/||/<> BASİT TAŞIMA[İng. SIMPLE TRANSPORT] ile/||/<> DÖNÜŞÜM MUTASYONU[İng. TRANSITION MUTATION] ile/||/<> TRANSVERSİYON[İng. TRANSVERSION]

( Bir mutasyonun sabitlenmesidir. Var olan bir alelin yerini bir başkasının almasını da kapsar. @@ Kol ya da bacağın, vücudun orta düşey eksenine doğru yer değiştirmesini sağlayan kaslara verilen addır. "Yakınlaştırıcı kas" olarak da isimlendirilmektedir. @@ Vücudun dik durduğu, her bir kolun vücudun yanına doğru asılı olduğu, avuç içlerinin açık ve dışarıya baktığı, bacakların ve altındaki üyelerin düz ve öne baktığı duruş planıdır. Anatomik pozisyon, vücudun ve organlarının vücut pozisyonuna bağlı olarak göreli biçimde yer değiştirmesi mümkün olduğu için kullanılan bir standarttır. @@ Prokaryotlardaki 3 taşıma sisteminden biri. (Diğer ikisi; ABC Taşıma sistemi ve Grup Yer Değiştirme) Sadece zar boyunca uzanan proteinlerden oluşur.E. coli'de laktoz; lak permaz ile taşınır. @@ DNA ya da RNA da iki pürin ya da pirimidin bazı arasındaki yer değiştirme. Dönüşüm mutasyonu tipi yer değiştirme transversiyon tipi yer değiştirmeden daha yaygındır. @@ Bir pürin bazının pirimidin bazıyla ya da tam tersi yer değiştirmesiyle oluşan mutasyondur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- GROUND NUT OIL, ARACHIS OIL, PEANUT OIL[İng.] / ERDE, BODEN[Alm.] ile/değil/yerine/= YER FISTIĞI YAĞI


- YER KAPLAYAN ile/ve/||/=/<> ARAZLARI TAŞIYAN


- YER YUVARI:
UÇUTYUVAR/KATMAN ile/ve/<> SU YUVARI/KATMANI ile/ve/<> TAŞ YUVARI/KATMANI(YER KABUĞU) ile/ve/<> SICAK YUVARI(MAGMA KATMANI) ile/ve/<> AĞIR YUVAR(ÇEKİRDEK KATMANI)

( 30.000 km. İLE/VE/<> 12 km. İLE/VE/<> 150 km. İLE/VE/<> ... İLE/VE/<> 5.000 km. )


- YER ile/değil YEN

( Oynayamam. Yenim dar. ["Yerim" değil!][YEN: Giysi kolu.] )


- TACİL-İ İNCİZAB[Osm.] / GRAVITATIONAL ACCELERATION[İng.] / FALLBESCHLEUNIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YERÇEKİMİ İVMESİ


- YERE BAKAN YÜREK YAKAN ile/ve UMMADIK TAŞ, BAŞ YARAR


- YERELLEŞMEK ile YERELLEŞTİRMEK ile YEREL ile YEREL AĞ ile YEREL SAAT ile YEREL RADYO ile YEREL YAYIN ile YEREL YÖNETİM ile YEREL KOROZYON ile YEREL TELEVİZYON


- YERLEŞİK ile/ve/<> GEZGİN

( İnsanlığın gelişimi ve dünya tarihi, bulunduğu olanakları[yer/bölge/koşulları], yeterli gören kişi/ler ile daha da ileriyi[öteyi/yukarıyı] düşünen, merak eden, isteyen/ler arasındaki ilişki[birlik/telik ya da çatışma] ile süregelmiştir.

Bu durum ve süreç, dünya ne kadar daha devam edecekse, en başta, felsefede, bilimde ve sanatta olmak üzere, o kadar daha aynen devam edecektir. Herhangi iki kişi arasında, erkek-kadın, ebeveyn-çocuk, yaşlı-genç, bilen-bilmeyen, zengin-fakir gibi, "doğu"-"batı" gibi her türlü ayrışma ve çatışma ile hem birbirini geliştirecek, hem de engel olacaklardır.

