Bugün[10 Nisan 2026]
itibarı ile 15.203 başlık/FaRk ile birlikte,
15.203 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(19/62)


- CRITICAL RATIO[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK ORAN


- CRITICAL EXTINCTION[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK SÖNÜM


- CRITICALITY EQUATION[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİKLİK DENKLEMİ


- ELEŞTİRİYİ "SAĞLAMAK/SAĞLAYAN" değil ELEŞTİRİYE NEDEN OLMAK/OLAN


- ELEŞTİRMEN ile KRİTİK ile KRİTİK NOKTA ile KRİTİK DEĞER ile ELEŞTİRMEK ile ELEŞTİRİ ile ELEŞTİRMEK ile ELEŞTİRMENLER

( CRITIC vs. CRITICAL vs. CRITICAL POINT vs. CRITICAL VALUE vs. CRITICISE vs. CRITICISM vs. CRITICIZE vs. CRITICS )

( عيب گور ile نقدگر ile نکوهشگر ile انتقاد کننده ile نکته گير ile نقاد ile سخن سنج ile منقد ile منتقد ile منتقدانه ile وخيم ile انتقاد آميز ile خرده بين ile بحراني ile نقطه بحراني ile ارزش بحراني ile انتقادکردن ile نکوهش ile نقدگري ile نکته گيري ile اظهارنظر شديدوتند ile انتقاد ile انتقاد لفظي ile سخن سنجي ile ايراد گرفتن ile بباد انتقاد گرفتن ile ببادانتقاد گرفتن ile صرافي کردن ile انتقاد کردن ile نکته گرفتن ile نکوهش کردن ile ادبا )

( EYBE GOR ile نقدگر ile نکوهشگر ile ENTEGAD KONANDEH ile NEKTEH GYR ile NAGHAD ile SOKHAN SANJ ile منقد ile MONTEGHAD ile MONTEGHDANEH ile VAKHYM ile ENTEGAD AMYZ ile KHARDEH BEYNE ile BAHRANY ile NAGHTEH BAHRANY ile ARZESH BAHRANY ile ENTEGADKARDAN ile NAKUHOSH ile NAGHODEGARY ile NEKTEH GYRY ile EZEHARNAZAR SHODYDOTAND ile ENTEGAD ile ENTEGAD LAFZY ile SOKHAN SANJY ile AYRAD GARAFTAN ile BEBAD ENTEGAD GARAFTAN ile BEBADANTEGAD GARAFTAN ile SARAFY KARDAN ile ENTEGAD KARDAN ile NEKTEH GARAFTAN ile NAKUHOSH KARDAN ile ADBA )


- ELEVASYON/ELEVATION[İng.] değil/yerine/= KALDIRMA | YÜKSELME


- ELICIT vs. INTERROGATE vs. INQUIRE vs. INVESTIGATE vs. QUESTION


- ELİF ile/||/<> LÜTFEN


- ELİK/TECEN ile/ve ŞAMUA

( Dağ keçisi. İLE/VE Bir tür dağ keçisi. )


- ELİMİNASYON[Fr. < ÉLIMINATION] değil/yerine/= ELEME


- ELIMINASYON/ELIMINATION[İng.] değil/yerine/= ELEME | ÇIKARTIM


- ELİMİNE ile ELİMİNASYON


- ELİNDE GETİREN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< AKLINDA GETİREN

( Karnında götürür. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Gönlünde götürür. )


- ELİNE SAĞLIK ile/ve ELLERİN DERT GÖRMESİN!


- TAKATTUB-İ BEYZÎ[Osm.] / ELLIPTICAL POLARIZATION[İng.] / POLARISATION ELLIPTIQUE[Fr.] / ELLIPTISCHE POLARISIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELİPTİK KUTUPLANMA


- ELİT[Fr. < ÉLITE] değil/yerine/= SEÇKİN


- ELLİ BİN ile/değil YEDİ BİN


- ELLİPTİC FUNCTİON ile/||/<> MODULAR FUNCTİON

( Elliptic çift periyodik, modular modüler grup. )

( Formül: Doubly periodic İLE modular group )


- ELMAS[Ar., Fars. < Yun.] ve PLATİN[İsp.]

( Billurlaşmış arı karbon. | Mücevher olarak kullanılan, saydam, değerli taş. İLE Atom numarası 78, atom ağırlığı 195.23 olan, 21,4 yoğunluğunda, 1755 °C'de ergiyen, kolay işlenen, çok dayanıklı, değerli bir öğe. [Simgesi: Pt] )

( ÂB-GÎNE ve ... )


- ELMAS'TA:
SIRÇA ile/ve KARAVANA ile/ve PERO ile/ve ROZA ile/ve CULLINAN

( Ham. İLE/VE Yassı ve ince. İLE/VE Armut biçiminde tek parça. İLE/VE Pembe. Hollanda taşı. İLE/VE Dünyanın en büyük elması. Afrika yıldızı. Yapuk. )


- ELONGASYON/ELONGATION[İng.] değil/yerine/= UZATMA


- ELUENT SUPPRESSOR COLUMN[İng.] ile/değil/yerine/= ELUENT BASKILAYICI KOLON


- ELÜSYON ile/||/<> ELÜSYON

( Yıkayarak ayırma. İLE/||/<> Buharlaşma. )


- ELUTION[İng.] / ÉLUTION[Fr.] / FLUTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ELÜSYON


- ELÜSYON ile/||/<> ELÜZYON

( Yıkayarak ayırma. İLE/||/<> Sıvı birikimi. )


- ELVAN ile EBRÛ


- ELVAN ile ELVAN ELVAN


- ELVAN ve TELVİN

( Doğa. VE Bülbül. )


- EM- ile/||/<> -EMİA/-AEMİA ile/||/<> AP-/APO-/APH- ile/||/<> HEM-/HEMA-/HEMAT-/HEMATA-/HEMATO-/HEMO- ile/||/<> SANGUİ-/SANGUİN- ile/||/<> -PLASMİA ile/||/<> THROMB-/THROMBO-

( Kan. İLE/||/<> Kan, kanla ilgili durum. İLE/||/<> Kan. İLE/||/<> Kan, kanla ilgili. İLE/||/<> Kan. İLE/||/<> Kan plazmasının özel bir durumu ile ilgili. İLE/||/<> Pıhtı ya da trombusla ilgili. )


