N ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 15.203 başlık/FaRk ile birlikte,
15.203 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(24/62)
- GRADUAL İLE PUNCTUATED İLE SALTATION ile/||/<> EVRİM HIZLARI
( Evrimsel değişimin hız modelleri. )
( Formül: Staz → Hızlı değişim → Staz )
- GRADYAN ile/||/<> DİVERGENS
( Gradyan yön türevi İLE divergens kaynak/kuyu ölçümüdür )
( Formül: ∇f İLE ∇·F )
- GRAFEN ile/||/<> GRAFİT
( Grafen tek katman 2D İLE grafit çok katmanlı 3D. )
( Formül: sp² tek İLE yığın )
- GRAFİT ile GRAFİTİ ile GRAFİTLİ ile GRAFİTLİ KOROZYON
- GRAIN :/yerine TAHIL
- GRAM STAIN[İng.] değil/yerine/= GRAM BOYAMA
( Bakterileri göze duvarlarının kimyasal ve fiziksel özelliklerine göre iki büyük öbeğe (Gram-pozitif, Gram-negatif) ayırmak için kullanılan empirik (deneysel) bir yöntemdir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- GRAM-SCHMIDT ile/||/<> QR DECOMPOSITION
( G-S orthogonalization süreç, QR faktorizasyon A=QR. )
( Formül: Process İLE factorization )
- GRAM'S IODINE SOLUTION[İng.] ile/değil/yerine/= GRAM'IN İYOT ÇÖZELTİSİ
- GRAMOFONLARDA:
BORULU ile SALON ile ÇANTA ile ÇOCUK ile UFAK
- GRANAT ile/||/<> TURMALİN
( Genellikle kırmızı tonlarda olan bir taş. İLE/||/<> Birçok renkte bulunabilen bir taş. )
- GRANİT ile RİYOLİT[Fr. < Yun.]/LİPARİT[Lipari adalarının adından]
( ... İLE Granitle aynı kimyasal yapıda yani serbest silis bakımından zengin, içinde mikrolitler olan kayaç. )
- GRANÜLASYON/GRANULATION[İng.] değil/yerine/= TANECİKLENME
- GRANÜLİN ile GRANÜLİT
( Opalin türü. İLE Kuvars, feldispat, granit, moskofcamı gibi maddelerden bileşmiş, billur kayağantaş kütlesi. )
- GRAVIMETRIC FACTOR[İng.] ile/değil/yerine/= GRAVİMETRİK ETMEN
- GRAVITON[İng.] / GRAVITON[Fr.] / GRAVITON[Alm.] ile/değil/yerine/= GRAVİTON
- GREED vs. PASSION
- GREEN FONKSİYONU ile/||/<> ÇEKİRDEK FONKSİYON
( Green diferansiyel denklem çözücü, çekirdek integral operatör. )
( Formül: G(x ilex") delta kaynak )
- GREEN :/yerine YEŞİL
- GREN ile GRENA
- GROTRIAN DIAGRAM[İng.] / DIAGRAMME DE GROTRIAN[Fr.] / GROTRIAN-DIAGRAMM[Alm.] ile/değil/yerine/= GROTRİAN ÇİZGESİ/DİYAGRAMI
- GROUP SELECTION[İng.] değil/yerine/= GRUP SEÇİLİMİ
( Bir birey yerine öbeğin tüm üyelerine etki eden seçilim mekanizması. Bu seçilim türünün odak noktası bireyin faydası değil, popülasyonun faydasıdır. Bireyin diğer grup üyeleri ile rekabet etmek yerine onlarla işbirliği yapıp yardımlaşmasının herkesin lehine olduğu durumda grup seçilimi daha çok avantaj sağlar. Bazı uç senaryolarda birey kendini grup adına feda edebilir. Bu seçilimin etki ettiği popülasyonda sosyal davranışlar görülür. Grup seçilimi, bu mekanizmanın evrime etkisi ve doğal seçilim ile ilişkisi gibi konular kapsamında, evrimsel biyoloji alanındaki oldukça tartışmalı konulardan biridir.[1]
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- GROWING :/yerine BÜYÜYEN
- GRÜNEISEN'S RELATION[İng.] / RELATION DE GRÜNEISEN[Fr.] / GRÜNEISENSCHES BEZIEHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= GRÜNEİSEN BAĞINTISI
- GRÜNEISEN'S CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE GRÜNEISEN[Fr.] / GRÜNEISENSCHES KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= GRÜNEİSEN SABİTİ
- GRÜNEISEN'S LAW[İng.] / LOI DE GRÜNEISEN[Fr.] / GRÜNEISENSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= GRÜNEİSEN YASASI
- GRUP KOHEZYONU/GROUP COHESION[İng.] değil/yerine/= ÖBEK/KÜME/GRUP KAYNAŞMASI
- GSM/GLOBAL SYSTEM FOR MOBILE COMMUNICATIONS[İng.] değil/yerine/= MOBİL İLETİŞİM İÇİN KÜRESEL DÜZEN
- GUARD :/yerine KORUMAK, GARDİYAN
- GÜÇ[KUVVET] ve/||/<> ALAN
- GÜÇLÜ OLAN ile/ve/||/<>/< DAHA GÜÇLÜ OLAN
( Zayıf yönünü bilen. İLE/VE/||/<>/< Zayıf yönünü yönetebilen. )
- GÜÇLÜ OLAN ile/değil/yerine (")HAKLI(") OLAN
( Güçlü olan, haklı değildir! Haklı olan ise güçlü olandır! )
- GÜÇLÜ ile/ve/değil/||/<>/< UYUMLANAN
- GÜÇLÜ ile/ve/değil/yerine/||/<> YEĞİN
- GÜÇLÜ(") ile/ve/||/<> (")ZENGİN(") ile/ve/||/<> (")AKILLI(")
( Hırslarını yenen. İLE/VE/||/<> Durumundan memnun olan. İLE/VE/||/<> Herşeyden ve herkesten öğrenen. )
- GÜÇSÜZ" ile/değil NARİN
- GÜÇTİMUR, KENAN :
( Emekli Başçavuştu ve ara dönemde (Askeri darbe sırasında) bir süne Büyükdere'de muhtar olarak görev yaptı. )
- GÜCÜ ile GÜCÜK ile GÜCÜN ile GÜCÜK AY ile GÜCÜ GÜCÜNE ile GÜCÜ İPLİĞİ
- GÜDÜLENME(MOTİVASYON) <- > SABIR <- > GÜDÜLENME(MOTİVASYON)
- GÜDÜLENMEDE:
İLİŞKİLİLİK ve/||/<>/> GÜVEN ve/||/<>/> ŞEFKÂT ve/||/<>/> ÖZGÜNLÜK
- GUFRÂN -ile
( AFFETME, MERHAMET ETME )
- GUFRÂN[Ar.] ile SETR[Ar.]
