Bugün[10 Nisan 2026]
itibarı ile 15.203 başlık/FaRk ile birlikte,
15.203 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(32/62)


- ANTIPROTON THRESHOLD[İng.] / SEUIL D'ANTIPROTON[Fr.] / ANTIPROTONSCHWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞIT PROTON EŞİĞİ


- ANTIPROTON[İng.] / ANTIPROTON[Fr.] / ANTIPROTON[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞIT PROTON


- MUZÂDD-İ TANÎN[Osm.] / ANTIRESONANCE[İng.] / ANTIRÉSONANCE[Fr.] / GEGENRESONANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞIT REZONANS


- ANTIPARTICLES[İng.] / ANTIPARTICLES[Fr.] / ANTIPARTIKEL, ANTITEILCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞIT TANECİKLER


- KART ile KART SÜTUNU ile KART YÜZÜ ile KART ALANI ile KART FORMATI ile KART HAZNESİ ile KART YÜKLEYİCİ ile KART ÇALAR ile KART OYNAMAK ile KART RAFI ile KART OKUYUCU ile KART SIRASI ile KART SİSTEMİ ile KARTON ile KARTON KUTU ile KART KESKİNCİSİ

( CARD vs. CARD COLUMN vs. CARD FACE vs. CARD FIELD vs. CARD FORMAT vs. CARD HOPPER vs. CARD LOADER vs. CARD PLAYER vs. CARD PLAYING vs. CARD RACK vs. CARD READER vs. CARD ROW vs. CARD SYSTEM vs. CARDBOARD vs. CARDBOARD BOX vs. CARDSHARPER )

( شانه کردن ile کارت ile ستون کارت ile رويه کارت ile ميدان کارت ile قالب کارت ile ناودان کارت ile کارت بارکن ile ورقباز ile ورق بازي ile طاقچه کارت ile جاي کارت ile کارت خوان ile سطر کارت ile سيستم کارتي ile مقواي نازک ile مقوا ile جعبه مقوايي ile قمارباز متقلب )

( SHANEH KARDAN ile KART ile SETON KART ile ROYYEH KART ile MYDAN KART ile GHALEB KART ile NAVDAN KART ile KART BARKAN ile ورقباز ile VARGH BAZY ile TAGHCHEH KART ile JAY KART ile KART KHAN ile SATAR KART ile SYSETAM KARTY ile MOGHAVAY NAZAK ile MOGHAVA ile JABEH MOGHAVAYY ile GHAMARBAZ MOTEGHALAB )


- KARTAL ve/||/<> KÖPEK ve/||/<> AKILLI GELİN

( Sinek avlamaz. VE/||/<> Kuşa hırlamaz. VE/||/<> Kaynanaya hırlamaz. )


- KARTAL ile ŞAHİN/KEKÜK[dvnlgttrk] ile DOĞAN

( Ne olmadıkları üzerinden tanımlanırlar. ["Çaylakların, akbabaların, atmacaların, şahinlerin ve doğanların dışında kalan, gündüz avlanan, büyük bir yırtıcı kuş."] İLE ... İLE ... )

( Dişilleri, erillerinden daha iridir. [Türün yırtıcılık düzeyi arttıkça, dişil ile erili arasındaki fark belirginleşir.] İLE ... İLE ... )

( Gözleri, gövdelerine oranla, insandakinden 20 kat daha büyüktür. [Görme keskinlikleri, kişininkinden 8 kat fazladır.][Bir tavşanı 3 km. öteden fark edebilirler.][Avlarının üzerine çullandığında, göz kasları mercek bombesini sürekli olarak ayarlayarak saldırı boyunca odak keskinliğini ve derinlik algısını korur.] İLE ... İLE ... )

( Yüksekte uçan türlerin, havanın ısınarak hafiflemesini beklemeleri gerekir. İLE ... İLE ... )

( Ne kadar ağırlarsa, av o kadar geç başlar. [Pike yapan bir kartalın hızı saatte 300 km. hıza çıkabilir fakat bu girişimlerin ancak 1/4'ü hedefe ulaşır.] İLE ... İLE ... )

( Ölü ya da diri herşeyi yerler. İLE ... İLE ... )

( İkişerli kümeler halinde yumurtlarlar. [Yumurtadan ilk çıkan yavru kartal kardeşini öldürür.] İLE ... İLE ... )

( Güneşi simgeler. İLE ... İLE ... )

( Bizans İmparatorluğu'nun simgesiydi. [Başlardan biri Eski Roma, öteki ise Yeni Roma(Konstantinopolis)] İLE ... İLE ... )

( Kartal ile Şahin Kartal ile

Kartal Şahin Doğan )

( Kartalların fotoğrafı neden yandan çekilir?

İşte nedeni!...

image )

( )

( )

( )

( NESR, UKAB[çoğ. AKABE, IKBÂN]["ka" uzun okunur] ile ...
YERHÛM: Eril kartal. )

( EAGLE[< EAGLET] vs. HAWK )

( AQUILA[< ACCIPITER: Avcı kuş.] cum ACCIPITER, BUTEO BUTEO
ACCIPITRADAE [ailesi] cum ... )


- CARTESIAN SIGN CONVENTION[İng.] / CONVENTION DE SIGNE CARTÉSIEN[Fr.] ile/değil/yerine/= KARTEZYEN İŞARETLEME UZLAŞMASI/UZLAŞIMI


- KARTESISCHES ZEICHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KARTEZYEN İŞARETLEME


- CARTESIAN COORDINATES[İng.] / COORDONNÉES CARTÉSIENNES[Fr.] / KARTESISCHE KOORDINATEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KARTEZYEN KOORDİNATLAR


- KARTEZYEN ile KARTEZYENİZM


- KARTON[İng. < CARTOON] ile/ve/değil/||/<> KARİKATÜR[İng. < CARICATURE]


- KARTON[Fr. < CARTON] ile/||/<> PASPARTU[Fr. < PASSE-PARTOUT]

( Güçlendirilmiş kâğıt. İLE/||/<> Çerçeve biçiminde kesilmiş, ortası boş mukavva/karton. | Sergilenmek üzere hazırlanan fotoğraf ya da tablonun kenarlarında fon kâğıdı ile oluşturulan, çerçeve ile konu arasındaki boşluk. | Gidiş yönü, yol ve yolculuğun yapılacağı koşullar hakkında verileri kapsayan, özellikle seyahat acenteleri tarafından verilen tren bileti. )


- KARTONLAMAK ile KARTON ile KARTONCU/LUK


- KÂRÛN değil/yerine HÂRÛN


- KÂRÛN ile Kârûn

( Çok zengin kişi. İLE Kur'ânı Kerîm'de, kendinden "çok zengin" olarak söz edilen ve tüm mal varlığı bir anda yok olan kişi. )


- CARVONE[İng.] / CARVONE[Fr.] / KARVON, KARVOL[Alm.] ile/değil/yerine/= KARVON


- KARZ-I HASEN ile KARZ-I ŞİR

( Faizsiz verilen borç. İLE Şiiri, ezbere okuma. )


- KAS ile/ve TENDON

( Hangi hareketle, hangisi? )

( MUSCLE vs./and TENDON )


- KAŞAN ile KAŞANİ

( KASHAN vs. KASHANI )

( کاشان ile کاشي ile کاشاني )

( KASHAN ile KASHY ile KASHANY )


- KAŞANMAK ile KAŞANDIRMAK ile KAŞAN ile KAŞANE ile KAŞAN YERİ


- KASDÎ ile ALENEN


- KASEM/YEMİN[Ar.] değil/yerine/= ANT


- KASEM ile YEMİN


- KASİD[Ar. < KASD | çoğ. KASİDÂN]["ka" uzun okunur] ile KÂSİD[Ar. < KESÂD] ile KASÎD[Ar.]

