N ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 15.203 başlık/FaRk ile birlikte,
15.203 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(18/62)
- EĞİNMEK ile EĞİN
- EĞİRME ile EĞİRMEN
- EĞİTİM > ÖZGÜVEN ve/||/<>/> ÖZGÜVEN > ÜMİT ve/||/<>/> ÜMİT > BARIŞ
- EĞİTİM = TERBİYE = EDUCATION[İng., Fr.] = ERZIEHUNG[Alm.] = EDUCAIÓN[İsp.]
- EĞİTMEK ile EĞİTİLMEK ile EĞİTEBİLMEK ile EĞİTİCİ/LİK ile EĞİTSEL/LİK ile EĞİTSEL KOL ile EĞİTİCİ FİLM ile EĞİTİCİ OYUN ile EĞİTSEL FİLM ile EĞİTSEL OYUN ile EĞİTİCİ ETKİNLİK ile EĞİTSEL ETKİNLİK
- EĞLENCE ile/||/<> ÇIRAĞAN
( ... İLE/||/<> Işıklı gece eğlencelerine verilen ad. )
- EĞLENCE ile/ve/<> HEYECAN
- EĞLENEBİLDİKLERİN ile/ve/||/<> ANLATABİLDİKLERİN ile/ve/||/<> AĞLAYABİLDİKLERİN
( Arkadaş. İLE/VE/||/<> Dost. İLE/VE/||/<> "Kardeş". )
- EGLOG[Yun.] ile/ve İDİL[Yun.]
( Kısa kır/pastoral koşuğu. İLE/VE Kır yaşamı içinde, aşk konusunu işleyen kısa koşuk/şiir, yazı. )
- EGO IN EXPERIENCE vs. EGO IN OBSERVATION
- EGZAJERASYON ile EGZAJERE ile EGZAJERE ETMEK
( Abartı. İLE Abartılı. İLE Abartmak. )
- EGZOZ ile YORGUN ile BİTKİNLİK
( EXHAUST vs. EXHAUSTED vs. EXHAUSTION )
( زياده خسته کردن ile اگزوز ile پاي در آوردن ile از نفس انداختن ile از پا انداختن ile اگزوس ile بي رمق ile کوفته ile تاسيده ile بي حال ile بي حالي ile واماندگي ile فرسودگي )
( ZYADEH KHASTEH KARDAN ile EGZOZ ile PAY DAR AVARDAN ile AZ NAFS ANDAKHTAN ile AZ PA ANDAKHTAN ile EGZOS ile بي رمق ile KOFTEH ile TASYDAH ile BEY HAL ile BEY HALY ile VAMANDEGY ile FARSODEGY )
- EHLEN ile/ve/||/<>/> SEHLEN
( Beceriyle. İLE/VE/||/<>/> Kolaylıkla. [hoş geldiniz ve sefalar getirdiniz] )
- EHL-İ BÂTIN -ile
( HAKK'IN SIRRINA ERMİŞLER )
- EHL-İ BEYT ile ASHAB/İHVAN
( ... İLE İlkeleri içselleştirip, paylaşanlar. )
- EHLİHİBRE/EHLİVUKÛF/EKSPER değil/yerine/= BİLİRKİŞİ/UZMAN
- EHLİYETE, KISMÎ/TAM ENGEL OLABİLECEKLER:
CİNNET ile/ve/||/<> SAĞIRLIK ile/ve/||/<> UNUTMA(NİSYAN) ile/ve/||/<> UYKU ile/ve/||/<> SARA ile/ve/||/<> HASTALIK(MARAZ) ile/ve/||/<> SAKATLIK(MALÛLİYET) ile/ve/||/<> BUNAMA(ATEH) ile/ve/||/<> CEHİL ile/ve/||/<> SARHOŞLUK(SEKİR) ile/ve/||/<> HAFİFLİK(HEZEL) ile/ve/||/<> İSRAF ile/ve/||/<> ESÂRET ile/ve/||/<> ENGEL(ZECİR) ile/ve/||/<> YOLCULUK(SEYAHAT)
( ALIENATION et/||/<> SURDITE et/||/<> FAIBLESSE DE LA MEMOIRE et/||/<> LE SOMMEIL et/||/<> EPILEPSIE et/||/<> LA MALADIE et/||/<> INFIRMITE et/||/<> LA SECONDE ENFANCE et/||/<> L'IGNORANCE et/||/<> L'IVRESSE et/||/<> LA LEGERETE et/||/<> LA PRODIGALITE et/||/<> ESCLAVAGE et/||/<> LA CONTRAINTE et/||/<> LE VOYAGE )
- EHRENFEST'S EQUATION[İng.] / EHRENFEST/SCHE-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EHRENFEST DENKLEMİ
- EHVEN ile EFDAL
- EIDOLON ve/<>/|| DAEMON
( Kendinin bilgisi. )
- EINSTEIN VISCOSITY EQUATION[İng.] / EINSTEIN/SCHE VISKOSITÄTSGLEICHUNG, EINSTEIN-VISKOSITÄTSGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN AĞDALILIK DENKLEMİ
- EINSTEIN'S FIELD EQUATIONS[İng.] / ÉQUATION DU CHAMP D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN-FELDGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN ALAN DENKLEMLERİ
- EINSTEIN RELATION[İng.] / RELATION D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN-BEZIEHUNG, EINSTEIN-RELATION[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN BAĞINTISI
- EINSTEIN-BOHR EQUATION[İng.] / ÉQUATION D'EINSTEIN-BOHR[Fr.] / EINSTEIN-BOHR/SCHE-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN-BOHR DENKLEMİ
- EINSTEIN DIFFUSION EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE LA DIFFUSION D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN-DIFFUSIONSGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN DİFÜZYON DENKLEMİ
- EİNSTEİN MÜADELET KÂİDESİ[Osm.] / EINSTEIN'S EQUIVALENCE PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE D'ÉQUIVALENCE D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN/SCHE ÄQUIVALENZGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN EŞDEĞERLİK İLKESİ
- EINSTEIN'S PHOTOELECTRIC EQUATION[İng.] / ÉQUATION PHOTOÉLECTRIQUE D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN-PHOTOELEKTRISCHE GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN FOTOELEKTRİK DENKLEMİ
- CONDITION DE LA FRÉQUENCE D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN-FREQUENZBEDINGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN FREKANS KOŞULU
- FRÉQUENCE D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN/SCHE FREQUENZ/ZUSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN FREKANSI
- EİNSTEİN UMÛMÎ İZÂFİYET NAZARİYESİ[Osm.] / EINSTEIN'S GENERAL THEORY OF RELATIVITY[İng.] / THÉORIE DE LA RELATIVITÉ GÉNÉRALE D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN/SCHE ALLGEMEINE RELATIVITÄTSTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN GENEL GÖRELİLİK KURAMI