- GÜFTÂR-I ŞİRİN[Fars.] değil/yerine/= "TATLI" SÖZ
- GUILLEMIN NETWORK[İng.] / RÉSEAU DE GUILLEMIN[Fr.] ile/değil/yerine/= GUİLLEMİN AĞI
- GUILLEMIN EFFECT[İng.] / EFFET GUILLEMIN[Fr.] / GUILLEMIN-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= GUİLLEMİN ETKİSİ
- GUKHMAN NUMBER[İng.] / NOMBRE DE GUKHMAN[Fr.] / GUKHMANSCHES ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= GUKHMAN SAYISI
- GÜL YAĞI:
BULGARİSTAN('DAN) ile/ve/değil/yerine TÜRKİYE/ISPARTA('DAN)
( [Dünyadaki değeri] İkinci/l konumdadır. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Birinci/l değerdedir/konumdadır.
[Dünyada, her yıl, ancak toplam 3 ton gül yağı üretilebilmektedir.]
[1 kg. gül yağı = 9000 €][2012 itibariyle] )
- GULAM ile/||/<> ALABEYİ ile/||/<> CANBAZ ile/||/<> MİRAHUR ile/||/<> ÇARKA ile/||/<> BELDAR ile/||/<> BOSTANCI ile/||/<> AKINCI ile/||/<> CEBELİ ile/||/<> DALKILIÇ ile/||/<> DELİ ile/||/<> FARİSAN
( Asker. İLE/||/<> Bir bölgede tüm tımarlı sipahilerin en büyük amiri. İLE/||/<> Atlı fedai asker. İLE/||/<> Has ahırın en büyük yöneticisi. İLE/||/<> Osmanlılar'da öncü görevi. İLE/||/<> Dağ geçitlerini aşan, temizleyen ve koruyan, buradan geçenlerin güvenliğini sağlayan görevliler. İLE/||/<> Sarayın ve kentin güvenliğinden sorumlu askerler. İLE/||/<> Osmanlı'nın askerî örgütlenmesinde, sınır bölgelerinde, düşman ülkelerine akınlar, baskınlar tertipleyerek yıpratma harekâtında bulunan hafif süvari birlikleri. İLE/||/<> Tımar sahiplerinin savaşa hazır olarak beslemek zorunda olduğu asker. İLE/||/<> Gönüllü olarak tehlikeli işlerde kullanılan asker. İLE/||/<> Vezir ve Beylerbeyine bağlı olarak görev yapan hafif süvari örgütünün askeri. İLE/||/<> Eyâletlerde, hudutlardaki muhafız askerler. )
- GULAM ile GULAM ABBAS ile GULAM ALİ ile GULAM HASAN ile GULAM HÜSEYİN ile GULAM MUHAMMED ile GULAM RIZA ile GHOLAM RIZA AGHAZADEH
( GHOLAM vs. GHOLAM ABBAS vs. GHOLAM ALI vs. GHOLAM HASAN vs. GHOLAM HOSEYN vs. GHOLAM MOHAMMAD vs. GHOLAM REZA vs. GHOLAM REZA AGHAZADEH )
( غلام ile غلامعباس ile غلامعلي ile غلامحسن ile غلامحسين ile غلاممحمد ile غلامرضا ile غلام رضا آقازاده )
( GHLAM ile GHLAMEBAS ile GHLAMALY ile GHLAMOHSAN ile GHLAMHOSYNE ile غلاممحمد ile GHLAMREZA ile GHLAM REZA AGAZADEH )
- BİR ŞEY/BİRİ:
GÜLDÜRMEYEN/GÜLDÜRMÜYORSA > GÜLÜP GEÇMEK
- GÜLEN ile/ve GÜLDÜREN
( ... İLE/VE Gülünecek olana gülmemeyi becerebilen, ciddiyetini sürdürebilen. )
- GÜLGÜN ile GÜLGÜLİ
- GÜLLÜ AGOP (VARTOVYAN) =/> GÜLLÜ YAKUP
( Osmanlı dönemi tiyatro oyuncusu ve yönetmeni ve Türk tiyatrosunun kurucularındandır. Oyunculuğundan ziyade kurduğu ve yönettiği tiyatro toplulukları ile başarı kazanan bir sanatçıdır.[1840-1902] )
- GÜLMEK:
GÜLÜNÇ/KOMİK OLMASINDAN ile/ve/||/<>/> EĞLENCELİ OLMASINDAN
- GÜLMEK = SMILE/LAUGH[İng.] = RIRE[Fr.] = LACHEN[Alm.] = RIDERE[İt.] = REÍR[İsp.]
- GÜLSUYU:
KALP İÇİN ve/<> BEYİN İÇİN
( İkisine de iyi gelmektedir. )
( Belleği güçlendirir.[Alzheimer hastalığına da iyi geldiği düşünülmektedir.] )
( Gülsuyu, Asur'lulardan beri üretilmektedir. )
- GÜLTEN DAYIOĞLU ve/||/<> REŞAT NURİ GÜNTEKİN
( )
- GÜL-ZÂR/GÜL-ŞEN[Fars.] -ile
( Gül bahçesi, gülistân. )
- GÜMÜŞLEMEK ile GÜMÜŞLENMEK ile GÜMÜŞLETMEK ile GÜMÜŞ ile GÜMÜŞİ ile GÜMÜŞLÜ ile GÜMÜŞÇÜ/LÜK ile GÜMÜŞSÜZ ile GÜMÜŞ GOL ile GÜMÜŞ YIL ile GÜMÜŞ GRİSİ ile GÜMÜŞ RENGİ ile GÜMÜŞ VARAK ile GÜMÜŞ BALIĞI ile GÜMÜŞ KAPLAMA ile GÜMÜŞİ AKASYA ile GÜMÜŞ YAĞMURCUN ile GÜMÜŞ BALIĞIGİLLER
- GÜN BE GÜN
- GÜN ile ALA GÜN
( ... İLE Yazın, güneş, bulut arkasında kaldığında oluşan gölgeli durum. )
- GÜN ile/ve/||/<> ARTIK GÜN
( ... İLE/VE/||/<> Artık yıllarda Şubat ayına eklenen yirmi dokuzuncu gün. )
- GÜN ile BEHRÂM[Fars.]
