Bugün[10 Nisan 2026]
itibarı ile 15.203 başlık/FaRk ile birlikte,
15.203 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(31/62)


- KALEM ile/||/<> GENELGE/TAMİM ile/||/<> MUHTIRA ile/||/<> HATT-I HÜMÂYUN ile/||/<> NOTA ile/||/<> NİŞANCI

( Resmî belgeleri hazırlayan yazıcıların çalıştığı yer. İLE/||/<> Yasa ve yönetmeliklerin uygulanmasında yol göstermek. İLE/||/<> Herhangi bir şeyi anımsatma, uyarma amacıyla yazılan yazı. | Bir devletin başka bir devlete politik sorunlarla ilgili olarak yolladığı uyarı yazısı. İLE/||/<> Sultan tarafından herhangi bir iş için çıkarılan yazılı emir. İLE/||/<> Bir devletin başka bir devletle ya da elçisine yaptığı bildiri. İLE/||/<> Osmanlı yasalarını iyi bilen, yasalar konusunda Dîvân'a görüş veren yabancı devletlerle yazışmaları hazırlayan, Sultan mektuplarına tuğra çeken, Divan-ı Hümayûn üyesi. )


- KALİBRASYON/CALİBRATION[İng.] değil/yerine/= ÖLÇÜMLEME. | ÇAP


- KALİBRASYON ile KALİBRASYON

( CALIBRATIN vs. CALIBRATION )

( واسنجي ile درجه بندي )

( VASANJY ile DARJEH BANDY )


- KALİBRASYON ve SENKRONİZASYON


- KALİBRE ile KALİBRASYON ile KALİBRASYON TESTİ


- KALİFİKASYON[Fr. < QUALIFICATION] değil/yerine/= NİTELİKLİLİK


- KALİFİKASYON değil/yerine/= NİTELİKLİLİK


- KALIN ile/ve GENİŞ


- KALIN ile/ve/<> KABA


- KALIN ile KALIN ile KALIN

( Nesnelerde, uzunluk ve genişlik dışında üçüncü boyutu çok olan. | Enli ve gür kaş. | Yoğun, akıcılığı az olan. | Etli, dolgun. | Pes ses. İLE Gelin olacak kıza erkek tarafından verilen para ya da armağan, ağırlık. İLE Mayalı hamurun parçalara ayrılıp tandırda pişirilmesiyle elde edilen ekmek türü. )


- KALIN ile KALINCA

( ... İLE Kalına yakın. )


- KALKAN ile KALKAN

( Ok, kılıç vb.nden korunmak için savaşçıların kullandığı korunmalık. | Toplum olaylarında güvenlik görevlilerinin çeşitli saldırı araçlarından kendilerini ve başkalarını korumak için kullandıkları, özel olarak yapılmış korumalık. | Koruyucu. İLE Yan yüzergillerden, büyük, yassı, derisi düğme ya da çivi denilen birtakım sivri kemiklerle örtülü balık. )


- KALKAN ile KALKAN BEZİ ile KALKAN BALIĞI ile KALKAN BÖCEKLERİ ile KALKAN BALIĞIGİLLER


- KALKAN ve/<> PARPA

( ... VE/<> Kalkan balığının yavrusu. )


- SCHILD[Alm.] ile/değil/yerine/= KALKAN


- CHALZEDON[Alm.] ile/değil/yerine/= KALKEDON


- KALKEKREIN[İng.] ile/değil/yerine/= KALKEKREİN


- CALCOGENE[İng.] ile/değil/yerine/= KALKOJEN


- KALKOJEN[Fr. < CHALCOGENE] ile KALKOLİTİK[Fr. < CHALCOLITIQUE]

( Periyodik dizgede, altıncı öbekteki oksijen, kükürt, selenyum, tellür, polonyum öğelerinin genel adı. İLE Bakırın kullanılmaya başlamasıyla nitelenen [tarih öncesi dönem]. )


- CHALKOSIN[Alm.] ile/değil/yerine/= KALKOZİT


- KALLAVİ ile KALLAVİ FİNCAN


- KALOMEL[Yun.] değil/yerine/= TATLISÜLÜMEN

( Civa bileşimlerinden, hekimlikte kullanılan, zehirli bir madde. )


- KALORİ[Lat. < CALERE] değil/yerine/= ISIN

( Bir kilogram suyun sıcaklığını, bir derece yükseltmek için gereken ısı miktarı. Normal atmosfer basıncında, ısınma ısısı 15 °C'lik suyunkine eşit olan bir nesnenin, bir gramının sıcaklığını 10 °C yükseltmek için gerekli ısı miktarına eşit olan ısı birimi. | Besinlerin, dokular içinde yanarak gövdenin sıcaklık ve enerjisini sağlama değerlerini gösteren ölçü. )


- CHALCEDONY[İng.] ile/değil/yerine/= KALSEDON


- KALSEDON ile/||/<> KRİZOPRAZ

( Mikrokristalin bir kuvars türü. İLE/||/<> Elma yeşili renkte bir kalsedondur. )


- KALSEDUAN = KADIKÖY TAŞI


- CALCEIN[İng.] ile/değil/yerine/= KALSEİN


- KALSIFIKASYON/CALCIFICATION[İng.] değil/yerine/= KİREÇLENME


- CALCINATION[İng.] / CALCINATION[Fr.] / KALZIERUNG, CALCINIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KALSİNASYON


- KALSİNASYON ile KALSİNE ile KALSİNE EDİLMİŞ

( CALCINATION vs. CALCINE vs. CALCINED )

( تکليس ile خشک کردن ile مکلس کردن ile مکلس )

( TAKLYS ile KHSHK KARDAN ile MAKELS KARDAN ile MAKELS )


- CALCINE[İng.] / CALCINER[Fr.] / KALZINIEREN, ROSTEN, BRENNEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KALSİNE ETMEK


- CALCIUM NAPHTHENATE[İng.] / NAPHTÉNATE DE CALCIUM[Fr.] / CALCIUMNAPHTHATEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KALSİYUM NAFTENAT


- KALTABAN[Fars.] değil/yerine/= NAMUSSUZ | ŞARLATAN, YALANCI, HİLECİ


- CALUTRON[İng.] / CALUTRON[Fr.] / KALUTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= KALUTRON


- KALYON ile KALYONCU/LUK


- KAM/ŞAMAN[Ar.] ile KAM'[Ar.] ile KÂM[Ar.]

( Şamanlığa katılan kişi. İLE Ezme, kırma, zapetme. İLE Ağzın üstü, damak. | Meram, arzu, emel, istek. | Lezzet, zevk. )


- KAMALIN[İng.] ile/değil/yerine/= KAMALİN


- KAMARÇİN ile ÇEDİK

( ... İLE Eskiden, mest üzerine giyilen sarı pabuç. )


- KAMBRİYEN -ile

( Birinci Çağın ilk dönemi ve bu dönemde oluşmuş yer katmanları. )


- KAMBRİYEN ile KAMBRİYEN ÖNCESİ


- KAMBRİYUM ile ARKEEN[Fr. ARCHÉEN < Yun.]

( ... İLE Kambriyumlardan önce oluşan, en eski yer katı. )


- CAMPHANE[İng.] / CAMPHANE[Fr.] / CAMPHAN[Alm.] ile/değil/yerine/= KAMFAN


- CAMPHENE[İng.] / CAMPHÈNE[Fr.] / CAMPHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KAMFEN, SAF NEFT YAĞI


- KÂMİL DİN değil DİNİN KÂMİLİ/KEMÂLİ


- KAMIŞ ile ARAROT KAMIŞI/MARANTA[bitkibilimci MARANTA'nın adından]

( Buğdaygillerden, sulak, nemli yerlerde yetişen, boğumlu, sert gövdesi olan bitkilere verilen ad. | Bu bitkiden yapılmış olan. | Erillik örgeni, penis. İLE Birçenekliler sınıfından, Antillerde ve tüm tropikal bölgelerde yetiştirilen, kökündeki yumrulardan un[ararot] çıkarılan bir kamış çeşidi. )

( ARUNDO DONAX cum MARANTA ARUNDINACA )


- KAMYON ile KAMYONCU/LUK ile KAMYONLU ile KAMYONSUZ ile KAMYON FARESİ


- KAMYON ile KAMYONET

( Motorlu büyük yük taşıtı. | Bu taşıtın taşıyabildiği miktarda olan. İLE Yük taşıyan küçük kamyon, pikap. )


- KAMYON ile KAPTIKAÇTI

( ... İLE Kamyonla otomobil arası motorlu yolcu taşıma aracı. | İskambille oynanan bir oyun. )


- KAMYON[Fr. CAMION] ile/ve/||/<> TANKER[Fr.]

