Bugün[10 Nisan 2026]
itibarı ile 15.203 başlık/FaRk ile birlikte,
15.203 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(4/62)


- ALTIGEN ile ALTIGEN

( HEXAGON vs. HEXAGONAL )

( ششگوش ile شش سطحي ile شش بر )

( SHESHGUSH ile SHESH SATHY ile SHESH BAR )


- ALTIGEN ile/ve/<> DAİRE

( HEXAGON vs./and/<> CIRCLE )


- HEXAGON[Fr.] / SECHSECK, SECHSKANT[Alm.] ile/değil/yerine/= ALTIGEN


- ALTIN KAPI ile GOLDEN GATE KÖPRÜSÜ ile ALTIN ile ALTIN VE GÜMÜŞ ile ALTIN ÇANTA ile KÜLÇE ALTIN ile ALTIN KUMAŞ ile ALTIN NAKIŞ ile ALTIN NAKIŞ ile ALTIN FOLYO ile ALTIN KAKMA ile ALTIN VARAK ile ALTIN SÜS ile ALTIN PLAKA ile ALTIN KAPLAMA ile ALTIN YIKAMA ile ALTIN YIKAMA ile ALTINA TAPAN ile ALTIN İBADETİ ile ALTIN ile JAPON BALIĞI ile KUYUMCU ile KUYUMCULUK

( GOLDEN GATE vs. GOLDEN GATE BRIDGE vs. GOLD vs. GOLD AND SILVER vs. GOLD BAG vs. GOLD BULLION vs. GOLD CLOTH vs. GOLD EMBROIDER vs. GOLD EMBROIDERY vs. GOLD FOIL vs. GOLD INLAID vs. GOLD LEAF vs. GOLD ORNAMENT vs. GOLD PLATE vs. GOLD PLATED vs. GOLD WASHER vs. GOLD WASHING vs. GOLD WORSHIPER vs. GOLD WORSHIPING vs. GOLDEN vs. GOLDFISH vs. GOLDSMITH vs. GOLDSMITHING )

( نخ زري ile طلا ile ذهب ile سکه زر ile زر ile سيم و زر ile زر و سيم ile بدره ile خشت زر ile زربفت ile زردوز ile زرکش ile زردوزي ile زرورق کلفت ile زرکوب ile زرورق نازک ile طلا آلات ile آبطلا کار ile آب طلا ile زراندود ile خاکشو ile طلاشويي ile زرپرست ile زرپرستي ile زري ile طلايي ile زرين ile گلدن گيت ile پل گلدن گيت ile ماهي طلايي ile ماهي قرمز ile زرگر ile طلا ساز ile گلدسميت ile گلد اسميت ile گلداسميت ile زرگري )

( NAKH ZARY ile TALA ile ذهب ile SAKEH ZAR ile ZAR ile SYM VE ZAR ile ZAR VE SYM ile BADREH ile KHSHT ZAR ile ZARBEFT ile زردوز ile ZARKESH ile زردوزي ile ZARVARGH KOLOFT ile ZARKUB ile ZARVARGH NAZAK ile TALA ALAT ile ABTALA KAR ile AB TALA ile زراندود ile KHAKESHO ile TALASHOYY ile ZARPAREST ile زرپرستي ile ZARY ile TALAYY ile ZARYNE ile GOLDAN GYT ile PEL GOLDAN GYT ile MAHY TALAYY ile MAHY GHARMAZ ile ZARGAR ile TALA SAZ ile GOLDASMYT ile GOLD ESMYT ile GOLDASMYT ile ZARGARY )


- ALTIN KÖKÜ ile BOYA KÖKÜ ile EĞİR KÖKÜ/OTU ile HELVACI KÖKÜ/ÇÖVEN ile MEYAN KÖKÜ ile EK KÖK ile SAÇAK KÖK ile YUMRU KÖK

( Güney Amerika'da yetişen, kusturucu niteliği olan bir kök, ipeka. İLE ... İLE Dere ve durgun su kenarlarında yetişen, 50-125 santimetre yüksekliğinde, çok yıllık ve otsu bir bitki, eğir kökü. İLE Kökü ve dalları, suyu sabun katılmış gibi köpürten, kir temizleyici bir bitki. İLE Fasulyegillerden, 30-60 santimetre yüksekliğinde, tüysü yapraklı, mavimsi, mor çiçekli, tatlı olan toprak altı bölümleri hekimlikte ve serinletici içeceklerin yapımında kullanılan, çok yıllık otsu bir bitki. İLE Sapın yanlarından çıkan ince kök. İLE Buğdayda olduğu gibi asıl kökün çevresindeki ek köklerin gelişmesiyle oluşan kök topluluğu. | Kök boğazının hemen alt kısmından başlayıp çok dallanmış olarak toprakta yüzeysel biçimde gelişen kök. İLE Patates, pancar, yer elması gibi yumru biçiminde olan kök. )

( CEPHAELIS IPECA CUANHA cum ... cum ACORUS CALAMUS cum SAPONARIA OFFICINALIS cum GLYCYRRHIZA GLABRA cum ... cum ... cum ... )


- ALTIN ORAN ve/<> FIBONACCI SAYILARI/DİZİSİ

( 1.6180339887 [φ = (1 + √5) / 2 = 1.6180339887498...] ve/<> 0, 1, 1, 2, 3, 5, 8, 13, 21, 34, 55, 89, 144, 233, 377, 610, 987 ... [son iki sayının toplamı alınarak devam edilir] )

( Dizideki ardışık iki sayının oranı, sayılar büyüdükçe Altın Oran'a yaklaşır. )

( MİMARLIK ÜZERİNE ON KİTAP - VITRUVIUS[Marcus Vitruvius Pollio, M.Ö. 80 ile 15] )

( Altin_Oran.mp4 [1] | Altin_Oran2.mp4 [2] )

( )

( Wikipedia'da... http://tr.wikipedia.org/wiki/Altin_oran )

( Okuduğunuz Herşeye İnanmayın: Salyangoz Kabukları ve Fibonacci Sayıları

Kişiler, mucizelere inanmak ister. Yaşamın tamamının mucizelerle dolu olmasını isterler. Her şeyin birbirine kusursuz bir biçimde oturmasını, olaylar, olgular ve sistemlerde hiçbir pürüz olmamasını isterler. Bu, insan türünün beyin yapısı ve çalışma ilkeleri düşünüldüğünde anlaşılırdır. Fakat yine de tanıdığımız en karmaşık yapı olan beynimizin, bu kadar basit hatalara düşebildiği gerçeğini göz önünde bulundurarak, etrafımızı incelerken çok daha dikkatli ve gerçekçi olmamız gerekmektedir. Burada, yardımımıza bilimsel yöntem ve analiz metotları koşmaktadır. Çünkü kişiler, kendilerini kandırmaya açıktır. Duygularına hemencecik yenik düşerler, bu bakımdan zaafları vardır. Söylediğimiz gibi, her şeyin büyüleyici, her şeyin sıradışı, her şeyin olağanüstü, her şeyin masalsı olmasını isteriz. Ancak doğa kusurludur. Bu kusurları görmemezlikten gelerek bilim üretemeyiz. Çünkü kusurlara bakarak, hataları anlayarak, eksiklikleri fark ederek sistemlerin nasıl çalıştığını, nasıl çalışmaları gerektiğini, neden kusursuz olamayacaklarını anlarız. Hatta bu sayede onları geliştiririz, doğadakilerden daha başarılı sistemler üretebiliriz.

HP, Apple, Netscape Communications gibi birçok büyük teknoloji firmasında yazılım mühendisi olarak görev almış olan, aynı zamanda astronomi, biyoloji, matematik gibi alanlarda araştırmalar yürüten, teknoloji ve bilim yazarlığı yapan, bilimin yayılması için konuşmalara katılan Akkana Peck, deniz kabuklarının matematiği ile ilgili bir araştırma yazısı üzerinde çalışırken ilginç bir gerçekle karşılaşmış. Hikayeyi bilirsiniz: doğada kusursuz bir matematik olduğu, ayçiçeklerinden salyangoz kabuklarına, kol uzunluğumuzdan çeşitli kentlerin bulunduğu coğrafi lokasyonlara kadar her şeyin "özel bir matematik" dahilinde olduğu iddia edilir. Hatta kimi zaman üniversitelerin animasyon birimleri ve grafikerleri bile bunu öyle bir göstermektelerdir ki, sanki doğada hakikaten tüm canlıların uyduğu bir matematiksel/geometrik düzen varmış gibi bir algı yaratılır. Kolumuzun toplam uzunluğunun dirseğimizden parmak ucuna kadar olan uzunluğa oranının "altın oran"a uymak zorunda olduğunu sanarız. Deniz kabuklarının ve deniz minarelerinin gerçekten de Fibonacci sayılarına mükemmel biçimde uyduğunu sanar, ayçiçeği tohumlarının kusursuz bir matematiği takip ettiğine inanırız. Bunların hepsi koca bir hatadır. Akkana Peck bu gerçekle yüzleşmesini şöyle anlatıyor:

"Bir arkadaşımın üniversitedeki matematik dersine Fibonacci sayılarıyla ilgili bilgi vermek üzere davet edilmiştim. Daha lisedeyken Fibonacci sayıları üzerine araştırmalar yapmaya başlamıştım ve onların büyüyen bir şehrin güç istasyonlarını planlamada nasıl kullanıldığını incelemiştim. Tüm bunları o derste anlatacaktım, dolayısıyla araştırmalarımda bulduğum tüm görselleri bulmaya ihtiyacım vardı. Bilirsiniz, çam kozalaklarındaki, çiçeklerin yapraklarındaki, ağaçlardaki dallanmalardaki matematiksel oranları, Altın Oran'ı, Fibonacci/Altın Spiralini, vb. doğadaki matematiği gösteren görsellere ihtiyacım vardı. Örneğin bir Nautilus kabuğunun nasıl harika bir biçimde Fibonacci sayılarına uyduğunu göstermeyi istiyordum.

