N ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 15.203 başlık/FaRk ile birlikte,
15.203 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(54/62)
- TANRI'YI İDRAK ile/ve TANRI'YA İMAN ile/ve TANRI'YI FARK ETME
( Taabbüd/ibâdet ile. İLE/VE Düşünme/tefekkür ile. İLE/VE Dilde/zihinde tekrar, zikr ile. )
- TANSİYON/BLOOD PRESSURE | TENSION[İng.] değil/yerine/= KAN BASINCI | GERILIM
- TANSİYON[Fr. < TENSION] değil/yerine/= KAN BASINCI
- TANSİYON değil/yerine/= GERİLİM, GERGİNLİK, BASINÇ
- TANSİYON ile/ve/||/<> GÖVDE ISISI
( 50 - 100[küçük] | 100 - 140[büyük] İLE/VE/||/<> 36.5 )
- TANSİYON değil/yerine/= KAN BASINCI
- TANSİYON[Fr.] değil/yerine/= KAN BASINCI | GERİLİM
- TANSİYON ile TANSİYON ALETİ ile TANSİYON DÜŞÜRÜCÜ
- TANZİMAT) FERMAN(I) ile/değil HATT-I HÜMÂYÜN
- TAO ile/||/<> WU-WEİ ile/||/<> TZU-JAN
( Yol, patika. Tanrı. Zen'de Tao sözcüğünün Taoculuktakinden değişik bir anlamı vardır. @@ Bir şey yapmamak, bir şey söylememek, böylece zihnin kendiliğinden doğal olarak çalışmasına olanak sağlamak. @@ Doğal olarak, kendiliğinden oluşum. )
- TAPALAMAK ile TAPABİLMEK ile TAPALANMAK ile TAPANLAMAK ile TAPA ile TAPAN ile TAPALI ile TAPASIZ
- TAPINILAN değil İNŞÂ EDİLEN
( Beden, Allah'ın melekutunu miras almayacaktır. )
- TAPINMA, ULULAMA = DEVOTION[İng.] = FERVEUR[Fr.] = VEREHRUNG[Alm.] = DEVOTIO[Lat.]
- TAPON[Fr.] değil/yerine/= NİTELİKSİZ, ESKİ, ELDE KALMIŞ
- TAPON ile TAPONCU/LUK ile TAPON MAL
- TARAFEYN ile/||/>< VASATEYN
( Dışlar. İLE/||/>< İçler. )
( "a:b = c:d" orantısındaki "a" ve "d" İLE/||/>< "a:b = c:d" orantısındaki "b" ve "c" )
- TARAK ile KAŞAĞI
( ... İLE Sırtı kaşımak için kullanılan uzun saplı, ucu kaşık ya da el biçiminde, tırnaklı araç. )
- SCANNING-TRANSMISSION ELECTRON MICROSCOPE[İng.] / MICROSCOPE ÉLECTRONIQUE À BALAYAGE-TRANSMISSION[Fr.] / ABTASTUNG-TRANMISSION ELEKTRONENMIKROSKOP, RASTERTRANSMISSIONSELEKTRONENMIKROSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= TARAMALI GEÇİRMELİ ELEKTRON MİKROSKOBU
- TARÇIN ve/||/<> KİMYON
( Şekerin etkisini azaltmaya ve gövdedeki dengeyi sağlamaya yarar. VE/||/<> Bakliyatların sindirimini kolaylaştırıcı etkisi/katkısı vardır. )
- TARÇIN ile TARÇINİ ile TARÇINLI ile TARÇINSIZ ile TARÇIN RENGİ
- TARDION ile/ve FOTON/LUXON ile/ve TACHION
( Işık hızı altı. İLE/VE Işık hızı üstü/ötesi. )
- TARGET vs./and ASSERTION
- TARİH BİLGİSİNDE:
USÛL ve/||/<>/> KAVÂRİN ve/||/<>/> AHVAL ve/||/<>/> HAVÂDİS
( Yöntemler. VE/||/<>/> Yasalar. VE/||/<>/> Durumlar. VE/||/<>/> Haberler. )
- TARİH:
"GEÇMİŞ" değil YARIN
( Tarih, geçmiş değil yarındır! )
- TARİH ile/ve KÖKEN
( HISTORY vs./and BASIS/ORIGIN )
- TARİH ile/ve KÖKEN
( HISTORY vs./and BASIS/ORIGIN )
- TARİH değil/yerine/= ÖTKEN
- TARİH ile/ve/||/<> TİN
- TARİH ile/ve ZAMAN
( İnsan. İLE Kozmik. )
( Tarih: Amacı şerefli, yararları çok fazla ve esasları çok önemli olan bir disiplin ve ilim. )
( Zaman: Değişimleri, oluşumları ve hareketleri anlamlandırmada başvurulan kategori. )
( Tarih ile uğraşmak, kişinin emeği ile uğraşmaktır. )
( Tarihi, vak'a olarak görürsen, sonra sen de "Tarihî Vak'a" olursun! )
( Bugün varsan, yarın yoksun Tarih oku, bilgin artsın Sen dünyadan bihabersin )
( Tarih: Düzen. )
( Historia: Araştırma. )
( TARİH: Nesne ve kişilerin, genel ve özel durum ve koşullarında, belirli bir zaman ve mekânda oluşan, gelişim ve değişimleridir. )
( HISTORY vs./and TIME )
- TARİH ile/ve ZAMAN
( İnsan. İLE Kozmik. )
( Tarih: Amacı şerefli, yararları çok fazla ve esasları çok önemli olan bir disiplin ve ilim. )
( Zaman: Değişimleri, oluşumları ve hareketleri anlamlandırmada başvurulan kategori. )
( Tarih ile uğraşmak, kişinin emeği ile uğraşmaktır. )
( Tarihi, vak'a olarak görürsen, sonra sen de "Tarihî Vak'a" olursun! )
( Bugün varsan, yarın yoksun Tarih oku, bilgin artsın Sen dünyadan bihabersin )
( Tarih: Düzen. )
( Historia: Araştırma. )
( HISTORY vs./and TIME )
- TARİH ile/ve/||/<> ZAMANSIZ OLAN
- TARİHİ DEĞER(İ OLAN) ile/ve/<> SANATSAL DEĞER(İ OLAN)
- TARİHLENDİRMEK ile TARİH ile TARİHİ ile TARİHLİ ile TARİHÇE ile TARİHÇİ/LİK ile TARİHSEL ile TARİHSİZ/LİK ile TARİHİ ESER ile TARİHİ FİLM ile TARİH ÖNCESİ ile TARİHİ ROMAN ile TARİHİ MADDECİ/LİK ile TARİHİ TİYATRO ile TARİHSEL ROMAN ile TARİH YANILGISI ile TARİHİ COĞRAFYA ile TARİHSEL ÖZDEKÇİ/LİK
- TARİHSEL ile AŞKIN
- TARLA ile/ve AN
( ... İLE/VE Tarla sınırı. )
- TARLA ile/ve KEN
( ... İLE/VE Yeni açılmış, verimliliği fazla olan tarla. )
- VEZİN[Osm.] ile/değil/yerine/= TARTI
- TARTIŞILABİLİR ile TARTIŞMAK ile ARGÜMAN ile ARGÜMAN İLİŞKİSİ