Aslolan ve anlaşılması gereken de şu ki, bu devinim/döngü, hiçbir zaman ve koşulda sonlan(a)mayacağından dolayı, bu süreçteki "zorlukların"/uğraşıların, yaşamın [ve anlamının], bireyler arasında değil doğayla/fizikle olduğunu anımsayarak, paylaşım ve dayanışma içinde, bilgilerimizi, farkındalıklarımızı paylaşarak ve ümit aşılayarak sürmesi gerektiğidir.
[ Başkalarından/dışarıdan, hazır gelmesini değil kendim(iz)den başlay(/t)arak! Şimdi, burada ve içinde bulunulan, yeterli/yetersiz, "olumlu/olumsuz", tüm koşullarda! Vazgeçmeden, ertelemeden, üşenmeden!] )


- YERLEŞTİRMEK ile SEYAHAT İÇİN UYGUN ile UYDURMA ile MONTAJ DÜKKANI

( FIT vs. FIT FOR TRAVELLING vs. FITTING vs. FITTING SHOP )

( تناسب داشتن ile مناسب کردن ile زيبنده ile خورند ile مقتضي ile غش ile مسافري ile سوار کني ile پرو ile کارگاه مونتاژ )

( TANASB DASHTAN ile MENASB KARDAN ile ZYBANDEH ile KHORAND ile MOGHTEZY ile GHESH ile MOSAFERY ile SAVAR KONY ile PRO ile KARGAH MONTAZH )


- YERYÜZÜNÜ SÜSLEYEN ile/ve/değil GÖKYÜZÜNÜ SÜSLEYEN


- YESEN ile YE SEN

( Yemeyi düşünmesen/istemesen/sevmesen bile yemen daha iyi olur. İLE Başkaları yemese de ve/ya da başka durum ve uğraşları olsa da ilgin yemek üzerine olsun. )


- YEŞİL ALAN ile/ve/||/<>/> BAHÇE


- YEŞİL YOL(THE GREEN MILE) ile/ve/||/<> HÜCRE NO: 7 MUCİZESİ(MIRACLE IN CELL NO: 7)

( Filmlerini izlemenizi salık veririz... )


- YEŞİL ZEYTİN ile ÇEKİŞTE

( ... İLE Tuzla terbiye edilmiş yeşil zeytin. )


- PAPAĞAN ile YEŞİL PAPAĞAN


- YEŞİLLENMEK ile YEŞİLLENDİRMEK ile YEŞİL/LİK ile YEŞİLLİ ile YEŞİL OY ile YEŞİL ALAN ile YEŞİL KART ile YEŞİL SAAT ile YEŞİL SAHA ile YEŞİL IŞIK ile YEŞİL DALGA ile YEŞİL KUŞAK ile YEŞİL SALATA ile YEŞİL PASAPORT


- YEŞİLSOĞAN değil YEŞİL SOĞAN


- YESTERDAY :/yerine DÜN


- YETERLİ NEDEN ile/ve YETERSİZ/BÖLÜMSEL NEDEN

( Etkin/lik doğar. İLE/VE Edilgin/lik doğar. )

( Etkisi, kendi yoluyla açık ve seçik olarak anlaşılabilen. İLE/VE Etkisi, kendi yoluyla/aracılığıyla, dışarıdan ve net olarak anlaşılamayan. )

( ADEQUATE CAUSE vs. INSUFFICIENT/PARTIAL CAUSE )

( ADAEQUATA CAUSA cum/et INADAEQUATA SEU PARTIALIS )


- YETERSİZ BESLENME ile BESLEYİCİ OLMAYAN

( INNUTRITION vs. INNUTRITIOUS )

( عدم تغذيه ile غير مغذي )

( عدم تغذيه ile غير مغذي )


- YETİŞKİN ve/<> BİSİKLET


- YETİŞKİN ile/ve OLGUN

( Yaşlı olanlara rahatlık sağlamak, arkadaşlara içtenlikle, gençlere de incelikle davranmak isterim. )

