Bugün[02 Ocak 2026]
itibarı ile 7.253 başlık/FaRk ile birlikte,
7.253 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(26/30)


- SÜPERPOZİSYON ile/||/<> KARIŞIK DURUM

( Süperpozisyon saf durum İLE karışık durum istatistiksel karışımdır )

( Formül: |ψ⟩ = α|0⟩ + β|1⟩ İLE ρ = Σpi|ψi⟩⟨ψi| )


- supozituvar/supp./suppos.[Lat. < SUPPOSITORIUM] değil/yerine/= FİTİL,


- SÜRDÜRÜMLEMEK ile SÜRDÜRÜMLENMEK ile SÜRDÜRÜM ile SÜRDÜRÜMCÜ/LÜK


- SÜREBİLMEK ile SÜREKLİLEŞTİRMEK ile SÜRE ile SÜREK ile SÜREÇ ile SÜRELİ/LİK ile SÜREKLİ/LİK ile SÜREKÇİ/LİK ile SÜRESİZ/LİK ile SÜREKSİZ/LİK ile SÜRERLİK ile SÜRE SONU ile SÜREK AVI ile SÜREKLİCE ile SÜRELETME ile SÜRE AŞIMI ile SÜRE ÖLÇÜMÜ ile SÜRER DURUM ile SÜREKLİ ÜNSÜZ ile SÜREKSİZ ÜNSÜZ ile SÜRERLİK FİİLİ ile SÜREKLİLİK İLKESİ ile SÜRERLİK GÖRÜNÜMÜ


- SÜREÇ ile/ve/||/<> DENEYİM ile/ve/||/<> DUYGU


- SÜREÇ ile/ve DÖNÜŞÜM

( Belirli bir seviyeye (olgunluğa/kemâle) ulaşmadan dönüşüm gerçekleşemez fakat dönüştürücü öğe/ler içeridedir. )

( PROCESS vs./and TRANSFORMATION )


- SÜREÇ ile/ve/<> GELİŞİM


- SÜREÇ ile/ve OLUŞUM

( Taşı delen, suyun gücü değil damlaların sürekliliğidir. )

( PROCESS vs./and FORMATION/CONSTITUTION )


- SÜREÇ ile/ve/||/<>/> SERENCÂM[Fars.] ile/ve/||/<>/> İNSİCÂM[Ar.]

( Aralarında birlik olan, belirli bir düzen ya da zaman içinde tekrarlanan, ilerleyen, gelişen olay ve hareketler dizisi. İLE/VE/||/<>/> Bir işin sonu. | Başına gelen. | Olay/vak'a. İLE/VE/||/<>/> Düzgünlük, tutarlık, bağdaşım. )


- SÜREÇ ile/ve SÜREÇ İÇİNDEKİ BAĞLAM

( PROCESS vs./and THE CONTEXT IN PROCESS )


- SÜREÇ ile/ve/değil TANIM

( [not] PROCESS vs./and/but DEFINITION )


- SÜREÇ ile/ve/||/<> TÜRÜM

( ... İLE/VE/||/<> Varolanların oluşumu. )


- SÜREKLİ FONKSİYON ile/||/<> HOMEOMORFİZM

( Sürekli açık küme ters görüntüsü açık, homeo bijektif sürekli. )

( Formül: One-way İLE two-way continuity )


- SÜREKLİ KESİR ile/||/<> DECİMAL AÇILIM

( Sürekli kesir [a₀;a₁,a₂,...], decimal 0.abc... formunda. )

( Formül: Kesirli zincir İLE decimal )


- SÜREKLİ = MÜTEMADİ = CONTINUOUS[İng.] = CONTINU[Fr.] = KONTINUIERLICH[Alm.] = CONTINUUM[Lat.]


- SÜREKLİ/LİK, DEVAM ile/ve TEKRAR

( Tekrarlama, soluğunuza istikrar kazandırır. )

( Tekrara neden olan arzudur. )

( Arzunun olmadığı yerde tekrarlamalar da olmaz. )

( Repetition will stabilise your breath.
It is desire that causes repetition.
There is no recurrence where desire is not. )

( CONTINUAL/CONTINUITY vs./and REPETITION )


- SÜREKLİLİK ile/ve/<> AKTARIM


- SÜREKLİLİK ile/ve KORUNUM

( CONTINUITY vs./and PRESERVATION/CONSERVATION )


- SÜREKLİLİKTE:
NESNE/CİSİM ile/ve/||/<>/> DEVİM/HAREKET ile/ve/||/<>/> ZAMAN

( ... İLE/VE/||/<>/> Süreklilik bağlamı/kavramı olmadan da düşünülebilir. İLE/VE/||/<>/> Süreklilik bağlamı/kavramı olmadan düşünülemez. )


- SURET ile GEOMETRİK BİÇİM


- SÜRNATÜRALİZM değil/yerine/= DOĞAÜSTÜCÜLÜK


- SÜRREALİZM değil/yerine/= GERÇEKÜSTÜCÜLÜK


- SÜRŞARJ[Fr., İng. SURCHARGE] değil/yerine/= YENİBASIM

( Bir sayının, sözcüğün yerine geçmek için üzerine başka bir sayı ya da sözcük basma işi. )


- SÜRÜMEK ile SÜRÜLMEK ile SÜRÜNMEK ile SÜRÜTMEK ile SÜRÜKLEMEK ile SÜRÜKLENMEK ile SÜRÜKLETMEK ile SÜRÜNDÜRMEK ile SÜRÜNDÜRÜLMEK ile SÜRÜKLENDİRMEK ile SÜRÜKLENEBİLMEK ile SÜRÜKLEYEBİLMEK ile SÜRÜ ile SÜRÜM ile SÜRÜŞ ile SÜRÜCÜ/LÜK ile SÜRÜMLÜ/LÜK ile SÜRÜSÜZ ile SÜRÜMSÜZ/LÜK ile SÜRÜ SÜRÜ ile SÜRÜ SEPET ile SÜRÜM SÜRÜM ile SÜRÜCÜ KURSU ile SÜRÜCÜ BELGESİ


- SÜRVİ/SURVİVAL[İng.] değil/yerine/= SAĞ KALIM


- SÜS ile KUYUM

( Güzellik veren, güzelleştiren nesne. İLE Değerli metal ve taşlardan yapılan süs eşyası. )


- SUSABİLMEK/SÜKÛT ve/||/<> PERHİZ/REJİM ve/||/<> NEŞE ve/||/<> COŞKU


- SUSAM[Ar. < SİSAM] değil/yerine/= KÜNCÜK


- SUSAM ile SUSAMA ile SUSAMLI ile SUSAMSIZ ile SUSAM YAĞI ile SUSAM HELVASI


- SUSAM ile SUSAM/SÜSEN

( Susamgillerden, sıcak bölgelerde yetişen küçük bir bitki. | Bu bitkinin yağ çıkarılan, öğütülerek tahin elde edilen ve simit vb.nin üzerine serpilen küçük sarımtırak tohumu. İLE Süsen bitkisi. )