( ... İLE Her ayın 20. günü. )
- GÜN ile GÜN[Fars.] ile GÛN[Fars.]
( Güneş. | Güneş ışığı. | Gündüz. | Yeryuvarlağının kendi ekseni etrafında bir kez dönmesiyle geçen 24 saatlik süre. | İçinde bulunulan zaman. | Zaman, sıra. | Tarih. İLE Erbezi, haya, husye, testis. İLE Renk. )
- GÜN ile GÜNDÜZ VE GECE ile DÜNDEN ÖNCEKİ GÜN ile GÜNDEN GÜNE ile KEFARET GÜNÜ ile YARGILAMA GÜNÜ ile HESAPLAŞMA GÜNÜ ile DİRİLİŞ GÜNÜ ile GÜNDÜZ
( DAY vs. DAY AND NIGHT vs. DAY BEFORE YESTERDAY vs. DAY BY DAY vs. DAY OF ATONEMENT vs. DAY OF JUDGEMENT vs. DAY OF RECKONING vs. DAY OF RESURRECTION vs. DAY TIME )
( روز ile يوم ile نهارخوري ile شبانروز ile شبانه روز ile شبانهروز ile پريروز ile روزبروز ile يوم کيپور ile محشر ile روز حساب ile روز حشر ile روز هنگام )
( RUZ ile يوم ile NEHARKHORY ile SHABANRUZ ile SHABANEH RUZ ile SHABANEHRUZ ile PARYRUZ ile RUZABROZ ile يوم کيپور ile MAHSHAR ile RUZ HASAB ile RUZ HASHAR ile RUZ NPANGAM )
- GUN :/yerine TABANCA, SİLAH
- GÜNAH ile/ve/<> İSYAN ile/ve/<> NİSYAN
- GÜNAYDIN ile/ve/||/<>/> TÜNAYDIN
( 12:00'ye kadar. İLE/VE/||/<>/> 12:00'den sonra. )
- GÜNAYDIN ve/<> ZİHNAYDIN
- GÜNCELLİK/GÜNLÜK/ŞİMDİKİ/AKTÜEL[Fr.] yerine GÜNCELLİK/AKTÜALİTE[Fr.] yerine GÜNCELLEŞTİRME/AKTÜALİZASYON[Fr.]
- GÜNDELİK METİN ile KURMACA METİN ile KULLANMALIK METİN
- GÜNEŞ PATLAMALARINDA:
KUZEYE YÖNELİK OLAN ile/ve GÜNEYE YÖNELİK OLAN
( ... İLE/VE Dünyaya çok daha büyük etkiler/zararlar verir. )
- GÜNEŞ ve/||/<>/> GEZEGEN
( Güneş, bir gezegenin yüzeyindeki sıcaklığın sürekliliğini sağlar. )
( SUN and/||/<>/> PLANET )
- GÜNEŞ ile/ve/değil/||/<>/> YALANCI GÜNEŞ/PARHELION
( Atmosferin neden olduğu görüntülerden biridir. Bu olay, güneşin iki yanında parlak noktalar biçiminde ortaya çıkar ve genellikle güneşin yatay düzleminde yer alır. Yalancı güneş, genellikle ince, yüksek bulutlar [özellikle sirrus bulutları] içindeki buz kristalleri tarafından oluşur.
Yalancı güneş, atmosferdeki altıgen prizma biçimindeki buz kristallerinin ışığı kırması sonucu oluşur. Bu kristaller, güneş ışığını kırarak ve yansıtarak, güneşin iki yanında parlak noktalar oluşturur. Bu parlak noktalar, gökkuşağı renklerinde olabilir. Çünkü ışığın kırılması sırasında renk paleti açılır.
En sık sabah erken ya da akşam geç saatlerde görülür. Soğuk hava koşulları, yalancı güneş oluşumunu destekler. Bu nedenle, kış aylarında ya da kutup bölgelerinde daha sık görülür. )
- GÜNLÜK KONUŞMALARIN SIRADANLIĞINDA/YALINLIĞIYLA:
AMAÇLI ile/ve/||/<> BİLEREK ile/ve/||/<> BİLMEDEN ile/ve/||/<> BÜTÜNLÜKLÜ
( Reklam. İLE/VE/||/<> Evlilik. İLE/VE/||/<> Dostluk. İLE/VE/||/<> Sanat. )
( Kitlelere "oynanıyorsa". İLE/VE/||/<> Saygıyla bütünleşilecekse. İLE/VE/||/<> Sevgiyle yaklaşılıyorsa. İLE/VE/||/<> Susulabiliyorsa. )
( )
- GUNN DIODE[İng.] / DIODE DE GUNN[Fr.] / GUNNSCHE DIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= GUNN DİYOTU
- GUNN EFFECT[İng.] / EFFET GUNN[Fr.] / GUNN-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= GUNN ETKİSİ
- GÜNÜ, GÜNÜNE EŞİT OLAN ve/> ÂN'I, ÂN'INA EŞİT OLAN
- GURBETTE OLDUĞUNU:
ANLAMAYAN/ANIMSAMAYAN değil/yerine ANLAYAN/ANIMSAYAN
- GÜREŞ'TE:
ŞAHİN ile/ve/<> FİL ile/ve/<> ASLAN
( [güreşçiye verilen unvan] 5 rakibini yenen. İLE/VE/<> 7 rakibini yenen. İLE/VE/<> Tüm rakiplerini yenen.
[Moğolistan'da, 1921'den beri, Temmuz ayında kutlanan ve "Naadam" olarak adlandırılan ulusal bayramın üç ana etkinliğinden biri de güreştir.] )
- GURUR = GLORY, SELF-EXALTATION[İng.] = GLOIRE[Fr.] = EHRE[Alm.] = GLORIA[Lat.]
