Bugün[10 Nisan 2026]
itibarı ile 15.203 başlık/FaRk ile birlikte,
15.203 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(51/62)


- SIÇAN ile SU KOBAYI

( ... İLE Güney Amerika bölgesinde, akarsu ve göl kenarlarında yaşar. )

( ... İLE Kuyruksuz, ayakları yarım perdeli, kaba tüylü bir kemirgen. )

( RAT vs. CAPYBARA )

( ... cum HYDROCHOERUS CAPYBARA )


- ŞİDDET değil/yerine/>< ÖZEN


- ŞİFÂHEN ile/ve/||/<> ŞİFÂHÎ[>< TAHRİRÎ]

( Ağızdan, sözle söyleyerek. İLE Sözlü. )


- ŞİFÂHÎ BEYAN değil/yerine/= SÖZLÜ AÇIKLAMA


- SIFAT-I NOKSAN ile/değil/yerine/||/<>/>< SIFAT-I KEMÂL

( Bilgisizlik/cehalet. İLE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>< Bilgililik/bilgelik. )

( Cehl. İLE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>< İlim. )


- ZERO-POINT VIBRATION[İng.] / VIBRATION DE POINT ZÉRO[Fr.] / NULLPUNKTSSCHWINGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SIFIR NOKTASI TİTREŞİMİ


- 0[SIFIR]:
"YUTAN" ile/ve/değil/||/<>/< DURAN/DURDURAN / ARA


- SIFIRLAMAK ile SIFIRLANMAK ile SIFIRLATMAK ile SIFIR ile SIFIRCI/LIK ile SIFIR BEDEN ile SIFIR POLİNOMU


- ŞİFON ile ŞİFONİYER

( CHIFFON vs. CHIFFONIER )

( نوعي کيک ile تور نازک ile اشکاف کوچک )

( NOY KYK ile TOR NAZAK ile ESHKAF KUCHAK )


- SİFONLAMAK ile SİFON ile SİFONLULAR


- ŞİFRE OLARAK KALMASI GEREKEN ile/ve DEŞİFRE EDİLMESİ GEREKEN

( HAS TO BE CIPHER/CODE vs./and HAS TO BE DECIPHERED )


- TEKSİF EDEN[Osm.] / CONDENSER[İng.] / CONDENSATEUR[Fr.] / KONDENSATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SIĞAÇ, YOĞUNLAŞTIRICI, KONDENSER


- SİGARA İÇEN ile/ve/değil/<> İÇİREN/İÇTİREN/İÇTİRTEN

( ... İLE/VE/DEĞİL/<> Etkin/Edilgin/Ettirgen. )

( [ne yazık ki] İçmeyenler. İLE/VE/DEĞİL/<> İçenler ve içmeyenler. )


- SIĞINMACI ile/ve/||/<> GÖÇMEN ile/ve/||/<> MÜLTECİ

( ASYLUM SEEKER vs./and/||/<> MIGRANT vs./and/||/<> REFUGEE )


- SIĞINMAK ile SIĞINILMAK ile SIĞINABİLMEK ile SIĞINIVERMEK ile SIĞIN


- SIGMA HYPERON[İng.] / HYPÉRON SIGMA[Fr.] / SIGMA-HYPERON[Alm.] ile/değil/yerine/= SİGMA HİPERONU


- SIGN :/yerine İŞARET, İMZALAMAK


- SİGORTALAYAN SİGORTALANAN


- MAGISCHE ZAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SİHİRLİ SAYILAR


- ŞİİR:
"DUYGULANMAK" İÇİN değil DUYUMSAMAK İÇİN


- ŞİİR:
ŞAİRİN ile/ve/değil/||/<>/< HAKİKATİN


- SİKATRİL ile SİKATRİS ile SİKATRİZASYON

( CICATRICLE vs. CICATRIX vs. CICATRIZATION )

( محل زخم ile داغه ile التحام )

( MOHAL ZAKHAM ile DAGHEH ile التحام )


- ŞİKÂYET ile İSPİYON


- ŞİKAYET ile ÜZÜLMEK ile ÜZGÜN ile KEDERLİ ile KEDERLİ

( GRIEVANCE vs. GRIEVE vs. GRIEVED vs. GRIEVING vs. GRIEVOUS )

( تظلم ile ماتم داشتن ile غصه دادن ile محزون کردن ile غمديده ile سوگوار ile اندوه آورد )

( TAZLOM ile MATAM DASHTAN ile GHESEH DADAN ile MAHZUN KARDAN ile GHMADYDAH ile SOGVAR ile ANDOOH AVARD )


- ŞİKÂYETÇİ/MÜŞTEKÎ[Ar.] değil/yerine/= YAKINAN


- ŞİKEN[Fars.] ile ŞİKEN[Fars.]

( Büklüm, kıvrım. İLE "kıran, kırıcı" anlamlarına gelerek birleşik sözcükler yapar.[DİL-ŞİKEN: Gönül kıran/kırıcı.] )


- ŞİKESTE[Fars.] değil/yerine/= DARGIN, KIRILMIŞ/KIRGIN

( Kırılmış, kırık. | Yenilmiş, yenik düşmüş. | Gücenmiş, kırgın, kederli. )


- SIKILAMAK ile SIKILANMAK ile SIKILAŞTIRMAK ile SIK ile SIĞ ile SIKI/LIK ile SIKICA ile SIKICI/LIK ile SIK SIK ile SIKI DOKU ile SIKI FIKI/LIK ile SIKI SIKI ile SIKI DÜZEN ile SIK OTLATMA ile SIKI AĞIZLI ile SIKI SIKIYA ile SIKI DENETİM ile SIKI DENETİMCİ/LİK


- SIKINTILI ile ÜZGÜN


- UNZUSAMMENDRÜCKBARES VOLUMEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SIKIŞTIRILAMAZ HACİM


- COMPRESSION[İng.] / COMPRESSION[Fr.] / KOMPRESSION[Alm.] ile/değil/yerine/= SIKIŞTIRMA


- SIKKIN/LIK ile SIKKIN BIKKIN


- SİKLAMEN[Fr. < Yun.] ile SİKLAMEN[Fr. < Yun.]