( ARGUABLE vs. ARGUE vs. ARGUMENT vs. ARGUMENT ASSOCIATION )
( مستدل ile دليل آوردن ile مشاجره داشتن ile مشاجره کردن ile در افتادن ile محاجه کردن ile نزاع کردن ile بحث وجدل ile بحث ile جستار ile جر و بحث ile نشانوند ile حجت ile جدال ile دعوا ile وابسته سازي نشانوند )
( MOSTEDEL ile DELYLE AVARDAN ile MOSHAJEREH DASHTAN ile MOSHAJEREH KARDAN ile DAR AFTADAN ile MOHAJEH KARDAN ile NEZA KARDAN ile BAHS VAJDEL ile BAHS ile JASTAR ile JAR VE BAHS ile NESHANAVAND ile HOJAT ile JEDAL ile DAVA ile VABASTEH SAZY NESHANAVAND )
- TARTIŞILAN ile/ve/değil/yerine BİLİNEN/BİLİNEBİLEN/BİLİNEBİLECEKLER
- TARTIŞILMASI GEREKEN ile/ve/değil/||/<>/< TEMELLENDİRİLMESİ GEREKEN
- TARTIŞMALI NEDEN SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI:
YANLIŞ NEDEN ile/ve/||/<> ÖNCESİNDE ile/ve/||/<> ORTAK ETKİ ile/ve/||/<> GÖZDEN KAÇIRILABİLİR NEDEN ile/ve/||/<> YANLIŞ YÖN ile/ve/||/<> KARMAŞIK NEDENLER
( FALLACY OF FALSE CAUSE vs./and/||/<> FALLACY OF "PREVIOUS THIS" vs./and/||/<> JOINT EFFECT vs./and/||/<> GENUINE BUT INSIGNIFICANT CAUSE vs./and/||/<> WRONG DIRECTION vs./and/||/<> COMPLEX CAUSE )
- TARTIŞMASIZ ile İDRAR KAÇIRMA ile İDRARINI TUTAMAYAN
( INCONTESTABLE vs. INCONTINENCE vs. INCONTINENT )
( غيرقابل بحث ile ناپرهيزکاري ile ناپرهيزکار )
( GHYRAGHABEL BAHS ile ناپرهيزکاري ile ناپرهيزکار )
- TARTIŞMAYI:
AÇMAK/AÇAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/> BİTİRMEK/BİTİREN
- TAS ile BİR KASE AFYON ile ATICI
( BOWL vs. BOWL OF OPIUM vs. BOWLER )
( کاس ile کاسه ile حقه وافور ile قدح ساز ile مشروب خوارافراطي )
( KAS ile KASEH ile HAGHEH VAFOR ile GHADH SAZ ile MOSHROB KHARAFRATY )
- TAS ile RİTON
( Antik tas. )
- TASARIM/TASAR ÇİZİM = TASAVVUR = REPRESENTATION[İng.] = REPRÉSENTATION[Fr.] = VORSTELLUNG[Alm.] = REPRAESENTATIO[Lat.] = REPRESENTAR[İsp.]
- TAŞARON değil TAŞERON
- TASAVVUF:
DENEYİM ve/<> ZEVK ve/<> İRFAN
- TASAVVUF ile/ve/||/<> DİN
( Tasavvuf, dinin estetik boyutudur. )
- TASAVVUF ve/<> İNSAN
( Kim ahlâkını temizlerse, o insandır. )
( Akılla her şey bilinir de insan bilinmez. )
( BATI'DA: İnsan(/ben) sanatın tanrısı. VE/<> ( Kişinin varlığını, mahiyetini tarif edebilecek hiçbir örnek yoktur. )
( ... ve AHSEN-İ TAKVÎM: En güzel nizâm, tertip, şekil ve sûret. )
( SİN: İNSAN = 60 | ÂDEM - HAVVÂ = 60 )
( PHILON )
- TASAVVUF ile/ve LEDÜN
- TAŞDELEN ile/ve KARAPINAR
( İçimi en hoş su. İLE/VE Mineral açısından en değerli su. )
- TAŞERON[Fr. < TACHERON] değil/yerine/= YÜKLENİCİ
( Büyük bir işin bir bölümünü yaptırmayı, asıl müteahhitten alarak kendi üstlenen öteki yüklenici. )
- TASFÎK-İ ESNÂN[Ar.] ile ...
( Soğuktan dişlerin birbirine çarpması. )
- TASFİYE-İ DERÛN ile TASFİYE-İ KALB
( Özü saflaştırma. İLE Yüreğini temizleme. )
- TAŞİKARDİ[İng. TACHYCARDIA] ile/||/<> DEFİBRİLASYON[İng. DEFIBRILLATION] ile/||/<> KAFEİN[İng. CAFFEINE]
( Taşikardi ya da taşiaritmi; kalp ritminin dinlenme sırasında olması gereken değerini aşmasıdır. Bu durum bir hastalık belirtisi olabilecekken aynı zamanda yoğun egzersiz, sindirim hâli, alkol ya da kafein içeren içecekler tüketimi, kalp ritmine etki eden ilaç tüketimi gibi sebeplere bağlı olarak da ortaya çıkabilmektedir. Taşikardi değerleri yaşa göre değişkenlik gösterir. @@ Defibrilasyon, ventriküler fibrilasyon (V-fib) ve kalp atımı alınamayan ventriküler taşikardi (V-tach) gibi hayatı tehlikeye atabilecek kalp ritim bozukluklarında kullanılan, kalbe elektrik şoku vermeye dayanan bir tedavi yöntemidir. @@ Kimyasal formülü C8H10N4O2 olan bir alkaloiddir. Kahvede, çayda ve eser miktarda, kakaoda bulunur. Alman kimyager Friedlieb Ferdinand Runge tarafından 1819 yılında keşfedilmiştir. Kafein, merkezî sinir sisteminde uyarıcı bir maddedir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TRANSPORT PHENOMENA[İng.] / PHENOMÈNE DE TRANSPORT[Fr.] / TRANSPORTATION PHÄNOMEN[Alm.] ile/değil/yerine/= TAŞIMA OLAYLARI
- TRANSPORT CROSS SECTION[İng.] / TRANSPORTQUERSCHNITT[Alm.] ile/değil/yerine/= TAŞIMA TESİR KESİTİ
- TRANSPORTATION[İng.] / TRANSPORTATION[Fr.] / TRANSPORTATION[Alm.] ile/değil/yerine/= TAŞIMA
- NAKL-İ HARÂRET[Osm.] / CONVECTION[İng.] / CONVECTION[Fr.] / KONVEKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= TAŞINIM, KONVEKSİYON
- TAŞKIN ile/ve/değil/||/<>/< SEL
- TAŞKIRAN ile TAŞKIRAN OTU ile TAŞKIRAN ÇİÇEĞİ
- TAŞMA ile TAŞIM ile TAŞKIN
( Taşma durumu. | Akarsu yatağından çıkarak çevresini kaplama, su baskını. İLE Yemeğin, taşacak kadar kaynaması. İLE Taşmış bir durumda olan. | Su baskını, seylap, feyezan. | Aşırı. )
- TATBÎKAN[Ar.] ile TATBÎKÎ[Ar.]
