N ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 15.203 başlık/FaRk ile birlikte,
15.203 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(26/62)
- MÜVELLİD-ÜL MA[Osm.] / HYDROGEN[İng.] / HYDROGÈNE[Fr.] / WASSERSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN
- HİDROJENASYON ile/||/<> HİDROBORASYON
( Hidrojenasyon H₂/Pd syn ekleme İLE hidroborasyon anti-Markovnikov. )
( Formül: H₂/Pd İLE BH₃/H₂O₂ )
- HYDROGÉNATION[Fr.] ile/değil/yerine/= HİDROJENEME
- HİDROJENASYON[Osm.] / HYDROGENATION[İng.] / HYDRIERUNG, WASSERSTOFFANLAGERUNG, HYDROGENIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJENLEME
- HİDROJENLEMEK ile HİDROJEN ile HİDROJENLİ ile HİDROJEN BOMBASI
- HİDROKARBON ile/||/<> ALKOHOL
( Sadece karbon ve hidrojen atomlarından oluşan bileşikler. İLE/||/<> Karbon, hidrojen ve oksijen atomları içeren bileşikler. )
- HİDROKARBON ile İŞLEVSEL ÖBEK/FONKSİYONEL GRUP
( Sadece hidrojen ve karbon içeren bileşikler. İLE Bir molekülün kimyasal özelliklerini belirleyen atom ya da atom öbekleri. )
- HİDROKARBON ile PARAFİN[Fr. < Lat.]
( ... İLE Katran, petrol, neft gibi maddelerden çıkarılan, katı, beyaz, yarı saydam, buharı parlak bir alevle yanan, kimyasal etkenlere karşı ilgisiz, katı hidrokarbon. )
- HYDROCORTISONE, 17-HYDROXYCORTICOSTERONE[İng.] / HYDROCORTISONE[Fr.] / HYDROCORTISON[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROKORTİZON
- HYDROCRACKING[İng.] / HYDROCRACKEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROKRAKİNG
- HYDROXYLAMINE[İng.] / HYDROXYLAMINE[Fr.] / HYDROXYLAMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROKSİLAMİN
- HYDROXOCOBALAMIN[İng.] ile/değil/yerine/= HİDROKSOKOBALAMİN
- HYDRONE[İng.] ile/değil/yerine/= HİDRON
- HYDRONIUM ION[İng.] / HYDRONIUMION[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDRONYUM İYONU
- HYDROSTATIC EQUATION[İng.] / ÉQUATION HYDROSTATIQUE[Fr.] / HYDROSTATISCHE GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROSTATİK DENKLEM
- HIFZISSIHHA[Ar.]/SANİTASYON/SANITATION[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK KORUMA, SAĞLIKLAMA
- HIGGS BOZONU ile/ve/||/<> GRAVITON
( Standart Model'deki fermiyonlara kütle kazandırmak için var olduğu öne sürülmüş, spini 0 olan parçacık. [H ya da h olarak kısaltılır.][Peter Higgs, Gerald Guralnik, Richard Hagen, Tom Kibble, François Englert ve Robert Brout tarafından 1960'larda öne sürülen ve 04 Temmuz 2012'de, CERN'deki araştırmalarda, özellikleri Higgs bozonuna benzeyen bir parçacığın gözlemlenmesiyle 2013 yılının Mart ayında kütlesi yaklaşık 125 GeV/c2 olan bir parçacık gözlemlediklerini ve ayrıntılı çözümlemelerin, bu parçacığın bir Higgs bozonu olduğunu gösterdiğini açıkladılar.] İLE/VE/||/<> Günümüze kadar varolduğu kanıtlanamamış, kütleçekim kuvvetini ilettiği varsayılan, sanal bir parçacık. [Genel Görelilik kuramının önemli bir parçasıdır. Graviton'un varoluşu, etkileri sayesinde bilinmektedir fakat onu ölçmek ya da gözlemlemek olanaksızdır.] )
- HIGH FREQUENCY RECOMBINATION[İng.] değil/yerine/= HFR (YÜKSEK FREKANSLI REKOMBİNASYON)
( Kromozomuna F etmeni entegre edilmiş bakteri gözesi.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HIGH-THROUGHPUT ile/||/<> MATERIALS GENOME ile/||/<> INVERSE DESIGN ile/||/<> MALZEME KEŞFİ
( Hızlandırılmış malzeme geliştirme. )
( Formül: Structure → Property → Performance )
- HIGHEST USEFUL MAGNIFICATION[İng.] değil/yerine/= İŞE YARAR AZAMİ BÜYÜTME
( Bir teleskobun bozuk bir görüntü vermeden ideal koşullarda yapabileceği maksimum büyütme miktarı. Teleskobun açıklığının milimetre cinsinden 2 katı, inç cinsinden 50 katı alınarak yaklaşık biçimde hesaplanabilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HİJYEN ile/ve/||/<> STERİL
( Sağlıklı, temiz. İLE/VE/||/<> Mikropsuz, fazlalıktan arın(dırıl)mış. )
- HİJYEN[Fr./İng. HYGIÈNE < Yun.]["HİİJEN" değil!] ile TEMİZLİK
( Sağlık bilgisi/koşulları. İLE Sağlıklı olmayı/kalmayı devam ettirmek üzere sağlanması ve sürdürülmesi gereken eylem/tutum. )
( Ameliyat ya da açık yara gibi bazı ileri durumlar ve yapılacak incelikli işler için koşulların/araçların temiz olması yeterli değildir. )
( HYGIENE vs. CLEANLINESS )
( ... ile NEZÂFET )
- HİLÂF ile KARŞI, ZIT | YALAN
( KARŞI, ZIT | YALAN )
- HILDEBRAND FUNCTION[İng.] / FONCTION DE HILDEBRAND[Fr.] ile/değil/yerine/= HİLDEBRAND İŞLEVİ/FONKSİYONU
- HİN[Azr.] = KÜMES[Tr.]
- HÎN[Ar.] ile SENE[Ar.]
- HİNDİ:
turkey ile/||/<> PERU ile/||/<> ETİYOPYA KUŞU ile/||/<> BUKALEMUN ile/||/<> FRANSIZ KIZI/ĞALOPÛLÂ ile/||/<> TACCHINO[: Kuş.]
( Türkçe'de
İngilizce'de. İLE/VE/||/<> Portekizce'de. İLE/VE/||/<> Arapça'da. İLE/VE/||/<> Farsça'da. İLE/VE/||/<> Yunanca'da. İLE/VE/||/<> İtalyanca'da. )
- HİNDİSTAN ile ÇİNİ MÜREKKEBİ
( INDIA vs. INDIA INK )
( هندوستان ile هند ile هندستان ile مرکب چين )
( NPANDOSTAN ile NPAND ile هندستان ile MARKAB CHYNE )
- HİNDİSTAN[Ar.] ile HANDİSTÂN[Ar.]
