Bugün[21 Şubat 2026]
itibarı ile 11.702 başlık/FaRk ile birlikte,
11.702 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(25/48)


- KASVETLİ değil/yerine/= İÇSIKAN


- KAT'Â[Ar.] ile KAT'EN[Ar.]

( Hiçbir zaman, asla. İLE Asla, hiçbir zaman. )


- KATALİTİK HİDROJENASYON ile/>< KATALİTİK DEHİDROJENASYON

( Hidrojen eklenmesiyle gerçekleşen tepkime. İLE/>< Hidrojen çıkarılmasıyla gerçekleşen tepkime. )


- KATAZAN ile/ve BACAU ile/ve MURUT

( Şehirde yaşayanlar. İLE/VE Balıkçılıkla uğraşanlar. İLE/VE Irmak kıyısında yaşayanlar. )

( KOTA KİNABALU kabileleri. [BORNEO] )


- KATETERİZASYON/CATHETERIZATION[İng.] değil/yerine/= DALGILAMA


- KATÎ[Ar.] ile YAKÎN[Ar.]

( Kesin. İLE Sağlam, kesin bilgi. | Bir şeyi iyice, kesinlikle bilme. )


- KATI ile/ve/değil YOĞUN

( [not] SOLIDS vs./and DENSE )


- KATİL[Ar.] değil/yerine/= ÖLDÜRÜMCÜ/ÖLDÜREN


- KATİ/MUHAKKAK değil/yerine/= KESİN


- KATKI YAPMAK ile KATKI ile KATKIDA BULUNAN ile PİŞMANLIK DUYMAK ile ENTRİKA ile ENTRİKACI

( CONTRIBUTE vs. CONTRIBUTION vs. CONTRIBUTOR vs. CONTRITE vs. CONTRIVANCE vs. CONTRIVER )

( همکاري و کمک کردن ile هم بخشي کردن ile اعانه ile هم بخشي ile همکاري وکمک ile کمک ile مقاله نويس ile هم بخشگر ile اعانه دهنده ile توبه کار ile تمهيد ile کوشا وزرنگ ile طرح ريز )

( NPAMKARY VE KAMAK KARDAN ile NPAM BAKHSHY KARDAN ile EANEH ile NPAM BAKHSHY ile NPAMKARY VOKMAK ile KAMAK ile MOGHALEH NOYS ile NPAM BAKHSHGAR ile EANEH DAHANDEH ile TOBEH KAR ile TAMEHYD ile KOOSHA VAZRANG ile TARH RYZ )


- KATLAMAK ile KATLANMIŞ ile DOSYA ile KLASÖROL ile KATLANIR ile KATLANIR EKRAN

( FOLD vs. FOLDED vs. FOLDER vs. FOLDEROL vs. FOLDING vs. FOLDING SCREEN )

( دولاکردن ile خم ile تاه زدن ile چروک ile تاه ile ماز ile تاه کردن ile تا کردن ile تاشده ile چين چين ile تاخورده ile پوشه ile شوميز ile غير لازم ile تاشو ile پاراون )

( DOLAKARDAN ile KHAM ile TAH ZADAN ile CHEROK ile تاه ile MAZ ile TAH KARDAN ile TA KARDAN ile TASHODEH ile CHYNE CHYNE ile تاخورده ile PUSHEH ile SHOOMYZ ile غير لازم ile TASHO ile پاراون )


- KATMAK ile KATMANLAŞMAK ile KATMAN ile KATMALI ile KATMANLI ile KATMA BÜTÇE ile KATMAN BULUT ile KATMA DEĞER VERGİSİ


- KATMAN ile/ve/||/<> BOYUT


- KATMAN ile/ve/||/<> ÇEŞİT


- KATMAN ile/ve/değil EŞİK


- KATMAN ile KATMANLI ile KATMANSIZ

( LAYER vs. LAYERED vs. LAYERLESS )

( لا ile جدار ile طبقه ile لايه ile رج ile بنلاد ile غشاء ile متورق ile رگه دار ile بي لايه )

( LA ile JEDAR ile TABAGHEH ile LAYYEH ile RAJ ile BANLAD ile GHESHA ile MOTORGH ile RAGEH DAR ile BEY LAYYEH )


- KATMAN ile SIRADÜZEN

( LAYER vs. HIERARCHY )


- KATMERLENMEK ile KATMERLEŞMEK ile KATMERLEŞTİRMEK ile KATMER ile KATMERCİ/LİK ile KATMERLİ ile KATMERSİZ ile KATMER KATMER ile KATMERLİ BADEM ile KATMERLİ YALAN ile KATMERLİ İYELİK ile KATMERLİ KATMERLİ ile KATMERLİ BİRLEŞİK ZAMAN


- KATRAN[Ar.] ile/ve/||/<> KREOZOT[Fr. < CREOSOTE]

( Organik nesnelerden kuru damıtma yoluyla elde edilen, sıvı yağ kıvamında, kara renkte, ağır, is kokulu, suda erimeyen bir nesne. İLE/VE/||/<> Çeşitli katranların damıtılmasından elde edilen ve hekimlikte kullanılan, keskin kokulu bir sıvı. )


- KATRANLAMAK ile KATRANLANMAK ile KATRANLATMAK ile KATRAN ile KATRANCI/LIK ile KATRANLI ile KATRANSIZ ile KATRAN RUHU ile KATRAN SUYU ile KATRAN TAŞI ile KATRAN YAĞI ile KATRAN ÇAMI ile KATRAN AĞACI


- KATYON[Fr. < CATION] değil/yerine/= ARTIN

( Bir çözeltinin elektrolizi sırasında katotta toplanan iyon. )


- KATYON ile/||/<> ANYON

( Katyon pozitif yüklü İLE anyon negatif yüklü iyondur )

( Formül: Na⁺ İLE Cl⁻ )


- KAVERN/CAVERN[İng.] değil/yerine/= KOVUK


- KÂVÎ[Ar. < KEYY | çoğ. KÂVİYÂN] ile KAVÎ[Ar. < KUVVET]

( Dağlayan, yakan/yakıcı. [Fr. CAUSTIQUE] İLE Güçlü, kuvvetli. | Güvenilir, sağlam. )


- KAVITASYON/CAVITATION[İng.] değil/yerine/= OYMA


- KAVKABAN[Yemen] -ile

( Dağın üstündeki gezegen. )


- KAVRAM = MEFHUM[Ar. < FEHM] = CONCEPTION, NOTION[İng.] = CONCEPT, NOTION[Fr.] = NOTIO, BEGRIFF[Alm.] = CONCEPTUS, NOTIO[Lat.] = LOGOS, ÉNNOIA, HOROS, NOEMA[Yun.] = CONCEPCÍON[İsp.]


- KAVRAMAK ve/||/<>/> HEYECAN


- KAVRAYIŞ = FİKR-İ İPTİDAİ, TASAVVUR-I SAZEC = APPREHENSION[İng., Alm.] = APPRÉHENSION[Fr.] = APPREHENSIO[Lat.] = APRENSIÓN[İsp.]