( Tavşankulağı, buhurumeryem. İLE Kırmızıya çalar, eflatun renk. | Bu renkte olan. )


- HEXAHYDROBENZENE, CYCLOHEXANE[İng.] / HEXAHYDROBENZÈNE[Fr.] / HEXAHYDROBENZOL[Alm.] ile/değil/yerine/= SİKLOHEKSAN


- SİKLON/KİKLON[Fr.] ile KİLOSİKL[Fr. < KILOCYCLE]

( Atmosferde bir alçak basınç alanı çevresinde hızla dönen rüzgârların oluşturduğu şiddetli fırtına. İLE Saniyede bin devir olan elektrik akımının frekansını ölçmek için kullanılan birim. )


- CYCLOOLEFIN[İng.] ile/değil/yerine/= SİKLOOLEFİN


- CYCLOPARAFFIN[İng.] / CYCLOPARAFFIN[Fr.] / CYCLOPARAFFIN[Alm.] ile/değil/yerine/= SİKLOPARAFİN


- CYCLOPROPANE[İng.] / CYCLOPROPANE[Fr.] / CYCLOPROPAN[Alm.] ile/değil/yerine/= SİKLOPROPAN


- SİKLOTRON/CYCLOTRON[İng.] değil/yerine/= YÜKLÜ PARÇACIK HIZLANDIRICI


- CYCLOTRON WAVE[İng.] / ONDE CYCLOTRON[Fr.] ile/değil/yerine/= SİKLOTRON DALGASI


- FRÉQUENCE CYCLOTRON[Fr.] / ZYKLOTRONFREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= SİKLOTRON FREKANSI


- CYCLOTRON RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT DE CYCLOTRON[Fr.] / ZYKLOTRONSTRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SİKLOTRON IŞINIMI


- CYCLOTRON RESONANCE[İng.] / RÉSONANCE CYCLOTRON[Fr.] / ZYKLOTRONRESONANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= SİKLOTRON REZONANSI


- CYCLOTRON EMISSION[İng.] ile/değil/yerine/= SİKLOTRON SALIMI


- CYCLOTRON[İng.] / CYCLOTRON[Fr.] / ZYKLOTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= SİKLOTRON


- SİKTİRİ BOKTAN-->


- SİLAHLI ile SİLAHLI KUVVETLER ile SİLAHLI SOYGUNCU ile SİLAHLI SOYGUN

( ARMED vs. ARMED FORCES vs. ARMED ROBBER vs. ARMED ROBBERY )

( تحت السلاح ile مسلح ile مجهز ile مسلحانه ile جنگ آماد ile نيروهي مسلح ile دزد مسلح ile سرقت مسلحانه )

( تحت السلاح ile MOSLEH ile MAJEKARZ ile MOSLEHANEH ile JANG AMAD ile NEYROOHY MOSLEH ile DOZD MOSLEH ile SARGHT MOSLEHANEH )


- SILANE[İng.] / SILANE[Fr.] / SILAN[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLAN


- SİLİKAT ile BRANİT ile OMFAZİT ile SİLİKON

( Bir anyonda, temel atomun/atomların silisyum olduğunu belirten terim. | Yapı malzemesi olarak kullanılan cam, çimento, tuğla vb. maddelerin birleşiminde bulunan, silisik asidin bazlarla birleşerek oluşturduğu tuz. İLE Formülü, MnSiO3,.3Mn2O3 olan, doğal mangan silikat. İLE Piroksen grubundan, yeşil renkli, doğal silikat. İLE Karbon yerine silisyumun geçtiği, organik cisimlere benzer maddelerin genel adı.[Isı ve suya karşı dayanıklı olduğundan dolayı, yağ, plastik, merhem gibi maddelerin yapımında kullanılır.] )


- SİLİKON ile/ve/değil/yerine GRAFEN

( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Saf karbonun saydam biçimi. )

( Ayrıntıları için burayı tıklayınız... )


- ŞİLİN[İng. SHILLING] ile/||/<> PENİ[İng. PENNY]

( Avusturya para birimi. | Birleşik Tanzanya Cumhuriyeti, Kenya, Somali ve Uganda para birimi. | İngiliz lirasının yirmide biri olan para. @@ Sterlin'in yüzde biri değerindeki para birimi. )


- ZYLINDERFUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLİNDİR İŞLEVİ


- ZYLINDERSPULE[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLİNDİRİK BOBİN


- CYLINDRICAL COORDINATES[İng.] / COORDONNÉES CYLINDRIQUES[Fr.] / ZYLINDERKOORDINATEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLİNDİRİK KOORDİNATLAR


- SILICON[İng.] / SILICIUM[Fr.] / SILIZIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLİSYUM


- SİLKMEK ile SİLKİLMEK ile SİLOLAMAK ile SİLKTİRMEK ile SİLİ/LİK ile SİLO ile SİLİSİZ/LİK ile SİLO YEMİ ile SİL BAŞTAN


- SYLLATATION[İng.] ile/değil/yerine/= SİLLLEME


- SİLO[Yun.] değil/yerine/= SARPIN

( Tahıl kuyusu, zahire ambarı. | Ekmeği koymaya yarayan, dört gözlü sandık. )


- SILOXANE[İng.] / SILOXANE[Fr.] / SILOXAN[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLOKSAN


- SILOXICON[İng.] ile/değil/yerine/= SİLOKSİKON


- ŞİMÂLEN[Ar.] ile ŞİMÂLÎ[Ar.]

( Soldan, sol taraftan olarak, şimal, kuzey tarafından. İLE Şimâle ait, şimal ile, kuzeyle ilgili. )


- ŞİMDİKİ ZAMAN ile/ve/||/<> ŞİMDİNİN ZAMANI


- ŞİMENDİFER[Fr. CHEMIN DE FER] değil/yerine/= DEMİR YOLU | TREN


- SYMMETRY OPERATION[İng.] ile/değil/yerine/= SİMETRİ İŞLEMİ


- SİMETRİ ile SENKRON


- SİMETRİK OLMAYAN ile ASİMETRİK

( DISSYMMATRIC vs. DISSYMMETRIC )

( غيرمتقارن )

( غيرمتقارن )


- SİMGE:
AÇAN ile/ve/||/<> ÖRTEN/KAPATAN ile/ve/||/<> ÖRTEREK GÖSTEREN/GÖSTERİLEN


- SİMGE:
[ÇOK FARKLI/ÇEŞİTLİ ANLAMI/DEĞERİ]
GÖSTEREN/TAŞIYAN ile/ve/değil/||/<>/< BİRARAYA GETİREN


- SİMGE ile/ve/||/<>/> MAZMUN


- SİMGE = REMZ[çoğ. RÜMÛZ(ÂT)] = SYMBOL[İng., Alm.] = SYMBOLE[Fr.] = SYMBOLON[Yun.] = SIMBOLO[İsp.]