( Ülke. İLE Maskara ve soytarıların derneği. | Lâtife, şaka. )
- HİNDİSTAN ile KOORDİNATSIZ ile KOORDİNASYONSUZLUK
( INCO vs. INCOORDINATE vs. INCOORDINATION )
( غيرمشخص ile غيرمتجانس ile فقدانهمآهنگي ile ناهماهنگي ile عدمهمکاري )
( غيرمشخص ile غيرمتجانس ile فقدانهمآهنگي ile NANPAMANPANGY ile عدمهمکاري )
- HİNDİSTAN ve/<> SRİ LANKA[< SEYLAN]
( Hindistan Yarımadası'ndan, Palk Boğazı ile ayrılan Sri Lanka, yarımadaya, "Âdem'in Köprüsü" denilen mercan adalarıyla bağantılıdır. VE/<> Önceki adı Seylan olan Sri Lanka, Sinhala dilinde, "pırıl pırıl parıldayan ülke" anlamına gelmektedir. )
( ... VE/<> Budizm'in önemli hac merkezlerinden biridir. )
( ... VE/<> Yakut'u ile de ünlüdür. )
- HIP DISLOCATION[İng.] değil/yerine/= KALÇA ÇIKIĞI
( Kalça eklemlerinin birinin ya da ikisinin anormal gelişmesi durumu. Manşon bağlantısı kısmi ya da hiç oluşmamış olabilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HİPER TANSİYON[İng./Fr. < TENSION] değil/yerine/= YÜKSEK KAN BASINCI
- HİPERAERASYON ile HİPERVENTİLASYON
( Aşırı havalanma. İLE Aşırı solu(t)ma, aşırı havalanma. )
- HİPERAKUT/HYPERACUTE[İng.] değil/yerine/= AŞIRI IVEGEN
- HİPERALIMENTASYON/HYPERALIMENTATION[İng.] değil/yerine/= YOĞUN BESLEME
- HİPEREMİ ile HİPERTANSİYON
( Kızarıklık, kan artımı. İLE Yüksek kan basıncı. )
- HİPERİNTENS/HYPERINTENSE[İng.] değil/yerine/= AŞIRI YOĞUN
- HİPERKALKULİ[İng. HYPERCALCULIA] ile/||/<> HİPERSALİVASYON[İng. HYPERSALIVATION] ile/||/<> HİPERTANSİYON[İng. HYPERTENSION] ile/||/<> HİPERTONİK ÇÖZELTİ[İng. HYPERTONIC SOLUTION] ile/||/<> HİPERTROFİ[İng. HYPERTROPHY]
( Matematiksel hesaplamalar yapma yeteneğinin, genel nüfusun matematiksel öğrenme yeteneğinden ve okul performansından önemli ölçüde üstün olduğu bir zihinsel gelişim durumu. @@ Siyalore ya da hipersiyaloz olarak da bilinen hipersalivasyon, kelimenin tam anlamıyla aşırı tükürük akışı anlamına gelir. Ayrıca tükürük klirensinin azalmasından da kaynaklanabilecek ağızdaki tükürük miktarının artması olarak tanımlanmıştır. @@ Kronik olarak sistolik ve diyastolik arteriyel kan basınçlarının yüksek seyretmesi durumudur.Normal bir insanda sistolik kan basıncı (SKB) 120mmHg'nin; diyastolik kan basıncı (DKB) 80mmHg'nin altında olması beklenir. Hipertansiyon, belirtilen bu değerlerin üzerinde olan kan basınçlarını genel olarak ifadesidir. Hipertansiyon, Prehipertansiyon (SKB'nin 120-139 ya da DKB'nin 80-89mmHg'nin üzerinde olması, Evre 1 Hipertansiyon (SKB'nin 140-159 ya da DKB'nin 90-99mmHg'nin üzerinde olması) ve Evre 2 Hipertansiyon (SKB'nin ≥160 ve üstü ya da DKB'nin ≥100mmHg olması) olarak üç evrede sınıflanır.** @@ Hücre öz suyuna göre yoğunluğu daha fazla olan çözeltilerdir.[1] Bir alyuvar gözesini herhangi bir hipertonik çözeltiye yerleştirirken, gözeden çözeltiye serbest su hareketi olacaktır. Bu hareket ozmoz yoluyla gerçekleşir, çünkü gözede çözeltiden daha fazla serbest su bulunur. Bir göze hipertonik ortama yerleştirildiğinde su kaybederek büzüşür. Bu genel süreç plazmoliz olarak bilinir. @@ Hücrelerin daha çok çalışması, uyarılması ya da hastalıklarla oluşan büyüme türü. Basitçe göze büyümesi olarak bilinir. Genellikle iskelet kası ya da kalp kasında görülür. Sağlıklı ve sağlıksız olan türleri mevcuttur.[1][2]
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HİPERKERATOZ ile/||/<> KERATİNİZASYON
( Deride aşırı keratin birikimi ile kalınlaşma. İLE/||/<> Deri gözelerinin keratin üretmesi ve sertleşmesi süreci. )
- HYPERON[İng.] / HYPERON[Fr.] / HYPERON[Alm.] ile/değil/yerine/= HİPERON
- HİPERPİGMENTASYON ile/||/<> HİPOPİGMENTASYON ile/||/<> DEPİGMENTASYON
( Deride aşırı melanin birikimi ile koyu lekeler oluşması. İLE/||/<> Deride melanin eksikliği ile açık lekeler oluşması. İLE/||/<> Renk yitimi. )
- HİPERTANSİYON ile/||/<> HİPOTANSİYON
( Kan basıncının normalden yüksek olması. İLE/||/<> Kan basıncının normalden düşük olması. )
- HT/HİPERTANSİYON HYPERTENSION[İng.] ile/||/<>/>< HİPOTANSİYON HYPOTENSION[İng.]
( Yüksek kan basıncı durumu. İLE/||/<>/>< Düşük kan basıncı durumu. )
- HİPERVENTILASYON/HYPERVENTILATION[İng.] değil/yerine/= HIZLI-DERİN SOLUMA
- HİPNOZ UYGULAMALARINDA:
GELENEKSEL ile/ve/||/<>/> MODERN ile/ve/||/<>/> M. H. ERICKSON
- HİPODENS/HYPODENSE[İng.] değil/yerine/= AZ YOĞUN
- HİPOKRAT ile/ve/||/<>/> GALEN ile/ve/||/<>/> İBN-İ SİNÂ
- HİPOTALAMUS[İng. HYPOTHALAMUS] ile/||/<> VAZOPRESSİN (ANTİDİÜRETİK HORMON)[İng. VASOPRESSIN]
( Hipotalamus, beyin bölgesinin talamusun altına uzananan ve üçüncü serebral ventrikül zeminini oluşturan yapı. Hipotalamus beynin ayrılmaz bir parçasıdır. Beynin altından çıkıntı yapan küçük koni biçimli bir yapıdır. Hipotalamus, otonom sinir sisteminin birçok fonksiyonu için bir kontrol merkezidir ve hipofiz beziyle olan karmaşık etkileşiminden dolayı endokrin sistemi üzerinde etkisi vardır. @@ Antidiüretik hormon (ADH) ile eş anlamlı olarak kullanılır. Hipotalamus ve arka Hipofiz Bezi tarafından salgılanan, hafif bir damar daraltıcı etkisi olan ancak başlıca işlevi idrarla su kaybını önlemek olan bir hormondur. Homeostaz açısından son derece önemli bir hormondur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HİPOTANSİYON/HYPOTENSION[İng.] değil/yerine/= DÜŞÜK KAN BASINCI
- HİPOTANSİYON değil/yerine/= DÜŞÜK KAN BASINCI