- KAVUN ile ALTINBAŞ

( ... İLE Genellikle Ege bölgesinde yetişen, yuvarlak, kalınca kabuklu güzel bir tür kavun. )


- KAVUN ile DİVLEK/DÜĞLEK/DÜVLEK

( ... İLE Kalın kabuklu, olgun kavun. | Olgun, ufak kavun. | Kelek. )


- KAVUN ile KAVUNCU/LUK ile KAVUNİÇİ


- KAVUN ile/ve/||/<>/< KELEK ile/ve/||/<>/< DÜĞLEK

( Güneş gördükçe olgunlaşır. İLE/VE/||/<>/< Başlangıçta ve toprak üstünde kalan bölümüdür. İLE/VE/||/<>/< Yeni oluşmaya başladığı küçükkenki durumuna verilen addır. )

( Meyve olur. İLE/VE/||/<>/< Turşu olur. İLE/VE/||/<>/< ... )


- KAVUN ile MAKUVA URI KAVUNU


- KAVUN ile ŞAMAMA[Ar.]

( ... İLE Güzel kokulu bir tür kavun. | Kavuna benzer bir yıllık otsu ve sürüngen bir bitki. )

( BITTÎH ile ŞEMÂME )

( ... ile KÂLE )

( ... cum CUCUMIS DUDAIM )


- KAVUN ile TOPATAN

( Kabakgillerden, sürüngen gövdeli, iri meyveli bir bitki. | Bu bitkinin genellikle güzel kokulu, sulu ve etli meyvesi. İLE Güzel kokulu, sarı renkte, uzunca bir tür kavun. )


- KAVUN ile YUBARİ KAVUNU


- KAYA KELERİ ile KERTENKELE/KELER

( Bulunduğu yerin rengine girme özelliğiyle bilinir. İLE ... )

( ... İLE Türkiye'de 64 kertenkele türü bulunmaktadır. [Hiçbiri zehirli değildir.] )

( Dünyada, 150 kadar türü bulunmaktadır. Yalnızca Madagaskar'da, 75 kadar tür bulunmaktadır. İLE ... )

( EBÛ KALEMÛN, BÛKALEMÛN, HİRBÂ/HIRBÂ' ile ZABB/DABB[çoğ. ZIBÂB/ZUBBÂN] )

( ÂFTÂB-GERDEK ile SÛSMÂR, BEZAGA, BÜJMEJE )

( SQUAMATA: Kertenkeleleri ve yılanları içeren öbek.
CHAMELEON vs. LIZARD )

( CHAMAELEON VULGARIS, CHAMAELEO CHAMAELEON cum LACERTILIA/SAURIA )


- KAYA ile/ve/||/<> YILAN

( )

( Adam, altında bir yılan olduğunu bilmiyor.
Kadın da adamın üzerinde ağır bir taş olduğunu bilmiyor.

Kadın, şöyle düşünüyor:
“Düşeceğim! Ve tırmanamıyorum. Çünkü yılan beni ısıracak!
Neden biraz daha kuvvet kullanıp beni yukarı çekemiyor?!”

Adam da şöyle düşünüyor:
"Çok acı çekiyorum! Yine de seni hâlâ elimden geldiğince çekiyorum!
Neden biraz daha fazla tırmanmaya çalışmıyor?!"

Öteki tarafın baskı altında olduğunu göremeyiz. Öteki taraf da bizim ne kadar acı çektiğinizi göremez.

Yaşam böyledir işte; İş, Aile, Aşk, Arkadaşlık... Fark etmez.

Konu/sorun ne olursa olsun, birbirimizi anlamaya çalışmalı, farklı düşünmeyi öğrenmeli, empatiyle yaklaşarak daha iyi iletişim kurmayı denemeliyiz...

Unutmayalım ki dünyada yalnız değiliz.

Anladığımız ve anlaşıldığımız kadar varız... )


- KAYBETMEK ile/ve/+/||/<>/>< KAZANMAK

( Ne yazık ki, doğayla savaş durumundayız. Kazanırsak, kaybedeceğiz. )


- KAYD-I MÜSTAHSEN ile KAYD-I MEVHUME/MÜSTEKREHE

( Güzel kayıtlar. İLE İkrah veren kayıtlar. )


- KAYGAN/ZIYPAK ile KAYAĞAN

( Islak ya da düz olduğundan kaydırıcı özelliği bulunan ya da üzerinde kayılan. İLE Üzerinde kolaylıkla kayılan. )


- KAYGI ile ENDİŞELİ ile İLİŞKİN ile HEPSİYLE İLGİLİ ile KONSER ile UYUMLU

( CONCERN vs. CONCERNED vs. CONCERNING vs. CONCERNING ALL vs. CONCERT vs. CONCERTED )

( مربوط بودن ile پروا ile علاقهمند ile راجع به ile راجعبه ile اعم ile هم آهنگي ile کنسرت ile هم نوا )

( MARBUT BODAN ile PARVA ile ALAGHESMAND ile RAJE BAH ile راجعبه ile AM ile NPAM AHANGY ile KONSARAT ile NPAM NAVA )


- KAYGI ile/ve TEDİRGİNLİK/PERTÜRBASYON


- KAYGI/ANKSİYETE ile BUNALIM/DEPRESYON ile TAKINTI/OBSESYON ile KUŞKUCULUK/PARANOYA

( "Ya yanlış yaparsam?" İLE "Hep yanlış yaptım" İLE "Hiç yanlış yapmamalıyım!" İLE "Bana yanlış yapacaklar!" )


- KAYGILANMAK ile KAYGILANDIRMAK ile KAYGI ile KAYGIN ile KAYGILI/LIK ile KAYGISIZ/LIK ile KAYGILICA ile KAYGISIZCA


- KAYIN ile KAYIN

( 72 kişinin, 1 günlük oksijenini sağlar. )

( Kayıngillerin örnek bitkisi olan, 30-40 metre boyunda, 2 metre çapında, kışın yapraklarını döken, kerestesi beyaz ve değerli olan bir orman ağacı. | Bu ağaçtan yapılmış olan. İLE Kadın ya da kocaya göre birbirinin erkek kardeşi, kayınbirader, ini. )

( FAGUS ORIENTALIS cum ... )


- KAYIP:
GERİ GEL(E)MEYECEK OLAN ile/ve/||/<> YERİ DOLDURULAMAYACAK OLAN


- KAYISI ile/ve ÇATALOĞLU, ÇİĞİLİ, ÇOLOĞLU, HACIHALİLOĞLU, HASANBEY, KARACABEY, ŞAM, TOKALOĞLU, TURFAN, DAİZMİR, YÖRÜKRAMAZAN