( Motorlu, büyük yük taşıtı. | Bu taşıtın taşıyabildiği miktarda olan. İLE Petrol, benzin gibi akaryakıt ürünleriyle, sanayi ile ilgili yağ vb. sıvı nesneleri taşıyan gemi ya da kamyon. )


- KÂN(OLUŞ) ||/>
MEKÂN ile/ve/||/<>/> DUYU ile/ve/||/<>/> DUYGU ile/ve/||/<>/> HAL ile/ve/||/<>/> MAHAL ile/ve/||/<>/> MAKAM
||/> AKIL/KAVRAM


- KÂN -ile

( Değerli madenlerin çıkarıldığı ocak. )


- BLOOD ALBUMIN[İng.] / ALBUMINE DU SANG[Fr.] / BLUTALBUMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= KAN ALBÜMİNİ


- BLOOD CORPUSCLES[İng.] / BLUT KÖRPERCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KAN GÖZESİ/HÜCRESİ


- BLOOD[İng.] / SANG[Fr.] / BLUT[Alm.] ile/değil/yerine/= KAN


- KAN ile DEM-İ NİFÂS[Ar.]

( ... İLE Doğum sırasında gelen kan. )


- KAN ile/ve İLİK

( BLOOD vs./and BONE MARROW )


- KAN ile KAN

( Gövdemizde dolaşan yaşamsal sıvı. İLE İnanmak. )

( BLOOD vs. BLOOD )


- KAN ile KAN BANKASI ile KAN KARDEŞİ ile KAN KANSERİ ile KAN HÜCRESİ ile KAN DOLAŞIMI ile KAN GRUBU ile KAN PARASI ile KAN ZEHİRLENMESİ ile KAN BASINCI ile KAN TAŞI ile KAN TESTİ ile KANA SUSAMIŞ ile KAN NAKLİ ile KAN GRUBU ile KAN DAMARI ile KAN DAMARLARI ile KANSIZ ile KAN DÖKÜLMESİ ile KAN ÇANAĞI

( BLOOD vs. BLOOD BANK vs. BLOOD BROTHER vs. BLOOD CANCER vs. BLOOD CELL vs. BLOOD CIRCULATION vs. BLOOD GROUP vs. BLOOD MONEY vs. BLOOD POISONING vs. BLOOD PRESURE vs. BLOOD STONE vs. BLOOD TEST vs. BLOOD THIRSTY vs. BLOOD TRANSFUSION vs. BLOOD TYPE vs. BLOOD VESSEL vs. BLOOD VESSELS vs. BLOODLESS vs. BLOODSHED vs. BLOODSHOT )

( تني ile خون آلودکردن ile دم ile خون ile بانک خون ile برادر خوانده ile سرطان خون ile گويچهخون ile ياخته خون ile جريان خون ile گروه خون ile ديت ile خونبها ile ديه ile عفونت خون ile فشار خون ile حجرالدم ile آزمايش خون ile تشنه بخون ile تزريق خون ile انتقال خون ile عروق خوني ile عرق ile عروق ile بدون خونريزي ile بي خون ile سفک دماء ile خونريزي ile خونگرفته )

( TANY ile KHON ALODKARDAN ile DAM ile KHON ile BANK KHON ile BARADAR KHANDEH ile SARTAN KHON ile GOYCHESKHON ile YAKHTEH KHON ile JARYAN KHON ile GARVEH KHON ile ديت ile KHOONBEHYA ile DYYEH ile OFONT KHON ile FESHAR KHON ile حجرالدم ile AZMAYSH KHON ile TASHNEH BAKHON ile TAZARYGH KHON ile ENTEGHAL KHON ile ARUQ KHONY ile ARAGH ile ARUQ ile BEDON KHONERYZY ile BEY KHON ile سفک دماء ile KHONERYZY ile KHONGARAFTEH )


- KAN ile KAN DOKU

( ... İLE Plazması ve taşıdığı yuvarlar bakımından bir doku gibi görünen kan. )


- KAN ile KİRLİ KAN

( ... İLE Toplardamarların kalbe götürdüğü kan. )


- KAN ile PIHTI/PIHTILAŞMA

( ... ile ALAK: Pıhtılaşmış kan. | ALAK-I DEM: Kan pıhtısı. )

( BLOOD vs. BLOOD CLOT/CLOTTING/COAGULATION )

( ... ile PUHTÎ )


- KAN ile PIHTILAŞMIŞ KAN(ALAK/ALEKA[Ar.])


- KAN ile/ve/<> PLAZMA[Yun.]

( ... İLE/VE/<> Kanda alyuvarla akyuvarların içinde bulunduğu sıvı. | Elektrik yükü yansız olan gaz moleküllerinden, pozitif iyonlardan ve negatif elektronlardan oluşan akışkan. )

( NEZF: Kanama. )

( HÛN ile/ve/<> ... )

( BLOOD vs./and/<> PLASMA )


- KAN ile/ve/||/<>/> TEMİZ KAN

( ... İLE/VE/||/<>/> Atardamarlarda dolaşan, akciğerlerden aldığı oksijeni taşıyarak gövdenin her yanına giden kan. )


- KANAAT ile/ve/değil/yerine/||/<>/> YAKÎN


- KANAATKÂR değil/yerine/= YETİNGEN

( Kazandığı ile meşgul olup, başkasının kazandığı ile meşgul olmamak. )


- KANAATKAR/KANAATLİ değil/yerine/= KANIK/YETİNGEN


- CANAL RAYS[İng.] / KANALSTRAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KANAL IŞINLARI


- KANALİZASYON ve/||/<> HAMAM ve/||/<> KÜTÜPHANE

( Kentin kirini alır götürür. VE/||/<> Gövdenin kiri temizlenir. VE/||/<> Aklın boşlukları/"tozları" alınır. )

( Pis ve atık suların özel kanallar aracılığıyla belirli merkezlerde toplanıp atılmasını sağlayan düzen, lağım döşemi. VE/||/<> Yıkanılacak yer, yunak, ısıdam. | Para karşılığında yıkanma işinin yapıldığı yer. VE/||/<> Betiklik/kitaplık. | Betik satılan dükkân, betikevi. )


- KANALİZE ile KANALİZASYON


- KANAMA ile KANAYAN ile KANAYAN ile KANAMA ile KANAYAN RAHİBE

( BLEED vs. BLEEDDER vs. BLEEDER vs. BLEEDING vs. BLEEDING NUN )

( رگ زدن ile خون گرفتن ile خون افتادن ile حجامت کردن ile خون ريختن ile خون آمدن ile فصاد ile خونريزي ile فصد ile بخور مريم )

( RAG ZADAN ile KHON GARAFTAN ile KHON AFTADAN ile HOJAMET KARDAN ile KHON RYKHTAN ile KHON AMADAN ile فصاد ile KHONERYZY ile FASAD ile BAKHOR MARYM )


- KANAMALAR:
DIŞ ile/ve/||/<> İÇ ile/ve/||/<> DELİKLERDEN[doğal] ile/ve/||/<> ATAR DAMAR ile/ve/||/<> TOPLAR DAMAR ile/ve/||/<> KILCAL DAMAR

( [Burun Kanaması]
- Hasta/yaralı sakinleştirilir, oturtulur.
- Başı hafifçe öne eğilir.
- Burun kanatları, 5 dk. süre ile sıkılır.
- Uzman bir doktora gitmesi sağlanır.
)

( [Kulak Kanaması]
- Hasta/yaralı, sakinleştirilir.
- Kanama hafifse kulak, temiz bir bezle temizlenir.
- Kanama ciddi ise kulağı tıkamadan temiz bir bezle kapanır.
- Bilinci yerindeyse hareket ettirmeden sırtüstü yatırılır, bilinçsiz ise kanayan kulak üzerine yan yatırılır.
- Kulak kanaması, kan kusma, anüs, üreme organlarından gelen kanamalarda hasta/yaralı, kanama örnekleri ile uzman doktora sevk edilir.
)


- KANAMALARDA, BASI/TURNİKE UYGULAMA NOKTALARI:
BOYUN ile/ve/||/<> KÖPRÜCÜK KEMİĞİ ile/ve/||/<> KOLTUK ALTI ile/ve/||/<> PAZU ile/ve/||/<> KASIK ile/ve/||/<> UYLUK[BACAĞIN ÜST YARISI]

( [Turnike uygulamasında dikkat edilecekler...]
- Turnike uygulamasında kullanılacak malzemelerin genişliği en az 8 – 10 cm. olmalıdır.
- Turnike uygulamasında ip, tel gibi kesici malzemeler kullanılmamalıdır.
- Turnikeyi sıkmak için tahta parçası, kalem gibi malzemeler kullanılabilir.
- Turnike kanama duruncaya kadar sıkılır, kanama durduktan sonra daha fazla sıkılmaz.
- Turnike uygulanan bölgenin üzerine hiçbir şey örtülmez.
- Turnike uygulamasının yapıldığı saat bir kağıda yazılmalı ve yaralının üzerine asılmalıdır.
- Uzun süreli kanamalardaki turnike uygulamalarında, kanayan bölgeye göre 15-20 dakikada bir turnike gevşetilmelidir.
- Turnike uzvun koptuğu bölgeye en yakın olan ve deri bütünlüğünün bozulmamış olduğu bölgeye uygulanır.
- Turnike, kol ve uyluk gibi tek kemikli bölgelere uygulanır, ancak ön kol ve bacağa el ve ayağın beslenmesini bozabileceği için uygulanmaz. Uzuv kopması durumlarında, ön kol ve bacağa da turnike uygulanabilir. )