- HİPOTONİK ÇÖZELTİ[İng. HYPOTONIC SOLUTION] ile/||/<> DEPLAZMOLİZ[İng. DEPLASMOLYSIS] ile/||/<> HEMOLİZ[İng. HEMOLYSIS] ile/||/<> MİKROSKOP[İng. MICROSCOPE] ile/||/<> SAF SU[İng. PURIFIED WATER]
( Hücre öz suyuna göre yoğunluğu daha az olan çözeltilerdir. Eğer bir bitki gözesi hipotonik bir ortama konulursa, göze şişerek turgor durumuna geçer. Hayvan gözesi ise aşırı su alımına bağlı olarak patlayabilir. Bu durum sitolojide hemoliz olarak adlandırılır. Hayvan gözelerinin yoğunluğu, saf suyun yoğunluğundan fazla olduğundan, saf su içerisine konmaları durumunda da hemolize uğrayabilir. Bu nedenle çoğu hayvan gözesi mikroskop altında incelenirken izotonik ortam sağlayan %0,9 NaCl (sodyum klorür) çözeltisiyle beraber incelenir. @@ Bir gözenin kendisinden daha az yoğun (çözünmüş madde yoğunluğu az) bir ortama konulduğunda, plazmolize uğramış bir gözenin su alarak şişmesi (kaybettiği suyu geri kazanması) olayıdır. Bu biçimde olan ortama hipotonik çözelti adı verilir. @@ Kırmızı kan gözelerinin göze zarının yıkılması durumu. İngilizce "hemolysis" olan bu kelimede "hemo" kan, "lysis" ise kırılma demektir. @@ Küçük olan bir şeyi büyüterek inceleme imkanı veren ve ışıkla ya da elektronla çalışmasına bağlı olarak değişik tipleri bulunan alet. @@ Organik ve inorganik maddelerden arıtılmış sudur. Laboratuvarlarda ve bilimsel çalışmalarda genellikle saf su kullanılmaktadır. Araştırmada saf su ile çalışılmadıysa bu durum bilimsel çalışmada belirtilir. Saf su iletken özellik göstermez.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HİPOVENTİLASYON ile HİPERVENTİLASYON
( [1 dakikada] Akciğerlere giren hava miktarının azalması. İLE Akciğerlere giren hava miktarının artması. )
- HIRİSTİYAN ile/||/<> CERAHOR
( ... İLE/||/<> Ordu hizmetlerinde kullanılan Hıristiyanlara verilen ad. )
- HIRİSTİYAN ile HIRİSTİYANLIK ile HIRİSTİYANLAŞTIRMAK ile HIRİSTİYANLAR ile NOELLER ile İSA ile VAFTİZ ETMEK ile HIRİSTİYANLIK ile HIRİSTİYAN TAKVİMİ ile HIRİSTİYANCA
( CHRISTIAN vs. CHRISTIANITY vs. CHRISTIANIZE vs. CHRISTIANS vs. CHRISTMASES vs. CHRIST vs. CHRISTEN vs. CHRISTENDOM vs. CHRISTIAN CALENDAR vs. CHRISTLY )
( ياعلي ile مسيح ile اسلوب گذاردن ile عالم مسيحيت ile جامعه مسيحيت ile مسيحي ile عيسوي ile نصراني ile تاريخ مسيحي ile عيسويت ile نصرانيت ile مسيحيت ile عيسوي کردن ile مسيحي کردن ile نصارا ile شايسته مسيح ile کريسمس ile عيد ميلاد مسيح )
( ياعلي ile MOSYHE ile ESLOB GOZARDAN ile ALAM MOSYHEYT ile JAMEH MOSYHEYT ile MOSYHEY ile عيسوي ile نصراني ile TARYKH MOSYHEY ile عيسويت ile نصرانيت ile MOSYHEYT ile EYSOY KARDAN ile MOSYHEY KARDAN ile NASARA ile SHAYSETEH MOSYHE ile کريسمس ile عيد ميلاد مسيح )
- HIRN CYCLE[İng.] / CYCLE D'HIRN[Fr.] / HIRN-KREISLAUF[Alm.] ile/değil/yerine/= HİRN ÇEVRİMİ
- HIRS = AMBITIO[İng.] = AMBITION[Fr.] = EHRGEIZ, EHRSUCHT[Alm.] = AMBITIO[Lat.]
- HIRSIZLARIN KAVGASI:
ÇALARKEN değil PAYLAŞIRKEN
- HIRVATİSTAN ile HIRVAT
( CROATIA vs. CROATIAN )
( کرواسي ile کرواسياي ile کرواسيايي )
( KARVASY ile KARVASYAY ile کرواسيايي )
- HİS (ETMEK) ile/değil ZAN
- HISÂN[Ar.] ile HISAN[Ar.]
( Mümtaz kişiler. İLE Aygır. )
- HİSSETMEZSEM ile/değil HİSSETMEDİĞİM ZAMAN
- HISTAMINE, ARGAMINE, IMIDAZOLEETHYLAMINE[İng.] / HISTAMINE[Fr.] / HISTAMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= HİSTAMİN, İMİDAZOLETİL-AMİN
- HISTIDINE[İng.] / HISTIDINE[Fr.] / HISTIDIN[Alm.] ile/değil/yerine/= HİSTİDİN
- HİSTON ASETİLASYON ile/||/<> DNA METİLASYON
( Histon asetilasyon gen açma İLE DNA metilasyon kapama. )
( Formül: Gene activation İLE silencing )
- HİSTON ile HİSTONAZ
( DNA'nın etrafına sarıldığı proteinler. İLE Histon proteinlerini parçalayan enzimler. )
- HİSTON ile/ve/||/<>/> NÜKLEOZOM
( DNA'nın etrafına sarıldığı proteinler. İLE/VE/||/<>/> DNA ve histon proteinlerinin oluşturduğu yapı. )
- HİSTON ile/||/<> NÜKLEOZOM
( Histon protein oktamer İLE nükleozom histon+DNA. )
( Formül: Protein İLE kompleks )
- HİSTONE İLE NÜKLEOZOM İLE KROMATİN ile/||/<> DNA PAKETLEME SEVİYELERİ
( DNA nın çekirdekte organizasyonu. )
( Formül: 147 bp DNA/nükleozom )
- HISTORIAN :/yerine TARİHÇİ
- HISTORY vs. TRADITION
- HİTABE ile HİTABEN ile HİTABET
- HİTÂB/EN ile/değil İTHÂF/EN
- HİTABEN değil/yerine/= YÖNELİK
- VELOCITY MODULATION[İng.] / MODULATION DE VITESSE[Fr.] / GESCHWINDIGKEITSMODULATION[Alm.] ile/değil/yerine/= HIZ KİPLEMESİ
- HIZ ve/=/||/<>/> SORUN
( SPEED/VELOCITY and/=/||/<>/> PROBLEM )
- HİZALAMAK ile HİZA ile HİZAN
- HIZLANAN EVREN ile/||/<> YAVAŞLAYAN EVREN
( Hızlanan evren genişleme hızlanır İLE yavaşlayan evren çekim yavaşlatır. Hızlanan evren karanlık enerji İLE 1998'de keşfedildi. Tip Ia süpernova gözlemleri hızlanma İLE beklenmeyen sonuç verdi. )
( Saul Perlmutter tarafından 1998 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1959-) (Ülke: ABD) (Alan: Astrofizik) (Önemli katkıları: Evrenin hızlanan genişlemesi, karanlık enerji kanıtı, Nobel Ödülü (2011)) )
- ACCELERATION VOLTAGE[İng.] / TENSION D'ACCÉLÉRATION[Fr.] / BESCHEUNGUINGSSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HIZLANDIRMA GERİLİMİ
- FAST NEUTRONS[İng.] / NEUTRONS RAPIDES[Fr.] / SCHNELLES NEUTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= HIZLI NÖTRONLAR
- HIZLI ÜRETKEN ile/||/<> TERMAL REAKTÖR
( Hızlı nötron U-238→Pu-239, termal yavaş U-235. )
( Formül: Breeding İLE burning )
- HIZLI/LIK ile HIZLICA ile HIZLI AKIN ile HIZLI HÜCUM ile HIZLI HIZLI
- HİZMET:
REHBETEN[Ar.] ile/değil/yerine/>< RAĞBETEN[Ar.]
