N ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 11.561 başlık/FaRk ile birlikte,
11.561 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(18/48)
- GEZEGEN ile "SERSERİ GEZEGEN"
( Bize olan uzaklığı, yaklaşık olarak 80 ışık yılı olan PSO J318.5-22 adlı "Serseri Gezegen", bir yıldıza sahip değildir. Serseri gezegenin boyutu, Güneş Sistemi'mizdeki tüm gezegenlerin toplamından daha büyüktür. Kendini öteki serseri gezegenlerden ayıransa, bu kategorideki en genç gezegen olması ve yaşam döngüsünün bu kadar erken bir evresinde yıldızı tarafından uzaya savrulmasıdır. )
- GEZEGEN = SEYYARE[Ar.] = PLANET[İng.] = PLANÈTE[Fr.] = PLANET[Alm.] = PIANETA[İt.] = PLANETA[İsp.]
- GEZEGENLER ile NEPTÜN
( ... İLE Gözle ya da her hangi bir teleskopla görülmeden, hesaplamalarla keşfedilen ilk gezegendir. )
( ... İLE Güneş Sistemi'nin sekizinci ve Güneş'e en uzak gezegenidir. Güneş'e olan uzaklığı ise 4.5 milyar kilometredir. Yüzey sıcaklığı, -220 °C olup Güneş Sistemi'nin en soğuk gezegenidir. Neptün'ün bilinen 14 doğal uydusu bulunmaktadır. )
- GEZEGENLERARASI ile MÜDAHALE ile YORUMSAL ile YORUMLAMAK ile TERCÜME ile TERCÜMAN ile TERCÜMANLIK ile YORUMLAYICI
( INTERPLANETARY vs. INTERPOSITION vs. INTERPRATIVE vs. INTERPRET vs. INTERPRETATION vs. INTERPRETER vs. INTERPRETING vs. INTERPRETIVE )
( بين الکواکب ile بين سيارات ile ميانه گيري ile تاويلي ile تعبير کردن ile تفسير کردن ile ترجمه شفاهي کردن ile ترجمه کردن ile تلقي کردن ile تفسير ile تاويل ile تعبير ile ديلماج ile حلاج ile ترجمان ile مترجم ile مترجمان ile مترجم شفاهي ile تلقي ile تفسيري )
( بين الکواکب ile بين سيارات ile MYANEH GYRY ile تاويلي ile TABYR KARDAN ile TAFSYR KARDAN ile TARJMEH SHAFAHY KARDAN ile TARJMEH KARDAN ile TALGHY KARDAN ile TAFSYR ile TAVYLE ile TABYR ile ديلماج ile HALAJ ile ترجمان ile MOTARJAM ile MOTARJOMAN ile MOTARJAM SHAFAHY ile TALGHY ile TAFSYRY )
- GEZEGENLERDEKİ YAĞIŞ TÜRLERİNDE:
SU ile SÜLFÜRİK ASİT ile METAN ile ELMAS ile CAM ile SIVI DEMİR
( Dünya'da. İLE Venüs'te. İLE Titan'da. İLE Neptün'de. İLE HD189733b'de. İLE OGLE-TR-56b'de. )
(
)
- TURİST[İng.]/GEZEN ile/değil/yerine GEZGİN
( Gezen tilki, yatan aslandan evlâdır. )
( Evliyâ Çelebi, [o zamanın koşullarında] 257 şehir, 7600 kale gezmiştir. )
( 









)
( [not] TOURIST vs./and/but TRAVELLER
TRAVELLER instead of TOURIST )
- GEZGİN TURİST
( TRAVELLER
TOURIST )
- GEZGİNCİ değil GEZGİN
- GEZİP-TOZMAK/TOZAN
- GEZMEK ile GEZMEN
- GH İLE IGF-1 İLE PROLAKTİN ile/||/<> BÜYÜME HORMONLARI
( Büyüme ve gelişim hormonları. )
( Formül: GH pulse (gece) )
- GHRELİN ve/||/<>/> İNSÜLİN ve/||/<>/> LEPTİN
( )
- ... GİBİLERİNDEN değil ... GİBİ
- ... GİBİLERİNDEN ile/ve/<> ...MIŞÇASINA
- GİBİ/Sİ/NE / GİBİ/Sİ/NDEN değil GİBİ
- GIDA[Ar.] değil/yerine/= BESİN
( ZÂD[Ar.]: Erzak, azık, yiyinti. )
(
)
- GILBERT ve EDISON
- GİRDİ ile/ve/||/<>/> ETKEN
- GİRENLEMEK ile GİREN
- GİRESUN ile GİRESUNLU/LUK
- GİRESUN ile/ve KİRAZ
( ... İLE/VE Giresun'da, dağlık bir bölgeye verilen ad. )
- GİRİFTÂR[Fars.] ile TUTKUN
- GİRİŞİM/KALKIŞMA ve/<>/> BOZGUN
- GIRTLAKTAN GELEN ile GIRTLAKTAN HARFLER
( GUTTURAL vs. GUTTURAL LETTERS )
( حلقي ile گلوئي ile حروف حلقي )
( حلقي ile GOLOYEY ile حروف حلقي )
- GİRYÂN[Fars.] ile/değil/yerine/= AĞLAYAN
- GİRYÂN ile/ve NERGİS
( Ağlayan göz. İLE/VE Mahmur bakan göz. Yan bakış/lı. )
( ... İLE/VE Divan edebiyatında zehir, bazen panzehir olarak geçer. )
- GIŞÂ-İ HÜCREVÎ ile GIŞÂ-İ KİLYE ile GIŞÂ-İ MUHÂTÎ ile GIŞÂ-İ MÜSTEBTIN-ÜL-BATN
( Mukoza zarı. İLE Böbrek zarı. İLE Gövdenin tüm iç boşluklarını kaplayan/örten ince deri. İLE Karın zarı, periton. )
- GİTAR ile MANDOLİN[İt.]
( ... İLE İkişer ikişer, aynı değerde dört çift telli, kısa saplı bir çalgı. )
- GİTMİYOR MUSUN? ile/değil GİDİYOR MUSUN?
( Gidiyor olman gerekirdi, neden gitmiyorsun? "Neden hâlâ buradasın?" İLE/DEĞİL Anlamak üzere sormak, beklenti içinde sormamak. )
- GIVEN :/yerine VERİLMİŞ, BELİRLİ
- GIVING EXAMPLE vs. TO SIGN
- GIYABINDA değil/yerine/= KENDİ YOKKEN
- GIYBET:
KİBİRDEN ile KİNDEN
( Şirk'e kadar bile gidebilir. İLE Kini olanın dini olmaz. )
- GİYDİKÇE AÇILIR ile/ve/||/<> UZADIKÇA ŞEKİL ALIR ile/ve/||/<> ZAMANLA UNUTURSUN
( Tezgâhtarın "kandırmacası"/kaktırması. İLE/VE/||/<> Kuaförün "kandırmacası"/kaktırması. İLE/VE/||/<> "Arkadaşın" kayıtsızlığı. )
- GİYOTİN ile GİYOTİN
( GUILLOTIN vs. GUILLOTINE )
( گردن زن ile کاغذ بر ile گيوتين )
( GARDAN ZAN ile KAGHZ BAR ile گيوتين )
- GİZEM ile/ve/değil/yerine GENELE/HERKESE AÇIK OLMAYAN
( [not] MYSTERIOUS vs./and/but NOT OPEN TO ALL/PEOPLE/GENERAL
NOT OPEN TO ALL/PEOPLE/GENERAL instead of MYSTERIOUS )
- GİZEM = SIR = MYSTERY[İng.] = MYSTÈRE[Fr.] = MYSTERIUM, GEHEIMNIS[Alm.] = MYSTERION[Yun.] = MISTERIO[İsp.]
