Bugün[10 Nisan 2026]
itibarı ile 15.203 başlık/FaRk ile birlikte,
15.203 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(59/62)


- WEDDING :/yerine DÜĞÜN


- WEİERSTRASS FACTORİZATION ile/||/<> HADAMARD FACTORİZATION

( Weierstrass entire fonksiyon, Hadamard sonlu dereceli. )

( Formül: General entire İLE finite order )


- WEISS MAGNETON[İng.] / MAGNÉTON DE WEISS[Fr.] / WEISS-MAGNETON[Alm.] ile/değil/yerine/= WEİSS MANYETONU/MAGNETONU


- WESTERN :/yerine BATILI


- WESTON STANDARD CELL[İng.] / CELLULE STANDARD DE WESTON[Fr.] / WESTON-NORMALELEMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= WESTON STANDART PİLİ


- WEYL FERMİYON ile/||/<> DİRAC FERMİYON

( Weyl fermiyon kütlesiz ve tek kirallıkken İLE Dirac fermiyon kütleli ve çift kiraldir )

( Formül: m = 0 İLE P_L/R )

( Paul Dirac tarafından 1928 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- WHEELER-FEYNMAN THEORY[İng.] / THÉORIE DE WHEELER-FEYNMAN[Fr.] / WHEELER-FEYNMAN-THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= WHEELER-FEYNMAN KURAMI


- WHEN YOU ARE YOUNG:
WORK TO LEARN but NOT TO EARN

( Gençken, öğrenmeye çalış. Para kazanmaya değil! )


- WHEN :/yerine NE ZAMAN


- WHILE :/yerine İKEN


- WHOLE :/yerine TÜM, BÜTÜN


- WHOSE :/yerine KİMİN


- WHY :/yerine NEDEN


- WIDESPREAD :/yerine YAYGIN


- WIEDEMANN EFFECTS[İng.] / EFFETS WIEDEMANN[Fr.] / WIEDEMANN-EFFEKTE[Alm.] ile/değil/yerine/= WİEDEMANN ETKİLERİ


- WIEN EFFECT[İng.] / EFFET WIEN[Fr.] / WIEN-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= WİEN ETKİSİ


- WIEN FORMULA[İng.] / FORMULE DE WIEN[Fr.] / WIEN-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= WİEN FORMÜLÜ


- WIEN INDUCTANCE BRIDGE[İng.] / PONT D'INDUCTANCE DE WIEN[Fr.] ile/değil/yerine/= WİEN İNDÜKTANS KÖPRÜSÜ


- LOI DU RAYONNEMENT DE WIEN[Fr.] ile/değil/yerine/= WİEN IŞINIM YASASI


- WIEN'S DISPLACEMENT[İng.] / DÉPLACEMENT DE WIEN[Fr.] ile/değil/yerine/= WİEN KAYMASI


- OSCILLATEUR À PONT DE WIEN[Fr.] ile/değil/yerine/= WİEN KÖPRÜLÜ OSİLATÖR


- WIEN CAPACITANCE BRIDGE[İng.] / PONT DE CAPACITÉ DE WIEN[Fr.] ile/değil/yerine/= WİEN SIĞA KÖPRÜSÜ


- WIFE :/yerine EŞ, KADIN


- WİLCOXON ile/||/<> TESTİ

( Wilcoxon işaretli sıra testi )

( Frank Wilcoxon tarafından 1945 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1892-1965) (Ülke: İrlanda-ABD) (Alan: İstatistik) (Önemli katkıları: Wilcoxon testleri, parametrik olmayan istatistik) )


- WILLIAM STERN ile/ve/||/<> ALLAN SCHORE ile/ve/||/<> DONALD WINNICOTT


- WILLIAM THOMSON = KELVIN (LORD)

( 26 Haziran 1824 - 17 Aralık 1907 )


- WILSON CLOUD[İng.] / NUAGE DE WILSON[Fr.] ile/değil/yerine/= WİLSON BULUTU


- WILSON EFFECT[İng.] / EFFET WILSON[Fr.] / WILSON-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= WİLSON ETKİSİ


- WILSON CHAMBER[İng.] / CHAMBRE DE WILSON[Fr.] / WILSON-KAMMER[Alm.] ile/değil/yerine/= WİLSON ODASI


- WIMP İLE MACHO İLE AXION ile/||/<> KARANLIK MADDE ADAYLARI

( Karanlık madde parçacık kuramları. )

( Formül: Ω_DM ≈ 0.27 )


- WIN :/yerine KAZANMAK


- WINNER :/yerine KAZANAN


- WISDOM vs. CAUSE vs. REASON

( Theology. vs. Metaphysics. vs. Physics. )


- WITHIN :/yerine İÇİNDE


- WITHOUT :/yerine -SIZ, OLMADAN


- WLLR/WEIGHTED LOG LIKELIHOOD RATIO[İng.] değil/yerine/= AĞIRLIKLI LOGARITMİK OLASILIKLI ORAN


- WOLFGANG AMADEUS MOZART ile/ve/||/<> LUDWIG VAN BEETHOVEN

( 27 Ocak 1756 - 05 Aralık 1791 ile/ve/||/<> 17 Aralık 1770 - 26 Mart 1827 )

( ... İLE/VE/||/<> Kulağı, duyma yetisini kaybetmiş olan.[1801'de işitme sorunları yaşamaya başlamış ve 1817'de tamamen duymamaya başlamıştır.] )


- PRISME POLARISANT DE WOLLASTON[Fr.] ile/değil/yerine/= WOLLASTON KUTUPLAYICI PRİZMASI


- WOLLASTON PRISM[İng.] / PRISME DE WOLLASTON[Fr.] ile/değil/yerine/= WOLLASTON PRİZMASI


- WOMAN :/yerine KADIN


- WOODEN :/yerine TAHTA, AHŞAP


- WORKING vs. PRODUCTION


- WORKING :/yerine ÇALIŞAN


- WORLD HEALTH ORGANIZATION(WHO) değil/yerine/= DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ(DSÖ)


- WRONG/MISTAKE vs. BAD vs. UNPLEASANT vs. SIN

( Rational. vs. Ethic. vs. Aesthetics. vs. Religious. )