( Korkarak. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< İsteyerek. )
- HİZMET:
| YARARLANILAN ile/ve/<> ETKİLENİLEN | ile/değil/yerine KATILINAN
- HİZMETÇİ değil/yerine/= İŞGÖREN
- HİZMETNİŞİN değil/yerine/= GÖREV ALAN, HİZMET EDEN, HİZMET EDENLERDEN
- HYZONE[İng.] ile/değil/yerine/= HİZON
- HL7/HEALTH LEVEL SEVEN[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK SEVİYE 7 STANDARDI
- HLA/HUMAN LEUKOCYTE ANTIGEN[İng.] değil/yerine/= İNSAN LÖKOSIT ANTİJENİ, İNSAN AKYUVAR ANTİJENİ
- HODAN ile/ve/<> HODANGİLLER
( Hodangillerden, çiçekleri tıpta kullanılan ve kökü kavrularak yenilen bir bitki. İLE/VE/<> İkiçeneklilerden, üzeri sert dikenlerle kaplı, otsu ve ağaçsı bitkiler ailesi. )
- HOFMANN'S REACTION[İng.] / RÉACTION D'HOFMANN[Fr.] / HOFMANNSCHE REACTION[Alm.] ile/değil/yerine/= HOFMANN REAKSİYONU
- HOLANDRIC[İng.] değil/yerine/= HOLANDRİK (ERKEK-SOYLU) GEN
( Y kromozomunda taşınan ve böylelikle babadan oğula aktarılan gen.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- DUTCH PROCESS[İng.] / PROCÉDÉ HOLLANDAIS[Fr.] / HOLLÄNDISCHES TOPFVERFAHREN[Alm.] ile/değil/yerine/= HOLLANDA İŞLEMİ
- HOLOBİONT İLE HOLOGENOME İLE COEVOLUTİON ile/||/<> MİKROBİYOM EVRİMİ
( Konak-mikrobiyom birlikte evrimi. )
( Formül: Konak + 10× bakteri geni )
- HOLOÈDRE[Fr.] ile/değil/yerine/= HOLOHEDRON
- FLUIDE HOMOGÈNE[Fr.] ile/değil/yerine/= HOMOJEN AKIŞKAN
- HOMOGENEOUS PRECIPITATION[İng.] / HOMOGENE PRÄZIPITATION[Alm.] ile/değil/yerine/= HOMOJEN ÇÖKTÜRME
- HOMOJEN ile/||/<> HETEROJEN
( Homojen aynı dereceli İLE heterojen farklı derecelidir )
( Formül: x²+xy+y² İLE x³+x+1 )
- HOMOJEN ile HOMOLOG
( Türdeş. İLE Kökteş. )
- HOMOJENLİK ile HOMOJEN ile HOMOJENLİK ile HOMOJENLEŞTİRMEK
( HOMOGENEITY vs. HOMOGENEOUS vs. HOMOGENEOUSNESS vs. HOMOGENIZE )
( تجانس ile همجنس ile متجانس ile هم جنسي ile متجانس کردن )
( TAJANS ile NPAMJENS ile MOTEJANS ile NPAM JENSY ile MOTEJANS KARDAN )
- HOMOLATERAL/HOMOLATERAL[İng.] değil/yerine/= AYNI YAN
- HOMOLOG ORGAN ile/||/<> ANALOG ORGAN
( Homolog organlar ortak kökenden gelir İLE analog organlar benzer işlev görür )
( Formül: Homoloji → Ortak ata\nAnaloji → Yakınsak evrim )
- HOMOLOG REKOMBİNASYON ile/||/<> NHEJ
( Homolog sekans benzerlik, NHEJ rastgele birleştirme. )
( Formül: Sequence-specific İLE random joining )
- HOMURDANMA ile HOMURDANAN ile HOMURDANMA
( GRUMBLE vs. GRUMBLER vs. GRUMBLING )
( غنده زدن ile غر زدن ile غرغر کردن ile غرولند کردن ile قر زدن ile ژکيدن ile غر ile غرغرو ile غرغر ile غرولند ile لندلند ile غنده )
( GHANDEH ZADAN ile GHAR ZADAN ile GHORGHAR KARDAN ile GHARVALAND KARDAN ile GHAR ZADAN ile ZHEKYDAN ile GHAR ile GHORGHRO ile GHORGHAR ile GHARVALAND ile لندلند ile غنده )
- HON -ile
( Han, sofra, yemek. )
- HOPE vs. ANTICIPATE vs. EXPECT vs. ENVISAGE vs. ENVISION
- HOPKINSON'S COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT D'HOPKINSON[Fr.] / HOPKINSON-KOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= HOPKİNSON KATSAYISI
- HOPKINSON'S LAW[İng.] / LOI D'HOPKINSON[Fr.] / HOPKINSON-GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= HOPKİNSON YASASI
- HORA[Yun.] ile/ve/||/<> HORAN[Yun.]
( Çok sayıda kişi tarafından el ele tutularak oynanan bir halk oyunu. İLE/VE/||/<> Horon. Doğu Karadeniz bölgesinde, kemençe ile oynanan halk oyunu. )
- Horâsân[Fars.] ile HORÂSÂN[Fars.]
