Bugün[09 Nisan 2026]
itibarı ile 8.640 başlık/FaRk ile birlikte,
8.640 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(8/36)


- C.G.S[İng.] / SYSTÈME CGS[Fr.] / CGS-SYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= CGS BİRİM SİSTEMİ


- CGS SYSTEM[İng.] ile/değil/yerine/= CGS SİSTEMİ


- CHAPTER :/yerine BÖLÜM


- CHIDANANDA ile CHIDARAM

( Bilinç-Mutluluk, ruh sevinci. İLE Bilinç sevinci. )


- CHOICE :/yerine SEÇİM


- cib.[Lat. < CIBUM] değil/yerine/= GIDA, YEMEK


- ÇIBAN ile ARPACIK/İTDİRSEĞİ/HORDEOLUM[İng.]

( ... İLE Gözkapağının kenarında çıkan küçük çıban. )


- ÇİÇEK TABLASI (BİLEŞİKGİLLERDE) = HÂMİL-İ ÂMM = RÉCEPTACLE


- ÇİÇEK TABLASI, RESEPTAKULUM = HÂMİL-İ ZEHRE = RÉCEPTACLE


- EFFLORESCENCE, BLOOM[İng.] / EFFLORESCENCE[Fr.] / AUSBLÜHUNG, EFFLORESZENZ, LUPPE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİÇEKLENME, PARILDAMA


- CİCİ ile CİCİK ile CİCİM ile CİCİ BİCİ ile CİCİLİ BİCİLİ


- DOUBLE BOND ISOMERISM[İng.] / ISOMÉRIE DE LIAISON DOUBLE[Fr.] / DOPPELBINDUNGSISOMERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT BAĞ İZOMERLİĞİ/İZOMERİSİ


- ÇİFT DİEZ ile DONANIM


- BIPRISM[İng.] / DOUBLE PRISME[Fr.] / DOPPELPRISMA, DOPPELTES PRISMA[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT PRİZMA


- ÇİFT RAKKAS[Osm.] / DOUBLE PENDULUM[İng.] / PENDULE DOUBLE[Fr.] / DOPPELPENDEL[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT SARKAÇ


- BIREFRINGENCE[İng.] ile/değil/yerine/= ÇİFTKIRILIM


- ÇİFTLEŞ(TİR)MEK/AŞIM ile/ve/değil BİRLEŞ(TİR)MEK

( Hayvanlarda. İLE/VE/DEĞİL İnsanda. )

( DENİZ YILDIZI: Etkin olmayan eşlere verilen ad. )

( MİKSOSKOPİ: Birleşmeyi seyretmekten hoşlanma/hoşlanan. )

( PORNO/GRAFİ: Açık, apaçık olan. [Eşeyselliğin tekelinde bir terim/sözcük değildir. (Güneşin görünürlüğü/varoluşu kadar açık/kesin/net olanlara da "pornografik" denilebileceği gibi)] )

( MEVSİM-İ SİFÂD[Ar.]: Hayvanların çiftleşme mevsimi/dönemi/zamanı. )

( VENERYEN/VENEREAL[İng.]: Eşeysel ilişkiyle ilgili, zührevî. )

( SİFÂD ile/ve/değil CİMÂ'[< CEM], VATY, !LİVÂTA[Eriller arasında, anal yolla olan.] )


- ÇİĞDE ile ÇİĞDEM


- CİGİ = SAĞLAM
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]


- CİHANGÎRLER:
CENGİZ HAN ve (BÜYÜK) İSKENDER ve YAVUZ SULTAN SELİM ve NAPOLYON


- ÇIKAR ile/değil/yerine/>< ÇIKARIM


- ÇIKARIM YAPMAK ile ANLAŞILIR ile ÇIKARIM ile ÇIKARIMSAL ile ÇIKARIM

( INFER vs. INFERABLE vs. INFERENCE vs. INFERENTIAL vs. INFERRED )

( استنباط کردن ile استقراء کردن ile استنتاج پذير ile استنباط ile تحليل استنباطي ile مستنبط ile استنباط شده )

( ESTANBAT KARDAN ile ESTEGHARA KARDAN ile ESTENTAJ PAZYR ile ESTANBAT ile TAHLYLE ESTANBATY ile MOSTANBET ile ESTANBAT SHODEH )


- ÇIKARIM" ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< ÇAĞRIŞIM


- ÇIKARIM ile/ve/değil/ne yazık ki "ÇAĞRIŞIM"


- ÇIKARIM ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DOLAYIM


- ÇIKARIM ile/ve/||/<>/< İLİNEK


- ÇIKARIM = İSTİDLÅL = INFERENCE, ILLATION[İng.] = INFÉRENCE[Fr.] = SCHLUSS[Alm.] = ILLATION, CONCLUSIO[Lat.]


- ÇIKARIM ile/ve/||/<> ÖNGÖRÜ

( vs./and/||/<> FORECAST )


- ÇIKARIM ile/değil/yerine (SADECE) DÜŞÜNME

( [not] INFERENCE vs./but (ONLY) THINKING
(ONLY) THINKING instead of INFERENCE )


- ÇIKARIM ile/değil SOYUTLA(N)MA


- ÇIKARSAMA ile/ve/<> BİLEŞİM


- ÇIKMAYIM" değil ÇIKMAYAYIM


- OUTPUT, STRENGTH, YIELD, PRODUCTIVITY[İng.] / PUISSANCE, RENDEMENT, TENEUR, PRODUCTIVITÉ[Fr.] / LEISTUNG, PRODUCTIVITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇIKTI, VERİM


- ÇİLECİLİK = ZÜHDİYE = ASCETISM[İng.] = ASCÉTISME[Fr.] = ASKESE, ASKETIK[Alm.] = ASKEIN[Yun.]


- ÇİM ile/ve/değil/<> ARAPSAÇI

( ... İLE Bir vaziyet planında, genellikle yeşil alanları belirlemek üzere girişik kıvrımlı çizgilerle yapılan bir çeşit tarama. | Bahçelerde, çim yerine kullanılan bir yeşillik. )


- ÇİM ile ÇİM BİÇME MAKİNESİ

( LAWN vs. LAWN MOWER )

( علفزار ile چمن ile علف چين )

( ALAFZAR ile CHAMAN ile ALAF CHYNE )


- ÇİM ile ÇİM ÇİM ile ÇİM KAYAĞI


- ÇİM ile ÇİM ile ÇİMGEN
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Bir şeyin çiğ ya da nemli olma durumunu pekiştirmek için kullanılan ilgeç. İLE Turba. Topraktan koparılmadan kuruyan ve yoğun, kömürleşmiş, sık köklü, yapısıyla ateş yakarken iyi bir tutuşturucu olan bitki örtüsü. İLE Otlak, turbalık. )


- CİM ile CİMA


- ÇİMENTO ile KALEKİM

( ... İLE Tamir harcı. )

( İnce. İLE Kalın. )

( ... İLE İçinde ince kum yer almaktadır. )


- CİMNASTİK/JİMLASTİK değil JİMNASTİK[Fr.] değil ESNETİM


- CİN ile CİNS/LİK ile CİNS CİNS ile CİNS İSİM ile CİN DAMARI ile CİN DARISI ile CİN MISIRI ile CİN ÇALIĞI ile CİNSLİKSİZ ile CİN FİKİRLİ/LİK ile CİNSLİK BİLİMİ ile CİNS CİBİLLİYET


- CİNÂS-I TAMM ile/ve CİNÂS-I NÂKIS ile/ve CİNÂS-I MÜREKKEB ile/ve CİNÂS-I MEFRÛK ile/ve CİNÂS-I DARBÎ

( Söyleniş ve yazılışı aynı [eksik ya da fazlalık bulunmayan], anlamı ayrı iki sözcüğün birlikte kullanılışı. İLE/VE Cinaslı sözcüklerin birinde, bir ya da birkaç harfin fazla olması biçiminde yapılan cinas. [dem > âdem gibi] Cinaslı sözlerden biri, iki ayrı sözcük olan cinas türü. İLE/VE Cinaslı sözcüklerden biri, bağımsız iki sözcükten oluşan cinas türü. İLE/VE Pekiştirme sıfatıyla yapılan cinas türü. )


- CİNÂYET değil/yerine/= ÖLDÜRÜM


- ÇİNHİNDİ ÜLKELERİ:
TAYLAND ile/ve/||/<> MALEZYA ile/ve/||/<> KAMBOÇYA ile/ve/||/<> VIETNAM ile/ve/||/<> BALİ ile/ve/||/<> LAOS ile/ve/||/<> MYANMAR


- ZINC AMMONIUM CHLORIDE[İng.] / CHLORURE DE ZINC ET D'AMMONIUM[Fr.] / ZINKAMMONIUMCHLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİNKO AMONYUM KLORÜR


- ÇIPLAKLAŞMAK ile ÇIPLAKLAŞTIRMAK ile ÇIPLAK/LIK ile ÇIPLAK AT ile ÇIPLAK ALEV ile ÇIPLAK MAAŞ ile ÇIPLAK GÖZLE ile ÇIPLAK MADEN ile ÇIPLAK RESİM ile ÇIPLAK ÜCRET ile ÇIPLAK MÜLKİYET ile ÇIPLAKLAR KAMPI ile ÇIPLAK TOHUMLULAR


- CİSİM ile/ve/||/<>/> CİRİM ile/ve/||/<>/> CESED

( Yeryüzünde. İLE/VE/||/<>/> Gökte/uzayda. İLE/VE/||/<>/> Ölmüş olan. )

( BODY vs./and/||/<>/> ... vs./and/||/<>/> CORPUS )


- CİSİM -ile

( Ebâdı selâseyi kâbil olan şey. )


- CİSİM[Ar.] ile/||/<> BEDEN[Ar.]


