N ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 11.702 başlık/FaRk ile birlikte,
11.702 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(45/48)
- VALİDE/LİK ile VALİDE SULTAN
- VAN ile VANA ile VAN KEDİSİ
- VANİLYA[İsp.] ile/< VANİLİN
( Salepgillerden, çiçekleri beyaz, kokulu, tırmanıcı küçük bir bitki. | Bu bitkinin, tatlılara hoş koku vermesi için kullanılan meyvesi. İLE/< ... )
- VANTİLATÖR değil/yerine/= ESTİREÇ/YELVEREN
- VAPORİZASYON/VAPORIZATION[İng.] değil/yerine/= BUHARLAŞ(TIR)MA
- VAR DEĞİL/OLMAYAN ile/ve KULLANIMDA VAR (OLAN)
( NOT EXIST/NONEXISTENCE vs./and EXIST ON USE )
- VAR OLAN ile/ve/||/<>/> ANLAM/BİLGİ ile/ve/||/<>/> VARLIK
- VAR OLAN ve/<> GÖLGE
- VAR OLAN ve/<> GÖRÜNMEYEN VAR OLAN
( Evrendeki her şey. VE/<> İnsan. )
- VAR OLAN ile/ve/||/<> İŞARET EDİLEBİLİR OLAN
- VAR OLAN ile/ve/değil/||/<> KAYNAK
- VAR OLAN ile/ve/değil/<> SÖZ KONUSU OLAN
( Bulunuş. İLE/VE Buluş. )
( ... İLE Fiziğin konusu olanları/olabilecekleri konu kılmaz. )
( Varlık, metafiziğin söz konusudur. )
( EXISTENCE vs./> CONTINUITY )
- VAR OLUŞUMUZ:
"DÂVÂ" İÇİN ile/değil/yerine/>< SEVGİ/SEVİ İÇİN
- VAR ile VAR YILI ile VARA YOĞA ile VARYASYON ile VARI YOĞU ile VAR GÜCÜYLE ile VAR HIZIYLA ile VAR KUVVETİYLE
- VAR'DAN VAROLAN ile/ve/değil/||/<>/> YOK'TAN VAROLAN
( Doğa. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> İnsan. )
- VARIABLE :/yerine DEĞİŞKEN
- VARIATION :/yerine VARYASYON, ÇEŞİTLİLİK
- VARILAN/VARILACAK:
MEKÂN/MAHAL ile/ve/<> HAL(RIDVAN)
- VARLIK ile ARAÇ/ENSTRÜMAN
( EXISTENCE vs. INSTRUMENT )
- VARLIK ile/ve ENSTRÜMAN
( EXISTENCE vs./and INSTRUMENT )
- VARLIK ile/ve/< İNSAN
( Kişinin, varoluşunu açıklayabilecek hiçbir örnek olamaz/yoktur. )
( EXISTENCE vs./and HUMAN )
- VARLIK ile/ve İNSAN
- VARLIK ile/ve/<> VAROLAN ile/ve/<> TİN
( Hakk. İLE/VE/<> Halk. İLE/VE/<> Hüve. )
- VARLIK ve/<> VAROLUŞ ve/<> İNSAN
- VARLIK ve VAROLUŞ ve İNSAN
- VAROLAN
- VAROLAN BİLİMİNDE:
ALAN ile/ve/||/<> ÜST SEVİYE
- VAROLAN:
SÜREKSİZ OLAN ile/ve/||/<> TANE ÜZERİNDEN DÜŞÜNME
- VAROLAN ile BELİRLENİM
( EXIST vs. DETERMINATION )
- VAROLAN ile BELİRLENİM
- VAROLAN ile/ve/değil DUYU
( [not] EXIST vs./and/but SENSORIAL
[not] EXIST vs./and/but APPEARANCE
EXIST vs. DETERMINATION
EXIST vs./and CONCEPT
ON EXISTENCE: UNITY and IDENTITY and CONTINUITY and HOMOGENEITY
ON EXISTENCE: STRAIGHTNESS vs./and TEMPORARY
STRAIGHT/NESS vs./and DEFINITE/NESS
EXIST and TO COMPARE
EXIST vs./and IF NOT HAPPENS, NOTHING HAPPENS
EXISTENCE OBJECT vs./and EXISTENCE SUBJECT
NOT EXIST/NONEXISTENCE vs./and EXIST ON USE
EXISTENCE vs./and TEMPORARY EXISTENCE
[not] EXISTENCE vs./and/but SENSE )
- VAROLAN ile/ve/değil DUYUMLANAN
( [not] EXIST vs./and/but SENSORIAL )
- VAROLAN ile/ve/değil GÖRÜNÜŞ
( [not] EXIST vs./and/but APPEARANCE )
- VAROLAN ile/ve HAREKET
- VAROLAN ve KARŞILAŞTIRMA
( EXIST and TO COMPARE )
- VAR OLAN ile/ve KAVRAM
( EXIST vs./and CONCEPT )
- VAROLAN ile/ve/<> OLANAKLI ile/ve/<> OLASILIKLI
( MEVCUT ile/ve/<> MÜMKÜN ile/ve/<> MUHTEMEL )
- VAROLAN ile/ve OLMAZSA OLMAZ
( EXIST vs./and IF NOT HAPPENS, NOTHING HAPPENS )
- VAROLAN ile/ve OLMAZSA OLMAZ
- VAROLAN ile/değil OLUMSUZLANMIŞ VAROLAN
- VAROLAN ile/ve/değil ŞEKİLLENDİRİLMİŞ
- VAROLAN ile/ve/||/<> TÜRÜM
( ... İLE/VE/||/<> Varolanların oluşumu. )
- VAROLAN ile/ve/<> VAR OLMASI GEREKEN ile/ve/<> HAYAL ETTİĞİNİ/N GERÇEKLEŞTİR(İL)ME(Sİ)
