Bugün[11 Nisan 2026]
itibarı ile 3.606 başlık/FaRk ile birlikte,
3.606 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(12/16)


- NITRONANTHRACENE[İng.] ile/değil/yerine/= NİTRONANTRASEN


- NITRONATHRAQUINONE[İng.] ile/değil/yerine/= NİTRONATRAKİNON


- NITROCELLULOSE LACQUER[İng.] ile/değil/yerine/= NİTROSELLULOZ VERNİGİ


- NITROCELLULOSE LAQUE[Fr.] / NITROCELLULOSE LACK[Alm.] ile/değil/yerine/= NİTROSELÜLOZ VERNİĞİ


- NITROCELLULOSE[Fr.] / ZELLULOSENITRAT, NITROZELLULOSE, NITRATZELLULOSE[Alm.] ile/değil/yerine/= NİTROSELÜLOZ


- NITROSOFARBSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= NİTROSO BOYALAR


- NİTROZAMİT ile/ve/||/<> NİTROZAMİN


- NITROSODIOXYDES[İng.] / COLORANT NITROSÉS[Fr.] ile/değil/yerine/= NİTROZO BOYALAR


- NITROSODIETILAMINE[İng.] ile/değil/yerine/= NİTROZODİETİLALİN


- NITROSODITHIYLAMINE[İng.] ile/değil/yerine/= NİTROZODİETİLAMİN


- NITROSODIMETHYLANILINE[İng.] ile/değil/yerine/= NİTROZODİMETİLALİN


- NITROSODIMETHYLAMINE[İng.] ile/değil/yerine/= NİTROZODİMETİLAMİN


- NITROSOPHENYLDIMETHYLPYRAZOLE[İng.] ile/değil/yerine/= NİTROZOFENİLDİMETİL-PİRAZOL


- NITROSOHYDROXYLAMINES[İng.] ile/değil/yerine/= NİTROZOHİDROKSİLAMİNLER


- NITROSOKETONES[İng.] ile/değil/yerine/= NİTROZOKETONLAR


- NİV/NONİNVAZİV VENTILASYON NONİNVASIVE VENTILATION[İng.] değil/yerine/= GİRİŞİMSEL OLMAYAN SOLUTMA


- NİVRİTTİ ile ...

( Dünyevi mevcudiyetten kurtuluş, vazgeçiş, terk. Dönüş yolu. )


- TUBE NIXIE[Fr.] / NIXIE-RÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= NİXİE TÜPÜ


- NİYÂBE[Ar.] ile NİYÂBET[Ar.]

( Nöbet. İLE Vekillik, vekâlet, nâiblik. | Kadı vekilliği, kadılık. )


- NİYALA ile/ve ORİBİ

( Afrika'ya özgü antilop. İLE/VE Afrika'ya özgü antilop. )


- NAILAMIDE[İng.] ile/değil/yerine/= NİYALAMİT


- NİYÂM[Ar. < NEVM, NÂİM] ile NİYÂM[Fars.]

( Uyuyanlar, uykuda olanlar. İLE Kın, kılıö kını, kılıf. )


- NİYAZİ MISRÎ ve/<> ÜMMÎ SİNAN


- NİYÂZÎ[Fars. | çoğ. NİYÂZİYÂN] ile Niyâzî[Ar.] ile Niyazî[MISRÎ]

( Yalvarıcı, niyaz edici. | Sevgili. İLE XV. yüzyılın divan şairlerindendir. İLE XVIII. yüzyılın büyük Türk mutasavvıfı. )


- Niye? diye sormuyorsan DİNLE!!!


- Niye? diye sormuyorsan SUS!!!


- Niye? diye soruyorsan DİNLE!!!


- Niye? diye soruyorsan SUS!!!


- NİYE KONUŞUYORUZ? değil NEYİ KONUŞUYORUZ?

( Konuşmak/konuşabilmek esas ve önceliklidir. Bazı şeyler gerçekleşmeden, olumsuzlukları ve yetersizliklerin yaşanmasına fırsat vermemek üzere, konuşabilmek, doğadaki en güçlü ve olanaklı yetimizdir. Konuşmanın, "niye"si, "gereksizliği" vs. olmaz! )


- NİYE? ile/ve/||/<>/> ... DİYE


- NİYEMİŞ değil NİYEYMİŞ?/NİYE İMİŞ?