- CİSİM ile CİSMANÎ

( Tanrı, ne cisim, ne de cismanîdir. )


- CİSİM ile/ve/değil DÜZGÜN KESİTLİ KATI CİSİMLER


- CİSİM değil/yerine/= EYİN


- CİSİM[Ar.] ile/ve/||/<>/> MADDE[Ar.]

( Parçaların bir aradalığı. İLE/VE/||/<>/> Nesnenin görünürlüğü. )


- CİSİM ile/ve/<>/< MEKÂN ile/ve/<>/< HEY'ET ile/ve/<>/< SÛRET-İ VEHMİYE(CİSM-İ MEVHUM) ile/ve/<>/< TEŞEKKÜL/TAHAYYÜL/TAŞAHHUS ile/ve/<>/< SÛRET-İ NEV'İYE(İSTİDAD/TAAYYÜN İSTİDADI) ile/ve/<>/< SÛRET-İ CİSMİYE ile/ve/<>/< UNSUR(TAHAYYÜL) ile/ve/<>/< HEYULA


- CİSİM ile/ve MEVCUD


- CİSİM ile/ve ZAMAN


- CİSİMLENMEK ile CİSİMLEŞMEK ile CİSİMLENDİRMEK ile CİSİMLEŞTİRMEK ile CİSİMLEŞEBİLMEK ile CİSİM


- CİSM[Ar.] ile CİRM[Ar.]


- CİSM[Ar.] ile ŞAHS[Ar.]


- CİSM[Ar.] ile ŞEY'[Ar.]


- ÇİT ile DEFETMEK ile ESKRİMCİ ile ÇİTLE ÇEVRİLEBİLİR ile ESKRİM

( FENCE vs. FENCE OFF vs. FENCER vs. FENCIBLE vs. FENCING )

( شمشير بازي کردن ile حصاردرست کردن ile پرچين ile شمشير بازي ile حفاظ ile حصار ile نرده ile نردهگذاري کردن ile محجر ile نرده کشيدن ile حصار دار کردن ile حصار کشيدن ile شمشير زن ile شمشيرباز ile قابل دفاع )

( SHMASHYR BAZY KARDAN ile HESARDAREST KARDAN ile PARCHYNE ile SHMASHYR BAZY ile HAFAZ ile HESAR ile NARDEH ile NARDEGGOZARY KARDAN ile محجر ile NARDEH KESHYDAN ile HESAR DAR KARDAN ile HESAR KESHYDAN ile SHMASHYR ZAN ile شمشيرباز ile GHABEL DAFA )


- CIVA ile/||/<> CIVA BUHARLI DOĞRULTUCU ile/||/<> CIVA BUHARLI LAMBA ile/||/<> CIVA HAZNELİ KATOT ile/||/<> CIVA LAMBASI ile/||/<> CIVALI ALAŞIM ile/||/<> CIVALI ARK ile/||/<> CIVALI BAROMETRE ile/||/<> CIVALI DOĞRULTUCU ile/||/<> CIVA BUHARLI DOĞRULTUCU ile/||/<> CIVALI MANOMETRE ile/||/<> CIVALI PİL ile/||/<> CIVALI SICAKLIKÖLÇER ile/||/<> CIVALI TERMOMETRE


- ÇİVİ ile PİM[İng. < Lat.]

( ... İLE İç içe geçen ya da birbiri üzerine gelen parçaları tutturmaya yarayan bir tür tahta ya da metal çivi. )


- ÇİYDEM değil ÇİĞDEM/MAHMURÇİÇEĞİ

( Zambakgillerden, türlü renklerde çiçek açan, çok yıllık, yumrulu bir kır bitkisi. )

( COLCHICUM )


- ÇİZGİ GENİŞLEMESİ / DOPPLER GENİŞLEMESİ ile/||/<> ÇİZGİSEL KUSUR ile/||/<> ÇİZGİSEL KUTUPLANMA / DOĞRUSAL KUTUPLANMA ile/||/<> ÇİZGİSEL MOMENTUM / MOMENTUM ile/||/<> ÇİZGİSEL SOĞURMA KAT SAYISI / DOĞRUSAL SOĞURMA KAT SAYISI ile/||/<> ÇİZGİSEL YÜK YOĞUNLUĞU ile/||/<> ÇİZGİ SPEKTRUMU

( ... İLE/||/<> Atom ya da molekülleri düzenli olarak sıralanmış tüm katılarda basınç, sıcaklık, ışın vb. fiziksel etkilerle düzenli yapının bir hattında ortaya çıkan kusur. İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> Bir iletken üzerinde birim uzunluk başına düşen yük miktarı. [Simgesi: X. Birimi: C/m (MKS), eyb/cm (CGS)] İLE/||/<> Enerji ya da frekans niceliklerinin kesikli değerler aldığı elektromanyetik spektrum. | Birbirine çok yakın spektral çizgi desenlerinin oluşturduğu band spektrumundan ayrılabilen, düşük basınçta gaz fazındaki atom, iyon ve moleküllerin spektrumu. )

( ... VS. LiNEAR DEFECT VS. ... VS. ... VS. ... VS. LiNEAR CHARGE DENSiTY VS. LiNE SPECTRUM )

( ... AVEC LE DEFAUT LiNEAiRE AVEC ... AVEC ... AVEC ... AVEC LA DENSiTé DE LA CHARGE LiNéAiRE AVEC LE SPEETRE DE LA LiGNE )

( ... MiT LiNEARER DEFEKT MiT ... MiT ... MiT ... MiT LiNEARE LADUNGSDiCHTE MiT LiNiENSPEKTRUM )


- LINE SPECTRUM[İng.] / SPECTRE DE RAIES[Fr.] / LINIENSPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİZGİ TAYFI/SPEKTRUMU


- ÇİZGİNMEK ile ÇİZGİLEMEK ile ÇİZGİLENMEK ile ÇİZGİLEŞMEK ile ÇİZGİLEŞTİRMEK ile ÇİZGİ/LİK ile ÇİZGİLİ/LİK ile ÇİZGİ İM ile ÇİZGİSEL ile ÇİZGİSİZ ile ÇİZGİ FİLM ile ÇİZGİ RESİM ile ÇİZGİ ROMAN ile ÇİZGİ ÖLÇEK ile ÇİZGİ HAKEMİ


- ÇİZİLMEK ile ÇİZİKTİRMEK ile ÇİZİLEBİLMEK ile ÇİZİLİVERMEK ile ÇİZİ ile ÇİZİK ile ÇİZİM ile ÇİZİŞ ile ÇİZİCİ/LİK ile ÇİZİLİ ile ÇİZİKLİ ile ÇİZİMCİ/LİK ile ÇİZİKSİZ ile ÇİZİN ÇİZİN


- ÇİZİM

( DRAW )


- CIZLAMAK ile CIZLAM


- CİZM[Ar.] ile CİZN[Ar.]