( İrân'ın doğusunda bulunan geniş arazi. İLE Türk müziğinin en az iki buçuk asırlık bir mürekkep makamı olup örneği kalmamıştır. )
- HORASAN ile HORASANİ
- HORIZON :/yerine UFUK
- HORİZONTAL[İng.] değil/yerine/= YATAY, ÇEVREN
- HORMON[İng. HORMONE] ile/||/<> ADRENALİN[İng. ADRENALINE] ile/||/<> ALDOSTERON[İng. ALDOSTERONE] ile/||/<> ANDROJEN[İng. ANDROGEN] ile/||/<> ANDROPOZ[İng. ANDROPAUSE] ile/||/<> MENOPOZ[İng. MENOPAUSE] ile/||/<> NOREPİNEFRİN[İng. NOREPINEPHRINE] ile/||/<> SEMPATİK SİNİR SİSTEMİ[İng. SYMPHATETIC NERVOUS SYSTEM] ile/||/<> TESTOSTERON[İng. TESTOSTERONE]
( Hormonlar, vücudun kimyasal habercileridir ve endokrin sistemin bir parçasıdır. Endokrin bezleri, vücudumuzun büyük sistemlerinin çoğunun dokularına ve organlarına kan akışı olan hormonlar üretir. Endokrin sistem, kalp atış hızını, metabolizmayı, iştah, ruh hali, cinsel fonksiyon, üreme, büyüme ve gelişme, uyku döngüsü gibi şeyleri kontrol eder. @@ Adrenal bezlerin ürettiği hormona verilen addır. Korku ve kaçış anlarında kana bol miktarda karışır. "Epinefrin" olarak da isimlendirilmektedir. @@ Almanca
Aldosteron
Fransızca
Aldostérone
Vücuttaki su ve tuz dengesinin ayarlanmasında görev alan steroid yapılı hormon. Böbrek üstü bezlerinin kabuk bölgesinden salgılanır. Kandaki sodyum ve potasyum dengesini ayarlayarak kan basıncının düzenlenmesini sağlar. Kanda bulunma miktarının normal seviyenin altında ya da üstünde olması sağlık sorunlarına yol açabilir. Ayrıca böbreklerdeki suyun geri emiliminin ayarlanmasını sağlar. @@ Erkeklik ile ilişkilendirilen vücut gelişimi, kıl uzaması, ses kalınlaşması gibi özellikleri oluşturan ya da bu özelliklerin gelişmesini uyaran bir kimyasala verilen genel addır. Kimi zaman erkek cinsiyet hormonu testosteron ile eş anlamda kullanılır. @@ Erkeklik hormonu olan testosteronun azalmasıyla ilişkili bir durumdur. Menopozdan farklı olarak testosterondaki azalma ve semptomların gelişimi, kadınlarda meydana gelenden daha kademelidir. 50'li yaşlarındaki erkeklerin yaklaşık %30'u, düşük testosteron düzeylerinin neden olduğu andropoz semptomları yaşamaktadır. Andropoz yaşayan bir kişi, durumla ilgili bazı semptomlara sahip olabilir ve uygun tedavi olmaksızın osteoporoz gibi diğer ciddi sağlık durumları riski altında olabilir. @@ Kadınlarda düşük hormon seviyeleri nedeniyle menstrüasyonun (adet kanamalarının) durduğu zamandır. Genellikle 45 ila 55 yaş arasında gerçekleşir. @@ Sempatik sinir sisteminde bir nörotransmitter olarak işlev gören, doğal olarak oluşan katekolamin hormonudur. Noradrenalin olarak da bilinir. Norepinefrin ya da noradrenalin, böbreklerin üstünde bulunan şapka benzeri adrenal bezlerden salgılanır. Vücudun “savaş ya da kaç” tepkisinde önemli bir rol oynar. Bir ilaç olarak norepinefrin; sınırlı, kısa süreli ciddi sağlık durumlarında kan basıncını yükseltmek ve korumak için kullanılır. Kimyasal formülü C8H11NO3 olan norepinefrinin molar kütlesi 169.18 g/mol'dür. @@ Vücudun stresli durumlarla başa çıkmasına yardımcı olan ve "savaş ya da kaç" tepkisini etkinleştiren sinir sistemidir. Sempatik sinir sistemi, tehlikeli ya da zorlu durumlarda vücudun uyanık kalmasını sağlar. Bu sistem, bir stres hormonu olan adrenalinin salınımını artırır ve kaslara daha fazla kan ve oksijen pompalanmasını sağlar. @@ Testosteron, cinsel ve üreme gelişiminde önemli olan bir erkek cinsiyet hormonudur. Kadınlar yumurtalıklarda ve adrenal bezlerde testosteron üretir fakat seviyesi erkeklerin yaklaşık onda biri ile yirmide biri kadardır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HORMON ile/||/<> ENZİM
( Hormonlar haberci moleküller İLE enzimler biyokatalizördür )
( Formül: E + S ⇌ ES → E + P\nMichaelis-Menten: V = Vmax[S]/(Km + [S]) )
- HORMON ile FEROMON
( Organizmanın içinde sinyal ileten kimyasallar. İLE Organizmalar arasında iletişim sağlayan kimyasallar. )
- HORMON ile HORMON ALICISI/HORMON RESEPTÖRÜ
( Belirli bir doku ya da organı etkileyen kimyasal haberci. İLE Göze yüzeyinde bulunan ve hormonları bağlayan proteinler. )
- HORMON değil/yerine/= İÇSALGI, SALGI
- HORMONAL DÜZEN ile SİNİR DÜZENİ
( Hormonlar aracılığıyla gövde işlevlerini denetleyen düzen. İLE Sinir gözeleri aracılığıyla bilgi iletimini ve gövde işlevlerinin denetimini sağlayan düzen. )
- HORN[İng.] değil/yerine/= BOYNUZ
- HOŞ OLMAYAN ile/ve/değil/||/<>/> YAKIŞMAYAN
- HOŞGÖRÜ ile/ve/değil/yerine İMAN
( [not] TOLERANCE vs./and/but FAITH
FAITH instead of TOLERANCE )
- HOŞGÖRÜ ve ÖZGÜVEN
( TOLERANCE and SELF-CONFIDENCE )
- HOŞNUT/MEMNUN değil/yerine/= KIVANIK
- HOŞUNA GİTMEYEN" ile/ve/değil/||/<>/< "İŞİNE GELMEYEN"
- HOTEL ile PANSİYON
- HOX GEN ile/||/<> HOMEOTİK MUTASYON
( Hox ana plan kontrolü, homeotik yanlış yer. )
( Formül: Body plan İLE misplacement )
- HRİSTİYAN ile/değil/yerine/= İSEVÎ
- HRİSTİYAN ile/ve/değil RAHİB/E / KEŞİŞ
- hs.[Lat. < HORA SOMNI] değil/yerine/= YATMA ZAMANI, YATARKEN
- HSİN[Çince] -ile
( Zihin ya da yürek. )
- HSİN ile/||/<> HSİNG ile/||/<> WU-HSİNG
( Zihin ya da yürek. @@ Hakiki doğa, kendi doğası, öz doğa. @@ Hakiki doğa, kendi doğası. Yin-Yang simgesinin başka bir adı. )
- HÜCRE/BEYİN/ZİHİN ile/ve/||/<>/> GÖVDE
- HÜDAVENDİGÂR/İMPARATOR ile/||/<> İMPARATOR ile/||/<> HÜKÜMDAR ile/||/<> HAKAN/MELİK ile/||/<> HÜNKÂR/SULTAN ile/||/<> HULAGUHAN
( XIV. ve XV. yüzyılda Osmanlı sultanları tarafından imparator anlamında kullanılan san. İLE/||/<> Çok uluslu devleti yöneten hükümdar. İLE/||/<> En üst ve gücü elinde tutan yönetici. İLE/||/<> Hükümdarlar hükümdarı anlamında kullanılan san. İLE/||/<> Osmanlı'da devlet başkanına verilen san. İLE/||/<> İlhanlı Devleti'nin kurucusu olan ünlü Moğol hükümdarı. )
- HÜDHÜD[çoğ. HEDÂHÎD/İBİBİK/MÜRG-İ SÜLEYMÂN[Fars.] değil/yerine/= ÇAVUŞKUŞU
( Çok renkli, çizgili ve kötü kokan bir kuş. )
( Mezbelede açtığı bir çukur içinde yumurtlar. Yer altında bulunan suları, sanki bir cam içindeymiş gibi gördüğü söylenir. | SÜLEYMAN PEYGAMBER İLE SEBÂ MELÎKESİ BELKİS ARASINDA HABER GETİRİP GÖTÜREN KUŞ | TASARRUF-I İLÂHÎ [bkz. EBÜRREBİ'] )
- HUDUS ile/ve/||/<> ZAMAN ile/ve/||/<> NİSAP ile/ve/||/<> GÜN ile/ve/||/<> RES ile/ve/||/<> KÂBE ile/ve/||/<> NEŞV-Ü-NEMÂ ile/ve/||/<> KAST VE NİYET ile/ve/||/<> HÜKÜMLER ile/ve/||/<> BEKÂ ile/ve/||/<> MEŞRÛ TASARRUF
- HUGE :/yerine KOCAMAN
- HÜKÜMDAR ile/değil/yerine/=/<> İLHAN
( ... İLE/DEĞİL/YERİNE/=/<> Bir ilhanlığın başında bulunan hükümdar/imparator. | İran Moğollarında hükümdarın sanı. )
- HÜKÜMET ile HANEDAN
( GOVERNMENT vs. DYNASTY )
- HÜKÜMRAN[Fars.] değil/yerine/= EGEMEN
- HULÛL ile/ve/||/<> SÜKÛN
- HUMAN :/yerine İNSAN
- HUMIC ACID[İng.] / ACID HUMIQUE[Fr.] / HUMINSÄUREN, HUMUSSÄUREN[Alm.] ile/değil/yerine/= HÜMİK ASİT
- HÛN[Fars.] -ile
( Kan. | Kan ağlamak. | Öldürme, öc. )
- HUN ile HUN ile HUN ile HUN[Fars.]