- WU-HSIN ile WU-HSING ile WU-NIEN ile WU-WEI[Çince]

( Zihnin yokluğu (doktrini). Bu doktrine göre bilinçli zihnin olumsuz etkisi yok edildiği zaman zihin bütünleşmesi ve doğal çalışması sağlanmış olur. İLE Hakiki doğa, kendi doğası, öz doğa. Yin-Yang simgesinin başka bir adı. İLE Düşüncenin yokluğu. İLE Bir şey yapmamak, bir şey söylememek, böylece zihnin kendiliğinden doğal olarak çalışmasına olanak sağlamak. )


- WU-HSİN ile/||/<> WU-NİEN

( Zihnin yokluğu doktrini. Bilinçli zihnin olumsuz etkisi yok edildiği zaman zihin bütünleşmesi ve doğal çalışması sağlanmış olur. @@ Düşüncenin yokluğu. )


- WULFF PROCESS[İng.] / MÉTHODE WULF[Fr.] / WULF-VERFAHREN[Alm.] ile/değil/yerine/= WULFF İŞLEMİ


- X-RAY DIFFRACTION[İng.] / RÖNTGENBEUGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= X-IŞINI KIRINIMI


- X-RAY[İng.] / RAYON X[Fr.] / XEROTHALEN, RÖNTGENSTRAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= X-IŞINI


- X-RAYS DIFFRACTION[İng.] / DIFFRACTION DES RAYONS X[Fr.] ile/değil/yerine/= X IŞINLARI KIRINIMI


- X-RAYS[İng.] / RÖNTGENSTRAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= X IŞINLARI


- XENOTRANSPLANTATION[İng.] değil/yerine/= KSENOTRANSPLANTASYON

( "Kseno", Yunancada "yabancı" anlamına gelir; "transplantasyon" ise "aktarma" demektir. Farklı tür hayvanlar arasında yapılan, başarı şansı en az olan doku naklidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- XSONOFENES:
FİLOZOF (OLAN) ile SOKRATES'İN ÖĞRENCİSİ


- ..'YA:
BİNÂEN ile İSTİNÂDEN -ile/ve/değil/||/<>/<


- YA (ÇOK) DÜŞKÜN" ile/ve/değil/yerine "...'YI (ÇOK) SEVEN"


- ...YA DAYANIKLI" değil DAYANAN


- ...'YA:
DÖNEN ile/değil DÖNÜK


- ...'YA GELİN! ile GELİN

( Kişiler/e. İLE Kişi. )


- ...'YA İLİŞKİN ile/ve ...'YA YÖNELİK


- ...'YA ...:
NAZARAN ile/ve/değil/||/<>/< KIYASLA


- ...'YA NAZARAN ile/ve/değil ...'YA NİSPETEN


- ...'YA NİSPETEN ile/ve/||/<> ...'YA SAYGIDAN/HÜRMETEN


- [ya] YALAN BEYAN ile/değil/yerine/ya da SUSMA HAKKI

( Sanık, yalan söylese bile sözlerinde çelişkiye düşer ve onlardan ipuçları elde edilebilir. İLE/DEĞİL/YERİNE/YA DA Sanığı, doğru söylemeye zorlamak, insanın varoluşuna, onuruna ve kişi haklarına aykırı olur. [Kişinin, kendini, ceza tehdidi altına sokması olanaklı değildir.] )


- ...'YA YOL AÇIYOR/AÇAN ile/değil ...'YI SAĞLIYOR/SAĞLAYAN


- YABA ile ERGEÇ/ISIRAN

( Harman küreği. İLE Fırıncı küreği. )


- YABANCI ile/ve/değil/yerine/||/<> BİLİNMEYEN/TANINMAYAN


- YABANCI ile DIŞARIDA TUTULAN

( YABANCİN ile ... )

( PAPALAGİ: Yabancı. | Göğü delen adam. [Göğü Delen Adam (Ayrıntı Yay.) kitabını okumanızı salık veririz] )


- YABANCILAŞMA ile/ve/> YALAN

( ALIENATION vs./and/> LIE )


- YABANİLEŞMEK ile YABANİLEŞTİRMEK ile YABANİ/LİK ile YABANİCE ile YABANİ GÜL ile YABANİ TURP ile YABANİ İNCİR ile YABANİ KİRAZ ile YABANİ MARUL ile YABANİ HAYVAN ile YABANİ KİMYON ile YABANİ LAHANA ile YABANİ AKDİKEN ile YABANİ ENGİNAR ile YABANİ MENEKŞE ile YABANİ ISPANAK ile YABANİ SARIMSAK ile YABANİ MERCANKÖŞK ile YABANİ KİMYONGİLLER


- YADSIMA = NEFİY/NEFY = NEGATION = NÉGATION[Fr.] = NEGATION[Alm.] = NEGATIO[Lat.] = APOPHASIS[Yun.] = NEGACION[İsp.]


- LUBRICANT[İng.] / LUBRIFIENT, AGENT DE LUBRIFICATION[Fr.] / SCHMIER MITTEL, SCHMIERSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= YAĞLAYICI


- YAĞMUR ADAM ve/||/<>/> TEMPLE GRANDIN

( ... VE/||/<>/> Otizmin, bireyler ve toplum tarafından algısı, yorumlanışı, gösterilen yanlış tepkiler yerine yapıcı yaklaşımların farkını harika bir süreç ve anlatımla sunuyor. )

( Otizmli Bireylerle İlgili Çekilmiş 17 Film...
- Temple Grandin
- Barfi
- Mary&Max
- Yağmur Adam /Rain Man
- My Name is Khan
- Benim Adın Sam /I am Sam
- Snow Cake
- Ocean Heaven /Hai Yang Tian Tang
- Ben X
- The Black Balloon
- Campeones
- Adam
- Mozart be Balina / Mozart and the Whale
- Çok Gürültü ve Çok Yakın
- Sevgili John
- Silent Fall
- Molly )


- YAĞMUR ile/değil ÇIVGIN/ŞIVGIN

( ... İLE/DEĞİL Rüzgâr ve karla karışık yağan yağmur. | Ağaç sürgünü, filiz. )


- YAĞMUR ile/ve/değil/<> HAMSİN

( ... İLE/VE/DEĞİL/<> Kum yağdırır. )


- YAĞMUR ile MUSON[Fr. < Ar.]

