Bugün[02 Ocak 2026]
itibarı ile 11.561 başlık/FaRk ile birlikte,
11.561 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(6/48)


- BAHÇIVAN[Fars.] < BÂĞÇEVÂN

( Bir bahçenin düzenlenmesi ve bakımıyla görevli kişi. | Geçimini bahçe ürünlerini yetiştirip satmakla sağlayan kişi. )


- bahreyn[Ar.] ile Bahreyn[Ar.]

( İki deniz. [Basra Körfezi ile Hint Denizi. / Akdeniz ile Hint Denizi. / Karadeniz ile Hint Denizi.] | İki büyük esas, temel şey. İLE Basra Körfezi'nde yer alan bir ada ülkesi. )


- BAHREYN ile BAHREYNLİ

( BAHRAIN vs. BAHRAINIAN )

( بحرين ile بحريني )

( BAHARYNE ile بحريني )


- BAHREYN ve/<> KUR'ÂN-I KERÎM MÜZESİ

( Bahreyn'in başkenti Mename'de bulunan İslâm Merkezi'nde, Bait Al Quran[Kur'ân-ı Kerîm Müzesi] bulunmaktadır. [Başta Türkiye olmak üzere, dünyanın birçok ülkesinden getirilen ve çoğu el yazması olan Kur'ân'lar sergilenmektedir.][Gutenberg'in, matbaayı bulmasından sonra basılan ilk Kur'ân-ı Kerîm de bu müzede bulunmaktadır.] )


- BAHS[Ar.] ile NUKSÂN[Ar.]


- BAHŞİŞ[Ar.] ile ARMAĞAN

( ATİYYE/RİFD[çoğ. ERFÂD/RUFÛD] ile HEDİYE )

( DÂD ile PÎŞ-KEŞ[Türkçe'de PEŞKEŞ şeklinde galat olarak kullanılmıştır.] )

( TIP vs. PRESENT )


- BÂHTE[Ar. < BÂHTEN][Fars.] ile BAHTE[Fars.]

( Oynamış, oyunda yutulmuş/ütülmüş kişi. İLE Besili, semiz koyun. | Burulmuş, üç yaşında koç. )


- BAÎM[Ar.] ile BÂİN[Ar.]

( Put, heykel. İLE Dibi geniş kuyu, bostan kuyusu. )


- BAKAN/BAQAN ile BAKAN/BAQAN
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Yüzük.[pirinç] İLE Gerdanlık.[pirinç] )

( ALTUN BAKAN/ALTUN BAQAN: Altın yüzük. )


- BAKICI ile/ve/||/<> BAKAN


- BAKICI ile/ve/değil/<> BAKIM VEREN


- BAKILAN ile/ve DÜŞÜNÜLEN

( Güzeldir. İLE/VE Güzelliktir. )


- BAKIM ile/ve/<> ÖZEN


- ... BAKIMDAN ile/değil ... BAKIMINDAN


- BAKİR değil/yerine/= ERDEN


- BAKIŞ:
DIŞARIDAN ile/ve/değil/||/<>/< İÇERİDEN


- BAKIŞIK = SYMMETRICAL[İng.] = SYMÉTRFIQUE[Fr.] = EBENMÄßIG, SPIEGELGLEICH[Alm.] = SIM(M)ETRICO[İt., İsp.] = ÆQUALIS ET CONGRUENS, CONVENIENTER COMPOSITUS[Lat.] = SÜMMETROS, EMMETROS, EURÜTHMOS[Yun.] = MAVÂZİ, MUTEVÂZİ[Ar.] = MUTEKÂRON[Fars.] = SYMMETRISCH[Felm.]


- BAKIŞIM/SİMETRİ ile/ve/||/<> EŞDEĞİŞKEN

( SYMMETRY vs./and/||/<> COVARIANT )


- BAKL/A[Ar. çoğ. BUKUL] ile ÇİN/HİNT BAKLASI

( [Ar. (botanikte)] BÂKILÂ )

( BROAD/FAVA/HORSE BEAN vs. TONKA BEAN )

( VICIA FABA cum DIPTERYX ODORATA )


- BAKLA/LIK ile BAKLAN ile BAKLALI ile BAKLA İÇİ ile BAKLA FALI ile BAKLA KIRI ile BAKLA ÇİÇEĞİ


- BAKLİYE MEYVESİ, LEGÜMEN = SİMÂR-I BAKLÎYE = GOUSSE, LÉGUME


- BAKTERİ İLE ARKE İLE ÖKARYOT ile/||/<> ÜÇ DOMAİN

( Yaşamın üç temel dalı. )

( Formül: 16S rRNA filogeni )


- BAKTERİ ile VİBRİYON[Fr.]

( ... İLE Virgül biçimindeki bakteri. )


- BAK-TERİ/LER/İN değil/< BAKTERİ/LER/İN


- BAKTERİSIT/BACTERICİDE değil/yerine/= BAKTERİKIRAN


- BAKTERİYEL BULAŞ/ENFEKSİYON ile/||/<> VİRAL BULAŞ/ENFEKSİYON

( Bakterilerin neden olduğu bulaşlar. İLE/||/<> Virüslerin neden olduğu bulaşlar. )


- BAKTERİYOSTATİK/BACTERIOSTATIC değil/yerine/= BAKTERİ DURDURAN


- BAKTIĞIN ve/<> AKTIĞIN


- BÂLÂ-NİŞİN ile/||/<> HALVET-NİŞİN ile/||/<> KÛŞE-NİŞİN [FARS.]

( Yüksekte oturan. İLE/||/<> Yalnız oturan, halvete çekilmiş olan. İLE/||/<> Köşesinde oturan, münzevî. )

( NİŞİN[< NİŞES: Oturmak.]: Sonuna geldiği sözcüklere "oturan" anlamı katarak Farsça biçimiyle birleşik sıfatlar yapar. )


- BALDIRAN/BALDIRGAN/ŞEYTANTERSİ değil/yerine/= AĞI OTU

( Maydanozgillerden, nemli yerlerde yetişen zehirli bitkilerin ortak adı. | Bu bitkiden çıkarılan zehir. )

( CONIUM MACULATUM )


- BÂLİĞ değil/yerine/= ERİN


- BALIK ile BAŞGAN
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( ... İLE 50 - 100 rıtl[130 dirhem] ağırlığında olan büyük balık. )


- BALIKÇIN/BALIQÇIN ile BALIKLIG/BALIQLIG[Argu]
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Balıkçıl. İLE Irmak. | Çamurlu yer. )


- BÂLÎN[Fars.] ile BÂLİŞ[Fars.]

( Yastık. | Koltuk. İLE Yastık, yüz yastığı. )


- BALİNA ile VOLFİN/WHOLPHIN[İng.]

( ... İLE Eril katil balina ile dişil yunusun birleşmesinden ortaya çıkmıştır. Türüne oldukça az rastlanmaktadır. )

( ... İLE )


- BALKON ile/ve/değil CUMBA/ŞÂH-NİŞÎN[Fars.]


