Bugün[10 Nisan 2026]
itibarı ile 15.203 başlık/FaRk ile birlikte,
15.203 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(11/62)


- CADI ile GEVEZELİK EDEN

( HAG vs. HAGGISH )

( مه سفيد ile عجوزه ile بطور ناهنجار )

( MAH SEFYD ile AJUZEH ile BETOR NANPANJAR )


- ÇADIR ile/ve SÂYE-BÂN[Fars.]

( ... İLE/VE Büyük çadır. | Gölgelik, tente, sayvan. )


- ÇAĞDAŞ = CONTEMPORARY[İng.] = CONTEMPORAIN[Fr.] = ZEITGENÖSSISCH[Alm.] = CONTEMPORANEO[İt.] = CONTEMPORÁNEO[İsp.]


- ÇAĞLAYAN :

( Sarıyer İlköğretim okuluna giderken solda olan otobüs durağı ile küçük mezarlık arasından akan dere, tam küçük mezarlığın bitiminde alçaklık kazanır. Bir metreden fazla olan bu alçaklık, çağlayan (şelale) meydana getirir. Su akışı devamlı olduğu ve enlemesine sürekli akış olduğu derenin bu kısmına Çağlayan denir. )


- ÇAĞLAYAN ile ÇAĞLAYAN/ÇAĞLAR

( Mecidiyeköy'de/ki bir bölge/durak. İLE Şelâle. ) )


- ÇAĞLAYAN ile/değil/yerine/= ÇAVLAN

( ... İLE/DEĞİL/YERİNE/= Çağlayanın/şelâlenin büyüğü. )


- ÇAĞLAYAN ile/||/<> GELİN ÇAĞLAYANI

( ... İLE Peru'da. )


- ÇAĞLAYAN ile KADEMELİ BAĞLANTI ile KADEMELİ KONTROL

( CASCADE vs. CASCADE CONNECTION vs. CASCADE CONTROL )

( آبشار ile اتصال آبشاري ile کنترل آبشاري )

( ABSHAR ile ETESAL ABSHARY ile KONTERL ABSHARY )


- ÇAĞLAYAN ile SIZAK

( ... İLE Dağ sırtlarından, kayalardan sızan su. )


- ÇAĞRIŞIM = TEDAî = ASSOCIATION)[İng., Fr.] = ASSOZIATION[Alm.] = ASOCIACIÓN[İsp.]


- ÇAĞRIŞIM ile/ve/değil/||/<>/< UYARAN


- CAHİL:
BİLMEYEN değil/ne yazık ki BİLMEK İSTEMEYEN, BİLMEMEKTEN "MUTLU OLAN"


- CAHİL ile/ve/değil/yerine DÜŞÜNEMEYEN

( Herkes düşünür fakat herkes düşünmeyi düşünemez! )


- CAHİL ile NÂDÂN[Fars.]


- CÂİL[Ar. < CEVELÂN] ile CÂİL[Ar.]

( Dönüp dolaşan, cevelân eden. İLE İşleyen, yapan, eden, yaratan. )


- ÇAKALBOĞAN -ile

( Kırlarda rastlanan bir bitki. )


- ÇAKIŞMAK ile DENK GELMEK ile TESADÜF ile TESADÜFİ ile ÇAKIŞAN

( COINCIDE vs. COINCIDE WITH vs. COINCIDENCE vs. COINCIDENT vs. COINCIDING )

( مصادف شدن ile منطبق شدن ile متصادف بودن ile باهم رويدادن ile تصادف ile همرويده ile منطبق ile مصادف ile متصادف )

( MOSADEF SHODAN ile MANTABAGH SHODAN ile MOTESADEF BODAN ile BANPAM ROYDADAN ile TASADEF ile NPAMROYDAH ile MANTABAGH ile MOSADEF ile MOTESADEF )


- ÇAKMAK TAŞI ile/ve/||/<> DÜVEN

( Demir ya da çeliğe sürtüldüğünde kıvılcım çıkartan bir kuvars türü. | Düvenlerin altına çakılan küçük ve kesici taş. İLE/VE/||/<> Harmanda ekinlerin sapı ve tanelerini ayırmak için kullanılan, önüne koşulan hayvanlarla çekilen, alt yüzünde keskin çakmak taşları dikine çakılı bulunan, kızak biçiminde araç: )


- FLINTSTONE, FLINT[İng.] / FEUERFESTE MATERIALIEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇAKMAK TAŞI


- ÇAL KOY/ÇAL QOY ile KOYUN
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Alacalı koyun. )


- ÇALANG = GEVEZE, KONUŞKAN
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]


- CALCITONIN[İng.] değil/yerine/= KALSİTONİN

( Almanca Kalzitonin Fransızca Calcitonine Tiroit bezinden salgılanan, protein yapılı hormon. Kandaki kalsiyum seviyesi normal seviyenin üzerine çıktığında kandan kemiğe kalsiyum geçişini, normal seviyenin altına indiğinde ise kemikten kana kalsiyum geçişini artırır. Kandaki fosfor dengesinde de görev alır. Osteoporoz riskini azaltır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ÇALGI ile ÇALGIN ile ÇALGIÇ ile ÇALGICI/LIK ile ÇALGILI ile ÇALGISAL ile ÇALGISIZ ile ÇALGI ALETİ ile ÇALGI ORAĞI ile ÇALGICI OTU ile ÇALGI ÇAĞANAK ile ÇALGICI BÖCEK ile ÇALGILI ÇAĞANAKLI


- ÇALGICI ile ENSTRÜMANTASYON

( INSTRUMENTALIST vs. INSTRUMENTATION )

( ساز زن ile استعمال آلت ile تنظيم آهنگ )

( SAZ ZAN ile ESTEMAL ALT ile TANZYM AHANG )


- ÇALI ile SINCAN

( ... İLE Sakızlı, bir tür dikenli çalı. )

( ... cum ASTRAGALUS )


- ÇALIŞKAN ile/ve/değil (İYİ) ÇALIŞAN

( [not] DILIGENT vs./and/but (WELL) WORKER )


- ÇALIŞMAK/ÇALIŞAN ve/||/<>/> SESSİZ/LİK

( Çalışanın sesi çıkmaz. )


- ÇALIŞMANIN SAĞLADIKLARI/KORUDUKLARI:
CAN SIKINTISINDAN ve/||/<> KÖTÜ ALIŞKANLIKLARDAN ve/||/<> YOKSULLUKTAN


- ÇALKALAMAK ile HEYECANLI ile AJİTASYON ile KARIŞTIRICI

( AGITATE vs. AGITATED vs. AGITATION vs. AGITATOR )

( بر آشفتن ile سرآسيمه کردن ile آشفته کردن ile مشوش کردن ile آشفته ile متلاطم ile مشوش ile خلجان ile آشفتگي ile تلاطم ile آشوبگر )

( BAR ASHOFTAN ile SARASYMAH KARDAN ile ASHOFTEH KARDAN ile MOSHOSH KARDAN ile ASHOFTEH ile MOTELATEM ile MOSHOSH ile خلجان ile ASHOFTAGY ile TALATEM ile ASHUBGAR )


- ÇALKAN/ÇALQAN = ...
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Sayrılığın gövdedeki bir noktadan başka noktalara yayılması. )


- CAM BARDAK'A, SICAK/KAYNAR İÇECEK DOLDURURKEN...