( Bilim. İLE/VE/<> Felsefe. İLE/VE/<> Sanat. )
- VAROLAN ile/ve VAROLUŞ
- VAROLAN ile VAROLUŞ
- VAROLAN'IN(MEVCUDUN) DÖRT NEDENİ:
MADDÎ ile SURÎ/BİÇİMSEL(FORMEL) ile FAİL/ETKER ile GÂÎ/SONSAL
- VAROLDUĞUNDAN DOLAYI DÜŞLENEN ile/ve/||/<> DÜŞLENDİĞİNDEN DOLAYI VAR OLACAK OLAN
- VAROLMAYAN ile/değil BİLİNEMEYEN
- VAROLUŞ ile/ve/değil/<> VAROLAN
( Varolan, olasıların en iyisidir. )
( Saf varoluşta, parça fikri yoktur. )
( Varoluş başlangıçsızdır ve sonsuzdur. )
( In pure being the very idea of the particular is absent. )
- VARSIL/ZENGİN ile/değil/yerine GANÎ
- VARSIL/ZENGİN ile REFHÂN
( ... İLE Varlık içinde yaşayan. )
( MELİ: Zengin, malı çok olan. )
( BÂNEVÂ/BÂNÜVÂ[Fars.]: Mal, mülk sahibi, zengin. | Ünlü/meşhur. )
( BATÎH ile ... )
- VARSIL/ZENGİN ile/ve/<> GÖNÇ
( ... İLE Varlıklı. )
- VARSIL/ZENGİN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SAYGIN
( Yüksek bir makamda bulunan namuslu biri, görev süresi sona erdiği zaman, varsıl değil saygın biri olmalıdır. )
- VARYABL/VARIABLE[İng.] değil/yerine/= DEĞİŞKEN
- VARYANT[Fr.] ile VARYASYON[Fr.]
( Bir yol şebekesi üzerinde, belirli bir noktadan ayrılarak başka bir noktadan aynı yolla birleşen ikinci derecedeki yol. | Bir metnin, bir yapıtın, aslından az çok ayrılan değişik biçimlisi. İLE [müzik] Çeşitleme. | [dirimbilim] Değişim. )
- VARYASYON//VARIATION[İng.] yerine ÇEŞİTLE(N)ME, DEĞİŞİK
- VASKÜLARİZASYON/VASCULARIZATION[İng.] değil/yerine/= DAMARLANMA
- VATAN:
MEZAR ve/||/<> İNSAN ve/||/<> DİL ve/||/<> DÜZEN/NİZAM ve/||/<> TARİH ve/||/<> DESTAN/LAR ve/||/<> GAZÂVATNÂME ve/||/<> TÜRKÜ VE AĞIT ve/||/<> NİNE VE NİNNİ ve/||/<> ROMAN ve/||/<> HATIRAT
- VATAN =/ya da SİLİSTRE
( Namık Kemal'in, 1872'de kaleme aldığı dört perdelik ilk tiyatro yapıtıdır. "Silistre" adlı oyununun, "Vatan" olarak da kullanılmasıyla "Vatan yahut Silistre" adıyla yaygınlaşmıştır. )
- VATAN ve/=/||/<> YÂR
- VATAN ile YURT
( Vatan sevgisini içten duyanlar
Sıdk ile çalışır benimseyerek
Milletine, ulusuna uyanlar
Demez, "neme lâzım, neyime gerek"
Her ferdin hakkı var, bizimdir vatan
Babamız, dedemiz, döktüler al kan
Hudut boylarında can verip yatan
Saygıyla anarız, şehid diyerek
Vatan hakkıyla çalışan kafa
Muhakkak erişir öndeki saffa
Teshîr, nüfûz olur her bir tarafa
Herkes onu büyük tanır, severek
Olmak istiyorsan dünyada mesûd
Hakk'a, halk'a yarayacak bir iş tut!
Çalıştır oğlunu, kızını okut!
İnsan olmak için okumak gerek!
Vatan bizim, ülke bizim, el bizim
Emin ol ki, her çalışan kol bizim
Ay yıldızlı bayrak bizim, mal bizim
Söyle Veysel, övünerek, överek...
[ Veysel (Âşık) 'ın yazdığı ilk şiirlerindendir ]
[ Sürekli erişim adresi...
www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/11307 ]
)
( VATAN: Rüyayı, doğru ve birlikte görmek. )
- VATAN değil/yerine/= YURT
- VATANDAŞ ile SEÇMEN
- VATANLAŞTIRMAK ile VATAN ile VATANİ ile VATANSIZ/LIK ile VATAN BORCU ile VATAN HAİNİ ile VATANİ GÖREV ile VATANİ VAZİFE ile VATAN HAİNLİĞİ
- VATİKAN ile ...
( 1929 yılında Papa ve Mussolini arasında imzalanan Latran Antlaşması ile egemenliği resmileşmiş din devleti. [Katolikliğin merkezidir.] [Burada yasa Papa'nın iradesidir.] [44 hektarlık bir alandır]. )
- VATİKAN ile/||/<> MANASTIR
( Katolik Hıristiyan mezhebinin Roma'da bulunan merkezi. Papalık. İLE/||/<> Bazı keşiş ve rahiplerin dünya ile ilgilerini keserek yaşadığı yer. )
- VATMAN[İng.] ile KONDÜKTÖR[Fr.]
