N ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 11.561 başlık/FaRk ile birlikte,
11.561 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(13/48)
- DOĞAN ile BÛHE[Ar. çoğ. BEVÂHE]
( ... İLE Çakır doğanlar. )
( ... İLE Manevra yeteneği en yüksek kuş. )
- DOĞAN ile ÇAVLI
( ... İLE Doğan yavrusu. )
- DOĞAN ile DELİCE DOĞAN
( ... İLE Ağaçlı açık arazilerde yaşarlar. )
( ... vs. HOBBY )
( ... cum FALCO SUBBUTEO )
- DOĞAN ile DOĞAN GÖRÜNÜMLÜ ŞAHİN
- DOĞAN ile/değil/yerine ESPERİ
( ... İLE/DEĞİL/YERİNE Ava alıştırılmayan, bir tür doğan. )
- DOĞAN ile GÖKDOĞAN
( ... İLE Geniş omuzları vardır. Kuyruk sokumu geniş ve açık renk, kanatları uçlara doğru sivri ve çapa biçimindedir. )
( ... İLE Her türlü kayalık alanlarda yaşarlar. [Genellikle kaya çıkıntılarında, nadiren de ağaçlarda ve yapılarda yuva yaparlar.] )
( ... İLE Dünyanın en hızlı uçan kuşudur. [Gökyüzünde, dalış sırasında 360 km./saat hıza ulaşabilir.] )
( ... vs. PEREGRINE )
( ... cum FALCO PEREGRINUS )
- DOĞAN ile GRİ DOĞAN
( ... İLE Çöllerdeki kayalık tepelerde yuva yaparlar. )
( ... İLE Göçmen Ada Doğan'larını avlayarak beslenirler. )
( ... vs. SOOTY FALCON )
( ... cum FALCO CONCOLOR )
- DOĞAN ile KERKENEZ/SABRİS[Ar.]/KESTREL[İng.]
( ... İLE 35 cm. uzunluğunda, kızılımsı tüyleri olan, leşobur bir doğan. )
( ... İLE Ağaçlı açık arazilerde, dağlarda ve şehirlerde yaşarlar. )
( Ülkemizin en yaygın yırtıcı kuşlarından biridir. Her türlü arazide bulunabilir. Rüzgârda, kafası görünmeyen bir el ile tutuluyormuşçasına, tamamen hareketsiz kalır. Gövdesi, rüzgâra göre yalpalanmasına karşın, kafası sabittir. Erili, mavi-gri; dişili, kızıl-kahverengi renktedir. Beslenmesinde ise keskin gözleriyle yeri gözler, tedbirsiz avını hemen yakalar, pençeleriyle avın gövdesini parçalayıp yer. )
( ... vs. KESTREL )
( ... cum FALCO TINNUNCULUS )
- DOĞAN ile KIZIL ENSELİ DOĞAN
( ... İLE Kıyıdan uzak, kurak ve kayalık arazilerde yaşarlar. [Kuzey Afrika'da] [Kayalık yarlarda yuva yaparlar.] )
( ... vs. BARBARY FALCON )
( ... cum FALCO PELEGRINOIDES )
- DOĞAN ile SARDOĞAN
( ... İLE Sarı renkli bir tür doğan. )
- DOĞAN ile SUNGUR/AKDOĞAN
( ... İLE En büyük doğan. )
( ... İLE Kayalık kıyılar, dağlar ve ibreli ormanların kenarlarında yaşarlar. [Yarlarda yuva yaparlar.] )
( ... vs. GYRFALCON )
( ... cum FALCO RUSTICOLUS )
- DOĞAN ile TEPELİ DOĞAN
( ... ile SIKAR[< SAKR]["ka uzun okunur"] )
- DOĞAN ile ULU DOĞAN
( ... İLE Açık ve seyrek ağaçlı arazilerde, yüksek plato, bozkır, ova ve yarı çöllerde yaşarlar. )
( ... vs. SAKER )
( ... cum FALCO CHERRUG )
- DOĞANIN/NESNELERİN OKUNMASINDA:
DİL ile/ve/<> MATEMATİK ile/ve/<> İLİŞKİSEL ile/ve/<> DİL-MATEMATİK KESİŞİMİNDEN
- DOĞAYA DOĞAN ile/ve/değil/||/<>/> YAŞAMA DOĞAN
( Behaim["hayvan"]. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Beşer/İnsan. )
( Yaşam, yaşamla beslenir. [Doğada bu süreç zorunluludur, toplumda ise gönüllü olmalıdır.] )
( Yaşamın tamir edemediğine ölüm son verir. )
( [not] TO BORN IN NATURE vs./and/but TO BORN IN LIFE
What life cannot mend, death will end. )
- DOĞA'YA DOĞAN ile/değil YAŞAM'A DOĞAN
( Behaim[hayvan]. İLE/DEĞİL İnsan. )
- DOGMA vs./and DETERMINATION
- DOĞRU-DÜRÜST[Fars.] ile/değil/yerine/||/<> DOĞRU-DÜZGÜN
- DOĞRU OLAN ile/ve OLMASI GEREKEN
( WHICH IS RIGHT vs./and HAS TO BE )
- DOĞRU OLMAYAN ile YALAN
( NOT TRUE vs. LIE )
- DOĞRU SÖYLEYEN ile/değil/yerine/ya da/>< "ÇOK İYİ YALAN SÖYLEYEBİLEN"
- DOĞRU/YANLIŞ! SÖYLÜYORSUN! değil DOĞRU!/YANLIŞ!