( Metal bir kaşık koyarak camın çatlaması/kırılması önlenebilir. )


- GLASS INSULATOR[İng.] / GLASISOLATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= CAM YALITKAN


- CAM ile/değil CAN

( Yüzünü görmek isteyenin baktığı. İLE/DEĞİL Özünü görmek isteyenin baktığı. )

( [not] GLASS vs./but LIFE/SOUL )


- ÇAM ile/ve LADİN

( ... İLE 50-60 metre yüksekliği olan ağaç. )


- CAMADAN[Fars.] ile CAMADAN[Fars.]

( Çapraz düğmeli, işlemeli, bir tür kısa yelek. İLE Dört köşe yelkenleri, boğarak, yüzeylerini küçültme. )


- CAMADAN ile CAMADANLI


- CAMBRİAN İLE K-T İLE PERMİAN ile/||/<> KİTLESEL YOK OLUŞLAR

( Jeolojik tarihte büyük krizler. )

( Formül: Iridium spike: Asteroid impact )


- CAMEKAN ile CAMEKANLI ile CAMEKANSIZ ile CAMEKANLI KUTU


- CAMİA[Ar., Fars.] = COMMUNITY[İng.] = COMMUNAUTÉ[Fr.] = COMMUNITAS[Lat.] = GEMEINSCHAFT[Alm.] = HË METUZIA[Yun.] = COMUNITA[İt.] = COMUNIDAD[İsp.] = GEMEENSCHAP[Fel.] = FÆLLESSKAB[Dan.] = OBŞÇESTVO[Rus.]


- CAMPAIGN :/yerine KAMPANYA


- GLASSY TRANSITION[İng.] / TRANSITION VITREUSE[Fr.] / GLASÜBERGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= CAMSI GEÇİŞ


- VITRIFICATION[İng.] / VITRIFICATION[Fr.] / GLASIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= CAMSILAŞTIRMA


- CAN -ile

( Yaşam kudreti. )


- CAN :/yerine -EBİLMEK, KONSERVE


- CAN ile/ve BAŞ/SER

( Şevk duyar. İLE/VE Zevk duyar. )


- ÇAN ile BOR (NİĞDE) ÇANI


- ÇAN ile ÇAN ÇAN ile ÇAN KULESİ ile ÇAN ÇİÇEĞİ ile ÇAN ÇİÇEĞİGİLLER


- CAN ile/ve/<> CANLI

( Görünmez. İLE/VE/<> Görünür. )

( CAN: Yaşam kudreti. )

( LIFE/SOUL vs./and/<> LIVING/ORGANISM )


- CÂN[Ar.] ile CÂNN/CÂN[Ar.]

( Can, ruh. | Hayat, yaşayış. | Gönül. | Silah. İLE Cin taifesi. )


- CAN ve/<> COŞKU

( LIFE and/<> EXUBERANCE, VIGOUR, ENTHUSIASM )


- CAN ile/ve/değil/||/<>/< GÖVDE/CESET


- CAN ve/<> HAKK

( CANDIR, HAKK'IN BEDELİ )


- CAN ve/||/<>/>/< KAN


- CAN ve/||/<> KAŞINMA

( Örgenlerimizin adı yoktur! Kendimiz için yoktur!

Başkaları için vardır. Başkalarının örgenleri ve adları olarak vardır.

Her yerimiz, canımızdır.
Can(ım) +
kulağım/sırtım/ayağım/parmağım/yanağım/kafam/kıçım, "oram/şuram/buram"...

Neremizden söz edecek olursak olalım, başkasının anlaması açısından bir addan ibarettir. Bizim içinse bir bütün olarak sadece canımızın acıdığı ya da kaşınan, dışarıdan ya da içeriden, sinir, kas ya da ten/doku olarak uyarılan noktamızdır. Neremize dokunursak dokunalım, neremizi düşünürsek düşünelim, her birimiz, canımızı düşünürüz ya da duyumsar ve algılarız. Başkası ise kaşınan ya da acıyan noktanın bölgesine verdiği adı düşünür ya da söyler, konuşur. Örgenlerimiz, tıbbın ve hukukun konusu olabilir fakat zihnin konusu değildir. Ötekinin, başkasının "konusu ya da düşüncesi" olabilir fakat bizim konumuz değildir. Her yerimiz, sadece ve tamamen tek bir parça olarak canımızdır.

Dolayısıyla bazı özel, duyarlı ve kapalı bölgemizin kendi ya da adı, ayrıcalıklı, iyi ya da kötü, çirkin, pis, iğrenç vb. de değildir ve olamaz! Gövdemizin her parçası kadar sinir taşıyor ve değerliyse kendimiz için "ayıp, kötü ya da günah" diyebileceğimiz yerimiz de yoktur. Ancak, üçüncü kişinin bulunduğu ya da bulunabileceği yerden itibaren bazı sınırlamalara gitmek durumundayızdır. Her zihnimizden geçen düşünceyi nasıl dillendir(e)miyorsak, bazı noktalarımızın adını ya da ayrıntılarını da dile getireceksek bazı koşullar aramak durumundayızdır. Bu özen ve duyarlılığımız, kendimiz için değil söz(cük)lerimizin başkalarına yük ya da dayatma olmaması amaçlı ve temellidir.

Ağzımızı silmek ile kıçımızı silmek arasında da kendimiz için ve tensel olarak hiçbir fark yoktur ve olmamalıdır. Her bir noktamızı ayrı ayrı düşünür ve duyumsarız fakat bütünlüğünü unutur ya da göz ardı edersek, olmadık "düşünce ve duygulara" da boş yere kapılırız. Bebeğimiz ve çocuğumuz için de aynı/özdeş görerek zihnimizin konusu görmeyiz. Sadece gereksinimimiz doğrultusunda gereken eylemi, temizliği/mizi yaparız.

Bağırsaklarımız da kötü ya da pis değildir. Suyla dışımızı yıkadığımız gibi yiyecekler de bizi beslediği gibi içimizi yıkar. İçerideki karmaşık yapıyı tarayarak fazlalıkları siler, süpürür. Son noktası, dışkının çıkış noktası da "pis" değildir! Yani dışarı atılması gerekenler vardır fakat "pis" olarak adlandırmamak, olumsuz "söz(cük), düşünce ve duygularla" körüklememeyi anımsamalı, kendimizi bu düşünce biçimine alıştırmak durumundayız. Bağırsağın son bölümü ve noktası, "göden" olarak tanımlanmıştır. Daha sonra da kısalarak ve "göt" olarak kullanılmaya devam edilmiştir. Kaba etimiz olarak üzerine oturduğumuz yerin adı da her ne kadar "arka" anlamında "kıç" sözcüğü olarak kullanılsa da "göt/kıç" değil bacaklarımızın sonu ya da başlangıcıdır. Birleşme, yan yana olma konumunu, bir bölge adı olarak adlandırmış durumdayız. Kadın ya da erkek farkı olmaksızın anatomik tanımları, belleğimizdeki olumsuz kayıtlarla, anlamsız, karşılıksız "düşünce ve duygularla" özdeşleştirmek ve olumsuzluğa indirgemek de ne yazık ki çok fazla karşılaşılan bir bilgisizlik ve bilinçsizlik durumudur.