( Tramvay sürücüsü. İLE Yolcu trenlerinde, biletleri denetleyen ve vagon işlerine bakan görevli. )
- VAZELİNLEMEK ile VAZELİN ile VAZELİNLİ ile VAZELİNSİZ
- VAZGEÇMEYELİM!:
GÜLÜMSEMEKTEN ile/ve/||/<> SEVMEKTEN ile/ve/||/<>
ÖĞRENMEKTEN ile/ve/||/<> HAYALLERİMİZDEN
- VAZÎ'A[Ar.] ile HUSRÂN[Ar.]
- VAZODİLATASYON/VASODILATATION[İng.] değil/yerine/= DAMAR GENİŞLEMESİ
- VAZOKONSTRİKSİYON/VASOCONSTRICTION[İng.] değil/yerine/= DAMAR BÜZÜLMESİ
- VAZORÖLAKSASYON/VASORELAXATION[İng.] değil/yerine/= DAMAR GEVŞEMESİ
- VEBÂ ile MALKIRAN
( ... İLE Hayvan vebâsı. )
- VECÂ-İ BATN ile VECÂ-İ CENB ile VECÂ-İ MEFÂSIL
( Karın ağrısı, kuru buruntu. İLE Göğsün yan tarafındaki ağrı. İLE Eklem ağrıları. )
- VECD ve/> VİCDAN ve/> ZEVK
( LAF-Ü-GÜZAF, KIL-Ü-KÂL KALKTIĞINDA GERİYE ZEVK VE VİCDAN KALIR )
- VECD ile/ve ZANN
( Allah, icat etti.[buldu değildir!] İLE/VE Peygamber, ilm-el yakîn bilir.["zann" tanımı kullanılmış olsa bile] )
- VEHHÂB[< VEHB] değil/yerine/= ÇOK HÎBE EDEN, FAZLA BAĞIŞLAYAN, KARŞILIKSIZ VEREN
- VEHİM ile ZAN
- VEHLETEN[Ar.] değil/yerine/= ANSIZIN
- VEHM ile/> ŞÜPHE/ZANN
( Zanaay. İLE/> Sanat. )
( 1-49 İLE/> 51-99 )
- VEHN[Ar.] ile ZA'F[Ar.]
- VEJETALİN[Fr.] değil/yerine/= KATI YAĞ
( Bazı bitkilerden çıkarılan ve sade yağ yerine kullanılan katı yağ. )
- VEJETARYEN ile/<> VEGAN
( [hiçbir hayvanın canına kıymamak üzere]
Etini yememeyi yeğleyen. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/> Etini ve tüm hayvansal ürünleri tüketmemeyi ve kullanmamayı yeğleyen. Hayvanları, mal, kaynak ve köle olarak görmemek ve kullanmayan. )
( Bitkisel beslenme bilgisi ve bilincinde olmak. )
- VEJETERYANVEJETARYEN
- VEKALETEN ATAMAK ile VEKALETEN ATANMAK ile VEKALETEN
- VEKÂLETEN değil/yerine/= YETKİDEŞÇE
- VEKTÖR:
YEĞİNLİK/ŞİDDET ve/||/<>/> YÖN
- VEKTÖR YEĞİNLİK ŞİDDET ile/||/<> YÖN
( )
( William Rowan Hamilton tarafından 1843 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1805-1865) (Ülke: İrlanda) (Alan: matematik) )
- VELED[Ar.] ile İBN[Ar.]
- VELED-İ BENÂT[Ar.] ile VELED-İ BENÎN[Ar.]
( Dişil çocukların eril ve dişil çocukları. İLE Eril çocukların eril ve dişil çocukları. )
- VELİYY-ÜD-DİN değil/yerine/= DÎNE SIMSIKI BAĞLI
- VEN/VEIN[İng.] değil/yerine/= TOPLARDAMAR
- VEN ile/ve/<> VENÜL
( Kanı, kalbe doğru götüren toplardamarlar. İLE/VE/<> Kılcal damar yatağı ve bir ven arasında kan taşıyan kan damarı. )
- VENTILASYON/VENTILATION[İng.] değil/yerine/= SOLUTMA
- VENTROMEDİYAL/VENTROMEDIAL[İng.] değil/yerine/= ÖN-İÇ YAN
- VERBAL/NON-VERBAL değil/yerine/= SÖZEL/SÖZEL OLMAYAN
- VERİ/BİLGİ/HABER:
"HEVESİMİZİ KAÇIRMAK İÇİN" değil SÜRECİMİZİ KOLAYLAŞTIRSIN VE YOĞUNLAŞALIM DİYE
- VERİFİKASYON/VERİFICATION[İng.] değil/yerine/= DOĞRULAMA
- VERİLDİ ile GERÇEĞİ GÖZ ÖNÜNE ALINDIĞINDA ile VERİLEN
( GIVEN vs. GIVEN THE FACT THAT vs. GIVEN TO )
( مبذول ile داده ile مفروض ile از آنجا که ile با توجه به اين که ile سپرده )
( MABZOL ile DADEH ile MOFRUZ ile AZ ANJA KEH ile BA TOJEH BAH AYNE KEH ile SEPARDEH )
- VERİLİ OLAN ile GERÇEK OLAN
( Gerçeğe varmış kişi, en içten kişidir. )
( Gerçeği arayışın kendi gerçeğin devinimidir. )
( Gerçeğin devam gereksinimi yoktur. )
( En iyi olan, yalnızca gerçek olandır. )
( Zaman ve uzay ile sınırlı ve bir tek kişi için geçerli olan, gerçek değildir. )
( Gerçek, herkes için her zaman geçerlidir. )
( Eğer anlatabilirseniz, o gerçek olan değildir. )
( Gerçeğe varış, kaynağı keşfetmek ve onda karar kılmaktır. )
( The realised person is the most earnest person.