( SESAMUM INDICUM cum ... )


- SÜSEN/SUSAM ile KARÇİÇEĞİ

( Süsengillerden, yaprakları kılıç biçiminde, çiçekleri iri ve mor renkli, güzel görünüşlü ve kokulu, çok yıllık bir süs bitkisi. İLE Süsengillerden, beyaz ve pembe çiçekler açan soğanlı bitki. )

( IRIS GERMANICA cum LEUCONIUM )


- SUSMA:
TAM ile/ve/||/<> KISMÎ ile/ve/||/<> GEÇİCİ

( Şüpheli ya da sanığın, muhakemenin tüm aşamalarında, suçlamanın tümü bakımından susmasıdır. Tam susma, uygulamada çok sık rastlanılan bir susma çeşidi değildir. Şüpheli ya da sanığın, kendine yüklenen suç hakkında, hiçbir şey açıklamaması biçiminde ortaya çıkar. Ancak, şüpheli ya da sanığın, failliği hakkında tam bir inkârda bulunması, örneğin; "suçsuz olduğu"nu açıklaması ya da "olay yerinde bulunmadığı"nı söylemesi de, tam susma kapsamında değerlendirilmelidir. Şüpheli ya da sanığın, olaya ilişki herhangi bir açıklamada bulunmaksızın, kimliğine ve kişisel durumlarına ilişkin bilgileri vermesi durumunda da tam susma söz konusudur.

İLE/VE/||/<>

Şüpheli ya da sanığın, muhakemenin hangi aşamasında olursa olsun, kendine sorulan sorulardan bir kısmını yanıtlayıp, bir kısmını yanıtsız bırakması, kısmî susmadır. Örneğin; şüpheli ya da sanığın, cinayeti işlediğini kabul edip, neden işlediği ya da cinayet aracını nereye sakladığı konusundaki soruları yanıtsız bırakması gibi.

İLE/VE/||/<>

Şüpheli ya sanığın, muhakemenin bir aşamasında, olay hakkında konuşup, başka bir aşamasında susması, geçici susmadır. Örneğin, şüpheli ya da sanık, soruşturma evresinde konuşmuş fakat kovuşturma evresinde susmuşsa ya da soruşturma evresinde susup, kovuşturma evresinde konuşmuşsa, bu, geçici susmadır. )


- SUSMAYALIM! ve/||/<> BEKLEMEYELİM!

( Konuşabilme olanağımız varken. VE/||/<> Değiştirme olanağımız varken. )


- SUSUYORUM ile SUSUYORUM

( Konuşmamak, susmak. İLE Su içme gereksinimi. )


- SÜYÜM ile SÜYÜM SÜYÜM


- SWIM :/yerine YÜZMEK


- SYMBİOZ ile/||/<> PARAZİTİZM

( Simbiyozda karşılıklı yarar, parazitizmde tek taraflı yarar vardır )

( De Bary tarafından 1879 yılında keşfedildi/formüle edildi. (Ülke: Bilinmiyor) (Alan: biyoloji) )


- SYMPTOM :/yerine BELİRTİ


- SYNCHRONICITY ile SIMULTANEISM


- SYSTEM :/yerine SİSTEM


- TAALLÜM[< İLM] ile/ve/<> İLİM

( Öğrenme, öğrenilme, okuyarak, ders alarak öğrenme, elde etme. İLE/VE/<> ... )

( Gerekli fakat yeterli değildir. İLE/VE/<> ... )


- TAAM" değil TAMAM


- TAÂM[< ET'İME] ile YEMEK, AŞ

( YEMEK, AŞ )


- TAAMMÜM]Ar.} değil/yerine/= YAYILMA, GENELLEŞME


- TAANNÜT[Ar.] değil/yerine/= DİRENME, DİRENİM


- TAAZZUM[< AZÂMET] ile BÜYÜKLÜK SATMA, KİBİRLENME | KEMİKLEŞME


- TAB-I MÜSTAKÎM ve/||/<> AKL-I SELÎM


- TÂBİ ile MAHKUM


- TABİB ile/ve/<>/< ÂLİM

( Âlim olmadan, tabib olamazsınız(olunmaz/dı da).
[Osmanlı dönemindeki öğrenim ve eğitimde geçerliydi. Bugün de, Osmanlı bilgi ve deneyimini önemseyen, derinlikli/kapsamlı tutumunu devam ettiren Amerika'da, tıp ve hukuk bölümünden önce, üniversitede bir bölüm tamamlamış olma gerekliliği/zorunluluğu bulunmaktadır.]
[Umarız, bir gün, bizim öğrenim/eğitim düzenimiz/bilincimiz de aynı çizgiye yüksel(til)ecektir!] )

( İster tabip/hekim, ister hakim/avukat ya da herhangi bir alanda ilerlemek/yürümek ve derinleşmek için, önce, düşünme nedir?, nasıl düşünülür?, kavramlar nasıl tanımlanır, nasıl birbirine eklemlenir? önermeler nasıl kurulur? gibi temel, mantık ve usûl ile ilgili altyapı ve bilgi/ler oluşturulmalıdır ki, daha sonra, esasa ve ayrıntılara geçilebilsin. )


- TABİR[Ar.] değil/yerine/= DEYİM


- TAC- ile/||/<> -TAXIS/-TAXY ile/||/<> COSM-

( Düzenleme, sıra. İLE/||/<> Sıra, düzenlenme, etki. İLE/||/<> Kozmetik, güzellik, düzenli. )


- TAD ile/ve/<>/değil KIVAM


- TA'DÂD[Ar. < ADED] değil/yerine/= SAYMA; SAYI | BİRER BİRER SÖYLEME, SAYIP DÖKME; SAYIM

( SAYMA; SAYI | BİRER BİRER SÖYLEME, SAYIP DÖKME; SAYIM )


- TAFSÎL[Ar.] ile TAKSÎM[Ar.]


- TAGAMGUM[< Ar. GAMGAMA] değil/yerine/= ANLAŞILMAZ SÖZ


- TAHAKKÜM[Ar.] değil/yerine/= BASKI, ZORLAMA


- TAHATTÜM[Ar. < HATM] ile TAHAŞŞUB[Ar. < HATEM]

( Gerekme, gerekli olma. İLE Yüzük takınma, hatem. | Âriflerin gönüllerine Allah'ın koyduğu işaret. )


- TAHAVVÜL[Ar.] değil/yerine/= DEĞİŞME, DÖNÜŞÜM

( Bir durumdan, başka bir duruma geçme, değişme, değişkenlik, dönüşme, dönüşüm )


- TAHAYYÜL[Ar.] ile TEVEHHÜM[Ar.]