( Uygulayarak. İLE Tatbikata ait, tatbik, uygulama ile ilgili. )
- TATLI ÖZSU ile TATLI VE SULU KAVUN
( HONEYDEW vs. HONEYDEW MELON )
( شبنم انگبيني ile عسلک ile شهد نباتي ile خربزه )
( SHBONAM ENGBYNEY ile ASALAK ile شهد نباتي ile KHARBOZEH )
- TATLILAŞMAK ile TATLILAŞTIRMAK ile TATLI/LIK ile TATLICA ile TATLICI/LIK ile TATLILI ile TATLI SU ile TATLI DİL ile TATLI SÖZ ile TATLI BELA ile TATLI SERT ile TATLI BADEM ile TATLI DİLLİ/LİK ile TATLI KAÇIK ile TATLI LİMON ile TATLI SÖZLÜ/LÜK ile TATLI TATLI ile TATLI KAŞIĞI ile TATLI SÜLÜMEN
- TATLISU KAPLUMBAĞALARINDA:
BENEKLİ ile FIRAT ile NİL ile ... ile YILAN BOYUNLU TATLISU KAPLUMBAĞASI ile KIRMIZI YANAK(ROTWANGEN) ile ÇİN KAPLUMBAĞASI
( [büyüklüğü] ... İLE ... İLE ... İLE ... İLE ... İLE 25 cm.'dir. İLE 17 cm.'dir. )
( Türkiye sularında yaşarlar. İLE Türkiye sularında yaşarlar. İLE Mısır'da yaşarlar. İLE ... İLE ... İLE Amerika'da, Doğu ve Batı Mississippi'de yaşarlar. İLE Endonezya, Japonya ve Güney Çin'de yaşarlar. )
( [kış uykusuna] ... İLE ... İLE ... İLE ... İLE ... İLE Yatarlar.[10-12 hafta] İLE Yatmazlar. )
( ... İLE ... İLE ... İLE ... İLE ... İLE Gençleri etçil, yaşlıları otçuldur. İLE Etçildir. )
( EMYS ARBICULARIS cum TRIONYX EUPHRATICUS / RAFETUS EUPHRATICUS cum TRIONYX TRIUNGUIS cum MAUREMYS CASPICA cum CHRYSEMYS SCRIPTA ELEGANS cum CHINEMYS REEVESIL )
- TATMİN[Ar.] ile DOYUM/DOYGUNLUK
- TATMİN ile/ve/> DURMASINI BİLMEK
( Sükûn bulmak, sakinleşmek, itminana kavuşmak. İLE/VE/> ... )
- TATMİN ile/ve/değil/yerine ETKİLE(N)ME
( [not] SATISFACTION vs./and/but TO (GET) IMPRESS
TO (GET) IMPRESS instead of SATISFACTION )
- TATMİN ve/||/<> İKNÂ ve/||/<> RIZÂ
- TATMİN ile/ve MEMNUNİYET
- TATMİN ile TATMİNSİZ/LİK
- TATMİN ile/ve ZEVK
( SATISFACTION vs./and PLEASURE )
- TATULA ile NAVÇAĞAN
( Patlıcangillerden, çiçekleri beyaz ya da mor renkte, meyveleri dikenli bir bitki. [Kasların kasılmasını giderdiği için tıpta kullanılır.] İLE Çiçekleri katmerli ve mor renkte olan bir tatula türü. )
( DATURE STRAMONIUM cum DATURA )
- TAUN[Ar.] ile/<> VEBÂ[Ar.]
( Bulaşıcı hastalıklar. İLE/<> Hasta sıçanlardan, insana geçen bir mikrobun oluşturduğu, bulaşıcı ve öldürücü bir hastalık. )
- TAV'AN VE KERHEN değil/yerine/= HEM İSTEYEREK, HEM DE İSTEMEYEREK
- TAV'AN ile ...
( İSTEYEREK, KENDİ İSTEĞİYLE )
- TAVAN ile/ve/değil/||/<>/> ÇATI
- TAVAN ile/ve/değil/||/<> KUBBE
- TAVAN ile/ve TABAN
( SEMÂNE ile/ve ... )
( SAKF[çoğ. SUKUF] ile ... )
- TAVAN ile TAVAN
( CEIL vs. CEILING )
( باپوشال پوشاندن ile آستر کردن ile سقف )
( BAPUSHAL PUSHANDAN ile ASTER KARDAN ile SAQF )
- TAVAN ile TAVAN ARASI ile TAVAN FİYATI ile TAVAN ARALIĞI ile TAVAN PENCERESİ ile TAVAN SÜPÜRGESİ
- TAVATTUN[Ar.] değil/yerine/= YURT EDİNME
- TAVİ/TRANSKATETER AORTİK VALF İMPLANTASYONU/TRANSCATHETER AORTIC VALVE İMPLANTATION[İng.] değil/yerine/= KATETERLE AORT KAPAK YERLEŞTİRME
- TAVIR ALMAK ile/ve/<> HAKSIZLIK ETMEMEK/ETMEDEN!