( Tayın, porsiyon. İLE Ağaç kütüğü. | Kök. )


- ÇİZMEK ile İÇERİ ÇEKMEK ile ÇİZGİ ÇEKMEK ile ÇİZGİLER ÇİZ ile DIŞARI ÇEKMEK ile HAZIRLAMAK ile ÇEKMECE ile ÇİZİM ile ÇİZGİ ÇİZME

( DRAW vs. DRAW IN vs. DRAW LINE vs. DRAW LINES vs. DRAW OUT vs. DRAW UP vs. DRAWER vs. DRAWING vs. DRAWING LINES )

( رسم کردن ile کشيدن ile نگاشتن ile کشاندن ile ترسيم نمودن ile قرعه کشيدن ile نقاشي کردن ile جلب کردن ile نقش کردن ile دم کشيدن ile قرعه کشي ile بداخل کشيدن ile خط کشيدن ile خط خط کردن ile خط کشي کردن ile استخراج کردن ile سيخ ايستادن ile نقشه کش ile زير شلواري ile برات کش ile نقشه کشي ile ترسيم ile خط کشي )

( RASM KARDAN ile KESHYDAN ile NEGASHTAN ile KESHANDAN ile TARSYM NEMUDAN ile GHARE KESHYDAN ile NAGHASHY KARDAN ile JALAB KARDAN ile NAQSH KARDAN ile DAM KESHYDAN ile GHARE KESHY ile BEDAKHAL KESHYDAN ile KHAT KESHYDAN ile KHAT KHAT KARDAN ile KHAT KESHY KARDAN ile ESTEKHARAJ KARDAN ile SYKH AYSETADAN ile NAQSHEH KESH ile ZYR SHALVARY ile BARAT KESH ile NAQSHEH KESHY ile TARSYM ile KHAT KESHY )


- CLAIM :/yerine İDDİA ETMEK


- CLAPEYRON'S THEOREM[İng.] / THÉORÈME DE CLAPEYRON[Fr.] / CLAPEYRONISCHES THEOREM[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAPEYRON KURAMI/TEOREMİ


- CLASSROOM :/yerine SINIF (ODA)


- CLAUSIUS THEOREM[İng.] / THÉORÈME DE CLAUSIUS[Fr.] / CLAUSIUSSCHE THEOREM[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAUSİUS KURAMI/TEOREMİ


- CLAUSIUS VIRIAL THEOREM[İng.] / THÉORÈME DU VIRIEL DE CLAUSIUS[Fr.] / CLAUSIUS-VIRIALTHEOREM[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAUSİUS VİRİAL KURAMI/TEOREMİ


- CLIMATE :/yerine İKLİM


- CLOTHING :/yerine GİYİM


- cm ile Cm

( Santimetre. İLE Küryum. )

( METRE MiT CURIUM )

( LE MÈTRE AVEC CURIUM )

( METER VS. CURIUM )


- CMS/CONTENT MANAGEMENT SYSTEM değil/yerine/= İÇERİK YÖNETİM DÜZENİ


- coch. mag.[Lat. < COCHLEARE MAGNUM] değil/yerine/= ÇORBA KAŞIĞI, YEMEK KAŞIĞI DOLUSU


- coch. parv.[Lat. < COCHLEARE PARVUM] değil/yerine/= ÇAY KAŞIĞI DOLUSU


- ÇOCUK:
"BİZE AİT/BİZİM" değil BİZDEN


- ÇOCUK:
(hem) (")MASUM(") ile/ve/değil/hem de/||/<> KURNAZ


- ÇOĞALTILABİLMEK ile ÇOĞALTIM ile ÇOĞALTIŞ ile ÇOĞALTICI


- COĞRAFİ ile COĞRAFİ DURUM


- COĞRAFYA ile/ve İKLİM


- ÇOĞU ÖLÜM ve/=/||/<> ERKEN ÖLÜM


- ÇOĞUL / ÇOK/LU ile/ve/=/||/<> KAVRAM

( Nesne(ler)de. İLE/VE/=/||/<> Düşüncede/anlıkta. )


- COHERENCE ile/||/<> TUNNELING ile/||/<> ENTANGLEMENT ile/||/<> BİYOLOJİK KUANTUM

( Canlılardaki kuantum etkileri. )

( Formül: Exciton transfer )


- MEHRGLIEDRIGES OPTISCHES SYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOK BİLEŞENLİ OPTİK SİSTEM


- ÇOK KULLANIM ile/ve/değil/||/<> KÖTÜ KULLANIM


- ÇOK YEMİŞİM/YEDİM ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YEDİKLERİM ÇOK GELDİ


- ÇOK ile DELİM

( ... İLE Çok, fazla, ziyade. )


- ÇOKLU ANLAM ile/ve ÇOKLU YORUM

( Yorum çokluğu, farkların kabulünü sağlar. )

( Yorum çokluğu, bilgiyi artırmaz, anlayışı artırır. )


- ÇOKLU ile ÇOKLUK ile ÇOKLU ZEKA ile ÇOKLUK EKİ ile ÇOKLU ORTAM ile ÇOKLU GÖSTERİM


- ÇOKTANRICILIK = POLYTHEISM[İng.] = POLYTHÉISME[Fr.] = POLYTHEISMUS[Alm.]


- ÇÖL ile BÂDİYET-ÜŞ-ŞÂM[Ar.]

( Fırat ile Dicle'nin birleşip denize döküldüğü noktadan itibaren Batı'ya doğru uzanan çöl. )


- collut.[Lat. < COLLUTORIUM] değil/yerine/= AĞIZ VE BOĞAZ GARGARASI İÇİN ANTİSEPTİK SIVI


- colyr.[Lat. < COLLYRIUM] değil/yerine/= GÖZ BANYOSU İÇİN ANTİSEPTİK SIVI


- COMFORT vs. FREEDOM


- COMMENSALISM[İng.] değil/yerine/= KOMENSALİZM

( Birlikte yaşayan iki canlıdan birinin yarar gördüğü, diğerinin ise ne yarar ne de zarar gördüğü durum. Komensal yaşayan bireyler, birbirlerinden ayrı olduklarında da yaşamlarına devam edebilirler. Bazı yüksek gövdeli ağaçlar üzerinde yaşayan otsu çiçekli bitkiler, ağacın gövdesine tutunmaları sayesinde güneş ışığından etkin biçimde yararlanabilirken, ağaç ise bundan herhangi bir yarar ya da zarar görmez.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- COMMENT :/yerine YORUM


- COMMERCIAL :/yerine TİCARİ, REKLAM


- COMMUNICATION :/yerine İLETİŞİM


- COMMUNITY :/yerine TOPLUM


- COMPLETENESS İLE COMPACTNESS İLE LÖWENHEİM-SKOLEM ile/||/<> MODEL KURAM

( Mantık ve modeller. )

( Formül: ⊨ iff ⊢ )


- COMPUTATIONAL NEUROSCIENCE değil/yerine/= BERİMSEL SİNİRBİLİM


- CONCEPT vs. TERM


- CONCEPT :/yerine KAVRAM


- CONFIRM :/yerine ONAYLAMAK


- CONSIOUSNESS vs./and PARADIGM


- CONSUMPTION :/yerine TÜKETİM


- CONTEXT :/yerine BAĞLAM


- CONTINUITY vs. CONTINUUM


- CONVERGENT EVOLUTION[İng.] değil/yerine/= YAKINSAK EVRİM

( Aralarında hiçbir doğrudan evrimsel bağ bulunmayan (ata-torun ilişkisi bulunmayan) canlıların, geçirdikleri evrim sonucu birbirlerine benzer özellikler kazanmalarıdır. Genellikle benzer çevrelerde, benzer koşullar altında yaşama sonucunda, Doğal Seçilim'in etkisiyle kazanılan özelliklerdir.Yunuslar, bir memeli olmalarına karşın, milyonlarca yıldır denizel ortamda yaşıyor olmalarından ötürü, balıklara benzer bir vücut yapısı evrimleştirmişlerdir. Balıklar ile denizel memelilerin vücut yapılarının birbirine benzemesi, yakınsak evrime bir örnektir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- COPENHAGEN İLE MANY WORLDS İLE PİLOT WAVE İLE QBİSM ile/||/<> KUANTUM YORUMLARI

( Kuantum mekaniği felsefi yorumları. )

( Formül: |ψ⟩ → |φ⟩ (çöküş) )


- ÇÖPSÜZ ile ÇÖPSÜZ ÜZÜM


- CORNU QUARTZ PRISM[İng.] / PRISME DE QUARTZ DE CORNU[Fr.] / CORNU-QUARZPRISMA[Alm.] ile/değil/yerine/= CORNU KUVARS PRİZMASI


- CORONA THEOREM ile/||/<> INTERPOLATION

( Corona yoğun range, interpolation değer yerleştirme. )

( Formül: Dense range İLE value placement )


- CORPUS LUTEUM[İng.] değil/yerine/= KORPUS LUTEUM

( Korpus luteum, kadın üreme sisteminde sarı cisim de denilen, geçici olarak oluşturulan, hormon salgılayan yapı. Yumurtalıklarda yumurta salınımı sırasında oluşur. Korpus luteum, lutein gözelerinden (Latince luteus'tan "safran-sarı" gelir) yapılmaktadır ve yumurtalamadan hemen sonra oluşur. Korpus luteumun büyüklüğü değişkenlik göstermektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- [not] CORRECTION vs./and TO INFORM


- CORUM ile ÇORUM

( Balık akını. | Uskumruların, büyük balıklardan korkarak, kıyıya sığınması durumu. İLE Türkiye'nin bir ili. )


- ÇORUM ile ÇORUMLU/LUK


- COŞUM ile COŞUMCU/LUK


- COUDÉ SYSTEM[İng.] ile/değil/yerine/= COUDÉ DİZGESİ


- COUDÉ-SYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= COUDÉ SİSTEMİ


- COULOMB'S THEOREM[İng.] / THÉORÈME DE COULOMB[Fr.] / COULOMB-THEOREM[Alm.] ile/değil/yerine/= COULOMB KURAMI/TEOREMİ


