N ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 15.203 başlık/FaRk ile birlikte,
15.203 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(46/62)
- PET :/yerine EVCİL HAYVAN
- PƏZƏVƏNG[Azr.] = İRİ YAPILI/TORAMAN[Tr.]
- PH/POWER OF HYDROGEN[İng.] değil/yerine/= HİDROJEN GÜCÜ
- PHD/DOCTOR OF PHILOSOPHY[İng.] değil/yerine/= AKADEMIK UZMAN
- PHENOMENON :/yerine OLGU
- PHI PHI DON ile/ve/<> PHI PHI LEE
( Büyük olan ve konaklama olanaklarının bulunduğu ada. İLE/VE/<> Maya Beach'in bulunduğu ada. [Leonardo DiCaprio'nun oynadığı The Beach filminin çekildiği yer.] )
( Tayland'ın ünlü iki adası. [Phuket ve Krabi'den turlarla da gidilebilmektedir.] )
- PHI/PROTECTED HEALTH INFORMATION[İng.] değil/yerine/= KORUNMUŞ SAĞLIK BİLGİSİ
- PHONE :/yerine TELEFON
- PHONON ile/||/<> PHOTON
( Phonon kristalin titreşim kuantumuyken İLE photon elektromanyetik alan kuantumudur )
( Formül: Lattice vibration )
- PHOTOCATALYSIS ile/||/<> BIOREMEDIATION ile/||/<> ADSORPTION ile/||/<> ÇEVRE TEMİZLEME
( Kirlilik giderme teknolojileri. )
( Formül: OH• radikal üretimi )
- PHOTOSYNTHESIS İLE MAGNETORECEPTİON İLE OLFACTİON ile/||/<> BİYOLOJİK KUANTUM
( Canlılarda kuantum etkileri. )
( Formül: 300 fs koherens )
- PHYSICIAN :/yerine HEKİM, DOKTOR
- PI-MESON[İng.] / MÉSON Π[Fr.] / PI-MESON[Alm.] ile/değil/yerine/= Pİ MEZONU
- PİGME ile ABORJİN ile AINU ile İNUİT
( Afrika yerlisi. İLE Yeni Zelanda yerlisi. [Lat.: Roma'lıların ilk ataları. | Yerliler. | İlk oturanlar.] İLE Japonya yerlisi. İLE Kuzey Amerika yerlisi. )
- PIHTILAŞABİLİR ile PIHTILAŞTIRICI ile PIHTILAŞMAK ile PIHTILAŞMIŞ ile PIHTILAŞMIŞ KAN ile PIHTILAŞMA ile PIHTI
( COAGULABLE vs. COAGULANT vs. COAGULATE vs. COAGULATED vs. COAGULATED BLOOD vs. COAGULATION vs. COAGULUM )
( انعقاد پذيري ile انعقاد پذير ile منعقد کننده ile منعقد کردن ile دلمه کردن ile دلمه شدن ile منعقد ساختن ile منعقد ile خون بسته ile لختگي ile انعقاد ile انعقاد شير )
( ENEGHAD PAZYRY ile ENEGHAD PAZYR ile MANAGHAD KONANDEH ile MANAGHAD KARDAN ile DELMEH KARDAN ile DELMEH SHODAN ile MANAGHAD SAKHTAN ile MANAGHAD ile KHON BASTEH ile LAKHTGY ile ENEGHAD ile انعقاد شير )
- COAGULATION[Fr.] / KOAGULATION, GERINNUNG, AUSFLOCKUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PIHTILAŞMA, KOAGULASYON
- PII/PERSONAL IDENTIFIABLE INFORMATION[İng.] değil/yerine/= KİŞİSEL TANIMLANABİLİR BİLGİ
- PİJAMA[Fr. < Hint dillerinden] değil/yerine/= GECELİK
- PİLAV ile/ve/değil/yerine/||/<>/< PLAN
- PİLAV:
BEYAZ PİRİNÇTEN yerine KABUKLU PİRİNÇTEN (YA DA BULGUR PİLAVI)
- PILE :/yerine YIĞIN
- PIN-DIODE[İng.] / DIODE-PIN[Fr.] / PIN-DIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= PİN DİYOT
- PİNGPONG[İng.] ile PİNPON[argo]
( Masatopu. İLE Yaşlılıktan çökmüş. )
- PİNPON ile PİNPON MASASI
- PION[Alm.] ile/değil/yerine/= PİON
- PİRAMİTLER:
[BOSNA ile GİZA ile TİKAL ile MAURITIUS ile KOHKER ile GUIMAK ile ENDONEZYA ile JİLİN ile BEYAZ ile KUKULKAN ile SUDAN ile SUALTI ile KÜBA ile YONAGUNİ ile BALİ ile MAYA ile JAVA ile KAMBOÇYA ile AVUSTRALYA ile GUATEMALA] ile
MODERN PİRAMİTLER
[MOSKOVA ile KANADA ile CEITUS ile MEMPHIS ile LAS VEGAS]
( [Bosna'da. İLE Mısır'da. İLE Guatemala'da. İLE Mauritius'ta. İLE Kamboçya'da. İLE Kanarya Adaları'nda. İLE Endonezya'da. İLE Kuzeydoğu Çin'de. İLE Çin'de. İLE Meksika'da. İLE Sudan'da. İLE Portekiz açıklarında. İLE Küba açıklarında. İLE Japonya'da. İLE Bali adalarında. İLE Güney Amerika'da. İLE Java adalarında. İLE Kamboçya'da. İLE Avustralya'da. İLE Guatemala'da.]
İLE
Modern:
[Rusya'da. İLE Kanada'da. İLE Roma(İtalya)'da. İLE Amerika'da. İLE Amerika'da.] )
( En çok piramitin bulunduğu ülke, Mısır değil Sudan'dır[220 piramit bulunmaktadır.] )
- PİRE yerine KALKAĞAN
- PYRIDINE[İng.] / PYRIDINE[Fr.] / PYRIDIN[Alm.] ile/değil/yerine/= PİRİDİN
- BRASS[İng.] / LATION[Fr.] ile/değil/yerine/= PİRİNÇ
- PİROFOBİ[İng. PYROPHOBIA] ile/||/<> PİROJEN[İng. PYROGEN]
( Ateş korkusu olarak bilinen terim. @@ Tipik olarak bir bakteri tarafından üretilen, kana karıştığında ya da salındığında ateş üreten bir madde.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PIROJEN/PIROGEN[İng.] değil/yerine/= ATEŞ YÜKSELTICİ
- PİS ile/değil YOĞUN
- PÎŞE[çoğ. PÎŞE-GÂN][Fars.] ile PÎŞE[Fars.]