- GİZLİ ile/ve/değil GİZLİCE/UĞRUN
- GİZLİ/LİK ile GİZLİCE ile GİZLİ OY ile GİZLİ DİL ile GİZLİ DİN ile GİZLİ YAMA ile GİZLİCİLİK ile GİZLİ CELSE ile GİZLİ SITMA ile GİZLİ ŞEKER ile GİZLİ DERNEK ile GİZLİ OTURUM ile GİZLİ REKLAM ile GİZLİ SERVİS ile GİZLİ CEMİYET ile GİZLİ DURUŞMA ile GİZLİ KAPAKLI
- GİZLİ/LİK ile/ve/değil/<> GÖRÜLMESİ/DUYULMASI/BİLİNMESİ İSTENİLMEYEN
- GLAD :/yerine MEMNUN
- GLADYATÖR ile MEMNUN ile MEMNUN EL ile SEVİNDİRMEK ile MEMNUNİYETLE ile SEVİNÇ
( GLADIOUS vs. GLAD vs. GLAD HAND vs. GLADDEN vs. GLADLY vs. GLADNESS )
( شادمان ile شاد ile خشنود ile درود گرم ile خوشحال کردن ile شاد شدن ile سيف الغراب ile بخشنودي ile خشنودي )
( SHADMAN ile SHAD ile KHSHNOD ile DORUD GARAM ile KHOSHHAL KARDAN ile SHAD SHODAN ile سيف الغراب ile BAKHSHNODY ile KHSHNODY )
- GLİSERİNAT ile GLİSERİN
( GLYCERINATE vs. GLYCERINE )
( گليسرين ماليدن ile گليسيرين )
( GOLYSARYNE MALYDAN ile GOLYSYRYNE )
- GLOVE :/yerine ELDİVEN
- GLUON ile/||/<> FOTON
( Gluon güçlü kuvvet renk yükü İLE foton EM yüksüz. )
( Formül: 8 tür İLE 1 tür )
- GLUTAMAT İLE GABA İLE GLİSİN ile/||/<> TEMEL NÖROTRANSMİTERLER
( Beyindeki ana uyarıcı ve baskılayıcı ileticiler. )
( Formül: E/I dengesi )
- GLUTEN:
GLİADİN ile/||/<> HORDEİN ile/||/<> SEKALİN ile/||/<> AVENİN
( GLUTEN[öbek adı]
Buğdayda. İLE/||/<> Arpada. İLE/||/<> Çavdarda. İLE/||/<> Yulafta. )
( Gluten içeren tahıllardaki gluten ölçümü, gliadin ölçümüne dayanmaktadır. [Bu nedenle, öteki tahıllardaki gluten, sıklıkla gözardı edilir.]
Glutensiz yulaf: Gliadin ölçüm yöntemi, yulaftaki avenini ölçemez. Bu nedenle, glutensiz olarak tanımlanır. Ancak yulaf, Çölyak sayrılarının yakınmalarının ortaya çıkmasına neden olur.[Sadece yulafı işleyen fabrikadan gelen yulaftır.] )
- GLUTEN:
ORZENİN ile/||/<> ZİEN ile/||/<> PANİCİN ile/||/<> KAFİRİN
( Pirinç. İLE/||/<> Mısır. İLE/||/<> Millet. İLE/||/<> Sorgum. )
( Gluten ile çapraz etkileşim yapan yani gluten gibi davranabilen tahıllar. )
- GLÜTEN ile GLÜTEN EKMEĞİ ile GLÜTEN TUTKALI
- GLUTEN ile/ve/||/<>/> ZONULİN
( Gluten, gövdedeki zonulin denen bir proteinin üretimini artırır. İLE/VE/||/<>/> Zonulin de bağırsak gözesinin arasını açar. )
- not GOAL vs. INTENTION
- GÖBEK:
TANE ile KAFES ile RULMAN
- GÖBELEZ ile/ve/<> GÖCEN/GÖÇKEN
( Köpek yavrusu. İLE Tavşan yavrusu. | Kedi, domuz, köpek yavrusu. )
- GÖCE ile GÖCEN
- GÖÇEBE ile GÖÇMEN
- GÖÇMEN ile GÖÇ ETMEK ile GÖÇ
( IMMIGRANT vs. IMMIGRATE vs. IMMIGRATION )
( کوچ نشين ile ميهن گزيدن ile توطن اختيار کردن ile جلاي وطن کردن ile مهاجرت کردن ile مهاجرت ile جلاي وطن )
( KUCH NESHYNE ile MYNPAN GOZYDAN ile TOTAN AKHTYAR KARDAN ile JALAY VATAN KARDAN ile MACPEHEJRAT KARDAN ile MACPEHEJRAT ile JALAY VATAN )
- GÖÇMEN ile GÖÇ ETMEK ile GÖÇ ile GÖÇMEN
( EMIGRANT vs. EMIGRATE vs. EMIGRATION vs. EMIGRATORY )
( مهاجر ile کوچ کننده ile جلاء ile هجرت کردن ile هجرت ile مهاجرتي )
( MACPEHEJR ile KUCH KONANDEH ile جلاء ile NPAJRAT KARDAN ile NPAJRAT ile MACPEHEJRATY )
- GÖÇMEN ile SIĞINMACI
- GÖÇÜ/KAYŞA/HEYELAN[Ar.] ile AŞINMA/AŞINIM/İTİKÂL[Ar.]/EROZYON[Fr. < ÉROSION]
( Toprak kayması. İLE Yer kabuğunu oluşturan kayaçların, başta akarsular olmak üzere türlü dış etmenlerle yıpratılıp yerinden koparılarak eritilmeleri ya da bir yerden başka bir yere taşınması olayı/durumu. | Değer ya da saygınlık kaybetme. )
- GÖDEN ile GÖDEN BAĞIRSAĞI
- GÖDEN ile/ve/< KOLON
( Kalınbağırsağın son bölümü. İLE/VE Kalınbağırsağın gödenden önceki bölümü. )
( Bir de "Müdür" öyküsü vardır. Bilenler bilir. Bilmeyenler çevrelerindeki bilenlerden dinleyebilir. )
- GÖĞÜS ile GÖĞÜS BOŞLUĞUNA AİT OLAN
( KASS, SADR ile ... )
( SÎNE ile ... )
( CHEST vs. PECTORAL )
( STETHOS[< STETESKOP (René-Théophile-Hyacinthe Laennec)] ile ... )
- GÖKADALAR/GALAKSİLER'DE:
SIRIUS ile/ve/< POLLUX ile/ve/< ARCTURUS ile/ve/< RIGEL ile/ve/< ALDEBARAN ile/ve/< BETELGEUSE ile/ve/< ANTARES
- GÖKÇE ile GÖKÇEK/LİK ile GÖKÇE YAZIN
- GÖKDELEN:
BÜYÜKLÜK değil KÜÇÜKLÜK
- GÖKKUZGUN ile GÖKKUZGUNLAR
- GÖKNAR >< LADİN
- GÖKTEN DÜŞEN ile GÖNÜLDEN DÜŞEN
( Parçası bulunur. İLE Parçası bulunmaz. )
- GÖL VE IRMAK BALIKLARI:
SOMON(SALMON) ile ALABALIK(TROUT)
- GÖL ile/ve DENİZKULAĞI/LAGÜN[Fr. < LAGUNE < İt. < Lat.]