- DOĞRU SÖYLÜYORSUN yerine SÖYLEDİĞİN SÖZ DOĞRU
- DOĞRU SÖZ ile/ve YEMİN
( Doğru söz, yeminden ileri! )
( RIGHT WORD vs./and OATH )
- DOĞRU-YANLIŞ ile DOĞRU-YALAN
( RIGHT-WRONG vs. TRUE-FALSE )
- DOĞRU ile/ve/<> İSPATLANAMAYAN
- DOĞRU ile/ve ÖZGÜN
( Her zaman geçerli. İLE/VE Modern çağda geçerli. )
( RIGHT vs./and ORIGINAL/AUTHENTIC )
- DOĞRU ile UYGUN
( [Ar..] SÂDIK ile MÜNÂSİB[< NİSBET] )
( ... ile ŞÂYESTE, ÇESPÂN )
( RIGHT vs. APPROPRIATE )
- DOĞRU ile UYGUN
- DOĞRU ile/ve/değil YAYGIN
( [not] RIGHT vs./and/but COMMON )
- DOĞRUDAN SEN ile/ve/<> DOLAYLI SEN
( Kendin. İLE/VE/<> Çocuğun. )
- DOĞRUDAN ile BAŞTAN(/KAFADAN)
- DOĞRUDAN ile DOĞRU AKIM ile DOĞRUDAN NESNE ile DOĞRUDAN ROTA ile DOĞRUDAN VERGİ ile YÖN ile YÖNLÜ ile YÖNSÜZ ile YOL TARİFİ ile DİREKTİF ile DOĞRUDAN ile DOĞRUDANLIK ile MÜDÜR ile MÜDÜRLÜK ile YÖNETMENLİK ile YÖNETMENLER ile MÜDÜRLÜK ile DİREKTRİX
( DIRECT vs. DIRECT CURRENT vs. DIRECT OBJECT vs. DIRECT ROUTE vs. DIRECT TAX vs. DIRECTION vs. DIRECTIONAL vs. DIRECTIONLESS vs. DIRECTIONS vs. DIRECTIVE vs. DIRECTLY vs. DIRECTNESS vs. DIRECTOR vs. DIRECTORATE vs. DIRECTORIAL vs. DIRECTORS vs. DIRECTORSHIP vs. DIRECTRIX )
( مستقيم ile بيواسطه ile مديريت کردن ile هدايت کردن ile کارگرداني کردن ile جريان مستقيم ile مفعول بي واسطه ile راه مستقيم ile ماليات مستقيم ile راستا ile جهت ile جانب ile مسير ile سوي ile سو ile هدايتي ile بي جهت ile جهات ile بخشنامه ile مستقيما ile يکراست ile يکسره ile سر راست ile بي واسطگي ile مديرعامل ile هدايت کننده ile مقام رياست ile مدير ile مفتش ile مديريتي ile سران ile رياست ile خط هادي )
( MOSTEGHYM ile بيواسطه ile MADYRYT KARDAN ile CPEHDAYT KARDAN ile KARGARDANY KARDAN ile JARYAN MOSTEGHYM ile MAFUL BEY VASETEH ile RAH MOSTEGHYM ile MALYAT MOSTEGHYM ile RASTA ile JOHAT ile جانب ile MOSYR ile SOY ile SO ile CPEHDAYTY ile BEY JOHAT ile JOHYAT ile BAKHSHENAMEH ile MOSTEGHYMA ile YKARAST ile YKASAREH ile SAR RAST ile BEY VOSTGY ile MADYROAMEL ile CPEHDAYT KONANDEH ile MOGHAM RYEST ile مدير ile مفتش ile MADYRYTY ile SARAN ile RYEST ile خط هادي )
- DOĞRUDAN ile DOĞRUDAN DOĞRUYA
- DOĞRUDAN ile DOLAYIMLI
- DOĞRUDAN ile DOLAYLI
( DIRECT vs. INDIRECT )
- DOĞRUDAN ile KENDİLİĞİNDEN
- DOĞRUDAN ile SONRADAN
- DOĞRU-DÜZGÜN
- DOĞRULAMA, OLUMLAMA = TAHKİK = VERIFICATION[İng.] = VÉRIFICATION[Fr.] = VERIFIKATION[Alm.] = VERIFICACION[İsp.]
- DOĞRULTMA ile DOĞRULTMAN ile DOĞRULTMAÇ
- DOĞRUSAL ile/||/<> DOĞRUSAL OLMAYAN
( Doğrusal sistemler süperpozisyon ilkesine uyarken İLE doğrusal olmayan sistemler uymaz )
( Henri Poincaré tarafından 1890 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1854-1912) (Ülke: Fransa) (Alan: matematik) )
- DOĞRUSUN!/YANLIŞSIN! değil DOĞRU!/YANLIŞ!
- DOĞRUYA EN YAKIN ile/ve YANLIŞTAN EN UZAK
( THE CLOSEST TO THE STRAIGHT vs./and THE FAREST FROM THE FALSE )
- DOĞU ile DOĞU BURNU ile DOĞU CORNİN ile DOĞU TİMOR ile DOĞU AVRUPA ile DOĞUYA DOĞRU ile EN DOĞUDAKİ ile DOĞU ile DOĞU BÖLGESİ ile EN DOĞUDAKİ ile DOĞUYA DOĞRU
( EAST vs. EAST CAPE vs. EAST CORNIN vs. EAST TIMOR vs. EASTERN EUROPE vs. EASTERLY vs. EASTERMOST vs. EASTERN vs. EASTERN ZONE vs. EASTERNMOST vs. EASTWARD )
( مشرق زمين ile شرق ile مشرق ile کيپ شرقي ile ايست کورنين ile تي مور شرقي ile تيمور شرقي ile مانند بادخاوري ile بسوي شرق ile شرقاً ile شرقي ترين نقطه ile خاوري ile بطرف شرق ile شرقي ile مشرقي ile اروپاي شرقي ile مشارق ile روب خاور )
( MOSHARGH ZAMYNE ile SHARGH ile MOSHARGH ile KYPE SHARGHY ile AYSET KORNYNE ile TY MOOR SHARGHY ile TYMOOR SHARGHY ile MANAND BADKHAVARY ile BESOY SHARGH ile شرقاً ile SHARGHY TARYNE NAGHTEH ile KHAVARY ile BETREF SHARGH ile SHARGHY ile مشرقي ile OROPAY SHARGHY ile MOSHARAGH ile ROB KHAVAR )
- DOĞUŞTAN ile DOĞUŞTANCI/LIK
- DOĞUŞTAN = VEHBİ, FITRİ = INNATE[İng.] = INNÉ[Fr.] = ANGEBOREN[Alm.]