( [Boğucu Sargı (Turnike) Uygulama Tekniği]
- İlk yardımcı, eline, geniş, güçlü ve esnemeyen bir sargı alır.
- Şerit yarı uzunluğunda katlanır, uzuv, etrafına sarılır.
- Bir ucu halkadan geçirip çekilir ve iki ucu biraraya getirilir.
- Kanamayı tamamen durduracak yeterlikte sıkı bir bağ atılır.
- Sargının içinden sert nesne[kalem gibi] geçirilir ve uzva paralel konuma getirilir.
- Kanama durana kadar sert nesne döndürülür.
- Sert nesne, uzva dik konuma getirilerek sargı çözülmeyecek biçimde sabitlenir.
- Hastanın/yaralının giysisinin üzerine, adı ve turnikenin uygulandığı zaman[saat ve dakika] yazılı bir kart iğnelenir.
- Çok sayıda yaralı olduğunda, yaralının alnına rujla ya da sabit kalemle "turnike" ya da "T" harfi yazılır.
- Hasta/yaralı, pansuman ve turnikesi görülecek biçimde battaniye ile sarılır.
- Turnike, 15-20 dakika aralıklarla gevşetilir, sonra tekrar sıkılır.
)

( [Uzuv Kopması Varsa]
- Kopan parça, temiz, su geçirmez, ağzı kapalı bir plastik torbaya yerleştirilir.
- Kopan parçanın konduğu torba, buz içeren ikinci bir torbanın içine konulur.
- Kopmuş uzuv parçasının konduğu plastik torba, ağzı kapatıldıktan sonra içinde 1 ölçek suya 2 ölçek buz konulmuş ikinci bir torbaya ya da kovaya konulur. Bu biçimde, kopmuş uzuv parçasının buz ile doğrudan teması önlenmiş ve soğuk bir ortamda taşınması sağlanmış olur.
- Torba, hasta/yaralı ile aynı araca konulur, üzerine hastanın adı ve soyadı yazılır, en geç 6 saat içinde sağlık kuruluşuna gönderilir.
- Tıbbi birimler haberdar edilir[112].
)


- KANAMYCIN[İng.] ile/değil/yerine/= KANAMİSİN


- KANATÇIKLAR, YAN KANATLAR = CENBÎ CENÂHEYN = AILES


- KANCA ile KANCA FATURASI ile BAĞIMLI ile KANCALI BURUN ile FAHİŞE

( HOOK vs. HOOK BILL vs. HOOKED vs. HOOKED NOSE vs. HOOKER )

( قلاب ile چنگک ile منقار عقابي ile چنگکي ile سرکج ile دماغ عقابي ile جيب بر ile قلاب انداز )

( GHALAB ile CHANGAK ile MONAGHAR AGHABY ile CHANGAKY ile سرکج ile دماغ عقابي ile JYBE BAR ile GHALAB ANDAZ )


- KANDA ile KANDAN

( Nerede. İLE Nereden. )


- KANEBAIN[İng.] ile/değil/yerine/= KANEBAİN


- KANGRENLEŞMEK ile KANGRENLEŞTİRMEK ile KANGREN ile KANGRENLİ


- KÂNÎ[Ar.] ile Kânî[Ar.] ile KANİ'[Ar. < KANÂAT | çoğ. KANİÛN, KANİÎN]["ka" uzun okunur]

( Dokunaklı/iğneli söz söyleyen, kinâye eden/söyleyen. İLE XVIII. yy.da Osmanlı edebiyatının şiir/nazım ve düzyazı/nesir üstadlarındandır. Hezl ve mizah tarzında yazdığı hoş mektuplarla ün kazanmıştır. İLE Hırs. )


- KANIRIN[İng.] ile/değil/yerine/= KANİRİN


- KANIT/BURHAN ile/ve/||/<> KESİNLİK/YAKÎN


- KANITLAYAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DESTEKLEYEN


- KANKA/LIK ile KANKAN


- KANKAN -ile

( Afrika'ya özgü bir dans. )


- KANKURUTAN = ADAMOTU

( Patlıcangillerden, geniş yapraklı, mavi çiçekli, meyveleri sarı, çok yıllık bir bitki, kankurutan, adamkökü. )

( MANDRAGORA AUTUMNALIS )


- KANON = KANUN, KAİDE = CANON[İng., Fr., İsp.] = KANON[Alm., Yun.]

( Herhangi bir konuda yetkelerin belirlediği seçimler bütünü. | Eşit aralıklarla ilerleyen ancak birlikte değil art arda duyulan iki ya da daha çok sesin birbirini sürekli taklit etmesiyle oluşan bütün. )


- CANONICAL DISTRIBUTION[İng.] / DISTRIBUTION CANONIQUE[Fr.] / KANONISCHE VERTEILUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KANONİK DAĞILIM


- KANSAROJEN değil KANSEROJEN


- KANSER değil/yerine KONSER (OLSUN) ile/değil/yerine/>< DERT değil/yerine MERT (OLMAK)

( GAZ/GÜLMEK: "İçinde kalıp kanser olacağına dışına çıkıp konser olsun." :) )


- CARCINOGEN[İng.] / CARCINOGÉNE[Fr.] / CANCEROGENE[Alm.] ile/değil/yerine/= KANSEROJEN


- KANT ile/ve/||/<>/> SCHILLER ile/ve/||/<>/> FICHTE ile/ve/||/<>/> SCHLEIERMACHER ile/ve/||/<>/> SCHLEGEL ile/ve/||/<>/> HEGEL ile/ve/||/<>/> SCHELLING ile/ve/||/<>/> SCHOPENHAUER ile/ve/||/<>/> FUERBACH ile/ve/||/<>/> DARWIN ile/ve/||/<>/> SPENCER

( [Doğum Tarihi] 1724 ile/ve/||/<>/> 1759 ile/ve/||/<>/> 1762 ile/ve/||/<>/> 1768 ile/ve/||/<>/> 1770 ile/ve/||/<>/> 1772 ile/ve/||/<>/> 1772 ile/ve/||/<>/> 1775 ile/ve/||/<>/> 1788 ile/ve/||/<>/> 1804 ile/ve/||/<>/> 1809 ile/ve/||/<>/> 1820 )

( Wilhelm Schlegel, 22 Ocak 1798'de Jena'dan, Berlin'de kardeşi Friedrich Schlegel ile küçük bir evi paylaşan Schleiermacher'a, kardeşinin yarattığı skandallardan dolayı sitem dolu bir mektup yazar ve yakın zamanda taşınmış olduğu Berlin'den Jena'ya, kendinin yanına dönmesi için Friedrich'i ikna etmesini ister; zira kardeşi, Schiller ile girdiği tartışma sonrasında yayımladığı son metniyle tümden tozu dumana katmıştır. Öyle ki, aynı soyadını taşımasıyla Wilhelm dahi gözden çıkarılmanın eşiğine gelmiştir. Sonunda, Goethe, tartışmaya dahil olur ve Friedrich ile babacan bir konuşma yaparak, ondan kibarca, bundan sonra başka bir alan üzerine, başka bir yerde çalışmasını ister. Oysa Friedrich, bu tavsiye üzerine gittiği Berlin’de, çoktan kendi çevresini kurarak yeni bir edebi akımın öncülüğü görevini üstlenmiştir. Henüz 25 yaşındaki bir genç tarafından yazılıp böylesi büyük bir etki yaratan, yepyeni ve tümüyle özgün bir düşünsel hareketin öncüsü olan bu metin, Eleştirel Fragmanlar'dı ve yalnızca 37 sayfalık 127 aforizmadan oluşuyordu. Aradan geçen neredeyse iki yüz yıl boyunca Eleştirel Fragmanlar üzerine yüzlerce kitap yazılacaktı. Schlegel kimilerine göre yaygaracı, kimilerine göre dâhi olarak adlandırılacak ama her halükârda Romantik hareketin düşünsel temellendiricisi olarak tarih sahnesindeki yerini alacaktı... )


- KANTARON ile KANTARON ile KIZIL KANTARON

( Kızılkantarongillerden, hekimlikte kullanılan, sarı çiçekli, acı köklü, küçük bir bitki İLE Birleşikgillerden, sarı, mavi, kırmızı çiçekli türleri bulunan otsu bir bitki. İLE Kızılkantarongillerin örnek bitkisi olan, 10-50 santimetre yüksekliğinde, kırmızı çiçekli, karşılıklı yapraklı, sap ve yaprakları tıpta kullanılan, iki yıllık otsu bir bitki. )

( GENTIANA LUTEA cum CENTAUREA cum ERYHRAEA CENTAURIUM )

( ST. JOHN'S WORT vs. ... vs. ... )


- KANTİN ile KANTİNCİ/LİK


- KANTO ile KANTON ile KANTOCU/LUK


- KANTON[Fr. < CANTON] değil/yerine/= BÖLGE

( İsviçre Konfederasyonu'nu oluşturan devletlerden her biri. )


- KANÜLASYON/CANULATION[İng.] değil/yerine/= BORUCUK YERLEŞTİRİMİ


- KÂNÛN[Ar.] -ile

( Kış mevsiminin ilk ayı.[Aralık.] )


- KANUN ile ÇENG


- KANUN[Ar.] ile KANUN[Ar.] ile KÂNUN[Ar.]