( Kasdeden, tasarlayan, kıyan. | Postacı, haberci, tatar, ulak. İLE Sürümsüz, geçmez, aranmaz. İLE Kasîde. )


- KASIRN ile ZEMHERÎR[ZÂM(Fars.): Kış. + HARÎR(Ar.): Uğuldayan.]/KARAKIŞ

( Kışın başlangıcı sayılan 08 Kasım günü başlayıp yazın başlangıcı sayılan 06 Mayıs'a [Hıdrellez'e] kadar süren zaman. İLE Aralık'ın 20'si ile Şubat'ın 01'i arasındaki ilk 40 günlük en etkili, soğuk/kara kış. )


- KASITLI ile KASTEN ile MÜZAKERE

( DELIBERATE vs. DELIBERATELY vs. DELIBERATION )

( تعمدي ile تعمد کردن ile عمدي ile انديشه کردن ile کنکاش کردن ile تامل کردن ile سنجيده ile تعمدا ile تامل ile شور ile کنگاش ile مشورت ile سنجش )

( تعمدي ile TAMAD KARDAN ile AMADY ile ANDYSHEH KARDAN ile KONKASH KARDAN ile TAMEL KARDAN ile سنجيده ile TAMDA ile TAMEL ile SHOR ile KANGASH ile MOSHORT ile SANJESH )


- KASR - I HÜMAYUN :

( Maslak Kasırları kampüsü içindedir. İki katlı ve yarı kagirdir. Birinci kat taş, ikinci kat ise ahşaptır. Pencereleri ve süslemelerinin güzelliği dikkat çeker. Kasa - ı Hümayün'de Sultan Abdülhamid'in (1876 - 1909) bizzat yaptığı ve üzerinde A.H. arması bulunan bir kapı vardır. Milli saraylara ait olup, Müze - saray olarak gezilebilmektedir. )


- HUILE DE RISIN[Fr.] / RIZINUSÖL, KASTORÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= KASTOR YAĞI


- KASVETLİ değil/yerine/= İÇSIKAN


- KAT'Â[Ar.] ile KAT'EN[Ar.]

( Hiçbir zaman, asla. İLE Asla, hiçbir zaman. )


- KATALİTİK HİDROJENASYON ile/>< KATALİTİK DEHİDROJENASYON

( Hidrojen eklenmesiyle gerçekleşen tepkime. İLE/>< Hidrojen çıkarılmasıyla gerçekleşen tepkime. )


- CATALYTIC HYDROGENATION[İng.] / CATALITICO DE HYDROGENATION[Fr.] / KATALYTISCHE HYDRIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KATALİTİK HİDROJENLEME


- CATALYTIC DECOMPOSITION[İng.] / CATALITICO DE DECOMPOSICION[Fr.] / KATALYTISCHE ZÄRSETZUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KATALİTİK PARÇALANMA


- CATALYST POISON[İng.] / CATALYSEUR POISON[Fr.] / KATALYSATORGIFT[Alm.] ile/değil/yerine/= KATALİZÖR ZEHİRİ


- KATAZAN ile/ve BACAU ile/ve MURUT

( Şehirde yaşayanlar. İLE/VE Balıkçılıkla uğraşanlar. İLE/VE Irmak kıyısında yaşayanlar. )

( KOTA KİNABALU kabileleri. [BORNEO] )


- KATETERİZASYON/CATHETERIZATION[İng.] değil/yerine/= DALGILAMA


- SULP ERİYİK[Osm.] / SOLID SOLUTION[İng.] / SOLUTION SOLIDE[Fr.] / FESTE ELEKTROLYTE[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI ÇÖZELTİ


- SOLID-STATE REACTION[İng.] / FESTER BRENNSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI-DURUM TEPKİMESİ


- SOLID STATE DETECTORS[İng.] / DÉTECTEURS À ÉTAT SOLIDE[Fr.] / FESTKÖRPERDETEKTOREN[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI HÂL DEDEKTÖRLERİ


- KATÎ[Ar.] ile YAKÎN[Ar.]

( Kesin. İLE Sağlam, kesin bilgi. | Bir şeyi iyice, kesinlikle bilme. )


- KATI ile/ve/değil YOĞUN

( [not] SOLIDS vs./and DENSE )


- KATİL[Ar.] değil/yerine/= ÖLDÜRÜMCÜ/ÖLDÜREN


- SOLIDIFICATION CURVE[İng.] / COURBE DE SOLIDIFICATION[Fr.] / ERSTARRUNGSKURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= KATILAŞMA EĞRİSİ


- SOLIDIFICATION HEAT[İng.] / CHALEUR DE LA SOLIDIFICATION[Fr.] ile/değil/yerine/= KATILAŞMA ISISI


- CONSOLIDATION TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE DE SOLIDIFICATION[Fr.] ile/değil/yerine/= KATILAŞMA SICAKLIĞI


- TASALLUP[Osm.] / SOLIDIFICATION[İng.] / VERFESTIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KATILAŞMA


- KATİ/MUHAKKAK değil/yerine/= KESİN


- DOPING COMPENSATION[İng.] ile/değil/yerine/= KATKI DENGELEMESİ


- KATKI YAPMAK ile KATKI ile KATKIDA BULUNAN ile PİŞMANLIK DUYMAK ile ENTRİKA ile ENTRİKACI

( CONTRIBUTE vs. CONTRIBUTION vs. CONTRIBUTOR vs. CONTRITE vs. CONTRIVANCE vs. CONTRIVER )

( همکاري و کمک کردن ile هم بخشي کردن ile اعانه ile هم بخشي ile همکاري وکمک ile کمک ile مقاله نويس ile هم بخشگر ile اعانه دهنده ile توبه کار ile تمهيد ile کوشا وزرنگ ile طرح ريز )