( Sanat/zanaat, meslek. | İş. | Huy, tabiat, alışkanlık, âdet. | Kaval. İLE "alışmış, huy edinmiş" anlamlarına gelerek bileşik sözcükler oluşturur.[FESÂD-PÎŞE: Kötülük peşinde olan.] )
- PİŞEĞEN = PİŞEK
( Kolay pişen. )
- PİSLİKTEN ile/değil TEMİZ OLMAYI (YETERİNCE/FAZLA) ÖNEMSEMEMEKTEN
( Tuvaletten daha pis 10 ürün ve eşya...
- Teneke kutu içeceklerin dış yüzeyi
- Hastane ve kamu binaları tırabzanları
- El kurutma makineleri
- Fast food ve çiğ köftecilerde verilen uzun süre bekletilmiş yeşil sebzeler
- Otobüs içindeki tutacaklar
- Havlu kullanılmayan spor salonlarındaki aletler
- Kağıt ve madeni paralar
- Restoran menü kitapçıkları
- Ortak kullanım alanlarındaki lamba düğmeleri
- Güzellik salonları ve kuaförlerdeki havlu ve aletler )
- PİŞMAN ile/ve/||/<> PERİŞAN
( Alan. İLE/VE/||/<> Almayan. )
- PİŞMANLIK DUYMAMA ile PİŞMANLIK DUYMAYAN
( IMPENITENCE vs. IMPENITENT )
( عدمتوبه ile توبه ناپزيري ile ناپشيمان ile توبه ناپذير )
( عدمتوبه ile TOBEH NAPEZYRY ile ناپشيمان ile TOBEH NAPAZYR )
- PİŞMANLIK:
YAPTIKLARIMIZDAN ile/ve/değil/yerine/ne yazık ki/||/<>/> YAPMADIKLARIMIZDAN
( Zamanla geçer. İLE Çözümü yoktur. )
- PİŞMANLIK[Fars. < PEŞÎMAN] ile/ve TÖVBE
( Pişmanlık, tövbedir. )
( Tövbede niyet, pişmanlıktır. )
( PİŞMAN < PEŞÎMÂN )
( PENITENCE/REGRET vs./and REPENTANCE )
( PAENITENTIA cum/et ... )
- PİŞMİŞ ile/ve/değil/||/<>/> PİŞKİN
- PİST[Fr.] ile/||/<>/> APRON[Fr.]
( Gösteri yapmak, dans etmek vb. için düzenlenmiş, genellikle yuvarlak yer. | Bir havaalanında uçakların kalkıp inmesine, park yerlerine gidip gelmesine yarayan özel olarak hazırlanmış şerit. | Motorlu araçların yarışları ve koşular için özel olarak düzenlenmiş yer, yarışlık. İLE Uçakların inip kalktığı pist. )
- PİSTAN/PİSİK ile PİSTÂN
( Kedi. İLE Meme. )
- PİSTON[Fr.] değil/yerine/= İTENEK
( Bazı araçlarda, motorlarda, bir silindir içinde düzenli hareket eden, daha küçük çaplı silindir. | [mecaz] Kayıran kişi. | Pistona benzeyen, piston görevi yapan. )
- PİSTON değil/yerine/= İTENEK
- PISTON[İng.] değil/yerine/= İTENEK
- PISTON[İng.] / PISTON[Fr.] / KOLBEN, PISTON[Alm.] ile/değil/yerine/= PİSTON
- PİSTON ile PİSTONLU ile PİSTON VİDA
- JAUGE À PISTON[Fr.] ile/değil/yerine/= PİSTONLU ÖLÇER
- PİTON ile AFRİKA KAYA PİTONU
( ... İLE Dünyanın en büyük yılanıdır. [135 kg. ağırlığa ve 6 m. uzunluğa ulaşabilir.] )
( ... İLE Avını 60 kg.'a kadar bütün olarak yutabilir.[Büyük bir avdan sonra 1 yıldan daha uzun süre avlanmadan durabilir.] )
- PİTON ile BURMA PİTONU
( ... cum PYTHON MOLURUS BIVITTATUS )
- PİTON ile HİNT(BANGLADEŞ) PİTONU
- PİYAN ile PİYANO ile PİYANİST ile PİYANOCU/LUK ile PİYANO MENTEŞE
- PİYON ile/ve/değil/||/<>/> VEZİR
(
)
- PKTB/PPII/POTENTIAL PERSONALLY IDENTIFIABLE INFORMATION[İng.] değil/yerine/= POTANSİYEL KİŞİSEL TANIMLANABİLİR BİLGİ
- PLAN:
[okunuşu]
"PILAN" değil PİLAN
- PLAN :/yerine PLAN, PLANLAMAK
- PLAN ile/ve/<>/> SAHNE ile/ve/<>/> SEKANS ile/ve/<>/> FİLM
- PLAN[İng.] değil/yerine/= TASARI, TASAR
- PLANCK FUNCTION[İng.] / FONCTION DE PLANCK[Fr.] / PLANCK-FUNKTION, PLANCKSCHE FUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= PLANCK İŞLEVİ/FONKSİYONU
- PLANET :/yerine GEZEGEN
- PLANKTON ile ALG
( PLANKTON vs. ALGA/E )
- PLANLAMAK ile PLANLANMAK ile PLANLAYABİLMEK ile PLAN ile PLANCI/LIK ile PLANLI/LIK ile PLANSIZ/LIK ile PLANSIZCA ile PLANLAMACI/LIK ile PLANTASYON ile PLANLI BÜYÜME ile PLANLI EKONOMİ ile PLANSIZ PROGRAMSIZ
- PLANTASYON[Fr./İng.] değil/yerine/= EKİM EVİ
( Bazı endüstriyel bitkilerin geniş ölçüde yetiştirildiği işletme. )
- PLASMAN değil/yerine/= YATIRIM
- PLATİ ile PLATİN
- PLATINUM[İng.] / PLATINE[Fr.] / PLATIN[Alm.] ile/değil/yerine/= PLATİN
- PLATON ve/<>/< ARISTOKRES
- PLATON ve/||/<> EUDOKSOS ve/||/<> ARİSTOTELES ve/||/<> KALLIPPOS
- PLATON ile GEMISTUS PLETHON
( Sokrates'in öğrencisi, Aristoteles hocası Yunan filozof. İLE Bizanslı düşünür. Platon'u çok sevdiği için adının Bizans Rumcası'nda okunuşunu kendine soyad edinmiştir. Uzun süre Osmanlı coğrafyasında sufî çevrelerde bulundu; İbn Arabî sisteminden etkilendi. Dinlerin aşkın birliğini savundu. Öte yandan Bizans'ın yeniden dirilmesi için Ahî teşkilâtını model alan bir çalışma başlattı ve Eski Yunan mitolojisini inceleyen bir eser kaleme aldı. Rumcası yakılan bu eserin Fatih Sultan Mehmed'in emriyle yapılan Arapça tercümesi günümüze gelmiştir. )
- PLATON ve/<>/< PINDAROS
- ZAMAN:
PLATON'DA ile/ve/||/<>/> ARİSTOTELES'TE
( Gökyüzü hareketi. İLE/VE/||/<>/> Hareketin sayımı. )
- PLASMA RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT DU PLASMA[Fr.] ile/değil/yerine/= PLAZMA IŞINIMI
- PLAZMA[İng. PLASMA] ile/||/<> ADERANS EKLEM[İng. ADHERENS JUNCTION] ile/||/<> AKSİYON POTANSİYELİ[İng. ACTION POTENTIAL] ile/||/<> FAZLADAN KROMOZOM KALITIMI (SİTOPLAZMİK KALITIM)[İng. EXTRACHROMOSOMAL INHERITANCE] ile/||/<> FİKOBİLİN[İng. PHYCOBILINS] ile/||/<> SİTOPLAZMA[İng. CYTOPLASM] ile/||/<> SİTOZOL[İng. CYTOSOL] ile/||/<> TELOFAZ[İng. TELOPHASE]