The search for reality is itself the movement of reality.
Reality need not continue.
The real is your only good.
What is limited in time and space, and applicable to one person only, is not real.
The real is for all and forever.
If you can convey, it is not the real thing.
Realisation consists in discovering the source and abiding there. )
( BEING EMBEDED vs. BEING TRUE/REAL )
- VERİLİ ile/ve/||/<>/> VAROLAN
( Doğa. İLE/VE/||/<>/> Kültür. )
- VERİRSEN ALIRSIN değil VERİRSEN, ALIRSIN
- VERMEK/VERİLMİŞ OLAN ile/ve/değil EMÂNET ETMEK/EDİLMİŞ OLAN
- VERSION :/yerine SÜRÜM, VERSİYON
- VERSİYON[Fr., İng. VERSION] değil/yerine/= SÜRÜM/UYARLAMA
- VESEN[Ar.] ile VESEN[Ar. çoğ. EVSÂN]
( Uyku ağırlığı, uyuklama. İLE Put. )
- VESİLESİYLE ile/ve/değil/yerine/||/<> ÜZERİNDEN
- VESM[Ar.] ile VESM[Ar. çoğ. EVSÂN]
( Döğüp toz durumuna getirme. İLE Dağlama, damgalama. )
- VETERAN :/yerine EMEKTAR, KIDEMLİ
- VEZİN ile/ve UYAK/KÂFİYE, AYAK SUNMAK
( Eskiden bazı meclislerde, bazı zamanlarda söylenecek sözün şiirle söyleme gerekliliği ve zorunluluğu bulunurmuş. )
- VEZİN ile VEZİNLİ ile VEZİNSİZ
- VEZN ile ...
( TARTMA, TARTILMA, TARTI )
- VİBRASYON/VİBRATION[İng.] değil/yerine/= TİTREŞİM
- VİBRASYON ile VİBRASYONLU ile VİBRASYON TECRİDİ
- VIBRATION vs. FLUCTUATION
- VİCDAN ile AKIL
( Değerlere dayanır. İLE Kurallara dayanır. )
- VİCDAN[Ar. < VCD]["VİJDAN" değil!] değil/yerine/= BULUNÇ/DUYUNÇ
- VİCDAN ile/ve/değil EŞİK
- VİCDAN ile/||/<> GAM
- VİCDAN ve/||/<> İHLÂS
( Tek (")tapınağımız/mâbedimiz("). VE/||/<> Yönetimimiz/yöneticimiz, hâkimiyetimiz//hakimimiz. )
- VİCDAN ile/ve/||/<> İNSAF
- VİCDAN ve/=/||/<> MÂBED
- VİCDAN ile/ve NAZAR
( Zihnin kendini gözlemlemesi, mütâlâ ve müşâhede etmesi. İLE/VE Aklın kendini gözlemlemesi, mütâlâ ve müşâhede etmesi. )
- VİCDAN ile/ve/değil/||/<>/< SORUMLULUK
- VİCDAN ile/ve/<> VAHİY
- VİCDAN ile VİCDANİ ile VİCDANLI/LIK ile VİCDANSIZ/LIK ile VİCDANSIZCA ile VİCDAN AZABI
- VİCDÂNEN değil/yerine/= BULUNÇÇA
- VİCDÂNÎ DİN ve/+/||/<> AHLÂKSIZLIK
- VİCDAN/LI ile/değil/ne yazık ki/>< KORKU/KORKAK
- VİCDANSIZ FİKİR/FİKİRSİZ VİCDAN yerine AKIL
( REASON instead of IDEA WITHOUT CONSCIENCE/CONSCIENCE WITHOUT IDEA )
- VICTIM :/yerine KURBAN
- VİDA:
ALYAN ile/değil TORK
( Tüm dünyada. İLE/DEĞİL İngiliz ve Fransız ürünlerinde. )
- VİDA[İt. VİTE] ile/ve/değil/||/<> BİJON
( Döndürülerek bir yere sokulan burmalı çivi. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Motorlu taşıtlarda jantın şafta sabitlenmesi için kullanılan bir tür cıvata. )
- VİLADİ[Ar.] değil/yerine/= DOĞUŞTAN
- ELDIVEN:
VİNİL ile/ve/||/<>/> LATEKS ile/ve/||/<>/> NİTRİL
( Tek kullanımlık eldivenler içinde, nitril eldivenler vinil ve lateks eldivenlerle karşılaştırılabilir. Nitril eldiven ile lateks eldivenler karıştırılsa da aralarında birçok fark mevcut. Lateks eldivenler farklı iş alanlarında genel olarak rahat bir kullanım sunar, buna ek olarak kullanım kolaylığı ve konfor da sunmaktadır. Pudralı olabilen lateks eldivenlerin nitril eldivene göre içerdiği dezavantaj ise alerjik reaksiyona neden olabilmesidir. Latekse alerjisi olanların kullanamadığı eldivenler, sektörel olarak geniş bir kullanım alanına sahiptir.