- GÜRZ ile/||/<> GÜRZ-İ GİRÂN ile/||/<> BOZDOĞAN
( Uzun saplı, büyük demir topuz. İLE/||/<> İri, ağır topuz. İLE/||/<> Yeniçeriler tarafından kullanılan ve atların eyerinde asılı duran, altı toplu gürz. )
- GUT-BRAİN İLE GUT-LUNG İLE GUT-SKİN ile/||/<> MİKROBİYOM EKSENLERİ
( Organ sistemleri arası mikrobiyom ilişkisi. )
( Formül: SCFA üretimi )
- GÜVEN:
"KAZANILAN" değil İNŞÂ EDİLEN
- GÜVEN ile APTALLIK
( TRUST vs. FOOLISHNESS )
- GÜVEN ile BEKLENTİ
( Beklenti, bizi güvensiz kılar. )
( Amacınızın herhangi bir beklenti taşımayan salt iyi niyet olduğundan emin olun önce. )
( Elinizde mevcut olandan eminseniz, nihai olana asla ulaşamazsınız. )
( CONFIDENCE vs. EXPECTATION )
- GÜVEN ile ÇOKLUĞA GÜVEN
( TRUST vs. TRUST TO THE ABUNDANCE )
- GÜVEN = CONFIDENCE[İng.] = SÉCURITÉ[Fr.] = ZUVERSICHT[Alm.] = SECURITAS[Lat.]
- GÜVEN ile DAYANMA
( Güvenmek, sırtını dayama anlamında bir rahatlık/saptırma gerekliliği ya da anlamına gelmez. )
( İyiye güven duymak olumludur. )
( Güven, özgüven/enerji getirir. )
( Güven, deneyimle birlikte gelir. )
( Yoğun bir deneyim yaşayan insan güven ve cesâret yayar. )
( GÜVEN: İnancın bilincinde olmak. )
( Hayatın her yolunda, başlangıçta güven esastır. )
( Kendi düşünce berraklığınıza, amaçtaki safiyetinize ve eylemdeki dürüstlüğünüze güvenin. )
( Kişiye dayanma, ölür; ağaca dayanma, kurur. )
( Ona güven ama dayanma! [Trust but do not rely!]
CONFIDENCE vs. RELY
Energy comes vs. confidence.
Confidence comes vs. experience.
In every walk of life initial trust is essential. )
( SECURITAS cum ... )
- GÜVEN ve/||/<> DERİNLİK ve/||/<> SEVGİ
( Söz ile yapılan iyilik. VE/||/<> Düşünce ile yapılan iyilik. VE/||/<> Vererek yapılan iyilik. )
- GÜVEN ile/ve/<> İNANÇ
( TRUST vs./and/<> BELIEF )
- GÜVEN ile/ve/<> İNANDIRICILIK
( TRUST vs./and/<> PLAUSIBILITY )
- GÜVEN ve/<>/< ÖZEN
( TRUST and/<>/< CARE )
- GÜVEN ile/ve/||/<>/< ÖZGÜVEN
( Özgüveni olmayana, kimse güvenmez. )
- GÜVEN ile/ve/değil/<> SAYGINLIK(İTİBAR)
( [not] TRUST vs./and/but/<> ESTEEM, REPUTATION )
- GÜVEN ile/ve/değil/||/<>/< SONUÇ
- GÜVEN ile/ve/||/<> SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK
- GÜVEN" ve/||/<>/> UÇURUM
( Düşebileceğimiz en derin uçurum. )
- GÜVEN ile/>< ÜMİTSİZLİK
- GÜVENCE ile GARANTİ ETMEK ile EMİN ile KEFİL
( ASSURANCE vs. ASSURE vs. ASSURED vs. ASSURER )
( اطمينان ile پشتگرمي ile خاطرجمعي ile يقان ile پشت گرمي ile مطمئن کردن ile خاطرجمع کردن ile خاتر جمع کردن ile اطمينان دادن ile مطمئن ساختن ile بيمه شده ile اطمينان دهنده )
( ETMYNAN ile POSHTGARAMY ile KHATRAJMAY ile يقان ile POSHT GARAMY ile MOTMAEN KARDAN ile KHATRAJMA KARDAN ile KHATAR JAM KARDAN ile ETMYNAN DADAN ile MOTMAEN SAKHTAN ile BEYMAH SHODEH ile ETMYNAN DAHANDEH )
- GÜVENCE ile/ve/||/<>/> TATMİN
- GÜVENLİ ile/ve TEKİN
( ... İLE/VE Boş, içinde kimse bulunmayan. | Güvenilir (kişi, yer). | İçinde doğaüstü "varolanlar" bulunmadığına inanılan (yer). | Eski Türklerde bir babanın taşınmaz mallarının mirasçısı olan en küçük oğlu. )
- GÜVENLİK ile/ve/||/<> DÜZEN
- GÜVENLİK ile/ve/||/<>/>/< GÜVEN
- GÜVENSİZ BAĞLANMADA:
KARARSIZ ile KAÇINGAN
- GÜVERCİN ile ALASUN
- GÜVERCİN ile GÖÇMEN GÜVERCİN
( ... İLE Ne yazık ki, soyu tükenmiştir. :( )
( ... cum ECTOPISTES MIGRATORIUS )
- GÜVERCİN ile GUGUK KUŞU
( )
( COLUMBA cum CUCULUS CANORUS )
- GÜVERCİN ile JAMBU
( ... ile
)
- GÜVERCİN ile KAYA/YABANİ/BAYAĞI GÜVERCİNİ
(
)
( Evcil güvercinler renk ve desen olarak çok fark gösterir. İLE İki kanadında, iki siyah çubuk dışında soluk gri renklidir. )
( Yaban ortamında, kayalıklar, yuvalama ve üreme için kullanılır. )
( Kökeni Avrupa, Kuzey Afrika ve Asya'nın Batı'sına dayanan kaya güvercini, dünya üzerindeki kentlere yerleşmiştir. )
( COLUMBA cum COLUMBA LIVIA )
- GÜVERCİN/KÖGÜRÇGÜN[dvnlgttrk] ile KUMRU/HAKURAN
( Cebrail[RUH'ÜL KUDÜS]'i simgeler. İLE ... )
( YEMÂME[Ar.]: Ehlî güvercin. )
( PALAZ: Güvercin yavrusu. )
( MUTÂAME: Güvercinlerin öpüşmesi.