- EMBOLİZASYON/EMBOLIZATION[İng.] değil/yerine/= TIKAÇLA(N)MA


- EMBRİYO[Fr. < EMBRYON] değil/yerine/= OĞULCUK


- EMBRİYO ile EMBRİYOLOJİ ile EMBRİYONİK ile EMBRİYONİK KATMAN

( EMBRYO vs. EMBRYOLOGY vs. EMBRYONIC vs. EMBRYONIC LAYER )

( گياهک ile مرحله بدوي ile رويان ile گياهک تخم ile جنين ile علقه ile رويان شناسي ile جنيني ile روياني ile غشاء سلولي )

( GYHAK ile MARHALEH BEDOY ile ROYAN ile GYHAK TAKHAM ile JANYNE ile ALGHEH ile ROYAN SHENASY ile JANYNEY ile ROYANY ile GHESHA SELOLY )


- EMBRİYO = RÜŞEYM = EMBRYON


- EMEKLİLİK:
RESEN ile/ve/||/<> İSTEĞE BAĞLI


- EMİN" ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<> BİLMİŞ


- EMİN değil/yerine/= GÜVENİK/GÜVENLİ


- EMİN[Ar.] değil/yerine/= GÜVENLİ


- EMÎN[Ar.] ile ME'MÛN[Ar.]


- EMİN ve/||/<>/> YEMİN

( Eminsek, yemine gerek kalmaz fakat yine de bazen ve bazı koşullarda yemin edilebilir/beklenebilir. [Doğru söz, yeminden ileridir.] )


- EMİR EDEN ile/ve/yerine HİZMET EDEN


- EMİR ile EMİR ABBAS ile EMİR ALİ ile EMİR FARAJ ile EMİR GHOLİ ile EMİR HASAN ile EMİR HÜSEYİN ile EMİR MANSUR ile EMİR MEHDİ ile EMİR RIZA

( AMIR vs. AMIR ABBAS vs. AMIR ALI vs. AMIR FARAJ vs. AMIR GHOLI vs. AMIR HASAN vs. AMIR HOSEYN vs. AMIR MANSUR vs. AMIR MEHDI vs. AMIR REZA )

( امير ile اميرعباس ile اميرعلي ile اميرفرج ile اميرقلي ile اميرحسن ile اميرحسين ile اميرمنصور ile اميرمهدي ile اميررضا )

( AMYR ile اميرعباس ile AMYRALY ile اميرفرج ile اميرقلي ile AMYRAHSAN ile AMYRAHASYNE ile اميرمنصور ile اميرمهدي ile AMYRAREZA )


- EMİR ile/ve İZİN


- EMISSION :/yerine EMİSYON, YAYMA


- EMİSYON[Fr. < ÉMISSION] değil/yerine/= ÇIKARMA


- EMİSYON/EMISSION[İng.] değil/yerine/= DIŞA YAYIM | DIŞA ATIM


- SUCTION[İng.] / SUCCION[Fr.] / SAUGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= EMME


- EMOSYON/EMOTION[İng.] değil/yerine/= DUYGU


- EMOTION :/yerine DUYGU


- IMPEDANCE REFLECTION[İng.] / IMPEDANZREFLEXION[Alm.] ile/değil/yerine/= EMPEDANS YANSIMASI


- EMPLOYEE :/yerine ÇALIŞAN


- EMPLOYER :/yerine İŞVEREN


- EMPOZE ETMEK ile DAYATILAN

( IMPOSE vs. IMPOSED )

( وارد آوردن ile تحميل کردن ile گرانبار کردن ile وارد کردن ile تکليف کردن ile اعمال شده ile تحميلي )

( VARD AVARDAN ile TAHAMYLE KARDAN ile GERANBAR KARDAN ile VARD KARDAN ile TAKLYFE KARDAN ile EMAL SHODEH ile TAHAMYLEY )


- EMPOZİSYON ile/değil PROJEKSİYON


- IMPREGNATION, IMPREGNATE[İng.] / IMPREGNATION, IMPREGNER[Fr.] / IMPRÄGNIEREN, TRÄNKEN[Alm.] ile/değil/yerine/= EMPRENYELEME, EMPRENYE ETME


- EMPROVİZASYON[Fr. < IMPROVISATION] değil/yerine/= DOĞAÇLAMA


- EMPROVİZASYON değil/yerine/= DOĞAÇLAMA


- EMPROVİZE ile EMPROVİZASYON


- EMPTY/VACANT/VAIN/FUTILE vs. ROTTEN


- EMRETMEK ile EMİR VE TEDBİR ile KOMUT DİLİ ile KOMUTAN ile KOMUTAN GENERAL ile BAŞKOMUTAN ile BAŞKOMUTAN ile KOMUTANLIK ile KOMUTANLIK ile KOMANDO ile KOMUTLAR ile KOMUTAN

( COMMAND vs. COMMAND AND INJUNCTION vs. COMMAND LANGUAGE vs. COMMANDER vs. COMMANDER GENERAL vs. COMMANDER IN CHIEF vs. COMMANDER-IN-CHIEF vs. COMMANDERSHIP vs. COMMANDERY vs. COMMANDO vs. COMMANDS vs. COMMANER )

( فرمودن ile تحکم ile امر ile فرمان ile فرماندهي کردن ile امر و نهي ile زبان فرماندهي ile فرمانده ile سردار ile امير ile امر کننده ile فرماندهي کل ile سرفرمانده ile سپهسالار ile سرداري ile محل فرماندهي ile تکاور ile احکام ile آمر )

( FARMODAN ile TAHKAM ile EMR ile FARMAN ile FARMANDEHY KARDAN ile EMR VE NAHY ile ZABAN FARMANDEHY ile FARMANDEH ile SARDAR ile AMYR ile EMR KONANDEH ile FARMANDEHY KEL ile SARFARMANDEH ile SAPPEHSALAR ile سرداري ile MOHAL FARMANDEHY ile TAKAVAR ile AHKAM ile AMAR )


- EMÜLGATÖR ile EMÜLSİYON

( EMULSIFIER vs. EMULSION )

( ماده امولسيون کننده ile شيرابه )

( MADEH AMOLSYVAN KONANDEH ile شيرابه )


