N ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 15.203 başlık/FaRk ile birlikte,
15.203 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(14/62)
- DEĞİŞKEN ile/ve/değil/||/<>/< OLASILIK
( [not] VARIABLE vs./and/||/<>/and/but/< PROBABILITY
PROBABILITY instead of VARIABLE )
- DEĞİŞKEN ile/||/<> SABİT
( Değişken bilinmeyen İLE sabit belirli değerdir )
( Formül: x İLE 5 )
- DEĞİŞKEN ile/ve/değil/||/<>/< VERİ
( Her değişken, bir veridir fakat her veri bir değişken değildir. )
( [not] VARIABLE vs./and/||/<>/but/< DATA
DATA instead of VARIABLE )
- DEĞİŞMEYEN ile/ve/>/değil/yerine DÖNÜŞÜMDE, DEĞİŞMEYEN
- DEĞİŞMEYEN ile/ve/değil/||/<> ORTAK
- DEĞİŞMEYEN/LER ile/ve DEĞİŞENLERDE DEĞİŞMEYEN
- DEĞİŞTİRGEN -ile
( PARAMETER )
- DEGRADASYON/DEGRADATION[İng.] değil/yerine/= BOZUNMA | YIKILIM
- DEGRADASYON değil/yerine/= BOZUNMA, YIKIM
- DEGRADASYON ile DEGRANÜLASYON ile DEJAVU
( Yıkım, parçalanma. İLE Tanecik boşalımı. İLE Görmüş gibilik, yaşanmışlık yanılsaması. )
- DEGRADE ile GRADYEN
- DEGRADER İLE PROTAC İLE MOLECULAR GLUE ile/||/<> PROTEİN DEGRADASYON
( Hedefli protein yıkımı. )
( Formül: POI-PROTAC-E3 )
- DEHÂN[Fars.] ile DEHEN[Fars.]
( Ağız. İLE Ağız. )
- DEHYDRATION, DEHYDROGENATION[İng.] / DEHYDRIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DEHİDRASYON, DEHİDROJENASYON
- DEHİDRATASYON/DEHYDRATION[İng.] değil/yerine/= SU-YÜKÜN YİTIMİ/SU KAYBI
- DEHÛN[Fars.] ile DEH-ÜM[Fars.]
( Ezber okuma, anımsama. İLE Onuncu. )
- DEHYDRATION[İng.] değil/yerine/= DEHİDRASYON
( Metabolik süreçlerin bozulmasına neden olan vücutta su eksikliği durumudur. Vücuda alınan su, kaybedilen sudan az kaldığında dehidrasyon durumu ortaya çıkabilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- DEJENERASYON ile ASİMİLASYON
- DEJENERASYON ile DEJENERATİF ile DEJENERE
( Yozlaşma, bozulma. İLE Yozlaştırıcı, bozucu. İLE Yoz, yozlaşmış. )
- DEJENERASYON/DEGENERATION[İng.] değil/yerine/= YOZLAŞMA | BOZUNMA
- DEJENERATİF/DEGENERATIVE[İng.] değil/yerine/= BOZUNDURAN
- DEJENERE ile DEJENERASYON ile DEJENERATİF
( DEGENERATE vs. DEGENERATION vs. DEGENERATIVE )
( ناخلف ile انحطاط ile فساد ile فاسد کننده )
( NAKHOLF ile ENHETAT ile FESAD ile FASAD KONANDEH )
- DEJENERELEŞMEK ile DEJENERE/LİK ile DEJENERASYON
- DEKALSİFİKASYON değil/yerine/= KİREÇSİZLEŞME
- DEKAN değil/yerine/= YETİLBEY
( Mâlî Papaz. DEĞİL/YERİNE ... )
- DEKATLON ile DEKATLONCU
- DEKATLON[Yun.] ile TRİATLON[Yun.] ile PENTATLON[Yun.]
( 100 m. koşusu, uzun atlama, gülle atma, yüksek atlama, 400 m. koşusu, 110 m. engelli koşu, disk atma, sırıkla yüksek atlama, cirit atma, 1500 m. koşularını içeren atletizm yarışması. İLE Üç ayrı sporun[sırasıyla, yüzme, bisiklet ve koşu] yapıldığı yarışma. İLE Eski Yunan'da, koşu, uzun atlama, cirit atma, disk atma ve güreşi kapsayan atletizm yarışması. | Beş spor dalını [uzun atlama, mızrak atma, 200 m. koşusu, disk atma, 1500 m. koşusu] kapsayan atletizm yarışması. )
- DEKATRON[İng.] / DÉCATRON[Fr.] / DEKATRON[Alm.] ile/değil/yerine/= DEKATRON
- DEKLARASYON değil/yerine/= BİLDİRİM
- DEKLARE ile DEKLARASYON
- DEKOLMAN değil/yerine/= AYRILMA
- DEKOMPANSASYON ile/||/<> DEKOMPANSE
( Dengelenememe. | Ödünleyememe. @@ Dengelenememiş. | Ödünlenememiş. )
- DEKOMPANZASYON/DECOMPENSATION[İng.] değil/yerine/= DENGELENEMEME | DAĞILMA
- DEKOMPOZE OLMAK ile DEKOMPOZİSYON
( Ayrışmak, parçalanmak. İLE Ayrışım, parçalanma. )
- DEKOMPRESYON/DECOMPRESSION SICKNESS[İng.] değil/yerine/= BASI GİDERME | BASINÇ GİDERME | VURGUN
- DEKONJESTAN ile DEKONJESYONE ETMEK
( Kan dolum/göllenme giderici. İLE Kan dolumunu/göllenmeyi gidermek. )
- DEKOR ile DEKORASYON ile TERBİYELİ
( DECOR vs. DECORATION vs. DECOROUS )
( دکور ile تزيين ile تراز ile آرايشگري ile آرايش ile پيراستگي ile پيرايش ile آذين بندي ile پيرايه ile دکر ile زينت دار )
( DOKOR ile TEZYYNE ile TARAZ ile ARAYSHGARY ile ARAYSH ile PEYRASTGY ile PEYRAYSH ile AZYNE BANDY ile پيرايه ile DEKAR ile ZYNAT DAR )
- DEKOR ile DEKORE ile DEKORCU/LUK ile DEKORASYON
- DEKREŞENDO/DECRESCENDO[İng.] değil/yerine/= GİDEREK AZALAN
- DEKREŞENDO değil/yerine/= GİDEREK AZALAN
- DELÂLETEN ile/ve/<> İŞÂRETEN
( Doğrudan. İLE Dolaylı. )
- DELÂLETU'L-KELÂM[Ar.] ile DELÂLETU'L-BURHÂN[Ar.]