( Genelde, kanın tüm gözeler uzaklaştırıldıktan sonra geride kalan ve pıhtılaşma etmenlerini içeren bölümünü tanımlamak için kullanılır. Ancak biyolojide, aynı zamanda göze içi sıvısı (sitoplazma), çekirdek içi sıvısı (nükleoplazma) gibi anlamlarda da kullanılabilir. Kan plazması, şoka girmiş bir kişiyi tekrar yaşama döndürmek için kullanılabilir. @@ Plazma zarının sitoplazmik yüzünün aktin filamanlarına bağlandığı gözeler arası birleşimdir. Örneğin, bitişik epitel gözeleri birbirine bağlayan adezyon kemerleri (zonula adherens) bir aderans eklemdir. @@ Sinir ya da kas gözesi gibi bir gözenin plazma zarındaki hızlı, geçici ve kendi kendine yayılan elektriksel uyarılmadır. Sinir sisteminde uzun mesafeli sinyal aktarımını mümkün kılar. @@ Mendel kalıtımına uymayan kalıtım tipidir. Bir özelliğin ana gözeden yavruya kromozom üstünden değil, sitoplazma aracılığıyla kalıtılmasına denir. Çeşitliliğe önemli katkı sağlar.Retrieved on 24/12/2012 from @@ Fikobilinler fotosentetik pigmentlerdir. Suda çözünebilirler ve bu nedenle sitoplazmada ya da kloroplastın stromasında bulunurlar. Sadece Siyanobakteri ve Rhodophyta'da bulunur. @@ Sitoplazma, göze zarı ile göze çekirdeği arasında bulunan yarı sıvı maddeye verilen addır. Ökaryotlarda (çekirdeğe sahip gözeler) sitoplazma tüm organelleri barındırır. @@ Sitozol; göze biyolojisinde tüm canlı gözelerde bulunan, göze içi organellerinin ve maddelerinin yerleştiği, sitoplazmanın çoğunluğu sudan oluşan sıvı kısmına verilen addır. Sitozol göze zarı ile çevrelenmiştir. Sitozolde RNA, organik bileşenler, atık maddeler ve mineraller bulunabilir. Ayrıca prokaryotik gözelerde DNA sitozol içinde bulunur. @@ Mitoz ve mayoz bölünmenin son evresi. Bu evrede kromozomlar kromatin ipliğe dönüşür, çekirdek zarı ve çekirdekçik tekrar oluşur, iğ iplikleri yok olur ve sitoplazma bölünmeye başlar.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PLASMATRON[İng.] / PLASMATRON[Fr.] / PLASMATRON[Alm.] ile/değil/yerine/= PLAZMATRON
- PLEASURE vs./and RENUNCIATION
( ZEVK ile/ve FERAGAT )
- PLEİSTOSEN[Fr. < Yun.] değil/yerine/= BUZUL DÖNEMİ
- PLEVRA[İt.] ile/ve PERİTON[Fr. < Yun.] ile/ve MASRİKA
( Göğüs boşluğunun iç yüzünü ve akciğerleri saran zar. İLE/VE Karın zarı. İLE/VE Bağırsakları tutan karın iç zarı. )
- PLİKASYON/PLICATION[İng.] değil/yerine/= KATLANMA
- PLONJON[Fr.] değil/yerine/= DALIŞ
- PLUMBICON TUBE[İng.] / TUBE PLUMBICON[Fr.] ile/değil/yerine/= PLUMBİCON TÜPÜ
- PLÜTON:
GEZEGEN ile CÜCE GEZEGEN
( Kuiper Kuşağı'nda yer alan Plüton bu kuşaktaki öteki gök nesnelerine göre en büyüklerden biri olmasına karşın, Dünya'nın uydusu olan Ay'dan daha küçüktür. Güneş Sistemi'nde bilinen en büyük cüce gezegen olan Plüton'un, Güneş'in etrafındaki dönüş süresi 248 yıl sürmektedir. )
( Adı 1930'da, 11 yaşındaki Oxford'lu kız öğrenci Venetia Burney tarafından verildi. Venetia'nın dedesi, torununun yaptığı öneriyi yakın arkadaşı Oxford Astronomi Profesörü Herbert Hall Turner'a iletmesiyle konulmuştur. )
( PLANET vs. DWARF PLANET )
- PLUTON:
GEZEGEN ile/ve/değil GAZ BULUTU
( Yoğunlaşırsa. İLE/VE/DEĞİL Kümelenirse. )
- PLUTON ile/ve/||/<> CHARON
( ... İLE/VE/||/<> Plüton'un en büyük uydusudur. Aynı zamanda, Plüton'a en yakın olan uydudur. Çapı, yaklaşık olarak Plüton'un yarıçapı kadardır. Yüzey sıcaklığı, yaklaşık olarak -220 ºC olan uydunun yüzeyi, metan ve donmuş buz nitrojen ile kaplıdır. Charon'un yüzeyinde, 7-8 kilometre kadar derinliğe sahip ve yaklaşık 1000 kilometre kadar uzanan kanyonlar olduğu gözlemlenmiştir. 2015 yılında, New Horizons uzay aracı, Charon'a 21 bin kilometre kadar yaklaşmıştır ve uydu hakkındı bazı önemli bilgiler toplamıştır. )
- PNPN DIODE[İng.] / DIODE-PNPN[Fr.] / PNPN-DIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= PNPN DİYOT
- PODYUM[Yun.] değil/yerine/= ÇIKMALIK, YAYKIN
( Genellikle atletizm yarışmalarında derece alan atletlerin ya da giysileri sergilemek için mankenlerin çıktığı, merdivenli, yüksekçe yer. )
- POINSOT MOTION[İng.] / MOUVEMENT DE POINSOT[Fr.] / POINSOT-BEWEGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= POİNSOT HAREKETİ
- POINT MUTATION[İng.] değil/yerine/= NOKTA MUTASYONU
( DNA dizilimindeki tek nükleotit değişikliğidir. Bu bir bölgedeki tek nükleotit değişikliği amino asit dizisinin değişmesine neden olabilir de, olmayabilir de. MHC genlerinde nokta mutasyonları fazla görülmez.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- POISSON BRACKET[İng.] / CROCHET DE POISSON[Fr.] / POISSON-KLAMMER[Alm.] ile/değil/yerine/= POİSSON AYRACI
- POISSON DISTRIBUTION[İng.] / DISTRIBUTION DE POISSON[Fr.] / POISSON-VERTEILUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= POİSSON DAĞILIMI
- POISSON'S EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE POISSON[Fr.] / POISSON-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= POİSSON DENKLEMİ
- POISSON'S CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE POISSON[Fr.] / POISSON-KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= POİSSON SABİTİ
- POLARİTE[Fr.] ile POLARİZASYON[Fr.] ile POLARMA[Fr.] ile POLAROİT[Fr.]