- BALKON ile PARADİ[Fr. < Yun.]

( ... İLE Bir tiyatro salonunda, en üst balkon. )


- BALKON değil ŞEREFE

( Yazarım diye geçinene! )


- BALKON ile VERANDA[< Portekizce]

( ... İLE Camlı taraça. )


- BALON ile BALONCU/LUK ile BALON BALIĞI ile BALON LASTİK


- BALON[Azr.] = KAVANOZ[Tr.]


- BALON[Fr. BALLON][Ar. SEFİNETÜL HEVÂ] ile ZEPLİN[Alm. < FERDINAND VON ZEPPELIN]

( Isıtılmış hava ya da havadan daha hafif bir gazla doldurulan, atmosferde uçabilen, küre biçiminde araç. [Havadan hafif bir gaz kuvvetiyle havada yukarıya kalkan muhteri’a ki mezkûr gazı havi büyük ve hafif bir mahfaza ile ona merbut adamların oturmasına mahsus sandal gibi bir sepetten mürekkep.] İLE Çoğunlukla hidrojen ya da helyumla şişirilmiş, güdümlü balon. )


- BALOTMAN değil/yerine/= BINGILDAMA


- BALTALARDA:
KERKİ ile/ve NACAK ile/ve İVGİ/TEBERZİN

( Büyük olan. İLE/VE Küçük balta. Kısa saplı odun baltası. İLE/VE Ağaç oymada kullanılan kesici araç. )


- BÂLVER[Fars.] ile BÂLZEN[Fars.]

( Kanatlı, uçabilen. İLE Uçan. )


- BÂN[Ar.] ile BÂN[Ar.]

( Dam, yüzey. İLE Sorgun ağacı, bey söğüdü. | [mecaz] Sevgilinin boyu. )


- BAN ile BAN[Hırvatça]

( ... İLE Osmanlı döneminde, Macaristan ve Slovenya dolaylarında, sancak beylerine ve küçük prenslere verilen san. )


- BAN ile/||/<> BANLIK

( Macaristan ve Slovenya dolaylarında sancak beylerine ve küçük prenslere verilen san. İLE/||/<> Macaristan, Slovenya dolaylarındaki sancak beylerinin sanı ya da onların yönettiği toprak. )


- BAN :/yerine YASAKLAMAK


- BANA GÖRE ile/değil/yerine BENİM İÇİN


- BANAL[Fr.] değil/yerine SIRADAN

( Herkesin kullandığı/anladığı. | Bayağı, sıradan. İLE ... )


- BANDIRMA ile GÜVENİLİR LİMAN

( Güvenilir liman. )


- BÂNİ[Ar.] değil/yerine/= KURUCU/YAPAN


- [ne yazık ki]
!BANKA SOYARKEN ile/ve/<> !ÜLKE SOYARKEN

( Kar maskesi takılır. İLE/VE/<> "Din maskesi" takılır. )


- BANTLAMAK ile BANTLAYABİLMEK ile BAN ile BANA ile BANİ/LİK ile BANK ile BANT ile BAN OTU ile BAN YAĞI ile BAN AĞACI ile BANT ZIMPARA


- BARBUNYA[Yun.] ile BARBUNYA[Yun. < BARBUN]

( Barbunyagillerden, kırmızı pullu, beyaz etli, kemikli bir balık. İLE Taneleri yuvarlak, oval ya da yassı, kırmızı benekli, bir tür fasulye. )

( MULLUS BARBATUS cum ... )


- BARÇA ile BARÇAN ile BARÇUK/BARÇUQ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Tümü, hepsi. İLE Bir yer adı. İLE Afrasiyab'ın kurduğu bir kent. )


- BARDA ile BARDAK ile BARDAN ile BARDAKÇI/LIK ile BARDAK ERİĞİ


- BARINAK:
MAMUT KEMİĞİNDEN ile/<>/> GÖKDELEN


- BARIŞ:
ÇOK KUTUPLU, SIRADÜZENLİ[HİYERARŞİK] DENGE "DÜZENİ" ile ÇİFT KUTUPLU "DÜZEN" ile TEK BİR DEVLETİN "DÜZENİ"[PAX ROMANA]


- BARIŞ = SULH = PEACE[İng.] = LA PAIX[Fr.] = DER FRIEDEN[Alm.] = LA PACE[İt.] = LA PAZ[İsp.] = PAX[Lat.] = HE EIRENE[Yun.] = SELÂM, SULH[Ar.] = ÂŞTÎ[Fars.] = VREDE[Felm.]


- [ne yazık ki]
(")VATAN("):
BARIŞTA ve/||/<> SAVAŞTA

( Varsılların. VE/||/<> Yoksulların. )


- BARİT ile BARİTİN

( Baryum oksit [BaO] ya da Baryum Hidroksit [Ba (OH)2]. İLE Doğal Baryum Sülfat [Ba So4] )


- BÂRİZ (OLAN) ile SABİT (OLAN)

( CLEAR/OBVIOUS vs. CONSTANT )


- BÂRİZ[Ar.] değil/yerine/= BELİRGİN


- BARK/BARQ[EV BARK/EW BARQ] ile BARQIN
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Yalnız başına kullanılmaz ancak ikilemeyle anlamlanır. İLE Hiçbir şeyin kendini yolundan alıkoyamadığı kişi/yolcu. )


- BARKSAN/BARXAN ile/||/<> BARKSAN/BARXAN
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Aşağı Çin. İLE/||/<> Kaşgar yakınlarındaki bir dağın tepesinde bulunan bir kale. )


- BARMEN ile BARMEN

( BARKEEP vs. BARKEEPER )

( صاحب ميکده )

( SAHEB MYKODEH )


- BARON ile BARONLUK ile BARONES

( BARON vs. BARONAGE vs. BARONESS )

( باروري ile مقام باروني ile همسر بارون )

( BAROORY ile MOGHAM BARONY ile NPAMSAR BARON )


- BARTIN ile BARTINLI/LIK


- BARYON İLE MEZON İLE HADRON ile/||/<> KUARK BİLEŞİKLERİ

( Kuarklardan oluşan parçacık türleri. )

( Formül: p = uud İLE n = udd )


- BAŞ AĞRISINDA:
MİGREN[Fr. < Yun.] ile/değil GERİLİM TİPİ

( Açıklamalarını okumak için burayı tıklayınız... )


- [İt.] BAS ile BASBARİTON ile BARİTON ile TENOR ile KONTRTENOR

( En kalın, eril seleni. | En kalın sesli orkestra çalgısı. İLE Basın çıkamadığı ince tonlara çıkabilen, buna karşın, basın indiği kalın ve tok tonlara inemeyen eril seleni. İLE Bas ve tenor selenleri arasında bulunan eril seleni. İLE En tiz ya da en ince eril seleni. İLE Basın çıkamadığı ince tonlara çıkabilen ve buna karşılık basın indiği kalın ve tok tonlara inemeyen bir eril seleni. )