( Hayalde canlandırma. İLE Kuruntuya düşme. )

( "KAYGI değil/yerine SAYGI" yazısı için burayı tıklayınız... )


- TAHFİF değil/yerine/>< TÂZİM


- TAHİR ile MEVÂRİ / ACEM


- TAHKİK[< HAKK] ile/ve/<>/> TAHRİR ile/ve/<>/> TAKRİR ile/ve/<>/> TAKRİB ile/ve/<>/> TÂLİM ile/ve/<>/> TEDKİK

( Doğru olup olmadığını araştırma. | Kanıt ile bilmek. [Mantıksal ve felsefi alan.] İLE/VE/<>/> İlgisi olmayanları bilmek. İLE/VE/<>/> Kanıtların iç tutarlılığı araştırma. İLE/VE/<>/> Kanıt ile sonuç arasındaki tutarlılığı araştırma. İLE/VE/<>/> Öğrenme. İLE/VE/<>/> Kanıtlamayı bilmek. )


- TAHKİM[Ar.] değil/yerine/= GÜÇLENDİRME, BERKİTMEK

( Güçlendirme, sağlamlaştırma. | Antlaşmazlıkların, hakem yoluyla çözülmesi yöntemi. )


- TAHKİM ile KEYFİ OLARAK ile KEYFİ ile KEYFİ KARAR ile TAHKİM ile HAKEM

( ARBITRAMENT vs. ARBITRARILY vs. ARBITRARY vs. ARBITRARY DECISION vs. ARBITRATION vs. ARBITRATOR )

( اختيار مطلق ile بطور قراردادي ile مستبدانه ile اختياري ile تصميم مستبدانه ile داوري ile حکميت ile داور ile ميانجي ile فيصل دهنده )

( AKHTYAR MOTALGH ile BETOR GHARARDADY ile MOSTABDANEH ile AKHTYARY ile TASAMYM MOSTABDANEH ile DAVARY ile حکميت ile DAVAR ile MYENJY ile FEYSEL DAHANDEH )


- TAHKİM ile TAHKİMLİ ile TAHKİM KURULU


- TAHLİL ile YORUM

( ANALYSIS vs. INTERPRETATION/COMMENT )


- TAHLİYE EDİYORUM ile TAHLİYE

( EVACUATE vs. EVACUATION )

( خالي کردن ile تخليه کردن ile تخليه ile برون بري ile تهي سازي )

( KHALY KARDAN ile TAKHALYYEH KARDAN ile TAKHALYYEH ile BORON BARY ile TAHY SAZY )


- TAHMİN değil/yerine/= KESTİRMEK/KESTİRİM


- TAKADDÜM[Ar.] değil/yerine/= ÖNCELİK


- TAKDİM ile TAKDİMCİ/LİK ile TAKDİM TEHİR


- TAKDİM[Ar.] değil/yerine/= TANITMA

( Bir şeyi, karşılıksız olarak birine verme, sunma. | Tanıtma, tanıştırma. | Öne alma, önceye alma. )


- TAKDİR[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GERİBİLDİRİM


- [önce] TAKDİR[Ar.] ve/sonra/||/<>/> TAKDİM[Ar.]


- TAKILMA ile/ve TIKANMA ile/ve TUTUKLUK | ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İKİLEM


- TAKIM TAKIM


- TAKIM ile EKİP ile TİM


- TAKIM ile TAKIM ERKİ ile TAKIM OYUNU ile TAKIM TAKIM ile TAKIM ELBİSE ile TAKIM TAKLAVAT


- TAKİM[Ar.] ile TAKİMETRE[Fr. TACHYMETRE]

( Verimsiz duruma getirme, sonuçsuz bırakma, kısırlaştırma. | Mikrobundan arıtma. İLE Hareket durumundaki bir nesnenin hızını ölçmeye yarayan aygıt. )


- TAKIM ile/değil TULUM


- TAKINTI ile/değil DONANIM


- TAKİP değil/yerine/= İZLEM


- TAKİP değil/yerine/= İZLEM


- TAKLİT ile/ve/||/<> AKTARIM ile/ve/||/<> KALIT/MİRAS


- TAKLİT ile/yerine YARATIM

( COPYING vs. CREATION
CREATION instead of COPYING )


- TAKMAK ile TAKMA AD ile TAKMA DİŞ ile TAKMA KOL ile TAKMA SAÇ ile TAKMAZLIK ile TAKMA AYAK ile TAKMA İSİM ile TAKMA BACAK ile TAKMA KİRPİK


- TAKSİ ALDIM değil/yerine/= BİNİTE BİNDİM


- taksîm[< kısm] ile/ve/değil/<> Taksim

( [mat.] Bölme, parçalara ayırma. | Bölüm. | Bölü. İLE/VE/DEĞİL/<> İstanbul'un ve Gezi Parkı'mızın merkezi, değerlerimizin simgesi. [Her yer Taksim! Her yer diriliş!] )


- TAKSİM ile/ve BEYOĞLU


- TAKSİM değil/yerine/= BÖLME


- TAKSÎM ile SAVAK

( Akarsuların ayrıldığı yer. İLE Değirmen suyunu başka yöne akıtmak için yapılan düzen. | Bir barajın fazla suyunu akıtmak için yapılan düzen. )


- TAKSÎM ile/ve/||/<>/> TAKSİT


- TAKSİM ile/ve/||/<>/> TASNİF ile/ve/||/<>/> TAKDİM

( Böl[ümle]mek. İLE/VE/||/<>/> Sınıflandırmak. İLE/VE/||/<>/> Sunmak. )


- TAKSİM ile/ve/||/<>/> TASNİF ile/ve/||/<>/> TERTİP

( Tüm tasnifler, aklîdir. Çünkü, doğada, tasnif[sınıflandırma] diye bir şey yoktur/olmaz. )


- TAKSİTLENDİRMEK ile TAKSİ ile TAKSİM ile TAKSİR ile TAKSİT ile TAKSİCİ/LİK ile TAKSİRLİ ile TAKSİTLİ ile TAKSİTSİZ ile TAKSİ DOLMUŞ ile TAKSİRLİ SUÇ ile TAKSİT TAKSİT


- TAKTİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YAKLAŞIM


- TAKTİK ile YÖNTEM

( TACTICS vs. METHOD )


- TAKVÎM[< KAVM, KIYÂM] ile ...

( EĞRİYİ DOĞRULTMA, BİÇİME KOYMA )


- TAKVİM ile ETİYOPYA TAKVİMİ

( ... İLE Tüm dünyanın kullandığından farklı takvim kullanmaktalardır. [2003 = 1996] )

( Etiyopya'ya, Haziran ile Eylül arasındaki aylarda, yoğun yağmurlar nedeniyle gitmemek daha uygun olur. )


- TAKVİM[Ar.] değil/yerine/= ÖYDEM


- TAKVİM ile TAKVİM

( CALENDAR vs. CALENDER )

( سالنما ile تقويم ile فشار دهنده )

( SALNAMA ile TAGHOYM ile FESHAR DAHANDEH )


- TALEB[Ar.] ile RAVM[Ar.]