- EINSTEIN COEFFICIENTS[İng.] / COEFFICIENTS D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN-KOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN KATSAYILARI
- EINSTEIN'S SPECIAL THEORY OF RELATIVITY[İng.] / THÉORIE DE LA RELATIVITÉ RESTREINTE D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN/SCHE SPEZIELLE RELATIVITÄTSTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN ÖZEL GÖRELİLİK KURAMI
- EINSTEIN'S THEORY OF SPECIFIC HEAT CAPACITIES[İng.] / THÉORIE DE LA CAPACITÉ THERMIQUE SPÉCIFIQUE D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN/SCHE THEORIE DER SPEZIFISCHEN WÄRMEKAPAZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN ÖZGÜL ISI SIĞASI KURAMI
- EINSTEIN-ROSEN WAVES[İng.] / ONDES D'EINSTEIN-ROSEN[Fr.] / EINSTEIN-ROSEN-WELLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN-ROSEN DALGALARI
- EINSTEIN'S NUMBER[İng.] / NOMBRE D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN SAYISI
- EINSTEIN'S FREQUENCY CONDITION[İng.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN SIKLIK KOŞULU
- ÉQUATION DE LA VISCOSITÉ D'EINSTEIN[Fr.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN VİSKOZİTE DENKLEMİ
- EINSTEIN'S LAW[İng.] / LOI D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN/SCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN YASASI
- EINSTEIN ve/||/<> ROSEN (KÖPRÜSÜ)/SOLUCAN DELİĞİ
( Nathan Rosen ve Albert Einstein tarafından ileri sürülmüştür. Genel olarak beyaz delikler ve kara delikler arasındaki bağlantıya, "solucan deliği" denilmektedir. Bu bağlantı sayesinde, zamanda kısayol bir yol oluşturmaktadır. Kara deliğin en dip noktasında hacim sıfırdır ve yoğunluk sonsuzdur. Yani, kara deliğin dibinde çok güçlü bir çekim etkisi vardır. Bu yüzden buradaki zaman ve mekân bilinenin dışındadır. Bu kuram ile iki kara deliğin farklı boyutlarda bağlanması ile çekim etkisinden yararlanılarak bir kara deliğin içine girip öteki kara deliğin içinden kısa bir zamanda çıkılabilir. )
- EINSTEIN ile/ve/||/<> SÜRÜCÜSÜ
- EINTHOVEN GALVANOMETER[İng.] / GALVANOMÈTRE D'EINTHOVEN[Fr.] / EINTHOVEN-GALVANOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNTHOVEN GALVANOMETRESİ
- EJDER(DRAGON) ile BOYNUZLU DAĞ EJDERİ
(
)
- EJDERHA (DRAGON) ile YAPRAKSI DENİZ EJDERİ
( SU'BÂN, TİNNÎN ile ... )
( BÜRSÂN, BERGAMÂN ile ... )
- EJEKSİYON ile EJEKÜLASYON ile EJEKÜLAT
( Fışkırma. İLE Boşalım, bel gelmesi. İLE Meni, belsuyu. )
- EK ile EK GÜN ile EK KÖK ile EK DERS ile EK FİİL ile EK KART ile EK SÜRE ile EK BÜTÇE ile EK EYLEM ile EK GÖREV ile EK OYLUM ile EK POLİÇE ile EK ÖDENEK ile EK BİLEZİĞİ ile EK TAHSİSAT
- EKÂME Bİ'L-MEKÂN[Ar.] ile GANİYE Bİ'L-MEKÂN[Ar.]
- EKİLENEN -ile
( PAIENT )
- EKİM ile EKİN[Oğuz] ile EKİNÇ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Bir kerede ekilecek büyüklükte olan yer. İLE Ekilmiş toprak. İLE Herhangi bir şey sayılırken ikinci olan. )
- EKİN ile ALACATEK
( ... İLE Olgunlaşmamış ekin. )
- EKİN ile/ve/<> FİREZ
( ... İLE/VE/<> Ekin. | Yeni çıkmaya başlamış ekin. | Biçilmiş tarlada kalan tahıl kökleri, anız. )
- EKİN ile HALAZA
( ... İLE Ekinler biçilirken, tarlaya dökülen tanelerden, ertesi yıl kendiliğinden yetişen ekin. )
- EKİN ile/||/<> HASAT ile/||/<> HARMAN
( Tarlada izi olmayanın, hasatta yüzü olmaz. )
- EKİN ile TINAZ
( ... İLE Savrulmak için hazırlanan dövülmüş ekin yığını. )
- EKİPMAN ile EKİPMAN YATIRIMI
- EKİZ/FOTOĞRAF:
YAKALANAN ile/ve/değil/||/<>/< İNŞÂ EDİLEN
- EKLEKTİK "OLAN" ile/ve/değil/||/<>/< BÜTÜNCÜL/ENTEGRATİF OLAN
- ARTICULATION, JUNCTION[İng.] / JONCTION, JOINTURE[Fr.] / ANSCHLUSS, GELENKVERBINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EKLEM, BİRLEŞME YERİ
- JUNCTION DETECTOR[İng.] / DÉTECTEUR À JONCTION[Fr.] / ANSCHLUSSDETEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= EKLEM DEDEKTÖRÜ
- JUNCTION DIODE[İng.] / DIODE À JONCTION[Fr.] ile/değil/yerine/= EKLEM DİYOTU
- JUNCTION POLE[İng.] / PÔLE DE JONCTION[Fr.] / GELENKVERBINDUNGSPOL[Alm.] ile/değil/yerine/= EKLEM KUTUP/KUTBU
- LASER À JONCTION[Fr.] ile/değil/yerine/= EKLEM LAZER
- CONDENSATEUR À JONCTION[Fr.] ile/değil/yerine/= EKLEM SIĞAÇ
- JUNCTION TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR À JONCTION[Fr.] / SPERRSCHICHTTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= EKLEM TRANSİSTÖRÜ
- EKLENEBİLİR PARÇALAR[İng. ADDITIVE COMPONENTS] ile/||/<> EKLENEMEZ PARÇALAR[İng. NON-ADDITIVE COMPONENTS] ile/||/<> EKLEYİCİ GENETİK VARYASYON[İng. ADDITIVE GENETIC VARIATION]
( Kalıtım araştırmalarında genetik materyalin yavruya geçebilen kısımlarını anlatmak için kullanılan bir terimdir. @@ Kalıtım araştırmalarında genetik materyalin yavruya geçemeyen kısımlarını anlatmak için kullanılan bir terimdir. @@ Genlerin ekleyici etkilerinden ötürü bir popülasyon içerisindeki bireylerin özelliklerinin birbirinden farklı olmasıdır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- EKMEK UNU ile/<> KEK UNU ile/<> PASTA UNU ile/<> ÇOK AMAÇLI UN