( ... İLE/VE Denizden bir resifle ayrılmış göl. )
- GOL ile GOLF ile GOLFÇÜ/LÜK ile GOL TOTO ile GOLF PANTOLON
- GOL ile GOLF ile GOLFÇÜ/LÜK ile GOL TOTO ile GOLF PANTOLON
- GOLD :/yerine ALTIN
- GOLDEN :/yerine ALTIN GİBİ
- GÖLGENDE DİNLENEN değil/yerine GÖNLÜNDE DİNLENEN
- GÖMLEK ile/ve/<> PLASTRON[Fr. < İt.]
( ... İLE/VE/<> Erkek giyiminde, gömleğin göğüs tarafının üzerine takılan parça. )
- GÖMMEK ile GÖMME AYAK ile GÖMME BANYO ile GÖMME DOLAP ile GÖMME KİLİT ile GÖMME BALKON
- GÖN ile GÖNÇ/LÜK
- GÖNDER ile SEREN
( Bayrak direği. İLE Yelkenli gemilerde üzerine dört köşe yelken açmak ve işaret kaldırmak için direğe yatay olarak bağlanan gönder. | Konut kapılarında, menteşe ve kilidin takıldığı düşey konumdaki kalın parça. )
- GÖNDERGE ile/ve/||/<> GÖSTEREN ile/ve/||/<> GÖSTERİLEN
( Veri/harf. İLE/VE/||/<> Biçim. İLE/VE/||/<> Anlam/sözcük. )
( Görüntü/simge. İLE/VE/||/<> Harflerle. [E.V] İLE/VE/||/<> Sözcük olarak[EV] )
( REFERENCE vs./and/||/<> SIGNIFIER vs.and/||/<> SIGNIFIED )
- GÖNENMEK ile GÖNENDİRMEK ile GÖNENDİRİLMEK ile GÖNEN ile GÖNENÇ ile GÖNENÇLİ/LİK
- GÖNLÜMÜZÜN, ... ve/||/<>/< GÖNLÜMÜZDEN ...
( Perişan olmasını istemiyorsak. VE/||/<>/< Perişan olanları çıkarmamak. )
- GÖNÜLLÜ ile/ve/||/<> GÖNÜLVEREN
- GORBAN ile GURBAN ALİ
( GHORBAN vs. GHORBAN ALI )
( قربان ile قربانعلي )
( GHARBAN ile قربانعلي )
- ... GÖRDÜKSE/GÖRDÜMSE/GÖRDÜNSE değil ... GÖRDÜYSEK/GÖRDÜYSEM/GÖRDÜYSEN
- GÖREMEZSİN ile/değil GÖRÜNMEZ
- GÖRERSİN" değil GÖRÜRSÜN
- GÖREV = VAZİFE, ÜFULE = FUNCTION[İng.] = FONCTION[Fr.] = FUNKTION[Alm.] = FUNCTIO[Lat.] = FUNCIÓN[İsp.]
- GÖREVLİ ile MANDARİN[Portekizce < Sans.]
( ... İLE Avrupa'lıların, Çin devlet görevlilerine verdikleri ad. | İmparatorun emrinde çalışan en yüksek dereceli Çin devlet memurlarına verilen unvan. )
- GORİLLER ile İNSAN
( [Grip olunca] Ölüyorlar. İLE Ölmüyoruz. )
( [Ebola olunca] Ölmüyorlar. İLE Ölüyoruz. )
( Yüzemez.[Bellerini geçen yere/suya de gitmezler.] İLE Yüzebilir. )
- GÖRMEK (BAKMAK) = REGARD[İng.] = CONSIDÉRER[Fr.] = BETRACHTEN[Alm.] = CONTEMPLOR[Lat.]
- GÖRMESİN! ile/ve/değil/yerine/<> GÖSTERME!
- [önce] | "GÖRMEMEZLİKTEN GELİRLER"
sonra
"ALAY EDERLER"
sonra
"SAVAŞIRLAR" |
ile/değil/yerine/||/>/><
[sonunda]
KAZANIRSIN
- GÖRÜ = HADS, TEHADDÜS = INTUITION[İng., Fr.] = ANSCHAUUNG[Alm.] = INTUITIO, INTUITUS < INTUERI[Lat.] = INTUICIÓN[İsp.]
- GÖRÜLEN ile/ve GÖRÜLMEYEN
( VISIBLE vs./and INVISIBLE )
- GÖRÜLEN ile/ve/||/<>/< GÖRÜNEN
- GÖRÜLME SIKLIĞI ile OLAY ile TESADÜFEN
( INCIDENCE vs. INCIDENT vs. INCIDENTALLY )
( شيوع مرض ile بروز ile اتفاق ile روي داد ile واقعه ile ماجرايي ile ماجرا ile ضمنا )
( شيوع مرض ile BORUZ ile ETEFAGH ile ROY DAD ile VAGHEH ile MAJERAYY ile MAJERA ile ZAMNA )
- GÖRÜNEN/BİLİNEN/DUYULAN ile/ve/yerine GÖRÜNENİN/BİLİNENİN/DUYULANIN ÖTESİ
- GÖRÜNGÜ = HADİSE = PHENOMENON, APPEARANCE[İng.] = PHÉNOMÈNE[Fr.] = ERSCHEINUNG[Alm.] = PHAINOMENON[Yun.] = FENOMENO[İsp.]
- GÖRÜNGÜBİLİM = PHENOMENOLOGY[İng.] = PHENOMÉNOLOGIE[Fr.] = PHÄNOMENOLOGIE[Alm.] = PHAINOMENON[Yun.]
- GÖRÜNTÜ PANELLERİNDE:
TN ile VA ile IPS
- GÖRÜNÜŞ ile FENOMEN
( APPEARANCE vs. PHENOMENON )
- GÖRÜŞMEDEN ÇIKTIM:
"GÖRÜŞMEDEN ÇIKTIM" ile "ÇIKTIM, GÖRÜŞMEDEN"
( Görüşmenin yapıldığı yeri ve/ya da görüşmeyi merkeze aldığını vurgular. İLE Bulunduğun yerden çıktığını ve görüşmediğini vurgular. )
- GÖRÜŞTÜĞÜN/GÖRÜŞTÜKLERİN değil YANINDA OLDUĞUN/OLMASINI/OLMAK İSTEDİĞİN
( Kimle/rle görüştüğün değil kimin yanında olduğundur belirleyici olan! )
- GÖSTERGE ile GÖSTERGE ile BELİRTMEK ile BELİRTİLEN ile GÖSTEREN ile GÖSTERGE ile GÖSTERGE NİTELİĞİNDE ile GÖSTERGE
( INDICAN vs. INDICANT vs. INDICATE vs. INDICATED vs. INDICATING vs. INDICATION vs. INDICATIVE vs. INDICATOR )
( ماده سازنده نيل ile نشان دهنده ile حکايت داشتن ile حاک بودن ile دلالت داشتن ile حاکي بودن ile مشار ile مشعر ile وجنه ile اشارت ile اشاره ile اشارهکننده ile اخباري ile حاکي ile دال بر ile مشعر بر ile شاخص ile دفتر نماينده ile فشار سنج ile انديکاتور ile اشاره نما )
( MADEH SAZANDEH NEYLE ile NESHAN DAHANDEH ile HOKAYT DASHTAN ile HAK BODAN ile DELALT DASHTAN ile HAKY BODAN ile MOSHAR ile MOSHER ile وجنه ile ESHART ile ESHAREH ile ESHARECKONANDEH ile AKHABARY ile HAKY ile DAL BAR ile MOSHER BAR ile SHAKHS ile DAFTAR NAMAYNADEH ile FESHAR SANJ ile ANDYKATOR ile ESHAREH NAMA )
- GÖSTERGE = İŞARET = SIGN[İng.] = SIGNE[Fr.] = ZEICHEN[Alm.] = SIGNUM[Lat.] = SENAL[İsp.]