- DOKTOR ile DOKTRİN
( Hekim. İLE Öğreti. )
- DOKTRİN değil KADİM BİLGELİK
- DOKTRİN değil/yerine/= ÖĞRETİ
- DOKTRİN değil/yerine/= ÖĞRETİ
- DOKTRİNSEL ile DOKTRİN
( DOCTRINAL vs. DOCTRINE )
( عقيدهاي ile تعليماتي ile افراس ile اصول ile افراه )
( AGHYDANGAY ile تعليماتي ile افراس ile OSOL ile افراه )
- DOKU ile ÖRGEN
( Benzer işlevleri yerine getiren gözelerin oluşturduğu yapı. İLE Farklı dokuların bir araya gelmesiyle oluşan daha karmaşık yapı. )
- DOKÜMAN[Fr., İng. < DOCUMENT]["DÖKÜMAN" da değil!] değil/yerine/= BELGE
- DOKÜMAN ile DOKÜMANTASYON
- DOKURCUN ile DOKURCUN
( Ot ya da ekin yığını. İLE Dokuztaş oyunu. )
- DOLAMA/KURLAĞAN = ETYARAN
( Daha çok parmaklarda olan, derinlere kadar işleyen sayrılık. )
- DOLANAN ile/değil DOLAŞAN
- DOLANDIRICI ile/değil KALPAZAN
( ... İLE/DEĞİL Sahte para basan ya da piyasaya süren kişi. | Yalan ve hile ile iş gören kişi. )
- DOLAŞIM(SİRKÜLÂSYON) ile DEVİNİM
( Hiçbir şey kendi başına devinmez ve durmaz. )
( By itself nothing moves, nothing rests. )
( CIRCULATION vs. MOVEMENT )
- DOLAYLI OLARAK ile ÜZERİNDEN
- DOLDURMAK ile REÇETE DOLDUR ile BİR BAŞVURU FORMUNU DOLDURUN ile DOLDURMAK ile DOLU ile DOLGU MADDESİ ile DOLDURMA ile DOLDURUCU
( FILL vs. FILL A PRESCRIPTION vs. FILL AN APPLICATION vs. FILL UP vs. FILLED vs. FILLER vs. FILLING vs. FILLISTER )
( آگندن ile پر کردن ile مملو کردن ile پرکردن ile نسخه پيچيدن ile درخاست پر کردن ile پر شدن ile اشباع کردن ile انباشتن ile انباشته ile مشحون ile پرکرده ile آگنده ile پر کننده ile بطانه ile پرکننده ile اشباع ile کنش کاو )
( AGANDAN ile PAR KARDAN ile MOMLU KARDAN ile PORKARDAN ile NASKHEH PEYCHYDAN ile DARKHAST PAR KARDAN ile PAR SHODAN ile ESHABAE KARDAN ile ANBASHTAN ile ANBASHTEH ile MOSHHOON ile PORKARDEH ile AGANDEH ile PAR KONANDEH ile بطانه ile PORKONANDEH ile ESHABAE ile KONASH KAV )
- DÖLLENME = İLKÂH = FÉCONDATION
- DOLOR, PAIN[İng.] değil/yerine/= AĞRI
- DOLU ile YOĞUN
( FULL vs. DENSE )
- DOLUNAY ile/ve/<> DÖRDÜN
( ... İLE/VE/<> Ay ya da benzeri gök nesneleri[cirim] tekerlerinin yarısının aydınlık olduğu evre, yarımay. )
( ... ile/ve/<> TERBİ )
- DOLUNAY/NUR/BEDİR[Ar. < BEDR] ile YARIMAY/DÖRDÜN ile YENİAY/AYÇA/HİLÂL[Ar.]
- DOMAIN ile DOMENE
( Bölge. İLE Almaç bölgesi. )
- DOMINANT vs. WIDESPREAD/COMMON
- DOMINANT :/yerine BASKIN
- DOMUZ ile DOMUZLAN
( ... İLE Kınkanatlılardan bir böcek. )
( ... cum BRACHYNUS CREPITANS )
- Don -ile
( Giysi, elbise. )
- DON ile BUZLANMA
( FROST vs. FROSTWORK )
( سرما زدن ile شبنم ile سرماريزه ile سرمازده کردن ile شبنم منجمد ile گچک ile طراحي گردي )
( SARMA ZADAN ile SHBONAM ile سرماريزه ile SARMAZDEH KARDAN ile SHBONAM MANJAMAD ile گچک ile TARAHY GARDY )
- DON/KÜLOT[Fr. < CULOTTE] ile DON ile DON
( Giysi. | Gövdenin, belden aşağısına giyilen, uzun ya da kısa iç giysisi, beli lastikli iç çamaşırı. İLE Hava sıcaklığının sıfırdan aşağı düşmesiyle, suların buz tutması. İLE At tüyünün rengi. )
- DON[Azr.] = GİYSİ[Tr.]
- DONAMAK ile DON ile DONE ile DON YAĞI ile DON GÖMLEK
- DONASYON/DONATION[İng.] değil/yerine/= BAĞIŞ | BAĞIŞLAMA
- DÖNEN ile/ve/değil DAİRESEL
( ... İLE/VE/DEĞİL Konumsal/vaz'î. )
- DONÖR/DONOR[İng.] değil/yerine/= VERICİ, BAĞIŞLAYICI, BAĞIŞLAYAN
- DONUK ile/ve/değil/||/<>/< DURGUN
- DÖNÜŞLERDE:
WILLIAMSON ile/ve/<> ANDERSEN ile/ve/<> SCHARNOV
( Denize düşen kişiyi kurtarmak için yapılan dönüş. İLE/VE/<> Dümen, kişinin düştüğü tarafa doğru alabanda basılır. İlk rotadan 240 derece sapınca, dümen ortalanır ve durma dönüşüne başlanır. İLE/VE/<> Dümen, alabanda basılır. İlk rotadan 240 derece sapınca, dümen öteki tarafa alabanda basılır. Rotanın 180 derece tersine gelmesine 20 derece kala, dümen ortalanır ve kişiyi kurtarmak için geminin geri dönmesi sağlanır. [Denize düşen kişinin, köprü üstünden fark edilmesi durumunda kullanılmaz.] )
- DOPAMİN ile/||/<> SEROTONİN
( Dopamin ödül-motivasyon İLE serotonin duygudurum-uyku )
( Formül: C₈H₁₁NO₂ İLE C₁₀H₁₂N₂O )
- DÖRDÜN ile DÖRDÜNCÜ/LÜK ile DÖRDÜNCÜ ÇAĞ ile DÖRDÜNCÜ AYAK
- DORSUM ile DORSAL ile DORSO-LOMBER ile DORSİFLEKSİYON