- COVERAGE :/yerine KAPSAM


- ÇÖZÜLME ile/ve/||/<> DAĞILMA/DAĞILIM ile/ve/||/<> ERİME

( İki ya da daha fazla nesnenin bağdaşık moleküler karışımı. İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> Bir gaz, sıvı ya da katının, başka bir gaz, sıvı ya da katı içinde kimyasal bir değişikliğe uğramadan bağdaşık olarak dağılması. | İki ya da daha fazla nesnenin bağdaşık moleküler karışımı. )

( ... vs. DISTRIBUTION, DISPERSION, DISSIPATION vs. SOLUTION )

( ... vs. İNTİŞAR vs. İNHİLÂL )


- ÇÖZÜM ile/ve AÇIKLAMA

( SOLUTION vs./and EXPLANATION )


- ÇÖZÜM ile/ve/||/<>/< ANLAMAK

( SOLUTION vs./and/||/<>/< TO UNDERSTAND )


- ÇÖZÜM ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ARA ÇÖZÜM

( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Yukarı çekersek, ayak açıkta kalır. Aşağı çekersek, omuz. Neşeli kişiler, çözüm üreterek[dizlerini karnına çekerek] rahat uyur. )


- ÇÖZÜM ile ÇARE

( Genel ya da kavramsal bir olguya işaret eder. İLE Belirli bir olgu ya da soruna işaret eder. )

( Çare/ler...
Bbiledegil.blogspot.com.tr/2015/02/careler.html )

( ... ile BEYÂRİŞ )

( SOLUTION vs. WAY/HELP )


- ÇÖZÜM ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÇÖZÜMLEME

( Çözümleme/sorgulama(analiz), her durum/konu/ayrıntı için söz konusuyken; ("kökten/toptan") "çözüm", her durum için olanaklı değildir.

Sorumluluğumuz ve önceliğimiz de çözmek değil çözümlemektir.

Çözümleme varsa çözüm ya da ara çözüm de yakınında bir yerde bulunacaktır. )

( [not] SOLUTION vs./and/but/||/<>/< ANALYSIS
ANALYSIS instead of SOLUTION )


- ÇÖZÜM ile/ve/||/<> DÜZENLEME


- ÇÖZÜM ile İDEAL

( SOLUTION vs. IDEAL )


- ÇÖZÜM ile/ve OYUN

( SOLUTION vs./and GAME )


- ÇÖZÜM = SOLUTION[İng.] = SOLUTION[Fr.] = LÖSUNG[Alm.] = SOLUZIONE[İt.] = SOLUCIÓN[İsp.]


- ÇÖZÜM ile/ve SONUÇ

( SOLUTION vs./and CONSEQUENCE/RESULT )


- ÇÖZÜM ile/ve/değil/yerine/> SÜREKLİ/ESASLI/KALICI/KÖKLÜ/GERÇEK ÇÖZÜM

( Bir olay ya da kişinin bir durumu/sorunu ile sınırlı/özel kalabilen. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/> Sürekli ve her koşulda, herhangi bir özel durumla sınırlı kalmayacak sürekli/kalıcı olan. )

( Seninle. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/> Senden sonra da! )

( Ne olduğu. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/> Ne/nasıl[ne/yin asıl] olması gerektiği. )

( [not] SOLUTION vs./and/>/but CONTINUAL/REAL SOLUTION
CONTINUAL/REAL SOLUTION instead of SOLUTION )


- ÇÖZÜM ile/ve TEDBİR

( SOLUTION vs./and PRECAUTION )


- ÇÖZÜM ile YANIT

( Geciken yanıt yanlış yanıttır. )

( Bir sorunun doğru çözümü, onun ancak evrensel, tarafsız bir araştırma ve sorgulama içinde çözümlenmesiyle bulunabilir. )

( Her sorunun kökeni geçmişte, çözümü gelecektedir. )

( SOLUTION vs. ANSWER/RESPONSE
Delayed response is wrong response.
Only in the dissolution of the problem in the universal solvents of enquiry and dispassion, can its right solution be found. )


- ÇÖZÜM ile YÖNEYLEM

( ... İLE Karmaşık sorunların çözümünde ve incelenmesinde, bilimsel ve özellikle matematiksel yöntemlerin uygulanışı. )


- ÇÖZÜMLEMEK ile ÇÖZÜMLENMEK ile ÇÖZÜMSÜZLEŞMEK ile ÇÖZÜMLENEBİLMEK ile ÇÖZÜMLEYEBİLMEK ile ÇÖZÜMSÜZLEŞTİRMEK ile ÇÖZÜMSÜZLEŞTİRİLMEK ile ÇÖZÜM ile ÇÖZÜMCÜ/LÜK ile ÇÖZÜMLER ile ÇÖZÜMSEL ile ÇÖZÜMSÜZ/LÜK ile ÇÖZÜM YOLU ile ÇÖZÜMLEMELİ


- UNIQUENESS OF SOLUTION THEOREM[İng.] / EINDEUTIGKEITSSATZ DER LÖSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜMÜN TEKLİK KURAMI/TEOREMİ


- CREAM :/yerine KREMA


- CREDO UT INTELLIGAM ile/ve/||/<> NOVETIM TE, NOVETIM ME ile/ve/||/<> TE INVOCO, DEUS VERITAS ile/ve/||/<> DEUS SAPIENTIA ile/ve/||/<> DEUS BEATITUDO


- CRITICISM :/yerine ELEŞTİRİ


- CRYPTIC ENZYME[İng.] değil/yerine/= GİZLİ ENZİM

( Şartların değiştiği ve uygun hale geldiği anda faaliyet gösteren enzimlerdir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- CÛD ile/<> (CÛD-İ) KEREM ile/<> (CÛD-İ) SEHÂ ile/<> SADAKA

( El açıklığı. cömertlik. | Taşmak, dışlaşmak. | İstenilmeden vermek. İLE/VE/||/<>/> İstenildiğinde vermek. İLE/VE/||/<>/> Gerektiği kadar, ölçüsünde vermek. İLE/VE/||/<>/> Manevi olarak vermek. )


- CÛD[Ar.] ile KEREM[Ar.]


- -CULA/-CULE/-CULUM ile/||/<> NAN-/NANO-

( Küçültücü anlam veren son ek, küçük, ufak. İLE/||/<> Cüce, küçük. )


- CÜMLE/LİK ile CÜMLE ALEM ile CÜMLE KAPISI ile CÜMLE BİLGİSİ


- ÇURAM ile OK
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Hafif bir okla yapılan atış. İLE ... )


- CÜRM[Ar.] ile/değil CİRM[Ar.]

( Suç. İLE/DEĞİL Oylum/hacim, nesne/cisim. )


- CURRENT :/yerine MEVCUT, AKIM


- CURRICULUM :/yerine MÜFREDAT


- SCUM[İng.] / ÉCUMER[Fr.] / ABSCHAUM, SCHAUM, SCHLACKEN, SCHLACKE[Alm.] ile/değil/yerine/= CURUF


- WASTE STEAM[İng.] / VAPEUR INUTILISÉE[Fr.] / ABDAMPF[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÜRÜK BUHAR


- CÜRÜM ile/değil CİRİM(ECRÂM)

( Suç. İLE/DEĞİL Kütle/oylum[hacim]. )


- CÜSÂM[Ar.] ile CÜSÂM[Ar.]