( ... İLE Güney Asya kıyılarıyla Hint Denizi'nde, yaz ve kış mevsimlerinde, birbirine ters yönlerden esen geniş alanlı rüzgâr.[Yaz musonu, nemlidir.] )

( RAIN vs. MONSOON )


- YAĞMURCUN ile/||/<> CILIBIT

( ... İLE/||/<> Büyük ve halkalı küçük yağmurcunlar. )


- YAĞMURCUN ile GÜMÜŞ YAĞMURCUN


- YAHUDİ OLMAYAN ile KİBARLIK

( GENTILE vs. GENTILITY )

( غير کليمي ile آقا منشي )

( غير کليمي ile AGA MONASHY )


- CAPTURE CROSS SECTION[İng.] / CAPTURE DE LA SECTION EFFICACE[Fr.] / EINFANGSQUERSCHNITT[Alm.] ile/değil/yerine/= YAKALAMA TESİR KESİTİ


- NEAR INFRARED RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT PROCHE INFRAROUGE[Fr.] ile/değil/yerine/= YAKIN KIZILÖTESİ IŞINIM


- NEAR-ULTRAVIOLET RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT PROCHE ULTRAVIOLET[Fr.] ile/değil/yerine/= YAKIN MORÖTESİ IŞINIM


- YAKIN NEDEN ile UZAK NEDEN

( Kuyudaki bir kurbağa, gökteki kuşlar hakkında hiçbir şey bilmez. )

( NEAR CAUSE vs. FAR CAUSE
A frog in a well knows nothing about the birds in the sky. )


- YAKIN NEDEN ile UZAK NEDEN


- YAKIN ile/ve/değil ARDIŞIK

( [not] NEAR vs./and/but CONSECUTIVE )


- YAKÎN ile/ve BURHAN


- YAKÎN ile/ve/değil CEZM


- YAKIN ile EŞ

( "NEAR/CLOSE" vs. MATCH )


- YAKÎN ile/ve/<> KEŞF


- YAKIN ile/ve UZAK

( NEAR vs./and FAR/DISTANT )


- YAKIN ile/ve/değil/<>/> UZAK DURULAN/TUTULAN "YAKIN"


- YAKIN/YAKINEN ile YAKÎN[< YAKN]/YAKÎNEN

( Yakın: Uzaklık/mesafeyle ilgilidir[uzakta olmayan] | Muhabbet ve sevgi duyulan, dayanışma içinde olunan kişi/ler. İLE/DEĞİL Kesinlik, eminlik. | Ölüm. | İlm-el-Yakîn > Ayn-el-Yakîn > Hakk-el-Yakîn )

( Yakından tanımak/bilmek, bir yakını olarak değerlendirmek. İLE/DEĞİL Kesin veri/bilgi ile değerlendirmek/bilmek. )

( YAKÎN ile ZANN ile ŞEKK ile VEHM
[ %100 İLE %50 üzeri. İLE %50 İLE %50 altı. ] )


- YAKÎN ve ZANN


- YAKINDA ile YAKINDAN


- YAKİNEN[Ar.] ile YAKİNÎ[Ar.]

( Kesin/kat'î olarak, hiç şüphe edilecek bir tarafı bulunmaksızın. İLE Kesin/kat'î, şüphe edilmeyecek bilgiye ait, onunla ilgili. )

( Sığır boynuzu. İLE Otlağa salınmış hayvan sürüsü. | Güçlü, saldırıcı. | Koşucu, koşan. )


- YAKINLAŞMA ile/ve/||/<>/> BEKLENTİ > HÜSRAN ile/ve/||/<>/> ÖFKE


- YAKINLIK ile YAKINLIK ile YAKIN

( IMMINENCE vs. IMMINENCY vs. IMMINENT )

( مشرف بودن ile قريب الوقوع ile مشرف )

( MOSHARF BODAN ile قريب الوقوع ile MOSHARF )


- YAKIŞAN/YAKIŞMAYAN" ile/ve/değil/||/<>/< UYGUN DÜŞEN/DÜŞMEYEN


- YAKLAŞIM ile/ve DÜZEN

( APPROACH vs./and SYSTEM )


- BRENNOFEN, KALZINIEREIFEN[Alm.] ile/değil/yerine/= YAKMA FIRINI


- COMBUSTION TUBE[İng.] / TUBE A FUSION[Fr.] / EINSCHMELZRÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= YAKMA TÜPÜ


- YAKMAK ile GECE YARISI YAĞINI YAK ile YANAN ile YANMA ETKİSİ ile YANAN CAM ile YANIK İZİ ile YAKICI

( BURN vs. BURN THE MIDNIGHT OIL vs. BURNING vs. BURNING EFFECT vs. BURNING GLASS vs. BURNMARK vs. BURNOUS )

( سوخته کردن ile سوزش ile سوز زدن ile سوخته ile سوختگي ile سوزاندن ile آتش کشيدن ile آتش زدن ile آتش گرفتن ile محترق شدن ile به آتش کشيدن ile سوختن ile دود چراغ خوردن ile شب بسر بردن ile سوزنده ile محرق ile افروخته ile محرقه ile سوز ile سوزاني ile سوزان ile سوزندگي ile عينک جوشکاري ile اثر سوختگي ile برنوس )

( SOKHTEH KARDAN ile SOZESH ile SOZ ZADAN ile SOKHTEH ile SOKHTGY ile SOZANDAN ile ATASH KESHYDAN ile ATASH ZADAN ile ATASH GARAFTAN ile MOHTARGH SHODAN ile BAH ATASH KESHYDAN ile SOKHTAN ile DOD CHARAGH KHORDAN ile SHAB BASAR BARDAN ile SOZANDEH ile محرق ile AFROKHTEH ile محرقه ile SOZ ile سوزاني ile SOZAN ile سوزندگي ile EYNAK JOOSHKARY ile ASAR SOKHTGY ile BARNOS )


- [ne yazık ki]
YALAN SÖYLEYEN ile/değil/yerine/>< DOĞRU SÖYLEYEN

( İkna etmeye çalışır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Sadece anlatır. )

( Yalan söyleyen/ler, doğru söyleyen(ler)e inanmaz. )


- YALAN SÖYLÜYORSUN! ile/değil/yerine HATA EDİYORSUN


- YALAN SÖYLÜYORSUN! değil YALAN!