( Devletin yasama kuvveti tarafından herkesçe uyulmak üzere konulan her tür düzen, kural, kaide, yasa. | Herhangi bir konu üzerindeki yasayı/kanunu taşıyan kitap. | Geçerli olan kural. | Doğa olaylarının bağlı göründükleri ve dışına çıkamadığı düzen. | Yol, yordam, âdet. İLE Dikdörtgen biçiminde, bir köşesi kesik, yassı bir sandık üzerine gerilmiş tellerden oluşan, tırnak adı verilen çalgıçlarla çalınan ince saz çalgısı. İLE Soba. | Mangal. | Bir şeyin tutuşup yandığı yer. | Kış mevsiminin ilk ayı.[Aralık] Eski takvimde yer alan kânun-u sâni, kânun-u evvel ay adlarında geçen "ateş ocağı" anlamındaki söz. )


- KÂNUN ile KURAL


- KANUN ile NÜZHE

( ... İLE Kanuna benzer bir saz. )


- KANUN ile SABİT/E


- KANUN[Ar.] ile/ve/< SANTUR[Fars. < SENTÛR < Yun.]

( Parmaklarla. İLE/VE Kanun biçiminde fakat tokmaklarla çalınan bir çalgı. )

( YATUK: Kanun, santur gibi sazların ortak adı. )


- KANUN değil/yerine/= YASA


- KANUN ile YASAYI ÇİĞNEMEK ile MAHKEME ile YASANIN YÜRÜRLÜĞE GİRMESİ ile ULUSLAR HUKUKU ile HUKUK BÜROSU

( LAW vs. LAW BREAKING vs. LAW COURT vs. LAW ENACTMENT vs. LAW OF NATIONS vs. LAW OFFICE )

( قانون ile ناموس ile علم حقوق ile حقوق ile خلاف کار ile قانون شکني ile محکمه ile وضع قانون ile قانون ملل ile دارالوکاله )

( GHANON ile NAMOS ile ALAM HOQUQ ile HOQUQ ile KHLAF KAR ile GHANON SHKANY ile MOHKAMEH ile VAZE GHANON ile GHANON MOLLL ile DARALOKALEH )


- KANUNÎ SULTAN SÜLEYMAN ile SULTAN SÜLEYMAN


- KANUNLARI ÇİĞNEYEN ile KANUNLARA AYKIRI

( LAWBREAKER vs. LAWBREAKING )

( قانون شکن ile قانون شکني )

( GHANON SHKAN ile GHANON SHKANY )


- KANUNLAŞMAK ile KANUNLAŞTIRMAK ile KANUNLAŞTIRILMAK ile KANUN ile KANUNİ ile KANUNCU/LUK ile KANUNSUZ/LUK ile KANUN DIŞI/LIK ile KANUN ADAMI ile KANUN KOYUCU ile KANUN MADDESİ ile KANUN SÖZCÜSÜ ile KANUN TEKLİFİ ile KANUN LAYİHASI ile KANUN TASARISI ile KANUN KOYUCULUĞU ile KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME


- KANYON ile KANYONCU/LUK


- KAOLIN[İng.] / KAOLIN[Fr.] / KAOLIN, PORZELLANENDE[Alm.] ile/değil/yerine/= KAOLİN


- KAOLİN ile/ve/||/<>/< KAOLİNİT

( Porselen yapmakta kullanılan bir tür ak ve gevrek kil. İLE/VE/||/<>/< Arı kilin temel maddesini oluşturan hidratlı alüminyum silikat. )


- KAOLİN ile KAOLİNLİ


- KAON[İng.] ile/değil/yerine/= KAON


- KAOS[Yun.] ile KOMPLEKS[Fr./İng.]

( Uçurum. | "Karmaşa". İLE Karmaşık. )


- KAP ile GÜLABDAN[Fars.]

( ... İLE Gülsuyu serpmek/dökmek için kullanılan, ağzı emzikli, armut biçiminde küçük kap. )


- KAPAK ile ÖRTMEK ile KAPSAMA ile KAPALI ile ÖRTÜCÜ ile KAPSAYAN ile KAPLAMA KATMANI

( COVER vs. COVER UP vs. COVERAGE vs. COVERED vs. COVERER vs. COVERING vs. COVERING LAYER )

( سرپوش ile رولباسي ile ملحفه ile طي کردن ile تکافو کردن ile پيمودن ile سر ile پوشانيدن ile روپوش ile مستور کردن ile روکش ile پوشش ile روي گرفتن ile پوشيدن ile مستور داشتن ile لفاف ile لفافه ile چادر ile مستور يا پنهان کردن ile غلاف ile جلد ile مستتر کردن ile شمول ile غلافدار ile روبسته ile مجلد ile سردار ile دردار ile سرپوشيده ile ملفوف ile مستور ile روکشدار ile مشمول ile غشاء پوششي ile پوشنده ile ستر ile روپوشي ile غشاء ile غشاوت )

( SARPUSH ile ROLABASY ile MALAHFEH ile TY KARDAN ile TAKAFO KARDAN ile PEYMOODAN ile SAR ile PUSHANYDAN ile ROPOSH ile MOSTOR KARDAN ile ROKESH ile PUSHESH ile ROY GARAFTAN ile PUSHYDAN ile MOSTOR DASHTAN ile LAFAF ile LAFAFEH ile CHADAR ile MOSTOR YA PANEYAN KARDAN ile GHLAF ile JOLD ile MOSTETR KARDAN ile SHMOL ile غلافدار ile روبسته ile MOJOLD ile SARDAR ile DARDAR ile SARPUSHYDAH ile ملفوف ile MOSTOR ile ROKESHODAR ile MOSHMOL ile GHESHA PUSHESHY ile PUSHANDEH ile ستر ile روپوشي ile GHESHA ile GHESHAVAT )


- CLOSED CHAIN[İng.] ile/değil/yerine/= KAPALI ZİNCİR


- KAPALI ile YAKIN TIRAŞ ile YAKIN ile KAPATMAK ile KAPALI ile KAPALI DEVRE ile KAPALI DEVRE TELEVİZYON ile KAPALI DENİZ ile KAPALI OTURUM ile KAPALI DÜKKAN ile KAPALI ALTPROGRAM ile YAKINLIK ile KAPANIŞ ile KAPANIŞ KONUŞMASI

( CLOSE vs. CLOSE SHAVE vs. CLOSE TO vs. CLOSE UP vs. CLOSED vs. CLOSED CIRCUIT vs. CLOSED CIRCUIT TELEVISION vs. CLOSED SEA vs. CLOSED SESSION vs. CLOSED SHOP vs. CLOSED SUBROUTINE vs. CLOSENESS vs. CLOSING vs. CLOSING SPEECH )

( بستن ile تنگ هم ile مقارن ile تعطيل کردن ile مسدود بستن ile تعطيل شدن ile بسته شدن ile ته تراش ile نزديک ile قريب به ile مشرف ile تخته کردن ile سربسته ile تعطيل ile مسدود شدن ile دربسته ile مسدود ile مغلق ile بي روزنه ile بسته ile مداربسته ile تلويزيون مدار بسته ile درياي بسته ile درياي غير آزاد ile غيرعلني ile سيستم بسته ile زيرروال بسته ile نزديکي ile تقريب ile برچيدگي ile نتق اختتامي )

( BASTAN ile TANG NPAM ile MOGHARAN ile TATYLE KARDAN ile MASDUD BASTAN ile TATYLE SHODAN ile BASTEH SHODAN ile TAH TARASH ile NAZADYK ile GHARYBE BAH ile MOSHARF ile TAKHTEH KARDAN ile SARBASTEH ile TATYLE ile MASDUD SHODAN ile DARBASTEH ile MASDUD ile مغلق ile BEY RUZNEH ile BASTEH ile MADARBASTEH ile TELOYZYVAN MADAR BASTEH ile DARYAY BASTEH ile DARYAY GHYR AZAD ile غيرعلني ile SYSETAM BASTEH ile ZYRARVAL BASTEH ile NAZADYKY ile تقريب ile برچيدگي ile نتق اختتامي )


- KAPAN -ile

( ÇARŞI )


- KAPAN ile/ve/||/<> BUNALIM


- KAPAN ile KAPAN

( Tuzak. İLE Büyük dükkan/depo.[ > Unkapanı ] )


- KAPAN ile/değil/yerine TUZAK

( Nesne. İLE Kavram. )


- KAPANMAK ile KAPANABİLMEK ile KAPAN ile KAPANCA ile KAPANCI ile KAPANİÇE ile KAPAN DUYGU ile KAPAN KAPANA


- KAPARO[İt. < CAPARRA]/BESMÂN[Fars.] ile/ve PEY/PEH[Fars.]


- CAPACITANCE[İng.] / CAPACITANCE[Fr.] / KAPAZITÄTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KAPASİTANS


- CAPILLAIRE CONDENSATION[Fr.] / KAPPILAR KONDENSATION[Alm.] ile/değil/yerine/= KAPİLER YOĞUNLAŞMA


- THYRATRON À GRILLE[Fr.] ile/değil/yerine/= KAPILI TİRATRON


- KAPİTÜLASYON[Fr./İng.]/İMTİYAZ[Ar.] AYRICALIK

( Bir ülkede yurttaşların zararına olarak yabancılara verilen ayrıcalık hakları. | [belirli koşullarla] Teslim olma, teslimiyet, silahları bırakma. | Teslim antlaşması, teslim koşullarını içeren belge. | Özet, hulâsa. )


- KAPLAMAK ile KAPLANMAK ile KAPLATMAK ile KAPLATTIRMAK ile KAPLAYABİLMEK ile KAPLAYIVERMEK ile KAPLAM ile KAPLAN ile KAPLAMLI ile KAPLAMSAL/LIK ile KAPLAN BÖCEK ile KAPLAN DERİSİ ile KAPLAN ATLAMASI ile KAPLAN BÖCEKLER


- KAPLAN ile BEBR/BEBİR[Fars.]