Aynı biçimde, özel bölge olarak tanımladığımız örgenlerin Latince adları olan "penis" ve "vajina" için de geçerli olan deneyimlediğimiz ve duyumsadığımız ayrıntılar vardır. Bu bölgelerin de adı, başkası için bir anlam ifade eder. Bizim içinse hiçbir ayrımı ve utanç konusu olmaksızın, yoğun sinirlerle kaplı ve öteki bölgelerimize göre daha duyarlı olan, belirli bir noktamız ya da bölgemizdir. Aralarında, ne Latince, Türkçe ya da argo, küfür, benzetme adıyla, ne düşüncesiyle, ne gözümüzle görerek, ne de elimizle dokunarak herhangi bir fark duyumsarız. Canımızın yandığı/yanabileceği, incinebileceğimiz, yüksek duyarlılıkta ya da her yerimizde olduğu gibi sadece kaşınan/kaşınabilen herhangi bir noktamızdır. Bir bütün olarak görüp hiçbir noktamızın herhangi bir ayrımı, düşünce konusu olmasa da dilimizin konusu olabilir fakat böyle olmamalıdır.

Kendimizi, dikey ya da yatay, üçgen, dörtgen, çokgen ya da kare gibi değil küre olarak, aynı anne karnında bulunduğumuz biçimde, sırtındaki yuvarlak kabuğunun/kalkanının içinde bulunan bir armadillonun açılıp kapanması gibi hiçbir yeri tamamen açık ya da kapalı olmaksızın, spor hareketlerimizdeki gibi gerektiğinde açılabilen, gerektiğinde kapanarak tek bir yuvarlak parça/gövde olarak yaşayan bir canlı olarak düşünmek ve görmek durumundayız.

Bildiğimiz her ayrıntı veri, gördüğümüz her bir noktamız/parçamız, bütünlüğümüzü bozmaya yetebilecek bir bilgi ve bakış olmamalıdır. Gereksiz ve bilinçsiz bir biçimde parçalar ve küçük hesaplarla uğraşırken, gördüğümüz, zihnimize, dilimize doladığımız her parça ayağımıza dolanır ve yürüyüşümüzü yani yaşamamızı, yakınlarımızı ve çevremizi bozar. Ya da bunu şu andan itibaren tam tersine çevirebiliriz.

Nesneleri ve olguları birbirinden ayırabilme, yalınlaştırabilme, ara çözümler üretebilme bilgi ve becerisiyle parçalar ve "küçük hesaplar" yerine daha bütünlüklü ve derinlikli algı, düşünce ve duygularla yaşamımızı sürdürmemiz dileğiyle... )


- ÇAN ile NÂKÛS

( ... İLE Kilise çanı. )

( CERES ile ... )


- CAN ile/ve/<> TEN

( Ben/beden(gövde). İLE/VE/<> Hizmet. )

( LIFE vs./and/<> SKIN )


- ÇAN ile/değil TİBET ÇANI

( ... İLE/DEĞİL 52 öğenin biraradalığı ile oluşturulmuş en iyi/özel çan. )


- CAN = TİRİM = PSYCHY[İng.] = ÂME[Fr.] = ANIMA, VITA[Lat., İt.] = LEBENSHAUCH, DAS BELEBENDE[Alm.] = TO PNEUMA, HO ZÕN[Yun.] = ALMA[İsp.] = ZIEL[Fel.] = SJÆL, İLDSJÆL[Dan.] = DUH[Rus.]


- CAN ve/=/||/<>/>/< VAR OLUŞUN SÜREKLİLİĞİ


- ÇAN ile/ve ZİL ile/ve GONG


- CANA YAKIN ile DOĞUŞTAN

( CONGENIAL vs. CONGENITAL )

( هم مشرب ile هم سليقه ile همخو ile ارثي ile مادرزاد )

( NPAM MOSHARB ile NPAM SELYGHEH ile همخو ile ERSY ile MADARZAD )


- CANADIAN :/yerine KANADALI


- ÇANAK/LIK ile ÇANAKÇI/LIK ile ÇANAK ANTEN ile ÇANAK AĞIZLI ile ÇANAK YAPRAK ile ÇANAK ÇÖMLEK ile ÇANAK ÜZENGİ ile ÇANAK YALAYICI/LIK


- CAN/ÂN" ile/değil/yerine CAN ve CANAN


- CANDAN/LIK ile CANDAN YÜREKTEN


- CANHIRAŞ değil/yerine/= İÇYAKAN


- CANI ...:
"SIKIK" değil SIKKIN


- CÂNİB ile/||/<> CÂNİB-İ YEMÎN ile/||/<> CÂNİB-İ YESÂR

( Yön, taraf, cihet. İLE/||/<> Sağ taraf. İLE/||/<> Sol taraf. )


- CANİK ATI ile/ve "DOĞU"/"BATI" TRAKYA ATI ile/ve AYVACIK(EDREMİT) MİDİLLİSİ ile/ve UZUNYAYLA(KAYSERİ) ATI ile/ve TOROS(ADANA)[YARIMKAN] ATI ile/ve KÜRT ATI ile/ve MALAKAN(KAFKAS) ATI

( Muzaffer Paşa komisyonundan. [1900] )


- CANKURTARAN MESCİDİ -ile

( Süleymaniye'dedir. )


- CANLI/CANSIZ ile/ve/değil/yerine VAROLAN


- CANLI OLAN = ÂLÎ[Fars.] = 'UZVİYYE[Ar.] = ORGANIC[İng.] = ORGANIQUE[Fr.] = ANIMALIS[Lat.] = BELEBT, ORGANISCH[Alm.] = ORGANA EKHÕN, EMPSÜKHOS[Yun.] = ORGANICO[İt., İsp.] = ORGANISCH[Fel.] = ORGANISK[Dan.]


- YAYINLARDA:
CANLI ile/ve/değil/yerine NAKLEN


- CANLI ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< BİLİNÇLİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< BİLİNCİNİN BİLİNCİNDE OLAN/OLABİLEN

( Uyurken. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< "Uyurgezer". İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Uyanıkken. )

( Bitki. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Hayvan. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< İnsan. )


- CANLI ile/ve/<> CAN

( Görünür. İLE/VE/<> Görünmez. )

( LIVING/ORGANISM vs./and/<> LIFE/SOUL )


- CANLI ile/ve HAREKETLİ/HAREKET EDEBİLEN

( ALIVE vs./and ACTIVE )


- CANLI = TİRİG = ZENDE, CÂNAVAR(CÂNOMANDÂN: CANLILAR)[Fars.] = HAYY[Ar.] = LIVING THING[İng.] = ÊTRE VIVANT[Fr.] = VIVO, ANIMAL[Lat.] = DAS BESEELTE, DAS LEBEWSESEN, DAS LEBENDIGE, DAS BELEBTE[Alm.] = TO ZÕN[Yun.] = VIVENTE[İt.] = LO VIVO[İsp.] = LEVEND WEZEN[Fel.] = LEVENDE VÆSEN[Dan.] = JIVAYO SUŞŞESTVO[Rus.]