( NPAMKARY VE KAMAK KARDAN ile NPAM BAKHSHY KARDAN ile EANEH ile NPAM BAKHSHY ile NPAMKARY VOKMAK ile KAMAK ile MOGHALEH NOYS ile NPAM BAKHSHGAR ile EANEH DAHANDEH ile TOBEH KAR ile TAMEHYD ile KOOSHA VAZRANG ile TARH RYZ )


- DOPING-KOMPENSATION[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKILAMA GİDERME/TELÂFİSİ


- DOTIERUNGSKOMPENSATION[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKILAMA GİDERME


- EXTRINSIC PHOTOEMISSION[İng.] / PHOTOÉMISSION EXTRINSÈQUE[Fr.] / STÖRSTELLEN-PHOTOEMISSION[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKILI FOTO SALIM/YAYINI


- EXTRINSIC SEMICONDUCTOR[İng.] / SEMI-CONDUCTEUR DOPÉ[Fr.] / STÖRSTELLENHALBLEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKILI YARI İLETKEN


- SEMI-CONDUCTEUR NON DOPÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= KATKISIZ YARI İLETKEN


- KATLAMAK ile KATLANMIŞ ile DOSYA ile KLASÖROL ile KATLANIR ile KATLANIR EKRAN

( FOLD vs. FOLDED vs. FOLDER vs. FOLDEROL vs. FOLDING vs. FOLDING SCREEN )

( دولاکردن ile خم ile تاه زدن ile چروک ile تاه ile ماز ile تاه کردن ile تا کردن ile تاشده ile چين چين ile تاخورده ile پوشه ile شوميز ile غير لازم ile تاشو ile پاراون )

( DOLAKARDAN ile KHAM ile TAH ZADAN ile CHEROK ile تاه ile MAZ ile TAH KARDAN ile TA KARDAN ile TASHODEH ile CHYNE CHYNE ile تاخورده ile PUSHEH ile SHOOMYZ ile غير لازم ile TASHO ile پاراون )


- SOLIDIFICATION[Fr.] ile/değil/yerine/= KATLAŞMA


- KATMAK ile KATMANLAŞMAK ile KATMAN ile KATMALI ile KATMANLI ile KATMA BÜTÇE ile KATMAN BULUT ile KATMA DEĞER VERGİSİ


- KATMAN ile/ve/||/<> BOYUT


- KATMAN ile/ve/||/<> ÇEŞİT


- KATMAN ile/ve/değil EŞİK


- KATMAN ile KATMANLI ile KATMANSIZ

( LAYER vs. LAYERED vs. LAYERLESS )

( لا ile جدار ile طبقه ile لايه ile رج ile بنلاد ile غشاء ile متورق ile رگه دار ile بي لايه )

( LA ile JEDAR ile TABAGHEH ile LAYYEH ile RAJ ile BANLAD ile GHESHA ile MOTORGH ile RAGEH DAR ile BEY LAYYEH )


- KATMAN ile SIRADÜZEN

( LAYER vs. HIERARCHY )


- KATMERLENMEK ile KATMERLEŞMEK ile KATMERLEŞTİRMEK ile KATMER ile KATMERCİ/LİK ile KATMERLİ ile KATMERSİZ ile KATMER KATMER ile KATMERLİ BADEM ile KATMERLİ YALAN ile KATMERLİ İYELİK ile KATMERLİ KATMERLİ ile KATMERLİ BİRLEŞİK ZAMAN


- CATHODIC INHIBITORS[İng.] / INHIBITEURS CATHODIQUES[Fr.] / KATHODISCHE INHIBITOREN[Alm.] ile/değil/yerine/= KATODİK İNHİBİTÖR


- CATHODIC PROTECTION[İng.] / PROTECTION CATHODIQUE[Fr.] / KATHODISCHER SHUTZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KATODİK KORUMA


- KATHODISCHES BEIZEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KATODİK TEMİZLEME


- CATHODIC REACTANT[İng.] ile/değil/yerine/= KATODİK TEPKEN


- CATHODE RAYS[İng.] / KATHODEN STRAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOT IŞINLARI


- CATHODE MODULATION[İng.] / MODULATION DE CATHODE[Fr.] / KATHODENMODULATION[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOT KİPLEMESİ


- KATRAN[Ar.] ile/ve/||/<> KREOZOT[Fr. < CREOSOTE]

( Organik nesnelerden kuru damıtma yoluyla elde edilen, sıvı yağ kıvamında, kara renkte, ağır, is kokulu, suda erimeyen bir nesne. İLE/VE/||/<> Çeşitli katranların damıtılmasından elde edilen ve hekimlikte kullanılan, keskin kokulu bir sıvı. )


- TAR[İng.] / GOUDRON[Fr.] / TEER, TEEREN[Alm.] ile/değil/yerine/= KATRAN


- KATRANLAMAK ile KATRANLANMAK ile KATRANLATMAK ile KATRAN ile KATRANCI/LIK ile KATRANLI ile KATRANSIZ ile KATRAN RUHU ile KATRAN SUYU ile KATRAN TAŞI ile KATRAN YAĞI ile KATRAN ÇAMI ile KATRAN AĞACI


- KATYON[Fr. < CATION] değil/yerine/= ARTIN

( Bir çözeltinin elektrolizi sırasında katotta toplanan iyon. )


- CATION EXCHANGE RESIN[İng.] ile/değil/yerine/= KATYON DEĞİŞİM REÇİNESİ


- KATYON ile/||/<> ANYON

( Katyon pozitif yüklü İLE anyon negatif yüklü iyondur )

( Formül: Na⁺ İLE Cl⁻ )


- CATION[İng.] / CATHION[Fr.] / KATION[Alm.] ile/değil/yerine/= KATYON


- CATION DETERGENT[İng.] / RÉACTIFS DÉTERGENT[Fr.] / KATIONISCHE REINIGUNGSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KATYONİK DETERJAN


- KAVAIN[İng.] ile/değil/yerine/= KAVAİN


- KAVERN/CAVERN[İng.] değil/yerine/= KOVUK


- KÂVÎ[Ar. < KEYY | çoğ. KÂVİYÂN] ile KAVÎ[Ar. < KUVVET]

( Dağlayan, yakan/yakıcı. [Fr. CAUSTIQUE] İLE Güçlü, kuvvetli. | Güvenilir, sağlam. )


- KAVITASYON/CAVITATION[İng.] değil/yerine/= OYMA


- KAVKABAN[Yemen] -ile

( Dağın üstündeki gezegen. )


- KAVRAM = MEFHUM[Ar. < FEHM] = CONCEPTION, NOTION[İng.] = CONCEPT, NOTION[Fr.] = NOTIO, BEGRIFF[Alm.] = CONCEPTUS, NOTIO[Lat.] = LOGOS, ÉNNOIA, HOROS, NOEMA[Yun.] = CONCEPCÍON[İsp.]