( Doğru/yanlış, tüm bireylere ve olguya/olaylara tâbidir. Dolayısıyla doğrudan ya da "dolaylı" olarak belirli/bir kişiyle sınırlanamaz/odaklanamaz! )


- YALAN ile AD/TANIM DEĞİŞTİRMEK

( LIE vs. TO RENAME )


- YALAN ile/ve/değil/||/<>/> ALDATMA


- YALAN ile BAHÂNE


- YALAN ile/değil (BAŞKASINI İLGİLENDİRMEYEN) AYRINTI/"BİLGİ"


- YALAN ile/değil BİR ŞEY SÖYLEMEMEK


- YALAN ile/ve/=/||/<> ÇÖP


- YALAN ile DOĞASINA UYGUN DAVRANMAK

( LIE vs. BEHAVE IN THE SELF OF NATURE )


- YALAN ile/değil/yerine/>< DOĞRU

( [ne yazık ki] Yalan, öyle işlemiş ki bireylerin diline, "doğruyu söylemek gerekirse" diye bir kalıp "var". )

( Ocağını batırır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Onurunu artırır. )

( Doğruları biliyorsak, yalanları dinlemek, eğlencelidir. )


- YALAN ile/ve/değil/||/<> ESKİ


- YALAN ile FARKLILAŞTIRMA


- YALAN ile/ve/değil/yerine FELSEFE

( [not] LIE vs./and/but PHILOSOPHY
PHILOSOPHY instead of LIE )


- YALAN ile/değil/yerine/>< GERÇEK

( Yüksek sesle çıkar, gürültülüdür ve çok söz söyletir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Sessizdir ve az söz söyletir. )


- YALAN ile HAKARET


- YALAN ile İFTİRA


- YALAN ile IĞRIP

( ... İLE Yalan, düzen. )


- YALAN ile/ve İLGİLENMEME/UĞRAŞMAMA (İSTEĞİ)

( LIE vs./and (INCLINATION OF) NOT TO INTEREST )


- YALAN ile KAMUFLAJ

( LIE vs. CAMOUFLAGE )


- [ne yazık ki]
YALAN ile/ve/||/<> KAŞKARİKO[argo]

( ... İLE/VE/||/<> Oyun, dolap, düzen. | Yalan. )


- YALAN ile/ve/değil/||/<>/>/< KAYGI


- YALAN ile/ve/değil/yerine/||/<> KISMEN "DOĞRU"


- YALAN ile KITIR

( ... İLE Uydurma söz. )

( LIE vs. FICTITIOUS WORD )


- YALAN ile/||/<> KÖTÜ YALAN

( Kötüdür. İLE/||/<> Daha kötüdür. )


- YALAN ile/ve/||/<> KURT MASALI

( ... İLE/VE/||/<> Birini oyalamak, kendini suçsuz göstermek için ileri sürülen gereksiz, inandırıcı olmayan sözler. )


- YALAN ile/değil/yerine MASAL

( Portakalı soydum
Başucuma koydum
Ben bir yalan uydurdum. İLE/DEĞİL/YERİNE Ben bir masal uydurdum. )


- YALAN ile/ve/değil OYALAN

( "O yalan, bu yalan"... Var, biraz da sen oyalan! )


- YALAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÖZVERİ

( )


- YALAN ile/ve PALAVRA[İsp. < PALABRA]/MARTAVAL[argo]

( ... İLE [eskiden] Genellikle posta vapurlarında, üst güvertenin altındaki güverte. | [argo] Herhangi bir konuda, gerçeğe aykırı, uydurma söz ya da haber. Uzun ve boş konuşma. )


- YALAN ile ŞAKA

( Dürûg-zen(yalancı) olursa bir evde, düzen olmaz o evde. )

( Zekâ, doğruluk Hürmüz'ün; cehalet, yalan ise Ehrimen'in sıfatlarıdır. )

( LIE vs. JOKE )


- YALAN ile/ve/değil/<> SANAL


- YALAN ile/ve/=/<>/< ŞİRK


- YALAN ile/ve/||/<>/> TALAN


- YALAN ile/değil ÜSTLENME

( [not] LIE vs./but TO TAKE ON )


- YALAN ile/ve/||/<>/> UTAN(DIR/IL)MAK


- YALAN ile/ve/değil/||/<> YANLIŞ

( İzin verilmez. İLE/VE İzin verilebilir. )

( [argo] MAVAL[: Uydurma söz.] ile/ve ... )

( "Yalan söylemişim" ve "Yanlış anlattım" diyemeyiz.["Yalan söyledim" ve "Yanlış anlatmışım" diyebiliriz.]
"Zannedersem" de diyemeyiz.["Zannediyorum/zannederim" diyebiliriz.] )

( MEYN ile/ve GALAT
BECEL: Yalan, iftirâ. | Şaşma.
BEHÎTE: İftirâ, yalan söz. )

( LIE vs./and WRONG )

( MAVAL[: Uydurma söz.] ile/ve ... )


- YALAN ile/ve/||/<>/> YAVAN


- YALAN-DOLAN


- YALÇIN ile/ve KAYGAN


- YALÇIN ile SARP/DİK


- YALÇIN ile YALMAN ile YALPAK ile YALPI ile YALPIK ile YALPILI

( Düz, sarp. | Düz, kaygan. İLE Eğik, eğinik. | Sarp, dik. | Kesici ve batıcı araçların, kesen ya da batan bölümü. İLE Sokulgan, cana yakın. | Yüze gülücü, dalkavuk. | Sarp yer, uçurum. İLE Eğimli yüzey, yamaç. | İki tepe arasındaki düzlük. İLE Derinliği az ve geniş olan, yayvan. İLE Bir yanı, öbüründen yüksek ya da kalın. )