- CANLI ile/ve/yerine VAROLAN

( ALIVE vs./and EXIST
EXIST instead of ALIVE )


- CANLI ile/ve YOĞUN

( ALIVE vs./and DENSE )


- CANLI/LIK ile CANLICI/LIK ile CANLI BOMBA ile CANLI CANLI ile CANLI MODEL ile CANLI MÜZİK ile CANLI RESİM ile CANLI YAYIN ile CANLI CENAZE ile CANLI ÖZDEKÇİ/LİK ile CANLI YAYIN ARACI


- CANLILIK = TİRİGLİG = SERZENDEGÎ[Fars.] = el-HAYAVİYE/T[Ar.] = LIVELINESS[İng.] = VITALITÉ[Fr.] = VITALITAS[Lat.] = DIE BELEBUNG, DIE BELEBHEIT, DIE LEBENDIGKEIT, DAS LEBENDIGSEIN[Alm.] = HË EMPSÜKHË[Yun.] = VITALITA[İt.] = VIDALIDAD[İsp.] = LEVENDIGHEID[Fel.] = LIVLIGHED[Dan.] = JIVAYO SUŞŞESTVO[Rus.]


- CANSIZ ile/ve CANLI OLMAYAN

( Canlılıktan sonraki durum. İLE/VE Hiçbir zaman canlanmamış. )

( Organik. İLE/VE İnorganik. )


- ÇANTA TAŞIYAN


- CAPE TOWN ile ÜMİT BURNU ile PELERİN

( CAPE TOWN vs. CAPE OF GOOD HOPE vs. CAPE )

( شنل ile دماقه اميد نيک ile کيپ تاون )

( SHNEL ile DAMAGHEH AMYD NEYK ile KYPE TAVAN )


- CAPİT- ile/||/<> CEPHAL-/-CEPHALİSİA/-CEPHALOUS/-CEPHALİSM/-CEPHALUS/-CEPHALY ile/||/<> ENCEPHAL-/ENCEPHALO- ile/||/<> CRAN- ile/||/<> CEREBR-/CEREBRİ-/CEREBRO- ile/||/<> CORTİCO-/CORTİC- ile/||/<> ARACHNO- ile/||/<> AMYGDAL-/AMYGDALO- ile/||/<> FRONT-

( Baş. İLE/||/<> Başla ilgili, başın biçimi, baştaki anormallik. İLE/||/<> Kafatası. İLE/||/<> Beyin. İLE/||/<> Beyinle ilgili. İLE/||/<> Korteksle ilgili, bir örgenin yüzeyel tabakası. İLE/||/<> Örümcek, ince ağ benzeri yapı [araknoid: Beyin zarlarından biri]. İLE/||/<> Badem biçiminde, tonsille ilgili. İLE/||/<> Alın, ön. )


- ÇAPKIN ile/ve/değil/||/<> ALKOL ÇAPKINI


- CAPR/COMPUTER AIDED PATIENT REGISTRATION değil/yerine/= BİLGİSAYAR DESTEKLİ SAYRI KAYDI


- ÇAPRAZ ÇUBUK ile KEMİKLERİN ile TATAR YAYI ile MELEZ ile MELEZ

( CROSSBAR vs. CROSSBONES vs. CROSSBOW vs. CROSSBRED vs. CROSSBREED )

( ميله عرضي ile نشانه مرگ ile زنبورک ile کمان پولادي ile دورگه ile پيوندي ile آميزش نژادي کردن ile بار آوردن ile جفته کردن )

( ميله عرضي ile NESHANEH MORG ile ZANBORK ile KAMAN POLADY ile DORGEH ile PEYVANDY ile AMYZESH NEJADY KARDAN ile BAR AVARDAN ile JOFTEH KARDAN )


- CAPRICORN değil/yerine/= OĞLAK BURCU


- CAPTAIN :/yerine KAPTAN


- CARBON :/yerine KARBON


- CARCİN- ile/||/<> SCİRRH-/SCİRRHO-/-SCİRRHUS ile/||/<> SCLER-/SCLERO-

( Kanser. İLE/||/<> Sert, sert kanserle ilgili. İLE/||/<> Sert, sklera ile ilgili, sklera ile bağlantılı. )


- CARLİN ile CARLİNE

( CARLIN vs. CARLINE )

( زن مسن )

( ZAN MOSAN )


- ÇARLİSTON ile ÇARLİSTON BİBER ile ÇARLİSTON MARKA ile ÇARLİSTON MARKA KERESTE


- CARNOT-CLAUSIUS EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE CARNOT-CLAUSIUS[Fr.] / CARNOT-CLAUSIUSSCHE GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= CARNOT-CLAUSİUS DENKLEMİ


- CARNOT İLE OTTO İLE DİESEL İLE BRAYTON ile/||/<> TERMODİNAMİK ÇEVRİMLER

( Farklı ısı makinelerinin ideal çevrimleri. )

( Formül: η = 1 - Tc/Th )

( Sadi Carnot tarafından 1824 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1796-1832) (Ülke: Fransa) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Carnot çevrimi, termodinamik) )


- ÇARPAN ile ÇARPAN BALIĞI


- ÇARPAN ile/değil/yerine/||/<>/< DEĞİŞKEN

( vs./and/||/<>/but/< VARIABLE
VARIABLE instead of MULTIPLIER )


- SKEW DISTRIBUTION[İng.] ile/değil/yerine/= ÇARPIK DAĞILIM


- ÇARPILAN ile/ve/<> ÇARPAN ile/ve/<> ÇARPIM

( 12 ile/ve/<>/x 8 ile/ve/<>/= 96 )


- ÇARPIŞAN ile/değil ÇAKIŞAN


- FRÉQUENCE DE COLLISION[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇARPIŞMA FREKANSI


- COLLISION DENSITY[İng.] / DENSITÉ DE COLLISION[Fr.] / STOSSDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇARPIŞMA YOĞUNLUĞU


- COLLISION[İng.] / COLLISION[Fr.] / STOSS, ZUSAMMENPRALL, ZUSAMMENSTOSS[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇARPIŞMA


- ÇARPIŞMAK ile ÇARPIŞAN

( COLLIDE vs. COLLIDING )

( تلاطم کردن ile خوردن ile تصادف کردن ile بهم خوردن ile برخورد کردن ile مصادم )

( TALATEM KARDAN ile KHORDAN ile TASADEF KARDAN ile BACPAM KHORDAN ile BARKHORD KARDAN ile مصادم )


- COLLISION IONIZATION[İng.] / IONISATION PAR COLLISION[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇARPIŞMAYLA İYONLAŞMA


- COLLISION EXCITATION[İng.] / EXCITATION PAR COLLISION[Fr.] / ERREGUNG DURCH STOSS, ERREGUNG MIT DEM ZUSAMMENSTOSS[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇARPIŞMAYLA UYARMA


- CARVALLO PARADOX[İng.] / PARADOXE DE CARVALHO[Fr.] / CARVALHO-PARADOXON[Alm.] ile/değil/yerine/= CARVALHO PARADOKSU


- CASSEGRAIN ANTENNA[İng.] / ANTENNE DE CASSEGRAIN[Fr.] / CASSEGRAIN-ANTENNE[Alm.] ile/değil/yerine/= CASSEGRAİN ANTENİ