( ... İLE Hindistan'da kaplana benzeyen, kedi yapılı, gayet büyük, üstü yol yok tüylü bir hayvanmış. Saldırdığı zaman tüyleri öyle bir kabarırmış ki gören ürkermiş. Böbürlenmek sözcüğünün bebr'den geldiği sanılmaktadır. Efsaneye göre bu hayvanın derisine ok, kılıç, mızrak gibi savaş aletleri işlemezmiş. )


- KAPLAN ile/ve BENGAL KAPLANI


- KAPLAN ile/ve BEYAZ KAPLAN


- KAPLAN ile/ne yazık ki GÜNEY ÇİN KAPLANI

( ... İLE/NE YAZIK Kİ Soyu tükenmiştir. :( (((((( )


- KAPLAN ile HAZAR/TURAN KAPLANI

( )

( ... İLE Hazar Denizi etrafında yaşamışlardır. En son, 1970 yılında türünün son örneğinin ölümüyle soyları tükenmiştir. )


- KAPLAN ile KILIÇ DİŞLİ KAPLAN(SMILODON)

( ... İLE Ne yazık ki, soyu tükenmiştir. :( )

( )


- KAPLAN ile/ve/||/<> KUTUP AYISI

( )


- KAPLAN ile MALEZYA KAPLANI


- KAPLAN ile SİBİRYA KAPLANI

( )


- KAPLAN ile/ve SUMATRA KAPLANI


- KAPLAN ile TAZMANYA KAPLANI/KURDU

( ... İLE Yeni Gine ve Avustralya anakarasına özgüdür.[Yaklaşık 4 milyon yıl önce evrilen, bilinen en büyük etçil keseli hayvanlardan biridir.][Avustralya'nın keşfinden sonra bilinen son Tazmanya kaplanı, 1936 yılında öldürülerek ne yazık ki soyu tüketilmiştir. :(] )

( ... cum THYLACINUS CYNOCEPHALUS )

( TIGER vs. THYLACINE )


- KAPLARDA:
POLİKARBON yerine TİRİTAN KO-POLYESTER

( ... YERİNE BPA içermezler. )


- KAPLAYAN ile/ve/<> KAPSAYAN


- KAPON -ile

( Gemi demiri üzerindeki zincir. )


- KAPSAM = ŞÜMUL = EXTENTION[İng., Fr.] = UMFANG, EXTENTION[Alm.] = EXTENTIO[Lat.] = EXTENSIÓN[İsp.]


- KAPSAMI AŞAN ile/ve/||/<> KAPSAM DIŞINDA KALAN


- CAPSULE[İng.] / CAPSULE[Fr.] / KAPSEL, HÜTCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KAPSÜL


- KAPTAN ile KAPTANLIK

( CAPTAIN vs. CAPTAINSHIP )

( سروان ile ناخدا ile کاپيتان ile ناخدايي )

( SARVAN ile NAKHODA ile KAPYTAN ile NAKHODAYY )


- KAPTAN[İt. < CAPITAN] ile/ve/değil/<> LOSTROMO[İt.]

( Gemi yönetimiyle ilgili en yüksek görevli. | Takım oyunlarında takımı temsil eden kişi. | Kaptan pilot. | Yolcu otobüsü sürücüsü. | Balkanlarda çete savaşı yapan milis gücünde çarpışan kişi, efe. İLE/VE/DEĞİL/<> Ticaret gemilerinde, tayfaların başı. )


- KAPUÇİN ile KAPUÇİNO


- KAPÜŞON ile KUKULETALI

( HOOD vs. HOODED )

( کاپوت ماشين ile کاپوت ile باشلق ile کوروک ile کلاهک دودکش ile کروک درشکه ile کروک دار )

( KAPOT MASHYNE ile KAPOT ile BASHALGH ile کوروک ile KOLANPAK DODKESH ile KOROK DARSHKEH ile KOROK DAR )


- KAR ile/değil SULUSEPKEN/SEPKEN

( ... İLE/DEĞİL Yağmurla karışık yağan kar. )


- KARA KAPLUMBAĞALARINDA:
TRAKYA/YUNAN ile KUZEY AFRİKA

( [büyüklüğü] 20 cm.'dir. İLE 30 cm.'dir. )

( Yunanistan, Balkanlar, İtalya ve Anadolu'da yaşarlar. İLE Güney Avrupa, İran ve Mısır'da yaşarlar. )

( [kış uykusuna] Yatarlar. İLE Yatarlar. )

( Otçuldur. İLE Otçuldur. )

( TESTUDO HERMANI cum TESTUDO GRAECA )


- KARA YILANI ile/ve KARAYILAN

( ... İLE Boyu uzun, başı iri pullarla örtülü, zararlı hayvanları yediği için tarıma yararlı, tehlikesiz bir yılan. )

( RINGED/GRASS SNAKE vs./and WHIPSNAKE )

( TROPIDONOTUS NATRIX cum/et COLUBER JUGULARIS / DOLICHOPHIS JUGULARIS )


- KARABASAN ile/ve/değil/||/<>/< KAYGI


- KARABIN[İng.] ile/değil/yerine/= KARABİN


- KARADENİZ ile SİYAH ile SİYAH BİR GÖRÜNÜM ile KARA SAFRA ile KARA KİTAP ile KARA KUTU ile SİYAH KAP ile SİYAH HOROZ ile KARA DELİK ile KARABORSA ile SİYAH ÇAMUR ile KARADUT ile SİYAH PEÇE ile BÖĞÜRTLEN ile YAZI TAHTASI ile KARARTMAK ile SİYAHLIK ile DEMİRCİ ile DEMİRCİLİK

( BLACK SEA vs. BLACK vs. BLACK A VISED vs. BLACK BILE vs. BLACK BOOK vs. BLACK BOX vs. BLACK CAP vs. BLACK COCK vs. BLACK HOLE vs. BLACK MARKET vs. BLACK MUD vs. BLACK MULBERRY vs. BLACK VEIL vs. BLACKBERRY vs. BLACKBOARD vs. BLACKEN vs. BLACKNESS vs. BLACKSMITH vs. BLACKSMITHING )

( سياه رنگ ile اسود ile سياه رنگي ile لباس عزا ile سيه ile مشکي ile سياه شده ile چرک وکثيف ile ادهم ile سيه چرده ile سوداء ile کتاب سياه ile جعبه سياه ile کلاه سياه ile زياک ile خروس کولي ile هلفدان ile سياهچال ile بازار سياه ile لجن ile شاه توت ile درياي سياه ile پيچه ile تخته سياه ile سياه شدن ile سياه کردن ile سواد ile سياهي ile آهنکر ile آهنگر ile آهنگري )

( SYAH RANG ile اسود ile SYAH RANGY ile LABAS AZA ile SYYEH ile MOSHKY ile SYAH SHODEH ile CHARK VAKSYFE ile ADEHAM ile SYYEH CHARDEH ile سوداء ile KETAB SYAH ile JABEH SYAH ile KOLAH SYAH ile زياک ile KHROS KOLY ile هلفدان ile سياهچال ile BAZAR SYAH ile LAJAN ile SHAH TOUT ile DARYAY SYAH ile PEYCHEH ile TAKHTEH SYAH ile SYAH SHODAN ile SYAH KARDAN ile SAVAD ile SYAHY ile AHANKER ile AHANGAR ile AHANGARY )


- KARAGÖZ SAHNESİNDE:
ÇIRAK ile/ve/<> YARDAK ile/ve/<> DAYREZEN ile/ve/<> SANDIKKAR


- KARAKIN[İng.] ile/değil/yerine/= KARAKİN


- KARAKTER = SECİYE, HASİSA = CHARACTER[İng.] = CARACTÈRE[Fr.] = CHARAKTER[Alm.] = KHARAKTER < KHARASSEIN[Yun.] = CARÂCTER[İsp.]


- CHARACTERISTIC FUNCTION[İng.] / FONCTION CARACTÉRISTIQUE[Fr.] / CHARAKTERISTISCHE FUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= KARAKTERİSTİK İŞLEV/FONKSİYON


- KARAKTERİZASYON ile KARAKTERİZASYON

( CHARACTERIZATION vs. CHARACTRIZATION )

( توصيف شخصيت ile وصف )

( TOSYFE SHKHSYT ile VASF )


- KARAMA ile KARAMAN ile KARAMANLI/LIK ile KARAMANLICA ile KARAMANLI TÜRKÇESİ


- KARAMAN ile KAHRAMAN


- KARANLIK MADDE İLE KARANLIK ENERJİ İLE BARYON ile/||/<> EVREN BİLEŞENLERİ

( Evrenin üç temel bileşeni. )

( Formül: Ω_total = Ω_b + Ω_DM + Ω_Λ = 1 )


- KARAR = DECISION[İng.] = DÉCISION[Fr.] = ENTSCHEIDUNG[Alm.] = DECISIÓN[İsp.]