- TÂVİZ[Ar.] değil/yerine/= ÖDÜN
- TAVŞAN ile AMERİKA TAVŞANI/ŞİNŞİLA
( ... İLE Kemiricilerden, arka ayakları çok uzun, küçük bir memeli hayvan. )
( RABBIT vs. JACK RABBIT )
( LEPUS EUROPAEUS cum ERIOMYS CHINCILLA )
- TAVŞAN ile/değil ÇİŞİK/ÇİSİK/GÖCEN/GÜCE
( ... İLE/DEĞİL Tavşan yavrusu. )
- TAVŞAN ile DORKİZ, BATAKLIK TAVŞANI
- TAVŞAN ile KAYA TAVŞANI
- TAVŞAN ile KUTUP TAVŞANI
- TAVŞAN ile MARA
( ... İLE Pampa/Patogonya tavşanı. )
- TAVŞAN ile PİKA
- TAVŞAN ile TAVŞAN
( Tavşangillerden, hızlı koşan, kemirgen, bir tür memeli. | Atletizm yarışlarında rekor kırılabilmesi için tempoyu yüksek tutup belirli bir mesafeyi öteki yarışmacıların önünde koşan atlet. İLE Değerli ağaçlar üzerine, ince oymalar işleyen sanatçı, tahta oymacısı. )
- TAVŞAN ile TAVŞAN BEYİNLİ ile TAVŞAN DUDAK
( HARE vs. HARE BRAINED vs. HARE LIP )
( خرگوش ile دراز گوش ile گوشت خرگوش ile سبک مغز ile لب خرگوشي )
( KHARGOSH ile DARAZ GUSH ile GUSHT KHARGOSH ile SABAK MOGHZ ile LAB KHARGOSHY )
- TAVŞAN ile YABANİ TAVŞAN
( KAVUŞ-KON ile ... )
( DVANŞ[Tuna Bulgarları'na ait kitâbelerde] ile ... )
(
ile ... )
( ERNEB[çoğ. ERÂNİB], ERNEBİYYE[: Tavşangiller.] ile ... )
( HARGÛŞ [HARGÛŞEK: Tavşan yavrusu.] ile ... )
( RABBIT vs. HARE )
( LEPUS EUROPAEUS cum ... )
( EL CONEJO con ... )
- TAVSİYE EDİLEBİLİR ile ÖĞÜT VERMEK ile DANIŞMAN
( ADVISABLE vs. ADVISE vs. ADVISER )
( مصلحتآميز ile صواب ile مقتضي ile مصلحتي ile مصلحت آميز ile مقرون بصلاح ile قابل توصيه ile نصيحت کردن ile پند گفتن ile پند دادن ile توصيه کردن ile آگاه کردن ile تجويز ile اعلاميه ile اندرز دادن ile ناصح ile رهنمون )
( مصلحتآميز ile SAVAB ile MOGHTEZY ile MOSOLHATY ile MOSOLHAT AMYZ ile مقرون بصلاح ile GHABEL TOSYYEH ile NASYHAT KARDAN ile PAND GOFTAN ile PAND DADAN ile TOSYYEH KARDAN ile AGAH KARDAN ile TAJOYZ ile ELAMYYEH ile ANDARZ DADAN ile NASEH ile RAYANEMON )
- TAYFA[Ar.] ile SERDÜMEN[Fars. < İt.]
( ... İLE Dümen kullanmakla görevli, bilgili ve deneyimli tayfa. | Savaş gemilerinde, çavuştan daha yüksek bir aşamada bulunan er. )
- SPECTRAL EXTINCTION[İng.] / EXTINCTION SPECTRALE[Fr.] / SPEKTRALE LÖSCHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TAYFSAL SÖNÜM
- TA'YÎN[< AYN][Ar.] ile/ve NÂN-PÂRE[Fars.]
( Erzak. İLE/VE Ekmek parçası. )
- TAYİN[Ar.] değil/yerine/= ATAMA
- TAYIN değil/yerine/= SÜER AZIĞI/ER AZIĞI
- TA'YÎN[Ar. < AYN] ile TAHÎN[Ar.]
( Ayırma, belirli etme. | Bir memuriyete koyma. | Tayın, asker ekmeği. | Erzak. İLE Öğütülmüş tahıl. | Darı unu. | Şekerle karıştırılarak helvası yapılan öğütülmüş susam. )
- TAYİN ile/ve TAHSİS
( Ne olduğunu anlama, gösterme, belirtme, kararlaştırma. | Atama. İLE Bir şeyi, bir kişiye ya da bir yere ayırma. )
- TAYİN ile TAKDİR
- TAYIN ile TAYİN
( Asker azığı. | Asker ekmeği. | Savaş ya da seferberlik dönemlerinde, vatandaşlara karneyle dağıtılan ekmek. İLE Ne olduğunu anlama, gösterme, belirtme, kararlaştırma. | Atama. )
- TAYIN ile TAYIN BEDELİ
- TAYİN ile TAYİNLİ ile TAYİNSİZ
- TAYİN ile/ve/değil TESPİT
- TAYLAN ile BİNT-İ MEHÂD ile HİKKA
( ... İLE İki yaşına girmiş dişil deve. İLE Dört yaşına giren dişil deve. )
- TAYY-İ MEKÂN ile ...
( MEKÂNI, MESAFEYİ, AN İÇİNDE GEÇME; ZAMAN İÇİNDE ZAMANIN, HALK OLUŞU )
- TAZAMMUN değil/yerine/= İÇLEM
- TAZE SOĞAN ile/ve/değil/<> ÇİRİŞ OTU
- TAZELEMEK ile TAZELENMEK ile TAZELETMEK ile TAZELEŞMEK ile TAZELENDİRMEK ile TAZELEŞTİRMEK ile TAZELEYEBİLMEK ile TAZE/LİK ile TAZECE ile TAZE PARA ile TAZE SOĞAN ile TAZE FASULYE
- TAZMANYA CANAVARI ile/||/<> BAL PORSUĞU ile/||/<> AYI SANSARI/VOLVERİN
(
)
(
)
( TASMANIAN DEVIL vs./||/<> HONEY BADGER vs./||/<> WOLVERINE )
( SARCOPHILUS HARRISII vs./||/<> MELLIVORA CAPENSIS vs./||/<> GULO GULO )
- TEACHER :/yerine ÖĞRETMEN
- TEALİMİYYÛN ile/ve/||/<> TABİÎYYÛN ile/ve/||/<> İŞRAKİYYÛN ile/ve/||/<> MENAZİRÛN
( Matematikçiler. İLE/VE/||/<> Fizikçiler. İLE/VE/||/<> Aydınlanmacılar. İLE/VE/||/<> İbn Heysem'ciler. )
- TEASPOON :/yerine ÇAY KAŞIĞI
- TEÂVÜN[Ar. < AVN çoğ. TEÂVÜNÂT] değil/yerine/= YARDIMLAŞMA
- TEBAIN[İng.] ile/değil/yerine/= TEBAİN
- TEBÂYÜN ile/||/<> TEDÂHUL
( Farklılık, iki ya da daha fazla sayı arasında herhangi bir ortak kat ya da bölen ilişkisinin bulunmaması. İLE/||/<> Girişimlik, iki ya da daha fazla sayının aynı anda birbirinin katları olması durumu. )
- TEBEDDÜN[Ar.] ile/değil TECESSÜM[Ar.]