- FOYER DE CASSEGRAIN[Fr.] ile/değil/yerine/= CASSEGRAİN ODAK NOKTASI


- CASSEGRAIN TELESCOPE[İng.] / TÉLESCOPE DE CASSEGRAIN[Fr.] / CASSEGRAINSCHES TELESKOP, CASSEGRAIN-TELESKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= CASSEGRAİN TELESKOBU


- CAT- ile/||/<> EN- ile/||/<> END-/ENDO-/ENTO-/ESO- ile/||/<> EP-/EPİ- ile/||/<> DEXTR-/DEXTRO- ile/||/<> DİST-/DİSTO- ile/||/<> DORS-/DORSİ-/DORSO- ile/||/<> HYP-/HYPO- ile/||/<> HYPER- ile/||/<> HYPS-/HYPSİ-/HYPSO- ile/||/<> E-/EC-/EX-/EXO-/OE- ile/||/<> EXTRA-/EXTRO- ile/||/<> MES-/MESO- ile/||/<> MET-/META- ile/||/<> İM- ile/||/<> İN- ile/||/<> İNTER- ile/||/<> İNTRA-/İNTRO- ile/||/<> LATER-/LATERİ-/LATERO- ile/||/<> ULTRA- ile/||/<> UN- ile/||/<> SUB- ile/||/<> SUPER- ile/||/<> SUPRA- ile/||/<> SYN- ile/||/<> TRANS- ile/||/<> PERİ- ile/||/<> PRE-/PRAE-/PRO- ile/||/<> PROT-/PROTO- ile/||/<> RETRO- ile/||/<> PAN-/PANT-/PANTO- ile/||/<> CO-/COM-/CON- ile/||/<> POST- ile/||/<> PLEİO-/PLEO- ile/||/<> MEDİ-/MED- ile/||/<> MULT-/MULTİ-

( Aşağı, alt, uzak, karşıt, cot, ile. İLE/||/<> İçine, içine koymak, içte kapatmak, çevrelemek. İLE/||/<> İçinde, iç tarafta. İLE/||/<> Yukarıda, üstte, arasında, önde, yanda, tarafında, dışta, üstte, üzerinde, ek olarak. İLE/||/<> Sağda, sağa doğru, sağ tarafta. İLE/||/<> Distal, merkezden uzakta, ayrı, arkada. İLE/||/<> Sırt, sırtla ilgili, dorsal geri, arka. İLE/||/<> Altında, aşağıda, normalden az. İLE/||/<> Üzerinde, üstünde, yukarısında, ötesinde, normalden fazla, aşırı. İLE/||/<> Yüksek, yükseklik, yukarıda, yukarı, yukarıya. İLE/||/<> Ötesinde, dış, kapalı, -den, bütünüyle, olmaksızın, dışında, dış tarafta, bütünüyle. İLE/||/<> Dışında, fazladan, ötesinde, üstüne, ek olarak. İLE/||/<> Orta, arada, birleştirici bölüm, kısmı, ikincil. İLE/||/<> Sonra, ötesinde, arasında, değişim, dönüşüm, başkalaşım. İLE/||/<> Değil, olmayan, olumsuz anlam veren ön ek. Yokluk, eksik, olmaksızın. İLE/||/<> İçine, içte, içinde, e doğru, üzerinden. İLE/||/<> Arasında, içlerinde, çevrelenmiş, sarılmış. İLE/||/<> İçinde, içine, içe doğru. İLE/||/<> Yan, yanda, yan tarafta. İLE/||/<> Ötesinde, aşırı, fazla. İLE/||/<> Değil, eksik, yoksun. İLE/||/<> Boyunca, ötesinde, bütünü ile. İLE/||/<> Altında, yakınında, hemen hemen, yakın, eksik, az çok. İLE/||/<> Yukarıda, aşırı, üzerinde. İLE/||/<> Yukarıda, üzerinde, üstünde. İLE/||/<> İle, birlikte, yapışık, kaynaşmış, bağlantı [b, m, p öncesi sym, l öncesi syl olur]. İLE/||/<> Önce, önünde. İLE/||/<> Çevresinde, yakınında, ötesinde, dolaylarında. İLE/||/<> İlk kez, ilk durum. İLE/||/<> Geri, sırt, arka, arkada. İLE/||/<> Bütün, genel, hepsi. İLE/||/<> İle, birlikte. İLE/||/<> Sonra, arkasında, daha sonra. İLE/||/<> Daha fazla. İLE/||/<> Orta, orta çizgi ve düzlemle ilgili, mediyal, ara, arada. İLE/||/<> Çok, fazla, aşırı, çok sayıda bölüm tutan. )


- CATALAN ile/||/<> STIRLING ile/||/<> BELL ile/||/<> FIBONACCI ile/||/<> KOMBİNATORYAL SAYILAR

( Önemli sayı dizileri. )

( Formül: Cn = 1 ile1 ile2 ile5 ile14 ile42 ile... )


- CATEGORIZATION vs. CLASSIFICATION


- CAUCHY-RELATIONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= CAUCHY-BAGİNTILARI


- CAUCHY RELATIONS[İng.] / RELATIONS DE CAUCHY[Fr.] / CAUCHY-BEZIEHUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= CAUCHY BAĞINTILARI


- CAUCHY DISPERSION EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE LA DISPERSION DE CAUCHY[Fr.] / CAUCHY-DISPERSIONSGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= CAUCHY DAĞILIM DENKLEMİ


- CAUCHY DISTRIBUTION[İng.] / DISTRIBUTION DE CAUCHY[Fr.] / CAUCHY-VERTEILUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= CAUCHY DAĞILIMI


- CAUCHY-RİEMANN ile/||/<> LAPLACE EŞİTLİĞİ/EQUATION

( C-R ∂u/∂x=∂v/∂y koşul, Laplace ∂²u=0. )

( Formül: Analyticity condition İLE harmonic )

( Pierre-Simon Laplace tarafından 1799 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- CAUSE vs. REASON


- ÇAVLANMAK ile ÇAVLAN


- ÇAYIR-ÇİMEN


- CAYLEY-HAMILTON ile/||/<> MINIMAL POLYNOMIAL

( C-H karakteristik polinom sıfır, minimal en küçük sıfır. )

( Formül: Characteristic İLE minimal degree )


- CAZİBE/TRAKSİYON değil/yerine/= ÇEKİM


- CDC/CENTERS FOR DISEASE CONTROL AND PREVENTION değil/yerine/= HASTALIK KONTROL VE ÖNLEME MERKEZLERİ(ABD)


- CDK ile/||/<> SİKLİN

( CDK katalitik alt birim İLE siklin düzenleyici. )

( Formül: Kinaz İLE aktivatör )


- CEBÂN[Ar.] ile CEBBÂN[Ar.]

( Korkak. İLE Peynirci. )


- CEBE ile/ve/||/<> CEVŞEN

( Tek parça olmayan, kalın meşin savaş giysisi. İLE/VE/||/<> Göğüs ve sırt tarafları ile kolların dirseğe kadar olan ve kolçak denilen bölümleri tek parça çelik levhalardan ve öteki bölümleri örme kafesli çelik telden yapılmış savaş giysisi. | Demir tabakalardan/halkalardan yapılan yensiz savaş giysisi.[Ar. AL-KARKAL] )


- CEBEL ile/||/<> MAÂDÎN

( Dağ. İLE/||/<> Madenler. )


- CEBİN ile CEBİR ile CEBİRSEL ile CEBİ DELİK ile CEBİRSEL DEYİM ile CEBİRSEL İFADE ile CEBİRSEL FORMÜL


- CEBÎN[Ar.] değil/yerine/= KORKAK, YÜREKSİZ | ALÇAK | ALIN


- CEBREN[Ar.] ile CEBRÎ[Ar.]