- YALÇINLAŞMAK ile YALÇIN


- YALIM/YALIN ile YALIM

( Alev. İLE Bıçak gibi kesici araçların, keskin yüzü, keskinlik. )


- YALIN ile BASİT

( BARE vs. SIMPLE )


- YALIN ile OLAĞAN

( BARE vs. USUAL )


- YALIN ile YALIN

( Alev. İLE Gösterişsiz, süssüz, sade. | Çıplak. )


- YALIN ile YALINÇ

( ... İLE Birleşik olmayan, yalnız bir maddeden oluşan. | Karışık olmayan, basit. )


- YALINLAŞMAK ile YALINLAŞTIRMAK ile YALIN/LIK ile YALINÇ ile YALIN AD ile YALIN HAL ile YALIN KAT ile YALIN AYAK ile YALIN İSİM ile YALIN ZARF ile YALIN CÜMLE ile YALIN DURUM ile YALIN KILIÇ ile YALIN SIFAT ile YALIN TÜMCE ile YALIN ZAMAN ile YALIN ÜSLUP ile YALIN KELİME ile YALIN YAPILDAK


- TECRİD[Osm.] / ISOLATION[İng.] / ISOLIERUNG, ISOLATION[Alm.] ile/değil/yerine/= YALITIM/İZOLASYON


- DIELECTRIC ANTENNA[İng.] ile/değil/yerine/= YALITKAN ANTEN


- DIELECTRIC BREAKDOWN[İng.] ile/değil/yerine/= YALITKAN DELİNMESİ


- DIELECTRIC ABSORPTION[İng.] ile/değil/yerine/= YALITKAN SOĞURMASI


- YALITKAN ile GÜNEŞLENME

( INSOLATE vs. INSOLATION )

( خورتاب گرفتن ile خورتابگيري )

( KHORTAB GARAFTAN ile خورتابگيري )


- MÜCERRİD[Osm.] / DIELECTRIC, INSULATOR[İng.] / ISOLANT[Fr.] / ISOLATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= YALITKAN


- YALNIZ, İNSAN, ... değil YALNIZCA İNSAN, ...


- YALNIZCA ile/değil İLKSEL OLAN


- YALNIZLIK:
FARKINDA OLUNMAYAN ile/değil/yerine FARKINDA OLUNAN

( Hakkında, "konuşabildiğin". İLE/DEĞİL/YERİNE Susmaktan başka çarenin olmadığı. )


- YALVARMAK ile/değil/yerine KİBARLIK(TAN)

( "Uygun bir yerde indirir misin!" diyen bir yolcuya, minibüs şöförünün yanıtı: "Ne yalvarıyorsun! 'İndir!' de, indirelim!" )


- YALVARMAK ile YALVARAN

( BESEECH vs. BESEECHING )

( التماس کردن ile از و جز )

( ELTMAS KARDAN ile AZ VE JAZ )


- YAMAK/LIK ile YAMAMAK ile YAMALMAK ile YAMANMAK ile YAMATMAK ile YAMALAMAK ile YAMALANMAK ile YAMANABİLMEK ile YAMAYABİLMEK ile YAMAN ile YAMAÇ ile YAMACI/LIK ile YAMALI ile YAMALIK ile YAMALI BOHÇA ile YAMAÇ PARAŞÜTÜ


- YAMAN

( Güç, etki ya da beceri olarak alışılmışın üzerinde olan. | Kötü, korkulan. )


- YAMUK ile/değil/yerine/>< DÜZGÜN OLMAYAN


- YAMYAM("İNSAN YİYEN İNSAN") ile/değil/yerine/>< İNSAN

( )


- SIDE REACTION[İng.] / NEBEN REAKTION, SEITEN REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= YAN TEPKİME


- SIDE PRODUCT, BY-PRODUCT[İng.] / SOUS-PRODUIT[Fr.] / NEBENPRODUKT[Alm.] ile/değil/yerine/= YAN ÜRÜN


- SIDE CHAIN[İng.] / CHAINE LATÉRAL[Fr.] / SEITENKETTE[Alm.] ile/değil/yerine/= YAN ZİNCİR


- YAN ile DERİNLİK


- YAN ile YÖN

( NEZT ile ... )


- YAN ile/ve/||/<>/> YÖN


- YANAL ÇİZGİ[İng. LATERAL LINE] ile/||/<> YANALLAŞMA[İng. LATERALIZATION]

( Balıklarda ve kuyruklu sürüngenlerde vücudun yan tarafında çukurlar ya da kanallar biçiminde görülen bir duyu gözeleri sistemidir. Bu organlar muhtemelen avlanan balıkların ve gruplarının sudaki hareketlerinden oluşan, alçak frekanslı titreşimleri algılarlar.Aşağıdaki görselde bir köpek balığına ait yanal çizgi duyu organı görülmektedir. @@ Beynin iki yarım küresinin (hemisfer) birbirinden farklı işlevleri gerçekleştirmek amacıyla özelleşmesi.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- YANAŞIK/LIK ile YANAŞIK DÜZEN ile YANAŞIK NİZAM


- PARAXIAL RADIATION[İng.] ile/değil/yerine/= YANEKSENLİ IŞINIM


- YANGILANMAK ile YANGI ile YANGIN ile YANGILI ile YANGINCI/LIK ile YANGISIZ ile YANGIN TOPU ile YANGIN YERİ ile YANGIN KULESİ ile YANGIN ÇIKIŞI ile YANGIN BOMBASI ile YANGIN HORTUMU ile YANGIN MUSLUĞU ile YANGIN MERDİVENİ ile YANGIN SİGORTASI ile YANGIN SÖNDÜRÜCÜ ile YANGIN TULUMBASI


- YANGIN ile/ve/değil/||/<> DENETİMLİ/KONTROLLÜ YANGIN

( )


- YANGIN ile ÖRTÜ YANGINI


- YANGIN ile/ne yazık ki/||/<> PATLICAN YANGINI


- YANİ ÖRNEĞİN" değil YANİ ya da ÖRNEĞİN


- YANIKLARDA:
ISI ile/ve/||/<> ELEKTRİK ile/ve/||/<> IŞIN ile/ve/||/<> SÜRTÜNME ile/ve/||/<> KİMYASAL ile/ve/||/<> DONMA