( "Bedenlenme". İLE/DEĞİL Boyut kazanma, nesneleşme. | Görünmeye başlama, belirme. | Göz önüne gelme, canlanma. )
- TEBERRÜKEN[Ar.] değil/yerine/= HEDİYE OLARAK
- TEBERRÜKEN ile ÜVEYSÎLİKLE
- CHALKING[İng.] / FARINAGE[Fr.] / ABKREIDEN, KREIDEN[Alm.] ile/değil/yerine/= TEBEŞİRLENME
- TEBEYYÜN[Ar.] değil/yerine/= BELİRLİ OLMA
- TEBYİN ile/ve/||/<> TEBLİĞ
- TECENNÜN[Ar.] değil/yerine/= ÇILDIRMA, DELİRME, AKLINI OYNATMA
- TECRİBETEN[Ar.] ile TECRİBÎ[Ar.]
( Tecrübe ederek, deneyerek, sınayarak. İLE Deneme ile ilgili. )
- TECRİT[Ar.]/ABSTRAKSİYON[Fr./İng.] değil/yerine/= SOYUTLAMA
- TEDARİK ile/ve TEMİN
- TEDÂVÜL[Ar.]/SİRKÜLASYON[Fr.] değil/yerine/= DOLAŞIM/DOLANIM
- TEDÂVÜL/SİRKÜLASYON değil/yerine/= DOLAŞIM
- TEDBİR-İ NEFS/NÜFUS ile/ve/||/<>/> TEDBİR-İ MENZİL ile/ve/||/<>/> TEDBİR-İ MEDÎNE/MÜDÜN ile/ve/||/<>/> TEDBİR-İ ME'ÂD
( Bireyin ve toplumun oluşumunda.[Kişisel ahlâk, nefsi terbiye etmek] İLE/VE/||/<>/> Aileyi/topluluğu yönetmek.[Evi ve geçimi adâletle yönetmek] İLE/VE/||/<>/> Kenti/toplumu yönetmek.[Devleti adâletle yönetmek] İLE/VE/||/<>/> Dinî, manevi düzen.[Âhirete hazırlıklı olmak] )
( İlgili yazıyı okumak için burayı tıklayınız... )
- TEDENNÎ[Ar. < DENÂVET | ÇOĞ. DUNUVV] ETMEDEN ve/||/<>/> TEVELLÎ OLMAZ
( Yaklaşmak, aşağıya yakın olmak. VE/||/<>/> Dostluk, birini Allah rızâsı için sevme, dost edinme. )
- TEDFİN[Ar.] değil/yerine/= GÖMME
- TEDHÎN[Ar. < DUHAN] ile TEDHÎN[Ar. < DÜHN]
( Tütsüleme, dumanlama. İLE Güzel kokulu yağ sürme/sürülme. )
- TEDİRGİNLİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HEYECAN
- TEDRÎCEN[Ar.] ile/ve/||/<> TEDRÎCÎ[Ar.]
( Azar azar, giderek, gittikçe. İLE Derece derece, yavaş yavaş olan. )
- TEDVÎN[Ar. < DÎVÂN] değil/yerine/= DERLEM/E
( Dîvân biçimine sokma. | Kitaplaştırma. | Yasalaştırma. [yazılı ve bütünlüklü duruma getirilen kurallar][İng. CODIFICATION] )
- TEDVİN değil/yerine/= DERLEYİ
- TEEN :/yerine GENÇ (13-19 YAŞ ARASI)
- TEENAGER :/yerine GENÇ, ERGEN
- TEFEKKÜR ile DALGIN ile ÇAĞDAŞLIK ile ÇAĞDAŞ ile MODERN ile KÜÇÜMSEME ile AŞAĞILIK ile AŞAĞILAYICI
( CONTEMPLATION vs. CONTEMPLATIVE vs. CONTEMPORANEITY vs. CONTEMPORANEOUS vs. CONTEMPORARY vs. CONTEMPT vs. CONTEMPTIBLE vs. CONTEMPTUOUS )
( غور ile تفکري ile معقول ile معاصر بودن ile همزماني ile هم عصر ile معاصر ile هم دوره ile همزمان ile استحقار ile خواري ile حقارت ile استهزاء آميز ile قابل تحقير )
( غور ile تفکري ile MAGHOL ile MOASER BODAN ile CPEHMAZMANY ile NPAM ASR ile MOASER ile NPAM DOREH ile CPEHMAZMAN ile ESTAHGHAR ile KHARY ile HAGHART ile ESTEHAZA AMYZ ile GHABEL TAHGHYR )
- TEFEKKÜR ile TEZEKKÜR ile TEFAKKUH ile İTTİKA ile İSTİMA' ile YAKÎN
- TEFRİK İÇİN değil/yerine TEVHİD İÇİN!
- TEFRİK ile TEFRİKA ile TEFRİKA ROMAN
- TEĞET:
| FAKİR ve ORTA İÇİN | ile/değil/ne yazık ki ZENGİN İÇİN
(
)
- TEHDİT ile/değil/yerine/></> DÜZEN
( Herhangi bir yerdeki adâletsizlik. İLE/DEĞİL/YERİNE/>> Her yer, zaman ve koşulda adâlet. )
- TEHDİTSİZ[Ar.] değil/yerine/= KORKUTUSUZ/GÖZDAĞISIZ/GÖZDAĞI VERMEDEN/OLMADAN
- TEHEMTEN[Fars.] ile Tehem-ten[Fars.]
( İri yarı, boylu bolu yiğit. İLE Eski İran kahramanı Zal oğlu Rüstem'in takma adı. )
- TEHLİKEDE OLAN ile TEHLİKEYE ATMAK ile TEHLİKEYE ATMAK
( ENDANGENRED vs. ENDANGER vs. ENDANGERING )
( در مخاطره ile بمخاطره انداختن ile مخاطره )
( DAR MOKHATEREH ile BAMKHATEREH ANDAKHTAN ile MOKHATEREH )
- TEİN[Fr.] ile/ve/||/<> KAFEİN[Fr.]
( Çayda bulunan ve kafein niteliğinde olan etkili madde. İLE/VE/||/<> Kahve ve çayda bulunan etkili madde. )
( İÇMEMEYİ YEĞLİYORUZ!