- TALEB-İ CÂH ile ÎTİBAR, MAKAM

( ÎTİBAR, MAKAM )


- TALEP ETMEK ile BİR AÇIKLAMA TALEP EDİYORUM ile ADALET TALEP ETMEK ile TALEP KANITI ile TALEPKAR ile TALEP EDİLDİ

( DEMAND vs. DEMAND AN EXPLANATION vs. DEMAND JUSTICE vs. DEMAND PROOF vs. DEMANDANT vs. DEMANDED )

( مطالبه ile تقاضا ile خواستار شدن ile خواستار بودن ile اقتضاء ile خواهان بودن ile مطالبه کردن ile ايجاب ile طلب ile توضيح خواستن ile تظلم کردن ile اثبات لازم داشتن ile طلب کننده ile درخواست کننده ile مطلوب )

( MOTALEBEH ile TAQAZA ile KHASTAR SHODAN ile KHASTAR BODAN ile اقتضاء ile KHAEHAN BODAN ile MOTALEBEH KARDAN ile AYJAB ile TALAB ile TOZYHE KHASTAN ile TAZLOM KARDAN ile ESBAT LAZM DASHTAN ile TALAB KONANDEH ile DARKHAST KONANDEH ile MOTLUB )


- TÂLİM VE TERBİYE değil/yerine/= ÖĞRETİM VE EĞİTİM


- TA'LÎM[< İLM] ile ...

( ÖĞRENME, ÖĞRETME, ÖĞRETİM, ÖĞRETİLME | OKUTMA, DERS VERME/VERİLME | MEŞK İLE YETİŞTİRME | EGZERSİZ )


- TALİM ile TALİMLİ ile TALİMSİZ


- TA'LÎM[Ar. < İLM | çoğ. TA'LÎMÂT] ile TA'LÎN[Ar.]

( Öğrenme, öğretme, öğretim, öğretilme. | Okutma, ders verme/verilme. | Meşk ile yetiştirme. | Askerlik idmanı. | İdman, egzersiz. İLE Açığa vurma/vurulma. )


- TA'LÎM[Ar.] ile TELKÎN[Ar.]


- TA'LÎM(< İLM) ile TEMRÎN

( Aklı eğitmek, öğrenme, öğretim. İLE Alıştırma, idman yaptırma, egzersiz. )


- TALİP[< TALEP] ile/ve/||/<>/> TALİM


- TALYUM[Fr. THALLIUM] ile

( Atom numarası 81, atom ağırlığı 204,39, yoğunluğu 11,85 olan, 303 °C'de eriyen, fizik özellikleri bakımından kurşuna çok yaklaşan, tuzları ve bileşikleri zehirli bir öğe. [Simgesi: Tl] )


- TAM BİR PİSTİL/UZV-İ TE'NÎS-İ TAM = PISTIL COMPLET


- TAM ile/ve/değil/||/<>/< AÇIK/NET


- TA'M[Ar. çoğ. TUÛM] ile TAM'[Ar. < TAM]

( Tama eden. İLE Doymazlık, çok isteme, açgözlülük. )


- TA'M[Ar. çoğ. TUÛM] ile TAMA'[Ar.]

( Yeme. | Tad, lezzet. İLE Doymazlık, çok isteme, açgözlülük. )


- TAMAM" değil/yerine/>< ÇABA/GAYRET


- TAMAM değil/yerine/= PEKİ/OLUR


- TAMAMLAMAK ile TAMAMLANMAK ile TAMAMLATMAK ile TAMAMLANABİLMEK ile TAMAMLATABİLMEK ile TAMAMLAYABİLMEK ile TAMAM ile TAMAMI TAMAMINA


- [Ar.] TA'M[çoğ. TUÛM] ile TAMA'

( Yeme. | Tad, lezzet. İLE Doymazlık, çok isteme, açgözlülük. )


- TANDEM ile TANDEM FİLTRE ile TANDEM PARAŞÜTÜ


- TANI ile/ve/||/<> TANIM

( DIAGNOSIS vs./and/||/<> DEFINITION )


- TANIKLIK ile/ve UZLAŞIM

( WITNESS vs./and TO COMPROMISE )


- TANIM ile BASKIN ÖZELLİK

( HOROI ile ... )

( DEFINITION vs. DOMINANT FEATURE )


- TANIM ile/ve/<> BELİT/AKSİYOM

( Tanım, belit oluşturabilmelidir![oluşturacak nitelikte/yapıda olmalıdır!][tartışma ya da acaba sorusu oluşturmayacak kesinliğe yakın bir yapıda/sağlamlıkta/derinlikte!] )

( DEFINITION vs./and/<> AXIOM )


- TANIM ile/ve BELİT/AKSİYOM/MÜSELLEMÂT

( ... İLE/VE Geriye götürülemeyen ilke. )

( DEFINITION vs./and AXIOM )


- TANIM ile/ve/||/<> BİLGİ

( Kavranılanlar[durumlar/olgular] için geçerli olan. [Kavramaya hizmet edenler için.] İLE/VE/||/<> Nesneler için geçerli olan. )

( DEFINITION vs./and/||/<> INFORMATION )


- TANIM ile/ve/değil/||/<>/< DURUM

( [not] DEFINITION vs./and/but/||/<>/< STATE/CONDITION )


- TANIM ile/ve/||/<>/> DURUM

( DEFINITION vs./and/||/<>/> STATE/CONDITION )


- TANIM ile/ve/değil EŞİK


- TANIM ile/ve/||/<> GÖSTERGE

( vs./and/||/<> INDICATOR )


- TANIM ile/ve/=/<> HADD


- TANIM ile/ve/<> İSPAT/İSBAT

( DEFINITION vs./and/<> TO PROVE )


- TANIM ile/ve KANIT

( DEFINITION vs./and PROOF )


- TANIM ile/ve/||/<> KURAL

( DEFINITION vs./and/||/<> RULE )


- TANIM ile/ve/<> NEDEN

( Tanım, nedene giden, en kısa yoldur. )

( DEFINITION vs./and/<> CAUSE/REASON )


- TANIM ile/ve/<> ÖRNEK

( Örnekte/benzetmede, hata olmaz/olmamalıdır! [Teşbihte, hata olmaz!] )

( Yanlış örnek, örnek değildir! [Su-i misal, misal teşkil etmez!] )

( DEFINITION vs./and/<> SAMPLE/EXAMPLE/MODEL/TYPE/PATTERN )


- TANIM ile/ve/||/<>/< TANIMIN TANIMI

( Bir kavramın niteliklerini eksiksiz olarak belirtme ya da açıklama. İLE/VE/||/<>/< Her parçasını içinde barındırabilen/birleştiren, dışında kalanlara engel olan.[Efrâdını câmî, ağyârını mânî.] )


- TANIM(HADD) ile TANIMLANAN(MAHDÛD)


- TANIM = TARİF = DEFINITION[İng., Alm.] = DÉFINITION[Fr.] = DEFINITIO[Lat.] = HOROS, HORISMOS[Yun.] = DEFINICIÓN[İsp.]