( Sırt, arka. İLE Sırt[la ilgili], arka[yla ilgili]. İLE Sırt-bel [ile ilgili]. İLE Geriye bükme. )
- DÖRT UNSUR(BASÂİD, ANÂSIR-I ERBAA, ÇÂR-I ANÂSIR)/ERKÂN[< RÜKN] ve/<> HILTLAR/SUYUK (İLK SIVILAR) ve/<> NİTELİK
( TOPRAK <> SU <> HAVA <> ATEŞ ve/<> (KAN <> SALYA <> SAFRA <> DALAK) | ( KURULUK <> ISLAKLIK <> SOĞUKLUK <> SICAKLIK )
( KALP <> AKCİĞER <> KARACİĞER <> DALAK )
( DÖRT DÖRTLÜK ADAM OLMAK: Dört unsur ve dört hıltın en uyumlu ve dengeli bir biçimde biraradalığı. )
- DÖRT UNSUR/ANASIR-I ERBAA[Ar.]/ÇÂR-RÜKN[Fars.]:
TOPRA/K / TOPLAK VE SU ve HAVA VE ATEŞ ve BOŞLUK
( Hafiflerdir ve yukarı doğru hareket ederler. VE Ağırlardır ve aşağı doğru hareket ederler. )
( Ateşe bakanın ömrü az, suya bakanınsa uzun olur. )
( Ateş, Celâl; su, Cemâl'dir. )
- 4 YÖN ile/ve/<> KOZMİK YÖN/2 KONUM
- DÖRTLEMEK ile DÖRT/LÜK ile DÖRTLÜ ile DÖRT BİR ile DÖRT GÖZ ile DÖRT YOL ile DÖRT AYAK ile DÖRT KÖŞE ile DÖRT BUCAK ile DÖRT İŞLEM ile DÖRT KAŞLI ile DÖRT YÜZLÜ ile DÖRT DÖRTLÜK ile DÖRTLÜ FİNAL ile DÖRT YOL AĞZI ile DÖRTLÜ GANYAN ile DÖRT AYAKLILAR ile DÖRT BAŞI MAMUR
- DÖRTNALA KOŞMAK ile DÖRTNALA KOŞAN ile DÖRTNALA KOŞMAK
( GALLOP vs. GALLOPER vs. GALLOPING )
( چهارنعل ile تاخت ile تاخت کردن ile چهارنعل رفتن ile تازاندن ile تازيدن ile چارنعل رفتن ile چارنعل ile چهار نعل رفتن ile تازنده )
( CHEHARNAL ile TAKHT ile TAKHT KARDAN ile CHEHARNAL RAFTAN ile TAZANDAN ile تازيدن ile CHARNAL RAFTAN ile چارنعل ile CHEHAR NAL RAFTAN ile TAZANDEH )
- DORUĞA ULAŞAN ile DORUK NOKTASI
( CULMINATING vs. CULMINATION )
( منتهي ile اوج )
( MONTEHY ile OJ )
- DORUM/KÖŞEK/KÖÇEK/POTUK/TAYLAK/YELEK ile TAYLAN
( Bir yaşına kadar olan deve yavrusu. İLE İki yaşında deve yavrusu. )
- DOST:
ACI SÖYLEYEN değil ACIYI, TATLI SÖYLEYEN
- DOST:
YANLIŞINI DUYURAN/YAYAN değil YANLIŞINDA UYARAN ve/sonra KORUYAN/KOLLAYAN
- DOSTA VİSÂL ve MUTMAİN
- DOSTLAŞMAK ile DOST/LUK ile DOSTÇA ile DOSTSUZ/LUK ile DOST DÜŞMAN ile DOST KAZIĞI ile DOST CANLISI
- DOUBT vs. CONTRADICTION
- DOWN-REGULATION değil/yerine/= AZALTARAK DÜZENLEME
- DOWN :/yerine AŞAĞI
- DOWNREGULATION[İng.] değil/yerine/= AZALARAK DÜZENLENİM
- DOWNTOWN :/yerine ŞEHİR MERKEZİ
- DOYUMLULUK ve/||/<> GÜVEN
( En büyük zenginlik. VE/||/<> En iyi yakınlık/akrabalık. )
- DOYURAN ile DOYURAN BUHAR
- DOZEN :/yerine DÜZİNE
- DRAGON ile LANCER ile SÜVÂRİ
( Piyadeler. İLE Mızraklılar. İLE Kılıç ve ok kullananlar. )
- DREN/DRAIN[İng.] değil/yerine/= AKITAÇ
- AKAÇ/AKITAÇ/DREN ile/ve/||/<> BOŞALTMA/AKAÇLAMA/DRENAJ[İng. < DRAINAGE]
( Birikmiş suları akıtmaya yarayan boru, oluk ve benzeri araç. | Temel düzeyindeki suları toplayıp yapıların uzağına akıtan, yeraltı su borusu. İLE/VE/||/<> ... )
- DREZİN -ile
( Yol kontrol ve bakımı için demiryollarında kullanılan küçük araba. )
- DROMEDARY SIGN ile DUMPING
( Hörgüç bulgusu. İLE Hızlı emilim. )
- DUAL ile DUBLE ile DUPLİKASYON
( İkili. İLE Çift, iki kez, iki kat. İLE İkilenme. )
- DUAL/DUBLE ile/||/<> DUPLİKASYON ile/||/<> DİVALAN
( İkili/çift. İLE/VE/|| İkileşme. İLE/VE/|| İki değerli. )
- DUALITY vs. CONTRADICTION
- DUBA ile PONTON[Fr.]
( ... İLE Batmış gemileri askıya alma işinde kullanılan büyük duba. )
- DUBLAJ/CI[Fr.] değil/yerine/= SESLENDİRME / SÖZLENDİRİCİ/SESLENDİRMECİ/SELENDİRMEN/SELENDİREN
- DUBLÜR ile FİGÜRAN
( STUNT vs. EXTRA )
- DUDAK/ERİN[dvnlgttrk] ile/ve/değil YANAK ile/ve/değil YAKA
( ŞEFE ile/ve/değil HADD, VECNE )
( LEB, LA'L ile/ve/değil BÎLE, KELE )
( [not] LIP vs./and/but CHEEK )
- DUDAKTAN/AĞIZA GİREN ile/ve/<> DUDAKTAN/AĞIZDAN ÇIKAN
( İnsan/kişi, iki dudağı arasındadır.
1. İçeri ne gireceğini [yiyeceğini/içeceğini] bilen.
2. Dışarı ne [söz] çıka(ra)cağını bilen. )
( Dudak ise beşer'i, İnsan yapan/yapabilendir! [Dudağın altı doğadır.[doğanın/düzenin parçasıdır, doğayla ve doğada varolanlarla ortaktır.] )
( İnsan/kişi, yediğini bilen/tanıyan, doğasına uygun olanları dudağından geçirendir/geçirebilendir. )
( BİR ŞEY Kİ...
YAPMASAN DA OLUR! YAPMA!!!
BİR ŞEY Kİ...
SÖYLEMESEN DE OLUR! SÖYLEME!!!
BİR ŞEY Kİ...
YEMESEN DE OLUR! YEME!!!
BİR ŞEY Kİ...
İÇMESEN DE OLUR! İÇME!!!