- EMULSIFICATION[İng.] değil/yerine/= EMÜLSİFİKASYON

( Emülsifikasyon, karışmayan iki ya da daha fazla sıvının yarı kararlı bir karışım oluşturma amacıyla bir araya getirilmesi işlemidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- EMÜLSİYON/EMULSION[İng.] değil/yerine/= SIVI ASILTI


- SÜBEYE[Osm.] / EMULSION[İng.] / ÉMULSION[Fr.] / EMULSION[Alm.] ile/değil/yerine/= EMÜLSİYON


- EN

( SER-İ ENGÜŞT/SER-ENGÜŞT ile ... )

( DIFFERENCES instead of CONTRARIES/ANTONYMS
OPPOSITION vs./and/> COMEDY
INTERESTING vs. OPPOSITION
OPPOSITION vs. CONTRAST
MINIMUM vs. MAXIMUM
Tips interrupts the motivation!
TIP vs. SIDE
TIP vs./and POWER )

( IN EXTREMIS cum/et IN ULTIMUS )


- EN ANLAMLI YEMİN ile EN BÜYÜK İNTİKAM ile EN ADİ SÖZ ile EN İYİ YANIT

( Söz vermek. İLE Affetmek. İLE "Seni hiç sevmemiştim." İLE Gülüp geçmek. )


- EN AZINDAN ile ile NEYSE Kİ ...


- EN AZINDAN ile BAŞLANGIÇ OLARAK


- EN AZINDAN ... değil EN AZ ...


- EN) BAŞTAN ile/değil (EN) BAŞINDAN


- EN BÜYÜK BEYNE SAHİP OLAN -ile

( KARINCA [Beyinleri, gövdelerinin toplam ağırlığının %6'sını oluşturur.] )


- EN BÜYÜK DÜŞMAN -ile

( ARZU VE İHTİRASLAR )

( En büyük düşman, bakacağın son yerde saklanır. )


- EN BÜYÜK MEYDAN -ile

( NAKŞE CİHAN [İRAN]
( ŞAH MEYDANI ya da İMAM MEYDANI olarak da bilinir. )
( Süsleri ve güzelliği ile ünlüdür. ) )


- EN BÜYÜK ZEHİRLİ HAYVAN -ile

( KOMODO EJDERİ )


- EN ÇİRKİN değil EN CESUR

( Lizzie Velasquez )


- [ne yazık ki]
EN ÇOK KONUŞULANLAR:
MAAŞ ve/||/<> MAÇ ve/||/<> MAGAZİN


- EN ÇOK ÖLDÜREN -ile

( KIR FARESİ )


- EN DEĞİŞKEN -ile

( KENDİ HAKKINIZDA TAŞIDIĞINIZ İMAJ )


- EN DENGELİ ÖRGEN -ile

( EL ile ABCDEF ( Gövdenin tüm kısımlarınınkine nispetle el derisi en dengeli olanıdır. El derisinde, en dengeli olan avuçiçi derisidir. Sonra, sırasıyla parmakların derisi ve onlardan da işaret parmağının derisi ve son olarak en dengeli olan işaret parmağının uc kemiğinin derisidir. Bundan dolayıdır ki, işaret parmağının ve öteki parmakların ucları duyu idraki için en iyi örgenlerdir. )


- EN ENDER KUŞLARDAN -ile

( HORNBILL ( Sandakan - Borneo'da )


- EN EŞİT PAYLAŞILAN -ile

( AKIL )


- EN FAZLA BULUNAN HAYVAN -ile

( PİLİÇ [52 Milyar] )


- EN FAZLA DİŞE SAHİP OLAN -ile

( DEV ARMADİLLO )


- EN İYİ BİLİNEN -ile

( EN İYİNİN GERÇEKLEŞMEDİĞİNİ BİLMEK! )


- EN (İYİ) BİLİNMESİ GEREKEN -ile

( KENDİN! )


- EN İYİ BİLİNMESİ GEREKEN -ile

( HİÇBİR ŞEY BİLMEDİĞİN! )


- EN İYİ İLETKEN -ile

( GÜMÜŞ )


- ASGARÎ İNHİRAF[Osm.] / MINIMUM DEVIATION[İng.] / DÉVIATION MINIMALE[Fr.] / MINIMALE ABWEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EN KÜÇÜK SAPMA


- EN KÜÇÜK YUMURTAYI YUMURTLAYAN -ile

( DEVEKUŞU[Kendi ağırlığının %1.5'undan hafiftir.] )


- EN ÖLÜMCÜLLER:
KÖPEKBALIKLARI değil KURT | ASLAN | FİL | SUAYGIRI | TİMSAH | TENYA(SOLİTER SOLUCAN) | ÇEÇE SİNEĞİ | KATİL BÖCEK | KÖPEKLER[KUDUZLA] | YILAN[ZEHİRİYLE] | BAĞIRSAK SOLUCANI | TATLISU SALYANGOZU[KAN KURTLANMASIYLA] | İNSAN[CİNAYETLE] | SİVRİSİNEK[SITMAYLA]

( )

( [yılda][insan] 10 değil 10 | 100 | 100 | 500 | 1000 | 2000 | 9000 | 12.000 | 40.000 | 50.000 | 60.000 | 110.000 | 475.000 | 725.000 )

( )

( Tatlısu yumuşakçaları ve karındanbacaklılar, her yıl yaklaşık 10.000 kişinin ölümüne neden olan bir hastalık(şistosomiasisin) taşıyıcılarıdır. )

( Çeçe sineğinin sokması, her yıl, özellikle de Afrika'da, yaklaşık 10.000 ölüme neden olmaktadır. Bu böcek, "uyku hastalığı" olarak bilinen tripanosomiasis'ı Afrika'lılara bulaştırmaktadır. )

( Sivrisinekler, sıtma, sarı humma, dang ya da ensefalit gibi bulaşıcı olabilen hastalıklar nedeniyle her yıl 725.000 kişinin ölümüne neden olmaktadır. )


- EN ÖNEMLİ BULUŞ:
YELKEN ve EYEF
( bkz.
Nesneler'de )


- EN SALDIRGAN -ile

( KAPLAN )


- EN SON


- EN ÜST ile EN SON


- EN UZUN DÜĞÜN -ile

( III. Murat'ın, oğlu III. Mehmet için yaptırdığı sünnet düğünü. [ 52 / 56 / 60 / 62 gün olduğu biçiminde rivayet olunur. ] )


- EN UZUN GÜN:
21 ve 22 HAZİRAN


- EN YAVAŞ HAREKET EDEN HAYVAN:
BRADIPUS değil SLOTH

( ... DEĞİL 3 parmaklı, üç tırnaklıdır. Saatte en çok 0.0048 km. hıza ulaşabiliyor. Amerika'da yaşar. )


- EN YOĞUN ÖĞELER(ELEMENTLER):
[1.] OSMİYUM ya da İRİDYUM | [3.] PLATİN
[daha sonra] RENYUM, NEPTÜNYUM, PLÜTONYUM VE ALTIN


- EN YÜKSEK İYİ = HAYR-İ ÂLÂ = SUMMUM BONUM[İng., Lat.] = LE SOUVERAIN BIEN[Fr.] = DAS HÖCHSTE GUT[Alm.]