- TANIM ile TESPİT


- TANIM ile/ve/<> TUTARLILIK

( Tanım, tutarlılığı taşıyabilmelidir/sürdürebilmelidir! )

( DEFINITION vs./and/<> CONSISTENCE )


- TANIM ile/ve/=/||/<>/< ÜÇLEME


- TANIM'DA:
RESİM ile/ve/<> HAD/D

( Bir bilgiyi/ilmi, amacı ile tanımlama. İLE/VE/<> Bir bilgiyi/ilmi, konusu ile tanımlama. )

( DESCRIPTION vs./and/<> DEFINITION )


- TANIMLANABİLİR ile BETİMLEMEK ile TARİF EDİLDİ ile TANIMLAYICI ile TANIM ile AÇIKLAMALAR ile TANIMLAYICI ile TANIMLAYICI

( DESCRIBABLE vs. DESCRIBE vs. DESCRIBED vs. DESCRIBER vs. DESCRIPTION vs. DESCRIPTIONS vs. DESCRIPTIVE vs. DESCRIPTOR )

( قابل تعريف ile وصف پذير ile تعريف کردن ile توصيف کردن ile ترسيم نمودن ile وصف کردن ile شرح دادن ile توصيف شده ile موصوف ile توصيف گر ile واصف ile توصيف ile وصف ile مشخصات ile اوصاف ile توصيفي ile ترسيمي ile وصفي ile تعريفي ile تشريحي ile شرحي )

( GHABEL TARYFE ile VASF PAZYR ile TARYFE KARDAN ile TOSYFE KARDAN ile TARSYM NEMUDAN ile VASF KARDAN ile SHARH DADAN ile TOSYFE SHODEH ile MOSOF ile TOSYFE GAR ile واصف ile TOSYFE ile VASF ile MOSHKHSAT ile OSAF ile TOSYFEY ile ترسيمي ile VASFY ile TARYFEY ile TASHARYHEY ile SHARHY )


- TANIMLAR ile KESİN ile KESİNLİKLE ile TANIM ile KESİN ile KESİNLİKLE

( DEFINIENS vs. DEFINITE vs. DEFINITELY vs. DEFINITION vs. DEFINITIVE vs. DEFINITLY )

( جمله تعريفي ile موکد ile حکماً ile تعريف ile معين کننده ile موکدا )

( JOMLEH TARYFEY ile MOKAD ile حکماً ile TARYFE ile MAYNE KONANDEH ile MOKDA )


- TANITIM ile/ve/değil/<> MERAKLANDIRMA

( ... İLE/VE/DEĞİL/<> Tanınmışların/ünlülerin yeniliklerinde. )


- TANITIM ile REKLÂM

( INTRODUCTION vs. ADVERTISEMENT )


- TANITIM(RESM) ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TANIM(HADD)

( [not] DESCRIPTION vs./and/but/||/<>/< DEFINITION )


- TANITIM(RESM) ile TANITILAN(MERSÛM)


- TANITIM ile TANITIM GÖSTERİSİ


- TANITMAK ile TANITLAMAK ile TANITILMAK ile TANITLANMAK ile TANITTIRMAK ile TANITABİLMEK ile TANITIVERMEK ile TANITLAYABİLMEK ile TANIT ile TANITI ile TANITLI ile TANITSIZ ile TANITICI/LIK ile TANITICI REKLAM


- TANIYORUM ile/ve/ne yazık ki UTANIYORUM


- TANRI ve/<> KELÂM ve/<> HAYAT


- TANRIBİLİM = İLÂHİYAT = THEOLOGY[İng.] = THÉOLOGIE[Fr.] = THEOLOGIE[Alm.] = TEOLOGIA[İsp.]


- TANSİYON/BLOOD PRESSURE | TENSION[İng.] değil/yerine/= KAN BASINCI | GERILIM


- TANSİYON[Fr.] değil/yerine/= KAN BASINCI | GERİLİM


- TANZÎM[Ar. < NAZM] ile DÜZELTME, DÜZENLEME, DÜZEN VERME, YOLUNA KOYMA

( DÜZELTME, DÜZENLEME, DÜZEN VERME, YOLUNA KOYMA | NESİR YA DA NAZIM OLARAK YAZMA )


- TANZİM ile TANZİM SATIŞI


- TANZİM ile TERTİP


- TAPINAKLARDA:
GÖBEKLİTEPE ve/||/<> NEVALİ-ÇORİ ve/||/<> JERF EL AHMAR ve/||/<> ARKAİM ve/||/<> GİLGAL ve/||/<> MALTA ADASI ve/||/<> CUICUILCO ve/||/<> KURGANLAR ve/||/<> SOLOVETSY ADALARI ve/||/<> STONEHENGE ve/||/<> AVEBURRY ve/||/<> CASTLERIGG ve/||/<> NEWGRANGE

( Urfa'da. VE/||/<> Urfa'da. VE/||/<> Suriye'de. VE/||/<> Rusya'da[Kazakistan'ın kuzeyinde]. VE/||/<> Golan tepelerinde.[İsrail'in doğusu] VE/||/<> Malta'da. VE/||/<> Meksika'da. VE/||/<> Altay Dağları'nda. VE/||/<> Rusya'da. VE/||/<> İngiltere'de VE/||/<> İngiltere'de VE/||/<> İngiltere'de VE/||/<> İrlanda'da. )


- TÂRİF[Ar.] değil/yerine/= TANIM


- TARİH ANLATIRKEN:
...DI'LI ANLATIM ile/yerine/değil ...MIŞ'LI ANLATIM


- TARİH DÜŞÜRMEDE:
TARİH-İ TAM ile TARİH-İ MÜCEVHER ile TARİH-İ MÜHMEL ile TA'MİYELİ TARİH

( Bir mısranın tüm harflerinin toplanmasıyla. İLE Sadece noktalı harflerin toplanmasıyla. İLE Sadece noktasız harflerin toplanmasıyla. İLE Çözülecek bilmece gibi düzenlemelerle yapılan. )


- TARİH:
EYLEM ve/||/<> GEREKSİNİM


- TARİH:
GELECEK ve/||/<> GEREKSİNİM


- TARİH ile/ve/<> ANLAM

( Kişinin, eylemlerinin incelenmesi. )