- BAŞ ile ÖN


- BASA ile/||/<> BASAN
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Sonra. İLE/||/<> Cesedi gömüldükten sonra ölenin adına verilen yemek. )


- BAŞAK/BAŞAQ / TEMREN ile/||/<> BAŞAK/BAŞAQ[Çigil]
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Ok ya da kargının ucuna geçirilen sivri demir. İLE/||/<> Çarık. )


- BAŞARAN, TURAN :

( Refah Partisinde de siyasete atıldı ve 1994/1999 döneminde Sarıyer Belediye Meclisine üye olarak seçilerek görev yaptı. )


- BAŞARI:
KAZANILABİLEN ile/ve/||/<>/> KAYBEDİLEBİLEN


- BAŞARI:
SABIR ve/+/x/||/<>/> ÇALIŞMA ve/+/x/||/<>/> İSTİKRAR ve/+/x/||/<>/>
DENEME ve/+/x/||/<>/> KOŞULLAR ve/+/x/||/<>/> ZAMAN, ZEMİN


- BAŞARI ve/||/<>/>/< ÖZGÜVEN


- BAŞARILI OLMAK İÇİN...:
YUMUŞAK ile/ve/||/<>/> MÂKUL ile/ve/||/<>/> DERİN ile/ve/||/<>/> ile/ve/||/<>/> YETERİNCE ile/ve/||/<>/> ŞIK ile/ve/||/<>/> KORKUSUZ ile/ve/||/<>/> SABIRLA ile/ve/||/<>/> FARKLI ile/ve/||/<>/> HOŞGÖRÜLÜ ile/ve/||/<>/> DÜRÜST ile/ve/||/<>/> DÜZENLİ ile/ve/||/<>/> AKILLI

( Konuş. İLE/VE/||/<>/> Ye. İLE/VE/||/<>/> Soluk al. İLE/VE/||/<>/> Uyu. İLE/VE/||/<>/> Giyin. İLE/VE/||/<>/> Hareket et. İLE/VE/||/<>/> Çalış. İLE/VE/||/<>/> Düşün. İLE/VE/||/<>/> Davran. İLE/VE/||/<>/> Kazan. İLE/VE/||/<>/> Biriktir. İLE/VE/||/<>/> Tüket. )


- BAŞARISIZLIK ile/ve/değil/||/<>/< İLK NEDEN

( Başarısızlığın ilk nedeni, ilk nedene inmemektir. )


- BASE :/yerine TABAN


- BASEN[Fr. BASSIN] ile BAZEN

( Gövdenin bel ile kalça arasındaki bölümü. | Kıtasal uzantıdan okyanus ortası sırtlarına kadar devam eden ve 4.000-5.000 metre derinliği olan deniz dibi. İLE Ara sıra. )


- BAŞIMIZA GELEN ile/ve/değil/||/<>/>/< NASIL TEPKİ VERDİĞİMİZ


- BAŞIN AĞIRLIĞINDA:
"ÖNE EĞİK BOYUNDA" ile/değil/yerine/>< DİK BOYUN

( )


- BASIN/MEDYA:
SİYASİ/EKONOMİK "GÜCÜN"/"İKTİDARLARIN"
değil
TOPLUMUN OLANAĞI/ÜRÜNÜ/HİZMETİ


- BAŞIN ve/=/||/<>/> BASIN (ÖNE EĞİLMESİN)


- BAŞIN/IZ SAĞOLSUN/KAYBINIZ İÇİN ÜZGÜNÜM[İng. < SORRY FOR YOUR LOSS] değil YARANIZ SAĞALSIN/İYİLEŞSİN


- BASIN BASIM


- BASIN = PRESS[İng.] = PRESSE[Fr.] = PRESSE[Alm.] = STAMPA[İt.] = PRENSA[İsp.]


- BAŞINA GELEN ile/ve BAŞINDAN GEÇEN


- BAŞINA GELEN ile/ve/||/<>/< OLMAMASI GEREKEN


- BASINÇLAMAK ile BASIN ile BASINÇ ile BASINÇLI ile BASIN KARTI ile BASIN ÖZETİ ile BASINÇLANMA ile BASINÇLI SU ile BASIN YASAĞI ile BASINÇ BOYNU ile BASINÇ ODASI ile BASINÇ ÖLÇÜM ile BASIN ATAŞESİ ile BASIN DÜNYASI ile BASINÇ DUYUMU ile BASINÇLI HAVA ile BASIN BİLDİRİSİ ile BASIN DANIŞMANI ile BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ ile BASINÇ ANAHTARI ile BASINÇ TEDAVİSİ ile BASIN TOPLANTISI ile BASIN DANIŞMANLIĞI


- BASINÇ/LI = PRESSURE[İng.] = PRESSION[Fr.] = DRUCK[Alm.] = PRESSIONE[İt.] = PRESIÓN[İsp.] = PRESSUS[Lat.] = HO PIESMOS[Yun.] = ZAĞD[Ar.] = FEŞÂR[Fars.] = DRUK[Felm.]


- BASİT ile SIRADAN


- BAŞKALARINI) SUÇLAYAN ile/||/<> KENDİNİ SUÇLAYAN | ile/||/<> KİMSEYİ SUÇLAMAYAN

( [Gidilecek yolu ...]
Çoktur. İLE/VE/||/<> Yarısı kalmıştır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Çok azı kalmıştır. )


- BAŞKALARININ (")TERBİYESİZLİĞİ(") ile/değil/yerine/>< KENDİ TERBİYEN


- BAŞKAN ile ASBAŞKAN

( ... İLE İkinci başkan. )


- BAŞKAN ile BAŞBUĞ

( ... İLE Eski Türklerde baş, başkan, komutan. | Osmanlı Devleti'nde savaş zamanı başka birliklerden ayrılıp bir araya getirilerek oluşturulan birliğin ya da milis güçlerinin komutanı. )