( [zarf] İLE [sıfat] )

( Zorla, cebr ile. İLE Zorla, zor altında. | Cebirsel. )


- CEBREN değil/yerine/= GÜCERLE


- ÇEÇEN ile ÇEÇENCE


- CEDEL ile/değil/yerine/<> BURHAN

( Bir bilginin, yanlışları göstermesi. İLE/DEĞİL/YERİNE/<> Savını temellendirmek. )


- CEFÂKEŞ değil/yerine/= KIRAVÇEKEN


- CEHÂLET >< İMAN

( İkisi birarada olmaz. )


- CEHÂLET ile/ve/< KİN

( IGNORANCE vs./and/< HATRED/SPITE/GRUDGE )


- CEHÂM[Ar.] ile CEHÂN[Ar.]

( Yağmur vermeyen bulut. İLE Dünya. | Sıçrayan, fırlayan, çabuk hareket eden. )


- CEHEL SUTUN = KIRK SÜTUN


- CEHR[Ar.] ile I'LÂN[Ar.]


- CEILING :/yerine TAVAN


- LIXIVIATION, LESSIVAGE, LIXIVITION[Fr.] ile/değil/yerine/= ČEKEME, VYKAMA VE ÇUŽİTLEME


- CEKET ile CEPKEN

( ... İLE Kolları yırtmaçlı ve uzun, harçla işlenmiş, bir tür kısa, yakasız, üst giysisi. )


- CEKET yerine/değil YEN


- ÇEKİÇ ile ŞAHMERDÂN[Fars.]

( ... İLE Vurucu ağırlığın, mekanik olarak yükselmesi ve düşmesi sonucu dövme işlemi yapan makine. | Bir yapının, temel kazıklarını çakmakta kullanılan bir çeşit araç. | Çok ağır bir çeşit tokmak ya da çekiç. )


- CÂZİBE[Osm.] / ATTRACTION[İng.] / ATTRACTION[Fr.] / ANZIEHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİM


- ÇEKİMSER ile/değil ÇEKİNGEN/SINGIN

( ABSTAINER vs. TIMID )


- ÇEKİNGEN ile ÇEKİNİK ile ÇEKKİN

( Herşeyden çekinme huy olan, ürkek, sıkılgan. İLE Birkaç kuşak sonra ortaya çıkan ve o zamana kadar aradaki döllerde gizli kalan soyaçekim nitelikleri için kullanılır. [ÇEKİNİK GEN] İLE Elini çekmiş, ilgisiz. )


- BINDING ENERGY[İng.] / BAND D'ÉNERGIE, ÉNERGIE DE LIAISON[Fr.] / BINDUNGSENERGIE, ZUSAMMENHANGSENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK BAĞLAMA/BAĞLANMA ENERJİSİ, BAĞLAMA ENERJİSİ


- NUCLEAR SPIN[İng.] / SPIN NUCLÉAIRE, ROTATION DU NOYAU[Fr.] / KERNSPIN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK DÖNÜSÜ/SPİNİ


- NUCLEAR RELAXATION[İng.] / RELAXATION NUCLÉAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK DURULMASI


- INDUCTION NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNINDUKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK İNDÜKSİYONU


- NUCLEAR RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT NUCLÉAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK IŞINIMI


- ZEVEBÂN[Osm.] / FUSION NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNFUSION, KERNVERSCHMELZUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK KAYNAŞMASI


- NÜVE[Osm.] / NUCLEUS[İng.] / NUCLEUS, NOYAU[Fr.] / KERN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK, KOR, ÖZ


- NUCLEAR POLARIZATION[İng.] / POLARISATION NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNPOLARISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK KUTUPLANMASI


- NUCLEAR MAGNETON[İng.] / MAGNÉTON NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNMAGNETON[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK MANYETONU


- NUCLEON[İng.] / NUCLÉON[Fr.] / NUCLEON, NUKLEON[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK PARÇACIĞI, NÜKLEON


- NUCLEAR REACTIONS[İng.] / RÉACTION NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNREAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK TEPKİMESİ


- ÇEKİRDEK ile/||/<> DEFORMASYON

( Deforme çekirdek modeli ve dönen çekirdekler )

( Aage Bohr tarafından 1952 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1922-2009) (Ülke: Danimarka) (Alan: fizik) (Önemli katkıları: Atom çekirdeğinin kollektif ve parçacık hareketleri modeli) (Nobel: 1975) )


- NUCLEATION[İng.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEKLEŞME


- TENSION DE RUPTURE À LA TRACTION[Fr.] / ZUGFESTIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKME DAYANIMI


- PULLING FIGURE[İng.] / FIGURE DE TRACTION[Fr.] / ZUGWERT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKME DEĞERİ


- TENSILE TEST[İng.] / ESSAI DE TRACTION[Fr.] / ZUGVERSUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKME DENEYİ


- ZIEHSTEIN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKME KALIBI


- ZIEHVERFAHREN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKME YÖNTEMİ


- ÇEKMECE KÖPRÜSÜ ile MİMAR SİNAN

( Mimar Sinan'ın, tek, imzasının bulunduğu yapıtıdır. )


- ÇEKMEK ile ÇEKMEN ile ÇEKMECE ile ÇEKMELİ ile ÇEKMELİK ile ÇEKME KAT ile ÇEKMECELİ ile ÇEKME KAPI ile ÇEKMECESİZ ile ÇEKME DEMİR ile ÇEKME HALATI ile ÇEKMELİ VAGON


- ÇEKÜN ile GELİNCİK
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Gelincik yavrusu. İLE Gelincik. )


- CELEBRATION vs. CONGRATULATION


- CELEBRATION :/yerine KUTLAMA


- ÇELEN ile ÇELENK


- ÇELİK ile GRAFEN

( )


- ÇELİKHAN ile ÇELİKHANE


- ÇELİŞİK OLAN ile/ve/değil/||/<>/< ÇELİŞİK GÖRÜNEN


- ÇELİŞME/ÇELİŞKİ = TENAKUZ = CONTRADICTION[İng., Fr.] = WIDERSPRUCH[Alm.] = CONTRADICTIO[Lat.] = CONTRADECIR[İsp.]


- CEMAAT ile İHVÂN


- CEMÂDAT(CANSIZLAR) ve/</>/ve NEBÂDAT(BİTKİLER) ve/</>/ve HAYVANAT(CANLILAR)HAYVAN-I NÂTIK(BEŞER/İNSAN)


- CEMÂDÂT ile/ve/||/<>/> NEBÂTÂT ile/ve/||/<>/> HAYVANÂT ile/ve/||/<>/> BEŞERİYET > İNSAN

( Donmuş akıl[/logos]. İLE/VE/||/<>/> Yukarı doğru yönelebilen. İLE/VE/||/<>/> Hareket eden. ["canlı" anlamına ge(tiri)l(e)mez!] İLE/VE/||/<>/> Düşündüğünü, düşünebilen. > Düşünerek hareket edebilen. )


- CEMAN ile CEMAN YEKÜN


- ÇEMÂN[Ar.] ile ÇEMEN[Erm.]