( Büyük, geniş. İLE Uykuda gelen ağırlık, ağırbasma, kâbus. )


- CUSTOM :/yerine GELENEK, GÖRENEK


- CÜZZAM ile CÜZZAMLI


- CÜZZAMLI ile CÜZZAM ile CÜZZAM

( LEPROSARY vs. LEPROSE vs. LEPROSY )

( جذام خانه ile فلس دار ile شوره دار ile جذام ile خوره )

( JOZAM KHANEH ile FELS DAR ile SHOREH DAR ile JOZAM ile KHOREH )


- CYCLE vs. SYSTEM


- CYLINDRICAL COORDINATE SYSTEM[İng.] değil/yerine/= SİLİNDİRİK KOORDİNAT SİSTEMİ

( Üç boyutlu uzaydaki bir noktanın yerini tanımlamak için kullanılan bir koordinat sistemi. Bu sistem, kartezyen koordinat sisteminden farklı olarak, dairesel bir referans alınarak noktaların konumunu ifade eder. Silindirik koordinatlar şu üç bileşenden oluşur:

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ...'DA OLMAMDAN/OLUŞUMDAN DOLAYI ...(KATILAMIYORUM) ile/ve/değil ...'DA OLDUĞUMDAN DOLAYI ...(KATILAMIYORUM)


- DADANMAK ile DADANDIRMAK ile DADANABİLMEK ile DADAY ile DADAŞ/LIK ile DADACI/LIK ile DADAİST ile DADAİZM


- DAĞILIM ile AYIRMA

( DISPERSION vs. ALLOCATION )


- DAĞILIM ile DAĞITIM

( DISPERSION vs. DISTRIBUTION )


- DISTRIBUTION, DISPERSION[İng.] / DISTRIBUTION[Fr.] / DISIPATION, DISPOSITION, DISTRIBUTION, DISPERSION, VERTEILUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞILIM


- DISSIPATION[Fr.] / DISSIPATION[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞILMA, YİTİM


- DAĞILMAK ile DAĞINIK ile DAĞILMA ile DAĞILIM

( DISPERSE vs. DISPERSED vs. DISPERSEMENT vs. DISPERSION )

( پراکندن ile متفرق کردن ile پراکنده ile متفرق ile برهم خوردگي ile تفرق ile پراکنش ile تلاشي ile پراکندگي ile تفرقه )

( PARAKANDAN ile MOTEFARGH KARDAN ile PARAKANDEH ile MOTEFARGH ile BAREAM KHORDEGY ile TAFARGH ile PARAKONASH ile TALASHY ile PARAKANDEGY ile TAFARGHEH )


- RAYONNEMENT DISPERSÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= DAĞILMIŞ IŞINIM


- DIFFUSE TRANSMISSION[İng.] / TRANSMISSION DIFFUSE[Fr.] ile/değil/yerine/= DAĞINIK İLETİM


- DIFFUSE RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT DIFFUS[Fr.] / DIFFUSE STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞINIK IŞINIM


- DIFFUSE SPECTRUM[İng.] / SPECTRE DIFFUS[Fr.] / DIFFUSES SPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞINIK TAYF/SPEKTRUM


- DAĞITIM ile/ve/<> BÖLÜŞÜM


- DAĞITIM ile DAĞITIMCI/LIK ile DAĞITIM BÜROSU


- DAĞITIMCI ile DAĞITMAK ile DAĞITILMIŞ ile DAĞITIM ile DAĞITICI ile DİSTRİBÜTÖR ile SEMT ile BÖLGE YÖNETİMİ ile KAYMAKAM ile BÖLGE MÜDÜRÜ ile İLÇELER

( DISTRIBUTARY vs. DISTRIBUTE vs. DISTRIBUTED vs. DISTRIBUTION vs. DISTRIBUTIVE vs. DISTRIBUTOR vs. DISTRICT vs. DISTRICT GOVERNING vs. DISTRICT GOVERNOR vs. DISTRICT MANAGER vs. DISTRICTS )

( پخش کننده ile شعبهرود ile انشعابي ile پخش شدن ile تقسيم کردن ile غرماء کردن ile توزيع کردن ile تقسيمشده ile مقسوم ile پخش ile توزيع ile تقسيم ile سرشکني ile توزيعي ile دلکو ile مقسم ile پخشگر ile محله ile بخشداري ile بخشدار ile بخش دار ile رئيس بخش ile نواحي )

( POKHSH KONANDEH ile شعبهرود ile انشعابي ile POKHSH SHODAN ile TAQSYM KARDAN ile GHARMA KARDAN ile TOZYE KARDAN ile تقسيمشده ile MOGHSUM ile POKHSH ile TOZYE ile TAQSYM ile SARSHKANY ile TOZYEY ile DELKO ile MOGHASM ile POKHSHGAR ile MAHLEH ile BAKHSHODARY ile BAKHSHODAR ile BAKHSH DAR ile REYS BAKHSH ile NAVAHY )


- DISPERSIVE MEDIUM[İng.] / MILIEU DISPERSIF[Fr.] ile/değil/yerine/= DAĞITKAN ORTAM


- DAĞLAMA ile DAĞLAMA RESİM


- DAHA "STERİL ZAMAN/DA" değil/yerine/= DAHA UYGUN BİR ZAMAN/DA (DİYELİM)


- DAHÎM[Ar. < DAHÂMET] ile DÂHİM[Ar.] ile DÂHÎM[Fars.]

( Fazla kalın olan, yoğun. İLE Nasip ve rızk. İLE Taç. )


- DÂ'-İ DALTON[Ar.]/DALTONISM[İng.]/AKROMATOPSİ[Yun] değil/yerine/= RENK KÖRLÜĞÜ


- DAİM ile BÂKÎ


- DÂİM[Ar.] ile SERMED[Ar.]


- DAİRESEL ile DAİRESEL DİZİN ile DAİRE TESTERE ile DOLAŞIMA SOKMAK ile DOLAŞAN ile DOLAŞAN ile DOLAŞIMDAKİ DEPOLAMA ile DOLAŞIM

( CIRCULAR vs. CIRCULAR LIST vs. CIRCULAR SAW vs. CIRCULATE vs. CIRCULATED vs. CIRCULATING vs. CIRCULATING STORAGE vs. CIRCULATION )

( حلقهاي ile دايره وار ile متحدالمآل ile دايرهاي ile دايرهوار ile حلقوي ile مدور ile بشکل دايره ile ليست دايره اي ile اره گرد ile منتشر کردن ile گردش کردن ile نشر کردن ile رايج کردن ile گرديدن ile تبليغ شدن ile منتشر ile ساري ile انباره گردشي ile ترويج ile گردش ile تيراژ )

( HALGHESAY ile DAYRAH VAR ile MOTEHADOLMAL ile DAYRAYAAY ile دايرهوار ile HALGHOY ile MADVAR ile BESHEKL DAYRAH ile LEYSET DAYRAH AY ile AREH GARD ile MONTESHAR KARDAN ile GARDASH KARDAN ile NESHAR KARDAN ile RAYJ KARDAN ile GARDYDAN ile TABLYGH SHODAN ile MONTESHAR ile SARY ile ANBAREH GARDASHY ile TROYJ ile GARDASH ile TYRAZH )


- DALGA[İng. WAVE] ile/||/<> ALFA RİTMİ[İng. ALPHA RHYTHM] ile/||/<> ALTERNATİF AKIM[İng. ALTERNATING CURRENT] ile/||/<> ANTEN[İng. ANTENNA] ile/||/<> ARMONİK[İng. HARMONIC] ile/||/<> ELEKTROMANYETİK DALGA[İng. ELECTROMAGNETIC WAVE] ile/||/<> ELEKTROMANYETİK SPEKTRUM[İng. ELECTROMAGNETIC SPECTRUM] ile/||/<> FAZÖR[İng. PHASOR]

( Enerjinin, titreşim yoluyla taşınması hareketi. Mekanik ve elektromanyetik dalgalar olarak ikiye ayrılır. Ses ya da deprem dalgaları gibi mekanik dalgalar yayılabilmek için maddesel bir ortama ihtiyaç duyarlar. Fakat radyo dalgaları gibi elektromanyetik dalgalar maddesel ortama ihtiyaç duymaksızın boşlukta yayılabilirler. Bir saniyede bir noktadan geçen dalganın uzunluğu o dalganın frekansıdır. Frekansın birimi hertz (Hz)'dir. Frekans fff ile gösterilir. Bir dalga bir noktadan bir saniyede bir defa geçiyor ise o dalganın frekansı 1 Hz'dir. Yani hertz 1/saniyeye eşittir. @@ Beyin dinlenme halindeyken kendini gösteren, saniyede 7-10 devreli beyin dalgası ritmidir. @@ Yönü ve genliği belirli zaman aralığıyla tekrar ederek değişen elektriksel akım. Üretimi, elektrik akımı geçen kabloda oluşan manyetik alan ve manyetik alandan etkilenen kabloda oluşan elektrik akımı ilkesine dayanmaktadır. En sık kullanılan dalga sinüs dalgasıdır. Genellikle sanayi ve ev şebekesinde kullanılmaktadır. "AC" kısaltması ile de gösterilmektedir. Bugün bildiğimiz anlamdaki alternatif akım, ilk olarak Nikola Tesla tarafından 1886 yılında laboratuvarda üretilmiştir. @@ Elektromanyetik dalgaları yakalayan ya da yayan cihazlardır. Temelde, alıcı anten ve verici anten olarak ikiye ayrılırlar. Alıcı antenler, elektromanyetik dalgaları yakalayıp iletim hatlarında yayarken verici antenler ise iletim hatlarından gelen sinyalleri çevreye yayar. Antenler, kablosuz haberleşmenin temel parçalarıdır ve pek çok alanda kullanılmaktadır. Farklı türde antenler bulunmaktadır. @@ Temel ses dalgasıyla beraber ortaya çıkan ses dalgalarıdır. Armonilerin frekansı temel ses dalgasının katsayılarından oluşur. @@ Elektrik ve manyetik alanların periyodik olarak birbirine dik yönde ve ışık hızında yayılmasıyla oluşan bir dalga türü. Elektrik yüklerinin hareketi ve hızlanması sonucu ortaya çıkar ve hem elektrik hem de manyetik alan bileşenleri içerir. @@ Bütün elektromanyetik dalgaları (Radyo dalgaları, İnfrared ışınları, Görünür ışık, X ışınları, Gama Işınları, Mikro dalgalar, Kızıl ötesi ışınlar ve mor ötesi ışınlar) barındıran bir ölçektir. Elektromanyetik spektrum (veya elektromanyetik tayf), var olan tüm ışık aralığını barındırır. @@ Hem büyüklüğü (genliği) hem de faz açısını içeren karmaşık sayı. Bu kavram genellikle elektrik mühendisliğinde alternatif akım (AC) devrelerinde kullanılır. Bu sayede, AC sinyallerin zamana bağlı dalga formları yerine, daha basit bir biçimde temsil edilmeleri mümkün olur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- DALGA" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DÖNEM