- NİYET AÇMAZI ile/ve/||/<> CAYDIRICILIK AÇMAZI ile/ve/||/<> INDY AÇMAZI


- NİYET BOZUKLUĞU ile/değil NİYET EKSİKLİĞİ

( [not] HAVE AN EVIL INTENTION vs./but LACK OF INTENTION )


- NİYET DİLLERİ ile/ve/<> GERÇEK DİLLER

( Amaca bağlandıkları zaman anlam oluşur. İLE/VE/<> Anlam, doğrudan üzerinde/içinde aranır/bulunur. )

( Arâmî, Âsır, Keldânî, Süryânî, İbrânî ve giderek Arâbî dillerin yapısı "niyet dili"dir. Bu kavram "niyete bağlı", "anlam/mânâ dili" niteliğini taşımaktadır. Niyet dillerinde yazı dili yalnızca ünsüzlerle kurulur ve okunurken ünlendirilir. Yunanca Hermes olarak kodlandırılmış olan sözcük aslen "HRM" olarak kodlanmakta ve "Hiram" diye ünlendirildiğinde "Nurlanmış" anlamına gelmektedir. )

( INTENTIONAL LANGUAGES vs./and/<> CORRECT LANGUAGES )


- NİYET ETMEK ile GİTMEYE NİYETLİYİM ile AMAÇLANAN

( INTEND vs. INTEND TO GO vs. INTENDED )

( قصد داشتن ile خيال داشتن ile بسيجيدن ile قصد کردن ile آهنگ رفتن کردن ile منوي ile مورد نظر )

( GHSAD DASHTAN ile KHYAL DASHTAN ile بسيجيدن ile GHSAD KARDAN ile AHANG RAFTAN KARDAN ile MONOY ile MOORD NAZAR )


- [ne yazık ki]
"NİYET OKUMA" ile/ve/||/<> "AKIL OKUMA"

( İkisi de yanlıştır ve olanaksızdır. Hiçbir zaman, zemin ve koşulda yapılmamalıdır! )


- NİYET OKUMAK" ile/değil/yerine/>< ANLAMAYA ÇABALAMAK/ÇALIŞMAK


- NİYET "OKUMAK" ile/ve/||/<> "KİŞİLİK ÇÖZÜMLEMESİ"


- NİYET:
YOKSA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< VARSA

( "Bahane/mazeret", çoktur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Hiçbir bahane/mazeret, yoktur. )


- NİYET ile ...

( NİYET, MERAM | FİİL VE HAREKET | DÜNYA LEZZETLERİNİ TERK EDEREK İBADETLE ALLAH'A YÖNELMEK )


- NİYET ve/<>/= ABDEST


- NİYET ve/> ÂKIBET


- NİYET ile/ve AKLINDA TUTMAK

( INTENTION vs./and TO KEEP IN MIND )


- NİYET ile/ve AMEL

( Niyet, kalbin ubudiyeti. İLE Amel, azaların/uzuvların ubudiyeti. )

( Önce Niyet, sonra Amel. )

( Niyet hayır, akıbet hayır. )

( Niyet bâtın, amel zâhirdir. )

( Müminin niyeti amelinden üstündür. )

( NİYET: Âdet ile ibâdeti ayıran şey. )


- NİYET ile/ve/<> BAŞARI/MUVAFFAKİYET

( Kendinden/senden. İLE/VE/<> Oradan. )

( INTENTION vs./and/<> SUCCESS )


- NİYET ile/ve CİDDİYET

( INTENTION vs./and SERIOUSNESS )


- NİYET ile/ve/||/<>/> DİYET


- NİYET ile/ve EĞİLİM

( INTENTION vs./and TENDENCY )


- NİYET ile/ve/<>/>/< EYLEM

( Niyet, eylemden önceliklidir. )

( Eylem, içtenliğin kanıtıdır. )

( Eylem, gerçeğin mihenk taşıdır. )

( Berraklık ve sevecenlik eylemdir. )

( Eylem konusunda tasa çekmeyin, aklınıza ve gönlünüze özen gösterin. )

( Gerçeği bulmak için günlük hayatınızın en küçük eylemlerinde gerçek olmalısınız. )

( Gerçek, samimi eylemin meyvesidir. )

( Kalbi değiştiren eylemdir. )

( Sağlam bir anlayışa sahip bir kişi, eylemden sakınmaz. )

( İmgenin ardında ve ötesinde olan idrak ve eylem gücüsünüz. )

( Eylem, gizli, bilinmeyen, bilinemez olandır. Sadece onun meyvesini bilebilirsiniz. )

( Hiç kimse, bir başkası adına eylemde bulunamaz. )

( Vazgeçme! Üşenme! Erteleme! )

( Nobody can act for another. )

( Do not give up! Do not dilatory! Do not delay! )

( Action is a proof of earnestness.
Action is the touchstone of reality.
Clarity and charity is action.
You need not worry about action, look after your mind and heart.
Action is hidden, unknown, unknowable. You can only know the fruit.
A man of steady understanding will not refrain from action. )

( INTENTION vs./and/<>/>/< ACTION )


- NİYET ile/ve EYLEM

( Eylem, içtenliğin kanıtıdır. )

( INTENTION vs./and ACTION )


- NİYET EYLEM


- NİYET ve/||/<> GAYRET ve/||/<> DİRÂYET[YETENEK]


- NİYET ile GELİŞİGÜZEL/LİK, GÖRELİ/LİK


- NİYET ile/ve/<> GEREKSİNİM

( INTENTION vs./and/<> NEED )