( Küçük parça, bölüm. İLE Hazine. İLE Ottan, çalı-çırpıdan yapılan kulübe. İLE Kan. )
- HUN ile HUNİ
- HUND'S RULES[İng.] / RÈGLES DE HUND[Fr.] / HUNDSCHE REGELN[Alm.] ile/değil/yerine/= HUND KURALLARI
- HURİ ile GILMAN
( İkisi de, kendini bil(e)meyen ruhlardır. )
- HÜSEYİN ile HÜSEYİN AĞA ile HÜSEYİN ALİ ile HÜSEYİN GHOLİ
( HOSSEIN vs. HOSSEIN AGHA vs. HOSSEIN ALI vs. HOSSEIN GHOLI )
( حسين ile حسينآقا ile حسينعلي ile حسينقلي )
( HESYNE ile حسينآقا ile HESYNALY ile حسينقلي )
- HAYDÂRÎ/YE'DE:
HÜSEYNÎ ile/<> HASANÎ
( Uzun olanı. İLE/<> Kollu, cübbe gibi olanı. )
( HAYDÂRİYE: Haydar-ı Kerrâr'ın giydiği giysi/elbise. )
- HÜSÜN[Ar. < HÜSN] ile/ve/değil/yerine/||/<>/< CEMÂL[Ar.]
( Görünüşün/sıfatın güzelliği. | Bezenerek, bir etkiyle oluşturulan güzellik. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Var olanın/oluşun, özün[zât] "güzelliği". )
- HÜSN ile/ve/> IŞK ile/ve/> HÜZN
( Güzellik. İLE/VE/> Aşk. İLE/VE/> Tasa. )
- HÜSN[Ar.] ile KASÂMET[Ar.]
- HÜSN[Ar.] ile SABÂHAT[Ar.]
- HÜSN[Ar.] ile VEDÂET[Ar.]
- HÜSN[Ar.] ile VESÂMET[Ar.]
- HÜSN-Ü HATT:
FAKİR İÇİN ile/ve/||/<> ZENGİN İÇİN ile/ve/||/<> HİKMET SAHİPLERİ İÇİN
( Mal. İLE/VE/||/<> Güzellik. İLE/VE/||/<> Olgunluk. )
- HÜSN-Ü KURUNTU ile/değil HÜSN-Ü ZANN
( HÜSN-Ü ZANN İLE BAK
GÖRDÜĞÜN RAHMAN OLUR )
- HÜSN-Ü KURUNTU ile/değil SÛ-İ ZANN
- HÜSRAN[Ar.] değil/yerine/= BATKI, DÜŞ KIRIKLIĞI
- HÜSRAN ve HASRET
- HÜSRAN ile HÜSRANLI ile HÜSRANSIZ
- HUSÛSEN değil/yerine/= ÖZELLİKLE
- HÜTÛL[Ar.] ve HÜTÛN[Ar.]
( Sürekli yağmur yağma. İLE Sürekli yağmur yağma. )
- HÜVELBÂTIN ile/ve HÜVEZZÂHİR
( Tin. İLE/VE Toplum. )
- HUYU/NDAN ile/ve/||/<> SUYU/NDAN
( Kır atın yanında duran, ya huyundan ya da suyundan... )
- HÜZN[Ar.] ile KEÂBET[Ar.]
- HÜZN[Ar.] ile KERB[Ar.]
- HÜZÜN ve/> ALLAH
- HÜZÜN ve/<> HAZİNE
- HÜZÜN = MELANCHOLY[İng.] = MÉLANCOLIE[Fr.] = MELANCHOLIE[Alm.] = MELANCHOLIA[Lat.]
- HÜZÜN ile/ve/değil MUHABBET
( [not] MELANCHOLY vs./and/but LOVE )
- HÜZÜN ile ÜZÜNTÜ
( Geleceğe yansıması, ümittir. İLE Geleceğe yansıması, kaygıdır/endişedir. )
- HÜZÜNLENMEK ile HÜZÜNLENDİRMEK ile HÜZÜNLENEBİLMEK ile HÜZÜN ile HÜZÜNLÜ/LÜK ile HÜZÜNSÜZ/LÜK
- HUZUR ile/ve/||/<>/< DÜZEN
- HUZUR ile/ve SÜKÛN
- HZ.) ÂDEM ile/ve İNSAN
( Tanrı ve beşer/insan ile ilişki kurabilen. İLE/VE Beşer/insan ve Tanrı ile ilişki kurabilen. )
- HZ. EBÛ BEKİR ve/ HZ. ÖMER ve/ HZ. OSMAN ve/ HZ. ALİ
( SIDDIK ve FARUK ve ZİNNÛREYN ve KEREM ALLAH-Ü VECHE / HAYDAR-I KERRÂR / ESEDULLAH )
- HZ. HASAN ile/ve/||/<> HZ. HÜSEYİN
( Güzelliğin celâlinin de bulunduğu güzellik. İLE/VE/||/<> Güzelliğin cemâli.