- BAŞKAN ile/ve/||/<> DANIŞMAN ile/ve/||/<> MUHTAR

( Dernek, vakıf, parti, enstitü, belediye, spor kulübü vb. gibi, "başkanlık" konumu ile sürdürülen kurum ve kuruluşlarda, "Başkan" olarak görev yapan kişinin, öteki yönetim kurulu üyelerinden hiçbir farkı, önceliği ya da üstünlüğü yoktur ve de ol(a)maz! Sadece, üstlenmiş olduğu geçici görevinde, biraz daha sorumluluk ve çok büyük bir fark ya da ayrıcalık oluşturmayacak bazı küçük ama önemli yetkileri bulunmaktadır. Bu, sınırsız ve sonsuz olmayan "yetkilerini" de, öncelikle ve tamamen, kurumun/kuruluşun ve yönetim kurulunun ne yapacakları değil ne gibi yanlışlıkların, eksikliklerin kalmaması, sorunların daha az çıkması yönünde, bilgi ve deneyim artılarını, kurum/kuruluş ve topluma sunacağı hizmeti amacıyla kullanmak durumundadır. Söz ya da karar verme makamı diye bir üstünlüğü de söz konusu değildir. Ortak alınmış/alınacak olan uygulama, yürütme kararlarında, oy fazlalığının bulunması, kişisel isteği ya da çıkarları yönünde değil sadece toplumun ortak çıkarları yönünde kullanılmak üzere, biraz daha fazla olan bilgi ve deneyimiyle, olası yanlış karar ve uygulamalara engel olabilmesi içindir. Dolayısıyla, bir şeyleri kendilerine sormak ya da izin istemek gibi bir üstünlükleri de söz konusu değildir. Fakat ne yazık ki, "Aman, işimiz ve aramız bozulmasın" kaygısıyla, kişiler, olması ve yapılması gereken süreçlerde sessiz kalır ve bu da başkanlık görevinde bulunan kişinin yetkilerini aşmasına, kötüye kullanmasına ve bu yanlışlara göz yumulmasına kadar gitmektedir. Bu tıkanıklığın giderilmesi için de başta, yönetim ve yürütme kurulu olmak üzere, tüm üyelerin ve vatandaşların, kişi değil kavram, kurum ve hizmet esaslı bir çalışma sürecinde olunduğunu anımsaması gerekmektedir.

İLE/VE/||/<>

Kişi, kurum ve kuruluşlara hizmet etmekte olan danışmanlar, kendilerine danışılan konuların uygulayıcısı durumunda değildir ve bu durumda bırakılamaz. Olası uygulamalardaki, girilmeyecek, sapılmayacak yönleri ve yolları işaret etmekle görevlilerdir. Ne yapılması hakkında, bilgi ve deneyim aktarımında bulunurlar fakat önerdikleri alanda daha fazla bilgili diye, işi ya da süreci, danışmana bırakmak gibi bir tutum ya da beklenti sergilenemez.

İLE/VE/||/<>

Halk tarafından seçilerek ve belirli bir dönem, koşul, sorumluluk, yetki ve görevlerle sınırlı kalmak üzere, yaşanılan bölgenin ilk yönetimsel yetkilisi olarak, bölgedeki ne yapılacaklarla değil ne yapılmayacaklarla, neyin, ne kadar süre ve koşulda, eksik ya da sorunlu kalmamasını sağlamak üzere, ihtiyâr heyeti desteği ile işbirliğinde bulunan kişidir. "Muhtar" sözcüğü, "Hayır!" kökünden gelerek, kendi ya da yakın çevresinin irâdesiyle değil ne yapılmayacağının ya da engel olunacağının bilgisine sahip olan kişi, ihtiyârını devrede tutan kişi anlamına gelmektedir. Fiziksel olarak yapılması gereken işlerde de belediye başkanını, güvenlik amacıyla da vali, kaymakam, polis, jandarma gibi ilgili kurum ve yetkililerle daha yakın ve doğrudan ilişki içinde olma görevindelerdir. Kaymakam ve valilerden daha alt bir yetki ve konumda olsalar da, belediye başkanından sonra değil önce gelirler. )


- BAŞKA'NIN ile BAŞKAN'IN


- BAŞKA-NIN ile BAŞKAN-IN


- BAŞKAN/SERVER[Fars.] ile PATRON


- BAŞKASINA SÖYLEDİĞİN/SÖYLEYEBİLDİĞİN ile ANCAK/SADECE KENDİNE SÖYLEYEBİLECEĞİN

( (ABLE) TO SAY/TELL SOMETHING TO OTHERS vs. ONLY ABLE TO SAY TO YOURSELF )


- BAŞKASININ SORUSU ile/değil/yerine KENDİ SORUN


- BAŞKASININ/BAŞKALARININ YANITLARI ile/ve/değil/yerine KENDİ(NİN) YANITLARI(N)


- BAŞKASIYLA PAYLAŞTIĞIN/PAYLAŞABİLDİĞİN ile ANCAK/SADECE KENDİN YAŞAYABİLECEĞİN

( (ABLE) TO SHARE WITH OTHERS vs. ONLY YOU ABLE TO EXPERIENCE )


- BASKIN/HAKİM GEN ile/ve/<> SAKLI GEN

( Kişinin geni olduğu gibi, dünyanın da geni, insandır. )

( DOMINANT GENE vs./and/<> RECESSIVE GENE )


- BASKIN GEN ile/ve/||/<> ALTGIN GEN

( DOMINANT GENE vs. RECESSIVE GENE )


- BASKIN ile BAŞAT


- BASKIN ile BASKILI


- BASKIN ile/ve/||/<> EGEMEN


- BASKIN ile/ve/değil/||/<> ÖNE ÇIKAN


- BASKIN ile/ve YAYGIN


- BASKIN ile YOĞUN

( DOMINANT vs. INTENSE )


- BAŞLAMAK İÇİN ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> BAŞLAMAMAK/YAPMAMAK İÇİN

( "En" doğru zamanı beklemek. İLE/VE/||/<>/> [bazen/çoğunlukla] Olumsal/keyfî "bahane" (olabilir). )


- BAŞLANGIÇ ile/ve/||/<> KÖKEN ile/ve/||/<> DOĞUM


- BAŞLANGIÇ ile/ve/||/<>/> ORTA ile/ve/||/<>/> SON


- BAŞLANGIÇ ile ÖVGÜYE DEĞER ile ÖVGÜ ile ÖVEN ile KOMMENSAL ile ÖLÇÜLEBİLİRLİK ile YORUM ile YORUM KARTI ile YORUM ile YORUMCU

( COMMENCEMENT vs. COMMENDABLE vs. COMMENDATION vs. COMMENDATORY vs. COMMENSAL vs. COMMENSURABILITY vs. COMMENT vs. COMMENT CARD vs. COMMENTARY vs. COMMENTATOR )

( فتح ile قابل تعريف ile سفارش ile تقريظ ile تعريفي ile تقديري ile هم سفره ile هم مقياسي ile قابليت قياس ile هم اندازگي ile همپيمانگي ile گفتن ile نظر دادن ile آزادانه بيان کردن ile کارت توضيحي ile سفرنگ ile مفسر ile سفرنگ گر ile شارح )

( FATH ile GHABEL TARYFE ile SEFARSH ile تقريظ ile TARYFEY ile تقديري ile NPAM SAFAREH ile NPAM MOGHYASY ile GHABELYT GHYAS ile NPAM ANDAZGY ile NPAMPYMANGY ile GOFTAN ile NAZAR DADAN ile AZADANEH BEYAN KARDAN ile KART TOZYHEY ile SEFRANG ile MOFSAR ile SEFRANG GAR ile SHAREH )


- BAŞLANGIÇ ile/ve/||/<> ZEMİN


- BAŞLI BAŞINA ile TAMAMEN


- BAŞTA ile BAŞTAN ile BAŞTAN BAŞA ile BAŞTAN SONA ile BAŞTAN AŞAĞI ile BAŞTAN SAVMA ile BAŞTAN SAVMACI/LIK