- NİYET ve/> GİRİŞİM


- NİYET ile/ve/||/<> GİZEM


- NİYET ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HEDEF


- NİYET +/=/> İDRAK +/=/> İLİM


- NİYET ve/>/< İDRAK ve/>/< İMAN


- NİYET ve/< İDRAK ve/< İMAN


- NİYET ile/ve İRÂDE

( INTENTION vs./and WILLPOWER )


- NİYET ile/ve İRÂDE

( Kişi, Ahsen-i Takvim'dir, iradesi elindedir. İsterse yakasını bu âlemden kurtarır, isterse içine düşer. )


- NİYET ve İSTEK/TALEP


- NİYET ile/ve/||/<> İZLENİM


- NİYET ve/||/<>/> KARAR ve/||/<>/> UYGULAMA

( INTENTION and/||/<>/> DECISION and/||/<>/> APPLICATION )


- NİYET ile KASIT/AMD

( INTENTION vs. PURPOSE )


- NİYET ile KASTETMEK


- NİYET ile/ve KIBLE


- NİYET ile/ve KIBLE


- NİYET ve/||/<>/< MECÂL


- NİYET ve/||/<> NAZAR ve/||/<> MÂNÂ-İ HARF ve/||/<> MÂNÂ-İ İSİM


- NİYET ve/<> NAZAR(BAKIŞ AÇISI)

( INTENTION and/<> PARADIGM )


- NİYET ile NİYET ile KASITLI ile KASITLI YAPAN ile KASITLI OLARAK ile NİYETLER

( INTENT vs. INTENTION vs. INTENTIONAL vs. INTENTIONAL DOER vs. INTENTIONALLY vs. INTENTIONS )

( مرام ile آهنگ ile منظور ile مقصود ile عزم ile منوي ile عمد ile سگال ile صرافت ile غرض ile نيت ile تعمد ile خيال ile قصد ile عمدي ile تعمدي ile متعمد ile عمدا ile تعمدا ile اغراض ile نيات )

( MARAM ile AHANG ile MANZUR ile MOGHSUD ile AZM ile MONOY ile AMAD ile SEGAL ile SARAFT ile GHARZ ile NEYT ile TAMAD ile خيال ile GHSAD ile AMADY ile تعمدي ile متعمد ile OMDA ile TAMDA ile EGHARAZ ile NEYAT )


- NİYET ile/ve/||/<> ŞİBAK NİHALİ

( İçsel, kişisel ve tekil bir yönelme.[Henüz dış dünyaya bağlanmamış olabilir.] @@ Niyetin belirli bir hedefe bağlanmış, artık geri dönüşü zor bir duruma gelmiş biçimi. )

( Her şibak nihali bir niyet içerir; fakat her niyet şibak nihali değildir. )

( "Vakfa hizmet niyetiyle hareket etti." @@ "Vakfın tevliyet makamına yönelik şibak nihali açıkça görülmektedir."[makama kilitlenmiş bir beklenti] )


- NİYET ve/<> TERCİH


- NİYET ile/ve ÜSLÛB


- NİYET ile/ve/değil YAKLAŞIM

( [not] INTENTION vs./and/but APPROACH )


- NİYET ile/ve YÖN

( INTENTION vs./and DIRECTION )


- NİYET ile/ve YÖNELİM

( INTENTION vs./and TO TEND )


- NİYET YÖNELİM


- NİYET ile/ve/<> YÖNELİM/EĞİLİM/MEYL


- NİYET ve/||/<> YÖNELİM ve/||/<> BAĞLILIKLAR ve/||/<> YATKINLIKLAR


- NİYET ile/ve YÖNELİŞ


- NİYET ile/ve/<> YÖNTEM


- NİYETİN BEDELİ ile BİLGİSİZLİĞİN BEDELİ

( EQUIVALENT OF INTENTION vs. EQUIVALENT OF IGNORANCE )


- NİYETLENMEK ile NİYE ile NİYET ile NİYETLİ/LİK ile NİYETÇİ/LİK ile NİYETSİZ/LİK


- NİYET/Lİ/LİK ile/ve EREK/Lİ/LİK / AMAÇ/LI/LIK

( Akıllı kişi, amacı niyette görür. )

( Niyet, amacı gösterir. )

( Niyet hayır, âkıbet hayır. )

( INTENTION vs./and AIM/PURPOSE/GOAL )

( MEYELÂN ile/ve GÂYE )


- NİYETSİZLİK ile/değil/yerine AKSAKLIK


- NİYETSİZ/LİK ile/ve TERBİYESİZ/LİK


- KUŞKU:
NİYETTE ile/ve/||/<> AMAÇTA

( Yola çıkarmaz. İLE/VE/||/<> Yol aldırtmaz. )


- NİYET'TE:
SAMİMİYET, İÇTENLİK, YAKINLIK
ve
TUTUM'DA:
RESMİYET, MESAFE, CİDDİYET

( SINCERELY, SINCERITY, NEARNESS :ON INTENTION and SOLEMNITY, DISTANCE, SERIOUSNESS :ON ATTITUDE )


- NIOBIUM[Fr.] / NIOB[Alm.] ile/değil/yerine/= NİYOBYUM


- NİZÂ'[< NEZ] ile/değil/yerine/>< NİZÂM[NAZAME]