Yediğimiz, "kâr"; yemediğimiz, yarar!
Yaptığımız, "kâr"; yapmadığımız, yarar!
Aldığımız, "kâr"; verdiğimiz, yarar!
(Bir şey ki, yemesen de olur... YEME!
Bir şey ki, içmesen de olur... İÇME!
[tüm abur-cuburlar, et ve tüm hayvansal "ürünler",
kahve ve de özellikle sigara!] )
- TEK AN
- TEK ÇOCUK ile KARDEŞİ OLAN
( 10 oturum/seans gerektirir. İLE 5 oturum/seans yeterlidir. )
- SINGULAR SOLUTION[İng.] ile/değil/yerine/= TEK ÇÖZELTİ
- UNIJUNCTION TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR UNIJONCTION[Fr.] / EINANSCHLUSSTRANSISTOR, EINKNOTENTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK EKLEMLİ TRANSİSTOR
- TEK EVREN
- ANTENNE MONOPOLAIRE, ANTENNE UNIPOLAIRE[Fr.] / EINPOLIGE/EINPOLARISIERT ANTENNE[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK KUTUPLU ANTEN
- TEK NEDEN ile/ve/değil ÖNEMLİ NEDEN
( THE UNIQUE REASON vs./and THE IMPORTANT REASON
THE IMPORTANT REASON instead of THE UNIQUE REASON )
- TEK NÜKLEOTİT ÇOKBİÇİMLİLİĞİ (TNÇ)[İng. SINGLE NUCLEOTIDE POLYMORPHISM] ile/||/<> GEN YAZILIMI[İng. GENE REGULATION]
( DNA kodundaki tek bir nükleotitin değişimidir. Genetik çeşitliliğin istikrarlı bir biçimde sağlanmasına katkı sağlayan en yaygın değişimlerdendir ve genelde çift-alelik olarak oluşur. TNÇ, sessiz (fenotipte değişikliğe sebep olmaz, İng.: sSNP ve Tr.: sTNÇ) ya da fenotipte bir değişikliğe yol açabilir (İng: cSNP, Tr.: dTNÇ). Bazen de fenotip değişikliğine yol açma potansiyeline sahip, düzenleyici bir bölgesi olabilir (İng: rSNP). En yaygını, kodlanmayan bölgelerdeki eşanlamlı TNÇ oluşumlarıdır. TNÇ'nin gen yazılımında (transkripsiyon), öncül (promoter) ve intronik destekleyici TNÇ olarak işlevsel değişimler yaratabilir. Benzer şekilde, kesik proteinler (anlamsız kodlanan bölge TNÇ), yapısal değişimler (kodlayan bölge TNÇ), alternatif ekleme (intronik ekleme bölgesi TNÇ) ve mRNA dengelilik değişimleri (3'UTR TNÇ) yaratabilir.Ortalama olarak, insan genomunun her bir 1000 baz dizisinde (1 kb), 2 ila 10 arasında TNÇ görülür. Bir diğer deyişle her 100 ila 500 nükleotitten biri çokbiçimlidir. En yaygını ise sitozinin (C), timine (T) dönüşümüdür. @@ DNA'nın RNA polimeraz tarafından mRNA formatına dönüştürülmesidir. Gen ifadesinin ilk adımıdır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- MONOCHROMATIC RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT MONOCHROMATIQUE[Fr.] / MONOCHROMATISCHE STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK RENKLİ IŞINIM
- TEK ŞERİT ile/değil TEK YÖN
- TEK TEK CİSİMLERİN MEKÂNI ile/ve MUTLAK MEKÂN
- TEK YİYEN ile/ve/||/<> HAK YİYEN
( Tek ölür. İLE/VE/||/<> Zor/kötü ölür. )
- TEK YÖN ile/ve/||/<> KARŞIT/TERS YÖN ile/ve/||/<> ÇOKLU YÖN
- TEK ile/ve BÜTÜN
- TEK ile/ve/<>/değil İLK VE SON
( [not] UNIQUE vs./and/<>/but THE FIRST AND THE LAST )
- TEK ile/ve/değil İLK VE SON
- TEK ile/ve YALIN
- TEKÇİLİK = VAHDETİYE = MONISM[İng.] = MONISME[Fr.] = MONISMUS[Alm.] = MONOS[Yun.]
- TEKDÜZE ile/ve/değil SIRADAN
- TEKEMMÜM[Ar. < KÜMM] ile TEKEMMÜN[Ar. < KÜMÛN]
( Çarşafa bürünme. İLE Pusuya yatma, gizlenme. )
- TEKFİN[Ar.] değil/yerine/= KEFENLEME
- TE'KÎDEN[Ar.] ile TE'KÎDÎ[Ar.]
( Sağlamlaştırarak, te'kit yoluyla. İLE Te'kide ait, te'kit ile ilgili. )
- TEKİN ile/>< TEKİNSİZ
( Boş, içinde kimse bulunmayan. | Güvenilir (kişi, yer). | İçinde doğaüstü "varolanlar" bulunmadığına inanılan (yer). | Eski Türklerde bir babanın taşınmaz mallarının mirasçısı olan en küçük oğlu. İLE Tekin olmayan, uğursuz. | Güvenilir olmayan, muammalı (kişi, yer). | Belirli davranış ya da sözlerin bir toplumca, bir toplumsal öbekçe tehlikeli sayılması ve olumsuz yaptırımlara bağlanarak yasaklanması, tabu. )
- TEKİN ile TEKİNSİZ
- TEKKE-İ MÜRGAN ile ...
( Kuşların tekkesi. [Süleyman Peygamber'in kurduğu tekke.] )
- TEKNİK DİL/JARGON ile/ve ÖNYARGI
( JARGON vs./and PREJUDICE )
- TEKNİSYEN[Fr. < TECHNICIEN] değil/yerine/= TEKNİKÇİ
- TEKNİSYEN değil/yerine/= ÖLÇMEN
- TEKRAR EDİLEN ile BENZEYEN
- TEKRAR ile/ve OYUN
( REPETITION vs./and GAME )
- TEKRAR ile YENİDEN
( REPETITION vs./and AGAIN )
- TEKRARDAN değil TEKRAR
- TEKRAREN değil/yerine/= YİNELENEREK/YİNELEYEREK/KEZLERCE
- TEL ile FİLAMAN[Fr.]
( ... İLE Ampullerden akım geçtiğinde, akkor durumuna gelen, ince iletken tel. )
- TELÂŞ ile/yerine HEYECAN
- TELEBBÜN[Ar. LEBEN] ile ...
( Memeden, sütün damla damla akması. )
- TELEF[Ar.] ile/ve/||/<> ZİYAN[Fars.]