- DALGALI/ALTERNATİF AKIM ile DOĞRU AKIM ile KUVVETLİ AKIM ile ZAYIF AKIM

( Belirli ve eşit zaman aralıkları ile yeğinliği aynı değer ve yönde olarak değişen elektrik akımı. İLE İletken bir devre üzerinde, hep aynı yöne doğru giden elektrik akımı. İLE Aydınlatmada ve makinelerin çalıştırılmasında kullanılan akım. İLE Yapıda, zil, telefon, anten, yangın ihbar düzeni gibi iletişim aygıtlarını işletmekte yararlanılan akım. )


- FLUCTUATING CURRENT[İng.] / COURANT ONDULÉ[Fr.] / SCHWANKENDER STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= DALGALI AKIM


- DAM ile DAMA ile DAMACI ile DAMALI ile DAM ALTI ile DAMA TAŞI ile DAM KORUĞU ile DAM AKTARMA ile DAMA TAHTASI ile DAM KORUĞUGİLLER


- DAM ile DAM[Fr. < DAME]

( Yapıları, dış etkilerden korumak amacıyla, üzerlerine yapılan, çoğu kiremit kaplı bölüm. | Toprak damlı ev, küçük ev. | Tutukevi. İLE Dansta, erkeğe[kavalye] eş olan kadın. | İskambil kâğıtlarında "kız". )


- ...DAN SONRA:
GÖRÜŞÜRÜZ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GÖRÜŞELİM


- DANS EDELİM! ve/||/<> ŞARKI SÖYLEYELİM! ve/||/<> SEVELİM! ve/||/<> YAŞAYALIM!

( Hiçkimse izlemiyormuş gibi. VE/||/<> Hiçkimse dinlemiyormuş gibi. VE/||/<> Hiç incinmemiş gibi. VE/||/<> Dünya, cennetmiş gibi. )


- DANS:
YATAY İSTEK ve/||/<>/> DİKEY ANLATIM


- DAR GÖRÜŞLÜ ile YALITMAK ile YALITIM ile İZOLASYON ile YALITKAN

( INSULAR vs. INSULATE vs. INSULATING vs. INSULATION vs. INSULATOR )

( جزيرهاي ile غير آزاد ile روپوش دار کردن ile عايق دار کردن ile عايق کردن ile عايق ile ماده عايق ile عايق گذاري ile نارسانا ile بندآور ile مقره ile عايق کننده )

( JAZYRAYAAY ile غير آزاد ile ROPOSH DAR KARDAN ile AYGH DAR KARDAN ile AYGH KARDAN ile AYGH ile MADEH AYGH ile AYGH GOZARY ile NARSANA ile بندآور ile MOGHAREH ile AYGH KONANDEH )


- DAR KAFALILIKTAN BIKTIM"

( "DAR KAFALILIKTAN BIKTIM"

1964 yılında, ABD'de bir öğretmen dergisinde, Alexander Cassandra imzalı bir yazı yayımlanır:

Bir fizik hocası ile öğrencisi, sınav sorusuna verilen yanıt hakkında antlaşmazlığa düşerler ve deneyimli öğretmen, Cassandra'nın hakemliğine başvururlar.

Soru şöyledir:

"Bir binanın yüksekliğini, bir barometrenin yardımı ile nasıl bulursunuz?"

Öğrenci de bu soruya yanıt olarak, "Barometreye bir ip bağlar, binanın çatısından aşağı sarkıtır ve barometrenin yere değdiği noktada ipi ölçerim" yazar.

Tabii ki, öğretmenin beklediği yanıt bu olmasa da binanın yüksekliğinin bu yöntemle ölçülebilirliği de ortadadır.

Cassandra, tartışmayı uzatmamak için öğrenciden hemen o anda bu soruyu başka bir yanıt ile yanıtlamasını ister.

Öğrenci, bu kez:

"Ama bir tek yanıt yok, pek çok yöntem var" diye yanıt verir.

Casandra, "Peki" der. "Düşünebildiğin kadar yanıt ver o zaman. Ama olanaklıysa yanıtların en az birinden fizik çalışmış olduğunu anlayalım."

Öğrencinin ilk yanıtı şöyle olur:

"Barometreyi çatıdan aşağı bırakırsınız ve bir kronometre ile kaç salisede yere çarptığını hesaplayıp x=1/2 x g x t2 formülü ile yüksekliği bulursunuz." Beklenilen yanıt bu olmasa da yanıt, fizik bilgisi içermektedir.

Öğrenci, yanıtlarını sıralamayı sürdürür: “Güneşli bir günde, barometreyi dik tutup gölgesini ölçersiniz ve sonra da binanın gölgesini ölçüp orantıyı barometrenin yüksekliği ile çarparsınız”

Bu yanıt da doğrudur.

Öğrencinin üçüncü yanıtı da şu olur: "Merdivenleri çıkarken, duvar boyunca barometrenin yüksekliğini defalarca işaretleyerek çıkar ve işaret sayısı ile barometrenin yüksekliğini çarparsınız"

Bu da doğrudur elbette ama dördüncü yanıt öğretmenlerin küçük dillerini yutmalarına neden olur; çünkü yanıttan öğrencinin fiziği çok iyi bildiği anlaşılmaktadır:

"Küçük bir ipe bağladığınız barometreyi önce yerde sonra da çatıda sallar ipin uzunluğu ve sallanma periyodları arasındaki farklarla Newton'un g katsayısını hesaplar, iki g katsayısı arasındaki farktan binanın yüksekliğini hesaplayabileceğiniz oranı bulursunuz"

Söylenilecek bir şey kalmamıştır, öğrencinin sınıfı geçtiği açıktır.

Öğrenci, yarattığı etki ile gülümser ve der ki: “Ama bence yapılacak daha doğru şey, kapıcıya gidip barometreyi hediye edip karşılığında binanın yüksekliğini söylemesini istemekten ibarettir.”

Hep beraber gülmeye başladılar.

Cassandra, hayranlıkla sorar öğrenciye:

"Peki, öğretmeninin senden beklediği yanıtı da biliyor musun?"

Öğrenci, alaylı bakışlarla yanıt verir:

"Evet, çatıda ve yerde hava basıncını ölçerek aradaki farktan hesaplamamız gerekiyor yazmamı bekliyordu"

Cassandra merakla şu soruyu sorar: "Peki madem istenilen yanıtı biliyordun, neden yazmadın?" Öğrenci, omuzlarını silkerek şöyle der:

"Çünkü dar kafalılıktan bıktım."

Yaşamı, tek bilinmeyenli bir denklem gibi ele almak, altı boş kulağa hoş sloganlarla konuşup zamana göre kendini geliştirmeyen, saplantı slogan hükümlere göre yaşamak ve mevzî alıp dayatmaya çalışmak kolaycılığı hiçkimseyi ve de toplumları bir yere götürmez.

Yaşamda, soruların pek çoğunun tek bir yanıtı yoktur.