- BAST-I ZAMAN ile TAYY-İ ZAMAN

( Zamanın uzamış gibi olması. İLE Zamanın kısalmış gibi olması. )


- BASTIRMAK ile YATIŞTIRICI ile DEPRESİF ile DEPRESYON ile DEPRESİF

( DEPRESS vs. DEPRESSANT vs. DEPRESSED vs. DEPRESSION vs. DEPRESSIVE )

( دلسرد شدن ile افسردن ile دژم ساز ile فرورفته ile دژم ile افسرده ile غر ile ملول ile منکسر ile گود شدگي ile فرورفتگي ile پريشاني ile فرودافت ile افسرده کننده )

( DELSARD SHODAN ile AFSARDAN ile دژم ساز ile FARVARAFTEH ile دژم ile AFSARDEH ile GHAR ile MOLOL ile منکسر ile GOD SHODEGY ile FARVARAFTAGY ile پريشاني ile FORODAFT ile AFSARDEH KONANDEH )


- BASTON ile BASTONCU/LUK ile BASTONLU ile BASTONSUZ ile BASTON KİLİDİ ile BASTON KÖSTEĞİ ile BASTON FRANCALA


- BASTON ile DEĞNEK


- BATAĞAN ile KARA BOYUNLU BATAĞAN

( image )

( GREBE vs. BLACK-NECKED GREBE )

( PODICIPEDIDAE cum PODICEPS NIGRICOLLIS )


- BATAĞAN ile KÜÇÜK BATAĞAN


- BATIG ile/||/=/<> DERİN
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Bir su yatağının, ırmağın derin yeri. İLE/||/<> ... )


- BÂTIL[< BUTLÂN] değil/yerine/= BOŞ, BEYHÛDE | ÇÜRÜK | ZEMİNİ OLMAYAN

( BOŞ, BEYHÛDE | ÇÜRÜK | ZEMİNİ OLMAYAN )


- BATI/LI(coğrafya) = KEDİN, KURIYAKI = WEST/ERN[İng.] = OUEST, OCCIDENT/AL[Fr.] = DER WESTEN/WESTLICH[Alm.] = OCCIDENTE/OCCIDENTAL(E)[İt., İsp.] = OCCIDENS/OCCIDENTEM[Lat.] = HE DÜZIS/PROS HELION DÜZIN[Yun.] = el-ĞARB/ĞARBÎ[Ar.] = BÂKHTER/Î[Fars.] = HET WESTEN/WESTELIJK[Felm.]


- BATILILAŞMA ile "DEJENERASYON"


- BATIN/BATN[Ar. çoğ. BUTÛN, EBTÂN] ile BÂTIN[Ar. çoğ. BEVÂTIN] ile BATÎN[Ar.]

( Karın. | Nesil, soy. İLE İç. | İç yüz. | Gizli, görünmeyen nesne. | Tanrı. | İçteki. | Çukur, kuytu yer. İLE Büyük karınlı. | Uzak yer. )


- BATIN ile BÂTIN

( Karın[bağırsak bölgesi]. İLE İç; gizli. )


- BATIN ile BÂTIN

( Karın. | Soy, kuşak, nesil. İLE İç. | Gizli. | Gözle görülmeyen. )


- BÂTIN ve/<> EDEB


- BATI-NIN ile BÂTIN-IN


- BATIRMAK ile BATIRILMAK ile BATILILAŞMAK ile BATIRABİLMEK ile BATIRIVERMEK ile BATILILAŞTIRMAK ile BATILILAŞABİLMEK ile BATILILAŞTIRILMAK ile BATI ile BATIK ile BATIL/LIK ile BATIN ile BATIŞ ile BATICI/LIK ile BATILI/LIK ile BATILICA ile BATI BLOKU ile BATIL İNANÇ ile BATIL İTİKAT ile BATI TÜRKÇESİ ile BATILILAŞMACI/LIK


- BATKI, DÜŞ KIRIKLIĞI/HÜSRAN[Ar.] ile SUKÛT-U HAYAL


- BATKI/HÜSRAN ile PİŞMANLIK


- BATKI/HÜSRAN[Ar.] ile/değil/yerine ŞAŞIRMA/ŞAŞKINLIK


- BATKI/HÜSRAN ile BUHRAN


- BATMAK ile BATMAN ile BATMANLI/LIK


- BATMAN -ile

( Miktarı, bölgelere ve tartılacak şeylere göre değişen, eski bir ağırlık ölçüsü. )


- BATMAN ile
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Büyüklüğü bölgelere ve tartılacak nesneye göre değişen eski bir ağırlık ölçüsü. )


- BATTALLAŞMAK ile BATTAL/LIK ile BATTAL BOY ile BATTAL BEDEN


- BATTANİYE ile YORGAN


- BAYAN ile/değil/yerine KADIN

( Kadınların, ad ya da soyadlarının önüne getirilen saygı sözü. | Kadın. | Eş, karı. | Kadınlara bir seslenme sözü. İLE/DEĞİL/YERİNE Erişkin dişil kişi, hatun, hatun kişi. | Analık ya da ev yönetimi bakımından gereken erdemleri, becerileri olan. )


- BAYAN ile RÜTBELİ BAYAN ile UĞUR BÖCEĞİ ile HANIMEFENDİ GİBİ ile HANIMEFENDİ

( LADY vs. LADY OF RANK vs. LADYBUG vs. LADYLIKE vs. LADYSHIP )

( خانم ile بانو ile مخدره ile سيده ile بيگم ile پينه دوز ile زن صفت ile بانووار ile عليا مخدره )

( KHANAM ile BANO ile مخدره ile SYDAH ile بيگم ile PEYNAH DOZ ile ZAN SAFT ile بانووار ile عليا مخدره )


- BAYGIN ile/değil/yerine/>< AYGIN


- BAYIN/YEPUN = KIZIL/QIZIL
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Koyu kırmızı. | Kırmızı dağ lalesinin renginde olan herhangi bir şey. )


- BAYKUŞ PAPAĞAN ile/ve BAYKUŞ


- BAYRAK ile UÇUN

( ... İLE Bayrağın gönder/uçkurluk karşısındaki kenarı. )


- BAYRAM-SEYRAN


- BAZ ile BAZA ile BAZI ile BAZALI ile BAZİÇE ile BAZ YÜK ile BAZASIZ ile BAZI BAZI ile BAZ LOSYON ile BAZ MORFİN


- BAZ ile BAZGAN
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Yabancı. İLE Demirci çekici. )


- BAZAN değil BAZEN

( Her ne kadar [Ar. "BA'-ZÂN: VAkit vakit, ara-sıra.] gelse de, Türkçe'de BAZEN olarak yazılmakta/kulllanılmaktadır. )