- MEFHUM[Osm.] / NOTION[İng.] / BEGNIFI., BEGRIFF[Alm.] ile/değil/yerine/= KAVRAM


- KAVRAMAK ve/||/<>/> HEYECAN


- KAVRAYIŞ = FİKR-İ İPTİDAİ, TASAVVUR-I SAZEC = APPREHENSION[İng., Alm.] = APPRÉHENSION[Fr.] = APPREHENSIO[Lat.] = APRENSIÓN[İsp.]


- KAVUN ile ALTINBAŞ

( ... İLE Genellikle Ege bölgesinde yetişen, yuvarlak, kalınca kabuklu güzel bir tür kavun. )


- KAVUN ile DİVLEK/DÜĞLEK/DÜVLEK

( ... İLE Kalın kabuklu, olgun kavun. | Olgun, ufak kavun. | Kelek. )


- KAVUN ile KAVUNCU/LUK ile KAVUNİÇİ


- KAVUN ile/ve/||/<>/< KELEK ile/ve/||/<>/< DÜĞLEK

( Güneş gördükçe olgunlaşır. İLE/VE/||/<>/< Başlangıçta ve toprak üstünde kalan bölümüdür. İLE/VE/||/<>/< Yeni oluşmaya başladığı küçükkenki durumuna verilen addır. )

( Meyve olur. İLE/VE/||/<>/< Turşu olur. İLE/VE/||/<>/< ... )


- KAVUN ile MAKUVA URI KAVUNU


- KAVUN ile ŞAMAMA[Ar.]

( ... İLE Güzel kokulu bir tür kavun. | Kavuna benzer bir yıllık otsu ve sürüngen bir bitki. )

( BITTÎH ile ŞEMÂME )

( ... ile KÂLE )

( ... cum CUCUMIS DUDAIM )


- KAVUN ile TOPATAN

( Kabakgillerden, sürüngen gövdeli, iri meyveli bir bitki. | Bu bitkinin genellikle güzel kokulu, sulu ve etli meyvesi. İLE Güzel kokulu, sarı renkte, uzunca bir tür kavun. )


- KAVUN ile YUBARİ KAVUNU


- KAYA KELERİ ile KERTENKELE/KELER

( Bulunduğu yerin rengine girme özelliğiyle bilinir. İLE ... )

( ... İLE Türkiye'de 64 kertenkele türü bulunmaktadır. [Hiçbiri zehirli değildir.] )

( Dünyada, 150 kadar türü bulunmaktadır. Yalnızca Madagaskar'da, 75 kadar tür bulunmaktadır. İLE ... )

( EBÛ KALEMÛN, BÛKALEMÛN, HİRBÂ/HIRBÂ' ile ZABB/DABB[çoğ. ZIBÂB/ZUBBÂN] )

( ÂFTÂB-GERDEK ile SÛSMÂR, BEZAGA, BÜJMEJE )

( SQUAMATA: Kertenkeleleri ve yılanları içeren öbek.
CHAMELEON vs. LIZARD )

( CHAMAELEON VULGARIS, CHAMAELEO CHAMAELEON cum LACERTILIA/SAURIA )


- KAYA ile/ve/||/<> YILAN

( )

( Adam, altında bir yılan olduğunu bilmiyor.
Kadın da adamın üzerinde ağır bir taş olduğunu bilmiyor.

Kadın, şöyle düşünüyor:
“Düşeceğim! Ve tırmanamıyorum. Çünkü yılan beni ısıracak!
Neden biraz daha kuvvet kullanıp beni yukarı çekemiyor?!”

Adam da şöyle düşünüyor:
"Çok acı çekiyorum! Yine de seni hâlâ elimden geldiğince çekiyorum!
Neden biraz daha fazla tırmanmaya çalışmıyor?!"

Öteki tarafın baskı altında olduğunu göremeyiz. Öteki taraf da bizim ne kadar acı çektiğinizi göremez.

Yaşam böyledir işte; İş, Aile, Aşk, Arkadaşlık... Fark etmez.

Konu/sorun ne olursa olsun, birbirimizi anlamaya çalışmalı, farklı düşünmeyi öğrenmeli, empatiyle yaklaşarak daha iyi iletişim kurmayı denemeliyiz...

Unutmayalım ki dünyada yalnız değiliz.

Anladığımız ve anlaşıldığımız kadar varız... )


- KAYBETMEK ile/ve/+/||/<>/>< KAZANMAK

( Ne yazık ki, doğayla savaş durumundayız. Kazanırsak, kaybedeceğiz. )


- KAYD-I MÜSTAHSEN ile KAYD-I MEVHUME/MÜSTEKREHE

( Güzel kayıtlar. İLE İkrah veren kayıtlar. )


- KAYGAN/ZIYPAK ile KAYAĞAN

( Islak ya da düz olduğundan kaydırıcı özelliği bulunan ya da üzerinde kayılan. İLE Üzerinde kolaylıkla kayılan. )


- KIZGIN[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYGAN


- KAYGI ile ENDİŞELİ ile İLİŞKİN ile HEPSİYLE İLGİLİ ile KONSER ile UYUMLU

( CONCERN vs. CONCERNED vs. CONCERNING vs. CONCERNING ALL vs. CONCERT vs. CONCERTED )

( مربوط بودن ile پروا ile علاقهمند ile راجع به ile راجعبه ile اعم ile هم آهنگي ile کنسرت ile هم نوا )

( MARBUT BODAN ile PARVA ile ALAGHESMAND ile RAJE BAH ile راجعبه ile AM ile NPAM AHANGY ile KONSARAT ile NPAM NAVA )


- KAYGI ile/ve TEDİRGİNLİK/PERTÜRBASYON


- KAYGI/ANKSİYETE ile BUNALIM/DEPRESYON ile TAKINTI/OBSESYON ile KUŞKUCULUK/PARANOYA

( "Ya yanlış yaparsam?" İLE "Hep yanlış yaptım" İLE "Hiç yanlış yapmamalıyım!" İLE "Bana yanlış yapacaklar!" )


- KAYGILANMAK ile KAYGILANDIRMAK ile KAYGI ile KAYGIN ile KAYGILI/LIK ile KAYGISIZ/LIK ile KAYGILICA ile KAYGISIZCA


- KAYIN ile KAYIN

( 72 kişinin, 1 günlük oksijenini sağlar. )

( Kayıngillerin örnek bitkisi olan, 30-40 metre boyunda, 2 metre çapında, kışın yapraklarını döken, kerestesi beyaz ve değerli olan bir orman ağacı. | Bu ağaçtan yapılmış olan. İLE Kadın ya da kocaya göre birbirinin erkek kardeşi, kayınbirader, ini. )

( FAGUS ORIENTALIS cum ... )