- SİMGE/LER:
KENDİLERİ değil KENDİNİ AŞAN ANLAMI/ANLAMA İŞARET EDEN

( SİMGE: Kendinden başka bir şeyi gösteren. )


- SIMILAR vs. REASON


- SIN :/yerine GÜNAH


- SIN ile/||/<> SİN

( Korkmak, sinmek. | Beğenmek, imrenmek. | Kırılmak. İLE/||/<> Kendini göstermemek için büzülmek, saklanmak, pusmak. | Korku, yılgınlık vb. nedenlerle konuşmamak, hareket etmemek ya da tepki göstermemek. | Hiç çıkmayacak ya da güç çıkacak biçimde işlemek, nüfûz etmek. | Huy, alışkanlık vb. iyice yerleşmek. )


- SÎN[Ar.] ile Sîn[Ar.] ile SİN[Ar.] ile SİN/SİNN[Ar. çoğ. ESİNNE, ESNÂN, ESÜNN] ile Sinn[Alm.]

( Osmanlı abecesinin onbeşinci harfi. Ebced hesabında, 60 sayısının karşılığıdır. | Sual sözcüğünün kısaltılmış biçimi. İLE Çin. İLE Mezar. İLE Diş. | Yaş, ömrün derecesi. İLE Algı. )


- SİN ile SİNE ile SİNİ


- SİNEK ile/değil BALDIRSOKAN

( ... İLE Karasineğe çok benzeyen, kan emen, hastalık bulaştıran, zararlı bir sinek. )

( ... cum STOMAXYS CALCITRANS )


- SİNEKÇİL ile/<> SİNEKKAPAN ile/<> SİNEKKUŞU

( Serçegillerden, sinekle beslenen, Amerika'nın sıcak bölgelerinde yaşayan bir kuş. İLE Droseragillerden, Kuzey Karolina bataklıklarında yetişen, yapraklarına konan sinekleri, böcekleri sıkıp emen bir bitki. | Böcekleri, özellikle sinekleri yakalayarak beslenen, küçük, ötücü kuşlara verilen ad. İLE Serçegillerden, küçük, güzel bir kuş türü. )

( ... İLE/<> ... İLE/<> 50 türü bulunmaktadır. )

( ... İLE/<> ... İLE/<> Kalpleri, dakikada 1000 kez atar. | Dakikada, 70 kez kanat çırparlar. )

( ... İLE/<> ... İLE/<> Dünyada geri geri uçabilen tek kuş türüdür. )

( MUSCICAPA cum DIONAEA MUSCICAPA cum TROCHILUS )


- SINERJIST/SYNERGIST[İng.] değil/yerine/= YÖNDEŞ ETKIN | ARTI ETKIN


- SINIFLANDIRMA = TASNÎF = CLASSIFICATION


- SİNÎN[Ar. < SENE] ile Sînîn[Fars.]

( Yıllar. İLE Sînâ Dağı, Tûr-i Sînâ. )


- SINIR DIŞI ETME ile SÜRGÜN EDİLEN

( DEPORTATION vs. DEPORTEE )

( نفي بلد ile اخراج شده )

( نفي بلد ile AKHARAJ SHODEH )


- SİNİR KILIFI/MİYELİN/MYELIN[İng.] ile/ve/||/<> SİNİR GÖZESİ/NÖRON

( Sinir gözelerinin aksonlarını saran yalıtıcı tabaka. İLE/VE/||/<> Sinir gözesi. )


- ŞERÂİT-İ HUDÛD[Osm.] / BOUNDARY CONDITIONS[İng.] / CONDITIONS AUX LIMITES[Fr.] / GRENZBEDINGUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SINIR KOŞULLARI


- SINIR ile/ve/||/<> KATMAN


- SINIR ile SON

( BORDER/BOUNDARY vs. END )


- SİNİRLİLİK ile/ve/<>/değil İSYAN


- SINIRSIZ ile SINIRLANAMAYAN

( LIMITLESS/UNLIMITED/BOUNDLESS vs. NOT POSSIBLE TO LIMIT/BOUND )


- CINCHONINE[İng.] ile/değil/yerine/= SİNKONİN


- SYNCHROTRON RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT SYNCHROTRON[Fr.] ile/değil/yerine/= SİNKROTRON IŞINIMI/IŞINI


- SYNCHROTRON[İng.] / SYNCHROTRON[Fr.] ile/değil/yerine/= SİNKROTRON


- SİNOPSİS ile/ve/||/<> TRETMAN

( İmge'nin ele alınış biçimi. @@ İmgenin, simgeselliğini ele alış biçimi. )


- SİNSİLEŞMEK ile SİNSİ/LİK ile SİNSİN ile SİNSİCE


- SİNSİN ile HALK OYUNU

( Geceleyin, ateş çevresinde, genç erkeklerin, davul, zurna eşliğinde oynadıkları halk oyunu. )


- SİNSİTİN[< SYNCYTIN] ile/ve/||/<> SUPRESIN

( Sadece plasentada açığa çıkar.[Plasenta işlevi ve morfogenezinde kilit önemdedir.]
Etkin olarak trofoblast göze birleşimi ve farklılaşmasından sorumludur.
Sinsityotrofoblast gözelerinin yapılanmasını ve damar oluşumunu sağlayan temel moleküllerdir.
Milyonlarca yıl önce virüslerin konakçı duvarına bağlanmasını sağlayan bu proteinler, memelilerde özelleşmiş gözelerin kaynaşmasına öncülük etmiş ve plasentanın oluşumuna katkı sağlamıştır. )