- BAZEN[Ar.] değil/yerine/= ARA SIRA, ARADA BİR


- BAZEN ile BİR AÇIDAN


- BAZEN ile/ve ÇOKÇA/ÇOĞUNLUKLA


- BAZEN ile/ve/||/<> YER YER


- BAZEN ile/ve/değil/yerine YERİ GELDİĞİNDE


- BAZEN ile ZAMAN ZAMAN


- BAZI AYRINTILARA DEĞİNME:
YANLIŞ ANLAŞILMAMASI İÇİN ile/ve/değil/||/<>/< BOŞLUK KALMAMASI/BIRAKMAMAK İÇİN


- BAZI/BAZEN/ZAMAN ZAMAN değil/yerine/= KİMİKEZ/KİMİLEYİN/KİMİ OĞUR/ARA SIRA


- BAZI BİLGİLER YA DA KENDİMİZLE İLGİLİ (BAZI) BİLGİLER:
(")ÖVÜNMEK İÇİN(") ile/ve/değil/||/<>/< BİLİNMESİ VE FARKINDA OLUNMASI İÇİN


- [BAZI/ÇOĞU DURUM/SORUN/HATA/ZORLUKTA]
"(BEN) İNSANIM" ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< "İNSANIM" DÜŞÜNCESİNE/SÖZCÜĞÜNE SIĞINMIŞSIN/KAÇMIŞSIN/SAKLANMIŞSIN


- BAZI "DAVRANIŞLAR/TUTUMLAR":
APTALLIK/TAN / BİLGİSİZLİK/TEN ile/ve/değil/||/<>/< "DURUŞUNU/ÇİZGİNİ" BOZMAMAK/TAN/EŞİĞİ GEÇMEMEK/TEN


- BAZI DAVRANIŞLAR/DURUMLAR/NESNELER:
"HAVA ATMAK İÇİN" ile/ve/değil/||/<>/< HOŞLANDIĞINDAN DOLAYI


- [ne yazık ki]
(BAZI) KİŞİLER:
"KABA" değil ÜZGÜN


- (BAZI KONULARI/AYRINTILARI)
BİLMEMEYİ(BİLMEDİĞİNİ VE BİLEMEYECEĞİNİ)
BİLMİYORSA(/N) ile/değil/yerine/>< BİLİYORSA(/N)

( Bilmiyor/sun. İLE/VE/||/<> Biliyor/sun. )


- BB) KREM ile FONDÖTEN

( Günün her saatinde sürülebilen, günlük ve sade makyajda kullanabilecek renkli bir nemlendiricidir. Hafif kızarıklık ya da donuk bir cilt varsa BB krem daha iyidir. Cilt tonunu eşitleyerek kusurları gizlemeye yardımcı olur. Günlük makyajda ilk yeğlenilecek olmalıdır. Cilde doğal bir görünüm vererek cilt rengini eşitler. Öte yandan, güneş koruyucu özelliğine de sahip olduğundan, cildi güneş ışınlarından korur. Ayrıca, cildin parlamasını ve yağ dengesini kontrol altında tutar.

İLE

Genellikle BB kremden daha fazla kapsama alanı sunar. Daha lekeli bir cilt yapısı ya da gizlenmek istenen bölgeler varsa yoğun kapatıcılığı nedeniyle yeğlenmelidir. Kusursuz makyajın en önemli özelliğidir. Bu nedenle, ten makyajında yoğun kapatıcılık, pürüzsüz ve iddialı bir görünüm aranıldığında kullanılır. Günlük olarak kullanılması pek tavsiye edilmez. Daha yoğun bir içeriğe sahip olduğundan, her gün fondöten kullanmak cildi yoracak, yaşlanma belirtilerine neden olacaktır. Öte yandan, fondöten ya da BB krem fark etmeksizin, cilde makyaj uygulandığında iyice temizlemeyi boşlamamalıdır. )


- BDHK/COMPUTER SUPPORT PATIENT REGISTRATION değil/yerine/= BİLGİSAYAR DESTEKLİ SAYRI KAYDI


- BEAN/BAN" değil BEN


- BEAN :/yerine FASULYE


- BEBEK BESLENMESİNDE:
BİBERON ile/değil/yerine EMZİRME

( Annenin zanları ile. İLE/DEĞİL/YERİNE Bebeğin gereksinimi kadarı ile. )


- BEBEK ile/ve/<>/> ÇOCUK ile/ve/<>/> ERGEN ile/ve/<>/> GENÇ ile/ve/<>/> ORTA YAŞ ile/ve/<>/> YAŞLI

( [yaş arası] 0-1 İLE/VE/<>/> 1-12. İLE/VE/<>/> 12-18. İLE/VE/<>/> 18-65. İLE/VE/<>/> 66-79. İLE/VE/<>/> 79-99.[Dünya Sağlık Örgütü'nün kabulü olarak] )


- BEBEK ile/ve/değil YENİ DOĞAN

( Yeni doğan bebekler, 440 hz yüksekliğinde ve la notasıyla ağlar. )

( ... ile/ve/değil NEVZAT )

( RADIUN ile/ve/değil ... )


- BEBEK ile/ve/<> ÇOCUK/İN[Türkçe]

( Coşturur. İLE/VE/<> Eğlendirir. )

( Ortalama 1 yaşına ulaşana kadar "Bebek", daha sonra "Çocuk" tanımına geçer. )

( ... ile EN: Büyük çocuk, yetişkin kişi. )

( Çocuktan al haberi! )

( RADÎ'[< REDÂ/REZÂ]: Süt emen bebek. ile TIFIL[çoğ. ETFÂL] )


- BEÇİN = MAYMUN
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]


- BEDÂN[Ar.] ile BED'AN[Ar.]

( Fenâlar, yaramazlar, çirkinler. | Onunla. İLE Başlangıçta, ilk önce. )


- BEDAVADAN ile BEDAVADAN UCUZ


- BEDAVAYA GETİRMEYE ÇALIŞMAK ile/değil PARASIZLIK(TAN)


- BEDEN[Ar.] ile BED'EN/BED'AN[Ar.]

( Gözde, nesne, ten. İLE Başlangıçta, ilk önce. )


- BEDEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< BEN


- BEDEN[Ar.] ile CESED[Ar.]


- BEDEN[Ar.] değil/yerine/= GÖVDE


- BEDEN/VÜCUT[Ar.] değil/yerine/= YİN/ETYİN


- BEDENLEŞMEK ile BEDEN ile BEDENİ ile BEDENCE ile BEDENCİ ile BEDENSEL/LİK ile BEDEN DİLİ ile BEDEN CEZASI ile BEDEN İŞÇİSİ ile BEDEN EĞİTİMİ ile BEDEN TERBİYESİ


- BEDÎHÎ:
TANIMLANABİLİR YAPIDA OLMAYAN ile/ve DELİL GETİRİLEBİLİR YAPIDA OLMAYAN


- BEDİZ/BURXAN ile BEDİZLİG
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Put. İLE Süslü. )


- BED-RÂM[Fars.] ile BED-RÂN[Fars.]