HAMÂME, VERKA[çoğ. VERÂKI] ile KUMRÎ[çoğ. KAMÂRÎ] )
( KEBÛTER, KEFTER, MÜRG-İ NÂME-BER ile ... )
( PIGEON[< SQUAB] vs. DOVE )
( COLUMBA cum STREPTOPELIA )
- GÜVERCİN ile MAĞ, PAL, TAHTALI
- KEKLİK ile BAYAĞI KAR KEKLİĞİ/RİEKKO
( ... cum LAGOPUS LAGOPUS )
- GÜVERCİN ile YOLCU GÜVERCİNi
( PIGEON vs. PASSENGER PIGEON )
- GÜZEL/ÇİRKİN diye bir şey yok!
( There is no "BEAUTIFUL"/"UGLY"! )
- GÜZEL İNSAN değil/yerine KİŞİDEKİ(/İNSANDAKİ) GÜZELLİK
- GÜZEL (OLAN) ile/değil İSTEDİĞİM GİBİ (OLAN)
( [not] THE BEAUTIFUL vs./but WHICH/WHAT I WOULD LIKE TO )
- GÜZEL ile/ve/değil AHSEN
( ... İLE/VE/DEĞİL Güzellerin güzeli. | Kaybedilemeyecek derecede güzellik. )
- GÜZEL = GÖZ-EL = BEAUTIFUL[İng.] = BEAU[Fr.] = SCHÖN[Alm.] = KALOS[Yun.] = HERMESO/SA, BELLO[İsp.]
- GÜZELLEŞMEK ile GELİŞEN ile GELİŞEN İŞ ile GELİŞME DURUMU
( FLOURISH vs. FLOURISHING vs. FLOURISHING BUSINESS vs. FLOURISHING CONDITION )
( معمور ile آباد کردن ile شکوفايي ile رونق يافتن ile آباد شدن ile نشو و نما کردن ile برومند شدن ile آبادان ile آباد ile کسب با رونق ile آبادي )
( MAMOR ile ABAD KARDAN ile SHKOFAYY ile RONGH YAFTAN ile ABAD SHODAN ile NESHO VE NAMA KARDAN ile BOROMAND SHODAN ile ABADAN ile ABAD ile KASB BA RONGH ile ABADY )
- GÜZELLİK:
İZLENİLEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/> YAŞANILAN
- GÜZELLİK ile/ve/< DÜZEN
( GÜZELLİK: GERÇEĞE ÖZGÜ İNCELİĞİN PARLAKLIĞI [HAKİKATİN ŞÂŞA-İ LETÂFETİ - RECAİZÂDE EKREM BEY] )
( BEAUTY vs./and/< ORDER )
( YOUMEI ile/ve/< ... )
- GÜZERGÂH/[Fars.]/ROTA[İt.]/DESTİNASYON[İng. < DESTINATION] değil/yerine GEÇEKYOL, İZLENİLEN YOL
- GVKY/GENERAL DATA PROTECTION REGULATION[İng.] değil/yerine/= GENEL VERİ KORUMA YÖNETMELİĞİ
- H-H-REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= H-H TEPKİMESİ
- HABEN[Ar.] ile HABEN[Ar.]
( Karında su toplanmasından ileri gelen bir hastalık, siroz. İLE Kasma, kısaltma. | Aruzda, "fâilâtün"den "ât" hecesini çıkararak "fâilün" veznine sokma. )
- HABER VERMEK:
GEÇMİŞTEN ile GELECEKTEN
( Herkes. İLE Peygambere özgü. )
- HABERCİ OLDUĞUNU:
BİLEN ile/ve/değil BİLMEYEN
- HABER-İ SÂDIK:
PEYGAMBERDEN ile/ve/||/<>/> MÜTEVÂTİR
- HABILITATION[İng.] değil/yerine/= HABİLİTASYON
( Habilitasyon, Asya ve Avrupa ülkelerinin bazılarında, en yüksek dereceli akademik bir prosedür olarak tanımlanabilmektedir. Aday, üniversite tarafından belirlenmiş olan araştırma, ileri eğitim gibi belirli kriterleri yerine getirmiş olmalıdır. Geçerli olduğu ülkelerde ilgili kriterleri yerine getiren kişiler, "Privatdozent" unvanını almakta ve bu unvan, kısaca PD Dr. olarak gösterilmektedir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HABİTAT ile HABİTÜASYON ile HABİTÜEL ile HABİTÜEL ABORTUS
( Doğal ortam, yaşama alanı. İLE Alışkanlık. İLE Alışkanlık. İLE Yineleyen. İLE Yineleyen düşük. )
- HABL-İ METÎN -ile
( ALLAH'IN KOPMAZ İPİ | İSLÂM DÎNİ )
- HÂCE[Ar. < HÂCET] ile HÂCE[Fars. | çoğ. HÂCEGÂN]
( Gereklilik, ihtiyaç, lüzum. İLE Hoca, efendi, ağa, çelebi, sahip, muallim, öğretmen, müderris. | Tüccar. )
- HACEREYN ve/||/<> NESÎK
( İki taş.[Altın ve gümüş.] VE/||/<> Altın. | Gümüş. )
- VOLUME[İng.] / VOLUME[Fr.] / RAUMINHALT, VOLUMEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HACİM
- TEVESSÜ[Osm.] / EXPANSION VOLUMIQUE[Fr.] / DYNAMIKDEHNUNG, DYNAMIKEXPANSION[Alm.] ile/değil/yerine/= HACİMCE GENLEŞME
- VOLUMIC EXPANSION[İng.] / VOLUMENAUSDEHNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HACİMSEL GENLEŞME
- HADAR ile/ve/||/<> SÜKÛN
- HADEME/MÜSTAHDEM değil/yerine/= ODACI/İŞGÖREN
- HADİS ile/ve HADÎS-KEŞFEN
( Kıyamete kadar tazeliğini kaybetmeyen haber, söz; Hz. Muhammed'in sözü(Bu sözlerin ilmi, anlamı Hak'dan, lafzı Resûllullâh'a muzaffer.) İLE İnsana gerek yakazada ve gerek menâmda vahiy ya da işitme suretiyle, Hz. Muhammed'den gelen söz, haber. )
- HADRON[İng.] / HADRON[Fr.] / HADRON[Alm.] ile/değil/yerine/= HADRON
- HADRON ile/||/<> MEZON
( Hadron kuarklardan (baryon+mezon) İLE mezon kuark-antikuark. )
( Formül: Bileşik İLE qq̄ )
- HÂFİYEN ile HAFİYYEN
( YALINAYAK OLARAK | İKRÂM EDEREK ile GİZLİDEN, GİZLİCE, SAKLI OLARAK )
- HÂFİYEN[Ar.] ile HAFİYYEN/HAFİYYETEN[Ar.]