- EKMO/ECMO EKSTRAKORPORAL MEMBRAN OKSİJENLENME/EXTRACORPOREAL MEMBRANE OXYGENATION[İng.] değil/yerine/= GÖVDE DIŞI OKSİJENLENME
- EKO TON ile EKO DÜZEN ile EKO TOP
( İki farklı eko düzen arasında geçiş bölgesi. İLE Canlıların ve çevresel etmenlerin bir arada bulunduğu ve etkileşimde bulunduğu düzen. İLE Belirli bir alanın dirimbilimsel ve fiziksel özelliklerine sahip küçük eko düzen. )
- EKO ile EKOJEN ile EKOJENİTE
( Yankı. İLE Yankı veren. İLE Yankısallık. )
- EKOJENİK/ECHOGENIC[İng.] değil/yerine/= YANKILAYAN
- EKOLOJİ[İng. ECOLOGY] ile/||/<> ARDILLIK[İng. SUCCESSION] ile/||/<> BEİJERİNCK PRENSİBİ[İng. BEIJERINCK PRINCIPLE] ile/||/<> BİEJERNİK PRENSİBİ[İng. BIEJERNIK'S PRINCIPLE] ile/||/<> ÇEVREBİLİM[İng. ECOLOGY]
( Canlı varlıkları yaşadıkları doğal ortamla ilişkileri (toprağın fiziksel kimyasal etmenleri, iklim, barınakların topografyası ve görünüşü, hayvan ve bitki rekabeti) bakımından inceleyen bilimdir. Bunun yanı sıra sosyolojide ve psikolojide de insanların toplumsal ve kültürel çevreleriyle bağlantılarını incelenmesinde de ekolojiye yer verilmiştir. @@ Ortamdan (canlı yaşamayan alan) çevreye (canlıların yaşayabildiği alan) dönüşen bir alandaki bitki örtüsünün, ortamın ekolojik koşullarının değişmesiyle sıralı değişimidir. Süksesyon olarak da isimlendirilir. @@ Mikrobiyolog Martinus Beijerinck tarafından öne sürülen bir prensiptir. Mikrobiyal ekoloji üzerinde çalışan Beiderinck'e göre her şey her yerdedir; çevre seçer. Yani seçilim sadece makro düzeyde değil mikro düzeyde de geçerlidir. @@ Biejernik'in mikrobiyel ekoloji prensibi de denir Her şey her yerdedir, çevre seçer. @@ Canlı varlıkları yaşadıkları doğal ortamla ilişkileri (toprağın fiziksel kimyasal etmenleri, iklim, barınakların topografyası ve görünüşü, hayvan ve bitki rekabeti) bakımından inceleyen bilimdir. Bunun yanı sıra sosyolojide ve psikolojide de insanların toplumsal ve kültürel çevreleriyle bağlantılarını incelenmesinde de ekolojiye yer verilmiştir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- EKOLOJİK[Fr. < ÉCOLOGIQUE] değil/yerine/= EKOLOJİYLE İLGİLİ OLAN
- EKOLOJİK FAKTÖR değil/yerine/= ÇEVRESEL ETMEN/ETKEN
- EKOLOJİK NİŞ değil/yerine/= ÇEVRESEL ORUN
- EKOLOJİK SÜKSESYON ile/||/<> KLİMAKS TOPLUM
( Süksesyon zaman değişimi, klimaks son aşama. )
( Formül: Dinamik İLE stabil )
- EKOTON ile/||/<> EKOKLİM
( Ekoton geçiş bölgesi İLE ekoklim yerel iklimdir )
( Formül: Sınır İLE mikroiklim )
- GRILLE D'ÉCRAN[Fr.] / SCHIRMGITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= EKRAN IZGARASI
- EKRAN ile EKRAN KORUYUCU
- EKRAN ile/değil ERKÂN
- HÂİL, PERDE[Osm.] / ÉCRAN[Fr.] / BILDSCHIRM, SCHIRM[Alm.] ile/değil/yerine/= EKRAN
- EKRAN ve/<> LİTYUM
( ... VE/<> Bilgisayar ekranlarının yapımında kullanılan "lityum"u üreten tek ülke, Şili'dir. )
- EKSASERBASYON[Fr. < EXACERBATION] değil/yerine/= ALEVLENME
- EKSEN[İng. AXIS] ile/||/<> CORİOLİS KUVVETİ[İng. CORIOLIS FORCE] ile/||/<> SEGMENTASYON (BÖLÜTLENME)[İng. SEGMENTATION] ile/||/<> TORK[İng. TORQUE] ile/||/<> UYUMLULUK SAHASI[İng. FITNESS LANDSCAPE]
( Bir cismin etrafında döndüğü çizgi, bir tekerlek üzerinde eksen düz olarak merkezden geçer ve her iki tarafta da çıkıntı yapar. Matematikte, bir eksen bir grafiğin dikey ve yatay bölümlerini oluşturan çizgidir; grafiğin anlamını ve ölçü birimlerini ifade eder. @@ Dünyanın kendi eksenindeki dönüşünden kaynaklanan bir kuvvettir. Bu kuvvet, havaya atılan bir futbol topu ya da havada esen rüzgarlar gibi hareketli nesneleri Kuzey Yarımküre'de sağa ve Güney Yarımküre'de sola kaydırır. @@ Hayvan gövdesinin uzunlamasına olan ekseni boyunca aynı organ ya da oluşumların dizi halinde yinelenmesidir. Bu vücut planına sahip canlılarda, birbirini tekrar eden kısımlar, bölütler evrimleşmiştir. Annelidler başta olmak üzere çok sayıda öbeğin özelliğidir. @@ Kuvvetin bir cismi bir eksen etrafındaki döndürme etkisidir. Tork dönme momenti ya da kuvvet momenti olarak da bilinir. Tork Yunan alfabesindeki tau (τττ) harfi ile gösterilir, vektörel ve türetilmiş bir büyüklüktür. Torkun birimi N.m'dir ve matematiksel olarak şöyle gösterilir: @@ Sewall Wright (1931) tarafından ortaya atılan bu kavram, uyarlanmış bireylerin oluşturduğu bir evrim "uzayını" ifade eder. Bir popülasyonun üyeleri arasında uyumluluk farklarını gösterebilmek amacıyla, "uyumluluk sahası" grafiği kullanılır. Genotip ile üreme başarısı arasındaki ilişkiyi görselleştirmek için kullanılan grafikte, düşey eksen uyumluluk başarısını (fitness) gösterir. Ne kadar yüksek olursa o kadar iyidir. Enlem ve boylamsa bireysel tasarımın bazı etmenlerini ele alır. Her çubuk farklı bir genotiptir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- EKSEN ile EKSEN GÜÇLERİ