Güzel. İLE/VE/||/<> Güzelcik. )
- HZ. MEVLÂNÂ:
GÖZLENİLEN ile/ve/||/<> ÖZLENİLEN ile/ve/||/<> GİZLENİLEN ile/ve/||/<> İZLENİLEN
- HZ. MUHAMMED'E SEVDİRİLMİŞ OLANLAR["SEVDİKLERİ" olarak değil!]:
KOKU ve/||/<>/> DİŞİL(KADIN) ve/||/<>/> (GÖZÜMÜN NURU) NAMAZ
- HZ. MÛSA ile MÛSA b. MEYMÛN
- HZ. YÛŞÂ'NIN:
"UZUNLUĞU" değil ÇOK SEVİLMİŞLİĞİ(NDEN)
- i. inf.[Lat. < INFUSUM] değil/yerine/= ENFÜZYON
- I. TANZİMAT ile/ve/||/<>/> II. TANZİMAT ile/ve/||/<>/> SERVET-İ FÜNÛN ile/ve/||/<>/> FECR-İ ÂTÎ ile/ve/||/<>/> MİLLÎ EDEBİYAT
( )
- I-TYPE SEMICONDUCTOR[İng.] ile/değil/yerine/= İ-TİPİ YARIİLETKEN
- I :/yerine BEN
- İBADULLAH ile İBADUSULTAN
( KURB-İ SULTÂN, ATEŞ-İ SÛZÂN )
- İBARET/MÜREKKEP değil/yerine/= OLUŞAN
- İBE/HUMAN COMPUTER INTERACTION[İng.] değil/yerine/= INSAN BİLGİSAYAR ETKİLEŞİMİ
- İBLİS ile/ve ŞEYTAN
( Hz. Âdem'den önce. İLE/VE Hz. Âdem'den sonra. )
( Gövde/de. İLE/VE Kan/da. )
( Hakikatten ve kendimizden uzaklaştıran. İLE/VE İnatta duran. )
( Kendimizdeki. İLE/VE Ondaki. )
- İBN ARÂBÎ ile/ve ŞEYH BEDREDDİN
- İBN HALDUN ile/ve AUGUST COMTE
- İBN HALDUN ile/ve GELİBOLU'LU ÂLİ EFENDİ
- İBN MİSKEVEYH ile/ve DARWIN
- İBN ile/||/<> İBNİYE/İBNİYYE ile/||/<> İBNÂN ile/||/<> VELED ile/||/<> VELEDÂN
( Oğul, erkek çocuk. İLE/||/<> Ölenin oğlunun kızı ya da oğlunun oğlunun kızıdır. İLE/||/<> İki çocuk. İLE/||/<> Oğul [gayri müslimler için]. İLE/||/<> Çocuklar [gayri müslimler için]. )
- IBOGAINE[İng.] ile/değil/yerine/= İBOGAİN
- İBRAHİM ile İBRAHİM LİNCOLN
( ABRAHAM vs. ABRAHAM LINCOLN )
( ابراهيم ile ابراهيم پيامبر ile ابراهام لينکلن )
( EBRAHYM ile EBRAHYM PEYAMBAR ile EBRANPEHAM LEYNEKLAN )
- İBRE[Ar.] ile/ve/||/<> DÜMEN[İt. < TIMON]
( Ölçü araçları, saat ve göstergelerde sayı ya da işaret göstermeye yarayan oynak iğne. @@ Hava ve deniz taşıtlarında, taşıta istenilen yönü vermeye ve belirli bir doğrultuda götürmeye yarayan, oynak parça. )
- İBRET ALAN ile İBRET ALMAYAN
( Bulunduğu derecenin üzerine çıkar/tılır. İLE Bulunduğu derecenin altına düşer/düşürülür. )
( İbret alınır. İLE İbret olur. )
- İBRET OLAN ile/ve/yerine İBRET ALAN
- İÇ):
ÇOCUK ile/ve/||/<> YETİŞKİN ile/ve/||/<> EBEVEYN
- INTERNAL CONVERSION ELECTRON[İng.] / INNERE UMWANDLUNGSELEKTRON, INNERES KONVERSIONSELEKTRON, INTERNES KONVERTIERUNGSELEKTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇ DÖNÜŞÜM ELEKTRONU
- INTERNAL CONVERSION[İng.] / CONVERSION INTERNE[Fr.] / INNERE KONVERSION, INNERE UMWANDLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇ DÖNÜŞÜM
- İÇ DÜZEN ve/||/<>/< NEDENSELLİK BAĞLARI
- IMPLOSION[İng.] / IMPLOSION[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇ PATLAMA
- DISPROPORTIONATION REACTION[İng.] ile/değil/yerine/= İÇ REDOKS TEPKİMESİ
- DISPROPORTIONATION[İng.] ile/değil/yerine/= İÇ REDOKS
- INTERNAL FRICTION[İng.] / FRICTION INTÉRIEURE, FROTTEMENT INTÉRIEUR[Fr.] / INNERE REIBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇ SÜRTÜNME
- İÇ TABAN ile KÜSTAHLIK
( INSOLE vs. INSOLENCE )
( کفي کفش ile وقاحت ile ادعاي بيخود ile جسارت ile زبان درازي )
( KOFY KAFSH ile VAGHAHAT ile EDEAY BEYKHOD ile JASART ile ZABAN DARAZY )
- ZWITTERION[İng.] / ION JUMEAU[Fr.] / ZWITTERION[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇ TUZ, İKİZ İYON
- İÇ VAROLAN ile/ve DIŞ VAROLAN
( İç varolan ilhamın kaynağıdır. İLE Dış varolan, bellek ile hareket eder. )
( Öz varolanınız en yüce öğretmendir. )
( INNER EXIST vs./and EXTERIOR EXIST
The inner is the source of inspiration, the outer is moved by memory.
Your own self is your ultimate teacher. )
- KOŞULLAR:
İÇ ile/ve/||/<> DIŞ ile/ve/||/<> GENEL ile/ve/||/<> ÖZEL ile/ve/||/<> KİŞİSEL ile/ve/||/<> FİZİKSEL ile/ve/||/<> ZİHİNSEL ile/ve/||/<> ZORUNLU ile/ve/||/<> İTİBARİ ile/ve/||/<> YAKIN ile/ve/||/<> UZAK
- IC50/YÜZDE ELLİ İNHİBİTÖR KONSANTRASYON HALF MAXIMAL[ İNHİBİTORY CONCENTRATION[İng.] değil/yerine/= YÜZDE ELLİ YOĞUNLUK ÖNLEYİCİ
- İCAB ile/ve İMTİNÂ ile/ve İMKÂN
- SUSABİLMEK/SUSABİLEN:
İCÂBEN ile/ve/değil/||/<>/< EDEBEN
- İCÂBEN ile ALÇAKGÖNÜLLÜLÜKLE
- İÇE DOĞRU BÜYÜYEN ile İÇ BÜYÜME
( INGROWING vs. INGROWTH )
( درون رويان ile رويش دروني )
( DRON ROYAN ile ROYSH DRONY )
- SORPTION[İng.] / SORPTION[Fr.] / SORTITION[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇE TUTUNMA
- İÇEBAKIŞ[İng. INTROSPECTION] ile/||/<> İÇEBAKIŞSAL BİLİNÇLİLİK[İng. INTROSPECTIVE CONSCIOUSNESS]
( İçebakış, öznenin kendi içsel süreçlerini algılaması anlamına gelen bilinçli bir etkinliği ifade etmektedir. Özellikle içselci yaklaşımlar için önemli bir rol oynayan içebakış, özenin kendini gözlemlemesi, çıkarımlarda bulunması, kendini algılaması, arzularını ve düşüncelerini fark etmesi ve kendi içine eğilmesi anlamına gelmektedir. Bu kavram içselcilik açısından önemlidir çünkü öznenin kendi içsel süreçlerine erişebilmesi ve bunları farkında olup bilgiyi oluşturması, zihnin bir yetisi olan içebakışın çalışmasıyla olanaklı olmaktadır. Örneğin Audi bunu, hem dış dünyadan hem de kendi iç dünyamızdan aldığımız verilerimizi anlatmak için kullandığımız zihin yetisi olarak tanımlamaktadır. Öznenin içsel algısının temsili olan içebakış, zihin durumlarını analiz ederek çıkarımsal olmayan bilgilere erişmemizi sağlamaktadır. Başka bir deyişle içebakış, zihinsel ya da içsel durumlarımızı doğrudan deneyimlememizin olanağıdır. Bu bağlamda içebakış, bilinçli ve öznenin etkin olduğu bir yetiyi ifade etmektedir. Geleneksel biçimde ifade etmek gerekirse kişinin kendi içine eğilmesi ve derin düşüncelere dalması olarak açıklayabiliriz. Bunun yanında içebakış; algı ve bellek arasındaki bütünlüğü sağlayan zihinsel yeti konumundadır. @@ Audi’nin kullandığı bir kavram olarak içebakışsal bilinçlilik, farkında olmadan algıladığımız şeylerin bir süre sonra bilincine varılması anlamına gelmektedir. Örneğin bir kimsenin, t anında x nesnesini algıladığını ancak ne algısının açık olduğunu ne de algıladığı şeyin x nesnesi olduğunu farkında olmadığını düşünelim. Daha sonra aynı kimse, t anında algıladığı şeyleri yeniden çağırması ve hatırlamasıyla birlikte algıladığı şeylerin bilincine varmış olur. Artık bilinç, içebakış için zorunlu bir araç haline gelmiştir. Başka bir ifadeyle epistemik özne, farkında olmadan algıladığı şeyleri hatırladığı zaman, algısına konu olan şeyler hakkında bilinçli bir özne haline gelmiş olmaktadır. Bu bilinçlilik, öznenin kendi içsel süreçlerinin denetimini yapması ve belleğini kontrol etmesi nedeniyle içebakışla ilgilidir. Dolayısıyla bu durum, içebakışsal bilinçlilik olarak adlandırılmaktadır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- İÇEGÜ ile ÖRGEN
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Kaburga kemikleri tarafından çevrilen örgenlerin tümüne verilen ad. İLE ... )
- İÇERİK ile MEMNUN ile ÇEKİŞMELİ ile MEMNUNİYET ile İÇİNDEKİLER
( CONTENT vs. CONTENTED vs. CONTENTIOUS vs. CONTENTMENT vs. CONTENTS )
( خرسند ile خورسند ile محتوا ile محتوي ile قانع ile متنازع فيه ile خرسندي ile مندرجات ile مضامين )
( KHARSAND ile KHORSAND ile MOHTAVA ile MOHTOY ile GHANE ile متنازع فيه ile KHARSANDY ile MANDARJAT ile MAZAMYNE )
- İÇERLEME = INDIGNATION[İng., Fr.] = ENTRÜSTUNG[Alm.] = INDIGNATIO[Lat.]