( Yalınayak olarak. | İkrâm ederek. İLE Gizliden, gizlice, saklı olarak, âşikâr olmayarak. )
- HAGEN-RUBEN RELATION[İng.] ile/değil/yerine/= HAGEN-RUBEN BAĞINTISI
- RELATION DE HAGEN-RUBENS[Fr.] / HAGEN-RUBENS-BEZIEHUNG, HAGEN-RUBENS-RELATION[Alm.] ile/değil/yerine/= HAGEN-RUBENS BAĞINTISI
- HAIDINGER FRINGES[İng.] / FRANGES DE HAIDINGER[Fr.] / HAIDINGER-FRANSEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HAİDİNGER SAÇAKLARI
- HAİN değil/yerine/= SATKIN
- HAİNLİK(TEN) ile/değil KORKU(DAN)
- HAK ETMEK ile TERFİYİ HAK ETMEK ile HAK EDEN
( DESERVE vs. DESERVE PROMOTION vs. DESERVING )
( شايسته بودن ile لايق بودن ile لايق کردن ile استحقاق داشتن ile شايستگي داشتن ile سزيدن ile مستحق بودن ile سزاوار بودن ile مستحق ترفيع بودن ile لايق ile بسزا ile سزاوار ile مستوجب ile مستحق )
( SHAYSETEH BODAN ile LAYGH BODAN ile LAYGH KARDAN ile ESTAHAQAQ DASHTAN ile SHAYSATGY DASHTAN ile سزيدن ile MOSTAHGH BODAN ile SEZAVAR BODAN ile MOSTAHGH TARFYE BODAN ile LAYGH ile BESEZA ile SEZAVAR ile MOSTOJEB ile MOSTAHGH )
- HAK GÖZETME ile VİCDAN
- HAK ile/ve/değil/yerine/||/<> OLANAK//İMKÂN
( [not] RIGHT vs./and/but POSSIBILITY
POSSIBILITY instead of RIGHT )
- HAKAN ile HAN
- HAKİKAT ve/||/<>/= TAŞ/BİTKİ/HAYVAN
- HAKİKA-TEN değil/< HAKİKATEN
- HAKİKATEN[Ar. + Fars.] ile HAKİKATTEN[Ar. + Tr.]
( Arapça olan Hakikat sözcüğünün, Farsça olan -en eki kullanılarak hakikate ilişkin/ait olarak. İLE Hakikat sözcüğüne, Türkçe "-den" eki kullanılarak temel/esas/öz ile ilgili, oradan[hakikatten] olan[bilgi/haber/durum/(")deneyim(")]. )
- HAKİKATEN/SAHİDEN değil/yerine/= GERÇEKTEN
- HAKİKATİ İFADE EDEN ile HERŞEYİ/HERKESİ BAĞLAYICI
- HAKİKATTE:
YALAN ile/ve/||/<> YANLIŞ
- HAKİKİ OLMAYAN ile/değil/yerine/>< HAKİKİ
( Yinelemesinde yiten. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Yinelemesinde yitmeyen. )
- HAKİKÎ değil/yerine/= ÖZUYGUN
- HAKİM ... ile BASKIN ...
- HAKİM/HÜKÜMRAN değil/yerine/= EGEMEN
- HAKİMİYET ile BASKIN ile HAKİM OLMAK ile EGEMENLİK
( DOMINANCE vs. DOMINANT vs. DOMINATE vs. DOMINATION )
( غلبه ile تفوق ile حاکمه ile چيره ile حکم فرما ile حکمفرما ile غالب ile تسلط داشتن ile تفوق جستن ile تسلط يافتن ile تفوق يافتن ile مسلط شدن ile مستولي شدن ile استيلاء يافتن ile مستولي گرديدن ile استيلاء ile سلطه ile تسلط ile تحکم )
( GHLEBEH ile تفوق ile HAKAMEH ile CHYRAH ile حکم فرما ile HOKMFARMA ile GHALEB ile TASALT DASHTAN ile TAFOGH JASTAN ile TASALT YAFTAN ile TAFOGH YAFTAN ile MOSALT SHODAN ile MOSTOLY SHODAN ile ESTYLA YAFTAN ile MOSTOLY GARDYDAN ile استيلاء ile SALTEH ile TASALT ile TAHKAM )
- HAKK ve/||/=/<> VARLIK ve/||/=/<> İNSAN
( Varlıkbilimsel. VE/||/=/<> Bilgibilimsel. )
( Kişinin sırrı. VE/||/=/<> Hakk'ın zâhiri. )
- HAKKATEN" değil HAKİKATEN
- ... HAKKI İÇİN değil HAKKI BÂKÎ OLSUN/KALSIN
- HAKKINDA KİTAP YAZILAN İLK SULTAN -ile
( I. AHMED )
- HAKLI OLAN ile/değil/yerine AKLI OLAN
- HAKLI OLAN ile/ve/değil/yerine/||/<> HAKÇA OLAN
- HAKLISIN yerine DOĞRU
- HAKLISIN ile/değil O KONUDA HAKLISIN
- HAKLISIN!/YANLIŞSIN! değil DOĞRU!/YANLIŞ!
- ZUSTANDS FUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= HÂL FONKSİYONU
- HAL ile/ve AN
- HAL ile/ve AN
- HAL ve/< ÂSÂN[Fars.]
( Durum. VE/< Kolaylık. )
- KİŞİ/İNSAN:
HAL ve/<> HAL
- HÂL ve/> TEMKİN ve/> SÜKÛN
- HÂLÂ ile HÂLEN
- HÂLÂ ile/ve/değil/||/<> HER ZAMAN
- HALAT ile SARDUN[Yun.]