- DELBRÜCK SCATTERING[İng.] / DIFFUSION DE DELBRÜCK[Fr.] / DELBRUCK-ZERSTREUEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DELBRÜCK SAÇILMASI
- DELEGE/LİK ile DELEGASYON
- DELESYON değil/yerine/= SİLİNME | YİTİM
- DELİ" ile/ve/değil/yerine/||/<> "DERİN"
- DELİK ile AVGIN
( ... İLE Duvarda, suyun geçmesine yarayan delik. | Üstü kapalı su yolu. )
- DELİK ile/değil BARBAKAN
( ... İLE/DEĞİL Kale duvarlarında, düşmana ok atmak üzere açılmış delik. )
- DELİKANLI ile MERDİVEN
( LAD vs. LADDER )
( جوانک ile پسرک ile نردبان بکار بردن ile نردبان ile نردبان ساختن )
( JAVANK ile PASARK ile NARDBAN BEKAR BARDAN ile NARDBAN ile NARDBAN SAKHTAN )
- DELİLİK ile/ve/değil İNANÇ/İMAN
- DELİSİ OLMAK/OLAN ile/değil/yerine DÜŞKÜN
- DELMEK ile MATKAP BASIN ile SONDAJ ile SONDAJ KULESİ
( DRILL vs. DRILL PRESS vs. DRILLING vs. DRILLING DERRICK )
( مته زدن ile دريل ile مته ile متهزدن ile مته کردن ile تمرين ile مشق نظامي ile متهکردن ile مثقب ile بامته سوراخ کردن ile مته فشاري ile مته زني ile برج چاه )
( MOTEH ZADAN ile دريل ile MOTEH ile MOTEHAZDAN ile MOTEH KARDAN ile TAMARYNE ile MOSHGH NEZAMY ile MOTEHKARDAN ile مثقب ile BAMETEH SORAKH KARDAN ile MOTEH FESHARY ile MOTEH ZANY ile BARJ CHAH )
- DELTA BARYON[İng.] / BARYON DE DELTA[Fr.] / DELTA-BARYON[Alm.] ile/değil/yerine/= DELTA BARYONU
- DELTA RAY/RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT DELTA[Fr.] / DELTA-STRAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DELTA IŞINIMI/IŞINLARI
- DELTA FUNCTION[İng.] / FONCTION DELTA[Fr.] / DELTA-FUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= DELTA İŞLEVİ/FONKSİYONU
- DELTA MODULATION[İng.] / MODULATION DELTA[Fr.] / DELTA-MODULATION[Alm.] ile/değil/yerine/= DELTA KİPLEMESİ
- DELTA-Y-UMWANDLUNG/TRANFORMATION[Alm.] ile/değil/yerine/= DELTA Y DÖNÜŞÜMÜ
- DELTOHEDRON[İng.] / DELTOHEDRON[Alm.] ile/değil/yerine/= DELTOHEDRON
- DELTOID DODECAHEDRON[İng.] ile/değil/yerine/= DELTOİD ONİKİYÜZLÜ
- HEZEYAN[Ar.]/DELÜZYON/DELUSION[İng.] değil/yerine/= SANRI
- DEM'ÂN[Ar.] ile DEMÂN[Ar.]