( Sinsitin-1 ve HERV-W1 geni tarafından kodlanır. İLE/VE/||/<> ERVH48-1 geni tarafından kodlanır. )


- FRITTING, SINTERING[İng.] / FRITTER[Fr.] / FRITTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SİNTERLEŞTİRME


- SİNTILASYON/SCINTILLATION[İng.] değil/yerine/= SAÇILIM


- ŞART-İ CEYB[Osm.] / SINE CONDITION[İng.] / CONDITION DU SINUS[Fr.] / SINUSBEDINGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SİNÜS KOŞULU


- SIR:
GİZLİ ile/değil DİLE GEL(E)MEYEN


- SIR ISAAC NEWTON

( 1687 - PRINCIPIA )


- SIR:
"ÜSTÜ ÖRTÜLEN" değil PAYLAŞIL(A)MAYAN


- SIR ile SIRLI ile DON

( GLAZE vs. GLAZED vs. GLAZED FROST )

( لعاب ile لعاب شيشه ile مهره ile لعابيکردن ile لعابي ile لعابدار ile بژ )

( LOAB ile LOAB SHYSHEH ile MANPAREH ile LOABYKARDAN ile لعابي ile LAEBDAR ile BEZH )


- ORDENTLICHER STRAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= SIRADAN IŞIN


- SIRADAN ile KLÂSİK

( ORDINARY vs. CLASSIC/AL )


- SIRADAN ile/değil OLAĞAN

( [not] ORDINARY vs./but USUAL )


- SIRADAN ile/ve/||/<> SONRADAN


- SIRADAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YALIN


- SIRALI ile SÖKÜN

( ... İLE Birbiri ardınca gelmek, görünmek. )


- SIRDAŞ ile KENDİNDEN EMİN ile KENDİNDEN EMİN ile GİZLİCE ile GÜVENLE

( CONFIDANT vs. CONFIDENCE vs. CONFIDENT vs. CONFIDENTIALLY vs. CONFIDENTLY )

( محرم راز ile هم رائ ile همراز ile محرم اسرار ile سرنگهدار ile رازدار ile اطمينان ile اعتماد ile وثوق ile استظهار ile دلگرمي ile دلگرم ile بطور محرمانه ile متوکلاً )

( MAHRAM RAZ ile NPAM RAYE ile CPEHMARAZ ile MAHRAM ESRAR ile SARANGEIDAR ile RAZDAR ile ETMYNAN ile ETEMAD ile VOSOQ ile ESTEZEHAR ile DELGARAMY ile DELGARAM ile BETOR MOHARMANEH ile MOTOKLAN )


- SİREN değil/yerine/= ÜNLER


- SIRF/AN[Ar. < SİRF + Fars. -EN/AN: olarak.] ile/ve/||/<>/> TÜMEL/KÜLLÎ

( Yalnız, ancak, sâdece. | Baştan aşağı, büsbütün, tümüyle, tamamı ile. | Katışıksız, sâde, hâlis, saf, sâfî. @@ Belirli bir küme içinde olan ögelerin hepsini içine alan. | Tüm kapsamıyla alınmış olan [önerme]. )

( ONLY/MERE/SHEER vs./and/> UNIVERSAL )


- ŞİRİN değil/yerine/= SEVİMLİ


- ŞÎRÎN[Fars.] ile Şîrîn[Fars.]

( Tatlı. | Sevimli, cana yakın. | Türk müziğinde büyük bir usul. İLE Ferhâd[Husrev] ile Şîrîn öyküsünün kahramanı. )


- ŞİRİN[Azr.] = TATLI[Tr.]


- SİRKADİYEN/CIRCADIAN[İng.] değil/yerine/= GÜNLÜK


- SİRKADİYEN ile SİRKALUNAR ile SİRKASEPTAN ile SİRKANUAL

( )


- SİRKELENMEK ile SİRKELEŞMEK ile SİRKE/LİK ile SİRKEN ile SİRKECİ/LİK ile SİRKELİ ile SİRKE RUHU ile SİRKE SİNEĞİ


- SİRKEN ile/ve/||/<> BAMBA/İSTİFNO


- SİRKÜLASYON/CIRCULATION[İng.] değil/yerine/= DOLAŞIM


- SİRKÜLASYON[İng. < CIRCULATION] değil/yerine/= DOLAŞIM/YAYILMA


- SİRKÜLASYON ile SİKLON/SİKLUS/KİKLON[Alm. < KYKLON]

( CIRCULATION vs. CYCLONE )


- SİRKÜLASYON değil/yerine/= SÜRDOLAŞIM


- SİRKÜLER ile SİRKÜLASYON


- SİRKÜMFLEKS/CIRCUMFLEX[İng.] değil/yerine/= DOLANAN


- ŞİRRET değil/yerine/= KAVGACI/KAPIŞKAN


- SIRT/EĞİN ile YAĞIR

( ... İLE Sırt, arka, iki kürek kemiği arası. | Atın omuzları arasındaki yer. | Kel. )


- SIRTLAN ile BENEKLİ DİŞİ SIRTLAN

( ... İLE Erilin penisine denk gelecek büyüklükte klitorisleri bulunur. )

( ... cum CROCUTA CROCUTA )


- SIRTLAN ile BUDUK


- SIRTLAN ile KARINCAYİYEN SIRTLAN


- SIRTLAN ile MAĞARA SIRTLANI

( Size: Roughly‭ ‬1‭ ‬meter high at the shoulder,‭ ‬1.5‭ ‬meters long,‭ ‬70-120 ‬kilograms in weight.

Locations: Across Eurasia.

Time period: Pleistocene.