Çam kozalaklarını topladım, bazı fotoğraflar çektim, slaytlar hazırladım ve iş, altın orana uyan spiralleri göstermeye geldi. Ufak bir GIMP metni hazırlayarak bilgisayarımın otomatik olarak Fibonacci spiralini oluşturmasını sağladım. Sonrasında, bir odacıklı Nautilus fotoğrafı aramaya başladım. Amacım, bu spirale ne kadar kusursuz biçimde uyduğunu göstermekti. Sonunda Wikipedia'dan harika bir örnek buldum. GIMP içerisine yapıştırdım ve üzerine altın spirali çizdim. Sonrasında ise birbirine uydurmak üzere boyutlarla oynamaya başladım. İmkansızdı. Hiçbir biçimde spiral, kabuğun biçimine uymuyordu!

Ne kadar çabalarsam çabalayayım, hiçbir biçimde kabuk ile spirali uyduramadım. Ben de Google Images'ı kullanarak daha fazla kabuk fotoğrafı bulmaya çalıştım. Bulduğum hiçbir kabuk spirale uymuyordu! Hatta Fibonacci sarmalına yaklaşamıyordum bile!"

Akkana Peck, bu konuda yalnız değildir. Başlangıçta sözünü ettiğimiz düşünceler, halk arasına o kadar yerleşmiştir ki, bizim matematiğimizden doğan bazı oranların doğada halikulade bir biçimde olması gerektiğini sanarız. Evet, bu oranlar kabaca doğadaki organizmaların yapılarında rastlanabilir. Aslında bunda şaşılacak bir şey yoktur. Örneğin Fibonacci sayıları dediğiniz sayılar, kademeli olarak bir önceki toplama eklenerek artan sayılardır. Bir deniz minaresi kabuğu da, bir önceki zaman diliminde üretilen kabuk miktarının üzerine konarak arttığı için, elbette, ister istemez Fibonacci sayıları dediğimiz sayıya uyacaktır. Bir ayçiçeğinin tohumları, merkezden başlayıp etrafa yayılır. Altın spiral de, belirli bir merkezden başlayıp etrafa yayılan çizgilerden elde edilir. Dolayısıyla ikisinin birbirine uyması kaçınılmazdır. Bizler bu oranları tanımlarız. Bu oranlar, gökten inmezler. Eğer doğada, bu oranları tanımladığımız temele uyan bazı sistemler varsa, o sistemlerin sonucunda yine bu oranları görmemiz son derece anlaşılırdır. Hatta bu, kaçınılmaz bir sonuçtur.

Daha açık bir örneği şöyle verebiliriz: tüm sayı sistemleri etrafımızda kendini tekrar eden objeleri kategorize ederek gelişmiştir. 1, 2, 3 gibi sayılar, aslında kategorizasyon amacı taşır. Tek olan bir olguya "1" deriz. Kendini tekrar ediyorsa, bu sayıyı arttırırız. Sayılar böyle oluşmuştur. Tüm matematik, bunun üzerine inşa edilmiştir. Dolayısıyla matematiği, doğadaki sistemleri tanımlamak için, doğadaki sistemlere bakarak geliştirdik. Örneğin matematikteki "türev" denen işlem, "değişim miktarını" verir. Dolayısıyla etrafımızda düzenli olarak değişen şeylere bakıp, türev hesabına uymalarına şaşıramayız. Ancak nedense bu matematiksel unsurların adı "altın oran" ya da "Fibonacci sayıları" gibi daha havalı isimler olunca, sanki özel bir anlamları varmış zannedilir. Halbuki tıpkı türev, integral, vb. matematiksel hesaplamalar gibi, bu oranlar da doğaya bakarak inşa ettiğimiz sistemlerin ürünüdür. Doğadaki sistemlerde bu matematiksel izleri görmemizde şaşılacak bir taraf yoktur.

Ancak sorun bu da değildir. Sorun, doğada bu oranlara uyduğu iddia edilen birçok sistemin, daha fazla sayıda veriyle gözden geçirildiğinde, bu oranlara hiç de uymadığını görmemizdir. Örneğin spesifik bir kişinin omuz-kol uzunluğunu, dirsek-kol uzunluğuna böldüğünüzde 1.618'e çok yakın bir sayı elde edebilirsiniz belki, ki bu "altın oran" olarak bilinir. Ancak 100 kişinin kolunu ölçtüğünüzde, bu orandan ciddi anlamda sapma olduğunu görürsünüz. Belki ortalamaları gene altın orana yakın olacaktır; ki bu son derece anlaşılırdır, çünkü bu oranların doğa yasalarının tanımından kaynaklandığı düşünülmektedir. Örneğin kütleçekiminin bir cismin yerden yüksekliğine etkisinin, ağırlıkla sınırlandırılmış olmasından ötürü birçok uzunluğun altın orana uymak zorunda olduğu düşünülmektedir ve bu konuda araştırmalar sürmektedir. Altın oran, sonradan keşfedilen bir özellik değildir. Doğada var olan oranlardan çıkarılan bir özelliktir. Eğer ki etrafımızda altın orana uyan obje sayısı gerçekten çok fazlaysa, beynimizin de bu oranı daha hoş görecek biçimde evrimleşmesi kaçınılmaz bir sonuçtur.

Science News'te yayınlanan bir makalede deniz kabuklarının spiralleri ele alınmıştır. 1999 yılında emekli matematikçi Clement Falbo San Francisco'da bulunan Kaliforniya Bilim Akademisi'nde bir dizi Nautilus kabuğunun ölçümünü yaptı. Bulguları ilginçti: evet, kabuklar altın spiral gibi logaritmik bir seriyi takip ediyordu. Ancak kabukların oranı 1.24 ila 1.43 arasında değişiyordu. Ortalama oranları ise 1.33'e 1'di! Bu, 1.618 civarında olması beklenen altın orana yakın bile değildi!

Sonradan, 2002 yılında aynı sorunu John Sharp da fark etti. Ancak matematikçilerin bu bulgularına rağmen halk arasında halen bu oranların canlıların yapısını %100 yönettiği ve bu canlıların gövdelerinin bu oranlara %100 uyduğu gibi saplantılı bir sanrı bulunmaktadır. Sharp şöyle söylüyor:

"Bu yanlış iddiayla ilgili en ilgi çekici olan şey, ne kadar yaygın olduğudur. Hatta bu konuları daha iyi bilmeleri gereken matematikçiler bile bu hataya düşmektelerdir. İşte bu, neden geometrinin daha geniş olarak ve sıradan olmayan bir biçimde öğretilmesi gerektiğini göstermektedir. Sadece geometri de değil biçimler ve oranların görsel estetiği de düzgün öğretilmelidir."

Burada son olarak şu sorun doğmaktadır: bir sayı, bir diğerine ne kadar yakın olursa, tamamen uyduğu söylenilebilir? Yukarıdaki sayılar arasındaki fark matematiksel olarak barizdir. Dolayısıyla 1.33 sayısını gidip de "1.618'e çok yakın, dolayısıyla bu canlılar altın orana uyuyor." dememiz olanaklı değildir. Daha önce de söylediğimiz gibi, spirallerin büyüme tipinden ötürü buna benzer bir orana uyması kaçınılmazdır. Eğer doğadaki bir sistemin, belirli bir orana uyduğunu iddia edeceksek, ondalık basamağından sonraki en az 2-3 adet değerin o orana birebir uymasını bekleriz. Örneğin pi sayısını kullanırken 3.14 olarak almak yeterlidir. Daha fazlası hesaba dikkate değer bir katkı sağlamaz (ancak dahasını eklerseniz hesabınızın isabetliliği artar). Daha azı ise kabul edilmez, çünkü çok yüksek hata payı demektir. Benzer biçimde, Dünya'nın yerçekim ivmesini 9.81 almak kabul edilebilirdir; ancak 10'a yuvarlamak ilkokul düzeyinde bir hesap yapılmıyorsa kabul edilemez. Benzer biçimde, bir sistemin altın orana uyduğu iddia ediliyorsa, o sistemden aldığınız oran en azından 1.62 civarında olmaldır ki genelde doğrudan 1.618'e uyması beklenir. Ancak 1.3 gibi bir sayının 1.618'e yakın olduğunu, dolayısıyla sistemin "altın orana kusursuz biçimde uyduğunu" söylemek akıl, bilim ve gerçek dışıdır. )

( ... VE/<> Fn = Fn-1 + Fn-2 )

( GOLDEN PROPORTION/RATIO/MEAN/SECTION and/<> FIBONACCI NUMBERS/SERIAL )


- ALTIN ORAN ile/ve/||/<> [LUDOLPH]Pİ SAYISI

( 1.6180339887 ile/ve/||/<> 3.14...~ )


- ALTIN ORAN ve/||/<>/> TEKRARLAYAN ALTIN ORAN


- ALTIN ORAN ve YAŞAMSALLIK

( GOLDEN PROPORTION/RATIO/MEAN/SECTION and VITALITY )


- ALTIN > TENEKE ile/ve/değil/yerine/>< TENEKE > ALTIN

( [İşi ...]
Ehline vermezsen, "altın"ı, "teneke yapar". @@ Ehline verirsen, "teneke"yi, "altın yapar". )


- ALTIN ile/değil ALTIN

( Alt tarafın/komşun. @@ Değerli taş. )


- ALTIN ile BUNDUKÎ[Fars.]

( ... İLE Bir altın para. [Türkçe'de "Fındık altını" denilen Bundukî adı, Venedik şehrinin Arapça adı olan Bundukiyye'den gelmiştir.] )


- ALTIN ve CIVA

( Civa, altının kardeşidir. )


- ALTIN ile/ve FLORİ[İt.]