- EN YÜKSEK SESLİ HAYVAN -ile

( İSPERMEÇET BALİNASI )


- EN ile/ve/değil/<> BİRİCİK


- EN ... değil/yerine DAHA ...

( "Ya, ya da" düşüncesi/zannı/yüklemesi. DEĞİL/YERİNE "Hem, hem de | Ne, ne de" düşüncesiyle/mantığıyla. )

( Durağan. DEĞİL/YERİNE Hareketli. )

( Yapay. DEĞİL/YERİNE Doğal. )

( Sahte. DEĞİL/YERİNE Gerçek. )

( Konfor temelli/odaklı. DEĞİL/YERİNE Yaşam temelli/odaklı. )

( İnorganik. DEĞİL/YERİNE Organik. )


- EN DAM


- EN EN


- EN ile EN
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Aşağıya doğru eğimli yer. İLE Herhangi bir şeyin genişliği. )


- EN ile EN AŞAĞI ile EN AZINDAN


- EN ile/ve/değil EŞİK


- P.F.[Fr.] / S.P.[Alm.] ile/değil/yerine/= E.N.


- EN ile/ve/||/<> TAM

( WIDTH vs./and/||/<> COMPLETE/FULL )


- EN ile/ve TEK

( THE MOST vs./and UNIQUE )


- EN ile UC


- EN ... değil/yerine YETERİNCE ...


- HEYET[Ar.]/ENCÜMEN/KOMİTE[Fr. < COMITE]/KOMİSYON değil/yerine/= YARKURUL/ALT KURUL

( Meclis ya da herhangi bir kurultayda, bazı konuları inceleyerek, varılan sonuçları tartışılmak için genel kurula getirmekle görevli, üyeler arasından oluşturulan altkurul. )


- ENDERÛN ile/ve/||/<> DEHTERÛN


- ENDERUN ile/||/<> ENDERÛN MEKTEBİ

( Devlet görevlilerini yetiştiren okul. İLE/||/<> Osmanlı Devleti'nde devlet görevlilerini yetiştirmek için sarayda açılan ve sadece devşirmelerin alındığı okul. )


- ENDERUN ile ENDERUNLU


- ENDERÛN ve HAREM


- ENDERÛN[Fars.] ile/ve MÂBEYN[Ar.] ile/ve BİRÛN[Fars.]

( Saray mensubu. İLE/VE Arada olanlar. İLE/VE Taşra. )

( Demokrasi, yürütücü tetikçilerin gürültüsü [BİRÛN]; yönetici elitlerin derin sessizliğidir.[ENDERÛN] )

( Saraylarda, harem ve hazine dairelerinin bulunduğu yer. | Büyük sarayların iç bölümü. | Devlet görevlilerini yetiştiren okul. İLE/VE Ara. | Eski konaklarda, Harem ile Selâmlık arasındaki daire. | Sultan sarayında, mabeyncilerin bulunduğu daire. | Sultan sarayı. | İki kişi arasındaki soğukluk. İLE/VE Dışarı. | Dış, harici. | Fazla, dışarıda, hariçte. )


- ENDİKASYON/INDICATION[İng.] değil/yerine/= KULLANIM ALANI | GEREKLİLİK


- ENDO- ile ENDODERM ile ENDOJEN ile ENDOKRİN ile ENDOKRİNOLOJİ ile ENDOKRİNOLOJİK ile ENDOTERMİK ile ENDOTOKSİN

( İç-, iç [ile ilgili]. İLE İç deri, iç tabaka, iç yaprak. İLE İçsel, iç kaynaklı. İLE İç salgı. İLE İç salgıbilim. İLE İç salgıbilim [ile ilgili]. İLE Isı alan. İLE İç ağı/zehir/toksin. )


- ENDOJEN ile ENDOJEN

( ENDOGEN vs. ENDOGENOUS )

( آندوژن ile درونزاد )

( ANDOJEN ile DRONZAD )


- ENDOKRİN ile/||/<> EKZOKRİN

( Endokrin kana İLE ekzokrin kanala salgıdır )

( Formül: Hormon İLE enzim )


- ENDOKRİN ile ENDOKRİNOLOJİ

( ENDOCRINE vs. ENDOCRINOLOGY )

( درون تراو ile غدهدرونتراو ile درون بر ile درون ريز ile درون ريز شناسي )

( DRON TARAV ile غدهدرونتراو ile DRON BAR ile DRON RYZ ile DRON RYZ SHENASY )


- ENDOKRİN değil/yerine/= İÇSALGI

( Gövdedeki salgıbezlerinin, doğrudan doğruya kana karışacak yolda çıkardıkları salgı. )


- ENDOTERMİK[Fr. < ENDOTHERMIQUE] değil/yerine/= ISIALAN


- ENDOTHERMIC REACTION[İng.] / ENDOTHERMISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= ENDOTERMİK TEPKİME


- ENDÜKSİYON İNDUCTION[İng.] değil/yerine/= BAŞLATMA


- ENDÜKSİYON[Fr. < INDUCTION] değil/yerine/= TÜMEVARIM


- PÉRIODE D'INDUCTION[Fr.] ile/değil/yerine/= ENDÜKSİYON PERİYODU


- ENDÜRASYON/İNDURATION[İng.] değil/yerine/= SERTLİK


- ENDÜRASYON ile EREKSİYON ile ENHANCEMENT/ENHANSMENT ile EKSAZERBASYON

( Sertleşme, sertleşim, sertlik. İLE Dikleşme, sertleşme. İLE Güçlenme. İLE Azma, alevlenme. )