( ADULTHOOD ile MATURE )


- YETİŞKİN ile/ve/||/<>/< YATIŞKIN


- YETİŞKİN ile/ve/<>/değil YENİYETME


- YETİŞKİN ile YETİŞKİN EĞİTİMİ ile YETİŞKİN OKULU ile ZİNA YAPAN ile SAFLIĞINI BOZMAK ile TAĞŞİŞ ile ZİNA YAPAN KİMSE ile ZİNA YAPAN KADIN ile ZİNA YAPAN ile ZİNA ile YETİŞKİNLER

( ADULT vs. ADULT EDUCATION vs. ADULT SCHOOL vs. ADULTERANT vs. ADULTERATE vs. ADULTERATION vs. ADULTERER vs. ADULTERESS vs. ADULTEROUS vs. ADULTERY vs. ADULTS )

( بالغ ile بزرگ سال ile بزرگ ile بزرگسال ile آموزش بزرگسالان ile مدرسه بزرگسالان ile مدرسه اکابر ile استحاله دهنده ile جازن ile استحاله ile فاجر ile مرد زناکار ile زاني ile زناکار ile فاجره ile زن زناکار ile زانيه ile زناکارانه ile زني محصنه ile ازدواج غيرشرعي ile زنا ile اکابر )

( BALEGH ile BOZORG SAL ile BOZORG ile BOZORGSAL ile AMUZESH BOZORGSALAN ile MADRESEH BOZORGSALAN ile MADRESEH AKABAR ile ESTEHALEH DAHANDEH ile JAZAN ile ESTEHALEH ile FAJER ile MARD ZANAKAR ile زاني ile ZANAKAR ile FAJEREH ile ZAN ZANAKAR ile زانيه ile ZANAKARANEH ile ZANY MAHSANEH ile EZDAVAJ GHYRASHAREY ile ZANA ile AKABAR )


- YETKİLİ ile/değil/< YETKİN


- YETKİN ile DONANIMLI

( PERFECT vs. "RIGGY" )


- YETKİN ile KESİN

( PERFECT vs. DEFINITE )


- YETKİN ile SAĞLAM

( PERFECT vs. STRONG )


- YETKİN/LİK ile YETİŞKİN/LİK


- YEVM[Ar. çoğ. EYYÂM]/RÛZ[Fars.] değil/yerine/= GÜN


- ...'YI:
BAŞLATAN ile/ve/değil/||/<>/> BAŞLATICILARDAN BİRİ


- YİĞEN" değil YEĞEN


- YIĞILMAK ile YIĞIŞMAK ile YIĞILIVERMEK ile YIĞIN ile YIĞIŞ ile YIĞILI ile YIĞILCA ile YIĞIMLIK ile YIĞIN BULUT ile YIĞIN KÜLTÜRÜ


- VEZİN[Osm.] / MASS, BULK[İng.] / MASSE[Fr.] / MASSE, HAUFEN[Alm.] ile/değil/yerine/= YIĞIN, KÜTLE


- YIĞIN ile İSTİF[İt.]

( Bir şeyin yığılmasıyla oluşturulan küme, tepe. | Birçok kişinin biraraya gelmesiyle oluşan kalabalık, küme, kitle. İLE Üst üste eşya konularak yapılan düzgün yığın. | Kereste, tahta gibi ağaç ürünlerini kurutmak ya da bekletmek amacı ile belirli düzenlerde üst üste dizerek yapılan yığın. | Stok. )


- YIĞIN = KÜTLE = MASS[İng.] = MASSE[Fr., Alm.] = MASSA[Lat.] = MASA[İsp.]