( Yanık, derinliği, yaygınlığı ve oluştuğu bölgeye bağlı olarak örgen ve düzende işleyiş bozukluğuna yol açar. Ağrı ve sıvı kaybına bağlı olarak şok meydana gelir. Hastanın/yaralının kendi gövdesinde bulunan mikrop ve toksinlerle enfeksiyon oluşur. )

( [Isı ile oluşan yanıklarda ilk yardım]
- Kişi hâlâ yanıyorsa paniğe engel olunur, koşması engellenir.
- Hastanın/yaralının üzeri battaniye ya da bir örtü ile kapatılır ve yuvarlanması sağlanır.
- Yaşam belirtileri değerlendirilir.
- Solunum yolunun etkilenip etkilenmediği kontrol edilir.
- Yanık bölge, en az 20 dakika soğuk su altında tutulur.[yanık yüzeyi büyükse ısı kaybı çok olacağından dolayı önerilmez]
- Ödeme karşı, yüzük, bilezik, saat gibi eşyalar çıkarılır.
- Yanmış alandaki deriler kaldırılmadan giysiler çıkarılır.
- Takılan yerler varsa kesilir, temizliğe dikkat edilir.
- Su toplamış yerler patlatılmaz.
- Yanık üzerine ilaç ya da yanık merhemi gibi maddeler de sürülmemelidir.
- Yanık üzeri temiz bir bezle örtülür.
- Hasta/yaralı, battaniye ile örtülür.
- Yanık bölgeler birlikte bandaj yapılmamalıdır.
- Yanık geniş ve sağlık kuruluşu uzaksa hastanın/yaralının kusması yoksa bilinçliyse ağızdan sıvı[1 litre su - 1 çay kaşığı karbonat -1 çay kaşığı tuz karışımı] verilerek sıvı kaybı önlenir.
- Tıbbî yardım istenir[112]. )

( [Kimyasal yanıklarda ilk yardım]
- Deriyle temas eden kimyasal maddenin en kısa sürede deriyle teması kesilmelidir.
- Bölge, tazyiksiz ve bol suyla, en az 15-20 dakika yumuşak bir biçimde yıkanmalıdır.
- Giysiler çıkarılmalıdır.
- Hasta/yaralı, örtülmelidir.
- Tıbbî yardım istenmelidir[112]. )

( [Elektrik yanıklarında ilk yardım]
- Soğukkanlı ve sakin olunmalıdır.
- Hemen elektrik akımı kesilmelidir.
- Hastanın/yaralının, hava yolunun açık olup olmadığı, solunumu ve kan dolaşımı değerlendirilmelidir.
- Hastaya/yaralıya, kesinlikle su ile müdahale edilmemelidir.
- Hasta/yaralı, hareket ettirilmemelidir.
- Hasar gören bölgenin üzeri temiz bir bezle örtülmelidir.
- Tıbbî yardım istenmelidir[112]. )

( [Sıcak Çarpması Belirtileri]
Yüksek derece ısı ve nem sonucu gövde ısısının ayarlanamaması sonucu ortaya bazı bozukluklar çıkar.
- Kas krampları.
- Güçsüzlük, yorgunluk.
- Baş dönmesi.
- Davranış bozukluğu, sinirlilik.
- Solgun ve sıcak deri.
- Bol terleme.
- Mide krampları, kusma, bulantı.
- Bilinç kaybı, hayal görme.
- Hızlı nabız. )


- YANILMALI TASIM = KIYAS-I FASİT = PARALOGISM[İng.] = PARALOGISME[Fr.] = FEHLSCHLUSS, PARALOGISMUS[Alm.] = PARALOGISMOS[Yun.]


- YANILSAMA(İLÜZYON) ile/değil ZİHİNSEL(MENTAL)

( Yapılacak işlem/eylem, önceden söylenmez. İLE/DEĞİL Zihin/düşünce gücüyle gerçekleştirilecek olan, önceden söylenir/belirtilir. )


- YANILSAMA/İLÜZYON ile/ve/değil/||/<> HOLOGRAM


- YANINDA OLABİLEN ile/ve/değil/||/<>/> YARIN'DA OLABİLEN


- YANITI OLAN ile/ve/değil/yerine SORUSU OLAN

( Yetişkin/ler. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Çocuk ve çocuksu yanını/zihnini sürdürebilen/ler. )

( [not] WHO HAS GOT ANSWER vs./and/but WHO HAS GOT QUESTION
WHO HAS GOT QUESTION instead of WHO HAS GOT ANSWER
[not] Adults. WITH/AND/BUT Children and who can continue to think childish.
Children and who can continue to think childish. INSTEAD OF Adults. )


- YANKI ile YANKI KONTROLÜ ile YANKI SİRENİ ile YANKILI ile YANKILANAN

( ECHO vs. ECHO CHECK vs. ECHO SOUNDER vs. ECHOIC vs. ECHOING )

( طنين ile پژواک ile طنين انداختن ile بکمک طنين ile ژرفاياب صوتي ile پژواکي ile انعکاسي ile طنين انداز )

( TANYNE ile PAJVAK ile TANYNE ANDAKHTAN ile BOKMAK TANYNE ile ZHERFAYAB SOTY ile پژواکي ile ENEKASY ile TANYNE ANDAZ )


- YANLIŞ İÇİN:
"OLSUN" değil OLSA DA ...