( Naz ile salınarak yürüyen. | Şarap kadeni. | Çemen. İLE Yeşil ve kısa otlarla örtülü yer, çimen. | Ağaç ve çiçeği olan çayır, yeşillik. )

( ... cum CUMINUM CYMINUM )


- ÇEMENLEMEK ile ÇEMENLENMEK ile ÇEMEN ile ÇEMENLİ ile ÇEMENSİZ


- CEN/COMİTÉ EUROPÉEN DE NORMALISATION, EUROPEAN COMMİTTEE FOR STANDARDIZATION değil/yerine/= AVRUPA STANDARTLAR KURULU


- CENÂH ile/||/<> CENÂB ile/||/<> ZIMN

( Yan taraf. İLE/||/<> Evin yan tarafı, avlu (hürmet bildirilen sıfat olarak da kullanılır). İLE/||/<> İç taraf. )


- ÇENE ile ÇÂH-I ZENAHDÂN[Fars.]

( Çene çukuru. )


- ÇENEK, KOTİLEDON = FİLKA = COTYLÉDON


- ÇENEYİ KULLANMADA:
(FAZLA) KONUŞMAK İÇİN ile/ve/değil/yerine ÇİĞNEMEK İÇİN


- CENİN[Ar.] değil/yerine/= DÖLÜT/DÖL


- CENNET/LER ile/değil İRFÂN CENNETİ(CENNET-İ İRFÂN)


- CEREMONY :/yerine TÖREN


- CHERENKOV RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT CHERENKOV[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇERENKOV IŞINIMI


- CEREYAN değil/yerine/= AKIM


- CEREYAN ile CEREYANLI


- CERÎM[Ar.] ile CERÎN[Ar. çoğ. ECRÂN, ECRİNE, CÜRÜN]

( Kabahatli, suçlu. İLE Hurma kurutma yeri. )


- CERMEN ile CERMENCE ile CERMEN DİLLERİ ile CERMEN MENTEŞE


- ÇERNOBİL ile ÇERNOMERDİN

( CHERNOBYL vs. CHERNOMERDIN )

( چرنوبيل ile چرنوميردين )

( چرنوبيل ile CHARNOMYRADYNE )


- CERTAIN :/yerine BELİRLİ


- CESÂRET ve/<> GÜVEN

( COURAGE and/<> CONFIDENCE )


- CESÂRET = ŞECÂ'AT, CESÂRET[Fars., Ar.] = COURAGE[İng., Fr.] = FORTITUDO[Lat.] = MUT[Alm.] = HË ANDREIA[Yun.] = CORRAGIO[İt.] = VALOR[İsp.] = MOED[Fel.] = MOD[Dan.] = MUJYESTVO[Rus.]


- ÇEŞİT ile/ve DİSİPLİN

( VARIETY vs. DISCIPLINE )


- ÇEŞİT ile/ve YÖN

( VARIETY vs./and DIRECTION )


- ÇEŞİTKENAR ile ÇEŞİTKENAR ÜÇGEN


- ÇEŞİTLERİ BAKIMINDAN ve DELÂLET BAKIMINDAN


- CESSION vs. SESSION


- CEV'ÂN, CÂYİ'[Ar.] ile CEVÂN/CÜVÂN/CİVÂN[Ar.]

( Ac, acıkmış, midesi boş. İLE Genç, taze, delikanlı. )


- CEVAZ BAHŞ değil/yerine/= OLUR VEREN


- ÇEVGÂN -ile

( ALLAH'IN EZELDEKİ TAKDİRİ )

( CİRİT OYUNUNDA ATLILARIN BİRBİRİNE ATTIKLARI DEĞNEK | UCU EĞRİ DEĞNEK, BASTON, ÇEVGEN )


- BENEFICIATION[İng.] / BÉNÉFICATION[Fr.] / ERZAUFBEREITUNG.[Alm.] ile/değil/yerine/= CEVHER ZENGİNLEŞTİRME


- CEVHER = MEKÂN:

( [Kelâmcılara göre...] Bölünebiliyorsa. İLE/VE Bölünemiyorsa. )


- ÇEVİRMEN / KAPIOĞLANI

( ... İLE Kapı çuhadarı yamağı. | Elçiliklerde, çevirmen yardımcısı. )


- ÇEVRE ile/||/<> ALAN

( Çevre kenar toplamı İLE alan iç bölge ölçüsüdür )

( Formül: 1D ölçü İLE 2D ölçü )


- ÇEVRE-GENOTİP ETKİLEŞİMİ[İng. GENOTYPE-ENVIRONMENT INTERACTION] ile/||/<> ÇEVRESEL ÇEŞİTLİLİK[İng. ENVIRONMENTAL DIVERSITY]

( Çevrenin etkisiyle fenotiplerde meydana gelen değişimlerin genotipe bağlı olması durumudur. Aynı yerde yaşayan insanlardan bazılarının mevsimlere bağlı olarak deri rengi değişirken, bazılarının değişmez. Bunun sebebi, genotipin fenotip üzerindeki etkisidir.) @@ Deneyimledikleri çevrelerin farklı olmasından ötürü bir popülasyonun bireylerinde görülen farklılıklardır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ÇEVRELEYEN ile TAVAF ETMEK ile SÜNNETLİ ile SÜNNETÇİ ile SÜNNET ile SÜNNET ETMEK ile SINIRLAMAK ile İHTİYATLI ile DURUM ile DURUMLAR ile İKİNCİ DERECEDEN DURUM ile ÇEVRELEME ile ÇEVRELEMEK

( CIRCUMAMBIENT vs. CIRCUMAMBULATING vs. CIRCUMCISED vs. CIRCUMCISER vs. CIRCUMCISION vs. CIRCUMCIZE vs. CIRCUMSCRIBE vs. CIRCUMSPECT vs. CIRCUMSTANCE vs. CIRCUMSTANCES vs. CIRCUMSTANTIALITY vs. CIRCUMVOLUTION vs. CIRCUMVOLVE )

( گردنده بدور ile طائف ile مختون ile خاتن ile ختنه ile ختنه کردن ile محدود و مشخص کردن ile مال انديش ile ملاحظه کار ile چگونگي ile شرايط ile مقتضيات ile قضايا ile کيفيات ile دورزني ile دورگردي ile مارپيچ رفتن )

( GARDANDEH BEDOR ile TAEF ile مختون ile خاتن ile KHTANEH ile KHTANEH KARDAN ile MAHDUD VE MOSHKHS KARDAN ile MAL ANDYSH ile MOLAHEZEH KAR ile CHEGONGY ile SHARAYT ile مقتضيات ile قضايا ile KYFEYAT ile دورزني ile DORGARDY ile MARPYCH RAFTAN )


- ÇEVREN ve/<>/|| EVREN


- INVERSION[İng.] / INVERSION, RÉARRANGEMENT[Fr.] / INVERSION, UMKEHRUNG, ÇEVRILME[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEVRİLME, İNVERSİYON