( ... İLE/VE Altın para. )


- GOLD[İng.] / GOLD[Fr.] / GLYZERIN[Alm.] ile/değil/yerine/= ALTIN


- ALTIN ile GULDEN

( ... İLE Hollanda altını. )


- ALTIN ve GÜMÜŞ/FIDDA/SÎM/NUKRA

( Atom numarası 79, atomik kütlesi 196.97, ergime noktası 1064,76 ºC, kaynama noktası 2807 ºC, yoğunluğu 19.32 g/cm³, doğal olarak %100 bollukla 197 kütle numaralı [Au¹97;] kararlı izotopu biçiminde bulunan, 1.38MeV, ߯ ve 412keV gama ışınları yayınlayan, 2.7 gün yarılanma süreli 198 kütle numaralı radyoaktif izotopu [Au¹98;], tıpta, karaciğer sintigrafisinde kullanılan, havadan etkilenmeyen, sadece klor ve brom ile tepkimeye giren, dövülüp haddelenmesi kolay olduğundan dolayı kolay işlenebilen ve 10¯4 mm. kalınlığında yaprak haline getirilebilen, bazlarda ve hiçbir asitin tek başına etkileyemediği/çözündüremediği ancak hidroklorik ve nitrik asitlerin kral suyu denilen karışımında çözünen, yüksek değerli [1 ve 3 değerlikler alan], paslanmaz, parlak sarı renkli soy metal. [Au] VE Atom numarası 47, atomik kütlesi 107.88, yoğunluğu 10.5 g/cm³, ergime sıcaklığı 960ºC, kaynama sıcaklığı 1950ºC, kütle numarası 99-122 arasında yapay radyoaktif izotopları olan, ancak Ag¹07;[%51.35] ve Ag¹09;[%48.65] bolluk oranlarıyla doğal olarak bulunan, 107 ve 109 kütle numaralı kararlı izotopları, sırasıyla 30b ve 84b etki kesitleriyle nötron yakalayarak, kısa yarı ömürlü, ikisi de gama ve beta yayınlayarak bozunan Ag¹08; ve Ag¹10; radyoizotoplarına dönüştüğünden, nötron ölçümünde kullanılan fosfat camların etkinleştirilmesinde kullanılan, parlak, paslanmaz beyaz bir metal öğe. | En iyi iletkendir. )

( HACEREYN: İki taş. )

( ZEHEB, NAZAR/NAZÂRET / NADAR/MADÂRET ve FIDDA
NESÎK[: Altın. | Gümüş.] )

( ZER ve SÎM )

( GOLD and SILVER )

( L'OR et L'ARGENT )

( GOLD und SILBER )


- ALTIN ile/değil HELYODOR[Fr.]

( ... İLE/DEĞİL Altın sarısı renginde, berilden oluşan, kuyumculukta kullanılan bir taş. )


- ALTIN ile KOİNAJ

( ... İLE %90 Altın[Au] ve %10 Bakır[Cu] içerir. )


- ALTIN ile KREMİÇ

( ... İLE Avusturya altını. )


- ALTIN ile/değil PENES[Macarca]

( ... İLE Süs olarak kullanılan, ziynet altını taklidi, sarı tenekeden pul. )


- ALTIN yerine PUL(HİMÂRÎ MANIR)


- ALTIN ile/ve/||/<> SEZYUM

( GOLD vs./and/||/<> CESIUM )


- ALTIN(PARA) ile/ve/değil/yerine/||/<> SÖZ/KELÂM

( Doğada. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Kişide. )


- ALTIN ile TİBR

( Sikke haline sokulmamış altın ve gümüş. | Toz halinde altın. | Altın külçesi. )


- ALTIN ile TİLLE[Fars.]

( ... İLE İşlenmemiş altın. )


- ALTIN ile YALDIZ

( ... İLE Eşyaya, altın ya da gümüş görünüşü vermek için kullanılan, sıvı ya da yaprak durumundaki altın, gümüş ve bunların taklidi olan madde. | Bu madde ile eşyalara yapılan süs. | Aldatıcı dış görünüş, göz boyama. )


- ALTIN ile ZER-İ MAGRİBÎ[Fars.]

( ... İLE Saf/hâlis ve iyi altın. )


- ALTIN ile ZERİK

( Eski İran'da, Dariüs devrinde bastırılmış altın para. )


- ALTIN ile/ve/||/<>/> ZERRİN[Fars.]

( ... İLE/VE/||/<>/> Altından yapılmış olan. | Altın gibi sarı olan. | Parlak. | Fulya. )


- ALTTA KALANIN CANI ÇIKSIN" ile/ve/||/<> "GEMİSİNİ KURTARAN, KAPTAN"


- ALTUN, HASAN :

( Ticaretle uğraşıyordu. Rumelikavağı'nda iki dönem muhtarlık yaptı. )


- ALÜMİN ile ALÜMİNLİ


- ALUMINOTHERMIC PROCESS[İng.] / ALUMINOTHERMIE[Fr.] / ALUMINOTHERMIE, TERMITVERFAHREN[Alm.] ile/değil/yerine/= ALUMİNOTERMİ


- ALÜMİNYUM ile/değil/yerine KARBON


- ALÜN[Fr.] değil/yerine/= ŞAP[Ar. < ŞABB]


- ALUMITE, AMONTONE, NEUTRAL ALUM[İng.] / ALUNITE[Fr.] / ALUNIT, ALAUNSTEIN[Alm.] ile/değil/yerine/= ALUNİT


- ALÜVYON ile ALÜVYON

( ALLUVIAL vs. ALLUVIUM )

( آبرفتي ile آبرفت ile ته نشين )

( ABRAFTY ile ABRAFT ile TAH NESHYNE )


- MİL[Yun.]/ALÜVYON[Fr.]["ALİVYON" değil!] değil LIĞ/BALÇIK


- ALWAYS :/yerine HER ZAMAN


- ALYAN ile ALYANS ile ALYAN ANAHTARI


- ALZHEIMER ile/ve/||/<> PARKINSON

( 4 gen[1, 1, 14, 19, 21] + 7 gen. )

( ... İLE/VE/||/<> Beyinde dopamin üreten bölgedeki göze kaybı nedeniyle bu nesnenin az salınımı sonucu oluşur. )


- AMAÇ ile/ve DİN

( AIM vs./and RELIGION )


- AMAÇ/AMACI ile/ve/değil/yerine/||/<> NEDEN/İ


- AMAÇLAMAK ile AMAÇLANMAK ile AMAÇLAŞTIRMAK ile AMA ile AMAL ile AMAN ile AMAÇ ile AMAÇLI/LIK ile AMANSIZ/LIK ile AMAÇSIZ/LIK ile AMANSIZCA ile AMAÇ DIŞI ile AMAÇSIZCA ile AMAN ZAMAN ile AMANSIZ HASTALIK


- AMALGAMATION[İng.] / AMALGAMATION[Fr.] / AMALGAMIERUNG, AMALGAMATION[Alm.] ile/değil/yerine/= AMALGAMLAMA


- AMAN ile ANAM


- AMAN ile/ve MEDED

( Hz. Muhammed. İLE/VE Hz. Ali. )


- AMATÖR ile AZ ANLAYAN


- AMATÖR değil/yerine/= ÖZENGEN/İSTEGEN


- AMAZON[Fr. < Lat.] ile AMAZON ["AMOZON" değil!]

( Savaşa katılan kadınlara eski çağların Amazonlarına benzetilerek verilen san. | Kadınların giydiği giysi. | Memesiz. İLE Güney Amerika'daki dünyanın en geniş ormanı ve ırmağının adı. )


- AMAZON ile AMAZONLAR


- AMAZON ile/ve/<> GOOGLE ile/ve/<> FACEBOOK ile/ve/<> MICROSOFT ile/ve/<> APPLE ile/ve/<> ORACLE

( )


- AMBAR ile SARPIN

( ... İLE Tahıl kuyusu, zahire ambarı. )


- AMBİSYON[Fr.] değil/yerine/= ŞAN, ÜN, VARSILLIK DÜŞKÜNLÜĞÜ


- AMBULANS[Fr. < AMBULANCE] değil/yerine/= CANKURTARAN


- AMEL ve/<> İMAN


- AMEL[Ar.] ile SUN'[Ar.]


- AMELİYAT EDİLEMEZ ile ÇALIŞMAYAN

( INOPERABLE vs. INOPERATIVE )

( عملناپذير ile بکار نيداختني ile غيرداير ile غير موثر ile غير عملي ile ناداير ile غيرقابل استفاده )

( AMLENAPAZYR ile BEKAR NEYDAKHTANY ile غيرداير ile غير موثر ile غير عملي ile ناداير ile GHYRAGHABEL ESTEFADEH )


- AMELİYAT[Ar.]/OPERASYON[İng. < OPERATION] değil/yerine/= İŞLEMCE/ONUMİŞLEM | İŞLEM


- AMENAJMAN[Fr.] değil/yerine/= KESİLECEK AĞAÇLARIN BELİRLENMESİ


- AMENEH ile AMENEH HANIM ile AMENEH HATUN

( AMENEH vs. AMENEH KHANUM vs. AMENEH KHATUN )

( آمنه ile آمنهخانم ile آمنهخاتون )

( AMANEH ile AMANEKHKHANAM ile آمنهخاتون )


- AMERICAN :/yerine AMERİKALI


- AMERİKA ELMASI ile DAĞ ELMASI/YABANİ ELMA ile DEVE ELMASI ile FİL ELMASI ile KİRAZ ELMASI ile PAMUK ELMASI ile LÜBNAN ELMASI[TUFFÂH-İ LÜBNÂN] ile YER ELMASI/BADAT/TUFFÂH-ÜL-ARZ[Ar.]