- ENDÜSTRİ 1 - 4:
BUHAR ve/||/<>/> ELEKTRİK ve/||/<>/> OTOMASYON ve/||/<>/> NESNELERİN İNTERNETİ


- INDUSTRIAL SMOG[İng.] / INDUSTRIELLE RAUCHNEBEL[Alm.] ile/değil/yerine/= ENDÜSTRİYEL DUMAN


- ENDÜSTRİYEL ile ENDÜSTRİYEL YÖNETİM ile ENDÜSTRİ OKULU ile SANAYİ İŞÇİSİ ile SANAYİLEŞMEK ile ENDÜSTRİLER ile ÇALIŞKAN ile ENDÜSTRİ

( INDUSTRIAL vs. INDUSTRIAL MANAGEMENT vs. INDUSTRIAL SCHOOL vs. INDUSTRIAL WORKER vs. INDUSTRIALIZE vs. INDUSTRIES vs. INDUSTRIOUS vs. INDUSTRY )

( صنعتي ile اهل صنعت ile مديريت صنعتي ile مدرسهصنعتي ile صنعتکار ile صنعتي کردن ile صنايع ile زبر دست ile کار کن ile کوشارو ile صناعت ile صنعت )

( SANATY ile HAL SANAT ile MADYRYT SANATY ile مدرسهصنعتي ile صنعتکار ile SANATY KARDAN ile SANAYE ile ZABAR DAST ile KAR KON ile KOOSHARO ile SANAAT ile SANAT )


- ENEMY :/yerine DÜŞMAN


- | ENERJİ || HELYUM[He] || NÖTRON |
ile/ve/<>/<
DÖTERYUM[D] || TRİTYUM[T]

( )


- ENERGIEABSORPTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ SOĞURULMASI


- ENERGIE-DISSIPATION[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ YİTİMİ


- ENERJİ ile/ve/değil/<>/= ALAN


- ENERJİ/K değil/yerine/= ERKE/ERKİN, GÜRE/CİL / GÜREL/İ


- ENFARKT/ÜS INFARCTION[İng.] değil/yerine/= İSKEMIK DOKU ÖLÜMÜ


- ENFEKSİYON ile ENFEKSİYÖZ ile ENFEKTE ile ENFEKTE OLMAK

( Bulaş, bulaşım. İLE Bulaşıcı, bulaşlı. İLE Bulaşlı, bulaşmış. İLE [enfeksiyon etkeni] Bulaşmak. )


- ENFEKSİYON[İng. < INFECTION] değil/yerine/= BULAŞ/İÇBULAŞIM


- ENFEKSİYÖZ/INFECTIOUS[İng.] değil/yerine/= BULAŞKAN


- ENFEKTE ETMEK ile ENFEKTE ile ENFEKSİYON ile BULAŞICI ile BULAŞICI HASTALIK ile BULAŞICI

( INFECT vs. INFECTED vs. INFECTION vs. INFECTIOUS vs. INFECTIOUS DISEASE vs. INFECTIVE )

( آلوده کردن ile عفوني کردن ile مبتلا کردن ile آلوده شدن ile گند زده کردن ile سرايت کردن ile عفوني ile سرايت مرض ile عفونت ile فاسد کننده ile بيماري عفوني ile گند زا ile عفونت زا )

( ALUDEH KARDAN ile OFONY KARDAN ile MOBTELA KARDAN ile ALUDEH SHODAN ile GAND ZADEH KARDAN ile SARAYT KARDAN ile OFONY ile SARAYT MARZ ile OFONT ile FASAD KONANDEH ile BEYMARY OFONY ile GAND ZA ile OFONT ZA )


- ENFESTASYON/INFESTATION[İng.] değil/yerine/= ASALAK BULAŞI


- ENFLAMASYON[Fr. < INFLAMMATION] değil/yerine/= YANGI


- ENFLAMASYON/INFLAMMATION[İng.] değil/yerine/= YANGI, YANGILANMA


- ENFLAMASYON ile ENFLAMATUVAR

( Yangı. İLE Yangılı. )


- ENFLASYON ile ENFLASYON CANAVARI


- ENFLASYON["ENFLANSYON" değil!] ile/ve/||/<>/> STAGFLASYON

( ... @@ Ekonominin, durgunluk zamanındaki enflasyon. )


- ENFLASYON ile/||/<> STANDART BİG BANG

( Enflasyon ilk 10^(-32)s üstel, standart yavaş genişleme. )

( Formül: Horizon/flatness çözümü )


- ENFORMASYON[İng. < INFORMATION] değil/yerine/= BİLGİLENDİRME


- ENFORMASYON[Fr. < INFORMATION] değil/yerine/= DANIŞMA, TANITMA


- ENGEISTON değil/yerine/= SANATÇI


- ENGEL/SORUN ile/değil/yerine ARA/DİNLENME NOKTASI/VESİLESİ


- BARRIER PENETRATION[İng.] / PÉNÉTRATION DE LA BARRIÈRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ENGELİ AŞMA


- ENGİN ile ENGİN

( Ucu bucağı görünmeyecek kadar geniş. | Denizin kıyıdan çok uzaklarda bulunan geniş bölümü, açık deniz. İLE Değer ve fiyatı düşük olan. | Yüksekte olmayan, alçak yer. )


- ENGİN ile SONSUZLUK

( IMMENSE vs. IMMENSITY )

( بيکران ile بيکراني )

( BEYKARAN ile BEYKARANY )


- TRANSVERSE WAVES[İng.] / ONDES TRANSVERSALES[Fr.] / QUERWELLEN, TRANSVERSALWELLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ENİNE DALGALAR


- ENJEKSİYON/İNJECTION[İng.] değil/yerine/= İĞNE YAPMA


- ENJEKSİYON ile ENJEKSİYONCU


- ENJEKSİYON ile ENJEKTABL/E ile ENJEKTE ETMEK ile ENJEKTÖR

( İğne yapma. İLE İğneyle verilmeye elverişli. İLE İğneyle vermek. İLE İğne, şırınga. )


- ENJEKTE ETMEK ile ENJEKTE EDİLEBİLİR ile ENJEKSİYON ile ENJEKTÖR

( INJECT vs. INJECTABLE vs. INJECTION vs. INJECTOR )