( Bilgi, güce tâbi olursa/tutulursa. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Güç, bilgiye tâbi olursa/tutulursa. )

( Çekişme, kavga. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< İncileri, ipe dizmek. )


- NİZA ile NİZAM ile NİZAMLI ile NİZAMSIZ/LIK ile NİZAMSIZCA


- NİZAM-ÜL-MÜLK ile MAVERDİ


- NİZAM[Ar.] değil/yerine/= DÜZEN


- NİZÂM ile/ve/||/<> İNTİZÂM

( Düzen. İLE/VE/||/<> Düzenli olma, düzenlilik. )


- NİZAM ile/||/<> NİZÂM-I CEDÎD

( Düzen. İLE/||/<>/> Yeni Düzen, III. Selim'in 1794 - 1807 yılları arasında uygulamaya koyduğu ilk ciddi yenilik programı. )


- NİZAM-I ÂLEM ile ...

( Nazm sözlükte, incileri bir ipe dizmek anlamına gelir. Terim olarak ise, bir şeyi/şeyleri aklın gerektirdiği, zorunlu kıldığı başka bir şeye delalet edecek biçimde tertip etmek demektir. )


- NİZÂMÎ değil/yerine/= DÜZENCİL/KURALCIL


- NİZAMİYE ile NİZAMİYE KAPISI ile NİZAMİYE KARAKOLU


- NİZÂSIZ VE FÂSILASIZ değil/yerine/= ÇEKİŞMESİZ VE ARASIZ


- NK/NATURAL KİLLER CELLS[İng.] değil/yerine/= DOĞAL ÖLDÜRÜCÜ GÖZELER


- NLP/NATUREL LANGUAGE PROCESS[İng.] değil/yerine/= DOĞAL DİL İŞLEME


- NLP ile NLP

( NEURO LINGUISTIC PROGRAMMING vs. NATURAL LANGUAGE PROGRESS )


- NMES/NÖROMÜSKÜLER ELEKTRİKSEL STIMÜLASYON NEUROMUSCULAR ELECTRICAL STIMULATION[İng.] değil/yerine/= SİNİRKAS ELEKTRİKSEL UYARIMI


- NMR İLE IR İLE UV-VİS İLE MS ile/||/<> ANALİTİK SPEKTROSKOPİ

( Molekül karakterizasyon teknikleri. )

( Formül: ΔE = hν )


- NMR/NUCLEAR MAGNETIC RESONANCE[İng.] değil/yerine/= NÜKLEER MANYETİK REZONANS


- NMR/NUCLEAR MAGNETIC RESONANCE[İng.] değil/yerine/= NÜKLEER MANYETİK REZONANS


- NMR SPEKTROSKOPİ ile/||/<> MASS SPEKTROSKOPİ

( NMR manyetik çekirdek rezonansı, MS kütle/yük oranı )

( Formül: δ (ppm) kimyasal kayma İLE m/z oranı )


- NMR ile/||/<> EPR

( NMR çekirdek spin ¹H ¹³C İLE EPR elektron spin radikaller. )

( Formül: MHz İLE GHz )


- NMR ile/||/<> ESR

( NMR çekirdek spin İLE ESR elektron spin rezonansıdır )

( Formül: Çekirdek İLE elektron )


- NO ADMITTANCE | GİRİLMEZ değil/yerine GİRİLMEZ (NO ADMITTANCE)

( Önce/üstte Türkçe'si, sonra/altında İngilizce'si. )


- NO vs. LEAVE


- no.[Lat. < NUMERO] değil/yerine/= SAYI, ADET


- [not] NO TALKING vs. TO TALK IN RIGHT PLACE/APPROPRIATE/REASONABLE


- NO :/yerine HAYIR


- NÖBET[Ar.] değil/yerine/= KEŞİK


- NÖBET ile/ve/değil/yerine MESAİ


- NÖBETÇİ / BEKÇİ


- NÖBETLEŞMEK ile NÖBET ile NÖBETÇİ/LİK ile NÖBET ŞEKERİ


- NOBLE GAS[İng.] değil/yerine/= SOY GAZ

( Periyodik tablonun 8A grubunda bulunan ve kararlı yapılarından dolayı tepkimeye girmeyen elementler. Helyum, neon, argon, kripton, ksenon ve radon bu sınıfa aittirler. "Asal gaz" da denmektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- NOBODY :/yerine HİÇKİMSE


- NOBRAN/LIK ile NOBRANCA


- noct. maneq.[Lat. < NOCTE MANEQUE] değil/yerine/= GECE VE SABAH


- noct.[Lat. < NOCTE] değil/yerine/= GECELEYİN, GECE VAKTİ


- NOD/NODE[İng.] değil/yerine/= DÜĞÜM


- NOD :/yerine BAŞINI SALLAMAK


- NODÜL/NODULE[İng.] değil/yerine/= DÜĞÜMCÜK


- NODÜL ile KİST

( İçi dolu kitle. İLE İçi boş kitle. )