- AMERİKA ile AMERİKAN ile AMERİKAN HAVAYOLLARI ile AMERİKAN KONGRE ÜYESİ

( AMERICA vs. AMERICAN vs. AMERICAN AIRLINES vs. AMERICAN CONGRESSMAN )

( آمريکا ile يالات متحده آمريکا ile اتازوني ile امريکا ile کشور آمريکا ile آمريکيي ile آمريکن ile امريکيي ile مربوط بامريکا ile آمريکن ارلينز ile نمينده آمريکيي )

( AMARYKA ile YALAT MOTAHDEH AMARYKA ile اتازوني ile امريکا ile KESHOR AMARYKA ile AMARYKYY ile AMARYKON ile امريکيي ile MARBUT BAMERYKA ile AMARYKON ERLYNEZ ile NAMYNADEH AMARYKYY )


- AMERİKALILAŞMAK ile AMERİKA ile AMERİKAN ile AMERİKALI/LIK ile AMERİKANCA ile AMERİKANCI/LIK ile AMERİKANİST ile AMERİKANİZM ile AMERİKAN BAR ile AMERİKAN BEZİ ile AMERİKAN ÜZÜMÜ ile AMERİKA TAVŞANI ile AMERİKAN ARMUDU ile AMERİKAN BADEMİ ile AMERİKAN ELMASI ile AMERİKAN SALATASI ile AMERİKAN İNGİLİZCESİ


- AMERİKAN[Fr. < AMÉRICAIN] değil/yerine/= AMERİKALILARA ÖZGÜ OLAN


- AMERİKA'NIN İLK BAŞKANI:
GEORGE WASHINGTON ile/ve/değil/||/< PEYTON RANDOLPH


- AMERINDIAN -ile

( Güney Amerika yerlileri. )


- AMETABOLİK ile METABOLİZE OLMAYAN

( AMETABOLIC vs. AMETABOLOUS )

( فاقد دگرديسي )

( FAGHAD DEGARDYSY )


- ŞİBİHMADEN[Osm.] / NONMETAL[İng.] / NON-ME'TAL[Fr.] / NICHTMETALL[Alm.] ile/değil/yerine/= AMETAL


- AMETİST ile AMETİSTİN

( AMETHYST vs. AMETHYSTINE )

( در بنفش ile در کوهي بنفش ile ارغواني )

( DAR BANFESH ile DAR KUHY BANFESH ile ARGHAVANY )


- AMETİST ile/||/<> SİTRİN

( Mor renkte bir kuvars türü. İLE/||/<> Sarı renkte bir kuvars türü. )

( Mohs Sertlik Derecesi: 7 İLE/||/<> 7
Işık Kırma İndisi: 1.54-1.55 İLE/||/<> 1.54-1.55
Rengi: Mor İLE/||/<> Sarı
Molekül yapısı: SiO² İLE/||/<> SiO² )


- AMETİST ile/||/<> ZİRKON

( Mor renkte bir kuvars türü. İLE/||/<> Çeşitli renklerde bulunabilen bir taş. )

( Mohs Sertlik Derecesi: 7 İLE/||/<> 7.5
Işık Kırma İndisi: 1.54-1.55 İLE/||/<> 1.92-1.98
Rengi: Mor İLE/||/<> Kahverengi, kırmızı, yeşil
Molekül yapısı: SiO² İLE/||/<> ZrSiO4 )


- AMETRİN ile/||/<> AMETİST

( Ametist ve citrin karışımı. İLE/||/<> Mor renkte bir kuvars türü. )

( Mohs Sertlik Derecesi: 7 İLE/||/<> 7
Işık Kırma İndisi: 1.54-1.55 İLE/||/<> 1.54-1.55
Rengi: Mor ve sarı İLE/||/<> Mor
Molekül yapısı: SiO² İLE/||/<> SiO² )


- AMETRİN ile/||/<> CİTRİN

( Ametist ve citrin karışımı. İLE/||/<> Sarı renkli bir kuvars türü. )

( Mohs Sertlik Derecesi: 7 İLE/||/<> 7
Işık Kırma İndisi: 1.54-1.55 İLE/||/<> 1.54-1.55
Rengi: Mor ve sarı İLE/||/<> Sarı
Molekül yapısı: SiO² İLE/||/<> SiO² )


- AMETRİN ile/||/<> MORGANİT

( Ametist ve citrin karışımı. İLE/||/<> Pembe ila turuncu renkte bir beril. )

( Mohs Sertlik Derecesi: 7 İLE/||/<> 7.5 - 8
Işık Kırma İndisi: 1.54-1.55 İLE/||/<> 1.57 - 1.58
Rengi: Mor ve sarı İLE/||/<> Pembe ila turuncu
Molekül yapısı: SiO² İLE/||/<> Be³Al²Si6O08 )


- AMPHETAMINE[İng.] / AMPHÉTAMINE[Fr.] / AMPHETAMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= AMFETAMİN


- AMFETAMİN[Fr.] değil/yerine/= UYANMA AMİNLERİ

( Efedrine yakın ilaçlar sınıfı. )


- AMFİ:
YUNAN ile/ve/||/<>/> ROMA


- AMIA/AMERICAN MEDICAL INFORMATICS ASSOCIATION[İng.] değil/yerine/= AMERİKAN TIP BİLİŞİMİ DERNEĞİ


- AMIDASES[İng.] / AMIDASES[Fr.] / AMIDASEN, DESAMINASEN[Alm.] ile/değil/yerine/= AMİDAZLAR


- AMİDON[Fr.] değil/yerine/= NİŞASTA


- ÂMİL/FAKTÖR değil/yerine/= ETMEN/ETKEN/NEDEN


- ÂMİN ile/ve ALLAH ALLAH

( Dua sonrası zikredilen. İLE/VE Alevî ve Bektâşî'likte dua sonrası zikredilen. )


- AMİN[Fr. < AMONYAK] ile ÂMİN[Ar. < İbr.]

( Kimya terimi. [Amonyaktaki hidrojen yerine tek değerli hidrokarbonlu köklerin geçmesiyle oluşan ürünlerin genel adı.] İLE Dua. ["Allah kabul etsin" anlamında, duaların arasında ve sonunda kullanılır.] )


- AMİN ile AMİNO ASİT


- AMİN ile/||/<> ARİLAMİN[Fr.]

( ... İLE/||/<> Anilin tipinde nükleer aromatik amin. )


- AMINE[İng.] / AMINE[Fr.] / AMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= AMİNLER


- AMİNO ASİT[İng. AMINO ACID] ile/||/<> BİRİNCİL PROTEİN YAPISI[İng. PRIMARY PROTEIN STRUCTURE] ile/||/<> DURDURMA (SONLANDIRMA) KODONU[İng. STOP CODON] ile/||/<> GLİSİN[İng. GLYCINE] ile/||/<> İZOENZİM[İng. ISOENZYME]

( Proteinleri oluşturan temel yapıtaşlarıdır. Bilinen 500 civarında amino asit vardır, bunların 22 tanesi canlıların yapısına katılır ve 20 tanesi standart amino asit olarak bilinir. Her aminoasit DNA tarafından kodlanır. Amino asitler hem amin hem de karboksil öbeği içeren moleküllerdir. @@ Birincil yapı proteini oluşturan amino asit dizilimi. Birincil yapı yalnızca amino asitleri birbirine bağlayan kovalent bağı içerir. Proteinin kimyasal/biyolojik özellikleri, üç boyutlu ya da üçüncül yapıya bağımlı. @@ Kodonlar sinyalleri ile büyüyen polipeptit zincirlerini durdurur. Yapılarında UAA, UGA ve UAG vardır. Amino asit kodlamazlar. @@ Asetik asitten türeyen, yan zincir olarak bir hidrojen atomu bulunan, kollagen ve elastin gibi proteinlerin yapısına giren en basit amino asit. @@ Bir enzimin amino asit dizisi bakımından çok az farklı olan, aynı ya da farklı genler tarafından kodlanan fakat katalizledikleri (hızlandırdıkları) kimyasal reaksiyon aynı olan biçimlerinin her birine verilen addır. Bir enzimin amino asitleri ya da üç boyutlu yapısındaki çok az farklı şekilleri olarak görülebilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- AMİNO ASİT İLE PEPTİT İLE POLİPEPTİT İLE PROTEİN ile/||/<> PROTEİN HİYERARŞİSİ

( Proteinlerin yapı taşlarından işlevsel moleküle kadar organizasyon seviyeleri. )

( Formül: R-CH(NH₂)-COOH )


- AMİRAL[Fr.] değil/yerine/= DENİZHAN


- AMA/AMMA[Ar.] ile/ve/||/<>/> AMMA VE LÂKİN[Ar.]