- KAYIP:
GERİ GEL(E)MEYECEK OLAN ile/ve/||/<> YERİ DOLDURULAMAYACAK OLAN


- KAYISI ile/ve ÇATALOĞLU, ÇİĞİLİ, ÇOLOĞLU, HACIHALİLOĞLU, HASANBEY, KARACABEY, ŞAM, TOKALOĞLU, TURFAN, DAİZMİR, YÖRÜKRAMAZAN


- KAYISI ile/ve İRİBİTİRGEN


- KAYISI ile KAMAREDDİN

( [eskiden] [umarız günümüzde de vardır!] Antalya bölgesinde yetişen çok özel bir kayısıymış. [İbn Haldun'un eserlerinde geçer] )


- KAYIŞKIRAN = SABANKIRAN

( Baklagillerden, kökleri toprağa derince girdiği için tarlalar sürülürken sabanı tutan, çiçekleri kırmızı bir bitki. )

( ONOSIS SPINOSA )


- SLIDING FRICTION[İng.] / GLISSEMENT DE FROTTEMENT[Fr.] / SCHIEBEN-REIBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYMA SÜRTÜNMESİ


- KAYMAN -ile

( Güney Amerika'ya özgü bir sürüngen. )


- KAYNAK ile ÇOKRAĞAN

( ... İLE Gür kaynak. )


- KAYNAK ile/ve NEDEN

( SOURCE vs./and CAUSE )


- KAYNAK ile/ve/değil/||/<> ZEMİN


- QUELLENFREIES FELD[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYNAKSIZ ALAN


- BOILING POINT ELEVATION.[İng.] / SÜDEPUNKT ERHÖHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYNAMA NOKTASI YÜKSELMESİ


- NOKTA-İ GALEYAN[Osm.] / BOILING POINT[İng.] / POINT D'ÉBULLITION[Fr.] / SIEDEPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYNAMA NOKTASI


- GALEYAN[Osm.] / BOILING[İng.] / ÉBULLITION[Fr.] / KOCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYNAMA


- KAYNAMAK ile HAŞLANMIŞ ile HAŞLANMIŞ PİRİNÇ ile KAZAN ile KAZAN YAPIMCISI ile KAYNAMA ile KAYNAMA NOKTASI ile KAYNAR SU

( BOIL vs. BOILED vs. BOILED RICE vs. BOILER vs. BOILERMAKER vs. BOILING vs. BOILING POINT vs. BOILING WATER )

( جوش آمدن ile بجوش آمدن ile غلغل سدن ile جوشانيدن ile جوشاندن ile بجوش آوردن ile جوشيدن ile جوشيده ile جوشانده ile کته ile ديگ ile کتري ساز ile جوشان ile جوش ile درجه جوش ile نقطه جوش ile آب جوش )

( JOOSH AMADAN ile BEJOOSH AMADAN ile غلغل سدن ile JOOSHANYDAN ile JOOSHANDAN ile BEJOOSH AVARDAN ile JOOSHYDAN ile JOOSHYDAH ile JOOSHANDEH ile KETEH ile DYG ile کتري ساز ile JOOSHAN ile JOOSH ile DARJEH JOOSH ile NAGHTEH JOOSH ile AB JOOSH )


- FUSION REACTOR[İng.] / RÉACTEUR DE FUSION[Fr.] / FUSIONSREAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYNAŞMA TEPKİLEŞİMİ/REAKTÖRÜ


- FUSION FUEL[İng.] / COMBUSTIBLE DE FUSION[Fr.] / FUSIONSBRENNSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYNAŞMA YAKITI


- KAYPAK[mecaz]/DÖNEK ile/değil/=/||/<> KAYAĞAN/KAYGAN


- KAYRA ile KAYRAK ile KAYRAN ile KAYRACI/LIK


- KAYTAN ile KAYTANLI ile KAYTAN BIYIK ile KAYTAN BIYIKLI


- KAYTAN ile/ve/||/<> ŞEYTAN

( Büküle büküle... İLE/VE/||/<> Düzüle düzüle...( / s.kile s.kile...) )


- CATION SUBSTITUTION[Fr.] ile/değil/yerine/= KAYTON DEGİŞİMİ


- KAZ ile BAKLAN

( ... İLE Anguta benzeyen, kırmızı renkli bir çeşit yabankazı. )

( ... cum OTIS TARDA )


- KAZAN KAYBET" ile/ve/||/<> "KAYBET KAZAN" ile/ve/değil/yerine/||/<> KAZAN KAZAN

( Ben kazanayım[benim kazanmam/kazancım (senden/herkesten) daha önemli/öncelikli], sen kaybet.[+ -] İLE/VE/||/<> Ben kaybedeyim, sen kazan[senin kazanman/kazancın (benden/herkesten) daha önemli/öncelikli][- +]. @@ Ben de kazanayım, sen de kazan.[+ +] )


- BOILER[İng.] / CHAUDIERENE[Fr.] / KESSEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KAZAN


- KAZAN ile/ve/<> ESKİ KAZAN

( Kazanka Irmağı'nın bir büklüm yaparak Volga'ya karıştığı topraklarda kurulmuştur. İLE/VE/<> Bölgeyi ikiye bölen Kazanka Irmağı'nın 45 km. kuzeyinde yer alıyordu. )

( Türk geleneklerine göre, Kazan, "Birleşme"yi simgeler. )


- KAZAN ile KAZAN

( Çok miktarda yemek pişirmeye ya da bir şey kaynatmaya yarayan büyük, derin kap. | Buhar makinelerinde, kalorifer tesisatında, suyun kaynatıldığı büyük derin kap. İLE Tataristan. )


- KAZAN ile TENCERE


- GAIN[İng.] / GAIN[Fr.] / GEWINN[Alm.] ile/değil/yerine/= KAZANÇ


- KAZANMAK ile KAZANILMAK ile KAZANDIRMAK ile KAZANABİLMEK ile KAZAN ile KAZANÇ ile KAZANCI/LIK ile KAZANÇLI/LIK ile KAZANÇSIZ/LIK ile KAZAN TAŞI ile KAZAN KEBABI ile KAZAN DAİRESİ


- KAZARA değil/yerine/= KAZAYLA/İSTEMEDEN


- CASEIN[İng.] / CASÉINE[Fr.] / KASEIN[Alm.] ile/değil/yerine/= KAZEİN


- KAZEİN ile KAZEİN TUTKALI


- KAZIKLAMAK ile KAZIKLANMAK ile KAZIK ile KAZIKLI ile KAZIKÇI/LIK ile KAZIK KÖK ile KAZIK FREN ile KAZIK MARKA ile KAZIKLI HUMMA


- KEBİT = DÜKKÂN
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]


- KEÇİ ile BIZIN

( ... İLE Doğu Avrupa ve Orta Doğu'da yaşayan yaban keçisinden evcilleştirilmiş keçi. )