- KAYISI ile/ve İRİBİTİRGEN


- KAYISI ile KAMAREDDİN

( [eskiden] [umarız günümüzde de vardır!] Antalya bölgesinde yetişen çok özel bir kayısıymış. [İbn Haldun'un eserlerinde geçer] )


- KAYIŞKIRAN = SABANKIRAN

( Baklagillerden, kökleri toprağa derince girdiği için tarlalar sürülürken sabanı tutan, çiçekleri kırmızı bir bitki. )

( ONOSIS SPINOSA )


- KAYMAN -ile

( Güney Amerika'ya özgü bir sürüngen. )


- KAYNAK ile ÇOKRAĞAN

( ... İLE Gür kaynak. )


- KAYNAK ile/ve NEDEN

( SOURCE vs./and CAUSE )


- KAYNAK ile/ve/değil/||/<> ZEMİN


- KAYNAMAK ile HAŞLANMIŞ ile HAŞLANMIŞ PİRİNÇ ile KAZAN ile KAZAN YAPIMCISI ile KAYNAMA ile KAYNAMA NOKTASI ile KAYNAR SU

( BOIL vs. BOILED vs. BOILED RICE vs. BOILER vs. BOILERMAKER vs. BOILING vs. BOILING POINT vs. BOILING WATER )

( جوش آمدن ile بجوش آمدن ile غلغل سدن ile جوشانيدن ile جوشاندن ile بجوش آوردن ile جوشيدن ile جوشيده ile جوشانده ile کته ile ديگ ile کتري ساز ile جوشان ile جوش ile درجه جوش ile نقطه جوش ile آب جوش )

( JOOSH AMADAN ile BEJOOSH AMADAN ile غلغل سدن ile JOOSHANYDAN ile JOOSHANDAN ile BEJOOSH AVARDAN ile JOOSHYDAN ile JOOSHYDAH ile JOOSHANDEH ile KETEH ile DYG ile کتري ساز ile JOOSHAN ile JOOSH ile DARJEH JOOSH ile NAGHTEH JOOSH ile AB JOOSH )


- KAYPAK[mecaz]/DÖNEK ile/değil/=/||/<> KAYAĞAN/KAYGAN


- KAYRA ile KAYRAK ile KAYRAN ile KAYRACI/LIK


- KAYTAN ile KAYTANLI ile KAYTAN BIYIK ile KAYTAN BIYIKLI


- KAYTAN ile/ve/||/<> ŞEYTAN

( Büküle büküle... İLE/VE/||/<> Düzüle düzüle...( / s.kile s.kile...) )


- KAZ ile BAKLAN

( ... İLE Anguta benzeyen, kırmızı renkli bir çeşit yabankazı. )

( ... cum OTIS TARDA )


- KAZAN KAYBET" ile/ve/||/<> "KAYBET KAZAN" ile/ve/değil/yerine/||/<> KAZAN KAZAN

( Ben kazanayım[benim kazanmam/kazancım (senden/herkesten) daha önemli/öncelikli], sen kaybet.[+ -] İLE/VE/||/<> Ben kaybedeyim, sen kazan[senin kazanman/kazancın (benden/herkesten) daha önemli/öncelikli][- +]. @@ Ben de kazanayım, sen de kazan.[+ +] )


- KAZAN ile/ve/<> ESKİ KAZAN

( Kazanka Irmağı'nın bir büklüm yaparak Volga'ya karıştığı topraklarda kurulmuştur. İLE/VE/<> Bölgeyi ikiye bölen Kazanka Irmağı'nın 45 km. kuzeyinde yer alıyordu. )

( Türk geleneklerine göre, Kazan, "Birleşme"yi simgeler. )


- KAZAN ile KAZAN

( Çok miktarda yemek pişirmeye ya da bir şey kaynatmaya yarayan büyük, derin kap. | Buhar makinelerinde, kalorifer tesisatında, suyun kaynatıldığı büyük derin kap. İLE Tataristan. )


- KAZAN ile TENCERE


- KAZANMAK ile KAZANILMAK ile KAZANDIRMAK ile KAZANABİLMEK ile KAZAN ile KAZANÇ ile KAZANCI/LIK ile KAZANÇLI/LIK ile KAZANÇSIZ/LIK ile KAZAN TAŞI ile KAZAN KEBABI ile KAZAN DAİRESİ


- KAZARA değil/yerine/= KAZAYLA/İSTEMEDEN


- KAZEİN ile KAZEİN TUTKALI


- KAZIKLAMAK ile KAZIKLANMAK ile KAZIK ile KAZIKLI ile KAZIKÇI/LIK ile KAZIK KÖK ile KAZIK FREN ile KAZIK MARKA ile KAZIKLI HUMMA


- KEBİT = DÜKKÂN
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]


- KEÇİ ile BIZIN

( ... İLE Doğu Avrupa ve Orta Doğu'da yaşayan yaban keçisinden evcilleştirilmiş keçi. )


- KEÇİ ile/ve KÖSEMEN

( ... İLE/VE Kılavuzluk eden keçi. )


- KEÇİ değil MAVİ KOYUN

( Himalaya'da yaşarlar. )


- KEÇİBOYNUZU ve ÇİTLEMBİK/MELENGİÇ/MENENGİÇ/MERLENGİÇ/MERLENGEÇ/DAVUN

( İkisinde de azcık fakat etkili/hoş bir tad için çok fazla uğraş vermek gerekir. )


- KEDİ ile MAINE COON


- KEFALETLE SERBEST BIRAKMAK ile KAZAN ile KEFİL ile GARANTÖR

( BAIL vs. BAILER vs. BAILOR vs. BAILSMAN )

( باامانت سپردن ile ضامن شدن ile کفيل گرفتن ile کفيل دهنده ile امانت دهنده ile ضامن )

( BAAMANT SEPARDAN ile ZAMAN SHODAN ile KOFYLE GARAFTAN ile KOFYLE DAHANDEH ile EMANT DAHANDEH ile ZAMAN )


- KEFEN ile ÎZÂR

( ... İLE Kefende, iç gömlek. )


- KEFENİN ile KEFENİN

( Kefe'nin. İLE Kefen'in. )


- KEFF[Ar.] ile MEN'[Ar.]


- KEHL[Ar.] ile KEHL[Ar. çoğ. KİHÂL, KÜHÛL, KÜHLÂN] ile KEHL[Ar.]