( HISTORY vs./and/<> MEAN )


- TARİH ile/ve/<> BAĞLAM


- TARİH ile/ve/<> TOPLUM

( Düzenli karmaşa. )

( Toplum kurallarını bilmeden, özyapılı olunamaz. )

( Patterned confusion. )

( HISTORY vs./and/<> COMMUNITY/SOCIETY )


- TARİH ile/ve TOPLUM

( Düzenli karmaşa. )

( Toplum kurallarını bilmeden, özyapılı olunamaz. )

( Patterned confusion. )

( HISTORY vs./and COMMUNITY/SOCIETY )


- TARİHİ PERSPEKTİF ile/ve MEDENİYET PERSPEKTİFİ ile/ve FELSEFE-BİLİM


- TARİHLENDİRMEK ile TARİH ile TARİHİ ile TARİHLİ ile TARİHÇE ile TARİHÇİ/LİK ile TARİHSEL ile TARİHSİZ/LİK ile TARİHİ ESER ile TARİHİ FİLM ile TARİH ÖNCESİ ile TARİHİ ROMAN ile TARİHİ MADDECİ/LİK ile TARİHİ TİYATRO ile TARİHSEL ROMAN ile TARİH YANILGISI ile TARİHİ COĞRAFYA ile TARİHSEL ÖZDEKÇİ/LİK


- TARÎK el-TAKVÎM ile/ve/<> TARÎK el-LUZÛM ile/ve/<> TARÎK el-KIYÂM ile/ve/<> TARÎK el-NİSBE

( Osmanlı dönemi Türk filozofu Taşköprülüzâde'ye (ö. 1561) göre ayıklama/soyutlama eylemi açısından bir önermede, konu ile yüklem ilişkisinin türleri:

"X, Y'dir." denildiğinde, bir yüklem olarak Y,

1. Ya bizâtihi yüklendiği X'ten
2. Ya da X'in dışındaki başka bir nesneden ayıklanır/soyutlanır.

Birinci durumda Y
i. ya X'in kurucu unsurlarından;
ii. ya da X ile Y arasındaki zâtî gereklilikten/zorunluluktan ayıklanır/soyutlanır.

İkinci durumda ise Y
i. ya dış-dünyada, X ile var olan
ii. ya da dış-dünyada, X'e nispet edilen bir durumdan ayıklanır/soyutlanır.

1. i.'ye "Kurucu unsurlarına ayırma yöntemi"[Tarîk el-takvîm];
1. ii.'ye "Gereklilik(zorunluluk) yöntemi"[Tarîk el-luzûm]

2. i.'ye "Kâim olma yöntemi"[Tarîk el-kıyâm]
2. ii.'ye ise "Nispet yöntemi"[Tarîk el-nisbe] adı verilir. )


- TARİK:
ÖRGÜT değil YOL/YORDAM/YÖNTEM


- TARÎK ile/||/<> TARÎK-İ ÂMM ile/||/<> TARÎK-İ HÂS

( Yol. İLE/||/<> Geniş yol, cadde, genel yol, kamuya ait yol. İLE/||/<> Bir ya da birkaç eve mahsus çıkmaz sokak, özel yol. )


- TARİKAT ile/ve/değil AKIM


- TARİK-İ AMM değil/yerine/= KAMU YOLU


- TARIM


- TARIM BAKANI ile TARIMSAL ile TARIM

( AGRICULTURE MINISTER vs. AGRICULTURAL vs. AGRICULTURE )

( کشاورزي ile زراعي ile زراعتي ile فلاحت ile برز ile کشت و زرع ile زراعت ile برزگري ile وزير کشاورزي )

( KESHAVARZY ile ZARAY ile ZARAATY ile FELAHAT ile برز ile KESHT VE ZARE ile ZARAAT ile BARZGARY ile VEZYR KESHAVARZY )


- TARIM ile/ve EMEK


- TARIM ile TARIMCI/LIK ile TARIMSAL ile TARIM COĞRAFYASI


- TA'RÎZ'DE:
ALAY[İSTİHZÂ] ile ALAYLI EĞLENME[TEHEKKÜM]

( Dokunaklı olanlar. İLE Acı ve ağır bir alayı içerenler. )


- TARTI ile TARTIM

( Ağırlık. | Tartma aleti, çeki. | Oran, ölçü, karar. | Yelkenleri indirip kaldırmaya yarayan ip. İLE [müzik] Dizem. )


- TARTIŞMAK ile TARTIŞILMAK ile TARTIŞTIRMAK ile TARTILABİLMEK ile TARTIŞABİLMEK ile TARTI ile TARTIL ile TARTIM ile TARTIŞ ile TARTICI/LIK ile TARTILI ile TARTIMLI ile TARTISIZ ile TARTIMSIZ


- TARZ[Ar.]/STİL[Fr., İng. STYLE] değil/yerine/= BİÇEM


- TAŞ ile YEŞİM[Ar.]

( ... İLE Açık yeşil ve pembe renkli, kolay işlenen, değerli bir taş. )


- TASARI ile/ve/||/<>/> TASARIM

( Olması ya da yapılması istenilen bir şeyin, zihinde aldığı biçim. | Tüzel bir işlemin, o işlemi yapmakla yetkili kurul ya da organ önüne getirildiği andaki durumu, üstünde görüşme ve oylama yapılabilir durumdaki metin, layiha. İLE Zihinde canlandırılan biçim, tasavvur. | Bir sanat yapıtının, yapının ya da teknik ürünün ilk taslağı, tasar çizim, dizayn. | Bir araştırma sürecinin çeşitli dönemlerinde izlenecek yol ve işlemleri tasarlayan çerçeve, tasar çizim, dizayn. | Daha önce algılanmış olan bir nesne ya da olayın bilinçte sonradan ortaya çıkan kopyası. )


- TASARIM/TASAR ÇİZİM = TASAVVUR = REPRESENTATION[İng.] = REPRÉSENTATION[Fr.] = VORSTELLUNG[Alm.] = REPRAESENTATIO[Lat.] = REPRESENTAR[İsp.]