- AMNİYON ile AMNİYON SIVISI


- AMNİYON/AMNİYOS[Alm. < Yun. < AMNION/AMNIOS] değil/yerine/= DÖL KESESİ

( AMNİYOSKOPİ[Fr.]: Amniyos sıvısının incelenmesi. )


- AMOXICILLINE[İng.] ile/değil/yerine/= AMOKSİLİN


- AMONG vs. BETWEEN


- AMORPHOUS LAYER[İng.] / COUCHE AMORPHE[Fr.] / AMORPHE SCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= AMORF KATMAN


- AMORTİSMAN ile SERMAYENİN AMORTİSMANI ile BORCUN AMORTİSMANI ile İTFA EDİLMİŞ

( AMORTIZATION vs. AMORTIZATION OF CAPITAL vs. AMORTIZATION OF DEBT vs. AMORTIZED )

( مستهلک شدن ile استهلاک ile استهلاک سرميه ile استهلاک دين ile مستهلک )

( MOSTEHALAK SHODAN ile ESTEHALAK ile ESTEHALAK SARAMYYEH ile ESTEHALAK DYNE ile MOSTEHALAK )


- AMORTİSMAN[Fr. < AMMORTISSEMENT] değil/yerine/= YIPRANMA/AŞINMA PAYI

( Belirli bir borcun azar azar ödenmesi. | Bir kuruluşa yatırılan paranın, belirli bir süre içinde kazançtan ayrılan parayla geri alınması. )


- AMOTİVASYON/AMOTIVATION[İng.] değil/yerine/= GÜDÜSÜZLÜK


- AMPATMAN[Fr.] değil/yerine/= İNŞAATTA KULLANILAN AYAKKABI


- AMPERE TURN[İng.] / AMPÈRE TOUR[Fr.] / AMPÈREWINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AMPER SARIM


- AMPEROMETRIC TITRATION[İng.] / AMPEROMETRISCHE TITRATION[Alm.] ile/değil/yerine/= AMPEROMETRİK TİTRASYON


- AMPHIPATHIC[İng.] değil/yerine/= AMFETAMİN

( Merkezi sinir sistemini aşırı uyaran bir grup ilaçtır. Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), narkolepsi ve obezite tedavisinde kullanılır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- AMPİLASYON[Fr.] değil/yerine/= SOLUK ALIP VERİRKEN, GÖGÜS ÇEVRESİNİN ÇAPINDA OLUŞAN DEĞİŞİKLİK

( AMPLİYOMETRE[Fr.]: Göğüs çevresini ölçerek, solunum hareketlerinin genliğini belirtmeye yarayan araç. )


- AMPICILLIN[İng.] / AMPICILLIN[Alm.] ile/değil/yerine/= AMPİSİLİN


- AMPİYESMAN[Fr.] değil/yerine/= GÖMLEK VE BENZERİ GİYSİLERİN ÜST TARAFINI ÇEVİREN PARÇA.


- AMPLİFİKASYON ile/||/<> AMPLİFİKATÖR

( Yükseltme. | Çoğaltma. İLE/||/<> Yükselteç. )


- AMPLİFİKASYON ile/||/<> AMPLİFİKATÖR ile/||/<> AMPLİFİYE ETMEK

( Çoğaltma, artırma, güçlendirme. İLE/||/<> Yükselteç. İLE/||/<> Çoğaltmak, artırmak, güçlendirmek. )


- AMPÜTASYON[Fr.] değil/yerine/= UC KESİMİ, ÇIKINTI BİÇİMİNDEKİ BİR ÖRGENİN TAMAMINI YA DA BİR BÖLÜMÜNÜ KESİP ALMA


- AMU ile/ve/= DALTON

( AMU ve DALTON aynı birimdir. )

( Nötron ve protonun kütleleri yaklaşık bir dalton'dur. [Bir elektronun kütlesi nötron ya da protonun kütlesinin 1/2.000'i kadar olduğu için, atomun toplam kütlesi hesaplanırken, bu miktar ihmal edilir.] )

( DALTON YASASI: Bir ideal gaz karışımının toplam basıncı, karışımı oluşturan gazların kısmî basınçlarının toplamına eşittir. )


- ÂN-BE-ÂN

( Gittikçe, yavaş yavaş. )


- ÂN ve MEKÂN ile/ve/||/<> ZAMAN ve ZEMİN


- AN[Ar.] ile ÂN[Ar.]

( -dan, -den. [ANH, ANHÂ] İLE En kısa süre. )


- ÂN[Fars.] ile -ÂN[Fars.]

( Güzellik çekimi/câzibesi, alım. | Şu, bu. İLE Çoğul edatı. [ŞÂH-AN: Şahlar] | Sıfat edatı. [HİRAS-ÂN: Şahlar] | Sözcüğü zarf yapan. [GÛY-AN: Söyleyerek] )


- AN-[İng.] değil/yerine/= AN-

( Olumsuzluk anlamı katan bir ön ektir. Örneğin "Analjezik", "acısızlaştırıcı" anlamına gelir ve ağrı kesici ilaçlar için kullanılır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- AN ile AN ile AN

( Zamanın bölünemeyecek kadar kısa bir bölümü. Kıpı, lahza, dem. İLE İki tarla arasındaki sınır. İLE Canlının, duygu ve davranışlar dışındaki süreç ve etkinliklerinin bütünlüğü.[An bulanıklığı/yorgunluğu.] )

( MOMENT vs. EDGE vs. MIND )


- AN ile/ve/||/<>/> ANI


- ÂN ile ÂN-I DAİM

( ... İLE Güneş. )


- TİN/AN ile/ve/||/<> ANLAK ile/ve/||/<> ANLIK ile/ve/||/<> US

( RUH ile/ve/||/<> ZEKÂ ile/ve/||/<> ZİHİN ile/ve/||/<> AKIL )

( Akıl;
* Sınır tayin eder;
* Kendine rakip kabul etmez;
* Buyurucudur )

( Akıl yönetimindeki zihin, düşünceyi verir. )

( Ayna güneşi çekmek için hiçbir şey yapamaz. O sadece parlaklığını koruyabilir. Zihin de hazır olur olmaz güneş onun içinde parlar. )

( Karmaşamız(teşevvüş), yalnızca zihnimizdedir. )

( Berrak bir zihin ve temiz bir kalp için çaba gösterin. )

( Duygu ve düşünceyi olağan koşullarda ayırd edemeyiz, ancak akıl bunu sağlar. )

( Zekâ, özgürlüğe açılan kapıdır ve uyanık dikkat, zekânın anasıdır. )

( Zekâ, bilme gücünün, zihindeki yansımasıdır. )

( Zekâ, doğruluk, Hürmüz'ün; cehalet, yalan ise Ehrimen'in sıfatlarıdır. )

( Our confusion is only in our mind.
Seek a clear mind and a clean heart. )

( ... İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> Türevsel bir yeti/meleke olarak müdrike. İLE/VE/||/<> Çıkarım yetisi/melekesi olarak akıl.[bkz. KANT] )

( GEIST mit/und/||/<> INTELLIGENZ mit/und/||/<> VERSTAND mit/und/||/<> VERNUNFT )

( RUH ile/ve/||/<> ZEKÂ ile/ve/||/<> ZİHİN ile/ve/||/<> AKIL )

( SOUL vs./and/||/<> INTELLIGENCE vs./and/||/<> MIND vs./and/||/<> REASON )


- ÂN ve/||/<>/> CÂN ve/||/<>/> CANÂN ve/||/<>/> CİHÂN


- AN ile DÖNEM


- AN ile/ve/değil EŞİK


- ÂN ile/<> ESNÂ

( En kısa zaman birimi. İLE/<> Ara, aralı, vakit, sıra. )


- AN/LAHZA değil/yerine/= KIPI/KIRPIM


- AN ile/ve NOKTA

( Tek başlarına tanımlanamayan fakat tüm tanımların başlangıcılardır. )

( Kuşatılamaz, kavranamaz, tutulamazlar. )

( MOMENT vs./and POINT )


- AN ve/<> VAKİT ve/<> ZAMAN


- ÂN ile/ve ZAMAN

( LÂM ile/ve CİM )


- PRIMÄRFARBEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ANA RENKLER


- ANABOLİK ile/||/<> ANABOLİZM[A] ile/||/<> ANABOLİZAN ile/||/<> ANAEROB[İK] ile/||/<> ANAEROP

( Özümsel/yapımsal. İLE/||/<> Özümleme/yapım. İLE/||/<> Dirimleyici. İLE/||/<> Oksijensiz [yaşayan], havacıl olmayan, havasız, oksijensiz. İLE/||/<> Hava sevmez. )


- ANABOLİZMA[Fr.] ve/||/<> ANABOLİZAN[Fr.]

( Özümleme işlemlerinin tümü. VE/||/<> Proteinlerin kolay sentezlenmesini sağlayıp aşırı parçalanmasını azaltarak özümlemeyi artıran nesne. )


- ANADAN DOĞMA ile ANADAN GÖRME ile ANADAN ÜRYAN


- DOĞUM/DOĞAN:
ANADAN ile/ve/<> EĞİTİMDEN ile/ve/<> KENDİNDEN

( Beşer/beden. İLE/VE/<> İnsan. İLE/VE/<> Adı anılan/anılmayan. )


- ANADUT[Yun.] değil/yerine/= DİREN/DİRGEN

( Ekin ve ot demetlerini arabaya yüklemeye ya da harmanı aktarmaya yarayan uzun saplı, üç dişli, ahşap araç. )


- ANAKİKLİK/PALİNDROM ile/||/<> AMBİGRAM ile/||/<> BUSTROFEDON

( Tersinden okununca da aynı anlamı veren sözcük ya da tümce. İLE Tersine çevirme. Sunulduğu biçimiyle okunabildiği gibi tam tersine çevrildiğinde de okunabilen görseller. )

( SANMA ŞAHIM | HERKESİ SEN | SÂDIKÂNE | YÂR OLUR
HERKESİ SEN | DOST MU SANDIN | BELKİ O | AĞYÂR OLUR
SÂDIKÂNE | BELKİ O | ÂLEMDE BİR | DİLDÂR OLUR
YÂR OLUR | AĞYÂR OLUR | DİLDÂR OLUR | SERDÂR OLUR

YAVUZ SULTAN SELÎM )

( )


- ANAL ile/değil ALAN


- ANALİZÖR[Fr.] değil/yerine/= ANALİZ YAPAN ARAÇ YA DA ÖRGEN


- ANALOG İLE DİGİTAL İLE VARİATIONAL ile/||/<> KUANTUM SİMÜLASYON

( Kuantum sistemleri simüle etme. )

( Formül: H_sim ≈ H_target )