- KEÇİ ile/ve KÖSEMEN

( ... İLE/VE Kılavuzluk eden keçi. )


- KEÇİ değil MAVİ KOYUN

( Himalaya'da yaşarlar. )


- KEÇİBOYNUZU ve ÇİTLEMBİK/MELENGİÇ/MENENGİÇ/MERLENGİÇ/MERLENGEÇ/DAVUN

( İkisinde de azcık fakat etkili/hoş bir tad için çok fazla uğraş vermek gerekir. )


- KEDİ ile MAINE COON


- KEFALETLE SERBEST BIRAKMAK ile KAZAN ile KEFİL ile GARANTÖR

( BAIL vs. BAILER vs. BAILOR vs. BAILSMAN )

( باامانت سپردن ile ضامن شدن ile کفيل گرفتن ile کفيل دهنده ile امانت دهنده ile ضامن )

( BAAMANT SEPARDAN ile ZAMAN SHODAN ile KOFYLE GARAFTAN ile KOFYLE DAHANDEH ile EMANT DAHANDEH ile ZAMAN )


- KEFEN ile ÎZÂR

( ... İLE Kefende, iç gömlek. )


- KEFENİN ile KEFENİN

( Kefe'nin. İLE Kefen'in. )


- KEFF[Ar.] ile MEN'[Ar.]


- KEHL[Ar.] ile KEHL[Ar. çoğ. KİHÂL, KÜHÛL, KÜHLÂN] ile KEHL[Ar.]

( Göze sürme çekme. İLE 30 - 50 yaş arasında bulunan kişi, olgun çağı. İLE Bit. )


- AMBER, ELECTRON, SUCCINUM[İng.] / AMBER, ÉLECTRON[Fr.] / AMBER, BERNSTEIN, ELEKTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= KEHRİBAR, ELEKTRON


- CAKE[İng.] / SE GRUMELER[Fr.] / KLUMPEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KEK


- CAKING[İng.] / S'AGGLOMÉRER[Fr.] / ZUSAMMENBACKEN, FESTBACKEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KEKLEŞME


- KELÂM ve FIKIH ve İRFAN


- KELÂM ve İNSAN

( Kelâm, kelâm oluşu bakımından tektir. Bölünme kelâmda değil konuşulan şeydedir. Emir, yasaklama, haber verme ve istemek kelâmda tektir. )

( [İbn. Arabî, Fütuhât-ı Mekkiye] )


- KELÂM ve/<> İRFAN


- KELÂM ile/ve/<> İRFAN ile/ve/<> BURHAN


- KELEBEK ile/ve/||/<> MAYMUN

( ["zihni" ve "düşünme sürecimizi/hızımızı" anlatmada]
Batı'da[Yunan]. İLE/VE/||/<> Doğu'da. )


- KELENE[İng.] ile/değil/yerine/= KELEN


- KELGİN ile SEL
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Gel-git döngüsünde, suların kabarması ve bu nedenle oluşan seller. İLE ... )


- KELLIN[İng.] ile/değil/yerine/= KELLİN


- KELLOGG EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE KELLOGG[Fr.] / KELLOGG-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KELLOGG DENKLEMİ


- KELVIN AMMETER[İng.] / AMPÈRMÈTRE DE KELVIN[Fr.] / KELVIN-STROMMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= KELVİN AKIMÖLÇERİ


- KELVIN BODY[İng.] / CORPS DE KELVIN[Fr.] / KELVIN-KÖRPER[Alm.] ile/değil/yerine/= KELVİN CİSMİ


- KELVIN CONTACTS[İng.] / CONTACTS DE KELVIN[Fr.] ile/değil/yerine/= KELVİN KONTAKTLARI


- KELVIN BRIDGE[İng.] / PONT DE KELVIN[Fr.] / KELVIN-BRÜCKE[Alm.] ile/değil/yerine/= KELVİN KÖPRÜSÜ


- KELVIN TEMPERATURE SCALE[İng.] / ÉCHELLE THERMOMÉTRIQUE KELVIN[Fr.] / KELVIN TEMPERATURSKALA, KELVIN-SKALA[Alm.] ile/değil/yerine/= KELVİN SICAKLIK ÖLÇEĞİ


- KELVIN BALANCE[İng.] / BALANCE DE KELVIN[Fr.] ile/değil/yerine/= KELVİN TERAZİSİ


- KELVIN[İng.] / KELVIN[Alm.] ile/değil/yerine/= KELVİN


- KELVİN ile/||/<> SIVI HİDROJEN[İng. LIQUID HYDROGEN] ile/||/<> TERMOMETRE[İng. THERMOMETER]

( Uluslararası Birimler Sistemi'nde (SI) temel sıcaklık birimidir. "Mutlak sıfır sıcaklığı" kavramına dayanan bir sıcaklık ölçeğidir. Genellikle bilimsel gösterimde kullanılır ve diğer sıcaklık ölçeklerinden farklı bir biçimde hesaplanır. Diğer sıcaklık ölçekleri ile sabit orana sahiptir. "K" ile gösterilir. Adını, İskoç fizikçi Lord Kelvin'den alır. @@ Bir element olan hidrojenin (H2) sıvı formudur. LH2 olarak gösterilmektedir. Uzay ve havacılık alanlarında sıkça kullanılmaktadır. Hem daha düşük basınçlarda saklanabildiği için güvenli olması hem de yüksek enerji sağlayabilmesi nedeniyle uzay araçlarında yakıt olarak tercih edilmektedir. Hidrojeni sıvı forma geçirmek için 33 Kelvin'e soğutmak gerekmektedir. @@ Bir cismin ya da sistemin sıcaklığını ölçmede kullanılan alettir. Ölçülen sıcaklığın SI birimi Kelvin'dir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- KEMADRIN[İng.] ile/değil/yerine/= KEMADRİN


- KEMAL ile/ve/||/<>/> İHSAN


- KEMAN ile/ve ERHU

( ... İLE/VE Çin kemanı. )


- KEMAN ile KEMANE ile KEMANİ ile KEMANCI/LIK ile KEMANÇE ile KEMAN YAYI ile KEMANE ÇEKME ile KEMANE BALIĞI


- KEMAN ile KEMENÇE ile KEMAN SOPASI

( FIDDLE vs. FIDDLEBACK vs. FIDDLESTICK )

( کار بيهوده کردن ile زرزر کردن ile ويولن زدن ile شبيه کمانچه ile آرشه ويولون )

( KAR BEYTEOODEH KARDAN ile ZARZAR KARDAN ile VEYVALAN ZADAN ile SHABYYEH KAMANCHEH ile ARSHEH VEYVOLON )


- KEMAN ile/ve SARİNDA

( ... İLE/VE Hint kemanı. )


- KEMAN[Fars. :Yay.] ile/ve/> VİYOLA(ALTO)[İt.]