- GÖSTERGEBİLİM = SEMIOTIC[İng.] = SÉMIOTIQUE, SÉMIOLOGIE[Fr.] = SEMIOTIK[Alm.] = SEMA, SEMEION[Yun.]
- GÖSTERİ İLE SİMÜLASYON İLE HANDS-ON ile/||/<> FİZİK ÖĞRETİM YÖNTEMLERİ
( Etkili fizik eğitimi yaklaşımları. )
( Formül: Active learning )
- GÖSTERİMİ OLAN ile GÖSTERİMİ OLMAYAN
- GÖSTERİMİ OLAN ile GÖSTERİMİ OLMAYAN
- GÖSTERMEK ile RESİMLİ ile İLLÜSTRASYON ile AÇIKLAYICI ile İLLÜSTRATÖR
( ILLUSTRATE vs. ILLUSTRATED vs. ILLUSTRATION vs. ILLUSTRATIVE vs. ILLUSTRATOR )
( با تصوير نشان دادن ile بامثال روشنساختن ile مصور کردن ile مصور ile عکسا دار ile نمايش ile روشنگر ile توضيح دهنده ile ترسيمي )
( BA TASOOYR NESHAN DADAN ile BAMSAL ROSHENSAKHTAN ile MOSUR KARDAN ile MOSUR ile AKSA DAR ile NAMAYSH ile ROSHANGAR ile TOZYHE DAHANDEH ile ترسيمي )
- GÖVDE/İNSAN ile/ve/<> NEY
( İNSAN ve NEY: 60 )
- GÖVDE ve/||/<> ANLIK(ZİHİN) ve/||/<> TİN
( Çap/çeper. VE/||/<> Yarıçap. VE/||/<> Merkez. )
- GÖVDE = BEDEN = BODY[İng.] = CORPS[Fr.] = DAS LEIB, DER KÖRPER[Alm.] = IL CORPO[İt.] = EL CUERPO[İsp.] = CORPUS[Lat.] = TO SOMA, HO KHROS[Yun.] = CİSM, CESED, CURM[Ar.] = BEDEN[Fars.] = HET LICHAAM[Felm.] = DEHA[Sansk.]
- GÖVDE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BEN
( Gövde ve gövdeyle özdeşlik duygusu var oldukça, düş kırıklıkları kaçınılmazdır. )
( Gövde olmadığında siz gövdeden ayrılmış değilsiniz - sadece Siz'siniz. )
( Gövde, üzerinde aşırı konsantrasyon kendi amacına ters düşer ve aksi sonuç verir. )
( Kendinin, gövde ve zihin olmadığını bilen bir kişi, bencil olamaz. Çünkü, bencillik nedeni olabilecek bir şeye sahip değildir. )
( Benlik, öylesine kendinden emindir ki, cesâreti tümüyle kırılmadıkça vazgeçmez. )
( Bir gövdede odaklanmış sonsuz olansınız. )
( "Ben Gövde'yim" düşüncesini yok edin, o zaman iç ve dış bir olacak. )
( "Ben Gövde'yim" düşüncesinin ötesine geçin. )
( Gövde ve zihin sınırlılardır, onun için de incinmeye açıklardır, onların, korunmaya gereksinimleri vardır ve bu da korkuya yol açar. )
( Gövde ve zihin içinde olmadığınızı, fakat her birinin de farkında olduğunuzu bilmek, kendini-biliştir. )
( Sükûnet ve sessizlik içinde "Ben" kabuğu erir ve iç ile dış bir olur. )
( Her kim, varoluşu hakkında bir yanıt arayarak düşünürse ve kendi kaynağını bulmayı içtenlikle isterse, her zaman mevcut olan "Ben-im" duygusunu kavrayabilir ve zihni karartan bulutlar dağılıp, varlığın özü tüm ihtişamıyla görününceye dek onun üzerinde büyük dikkatle ve sabırla durabilir. )
( As long as there is the body and the sense of identity vs. the body, frustration is inevitable.
Without the body you are not disembodied - you Just are.
The self is so self confident, that unless it is totally discouraged, it will not give up.
Go beyond the I-am-the-body idea.
The body and the mind are limited and therefore vulnerable; they need protection which gives rise to fear.
Whoever is puzzled by his very existence as a conscious being and earnestly wants to find his own source, can grasp the ever-present sense of I am and dwell on it assiduously and patiently, till the clouds obscuring the mind dissolve and the heart of being is seen in all its glory. )
( [not] BODY vs./and/<>/but I
I instead of BODY )
( ZÂT ile/ve/<>/değil VÜCÛD/SIFAT )
- GÖVDE ile/ve ben
- GÖVDE ile/ve/||/<> BİLİNÇ
( Zuhur/tezahür. İLE/VE/||/<> Tecelli. )
( Kişi, önce gövdesine bakmalıdır. )
( İnsan gövdesi, doktoru, eczanesi kendinde olan bir yapıya sahiptir. )
( MENZİL-İ CÂN: İnsan gövdesi. | Ulvî âlem. )
( TENÂVÜR[Ar.]: İri gövdeli kişi. )
- GÖVDE ve/||/<> EV ve/||/<> EVREN
( Bilinç. VE/||/<> Kişi. VE/||/<> Yaşam. )
( Tohum. VE/||/<> Ağaç. VE/||/<> Meyve. )
- GÖVDE ile/ve/<> ZİHİN
( Gövde ile gövdede barınan bilinç arasında zihin yer alır. )
( Gövde, ölçüsünü bilir, ama zihin bilmez. )
( Gövde ve zihin sınırlılardır, onun için de incinmeye açıklardır, onların, korunmaya gereksinimleri vardır ve bu da korkuya yol açar. )
( Gövde, dış varlığı, bilinç iç varlığı tanımlar, saf farkındalık halinde ise En Yüce Olan'la temas kurulur. )
( Gövdenin ötesine geçmek için sağlıklı olmalısınız; zihnin ötesine geçmek için ise zihniniz kusursuz bir düzen içinde olmalı. )
( BODY vs./and/<> MIND
Between the body and the indwelling consciousness lies the mind.
The body knows its measure, but the mind does not.
The body defines the outer self, consciousness the inner, and in pure awareness the Supreme is contacted.