Lateks eldivenler, sağlık merkezleri başta olmak üzere temizlik işlerinde, otomotiv ve birçok endüstride yeğlenir. Elastik ve biyobozunur bir ürün olması lateksin avantajı iken, nitril eldivene göre delinme ve kimyasallara göre daha düşük bir dirence sahiptir. Bu nedenle nitril eldivenler, lateks eldivenlere göre hem alerjen olmaması hem de yüksek dirence sahip olması ile ön plana çıkmaktadır. Nitril eldivenler, lateks içermeyen bir yapıdadır. Pudralı ve pudrasız olarak tercih edilebilen nitril eldivenler uzun süre kullanıma izin vermektedir. Lateks ve nitril eldivenlerle birlikte anılan vinil eldiven ise petrol bazlı bir filmden üretilen eldivenlerdir. Vinil eldivenler, nitril ve latekse göre daha az koruyucudur. )
( Nitril eldivenlerin kullanıldığı alanlar:
Farklı sektörlerde, çalışanların güvenliği için yeğlenen nitril eldivenler, muayene eldiveni olarak da bilinmektedir. Nitril eldivenin kullanım amacı değişken olabilir. Kimyasal nesnelerle doğrudan değilen iş alanlarında nitril eldiven yeğlenir. Laboratuvarlar da nitril eldivenlerin kullanıldığı alanlardandır. Buna ek olarak inşaatlarda ya da alkol bazlı ürünlerin yer aldığı işletmelerde de nitril eldiven, çalışanların ellerini tehlikeli nesnelere karşı koruması ile ön plana çıkmaktadır. Nitril eldivenin içinde genellikle pamuktan üretilmiş bir astar yer alır. Nitril kaplaması ise temel görevi gerçekleştirir ve tehlikeli nesnelere karşı koruma sağlar.
Nitril eldivenin temel özellikleri:
- Kimyasal nesnelere karşı direnç gücü yüksektir, delinmeye karşı dirençlidir.
- Sızdırmaz yapıya sahip olması ile güvenlidir.
- Gerilmelere karşı dayanıklıdır.
- Farklı sektörlerde, farklı amaçla kullanılabilir ve uzun bir raf süresine sahiptir.
Nitril eldivenler, özel isteklere göre kabartmalı, pudrasız ya da %100 nitril gibi seçeneklere de sahiptir. Sanayinin çeşitli alanlarında, tamir merkezlerinde, üretim merkezlerinde, laboratuvarlarda ve inşaatlarda kullanılabilen nitril eldivenler, vinil ve lateks ile farklar içerir. )
- VİNTERİZE ile VİNTERİZASYON
- VIOLATION :/yerine İHLAL
- VİRAN KÖYDEN ile ...
( HARAÇ DA, ÖŞR DE ALINMAZ/DI )
- VİRAN[Fars.] değil/yerine/= YIKIK
- VİRÂNE[Fars.] değil/yerine/= YIKINTI/ÖREN
( Yıkık, harap yer. | Yıkılmış ya da yanmış olan yapılardan geriye kalan. )
- VIRTUALIZATION[İng.] değil/yerine/= SANALLAŞTIRMA
- VİRÜLAN/VIRULENT[İng.] değil/yerine/= SAYRILANDIRAN
- VİSER/VISCUS (VISCERA)[İng.] değil/yerine/= İÇ ÖRGEN
- VİTAMİN[Lat.] değil/yerine/= DİRİLEK
- VİTAMİN ile VİTAMİNLİ ile VİTAMİNSİZ/LİK
- VİTRAY[Fr.] değil/yerine/= REVZEN[Fars.]
( Birbirine bağlı kurşun bölmelere yerleştirilmiş, renkli cam parçalarından oluşan, saydam pencere süslemesi ya da resim. )
- VİTRİN ile CAMEKÂN
( İlk vitrin, Paris'te kullanılmıştır. )
- VİTRİN[Fr.] değil/yerine/= CAMLI DOLAP
- VİTRİNLEMEK ile VİTRİN ile VİTRİNCİ/LİK
- VİVİPAR/VIVIPAROUS[İng.]/VİVİPARE[Fr.] ile DOĞURAN
( Doğurucu, canlı yavru doğuran. )
- VİZON ile BİZON
- VİZON ile VİZON KÜRK
- VİZÜEL ALGI/VISUAL PERCEPTION[İng.] değil/yerine/= GÖRSEL ALGI
- VİZÜELİZASYON/VISUALIZATION[İng.] değil/yerine/= GÖRSELLEŞTİRME
- VİZYON[İng. VISION] değil/yerine/= GÖRÜŞ, GENİŞ ÖNGÖRÜ, GÖRME, GÖSTERİM | UZAKGÖRÜ, UZGÖRÜ | ÜLKÜ
- VİZYON ile VİZYON SAHİBİ
- VOLAN ile VOLANLI
- VOLFRAM[Alm.] = TUNGSTEN[Fr.]