( Göze sürme çekme. İLE 30 - 50 yaş arasında bulunan kişi, olgun çağı. İLE Bit. )


- KELÂM ve FIKIH ve İRFAN


- KELÂM ve İNSAN

( Kelâm, kelâm oluşu bakımından tektir. Bölünme kelâmda değil konuşulan şeydedir. Emir, yasaklama, haber verme ve istemek kelâmda tektir. )

( [İbn. Arabî, Fütuhât-ı Mekkiye] )


- KELÂM ve/<> İRFAN


- KELÂM ile/ve/<> İRFAN ile/ve/<> BURHAN


- KELEBEK ile/ve/||/<> MAYMUN

( ["zihni" ve "düşünme sürecimizi/hızımızı" anlatmada]
Batı'da[Yunan]. İLE/VE/||/<> Doğu'da. )


- KELGİN ile SEL
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Gel-git döngüsünde, suların kabarması ve bu nedenle oluşan seller. İLE ... )


- KEMAL ile/ve/||/<>/> İHSAN


- KEMAN ile/ve ERHU

( ... İLE/VE Çin kemanı. )


- KEMAN ile KEMANE ile KEMANİ ile KEMANCI/LIK ile KEMANÇE ile KEMAN YAYI ile KEMANE ÇEKME ile KEMANE BALIĞI


- KEMAN ile KEMENÇE ile KEMAN SOPASI

( FIDDLE vs. FIDDLEBACK vs. FIDDLESTICK )

( کار بيهوده کردن ile زرزر کردن ile ويولن زدن ile شبيه کمانچه ile آرشه ويولون )

( KAR BEYTEOODEH KARDAN ile ZARZAR KARDAN ile VEYVALAN ZADAN ile SHABYYEH KAMANCHEH ile ARSHEH VEYVOLON )


- KEMAN ile/ve SARİNDA

( ... İLE/VE Hint kemanı. )


- KEMAN[Fars. :Yay.] ile/ve/> VİYOLA(ALTO)[İt.]

( ... İLE/VE/> Kemandan biraz büyükçe dört telli saz. | Kontralto. )


- KEMAN/VARDI GELDİ ile/ve/<>/> VİYOLA ile/ve/<>/> ÇELLO/VİYOLONSEL[İt. < VIOLONCELLO] ile/ve/<>/> KONTRBAS[Fr.]

( Çenenin altına dayanarak çalınan telli çalgı. İLE/VE/<>/> Kemandan biraz büyükçe dört sürtme telli saz. İLE/VE/<>/> Viyoladan büyük, kontrobastan küçük dört sürtme telli saz. İLE/VE/<>/> En kalın sesli yaylı çalgı. )

( )


- KEMİK ve/||/<> FREN ve/||/<> İNSAF


- KEMÎN[Ar. çoğ. KEMÂÎN] ile KEMÎN[Ar.]

( Pusuya gizlenmiş kişi. | Pusu. İLE Çok az. | Pek küçük. )


- KEMİRGEN ile ...

( RODENT )


- KEMİRGEN ile BÜYÜK KEMİRGEN

( ... İLE Ne yazık ki, soyu tükenmiştir. :( )

( ... cum JOSEPHOARTIGASIA MONES )


- KEMİRGEN ile KUMKAZAN

( ... İLE Kemirgenlerden, Afrika'nın güneyinde yaşayan bir tür memeli. )

( ... cum BATHYERGUS MARITIMUS )


- KEN ile KEND/KENT[Soğd] ile KEND[Oğuz]
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Doğu bölgelerindeki tüm kentlere verilen genel ad. İLE Yüksek sayıda kişinin yaşadığı yer. İLE Köy. )

( SEMERKAND[Fars. < SEMİZ KEND]: Büyüklüğü nedeniyle "besili kent". )


- KENAN ile KENANİT

( CANAAN vs. CANAANITE )

( کنعان ile کنعاني )

( KONAAN ile کنعاني )


- KENAN ile YUNAN

( Tenzih. İLE Teşbih. )

( CANAAN vs. GREEK )


- KENDİ BAŞINA OLAN ile KENDİNE YETEN


- KENDİ DIŞINDAKİ DÜNYAYI: BİLMEYEN >< BİLEN ile İÇ DÜNYASINI: BİLMEYEN >< BİLEN

( Câhil. >< Âlim. İLE Gâfil. >< Ârif. )


- KENDİ DÜNYASINDA OLAN ile/ve/değil KENDİ DÜNYASI OLAN


- KENDİ DÜNYASINDA OLMAK/OLAN ile/ve "KENDİNİ BEĞENMİŞ"LİK

( Olgun kişi, kendini beğenmiş değildir ve işlerinde âdil ve tutarlıdır. )

( NAHVET[Ar.]: Kibir, gurur, böbürlenme. Kendini beğenme. )


- KENDİ HAKKIN ile/ve/değil/yerine/||/<> KİŞİ(İNSAN) HAKLARI


- KENDİ YAZAN ile YAZDIRAN


- KENDİBESLENEN = ÖZBESLENEN


- KENDİLİĞİNDEN ile OLDUĞU GİBİ

( Herşeyi olduğu gibi görebildiğinizde, kendinizi de olduğunuz gibi göreceksiniz. )

( SPONTANEOUSLY vs. AS IT IS )


- KENDİLİĞİNDENLİK = TAVİYET = SPONTANEITY[İng.] = SPONTANÉITÉ[Fr.] = SPONTANEITÄT[Alm.] = SPONTANEUS[Lat.] = ESPONTANEIDAD[İsp.] = TZU-JAN[Çince]


- KENDİLİĞİNDENLİK ile/ve/||/<> YARATICILIK ile/ve/||/<> ÜRETİCİLİK ile/ve/||/<> KENDİNİ ÜRETİM(POLİTERASYON)


- KENDİLİK ile/ve/||/<> DENEYİM ile/ve/||/<> DENEYİMLEYEN


- KENDİ/MİZ) İÇİN ile (KENDİ/MİZ) OLARAK


- KENDİN TANIMAK


- | KENDİNDE ile/ve/+ KENDİ İÇİN | ile/ve/+/||/<>/> KENDİNDE VE KENDİ İÇİN


- KENDİNDE ile/ve/>/değil KENDİNDEN


- KENDİNDEN ile/ve/değil/||/<>/< KENDİLİĞİNDEN


- KENDİNE GÖRE ile ÖZGÜN


- KENDİNE OLAN ÖZGÜVEN değil ÖZGÜVEN (ya da KENDİNE OLAN GÜVEN)


- KENDİNE ÖZGÜN değil KENDİNE ÖZGÜ ya da ÖZGÜN


- KENDİNE SÖYLEYEBİLDİĞİN ile/ve KENDİNE (BİLE) SÖYLEYEMEDİĞİN

( ABLE TO SAY TO YOURSELF vs./and (EVEN) NOT ABLE TO SAY TO YOURSELF )


- KENDİNE YAPILAN ile EŞİNE/ÇOCUĞUNA YAPILAN

( Affedebilirsin. İLE [pek/kolay kolay] Affetmezsin. )


- KENDİNİ BİL(EBİL)MEK:
ALIRKEN ile/ve/değil VERİRKEN

( Kendini bilemezsin. İLE/VE/DEĞİL Kendini bulursun. )


- KENDİNİ/BİRİNİ "DEĞERLENDİRİRKEN":
SAHİP OLMADIKLARI(N) İLE ile/ve/değil/yerine/||/<> SAHİP OLDUKLARI/N İLE NELER YAPTIĞI(N)/YAPABİLDİĞİ(N)


