Bugün[12 Nisan 2026]
itibarı ile 8.640 başlık/FaRk ile birlikte,
8.640 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(23/36)


- MELODİ ile/ve/||/<> RİTİM ile/ve/||/<> ARMONİ

( EZGİ ile/ve/||/<> DİZEM ile/ve/||/<> UYUM )

( Tek sesli. | Kurallı ses dizisi. İLE/VE/||/<> Düzenli aralıklarla yineleme niteliği. | Bir dizede ya da notada, vurgu, uzunluk ya da ses özelliklerinin, durakların, düzenli bir biçimde yinelenmesinden doğan ses uygunluğu. | Uyumlu üslûp. | Vezin. [DÜZÜN/TARTIM] İLE/VE/||/<> Çok sesli/porteli. )

( Müziğin, ikinci kategorisidir. [Tek sesli(monofonik) ya da eş sesli(homofonik) olabilir.] [Melodi dünyasındaki hareket yeteneği, 30 hz. ile 15.000 hz. arasında sınırlıdır.] İLE/VE/||/<> Müziğin, ilk ve en temel kategorisidir. Müziğin her tarzı, ritme sahiptir; ritim olmaksızın hiçbir müzik var değildir. İLE/VE/||/<> Müziğin, üçüncü ve son kategorisidir. Ritim ve melodi, ardışıktır. Armoni ise kendi içinde, art ardalığa ve bir birlikte oluşa sahiptir. )


- MELTEM ile FRİŞKA[İt. < Cerm.]

( ... İLE Yelkeni dolduramayacak kadar hafif rüzgâr. )


- MELTEM ile IPILTI/NESİM

( ... İLE Hafif esinti. )


- MEMÂT[Ar.] değil/yerine/= ÖLÜM

( ÖLÜM )


- MEME KANSERİNDE:
İLERİ EVRE / ÖLÜM değil/yerine TARAMA

( Memedeki olası kanserleri hücrelerin, 2., 3., 4. evrelerde tespit edilmesi ya da ölümle sonuçlanabilecek çok geç evrelerde tanı koymak. DEĞİL/YERİNE Mamografinin, 40 yaşından sonra her yıl düzenli olarak yaptırılması ve elle takip edilmesiyle gecikmiş olmamak için tarama ve korunmanın önemi/farkı çok büyüktür. )


- MEME[İng.] değil/yerine/= MEM

( Richard Dawkins tarafından ortaya atılan ve "sosyolojik gen" olarak da adlandırılabilecek, kültürel iletim birimidir. Memler, kültürel ve sosyal mirasın, bilgi birikimlerinin gelecek nesillere aktarılmasını sağlarlar. DNA'dan farklı olarak soyut bir kavramdır. Yani mikroskop altında görülemezler, ispatı canlı popülasyonundaki davranışlarda yatmaktadır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- MENÂM[< NEVM] ile ...

( UYUNACAK YER, YATAK ODASI | UYKU | RÜYA | DÜŞ )


- MENÂM[< NEVM] ile NEAM

( Uyunacak yer, yatak odası. | Uyku. | Düş, rüya. İLE Hayır! )


- MENDEL YASALARI ile/||/<> KALITIM

( Mendel Yasaları ve Kalıtım arasındaki ilişki )

( Gregor Mendel tarafından 1865 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- MENDELEVIUM[İng.] / MENDÉLÉVIUM[Fr.] / MENDELEVIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= MENDELEVYUM


- MENTALISM[İng.] değil/yerine/= ZİHİNCİLİK

( Bir içselcilik türü olan bu yaklaşıma göre öre bir öznenin inançlarını sadece o öznenin zihnine içsel olan şeylerle gerekçelendirmemiz mümkündür. Pollock ve Steup gibi isimler bu konuda okunabilir. Zihinciliğin avantajlı yönü, erişim kavramını dışarıda bırakarak, gerekçelendirmeyi zihinsel durumlara bağlamasıdır. Bu tez genellikle hangi zihinsel durumların gerekçelendirmeyi sağladığına doğrudan bir yanıt vermemekle eleştirilir. Zihinci içselciler için gerekçelendirmenin, iç gözlem, algı ya da inanç gibi zihin durumlarının hangilerini ve ne biçimde içerdiğini açıklamaya gereksinim vardır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- MENTEŞE ile EKLEM