( ... İLE/VE/> Kemandan biraz büyükçe dört telli saz. | Kontralto. )


- KEMAN/VARDI GELDİ ile/ve/<>/> VİYOLA ile/ve/<>/> ÇELLO/VİYOLONSEL[İt. < VIOLONCELLO] ile/ve/<>/> KONTRBAS[Fr.]

( Çenenin altına dayanarak çalınan telli çalgı. İLE/VE/<>/> Kemandan biraz büyükçe dört sürtme telli saz. İLE/VE/<>/> Viyoladan büyük, kontrobastan küçük dört sürtme telli saz. İLE/VE/<>/> En kalın sesli yaylı çalgı. )

( )


- KEMİK DIŞZARI[İng. BONE EXOSKELETON] ile/||/<> KEMİK İÇZARI[İng. BONE LINING]

( Kemiklerin dış yüzeylerini sıkıca saran ve sıkı bağ dokudan yapılmış zar. Kemiği korur ve kemik kırıklarında onarımı sağlar. @@ Kemik içindeki boşluklarda yüzeyi örten bağ dokudan zar. Kemiğe sıkıca yapışıktırlar. Kemik iliği ile komşudurlar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- BONE[İng.] / OS[Fr.] / KNOCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KEMİK


- KEMİK ve/||/<> FREN ve/||/<> İNSAF


- KEMÎN[Ar. çoğ. KEMÂÎN] ile KEMÎN[Ar.]

( Pusuya gizlenmiş kişi. | Pusu. İLE Çok az. | Pek küçük. )


- KEMİRGEN ile ...

( RODENT )


- KEMİRGEN ile BÜYÜK KEMİRGEN

( ... İLE Ne yazık ki, soyu tükenmiştir. :( )

( ... cum JOSEPHOARTIGASIA MONES )


- KEMİRGEN ile KUMKAZAN

( ... İLE Kemirgenlerden, Afrika'nın güneyinde yaşayan bir tür memeli. )

( ... cum BATHYERGUS MARITIMUS )


- CHEMOABSORPTION[İng.] ile/değil/yerine/= KEMOABSORPSİYON


- CHIMIQUE ADSORPTION[Fr.] / CHEMOSORPTION, CHEMISCHE ADSORPTION[Alm.] ile/değil/yerine/= KEMOSORPSİYON


- KEN ile KEND/KENT[Soğd] ile KEND[Oğuz]
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Doğu bölgelerindeki tüm kentlere verilen genel ad. İLE Yüksek sayıda kişinin yaşadığı yer. İLE Köy. )

( SEMERKAND[Fars. < SEMİZ KEND]: Büyüklüğü nedeniyle "besili kent". )


- KENAN ile KENANİT

( CANAAN vs. CANAANITE )

( کنعان ile کنعاني )

( KONAAN ile کنعاني )


- KENAN ile YUNAN

( Tenzih. İLE Teşbih. )

( CANAAN vs. GREEK )


- KENDİ BAŞINA OLAN ile KENDİNE YETEN


- KENDİ DIŞINDAKİ DÜNYAYI: BİLMEYEN >< BİLEN ile İÇ DÜNYASINI: BİLMEYEN >< BİLEN

( Câhil. >< Âlim. İLE Gâfil. >< Ârif. )


- KENDİ DÜNYASINDA OLAN ile/ve/değil KENDİ DÜNYASI OLAN


- KENDİ DÜNYASINDA OLMAK/OLAN ile/ve "KENDİNİ BEĞENMİŞ"LİK

( Olgun kişi, kendini beğenmiş değildir ve işlerinde âdil ve tutarlıdır. )

( NAHVET[Ar.]: Kibir, gurur, böbürlenme. Kendini beğenme. )


- KENDİ HAKKIN ile/ve/değil/yerine/||/<> KİŞİ(İNSAN) HAKLARI


- KENDİ YAZAN ile YAZDIRAN


- KENDİBESLENEN = ÖZBESLENEN


- SPONTANEOUS FISSION[İng.] ile/değil/yerine/= KENDİLİĞİNDEN ÇEKİRDEK BÖLÜNMESİ


- SPONTANEOUS POLARIZATION[İng.] / POLARISATION SPONTANÉE[Fr.] ile/değil/yerine/= KENDİLİĞİNDEN KUTUPLANMA


- SPONTANEOUS MAGNETIZATION[İng.] / AIMANTATION SPONTANÉE[Fr.] ile/değil/yerine/= KENDİLİĞİNDEN MIKNATISLANMA


- SPONTANEOUS COMBUSTION[İng.] / COMBUSTION SPONTANÉE[Fr.] / SELBSTVERBRENNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KENDİLİĞİNDEN YANMA


- KENDİLİĞİNDEN ile OLDUĞU GİBİ

( Herşeyi olduğu gibi görebildiğinizde, kendinizi de olduğunuz gibi göreceksiniz. )

( SPONTANEOUSLY vs. AS IT IS )


- KENDİLİĞİNDENLİK = TAVİYET = SPONTANEITY[İng.] = SPONTANÉITÉ[Fr.] = SPONTANEITÄT[Alm.] = SPONTANEUS[Lat.] = ESPONTANEIDAD[İsp.] = TZU-JAN[Çince]


- KENDİLİĞİNDENLİK ile/ve/||/<> YARATICILIK ile/ve/||/<> ÜRETİCİLİK ile/ve/||/<> KENDİNİ ÜRETİM(POLİTERASYON)


- KENDİLİK ile/ve/||/<> DENEYİM ile/ve/||/<> DENEYİMLEYEN


- KENDİ/MİZ) İÇİN ile (KENDİ/MİZ) OLARAK


- KENDİMİZİN ..." ile/değil/yerine KİŞİNİN KENDİNİN ...


- KENDİN TANIMAK


- | KENDİNDE ile/ve/+ KENDİ İÇİN | ile/ve/+/||/<>/> KENDİNDE VE KENDİ İÇİN


- KENDİNDE ile/ve/>/değil KENDİNDEN


- KENDİNDEN ile/ve/değil/||/<>/< KENDİLİĞİNDEN


- KENDİNE GÖRE ile ÖZGÜN


- KENDİNE OLAN ÖZGÜVEN değil ÖZGÜVEN (ya da KENDİNE OLAN GÜVEN)


- KENDİNE ÖZGÜN değil KENDİNE ÖZGÜ ya da ÖZGÜN


- KENDİNE SÖYLEYEBİLDİĞİN ile/ve KENDİNE (BİLE) SÖYLEYEMEDİĞİN

( ABLE TO SAY TO YOURSELF vs./and (EVEN) NOT ABLE TO SAY TO YOURSELF )


- KENDİNE YAPILAN ile EŞİNE/ÇOCUĞUNA YAPILAN

( Affedebilirsin. İLE [pek/kolay kolay] Affetmezsin. )