- YIĞIN ile LODA/NODA

( ... İLE Küme, yığın. | Demet. | Taneli ya da tanesiz saman yığını. | Üzeri toprak ya da otla örtülmüş saman yığını. )


- YIĞIN ile MİLLET

( 72 milleti, bir(lik) bilmeyen, İNSAN değil! )


- YIĞIN ile SERVET BİRİKTİRMEK ile YIĞIN

( AMASS vs. AMASS WEALTH vs. AMASSMENT )

( توده کردن ile ثروت اندوختن ile گردآوري )

( TOUDEH KARDAN ile SEROT ANDOKHTAN ile GARDAVARY )


- YIĞIN ile/ve/||/<>/> TINAZ

( ... İLE/VE/||/<>/> Dövülerek savrulmaya hazırlanan ekin yığını. )


- LEACHING[İng.] / LAUGEN, LAUGUNG, AUSLAUGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= YIKAMA VE ÖZÜTLEME


- YIKILABİLİR ile YIKIM ile YIKICI ile YIKICI OPERASYON ile YIKICILIK

( DESTRUCTIBLE vs. DESTRUCTION vs. DESTRUCTIVE vs. DESTRUCTIVE OPERATION vs. DESTRUCTIVENESS )

( زوال پذير ile خلل پذير ile خراب ile اضمحلال ile هلاکت ile تخريب ile تبار ile ويراني ile انهدام ile سرنگوني ile تباهي ile تباري ile تخريبي ile مخرب ile ويرانگري ile خانمان برانداز ile عمليات خرابکارانه )

( ZAVAL PAZYR ile KHLEL PAZYR ile KHARAB ile EZMOHALAL ile NPALAKT ile TAKHARYBE ile TABAR ile VEYRANY ile ANEHDAM ile SARANGONY ile تباهي ile تباري ile TAKHARYBEY ile MOKHARB ile VEYRANGARY ile KHANEMAN BARANDAZ ile AMELYAT KHARABKARANEH )


- YIL-GÜN ile/ve YEDİCE/HAFTA[Fars. < HEFTE]


- YIL ile/değil DÖNEM/SEZON

( SÂL-İ HÂL: İçinde bulunulan yıl. )

( [not] YEAR vs./but PERIOD/SEASON )


- YILAN-ÇİYAN


- YILAN ile ANAKONDA[İng.]

( ... İLE Yılanların en ağırı ve en uzunu. [Boyu 6.5 metre olabilir. Kalınlığı 1 metreyi aşar.] )

( ... İLE Genellikle timsah, geyik, jaguar ya da başka anakondalar ile beslenirler. )

( ... İLE Venezuella, Brezilya, Bolivya gibi bazı ülkelerde yaşarlar. )

( ... İLE Avını sıkarak öldüren yılanlar. )

( SNAKE vs. ANACONDA )

( NATRIX cum ... )


- YILAN ile ASALE

( ... İLE Çok zehirli bir yılan. )


- YILAN ile BATI MERCAN YILANI


- YILAN ile BOA YILANI

( ... İLE Boagillerden, yalnız Güney Amerika'da yaşayan, ağısız/zehirsiz, çok iri, güçlü bir yılan. )

( ... cum BOA CONSTRICTOR )


- YILAN ile/ve BOĞMAKLI YILAN


- YILAN ile/ve BOYUNDURUKLU YILAN


- YILAN ile BOZYÜRÜK

( ... İLE Başı küçük, kuyruğu kalın ve kısa, zararsız ve zehirsiz bir yılan. )

( ... cum ERYX )


- YILAN ile ÇINGIRAKLI YILAN

( SNAKE vs. RATTLE SNAKE )

( NATRIX cum CROTALUS )


- YILAN ile/ve ÇİVİT YILANI


- YILAN ile ÇİYAN

( ... İLE Çokayaklılardan, sarımtırak renkte, zehirli böcek. )

( ... cum SCOLOPENDRA )


- YILAN ile/ve DAL YILANI


- YILAN ile DENİZ YILANI


- YILAN ile DOMUZ BURUNLU YILAN

( ... İLE Madagaskar'da yaşarlar. )


- YILAN ile DOMUZ BURUNLU YILAN(ZEHİRSİZ)


- YILAN ile EF'Â/EF'Î[Ar.]