( REZE ile ... )

( HINGE vs. JOINT )


- MENZİL[Ar.] değil/yerine/= ERİM


- MENZİL-İ CÂN değil/yerine/= İNSAN GÖVDESİ | ULVÎ ÂLEM


- MERÂHİM[Ar. < MERHAMET] ile MERÂHİM[Ar. < MERHEM]

( Acımalar, merhametler. İLE Merhemler. )


- MERAK EDİYORUM değil DÜŞÜNÜYORUM


- MERAK ile/ve GERİLİM


- MERAK ile/ve/değil/||/<>/< YÖNELİM


- MERAKLANMAK ile MERAKLANDIRMAK ile MERA ile MERAK ile MERAM ile MERAKLI/LIK ile MERAKSIZ/LIK ile MERAKSIZCA ile MERA BİTKİLERİ


- MERASİM ile MERASİMLİ ile MERASİMSİZ ile MERASİM SALONU


- MERATİB'ÜL FUHUM ile/ve MERATİB'ÜL UKUL


- MERDİVEN ile MERDİVENCİ/LİK ile MERDİVENLİ ile MERDİVEN ALTI ile MERDİVEN BOŞLUĞU ile MERDİVEN KORKULUĞU ile MERDİVEN SAHANLIĞI ile MERDİVEN ALTI ÜRETİM


- MERET[Ar.] ile ZIKKIM[Ar.]

( Sıkıntı veren, hoşlanılmayan şeyler ya da kişiler için sövgü sözü olarak kullanılır. İLE Ağı, zehir. | İçki ve sigaranın, kötü ve zararlı etkisini belirtmek için kullanılır. )


- SELÂM/MERHABA[Ar. < MERHAB: genişlik, bolluk. < RUH] değil/yerine/= UĞUROLA/ESENLEME/ESENLEM/ESEN


- MERHALE ile/ve MERÂSİM


- MERHAMET[< RAHM] = CLEMENCY, MERCY[İng.] = CLÉMENCE[Fr.] = MILDE[Alm.] = CLEMENTIA[Lat.]

( Şefkat gösterme, acıma. | Birini esirgeme. )


- MERHEM[Ar.]["MELHEM" değil!] ile POMAT[İt.]

( Deriye sürülerek kullanılan, içinde birçok etkili madde bulunan, yumuşak ve koyu kıvamda, yağlı ya da yağsız ilâç. | Çözüm/çare. İLE Genellikle saça sürülen, yağlı ve kokulu merhem. )


- MERHEMLEMEK ile MERHEM


- MERHUM ile/ve/||/<> "MAHRUM"

( [Osmanlı mahkeme kayıtlarında] Vefât etmiş müslümanlar için kullanılan. İLE/VE/||/<> Vefât etmiş müslüman olmayanlar için kullanılan. )


- MERHUM ile MERHUME


- MERİSTEM[Fr.] değil/yerine/= SÜRGEN DOKU

( Bitkilerde, kök ve sapların, gelişebilecek durumda olan uc bölümlerindeki, çok yüzlü, kolay üreyebilir hücrelerden oluşan bir doku türü. )


- MERIT PTAH ve/||/<> ENHEDUANNA ve/||/<> AGANICE ve/||/<> TAPPUTI-BELATIKALLIM ve/||/<> SONDUK ve/||/<> THEANO ve/||/<> AGLAONIKE ve/||/<> ASPASIA ve/||/<> HIPPARCHIA ve/||/<> PAN CHAO ve/||/<> HYPATIA

( Merit Ptah bilindiği kadarıyla, tarihte kayıtlı en eski kadın hekim ve bilim tarihinde adı geçen ilk kadındır. Krallar Vadisi'ndeki bir Mısır mezarına resmi çizilidir. Burada Merit Ptah, oğlu olan yüksek bir rahip tarafından "başhekim" olarak tasvir edilmiştir.