- ÖRGEN:
ANALOG ile/ve/||/<> HOMOLOG

( Kökenleri farklı ama işlevi aynı olan örgenlere verilen ad. Kökenleri farklı olmasına karşın yaptığı görevler aynı olduğundan, benzer biçim alan örgenlerdir.[İki örgen, birbiri ile aynı işlevi yerine getirse bile örgenleri ve düzenekleri farklı hayvan üzerindedir. Doğal sınıflandırmada bir önem taşımaz.][Örnekler: Serçe kanadı ve yarasa kanadı. İnsan ayağı, kuş kanadı, kartal kanadı, karınca ayağı, sinek kanadı ve kelebek kanadı.] İLE/VE/||/<> Kökenleri aynı ama görevleri birbirinden farklı olan örgenlerdir. Kökenleri aynı olmasına karşın gerçekleştirdikleri görevler farklı olduğu zaman farklı biçim alır.[Bu örgenlerin işleyişi, filogenetik adı verilen sınıflandırmaya tâbidir. Burada bilinen yapı, protein dizilimi ve morfoloji, embriyonik gelişim gibi etmenler bulunur. Yapısal farklara da çok dikkat edilir. Doğal sınıflandırma bakımından oldukça önemlidir.][Örnekler: Balık yüzgeci ve insan kolu. Yunusun ön yüzgeçleri ve atın ön ayakları, kedi bacağı ve insan kolu, balina yüzgeci ve yarasa kanadı.] )


- ANALOG DATA[İng.] / DONNÉE ANALOGIQUE[Fr.] / ANALOGDATEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ANALOG VERİ


- ANALYSIS vs. INTERPRETATION


- ANALYTIC FUNCTION ile/||/<> HARMONIC FUNCTION

( Analytic kompleks türev, harmonic Laplace=0. )

( Formül: Complex differentiable İLE Δu=0 )

( Pierre-Simon Laplace tarafından 1799 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- [ne yazık ki]
!"ANAM, AVRADIM OLSUN" ve/||/<> !ANASINI SATAYIM

( Bu iki rezil lâf söylenmesin ve bu saçmalıkları duymayalım artık!!! )


- ÂNÂN[Fars. < ÂN] ile ANÂN[Ar. < ANÂNE] ile A'NÂN[Ar. < UNK]

( Onlar. İLE Bulutlar. İLE Ağacın ucu. | Ufuklar. )


- AN-/ANA- ile/||/<> AN- ile/||/<> ANO-

( Olmaksızın, değil. İLE/||/<> Yukarı, geriye doğru, yeniden, aşırı fazla. İLE/||/<> Yukarı, yukarı doğru, üst. )


- ANASON ile ANASON

( ANISE vs. ANISEED )

( باديان ile زنيان )

( باديان ile ZANYAN )


- ANASON ile ANASONLU ile ANASONSUZ


- ANASON ile ÇİNANASONU/YILDIZANASONU

( Maydanozgillerden, kokulu tohumu çeşitli ürünlerde kullanılan bir bitki. İLE Manolyagillerden, sarı renkteki çiçekleri anoson kokan, Japonya'da yetişen, meyveleri zehirli bir ağaççık. )

( PIMPINELLA ANISUM ile ILLICIUM ANISATUM )


- ANASTİGMAT[Fr.] değil/yerine/= ASTİGMATI OLMAYAN


- ANATMAN[Sansk.] = ANATTA[Palice]


- ANBER-EFŞÂN -ile

( Nihâvend makamı gibi başlayıp sonradan yegâhta karar veren makam. )


- ANCHORMAN[İng.] değil/yerine/= ANA HABER SUNUCUSU | BAŞKAN


- ANCILLARY ATTACHMENT and TEMPORARY INJUNCTION and NON PROS

( İhtiyati haciz. VE İhtiyati tedbir. VE Takipsizlik kararı. )


- ANDÂG[Çigil] ile/||/<> ANDAN[Oğuz]
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Öyle. İLE Ondan sonra. )


- ANDERSEN ile ANDERSON ile ANDERSON KANSER ARAŞTIRMA MERKEZİ

( ANDERSEN vs. ANDERSON vs. ANDERSON CANCER RESEARCH CENTER )

( آندرسن ile اندرسن ile مرکز سرطان شناسي اندرسون )

( ANDERSAN ile ANDERSAN ile MARKZ SARTAN SHENASY ANDERSON )


- ANDEZİN[Fr.] ile ANDEZİT[Fr.]

( Bir feldispat türü. İLE Volkanik bir kaya çeşidi. )


- ANDEZİN ile/||/<> LABRADORİT

( Plajiyoklaz feldspat mineralidir ve kırmızı-yeşil renkte. İLE/||/<> Işık altında renkli yansımalar yapar. )

( Mohs Sertlik Derecesi: 6-6.5 İLE/||/<> 6-6.5
Işık Kırma İndisi: 1.54-1.55 İLE/||/<> 1.56-1.57
Rengi: Kırmızı-yeşil İLE/||/<> Çok renkli
Molekül yapısı: (Na,Ca)(Si,Al)4O8 İLE/||/<> (Ca,Na)(Al,Si)4O8 )


- ANDEZİN ile/||/<> SUNSTONE

( Plajiyoklaz feldspat mineralidir ve kırmızı-yeşil renktedir. İLE/||/<> İçindeki hematit ya da götit pulları nedeniyle parlayan bir feldspat. )

( Mohs Sertlik Derecesi: 6-6.5 İLE/||/<> 6-6.5
Işık Kırma İndisi: 1.54-1.55 İLE/||/<> 1.54-1.55
Rengi: Kırmızı-yeşil İLE/||/<> Altın parıltılı
Molekül yapısı: (Na,Ca)(Si,Al)4O8 İLE/||/<> (Na,Ca)(Si,Al)4O8 )


- ANDROJEN ile ANDROJENLİK

( ANDROGYNOUS vs. ANDROGYNY )

( خنثي ile دوجنسه ile دوجنسي )

( KHONSY ile DOJENSEH ile دوجنسي )


- ANDROJEN[Fr.] değil/yerine/= BÖBREK ÜSTÜ BEZİ TARAFINDAN SALGILANAN ERİLLİK HORMONU


- ANDROJEN/TESTOSTERON ile/||/<> ANDROJENİ

( Erillik ile ilişkilendirilen gövde gelişimi, kıl uzaması, ses kalınlaşması gibi özellikleri oluşturan ya da bu özelliklerin gelişmesini uyaran bir kimyasal. İLE/||/<> Eril ve dişil görünüm özelliklerinin karışımı.[Biyolojik cinsiyet, toplumsal cinsiyet ya da eşseysel kimlik ile ilgili olabilir.] )


- ANESTEZİ[Yun.] değil/yerine/=/<> ANESTEZİYOLOJİ[Fr.] değil/yerine/=/<> ANESTEZİK[Fr.] değil/yerine/=/<> ANESTEZİST[Fr.] değil/yerine/=/<> ANESTEZİYAN[Fr.]

( Duyu/m yitimi. İLE/VE/||/<> Anestezi bilimi ve onu tamamlayan tıbbî işlemlerin tümü. İLE/VE/||/<> Duyu yitimi sağlayan nesne. İLE/VE/||/<> Duyu yitimine yol açan nesne ya da sayrılıklar. )


- ANESTEZİ ile/değil/||/<> SEDASYON


- ANEVRİZMA ile/||/<> DİSEKSİYON

( Damar duvarında balonlaşma. İLE/||/<> Damar duvarının yırtılması ve kanın damar katmanları arasında birikmesi. )


- ANGAJMAN ile ANGAJMANLI ile ANGAJMANSIZ/LIK


- ANGAJMAN[Fr./İng. < ENGAGEMENT] değil/yerine/= BAĞLANTI/ÜSTLENME


- ANGER vs. REBELLION


- ANGLE vs. DIRECTION


- ANGLEZ[Fr.] ile/ve/||/<> ANGLİKAN[Fr.] ile/ve/||/<> ANGLİKANİZM[Fr.] ile/ve/||/<> ANGLİSİZM[Fr.] ile/ve/||/<> ANGLO ARAP[Fr.] ile/ve/||/<> ANGLO AMERİKAN[Fr.] ile/ve/||/<> ANGLOFİL[Fr.] ile/ve/||/<> ANGLOSAKSON[Fr.]

( İngiliz biçimi. | Çizgileri sağdan sola yatık eğik yazı. | Tek bir erkek tarafından yapılan çok canlı bir dans. İLE/VE/||/<> İngiliz kilisesine bağlı kişi. İLE/VE/||/<> İngiliz Hıristiyan topluluğunun mezhebi. İLE/VE/||/<> Başka dillere geçmiş İngilizce sözcük ve deyimler. İLE/VE/||/<> İngiliz ve Arap atlarının soylarından yetişmiş at. İLE/VE/||/<> Ataları İngiliz, kendi Amerika'lı olan. İLE/VE/||/<> İngiliz dostu. İLE/VE/||/<> Anadili İngilizce olan. )


- ANGLİKAN ile ANGLİKANİZM


- ANGLİKAN ile ANGLOSAKSON

( İngiliz kilisesine bağlı olan kişi. İLE V. ve VI. yüzyılda Büyük Britanya'yı ele geçiren Cermen ırkından oymaklar. | Ana dili İngilizce olan kişi. )


- ANGRY :/yerine KIZGIN


- ANGSTRON -ile

( Santimin yüz milyonda biri. )


- ANGULAR OVERLAP MODEL ile/||/<> KRİSTAL ALAN

( AOM ligand orbital overlap, CFT nokta yük. )

( Formül: Kovalent İLE iyonik )


- ANGÜLASYON ile/||/<> ANGÜLER

( Açılanma. İLE/||/<> Açısal. )


- ANGUT ile/ve KEPÇEBURUN

( Yaban ördeği. İLE/VE Bir tür yaban ördeği. )


- ANİ ile ANİDEN

( ABRUPT vs. ABRUPTLY )

( ناگهان ile تند ile بي مقدمه )

( NAGEHAN ile TAND ile BEY MOGHODAMEH )


- ANİ ile ANİF ile ANİMİZM ile ANİMASYON


- ANİDE ile ANİDEN


- ANİLİN ile ANİLİN BOYALAR


- ANILINE[İng.] / ANILINE[Fr.] / ANILIN[Alm.] ile/değil/yerine/= ANİLİN


- ANİLİN[Fr.] değil/yerine/= YAPAY BOYA YAPIMINDA KULLANILAN ÇİVİT BİTKİSİNDEN YA DA TAŞKÖMÜRÜNDEN ELDE EDİLEN SIVI


- ANIMAL :/yerine HAYVAN


- ANİMASYON[Fr. < ANIMATION] değil/yerine/= CANLANDIRMA


- ANİMASYON[Fr.] ile/ve/||/<> ANİMATÖR[Fr.] ile/ve/||/<> ANİMİST[Fr.] ile/ve/||/<> ANİMİZM[Fr.]