( Bir elektrik üretecinin kutuplarını birbirinden ayırt etmeyi sağlayan nitelik. İLE Kutuplanma. İLE Doğrudan doğruya, kendi kaynağından çıkan bir ışığın, yansıdıktan sonra ya da kırıldıktan sonra gösterdiği özelliklerin tümü. | Kimyasal tepkimeler dolayısıyla bir pildeki gerilimin düşmesi. İLE Geçirdiği ışığı polaran saydam yaprak. | Çekim ve baskı işlemlerini çok çabuk ve otomatik olarak yapan fotoğraf makinesi. )
- POLARİTON ile/||/<> EXCİTON
( Polariton foton-madde hibrit durumuyken İLE exciton elektron-hole bağlı durumudur )
( Formül: Strong coupling )
- POLARİZASYON/POLARISATION değil/yerine/= UCLAŞMA/KUTUPLAŞMA
- POLARİZASYON/POLARIZATION[İng.] değil/yerine/= KUTUPLAŞMA
- POLARİZASYON ile/||/<> İNTERFERANS
( Polarizasyon titreşim yönü, interferans dalga üst üste binmesi )
( Formül: I = I₀cos²θ (Malus yasası) İLE I = I₁ + I₂ + 2√(I₁I₂)cosδ )
- POLARİZASYON ile/||/<> KUTUPLANMA (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)
( Aynı kavram - ışığın belirli düzlemde titreşimidir )
( Formül: E tek düzlem )
- POLARİZASYON değil/yerine/= UCAYLANMA
- POLARON[İng.] / POLARON[Fr.] / POLARON[Alm.] ile/değil/yerine/= POLARON
- POLEMIC vs. PHILOSOPHICAL DISCUSSION
- POLEN, ÇİÇEK TOZU = TAL' = POLLEN
- POLEN/POLLEN[İng.] değil/yerine/= ÇİÇEK TOZU
- POLEN-TÜP REKABETİ[İng. POLLEN TUBE COMPETITION] ile/||/<> SPERM REKABETİ[İng. SPERM COMPETITION]
( Bitkilerde hayvanlar alemindeki sperm rekabetine eşdeğerdir. Polenlerin dişi organlara ulaşabilmek ve dölleyebilmek için verdikleri mücadeledir ve evrimsel süreçte büyük önemi vardır. @@ Dişi yumurtaları dölleyebilmek için spermlerin birbirleriyle girdiği rekabettir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- POLİANDRİ[İng. POLYANDRY] ile/||/<> POLİCİNİ[İng. POLYGYNY] ile/||/<> POLİFAG[İng. POLYPHAGOUS] ile/||/<> POLİFİLETİK GRUP[İng. POLYPHYLETIC GROUP] ile/||/<> POLİMERAZ ZİNCİR TEPKİMESİ (PZT)[İng. POLYMERASE CHAIN REACTION] ile/||/<> POLİPLOİDİ[İng. POLYPLOIDY] ile/||/<> POLİSAKKARİT[İng. POLYSACCHARIDE] ile/||/<> POLİTOMİ[İng. POLYTOMY]
( En azından bazı dişilerin birden fazla erkekle çiftleştiği cinsel sistemlerdir. @@ En azından bazı erkeklerin birden fazla dişiyle çiftleştikleri cinsel sistemlerdir. @@ Bir organizmanın çok sayıda farklı besin türü ile beslenebilme özelliğidir. @@ Taksonomik analizlerde, birbirlerine benzer olan ancak yakın bir ortak ataya sahip olmayan canlı gruplarını belirtmek için kullanılır."Uçan canlılar" incelenecek olursa, yarasalar, kuşlar ve uçan sürüngenler polifiletik bir grup oluşturur. @@ Çok kısa sürede belirli DNA parçalarının amplifikasyonuna (tek bir zinciri bir yığın DNA arasından seçip çoğaltma) olanak sağlayan bir tekniktir. PCR`a dayalı RAPD, AFLP, SSR, ISSR gibi teknikler geliştirilmiştir. @@ Organizma kümesinin kromozomunun 2n den fazla olması durumudur. 3n, 4n yada daha fazla olabilir. @@ Birden fazla ve ayrı monosakkaritlerin bir araya gelmesi ile oluşan uzun zincirli polimerik karbonhidratlardır. Gıdalarda en bol bulunan karbonhidratlardır. Hücre zarından difüzyon ile geçemezler. Çoğu tatsızdır ve suda erimez. @@ Evrim ağacı üzerinde, bir ortak atadan ikiden daha fazla türün evrimleşmesi ve farklılaşması durumudur. Bir düğüm noktasından, ikiden fazla torun türün dallanmasıdır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- POLICE vs. POLICEMAN
- POLYETHYLENE[Fr.] / POLYETHYLENE[Alm.] ile/değil/yerine/= POLİETİLEN
- POLİGON ile ...