( آمپول زدن ile اماله کردن ile تزريق کردن ile سوزن زدن ile زدني ile حقنه ile يک بيک ile تزريق ile اماله ile انژکتور )

( AMPOL ZADAN ile EMALEH KARDAN ile TAZARYGH KARDAN ile SOZAN ZADAN ile ZADANY ile HAGHANEH ile YK BEYK ile TAZARYGH ile EMALEH ile ANEZHEKTOR )


- ENLIGHTENMENT vs. RIPEN


- ENSEFAL[Fr. < ENCÉPHALE] değil/yerine/= BEYİN


- ENSTALASYON[Fr., İng. < INSTALLATION] değil/yerine/= YERLEŞTİRME


- ENSTRÜMAN değil/yerine/= ÇALGI


- ENSTRÜMAN[Fr.] değil/yerine/= ÇALGI/MÜZİK ARACI


- ENSTRÜMANTASYON/INSTRUMENTATION[İng.] değil/yerine/= ÂLETLİ ÇALIŞMA


- ENTEGRASYON/INTEGRATION[İng.] değil/yerine/= BÜTÜNLEŞME


- ENTEGRASYON[Fr. < INTÉGRATION] değil/yerine/= BÜTÜNLEŞME, UYUM


- ENTEGRASYON[Fr./İng.] değil/yerine/= BÜTÜNLEŞME


- ENTEGRE ile ENTEGRASYON


- ENTELLEKTÜALİZASYON/INTELLECTUALIZATION[İng.] değil/yerine/= DÜŞÜNSELLEŞTİRME


- ENTELEKTÜEL ile/ve/değil/yerine AYDIN

( [Bilgiyi/düşünceyi] Tüketen. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Üreten. )


- ENTERESAN[Fr. INTÉRESSANT / İng. < INTERESTING] değil/yerine/= İLGİNÇ


- ALAKADAR/ENTERESE ETMEK/EDEN/ETMEZ değil İLGİLENDİRMEK/İLGİLENDİREN/İLGİLENDİRMEZ


- ENTIRE :/yerine BÜTÜN


- ENTIRELY :/yerine TAMAMEN


- ENTOKSİKASYON/INTOXICATION[İng.] değil/yerine/= ZEHİRLENME


- ENTÜBASYON/INTUBATION[İng.] değil/yerine/= BORU YERLEŞTİRME


- ENTÜBASYON ile ENTÜBE ile ENTÜBE ETMEK

( Borulama. İLE Borulanmış, boru takılmış. İLE Boru takmak. )


- ENZİM[İng. ENZYME] ile/||/<> AKTİF BÖLGE[İng. ACTIVE SITE] ile/||/<> ALOSTERİK PROTEİN[İng. ALLOSTERIC PROTEIN] ile/||/<> ALOZİM[İng. ALLOENZYME] ile/||/<> AMİLAZ[İng. AMYLASE]

( Enzim, canlı organizmalarda katalizör görevi gören ve bu süreçte bozulmadan kalan ve kimyasal reaksiyonların ilerleme hızını düzenleyen bir maddedir. @@ Bir enzimin kendisine ait substratına spesifik olarak bağlanmasını sağlayan bölgedir. @@ En az iki farklı konformasyonu benimseyebilen ve bir ligandın bir bölgesine bağlanmasıyla meydana gelen konformasyonel değişikliğin proteinin ikinci bir bölgesindeki protein aktivitesini değiştirdiği proteinler. Bu proteinler, bir gözedeki bir molekülün başka bir türdeki bir molekülün kaderini etkilemesine izin verir ve bu mekanizma enzim düzenlemesinde yaygın olarak kullanılır. @@ Aynı lokusta bulunan farklı alellerden salgılanan farklı özellikteki enzimlerdir. @@ Tükürük bezlerinde bulunan ve nişastanın hidrolizini katalize eden bir sindirim enzimidir. Kimyasal sindirim sürecini başlattığından sindirimde önemli bir yeri vardır. Tükürük bezlerinde ve pankreasta salgılanır. Amilaz çoğunlukla pankreasta üretilmesine karşın alfa-amilaz (α-amilaz) formunda bulunan amilaz tükürük bezlerinde üretilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ENZYME[İng.] / ENZYME[Fr.] / ENTZÜNDEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ENZİM


- ENZİM ile HORMON

( Biyokimyasal tepkimeleri hızlandıran protein molekülü. İLE Gövdede belirli işlevleri düzenleyen kimyasallar. )


- ENZİM ile/||/<> HORMON

( Enzim kimyasal reaksiyonu hızlandırır İLE hormon düzenleyici habercidir )

( Formül: Amilaz İLE insulin )


- EPİDEMİ[Fr. < ÉPIDÉMIE] değil/yerine/= SALGIN


- EPİDEMİ ile SALGIN ile EPİDEMİYOLOJİ

( EPIDEMIC vs. EPIDEMICAL vs. EPIDEMIOLOGY )

( همه گير ile عالمگير ile هم گيري ile واگيردار ile همه گيرشناسي )

( CPEHMEH GYR ile عالمگير ile NPAM GYRY ile واگيردار ile CPEHMEH GYRASHENASY )


- EPİFİT[Fr. < ÉPIPHYTE] değil/yerine/= ÜST BİTKEN


- EPİFİZ BEZİ[İng. PINEAL GLAND] ile/||/<> HABENULAR ÇEKİRDEKLERİ[İng. HABENULAR NUCLEI] ile/||/<> MELATONİN ile/||/<> RETİNA ile/||/<> TEKTUM[İng. TECTUM OF THE MIDBRAIN]