Başarının, çalışmaktan önce geldiği tek yer sözlüktür. )


- DAR YORUM ile/||/<>/>< GENİŞ YORUM


- FORME D'IMPULSION[Fr.] / PULSFORM[Alm.] ile/değil/yerine/= DARBE BİÇİMİ


- DARBE TAYFI[Osm.] / PULSE SPECTRUM[İng.] / SPECTRE D'IMPULSIONS[Fr.] / PULSSPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= DARBE TAYFI/SPEKTRUMU


- PULSATING CURRENT[İng.] / COURANT PUISÉ[Fr.] / PULSIERENDER STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= DARBELİ AKIM


- DÂREYN değil/yerine/= DÜNYA İLE ÂHİRET, İKİ ÂLEM

( )


- D'ARSONVAL CURRENT[İng.] / COURANT DE D'ARSONVAL[Fr.] / D'ARSONVAL-STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= D'ARSONVAL AKIMI


- DAR'ÜL-HARB ile/değil/yerine/>< DAR'ÜL-İSLÂM

( Savaş. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Barış. )


- DARWINIAN EVRİM ile/||/<> LAMARCKIAN EVRİM

( Darwin doğal seçilim, Lamarck kazanılmış özellik. )

( Formül: Seçilim İLE kalıtım )

( Jacques Charles tarafından 1859 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1809-1882) (Ülke: İngiltere) (Alan: Biyoloji) (Önemli katkıları: Evrim teorisi, doğal seçilim) )


- DARWIN/İZM ile/değil SPENCER/İZM


- DATA vs. INFORMATION vs. KNOWLEDGE vs. AWARENESS/WISDOM


- DATUM[İng.] değil/yerine/= VERİ


- DAVET YURDU/DAR-ÜD-DAVET[Ar.] ile/ve/||/<>/> YANIT YURDU/DAR-ÜL-İCÂB[Ar.] ile/ve/||/<>/> BARIŞ YURDU/DAR-ÜL-İSLÂM[Ar.]

( Duyuru/tebliğ süreci. İLE/VE/||/<>/> İman ve kabul süreci. İLE/VE/||/<>/> Uygulama ve hâkimiyet süreci. )

(

Özet (Hızlı Bakış)

Üç kavram, İslâm'ın toplumlar üzerinde davet, icabet ve hâkimiyet süreçlerini sıralayan bir sınıflandırma sunar. Tarihsel olarak Mekke Davet dönemi (darü'd‑davet), Medine'nin icabet örneği (darü'l‑icâbe) ve Raşid halifeler dönemi de darü'l‑islâm hâline dönüşmeyi gösterir.

Kavramların Dilsel ve Kavramsal Kökeni

Dar (دَار) Arapçada ilk anlamı olarak “ev/yurt/mekâna işaret eder; âdeta bir alanı belirtir. Helal‑haram, ikamet ve hâkimiyet bağlamında kullanıldığında "dâr" terimi bir hukûkî/ontolojik mekânı tanımlar.

İslâm sözcüğü, salt "teslimiyet"/"itaat" anlamını taşımakla birlikte burada dinin adı olarak kullanılmıştır; dolayısıyla darü'l‑islâm "İslâm'ın hâkim olduğu bölge" anlamına gelir. Da‘vet çağrı/davet etme eylemini; icâbe ise cevabı/kabulü gösterir. Bu sözcüklerin birleşimiyle oluşan terimler, süreçsel bir mantık taşır.

Terim Tanımları - Ayrıntılı

  • Darü'd‑Davet (دار الدعوة): İslâm'ın hâkim olmadığı, fakat İslâm mesajının sözlü/kitabî/tebliğ faaliyetleriyle ulaştırıldığı alan. Temel ilişki: davet (da‘ve).
  • Darü'l‑İcâbe (دار الإجابة): Davete olumlu yanıt verilmiş; insan topluluklarının önemli bir kısmı İslâm'ı kabul etmiş; sosyal/ruhsal dönüşüm başlamıştır; hâkimiyet kısmi olabilir.
  • Darü'l‑İslâm (دار الإسلام): İslâm hukukunun ve siyasal otoritenin hâkim olduğu bölge. Burada şer‘î düzen normatif olarak uygulanır; zimmî ilişkileri, vergi (cizye gibi) ve kamu düzeni bu çerçevede düzenlenir.

Kavramlar Arası Mantıksal İlişki

Bir bölge için ideal‑tip bir süreç şöyle özetlenebilir: Darü'd‑Davet > Darü'l‑İcâbe > Darü'l‑İslâm. Bu, tarihsel süreçleri modellemek için kullanışlıdır ama pratikte aşamalar iç içe geçebilir: örneğin bir şehirde bazı kabileler icabet ederken bazıları davet aşamasında kalabilir.

Tartışmalı Noktalar ve İlmî Yaklaşımlar

Bu kavramsallaştırma klasik Fıkıh (İslâm hukuku) literatüründe ve âlimlerin siyaset‑tebliğ düşüncesinde değişik biçimlerde ele alınmıştır. Modern tarihçi ve fıkıh mütefekkirleri, kavramların sabit sınırlar taşıdığı fikrine itiraz eder; zira hâkimiyet ve kabul dereceleri coğrafî, sosyal, ekonomik unsurlara göre değişir. Aşağıda birkaç önemli eleştiri‑nokta özetlenmiştir:

  1. Sabit sınırlar eleştirisi: "Darü'l‑islâm" ile "darü'l‑harb" arasındaki çizgi bazen bulanıktır; ticaret yolları, azınlık hakları, savaş hali gibi etkenler sınırları belirler.
  2. Modern devlet anlayışı: Klasik dönemdeki hâkimiyet modelleri modern egemenlik ve devlet yapısıyla birebir örtüşmez. Dolayısıyla kavramların modern uygulamaya aktarılması sıkça tartışılır.
  3. Etik ve tebliğ stratejileri: Davet‑icabet ilişkisinin ahlâkî zemini ve yöntemleri (zorlama mı, ikna mı vb.) farklı düşünürlerce farklı şekillerde yorumlanır.

Tarihsel Karşılıklar: Mekke, Medine, Raşid Halifeler

Aşağıda üç dönem için ayrıntılı açıklamalar, önemli olaylar ve dönemin kavramsal karşılığı verilmiştir. Her bölüm tarihsel bağlam, toplumsal yapı ve örnek olaylarla desteklenir.

Mekke Dönemi (610 - 622) - Darü'd‑Davet

Kısa tanım: Peygamberliğin başlangıcından hicrete kadar geçen süre. İslâm'ın ilk tebliğleri Mekke toplumuna ulaşır ama siyasal hâkimiyet yoktur.

  • Sosyal Durum: Kabile toplum yapısı, müşrik elitlerin hâkimiyeti, ticaret merkeziliği.
  • Tebliğ Metodları: Sözlü davet, şahsi örneklik, azınlık halinde ibadetler (örtülü/topluluk içinde).
  • Örnek Olaylar: İlk mümin toplulukların kenarda kalması; Ebu Talib ve Hz. Hatice gibi destekleyici şahısların rolü; baskı ve işkenceler.
  • Kavramsal Karşılık: Darü'd‑Davet — çünkü İslâm hâkim değildir; davet sürmektedir.

Medine Dönemi (622 – 632) - Darü'l‑İcâbe

Kısa tanım: Hicret ile birlikte Medine'de İslâm toplumunun kurulması, anayasal düzenlemeler (Medine Vesikası), kabileler arası sözleşme ve icabetin kurumsallaşması.

  • Sosyal Durum: Ensar‑muhacir dayanışması, kabileler arası ittifaklar, Yahudi topluluklarıyla sözleşmeler.
  • Kurumsal Gelişmeler: Medine Vesikası (şehari yönetme ve toplumlar arası ilişkiler çerçevesi); namaz, oruç, zekât gibi toplumsal ibadetlerin düzenlenmesi.
  • Örnek Olaylar: Akabe Biatları, Medine Vesikası, savaş ve sulh antlaşmaları (Bedir, Uhud, Hendek gibi olayların toplumsal etkileri).
  • Kavramsal Karşılık: Darü'l‑İcâbe - davete icabet edilmiş, topluluk İslâmî kimliği benimsemiştir; hâkimiyet kısmi ama târihî dönüştürücüdür.

Raşid Halifeler Dönemi (632 – 661) - Darü'l‑İslâm

Kısa tanım: Hz. Ebû Bekir, Ömer, Osman ve Ali dönemlerini kapsayan süreç; fetihler, devletleşme, şer‘î hukukun uygulama zemini.

  • Sosyal Durum ve Yönetim: Merkezi otorite, valilik‑eyalet sistemi, vergi‑tahsil mekanizmaları, askeri teşkilatlanma.
  • Kurumsal Gelişmeler: Fetihlerle genişleyen coğrafya; şer‘î düzenin kamusal alana taşınması; zimmî düzenlemeleri, cizye, vakıf uygulamaları.
  • Örnek Olaylar: Suriye ve Mısır fetihleri, Hz. Ömer'in adalet uygulamaları, şeriatın idarî hayata entegrasyonu.
  • Kavramsal Karşılık: Darü'l‑İslâm - İslâm'ın hem toplumsal hem de siyasî hâkimiyetinin kurumsal görünümü.