To go beyond the body you must be healthy; to go beyond the mind, you must have your mind in perfect order. )
- GÖVDE ve/||/<> ZİHİN ve/||/<> KALP ve/||/<> HİÇ
( Deneyim aradığımızda. VE/||/<> Bilgiyi aradığımızda. VE/||/<> Tanrı'yı aradığımızda. VE/||/<> Hakikati aradığımızda. )
- GÖVDEDEN DOĞMAK/DOĞAN ile/ve TOPLUMDAN DOĞMAK/DOĞAN ile/ve KENDİNDEN DOĞMAK/DOĞAN
- GÖVDE/MİZ:
OKSİJEN ve/||/<> KARBON ve/||/<> HİDROJEN ve/||/<> NİTROJEN ve/||/<>
KALSİYUM ve/||/<> FOSFOR ve/||/<> + 54 ÖĞE
( %65 ve/||/<> %18 ve/||/<> %10 ve/||/<> %3 ve/||/<> %1.4 ve/||/<> %1.1 ve/||/<> + %0 - 0.99 )
( OXYGEN and/||/<> CARBON and/||/<> HYDROGEN and/||/<> NITROGEN and/||/<> CALCIUM and/||/<> PHOSPHORUS and/||/<> + 54 ELEMENTS )
- GÖZ KORKUTAN ile KORKUSUZ
( DAUNT vs. DAUNTLESS )
( بي جرات کردن ile بي واهمه ile بي محابا )
( BEY JARAT KARDAN ile BEY VANPAMEH ile BEY MOHABA )
- GÖZDEN DÜŞEN ile/ve/||/<>/> GÖZDE (OLAN)
- GÖZLEM = MÜŞAHEDE = OBSERVATION[İng., Fr.] = BEOBACHTUNG[Alm.] = OBSERVAR, MIRAR[İsp.]
- GÖZLEYEN ile/değil GÖZLEMLEYEN
- GÖZLÜ ile GÖZLÜK ile GÖZLÜKLÜ/LÜK ile GÖZLÜKÇÜ/LÜK ile GÖZLÜKSÜZ/LÜK ile GÖZLÜKLÜ YILAN
- GÖZÜM/ÜZ GÖNLÜM/ÜZ (AÇILSIN)
- GÖZÜNE-DİZİNE (DURSUN)
- GÖZÜPEK = DARING[İng.] = AUDACIEUX[Fr.] = KÜHN[Alm.] = AUDAX[Lat.]
- GÖZYAŞI İLE YAZILAN ve/||/<>/> GÖZYAŞI İLE OKUTUR
- GRADUAL İLE PUNCTUATED İLE SALTATION ile/||/<> EVRİM HIZLARI
( Evrimsel değişimin hız modelleri. )
( Formül: Staz → Hızlı değişim → Staz )
- GRADYAN ile/||/<> DİVERGENS
( Gradyan yön türevi İLE divergens kaynak/kuyu ölçümüdür )
( Formül: ∇f İLE ∇·F )
- GRAFEN ile/||/<> GRAFİT
( Grafen tek katman 2D İLE grafit çok katmanlı 3D. )
( Formül: sp² tek İLE yığın )
- GRAFİT ile GRAFİTİ ile GRAFİTLİ ile GRAFİTLİ KOROZYON
- GRAIN :/yerine TAHIL
- GRAM-SCHMIDT ile/||/<> QR DECOMPOSITION
( G-S orthogonalization süreç, QR faktorizasyon A=QR. )
( Formül: Process İLE factorization )
- GRAMOFONLARDA:
BORULU ile SALON ile ÇANTA ile ÇOCUK ile UFAK
- GRANAT ile/||/<> TURMALİN
( Genellikle kırmızı tonlarda olan bir taş. İLE/||/<> Birçok renkte bulunabilen bir taş. )
- GRANİT ile RİYOLİT[Fr. < Yun.]/LİPARİT[Lipari adalarının adından]
( ... İLE Granitle aynı kimyasal yapıda yani serbest silis bakımından zengin, içinde mikrolitler olan kayaç. )
- GRANÜLASYON/GRANULATION[İng.] değil/yerine/= TANECİKLENME
- GRANÜLİN ile GRANÜLİT
( Opalin türü. İLE Kuvars, feldispat, granit, moskofcamı gibi maddelerden bileşmiş, billur kayağantaş kütlesi. )
- GREED vs. PASSION
- GREEN FONKSİYONU ile/||/<> ÇEKİRDEK FONKSİYON
( Green diferansiyel denklem çözücü, çekirdek integral operatör. )
( Formül: G(x ilex") delta kaynak )
- GREEN :/yerine YEŞİL
- GREN ile GRENA
- GROWING :/yerine BÜYÜYEN
- GRUP KOHEZYONU/GROUP COHESION[İng.] değil/yerine/= ÖBEK/KÜME/GRUP KAYNAŞMASI
- GSM/GLOBAL SYSTEM FOR MOBILE COMMUNICATIONS[İng.] değil/yerine/= MOBİL İLETİŞİM İÇİN KÜRESEL DÜZEN
- GUARD :/yerine KORUMAK, GARDİYAN
- GÜÇ[KUVVET] ve/||/<> ALAN
- GÜÇLÜ OLAN ile/ve/||/<>/< DAHA GÜÇLÜ OLAN
( Zayıf yönünü bilen. İLE/VE/||/<>/< Zayıf yönünü yönetebilen. )
- GÜÇLÜ OLAN ile/değil/yerine (")HAKLI(") OLAN
( Güçlü olan, haklı değildir! Haklı olan ise güçlü olandır! )
- GÜÇLÜ ile/ve/değil/||/<>/< UYUMLANAN
- GÜÇLÜ ile/ve/değil/yerine/||/<> YEĞİN
- GÜÇLÜ(") ile/ve/||/<> (")ZENGİN(") ile/ve/||/<> (")AKILLI(")
( Hırslarını yenen. İLE/VE/||/<> Durumundan memnun olan. İLE/VE/||/<> Herşeyden ve herkesten öğrenen. )
- GÜÇSÜZ" ile/değil NARİN
- GÜÇTİMUR, KENAN :
( Emekli Başçavuştu ve ara dönemde (Askeri darbe sırasında) bir süne Büyükdere'de muhtar olarak görev yaptı. )
- GÜCÜ ile GÜCÜK ile GÜCÜN ile GÜCÜK AY ile GÜCÜ GÜCÜNE ile GÜCÜ İPLİĞİ
- GÜDÜLENME(MOTİVASYON) <- > SABIR <- > GÜDÜLENME(MOTİVASYON)
- GÜDÜLENMEDE:
İLİŞKİLİLİK ve/||/<>/> GÜVEN ve/||/<>/> ŞEFKÂT ve/||/<>/> ÖZGÜNLÜK
- GUFRÂN -ile
( AFFETME, MERHAMET ETME )
- GUFRÂN[Ar.] ile SETR[Ar.]
- GÜFTÂR-I ŞİRİN[Fars.] değil/yerine/= "TATLI" SÖZ
- GÜL YAĞI:
BULGARİSTAN('DAN) ile/ve/değil/yerine TÜRKİYE/ISPARTA('DAN)
( [Dünyadaki değeri] İkinci/l konumdadır. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Birinci/l değerdedir/konumdadır.
[Dünyada, her yıl, ancak toplam 3 ton gül yağı üretilebilmektedir.]