( Boş yere tüketme, yıpratma. İLE/VE/||/<> Zarar. )
- TELEFON[Fr./İng.] değil/yerine/= SES İLETİR
- TELEFON değil/yerine/= ÜNDEK
- TELEFONLAŞMAK ile TELEFON ile TELEFONCU/LUK ile TELEFONLU ile TELEFONSUZ/LUK ile TELEFON HATTI ile TELEFON KARTI ile TELEFON DİREĞİ ile TELEFON KABİNİ ile TELEFON SAPIĞI ile TELEFON REHBERİ ile TELEFON KULÜBESİ ile TELEFON SANTRALİ ile TELEFON DİPLOMASİSİ
- TELEKOMÜNİKASYON değil/yerine/= UZİLETİŞİM
- TELEKONSÜLTASYON/TELECONSULTATION[İng.] değil/yerine/= UZAKTAN DANIŞIM
- TELEONOMİ[İng. TELEONOMY] ile/||/<> BASTIRMA[İng. REPRESSION] ile/||/<> VERİM[İng. EFFICIENCY]
( Organizmanın başarısına katkıda bulunan bütün yapılar, bütün edimler ve bütün etkinlikleri kapsayan düzenek/düzen. Teleonomi, "amaca uygunluk" gibi keyfi bir tanımdan doğan ve bilim felsefesi tartışmalarında canlıları tanımlamak için kullanılan bir bütünsel kavramdır. Ancak tek başına canlılığın yeter şartı olduğu söylenemez.Teleonomi ve teleonomik yapı kavramları tanımı gereği biyolojide "canlılara" ve diğer başka alanlarda da "cansız yapılara" uygulanabilir. Bu sebepten sıkça yaratılışçılar tarafından "tasarım" iddiasına delil olarak kullanılmaktadır. Çakmak taşından üretilmiş, avın et ve kemiğini ayırmaya yarayan ilkel bir el baltası, çocuklara alfabeyi öğretmekte kullanılan akılda kalıcı bir tekerleme, evcil kedi yavrularının anne sütünü daha fazla ve kolay emmek için emzirme sırasında ön ayaklarıyla yaptığı ritmik pençe bastırma hareketi ya da ışığı en verimli biçimde toplamak için üretilmiş bir fotoğraf lensi teleonomik bir yapıdır/etkinliktir. @@ Hoş olmayan düşünce ve duyguları bastırıp, düşünmeme ve bilinç altına itme eğilimidir. @@ Bir sistemde yapılan işin harcanan enerjiye oranıdır. Yüzde olarak gösterilir ve %100'e yakın olduğunda sistemdeki enerji kayıpları en düşük düzeydedir. Ancak pratik olarak herhangi bir sistemde enerji kayıpları kaçınılmazdır. Dolayısıyla %100 verim mümkün değil.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TELEPHONE :/yerine TELEFON
- TELEVİZYON[Fr./İng. TELEVISION] ile/ve/değil/yerine GÖSTERGE/GENEL AĞ/İNTERNET[İng.]
( BİZİM ÇOCUKLARIN PUTU
KÖŞEDEKİ KARAKUTU
EHL-İ KÜFÜR ÇEKTİ ŞUTU
KALEMİZE GOL EYLEDİ )
( Gün boyunca televizyon izlesen, bir sayfa kitap okumak kadar değeri/etkisi/katkısı olmaz. )
( Vericiden iletilen dalgaların görüntü ve ses olarak görünmesini ve duyulmasını sağlayan aygıt, televizyon alıcısı. @@ Bilgisayar ağlarının birbirine bağlanması sonucu ortaya çıkan, herhangi bir sınırlaması ve yöneticisi olmayan uluslararası bilgi iletişim ağı. )
- TELEVİZYON ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KANAL
( Kişi. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Kavram. )
- TELEVİZYON ile TELEVİZYONCU/LUK ile TELEVİZYON FİLMİ ile TELEVİZYON OYUNU ile TELEVİZYON DİZİSİ ile TELEVİZYON YAYINI ile TELEVİZYON ALICISI ile TELEVİZYON BANDROLÜ ile TELEVİZYON PROGRAMI ile TELEVİZYON VERİCİ İSTASYONU
- TELHÎSEN[Ar.] ile TELHÎSÎ/TELHİSÇİ[Ar.]
( Özet olarak, kısaltılarak.[HÜLÂSETEN] İLE Bâbıâlî'den, sultana yazılacak şeylerin özetini çıkaran görevli. )
- TELİF ile METİN
- TEL'ÎN[Ar.] değil/yerine ANLAYIŞ/HOŞGÖRÜ
- TELİN[Ar.] değil/yerine/= KARGIMA, KARGIŞ
( !Kargıma, lânet okuma, lânetleme. )
- TELİN ile TELİN MİTİNGİ
- TELKİN değil/yerine/= SÖZGÜ
- TELKÎN[Ar.] ile/değil/yerine/= TALKIN
( Bir duyguyu, bir düşünceyi aşılama. İLE/DEĞİL/YERİNE/= Ölü gömüldükten sonra, mezar başında, imamın söylediği (dinî) sözler. )
- TELKİN ile TAVSİYE
( TO INSPIRE/INCULCATE vs. RECOMMENDATION )
- TELKİN ile/ve/<> TEMKİN
- TELKİN ile/ve/değil/||/<>/> TERCİH
- TELKİN ile/değil TESKİN
- TELOMERAZ[İng. TELOMERASE] ile/||/<> EŞ ANLAMLAR: TELOSOM[İng. SHELTERIN] ile/||/<> TERS TRANSKRİPTAZ[İng. REVERSE TRANSCRIPTASE] ile/||/<> YAŞLILIK[İng. SENESCENCE]