( İçi pek dolu, ağzına kadar dolu kap. İLE Heyecanlı, hiddetli. | Kükremiş. | Bağırıp çığırma. | Heybetli, zorlu. | Vakit, zaman. )
- DEMARKASYON değil/yerine/= AYRIM ÇİZGİSİ
- DEMARKASYON ile DEMARKE
( Sınır. İLE Sınırlı, ayrık. )
- DEBUNCHING[İng.] / DÉCOMPOSITION DU FAISCEAU[Fr.] / BÜNDELVERDERBEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DEMET BOZULMASI
- DEMİN ile/ve/değil/<>/< BİRAZ ÖNCE
- NOYAU DE FER[Fr.] / EISENKERN[Alm.] ile/değil/yerine/= DEMİR ÇEKİRDEK
- HADİD[Osm.] / IRON[İng.] / FER[Fr.] / EISEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DEMİR
- DEMODE[Fr. < DEMODE] değil/yerine/= MODASI GEÇMİŞ OLAN
- DEMOKRATİK[Fr. < DÉMOCRATIQUE] değil/yerine/= DEMOKRASİYE UYGUN
- DEMON ile DAIMON
- DEMONSTRASYON/DEMONSTRATION[İng.] değil/yerine/= TANITIM GÖSTERİSİ
- DEMONSTRASYON[Fr. < DÉMONSTRATION] değil/yerine/= TANITIM GÖSTERİSİ
- DEMONSTRASYON ile/||/<> DEMONSTRATİF
( Gösterme. | Görsel anlatım. İLE/VE/|| Tanıtıcı. )
- DEMONSTRATION :/yerine GÖSTERİ
- DEMORALİZASYON[Fr. < DÉMORALISATION] değil/yerine/= MORAL ÇÖKÜNTÜSÜ
- DEMORALİZASYON değil/yerine/= ÖZCÜL GÜÇ YİTİMİ
- DEMORALİZE ile DEMORALİZASYON
- DEN- ile/||/<> DENT-/DENTA-/DENTİ-/DENTİA-/DENTO-
( Diş. İLE/||/<> Diş, dişlerle ilgili. )
- DENATURATION[İng.] / DENATURATION[Fr.] / DENATURIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DENATÜRASYON
- DENATÜRASYON ile/||/<> DENATÜRE
( Bozunma. İLE/VE/|| Bozunmuş. )
- DENATÜRASYON ile DENATÜRE
( Bozunma, bozulma. İLE Bozunmuş, bozulmuş. )
- DENDEN ile DENDEN İŞARETİ
- DENDRİMER İLE KALİXAREN İLE SİKLODEKSTRİN ile/||/<> SUPRAMOLEKÜLER YAPI TAŞLARI
( Host molekül platformları. )
( Formül: α-CD (6) İLE β-CD (7) İLE γ-CD (8) )
- DENERVASYON ile DENOVO/DE NOVO
( Sinirsizleş[tir]me. İLE Yeni, kendi olarak, kendiliğinden. )
- DENERVASYON değil/yerine/= SİNİRSİZLEŞME
- DENETLEME:
ÜRETİM ÜZERİNDEN ile/ve/değil/||/<>/< TÜKETİM ÜZERİNDEN
- EXPERIMENT[İng.] / EXPÉRIMENTONS[Fr.] / EXOTHERMISCHE REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= DENEY
- DENEYEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GÖZLEMLEYEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DİNLEYEN
( "Aptal/ahmak". İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< "Yarı akıllı". İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Akıllı. )
( DİNLEYEN, DİNLENİR [DİNLEYENİ, DİNLERLER]
DİNLEYEN, DİNLENİR [DİNLEYEN, RAHAT EDER]
DİNLEYEN, DİNLENİR [DİNLEYEN, DİN SAHİBİ OLUR] )
- DENEYİM ile/ve/||/<> DENEYİMLENİLEN
- DENEYİM ile İLM-İ LEDÜN
( Kendi öğrendiğin. İLE Allah'ın öğrettiği. )
- DENEYİMLENİLEBİLECEK OLANIN "İSTENİLMESİ/BEKLENİLMESİ" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DENEYİMLEMEKTE OLUNAN
- DENEYİMLEYEN ile/ve/||/<> DENEYİMLEME BAĞI ile/ve/||/<> DENEYİMLENİLEN
- EXPERIMENTAL, EXPLOSION[İng.] / EXPERIMENTELL[Alm.] ile/değil/yerine/= DENEYSEL, PATLAMA
- MUNKATİ[Osm.] / EQUILIBRIUM POSITION[İng.] / POSITION D'ÉQUILIBRE[Fr.] / GLEICHGEWICHTSLAGE[Alm.] ile/değil/yerine/= DENGE KONUMU
- MUVAZENE ŞARTI[Osm.] / EQUILIBRIUM CONDITION[İng.] / CONDITION D'ÉQUILIBRE[Fr.] / GLEICHGEWICHTSBEDINGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DENGE KOŞULU
- DENGE ve/||/<>/> KONFOR[=> ÇÜRÜME] ve/||/<>/> SORUN ve/||/<>/> KARMAŞA ve/||/<>/> ÇÖZÜMLER/ÇARELER
( En "dengeli" ya da eşit durum, ölümdür. VE/||/<>/> En konforlu durum, çürümedir ve mezarlıktadır. VE/||/<>/> En büyük/ciddi "sorunlar" ile harekete geçilir. VE/||/<>/> En hareketli ortamlarda karmaşa ve kargaşa oluşur. VE/||/<>/> Daha iyi/nitelikli/isabetli çözümler oluş(tur)maya başlarız. )
- MUVÂZENE, TEVÂZÜN[Osm.] / EQUILIBRIUM[İng.] / ÉQUILIBRE[Fr.] / BALANCE, GLEICHGEWICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= DENGE
- BALANCED EQUATION[İng.] ile/değil/yerine/= DENGELİ DENKLEM
- DENGİNİ ARAMAK/ARAYAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KENDİNİ ARAMAK/ARAYAN
( "Küçük zihinliler". DEĞİL/YERİNE İleri zihinliler. )
- DENİZ KAPLUMBAĞALARI ALT SINIFLARINDA:
SİNİ ile D.KAPLUMBAĞASIGİLLER ile ZEYTİN RENKLİ ile ARCHELON ile PROTOSTEGA ile TOXOCHELYIDAE ile THALASSEMYDIDAE ile PROTOSTEGIDAE