- TARNISH[İng.] / TERNISSEMENT[Fr.] / ANLAUFEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KARARMA


- KARARSIZ ile YERİNDE DURAMAYAN


- KARATE KUŞAKLARINDA:
BEYAZ ile/ve/||/<>/> SARI ile/ve/||/<>/> TURUNCU ile/ve/||/<>/> YEŞİL ile/ve/||/<>/> MAVİ ile/ve/||/<>/> KAHVERENGİ(3. KYU) ile/ve/||/<>/> KAHVERENGİ(2. KYU) ile/ve/||/<>/> KAHVERENGİ(1. KYU) ile/ve/||/<>/> SİYAH (1. DAN) ile/ve/||/<>/> SİYAH (2. - 10. DAN)


- KARAVAN ile/ve/değil CAMPER


- KARAVAN ile KARAVANA ile KARAVANACI/LIK ile KARAVANA BORUSU


- KARAVAN ile KERVANSARAY ile KERVANSARAY EV SAHİBİ

( CARAVAN vs. CARAVANSERAY vs. CARAVANSERAY HOST )

( کاروان ile کاروانسرا ile کاروانسر دار )

( KARVAN ile KARVANSARA ile KARVANSAR DAR )


- CARBOZIN[İng.] ile/değil/yerine/= KARBAZİN


- CARBOFURAN[İng.] ile/değil/yerine/= KARBOFURAN


- CARBOHYDRATES[İng.] / HYDRATES DE CARBON[Fr.] / KOHLEHYDRATEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KARBOHİDRATLAR


- ACIDES CARBOXYLIQUES[Fr.] / KARBONSÄUREN[Alm.] ile/değil/yerine/= KARBOKSİLLİ ASİT


- KARBON ALAŞIMLI ile/ve/değil/yerine TAMAMI KARBON


- CARBON FILAMENT[İng.] ile/değil/yerine/= KARBON FİLAMAN


- KARBON NANOTÜP ile/||/<> FULLEREN

( Nanotüp silindirik, fulleren küresel C60 futbol topu. )

( Formül: Sarmal İLE kafes )


- KARBON NANOTÜP ile/||/<> GRAFEN

( CNT 1D silindir, grafen 2D tabaka. )

( Formül: Sarmal İLE düzlem )


- CARBONCHAIN[İng.] / CHAINE DE CARBONE[Fr.] / KOHLENSTOFFKETTE[Alm.] ile/değil/yerine/= KARBON ZİNCİRİ


- KARBON ile/ve/||/<>/> BENZEN HALKASI

( Kimya. İLE/VE/||/<>/> Petrokimya. )


- CARBON[İng.] / CARBONE[Fr.] / KOHLENSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= KARBON


- KARBON ile/||/<> DEĞERLİK

( Karbonun dört değerlikli olması )

( August Kekulé tarafından 1857 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1829-1896) (Ülke: Almanya) (Alan: Kimya) (Önemli katkıları: Benzen halka yapısı) )


- KARBON ile/||/<> FİBER

( Karbon mikro yapıları araştırması )

( Rosalind Franklin tarafından 1951 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1920-1958) (Ülke: İngiltere) (Alan: Biyoloji, Kimya) (Önemli katkıları: DNA X-ışını kristalografisi) )


- KARBON ile GRAFİT[Fr. < Yun.]

( Atom numarası 6, atomsal kütlesi 12.01115, yoğunluğu 3.52 g/cm³, ergime derecesi 3500 °C, kaynama derecesi 4800 °C, elmazs, kömür ve grafit olarak serbestçe bulunan ve organik bileşiklerin ana elementini oluşturan, ısı ve elektriği oldukça iyi ileten, atomları, karbonda kristal yapının büyük bir sertlik kazanmasına yol açan, eşit aralıkta ve dört yüzlü, grafitte düzgün altıgen kafesler oluşturarak üst üste katmanlar biçiminde dizilmiş olan, duruma göre elektroartı ya da elektroeksi olabilen, doğal karbonun %98.9'unu oluşturan 12 kütle numaralı kararlı izotopu, tam olarak 12 birimlik atomik kütlesiyle en son atomsal kütle birimi [bağıl çekirdeksi kütle birimi] olarak, radyoaktif da denilen 14 kütle numaralı doğal radyoaktif izotopu, yayınladığı 156keV enerjili beta [β"] ışınları ve 5780 yıl yarılanma süresiyle, yaş belirlemede ve fotosentezde, karbonun metabolik yolunun açıklanmasında kullanılan, periyodik cetvelin dördüncü sütununda yer alan ametal. [Simgesi: C]
İLE
Kurşunkalem ve bazı aygıt parçalarının yapımında kullanılan, yumuşak, kolaylıkla toz durumuna gelebilen, gri siyah renkli, yapay olarak billurlaşabilen, bir çeşit doğal karbon. )

( CARBON vs. GRAFIT )

( LE CARBONE avec GRAFIT )

( KOHLENSTOFF mit ... )


- KARBON[Fr. < CARBONE] ile KARBOKSİL[Fr. < CARBOXYLE]

( Atom numarası 6, atom ağırlığı 12 olan, doğada elmas, grafit gibi billurlaşmış ya da maden kömürü, linyit, antrasit gibi biçimsiz olarak bulunan, canlı varolanların aslını oluşturan ve yandıktan sonra kömür durumuna geçen öğe.[simgesi C] İLE Organik asit öbeğinde bulunan, -COOH formülündeki tek değerli kökler. )

( İlgili yazıyı okumak için burayı tıklayınız... )


- KARBON ile KARBONDİOKSİT ile KARBON GAZLARI ile KARBON MONOKSİT ile KARBON KAĞIDI ile KARBON ŞERİT ile KARBON BANT ile KARBONAT

( CARBON vs. CARBON DIOXIDE vs. CARBON GASSES vs. CARBON MONOXIDE vs. CARBON PAPER vs. CARBON RIBBON vs. CARBON TAPE vs. CARBONAT )

( کربن ile کاربن ile الماس بيفروغ ile دياکسيد کربن ile دي اکسيدکربن ile گاز کربنيک ile مونو اکسيد کربن ile کاغذ کاربن ile برگردان ile نوار کاربني ile کاربنات )

( KARBAN ile کاربن ile الماس بيفروغ ile DYOKSYD KARBAN ile دي اکسيدکربن ile GAZ KARBANYK ile MONO OKSYD KARBAN ile KAGHZ KARBAN ile BARGARDAN ile NAVAR KARBANY ile KARBENAT )


- KARBON ile KARBONİFER[Fr. < CARBONIFÈRE]

( ... İLE Karbon dönemi. )


- KARBON[Fr. < CARBONE] ile KARBONİT[Fr. < CARBONITE]

( Atom numarası 6, atom ağırlığı 12 olan, doğada elmas, grafit gibi billurlaşmış ya da maden kömürü, linyit, antrasit gibi biçimsiz olarak bulunan, canlı varolanların aslını oluşturan ve yandıktan sonra kömür durumuna geçen öğe.[simgesi C] İLE Karbon öbeğinden, yalın nesne. )


- KARBON ile PENTAN[Fr.]

( ... İLE Formülü, C5H12 olan doymuş hidrokarbon. )


- KARBON ile/ve/||/<> SİLİKON

( CARBON vs./and/||/<> SILICON )


- CARBONATION[Fr.] ile/değil/yerine/= KARBONATLAŞMA


- CARBONATION, CARBOXYLATION[İng.] ile/değil/yerine/= KARBONATLAŞTIRMA


- KARBONDİOKSİT ile/ve/||/<> OKSİJEN

( Gözesolunum sonucu açığa çıkan gaz. İLE/VE/||/<> Fotosentez sonucu açığa çıkan gaz. )

( Hayvanda/n ve insanda/n. İLE/VE/||/<> Bitkide/n. )


- KARBONHİDRAT ile PROTEİN

( Karbon, hidrojen ve oksijenden oluşan organik bileşikler. İLE Karbon, hidrojen, oksijen ve azot içeren organik bileşikler. )

( vs./and/||/<> PROTEIN )


- KARBONLAMAK ile KARBONLAŞMAK ile KARBON ile KARBONLU ile KARBONSUZ ile KARBON DÖNEMİ ile KARBON KAĞIDI


- CARBOXYLICLISE VERBINDUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KARBOSİLİK BİLEŞİKLER


- KARDELEN ile/||/<> İSTANBUL KARDELENİ


- KARDEŞ ile/değil/yerine ARKADAŞ ile/değil/yerine İHVAN


- KAREEM ABDUL JABBAR ve/||/<>/> JOHN WOODEN

( )


- CARENE[İng.] / KAREN[Alm.] ile/değil/yerine/= KAREN


- KARGA ile KARGA BURUN ile KARGA DÜLEĞİ ile KARGA TULUMBA ile KARGA YÜRÜYÜŞÜ


- KARGABÜKEN ile/ve/||/<>/> STRİKNİN

( Bitişik taç yapraklı iki çeneklilerden, yaprakları karşılıklı, çiçekleri talkım durumunda olan, meyvesi zehirli bir ağaç. | Bu ağacın striknin elde edilen tohumu. İLE/VE/||/<>/> Kargabükenden çıkarılan, etkili bir zehir. )