- TASARIM ile BELİRLEMEK ile TASARLANMIŞ ile TASARIMCI ile TASARLAMAK ile TASARIM ile TASARIMLAR

( DESIGN vs. DESIGNATE vs. DESIGNED vs. DESIGNER vs. DESIGNING vs. DESIGNMENT vs. DESIGNS )

( طرح کردن ile نقش زدن ile رسم ile مدل ile رسم کردن ile طراحي کردن ile طرح ile صدد ile طراحي ile نشان کردن ile طراحي شده ile نگاشته ile نقشه کش ile مدلساز ile طراح ile طرح ريزي ile طراح ريزي ile نقوش )

( TARH KARDAN ile NAQSH ZADAN ile RASM ile MADEL ile RASM KARDAN ile TARAHY KARDAN ile TARH ile SADAD ile TARAHY ile NESHAN KARDAN ile TARAHY SHODEH ile NEGASHTEH ile NAQSHEH KESH ile MADELSAZ ile TARAH ile TARH RYZY ile TARAH RYZY ile NAGHOSH )


- TASARIM ve/<> KABUL


- TASARIMLAMAK ile TASARIMLANMAK ile TASARIMLAYABİLMEK ile TASARIM ile TASARIMCI/LIK ile TASARIMLI ile TASARIMSIZ/LIK


- TASARLAMAK ile TASARLANMAK ile TASARLATMAK ile TASARLANABİLMEK ile TASARLAYABİLMEK ile TASAR ile TASARI ile TASAR ÇİZİM ile TASAR ÇİZİMCİ/LİK ile TASARI GEOMETRİ


- TASARRUF[< SARF] değil/yerine/= ARTIRIM | KULLANIM

( SAHİP OLMA | İDÂRE İLE KULLANMA, TUTUM, EKONOMİ | ARTIRMA, ARTIRILMA )


- TASAVVUF:
DENEYİM ve/<> ZEVK ve/<> İRFAN


- TASAVVUF:
HADÎS ile/ve/değil KADÎM

( [not] SUFISM: NEW vs./and/but ANCIENT )


- TASAVVUF ve/||/<> TEVHÎD/BİREŞİM

( ... VE/||/<> Simge. )

( ... VE/||/<> Fark ve Cem'in birliği. )

( Tasavvufun özü, gerçek tevhidi bulmaktır. )

( Ne yersen doyarsın ama, bu manevî âlemin zevkine doyulmaz. )

( Dünyada ahireti, ahirette dünyayı görebilmek. )

( Asıl tevhid, bu kesretten sonraki tevhiddir. )

( Tasavvuf da, ilim olarak parça parçadır. İlimden sonraki Tevhid İlmi, Kemâlâttır. )

( ... VE/||/<> Kişilik bütünlenmesi. )

( ... VE/||/<> Evrensel ile yerelin, genel ile özelin, toplum ile bireyin bireşimi. )

( Tevhide gel tevhide
Zikret Hakk'ı her yerde
Kalksın aradan perde
İnsan olayım dersen... )


- TASAVVUR(KAVRAM) ile/ve/||/<> TASDİK(YARGI) ile/ve/||/<>/< İHTİYÂR ve İRÂDE

( Yargısız kavram. İLE/VE/||/<> Yargı ile birlikte bulunan kavram. Yargı/hüküm içermesi gereken kavram/tasavvur. İLE/VE/||/<>/< ... )

( Kavram. İLE/VE/||/<> Önerme + Çıkarım. İLE/VE/||/<>/< ... )

( NEDİR? - HANGİ? ile/ve/||/<> HEL - LİME ile/ve/||/<>/< ... )

( MA - EYYU ile/ve/||/<> -MIDIR? - NİÇİN? ile/ve/||/<>/< ... )

( - Felsefecilere(hukemaya) göre Tasavvur:
* Çıplak/salt/yargısız tasavvur[Tasavvur-ı sazic]
* Yargıyla birlikte bulunan tasavvur[Tasavvur mea hükm(in)]

- Kelâmcılara(mütekellime) göre Tasavvur:
Tasavvurat-ı Selâse + Hüküm = Kaziye = Tasdik )


- TASAVVUR[Ar.] ile TEVEHHÜM[Ar.]


- TASFİYE[Ar.] değil/yerine/= SİLİĞLEM


- TASIM ile ASTASIM

( ... İLE Öncüllerinden biri önceki tasımın vargısı durumunda olan bir ek tasım. )


- TASIM = KIYAS/TASMİM[Ar.] = SYLLOGISM[İng.] = SYLLOGISME[Fr.] = SYLLOGISMUS[Alm.] = SYLLOGISMOS[Yun.] = SILOGISMO[İsp.]


- TASIMLAMAK ile TASIM ile TASIMSAL


- TAŞIM/LIK ile TAŞIMA/LIK ile TAŞIMACI/LIK ile TAŞIMA SAYISI ile TAŞIMALI EĞİTİM


- TASLAK ile RESSAM

( DRAFT vs. DRAFTSMAN )

( مشمول کردن ile مشمول نظام کردن ile چرک نويس ile مسوده ile برات ile چرک نويس کردن ile پيش نويس ile نقشه کش )

( MOSHMOL KARDAN ile MOSHMOL NEZAM KARDAN ile CHARK NOYS ile MOSODEH ile BARAT ile CHARK NOYS KARDAN ile PEYSH NOYS ile NAQSHEH KESH )


- TAŞMA ile TAŞIM ile TAŞKIN

( Taşma durumu. | Akarsu yatağından çıkarak çevresini kaplama, su baskını. İLE Yemeğin, taşacak kadar kaynaması. İLE Taşmış bir durumda olan. | Su baskını, seylap, feyezan. | Aşırı. )


- TASNİF ile/ve/||/<>/> TANZİM


- TASNİF'UL ULÛM:
KELÂM ve/> FIKIH ve/> TASAVVUF

( "Tasnif'ul Ulûum" kitabında Tasavvuf: "İmanın meyvesi ve İslâm'ın neticesi."/"Hüve semeretül iman ve neticetü'l-İslâm" )

( CLASSIFICATION OF SCIENCES: ISLAMIC THEOLOGY and/> ISLAMIC JURISPRUDENCE and/> SUFISM )

( CLASSIFICATION OF SCIENCES: ISLAMIC THEOLOGY and/> ISLAMIC JURISPRUDENCE and/> SUFISM )


- TASTAMAM


- TATİL değil/yerine/>< BAYRAM

( Tatile gitmeyi, bayram eder/etmiş gibi düşünmemeli; bazı bayramları da tatil olarak düşünmemeli, "tanımlamamalı" ve "görmemeliyiz". )


- TATLI PATATES ve/<> YUM

( Dağlarda. VE Sahilde.
[Papua Yeni Gine'de en önemli besin kaynakları.] )


- TATLILAŞMAK ile TATLILAŞTIRMAK ile TATLI/LIK ile TATLICA ile TATLICI/LIK ile TATLILI ile TATLI SU ile TATLI DİL ile TATLI SÖZ ile TATLI BELA ile TATLI SERT ile TATLI BADEM ile TATLI DİLLİ/LİK ile TATLI KAÇIK ile TATLI LİMON ile TATLI SÖZLÜ/LÜK ile TATLI TATLI ile TATLI KAŞIĞI ile TATLI SÜLÜMEN


- TAVIR ile YAKLAŞIM


- TAYF[Ar.]/SPEKTRUM[İng. < SPECTRUM] ile ÇEŞİTLİLİK | YELPAZE

( Birleşik bir ışık demetinin bir biçmeden geçtikten sonra ayrıldığı basit renklerden oluşmuş görüntü. )


- TAZALLÜM[Ar.] değil/yerine/= SIZLANMA, YAKINMA


- TAZAMMUN[Ar.] (ETMEK) değil/yerine/= İÇERMEK | İÇLEM


- TAZAMMUN değil/yerine/= İÇLEM


- TAZE ÜZÜM ile KURU ÜZÜM

( image )

( [100 gr.'daki kalori] 67 ile 299 )

( [100 gr.'daki fruktoz/şeker] 16 ile 59 )


- TA'ZÎM[< AZM] ile ...