( AXIS vs. AXIS POWERS )
( آسه ile محور چرخ ile نيروهي محور )
( ASEH ile MAHVAR CHARKH ile NEYROOHY MAHVAR )
- EKSEN ile EKSENLİ ile EKSEN ÜLKE ile EKSEN OYUNCU
- EKSEN ile GÖKEKSENİ
( ... İLE İki ucu, sonsuza uzatılmış olarak düşünülen yer ekseni. | Günlük devinmede, yıldızların çevresindeki eksen. )
- MİHVER[Osm.] / AXIS[İng.] / AXE[Fr.] / ACHSE[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSEN
- EKSEN/MİHVER[Ar. çoğ. MAHÂVİR] ile/<> ORTAY
( Bir cismi, iki eşit parçaya bölen, gerçek ya da sanal çizgi. | Üzerinde bir pozitif yön varsayılan sonsuz doğru. | Dingil. İLE/<> [mat.] Bir düzlem biçimin aynı yöndeki koşut tüm kirişlerini eşit parçalara bölen çizgi. | Bir uzayı, bir yüzeyi, iki eşit parçaya bölen çizgi/düzlem. )
( MİHVER ile/<> ... )
- AXIAL ELEMENT[İng.] / ÉLÉMENT AXIAL[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSENEL ELEMAN
- AXIAL RATIO[İng.] ile/değil/yerine/= EKSENEL ORAN
- EKSFOL(İ)(Y)ATİF ile EKSFOLİ(Y)ASYON
( Pullanımlı, dökülen, soyulgan. İLE Pullanma, dökülme, soyulma. )
- NEGATIVE GLOW REGION[İng.] / RÉGION LUMINESCENTE NÉGATIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSİ IŞILDAMA BÖLGESİ
- NEGATIVE ION[İng.] / ION NÉGATIF[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSİ İYON
- ELECTRON DISTRIBUTION[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DAĞILIMI
- ELECTRON-BEAM FUSION[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DEMETİ KAYNAŞMASI
- ELECTRON CONCENTRATION[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DERİŞİMİ
- ELECTRON SPIN[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK DÖNÜSÜ/ELEKTRON SPİNİ
- ELECTRON CONFIGURATION[İng.] / DISTRIBUTION ÉLECTRONIQUE[Fr.] / ELEKTRONENVERTEILUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK/ELEKTRON DÜZENLENİŞİ/DAĞILIMI
- ELECTRON AFFINITY[İng.] / AFFINITÉ D'ÉLECTRON[Fr.] / ELEKTRONENAFFINITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK/ELEKTRON İLGİSİ
- ELECTRON CAPTURE[İng.] / CAPTURE ÉLECTRON[Fr.] / ELEKTRONENREIFENFANG[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK/ELEKTRON YAKALAMA
- ELECTRONS[İng.] / ÉLECTRON[Fr.] / ELEKTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK, ELEKTRONLAR
- ELECTRON TRANSITION[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK GEÇİŞİ
- ELECTRON CONDUCTION[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK İLETİMİ
- ELECTRON DIFFRACTION[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK KIRINIMI
- ELECTRON EMISSION[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK SALIMI
- ELECTRON GUN[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK TABANCASI
- EKSİK NEDEN ile/ve HAZIRLAYICI NEDEN
- EKSİK NEDEN ile/ve HAZIRLAYICI NEDEN
- EKSİKLİK ile/ve YOKSUNLUK
( DEFICIENCY vs./and DEPRIVATION )
- EKSİKSİZLİK = PERFECTION[İng., Fr.] = VOLLKOMMENHEIT[Alm.] = PERFECTIO[Lat.]
- EKSİLMEK ile EKSİKLENMEK ile EKSİ ile EKSİK/LİK ile EKSİN ile EKSİZ ile EKSİ UÇ ile EKSİKLİ ile EKSİKSİZ/LİK ile EKSİ SAYI ile EKSİK ETEK ile EKSİKSİZCE ile EKSİK ARTIK ile EKSİK GEDİK
- EKSİN/ANYON ile/ve/||/<>/>< ARTIN/KATYON
( Negatif yüklü iyon. İLE/VE/||/>< Pozitif yüklü iyon. )
- EKSİTABİLİTE ile EKSİTABL/E ile EKSİTASYON ile EKSİTATÖR
( Uyarılganlık, uyarılabilirlik. İLE Uyarılgan, uyarılabilir. İLE Uyarma, uyarılma. İLE Uyarıcı. )
- EKSİTASYON/EXCITATION[İng.] değil/yerine/= UYARMA | TAŞKINLIK
- EXCITON[İng.] / EXCITON[Fr.] / EXZITON, EXCITON[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSİTON
- EXCITRON[Fr.] / EXCITRON[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSİTRON
- EKSİZE ETMEK ile EKSTİRPASYON ile EKSTRAKSİYON ile EKSTRİPİYE ETMEK ile ELÜSYON ile ENÜKLEASYON
( Kesip çıkarmak. İLE Tümüyle çıkarma. İLE Çekip çıkarma, öz eldeleme. İLE Tümüyle çıkarmak. İLE Yıkayarak ayırma. İLE [çevre dokudan soyularak] tümüyle çıkarma, çekirdeksizleştirme. )
- EKSİZYON/EXCISION[İng.] değil/yerine/= KESİP ÇIKARMA
- EKSİZYON ile/||/<> EKSTRÜZYON
( Kesip çıkarma. İLE/||/<> Dışarı atma. )
- EKSKRESYON/EXCRETION[İng.] değil/yerine/= DIŞ ATIM
- EKSPANSE OLMAK ile EKSPANSİYON
( Genişlemek, genleşmek. İLE Genişleme, genleşme. )
- EKSPANSİYON/EXPANSION[İng.] değil/yerine/= GENİŞLEME
- EKSPEKTORAN ile EKSPEKTORASYON
( Balgam söktürücü. İLE Balgam çıkarma. )
- EKSPER ile EKSPERİMENT ile EKSPERİMENTAL ile EKSPERİMENTASYON
( Uzman. İLE Deney. İLE Denel, deneysel. İLE Deney yapma, deneyim. )
- EKSPİRASYON[İng. < EXPIRATION] ile/||/<> EKSPİRİYUM[İng. < EXPIRIUM]
( Soluk vermek. İLE/||/<> Soluk verim. )
- EKSPİR(İ)YUM ile EKSPİRASYON
( Solukverim. İLE Solukverim, soluk verme, sonlanma. )
- EKSPLANTASYON/EXPLANTATION[İng.] değil/yerine/= DIŞ EKİM, GÖVDE DIŞI EKİM
- EKSPOZİSYON/EXPOSITION[İng.] değil/yerine/= SERGILEME
- EKSPOZİSYON[Fr. < EXPOSITION] değil/yerine/= SERGİLEME