The cave hyena (Crocuta crocuta spelaea) is an extinct subspecies of spotted hyena (Crocuta crocuta) native to Eurasia, ranging from northern China to Spain and into the British Isles. Though originally described as a separate species from the spotted hyena due to large differences in fore and hind extremities, genetic analysis indicates no sizeable differences in DNA between Pleistocene cave hyena and modern day spotted hyena populations. It is known from a range of fossils and prehistoric cave art. With the decline of grasslands 12,500 years ago, Europe experienced a massive loss of lowland habitats favoured by cave hyenas, and a corresponding increase in mixed woodlands.The main distinction between the spotted hyena and the cave hyena is grounded on different lengths of the hind and fore limb bones. They have been estimated to have weighed 102 kg. Little is known of their social habits. Their use of caves as dens is widely accepted, although sites in the open-air are also known. Indications of whether cave hyenas lived in large clans or on a more solitary basis is lacking, though large clans are not considered likely in their Pleistocene habitat. )

( ... cum CROCUTA CROCUTA SPELAEA )


- SIRTLAN ile OKAPİ


- SİS ile DUMAN

( FOG vs. SMOKE )


- ŞİŞE değil/yerine/= KÜÇÜK ŞİŞE/FLAKON


- ŞİŞİRMEK ile ŞİŞİRİLMİŞ ile ENFLASYON

( INFLATE vs. INFLATED vs. INFLATION )

( باد کردن ile نفخ کردن ile متورم شدن ile بادآورده ile هوادار ile باددار ile تورم )

( BAD KARDAN ile NAFKH KARDAN ile MOTORAM SHODAN ile BADAVARDEH ile NPAVADAR ile BADDAR ile TORAM )


- ŞİŞKİNLİK ile ŞİŞKİN

( FLATULENCE vs. FLATULENT )

( نفخ شکم ile نفاخ ile نفخ دار )

( NAFKH SHKAM ile NAFAKH ile NAFKH DAR )


- ŞİŞMAN, İHSAN :

( Anavatan Partisi saflarında siyasete başladı ve 1994/1999 döneminde Anmavatan Partisi listesinden yerel seçimlere girdi ve Belediye Meclisine seçilerek görev yaptı. )


- ŞİŞMAN ile/değil/yerine KALIN


- ŞİŞMAN ile SEMİZ

( BEYDAHA: Etine dolgun, iri ve şişmanca hanım. )


- ŞİŞMAN ile/||/<> TUMBADIZ

( ... İLE/||/<> Kısa boylu ve şişman. )


- ŞİŞMAN ile/ve/değil/yerine YAPILI


- ŞİŞMANLIK ile ŞİŞMAN

( CORPULENCE vs. CORPULENT )

( تنومندي ile فربهي ile جسامت ile تنومند )

( TANOMANDY ile فربهي ile جسامت ile TANOMAND )


- CYSTEINE[İng.] ile/değil/yerine/= SİSTEİN


- SİSTEM[Fr. < SYSTÈME] değil/yerine/= DÜZEN


- SİSTEMATİZASYON değil/yerine/= DİZGELEŞTİRME


- SİSTEMİK SİRKÜLASYON/SYSTEMIC CIRCULATION[İng.] değil/yerine/= BÜYÜK KAN DOLAŞIMI


- CYSTINE[İng.] / CYSTINE[Fr.] / CYSTIN[Alm.] ile/değil/yerine/= SİSTİN


- -SİTÂN[Fars.] ile -SİTÂN[Fars.]

( Yer adı yapmaya yarayan ek. [GÜL-SİTÂN: Gül bahçesi, güllük. | SENG-SİTÂN: Taşlı yer, taşlık.] İLE "Alan/alıcı" anlamlarıyla birleşik sözcükler yapar. [DİL-SİTÂN: Gönül alan.] )


- SITASYON/CITATION[İng.] değil/yerine/= GÖNDERME, ATIF


- SİTEM[Fars.] ile/değil BATKI/HÜSRAN


- SITE-SPECIFIC RECOMBINATION[İng.] değil/yerine/= BÖLGEYE ÖZGÜ REKOMBİNASYON

( İki belirli ancak homolog olmak zorunda olmayan DNA dizileri arasındaki değişimdir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SITOLOJİK TETKİK/CYTOLOGIC EXAMINATION[İng.] değil/yerine/= GÖZE BİLİMSEL INCELEME


- SİTOPLAZM/CYTOPLASM ile/||/<> SİTOİSKELET/CYTOSKELETON

( Göze içi sıvı. İLE/||/<> Göze iskeleti. )


- SİTRİN ile/||/<> AMETİST

( Sarı renkli bir kuvars türü. İLE/||/<> Mor renkli bir kuvars türü. )


- SİTRİN ile/||/<> SAFİR

( Sarı renkte bir kuvars türü. İLE/||/<> Korund mineralinin mavi renkli çeşidi. )


- SITUATION vs. POSITION


- SITUATION :/yerine DURUM


- ŞİVE[Fars.]/AKSAN[Fr./İng. < ACCENT] değil/yerine/= VURGU/ÖZÜN/AĞIZ


- POMPE DE CIRCULATION[Fr.] ile/değil/yerine/= SIVI POMPASI


- SIVI SABUN ile/ve/değil/yerine/||/<>/> KATI SABUN

( pH dengesi daha değişkendir.[Yapımında, potasyum hidroksit kullanıldığından.][Yapısını bozmadan içine çok daha fazla ek madde konulabildiğinden, katı sabuna oranla içindeki bazı nesnelerden dolayı elleri daha çok yıpratabilir.] İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Raf süresi daha uzundur.[Eriyebilmesinden dolayı.] )

( Çevreye duyarlılık için katı sabun yeğlenmelidir.[Sıvı sabunlar, katı sabunlara oranla %25 oranında daha fazla karbon ayak izi bırakır. )

( Ev ortamında katı sabun kullanılabilir fakat hastahane, okul, alışveriş merkezleri gibi ortak ve kalabalık ortamlarda katı sabun kullanılmamalıdır. )


- SOLVATION[İng.] / SOLVATISIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SIVI SARILIM/SARILMIŞ


- SOLVATION[Fr.] ile/değil/yerine/= SİVİ SARILIM


- DELK-İ MÂYÎ[Osm.] / LIQUID FRICTION[İng.] / FROTTEMENT DU LIQUIDE[Fr.] / FLÜSSIGE REIBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SIVI SÜRTÜNMESİ


- CELLS WITHOUT LIQUID JUNCTION[İng.] ile/değil/yerine/= SIVI TEMASI OLMAYAN GÖZELER/HÜCRELER


- LIQUID JUNCTION[İng.] ile/değil/yerine/= SIVI TEMASI


- LIQUEFACTION CURVE[İng.] / COURBE DE LIQUÉFACTION[Fr.] / VERFLÜSSIGUNGSKURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= SIVILAŞMA EĞRİSİ