( BÜYÜKLEME, ULULAMA, BÜYÜK SAYMA | SAYGI GÖSTERME, İKRÂM ETME )


- TEACHING :/yerine ÖĞRETİM


- TEAM :/yerine TAKIM


- TEBEDDÜN[Ar.] ile/değil TECESSÜM[Ar.]

( "Bedenlenme". İLE/DEĞİL Boyut kazanma, nesneleşme. | Görünmeye başlama, belirme. | Göz önüne gelme, canlanma. )


- TEBESSÜM değil/yerine/= GÜLÜMSEME


- TEBESSÜM ile MÜDÂRÂ[Fars.][MÜDÂNÂ değil!]

( ... İLE Yüze gülme, dost gibi görünme. )


- TEBESSÜM ile TEBESSÜMLÜ ile TEBESSÜMSÜZ


- TEBESSÜM :) ve/<> TEFEKKÜR ve/<> TEŞEKKÜR ve/<> TEZEKKÜR

( GÜLÜMSEME ve/<> DÜŞÜNME ve/<> KIVANÇ ve/<> ANMA/ANIMSAMA/TEKRAR )


- TEBEVVÜL-İ SÜKKER ile TEBEVVÜL-İ SÜKKERÎ ile TEBEVVÜL-İ ZÜLÂL ile TEBEVVÜL-ÜD-DEM

( Şekerin sidik yoluyla çıkması, şeker işeme. İLE Sidikte şeker bulunması. İLE Sidikte albümin bulunması. İLE Kan işeme, sidiğin kana karışarak kan zehirlenmesi. )


- TECELLİ ile/ve EYLEM


- TECELLÎ ile/ve/<> TECESSÜM


- TECESSÜM[Ar.] ile TECESSÜS[Ar.]

( Boyut kazanma, nesneleşme. | Görünmeye başlama, belirme. | Göz önüne gelme, canlanma. İLE Olağan/basit merak. | Yoklama, araştırma, dikkat ve çabayla araştırma. | Bir şeyin iç yüzünü araştırıp sırrını çözmeye çalışma. | Gözetleme. )


- TECİM ile TECİMSEL


- TECRÜBE[Ar.] değil/yerine/= DENEYİM


- TEDAVİ ile/ve DÖNÜŞÜM


- TEDÂVÜL[Ar.]/SİRKÜLASYON[Fr.] değil/yerine/= DOLAŞIM/DOLANIM


- TEDÂVÜL/SİRKÜLASYON değil/yerine/= DOLAŞIM


- TEDBİR[Ar.] değil/yerine/= ÖNLEM


- TEDEMMU'[< DEM][Ar.] ile ...

( Gözün yaşarması. | Sayrılıktan dolayı gözden yaş gelme. )


- TEDRİSAT[Ar.] değil/yerine/= ÖĞRETİM


- [Ar.] TEEBBÎ ile/ve TEEMMÜM

( Birini, baba edinme. | Birini, evlât edinme. İLE/VE Ana edinme. | Çocuğun, anne tarafından tanınması. )


- TEESSÜF[Ar.] ile NEDEM[Ar.]


- TEESSÜM[< İSM] ile ...

( GÜNAHTAN KAÇINMA )


- TEFEKKÜR değil/yerine/= DÜŞÜNÜM


- TEFHÎM[Ar.] ile TEFHÎM[Ar. < FAHM] ile TEFHÎM[Ar. < FEHM | çoğ. TEFHÎMÂT]

( Kömürleştirme. İLE Büyük sayma, ta'zîm. | Bir harfi kalın okuma. İLE Anlatma/anlatılma, bildirme/bildirilme. )


- TEFSİR ile/ve/||/<> HADİS ile/ve/||/<> FIKIH ile/ve/||/<> KELAM ile/ve/||/<> TASAVVUF


- TEHÂCÜM[< HÜCÛM] değil/yerine/= SALDIRMA | ÜŞÜŞME, TOPLAŞMA


- TEHDİT ile/değil/yerine KESİN UYARI/ULTİMATOM

( ... İLE/DEĞİL/YERİNE Kesin ve dönülmez söz. Son söz. | Bir devletin öteki devlete karşı zora başvuracağını bildirmesi. )

( [not] THREAT vs./and/but ULTIMATUM
ULTIMATUM instead of THREAT )


- TEHLİKE ve/|| ÇÖZÜM


- TEHLİKE ile TEHLİKELİ ile TEHLİKELİ YER ile TEHLİKELİ DURUM

( DANGER vs. DANGEROUS vs. DANGEROUS PLACE vs. DANGEROUS SITUATION )

( خطر ile مهلکه ile خطرناک ile پرخطر )

( KHATAR ile MOTEOLKEH ile KHATRNAK ile PORKHATAR )


- TEİZM ile DEİZM

( Tanrı, kendini, insana, yine, Tanrı'nın insana bağışlamış olduğu Vahiy ile bildirir. İLE Kişi, Tanrı'yı, kendi insan Akıl'ını kullanarak bulur. )

( THEISM vs. DÉISM )


- TEK KİŞİLİK BİSİKLET ile/ve ÇİFT KİŞİLİK BİSİKLET (TANDEM)


- TEK KULLANIMLIK ile TEK KULLANIMLIK ile İMHA ETMEK ile EĞİLİM ile TASARRUFLAR ile MÜLKSÜZLEŞTİRİLMİŞ ile MÜLKSÜZLEŞTİRME ile TASARRUF

( DISPOSABILITY vs. DISPOSABLE vs. DISPOSAL vs. DISPOSITION vs. DISPOSITIONS vs. DISPOSSESSED vs. DISPOSSESSION vs. DISPOSURE )

( مصرفي ile قابل عرضه ile درمعرض گذاري ile دراختيار ile طينت ile غلق ile طبع ile مشرب ile شيمه ile شيم ile محروم ile سلب مالکيت ile عرضه داشت )

( MASRAFY ile GHABEL ARZEH ile DARMARZ GOZARY ile DARAKHTYAR ile TYNAT ile غلق ile TAB ile MOSHARB ile شيمه ile SHYM ile MAHROM ile SALAB MALKYT ile ARZEH DASHT )


- TEKÂMÜL değil/yerine/= EVRİM