( Canlandırma. | Çizgi film. İLE/VE/||/<> Canlandırıcı, harekete geçirici, sunucu. İLE/VE/||/<> Animizm yanlısı, animizm ile ilgili. İLE/VE/||/<> Her nesnenin üst bir imge tarafından yönetildiğini kabul eden düzen ve inanç, canlıcılık. )


- ANIMSADIKLARIMIZ:
KOLAYLIKLA ile/ve/||/<>/> KOLAY OLMAYAN


- ANIMSAMA = TAHATTÜR = REMINISCENCE[İng.] = RÉMINISCENCE/RAPPELER[Fr.] = ANAMNESIS/ERINNERN[Alm.] = RECORDOR[Lat.] = ANAMNESIS[Yun.]


- ANİONİC POLİMERİZASYON ile/||/<> CATIONİC

( Anyonik elektron verici, katyonik elektron çekici. )

( Formül: BuLi İLE BF₃ )


- ANJANBUMAN/ANJAMBMAN[Fr.] değil/yerine/= ARTLAMA

( Dizenin son sözcüğüyle sonraki dizeyi başlatma sanatı. )


- ANJİN DÖ PUVATRİN[Fr.] değil/yerine/= SOLUK DARLIĞI


- ANJİN ile/||/<> ANJİNA PEKTORİS

( Boğak. İLE/||/<> Göğüs ağrısı. )


- HUNNAK[Ar.]/ANJİN[Fr. < Yun. < ANGINE] değil/yerine/= BOĞAK

( Boğaz mukozasının şişmesi. )


- ANKADRMAN[Fr.] değil/yerine/= ÇERÇEVELEME


- ANKA-YI LÂ MEKÂN ile ANKA-YI MAĞRİB

( Allah. İLE Zümrüd-ü Anka kuşunun bir adı. )


- ANKES[Fr.] ile/ve/||/<> ANKESMAN[Fr.] ile/ve/||/<> ANKESÖR[Fr.]

( Kasada bulunan. @@ Para ve değerli kâğıtları kasaya koyma. @@ Otomatik olarak çalışan para makinası. )


- ANKİLOZ ile/||/<> ANKİLOZAN

( Kaynaşım. İLE/||/<> Kaynaşım yapan. )


- ANKİLOZ ile/||/<> ANKİLOZAN

( Kaynaşım, eklem kaynaşımı. İLE/||/<> Kaynaşım yapan, kaynaşımlı, kaynaşık. )


- ANKİMOZ[Yun.] ile ANKİSTMAN[Fr.]

( Dış etki olmaksızın deri damarlarında kan toplanması. İLE Dokuda yabancı bir nesnenin oluşması. )


- ANLAM:
ALGI/DÜZEN ve/||/<> İMGE


- ANLAM SANATLARI'NDA:
İLHAM ile/ve/<> TEVRİYE[< VERÂ] ile/ve/<> İSTİHDAM ile/ve/<> MUGALATA-İ MANEVİYE ile/ve/<> TENÂSÜB[< NİSBET] ile/ve/<> LEFF Ü NEŞR ile/ve/<> TECÂHÜL-İ ÂRİF[/ÂNE/ÎN] ile/ve/<> HÜSN-İ TA'LÎL[< İLLET] ile/ve/<> SİHR-İ HELÂL ile/ve/<> İRSÂD ile/ve/<> MÜBALAĞA ile/ve/<> TEZAD ile/ve/<> İSTİĞRÂK[< GARK][GULÜVV] ile/ve/<> TEKRÎR[< KERR] ile/ve/<> RÜCÛ ile/ve/<> TEFRÎK[< FARK] ile/ve/<> KAT' ile/ve/<> TERDÎD[< REDD] ile/ve/<> İLTİFÂT ile/ve/<> TELMİH ile/ve/<> İRSÂL-İ MESEL

( İki ya da ikiden fazla anlamı olan bir sözcüğü, bir mısra ya da beyitte tüm anlamlarıyla kullanma sanatı. İLE/VE
Bir mısra ya da beyitte, birden fazla anlamı olan bir sözcüğü, anlamlarından sadece yakın anlamını söyleyip uzak anlamını kastetme sanatı. İLE/VE
Bir mısra ya da beyitte, bir sözcüğü hem gerçek, hem mecaz anlamlarını kastederek kullanma sanatı. İLE/VE
Anlamı birden fazla olan sözcük ve deyimleri beyitin anlamını değişik biçimlerde açıklanabilecek biçimde kullanma sanatı. İLE/VE
Bir konuyla ilgili birden fazla sözcüğü bir mısra ya da beyitte sıralama amacı gütmeden kullanmak. İLE/VE
Bir beyitte yer alan, birbiriyle ilgili sözcüklerin sıralanmasıyla yapılan edebî sanat. İLE/VE
Bir anlam inceliği yaratmak ya da bir lâtife yapmak amacıyla, bilinmiyormuş ya da başka türlü biliniyormuş gibi gösterme sanatı. İLE/VE
Nedeni bilinen bir olayı, düşsel ya da gerçekdışı ve güzel bir olaya bağlama yoluyla yapılan edebî sanat. İLE/VE
Bir sözcüğü ya da söz öbeğini hem kendinden önceki sözcüklerin sonunda, hem sözcüklerin başında anlamlı olacak biçimde kullanma. İLE/VE
Bir mısranın secî ya da uyağını bir iki sözcükle ima etme sanatı. İLE/VE
Bir sözün etkisini güçlendirmek için bir şeyi abartılı biçimde az ya da çok göstererek ve lâtifeli bir biçimde anlatma. İLE/VE
İki duygu/düşünce/hayal arasındaki birbirine karşıt özellikleri birarada söyleme. İLE/VE
Över gibi görünerek yermek, yerer gibi görünerek övme sanatı. İLE/VE
Söyleyişi güçlendirmek için belirli bir anlamdaki sözcüğü ya da söz öbeğini yineleme sanatı. İLE/VE
Bir sözün anlamını, bir kavramın gücünü pekiştirmek için, o sözden/kavramdan cayar gibi görünüp cayılmış görünen sözü/kavramı daha güçlü biçimde belirtmek. İLE/VE
İki şey arasındaki farkı belirtmek. İLE/VE
Söyleyişin gücünü artırmak için, sözü [mısrayı, satırı] yarıda kesmek. İLE/VE
Sözü, beklenmedik, çarpıcı bir sonuca bağlama sanatı. İLE/VE
Şiirde bir duygulanma ya da duygu değişikliğiyle şiirdeki konuyu değiştirmeden seslenilen kişiyi ya da varolanı değiştirmek. İLE/VE
Bilinen bir olay, kişi ya da nükte, fıkra, atasözünü dolaylı biçimde anlatma, ima etme sanatı. İLE/VE
Bir düşünceyi pekiştirmek amacıyla bir atasözü ya da o değerde bir söz öbeğini alıntılamak/kullanmak. )


- ANLAMA = FEHM, İDRAK = UNDERSTANDING, COMPREHENSION[İng.] = COMPRENDRE[Fr.] = DAS VERSTEHEN, HET VERSTAAN[Alm.] = ENTENDER, COMPRENDER[İsp.] = COMPREHENSIO[Lat.] = HE DIANOIA[Yun.] = MEFHUM[Ar.] = DARK[Fars.]


- ANLAMAMIŞSIN/YANLIŞ ANLAMIŞSIN / ANLAMAMIŞSIN/YANLIŞ ANLAMIŞSIN değil SANIRIM ANLATAMAMIŞIM / ANLATAMAMIŞIMDIR BELKİ/SANIRIM


- ANLAMIYORSUN! / BENİ ANLAMIYORSUN! ile/değil/yerine SÖYLEDİKLERİMDE ANLAŞILMAYAN NEDİR?

( İkisi de, çok yanlış "ifade"lerdir! İkisinin yerine de,
"Söylediklerimde, anlaşılmayan nedir?" / "Söylediklerimde, anlaşılmayan neyse onu açayım..." vb.,
kişiyi hedef almayan, konuşulan konunun üzerinde durulacak kavramları ve ifadeleri kullanmak gerekir! )


- ANLAMIYORSUN! ile BENİ ANLAMIYORSUN!

( İkisi de, çok yanlış "ifade"lerdir! İkisinin yerine de,
"Söylediklerimde, anlaşılmayan nedir?" / "Söylediklerimde, anlaşılmayan neyse onu açayım..." vb.,
kişiyi hedef almayan, konuşulan konunun üzerinde durulacak kavramları ve ifadeleri kullanmak gerekir! )


- ANLAM/LI = MEAN/ING[İng.] = SIGNIFICATION[Fr.] = BEDEUTUNG[Alm.] = SIGNIFICATO[İt.] = SIGNIFICACION[İsp.] = SIGNIFICATIO[Lat.] = HE DIANOIA, HE DÜNAMIS[Yun.] = MEDLÛL, DELÂLET[Ar., Fars.] = BETEKENIS[Felm.]