( RNA molekülü (hTR) içeren ters transkriptaz (hTERT) telomer de tandem tekrarlanması için şablon olarak işlev görür. Her göze, bölünmesi sonrası uzunluğunu korumak için telomer sentezler. Bu, embriyonik gözelerde ve gametlerde aktif, farklılaşmış somatik gözelerde inaktif ve kötü huylu gözelerde yeniden aktifleşmiştir. Telomeraz bir kromozomun telomerik ucuna bir defada bir tabanı ekleyebilirsiniz. Bu onarım repliaktif yaşlılıkdan kaçan gözeler için gereklidir.Telomeraz aktivitesi, insan kanserinin tehşisinde en genel moleküler belirleyicidir. Telomeraz, telomerleri koruyan ve sentezleyen ters transkriptaz enzimdir. @@ Telomerlerin yapısal bütünlüğünü ve işlevsel stabilitesini sağlamakla görevli, altı temel proteinden (TRF1, TRF2, POT1, TIN2, TPP1 ve RAP1) oluşan bir protein kompleksi. Bu kompleks, kromozom uçlarını DNA hasarı olarak algılanmaktan korur ve telomerik DNA'nın "T-loop" adı verilen özel bir yapısal düzenleme ile stabilize edilmesini sağlar. Shelterin, telomeraz enziminin aktivitesini düzenleyerek telomer uzunluğunun kontrolüne katkıda bulunur ve genomik kararlılığın sürdürülmesinde kritik bir rol oynar. @@ RNA yapısını kalıp olarak kullanarak DNA sentezini gerçekleştiren polimeraz enzimi.Telomeraz enziminde bulunan terz transkriptaz sayesinde DNA dizinin sonunda tamamlanamayan kısımlar (telomer uçları), primer olarak kullanılan RNA'ların terz transkripti ile sentezlenebilir. Telomeraz enzimi zigot gelişiminde etkinken doğumdan sonra aktifliğini kaybeder. @@ İlerleyen yaşa bağlı olarak üreme performansının, fizyolojik fonksiyonların ve hayatta kalma başarısının düşmesidir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TELSİ ile TELSİZ ile TELSİZCİ/LİK ile TELSİZ TELEFON ile TELSİZ TELGRAF ile TELSİZ BAĞLANTISI
- TELVİN (EHLİ)/EHL-İ TELVİN [TELEVVÜN][< LEVN] ile/ve/<>/>< TEMKİN (EHLİ)/EHL-İ TEMKİN
( Kalp/kişi, telvin ile temkin arasında olmaktır/olandır. )
( Telvin, temkin gerektirir. )
- TELVİN ile/ve/<> TELVİN
( Temkinden önce/ki. İLE/VE/<> Temkinden sonra/ki. )
- TELVİN ve/> TEMKİN
- TEMBEL değil/< HAREKETE GEÇİRİLEMEYEN
- TEMEL BÜYÜKLÜKLER:
KÜTLE ile/ve/||/<> IŞIK ile/ve/||/<> SICAKLIK ile/ve/||/<> AKIM ile/ve/||/<>
MOL ile/ve/||/<> UZUNLUK ile/ve/||/<> ZAMAN
- ELEMENTARY INTERACTIONS[İng.] / INTERACTIONS ÉLÉMENTAIRES[Fr.] / ELEMENTARWECHSELWIRKUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= TEMEL ETKİLEŞMELER
- TEMEL SORUN ile/ve YAYGIN TEMEL SORUN
( BASIC PROBLEM vs./and COMMON BASIC PROBLEM )
- TEMEL ile EGEMEN
- TEMEL = ESAS = GROUND, BASIS, FOUNDATION[İng.] = FONDEMENT, PRINCIPE[Fr.] = GRUND, GRUNDLAGE, FUNDAMENT[Alm.] = FUNDAMENTUM[Lat.] = FUNDACIÓN[İsp.]
- TEMEL ile/ve ZEMİN
- TEMİZ ZİHİN ile/ve/<> TEMİZ GÖNÜL
- TEMİZLEMEK ile TEMİZLENMEK ile TEMİZLETMEK ile TEMİZLENEBİLMEK ile TEMİZLETEBİLMEK ile TEMİZLEYEBİLMEK ile TEMİZ/LİK ile TEMİZCE ile TEMİZ KAN ile TEMİZ PAK ile TEMİZ PARA ile TEMİZLİKÇİ/LİK ile TEMİZLEMECİ/LİK ile TEMİZ KALPLİ/LİK ile TEMİZ KAĞIDI ile TEMİZ RAPORU ile TEMİZ YÜREKLİ/LİK ile TEMİZLİKÇİ KADIN ile TEMİZLİK MALZEMESİ
- TEMKÎN[Ar.] ile İKDÂR[Ar.]
- TEMKİN ile TEMKİNLİ/LİK ile TEMKİNSİZ/LİK ile TEMKİNLİCE
- TEMKÎN[Ar.] ile TEMLÎK[Ar.]
- TEMREN/PEYKÂN[Fars.] değil/yerine/= CİRİT UCU
( Okun ucundaki sivri demir. Başak. | [Divan şiirinde] Sevgili'nin kirpiği. )
- TEMSİL/TEMESSÜL/ANABOLİZMA/ASİMİLASYON değil/yerine/= ÖZÜMLEME/YAPIM
- TEMSİLEN değil/yerine/= ÖZDEYİCE/ADINA
- TEN :/yerine ON
- TEN ile TEN RENGİ ile TEN FANİLASI
- TENÂSSUR[Ar. < NASRÂN] ile TENÂSUR[Ar. < NASR]
( Hıristiyan olma. İLE Yardımlaşma. )
- TENDAİ ile/||/<> SHİNGON ile/||/<> SHİN ile/||/<> NİSHİREN
( Çin'de T'ien T'ai Budist okulundan gelişmiş Japon Budist okulu. @@ Görkemli törenleri ve töre severliğiyle ün yapmış Budist okulu. @@ Jodo ya da Arık Ülke Budizmi'nin bir kolu. @@ Tendai Budizm okulundan türemiş yurt sevgisini herşeyden öne alan Budist okulu. )
- TENDENCY vs. INCLINATION
- TENEBBÜ'[Ar. < NÜBÜVVET] ile TENEBBÜ'[Ar. < NEBEÂN] ile TENEBBÜH[Ar. < NEBÂHAT]
( Peygamberlik iddiasına kalkışma. İLE Yerden kaynama. İLE Uyanma, uykudan kalkma. | Gafletten kurtulma, kendine gelme, aklını başına toplama. | Uyarım.[Fr. EXCITATION] )
- TENKİT ile VERYANSIN
- TENS/TRANSKÜTANÖZ ELEKTRİKSEL SİNİR STIMÜLASYONU TRANSCUTANEOUS ELECTRICAL NERVE STIMULATION[İng.] değil/yerine/= DERIDEN ELEKTRİKSEL SİNİR UYARIMI
- TENSION :/yerine GERİLİM
- THEOBROMIN[İng.] ile/değil/yerine/= TEOBROMİN
- TEORİSYEN değil/yerine/= KURAMCI
- TEPE ile BUZLUĞAN
( ... İLE Üzerinde buz eksik olmayan, yüksek dağ tepesi. )
- TEPE ile DİKMEN
( ... İLE Koni biçiminde tepe. )
- TEPE ile KURGAN
( ... İLE İlk Çağ'da, mezar üzerine toprak yığılarak yapılan küçük tepe. | Tepe biçiminde mezar. )
(1996'dan beri)