( Çokgen. )
- POLİGON değil/yerine/= ATIŞ ALANI
- POLİGON değil/yerine/= ÇOKGEN
- POLIMERİZASYON/POLYMERIZATION[İng.] değil/yerine/= ÇOĞUZLAMA
- POLİMERİZASYON ile/>< DEPOLİMERİZASYON
( Monomerlerin birleşerek polimer oluşturması. İLE/>< Polimerlerin monomerlere ayrılması. )
- POLYMERIZATION[İng.] ile/değil/yerine/= POLİMERİZASYON
- POLIMÉRISATION[Fr.] ile/değil/yerine/= POLİMERLEŞME
- POLYMETALLION[Alm.] ile/değil/yerine/= POLİMETAL İYON
- POLİMNİA[Yun.] ile/<> MELPOMEN[Yun.] ile/<> KALYOPE[Yun.] ile/<> KİLYO[Yun.] ile/<> ÖTERP[Yun.] ile/<> TERPSİGOR[Yun.] ile/<> ERATO[Yun.] ile/<> TALİA[Yun.]
( DOKUZLUKLAR[Yun. ENNEADLAR]
[simgelerdi...]
Ruhların, metafizik ve kehanet bilimlerinin sanatını.
İLE/<>
Yüzünde taşıdığı trajik maske ile Yaşam ve Ölümü.
İLE/<>
Bilimin tekrar doğuş sürecini.
İLE/<>
Tıp bilimini.
İLE/<>
Maji bilimini.
İLE/<>
İnsan ve psikolojik yapısının bilimini.
İLE/<>
Taşlar bilimini.
İLE/<>
Bitkiler bilimini.
İLE/<>
Hayvanlar Bilimini. )
( )
- POLİNOM[İng. POLYNOMIAL] ile/||/<> POLİNOM BÖLMESİ[İng. POLYNOMIAL DIVISION]
( Matematikte, belirli kalıplar esas alınarak gruplandırılan ve çeşitli sayı ile değişkenlerden meydana gelen ifade. @@ Almanca
Polynomdivision
Fransızca
Division de polynômes
Bir polinomu başka bir polinoma bölme işlemi. Bu işlem, verilen iki polinom arasındaki bölme ve kalan ilişkisini bulmak için yapılır. Sayılar arasındaki bölme işlemine benzer biçimde yapısal da terimler ve dereceler dikkate alınarak gerçekleştirilir. Bölme işleminin sonunda bir bölüm ve genellikle daha düşük dereceli bir kalan elde edilir. Bu yöntem; rasyonel işlevleri sadeleştirme, kök bulma ve integral hesaplamalarında yaygın olarak kullanılır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- POLİP ile/||/<> BETA YAPRAK[İng. BETA PLEATED SHEET] ile/||/<> ÇEVRİLME SONRASI MODİFİKASYON[İng. POST-TRANSLATIONAL MODIFICATION] ile/||/<> DİSÜLFİT BAĞ[İng. DISULFIDE BOND] ile/||/<> HETERODİMERİK[İng. HETERODIMERIC] ile/||/<> İKİNCİL PROTEİN YAPISI[İng. SECONDARY PROTEIN STRUCTURE] ile/||/<> ÜÇÜNCÜL PROTEİN YAPISI[İng. TERTIARY STRUCTURE]
( Knidliler (Sölenterler) şubesindeki türlerin yaşamları boyunca aldıkları iki formdan birisidir. Diğerine "medusa" denir. Polipler, yaklaşık olarak silindiriktirler ve bir vazoya benzerler. @@ Proteinlerin düzlemsel sekonder yapı elemanı. İki farklı polipeptit zincirindeki omurga atomlarının ya da tek katlanmış bir zincirin kesimleri arasındaki hidrojen bağıyla oluşturulur. @@ Oksidasyon kros-linking, kovalent değişikler, asetilasyon, fosforilasyon, glikozasyon gibi polipeptit zincirindeki aminoasitlerin amino terminal peptid, hidroksilasyon ve bölünme gibi traslasyonel modifikasyonların bazılarıdır. @@ Bir proteinin farklı bölümlerinde ya da iki farklı protein arasında iki sistein kalıntısı arasındaki kovalent bağ. İnsülin (iki polipeptit zincirine sahip küçük bir protein) ve immünoglobülin molekülleri, örneğin, inter ya da intro disülfit bağlarına sahiplerdir. Endotelin ve HLA molekülleri de disülfit bağlara sahiptir. C282Y mutasyonu, HLA sınıfı I benzeri HFE proteinindeki disülfür bağlarından birini kaldırır ve yüzey ekspresyonunu ortadan kaldırır. @@ Proteinin birbirinin aynı olmayan iki polipeptit zincirinden oluşması hali. @@ Proteinin ikincil yapısı, proteinin genel özelliklerini etkileyen ve tekrarlanan kıvrım ya da katlanmalarla tanımlanır. Bu yapı seviyesi, polipeptit omurgasının katlanma yapısını tarif eder ve N-H ve C = O grupları arasındaki hidrojen bağlarıyla sağlamlık kazanır. Çeşitli ikincil yapı türleri keşfedilmiştir, ancak en yaygın olanı, alfa sarmal ve beta yaprak olarak bilinen düzenli yinelenen formlardır. @@ Bu yapı seviyesi, ikincil yapının bölgelerinin nasıl katlandığını, diğer bir deyişle bir alfa sarmalı, beta yapraklarını ve katlanmaları içeren 3D düzenini açıklar. Üçüncül yapı, yan zincirler arasındaki ya da yan zincirler ile polipeptit omurgası arasındaki etkileşimler sonucu oluşur ve bunlar genel olarak zincir halindeyken birbirlerinden uzakta olan yapılardır. Her protein katlanabilme özelliğine sahiptir ve bunlar oldukça karmaşık olabilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- POLİPEPTİT ile/ve/||/<>/> PROTEİN
( Aminoasitlerin, zincir oluşturduğu yapı. İLE/VE/||/<>/> Polipeptitlerin, işlevsel duruma gelmiş olması. )
- POLİSİYE ile POLİSİYE FİLM ile POLİSİYE ROMAN
- POLYTETRAFLUOROETHYLENE[İng.] ile/değil/yerine/= POLİTETRAFLOROETİLEN
- POLITICIAN :/yerine POLİTİKACI
- POLİTİKA ile/ve/<> POLİTİK OLAN
- POLİTİKA ile/ve/değil POLİTİK OLAN
- POLLUTION :/yerine KİRLİLİK
- POLO ile/ve/değil ÇEVGAN
- POLO[Tibet dilinden] = ÇEVGEN[Fars.]