- LIQUEFACTION[İng.] / LIQUÉFACTION[Fr.] / VERFLÜSSIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SIVILAŞ(TIR)MA


- SİVİLCE ile/değil İSİLİK/ISIRGIN

( [not] PIMPLE vs./but PRICKLY HEAT )


- SİYAH AFRİKA GERGEDANI ile AKGERGEDAN

( Gebelik süreleri 540 gündür. )

( Yaşayan, ancak beş gergedan türü vardı.[22 Mart 2018 itibariyle, dörde düştü. Son akgergedanın da ölmesiyle bir tür daha, rezil avcı bozuntuları eliyle yok edilmiş oldu ne yazık ki. :( (((((( ] )

( Yaşayan Endonezya gergedanı sayısı sadece 60'tır. En çok tehlike altında olan dördüncü türdür. )

( Tümüyle keratinden oluşan bir boynuza sahip tek hayvandır. )

( Sığır, koyun, ceylan ve zürafanın boynuzlarından farklı olarak kemik özü bulunmaz. )

( Boynuzları hasar gördüyse bazen düşerler. Gençlerinin boynuzları tamamen yeniden çıkabilir. )

( Boynuzları olmayan dişil gergedanlar yavrularına düzgün bir biçimde bakamazlar. )

( Gergedanların, çok gelişmiş koku ve işitme duyuları vardır fakat görme duyuları kötüdür. )

( Genellikle yalnız yaşarlar ve sadece çiftleşmek için biraraya gelirler. )

( Beklenmedik bir durumla karşılaştıklarında işerler ya da dışkılarlar. )

( Saldıracaklarında, Asya'dakiler ısırır, Afrika'dakiler karşı tarafa doğru büyük bir hızla saldırırlar. )

( Siyah Afrika Gergedanı, kısa bacaklarına karşın, saatte 55 km. hıza ulaşabilir. )

( Türk mitolojisinde hayvanların kralı olarak kabul edilir. )

( ... İLE Akgergedanlar, Siyah Afrika Gergedan'larının ağaç dallarını yemekte kullandığı kıvrak dudaklardan yoksundur. )

( ... ile )

( ... İLE Akgergedanlar, beyaz değildir. Afrikanca'da WEIT[Geniş] sözcüğünden İngilizce'ye WHITE[Beyaz] olarak geçmesindendir. Gövdesinden çok, ağzıyla ilgilidir. )


- SİYASA ile/ve/||/<> DİN

( Baba. @@ Anne. )


- SİYÂSETEN[Ar.] ile SİYÂSÎ[Ar.]

( Siyaset bakımından, diplomatlıkça. İLE Siyaset gereği/icabı olan. | Diplomatça olan, politik. | Siyaset adamı. )


- SİYEK ile/ve/||/<> GÖDEN

( Sidiktorbasından başlayarak, dışarıya kadar uzanan sidikyolunun son bölümü. İLE Kalınbağırsağın son bölümü. )


- ABBEIZEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SIYIRMA


- ...SIZ ile ...'YA KARŞIN/RAĞMEN

( ...LESS vs. ALTHOUGH )


- SIZAN ile/ve/değil SÜZÜLEN


- SIZAN ile TAŞAN


- SİZDEN OLMAYAN ile/ve/<>/= SİZDEN OLAN


- (SİZİN/ONUN) İÇİN ... ile/değil (SİZİN/ONUN) AÇINIZDAN/AÇISINDAN ...


- ŞİZOFREN ile ŞİZOFRENİ


- ŞİZOFRENİ[İng. SCHIZOPHRENIA] ile/||/<> EKOPRAKSİ[İng. ECHOPRAXIA] ile/||/<> ELEKTROKONVÜLSİF TERAPİ (EKT)[İng. ELECTROCONVULSIVE THERAPY] ile/||/<> HALÜSİNASYON[İng. HALLUCINATION] ile/||/<> KATATONİ[İng. CATATONIA]

( Kişinin sanrılar ve halüsinasyonlar görmesine, düzensiz düşünce ve davranışlarda bulunmasına sebep olan zihinsel bozukluk. Şizofreni hastaları sanrılar ve halüsinasyonlar sebebiyle günlük hayatlarında birçok engelle` karşılaşabilirler. @@ Başka bir kişinin hareketlerinin istemsiz olarak taklit edilmesidir. Ekopraksi, şizofreni (özellikle katatonik şizofreni), Tourette Sendromu ve diğer bazı nörolojik hastalıkların bir özelliğidir. @@ Hastanın beynine kontrollü bir biçimde elektrik akımı göndererek hastalığın semptomlarını gidermeyi amaçlayan psikiyatrik tedavi yöntemi. Tedaviye artık yanıt vermeyen majör depresyon, bipolar bozukluk ya da şizofreni gibi ağır psikiyatrik hastalıklarda oldukça yaygın kullanılır. Elektrokonvülsif terapi, anestezi yoluyla hastanın bilinci kapalı bir biçimde yapılır. "Elektroşok tedavisi" olarak da bilinmektedir. @@ Kişinin, hiçbir uyarıcı nesne ya da durum olmadan gerçek olmayan şeyleri duyduğu, kokladığı, gördüğü ya da tattığı durum. "Varsanı" ismiyle de bilinmektedir. @@ Kişinin heyecan ve dalgınlık arasında gidip geldiği bir çeşit şizofreni. Katatonide görülen bulgular arasında şunlar yer almaktadır:

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SKIATRON[İng.] / SKIATRON[Fr.] / SKIATRON[Alm.] ile/değil/yerine/= SKİATRON


- SKIN :/yerine CİLT, DERİ


- SCOMBRIN[İng.] ile/değil/yerine/= SKOMBRİN


- SLOGAN[Fr./İng.]/KLİŞE[Fr. < CLICHÉ]/MOTTO[İt.] ile/değil/yerine/>< DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE

( Kısa ve çarpıcı, propaganda sözü. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Düşünülmüş söz. )


- SLOGANLAŞMAK ile SLOGANLAŞTIRMAK ile SLOGAN ile SLOGANCI/LIK


- SLOVEN ile SLOVENCE


- Sm ile Sn

( Samaryum'un simgesi. İLE Kalay'ın simgesi. )


- SMOKİN ile FRAG

( İkisi de siyah(çok nadir beyaz ve/ya da tonları), papyon takmak gerekir. Kuyruğu olan Frag'dır. Çok özel davetlerde(resepsiyon)/kutlamalarda kullanılır. )


- SMOKİN ile SMOKİNLİ


- SNARE[İng.] değil/yerine/= KAPAN


- SO :/yerine BÖYLECE, BU YÜZDEN


- SODYUM KARBONAT ile NATRON[Fr.]