( İki yılda bir çiftleşirler.[Altı yuvaya kadar, her yuvaya yüzden fazla yumurta bırakabilir.][Yavrular, yaklaşık altmış günde yumurtalarından çıkar.] İLE ... İLE ... İLE ... İLE ... İLE ... İLE ... )
- DENİZ ile/||/<> NAVİGASYON
( Kitab-ı Bahriye İLE Akdeniz navigasyon rehberi )
( Piri Reis tarafından 1521 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1465-1553) (Ülke: Osmanlı) (Önemli katkıları: Dünya haritası, Kitab-ı Bahriye denizcilik ansiklopedisi) )
- [ne yazık ki] :( ((((((
DENİZ GEZMİŞ ve/||/<> YUSUF ASLAN ve/||/<> HÜSEYİN İNAN
(
)
- DENİZLİ[< DONGUZLU] ile/ve VAN ile/ve MALATYA ile/ve NİĞDE ile/ve UŞAK ile/ve ISPARTA
- MUADELLE[Osm.] / EQUATION[İng.] / ÉQUATION[Fr.] / GLEICHSPOLIG[Alm.] ile/değil/yerine/= DENKLEM
- MUVÂZENE TEMİN ETME[Osm.] / EQUALIZATION[İng.] / BALANCER, ÉGALISATION[Fr.] / AUSGLEICHUNG, GLEICHSETZUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DENKLEŞTİRME
- DENOUNCE/DISSOLUTION >< RATIFICATION
( Fesih. >< Onay. )
- DENY vs. REJECTION vs. OBJECTION
- DEPARTMAN değil/yerine/= BÖLÜM | ANA BİLİM DALI
- DEPERSONALIZATION[İng.] değil/yerine/= DEPERSONALİZASYON
( (Psikolojide) Bireyin kendisinin ya da çevresinin gerçek olmadığını hissetmesi durumu. Birey, zihninin vücudundan ayrıldığını ve vücut uzuvlarının boyutlarının değiştiğini hissedebilir, bazı durumlarda kendisini bir makineymiş gibi algılayabilir ve vücudunu uzaktan gördüğünü düşünebilir.[1]
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- DEPİLASYON ile DEPİLATÖR
( Kılsızlaştırma. İLE Kıl dökücü/sökücü. )
- DEPLESYON/DEPLETION[İng.] değil/yerine/= TÜKENME | SİLINME
- DEPLESYON değil/yerine/= TÜKENME
- DEPOLARİZASYON/DEPOLARIZATION[İng.] değil/yerine/= KUTUPSUZLAŞMA
- DEPOLARİZASYON ile/||/<> HİPERPOLARİZASYON
( Depolarizasyon pozitife İLE hiperpolarizasyon negatife kaymadır )
( Formül: Uyarılma İLE baskılanma )
- DEPOLARİZASYON değil/yerine/= KUTUPSUZLAŞMA
- DEPRESAN değil/yerine/= BASKILAYICI
- DEPRESÖR/DEPRESSOR[İng.] değil/yerine/= AŞAĞI ÇEKEN
- DEPRESSION :/yerine DEPRESYON
- DEPRESYON[Fr. < DÉPRESSION] değil/yerine/= BUNALIM. | ÇÖKÜNTÜ
- DEPRESYON[İng. DEPRESSION] ile/||/<> LOBOTOMİ[İng. LOBOTOMY] ile/||/<> MÜZİK TERAPİSİ[İng. MUSIC THERAPY] ile/||/<> PSİKOTERAPİ[İng. PSYCHOTHERAPY] ile/||/<> SEROTONİN
( Devamlı olarak üzüntü ve ilgi kaybına neden olan psikolojik rahatsızlık. Depresyon; kişinin hislerini, duygularını ve fiziksel davranışlarını etkileyebilir. Kişi günlük aktivitelerini gerçekleştirmekte zorlanabilir ve intihara yatkın olabilir. Depresyon; alanında uzman bir hekimin yönlendirmesi ile psikoterapi ve/veya ilaç tedavisi ile tedavi edilebilir. @@ Bir hastanın beyin lobunun bir ya da birkaç bölümünün kesilmesi yoluyla yapılan psikocerrahi yöntem. Eski dönemlerde şizofreni, bipolar bozukluk ya da depresyon hastalarının semptomlarını azaltmayı amaçlayan oldukça radikal bir tedavi yöntemidir. @@ Kalp rahatsızlıkları, depresyon, otizm, madde bağımlılığı ve Alzheimer hastalığı gibi çeşitli rahatsızlıklara yardımcı olan kanıta dayalı bir tedavi yöntemidir. Hafızaya yardımcı olabilir, kan basıncını düşürebilir, başa çıkmayı iyileştirebilir, stresi azaltabilir ve benlik saygısını artırabilir. @@ Bir ruh sağlığı uzmanıyla konuşarak sağlıksız duygu, düşünce ve davranışları belirlemeyi ve değiştirmeyi amaçlayan tedavi yöntemidir. Psikoterapi, stres ve ilişki sorunlarından zihinsel sağlık koşullarına kadar birçok farklı konuda yardımcı olabilir. @@ İnsanlarda bağırsaklarda ve beyinde üretilen bir nörotransmitter. Kimyasal formülü 5-hydroxytryptamine (5-HT) olan serotonin, sinir gözeleri arasında sinyaller gönderir ve hormon görevi görür. Serotonin azlığı anksiyete ve depresyon gibi birçok sorun ile ilişkilendirilmiştir. Vücutta çok fazla serotonin bulunması durumunda "serotonin sendromu" adı verilen tehlikeli bir durum oluşabilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- DEPRESYON ile/||/<> DEPRESİF
( Çökkünlük. | Çökme. İLE/VE/|| Çökkün. )
- DEPRESYON ile MELANKOLİ ile HİSTERİ/K["İSTERİK" değil!]