[1 kg. gül yağı = 9000 €][2012 itibariyle] )
- GULAM ile/||/<> ALABEYİ ile/||/<> CANBAZ ile/||/<> MİRAHUR ile/||/<> ÇARKA ile/||/<> BELDAR ile/||/<> BOSTANCI ile/||/<> AKINCI ile/||/<> CEBELİ ile/||/<> DALKILIÇ ile/||/<> DELİ ile/||/<> FARİSAN
( Asker. İLE/||/<> Bir bölgede tüm tımarlı sipahilerin en büyük amiri. İLE/||/<> Atlı fedai asker. İLE/||/<> Has ahırın en büyük yöneticisi. İLE/||/<> Osmanlılar'da öncü görevi. İLE/||/<> Dağ geçitlerini aşan, temizleyen ve koruyan, buradan geçenlerin güvenliğini sağlayan görevliler. İLE/||/<> Sarayın ve kentin güvenliğinden sorumlu askerler. İLE/||/<> Osmanlı'nın askerî örgütlenmesinde, sınır bölgelerinde, düşman ülkelerine akınlar, baskınlar tertipleyerek yıpratma harekâtında bulunan hafif süvari birlikleri. İLE/||/<> Tımar sahiplerinin savaşa hazır olarak beslemek zorunda olduğu asker. İLE/||/<> Gönüllü olarak tehlikeli işlerde kullanılan asker. İLE/||/<> Vezir ve Beylerbeyine bağlı olarak görev yapan hafif süvari örgütünün askeri. İLE/||/<> Eyâletlerde, hudutlardaki muhafız askerler. )
- GULAM ile GULAM ABBAS ile GULAM ALİ ile GULAM HASAN ile GULAM HÜSEYİN ile GULAM MUHAMMED ile GULAM RIZA ile GHOLAM RIZA AGHAZADEH
( GHOLAM vs. GHOLAM ABBAS vs. GHOLAM ALI vs. GHOLAM HASAN vs. GHOLAM HOSEYN vs. GHOLAM MOHAMMAD vs. GHOLAM REZA vs. GHOLAM REZA AGHAZADEH )
( غلام ile غلامعباس ile غلامعلي ile غلامحسن ile غلامحسين ile غلاممحمد ile غلامرضا ile غلام رضا آقازاده )
( GHLAM ile GHLAMEBAS ile GHLAMALY ile GHLAMOHSAN ile GHLAMHOSYNE ile غلاممحمد ile GHLAMREZA ile GHLAM REZA AGAZADEH )
- BİR ŞEY/BİRİ:
GÜLDÜRMEYEN/GÜLDÜRMÜYORSA > GÜLÜP GEÇMEK
- GÜLEN ile/ve GÜLDÜREN
( ... İLE/VE Gülünecek olana gülmemeyi becerebilen, ciddiyetini sürdürebilen. )
- GÜLGÜN ile GÜLGÜLİ
- GÜLLÜ AGOP (VARTOVYAN) =/> GÜLLÜ YAKUP
( Osmanlı dönemi tiyatro oyuncusu ve yönetmeni ve Türk tiyatrosunun kurucularındandır. Oyunculuğundan ziyade kurduğu ve yönettiği tiyatro toplulukları ile başarı kazanan bir sanatçıdır.[1840-1902] )
- GÜLMEK:
GÜLÜNÇ/KOMİK OLMASINDAN ile/ve/||/<>/> EĞLENCELİ OLMASINDAN
- GÜLMEK = SMILE/LAUGH[İng.] = RIRE[Fr.] = LACHEN[Alm.] = RIDERE[İt.] = REÍR[İsp.]
- GÜLSUYU:
KALP İÇİN ve/<> BEYİN İÇİN
( İkisine de iyi gelmektedir. )
( Belleği güçlendirir.[Alzheimer hastalığına da iyi geldiği düşünülmektedir.] )
( Gülsuyu, Asur'lulardan beri üretilmektedir. )
- GÜLTEN DAYIOĞLU ve/||/<> REŞAT NURİ GÜNTEKİN
( )
- GÜL-ZÂR/GÜL-ŞEN[Fars.] -ile
( Gül bahçesi, gülistân. )
- GÜMÜŞLEMEK ile GÜMÜŞLENMEK ile GÜMÜŞLETMEK ile GÜMÜŞ ile GÜMÜŞİ ile GÜMÜŞLÜ ile GÜMÜŞÇÜ/LÜK ile GÜMÜŞSÜZ ile GÜMÜŞ GOL ile GÜMÜŞ YIL ile GÜMÜŞ GRİSİ ile GÜMÜŞ RENGİ ile GÜMÜŞ VARAK ile GÜMÜŞ BALIĞI ile GÜMÜŞ KAPLAMA ile GÜMÜŞİ AKASYA ile GÜMÜŞ YAĞMURCUN ile GÜMÜŞ BALIĞIGİLLER
- GÜN BE GÜN
- GÜN ile ALA GÜN
( ... İLE Yazın, güneş, bulut arkasında kaldığında oluşan gölgeli durum. )
- GÜN ile/ve/||/<> ARTIK GÜN
( ... İLE/VE/||/<> Artık yıllarda Şubat ayına eklenen yirmi dokuzuncu gün. )
- GÜN ile BEHRÂM[Fars.]
( ... İLE Her ayın 20. günü. )
- GÜN ile GÜN[Fars.] ile GÛN[Fars.]
( Güneş. | Güneş ışığı. | Gündüz. | Yeryuvarlağının kendi ekseni etrafında bir kez dönmesiyle geçen 24 saatlik süre. | İçinde bulunulan zaman. | Zaman, sıra. | Tarih. İLE Erbezi, haya, husye, testis. İLE Renk. )
- GÜN ile GÜNDÜZ VE GECE ile DÜNDEN ÖNCEKİ GÜN ile GÜNDEN GÜNE ile KEFARET GÜNÜ ile YARGILAMA GÜNÜ ile HESAPLAŞMA GÜNÜ ile DİRİLİŞ GÜNÜ ile GÜNDÜZ
( DAY vs. DAY AND NIGHT vs. DAY BEFORE YESTERDAY vs. DAY BY DAY vs. DAY OF ATONEMENT vs. DAY OF JUDGEMENT vs. DAY OF RECKONING vs. DAY OF RESURRECTION vs. DAY TIME )
( روز ile يوم ile نهارخوري ile شبانروز ile شبانه روز ile شبانهروز ile پريروز ile روزبروز ile يوم کيپور ile محشر ile روز حساب ile روز حشر ile روز هنگام )
( RUZ ile يوم ile NEHARKHORY ile SHABANRUZ ile SHABANEH RUZ ile SHABANEHRUZ ile PARYRUZ ile RUZABROZ ile يوم کيپور ile MAHSHAR ile RUZ HASAB ile RUZ HASHAR ile RUZ NPANGAM )
- GUN :/yerine TABANCA, SİLAH
- GÜNAH ile/ve/<> İSYAN ile/ve/<> NİSYAN
- GÜNAYDIN ile/ve/||/<>/> TÜNAYDIN
( 12:00'ye kadar. İLE/VE/||/<>/> 12:00'den sonra. )
- GÜNAYDIN ve/<> ZİHNAYDIN
- GÜNCELLİK/GÜNLÜK/ŞİMDİKİ/AKTÜEL[Fr.] yerine GÜNCELLİK/AKTÜALİTE[Fr.] yerine GÜNCELLEŞTİRME/AKTÜALİZASYON[Fr.]