- KENDİNİ HAKLI ÇIKARAN >< DÜRÜST

( Kendini haklı çıkaran, dürüst değildir. )


- KENDİNİ ... OLARAK:
TANIŞTIRMIŞ değil TANITMIŞ


- KENDİNİ ÖVEN ile/değil/yerine/>< KENDİNİ BİLEN


- [ne yazık ki]
KENDİNİ YETKİN GÖRMEK/GÖREN" ile/ve/||/<>/> AHKÂM KESMEK/KESEN


- KENDİNİ:
"YÜCELTEN" değil/yerine/>< ALÇALTAN

( Alçalır. DEĞİL/YERİNE/>< Yücelir. )


- KENDİN(İZ)E İYİ BAKIN(/BAKMAYA DEVAM EDİN) ve/||/<>/> HOŞÇA KAL/IN


- KENDİSİ AÇISINDAN değil KENDİ AÇISINDAN


- KENDİSİNDEN / KENDİSİNİ" değil KENDİNDEN / KENDİNİ

( "Sahibisi" demediğimiz gibi. )


- KENDİYLE:
DOLAN ile/ve/||/<> DOYAN


- KEOPS ile KEFREN ile MİKORİNOS

( ON CARPET/RUGS )


- KEPEKSİZ TAHİN ile/değil/yerine KEPEKLİ TAHİN

( ... İLE/DEĞİL/YERİNE Daha yoğun ve akışkanlığı daha azdır. )


- KERATİN ile KREATİN

( Saç, deri ve tırnak gibi yapıları oluşturan lifli bir protein türüdür. [Bu yapıları korumak, güçlendirmek ve esneklik kazandırmak için önemlidir. Gövde tarafından üretilebildiği gibi dışarıdan besinler ya da kozmetik ürünler yoluyla da alınabilir.][İnsan saçı ve tırnağının yanı sıra, hayvanların pençe ve toynaklarında, kuşların tüylerinde, oklu kirpilerin dikenlerinde, armadillo ile kaplumbağaların kabuklarında bulunan proteindir.] İLE Gövdede doğal olarak üretilen ve kaslarda enerji sağlayan bir amino asittir. [Ağırlık çalışanlar, sporcular ve yaşlılar tarafından kas kütlesi, güç ve performansı artırmak için gıda desteği olarak kullanılmaktadır. Kreatin monohidrat, piyasada en yaygın ve bilinen kreatin biçimidir. Kreatin monohidrat, kreatin molekülüne bir su molekülü bağlanmış durumudur. Kreatin monohidrat, gövdeye alındığında kreatin fosfat adı verilen bir bileşiğe dönüşür ve kaslarda enerji üretimine katılır.] )


- KERATİNLEŞMEK ile KERATİN ile KERATİNLİ ile KERATİNSİZ


- KEREN ile/değil KARAN

( Boynuzlu. İLE/DEĞİL Parlamak. )

( )


- KERHEN değil/yerine/= İĞRENEREK/TİKSİNEREK


- KERHEN değil/yerine/= İSTEMEYEREK/GÖNÜLSÜZCE


- KERHEN[Ar. < KERH] ile/değil/yerine/>< TAV'AN[Ar. < TAV]

( Zorla yapma, bir işi yapmak için kendini zorlama. İstemeyerek, ister istemez. | İğrenme, tiksinme, ikrah. )

( İsteyerek yapmak. )


- KERİM ile MUHSİN


- KERMAN ile KİRMANŞAH

( KERMAN vs. KERMANSHAH )

( کرمان ile کرمانشاه )

( KARMAN ile KARMANESHAH )


- KERPETEN ile DAVYA

( ... İLE Diş çekme kerpeteni. )


- KERTENKELE/YILAN ile/değil OLUKLU KERTENKELE

( ... İLE Ayakları olmayan bir kertenkeledir. Hızlı hareket edemez. Derisinin içinde kemik pullar bulunur. Akciğeri genişlesin ve soluk alabilsin diye bu kemik pulların olmadığı oluklar vardır. Adını da bu oluklardan alır. Isırmazlar. Karınca, termit ve küçük böceklerle beslenirler. Tarım zararlılarını tüketirler. Zehirli değillerdir. Lütfen yılan korkusu ya da başka nedenlerle öldürmeyiniz! )

( )

( ... cum PSEUDOPUS APODUS )


- KERTENKELE ile/ve DİKENLİ ŞEYTAN


- KERTENKELE ile VARAN


- KERVAN ile/ve AĞIR KERVAN

( ... İLE/VE Hacca giden kervan. )


- KERVAN ile KERVANCI/LIK ile KERVAN YILDIZI ile KERVAN ÇULLUĞU


- KE'S[çoğ. KÂSÂT, KÜÛS] ile KES[Fars. | çoğ. KESÂN]

( İçi dolu kap/çanak. | Bardak, kadeh. | Şarap dolu bardak/kadeh. | Çanak. Çiçeğin en dışında bulunan yeşil yaprakların hepsi. İLE Kişi, kimse.[HER-KES: Her bir kişi, her kim olursa olsun] )


- KEŞÂN KEŞÂN[Fars.]

( Zorla, sürükleye sürükleye, çeke çeke götürerek. )


- KEŞÂN[Ar. < KEŞ][Fars.] ile KEŞÂN[Fars.]

( Çekenler, çekiciler. İLE Çeken, çekerek. )


- KESEN ile KESENE


- KESİF[Ar.] değil/yerine/= YOĞUN

( Oylumuna oranla, ağırlığı çok olan. | Koyu, kalın. | Etkisi güçlü olan.[koku vb.] | Artmış, çoğalmış bir durumda olan. | Dolu, sıkı, çok. | Kaba, kalın, iri.[elek, iğne için] )


- KESİN ile KESİN' ile KESİNLİKLE ile KESİNLİKLER ile KESİNLİK

( CERTAIN vs. CERTAIN' vs. CERTAINLY vs. CERTAINTIES vs. CERTAINTY )

( معين ile محقق ile حتمي الاجراء ile متيقن ile حتم ile حتمي ile خاطرجمع ile محرز ile واثق ile مطمئن ile البته ile عليالتحقيق ile يقينا ile به تحقيق ile همانا ile حتما ile بيگمان ile مسلمان ile تحقيقاً ile بطور محرز ile مطمئنا ile بطور حتم ile بطور خاطر ile مسلمات ile يقين ile تحقق ile خاطرجمعي ile حتميت ile عيناليقين )

( MAYNE ile MAHGH ile حتمي الاجراء ile متيقن ile HATAM ile حتمي ile KHATRAJMA ile MOHARZ ile VASAGH ile MOTMAEN ile ALBATEH ile عليالتحقيق ile يقينا ile BAH TAHGHYGH ile CPEHMANA ile HATMA ile BEYGOMAN ile MOSLAMAN ile تحقيقاً ile BETOR MOHARZ ile MOTMAENA ile BETOR HATAM ile BETOR KHATER ile مسلمات ile YGHYNE ile TAHGH ile KHATRAJMAY ile حتميت ile عيناليقين )