( Beynin arka ucunda, mercimek tanesi büyüklüğünde bir bezdir. Epifiz başlangıçta ışık duyumlu iki organ iken sonradan tek kalmıştır. Omurgalıların birçoğunda silik bir retina yapısında iken, memelilerde ise salt bir salgı yapısındadır. Epifiz bezleri salgıladığı hormon ile eşey bezlerinin vaktinden önce gelişmesini engeller. Uyku ve uyanıklık periyodunu ayarlar. Dokuz yaşından sonra işlevini kaybetmeye başlar. Melatonin denen salgı uyku düzeninde etkin rol oynar. @@ Memelilerde medial ve lateral çekirdeklerden oluşan ve dorsal diensefalonda (ara beyin) yer alan habenular çekirdekler; korku, kaygı, isteksizlik, ödül, ağrı, uyuşturucu bağımlılığı, uyku, üreme ve saldırgan davranışlar gibi durumları modüle eder. Habenular çekirdekler, nöromodülatör sistemler, özellikle dopamin ve serotonin sitemleri üzerindeki etkileri yoluyla davranışsal seçimlerde önemli rol oynar. Epifiz bezi ile gelişen bu yapının uyku benzeri durumlarda vücut hareketlerini baskılayarak enerji tüketimini en aza indirmeye yardımcı olduğu düşünülür. @@ İnsan vücudunda doğal olarak bulunan ve uyku-uyanıklık döngüsünü düzenleyen bir hormon. Bu hormon beynin hemen altında bulunan pineal bez ya da diğer adıyla epifiz bezi tarafından salgılanır. Kimyasal formülü C13H16N2O2 olan melatoninin moleküler kütlesi ise 232.278 g/mol'dür. @@ Işığa duyarlı gözelerin bulunduğu göz sinir dokusu tabakası. Beynin bir uzantısıdır ve embriyonik olarak sinir dokusundan oluşur. @@ Tektum, serebral akuadukt arkasındaki orta beyin bölgesidir. Bu bölge üst ve alt koliküllerin çekirdeklerini içerir. Üst kolikül, talamusun altında ve epifiz bezinin çevresinde bulunur, görsel bilgilerin işlenmesinde yer alır. Alt koliküller üst kolüküllerden daha küçüktür ve işitsel bilgilerin işlenmesinde rol oynar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- EPİFİZ BEZİNDE:
MELATONİN ile/ve/||/<> SEROTONİN["SERATONİN" değil!] ile/ve/||/<> DMT

( )


- EPİGENETİK İMZA ile/||/<> GENETİK MUTASYON

( Epigenetik imza DNA metilasyonu gibi kalıtsal değişiklikken, genetik mutasyon DNA dizisi değişikliğidir )

( Formül: CpG metilasyonu )


- EPIKADMIUM-NEUTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= EPİKADMİYUM NÖTRONLAR


- EPİLEPSİ ile/||/<> MİGREN

( Beyinde olağandışı elektriksel etkinlik ile nöbetlerle ilişkili bir sayrılık. | Yineleyen nöbetlerle ilişkili bir nörolojik sayrılık. İLE/||/<> Şiddetli baş ağrıları, bulantı, ışığa duyarlılık ve öteki belirtilerle ilişkili bir nörolojik sayrılık. )


- EPITAXIALSCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= EPİTAKSİYAL KATMAN


- EPITAXIAL LAYER[İng.] / COUCHE ÉPITAXIALE[Fr.] ile/değil/yerine/= EPİTAKSİYEL KATMAN


- EPOPE[Fr. < ÉPOÉE] değil/yerine/= DESTAN


- EPR(DOLANIKLIK) AÇMAZI(PARADOKSU):
EINSTEIN ve/+/||/<> POTENSKI ve/+/||/<> ROSEN

( 1935 )

( )


- EQUIPMENT :/yerine EKİPMAN


- ER ile ERGEN ile ERMİŞ


- ERADİKASYON/ERADICATION[İng.] değil/yerine/= KÖKÜNÜ KAZIMA


- ERADİKASYON[Fr. < ÉRADICATION] değil/yerine/= YOK ETME


- ERATOSTHENES ve/||/<>/> STRABON

( M.Ö. 276 - 194 ve/||/<>/> M.Ö. 63 - M.S. 23 )

( Ἐρατοσθένης VE/||/<>/> Στράβων )


- ERBAB ile UZMAN


- ERBAÎN -ile

( KIRK | DERVİŞLERİN HALVETHÂNEDE BULUNDUKLARI KIRK GÜN, ÇİLE ÇIKARMAK )


- ERBAİN ve/+/<>/> HAMSİN

( 40 gün.[22 Aralık - 31 Ocak arası] VE/+/<>/> 50 gün.[01 Şubat - 21 Mart arası] )


- EREK ile EREKÇİ/LİK ile EREĞLİ ile EREKSEL/LİK ile EREKLİLİK ile EREK BİLİMİ ile EREK BİLİMSEL ile EREKSEL NEDEN


- EREK = GAYE = PURPOSE, END[İng.] = FIN[Fr.] = ZWECK[Alm.] = FINIS[Lat.] = TELOS[Yun. < TELEUTE]


- EREKSİYON ile EREKTÖR

( Dikleşme, sertleşme. İLE Dik tutan, kaldıran. )


- EREKSİYON[İng. ERECTION] değil/yerine/= SERTLEŞME


- EREN ile ERENLER


- ERGEN/YENİYETME ile/ve/<>/> YETİŞKİN ile/ve/<>/> BİLGE

( Yetişkinlerin, mükemmel olmadığını anladığımız gün. İLE/VE/<>/> Yetişkinleri affettiğimiz gün. İLE/VE/<>/> Kendini affettiğimiz gün. )


- ERGEN ile ERKEN


- ERGENLİK ile ERGEN

( ADOLESCENCE vs. ADOLESCENT )

( بلوغ ile نوخاسته ile نوجوان )

( BELOGH ile NOKHASTEH ile NOJAVAN )


- TEMEYYÜ, ZEVEBAN[Osm.] / FUSION, MELT, MELTING[İng.] / FUSION[Fr.] / FUSION, SCHMELZEN, SCHMELZUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ERGİME/ERİME, KAYNAŞMA, FÜZYON


- HARÂRET-İ TEMEYYÜ, ZEVEBAN HARARETİ[Osm.] / MELTING HEAT, HEAT OF FUSION[İng.] / CHALEUR DE LA FONTE, CHALEUR DE FUSION[Fr.] / SCHMELZWÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= ERGİME ISISI


- ERGON[İng.] / ERGON[Fr.] / ERGON[Alm.] ile/değil/yerine/= ERGON


- ERGÜL, HÜSEYİN :

( Çayırbaşı Mahallesinde muhtar olarak görev yaptı. )