( Atom sayısı 74, atom ağırlığı 184 olan, 19,1 yoğunluğunda, sert ve ancak 3000 °C'de ergiyen bir öğe, tungsten. Simgesi W )
- VOLKAN ile/değil ERİŞİLEBİLİR VOLKAN
( ... İLE/DEĞİL Dünyanın erişilebilir en etkin volkanı, Vanuatu'nun, Tanna Adası'ndaki, Yasu'dur. )
- VOLKAN[Fr.] değil/yerine/= YANARDAĞ
- VON NEUMANN ile/||/<> MİMARİSİ
( Bilgisayar mimarisi, stored-program konsepti )
( John von Neumann tarafından 1945 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1903-1957) (Ülke: Macaristan/ABD) (Alan: Matematik, Bilgisayar) (Önemli katkıları: Oyun teorisi, bilgisayar mimarisi) )
- VOTER :/yerine SEÇMEN
- VPS ile VPN
( Web sitemizi sanal bir sunucu ortamında barındırmamıza olanak sunan bir hizmettir. İLE İnternette daha güvenli bir biçimde gezmemize yardımcı olan bir araçtır. )
- VÜCÛB ile İSTİHÂRE ile MÜMKÜN
( ... -dır. İLE/VE ... değildir. İLE/VE hem, hem de - ne, ne de )
- VÜCÛD ile/ve VİCDAN
( Bulunuş. İLE/VE Buluş. )
- VÜCÛD ile/ve VİCDAN
( Bulunuş. İLE/VE Buluş. )
- VUCUT değil/yerine/= EĞİN
- VÜCUT ile/ve/değil/yerine GÖVDE(BEDEN)
( Vücut/vücud, "Varlık" demektir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Gövde, fiziği/örgenleri tanımlar. )
( Gövde olmadığında gövdeden ayrılmış değiliz -sadece Biz'iz. )
( Ne gövdeyiz, ne de gövde içindeyiz. )
( Küre ile gövde birdir. )
( Gövde üzerinde aşırı yoğunlaşma, kendi amacına ters düşer ve ters sonuç verir. )
( Gövdemiz [3 Boyutlu] [Google] [tarayıcınızın gelişmiş olması gerekmektedir] )
( Gövdemizde... )
( ... ile/ve/değil/yerine BER )
( SOMA: Hapis. )
( - En küçük göze: Sperm
- En büyük göze: Kadın yumurtası
- Gebelik dönemi: 280 gün [40 hafta]
- Ortalama yeni doğan bebek ağırlığı: 3 kg
- Kromozom Sayısı: 46 (23 çift)
- Normal gövde ısısı: 37 °C [98.4 f°]
- Yaşam döngüsü: 10 - 15 gün
- Yaşam döngüsünde kırmızı kan gözeleri: 120 gün
- Ortalama kan oylumu: 4 - 5 lt.
- Bir dakikada nabız oranı: 72 kez
- Kan viskosu: 4.5'e 5.5
- Evrensel bağışçı kan öbeği: 0
- Evrensel alıcı kan öbeği: AB
- En büyük akyuvar: Monocito
- Daha küçük beyaz kan gözesi: Lenfocito
- Alyuvar sayımının artması: Policitemia
- Gövdedeki kan bankası ve en büyük lenf örgeni: Dalak
- En büyük atardamar: Aort
- Normal tansiyon: 120/80 Mmhg
- Kan Ph: 7.4
- Normal kan kolesterol seviyesi: 100 mg/dl
- Kanın akıcı bölümü: Plazma
- Kalpte pompa sayısı: 2
- Ortalama ince bağırsak uzunluğu: 7 m
- Ortalama kalın bağırsak uzunluğu: 1.5 m
- Kemik sayısı: 206 [Yeni doğan: 306]
- Kaburga sayısı: 24 [12 çift]
- Omurga sayısı: 33
- Boyundaki omurga sayısı: 7
- Kafatasındaki kemik sayısı: 22
- Orta kulaktaki kemik sayısı: 6
- Yüzdeki kemik sayısı: 14
- Süt dişi sayısı: 20
- Göğüs kemik sayısı: 25
- Kollardaki kemik sayısı: 6
- Ayaklardaki kemik sayısı: 33
- Her bilekteki kemik sayısı: 8
- Eldeki kemik sayısı: 27
- En büyük ve güçlü kemik: Uyluk kemiği
- En küçük kemik: Orta kulak istilası
- En küçük kas: Orta kulak(Stapedius)
- Kas sayısı: 639
- Koldaki kas sayısı: 72
- En geniş örgen: Deri
- En büyük bez: Karaciğer
- En büyük endokrin bezi: Tiroidler
- Böbrek sayısı: 2
- İlk örgen nakli: Böbrek
)
( You are neither the body nor in the body.
Too much concentration on the body defeats its own purpose. )
( ESSE cum/et CORPUS HUMANUM )
- VÜCUT ile GÖVDE(BEDEN)
( Vücut, "Varlık" demektir. İLE Gövde, fiziği/organları tanımlar. )
- VULKANİZASYON ile/||/<> DEPOLİMERİZASYON
( Vulkanizasyon S ile çapraz bağ İLE depolimerizasyon parçalanma. )
( Formül: Kauçuk sertleşme İLE bozunma )
- VURGULAMAK ile VURGULANMAK ile VURGULATMAK ile VURGULANABİLMEK ile VURGULAYABİLMEK ile VURGU ile VURGUN/LUK ile VURGULU ile VURGUNCU/LUK ile VURGUSUZ/LUK ile VURGU OYUN ile VURGULU HECE ile VURGUSUZ HECE ile VURGU UZUNLUĞU