Karşılaştırmalı Tablo

Dönem / KavramÖzellikSosyal DurumÖrnek Olaylar
Mekke - Darü'd‑DavetTebliğ / davetKabile egemenliği, azınlık MüslümanlarPeygamber'in tebliğleri, baskılar
Medine - Darü'l‑İcâbeİcabet / kabulToplumsal dönüşüm, anayasal düzen (Medine Vesikası)Akabe Biatları, Medine Vesikası
Raşid Halifeler - Darü'l‑İslâmHâkimiyet / uygulamaDevletleşme, şer‘î uygulamaFetihler, şer‘î uygulamalar

Ayrıntılar ve Uygulama Örnekleri

Uygulamada, bir bölge aynı anda farklı kategorilere bölünebilir: şehir merkezleri darü'l‑islâm iken çevre köyler darü'd‑davet aşamasında olabilir. Ayrıca zaman içinde aynı bölge farklı aşamalardan geçer. Modern çalışmalarda bu kavramların yorumlanmasında hukûkî ve tarihsel bağlam dikkate alınır.

Zaman Çizelgesi (Kısa)

  • 610: Peygamberliğin başlangıcı (ilk vahiy)
  • 610 – 622: Mekke döneminde tebliğ - Darü'd‑Davet
  • 622: Hicret - Medine toplumunun kuruluşu
  • 622 – 632: Medine dönemi - Darü'l‑İcâbe
  • 632 – 661: Raşid halifeler dönemi - Darü'l‑İslâm'ın kurumsallaşması

Kaynakça ve Okuma Önerileri

Bu belge. akademik amaçlı kaynakça yerine öneri niteliğindedir. Daha ayrıntılı akademik okuma için klasik fıkıh eserleri (İbn Hazm, İbn Kudâme, el‑Mâverdî) ve modern çalışmalar (tarihçiler ve İslâm hukuku araştırmaları) tavsiye edilir. Ayrıca Medine Vesikası ve Akabe Biatları ile ilgili birincil kaynak metinleri incelenmelidir.

)


- DAVRANIŞ/TUTUM ile/ve/değil/yerine/||/>< DÜŞÜNMEK


- DAVRANIŞ ile/ve TUTUM

( Koşullarınızı (belki) değiştiremezsiniz, fakat tavır ve tutumunuzu değiştirebilirsiniz. )

( Başkalarına açık davranırsanız kaybetmezsiniz. )

( Davranışlarda üç amaç: * Yarar, * Haz, * İyi. )

( Kendi tutumunuzu değiştirebilirsiniz. )

( Tutum, fırsatı kendine çeker. )

( Önemli[öncelikli] olan, ne yaptığınız değil ne yapmaktan vazgeçtiğinizdir. )

( Gövdenin öfkesini gözleyin, davranışlarınız kontrol altında olsun. Hiç kimseye davranışlarınızla zarar vermeyin. )

( [sometimes] We cannot change our circumstances but our attitudes we can change.
We can change our attitude. )

( BEHAVIOUR vs./and ATTITUDE )


- DAVRANIŞSAL YAKLAŞIM ile/ve/||/<> BİLİŞSEL YAKLAŞIM


- DAVUL/GONG ile TAMTAM

( ... İLE Orkestrada yer alan bir tür Çin gongu. | Afrika yerlilerinin çaldığı davul. | Bazı olayları haber vermeye ya da açıklamaya yarayan, davulla yapılan ses. )


- DAVULLAR'DA:
TSUZIMI ile/ve MIRDANGA/MRIDANGA/MRIDANGAM ile/ve DUNDUN

( Japonya'ya özgü. İLE/VE Hindistan'a özgü. İLE/VE Nijerya'ya özgü. )


- DAYANAK ile DÜZLEM


- DAYANAK = MABİH-İL-KIVAM = SUBSTRATUM[İng.] = SUBSTRAT[Fr., Alm.] = SUBSTSRATUM[Lat.] = HYPOKEIMENON[Yun.] = LECHO[İsp.]


- DAYANÇ/SABIR ile/ve/<> UYUM

( Olgun kişi, zayıf ve kendinden aşağı unsurlara karşı sabır gösterir ve onlara önem verir. )

( Uyumsuzluğu, ihtiyârını devrede tutmayan kişi yaratır. )

( PATIENCE vs./and/<> HARMONY )


- DAYANIM ile DAYANIM ÖMRÜ


- DAYANTI = UKNUM = HYPOSTASIS[İng.] = HYPOSTASE[Fr.] = HYPOSTASE[Alm.] = HYPOSTASIS[Yun.]


- DAYATMA ile/değil/||/</>< ÖZEN/BAKIM


- DAYATMA ile/ve/değil/||/<>/>/< YAPTIRIM


- de d. in di.[Lat. < DE DIE IN DIEM] değil/yerine/= GÜNDEN GÜNE


- DEATH :/yerine ÖLÜM


- DEC-/DECA-/DEKA-/DECEM- ile/||/<> DECİ-

( On. İLE/||/<> On, onda bir. )


- DEDİKODU ile SÖZ/LÂF TAŞIMA


- DEDİKODUCU ile/ve/= YAĞI/DÜŞMAN/HASIM

( Biz ancak kendimizin düşmanıyızdır. )

( Kişi, bilmediğine düşman olur. )

( ... ile HASIM )


- DE(EEEEEE)RMİŞİM yerine ATLIYORUM!


- DEEP ECOLOGY değil/yerine/= DERİN ÇEVREBİLİM


- DEFINITION :/yerine TANIM


- DEĞER ile ANLAM ile KARŞILIK

( WORTH vs. MEANING vs. EQUIVALENT )


- DEĞER ile/ve/<>/= GEREKSİNİM

( VALUE vs./and/<>/= NEED )


- DEĞİM ile DEĞİMLİ ile DEĞİMSİZ/LİK


- DEĞİŞİM

( ALTERATION )


- DEĞİŞİM:
KİMYASAL ile/ve/||/<> FİZİKSEL

( * Nesnenin molekül yapısı değişir.
* Nesnenin görünür yapısı değişir.
* Hem moleküler yapısı, hem de görünür yapısı itibariyle yeni bir nesne oluşur. [kâğıdın yanması]
* Ortaya çıkan yeni nesne, eski durumuna kesinlikle geri dönemez. [Yanan nesneden [kağıttan vs.] arta kalan küllerle yeni bir nesne [kağıt vs.] oluşturulamaz.]
[Örnekler: Yanıcı nesne olan hidrojen ve oksijen moleküllerinin tepkimeye girerek; yanıcı olmayan suyun ortaya çıkması. | Kâğıdın yakılması. | Un helvası yapımı. | Mumun yanması. | Demirin paslanması. | Odunun yanması. | Sebzelerin çürümesi.

İLE/VE/||/<>

Nesnenin molekül yapısında değişme oluşmaz.
Nesnenin sadece biçimi, görüntüsü değişir.
Sadece görünür yapısı değişen, moleküler yapısı değişim göstermemiş yeni bir nesne ortaya çıkar [Suyun buharlaşması]
Ortaya çıkan bu madde, eski durumuna dönebilir.[Buharlaşan suyun, tekrar suya dönüşebilmesi. Bulut ve yağmur]
[Örnekler: Eriyen mumun tekrar donarak tekrar kullanılması. | Kâğıdın yırtılması. | Çaydanlıkta bulunan suyun kaynaması ve ortaya çıkan buharın tekrar yoğunlaşarak suya dönüşmesi.] )


- DEĞİŞİM ile/ve/||/<>/>/< AÇILIM


- DEĞİŞİM = ALTERATION/VARIATION[İng.] = VARIATION[Fr.] = UNTERSCHIED[Alm.] = VARIAZIONE[İt.] = VARIACIÓN[İsp.]


- DEĞİŞİM ile/ve/> ANLAM KAZANMAK


- DEĞİŞİM ve/||/<> DEĞİŞİMDE DEĞİŞMEYEN ve/||/<> CANLI-CANSIZ ve/||/<> KÜTLE/YER ÇEKİMİ


- DEĞİŞİM ile DEĞİŞİMLİ ile DEĞİŞİMSİZ ile DEĞİŞİM YÖNETİMİ ile DEĞİŞİMLİ ÜNSÜZLER


- DEĞİŞİM ile DEĞİŞİNİM

( ALTERATION/VARIATION vs. MUTATION )


- DEĞİŞİM ile DEĞİŞİNİM/MUTASYON

( Bir süreç içindeki değişikliklerin tümü. | Yeni döllerin, atalarına tıpatıp benzememesini sağlayan özelliklerin tümü. | Üretilen malların, başka mallar ya da para karşılığı takası. | Bir niceliğin, birbirinden ayrı değerler alması ya da böyle iki değer arasındaki ayrım. | Rüzgârın yön değiştirmesi. @@ Doğada ve toplumda, niteliksel değişmelerin, yavaş yavaş değil birdenbire olması, bir şeyin, ortam ve koşullarını bulduğunda, birdenbire nitelik değiştirmesi. )

( ALTERATION/VARIATION vs. MUTATION )


- DEĞİŞİM ve/< DEĞİŞMEZ/LER


- DEĞİŞİM ile/ve/||/<>/> DENETİM


- DEĞİŞİM ile/ve/değil/||/>< DEVİNİM


- DEĞİŞİM ile/ve/||/<>/> DEVRİM