- EKSPÜLSİYON/EXPULSION[İng.] değil/yerine/= DIŞA ATIM
- EKSTAKORPORAL SİRKÜLASYON/EXTRACORPOREAL CIRCULATION[İng.] değil/yerine/= GÖVDE DIŞI DOLAŞIM
- EKSTANSİYON/EXTENSION[İng.] değil/yerine/= GERİLME | UZAMA | DOĞRULMA | GENİŞLEME
- EKSTANSİYON ile EKSTANSÖR
( Genişleme, açılma. İLE Açan, geren. )
- EKSTANSÖR/EXTENSOR[İng.] değil/yerine/= GEREN | UZATAN | DOĞRULTAN
- EKSTİRPASYON/EXTİRPATION[İng.] değil/yerine/= TÜMÜYLE ÇIKARIM
- EKSTRA/DAN ile FAZLA/DAN
- EKSTRAKSİYON/EXTRACTION[İng.] değil/yerine/= ÇEKÇIKAR | ÖZÜTLEME
- EKSTRAKSYON ile/||/<> EKSTRAKSYON
( Çekip çıkarma. İLE/||/<> Öz eldeleme. )
- EKSTRANSPLANTASYON/EXPLANTATION[İng.] değil/yerine/= DIŞ ORTAMDAN AKTARIM
- EXTRAPOLATION[İng.] / EXTRAKT[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSTRAPOLASYON, UZATIM
- EKSTRAVAZASYON/EXTRAVASATION[İng.] değil/yerine/= DIŞA SIZIM (DAMAR, SİDİK/İDRAR YOLU)
- EKSTRAVERSİYON/EXTRAVERSION[İng.] değil/yerine/= DIŞA DÖNÜKLÜK
- EXTRUSION[İng.] / VERDRÄNGUNG, VERTREIBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSTRÜZYON
- EKSTÜBASYON/EXTUBATION[İng.] değil/yerine/= BORU ÇIKARTIMI
- EKSÜDASYON/EXUDATION[İng.] değil/yerine/= YANGISAL SIZINTI
- EKTROPİON ile/||/<> ENTROPİON
( Göz kapağının dışa dönmesi. İLE/||/<> Göz kapağının içe dönmesi. )
- EKZOFİTİK ile EKZOJEN ile EKZOKRİN ile EKZOTERİK ile EKZOTOKSİN
( Dışa büyüyen. İLE Dışsal, dış kaynaklı. İLE Dış salgı. İLE Dışsal, dış kaynaklı. İLE Dış ağı/zehir. )
- EKZOKRİN ile/||/<> ENDOKRİN
( Ekzokrin bezler kanallarla İLE endokrin bezler doğrudan kana salgı yapar )
( Bernard tarafından 1855 yılında keşfedildi/formüle edildi. (Ülke: Bilinmiyor) (Alan: biyoloji) )
- EKZON[İng. EXON] ile/||/<> EKZOSİTOZ[İng. EXOCYTOSIS]
( DNA'daki protein kodlayan bölgedir. İnsanda, bütün genlerin %2 civarını oluştururlar. (Ayrıca Bakınız: Intron) @@ Hücre içindeki büyük moleküllerin göze zarında membran oluşturarak göze dışına atılması süreci. Antik Yunancada "dış" anlamına gelen ἔξω ("éxō") sözcüğü ve gözenin yaptığı bir fenomeni belirten "-cytosis" ekinden gelmektedir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- EKZON ile/||/<> İNTRON
( Kodlayan. İLE/||/<> Kodlamayan. [DNA parçası, splicing] )
( Formül: Expressed İLE intervening
mRNA kalır. İLE Çıkarılır. )
- EKZOTERMİK[Fr. < EXOTHERMIQUE] değil/yerine/= ISIVEREN
- EKZOTERMİK REAKSİYON[İng. EXOTHERMIC REACTION] ile/||/<> ENDOTERMİK REAKSİYON[İng. ENDOTHERMIC REACTION]
( Çevresi ısınırken sistemin soğuduğu tepkimelere verilen addır. Bu tepkimelerde sistem çevreye ısı vermektedir. Bu sebeple ekzotermik reaksiyona ısıveren reaksiyon da denmektedir. Ekzotermik reaksiyona yanma ve suyun güçlü asitlerle karıştırılması örnek verilebilir. Ekzotermik reaksiyonun tam tersi endotermik reaksiyondur. @@ Çevresi soğurken sistemin ısındığı tepkimelere verilen addır. Bu tepkimelerde sistem çevreden ısı almaktadır. Bu sebeple endotermik reaksiyona ısıalan reaksiyon da denmektedir. Endotermik reaksiyona buzun erimesi ve yağmur yağması örnek verilebilir. Endotermik reaksiyonun tam tersi ekzotermik reaksiyondur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- EXOTHERMIC REACTION[İng.] / EUTEKTISCHE LEGIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EKZOTERMİK TEPKİME
- EL-PENÇE (DİVÂN)
- EL ve/<>/||/hem de BEYİN
( Gövdenin tüm kısımlarınınkine nispetle el derisi en dengeli olanıdır, el derisinde, en dengeli olan avuçiçi derisidir. Sonra, sırasıyla parmakların derisi ve onlardan da işaret parmağının derisi ve son olarak en dengeli olan işaret parmağının uc kemiğinin derisidir. Bundan dolayıdır ki, işaret parmağının ve öteki parmakların ucları duyu idraki için en iyi örgenlerdir. )
( Eller, beynin uzantısıdır. )
( Ne edersen elinle, o da gider seninle. )
( MAN-: El ile [MANUSCRIPT, MANİVELA] )
(
)
( Zihninizde ne varsa, elinize o vurur. )
( AMBIDEXTRUS: İki elini de kullanabilme. )
( HAND and/<>/||/also BRAIN )
- ELA ile ELAN
- EL'ÂN -ile
( ŞİMDİ, ŞU ANDA | HÂLÂ, DAHA )
- el-AN[Ar.] ile/ve/||/<>/> el-AN KEMÂKÂN
( Şu anda bile. İLE/VE/||/<>/> Eskiden olduğu gibi. )
- ELASTİK DEFORMASYON ile/||/<> PLASTİK DEFORMASYON
( Elastik geri döner Hooke, plastik kalıcıdır. )
( Formül: σ = Eε İLE kalıcı şekil değişimi )
- ELASYON/ELATION[İng.] değil/yerine/= DUYGU YÜKSELIMİ
- ELBİSE/ESVAP/KIYAFET/LİBAS değil/yerine/= GİYSİ/GİYİM/GİYECEK/OTRAN
- EL-BURHÂN ile CEDEL ile HATÂBE(T) ile ŞİİR ile MUĞÂLATA/SAFSATA
( İspat. Kesin sonuç olmak amacıyla kesinlik taşıyan öncüllerden oluşturulan kıyas. İLE Diyalektik. Yaygın olarak bilinen önermelerden oluşan kıyas. İLE Retorik. Güvene bağlı olarak kabullenilen(makbûlât) önermelerden oluşan kıyas. İLE Poetik. İnsan ruhunu mutluluğa ya da mutsuzluğa yöneltici etkisi olan önermelerden oluşan kıyas. İLE Sofistik. Gerçeğe benzer ya da yaygınlık kazanmış yalan ya da kuruntudan oluşan önermelerden oluşan kıyas. )