- VURGUN ile DERİNLİK SARHOŞLUĞU
- W/Z BOZONU ile/||/<> FOTON
( W/Z zayıf kuvvet masif ~80-90 GeV, foton kütlesiz. )
( Formül: Kısa menzil İLE sonsuz )
- WAGNER-MEERWEİN ile/||/<> PİNAKOL DÜZENLENMESİ
( W-M karbokasyon göçü, pinakol diol→keton. )
( Formül: H/R shift İLE -H₂O )
- WALTER BENJAMIN ile/ve/||/<> BERTOLT BRECHT
( 15 Temmuz 1892 - 26 Eylül 1940 İLE/VE/||/<> 10 Şubat 1898 - 14 Ağustos 1956 )
- WALTER BENJAMIN ile/ve/||/<> FREUD
( Benjamin, Freud'un yazı ve kitaplarının iyi bir okuyucusudur. )
- WALTER BENJAMIN ile/ve/||/<> GERSHOM SCHOLEM
( 15 Temmuz 1892 - 26 Eylül 1940 İLE/VE/||/<> 05 Aralık 1897 - 21 Şubat 1982 )
- WARN :/yerine UYARMAK
- WAY vs./and COMMUNICATION
- WEALTHY :/yerine VARLIKLI, ZENGİN
- WEAPON :/yerine SİLAH
- WEAR vs. DRESS vs. PUT ON
- WEDDING :/yerine DÜĞÜN
- WEİERSTRASS FACTORİZATION ile/||/<> HADAMARD FACTORİZATION
( Weierstrass entire fonksiyon, Hadamard sonlu dereceli. )
( Formül: General entire İLE finite order )
- WESTERN :/yerine BATILI
- WEYL FERMİYON ile/||/<> DİRAC FERMİYON
( Weyl fermiyon kütlesiz ve tek kirallıkken İLE Dirac fermiyon kütleli ve çift kiraldir )
( Formül: m = 0 İLE P_L/R )
( Paul Dirac tarafından 1928 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- WHEN YOU ARE YOUNG:
WORK TO LEARN but NOT TO EARN
( Gençken, öğrenmeye çalış. Para kazanmaya değil! )
- WHEN :/yerine NE ZAMAN
- WHILE :/yerine İKEN
- WHOLE :/yerine TÜM, BÜTÜN
- WHOSE :/yerine KİMİN
- WHY :/yerine NEDEN
- WIDESPREAD :/yerine YAYGIN
- WIFE :/yerine EŞ, KADIN
- WİLCOXON ile/||/<> TESTİ
( Wilcoxon işaretli sıra testi )
( Frank Wilcoxon tarafından 1945 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1892-1965) (Ülke: İrlanda-ABD) (Alan: İstatistik) (Önemli katkıları: Wilcoxon testleri, parametrik olmayan istatistik) )
- WILLIAM STERN ile/ve/||/<> ALLAN SCHORE ile/ve/||/<> DONALD WINNICOTT
- WILLIAM THOMSON = KELVIN (LORD)
( 26 Haziran 1824 - 17 Aralık 1907 )
- WIMP İLE MACHO İLE AXION ile/||/<> KARANLIK MADDE ADAYLARI
( Karanlık madde parçacık kuramları. )
( Formül: Ω_DM ≈ 0.27 )
- WIN :/yerine KAZANMAK
- WINNER :/yerine KAZANAN
- WISDOM vs. CAUSE vs. REASON
( Theology. vs. Metaphysics. vs. Physics. )
- WITHIN :/yerine İÇİNDE
- WITHOUT :/yerine -SIZ, OLMADAN
- WLLR/WEIGHTED LOG LIKELIHOOD RATIO[İng.] değil/yerine/= AĞIRLIKLI LOGARITMİK OLASILIKLI ORAN
- WOLFGANG AMADEUS MOZART ile/ve/||/<> LUDWIG VAN BEETHOVEN
( 27 Ocak 1756 - 05 Aralık 1791 ile/ve/||/<> 17 Aralık 1770 - 26 Mart 1827 )
( ... İLE/VE/||/<> Kulağı, duyma yetisini kaybetmiş olan.[1801'de işitme sorunları yaşamaya başlamış ve 1817'de tamamen duymamaya başlamıştır.] )
- WOMAN :/yerine KADIN
- WOODEN :/yerine TAHTA, AHŞAP
- WORKING vs. PRODUCTION
- WORKING :/yerine ÇALIŞAN
- WORLD HEALTH ORGANIZATION(WHO) değil/yerine/= DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ(DSÖ)
- WRONG/MISTAKE vs. BAD vs. UNPLEASANT vs. SIN
( Rational. vs. Ethic. vs. Aesthetics. vs. Religious. )
- WU-HSIN ile WU-HSING ile WU-NIEN ile WU-WEI[Çince]
( Zihnin yokluğu (doktrini). Bu doktrine göre bilinçli zihnin olumsuz etkisi yok edildiği zaman zihin bütünleşmesi ve doğal çalışması sağlanmış olur. İLE Hakiki doğa, kendi doğası, öz doğa. Yin-Yang simgesinin başka bir adı. İLE Düşüncenin yokluğu. İLE Bir şey yapmamak, bir şey söylememek, böylece zihnin kendiliğinden doğal olarak çalışmasına olanak sağlamak. )
- WU-HSİN ile/||/<> WU-NİEN
( Zihnin yokluğu doktrini. Bilinçli zihnin olumsuz etkisi yok edildiği zaman zihin bütünleşmesi ve doğal çalışması sağlanmış olur. @@ Düşüncenin yokluğu. )
- XSONOFENES:
FİLOZOF (OLAN) ile SOKRATES'İN ÖĞRENCİSİ
- ..'YA:
BİNÂEN ile İSTİNÂDEN -ile/ve/değil/||/<>/<
- YA (ÇOK) DÜŞKÜN" ile/ve/değil/yerine "...'YI (ÇOK) SEVEN"