( ... İLE Hidratlı doğal sodyum karbonat. )


- LIOTHYRONINE SODIUM[İng.] ile/değil/yerine/= SODYUM LİYOTİRONİN


- ŞOFBEN[Fr. CHAUFFE-BAIN][" ŞOHBEN" değil!] ile TERMOSİFON[Fr. THERMOSIPHON]

( Gaz ya da elektrikle çalışarak, hızlıca sıcak su sağlayan araç. İLE Sıcak su elde edilen, bir kazan ve içindeki borulardan oluşmuş araç. )


- ŞOFBEN ile GAYZERİT

( GEYSER vs. GEYSERITE )

( آب فشان ile آبفشان ile آبفشانسنگ )

( AB FESHAN ile ABFESHAN ile ABFESHANSANG )


- SOĞAN ile ARPACIK SOĞANI/KISKA

( ... İLE Tohumdan yetiştirilen ve tohumluk olarak kullanılan küçük soğan. )


- SOĞAN ile BASAL[Ar.]

( ... İLE Soğan ve benzeri gibi kökler. )


- SOĞAN = BASAL = BULBE


- SOĞAN ile BELBÛS[Fars.]

( ... İLE Yabani soğan, sarımsak. Dağ soğanı. | Bir çeşit haşhaş. )


- SOĞAN ile ÇÖL SOĞANI

( ... İLE İki yaprağı vardır ve yaprakların 2 m. boyları vardır. )


- SOĞAN ile DAĞ SOĞANI/KÖVÜRGEN/KÖMÜRGEN[Oğuz]


- SOĞAN ile/ve/||/<> PIRASA[Yun.]

( Zambakgillerden, yemeklere tat vermek için yumrusu ve yeşil yaprakları kullanılan güzel kokulu bitki. | Çiğdem, lale, zambak, sarımsak vb. bitkilerin toprak altındaki yumru kökü. İLE/VE/||/<> Zambakgillerden, sapından ve yapraklarından yararlanılan, çok yıllık bir kış sebzesi. )

( ONION vs.{and/||/<> LEEK )

( ALLIU(/A)M CEPA cum/et/||/<> ALLIUM PORRUM )


- SOĞAN ile/ve/||/<> PORTAKAL

( Katmanları itibariyle. İLE/VE/||/<> Dilimleri itibariyle. )


- SOĞAN ile/ve SARIMSAK

( ... ile/ve TÜRK-İ RÜSTÂYÂN )

( )

( ... ile/ve SÛM, FÛM )

( ... ile/ve SÎR )

( ONION vs./and GARLIC )

( ALLIU(/A)M CEPA cum/et ALLIUM SATIVUM )


- SOĞAN ile SİRMO

( ... İLE Yabani soğan. )


- SOĞANLAMAK ile SOĞAN EKMEK ile SOĞAN ile SOĞANCI/LIK ile SOĞANLI ile SOĞAN KEBABI ile SOĞAN ÇİÇEĞİ ile SOĞAN YAHNİSİ


- KALTE KERNFUSION[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞUK ÇEKİRDEK KAYNAŞMASI


- COLD CONDUCTOR[İng.] / CONDUCTEUR FROID[Fr.] / KALTER LEITER, KALTTETER[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞUK İLETKEN


- COLD FUSION[İng.] / FUSION FROIDE[Fr.] ile/değil/yerine/= SOĞUK KAYNAŞMA


- KALTES NEUTRON, UNTERTHERMISCHES NEUTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞUK NÖTRON


- COLD EMISSION[İng.] / ÉMISSION FROIDE[Fr.] / KALTE EMISSION[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞUK SALIM/YAYIM


- AUTOELEKTRONISCHER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞUK YAYIN


- SOĞUK YEREL RÜZGÂRLAR:
BORA ile İMBAT ile MİSTRAL ile POYRAZ ile ETEZYEN ile KRİVETZ


- SOĞUK ile SERİN

( COLD vs. COOL )


- ABSORPTION BAND[İng.] / BANDE DE L'ABSORPTION[Fr.] / ABSORPTIONSBAND[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞURMA BANDI


- MASS EMSÂLI[Osm.] / ABSORPTION INDEX[İng.] / INDICE D'ABSORPTION[Fr.] / ABSORPTIONSINDEX[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞURMA İNDİSİ


- EMSÂL-İ MASS[Osm.] / ABSORPTION COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DE L'ABSORPTION[Fr.] / ABSORPTIONSKOEFFICIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞURMA KATSAYISI


- ABSORPTION EDGE[İng.] / ARÊTE DE L'ABSORPTION[Fr.] ile/değil/yerine/= SOĞURMA KENARI


- ABSORPTION CROSS SECTION[İng.] / SECTION EFFICACE D'ABSORPTION[Fr.] / ABSORPTION-QUERSCHNITT[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞURMA TESİR KESİTİ


- MASS[Osm.] / ABSORPTION[İng.] / ABSORPTION[Fr.] / ABSORPTION[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞURMA


- ABSORPTION CONTROL[İng.] / COMMANDE À L'ABSORPTION[Fr.] / ABSORPTIONSKONTROLLE[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞURMALI DENETİM


- MÂSSİYET[Osm.] / ABSORPTANCE[İng.] / ABSORPTANCE[Fr.] / ABSORPTIONSVERMÖGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞURUCULUK


- SÖĞÜT ile SORGUN/SORKUN

( ... İLE Sepetçi söğüdü. )

( SALIX cum ... )


- COOLANT FLUID[İng.] / FLUIDE DE REFROIDISSEMENT[Fr.] / KÜHLFLÜSSIGKEIT, KÜHLMITTELFLUID[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞUTUCU AKIŞKAN