- YANLIŞ/KÖTÜ/AŞIRI/ABARTILI KULLANILANLAR:
"SIKINTI YOK!" ve/<> "AYNEN" ve/<> "KESİNLİKLE" ve/<>
"HAYIRLISI" ve/<> "KISMET" ve/<> "TABİİ Kİ DE" ve/<>
"YAPILACAK BİR ŞEY YOK" ve/<> "BENCE DE"

( )

( )


- [ne yazık ki]
YANLIŞ OLANDAN, DOĞRUYU AYIRAMAMAK/AYIRAMAYAN ile/ve/<>
DOĞRU OLANDAN, YANLIŞI AYIRAMAMAK/AYIRAMAYAN


- YANLIŞ ile/değil BAĞLAMINDAN KOPUK OLAN


- YANLIŞ ile KÖTÜ ile ÇİRKİN ile GÜNAH/YAZUK

( Akıl. İLE Ahlâk. İLE Estetik. İLE Din. )

( Kötülüğün engellenmesi, iyiyi elde etmekten önceliklidir. [Def-i mefâsıd/mazariyat, celb-i menâfiden/menfaatten evlâdır.] )

( Kötülük, yanlış anlamaların ve kötüye kullanmaların yarattığı sorunlara yanlış yaklaşımdır. )

( Kötülük, dikkatsizliğin gölgesidir. )

( Kimse, bile bile kötü değildir; her kötülük, bilgi sanılan bir bilgisizlikten gelir. )

( Sadece bir iyi vardır, bilgi; sadece bir kötü vardır, cehalet. )

( Daha yüksek bilginize ters düşen her ne yaparsanız, o günahtır. )

( Rational. VS. Ethic. VS. Aesthetics. VS. Religious.
Evil is in the wrong approach to problems created by misunderstanding and misuse.
Evil is the shadow of inattention.
Whatever you do against your better knowledge is sin. )

( WRONG/MISTAKE vs. BAD vs. UNPLEASANT vs. SIN )

( ... ile KAKON ile AISKHOS ile ... )


- YANLIŞ ile/ve/değil/||/<> TERS TEPEN


- YANLIŞLIK/YANLIŞSIN ve/> "YANMIŞLIK"/YANMIŞSIN

( SEHV ve/> ... )

( MISTAKE and/> ... )


- YANLIŞLIKLA ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< TANIMADAN


- YANLIŞSAM (BENİ) DÜZELT/İN! değil YANLIŞSA / YANLIŞ VARSA/OLU(ŞU)RSA / YANILIYORSAM DÜZELT/İN/İZ!

( Bu "M / N" harflerinin yani "BEN / SEN" "dilinin/kullanımı", "kişi temelli/odaklı" alt seviye "düşünüş"[düşünmeyiş/düşünemeyiş] ile bağlantılı olarak ya da öteki dillerden ve özellikle İngilizce'deki kullanımdan gelen kötü/yanlış bir kullanım/ifade biçimidir. )


- HARÂRET-İ İHTİRÂK[Osm.] / HEAT OF COMBUSTION[İng.] / CHALEUR D'INCENDIE[Fr.] / BRENNENDE-HITZE[Alm.] ile/değil/yerine/= YANMA ISISI


- COMBUSTION BOAT[İng.] / GODET A FUSION, NACELLE A FUSION, GODETAFUSION[Fr.] / EINSETZER, GLÜHSCHIFFCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= YANMA/YAKMA KAYIKÇIĞI


- İHRAK[Osm.] / COMBUSTION[İng.] / COMBUSTION[Fr.] / VERBRENNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YANMA


- YANMA/ATEŞ İÇİN:
ENERJİ ve/||/<> YAKIT ve/||/<> OKSİJEN

( )


- REFLECTION PLANE[İng.] / PLAN DE RÉFLEXION[Fr.] ile/değil/yerine/= YANSIMA DÜZLEMİ


- REFLECTION FACTOR[İng.] / FACTEUR DE RÉFLEXION[Fr.] / REFLEXIONSFAKTOR, REFLEXIONSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= YANSIMA ETMENİ/ÇARPANI/KATSAYISI/FAKTÖRÜ


- REFLECTION LOSS[İng.] / PERTE PAR RÉFLEXION[Fr.] / REFLEXIONSVERLUST[Alm.] ile/değil/yerine/= YANSIMA KAYBI


- KAVÂNÎN-İ İNİKÂS[Osm.] / REFLECTION LAWS[İng.] / LOIS DE LA RÉFLEXION[Fr.] / REFLEXIONSGESETZE[Alm.] ile/değil/yerine/= YANSIMA YASALARI


- REFLECTION DENSITY[İng.] / DENSITÉ DE RÉFLEXION[Fr.] / REFLEXIONSDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= YANSIMA YOĞUNLUĞU


- İNİKÂS[Osm.] / REFLECTION[İng.] / RÉFLEXION[Fr.] / REFLECTION, REFLEXION[Alm.] ile/değil/yerine/= YANSIMA


- REFLECTIVITY[İng.] / RÉFLECTIVITÉ[Fr.] / REFLEXIONSVERMÖGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= YANSITICILIK


- YANSITMA ile/değil TAM EKRAN


- REFLECTING MICROSCOPE[İng.] / MICROSCOPE À RÉFLEXION[Fr.] / REFLEKTIERENDES MIKROSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= YANSITMALI MİKROSKOP


- REFLECTING TELESCOPE[İng.] / TÉLESCOPE À RÉFLEXION[Fr.] / REFLEKTIERENDES TELESKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= YANSITMALI TELESKOP


- YANSIYAN ile/ve/||/<> HABERİ ALINAN


- NEUTRAL CURRENT INTERACTION[İng.] ile/değil/yerine/= YANSIZ AKIM ETKİLEŞMESİ


- NEUTRALIZATION[İng.] / NEUTRALISATION[Fr.] ile/değil/yerine/= YANSIZLAŞTIRMA/NÖTRLEŞTİRME


- YAPAMAMAK ile KAVUN ile EĞİMLİ ile DÖRTNAL

( CANT vs. CANTALOUPE vs. CANTED vs. CANTER )

( زبان ويژه ile طالبي ile گرمک ile يک ورشده ile اريبي ile سلانه سلانه )

( ZABAN VEYZHEH ile TALEBY ile GARMAK ile YK VARSHODEH ile اريبي ile SALANEH SALANEH )