- CEYLAN ile CEYLAN BAKIŞLI


- CEYLAN ile/<> DAĞ CEYLANI

( ... İLE/<> Dünyada, sayıları 1500'ü geçmeyen Gazella Gazella türü dağ ceylanlarından 231'i Hatay'da, geri kalanı ise İsrail'de bulunmaktadır. )

( Ceylan İLE/<> )

( GAZELLE vs./<> MOUNTAIN GAZELLE )


- CEYLAN/ÂHÛ ile DİBAGAT/ANTİLOP[Fr.] ile GEYİK

( ... İLE ... İLE Gebelik süreleri, 160-200 gündür. )

( MARAL: Dişil geyik. )

( Ceylan ile Antilop ile Geyik )

( MİSK, GAZÂL[çoğ. GAZALE, GAZELÂN][: Ceylan. | Geyik, maral, âhû. | Geyik yavrusu. | Güzel göz.] ile ... ile BECÂ'
ZABY: Geyik, karaca, gazal gibi hayvanlar.
GAZÂLE: Dişil geyik.
YA'FUR[çoğ. YAÂFİR]: Tüyü toprak rengi olan ceylan. | Ceylan yavrusu. ile ... ile HIŞF: Geyik yavrusu. )

( ÂHÛ-BERE: Ceylan yavrusu.
ÂHÛ-MÂDE: Dişil ceylan. )

( GAZELLE vs. ANTELOPE vs. DEER )

( GAZELLE DORCAS cum ANTHILOPUS cum CERVUS ELAPHUS )

( GACELA con ANTÍLOPE con EL CIERVO )


- CEYLAN ile MOĞOL CEYLANI


- CEYLAN/CEREN/CERAN ile ZEREN

( ... İLE Moğolistan'daki ceylanlara verilen ad. )


- CEYLAN ile ZÜRAFA CEYLANI


- QUARTERING[İng.] / QUARTIER[Fr.] / QUARTIEREN, VIERTELN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEYREKLEME


- ÇEYREKLEMEK ile ÇEYREK ile ÇEYREK SON ile ÇEYREK ALTIN ile ÇEYREK FİNAL ile ÇEYREK FİNALİST


- CEZA:
SUÇ İŞLEDİĞİNDEN DOLAYI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SUÇ İŞLENMEMESİ İÇİN


- CEZÂ ile/ve DİSİPLİN

( Karşılık. İLE/VE Öğrenme. )

( Ceza aynı hatayı yinelemeyi önlemelidir sadece. )

( Cezalandıran ya da cezalandırılan siz olabilirsiniz ama, cezanın suça uygun olmasına özen gösterin. )

( PUNISHMENT vs./and DISCIPLINE )


- ÇƏMƏN[Azr.] = ÇİMEN[Tr.]


- CHAIN :/yerine ZİNCİR


- CHAIRMAN :/yerine BAŞKAN


- CHALCEDONY ile/||/<> CARNELIAN

( Mikrokristalin bir kuvars türü. İLE/||/<> Kırmızımsı turuncu renkte bir kalsedon türü. )

( Mohs Sertlik Derecesi: 6.5-7 İLE/||/<> 6.5-7
Işık Kırma İndisi: 1.53-1.54 İLE/||/<> 1.53-1.54
Rengi: Mavi, gri, beyaz İLE/||/<> Kırmızımsı turuncu
Molekül yapısı: SiO² İLE/||/<> SiO² )


- CHAMPION :/yerine ŞAMPİYON


- CHANGING :/yerine DEĞİŞEN


- CHAPMAN EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE CHAPMAN[Fr.] / CHAPMAN-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= CHAPMAN DENKLEMİ


- CHARLES DARWIN


- CHARLES DARWIN ve/<>/> ALFRED RUSSELL WALLACE

( 12 Şubat 1809 - 19 Nisan 1882 ve/<> 08 Ocak 1823 - 07 Kasım 1913 )


- CHARLES TRIPP ve/||/<> ELI BOWEN

( Çift kişilik[tandem] bisikleti, elleri olmayan Charles Tripp ile ayakları olmayan Eli Bowen, 1891'de icat etmiştir. )

( )


- CHICKEN :/yerine TAVUK


- CHLADNI'S FIGURES[İng.] / FIGURES DE CHLADNI[Fr.] / CHLADNISCHE KLANGFIGUREN[Alm.] ile/değil/yerine/= CHLADNİ ŞEKİLLERİ


- CHORDO- ile/||/<> SPONDYL-/SPONDYLO- ile/||/<> SPİN- ile/||/<> RACHİ-/-RACHİDİA/RACHİO-/-RHACHİS/RRHACHİS ile/||/<> MYEL-/-MYELİA/MYELO-

( Omurga/kord ile ilgili. İLE/||/<> Omurga/vertebra ile ilgili. İLE/||/<> Omurga/spina. İLE/||/<> Omurga ile ilgili. İLE/||/<> Kemik iliği, ilik, omurga ile ilgili durum. )


- CHRISTIAN :/yerine HRİSTİYAN


- CHURCHİLL'İN ile KİLİSE ile KİLİSEYE ÖZGÜ ile DİN ADAMI

( CHURCHILL vs. CHURCH vs. CHURCHLY vs. CHURCHMAN )

( کليسا ile چرچيل ile کليسايي ile نگهبانکليسا ile عضو کليسا )

( KELYSA ile CHARCHYLE ile KELYSAYY ile NAGEIBANKELYSA ile OZV KELYSA )


- CÎBÂ[Ar.] ile CİBÂH[Ar. < CEBHE:
Alın]

( Odun. İLE Alınlar. )


- ÇIBAN ile ARPACIK/İTDİRSEĞİ/HORDEOLUM[İng.]

( ... İLE Gözkapağının kenarında çıkan küçük çıban. )


- ÇIBAN ile CIDAĞI

( ... İLE Derin, işleyen yara, büyük çıban. | Atın, iki omuzunun arası. )


- ÇIBAN ile/ve/||/<> İRİ ÇIBAN/KAN ÇIBANI

( ... ile/ve/||/<> BENÂVER )


- ÇIBAN ile KÖPEKMEMESİ

( Gövdenin herhangi bir yerinde oluşan ve çoğu, deride ya da deri altında şişkinlik, kızartı, ağrı ve ateş ile kendini gösteren irin birikimi: İLE Koltuk altında çıkan iltihaplı çıban. )


- ÇIBANLAŞMAK ile ÇIBAN ile ÇIBAN AĞIRŞAĞI


- ÇIBIKAN/ÇIBIQAN ile ÇIBIKAN/ÇIBIQAN
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Hünnap şekerlemesi. İLE Çıban.[Kırmızılığı nedeniyle hünnap şekerlemesine benzetilmiştir.] )


- ÇİÇEK AÇMAK ile OLGUNLAŞAN ile ÇİÇEKLENME

( BLOOM vs. BLOOMER vs. BLOOMING )

( شکوفه کردن ile شکفتن ile گل دادني ile شکوفه ile شگفتن ile شخص بالغ ile شکفتگي ile شکوفه دهنده )

( SHKOFEH KARDAN ile SHKAFTAN ile GOL DADANY ile SHKOFEH ile SHGOFTAN ile شخص بالغ ile SHKAFTAGY ile SHKOFEH DAHANDEH )


- ÇİÇEKLENME DEVRESİ = MEVSİM-İ TEZEHHÜR = PÉRIODE DE FLORAISON