( ŞÂMİHA: Beyinde, kemikte ve gövdenin çeşitli yerlerinde doğal olarak görülen çıkıntılar. )


- NODULLAMAK ile NODULLANMAK ile NODUL ile NODULLU


- NOEIN ESTIN EINAI!:
( DÜŞÜNCE ve/||/<>/= OLMAK )


- NOEL (SANTA CRUZ) ile/ve/değil YILBAŞI (ST. SYLVESTER)

( 25 Aralık'ta. İLE/VE/DEĞİL 31 Aralık'ta. )

( Hristiyanlık'ta dinî bayram. İLE/VE/DEĞİL Yeni yıl kutlaması. )


- NOEL ile NOEL BABA ile NOEL AĞACI


- NOESIS ile EPISTEME


- NOESIS ile FRONESIS ile POESIS

( Dışarıda. İLE İçte. İLE ... )

( Akılda. İLE Özde. İLE ... )

( Aristoteles. İLE Platon. İLE ... )


- NOESIS ile/ve NOUS

( ... ile/ve CEBRAİL )


- NOETA ile DOKSA

( Düşünülür dünya. İLE Duyulur dünya. )


- NOETHER ile/||/<> TEOREMİ

( Simetri ve korunum yasaları ilişkisi )

( Emmy Noether tarafından 1915 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1882-1935) (Ülke: Almanya) (Alan: Matematik, Fizik) (Önemli katkıları: Soyut cebir, Noether teoremi) )


- NOEZİS/NOESIS[İng.] değil/yerine/= DÜŞÜNME


- NOGAY ile NOGAYCA


- NOHUT ile/değil/||/<>/> KUDAMA/ZILK/SARMASIN/ŞIHIL/MAHŞİDE

( ... İLE/DEĞİL/||/<>/> İkiye ayrılmış nohut. )


- NOHUT ile KURU FASULYE

( CHICKPEA vs. HARICOT BEAN )

( CICER ARIETINUM cum PHASEOLUS VULGARIS )


- NOHUT ile NOHUTLU ile NOHUTSUZ ile NOHUT RENGİ


- NOISE :/yerine GÜRÜLTÜ


- NÖKER ile HİZMETÇİ, HİZMETKÂR


- NOKSAN değil/yerine/= EKSİK


- NOKSAN/LIK ile NOKSANSIZ/LIK


- . (NOKTA)


- NOKTA İLE DOĞRU İLE DÜZLEM İLE UZAY İLE HİPERUZAY ile/||/<> BOYUT HİYERARŞİSİ

( 0-boyuttan n-boyuta geometrik nesnelerin boyut sıralamasıdır. )

( Formül: ℝ⁰ ⊂ ℝ¹ ⊂ ℝ² ⊂ ℝ³ ⊂ ℝⁿ )


- NOKTA İLE DOĞRU İLE DÜZLEM İLE UZAY ile/||/<> GEOMETRİK BOYUTLAR

( Temel geometrik nesneler. )

( Formül: dim = 0 İLE 1 İLE 2 İLE 3 )


- POINT SOURCE[İng.] / SOURCE PONCTUELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= NOKTA KAYNAK


- POINT DEFECTS[İng.] ile/değil/yerine/= NOKTA KUSURLARI


- NOKTA MUTASYON ile/||/<> FRAMESHİFT MUTASYON

( Nokta tek baz, frameshift çerçeve kaymasıdır )

( Formül: Substitüsyon İLE insersiyon/delesyon )


- NOKTA MUTASYON ile/||/<> INDEL

( Nokta tek baz değişim, indel ekleme/silme. )

( Formül: Substitution İLE insertion/deletion )


- POINT CONTACT[İng.] / CONTACT PONCTUEL[Fr.] / PUNKTKONTAKT[Alm.] ile/değil/yerine/= NOKTA TEMASI


- POINT CONTACT DIODE[İng.] / DIODE À CONTACT PONCTUEL[Fr.] / PUNKTKONTAKTDIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= NOKTA TEMASLI DİYOT


- POINT CONTACT TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR À CONTACT PONCTUEL[Fr.] / PUNKTKONTAKTTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= NOKTA TEMASLI TRANSİSTÖR


- POINT CHARGE[İng.] / CHARGE POINTE[Fr.] ile/değil/yerine/= NOKTA YÜK


- NOKTA ve/||/<>/>/< BİR(LİK)


- NOKTA ve/> ÇİZGİ


- NOKTA ile/ve/||/<>/> ÇİZGİ ile/ve/||/<>/> ÜÇGEN ile/ve/||/<>/> PİRAMİT

( Tek nokta. İLE/VE/||/<>/> İki nokta. İLE/VE/||/<>/> Üç nokta. İLE/VE/||/<>/> Dört nokta. )


- NOKTA değil/yerine/= DIĞ, DURA, | YER


- NOKTA ile/||/<> DOĞRU

( Nokta boyutsuz İLE doğru tek boyutludur )

( Formül: 0D İLE 1D )