( Safsata Türleri )
- ELDE EDİNEBİLMEK İÇİN değil ELDE EDEBİLMEK İÇİN
- ELDE ile ELDEN ile ELDECİ/LİK ile ELDELİ ile ELDESİZ ile ELDE BİR ile ELDEN ELE ile ELDEN DÜŞME
- ELDİVEN ile ELDİVENLİ ile ELDİVENSİZ
- ELDİVEN[Fars. < DESTUVÂN(DEST:El. + VÂN:Koruyan.)] ile/ve/<> ELLİK
( ... İLE/VE/<> Ekin biçerken, sol elin parmaklarına geçirilen, eldiven biçiminde, tahtadan yapılan bir araç. | Yelken dikenlerin kullandığı, madensel yüksüğü olan meşin eldiven. )
- ELECTION :/yerine SEÇİM
- ELECTROCHEMISTRY ile/||/<> CHEMICAL REDUCTION
( Electrochemistry elektrik enerjisiyle redoks reaksiyonu yaparken İLE chemical reduction kimyasal indirgeyici kullanır )
( Formül: Electrode potential )
- ELECTROSPRAY İYONİZASYON ile/||/<> MATRİS DESTEKLİ LAZER
( Electrospray iyonizasyon çözelti fazından gaz fazına geçirirken, MALDI katı matriks kullanır )
( Formül: ESI-MS )
- ELEKTRİK ALAN İLE MANYETİK ALAN İLE ELEKTROMANYETİK DALGA İLE FOTON ile/||/<> EM SPEKTRUM BİLEŞENLERİ
( Elektrik ve manyetik alanlar birleşerek EM dalgaları, kuantumda ise fotonları oluşturur. )
( Formül: c = 1/√(ε₀μ₀) İLE E = hf )
- ELEKTRİK ALAN ile/||/<> MANYETİK ALAN
( Elektrik alan yüklerden İLE manyetik alan hareketli yüklerden kaynaklanır )
( E=F/q İLE B=F/(qv) )
( James Clerk Maxwell | 1865 | 19. Yüzyıl | Elektromanyetik teori birleşimi (1831 - 1879) (Ülke: İskoçya) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Elektromanyetik teori, Maxwell denklemleri) )
- ELEKTRİK ALAN ile/||/<> MANYETİK ALAN
( Elektrik alan yüklerden İLE manyetik alan hareketli yüklerden kaynaklanır )
( Formül: E=F/q İLE B=F/(qv) )
( James Clerk Maxwell tarafından 1865 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1831-1879) (Ülke: İskoçya) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Elektromanyetik teori, Maxwell denklemleri) )
- LICHTBOGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK ARKI
- ELECTRIC MULTIPOLE FIELD[İng.] / MULTIPÔLE ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHE MULTIPOLFELD[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK ÇOK KUTUPLU ALAN
- ELECTRIC QUADRUPOLE TRANSITION[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK DÖRT KUTUPLU GEÇİŞ
- ELEKTRISCHE QUADRUPOLARISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK DÖRTKUTUPLAŞMA
- ELEKTRİK ile ELEKTRİKLİ SANDALYE ile ELEKTRİKLİ OCAK ile ELEKTRİK IŞIĞI ile ELEKTRİK SANTRALİ ile ELEKTRİKLİ TIRAŞ MAKİNESİ ile ELEKTRİK ÇARPMASI ile ELEKTRİK KIVILCIMI ile ELEKTRİK ile ELEKTRİK DEVRESİ ile ELEKTRİK GÜCÜ ile ELEKTRİK ÇARPMASI ile ELEKTRİKÇİ ile ELEKTRİK ile ELEKTRİK DİREĞİ ile ELEKTRİKLENDİRMEK ile ELEKTROT ile ELEKTROLİZ ile ELEKTROLİTİK ile ELEKTROMIKNATIS ile ELEKTROMETRE ile ELEKTROMOTOR ile ELEKTRON ile ELEKTRONİK ile ELEKTRONİK ile ELEKTROLİZLE ile ELEKTROSKOP ile ELEKTROSTATİK ile ELEKTROTİP
( ELECTRIC vs. ELECTRIC CHAIR vs. ELECTRIC COOKER vs. ELECTRIC LIGHT vs. ELECTRIC PLANT vs. ELECTRIC RAZOR vs. ELECTRIC SHOCK vs. ELECTRIC SPARK vs. ELECTRICAL vs. ELECTRICAL CIRCUIT vs. ELECTRICAL POWER vs. ELECTRICAL SHOCK vs. ELECTRICIAN vs. ELECTRICITY vs. ELECTRICITY POLE vs. ELECTRIFY vs. ELECTRODE vs. ELECTROLYSIS vs. ELECTROLYTIC vs. ELECTROMAGNET vs. ELECTROMETER vs. ELECTROMOTOR vs. ELECTRON vs. ELECTRONIC vs. ELECTRONICS vs. ELECTROPLATE vs. ELECTROSCOPE vs. ELECTROSTATIC vs. ELECTROTYPE )
( برق دهنده ile الکتريکي ile برقي ile اعدام بوسيلهبرق ile اجاق برقي ile چراق برق ile کارخانه برق ile خودتراش ile برق زدگي ile جرقه برقي ile الکتريک ile مداربرقي ile انرژي برقي ile برق گرفتگي ile سيمکش ile مکانيک برق ile برق ile لکتريسيته ile دکل ile دکل برق ile برق زده کردن ile الکتريکي کردن ile الکترود ile برقکافت ile الکتروليتي ile الکترو مغناطيس ile کهرباسنج ile برق زا ile برق سنج ile الکتروموتور ile موتور الکتريکي ile الکترون ile الکترونيک ile الکترونيکي ile آب دادن فلزات ile آبکاري کردن ile برق نما ile برق ياب ile الکترواستاتيکي ile برق نگاري ile گراورسازي برقي )
( BARGH DAHANDEH ile ELEKTERYKY ile BARGHY ile EDAM BOSYLAHABARGH ile EJAGH BARGHY ile CHARAGH BARGH ile KARKHANEH BARGH ile KHODTARASH ile BARGH ZADEGY ile JARGHEH BARGHY ile ELEKTERYK ile مداربرقي ile ENRZHY BARGHY ile BARGH GARAFTAGY ile SYMAKESH ile MAKANYK BARGH ile BARGH ile LEKTERYSYTAH ile DEKL ile DEKL BARGH ile BARGH ZADEH KARDAN ile ELEKTERYKY KARDAN ile ELEKTROD ile BARGHEKAFT ile ELEKTROLYTY ile ELEKTRO MOGHENATYS ile KONPARBASANJ ile BARGH ZA ile BARGH SANJ ile ELEKTROMOTOR ile MOTOR ELEKTERYKY ile ELEKTRON ile ELEKTRONYK ile ELEKTRONYKY ile AB DADAN FELZAT ile ABKARY KARDAN ile BARGH NAMA ile BARGH YAB ile ELEKTROESTATYKY ile BARGH NEGARY ile GERAVARSAZY BARGHY )
- ELECTRODISINTEGRATION[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKLE PARÇALANMA
- ELECTRIZATION[İng.] / ÉLECTRISATION[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKLEME
- ELECTRIFICATION[İng.] / ÉLECTRIFICATION[Fr.] / ELEKTRIFIZIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKLENME
- CHAMP DU MULTIPÔLE ÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL ÇOK KUTUPLU ALAN
- ELEKTRISCHE ACHSE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL EKSEN
- ELECTRICAL CONDUCTOR[İng.] / CONDUCTEUR ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHE LEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL İLETKEN
- ELECTRIC DIPOLE TRANSITION[İng.] / TRANSITION DIPOLAIRE ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHER DIPOLÜBERGANG/DIPOLTRANSITION[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL KUTUPSAL GEÇİŞ
- ELEKTRİKSEL POTANSİYEL ile/ve/||/<> ELEKTRİKSEL ALAN
( Birim yük başına düşen potansiyel enerji. İLE/VE/||/<> Birim yük başına düşen güç. )
- ELECTRIC INSULATION[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL YALITIM
- ELEKTRO ile ELEKTRON ile ELEKTROT ile ELEKTRONLU ile ELEKTRONSUZ ile ELEKTRON GAZI ile ELEKTRON AKIŞI ile ELEKTRON DEMETİ ile ELEKTRON LAMBASI ile ELEKTRON MİKROSKOBU ile ELEKTROT REAKSİYONU
- ELECTROFLUID[İng.] / ÉLECTROFLUIDE[Fr.] / ELEKTROFLUID[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROAKIŞKAN
- ELEKTROJEN[Fr. < ÉLECTROGÈNE] değil/yerine/= ELEKTRİK ÜRETEN (DÜZEN)
- ELECTROCHEMICAL METHODS[İng.] / ELEKTROCHEMISCHE METHODEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROKİMYASAL YÖNTEMLER
- ELEKTROKOTERİZASYON/ELECTROCAUTERIZATION[İng.] değil/yerine/= ELEKTRİKLE DAĞLAMA
- NONELECTROLYTE[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİT OLMAYAN
- ELECTROLYTIC SEPARATION[İng.] / SÉPARATION ÉLECTROLYTIQUE[Fr.] / ELEKTROLYTISCHE SEPARATION[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK AYIRMA/AYRIŞMA
- ELECTROLYTIC SOLUTION[İng.] / SOLUTION ÉLECTROLYTIQUE[Fr.] / ELEKTROLYTISCHE LÖSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK ÇÖZELTİ
- ELECTROLYTIC POLARIZATION[İng.] / POLARISATION ÉLECTROLYTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK KUTUPLANMA
- DECAPAGE ELECTROLYTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK PİKTİN
- ELEKTROLYTISCHE POLARISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK POLARİZASYON
- ELEKTROLYTISCHES WASSERBECKEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK SU HAVUZU
- ELEKTROLYTISCHES BEIZEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK TEMİZLEME
- ABSORPTION OF ELECTROMAGNETIC RADIATION[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMAGNETİK IŞININ SOĞURULMASI
- ELECTROMAGNETIC FIELD[İng.] / CHAMP ÉLECTROMAGNÉTIQUE[Fr.] / ELEKTROMAGNETISCHES FELD[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİK ALAN
- ELECTROMAGNETIC WAVES[İng.] / ONDES ÉLECTROMAGNÉTIQUES[Fr.] / ELEKTROMAGNETISCHE WELLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİK DALGALAR
- ELECTROMAGNETIC INTERACTION[İng.] / ELEKTROMAGNETISCHE WECHSELWIRKUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİK ETKİLEŞME
- ELECTROMAGNETIC INDUCTION[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİK İNDÜKLEME
- ELEKTROMANYETİK İNDÜKSİYON ile/ve/||/<> ELEKTROSTATİK İNDÜKSİYON
( Bir manyetik alanın değişimiyle elektrik akımı oluşturma. İLE/VE/||/<> Bir elektrik alanın değişimiyle elektrik yükü oluşturma. )
- INDUCTION ÉLECTROMAGNÉTIQUE[Fr.] / ELEKTROMAGNETISCHE INDUKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİK İNDÜKSİYON
- POWER OF ELECTROMAGNETIC RADIATION[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİK IŞINIM GÜCÜ
- ELECTROMAGNETIC RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT ÉLECTROMAGNÉTIQUE[Fr.] / ELEKTROMAGNETISCHE STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİK IŞINIM/IŞIMA
- WAVE PROPERTIES, ELECTROMAGNETIC RADIATION[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİK IŞININ DALGA ÖZELLİKLERİ
- PARTICLE PROPERTIES OF ELECTROMAGNETIC RADIATION[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİK IŞININ TANECİK ÖZELLİĞİ
- ELEKTROMANYETİK RADYASYON ile/ve/||/<> NÜKLEER RADYASYON
( Elektrik ve manyetik alanların yaydığı enerji. İLE/VE/||/<> Atom çekirdeklerinin bozunması sonucu yayılan enerji. )
- ELEKTROMANYETİK RADYASYON ile/ve/||/<> NÜKLEER RADYASYON
( Elektrik ve manyetik alanların yaydığı enerji. İLE/VE/||/<> Atom çekirdeklerinin bozunması sonucu yayılan enerji. )
- ELEKTROMAGNETISCHE AUSSTRAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİK YAYINIM
- ELEKTROMOTOR değil/yerine/= ÇINGIDEVİTKEN
- ELEKTRONENSTRAHLSCHMELZEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON DEMETİ ERGİTME
- ELEKTRONENSTRAHLPUMPEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON DEMETİ POMPALAMA
- CONCENTRATION DES ÉLECTRONS[Fr.] / ELEKTRONENKONZENTRATION[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON DERİŞİMİ