- ANLASAN ile ANLARSAN


- ANLATABİLDİĞİN ile/ve/değil/yerine (ÇOK) İYİ ANLATABİLDİĞİN

( [not] WHICH YOU CAN EXPLAIN vs./and/but WHICH YOU CAN EXPLAIN VERY GOOD
WHICH YOU CAN EXPLAIN VERY GOOD instead of WHICH YOU CAN EXPLAIN )


- ANLATMAN" ile/değil ANLATIMIN


- ANLAYAN ile/ve UYGULAYAN ile/ve ÖNEMSEMEK


- INSTANTANEOUS AXIS[İng.] ile/değil/yerine/= ANLIK EKSEN


- PROMPT NEUTRON FRACTION[İng.] / FRACTION DE NEUTRONS PROMPTS[Fr.] / PROMPT-NEUTRONEN-ANTEIL[Alm.] ile/değil/yerine/= ANLIK NÖTRON KESRİ


- INSTANTANEOUS NEUTRONS[İng.] / NEUTRONS PROMPTS[Fr.] / PROMPTE NEUTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ANLIK NÖTRONLAR


- ANLIK/ZİHİN ile/ve/||/<> ACUN/DÜNYA / GALAKSİ


- INSTANTANEOUS[İng.] / INSTANTANÉ[Fr.] / AUGENBLICKLICH, MOMENTAN[Alm.] ile/değil/yerine/= ANLIK


- ANLIK = ZİHİN = MIND[İng.] = MENS[Lat.]


- ANLIK/ZİHİN:
SABİT ile/değil/yerine/>< GELİŞİME AÇIK/YAKIN

( "Zeki görünme isteğinde olur." İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Öğrenme isteğine sahip olur. )

( Zorluklardan kaçınır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Zorluklara kucak açar.
Engellerde, kolaylıkla vazgeçer. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Terslikler karşısında sağlam durur.
Çabayı, yararsız görür. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Çabayı, ustalığa giden yol olarak görür.
Yararlı olumsuz geribildirimleri "gereksiz görür." İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Eleştirilerden öğrenir. )


- ANNE SÜTÜ:
ERİL BEBEK İÇİN ile/ve/||/<> DİŞİL BEBEK İÇİN

( Daha zengin ve enerji yoğun. İLE/VE/||/<> Potasyum ve kalsiyumca daha zengin. )


- ANNE/BABA ile/ve/||/<>/> ÇOCUK ile/ve/||/<>/> TORUN ile/ve/||/<>/> TORLAK

( )

( ... İLE/VE/||/<>/> ... İLE/VE/||/<>/> ... İLE/VE/||/<>/> Torun çocuğu. )

( ... İLE/VE/||/<>/> Ceviz [kabuğu]. İLE/VE/||/<>/> Ceviz içi. İLE/VE/||/<>/> ... )


- ANNE-ÇOCUK İLİŞKİSİNDE:
[ne yazık ki]
İHMÂL (EDEN) ile/ve/ya da/||/<> İŞGÂL (EDEN) ile/ve/ya da/||/<> İSTİSMÂR (EDEN)

( [Sağaltıcıya/terapiste ve sürece] Uyum gösterir. İLE/VE/YA DA/||/<> Uyum göstermez. İLE/VE/YA DA/||/<> Uyum göstermez. )


- ANNEDEN ...:
AYRILIRKEN ile/ve/||/<>/> GERİ DÖNÜNCE

( Kaybolma kaygısı. İLE/VE/||/<>/> Yutulma kaygısı. )


- ANNEDEN DOĞAN ile/ve "BABADAN" DOĞAN


- ANNEDEN DOĞAN ile/ve KENDİNDEN DOĞAN

( Kendinden doğan, kendinden kurtulan kişi, insandır. )

( Kanın ve kaygının ötesine geçmeyen, insan değildir. )


- ANNEDEN DOĞAN ile/ve "MÜRŞİTTEN" DOĞAN


- ANNELİK/TEN" ile/ve/değil/||/<>/< BİLGİSİZLİK/TEN


- ANODİN[Fr.] ile ANTALJİK[Fr.]

( Ağrı kesici ilaç. İLE Ağrı kesici. )


- ANOMALOUS DISPERSION[İng.] / DISPERSION ANORMALE[Fr.] / ANORMALE DISPERSION[Alm.] ile/değil/yerine/= ANORMAL DAĞILIM


- ANODE REGION[İng.] / DOMAINE ANODIQUE[Fr.] / ANODENGEBIET[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT BÖLGESİ


- ANODE PULSE MODULATION[İng.] / MODULATION D'IMPULSION ANODIQUE[Fr.] / ANODENIMPULSMODULATION[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT DARBE KİPLEMESİ/MODÜLASYONU


- ANODE SATURATION[İng.] / SATURATION ANODIQUE[Fr.] / ANODENSÄTTIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT DOYMASI


- ANODE RAYS[İng.] / ANODENSTRAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT IŞINLARI


- ANODE DISSIPATION[İng.] / DISSIPATION ANODIQUE[Fr.] / ANODENVERLUSTLEISTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT KAYBI


- ANODE NEUTRALIZATION[İng.] / ANODENNEUTRALISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT NÖTRLEŞMESİ


- ANOVA ile/||/<> REGRESSION

( ANOVA grup ortalama karşılaştırma İLE regression ilişki modelleme. )

( Formül: Group comparison İLE relationship modeling )


- ANŞANTE/ANJANTE[Fr.] değil/yerine/= BÜYÜLENMİŞ, HAYRAN


- ANSCHAUUNG[Alm.] ile/ve/||/<>/> VORSTELLUNG[Alm.] ile/ve/||/<>/> DENKEN[Alm.]

( Sanat. @@ Din. @@ Felsefe. )

( Beti, görü. @@ Tasarım. @@ Kavram. )


- ANSİKLOPEDİYE GİREN ile MEZARA GİREN


- ANŞÖVİYMAN[Fr.] değil/yerine/= KEMİK İLİĞİNE BİR BAŞKA KEMİK SOKULARAK YAPILAN BİR TÜR KIRIK KEMİK AMELİYATI


- ANSWER vs./and EXPLANATION


- ANTAGONİST[Fr. < ANTAGONISTE] değil/yerine/= DÜŞMAN


- ANT-/ANTİ- ile/||/<> ANTRİ- ile/||/<> OB- ile/||/<> RE- ile/||/<> DE- ile/||/<> DİS- ile/||/<> ANT- ile/||/<> NON-

( -e karşı, karşıt, yerine, zıt. [antibiyotik: Bakterilere karşı kullanılan ilaç.] İLE/||/<> Karşıt, önünde, üzerinde, -e doğru, karşıt yönde. İLE/||/<> Geri, geride, tekrar, karşıt, yeniden. İLE/||/<> -e karşı, karşıt, zıt. İLE/||/<> -den uzakta, bütünü ile, aşağı, kopmuş, yoğunlaşma, bitme, ayrılma, karşıt, ters, bozma, olumsuz, sakin, eksik, yoksun, aşağı, ayrı, değişik. İLE/||/<> Ayrılma, karşıt, ters, bozma, olumsuz, eksik, yoksun değil. İLE/||/<> Bir şeyden türeyen, bir şeyden çıkan. İLE/||/<> Değil, hayır, olmayan, olumsuz. )


- ANTEDİLÜVIEN[Fr.] değil/yerine/= TUFAN ÖNCESİ


- ANTEGRAT ile/||/<> ANTERİYOR ile/||/<> ANTEROİNFERİYOR ile/||/<> ANTEROLATERAL ile/||/<> ANTEROPOSTERİYOR ile/||/<> ANTEROSUPERİYOR ile/||/<> ANTEŞEKSİYON

( Öne doğru. İLE/||/<> Ön. İLE/||/<> Ön aşağı İLE/||/<> Ön dış yan. İLE/||/<> Ön arka. İLE/||/<> Ön yukarı. İLE/||/<> Öne bükülme. )


- ANTEN ile ANTENLİ ile ANTENLİ BALIK ile ANTEN YÜKSELTECİ


- ANTENNA[İng.] / ANTENNE[Fr.] / ANTENNE[Alm.] ile/değil/yerine/= ANTEN


- ANTEN[Fr. < ANTENNE] ile/ve UYDU ALICISI

( Boşluktaki elektromanyetik dalgaları alan, yayınlayan iletken araç. )


- ANTERİOR ile/||/<> ANTERO-İNFERİOR ile/||/<> ANTERO-İNTERİOR ile/||/<> ANTERO-LATERAL ile/||/<> ANTERO-MEDİAN ile/||/<> ANTERO-POSTERİOR ile/||/<> ANTERO-SUPERİOR

( Ön. İLE/||/<> Ön-alt. İLE/||/<> Ön-iç. İLE/||/<> Ön-yan. İLE/||/<> Ön-orta. İLE/||/<> Ön-arka. İLE/||/<> Ön-üst. )


- ANTEVERSİYON ile/||/<> ANTEVERT

( Öne dönüklük. | Öne devrilme. İLE/||/<> Öne dönük. | Öne devrik. )


- ANTHRAC-/ANTHRACO- ile/||/<> MELAN-/MELANE-/MELANO- ile/||/<> -NİGRİN-

( Kömür, siyah renk ile ilgili [antrakoz: Akciğerlerde kömür tozu birikmesi]. İLE/||/<> Kara/siyah. İLE/||/<> Kara/siyah. )


- ANTİAGREGAN değil/yerine/= KÜMELEŞİM ÖNLER