- NOKTA[Ar. < NUKTA] değil/yerine/= DURA, İMYER


- NOKTA ve/||/<>/> DÜZLEM ve/||/<>/> ALAN ve/||/<>/> BİÇİM/ŞEKİL


- NOKTA ve/||/<> DÜZLEM ve/||/<> NESNE/ŞEY

( Biraradalığı vermezler. )


- NOKTA ile/ve/değil EŞİK


- NOKTA ile/ve/||/<> KÜRE

( Uzaktan bakarsak. İLE/VE/||/<> Yakından bakarsak. )

( POINT vs./and/||/<> SPHERE )


- NOKTA ile NOKTALI

( DOT vs. DOTTED )

( نقطه نقطه کردن ile منقوط کردن ile نقطه دار کردن ile نقطه ile معجم ile نقطه نقطه )

( NAGHTEH NAGHTEH KARDAN ile MONAGHOOT KARDAN ile NAGHTEH DAR KARDAN ile NAGHTEH ile MAJAM ile NAGHTEH NAGHTEH )


- NOKTA ile/değil PUAN


- PUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= NOKTA


- NOKTA ile/ve SONSUZ/LUK

( NOKTANIN SONSUZLUĞU )

( POINT vs./and ETERNITY )


- NOKTA ile/ve/<> SONSUZ/LUK

( NOKTANIN SONSUZLUĞU )

( POINT vs./and ETERNITY )


- NOKTA ile/ve SÖZ


- NOKTA ile/ve SÜREKLİ NOKTA

( COMMON FIELD vs./and CONTINUAL POINT )


- NOKTA ile UC

( POINT vs. TIP/END )


- NOKTA ile/ve/değil YOĞUN TİTREŞİM


- NOKTA-İ NAZAR değil/yerine/= GÖRÜŞ/BAKIŞ AÇISI


- NOCTAL[İng.] ile/değil/yerine/= NOKTAL


- NOKTALAMA ile/ve/||/<> HAREKE

( Latin abecesinde. İLE/VE/||/<> Arap abecesinde. )

( İnsanlık, bir gün...

(,) Virgülü kaybetti:
Söyledikleri, birbirine karıştı.

(.) Noktayı kaybetti:
Düşünceleri, uzayıp gitti. Ayıramadı onları.

(!) Ünlem işaretini kaybetti bir gün de:
Sevincini, öfkesini, tüm duygularını kaybetti.

(?) Soru işaretini kaybetti bir başka gün:
Soru sormayı unuttu.
Her şeyi olduğu gibi kabul eder oldu.

(:) İki noktayı kaybetti başka bir gün:
Hiçbir açıklama yapamadı.

Yaşamının sonuna geldiğinde...
Elinde sadece (") tırnak işareti kalmıştı...

“İçinde de başkalarının düşünceleri vardı yalnızca."

Alex Kanevsky )


- NOKTALAMAK ile NOKTALANMAK ile NOKTALANDIRMAK ile NOKTALAYABİLMEK ile NOKTA ile NOKTACI/LIK ile NOKTALI ile NOKTASIZ ile NOKTA ATIŞI ile NOKTA NOKTA ile NOKTA MEMURU ile NOKTA TURİZMİ ile NOKTALI DELİK ile NOKTALI VİRGÜL ile NOKTALAMA İŞARETİ


- NOKTALI DENGE ile/||/<> GRADUALİZM

( Noktalı sıçramalı denge, gradualizm kademeli. )

( Formül: Gould İLE Darwin )


- NOKTASAL İLE DÜZGÜN İLE L² ile/||/<> YAKINSAKLIK TÜRLERİ

( İşlev dizilerinin farklı yakınsaklık modları. )

( Formül: ||fₙ - f||∞ → 0 )


- PUNKTFÖRMIGE STRAHLUNGSQUELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= NOKTASAL IŞINIM KAYNAĞI


- ATOMARER FEHLSTELLE, PUNKTDEFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= NOKTASAL KUSUR


- DÉFAUTS PONCTUELS[Fr.] ile/değil/yerine/= NOKTASAL KUSURLAR


- PUNKTMASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= NOKTASAL KÜTLE


- PUNKTFÖRMIGE LADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= NOKTASAL YÜK


- STIGMATIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= NOKTASAL


- NOKTASIZ ile/ve/<> NOKSANSIZ


- NOKTÜRNAL/NOCTURNAL[İng.] değil/yerine/= GECEYE İLİŞKIN


- NOLDU?" değil NE OLDU?


- NOLMAZ NOLMAZ değil NE OLUR, NE OLMAZ


- NOLMAZ NOLMAZ değil NOLUR NOLMAZ


- NOM ile DİN
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]


- NOME ile ...