- KESİN ile KESKİN

( DEFINITE vs. KEEN )


- KESİN ile MÜKEMMEL

( Siz, zâten mükemmelsiniz. )

( Mükemmelsiniz, yalnızca bunu bilmiyorsunuz. )

( Mükemmel olan, tüm mükemmelliklerin kaynağına geri döner. )

( Şeyler, kendi mükemmelliklerinden ötürü yıkılır. )

( Mutlak mükemmellik, Şimdi ve Burada'dır. )

( DEFINITE vs. EXCELLENT
You are already perfect.
You are perfect, only you don't know it.
What is perfect, returns to the source of all perfection.
Things get destroyed by their own perfection. )


- KESİN ile/ve/||/<> "TEMİZ"


- KESİNLİK ile DOĞRULUK KONTROLÜ ile KESİN

( ACCURACY vs. ACCURACY CONTROL vs. ACCURATE )

( صحت ile دقت ile کنترل دقت ile راستين ile دقيق )

( SAHAT ile DAGHT ile KONTERL DAGHT ile RASTYNE ile DAGHYGH )


- KESİNLİK(YAKÎN) ve/<> HUZUR


- KESİNLİKLE" ile/ve/değil "TAMAMEN"

( KATİYEN ile/ve/değil KÜLLİYEN )


- KESİŞEN ile KESİT

( Bir nokta ya da çizgi üzerinde birbirini kesip geçen çizgiler ya da yüzeyler. İLE Bir şey enlemesine ya da boylamasına kesildiğinde ortaya çıkan yüzey. | Bir toplumun bölümü, kesim. | Ayırıcı özellikleriyle belirlenen süreç. | Bir nesne düz olarak kesildiğinde ortaya çıkan düzlemin biçimi, makta. )


- KESİT ile/ve KATMAN

( CROSS-SECTION vs./and LAYER )


- KESKİN ile BASKIN


- KESKİN ile/ve/değil/yerine BELİRGİN


- KESKİN ile/değil/yerine/>< SAKİN

( Zâhirde. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Mânâda. )


- KESKİN ile/ve/değil/||/<> SİVRİ


- KESKİN ile YOĞUN


- KETEN ile KETEN KUMAŞ

( FLAX vs. LINEN )

( LINUM cum ... )


- KETEN ile KETEN KUŞU ile KETEN HELVA ile KETEN TOHUMU ile KETEN HELVACI


- KETEN ile KETEN[Ar. < KETTAN]
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Zahmet, sıkıntı. İLE Bu bitkinin liflerinden yapılmış dokuma. )


- KETEN ile KETEN ile KETEN TOHUMU

( FLAX vs. FLAXEN vs. FLAXSEED )

( بزرک ile کتاني رنگ ile بذرکتان )

( BOZORK ile KETANY RANG ile BAZRKETAN )


- KETEN ile SU KETENİ / YABAN KETENİ

( Ketengillerden, çiçekleri mavi renkte ve beş taç yapraklı, lifleri dokumacılıkta kullanılan bir bitki | Bu bitkinin liflerinden yapılmış olan [dokuma vb.] İLE Birleşikgillerden, sulak yerlerde yetişen, boyu 1,5 metre kadar olabilen, bir tür pembe çiçekli bitki, yaban keteni. )

( LINUMUSITATISSIMUM cum EUPATORIUM CANNABINUM )


- KETMEN = ÇAPA
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Toprağı parça parça yapmakta kullanılan araç. İLE ... )


- KEVEN/GEVEN ve TEZEK

( Baklagillerden, çok yıllık, bazı türlerinden kitre denilen zamk çıkarılan, dikenli bir çalı. İLE Sıkışmış, kuru toprak parçası, kesek. )


- KEVKEB ile YANAN GEZEGEN

( SÜREKLİ YANAN GEZEGEN, YILDIZ )


- KEVN ile/ve/<> ÂLEM

( Olan. İLE/VE/<> Bilinen. )


- KEVN ve/>< FESÂD

( İSTİHÂLE[< HAVL | çoğ. İSTİHÂLÂT]: Olanaklı/mümkün olmayış, olanaksızlık/imkânsızlık, olamazlık. | Bir durumdan/halden başka bir duruma/hâle geçiş. | Başkalaşma. [İng. METAMORPHOSE, METAMORPHOSIS | Fr. MÉTAMORPHOSE] )


- KEVN[Ar.] ve/||/<> KANUN[Ar.]

( Oluş. VE/||/=/<> Yasa. )


- KEVN[Ar.] ile SÜKÛN[Ar.]


- KEVNEYN ile ...

( CİSMÂNÎ VE RÛHÂNÎ ÂLEM | DÜNYA VE ÂHİRET (KEVNUNİYET ÂLEMİ) )


- KEWGİN ile/değil/yerine/>< ÇİVGİN
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Doyurucu, besleyici olmayan bir yemek [ya da ot]. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Doyurucu, besleyici olan bir yemek [ya da ot]. )


- KEYFÎ ile/ve DEĞİŞKEN


- [ne yazık ki]
KEYİF EHLİ ile/ve İŞİNE GELDİĞİ GİBİ YAŞAYAN


- [ne yazık ki]
(")KEYİF(") ile/değil "KENDİNE GÖRE OLAN"


- KEYLÜS/KİLÜS[Ar. < Yun.] değil/yerine/= AKKAN

( Bağırsaktan gelen, içinde yağ damlacıkları bulunan kan. )


- KEZBAN(")[Ar.] ile/değil/>< KEZBAN[Fars.]

( Kötü kadın. | (")Deneyimsiz, beceriksiz, bilgisiz, görgüsüz kadınlara yakıştırılan söz("). İLE/DEĞİL/>< Becerikli, hamarat kadın. )


- KHITON ile/ve HIMATION

( İçteki. İLE/VE Dıştaki. )


- KİBAR değil/yerine/= TAYLAN


- KİBE[Oğuz] ile GÜN
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Az sayıda gün. İLE ... )


- KİBİR ile/değil/yerine/>< ÖZGÜVEN

( Çoğu kişiden üstün olduğumuzu zannediyorsak. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Kimseden bir eksiğimizin olmadığını düşünüyorsak. )

( Kendinden emin olmaya alışık olmayana, özgüven, "kibir" gibi gelebilir. )

( [not] ARROGANCE vs./but/>< SELF CONFIDENCE
SELF CONFIDENCE instead of ARROGANCE )


- KİÇİG KEYGEN ile ULUG KEYGEN
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Kayas'tan, Ila vadisine akan iki ırmağın adı. )

( Küçük. İLE Büyük. )


- KIÇIN KIÇIN = GERİ GERİ (UZAKLAŞMAK)


- KIÇINDAN ANLAMAK/ANLAYAN/UYDURAN değil/< KIŞRINDAN(KABUĞUNDAN) "ANLAMAK/ANLAYAN/UYDURAN"