- ...YA DAYANIKLI" değil DAYANAN
- ...'YA:
DÖNEN ile/değil DÖNÜK
- ...'YA GELİN! ile GELİN
( Kişiler/e. İLE Kişi. )
- ...'YA İLİŞKİN ile/ve ...'YA YÖNELİK
- ...'YA ...:
NAZARAN ile/ve/değil/||/<>/< KIYASLA
- ...'YA NAZARAN ile/ve/değil ...'YA NİSPETEN
- ...'YA NİSPETEN ile/ve/||/<> ...'YA SAYGIDAN/HÜRMETEN
- [ya] YALAN BEYAN ile/değil/yerine/ya da SUSMA HAKKI
( Sanık, yalan söylese bile sözlerinde çelişkiye düşer ve onlardan ipuçları elde edilebilir. İLE/DEĞİL/YERİNE/YA DA Sanığı, doğru söylemeye zorlamak, insanın varoluşuna, onuruna ve kişi haklarına aykırı olur. [Kişinin, kendini, ceza tehdidi altına sokması olanaklı değildir.] )
- ...'YA YOL AÇIYOR/AÇAN ile/değil ...'YI SAĞLIYOR/SAĞLAYAN
- YABA ile ERGEÇ/ISIRAN
( Harman küreği. İLE Fırıncı küreği. )
- YABANCI ile/ve/değil/yerine/||/<> BİLİNMEYEN/TANINMAYAN
- YABANCI ile DIŞARIDA TUTULAN
( YABANCİN ile ... )
( PAPALAGİ: Yabancı. | Göğü delen adam. [Göğü Delen Adam (Ayrıntı Yay.) kitabını okumanızı salık veririz] )
- YABANCILAŞMA ile/ve/> YALAN
( ALIENATION vs./and/> LIE )
- YABANİLEŞMEK ile YABANİLEŞTİRMEK ile YABANİ/LİK ile YABANİCE ile YABANİ GÜL ile YABANİ TURP ile YABANİ İNCİR ile YABANİ KİRAZ ile YABANİ MARUL ile YABANİ HAYVAN ile YABANİ KİMYON ile YABANİ LAHANA ile YABANİ AKDİKEN ile YABANİ ENGİNAR ile YABANİ MENEKŞE ile YABANİ ISPANAK ile YABANİ SARIMSAK ile YABANİ MERCANKÖŞK ile YABANİ KİMYONGİLLER
- YADSIMA = NEFİY/NEFY = NEGATION = NÉGATION[Fr.] = NEGATION[Alm.] = NEGATIO[Lat.] = APOPHASIS[Yun.] = NEGACION[İsp.]
- YAĞMUR ADAM ve/||/<>/> TEMPLE GRANDIN
( ... VE/||/<>/> Otizmin, bireyler ve toplum tarafından algısı, yorumlanışı, gösterilen yanlış tepkiler yerine yapıcı yaklaşımların farkını harika bir süreç ve anlatımla sunuyor. )
( Otizmli Bireylerle İlgili Çekilmiş 17 Film...
- Temple Grandin
- Barfi
- Mary&Max
- Yağmur Adam /Rain Man
- My Name is Khan
- Benim Adın Sam /I am Sam
- Snow Cake
- Ocean Heaven /Hai Yang Tian Tang
- Ben X
- The Black Balloon
- Campeones
- Adam
- Mozart be Balina / Mozart and the Whale
- Çok Gürültü ve Çok Yakın
- Sevgili John
- Silent Fall
- Molly )
- YAĞMUR ile/değil ÇIVGIN/ŞIVGIN
( ... İLE/DEĞİL Rüzgâr ve karla karışık yağan yağmur. | Ağaç sürgünü, filiz. )
- YAĞMUR ile/ve/değil/<> HAMSİN
( ... İLE/VE/DEĞİL/<> Kum yağdırır. )
- YAĞMUR ile MUSON[Fr. < Ar.]
( ... İLE Güney Asya kıyılarıyla Hint Denizi'nde, yaz ve kış mevsimlerinde, birbirine ters yönlerden esen geniş alanlı rüzgâr.[Yaz musonu, nemlidir.] )
( RAIN vs. MONSOON )
- YAĞMURCUN ile/||/<> CILIBIT
( ... İLE/||/<> Büyük ve halkalı küçük yağmurcunlar. )
- YAĞMURCUN ile GÜMÜŞ YAĞMURCUN
- YAHUDİ OLMAYAN ile KİBARLIK
( GENTILE vs. GENTILITY )
( غير کليمي ile آقا منشي )
( غير کليمي ile AGA MONASHY )
- YAKIN NEDEN ile UZAK NEDEN
( Kuyudaki bir kurbağa, gökteki kuşlar hakkında hiçbir şey bilmez. )
( NEAR CAUSE vs. FAR CAUSE
A frog in a well knows nothing about the birds in the sky. )
- YAKIN NEDEN ile UZAK NEDEN
- YAKIN ile/ve/değil ARDIŞIK
( [not] NEAR vs./and/but CONSECUTIVE )
- YAKÎN ile/ve BURHAN
- YAKÎN ile/ve/değil CEZM
- YAKIN ile EŞ
( "NEAR/CLOSE" vs. MATCH )
- YAKÎN ile/ve/<> KEŞF
- YAKIN ile/ve UZAK
( NEAR vs./and FAR/DISTANT )
- YAKIN ile/ve/değil/<>/> UZAK DURULAN/TUTULAN "YAKIN"
- YAKIN/YAKINEN ile YAKÎN[< YAKN]/YAKÎNEN
( Yakın: Uzaklık/mesafeyle ilgilidir[uzakta olmayan] | Muhabbet ve sevgi duyulan, dayanışma içinde olunan kişi/ler. İLE/DEĞİL Kesinlik, eminlik. | Ölüm. | İlm-el-Yakîn > Ayn-el-Yakîn > Hakk-el-Yakîn )
( Yakından tanımak/bilmek, bir yakını olarak değerlendirmek. İLE/DEĞİL Kesin veri/bilgi ile değerlendirmek/bilmek. )
( YAKÎN ile ZANN ile ŞEKK ile VEHM
[ %100 İLE %50 üzeri. İLE %50 İLE %50 altı. ] )
(1996'dan beri)