- KARGIMAK ile KARGILAMAK ile KARGIŞLAMAK ile KARGI/LIK ile KARGIN ile KARGIŞ ile KARGIŞLI


- KARGIN ile KARGIN ile Kargın

( Eriyen karların oluşturduğu akarsu. | Karla karışık yağan yağmur. İLE Marangozlukta kullanılan bir tür büyük rende. İLE Oğuz Türkleri'nin, yirmi dört boyundan biri. )


- KARICIĞIM/KOCACIĞIM ile/ve/değil/=/||/<>/< KARABASAN


- KARIN[İng. ABDOMEN] ile/||/<> AKUT PANKREATİT[İng. ACUTE PANCREATITIS] ile/||/<> ATRİYOVENTRİKÜLER DÜĞÜM[İng. ATRIOVENTRICULAR NODE] ile/||/<> ATRİYUM[İng. ATRIUM] ile/||/<> DERİN BEYİN STİMÜLASYONU[İng. DEEP BRAIN STIMULATION]

( Bir canlının uzunlamasına yere paralel durduğunda, yere yakın olan tarafına verilen isim. @@ Sırta ve sol skapular bölgeye yayılan epigastrik ağrı, ateş, bulantı ve kusma semptomları ile kendini gösteren "akut karın" tablosudur. Etyolojisinde en sık alkol kullanımı ve safra taşlarına bağlı pankreas gözelerinin hasar görmesi yer almaktadır. @@ Kalp hızı ve ritmini kontrol eden sisteminin en önemli bölümlerinden biridir. AV düğüm olarak da anılır. Elektrik uyarıları üretir ve onları kalp boyunca iletir ve kalbi kalp uyarımını ve pompalanmasını uyarır. Elektriksel uyarılar, sinoatriyal düğümden başlar ve kalbin sağ üst odasının altında bulunan bir göze kümesi olan AV düğümüne ulaşana kadar aşağı doğru hareket eder. Elektrik sinyalinin ventirküllere girmesini yavaşlatan sistemdir. Bu gecikme kulakçıklara karıncıklardan önce kasılabilmesi için zaman kazandırır. @@ 1. Kalbin üst kısmında bulunan, toplardamarlardan gelen kanı ventriküllere (karıncıklara) aktaran odacıklar. @@ Kafatasına 14 milimetre çapında bir delik açılarak beynin içine elektrot yerleştirilmesi yoluyla yapılan cerrahi tedavi yöntemi. Beyne yerleştirilen elektrot, köprücük kemiği ya da karın bölgesinde bulunan bir nörostimülatöre bağlanır. Elektrot; talamus, subtalamus ve globus pallidus olmak üzere beynin üç farklı bölgesine yerleştirilebilir. Bağlanan nörostimülatör beyne elektrik akımları gönderir. Derin beyin stimülasyonu, geri alınabilen bir tedavi yöntemidir. Genellikle parkinson hastalarında kullanılır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- KARIN ZARI(PERİTON) ile KALP DIŞ ZARI

( Karın boşluğunun içini, bu boşluğun içinde bulunan bağırsakları, öbür örgenleri kaplayan ve tutan zar. İLE ... )

( GIŞÂ-İ MÜSTEBTIN-ÜL-BATN ile ... )

( PERITONEUM vs. PERICARDIUM )

( MASARİKA ile ... )


- KARIN ile GÖBEK

( BECRÂ'[Ar.]: Göbeği çıkık [kadın]. | Yüksek [yer, tepe]. )

( ... ile SÜRRE, SÜRR[: Yeni doğmuş bebeğin kesilmiş göbeği.], CE'BE[: Göbek bölgesi.] )

( ... ile NÂH, NÂF )

( ABDOMEN/PAUNCH vs. NAVEL )


- KARIN ile GÖBEK ÇUKURU

( BELLY vs. BELLY BUTTON )

( بطن ile شکم ile ناف )

( BETAN ile SHKAM ile NAF )


- KARIN ile İĞRENÇ

( ABDOMINAL vs. ABDOMINOUS )

( وريدهي شکمي ile بطني ile ماهيان بطني ile شکمي ile شکم گنده )

( VARYDAHY SHKAMY ile BETANY ile MAHYAN BETANY ile SHKAMY ile SHKAM GANDEH )


- KARIN ile MİDE[Ar.]["MİĞDE" değil!]

( ... ile KURSAK[Halk dilinde] )

( KURSAK: Kuşların yemek borusu üzerinde bulunan, yiyeceklerin toplandığı torba biçiminde şişkin örgen. | Böceklerin ve solucanların sindirim kanallarında bulunan, kuşların kursağına benzeyen yapı. )

( İnsan ve hayvanlarda, gövdenin, kaburga kenarlarından kasıklara kadar olan ön bölgesi. | Dölyatağı. | Bazı şeylerde, şiş ve iç bölüm. | Mide. | [mecaz] İç, gönül, akıl, kafa. | Gelen ve yansımış dalgaların girişimiyle oluşan duraklı dalgalarda, en büyük genlikle titreşen noktalar. İLE Omurgalılarda, sindirim sisteminin, yemek borusu ile onikiparmak bağırsağı arasında, besinlerin, sindirime hazır duruma getirildiği, omurgasız hayvanlarda, sindirim kanalının bu bölgeye karşılık olan bölgesi. | [mecaz] Karın, karın bölgesi. | [mecaz] Yemek yeme isteği. )

( ... ile RÂC )

( ABDOMEN vs. STOMACH )

( BUK ile MAGE )


- KARINCAYİYEN/KİRPİ/ORNİTORENG ile EKİDNE

( ... İLE Kuşlar gibi gagası, kirpiler gibi dikenleri, kertenkele gibi yumurtaları, keseli hayvanlarınki gibi torbası bulunan ve dört başlı bir penise sahip bir hayvandır. )

( ... İLE Avustralya ve çevresindeki adalarda yaşarlar. )

( ... İLE Dikenlerinden başka bir yanları görünmeyecek biçimde toprağı kazarak gizlenebilirler ya da top gibi bir görüntüye bürünerek kapanabilirler. )

( ... İLE Dişil ekidnenin meme başı olmadığından dolayı yavru, annesinin meme bezlerinden sızan sütü yalayarak beslenir. )

( ... İLE Boşaltım ve üremeleri aynı tek delikten(kloak) gerçekleşir. [MONOTREM: Tek delikli] )

( Karıncayiyenlerde olduğu gibi ekidnelerde de uzun yapışkan bir dil ve güçlü ön bacaklar bulunur. )

( Ornitorenglerle birlikte dört ekidne türünün 180 milyon yıl önce süperkıta Pangae'nin parçalanıp kuzeydeki muadillerinden ayrılan güney memelilerinden geriye kalan tek torunları olduğu düşünülmektedir. [Yaşayan en eski, memeli grubudur.] )

( Karıncayiyen ile Ekidne | Dişil Ekidne'nin alttan görünümü )

( Ornitorengler, su altında, 10 dk. kadar havasız kalabilirler. )

( ... vs. ECHIDNA/E )

( ... cum TACHYGLOSSUS )


- KARINCAYİYEN ile DİKENLİ KARINCAYİYEN

( ... İLE Burunları, 8 cm.'dir. )

( ... İLE Dilleri, gövdeleri kadar uzundur. )

( ... İLE Dişleri yoktur. Termitleri/avlarını, damaklarında ezerek yerler. )

( ... İLE En düşük, gövde ısısına sahip hayvandır.[8 dereceye kadar düşebilir.] )


- KARINCAYİYEN ile İPEKSİ KARINCAYİYEN


- KARINCAYİYEN ile/<> KARINCA ASLANI


- KARINCAYİYEN ve KARINCAYİYEN SIRTLAN


- KARINCAYİYEN/KARINCAKUŞU ile KESELİ KARINCAYİYEN

( Bir günde, 30.000 karınca yerler.[Her gece, 10.000 akkarınca yemek zorundalardır.] İLE ... )

( ... ile NUMBAT )

( ÂKİL-ÜN-NEMEL ile ... )

( ANT EATER vs. ... )

( ECHIDNA ACULEATA cum ... )


- KARINCAYİYEN ile TAMANDUA

( ... İLE Ağaçta yaşayan, karınca ve termitleri avlarlar. )


- KARÎNE[çoğ. KARÂİN] -ile

( KARIŞIK BİR İŞ YA DA MES'ELENİN ANLAŞILMASINA, ÇÖZÜLMESİNE YARAYAN HAL, İPUCU )


- KARINMAK ile KARINLAMAK ile KARINCALANMAK ile KARIN ile KARINCA ile KARINLI ile KARINCALI ile KARIN ZARI ile KARINCALAR ile KARINCASIZ ile KARIN AĞRISI ile KARIN BOŞLUĞU ile KARINCA ASİDİ ile KARINCA BELLİ ile KARINCA DUASI ile KARINCA SABRI ile KARINCA YUVASI ile KARIN TOKLUĞUNA ile KARINCA KADERİNCE ile KARINCA KARARINCA ile KARIN ZARI YANGISI ile KARIN ZARI İLTİHABI


- MIXED CRYSTAL FORMATION[İng.] ile/değil/yerine/= KARIŞIK KRİSTAL OLUŞUMU


- KARIŞIKLIK = CONFUSION, DISORDER[İng.] = CONFUSION[Fr.] = WERWIRRUNG[Alm.] = CONFUSIO[Lat.]