- HALAY ile HORON
( Doğu'da. İLE Karadeniz'de. )
- HALAZONE[İng.] / HALOZONE[Fr.] / HAFNIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= HALAZON
- HÂLEN değil/yerine/= ŞİMDİ/ŞİMDİLİK
- HALEP ve/> ARŞIN
( Orada. [ise] VE/> Burada. )
- HALEP" ile/ve/||/<>/> "ARŞIN"
( Halep, orada ise arşın, burada. )
- HALÎL[Ar.] ile HALÎL[Ar. çoğ. AHİLLÂ, HULLÂN]
( Koca, zevç. İLE Samimi.[dost] | Hz. İbrahim. )
- HALİME ile HALİME HATUN
( HALIMEH vs. HALIMEH KHATUN )
( حليمه ile حليمهخاتون )
( HALYMAH ile حليمهخاتون )
- HÂLİYEN[Ar.] ile HÂLİYEN[Ar. < HÂLÎ]
( Şimdiki zamanda/halde. İLE Boş olduğu halde, boş olarak. )
- HALLER ORGAN[İng.] değil/yerine/= HALLER ORGANI
( Kenelerde, konukçu hayvanın bulunmasına yarayan, yağ asitlerine duyarlı kimyasal almaçtır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HALLETMEK ile DİKKATLİ DAVRANIN ile ELLEÇLEME ile İŞLERİN HALLEDİLMESİ ile EL LİSTESİ
( HANDLE vs. HANDLE WITH CARE vs. HANDLING vs. HANDLING OF AFFAIRS vs. HANDLIST )
( دسته ile سرو کار ile قبضه شمشير ile جادستي ile رفتار کردن ile دستينه ile ادارهکردن ile دستگيره ile با احتياط دست بزنيد ile رتق ile رسيدگي ile رتق و فتق امور ile فهرست مختصر )
( DASTEH ile SORO KAR ile GHABZEH SHMASHYR ile جادستي ile RAFTAR KARDAN ile DASTYNAH ile EDARECKARDAN ile DASTGYRAH ile BA EHTYAT DAST BOZANYD ile RATAGH ile RESYDEGY ile RATAGH VE FOTEGH AMOR ile FANPAREST MOKHTASR )
- HALLUCINATION vs. SIMULATION
- HAL(L)ÜSİNASYON ile HAL(L)ÜSİNOJEN
( varsanı, sanrı. İLE Varsanıya yol açan, sanrıya yol açan. )
- HALO-[İng.] / HALO-[Fr.] / HALL-VERFAHREN[Alm.] ile/değil/yerine/= HALO-
- HALOGEN ACIDS[İng.] / HALOGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HALOJEN ASİTLERİ
- HALOGEN[İng.] / HALOGÉN[Fr.] / HALO-[Alm.] ile/değil/yerine/= HALOJEN
- HALOGENATION[İng.] / HALOGÉNATION[Fr.] ile/değil/yerine/= HALOJENLENME
- HALOGENS[İng.] / HALOGÉNES[Fr.] / HALOGEN SÄUREN[Alm.] ile/değil/yerine/= HALOJENLER
- HALONIUM ION[İng.] ile/değil/yerine/= HALONYUM İYONU
- HALOTHANE[İng.] ile/değil/yerine/= HALOTAN
- HALOTHENE[İng.] ile/değil/yerine/= HALOTEN
- HALÜSİNASYON GÖRMEK ile HALÜSİNASYON ile HALÜSİNASYON YARATAN ile HALÜSİNOZ ile HALÜSİNASYONLU
( HALLUCINATE vs. HALLUCINATION vs. HALLUCINATORY vs. HALLUCINOSIS vs. HALLUCINOUS )
( هذيان گفتن ile هذياني گفتن ile توهم ile توهمي ile توهم گير کردگي ile هذيان آور )
( NPAZYAN GOFTAN ile NPAZYANY GOFTAN ile TOUHOM ile توهمي ile TOUHOM GYR KARDEGY ile NPAZYAN AVAR )
- HALÜSİNASYON[Fr. < HALLUCINATION] değil/yerine/= SANRI
- HALÜSİNASYON ile SİMÜLASYON
( HALLUCINATION vs. SIMULATION )
- HALÜSİNASYON değil/yerine/= VARSANI
- HALVET ile ERBAİN
( Müridlere uygulanan. İLE Mürşidlerin, kâmillerin uyguladığı. )
- [ne yazık ki]
HAMAKAT/AHMAK ile/ve/||/<> İHANET/HAİN
- HAMEDAN ile HAMEDAN
( HAMADAN vs. HAMADANIAN )
( همدان ile همداني )
( NPAMDAN ile NPAMDANY )
- HAMÎL[Ar.] ile DAMÎN[Ar.]
- HÂMİL[Ar.] değil/yerine/= TAŞIYAN
- HAMILTONIAN EQUATIONS[İng.] / ÉQUATIONS D'HAMILTON[Fr.] / HAMILTONSCHE GLEICHUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HAMİLTON DENKLEMLERİ
- HAMILTON'S PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE D'HAMILTON[Fr.] / HAMILTONSCHES PRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= HAMİLTON İLKESİ
- HAMILTONIAN FUNCTION[İng.] / HAMILTONSCHE FUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= HAMİLTON İŞLEVİ
- HAMILTON ve/||/<>/> MAXWELL
- HAMMADDE ile ÜRÜN
- HAMSİ ile HAMSİN ile HAMSİ EZMESİ ile HAMSİ ÇORBASI ile HAMSİLİ PİLAV ile HAMSİ BUĞULAMA
- HÂN -ile
( Yemek, yemek sofrası. )
- HAN ile HAN BEKÇİSİ
( INN vs. INN KEEPER )
( سراي ile مسافر خانه ile مسافرخانه ile رباط ile مهمان خانه ile مهمانخانهدار )
( SARAY ile MOSAFER KHANEH ile MOSAFARKHANEH ile RABAT ile MOTEOMAN KHANEH ile MOTEOMANAKHANEHDAR )
- HÂN[Fars.] ile HÂN[Fars.] ile HÂN[Fars.] ile -HÂN[Fars.]
( Hükümdar, hakan. İLE Kervansaray, otel. | Büyük kentlerde, serbest mesleklerde çalışanların, oda ya da daire tutup çalıştıkları birkaç katlı yapı. | Dükkân, meyhane. İLE Yemek sofrası, üstüne yemek konulan tepsi, sini. | Aşçı dükkânı. | Yemek. İLE Okuyan, okuyucu, çağıran. )
- HAN ile HANE/LİK ile HANİ ile HANELİ ile HANT HANT
- HAN ile HANLAR
( KHAN vs. KHANS )
( خان ile خوانين )
( خان ile KHANYNE )
- HANÂN[Ar.] ile HÂNÂN[Fars. < HÂN]
( Yürek yufkalığı, acıma, merhamet. İLE Hükümdarlar, hanlar. )
- HANDÂN[Fars.] ile HÂNDE-KÂR[Fars.] ile HANDE-RÎZ[Fars.] ile HANDE-RÛY[Fars.] ile HANDE-ZEN[Fars.]