( Değnek. | Atlara binilerek değneklerle oynanan bir çeşit top oyunu. )
- POLYGON ile/||/<> POLYHEDRON
( Polygon 2D çokgen İLE polyhedron 3D çokyüzlü. )
( Formül: 2D İLE 3D polytope )
- PUMPING RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT DE POMPAGE[Fr.] / PUMPENDE STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= POMPALAMA IŞINIMI
- PUMPING[İng.] / POMPAGE[Fr.] / PUMPEN[Alm.] ile/değil/yerine/= POMPALAMA
- PONKSİYON/PUNCTION[İng.] değil/yerine/= DELME
- PONTON[Fr.] ile TOMBAZ
( Batmış gemileri askıya alma işinde kullanılan büyük duba. | Yat limanlarında yatların yanaşması için zincirle karaya bağlı sabit duba. İLE Irmaklarda işleyen, altı düz kayık. | Üzerinde köprü kurulan, altı düz kayık biçiminde duba, ponton. )
- POPO ile SİLAHIN POPOSU ile DÜĞÜN ÇİÇEĞİ ile KELEBEK ile KELEBEK BENZERİ ile TEREYAĞLILAR ile AYRAN
( BUTT vs. BUTT OF A GUN vs. BUTTERCUP vs. BUTTERFLY vs. BUTTERFLY-LIKE vs. BUTTERIES vs. BUTTERMILK )
( نزديک يا متصل شدن ile شاخ زدن ile ته تفنگ ile گل آلاله ile پروانه ile پروانه وار ile سم تراش ile آبدوغ )
( NAZADYK YA MOTASL SHODAN ile SHAKH ZADAN ile TAH TAFANG ile GOL ALALEH ile PARVANEH ile PARVANEH VAR ile SAM TARASH ile ABDOGH )
- POPULATION MEAN[İng.] ile/değil/yerine/= POPULASYON ORTALAMASI
- POPÜLASYON[İng. POPULATION] ile/||/<> ALOPATRİ[İng. ALLOPATRY] ile/||/<> ASEKSÜEL[İng. ASEXUAL] ile/||/<> ASTIM[İng. ASTHMA] ile/||/<> BAĞLANTI DENGESİ[İng. LINKAGE EQUILIBRIUM] ile/||/<> BAĞLANTI DENGESİZLİĞİ[İng. LINKAGE DISEQUILIBRIUM]
( Cinselliğe sahip (seksüel) türlerde, birbirleriyle çiftleşebilen bireylerin ve yavrularının oluşturduğu gruplardır. Cinsellik bulunmayan (aseksüel) türlerde ise aynı bölgede yaşayan bireylerin oluşturduğu gruplardır. @@ Farklı coğrafi alanlarda yaşamak ya da farklı bölgelerde yaşayan popülasyonlar anlamlarına gelen bir terim. @@ Biyolojide eşeysiz olma hali. Cinsel yönelim olarak ise cinsel ilgiye sahip olmayan kişilere verilen ad. @@ Bronşiyollerin solunumu çok zorlaştıran kasılmaları (spastik kontraksiyonu) ile karakterize edilen bir hastalıktır. Popülasyonda yaklaşık %3'ünde, yaşamların herhangi bir döneminde ortaya çıkar. Genel nedeni, bronşiollerin havadaki yabancı maddelere aşırı duyarlılığıdır. @@ Eğer bir popülasyon içerisindeki belirli lokuslardaki belirli genotipler, başka bir lokustaki diğer genotipterden bağımsız olarak olarak aktarılıyorsa, popülasyon bağlantı dengesindedir. @@ Eğer bir popülasyon içerisindeki belirli lokuslardaki belirli genotipler, başka bir lokustaki diğer genotiptere bağımlı olarak olarak aktarılıyorsa, popülasyon bağlantı dengesinde değil demektir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- POPULATION STANDARD DEVIATION[İng.] ile/değil/yerine/= POPULASYON STANDART SAPMASI
- POPÜLASYON ile/||/<> BÜYÜME
( Popülasyon ve Büyüme arasındaki ilişki )
- POPULASYON ile/||/<> GENETİK
( Populasyon genetiğinin matematiksel temelleri )
( Ronald Fisher tarafından 1930 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1890-1962) (Ülke: İngiltere) (Alan: İstatistik, Genetik) (Önemli katkıları: Wright-Fisher modeli, istatistiksel genetik) )
- POPÜLASYON ile HABİTAT
( Belirli bir bölgede yaşayan aynı türden canlıların öbeği. İLE Bir türün yaşadığı ve gereksinim duyduğu tüm çevresel koşulların bütünüdür. )
- POPÜLASYON ile/||/<> KOMÜNİTE
( Popülasyon tek tür İLE komünite çok tür )
( Formül: N(t) = N₀e^(rt) (popülasyon büyümesi) )
- POPÜLASYON ile TOPLULUK
( Aynı türün bireylerinin oluşturduğu öbek. İLE Farklı türlerin bireylerinin oluşturduğu öbek. )
- POPULASYON ile/||/<> TOPLUM
( Populasyon aynı tür İLE toplum farklı türler. )
( Formül: Tek tür İLE çok tür )
- POPULATION :/yerine NÜFUS
- POPÜLİST ile POPÜLİZM ile POPÜLASYON
- PORSELEN ile FAĞFUR[Fars.]