- KÎH[Ar.] ile KİH[Fars. çoğ. KİHÂN]

( İrin, cerahat. İLE Küçük. )


- KİKLOTRON[Yun. ] değil/yerine/= HIZLANDIRICI

( ... İLE Atom araştırmalarında, elektriklenmiş nesnelere yüksek hız veren bir aygıt. )


- KIL ile KIL OTU ile KIL KURT ile KIL PAYI ile KIL BURUN ile KIL ÇADIR ile KIL KEÇİSİ ile KIL KUYRUK ile KIL YUMAĞI ile KIL DÖNMESİ ile KIL TESTERE ile KILI KILINA


- KILAVUZ RNA ile/||/<> DONOR ŞABLON

( Kılavuz RNA kılavuz kesim, donor şablon onarım. )

( Formül: Cutting guide İLE repair template )


- KILAVUZLAMAK ile KILAVUZ/LUK ile KILAVUZ GEMİSİ ile KILAVUZ KAPTAN


- KILGI ile KILGIN ile KILGILI ile KILGISAL


- KILGILI/KILGIN/UYGULAMALI = AMELÎ = PRACTICAL[İng.] = PRATIQUE[Fr.] = PRAKTISCH[Alm.] = PRAKTIKOS < PRAKTEIN[Yun.] = PRÂCTICO[İsp.]


- KILI KIRK YARAN ile KILLARI KIRAN

( HAIR-SPLITTER vs. HAIR-SPLITTING )

( موشکاف ile موشکافي )

( MOOSHKAF ile MOOSHKAFY )


- KILIÇ KAPTAN :

( Kılıç Kaptan denilen mevkii, Kocataş yalısı ile Sarıyer Orduevi arasında kalan deniz sahilidir. Kaptanyan yalısını (Vehbi Koç Vakfı Lisesi ön binası) yaptıran kişinin ismi Kılıç Kaptan olduğundan bu isimle bilinmektedir. )


- KİLİM ile/ve SAVAN

( ... İLE/VE Pamuk ipliğinden yapılan kalınca kilim. )


- KİLİM ile SAVAN

( ... İLE Pamuk ipliğinden yapılan, kalınca kilim. | Yaygı, örtü. )


- KİLİSE:
KURUM değil DÜZEN


- KILIZMAN ile SAZLIK

( Sazlık yer. )


- KILKIRAN = SAÇKIRAN

( Bir mantarın oluşturduğu, kılları döken bir deri sayrılığı. )


- KİLO ALDIRAN ile/ve/değil YARAYAN/YARAMAYAN


- KİM ile KİMİ ile KİMİ VAKİT ile KİMİ ZAMAN


- KİM? ile NİÇİN?(NE İÇİN?)

( Felsefe ve din alanının sorularıdır. )

( WHO? vs. FOR/TO WHAT?
Questions of the philosophy and religion. )


- KİMSELERİN değil KİMSENİN


- KİMSEN ile SÜS
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Başlıkları süslemek için kullanılan altın varak. İLE ... )


- KİMYON ile KİMYONİ ile KİMYONLU ile KİMYON RENGİ


- KİMYON[Ar. < KEMMUN] ile YABANİ KİMYON

( ... İLE Ayrı taçyapraklı ikiçeneklilerden, yabanikimyon, peygamberağacı gibi bitkileri içine alan bir aile. )

( ... cum ZYGOPHIYIUM FABAGO )


- KİN yerine DİN

( Kin ile Din aynı kalpte olmaz! )


- [ne yazık ki]
!KİN ile/<> !GILLÜGİŞ/GILLIGIŞ

( ... İLE/<> Gizli kin, gizli ve kötü erek/amaç. )


- KİN ile/ve/||/<> İNTİKAM


- KIN ile KIN

( Bıçak, kılıç vb. kesici araçların kabı. İLE Buğdaygillerde olduğu gibi yapraklarda sapın bir bölümünü uzunlamasına saran, geniş dış bölüm. )


- KİN ile/değil/yerine/>< SADÂKAT


- KINAMAK ile KINALAMAK ile KINALANMAK ile KIN ile KINA ile KINALI ile KINASIZ/LIK ile KIN KANAT ile KINA AĞACI ile KINA GECESİ ile KINA ÇİÇEĞİ ile KINALI KUZU ile KINALI BAMYA ile KINALI KEKLİK ile KIN KANATLILAR ile KINALI YAPINCAK ile KINA ÇİÇEĞİGİLLER


- KİNESİN İLE DYNEİN İLE MYOSİN ile/||/<> MOTOR PROTEİNLER

( Hücre içi moleküler motorlar. )

( Formül: 8 nm adım (kinesin) )


- KINESTETİK HALÜSİNASYON/KINESTHESİC HALLUCINATION[İng.] değil/yerine/= DEVİNIMSEL VARSANI


- KINESTETİK KOMÜNİKASYON/KINAESTHETIC COMMUNICATION[İng.] değil/yerine/= DOKUNSAL İLETİŞİM


- KİNHİN[Jap.] ile ...

( Yürüyerek sürdürülen meditasyon; Sakyamuni Buda'nın tam ve aşılmaz aydınlanmaya ulaştıktan sonra altında uyandığı kutsal Hintinciri ağacının gölgesinde bir hafta boyunca yürüdüğü yolundaki söylentiden gücünü alan uygulama. )


- KİNİN ile KİNİNLİ ile KİNİNSİZ ile KİNİN SÜLFATI


- KIPI = AN = DEM = MOMENT[İng., Fr., Alm.] = ATTIMO/MOMENTO[İt.] = MOMENTO/RATO[İsp.]


- KİPLİK:
SORUN BELİRTEN ÖNERME ve/||/<> İDDİA EDİLEN ve/||/<> İTİRAZ GÖTÜRMEZ OLAN/APAÇIK


- KIR ATIN YANINDA YATAN, YA HUYUNDAN, YA SUYUNDAN ile KÖRLE YATAN ŞAŞI KALKAR


- KİRALAMAK ile KİRALANMAK ile KİRALATMAK ile KİRALAYABİLMEK ile KİR ile KİRA/LIK ile KİRACI/LIK ile KİRALI ile KİR PAS ile KİRA BEDELİ ile KİRALIK KIZ ile KİRA ARABASI ile KİRALIK ADAM ile KİRALIK KASA ile KİRA KONTRATI ile KİRALIK KADIN ile KİRALIK KATİL ile KİRA SÖZLEŞMESİ


- KİRALAYAN ile/ve KİRAYA VEREN


- KIRAN ile KIRAN KIRANA


- KIRAN ile KIRAN ile KIRAN/ÂFET ile KIRÂN[Ar. < KIRÂNÂT] ile KIRÂN[Fars.]