- İÇERME = TAZAMMUN = IMPLICATION[İng., Fr.] = IMPLIKATION[Alm.] = IMPLICATIO[Lat.]
- İÇERMEK ile DAHİL OLMAK ile DAHİL OLMUŞ ile DAHİL OLMAK ile KATILIM ile İÇEREN
( INVOLVE vs. INVOLVE IN vs. INVOLVED vs. INVOLVED IN vs. INVOLVEMENT vs. INVOLVING )
( درگير کردن ile گرفتار شدن ile گرفتار کردن ile گرفتار ساختن ile دچار کردن ile دامنگير ile دچار ile دامن گير ile درگير ile در گير ile گرفتار ile دوچار ile مورد بحث ile درگير در ile دستاندر کار ile درگيري ile دوچاري ile گرفتاري ile دچاري ile طرفيت ile متضمن )
( DARGYR KARDAN ile GARAFTAR SHODAN ile GARAFTAR KARDAN ile GARAFTAR SAKHTAN ile DOCHAR KARDAN ile DAMANGYR ile DOCHAR ile DAMAN GYR ile DARGYR ile DAR GYR ile GARAFTAR ile دوچار ile MOORD BAHS ile DARGYR DAR ile DASTANDER KAR ile DARGYRY ile دوچاري ile GARAFTARY ile دچاري ile طرفيت ile MOTAZMAN )
- İÇERMEK ile İÇEREN
( COMPRISE vs. COMPRISING )
( در بر داشتن ile شامل بودن ile متضمن ile شامل )
( DAR BAR DASHTAN ile SHAMEL BODAN ile MOTAZMAN ile SHAMEL )
- İÇERMEK ile KONTEYNER ile KONTEYNERLER ile İÇEREN ile PEYNİR İÇEREN
( CONTAIN vs. CONTAINER vs. CONTAINERS vs. CONTAINING vs. CONTAINING CHEESE )
( محتوي بودن ile دربر داشتن ile شامل بودن ile دارا بودن ile ظرف ile محفه ile ضروف ile شامل ile محتوي ile حاوي ile پنيردار )
( MOHTOY BODAN ile DARBAR DASHTAN ile SHAMEL BODAN ile DARA BODAN ile ZARF ile محفه ile ضروف ile SHAMEL ile MOHTOY ile HAVY ile PANYRADAR )
- İÇGÜDÜ ile/ve GEN
( INSTINCT vs./and GENE )
- İÇİLMEK ile İÇİRMEK ile İÇİRİLMEK ile İÇİLEBİLMEK ile İÇİREBİLMEK ile İÇİM/LİK ile İÇİN ile İÇİT ile İÇİŞ ile İÇİMLİ ile İÇİ BOŞ ile İÇİ DAR ile İÇİ TEZ ile İÇİ FESAT ile İÇİ GENİŞ ile İÇİN İÇİN ile İÇİ DIŞI BİR ile İÇİ ÇIFIT ÇARŞISI
- İÇİN İÇİN İÇLİ İÇLİ (AĞLAMAK/GÜLMEK/ÜZÜLMEK/DÜŞÜNMEK)
- ... İÇİN ile/değil/yerine ... AÇISINDAN
- ... İÇİN ile/değil/yerine ... GEREĞİ(NCE)
- İÇİN ile İÇİN
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Arasındalık. İLE Amacıyla. )
- ... İÇİN değil ... İÇİN GEÇERLİDİR
- ... İÇİN ile ... ÜZERE
- İÇİN ile ÜZERİNE
- İÇİNDEN SÖYLENİLMESİ GEREKEN ile AĞIZDAN DIŞARIYA ÇIKMASI/ÇIKMAMASI GEREKEN
- İÇİŞLERİ BAKANI ile İÇİŞLERİ BAKANLIĞI ile İÇ MEKAN
( INTERIOR MINISTER vs. INTERIOR MINISTRY vs. INTERIOR )
( اندرون ile درون ile وزير کشور ile وزيرکشور ile وزارت کشور )
( ANDRON ile DRON ile VEZYR KESHOR ile VEZYRAKESHOR ile VAZART KESHOR )
- İÇKİN/IMMANENT ile/ve TİNSEL/AŞKIN/TRANSANDANS
( İçrek/Ezoterik bilgi. İLE/VE Evrenselin bilgisi. )
( AŞKINSAL/TRANSANDANTAL: Ampirik deneyimi ya da matematiği vb. olanaklı kılanlar.
* Uzay - Zaman
* İmgelemin/Muhayyilenin Şemaları
* Kategoriler(Şemaların birliği)
* Saf akıl kavramları/muhakemeyi olanaklı kılanlar]
(Bunların hepsi saf ya da apriori olarak [ampirik olmayan olarak] var olanlar.)
(Kendinde şey[Ding an sich] ya da Tanrı, Ruh gibi numen değillerdir.)
(Ampirik olanı belirleyen olarak var olabilenler.)
(Ampirik deneyimin teşrihi[Alm. Zergliederung] üzerinden, anlamlı bir biçimde konuşulabilenler.)
Zergilederung (İng. Dissection): Ampirik deneyimin şerh edilmesi üzerinden söz konusu deneyimi olanaklı kılan unsurların açığa çıkarılması. )
- İÇKİN ile/ve/||/<> GÖMÜLÜ
- İÇKİN ile İÇKİN
( IMMANE vs. IMMANENT )
( غول پيکر ile ماندگار ile درهمهجاحاضر )
( GHUL PEYKAR ile MANDEGAR ile درهمهجاحاضر )
- İÇKİN ile/ve İÇSEL
( IMMANENT vs./and INTERNAL )
- İÇKİN = MÜNDEMİÇ = IMMANENT[İng., Fr., Alm.] = IMMANENS[Lat.]
- İÇKİN ile/ve SAKLI
( IMMANENT vs./and HIDDEN )
(1996'dan beri)