( ... İLE Çin imparatorlarına verilen san. | Çin'de yapılmış kâse, tabak, vazo gibi porselen eşya. )
- PORSELEN ile MAYSERN PORSELENİ
- PORSELEN ile MERTEBANİ/SELADON TABAK
( ... İLE İçine konulan yiyeceğin zehirli olup olmamasına göre renk değiştiren tabak. )
- PORSELEN ile PORSELENCİ/LİK
- PORSELEN ile SAKSONYA[Saksonya yer adından]
( ... İLE Almanya'da, Saksonya bölgesinde yapılan, iyi nitelikli porselen tabak vb. türden kap. )
- PORSİYON değil/yerine/= PAYLIK
- PORT :/yerine LİMAN
- PORTION :/yerine PORSİYON, BÖLÜM
- p.os[Lat. < PER OS] değil/yerine/= AĞIZ YOLUYLA, AĞIZDAN
- POSITION :/yerine POZİSYON, KONUM
- POSSIBLE :/yerine MÜMKÜN
- POSSIBLY :/yerine MUHTEMELEN
- POSTERVERFAHREN[Alm.] ile/değil/yerine/= POSTER İŞLEMİ
- POSTEROLATERAL/POSTEROLATERAL[İng.] değil/yerine/= ARKA-DIŞ YAN
- POSTEROMEDİYAL/POSTEROMEDIAL[İng.] değil/yerine/= ARKA-İÇ YAN
- POSTMODERN ile POSTMODERNİST ile POSTMODERNİZM
- POSTNİŞÎN ile/ve/değil SECCÂDENİŞÎN
( Sabûrî Çelebi'den sonra [1717] Hüdâyî Tekke'sinde irşad postuna oturan zâtlara, seccadeye oturuyor anlamina, "seccâdenişiîn" denilmiştlr. [Huzur Defteri, Fatih Çıtlak] )
- POSTNİŞİN ile/ve SERTARÎK ile/ve SERTABBÂH ile/ve SERZÂKİR ile/ve İMÂM ile/ve MEYDANCI ile/ve TÜRBEDÂR ile/ve ÂSÂDÂR ile/ve NAKÎB ile/ve PAZARCI ile/ve ÇERÂĞÎ ile/ve SÂKÎ ile/ve FERRÂŞ ile/ve KAPUCU
- POTENTIAL FUNCTION[İng.] / FONCTION POTENTIELLE[Fr.] / POTENTIALFUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= POTANSİYEL İŞLEVİ/FONKSİYON
- POTANSİYEL ile KONDİSYON
- POTENTIOMETRIC TITRATION[İng.] ile/değil/yerine/= POTANSİYOMETRİK TİTRASYON
- POTASSIUM-ARGON DECAY[İng.] / DÉSINTÉGRATION DU POTASSIUM-ARGON[Fr.] ile/değil/yerine/= POTASYUM-ARGON BOZUNUMU
- POTASSIUM-ARGON DATING[İng.] / DATATION PAR LE POTASSIUM-ARGON[Fr.] / KALIUM-ARGON-ALTERSBESTIMMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= POTASYUM-ARGON YAŞ TAYİNİ
- POTİN/FOTİN[Fr.] ile BOT
( Koncu ayak bileğini örtecek kadar uzun olan, bağcıklı ya da yan tarafı lastikli ayakkabı. İLE ... )
- POVERTY vs. DEPRIVATION
- POZİSYON ETKİSİ[İng. POSITION EFFECT] ile/||/<> POZİTİF ASORTATİF ÇİFTLEŞME[İng. POSITIVE ASSORTATIVE MATING] ile/||/<> POZİTİF SEÇİLİM[İng. POSITIVE SELECTION]
( Genin ekspresyonunun (ve fenotipe olan etkisinin) genellikle komşu genlerle olan etkileşiminden etkilendiği ve genlerin mekansal yerleri değiştiğinde (translokasyonda olduğu gibi) ekpresyonunun da değiştiği genetik etki. @@ Benzer genotip ve fenotipe sahip bireylerde daha sık görülen çiftleşme modeli altında beklenebilecek olandan birbiriyle çiftleşen tesadüfi olmayan çiftleşme kalıbıdır. @@ Avantaj sağlayan mutasyonların seçilerek popülasyon içinde artması durumudur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- POZİSYON/POSITION[İng.] değil/yerine/= KONUM | DURUM
- POSITRON CAMERA[İng.] / CAMERA DU POSITRON[Fr.] / POSITRONENKAMERA[Alm.] ile/değil/yerine/= POZİTRON KAMERASI
- POSITRON EMISSION[İng.] / POSITRONENEMISSION[Alm.] ile/değil/yerine/= POZİTRON SALIMI
- POSITRON[İng.] / POSITRON[Fr.] / POSITRON[Alm.] ile/değil/yerine/= POZİTRON
- POZİTRON ile POZİTRONYUM
( Pozitif elektron. İLE Negatif bir elektronla bir pozitrondan oluşan, hidrojen atomuna benzeyen kararsız yapı. )
- POZİTRON ile/||/<> TAHMİN
( Antimadde (pozitron) varlığının kuramk tahmini )
( Paul Dirac tarafından 1931 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1902-1984) (Ülke: İngiltere) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Fermi-Dirac istatistiği, kuantum mekaniği) (Nobel: 1933) )
- PP-JUNCTION[İng.] / P-P EKLEMI/JONCTION P-N[Fr.] / PP-ÜBERGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= PP EKLEMİ
- PPM/PARTS PER MILLION[İng.] değil/yerine/= MILYONDA BİR
- TRANSISTOR PPNN[Fr.] ile/değil/yerine/= PPNN TRANSİSTÖR
- PRAGMACILIK = PRAGMATISM[İng.] = PRAGMATISME[Fr.] = PRAGMATISMUS[Alm.] = PRAGMA[Yun.]