- YAPAMAN" değil YAPAMAZSIN


- YAPAMAYACAĞINI ZANNEDEN değil/yerine/>< YAPABİLECEĞİNE İNANAN


- YAPAMAZSIN ile/değil/yerine YAPMAMALISIN


- YAPAN ile/ve/<> YAPTIRAN


- YAPAN ile YAPTIRAN


- YAPARAKTAN/EDEREKTEN değil YAPARAK/EDEREK


- YAPAYLIK ile/değil OYUN


- YAPILAN İLE YAPIL(MA)MASI GEREKEN ile/ve/||/<>/>< YAŞANILAN İLE YAŞANIL(MA)MASI GEREKEN


- YAPILAN İŞ:
ELİNE YAKIŞSIN ile/ve/değil/||/<>/< ELİNE YAPIŞSIN


- YAPILAN/OLAN ile YAPILMASI/OLMASI GEREKEN

( Doğa. İLE İnsan eylemi. )

( Platon'a kadar. İLE Platon sonrası. )


- YAPILAN ile/ve DOLUNAN


- YAPILAN ile/ve/<> YAPILMAKTA OLAN


- YAPILAN ile/ve/||/<>/>< YAPIL(MA)MASI GEREKEN


- YAPILMASI İSTENİLEN ile/ve/< YAPILMAMASI İSTENİLEN

( REQUESTED vs./and/< NOT ALLOWED )


- YAPILMIŞ OLAN ile/ve/değil/yerine YAPILMASI GEREKEN


- YAPINTI = TASNİ = FICTION[İng., Fr.] = FIKTION[Alm.] = FICTIO[Lat.] = FICCIÓN[İsp.]


- STRUCTURAL FORMULA[İng.] / FORMULE RATIONNELLE, FORMULE DE CONSTITUTION[Fr.] / WERTIGKEITSFORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= YAPISAL FORMÜL


- YAPIT ile YAPIN

( Bir kişinin, emek sonucu ortaya koyduğu şey. | Sanatçının ortaya koyduğu ürün, yapıt. İLE Araç ya da el ile yapılmış her şey. )


- YAPMADIĞIN ile/ve/değil EŞİK


- YAPMADI/M/N ile/değil YAPAMADI/M/N


- YAPMADINSA/SÖYLEMEDİNSE değil YAPMADIYSAN/SÖYLEMEDİYSEN


- YAPMAK İSTENİLEN ile/ve YAPILMASINA İZİN VERİLENLER ile/ve YAPILABİLENLER

( Güdülenme. İLE/VE Görev tanımı. İLE/VE Yetkinlikler. )


- YAPRAK ile/ve/değil/||/<> HAYVAN

( )


- YAPTIĞIN ile/ve/değil EŞİK


- YAPTIKLARIN ile/ve/> YAPACAKLARIN

( Yaptıkların, yapacaklarının göstergesidir/güvencesidir(teminatıdır). )


- YÂR ile/ve/< YARDIMCI/MUÎN[Ar. < AVN: İâne eden.]

( LAURUS NOBILIS cum DAPHNE PONTICA cum DAPHNE GNIDIUM )


- YAR ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< YAREN


- YARA ile BIÇILGAN

( ... İLE Azmış, yayılmış yara. | Hayvanların tırnak kökünde oluşan yara. )


- YARADAN ile YARADANCI/LIK


- YARADAN ile/değil YARATAN


- YARALANMALARDA:
GÖGÜS ile/ve/||/<> KARIN ile/ve/||/<> KAFATASI/OMURGA

( [İlkyardım]
- Hastanın/yaralının bilinç kontrolü yapılır.
- Hastanın/yaralının yaşam bulguları değerlendirilir.
- Yaranın üstü, plastik poşet naylon vb. sarılmış bir bezle kapatılır.
- Soluk alma sırasında, yaraya hava girmesini engellemek, soluk verme sırasında havanın dışarı çıkmasını sağlamak üzere yara üzerine konulan bezin bir ucu açık bırakılır.
- Hasta/yaralı, bilinci açık ise yarı oturur biçimde oturtulur.
- Ağızdan hiçbir şey verilmez.
- Yaşam bulguları sık sık kontrol edilir.
- Açık pnömotoraksta şok olasılığı çok yüksektir. Bu nedenle, şok önlemleri alınmalıdır.
- Tıbbî yardım istenir[112]. )

( [Delici göğüs yaralanmalarında görülebilecek sorunlar] Göğsün içine giren nesne, akciğer zarı ve akciğeri yaralar. Bunun sonucunda şu belirtiler görülebilir:
- Yoğun ağrı.
- Solunum zorluğu.
- Morarma.
- Kan tükürme.v - Göğüsteki yarada, soluk alıyor görüntüsü[Açık pnömotoraks] )

( [Delici karın yaralanmalarında görülebilecek sorunlar]
- Karın bölgesindeki örgenler zarar görebilir.
- İç ve dış kanama ve buna bağlı şok oluşabilir.
- Karın, tahta gibi sert ve çok ağrılı ise durum ciddidir.
- Bağırsaklar dışarı çıkabilir. )

( [Delici Karın Yaralanmalarında İlkyardım]
- Hastanın/yaralının bilinç kontrolü yapılır.
- Hastanın/yaralının yaşam bulguları kontrol edilir.
- Dışarı çıkan örgenler içeri sokulmaya çalışılmaz, üzerine geniş ve nemli temiz bir bez örtülür.
- Bilinç yerinde ise sırt üstü biçimde bacaklar bükülmüş olarak yatırılır, ısı kaybını önlemek için üzeri örtülür.
- Ağızdan yiyecek ya da içecek bir şey verilmez.
- Yaşam bulguları sık sık izlenir.
- Tıbbî yardım istenir[112]. )

( )


- YARALI KİMLİK ile/ve/||/<> YAŞAMDA KALAN

( Kendini koruyacak kadar. )


- YARAMAYAN ile/değil/yerine/>< YARAYAN


- YÂRÂN[Fars. < YÂR]/YÂREN ile YARAN ile YARAĞIN

( Dostlar. | Bir erek çevresinde toplanmış ya da aynı ereği güttükleri için biraraya gelmiş olanların tümü. İLE Yarma işlemini/eylemini gerçekleştiren kişi. )


- YARANMAK ile YARANDIRMAK ile YARANABİLMEK ile YARAN


- YARARLANAN ile ...

( BENEFACTIVE )