[Özellikle abur-cuburlar, et ve tüm hayvansal ürünler,
kahve ve de özellikle sigara gibi...] )
- DUDU KUŞU/PAPAĞAN[İt. < Ar.] ile MUHABBET KUŞU
( Deli İbrahim'in, Papağan'dan bahsettiği öyküyü okumanızı salık veririz. )
( Ulviye Sultan'ın Papağan öyküsünü okumanızı salık veririz. )
( ... İLE Papağangillerden, asıl yurdu Avustralya olan bir kuş. )
( BEBGA ile ... )
( BEPGA, TÛTÎ/TUTU, MÜRG-İ DÂNÂ[akıllı kuş] ile ... )
( PARROT vs. LOVEBIRD/PARAKEET/BUDGERIGAR/BUDGIE )
( PICISTACUS cum MELEOPSITTACUS UNDULATUS )
- DÜĞÜM ile/değil/yerine DÜĞÜN
( Kişiye[zih(ni)ne], durumlara/koşullara göre değişir. )
- DÜĞÜMLEMEK ile DÜĞÜMLENMEK ile DÜĞÜMLEYEBİLMEK ile DÜĞÜ ile DÜĞÜM ile DÜĞÜN ile DÜĞÜMLÜ ile DÜĞÜNCÜ/LÜK ile DÜĞÜMSÜZ ile DÜĞÜNSÜZ ile DÜĞÜM DÜĞÜM ile DÜĞÜN ALAYI ile DÜĞÜN DERNEK ile DÜĞÜN HAMAMI ile DÜĞÜN PİLAVI ile DÜĞÜN SALONU ile DÜĞÜN ÇİÇEĞİ ile DÜĞÜM NOKTASI ile DÜĞÜN YAHNİSİ ile DÜĞÜN ÇORBASI ile DÜĞÜN ÇİÇEĞİGİLLER
- DUHÂ ile/ve EZAN
- DÜKKAN ile DÜKKANCI/LIK
- DÜKKAN değil/yerine/= KEPİT
- DUMAN ile BUHÂR[: Buğu. Ar. çoğ. EBHİRE]
( Bir maddenin yanması ile çıkan ve içinde katı zerrelerle buğu bulunan kara ya da esmer renkli gaz. | Havalanan ince tozların ya da sisin havada oluşturduğu bulanıklık. İLE Bir kritik sıcaklığın altında gaz fazına geçen ve sıcaklığı düşürmeksizin, sadece basıncın artırılmasıyla sıvılaştırılabilen özdek/madde. )
( ... avec LA VAPEUR )
( ... mit DAMPF )
( SMOKE vs. STEAM )
- DUMAN ile BULUT
( ACÂC: Bulut. | Duman. )
( SMOKE ile CLOUD )
- DUMAN ile/ve/değil GAZ
( Sigaranın zararı, görünen dumanından değil görünmeyen gazındandır! [dolayısıyla havalandırma[air-condition] neredeyse hiçbir etkisi yoktur!] )
( [not] SMOKE vs./and GAS )
- DUMAN ile TUMAN, TENBÂN[Fars.]
( Yanan ya da buharlaşan bir nesneden göğe doğru yükselen yoğunluk. İLE Don, içe giyilen don, şalvar. )
- DUMANLAMAK ile DUMANLANMAK ile DUMA ile DUMAN ile DUMANLI/LIK ile DUMANSIZ/LIK ile DUMAN RENGİ
- DÜMEN ile DÜMENCİ
( HELM vs. HELMSMAN )
( سکان ile اهرم سکان ile سکاندار )
( SEKAN ile HARAM SEKAN ile SEKANDAR )
- DÜMEN ile DÜMENCİ/LİK ile DÜMENSİZ ile DÜMEN SUYU ile DÜMENİ EĞRİ ile DÜMEN BEDENİ ile DÜMEN BOĞAZI ile DÜMEN NEFERİ ile DÜMEN YELPAZESİ
- DÜMEN ile/değil/yerine/>< DÜZEN
- DÛN -ile
( ALTTA, AŞAĞIDA | AŞAĞI, AŞAĞILIK | ALÇAK )
- DÜN ile YARIN ile/ve/değil/yerine/||/=/<>/< BUGÜN
( Gitti mi gelmez. İLE Gelir mi bilinmez. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/<>/< [ne yazık ki] Değeri bilinmez. )
( Yarın, bugünün öğrencisidir.
[Lat.] Discipulus est prioris posterior dies. )
( ... ile FERDA ile/ve/değil/yerine/||/=/<>/< ... )
- DÜN ile/ve TÂR
( Gece. İLE/VE Karanlık. )
- DÜNDEN ile DÜNDEN ÖLMÜŞ ile DÜNDEN BUGÜNE
- DÜNYA KADAR MAL ile/ve/değil/yerine/>< FINDIK KADAR .M
- DÜNYA ile/ve/||/<>/> NEPTÜN ile/ve/||/<>/> URANÜS ile/ve/||/<>/> SATÜRN ile/ve/||/<>/> GÜNEŞ
( [=]
50 ay. İLE/VE/||/<>/> 57 dünya. İLE/VE/||/<>/> 63 dünya. İLE/VE/||/<>/> 700 dünya. İLE/VE/||/<>/> 1300 dünya. İLE/VE/||/<>/> 1.300.000 dünya. )
- YALAN:
DÜNYADA ve/||/<> SİYÂSETTE ve/||/<> TİCARETTE ve/||/<> FELSEFEDE ve/||/<> EDEBİYATTA ve/||/<> GAZETECİLİKTE ve/||/<> GENÇLİKTE
( Vefâ. VE/||/<> Vaad. VE/||/<> Reklam. VE/||/<> Safsata. VE/||/<> Mecaz. VE/||/<> Haber. VE/||/<> Aşk. )
- DÜNYANIN ÇEVRESİNİ DOLAŞAN İLK KİŞİ:
MACELLAN değil HENRY
( Ferdinand Macellan, dünyanın etrafındaki turunu tamamlayamadı. 1521'de, Filipinler'de henüz turun yarısındayken öldürüldü. [Macellan, 1511'de, Portekiz'den çıkıp Hint Okyanusu'nu geçerek önce Uzakdoğu'yu ziyaret etti. Henry'i, 1511'de, Malezya'daki bir köle pazarında buldu ve onu geldiği yoldan Lizbon'a götürdü. 1519'da çıkılan dünya turu girişimi de dahil olmak üzere bundan sonraki tüm yolculuklarında Henry, Macellan'ın yanında gitti. Bu yolculuk, öteki yönden, yani Atlas Okyanusu'nu ve Büyük Okyanus'u geçerek gerçekleşti. Bu yüzden, 1521'de Uzakdoğu'ya vardıklarında, Henry dünyanın etrafını tam olarak dolaşmış olan ilk kişi oldu. )
- DÜNYANIN EN SOĞUK YERİ:
OLMYAKON
( Orta Yakutistan'da bulunan Olmyakon'da ölçülen en düşük ısı, -71 °C'dir. )
- DÜNYEVÎ ... ile/ve/değil/||/<> DÜNYADA KAZANILACAK OLAN ...
- DUPLİKASYON/DUPLICATION[İng.] değil/yerine/= İKİLEŞME
- dur. dolor.[Lat. < DURANTE DOLORE] değil/yerine/= AĞRI SIRASINDA, AĞRI VARKEN
- DURAĞAN ile/ve/değil/yerine/||/>< DEVİNGEN
- DURAĞAN ile HANTAL
- DURAĞAN ile SABİT
- DURAN ile/ve/>/değil/yerine DÖNENDE, DURAN
- DURAN ile/ve/||/<> DURAĞAN
- DURAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/></>/< DÜŞÜNEN
( Susmak bilmez. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>> Hemen susar.
bkz. www.FaRkLaR.net/SUS )
- DURANDA, DÖNEN ile/ve/<> DÖNENDE, DURAN
( Doğa. İLE/VE/<> İnsan/kendi. )
- DÛR-BÎN[Fars.] ile DÛR-NÜMÂ/Y[Fars.]