( Alaska'da Nome diye bir yer yoktur! [NOME NOME )


- NOMEN FENOMEN


- NOMENCLATURE[İng.] değil/yerine/= NOMENKLATÜR

( Bir bilim dalı ya da uzmanlık alanında, nesneler için isim belirlenmesidir. Bu terimlerin oluşturulmasına ilişkin kuralları belirtmek için de kullanılır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- NOMENKLATÜR/NOMENCLATURE[İng.] değil/yerine/= TERİMLENDİRME


- NOMINA/ANATOMICA NOMINA ANATOMICA[İng.] değil/yerine/= ANATOMİ TERİMLERİ


- NOMİNAL ÜCRET ile GERÇEK ÜCRET


- NOMİNAL[İng.] değil/yerine/= ADSAL


- NOMİNAL ile NOMİNALİZM ile NOMİNAL DEĞER


- NOMİNALİZM ile/||/<> REALİZM

( Tümeller tartışması )

( William Ockham tarafından 1320 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1287-1347) (Ülke: İngiltere) (Alan: Felsefe, Mantık) (Önemli katkıları: Occam'ın usturası) )


- NOMINATION :/yerine ADAY GÖSTERME


- NOMOGRAPH[İng.] ile/değil/yerine/= NOMOGRAF


- NOMOGRAPHY[İng.] ile/değil/yerine/= NOMOGRAFİ


- NOMOTETİK BİLİMLER ile/ve İDEOGRAFİK BİLİMLER

( Doğa bilimleri. İLE/VE Tin bilimleri. )


- NON-REM UYKU/NON-REM SLEEP[İng.] değil/yerine/= REM DIŞI UYKU


- non rep./non repetat.[Lat. < NON REPETATUR] değil/yerine/= YİNELENMESİN, TEKRAR EDİLMESİN


- NON-ABELİAN GEOMETRİ ile/||/<> ABELİAN GEOMETRİ

( Non-Abelian geometride gauge alanlar komüte etmezken İLE Abelian geometride komüte ederler )

( Formül: [D_μ İLE D_ν] ≠ 0 )


- NON-LİNEAR OPTICS ile/||/<> LİNEAR OPTICS

( Non-linear optics yoğun ışıkta malzeme yanıtının lineer olmadığı durumken İLE linear optics ışık-madde etkileşiminin lineer olduğu durumudur )

( Formül: Kerr effect )


- NON-PARAMETRIC STATISTICS ile/||/<> PARAMETRIC STATISTICS

( Non-parametric statistics dağılım varsayımı olmadan analiz yaparken İLE parametric statistics belirli dağılım varsayımları kullanır )

( Formül: Rank-based tests )


- NON-PARAMETRIC ile/||/<> PARAMETRIC

( Non-parametric dağılım varsaymaz İLE parametric varsayar. )

( Formül: Distribution-free İLE assumes distribution )


- NON- ile DİS-

( ... olmayan, ... dışı. İLE Bozuk, kötü, güç. )


- NONCOMMUTATİVE GEOMETRY ile/||/<> SPECTRAL GEOMETRY

( Noncommutative geometry cebirsel yaklaşımla geometri yaparken İLE spectral geometry operatör spektrumu ile geometri yapar )

( Formül: Gelfand-Naimark duality )


- NON-DEFEATABILITY[İng.] değil/yerine/= SARSILMAZLIK

( Sarsılmazlık, Lehrer ve Paxson’un ‘Bilgi: Sarsılmaz Gerekçelendirilmiş Doğru İnanç’ makalesinde ele aldıkları, bilginin dördüncü koşulu ifade etmektedir. Buna göre temel olmayan inançların gerekçelendirilmesi için, sarsılmaz olması koşulu eklenmelidir. Şu halde bilgi, sarsılmaz gerekçelendirilmiş doğru inanç olarak tanımlanmaktadır. Lehrer ve Paxson’a göre, gerekçelendirme tek başına bilgiyi oluşturmak için yeterli bir koşul değildir. Çünkü Gettier örneklerinde de görüldüğü gibi gerekçelendirilen ancak yanlış olan inançlar oluşturmak olanaklıdır. Sarsılmazlık koşulu ise bu noktada kullanılır. Nitekim sarsılmazlık koşulu, yalnızca temel olmayan inançlardan bilginin meydana gelmesi için gereklidir. Bunun nedeni ise temel inançların kendinden gerekçeli olmaları bakımından başka bir inanç tarafından gerekçelendirmeye gereksinim duymamaları, dolayısıyla da sarsılamaz olmalarıdır. O halde temel olmayan inançların bilgi haline gelmesi şu üç koşul ile mümkün olmaktadır: İnancın doğru olması, öznenin inancın doğruluğuna inanması ve öznenin, bu inancın gerekçesi olarak başka bir ifadeye sahip olması durumunda söz konusu başka ifadenin bu gerekçelendirmeyi sarsmaması gerekmektedir. Bir inancın sarsılabilir olması ise şu koşulların gerçekleşmesiyle olanaklıdır: Örneğin p ve q ifadelerinin birleşimi, S’nin h inancının gerekçeleyicileri olmaları bakımından gerekçelendirmeyi sağlamazsa; S, q inancının yanlış olduğunu gerekçelendirmişse; q’nun mantıksal sonucu olan c ifadesi ile p ifadesi, S’nin h inancını gerekçelendiremiyorsa; bu gerekçelendirememe sonucunda S, c’ye inanmanın yanlış olduğunu tam olarak gerekçelendirmişse. Başka bir ifadeyle epistemik öznenin herhangi bir temel olmayan inancının sarsılabilir olması demek, söz konusu temel olmayan inancı gerekçelendirmek için kullanılan ifadelerin gerekçelendirmeyi sağlayamaması ve öznenin, bu ifadelerin yanlış olduğunu gerekçelendirmesi demektir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- NONE :/yerine HİÇBİRİ