- GÜNDELİK METİN ile KURMACA METİN ile KULLANMALIK METİN
- GÜNEŞ PATLAMALARINDA:
KUZEYE YÖNELİK OLAN ile/ve GÜNEYE YÖNELİK OLAN
( ... İLE/VE Dünyaya çok daha büyük etkiler/zararlar verir. )
- GÜNEŞ ve/||/<>/> GEZEGEN
( Güneş, bir gezegenin yüzeyindeki sıcaklığın sürekliliğini sağlar. )
( SUN and/||/<>/> PLANET )
- GÜNEŞ ile/ve/değil/||/<>/> YALANCI GÜNEŞ/PARHELION
( Atmosferin neden olduğu görüntülerden biridir. Bu olay, güneşin iki yanında parlak noktalar biçiminde ortaya çıkar ve genellikle güneşin yatay düzleminde yer alır. Yalancı güneş, genellikle ince, yüksek bulutlar [özellikle sirrus bulutları] içindeki buz kristalleri tarafından oluşur.
Yalancı güneş, atmosferdeki altıgen prizma biçimindeki buz kristallerinin ışığı kırması sonucu oluşur. Bu kristaller, güneş ışığını kırarak ve yansıtarak, güneşin iki yanında parlak noktalar oluşturur. Bu parlak noktalar, gökkuşağı renklerinde olabilir. Çünkü ışığın kırılması sırasında renk paleti açılır.
En sık sabah erken ya da akşam geç saatlerde görülür. Soğuk hava koşulları, yalancı güneş oluşumunu destekler. Bu nedenle, kış aylarında ya da kutup bölgelerinde daha sık görülür. )
- GÜNLÜK KONUŞMALARIN SIRADANLIĞINDA/YALINLIĞIYLA:
AMAÇLI ile/ve/||/<> BİLEREK ile/ve/||/<> BİLMEDEN ile/ve/||/<> BÜTÜNLÜKLÜ
( Reklam. İLE/VE/||/<> Evlilik. İLE/VE/||/<> Dostluk. İLE/VE/||/<> Sanat. )
( Kitlelere "oynanıyorsa". İLE/VE/||/<> Saygıyla bütünleşilecekse. İLE/VE/||/<> Sevgiyle yaklaşılıyorsa. İLE/VE/||/<> Susulabiliyorsa. )
( )
- GÜNÜ, GÜNÜNE EŞİT OLAN ve/> ÂN'I, ÂN'INA EŞİT OLAN
- GURBETTE OLDUĞUNU:
ANLAMAYAN/ANIMSAMAYAN değil/yerine ANLAYAN/ANIMSAYAN
- GÜREŞ'TE:
ŞAHİN ile/ve/<> FİL ile/ve/<> ASLAN
( [güreşçiye verilen unvan] 5 rakibini yenen. İLE/VE/<> 7 rakibini yenen. İLE/VE/<> Tüm rakiplerini yenen.
[Moğolistan'da, 1921'den beri, Temmuz ayında kutlanan ve "Naadam" olarak adlandırılan ulusal bayramın üç ana etkinliğinden biri de güreştir.] )
- GURUR = GLORY, SELF-EXALTATION[İng.] = GLOIRE[Fr.] = EHRE[Alm.] = GLORIA[Lat.]
- GÜRZ ile/||/<> GÜRZ-İ GİRÂN ile/||/<> BOZDOĞAN
( Uzun saplı, büyük demir topuz. İLE/||/<> İri, ağır topuz. İLE/||/<> Yeniçeriler tarafından kullanılan ve atların eyerinde asılı duran, altı toplu gürz. )
- GUT-BRAİN İLE GUT-LUNG İLE GUT-SKİN ile/||/<> MİKROBİYOM EKSENLERİ
( Organ sistemleri arası mikrobiyom ilişkisi. )
( Formül: SCFA üretimi )
- GÜVEN:
"KAZANILAN" değil İNŞÂ EDİLEN
- GÜVEN ile APTALLIK
( TRUST vs. FOOLISHNESS )
- GÜVEN ile BEKLENTİ
( Beklenti, bizi güvensiz kılar. )
( Amacınızın herhangi bir beklenti taşımayan salt iyi niyet olduğundan emin olun önce. )
( Elinizde mevcut olandan eminseniz, nihai olana asla ulaşamazsınız. )
( CONFIDENCE vs. EXPECTATION )
- GÜVEN ile ÇOKLUĞA GÜVEN
( TRUST vs. TRUST TO THE ABUNDANCE )
- GÜVEN = CONFIDENCE[İng.] = SÉCURITÉ[Fr.] = ZUVERSICHT[Alm.] = SECURITAS[Lat.]
- GÜVEN ile DAYANMA
( Güvenmek, sırtını dayama anlamında bir rahatlık/saptırma gerekliliği ya da anlamına gelmez. )
( İyiye güven duymak olumludur. )
( Güven, özgüven/enerji getirir. )
( Güven, deneyimle birlikte gelir. )
( Yoğun bir deneyim yaşayan insan güven ve cesâret yayar. )
( GÜVEN: İnancın bilincinde olmak. )
( Hayatın her yolunda, başlangıçta güven esastır. )
( Kendi düşünce berraklığınıza, amaçtaki safiyetinize ve eylemdeki dürüstlüğünüze güvenin. )
( Kişiye dayanma, ölür; ağaca dayanma, kurur. )
( Ona güven ama dayanma! [Trust but do not rely!]
CONFIDENCE vs. RELY
Energy comes vs. confidence.
Confidence comes vs. experience.