( Uzağı/ileriyi/geleceği gören. İLE Uzağı gösteren. )
- DÜRBÜN[Fars. < DÜR:Uzak. + BÎN: Gören(/gösteren).] değil/yerine/= BAKAÇ
( Uzaktaki nesnelerin görüntülerini büyütmeye ya da yaklaştırmaya yarayan, objektif ve oküler adlı iki mercekten oluşan optik araç. | Gözetleme deliği. )
- DÜRBÜN ile/değil BÜYÜTEÇ
( [not] BINOCULARS vs. MAGNIFYING GLASS )
- DÜRBÜN ile ÇİÇEK DÜRBÜNÜ(KALEYDESKOP)
( ... İLE Bir ucu buzlu camla kapatılan, metal ya da mukavvadan bir boru içine yerleştirilmiş aynaların aracılığıyla, boru içine konulmuş renkli küçük nesnelerin ve görüntülerin oluşturduğu çeşitli biçimleri gösteren araç. )
- DÜRBÜN ile DÜRBÜN
( BINOCULAR vs. BINOCULARS )
( دو چشمي ile دو چشمه ile دوچشمه ile دوربين )
( DO CHESHAMY ile DO CHESHMEH ile DOCHESHMEH ile DORBYNE )
- DÜRBÜN ile DÜRBÜNLÜ
- DÜRBÜN ile PERİSKOP[Fr. < Yun. PERI: Dolay. SKOPEIN: Gözetlemek.]
( ... İLE Denizaltılarda, tanklarda, siperlerde kullanılan, gözlemcinin gözünü çevirmeksizin çevreyi araştırmasını sağlayan optik araç. )
- DÜRBÜN ile TELESKOP
( BINOCULARS vs. TELESCOPE )
- DURING vs. IN
- DÜRTEN ile/ve/||/<>/> DÜŞÜNDÜRTEN
- DÜRTÜ = DRIVE, IMPULSE[İng.] = IMPULSION[Fr.] = TRIEB[Alm.] = IMPETUS[Lat.]
- DÜRTÜ ile/ve/||/<>/> GÜDÜ(MOTİVASYON)
( Fiziksel kaynaklı gereksinim. İLE/VE/<> Zihinsel/düşünsel kaynaklı gereksinim. [ve bunların harekete geçmesi/geçirilmesi] )
( DRIVE vs./and/||/<>/> MOTIVATION )
- DÜRTÜ ile/ve/değil/||/<>/> UYARAN ile/ve/değil/||/<>/> UYARILMA
- DURUK DİN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DEVİMSEL/DİRİMSEL DİN
- DURULMAK ile DURULAMAK ile DURULANMAK ile DURULAŞMAK ile DURULUVERMEK ile DURULAŞTIRMAK ile DURU/LUK ile DURUK/LUK ile DURUM ile DURUŞ ile DURUM EKİ ile DURUM ULACI ile DURUP DURUP ile DURUM ORTACI ile DURUP DURURKEN ile DURUP DİNLENMEDEN
- DURUM = VAZİYET = SITUATION[İng., Fr., Alm.] = SITUS[Lat.] = SITUACION[İsp.]
- DURUM/HAL ve/<>/|| GENİŞ/GELECEK ZAMAN
- DURUMU/OLAYI BÜYÜLTMEYE:
"YAKIN" ile/ve/değil/<> "AÇIK"
( Cahil ve/ya da ahmak kişiler[zihin(li)ler]dir. )
- DÜRÜST/LÜK ile DÜRÜST OYUN
- DÜŞ ile/ve/||/<>/> OYUN
- DÜŞE-KALKA/ÜFTÂN Ü HİZÂN[Fars.] (BÜYÜMEK)
( ÜFTÂN Ü HÎZÂN )
- DÜŞKÜN ile DÜŞKÜN ile SEVGİ
( FOND vs. FOND OF vs. FONDNESS )
( انس گرفته ile خواهان ile علاقمند ile راقب بودن ile موله ile خاتر خواهي ile علاقه )
( ENS GARAFTEH ile KHAEHAN ile ALAGHAMAND ile RAGHAB BODAN ile موله ile KHATAR KHAHY ile ALAGHEH )
- DÜŞKÜNLÜK ile/ve/değil/yerine ÖNCELİK (VERMEK/VERİLEN)
( [not] FONDNESS/ADDICTION vs./and/but PRIORITY
PRIORITY instead of FONDNESS/ADDICTION )
- DÜŞMAN(") ile/ve/değil KARŞI GÜÇ
- DÜŞMAN ile OLUMSUZ ile OLUMSUZ ile SIKINTI
( ADVERSARY vs. ADVERSATIVE vs. ADVERSE vs. ADVERSITY )
( هم آورد ile هم نبرد ile نقضآميز ile ناموافق ile نکبت ile ضرا ile شقاوت ile ادبار )
( NPAM AVARD ile NPAM NABARD ile نقضآميز ile NAMVAFEGH ile NAKBAT ile ZARA ile SHGHAVAT ile ADBAR )
- DÜŞMAN(") ile/değil/yerine RAKİP
- DÜŞMAN/LIK ile/değil/yerine/>< DOST/LUK
( Dostluğunun bedelini ödemekten kaçınanın, "düşmanlığı"nı önemsemeyebilirsin. Fakat düşmanlığının bedelini ödemeye hazır olanın, "dostluğu"nu ciddiye al! )
( Düşmanın en büyük hilesi, "dostluğudur". )
( Dedikodu/nu eder. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Uyarır/ikaz eder. )
(
)
( [ölümü] Unutturan. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Anımsatan. )
( "Ne yapmamız gerektiğini" gösterir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Ne yapabileceğimizi gösterir. )
( Her canımızı sıkanla. VE Her elimizi sıkanla. [Olmayalım!] )
( Her başımızı ağrıtanı düşman bilmeyelim/saymayalım. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Her başımızı okşayanı dost bilmeyelim/saymayalım. )
( Düşmana sus. İLE/VE/>< Dost ile konuş. )
( ADÂVET ile/değil/yerine/>< SÂDIK[< SIDK] )
- DÜŞMAN/LIK ve KİN
- DÜŞÜN! ve/||/<>/> OKU!
( Konuşmadan önce. VE/||/<>/> Düşünmeden önce. )
- DÜŞÜNCE ile/ve DÜZEN
( IDEA vs./and ORDER )
- DÜŞÜNCE = FİKİR, MİSAL = IDEA[İng.] = IDÉE[Fr.] = IDEE[Alm.] = IDEA < IDEIN[Yun.]