( Sert başlı at. | Sürekli/dâima. | Hoş, lâtif, yakışıklı, süslü. İLE İşleri kötü yöneten. | Çapkın. [kadın] | Orospu. )


- BEĞEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< SARIL

( Facebook'ta. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< www.Good4Trust.org 'da. )


- BEGIN :/yerine BAŞLAMAK


- BEGINNING vs. ORIGIN


- BEGONYA[Fr. < Michel Bégon] ile PAŞAÇADIRI

( Renkli çiçekleri olan, pek çok çeşidi olan, sıcak ülke bitkisi. İLE Begonyagillerden, yürek biçimindeki yapraklarının altı kırmızımtırak, üstü koyu yeşil, gövdesi sürünücü ve etli bir süs bitkisi. )

( BEGONIA cum BEGONIA FEASTI )


- BEHCET[Ar.] ile HÜSN[Ar.]


- [Ar.] BEHKEN ile BEHKENE/BEHKELE ile BEHNEKE

( Güzel ve gösterişli genç eril. İLE Nârin, ince ve güzel gövdeli dişil. İLE Şişmanca ve gövdesi güzel dişil. )


- BEHL[Ar.] ile LA'N[Ar.]


- BEHMEN[Fars.] ile Behmen[Fars.]

( Zekî, anlayışlı. | Tedbirli. | Turpa benzeyen ve "kavza kökü" denilen bir ot. İLE İran hükümdarlarından İsfendiyâr'ın oğlu Erdşîr'in lâkabı. )


- BEHRE-YÂB ile HİSSE VE NASÎBİ OLAN


- BEING IN THE STATE OF vs. OBLIGATION

( biing in dı steyt of vit obligeyşın )


- BEKÇİ ile BEN-VÂN

( ... İLE Tarla/harman/ekin bekçisi. )


- BEKLEMEDİĞİMİZ KİŞİDEN ile/>< BEKLEDİĞİMİZ KİŞİDEN
:GELDİĞİNDE/GELİRSE

( "Olumsuz" olarak "değerlendirilir/yorumlanır". İLE/>< Olumludur. )


- BEKLEMEK ile BEKLEYEN ile BEKLENTİ ile BEKLENEN ile BEKLEMEK ile BALGAM SÖKTÜRÜCÜ ile BALGAM ÇIKARMA

( EXPECT vs. EXPECTANT vs. EXPECTATION vs. EXPECTED vs. EXPECTING vs. EXPECTORANT vs. EXPECTORATIONS )

( چشم اميد داشتن ile متوقع بودن ile توقع داشتن ile منتظر شدن ile انتظار داشتن ile در انتظار ile آبستن ile ترصد ile چشم داشت ile انتظار ile توقع ile مترقبه ile مورد انتظار ile مترقب ile منتظر ile متوقع ile مترصد ile اميدوار ile بلغم آور ile کف آور ile اخلاط آور ile اخلاط )

( CHESHAM AMYD DASHTAN ile MOTOQE BODAN ile TOQE DASHTAN ile MONTAZAR SHODAN ile ENTEZAR DASHTAN ile DAR ENTEZAR ile ABSTAN ile ترصد ile CHESHAM DASHT ile ENTEZAR ile TOQE ile MOTERGHABEH ile MOORD ENTEZAR ile مترقب ile MONTAZAR ile متوقع ile MOTARSAD ile AMYDAVAR ile BOLGHAM AVAR ile KOF AVAR ile AKHLAT AVAR ile AKHLAT )


- BEKLENİLEN ile/ve/değil/yerine SONUÇ


- BEKLENTİ ile/ve/=/||/<>/>/< BATKI/HÜSRAN

( EXPECTATION, ANTICIPATION and/>/= DISAPPOINTMENT )


- BEKLENTİ ile/değil/yerine GÜVEN

( Beklenti içinde olmayın! )

( Beklentide olmamak en iyisidir. Göstereceğiniz tepkiler bunu tayin edecektir. )

( Anıları ve beklentileri terk edin! )

( Yapmanız gereken, tüm anıları ve beklentileri terk etmektir. )

( Beklenti bizi güvensiz kılar. )

( Beklemekle elde edeceğiniz yalnızca daha da beklemektir. )

( Amacınızın herhangi bir beklenti taşımayan salt iyi niyet olduğundan emin olun önce. )

( Elinizde var olandan eminseniz, sonsal olana asla ulaşamazsınız. )

( Kişi, esnek, içten ve beklentisiz olmalıdır ki verdiğinden çok almayı ummasın. )

( Herhangi bir şey gözönünde bulundurulduğu sürece ondan yararlanılmıyor demektir. )

( Bellek ve beklenti olmadıkça zaman da yoktur. )

( Don't anticipate. )

( [not] EXPECTATION, ANTICIPATION vs./but CONFIDENCE
CONFIDENCE instead of EXPECTATION, ANTICIPATION
Not to anticipate is best. The way you respond is decisive.
Abandon memories and expectations.
All you have to do is to abandon all memories and expectations.
Anticipation makes you insecure.
All you get by waiting is more waiting.
If you are sure of the immediate, you will never reach the ultimate. )


- BEKLENTİ ile/ve/değil/yerine HEYECAN


- BEL ile/ve/<> BASEN ile/ve/<> KALÇA

( Göğüs ile karın arasında daralmış bölüm. İLE/VE/<> Omurganın, bel ile kalça arasındaki bölümü. İLE/VE/<> Bacakla böğür arasındaki, iki yana doğru çıkıntılı bölümü. )


- BELÂGAT'TA:
BEYÂN[Ar.] ve/||/<> BEDÎ ve/||/<> MAÂNİ

( Birbirinden açık, değişik ifâde yollarını öğreten bölümü. VE/||/<> Sözü sanatlarla güzelleştirmeyi öğreten bölümü. VE/||/<> Dilin tümce yapısındaki incelikleri ve tümcenin konuya uygun kullanım yollarını öğreten bölümü. )


- BELDE[Ar. çoğ. BİLÂD, BÜLDÂN] ile BELED[Ar.]