( Kırma işini yapan kişi. İLE Kıyı, kenar, çevre, uç. | Dağ sırtı, tepe, bayır. | Kıraç toprak. | Birbirine paralel olarak uzanan iki akarsu arasında kalmış dağ sırtı. İLE Bir topluluğun ve özellikle hayvanların büyük bir bölümünü yok eden hastalık ya da başka neden. İLE Yakınlık. | İki şeyin birleşmesi. | Gezegenlerden ikisinin bir burçta birleşmesi. İLE 1848'den 1927'ye kadar İran'da kullanılan bir gümüş para.[1.25 Dolar değerindeydi. 10 kıran, 1 toman ederdi.] )


- KIRAN/ÖLET/AFET ile KIRAN

( Kırma işini yapan kişi. | Bir topluluğun ve özellikle hayvanların büyük bir bölümünü yok eden hastalık ya da başka neden. İLE Kıyı, kenar, çevre, uç. | Dağ sırtı, tepe, bayır. | Kıraç toprak. | Birbirine paralel olarak uzanan iki akarsu arasında kalmış dağ sırtı. )


- KİRCHHOFF İLE THÉVENİN İLE NORTON ile/||/<> DEVRE ANALİZİ TEOREMLERİ

( Elektrik devrelerinin analizi için üç temel teorem. )

( Formül: ΣI = 0 İLE ΣV = 0 )


- KIRCI ile KIRCIN ile KIRCI MANTI


- KİREÇÇİL >< KİREÇYEREN

( Kireçli topraktan hoşlanan, kireçli toprakta yetişen bitki. >< Kireçli topraktan hoşlanmayan, kireçli toprakta yetişmeyen. )


- KİRGİN ile KIZIŞMA
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Aygırın kızışma zamanı. İLE ... )


- KIRGIN/LIK ile/ve/||/<>/> KIZGIN/LIK ile/ve/||/<>/> KİN

( Sessizdir. İLE/VE/||/<>/> Gürültülüdür. İLE/VE/||/<>/> Gereksizdir ve yanlıştır. )


- KIRGIZ ile KIRGIZİSTAN

( KYRGYZ vs. KYRGYZESTAN )

( قرقيزستاني ile قرقيزستان )

( GHARGHYZESTANY ile GHARGHYZESTAN )


- KIRILGAN ile KIRILGANLIK

( BRITTLE vs. BRITTLENESS )

( ترد ile شکننده ile تردي )

( TARD ile SHKONANDEH ile تردي )


- KIRILGAN ile KIRILGANLIK

( FRAGILE vs. FRAGILITY )

( شکننده ile شکستني ile ترد ile زودشکن ile زودشکني ile تردي ile شکنندگي )

( SHKONANDEH ile SHKASTANY ile TARD ile ZUDSHKAN ile زودشکني ile تردي ile SHKONANDEGY )


- KİRİŞ ile BAŞTABAN

( ... İLE Yunan ve Roma mimarlıklarında, sütunların üstüne oturan ve iki sütun arasındaki uzaklığın üstünü örten büyük, uzun taş kirişlerin oluşturduğu bölüm. )


- KIRLANGIÇ ile AKGÖT, SALANGAN[Filipin dili]

( ... İLE Hint ve Çin denizleri kıyılarında yaşayan, uzun kanatlı, dört köşe kısa kuyruklu, esmer, küçük kuş. )

( HIRUNDO RUSTICA cum COLLOCALIA )


- KIRLANGIÇ ile BALIKÇIN

( ... İLE Perdeayaklılardan, uzunca gagalı, uzun ve çatal kuyruklu, deniz kıyılarında yaşayan bir kuş, denizkırlangıcı. )

( ... cum STERNA HIRUNDO )


- KIRLANGIÇ ile DAĞ KIRLANGICI/ÇOBANALDATAN

( ... ile UVVÂR[çoğ. AVÂVÎR], VATVÂT[çoğ. VATÂVÎT] )

( ... ile PÂLVÂNE, PÂLVÂYE )

( ... cum CYPSELUS ALPINUS/CAPRIMULGUS EUROPEUS )


- KIRLANGIÇ ile KEÇİSAĞAN/ÇOBANALDATAN/EBÂBÎL[Ar.] ile AKKARINLI EBÂBÎL[Ar.] ile KARASAĞAN EBÂBÎL[Ar.]

( ... İLE Dağ kırlangıcı. | Çobanaldatangillerden, kahverengimsi gri zemin üzerine benekli ve çizgili tüyleri olan, kanatları sivri, kuyruğu uzun, boynu kısa, başı iri ve enli, gagası ufak, kısa ve kancalı bir tür kuş. )

( ... İLE Kahverengilerdir fakat gökyüzünde uçarlarken siyah görünürler.
* Uzun, bumeranga benzer kanatları, kısa ve çatallı kuyrukları vardır.
* Kırlangıçlar gibi uçarken kanatlarını kırmazlar.
* Kırsal bir alanda görmek olanaksızdır.
* Yuvalarını çatıların gizli yerlerinde yaparlar ve yuvalarına çok hızlı girip çıkarlar.
* Bazı ebabillerin 21 yıl yaşadığı gözlenmiştir.
* Ebabil görmek için yaz aylarında gökyüzünün çok yükseklerine bakmak gerekir.
* Kırlangıçlar gibi, teller vb. yerlere tünemezler.
* Sadece üremek için bir yere konarlar.[Türkiye'nin bir çok yerinde ürerler.]
* Özellikle akşam üstü çatıların ve evlerin üzerinde çılgınca çığlıklar atarak hızla uçarken görebilirsiniz.
* Yaşamlarının büyük bir kısmını uçarak geçirirler. [Uçarken uyurlar.]
* Şehirde, binaların arasında görebilirsiniz.
* Yuvalarını binalardaki çatlaklarına, havalandırma boşluklarına, çatı aralarına yaparlar. Yuva yapmak için uçarken rastgele topladıkları tüy, ot ve tohumları kullanırlar.
* Avrupa'ya Mayıs'ın başında gelir ve genellikle iki hafta içinde, oldukça hızlı bir biçimde tüm kıtaya yayılırlar. [Kışı geçirmek için Afrika'nın güneyine geri dönerler.]
* Mardin'de çok sayıda görmeniz olanaklıdır. )

( image )

( HUTTÂF[çoğ. HATÂTİF] ile EBÂBİL )

( BELVÂYE, PİRİSTÛ/K, PİRİSTÜK PÎLVÂYE ile EBREHE, BÂLVÂNE, YALVÂNE )

( SWALLOW vs. SWIFT vs. ALPINE SWIFT vs. CHIMNEY SWIFT )

( HIRUNDO RUSTICA cum CAPRIMULGUS EUROPAEUS cum TACHYMARPTIS/MICROPUS MELBA cum CHATEURA PELAGICA )


- KIRLANGIÇ ile SAĞAN


- KİRLİ/LİK ile KİRLİ KAN ile KİRLİ SARI ile KİRLİ ÇIKI ile KİRLİ ÇAMAŞIR