- KENDİNİ BİL(EBİL)MEK:
ALIRKEN ile/ve/değil VERİRKEN

( Kendini bilemezsin. İLE/VE/DEĞİL Kendini bulursun. )


- KENDİNİ/BİRİNİ "DEĞERLENDİRİRKEN":
SAHİP OLMADIKLARI(N) İLE ile/ve/değil/yerine/||/<> SAHİP OLDUKLARI/N İLE NELER YAPTIĞI(N)/YAPABİLDİĞİ(N)


- KENDİNİ HAKLI ÇIKARAN >< DÜRÜST

( Kendini haklı çıkaran, dürüst değildir. )


- KENDİNİ ... OLARAK:
TANIŞTIRMIŞ değil TANITMIŞ


- KENDİNİ ÖVEN ile/değil/yerine/>< KENDİNİ BİLEN


- [ne yazık ki]
KENDİNİ YETKİN GÖRMEK/GÖREN" ile/ve/||/<>/> AHKÂM KESMEK/KESEN


- KENDİNİ:
"YÜCELTEN" değil/yerine/>< ALÇALTAN

( Alçalır. DEĞİL/YERİNE/>< Yücelir. )


- KENDİN(İZ)E İYİ BAKIN(/BAKMAYA DEVAM EDİN) ve/||/<>/> HOŞÇA KAL/IN


- KENDİSİ AÇISINDAN değil KENDİ AÇISINDAN


- KENDİSİNDEN / KENDİSİNİ" değil KENDİNDEN / KENDİNİ

( "Sahibisi" demediğimiz gibi. )


- KENDİYLE:
DOLAN ile/ve/||/<> DOYAN


- KEOPS ile KEFREN ile MİKORİNOS

( ON CARPET/RUGS )


- KEPEKSİZ TAHİN ile/değil/yerine KEPEKLİ TAHİN

( ... İLE/DEĞİL/YERİNE Daha yoğun ve akışkanlığı daha azdır. )


- KEPHALOIDIN[İng.] ile/değil/yerine/= KEPHALOİDİN


- KERASIN[İng.] ile/değil/yerine/= KERASİN


- KERACYANIN[İng.] ile/değil/yerine/= KERASİYANİN


- KERATIN[İng.] ile/değil/yerine/= KERATİN


- KERATİN ile KREATİN

( Saç, deri ve tırnak gibi yapıları oluşturan lifli bir protein türüdür. [Bu yapıları korumak, güçlendirmek ve esneklik kazandırmak için önemlidir. Gövde tarafından üretilebildiği gibi dışarıdan besinler ya da kozmetik ürünler yoluyla da alınabilir.][İnsan saçı ve tırnağının yanı sıra, hayvanların pençe ve toynaklarında, kuşların tüylerinde, oklu kirpilerin dikenlerinde, armadillo ile kaplumbağaların kabuklarında bulunan proteindir.] İLE Gövdede doğal olarak üretilen ve kaslarda enerji sağlayan bir amino asittir. [Ağırlık çalışanlar, sporcular ve yaşlılar tarafından kas kütlesi, güç ve performansı artırmak için gıda desteği olarak kullanılmaktadır. Kreatin monohidrat, piyasada en yaygın ve bilinen kreatin biçimidir. Kreatin monohidrat, kreatin molekülüne bir su molekülü bağlanmış durumudur. Kreatin monohidrat, gövdeye alındığında kreatin fosfat adı verilen bir bileşiğe dönüşür ve kaslarda enerji üretimine katılır.] )


- KERATİN ile/||/<> OSTEODONTOKERATİK KÜLTÜR[İng. OSTEODONTOKERATIC CULTURE]

( Skleroproteinler olarak bilinen lifli ve yapısal bir protein ailesinin üyelerinden birisidir. Omurgalı hayvanlarda bulunan versiyonu olan α α-keratin; saç, tırnak, tüy, boynuz, pençe, toynak, nasır ve derinin dış yüzeyinde bulunan ana yapısal malzemedir. Su ve organik çözücüler içinde neredeyse hiç çözülemeyen keratin, epitel gözeleri hasar ve strese karşı korur. @@ Avustralya'lı antropolog Raymond Arthur Dart tarafından ortaya atılmış olan, insanın erken atalarından kimi türlerin fosilleşmiş kalıntıları çevresinde, herhangi bir alet kalıntısı bulunmamasını, alet kullanmamış olmalarına değil, kemik (osteo), diş (dento) ve boynuz (keratin) gibi organik hammadde ile alet yapmalarına dayandıran görüştür.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- KERATİNLEŞMEK ile KERATİN ile KERATİNLİ ile KERATİNSİZ


- KERATOELASTIN[İng.] ile/değil/yerine/= KERATOELASTİN


- KEREN ile/değil KARAN

( Boynuzlu. İLE/DEĞİL Parlamak. )

( )


- KERHEN değil/yerine/= İĞRENEREK/TİKSİNEREK


- KERHEN değil/yerine/= İSTEMEYEREK/GÖNÜLSÜZCE


- KERHEN[Ar. < KERH] ile/değil/yerine/>< TAV'AN[Ar. < TAV]

( Zorla yapma, bir işi yapmak için kendini zorlama. İstemeyerek, ister istemez. | İğrenme, tiksinme, ikrah. )

( İsteyerek yapmak. )


- KERİM ile MUHSİN


- KERMAN ile KİRMANŞAH

( KERMAN vs. KERMANSHAH )

( کرمان ile کرمانشاه )

( KARMAN ile KARMANESHAH )


- KERN[İng.] ile/değil/yerine/= KERN


- KERNITE[İng.] / KERNITA[Fr.] / KERNIT, RASORIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KERNİT, KERNİTEN


- KEROGEN[İng.] / KERNOGENE[Fr.] / KERNOGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KEROGEN


- KEROSINE[İng.] / KÉROSÉNE (PETROLE LAMPANT L)[Fr.] / KEROSIN, (LEUCHT PETROLEUM)[Alm.] ile/değil/yerine/= KEROSEN


- KERPETEN ile DAVYA

( ... İLE Diş çekme kerpeteni. )


- KERTENKELE/YILAN ile/değil OLUKLU KERTENKELE

( ... İLE Ayakları olmayan bir kertenkeledir. Hızlı hareket edemez. Derisinin içinde kemik pullar bulunur. Akciğeri genişlesin ve soluk alabilsin diye bu kemik pulların olmadığı oluklar vardır. Adını da bu oluklardan alır. Isırmazlar. Karınca, termit ve küçük böceklerle beslenirler. Tarım zararlılarını tüketirler. Zehirli değillerdir. Lütfen yılan korkusu ya da başka nedenlerle öldürmeyiniz! )

( )

( ... cum PSEUDOPUS APODUS )