- DÜŞÜNCE ile/ve/+/<>/> İNANÇ ile/ve/+/<>/> İMAN
( Bilgi ve/+ yorum. [D] İLE/VE/+/<>/> Düşüncenin karesi. [D²] İLE/VE/+/<>/> Düşüncenin küpü. [D³] )
( [Kanıt gereksinimi] Vardır. İLE/VE/+/<>/> Daha çoktur. İLE/VE/+/<>/> Hem vardır, hem yoktur; ne vardır, ne de yoktur. )
- DÜŞÜNEN ile/ve/<> DÜŞÜNCELİ
- DÜŞÜNME = TEFEKKÜR = THINK[İng.] = PENSÉE[Fr.] = DENKEN[Alm.] = COGITARE, COGITATIO[Lat.] = NOEIN, DIANOIA[Yun.] = PENSAR[İsp.]
- DÜŞÜNME ile YOĞUNLAŞMA/KONSANTRASYON
- DÜŞÜNMEDEN ile/ve/değil/yerine KENDİLİĞİNDEN
( ... ile/ve/değil/yerine TAV'Î[< TAV] )
- DÜŞÜNMEK ile DÜŞÜNÜLMEK ile DÜŞÜNDÜRMEK ile DÜŞÜNEBİLMEK ile DÜŞÜNÜVERMEK ile DÜŞÜN ile DÜŞÜNCE ile DÜŞÜNSEL/LİK ile DÜŞÜNÜCÜ/LÜK ile DÜŞÜNCELİ/LİK ile DÜŞÜNCESİZ/LİK ile DÜŞÜNCESİZCE ile DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜ ile DÜŞÜNCE ALIŞVERİŞİ
- DÜŞÜNMEK:
ya KAÇARKEN ile/ve/ya da SIÇARKEN
( TO THINK: WHILE RUN AWAY vs./and/or WHILE SHIT )
- DÜŞÜNME/KONUŞMA:
"OLANAK(LI/SIZ)" ile/ve/değil/yerine VAROLAN
- DÜŞÜNMEYE/ANLATMAYA BAŞLAMA:
KÖTÜLERDEN ile/değil/yerine İYİLERDEN
- [ne yazık ki]
DÜŞÜNMEYEN ile DÜŞÜNEMEYEN ile DÜŞÜNEMİYOR OLMASINA ALDIRMAYAN
( Tutucu. İLE Aptal. İLE Köle. )
- DÜŞÜNÜLEBİLEN ile/ve/||/<>/>/< YAŞANILABİLEN
- DÜŞÜNÜLEBİLİR/DÜŞÜNÜLÜR (OLAN) ile/ve/||/<>/> KABUL EDİLEBİLİR/EDİLİR (OLAN)
- DÜŞÜNÜLMEMİŞ BİLİNEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/> BİLİNEN
- DÜŞÜNÜLMEMİŞ KABUL yerine DÜŞÜNÜLMÜŞ BEN
- DÜŞÜRMEK ile GERİDE KALMAK ile UĞRAYIN ile DÜŞTÜ ile DAMLALIK ile DAMLACIK ile DAMLACIK ile DÜŞMÜŞ ile SU TOPLAMA
( DROP vs. DROP BEHIND vs. DROP IN vs. DROPPED vs. DROPPER vs. DROPSIC vs. DROPSICAL vs. DROPSIED vs. DROPSY )
( قطره ile رها کردن ile بزمين زدن ile پايين آمدن ile چکه ile عقب ماندن ile اتفاقا ديدن کردن ile چکيده ile چکاننده ile استسقائي ile استسقائي گرفته ile خيزدار ile مستسقي ile استسقاء )
( GHATREH ile RAYAA KARDAN ile BOZMYNE ZADAN ile PAYYNE AMADAN ile CHEKEH ile AGHAB MANDAN ile ETEFAGHA DYDAN KARDAN ile CHAKYDAH ile CHEKANANDEH ile استسقائي ile ESTESGHAYEY GARAFTEH ile KHYZADAR ile MOSTESGHY ile ESTESGHA )
- DÜVE ile DÜVEL ile DÜVEN ile DÜVER ile DÜVENCİ/LİK ile DÜVEN DİŞİ
- DUYARLILIK" ile "YUMUŞAK KARIN"
- DUYGU = HİS = FEELING, SENTIMENT, (EMOTION)[İng.] = SENTIMENT[Fr.] = GEFÜHL[Alm.] = SENTIMIENTO[İsp.]
- DUYGULANIM = TEESSÜR = AFFECTION[İng., Fr.] = AFFEKT, AFFEKTION[Alm.] = CARIÑO[İsp.]
- DÜŞÜNSEL İZLENİMLER:
DİNGİN ile/ve/||/<> ŞİDDETLİ
( Eylemlerde, sanat yapıtlarında ve doğa nesnelerinde, güzellik, biçimsizlik. İLE/VE/||/<> Sevgi, nefret, sevinç, keder. )
( David Hume )
- SİNİR GÖZESİNDE:
DUYU ile/ve/||/<> MOTOR ile/ve/||/<> ARA
- DUYU ile/ve/||/<>/> ZİHİN ile/ve/||/<>/> AKIL
( "Çırak". İLE/VE/||/<>/> "Kalfa". İLE/VE/||/<>/> "Usta". )
- GEÇMİŞ ZAMAN:
DUYULAN ile/ve/||/<> GÖRÜLEN
- DUYUM ile TAHMİN
- DUYUMSAMA ile HEYECAN
( TO SENSE vs. EXCITEMENT )
- DUYUM/SAMA = İHSAS = SENSATION[İng., Fr.] = EMPFINDUNG[Alm.] = SENSACION[İsp.] = SENTIO[Lat.]
- DUYUMSATABİLMEK/DUYUMSAYABİLEN ile/ve/||/<>/> DUYUMSAYABİLDİĞİNİ, DUYUMSATABİLMEK/DUYUMSATABİLEN
- DÜYÜN[Azr.] = DÜĞÜM[Tr.]