- ŞÖHRET değil/yerine/= ÜN/SAN


- SOKET[İng. Marka adından] değil/yerine/= KISA ÇORAP


- SOKMAK ile SOKMAN


- SOKRATES ve/<>/> PLATON ve/<>/> ARİSTOTELES

( ... VE/<>/> Olması gerekeni bilirim/bileyim. VE/<>/> Olanı (")bilebilirim(")/bileyim. )


- SÖKÜLMEK ile SÖKÜK ile SÖKÜM ile SÖKÜN ile SÖKÜŞ ile SÖKÜKÇÜ ile SÖKÜ OTU ile SÖKÜN AVI


- SOL İLE GEL İLE AEROSOL İLE EMÜLSİYON ile/||/<> KOLLOİD TÜRLERİ

( Dispersiyon sistemi çeşitleri. )

( Formül: 1-1000 nm boyut )


- SOL ile SOL EL ile SOLAK ile SOLAK ile KALAN ile SÖYLENMEDEN BIRAKILDI ile SOLCULUK ile SOLCU ile ARTIK ile YEMEK ARTIKLARI

( LEFT vs. LEFT HAND vs. LEFT HANDED vs. LEFT HANDER vs. LEFT OVER vs. LEFT UNSAID vs. LEFTISM vs. LEFTIST vs. LEFTOVER vs. LEFTOVER FOOD )

( چپ ile دست چپ ile کج دست ile چپ دست ile دست چپي ile ته مانده ile مسکوت ile چپ گرايي ile چپي ile چپ گراي ile پس مانده ile مانده ile دست خورده ile خوراک مانده )

( CHAP ile DAST CHAP ile KAJ DAST ile CHAP DAST ile DAST CHAPY ile TAH MANDEH ile MOSKOT ile CHAP GERAYY ile چپي ile CHAP GERAY ile PES MANDEH ile MANDEH ile DAST KHORDEH ile KHORAK MANDEH )


- SÂHA-İ MÎZÂBÎ[Osm.] / SOLENOIDAL FIELD[İng.] / CHAMP SOLÉNOIDAL[Fr.] / SOLENOIDFELD[Alm.] ile/değil/yerine/= SOLENOİD ALAN


- SOLGUN değil/yerine/</>< OLGUN


- SOLİTON ile/||/<> LİNEAR WAVE

( Soliton dağılmayan nonlinear dalga paketyken İLE linear wave dispersiyon gösteren lineer dalgadır )

( Formül: KdV equation )


- SOLOMON ADALARI'NDA:
İNGİLİZCE ve/<> PİSİN

( ... VE/<> Yerel dil. )


- SOLONEDON ile ...

( Bir tür hayvan. )


- SOLUCAN ile BAĞIRSAK SOLUCANI

( EARTWORM vs. TRICHINA )

( ... cum ASCARIS LUMBRICOIDES )


- SOLUCAN ile CHIKILIDAE

( ... İLE Hem karada, hem de suda yaşar. Dinazor çağından kalan bu canlının, Afrika ve Amerika'da, 186 türü bulunur. İlk kez Hindistan'da bulunmuştur.[Hindistan'a nasıl gelmiş olabileceği bilinemiyor.][Hindistan'lı SD Biju(Prof.) tarafından bulunmuştur.] )


- SOLUCAN ile DENİZ SOLUCANI

( ... İLE Deniz solucanı. )

( ... ile ZÜ-S-SUKBE )

( ... avec HOLOTHURIDE )


- SOLUCAN ile KURD

( EARTWORM vs. WORM )


- SOLUCAN ile MEDİNEKURDU

( ... İLE İnsan ve birçok başka memelinin, derialtı katılgandokusunda yaşayan, sıcak ülkeler solucanı. )

( ... cum FILARIA MEDINENSIS )


- SOLUCAN ile SOLUCANLAR ile SOLUCAN OTU ile SOLUCAN DÜŞÜRÜCÜ


- SOLUCAN/SOĞULCAN ile SÜLÜK

( Solucan, Şubat ayında sırf fosfordur, tavuklar yiyecek olursa ölürler. )

( DÛD, HARÂTÎN, HURTUUN ile ALAK, SİL'A
HARÂTÎNİYYE: Halkalılar.
ZÂT-ÜR-RE'S-İ ŞA'RÎ: Baş tarafı kıl gibi ince bir tür solucan.[kara hümmâdan ölenlerde çok bulunur]
HAREKET-İ DÛDİYYE/DİDÂNÎ: Solucan gibi hayvanların büzülmesi durumu. )

( ... ile DÎV-ÇE/DÎVEK[: Ağaç kurdu, güve. | Sülük. | Kadın tuzluğu denilen bitki. | Arka kaşağısı.] )

( EARTWORM vs. LEECH )

( ... cum HIRUDO (MEDICINALIS) )


- SOLUCAN ile TÜP SOLUCANI


- SOLUCAN ile/ve UZUN SAKALLI SOLUCAN


- SOLUCAN ile YASSI SOLUCAN

( PLANARYA: Daha küçük hayvanları avlayan ya da ölü hayvanlarla beslenen etobur yassı solucanlar. )

( ... ile ARÎZ-ÜL-CİSM )

( EARTWORM vs. FLATWORM )

( VER avec PLATHEIMINTES )


- SOLUCAN ile YASSISOLUCANLAR

( ... İLE Tenya ve kelebek asalağı gibi, gövdeleri yassı ve uzun olan solucanlar takımı. )


- SOLUCAN ile YERSOLUCANI

( ... İLE Halkalılardan, nemli topraklarda yaşayan bir solucan. )

( ... cum LUMBRICUS TERRESTRIS )


- SOLUCAN ile YILBAŞI AĞACI SOLUCANI

( )


- SOLUCAN ile YUVARLAKSOLUCANLAR

( ... İLE Sert bir kitinle örtülü gövdeleri, halkasız, uzunlamasına, yuvarlık ve genellikle ince solucanlar topluluğu. )


- SOLUĞAN ile SOLUĞAN

( Soluk darlığına tutulmuş olan. | Sık soluyan hayvan. İLE Uzaklarda esen rüzgârdan sonra başlayan dalga hareketi. )