- İHTİLAT[Osm.] / MIXTION[Fr.] / MISCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KARIŞMA


- IMMISCIBLE[İng.] / NON MISCIBLE[Fr.] / KARIŞMAYAN[Alm.] ile/değil/yerine/= KARIŞMAYAN


- KARIŞTIRMAK/KARIŞTIRILAN ile/ve/değil/||/<> BİRBİRİNİN YERİNE KULLANMAK/KULLANILAN


- KARITENE[İng.] ile/değil/yerine/= KARİTEN


- KARMAK ile KARMAŞMAK ile KARMAŞTIRMAK ile KARMAÇ ile KARMACA ile KARMALIK ile KARMA AŞI ile KARMA OKUL ile KARMA TREN ile KARMA SERGİ ile KARMA EĞİTİM ile KARMA EKONOMİ ile KARMA TAMLAMA ile KARMAN ÇORMAN/LIK


- KARMAN ÇORMAN


- GAUSS(ÇAN) EĞRİSİ:
"KARMAŞIK" değil RASTGELE OLAN


- COMPLEX REACTION[İng.] / RÉACTION COMPLEXE[Fr.] / KOMPLEXE REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= KARMAŞIK TEPKİME


- KARMAŞIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YOĞUN


- KARMAŞIK/KOMPLEKS ile/ve/||/>< YALIN PROTEİN

( Birçok polipeptid zincirinden oluşan protein. İLE/VE/||/>< Tek bir polipeptid zincirinden oluşan protein. )


- KARN[Ar.] ile KAVM[Ar.]


- KARNI AÇ (OLAN) ile AÇGÖZLÜ

( Doyar. İLE Doymaz! )


- KAROTEN ile KLOROFİL

( Bitkilerde turuncu renk veren pigment. İLE Bitkilerde yeşil renk veren pigment. )


- KARPUZ[Fars. < HARBÛZ | Kavun.] ile ŞALAK

( Kabakgillerden, sürüngen gövdeli parçalı sert yapraklı, sarı çiçekler açan bir bitki. | Bu bitkinin dışı yeşil kabuklu, içi kırmızı ve sulu, iri meyvesi. | Lamba karpuzu. | Kadın memesi. İLE Ham, büyümemiş karpuz. )

( BOSTAN: Sebze bahçesi. | Kavun, karpuz tarlası. | Kavun ve karpuza verilen ortak ad. )

( BATİH, BITTÎH ile ... )

( CITRULLUS VULGARIS cum ... )


- KARŞI DÖLLEME[İng. OUTBREEDING] ile/||/<> KARŞI DÖLLEME KRİZİ[İng. OUTBREEDING DEPRESSION] ile/||/<> KARŞILAŞTIRMALI YÖNTEM[İng. COMPARITIVE METHOD] ile/||/<> KARŞILIKÇILIK[İng. RECIPROCITY]

( Aile bağları olmayan bireylerin üremesi. Soy içi üremenin karşıtı. @@ Biyolojide, genetik olarak uzak olan bireyler arasındaki çaprazlamalardan kaynaklanan nesillerin ebeveynlerinden ya da ebeveynlerinin kendi çevrelerindeki bireylerle olan döllerinden daha düşük seçilim değerlerine sahip olması durumu. @@ Tür gruplarının sahip oldukları özellikleri ve yaşadıkları çevreleri kıyaslayan bir araştırma yöntemidir. Amacı, adaptasyonla ilgili hipotezleri test etmek ve sonuçlarını görmektir. @@ Genellikle iki ayrı türden olan, iki ayrı bireyin, birbirleriyle olan etkileşimlerinden ikisinin de faydalanması durumudur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- KARŞICIL/MUHÂLİF[Ar.] ile/ve/değil/||/<> ÇEKİNGEN


- KARŞILAŞTIRILABİLİR ile KARŞILAŞTIRMA ile KARŞILAŞTIRMALI ile NİSPETEN ile KARŞILAŞTIRICI ile KARŞILAŞTIRMAK ile KARŞILAŞTIRMAK ile KARŞILAŞTIRILDI ile NAZARAN ile KARŞILAŞTIRMA ile KARŞILAŞTIRMAK ile BÖLME ile BÖLMELİ

( COMPARABLE vs. COMPARAND vs. COMPARATIVE vs. COMPARATIVELY vs. COMPARATOR vs. COMPARE vs. COMPARE TO vs. COMPARED vs. COMPARED TO vs. COMPARISION vs. COMPARISON vs. COMPARTMENT vs. COMPARTMENTAL )

( قياس پذير ile قابل مقايسه ile قياس شونده ile مقايسه اي ile تطبيقي ile تفضيلي ile صفت تفضيلي ile درجه تفضيلي ile بالنسبه ile مقايسه کننده ile تشبيه کردن ile تطبيق کردن ile تطبيق نمودن ile برابر کردن ile مقابله کردن ile مقايسه کردن ile در مقابل ile در مقايسه با ile مشبه ile ممثل ile نسبت به ile مقابله ile سنجش ile مقايسه ile قياس ile تشبيه ile مطابقت ile تطبيق ile همسنجي ile کوپه ile کوپه دار )

( GHYAS PAZYR ile GHABEL MOGHAYSEH ile GHYAS SHVANDEH ile MOGHAYSEH AY ile TATABYGHY ile تفضيلي ile صفت تفضيلي ile درجه تفضيلي ile BALENSEBEH ile MOGHAYSEH KONANDEH ile TASHABYYEH KARDAN ile TATABYGH KARDAN ile TATABYGH NEMUDAN ile BARABAR KARDAN ile MOGHABLEH KARDAN ile MOGHAYSEH KARDAN ile DAR MOGHABEL ile DAR MOGHAYSEH BA ile MOSHABEH ile ممثل ile NASBAT BAH ile MOGHABLEH ile SANJESH ile MOGHAYSEH ile قياس ile TASHABYYEH ile MOTABAGHT ile تطبيق ile همسنجي ile KOPEH ile KOPEH DAR )


- COMPARISON TUBES[İng.] / TUBE DE COMPARAISON[Fr.] / VERGLEICH RÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞILAŞTIRMA TÜPLERİ


- KARŞILIK GELMEK ile YAZIŞMA ile YAZIŞMA OKULU ile MUHABİR ile KARŞILIK GELEN ile KARŞILIK GELEN

( CORRESPOND vs. CORRESPONDENCE vs. CORRESPONDENCE SCHOOL vs. CORRESPONDENT vs. CORRESPONDING vs. CORRESPONSIVE )

( مکاتبه کردن ile مکاتبه ile مکاتبات ile اشتراک وجه ile مراسله ile تناظر ile مراسلات ile نامه نگاري ile مدرسه مکاتبه اي ile کارگزار ile مکاتبه کننده ile مخبر ile طرف معامله ile خبرنگار ile کار گذار ile مقابل ile متبادل ile مطابق ile متنار ile مربوط بيکديگر ile مکاتبهاي )

( MAKATBEH KARDAN ile MAKATBEH ile MAKATABAT ile ESHTARAK VAJEH ile مراسله ile تناظر ile مراسلات ile NAMEH NEGARY ile MADRESEH MAKATBEH AY ile KARGOZAR ile MAKATBEH KONANDEH ile MOKHBAR ile TARF MOAMLEH ile KHBARNEGAR ile KAR GOZAR ile MOGHABEL ile متبادل ile مطابق ile MOTENAR ile MARBUT BEYKADYGAR ile MAKATBEHYAY )


- KARŞILIK ile/ve ŞÜKRAN

( RESPONSE vs./and GRATITUDE )


- KARŞILIKLI EVRİM[İng. COEVOLUTION] ile/||/<> HOMEOPLAZİ[İng. HOMEOPLASY]

( Birbirleriyle yakından ilişkili olan türlerin, evrimsel süreçte birbirleriyle uyumlu adaptasyonlar geçirmesi durumu. Bitkiler ve tozlaşmalarını sağlayan hayvanlar arasında karşılıklı evrim görülmekte. @@ Karşılıklı evrim, paralellik ya da tersine dönme sonucunda, farklı türlerde bulunan karakterler arasındaki benzerliktir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- MUTUAL INDUCTION[İng.] / INDUCTION MUTUELLE[Fr.] / GEGENSEITIGE INDUKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞILIKLI İNDÜKLEME


- DÜŞMAN:
KARŞINDAKİ ile/ve/değil/||/<> "YANINDAKİ" ile/ve/değil/||/<> "İÇİNDEKİ"

( Elindeki kılıçla. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Arkasına sakladığı hançerle. )


- KARSİNOJEN/CARCINOGEN[İng.] değil/yerine/= KANSERLEŞTİRICİ


- ANTIHYPERON[İng.] / ANTIHYPERON[Fr.] / ANTIHYPERON[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞIT HİPERON


- ANTINEUTRON[İng.] / ANTINEUTRON[Fr.] / ANTINEUTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞIT NÖTRON