( ... İLE Engerek yılanı. )


- YILAN ile EFA/EFİ

( ... İLE Engerek yılanı. )

( ... İLE Dişillerin gebelik süreleri 18 aydır. [bu süre boyunca hiçbir şey yemezler] )


- YILAN ile ESKÜLAP YILANI

( Ayrıntıları için burayı tıklayınız... )

( ... cum ZAMENIS LONGISSIMUS )


- YILAN ile GABON

( ... İLE Afrika'ya özgü zehirli bir yılan. )


- YILAN ile GILA


- YILAN ile/ve HABU


- YILAN ile HALKALI MERCAN YILANI


- YILAN ile HAZER YILANI/BOZYÖRÜK


- YILAN ile ISLIKLI YILAN/HAFET[Ar.]


- YILAN ile KAHVERENGİ KARAKÜTÜK YILANI


- YILAN ile/ve KAHVERENGİYILAN


- YILAN ile KAPLICA YILANI


- YILAN ile KARA MAMBA/SİYAH AĞAÇ YILANI

( ... İLE Dünyanın en zehirli ve en hızlı yılanı. [saatte 16 km.] )

( ... İLE Gri renkte olmalarına karşın, ağızlarının içleri koyu siyahtır. Adını da bu durumdan alır. )

( )

( ... İLE Ağaçtan sarkmayı severler. )

( ... cum DENDROASPIS POLYLEPIS )


- YILAN ile KARA YILANI

( Eve giren yılan, sürekli bir köşeye saklanmak ister. Yuvarlak bir yapı/oda ile karşılaşınca, şaşırıp yine dışarı çıkıp yoluna devam eder. Bundan dolayı da, doğaya açık mekânlar yuvarlak biçimde yapılır. )

( Zeminde uygulanan kırmızı renk, haşaratı ve yılanı uzaklaştırır. )

( Yılanlar, yılda birkaç kez deri değiştirirler. )

( SNAKE vs. RINGED/GRASS SNAKE )

( NATRIX cum TROPIDONOTUS NATRIX )


- YILAN ile KIRBAÇ YILANI


- YILAN ile KOBRA

( ... İLE Zekânın simgesi. )

( Yılanların dışarıda bir kulak ya da kulak zarları yoktur. Havadan gelen sesleri bir iç kulak aracılığıyla algılayabilirler. )

( Çeneleri ve karın kasları sayesinde, yerden aldıkları titreşimleri hissedebilirler. )

( Çeneleri ve kafatasının tüm kemikleri esnek kirişlerle birbirine bağlıdır. [Ağızlarını 150 dereceye kadar açabilmelerini sağlar.] [Alt çenenin iki yanı birbirinden bağımsız bir biçimde hareket eder ve böylece av, sanki mideye doğru yürüyormuş gibi görünür] )

( Yılanların kıçlarının içinde, gizli, iki penisleri vardır. [Sağdaki, genelde daha büyüktür ve bu da yılanların sağ penislerini kullandığına işaret etmektedir.] )

( Yılanlar, renk körüdür. )

( Afrika'da, 400 tür yılan bulunmaktadır.[%90'ı zehirlidir.] )

( Yavru yılanlar, birkaç ayda bir deri değiştirirler. )

( Sao Pauolo'daki 110 dönümlük "Yılan Adası"nda, her 6 metrekareye bir yılan düşmektedir. Dünyanın en ölümcül adalarından biridir. )

( HAY, HAYYE, HAYYÂ ile ...
NİBÂH: Yılan tıslaması. )

( MÂR ile ... )

( SNAKE vs. COBRA )


- YILAN ile KÖR YILAN

( ... İLE Kör yılangillerden, solucanla beslenen, yılana benzer, ayaksız bir sürüngen. )

( ... İLE TYPHLOPS VERMICULARIS )


- YILAN ile KRAL YILAN


- YILAN ile KUKRİYILANI

( ... İLE Asya'ya özgü bir yılan. )


- YILAN ile/ve KURTYILANI


- YILAN ile MANGROV

( ... İLE Zehirli bir yılan. )