- GOUTTELETTES D'ÉLECTRONS ET DE TROUS[Fr.] / ELEKTRON-LOCH-TRÖPFCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON-DEŞİK DAMLACIĞI/DAMLACIKLARI
- SPIN ÉLECTRONIQUE[Fr.] / ELEKTRONENSPIN[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON DÖNÜSÜ
- ELEKTRONENKONFIGURATION[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON DÜZENLENİŞİ
- CONDUCTION PAR ÉLECTRON[Fr.] / ELEKTRONENLEITUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON İLETİMİ
- MASSE DE L'ÉLECTRON[Fr.] / ELEKTRONENMASSE, MASSE DES ELEKTRONS[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON KÜTLESİ
- PAIRE ÉLECTRON-POSITON[Fr.] / ELEKTRON-POSITRON-PAAR[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON-POZİTRON ÇİFTİ
- ELEKTRONENEMISSION[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON SALIMI
- ONDE ÉLECTRON-CYCLOTRON[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON-SİKLOTRON DALGASI
- CHARGE OF ELECTRON[İng.] / CHARGE D'ÉLECTRON[Fr.] / ELEKTRONENLADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON YÜKÜ
- ELEKTRON ile BETATRON
( ... İLE Elektronları hızlandıran elektromanyetik bir araç. )
- ELEKTRON ile/||/<> DALGA
( Elektronların dalga özelliği gösterdiğinin deneysel kanıtı. Kristallerden elektron kırınımı gözlemlendi. )
( George Paget Thomson tarafından 1927 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1892-1975) (Ülke: İngiltere) (Alan: fizik) (Önemli katkıları: Elektron kırınımı keşfi, dalga-parçacık ikiliğinin deneysel kanıtı) (Nobel: 1937) )
- ELEKTRON ile İZOTOP
( AYRIM EŞİĞİ )
( J.J. THOMSON - 1897
[Elektronları, izotop kavramını keşfetmesi ve kütle spektrometresini icat etmesiyle bilinir. Gazların elektriksel iletkenliği üzerindeki çalışmaları ve elektronları keşfinden dolayı 1906'da Nobel Fizik Ödülü ile ödüllendirilmiştir.] )
( ELECTRON vs. ISOTOPE )
- ELEKTRON ile/||/<> KIRINIM
( Elektronların kristal örgülerinden kırınıma uğraması İLE dalga karakterinin göstergesi. )
( George Paget Thomson tarafından 1927 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1892-1975) (Ülke: İngiltere) (Alan: fizik) (Önemli katkıları: Elektron kırınımı keşfi, dalga-parçacık ikiliğinin deneysel kanıtı) (Nobel: 1937) )
- ELEKTRON ile POZİTRON
( Negatif yüklü parçacık. İLE Pozitif yüklü parçacık. )
- ELEKTRON ile PROTON
( Negatif yüklü temel parçacık. İLE Pozitif yüklü temel parçacık. )
( ELECTRON vs. PROTON )
- ELECTRONIC TRANSITION[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRONİK GEÇİŞ
- ELEKTRONİK ile ELEKTRONİKÇİ/LİK ile ELEKTRONİK İMZA ile ELEKTRONİK SAAT ile ELEKTRONİK BEYİN ile ELEKTRONİK MÜZİK ile ELEKTRONİK POSTA ile ELEKTRONİK SAZLAR ile ELEKTRONİK ÇALGILAR
- ÉLECTRODÉSINTÉGRATION[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRONLA PARÇALANMA
- CHARGE SPÉCIFIQUE D'ÉLECTRON[Fr.] / E/M-VERHÄLTNIS, ELEKTRONENLADUNGSVERHÄLTNIS, SPEZIFISCHE ELEKTRONENLADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRONUN ÖZGÜL YÜKÜ
- SÂHA-İ BERKİYE-İ SÂKİNE, SÂHA-İ ELEKTRİKİYYE-İ SÂKİNE[Osm.] / ELECTROSTATIC FIELD[İng.] / CHAMP ÉLECTROSTATIQUE[Fr.] / ELEKTROSTATISCHES FELD[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROSTATİK ALAN
- ELECTROSTATIC INDUCTION[İng.] / INDUCTION ÉLECTROSTATIQUE[Fr.] / ELEKTROSTATISCHE INDUKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROSTATİK İNDÜKLEME
- ELECTROSTATIC DEFLECTION[İng.] / DÉVIATION ÉLECTROSTATIQUE[Fr.] / ELEKTROSTATISCHE ABLENKUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROSTATİK SAPTIRMA
- ELEKTROSTATİK STABİLİZASYON ile/||/<> STERİK STABİLİZASYON
( Elektrostatik yük itme DLVO, sterik polimer engel. )
( Formül: ζ-potansiyel İLE polimer )
- ELECTRODE DISSIPATION[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROT YİTİMİ
- ELEKTROVERSİYON/ELECTROVERSION[İng.] değil/yerine/= ELEKTRİKLE DÜZELTME
- ELEMAN değil/yerine/= ÇALIŞAN
- ELEMAN ile ELEMANLI ile ELEMANSIZ/LIK ile ELEMAN SAYISI
- ELEMAN ile TEMEL ile ELEMANLAR
( ELEMENT vs. ELEMENTAL vs. ELEMENTS )
( اصل ile جسم بسيط ile ماده ile عنصر ile عنصري ile عوامل ile مقدمات ile عناصر )
( ESL ile جسم بسيط ile MADEH ile ONSER ile ONSERY ile AVAMEL ile MOGHODAMAT ile ANASER )
- ELEMEK ile ORTADAN KALDIRILDI ile ORTADAN KALDIRMAK ile ELİMİNASYON
( ELIMINATE vs. ELIMINATED vs. ELIMINATING vs. ELIMINATION )
( مرتفع ساختن ile از ميان برداشتن ile برچيده کردن ile محوکردن ile رفع کردن ile محو کردن ile محذوف ile محوسازي ile حذف ile رفع ile حذفي )
( MORTAF SAKHTAN ile AZ MYAN BARDASHTAN ile BARCHYDAH KARDAN ile MAHVKARDAN ile RAF KARDAN ile MAHV KARDAN ile MOHAZOF ile MAHVSAZY ile HAZF ile RAF ile HAZFY )
- ELEMENT ile/||/<> TAHMİN
( Bilinmeyen elementlerin özelliklerini tahmin )
( Dmitri Mendeleev tarafından 1871 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1834-1907) (Ülke: Rusya) (Alan: Kimya) (Önemli katkıları: Periyodik tablo) )
(1996'dan beri)