( Modern çağda. İLE Ortaçağda. İLE Antik çağda. )
( Daha çok kadınlarda görülen ortak hastalıklardan. )
( Dünyada her yıl, kadınların %10'u, beylerin %3-4'ü ciddi boyutta depresyona girmektedir. )
- DEPRESYON ile MUTSUZ OLMA
( )
- DEPRESYON ile/ve/değil/||/<>/< STRES
- DERDE:
DERMAN ile/ve/değil/yerine/||/<> TESELLİ
- DERDEME = YEDİ GEZEGEN
- [ne yazık ki]
DERDİ DÜNYA OLAN ve/||/<>/> DÜNYA KADAR DERDİ OLAN
- DERECE İLE RADYAN İLE GRADYAN ile/||/<> AÇI ÖLÇÜ BİRİMLERİ
( Açı ölçüm sistemleri. )
( Formül: 1 rad = 180°/π )
- DERGİ ile/değil BELLETEN
( ... İLE/DEĞİL Bilim kurumlarının çalışmaları ile ilgili yazı ve haberlerin yayımlandığı dergi, bilim dergisi. )
- DERİ ile KORUN
( ... İLE Üst derinin en dış tabakası. )
- DERİN OLAN değil KISA OLAN
( Kuyu. DEĞİL İp. )
- DERİN ile DERİN KARANLIK ile DERİNLEŞTİRMEK ile DERİNDEN
( DEEP vs. DEEP DARKNESS vs. DEEPEN vs. DEEPLY )
( سير ile عميق ile ژرف ile عميقانه ile گود ile عمقي ile ضلمات ile تعميق کردن ile گود شدن ile عمقي شدن ile گود کردن ile عميقا )
( SYR ile AMYGH ile ZHERF ile عميقانه ile GOD ile OMGHY ile ضلمات ile TAMYGH KARDAN ile GOD SHODAN ile OMGHY SHODAN ile GOD KARDAN ile AMYGHA )
- DERİN ile/ve/değil SAKİN
( [not] DEEP vs./and/but CALM )
- DERİNDEN ile DERİNDEN DERİNE
- DERİNDEN ile/ve/||/<>/> YERİNDEN
( Lâf soktum. @@ Aklın oynar. )
- DERİNLETMEK ile DERİNLEŞMEK ile DERİNLEŞTİRMEK ile DERİNLEŞEBİLMEK ile DERİNLEŞTİRİLMEK ile DERİNLEŞTİRİLEBİLMEK ile DERİN/LİK ile DERİNCE ile DERİN UYKU ile DERİNLİKLİ ile DERİN DERİN ile DERİNLİKSİZ ile DERİN DEVLET ile DERİN SOĞUTMA ile DERİN SOĞUTUCU ile DERİN DONDURUCU ile DERİNLİK ÖLÇÜMÜ ile DERİNLİK KAYAÇLARI
- CONCENTRATION GRADIENT[İng.] / GRADIENT DE CONCENTRATION[Fr.] / KONZENTRATIONSGEFÄLLE[Alm.] ile/değil/yerine/= DERİŞİM GRADYANI
- CONCENTRATION POLARIZATION[İng.] / POLARISATION DE CONCENTRATION[Fr.] / KONZENTRATIONSPOLARISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= DERİŞİM KUTUPLANMASI/POLARİZASYONU
- CONCENTRATION CELL[İng.] / PILE DE CONCENTRATION[Fr.] / KONZENTRATION ZELLE, KONZENTRATIONSDEMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= DERİŞİM PİLİ
- KESÂFET[Osm.] / DENSITY[İng.] / CONCENTRATION, DENSITÉ[Fr.] / KONZENTRATION[Alm.] ile/değil/yerine/= DERİŞİM, YOĞUNLUK, KONSANTRASYON
- CONCENTRER[Fr.] / KONZENTRIEREN[Alm.] ile/değil/yerine/= DERİŞTİRME
- DERİVASYON/DERIVATION[İng.] değil/yerine/= ELEKTRİK GERILIM FARKI | TÜRETME
- DERİVASYON ile/||/<> DERİVATİF
( Türev. İLE/VE/|| Türemiş. )
- DERİVASYON ile DERİVATİF/DERİVE
( Türev, türeme, türetme, köken. İLE Türev, türemiş. )
- DERMA/DERMATO/DERMO- ile DERMAL/DERMATİK ile DERMABRAZYON ile DERMATOGLİFİKS ile DERMATOLOG ile DERMATOLOJİ ile DERMATOLOJİK ile DERMATOM ile DERMATOZ ile DERMİS ile DERMOAKTİF ile DERMOİD
( Deri [ile ilgili]. İLE Deri [ile ilgili]. İLE Deri kazıma. İLE Deri çizgileri, deri çizgibilim. İLE Deri sayrılıkları uzmanı. İLE Deri sayrılıkları bilimi. İLE Deri sayrılıkları [ile ilgili]. İLE Duyu alanı. İLE Deri sayrılığı. İLE Alt deri. İLE Deriyi etkileyen. İLE Derimsi. )
- DERMAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DEVRÂN
- DERMAN ile ŞİFÂ
- DERMANSIZLAŞMAK ile DERMAN ile DERMANSIZ/LIK ile DERMANSIZCA
- DER-MİYÂN[Fars.] ile DER-NİYÂM[Fars.]