- DÜYÜN değil DÜĞÜN
- DUYUSAL İLE MOTOR İLE İNTERNÖRON ile/||/<> NÖRON TÜRLERİ
( Üç temel nöron sınıfı. )
( Formül: Refleks: 2-3 sinaps )
- DÜZ EVREN ile/||/<> KAPALI EVREN
( Düz evren Öklid geometrisi İLE kapalı evren pozitif eğrilik gösterir. Düz evren sonsuz genişleme İLE kapalı evren büzülmeye döner. Gözlemler evren düz İLE kritik yoğunluktadır. )
- DÜZ YÖNELTEÇ/GİDON ile/ve/>< TERS YÖNELTEÇ/GİDON
( )
- DÜZ ile DÜZ ALAN ile DÜZ KABLO ile DÜZ ŞAKA ile DÜZ BURUN ile DÜZ BURUNLU ile PATLAK LASTİK ile DÜZTABANLIK ile DÜZ KAFALI ile DÜZLEŞTİRMEK ile DAHA DÜZ ile KENDİNİ ÖVMEK ile POHPOHLAMA ile UÇAK GEMİSİ
( FLAT vs. FLAT AREA vs. FLAT CABLE vs. FLAT JOKE vs. FLAT NOSE vs. FLAT NOSED vs. FLAT TIRE vs. FLATFOOT vs. FLATHEAD vs. FLATTEN vs. FLATTER vs. FLATTER ONESELF vs. FLATTERY vs. FLATTOP )
( لوس ile تخت ile صاف ile پنچر ile مسطح ile زمينمسطح ile کابل پهن ile شوخي خنک ile دماغ پهن ile پنچري ile عزم ثابت ile ماهي سرپهن ile مسطح کردن ile بيمزه کردن ile تملق گفتن ile زبان بازي کردن ile چاخان کردن ile تملق کردن ile چاپلوسي کردن ile مداهنه کردن ile دل خوش کردن ile تملق ile شيره مالي ile خايه مالي ile سرپخ )
( LOS ile TAKHT ile SAF ile PENCHAR ile MOSATH ile ZAMYNAMSATH ile KABEL PPEHN ile SHOOKHY KHANK ile DAMAGH PPEHN ile پنچري ile AZM SABAT ile MAHY SARAPPEHN ile MOSATH KARDAN ile BEYMAZEH KARDAN ile TAMALGH GOFTAN ile ZABAN BAZY KARDAN ile CHAKHAN KARDAN ile TAMALGH KARDAN ile CHAPLOSY KARDAN ile MADANPANNEH KARDAN ile DEL KHOSH KARDAN ile TAMALGH ile SHYRAH MALY ile KHAYYEH MALY ile سرپخ )
- DÜZELTME ile DÜZELTMEN ile DÜZELTMECİ/LİK ile DÜZELTME İŞARETİ
- DÜZEN
( REGULARITY )
- DÜZEN ve SIRADÜZEN/HİYERARŞİ ile/ve/||/<>/> DEĞİŞİM ve EŞİTLİK
( Modern öncesindeki öncelikler. İLE/VE/||/<>/> Modern dönemdeki öncelikler. )
- DÜZEN ile/ve/||/<> BAĞLAM
- DÜZEN ile/ve/||/<>/> BUNALIM ile/ve/||/<>/> DÜZELTME
( NİZAM ile/ve/||/<>/> BUHRAN ile/ve/||/<>/> ISLAHAT )
( SYSTEM vs./and/||/<>/> CRISIS vs./and/||/<>/> REFORM )
- DÜZEN ile/ve DENGE ile/ve UYUM
( Düzenli bir hayat yaşayın ama onu kendi içinde bir amaç haline getirmeyin. )
( SETTING/ORDER/REGULARITY vs. BALANCE
Live an orderly life, but don't make it a goal by itself. )
- DÜZEN ile/ve DİSİPLİN
( Disiplin için "Sevgiyle Disiplin-Fitzhugh Dodson-Kuraldışı Yay." kitabından yararlanmanızı salık veririz. )
( REGULARITY vs./and DISCIPLINE )
- DÜZEN ile DİZGE
- DÜZEN ile/ve DİZGE/SİSTEM
( Kurulabilir en geniş düşünce kalıpları. )
( SETTING/ORDER/REGULARITY vs./and SYSTEM )
- DÜZEN ile DÜZEN DEVİMLERİ/DİNAMİKLERİ
( SYSTEM vs. SYSTEM DYNAMICS )
- DÜZEN ile/ve/değil DÜZENEK
( [not] SYSTEM vs./and/but MECHANISM )
- DÜZEN ile/ve "DÜZENSİZ" DÜZEN
- DÜZEN ile/>< DÜZENSİZLİK
( KOZMOS ile/>< KAOS )
( Düzen, düzensizliğin anlaşılması ile oluş(turul)ur. )
- DÜZEN ile/ve/||/<>/> DÜZEY
- DÜZEN ile/ve GEREKLİLİK
( REGULARITY vs./and NECESSITY )
- DÜZEN ile/ve GİZLİ DÜZEN
( DAVID BOHM )
( ORDER vs./and IPLICATE ORDER )
- DÜZEN ve/<> GÜZELLİK ve/<> UYUM
( ORDER and/<> BEAUTY and/<> HARMONY )
- DÜZEN ve/<> HIZ ve/<> YALINLIK
- DÜZEN ile/ve/<> İLERLEME
( BREZİLYA ve TÜRKİYE )
( REGULARITY vs./and/<> PROGRESS )
( İTTİHAT ile/ve/<> TERAKKİ )
- DÜZEN ile İRÂDE
( REGULARITY vs. WILL )
- DÜZEN ile/ve/değil/yerine İSTENİLEN/İSTENİLEBİLEN DÜZEN
( [not] REGULARITY vs./and/but REQUESTED/REQUESTABLE REGULARITY
REQUESTED/REQUESTABLE REGULARITY instead of REGULARITY )
- DÜZEN ile İSTİKRAR
( REGULARITY vs. STABILITY )
- DÜZEN ile/ve/değil KALIP
- DÜZEN ile KAOS
( ORDER vs. CHAOS )
- DÜZEN ile/ve KAVRAM
( Örgütlenmiş bir bütünlüğü oluşturacak biçimde karşılıklı olarak birbirine bağlı maddî ya da maddî olmayan unsurların tamamı. İLE/VE ... )
( SYSTEM vs./and CONCEPT )
- DÜZEN ile/ve/<> KURALLILIK
( REGULARITY vs./and/<> REGULARNESS )
- DÜZEN ile/ve/değil MAKİNE
( [not] SYSTEM vs./and/but MACHINE )
- DÜZEN ile MEKANİZMA
( REGULARITY vs. MECHANISM )
- DÜZEN = NİZAM = ORDER[İng.] = ORDRE[Fr.] = ORDNUNG[Alm.] = ORDEN[İsp.] = ORDO[Lat.]
- DÜZEN ile/ve/||/<>/< ÖLÇÜ
- DÜZEN ile/ve/değil/||/<>/< ÖRÜNTÜ
- DÜZEN ile OTOMATİĞE BAĞLAMAK
( REGULARITY vs. TO AUTOMATIZE )
- DÜZEN ile SİMETRİ
- DÜZEN ile SİSTEM
- DÜZEN ve/||/<>/>/< SÜKÛNET
- DÜZEN ile/ve/<>/= SÜREKLİLİK
( REGULARITY vs./and/<>/= CONTINUITY )
- DÜZEN ile SÜREKLİLİK
( ORDER vs. CONTINUITY )
(1996'dan beri)