- PRATİSYEN değil/yerine/= ALIŞTIRMAN
- PREADAPTATION (EXAPTATION)[İng.] değil/yerine/= ÖN ADAPTASYON
( Evrim süreci içinde çeşitli etmenlere bağlı olarak oluşan, ancak ileride, seçilim sürecinde çok büyük öneme sahip olacak olan adaptasyonlardır. Evrim, geleceğe yönelik adımlar atmasa da, önceki dönemde şans eseri popülasyonun bir kısmında oluşan bu ön adaptasyonlar, gelecekte beklenmedik faydalar yaratabilirler.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PRECAUTION vs. FORBIDDEN
- PRECESSION değil/yerine/= DÖNDERGEÇ
- PREDİKSİYON[Fr. < PRÉDICTION] değil/yerine/= KEHANET
- PREDISPOZAN/PREDISPOSING[İng.] değil/yerine/= YATKINLAŞTIRAN
- PREDISPOZE/PREDISPOSED[İng.] değil/yerine/= YATKIN
- PREDISPOZİSYON/PREDISPOSITION[İng.] değil/yerine/= YATKINLIK
- PREFABRİK ile PREFABRİKASYON ile PREFABRİK KONUT
- PREFORMASYON >< EPIGENESIS
- PREMATÜRE[Fr. < PRÉMATURÉ] değil/yerine/= ERKEN DOĞAN
- PREMATÜRE/PREMATURE[İng.] değil/yerine/= ERKENDOĞAN, GÜNSÜZ | ERKEN
- PREMATÜRE değil/yerine/= ERKEN DOĞAN
- PREMEDİKASYON/PREMEDICATION[İng.] değil/yerine/= HAZIRLAYICI SAĞALTIM
- PREPARASYON/PREPARATION[İng.] değil/yerine/= HAZIRLAMA
- PREPARATION :/yerine HAZIRLIK
- PRESCRIPTION :/yerine REÇETE
- PRESENTATION :/yerine SUNUM
- TAKDÎM-İ İTİDÂLEYN[Osm.] / PRÄZESSION[Alm.] ile/değil/yerine/= PRESESYON
- PRESIDENT :/yerine BAŞKAN
- PRESİPITASYON/PRECIPITATION[İng.] değil/yerine/= ÇÖKELME | HIZLANDIRMA
- PRESİZYON ile/||/<> AKURASİ
( Presizyon tekrarlanabilirlik İLE akurasi doğruluktur )
( Formül: Hassasiyet İLE doğruluk )
- PRES(S)[İng.] değil/yerine/= BASIN
- PRESTON'S RULE[İng.] / RÈGLE DE PRESTON[Fr.] / PRESTON-REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= PRESTON KURALI
- PREVALAN/PREVALENT[İng.] değil/yerine/= YAYGIN
- PREVIOUSLY :/yerine ÖNCEDEN
- PREZANTASYON/PRESENTATION[İng.] değil/yerine/= SUNUM
- PREZANTE ile PREZANTASYON
- PREZENTASYON[İng. < PRESENTATION] yerine SUNUM
- PREZERVASYON/PRESERVATION[İng.] değil/yerine/= KORUMA
- PREZERVASYON SOLÜSYONU/PRESERVATION SOLUTION[İng.] değil/yerine/= KORUMA ÇÖZELTISİ (TRANSPLANTASYON)
- PRİMAT[İng. PRIMATE] ile/||/<> ESNEKLİK[İng. FLEXIBILITY] ile/||/<> PARAFİLETİK GRUP[İng. PARAPHYLETIC GROUP] ile/||/<> PROSİMİYEN[İng. PROSIMIAN]
( Temel olarak içinde maymunlar (simiyenler) ve ön maymunlar (prosimiyenler) gibi öteryen memelileri barındıran, ilk olarak 85-55 milyon yıl önce küçük kemirgen hayvan türlerinden ayrılarak evrimleşmiş olan taksonomik bir takımdır. Takım içindeki hayvanlar iri beyinleri, üstün görsel becerileri, renkli görüş kabiliyetleri, omuz esneklikleri ve karmaşık hareketleri yapabilen elleriyle bilinirler. Örneğin insan (Homo sapiens), primatlar takımından bir memeli hayvan türüdür. @@ Cisimlerin, şekil ve büyüklüklerinin, uygulanan kuvvet ile değişebilme ve uyum sağlayabilme, sonrasında tekrar eski haline dönebilme özelliğine esneklik denir. @@ Evrimsel bir soy ağacının ortak atasını ve o atanın soyundan gelen türlerin çoğunu içeren, ancak bir ya da daha fazla alt öbeği herhangi bir nedenle ayrı tutan filogenetik gruplara verilen addır. Böylesi bir tür grubunun, öbeğin dışında bırakılan türlere göre parafiletik olduğu söylenir. Örneğin primatlar altında loris ve tarsiyerleri dışlayan Prosimii parafiletik bir gruptur ve görselde mavi ile gösterilmiştir. @@ Önmaymunlar. Primatlar takımının Lemurları, Lorisleri ve Tersiyerleri içeren alttakımıdır. Tersiyerler.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PRİMER SÜKSESYON ile/||/<> SEKONDER SÜKSESYON
( Primer çıplak toprak, sekonder bozulmuş alan. )
( Formül: Sıfırdan İLE recovery )
- PRINCIPLE vs. FORBIDDEN
- PRINCIPLE OF THE REASON vs./and REASON
- PRINCIPLE vs./and TRANSFORMATION
- PRION[İng.] değil/yerine/= PRİON
( Hiç bir nükleik asit içermeyen, yanlış katlanmış proteinden oluşan patojen, yani hastalık yapıcı bir maddedir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PRİON ile/||/<> VİRUS
( Prion sadece protein olan infektif ajanyken İLE virus nükleik asit içeren infektif ajandır )
( Formül: PrP protein )
- PRISON :/yerine HAPİSHANE
- pro us ex.[Lat. < PRO USU EXTERNA] değil/yerine/= DIŞARIDAN KULLANMAK İÇİN
- PROAKTİF ZİHİN ile REAKTİF ZİHİN
( Proaktif zihniyetliler, kendilerini harekete geçirerek, teşvik ederek, inisiyatif alır. İLE Reaktif zihniyetliler, sorumluluğu üstlenecek birinin ortaya çıkmasını bekler. )
- PROBABLY :/yerine MUHTEMELEN
- PROBİYOTİK/PROBIOTIC[İng.] değil/yerine/= YARARLI MINICAN
- PROBLEM :/yerine SORUN
- PROCEDURAL PROVISION and/||/> SUBSTANTIAL PROVISION
( Yönteme/usûle ilişkin kararlar/hükümler. VE/||/> Esasa ilişkin kararlar/hükümler. )
- PRODUCT :/yerine ÜRÜN
- PRODUCTION :/yerine ÜRETİM
- PRODÜKSİYON değil/yerine/= YAPIM
- PROFAN ile ...
( Kutsal olmayan. )
- PROFESSION :/yerine MESLEK
- PROFESYONEL ile ÇOK ANLAYAN
- PROFESYONEL değil/yerine/= İŞGEDENUZMAN
- PROGRAMME vs. DESIGN
- PROGRESS vs. TRANSFORMATION
- PROGRESYON/PROGRESSION[İng.] değil/yerine/= İLERLEYİŞ
- PROJEKSİYON/PROJECTION[İng.] değil/yerine/= YANSITMA | İZ DÜŞÜM
- PROJEKSİYON değil/yerine/= YANSITMA
- PROJEKTİF/IDENTIFIKASYON PROJECTIVE IDENTIFICATION[İng.] değil/yerine/= YANSITMALI ÖZDEŞİM
- PROKSİMAL[/PROXIMAL[[İng.] değil/yerine/= BAŞLANGICA YAKIN
- PROLAKTİN[İng. PROLACTIN] ile/||/<> PROLİFERASYON[İng. PROLIFERATION]
( Memelilerde laktasyona (süt üretimine) yardımcı olan ve bir dizi başka işlev ve sistemden sorumlu olan bir hormondur. Prolaktin, beyindeki hipofiz bezinin ön kısmının yanı sıra rahim, beyin, göğüsler, prostat, yağ dokusu, deri ve bağışıklık gözelerinde üretilir. @@ Hücrelerin uygun koşullar altında hızlı bir biçimde göze döngüsünü tamamlayarak çoğalması durumudur. Bölünme, iyi huylu olabileceği gibi, kötü huylu da olabilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
(1996'dan beri)