( Gülen, gülücü, güler, sevinçli. | Sürekli gülen. İLE Gülen, gülücü. İLE Gülüp duran. İLE Güleryüzlü. İLE Gülen. )
- HANE[Fars.] ile/||/<>/> HANEDAN[Fars.]
- HANEDÂN ile HANEDÂN ile HANEDÂN
( KÖKTEN ASÎL VE BÜYÜK AİLE, OCAK ile CÖMERT ile KAPISI AÇIK )
- HANEDAN ile HANEDAN ile HANEDAN
( DYNAST vs. DYNASTIC vs. DYNASTY )
( سردودمان ile دودماني ile سلسلهاي ile دودمان ile خاندان ile سرسلسله ile سلسله )
( SARDODMAN ile DODMANY ile SALSALEYAY ile DODMAN ile KHANDAN ile SARSALSALEH ile SALSALEH )
- HANEDÂN değil/yerine/= SOY
- HANEDANLIK değil HANEDAN
- HANGİ İNSAN" ile/değil KAÇ KİŞİ (...DAN KURTULABİLMİŞ?)
- HANGİLERİNLE/N değil HANGİLERİYLE
- HÂNMÂN -ile
( EV BARK, OCAK )
- HANNÂN -ile
( ÇOK ACIYAN, ÇOK ACIYICI [ALLAH'IN ADLARINDAN] )
- HANNÂN ile/ve/+ MENNÂN ile/ve/+ DEYYÂN ile/ve/+ SÜBHÂN
( Hakk yönünden. İLE/VE/+ Halk yüzünden. İLE/VE/+ ... İLE/VE/+ Hakikatte. )
( FİRAVUN ile/ve/+ KÂRUN ile/ve/+ BELÂM ile/değil/yerine KENDİN )
- HANÜMAN[Fars.] değil/yerine EV/BARK/OCAK
- HANUS SOLUTION[İng.] / HANUS LÖSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HANUS ÇÖZELTİSİ
- ANYAYI KONYAYI ('YI GÖRMEK/GÖRÜRSÜN!) değil HANYA-KONYA ('YI GÖRMEK/GÖRÜRSÜN!)
( Neyin ne olduğunu ve nasıl olduğunu/olmadığını görmek/anlamak. )
( Hanya: Girit adasında bir kent. [ANYA değil HANYA!] )
- HAPPEN :/yerine OLMAK, MEYDANA GELMEK
- INCLUSION[İng.] / INCLUSION[Fr.] / EINSCHLUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= HAPSETME
- HAPTİK DISKRİMINASYON/HAPTIC DISCRIMINATION[İng.] değil/yerine/= DOKUNSAL AYIRT ETME
- HARBİDEN yerine GERÇEKTEN
- TONKETTEN, MÖRTELMISCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HARÇLAMA
- HARDY-RAMANUJAN ile/||/<> ERDŐS-KO-RADO
( H-R asimptotik formül, E-K-R kombinatorik set. )
( Formül: Partisyon İLE intersection )
- HARDY-WEİNBERG İLE WRİGHT-FİSHER İLE MORAN ile/||/<> POPÜLASYON GENETİĞİ MODELLERİ
( Popülasyon genetiğinde kullanılan farklı matematiksel modeller. )
( Formül: p² + 2pq + q² = 1 )
( G.H. Hardy tarafından 1908 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1877-1947) (Ülke: İngiltere) (Alan: biyoloji) )
- HAREKET/AKSİYON değil/yerine/= DEVİM/DEVİNİM
- HAREKET EDEN/ETTİREN ile/ve DEĞİŞEN
( Bir cismin belirli konumlarda belirli aralıklarda bulunması. İLE/VE ... )
( * Hareket nedir? * Şey nedir? * İlke nedir? * Aralarındaki ilişki nedir? İLE/VE Değişenin bilgisi elde edilebilen şey değildir, kesin olarak elde edilemez. )
( ACTIVATOR vs./and ALTERATION )
- HAREKET ve/<> SÜKÛN
( Kendi halini/yerini bulmak/bulmaya çalışmak. VE/<> Tamamlanma. )
( Hareket, sükûn ister. VE/<> Sükûn/et, hareketin ademidir/yokluğudur. )
( Kasların, harekete; zihnin, sükûna gereksinimi vardır. )
( Özde, hareket aranmaz/"bulunmaz". )
( DOĞA: Hareketin yasalarının bilimi. )
( HAREKET: Doğal yerinde bulunmama. )
- HAREKET ve/> YÖN
( Hareketin başladığı andan itibaren yön oluşmaya başlar. )
( Hareketin, yöne gereksinimi vardır. )
( Yön, İbni Sinâ'nın tüm kitapları, ayrı ayrı ve başlı başına bir bölümdür. )
( MOVEMENT and/> DIRECTION )
- HAREKETTE YETENEK:
ÖNGÖRÜLEBİLİR ile/ve/||/<> ÖNGÖRÜLEMEYEN
- HAREM ile/ve/<> HAREMEYN
( EHLİ DIŞINDA GİRMESİ YASAK OLAN YER ile/ve/<> MEKKE İLE MEDÎNE-İ MÜNEVVERE [MÜSLÜMAN OLMAYANLAR GİREMEZ )
- HAREM ile/||/<> HAREM-İ HÜMÂYUN ile/||/<> HATUN ile/||/<> MELİKA ile/||/<> KARİN ile/||/<> KURENA ile/||/<> VALİDE SULTAN
( Saray ve konaklarda kadınlara ayrılan yer. İLE/||/<> Topkapı Sarayı'nın harem dairesine verilen ad. İLE/||/<> Yüksek makamdaki kadınlara ve hakan eşlerine verilen ad. İLE/||/<> Padişah karısı. İLE/||/<> Padişah yakınlarına ve emrinde bulunanlara verilen ad. İLE/||/<> Padişaha yakın olan görevliler, mabeyinciler. İLE/||/<> Padişahın annesine verilen ad. )
(1996'dan beri)