In every walk of life initial trust is essential. )
( SECURITAS cum ... )
- GÜVEN ve/||/<> DERİNLİK ve/||/<> SEVGİ
( Söz ile yapılan iyilik. VE/||/<> Düşünce ile yapılan iyilik. VE/||/<> Vererek yapılan iyilik. )
- GÜVEN ile/ve/<> İNANÇ
( TRUST vs./and/<> BELIEF )
- GÜVEN ile/ve/<> İNANDIRICILIK
( TRUST vs./and/<> PLAUSIBILITY )
- GÜVEN ve/<>/< ÖZEN
( TRUST and/<>/< CARE )
- GÜVEN ile/ve/||/<>/< ÖZGÜVEN
( Özgüveni olmayana, kimse güvenmez. )
- GÜVEN ile/ve/değil/<> SAYGINLIK(İTİBAR)
( [not] TRUST vs./and/but/<> ESTEEM, REPUTATION )
- GÜVEN ile/ve/değil/||/<>/< SONUÇ
- GÜVEN ile/ve/||/<> SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK
- GÜVEN" ve/||/<>/> UÇURUM
( Düşebileceğimiz en derin uçurum. )
- GÜVEN ile/>< ÜMİTSİZLİK
- GÜVENCE ile GARANTİ ETMEK ile EMİN ile KEFİL
( ASSURANCE vs. ASSURE vs. ASSURED vs. ASSURER )
( اطمينان ile پشتگرمي ile خاطرجمعي ile يقان ile پشت گرمي ile مطمئن کردن ile خاطرجمع کردن ile خاتر جمع کردن ile اطمينان دادن ile مطمئن ساختن ile بيمه شده ile اطمينان دهنده )
( ETMYNAN ile POSHTGARAMY ile KHATRAJMAY ile يقان ile POSHT GARAMY ile MOTMAEN KARDAN ile KHATRAJMA KARDAN ile KHATAR JAM KARDAN ile ETMYNAN DADAN ile MOTMAEN SAKHTAN ile BEYMAH SHODEH ile ETMYNAN DAHANDEH )
- GÜVENLİ ile/ve TEKİN
( ... İLE/VE Boş, içinde kimse bulunmayan. | Güvenilir (kişi, yer). | İçinde doğaüstü "varolanlar" bulunmadığına inanılan (yer). | Eski Türklerde bir babanın taşınmaz mallarının mirasçısı olan en küçük oğlu. )
- GÜVENLİK ile/ve/||/<> DÜZEN
- GÜVENLİK ile/ve/||/<>/>/< GÜVEN
- GÜVENSİZ BAĞLANMADA:
KARARSIZ ile KAÇINGAN
- GÜVERCİN ile ALASUN
- GÜVERCİN ile GÖÇMEN GÜVERCİN
( ... İLE Ne yazık ki, soyu tükenmiştir. :( )
( ... cum ECTOPISTES MIGRATORIUS )
- GÜVERCİN ile GUGUK KUŞU
( )
( COLUMBA cum CUCULUS CANORUS )
- GÜVERCİN ile JAMBU
( ... ile
)
- GÜVERCİN ile KAYA/YABANİ/BAYAĞI GÜVERCİNİ
(
)
( Evcil güvercinler renk ve desen olarak çok fark gösterir. İLE İki kanadında, iki siyah çubuk dışında soluk gri renklidir. )
( Yaban ortamında, kayalıklar, yuvalama ve üreme için kullanılır. )
( Kökeni Avrupa, Kuzey Afrika ve Asya'nın Batı'sına dayanan kaya güvercini, dünya üzerindeki kentlere yerleşmiştir. )
( COLUMBA cum COLUMBA LIVIA )
- GÜVERCİN/KÖGÜRÇGÜN[dvnlgttrk] ile KUMRU/HAKURAN
( Cebrail[RUH'ÜL KUDÜS]'i simgeler. İLE ... )
( YEMÂME[Ar.]: Ehlî güvercin. )
( PALAZ: Güvercin yavrusu. )
( MUTÂAME: Güvercinlerin öpüşmesi.
HAMÂME, VERKA[çoğ. VERÂKI] ile KUMRÎ[çoğ. KAMÂRÎ] )
( KEBÛTER, KEFTER, MÜRG-İ NÂME-BER ile ... )
( PIGEON vs. DOVE )
( COLUMBA cum STREPTOPELIA )
- GÜVERCİN ile MAĞ, PAL, TAHTALI
- KEKLİK ile BAYAĞI KAR KEKLİĞİ/RİEKKO
( ... cum LAGOPUS LAGOPUS )
- GÜVERCİN ile YOLCU GÜVERCİNi
( PIGEON vs. PASSENGER PIGEON )
- GÜZEL/ÇİRKİN diye bir şey yok!
( There is no "BEAUTIFUL"/"UGLY"! )
- GÜZEL İNSAN değil/yerine KİŞİDEKİ(/İNSANDAKİ) GÜZELLİK
- GÜZEL (OLAN) ile/değil İSTEDİĞİM GİBİ (OLAN)
( [not] THE BEAUTIFUL vs./but WHICH/WHAT I WOULD LIKE TO )
- GÜZEL ile/ve/değil AHSEN
( ... İLE/VE/DEĞİL Güzellerin güzeli. | Kaybedilemeyecek derecede güzellik. )
- GÜZEL = GÖZ-EL = BEAUTIFUL[İng.] = BEAU[Fr.] = SCHÖN[Alm.] = KALOS[Yun.] = HERMESO/SA, BELLO[İsp.]
- GÜZELLEŞMEK ile GELİŞEN ile GELİŞEN İŞ ile GELİŞME DURUMU
( FLOURISH vs. FLOURISHING vs. FLOURISHING BUSINESS vs. FLOURISHING CONDITION )
( معمور ile آباد کردن ile شکوفايي ile رونق يافتن ile آباد شدن ile نشو و نما کردن ile برومند شدن ile آبادان ile آباد ile کسب با رونق ile آبادي )
( MAMOR ile ABAD KARDAN ile SHKOFAYY ile RONGH YAFTAN ile ABAD SHODAN ile NESHO VE NAMA KARDAN ile BOROMAND SHODAN ile ABADAN ile ABAD ile KASB BA RONGH ile ABADY )
- GÜZELLİK:
İZLENİLEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/> YAŞANILAN
- GÜZELLİK ile/ve/< DÜZEN
( GÜZELLİK: GERÇEĞE ÖZGÜ İNCELİĞİN PARLAKLIĞI [HAKİKATİN ŞÂŞA-İ LETÂFETİ - RECAİZÂDE EKREM BEY] )
( BEAUTY vs./and/< ORDER )
( YOUMEI ile/ve/< ... )
- GÜZERGÂH/[Fars.]/ROTA[İt.]/DESTİNASYON[İng. < DESTINATION] değil/yerine GEÇEKYOL, İZLENİLEN YOL
- GVKY/GENERAL DATA PROTECTION REGULATION[İng.] değil/yerine/= GENEL VERİ KORUMA YÖNETMELİĞİ
- HABEN[Ar.] ile HABEN[Ar.]
( Karında su toplanmasından ileri gelen bir hastalık, siroz. İLE Kasma, kısaltma. | Aruzda, "fâilâtün"den "ât" hecesini çıkararak "fâilün" veznine sokma. )
- HABER VERMEK:
GEÇMİŞTEN ile GELECEKTEN
( Herkes. İLE Peygambere özgü. )
- HABERCİ OLDUĞUNU:
BİLEN ile/ve/değil BİLMEYEN
- HABER-İ SÂDIK:
PEYGAMBERDEN ile/ve/||/<>/> MÜTEVÂTİR
- HABİTAT ile HABİTÜASYON ile HABİTÜEL ile HABİTÜEL ABORTUS
( Doğal ortam, yaşama alanı. İLE Alışkanlık. İLE Alışkanlık. İLE Yineleyen. İLE Yineleyen düşük. )
- HABL-İ METÎN -ile
( ALLAH'IN KOPMAZ İPİ | İSLÂM DÎNİ )
- HÂCE[Ar. < HÂCET] ile HÂCE[Fars. | çoğ. HÂCEGÂN]
( Gereklilik, ihtiyaç, lüzum. İLE Hoca, efendi, ağa, çelebi, sahip, muallim, öğretmen, müderris. | Tüccar. )
- HACEREYN ve/||/<> NESÎK
( İki taş.[Altın ve gümüş.] VE/||/<> Altın. | Gümüş. )
- HADAR ile/ve/||/<> SÜKÛN
- HADEME/MÜSTAHDEM değil/yerine/= ODACI/İŞGÖREN
- HADİS ile/ve HADÎS-KEŞFEN
( Kıyamete kadar tazeliğini kaybetmeyen haber, söz; Hz. Muhammed'in sözü(Bu sözlerin ilmi, anlamı Hak'dan, lafzı Resûllullâh'a muzaffer.) İLE İnsana gerek yakazada ve gerek menâmda vahiy ya da işitme suretiyle, Hz. Muhammed'den gelen söz, haber. )
(1996'dan beri)