- NONETHELESS :/yerine YİNE DE


- NONEXISTENT/THERE IS NOT vs. NONEXISTENCE


- NONİNVAZİV MONİTÖRİZASYON /GİRİŞİMSEL OLMAYAN MONİTÖRİZASYON/NONİNVASIVE MONİTORING[İng.] değil/yerine/= GİRİŞİMSEL OLMAYAN İZLEME


- NONİNVAZİV/NONİNVASIVE[İng.] değil/yerine/= GİRİŞİMSEL OLMAYAN


- NONİNVAZİV VENTILASYON/NONİNVASIVE VENTILATION[İng.] değil/yerine/= GİRİŞİMSEL OLMAYAN SOLUTMA


- NONKOMÜNİKAN/NONCOMMUNICATING[İng.] değil/yerine/= BAĞLANTISIZ


- NON-PAROUS vs. NON-POROUS


- NONSENSE ile/||/<> FRAMESHİFT

( Nonsense erken stop İLE frameshift çerçeve kayması. )

( Formül: Stop kodon İLE okuma çerçevesi )


- NONSENSE/FOOLISH vs. STUPIDITY


- NONSPESIFIK/NONSPECİFIC[İng.] değil/yerine/= ÖZGÜL OLMAYAN


- NONSYNONYMOUS SUBSTITUTION[İng.] değil/yerine/= EŞANLAMLI OLMAYAN YERDEĞİŞTİRME

( Bir genin ifade ettiği aminoasitlerin sırasının, DNA yerdeğiştirmesi sebebiyle değişmesidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- NONVERBAL İLETİŞİM/NONVERBAL COMMUNICATION[İng.] değil/yerine/= SÖZSÜZ İLETİŞİM


- NONWOVEN[İng.] değil/yerine/= DOKUNMAMIŞ


- CIRCUIT NI[Fr.] / NOR-SCHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= NOR DEVRESİ


- NOR :/yerine NE DE


- NOR-[İng.] / NOR-[Alm.] ile/değil/yerine/= NOR-


- NÖRAL/NEURAL[İng.] değil/yerine/= SİNİRSEL


- NEURAMINIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= NÖRAMİNİK ASİT


- NORDİK ile ...

( Kuzeyli. [Avrupa'da kullanılır.] )


- NEURIDIN, NEUROIN[İng.] ile/değil/yerine/= NÖRDİN


- NORIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= NORYAN EPOKU

( Günümüzden 208.500.000 ile 228.000.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- NEURINE[İng.] ile/değil/yerine/= NÖRİN


- NORCONIDENDRIN[İng.] ile/değil/yerine/= NORKONİDENDRİN


- NORM TOPOLOJİ ile/||/<> WEAK TOPOLOJİ

( Norm ||x-y|| mesafe, weak linear functional süreklilik. )

( Formül: Strong İLE weak convergence )


- NORM[İng.]/NORME[Fr.] değil/yerine/= DÜZE/DÜZGÜ


- NORM/E[İng./Fr. < Lat.] değil/yerine/= DÜZE/DÜZGÜ

( Kural olarak benimsenmiş, yerleşmiş ilke ya da yasaya uygun durum. )


- NORMAL vs. COMMON


- DISPERSION NORMALE[Fr.] / NORMALDISPERSION, NORMALVERTEILUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= NORMAL DAĞILIM


- NORMAL DAĞILIM ile/||/<> UNİFORM DAĞILIM

( Normal çan eğrisi, uniform düz dağılımdır )

( Formül: Gauss İLE eşit olasılık )

( Carl Friedrich Gauss tarafından 1809 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1777-1855) (Ülke: Almanya) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Sayılar teorisi, istatistik, manyetizma) )


- NORMAL DAĞILIM ile/||/<> ÜSTEL DAĞILIM

( Normal çan eğrisi simetrik, üstel bekleme süresi asimetrik )

( Formül: N(μ ileσ²) İLE λe^(-λx) )

( Carl Friedrich Gauss tarafından 1809 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1777-1855) (Ülke: Almanya) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Sayılar teorisi, istatistik, manyetizma) )


- DAĞILIMLAR:
NORMAL ile/||/<> BİNOM ile/||/<> POISSON ile/||/<> ÜSTEL ile/||/<> GAMMA ile/||/<> BETA ile/||/<> OLASILIK

( İstatistikte sıkça kullanılan altı temel olasılık dağılımı. )

( Formül: f(x) = (1/σ√2π)e^(-(x-μ)²/2σ²) )