( Ortada, arada. İLE Kında, kılıfta, kına sokulmuş. )
- DEROGASYON[Fr. < DEROGATION] değil/yerine/= AYRIKLIK
- DEROGASYON ile DETACHMENT
( Ayrıklık. İLE [yerinden] Ayrılma. )
- DERS OLSUN ile/ve/||/<>/> (KULAĞ[IM][IZ]A) KÜPE OLSUN
- DERT ve/<> DERMAN
( DERMAN ARARDIM, DERDİME
DERDİM, BANA DERMAN İMİŞ
BURHAN ARARDIM, ASLIMA
ASLIM, BANA BURHAN İMİŞ )
( SÖYLEMEM KİMSEYE DERDİMİ,
DERMANIM OLMASIN DİYE! )
( Derdini bilen, dermanını bulmuş demektir. )
( Derdine derman olmayacak ortamda derdini konuşmak edepsizliktir! )
( I was seeking the recipe to my trouble...
I saw that, my trouble was the recipe...
I was seeking the evidence to my essense...
I saw that, my essense was the evidence... )
- DERT ile SORUN
( TROUBLE vs. PROBLEM )
- DERTLERİ "ÇOK/BÜYÜK" OLAN ve/||/<>/> GÜLÜŞÜ SICAK OLAN :)
- DERTLERİNİ PAYLAŞMAK ile TAZİYE ile KOMİSER ile KOMİSERLİK ile KOMİSYON ile KOMİSYON ÜCRETİ ile ARABULUCULUK ile ORTAK
( COMMISERATE vs. COMMISERATION vs. COMMISSAR vs. COMMISSARIAT vs. COMMISSION vs. COMMISSION FEE vs. COMMISSURE vs. COMMISURAL )
( اظهار تاسف کردن ile اظهارتاسف ile کميسر ile کميساريا ile کميسيون ile حقالعمل کار ile کارمزد ile ماموريت دادن ile حقالعمل ile محل تلاقي ile درزي )
( EZEHAR TASEF KARDAN ile EZEHARTASEF ile KAMYSAR ile کميساريا ile KAMYSYVAN ile HAGHALEMAL KAR ile KARAMZAD ile MAMORYT DADAN ile HAGHALEMAL ile MOHAL TALAGHY ile درزي )
- DERUN ile DERUNİ
- DERÛN ile/||/<> HÂVÎ ile/||/<> MUHTEVİ ile/||/<> MENÂFİ
( İçinde. İLE/||/<> İçine alan, içeren, ihtiva eden. İLE/||/<> İçinde bulunan, ihtiva eden. İLE/||/<> Menfaatler. )
- DERVİŞ:
DÜNYA ve/||/<> İKİYÜZLÜLÜK ve/||/<> VARLIK ve/||/<> YALAN ve/||/<> KÖSNÜ/ŞEHVET
( DERVİŞ: DAL ve/||/<> RA ve/||/<> VAV ve/||/<> YE ve/||/<> ŞIN )
- DERVİŞ =/||/<>/< DÜŞMANI OLMAYAN
- DESANDAN/DESCENDING[İng.] değil/yerine/= INEN, AZALAN
- DESANDAN değil/yerine/= İNEN
- DESCARTES ŞUÂÂTI[Osm.] / DESCARTES RAYS[İng.] / DESCARTES/SCHES-STRAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DESCARTES IŞINLARI
- DESCRIPTION :/yerine AÇIKLAMA
- DESCRIPTION vs./and EXPECTATION
- DEŞEKSİYON değil/yerine/= HAREKET SAPMASI
- DESELERASYON/DECELERATION[İng.] değil/yerine/= YAVAŞLAMA
- DESELERASYON değil/yerine/= YAVAŞLAMA
- DESEN ile/ve DAİRE/GEOMETRİ/NESNE
( NOKTA-ÇİZGİ ile/ve NOKTA-ALAN )
- DESEN ile/ve/değil/<> RENK
- DESENDAN ile DESENSUS
( İnen, inici. İLE İniş. )
- DESENLEMEK ile DESEN ile DESENCİ/LİK ile DESENLİ ile DESENSİZ ile DESENLİ KAPLAMA
- DESENSİTİZASYON/DESENSITIZATION[İng.] değil/yerine/= DUYARSIZLAŞTIRMA
- DESENSİTİZASYON değil/yerine/= DUYARSIZLAŞMA, DUYARSIZLAŞTIRMA
- DESİBEL İLE FON İLE SON ile/||/<> SES ŞİDDETİ BİRİMLERİ
( Ses şiddeti ölçüm birimleri. )
( Formül: dB = 10 log(I/I₀) )
- DESICCATION[İng.] değil/yerine/= DESİKASYON
( Kuruma, kurutma.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- DESIGN :/yerine TASARLAMAK
- DESIGNATION vs. LIMITING
- HOLE CONDUCTION[İng.] / CONDUCTION PAR TROU[Fr.] / DEFEKTLEITUNG, LOCHLEITUNG, LÖCHERLEITUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DEŞİK İLETİMİ
- DESİKANT ile DESİKASYON ile DESİKATÖR
( Kuru tutan, nem alıcı. İLE Kuru tutma. İLE Kurutucu. )
- DESİMAL[Fr. < DÉCIMAL] değil/yerine/= ONDALIK DÜZEN
- DESİNLER DİYE YAPMAK değil/yerine İŞLET FİİLİN, DUYSUN KULAĞIN
- DESKALASYON ile DESKUAMASYON ile DESKUAMATİF
( Azalım. İLE Kepeklenme, kavlama, soyulma. İLE Kepeklenen, pul pul dökülen. )
- DESKUAMASYON değil/yerine/= DÖKÜLME
- DESPITE :/yerine RAĞMEN
- DESPOT[Fr.] değil/yerine/= BUYURGAN
- DESTÂN[Fars.]/EPOPE[Fr. < Yun.] değil/yerine/= OZYIR
- DESTAN:
YAPAY ile DOĞAL
- DESTÂN[Fars.] ile DESTÂN[Fars.]