( Şehir, kasaba, memleket. İLE Şehir, memleket. )


- BELENMEK ile BELEN


- BELGE ile BELGESEL ile DOKÜMANTASYON ile BELGELER

( DOCUMENT vs. DOCUMENTARY vs. DOCUMENTATION vs. DOCUMENTS )

( دستاويز ile سند ile ملاک عمل ile خط ile مدرک ile مستند ile اسنادي ile سندي ile مستندات ile مدارک ile سوابق ile اسناد )

( دستاويز ile SAND ile MOLAK AMEL ile KHAT ile MADRAK ile MOSTAND ile ESNADY ile SANDY ile MOSTANDAT ile MADARK ile SAVABAGH ile ESNAD )


- BELGİ ile/ve/<> BELGİN

( Bir şeyi, benzerlerinden ayıran özellik. | Duyuş, düşünüş ve inanıştaki ayırıcı özellik. İLE Tam ve kesin olarak belirlenmiş olan. )

( ŞİAR/ALÂMET/NİŞAN ile/ve/<> SARİH )


- BELIEF vs./and SUBMISSION

( İNANÇ ile/ve TESLİMİYET )


- (not BELIEVE TO) BELIEVE IN


- BELİRGİN ile AYRIM ile AYIRT EDİCİ ile FARKLILIK ile SEÇKİN ile SEÇKİN SEMBOL

( DISTINCT vs. DISTINCTION vs. DISTINCTIVE vs. DISTINCTNESS vs. DISTINGUISHED vs. DISTINGUISHED SYMBOL )

( شمرده ile متباين ile فرقان ile فرق ile تشخص ile تشخيص ile امتياز ile منش نما ile شمردگي ile متشخص ile شخيص ile مشخص ile برجسته ile متمايز ile نماد متمايز )

( SHMARDEH ile متباين ile FARGHAN ile FARGH ile TASHKHS ile TASHKHYSE ile EMTYAZ ile MONASH NAMA ile شمردگي ile MOTESHKHS ile شخيص ile MOSHKHS ile BARJASTEH ile MOTEMAYZ ile NAMAD MOTEMAYZ )


- BELİRGİN ile GÖRÜNÜŞE GÖRE

( APPARENT vs. APPARENTLY )

( صوري ile وارث مسلم ile نمودار ile نميان ile پيدا ile از قرار ile ظاهرا ile عليالظاهر ile نظرا )

( SORY ile VARS MOSLAM ile NEMODAR ile NAMYAN ile PEYDA ile AZ GHARAR ile ZANPARA ile عليالظاهر ile نظرا )


- BELİRGİN ile/ve YAYGIN

( CLEAR vs./and COMMON )


- BELİRLEMEK/BELİRLEYİCİ ile SONSAL SINIFLAMA / SONSALLIK / KATEGORİZASYON

( DESIGNATION vs. CATEGORIZE )


- BELİRLENEMEYEN ile BELİRSİZLİK ile BELİRSİZ

( INDETERMINABLE vs. INDETERMINACY vs. INDETERMINATE )

( نا محدود ile نا مشخصي ile نا معلومي ile نامعين ile نا معين ile پادر هوا ile نا مشخص )

( NA MAHDUD ile NA MOSHKHSY ile نا معلومي ile نامعين ile نا معين ile پادر هوا ile NA MOSHKHS )


- BELİRLE(N)ME, BELİRLENİM = DETERMINATION[İng.] = DÉTERMINATION[Fr.] = DAS BESTIMMEN[Alm.] = DETERMINAZIONE[İt.] = DETERMINACION[İsp.] = CONSTITUTIO, DEFINITIO, DETERMINATIO[Lat.] = HO HORISMOS, HE TAKSIS[Yun.] = VUCHA(T), MÂL[Ar.] = TAYÎN[Fars.] = BEPALING[Felm.]


- BELİRLEYİCİ (OLAN) ile/ve BELİRLEYECEK (OLAN)


- BELİRLİ ile BELİRGİN


- BELİRSİZ ile/ve/||/<> ÇEKİNGEN


- BELİRSİZ ile/ve TANIMLANAMAZ OLAN

( INDEFINITE vs./and NOT POSSIBLE TO DEFINE )


- BELİRTEN değil/yerine/= TAMLAYAN


- BELİRTİ ile/ve/||/<>/> İZ ile/ve/||/<>/> İZİN İZİ ile/ve/||/<>/> GÖSTEREN


- BELİRTİLER ile/ve/değil/yerine KÖKEN

( [not] SIGN/ALS vs./and/but ORIGIN
ORIGIN instead of SIGN/ALS )


- BELİRTKE ile BELİRTKEN ile BELİRTKE TABLOSU


- BELLEĞE DAYANARAK YAŞAYAN ile BELLEĞİ (GEREKTİĞİNDE) KULLANARAK YAŞAYAN


- BELLEK(TEKİ KAYITLAR):
ZAMANDAN ve/||/<> DEĞİŞİMDEN
SAKLAMAK/SAKLANILAN


- BELLETME ile BELLETMEN


- BELUC ile BELUCİ ile BELUCİSTAN

( BALUCH vs. BALUCHI vs. BALUCHISTAN )

( بلوچ ile زبان بلوچي ile بلوچستان )

( BELOCH ile ZABAN BELOCHY ile BELOCHASTAN )


- BEN


- BEN -ile

( Kuşun yavrusuna taşıdığı yem. )


- BEN - ben


- BEN İSTEDİM DİYE değil SEN İSTER İSEN


- BEN OLMAYAN ile/ve/<> ÖTEKİ(LEŞTİRME)


- BEN, SENİ ...-BEN DE SENİ ...
ile/ve/ne yazık ki/||/<>/>
BEN, SENİN ...-BEN DE SENİN ...

( [İlişkilerin] Başlangıcında. İLE/VE/NE YAZIK Kİ/||/<>/> Sürecinde ve/ya da sonunda. )


- BEN ... ile/ve/değil/yerine ADIM ...

( [not] "I AM ..." vs./and/but "MY NAME IS ..."
"MY NAME IS ..." instead of "I AM ..." )


- BEN ile/ve/değil/||/<>/< ben

( Başkalarının yanındaki. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Mutlak. )


- BEN ile/ve/<> BEN OLMAYAN

( Birlik. İLE/VE/<> Çokluk. )


- BEN[Ar.] ile BEN[Ar.] ile BEN[Ar.] ile BEN[Ar.]

( Çoğu doğuştan, tende bulunan, ufak, koyu renkli leke ya da kabartı. | En çok üzümde, olgunlaşma belirtisi. | Saçta, sakalda beliren beyazlık. İLE Kuşun, yavrusuna taşıdığı yem. İLE Kişi. | Birinci tekil kişiyi gösteren adıl. | Bireyi, öteki varolanlardan ayıran bilinç. | Bir kişinin, kişiliğini oluşturan temel öğe. İLE Harman, ekin. | Bağ. | Çitlenbik. )


- BEN[Fars.] ile BENG[Fars.]

( Harman, ekin. | Bağ. | Çitlenbik. İLE Küçük çitlenbik. )


- BEN ve/||/<>/> BEN'İ (NASIL KURTARABİLİRİM?)


- BEN ile/ve BEN-İM

( "Ben" düşüncesi ve duyumsaması, her zaman bizimledir. Ne var ki, ona "gövde, düşünceler, duygular, sahip olunan mal-mülk vb. bin türlü "ekleme ve yükleme"de bulunmuşuz. Kendimizi "özdeşleştirdiğimiz" tüm bu "eklemeler" yanıltıcıdır. Onlardan dolayı kendimizi, olmadığımız şeyler olarak sanmaktayız. )

( Sense "I am" is always with us. Only we have attached all kinds of things to it -body, thoughts, feelings, ideas, possessions etc.- All these self-identifications are misleading. Because of them, we take ourselves to be what we are not. )

( I/ME vs./and I AM )


- BEN ile BENT