- ERGUVAN ile ERGUVANİ ile ERGUVAN RENGİ


- ERGUVAN ile/||/<> JAKARANDA/MAVİ JAKARANDA/SİYAH POUİ/EĞRELTİ AĞACI

( Baklagiller ailesinden, on metreye kadar boylanabilen, tek gövdeli, yaprak döken, çalı görünümünde bir ağaççık. İLE/||/<> Güney-Orta Güney Amerika'ya özgü, çekici ve uzun ömürlü, soluk çivit çiçekleri nedeniyle başka yerlerde yaygın olarak ekilen alt tropikal bir ağaç. )

( image
ile
image )

( CERCIS SILIQUASTRUM cum JACARANDA MIMOSIFOLIA )


- NOKTA-İ ZEVEBAN[Osm.] / MELTING POINT[İng.] / POINT DE FUSION[Fr.] / SCHMELZPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ERİME NOKTASI


- ERİN ve ERİŞKİN ile/ve/||/<>/> ERGİN

( 13-15 yaş civarına gelmiş, bülûğa ermişler. VE 18-21 yaşlarını doldurmuşlar. İLE/VE/||/<>/> İhtiyârını devrede tutanlar, nelere, ne kadar HAYIR! diyeceğini ve istencini/irâdesini neye, ne kadar yönelteceklerini bilenler/uygulayanlar. )


- ERİTEN ile ERİTİCİ ile ERİYİK

( İçinde katı bir madde eriyebilen ya da katı bir maddeyi eritebilen sıvı. İLE Eritme özelliği olan. | Bir başka maddeyi eriten, çözündüren cisim. İLE İçinde katı bir madde erimiş bulunan sıvı, mahlul. )


- ERKÂN[Ar. < RÜKN] ile ANÂSIR[çoğ. UNSUR]

( Tıpta. İLE Fizikte. )


- ERKAN ile ERKAN KÜRKÜ ile ERKAN MİNDERİ


- ENERGY CONVERSION[İng.] ile/değil/yerine/= ERKE DÖNÜŞÜMÜ


- ENERGY CONSERVATION[İng.] ile/değil/yerine/= ERKE KORUNUMU


- ENERGY ABSORPTION[İng.] ile/değil/yerine/= ERKE SOĞURULMASI


- ERKEK ÖRGEN, STAMEN = UZV-I TEZKÎR = ÉTAMINE


- ERKEK ile/ve KADIN

( Coşkusu başta ve fakat nispeten daha güçsüz. İLE/VE Coşkusu sonradan ve de güçlü. )


- ERKEKLENMEK ile ERKEKLEŞMEK ile ERKEKLEŞTİRMEK ile ERKEK/LİK ile ERKEKLİ ile ERKEKÇE ile ERKEKSİZ/LİK ile ERKEK FİŞ ile ERKEK İŞİ ile ERKEK BAKIR ile ERKEK DEMİR ile ERKEK FATMA ile ERKEK ORGAN ile ERKEK ERKEĞE ile ERKEK ANAHTAR ile ERKEK BERBERİ ile ERKEK MİLLETİ ile ERKEK TERZİSİ ile ERKEKLER HAMAMI ile ERKEKLİ KADINLI ile ERKEKLİK ORGANI


- ERKEKLİKİN:
10'DA 9'U değil 10'DA 1'İ

( Kaçmak. DEĞİL 1'i, varolanı/yakınlarını/sevdiklerini/seni sevenleri korumak, onların yanında olabilmek üzere geri durabilmek/çekilebilmek. )


- ERKEN ile ERKENCE ile ERKENCİ/LİK ile ERKEN TANI ile ERKEN BAHAR ile ERKEN UYARI ile ERKEN BUNAMA ile ERKEN BOŞALMA


- ERKEN ile ERKENCİ KUŞ ile ERKEN GELİYOR ile AKŞAMIN ERKEN SAATLERİ ile ERKEN MEYVELER ile SABAHIN ERKEN SAATLERİ ile ERKEN OLGUNLAŞMA ile ERKEN KALKMA ile ERKEN İLKBAHAR ile ERKEN UYARI

( EARLY vs. EARLY BIRD vs. EARLY COMING vs. EARLY EVENING vs. EARLY FRUITS vs. EARLY MORNING vs. EARLY RIPENING vs. EARLY RISING vs. EARLY SPRINGTIME vs. EARLY WARNING )

( سحري ile زودي ile عتيق ile زود ile سحرخيز ile زودرس ile دم شب ile نوبر ile صبحدم ile زودخيز ile زودخيزي ile نو بهار ile پيش آژير )

( SAHARY ile ZUDY ile ATYGH ile ZUD ile سحرخيز ile ZUDARS ile DAM SHAB ile NOBAR ile SOBHDOM ile زودخيز ile زودخيزي ile NO BACPEHAR ile PEYSH AZHYR )


- ERKEN ile ERKİ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]


- ERKEN ile/ve/<>/değil/yerine ZAMANSIZ


- ERKENDEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/> GENÇ YAŞTA


- ERKEN/DEN ... ile/değil/yerine ZAMANINDA/SAATİNDE ...


- ERKİNCİLİK = SERBESTİYE = LIBERALISM[İng.] = LIBÉRALISME[Fr.] = LIBERALISMUS[Alm.] = LIBERALIS[Lat.] = LIBERACIÓN[İsp.]


- ERNEK/ERNGEK ile ERNGEN
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Parmak. İLE Bekâr. )


- EROİN ile EROİNCİ/LİK


- EROZYON["EREZYON" değil!]//EROSION[İng.]/EROSİYON[Fr.]/İTİKAL[Ar.] değil/yerine/= AŞINMA


- EROZYON ile KISIRLAŞMA


- ERUPSİYON[Fr. < ÉRUPTION] değil/yerine/= YANARDAĞIN PÜSKÜRMESİ


- ERZİNCAN ile ERZİNCANLI/LIK


- INKOHÄRENTES LICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞ FAZLI OLMAYAN IŞIN


- SYNCHROCYCLOTRON[İng.] / SYNCHROCYCLOTRON[Fr.] ile/değil/yerine/= EŞ ZAMANLI SİKLOTRON


- SIMULTANEOUS REACTION[İng.] / SIMULTAN REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞ ZAMANLI TEPKİME


- EŞ ile/ve/değil/||/<>/< TAMAMLAYACI/TAMAMLAYAN


- ESSENCE[İng.] / EXTRACTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ESANS