( Eller. İLE Öykü/hikâye, kıssa. | Hîle, mekr, tezvîr. [Fr. ÉPOPÉE] )
- DESTAN > HALK ÖYKÜSÜ > MESNEVÎ > ROMAN
- DESTAN[Fars.] ile KISSA[Ar.]
- DESTELEMEK ile DESTEKLEMEK ile DESTELENMEK ile DESTELETMEK ile DESTEKLENMEK ile DESTEKLETMEK ile DESTEKLEŞMEK ile DESTELEYEBİLMEK ile DESTEKLENEBİLMEK ile DESTEKLEYEBİLMEK ile DESTE ile DESTEK ile DESTECİ/LİK ile DESTEKLİ/LİK ile DESTEKÇİ/LİK ile DESTEKSİZ/LİK ile DESTEK DOKU ile DESTEK OYUN ile DESTEKLİ BÜTÇE ile DESTEKLEME ALIMI
- DESTİNASYON[Fr. < DESTINATION] değil/yerine/= VARILACAK OLAN YER
- DESTİNASYON ile DESTİNASYON TURİZMİ
- DESTRUCTION :/yerine YIKIM
- DESTRÜKSİYON/DESTRUCTION[İng.] değil/yerine/= YIKIM
- DESTRÜKSİYON ile/||/<> DESTRÜKTİF
( Yıkım. İLE/VE/|| Yıkıcı. )
- DESTRÜKSİYON ile DESTRÜKTİF
( Yıkım. İLE Yıkıcı. )
- det.[Lat. < DETUR] değil/yerine/= VERİLSİN
- DETAIL vs. DIFFERENTIATION
- DETERGENT[Fr.] / REINIGUNGSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= DETERJAN
- DETERJAN ile DETERJANCI/LIK
- DETERMİNAN/T ile DETERMİNASYON ile DETERMİNE ile DETERMİNE ETMEK
( Belirleyen, belirleyici. İLE Belirlenim, belirleme, belirleyicilik. İLE Belirlenmiş, belirli. İLE Belirlemek. )
- DETERMİNASYON/DETERMINATION[İng.] değil/yerine/= BELİRLEME
- DETERMİNASYON[Fr. < DÉTERMINATION] değil/yerine/= BELİRLENİM
- DETERMİNASYON ile/||/<> DETERMİNAN
( Belirleme. İLE/VE/|| Belirleyici. )
- DETERMINATION vs./and OBLIGATION
- DETERMİNİST ile DETERMİNİZM ile DETERMİNASYON
- DETERMINUS ile/ve/değil/||/<>/< PERIAKTEON
( Karadakileri[sabitleri] ayırmada. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Kara[sabit] ile denizi[değişkeni] ayırmada. [sahne değiştirme] )
- DETOKSİFİKASYON/DETOXIFICATION[İng.] değil/yerine/= ARINDIRMA
- DETOKSİFİKASYON[İng. DETOXIFICATION] ile/||/<> DETOKSİFİYE[İng. DETOXIFY]
( Zehirli kimyasalların etkisini azaltma ya da yok etme sürecidir. Alternatif tıp yöntemi olarak kullanıldığı gibi, aynı zamanda göze içinde gerçekleştirilebilen de bir yöntemdir. @@ Zehirli etkisi giderilmiş yapılar için kullanılır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- DEVÂ ile DERMAN
- DEVALÜASYON[Fr. < DÉVALUATION] değil/yerine/= DEĞER DÜŞÜRÜMÜ
- DEVALÜASYON/DEVALUATION[İng.] değil/yerine/= DEĞERSİZLEŞTİRME
- DEVALÜASYON değil/yerine/= DEĞER DÜŞÜRÜMÜ
- DEVALÜE ile DEVALÜASYON
- DEVAM EDEN değil/yerine/= SÜREGELEN
- DEVÂM[Ar.] ile DEVÂN[Ar.]
( Sürekli/daim olma, bir halde bulunma, sürme. | Sebat. | Bir işe, bir me'muriyete gidip gelme. İLE Koşan, seğirten, hızlı yürüyen. | Koşarak, hızla/sür'atle. )
- DEVAMEN değil/yerine/= SÜREYİNDE
- DEVE ile/ve/||/<> "ASLAN" ile/ve/değil/yerine/||/<>/> BEBEK
- DEVE ile DEHN
( ... İLE Az süt veren deve. )
- DEVE ile KAYGIN
( ... İLE Gebe deve. )
- DEVEDİKENİ / KARAYANDIK / MUGAYLÂN[Fars.] ile DEVETABANI
( Bileşikgillerden, yaprakları dikenli, çeşitli türleri içine alan bir kır bitkisi. İLE Bileşikgillerden, geniş yapraklı bir süs bitkisi. )
( CARDUUS / CIRCIUM / ONOPORDEN cum PHLODENTRON )
- DEVEKUŞU ile REA/DARWIN NANDUSU
( STRUTHIO CAMELUS cum RHEA DARWINII )
- DEVELOPING :/yerine GELİŞEN
- DEVELOPMENT vs. TO STRENGTHEN
- DEVELOPMENT vs./and FORMATION/CONSTITUTION
- DEVİM/HAREKET[Ar.] ile/ve/||/<> DURAĞANLIK/SÜKÛN[Ar.] ile/ve/||/<> BİRLEŞME/İCTİMÂ[Ar.] ile/ve/||/<> AYRILMA/İNFİRAK[Ar.]
- DEVİM = MOTION[İng.] = MOUVEMENT[Fr.] = BEWEGUNG[Alm.] = MOTUS[Lat.]
- DYNAMIC VARIABLE[İng.] / VARIABLE DYNAMIQUE[Fr.] / DYNAMISCHE VARIABLE[Alm.] ile/değil/yerine/= DEVİNGEN/DİNAMİK DEĞİŞKEN
- DYNAMIC CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT À RÉACTION[Fr.] / DYNAMISCHER STROMKREIS[Alm.] ile/değil/yerine/= DEVİNGEN/DİNAMİK DEVRESİ
- DEVİNGEN ile/ve/||/<> AKIŞKAN
- PRÉCESSION[Fr.] ile/değil/yerine/= DEVİNİM
- KINETIC REACTION[İng.] ile/değil/yerine/= DEVİNİMSEL TEPKİ
- DEVİNİMSEL = DYNAMISCH[Alm.] = DYNAMIS TEN[Yun.]
- MOMENTUM WAVE FUNCTION[İng.] ile/değil/yerine/= DEVİNİRLİK DALGA İŞLEVİ
- MOMENTUM CONSERVATION[İng.] ile/değil/yerine/= DEVİNİRLİK KORUNUMU
- PRECESSION[İng.] ile/değil/yerine/= DEVİNME
- DEVİ(Y)ASYON ile DEVİTALİZASYON
( Sapma, eğrilme. İLE Öldürme, cansızlaştırma, duyarsızlaştırma. )
- DEVİYASYON değil/yerine/= SAPMA
- DEVRAN ile/ve/||/<> SEYRAN ile/ve/||/<> HAYRET ile/ve/||/<> MERAK ile/ve/||/<> İLİM
- DEVREDİLEN ile HEYET
( DELEGATED vs. DELEGATION )
( موکل ile نمايندگي ile هيات نمايندگان ile هيات نمايندگي ile وکالت )
( MOKL ile NAMAYNADEGY ile YEHYAT NAMAYNADEGAN ile YEHYAT NAMAYNADEGY ile VEKALT )
- DEVRETMEK ile DEVREDİLMEK ile DEVRE ile DEVREK ile DEVREN ile DEVRE DIŞI ile DEVRE MÜLK ile DEVRE ARASI ile DEVRE KESİCİ ile DEVRE VOLTAJI ile DEVRE POTANSİYELİ
- DEVR-İ REVÂN[Ar.] ile DEVR-İ REVÂN[Ar.]
( Usûl. İLE Dünya. | Devir eden devrân. )
- DEVRİK ANTİKLİNAL ile DEVRİK KANAT ile DEVRİK KATMAN ile DEVRİK KIVRIM ile DEVRİK SENKLİNAL ile DEVRİK (STRATİGRAFİK) İSTİF
( Kanatlarından birinin eğim açısının 90 dereceyi aşarak bu kanattaki katmanların devrik konum kazandığı antiklinal. İLE Kıvrımlanma sürecinde, eğim açısı 90 dereceyi aşarak devrik konum kazanan bir istif ya da katmanlardan oluşan, öteki kanat ve kıvrım eksen düzlemi ile aynı yönde eğimli olan kıvrım kanadı. İLE Çökel kayaçlarda istiflenme kuramına uymayan, daha yaşlı olan alt yüzeyi üstte, daha genç olan üst yüzeyinin altta olacak biçimde ters yüz olmuş katman. İLE Kıvrımlanma sürecinde, kanatlarından biri, eğim açısının 90 dereceyi aşmasıyla devrik konum kazanan ve dolayısıyla iki kanadı ve eksen düzlemi aynı yönde eğimli olan jeolojik kıvrım. İLE Kanatlarından birinin eğim açısının 90 dereceyi aşarak bu kanattaki katmanların devrik konum kazandığı senklinal. İLE Üst üstelik ilkesine göre yatay olarak çökelmiş ancak sonraki jeolojik süreçlerde aynı yönde artarak 90 dereceyi aşan bir eğim açısı kazanmış, yaşlı üstte, genç altta olacak biçimde ters yüz olmuş istif. )
( OVERTURNED ANTICLINE vs. OVERTURNED LIMB vs. OVERTURNED BED vs. INVERTED FOLD/OVERFOLD/OVERTURNED FOLD/REVERSED FOLD vs. OVERTURNED SYNCLINE vs. INVERTED STRATIFICATION/OVERTURNED STRATIFICATION )
( ANTICLINAL DEVERSÉ/ANTICLINAL RENVERSÉ avec FLANC INVERSE avec STRATIFICATION RENVERSÉE avec PLI DéVERSÉ/PLI OBLIQUE/PLI RÉNVERSÉ avec SYNCLINAL DEVERSÉ/SYNCLINAL RENVERSÉ avec STRATIFICATION RENVERSÉE )
( GEKIPPTE ANTIKLINE mit INVERSSCHENKEL/LIEGENDSCHENKEL/ÜBERKİPPTER FALTENFLÜGEL/ÜBERKIPPTER FALTENSCHENKEL/VERKEHRT SCHENKEL mit ÜBERKIPPTES BETT mit GEKIPPTE FALTE/ÜBERKIPPTE FALTE mit GEKIPPTE SYNKLINE mit ÜBERKIPPTE AUFSCHICHTUNG )
- DEVRİM = İNKILÂP = REVOLUTION[İng.] = RÉVOLUTION[Fr.] = REVOLUTION UMWÄLZUNG[Alm.] = REVOLUCION[İsp.]
- DEYİRMEN değil DEĞİRMEN
- DEYN ile/||/<> DÂYİN
( Borç. İLE/||/<> Alacaklı. )
(1996'dan beri)