VE/||/<>

Astronom, matematikçi ve şair. Ay Tanrısı Nanna'nın Ur Kenti'ndeki ana tapınağının başrahibesi Enheduanna, yıldızlar ve ayın döngülerini kaydetmek için gözlemciler görevlendiren ilk rahibedir. Döneminde, gökcisimlerinin hareketlerini gösteren haritalar yapılmıştır. Enheduanna,ilk dinsel takvimlerden biri olan ay takviminin oluşturulmasına katkıda bulunur. Bu takvim, günümüzde hâlâ Paskalya Yortusu, Hamursuz Bayramı gibi dinsel uygulamaları tarihlendirmek için kullanılır. Çalışmalarının ve ilahilerinin yanında, Enheduenna'nın 42 epik şiiri de tabletler üzerinde günümüze ulaşmıştır. Kayıtlı edebiyat tarihinde birinci tekil şahıs kullanarak yazan ilk kişidir. Enheduanna'ya ait taştan bir disk ve iki mühür günümüze kadar ulaşmıştır. Disk üzerinde üç yardımcısıyla birlikte görülen Enheduenna'nın kabartması profildendir. Bu kabartmanın arkasında, Enheduanna, "Nanna'nın (Ay Tanrısı) karısı ve Sargon'un kızı" olarak tanımlanır.

VE/||/<>

Doğa filozofu. Aganice, gezegenlerin hareketlerini tahmin edebilmek için bir sistem geliştirmiştir.

VE/||/<>

Mezopotamyalı kimyager. Tapputi-Belatikallim, çeşitli kimyasallarla çalışmalar yaparak parfüm ve kozmetik malzemeler elde etmiştir. Tapputi Belatikallim'in adı, günümüze bir tablet üzerinde gelmiştir. Parfüm üretimi Mezopotamya'da çok önemliydi. Çünkü aromatik maddeler, kozmetik dışında ilaç ve dinsel amaçlarla da kullanılırdı. Parfümcülük araçları ve tarifleri, aşçılıkta kullanılanlara benzerdi. Parfüm üretiminde kullanabilmek için, bitkilerin özütlerini çıkaracak farklı kimyasal teknikler geliştirilmişti.

VE/||/<>

Silla Krallığı'nın kraliçesi ve astronom. Sonduk, Uzakdoğu'da bilinen ilk gözlemevini inşa ettirmiştir. Hanedanındaki tüm erkeklerin ölmüş olması nedeniyle MÖ 634'de tahta oturan Kraliçe Sonduk, MÖ 647'ye kadar Silla Krallığı'nı (bugünkü Kore) yönetir. Bu krallığa yöneticilik yapacak üç kadından ilkidir. Savaşlarla geçen hükümranlığı sırasında, krallığını bir arada tutabilmeyi başarır ve Çin'le ilişkilerini geliştirir. Sonduk'un yaptırdığı, ay ve yıldızların kulesi (Ch'omsong-dae) adıyla anılan gözlemevi, eski Silla Başşehri Kyongju'da, günümüze kadar ulaşmıştır.

VE/||/<>

Pisagorcu, Antik Ege'li filozof. Pisagor'un yandaşı ve karısı olan Theano, Pisagor'dan sonra Pisagorcu topluluğu yönetmiştir. Onun döneminde Pisagor öğretisi, Antik Ege'nin tümüne ve Mısır'a dek yayılır. Theano, yaşadığı zamanda hastalık sağaltıcı özelliğiyle de tanınmaktadır. Theano başlangıçta, Pisagor'un dinleyicisidir. Ciddi ve sert ahlaklı filozofu, erdemleri ve bilgiye susamışlığıyla etkiler, böylece evlenirler. Yerel yönetim üzerindeki etkileriyle tepki çeken Pisagor'cu topluluk, en sonunda düşmanlarının saldırısına uğrar. Pisagor'un bu saldırıdan sağ çıkıp çıkmadığı bilinmemektedir. Ama bu olaylardan sonra dağılan Pisagor'cu topluluğu tekrar toparlayan Theano olmuştur. Kızları Damo, Mya, Arignote birlikte topluluğu manevi olarak bir arada tutmaya çalışmıştır. Theano'dan bize anlamlı, kısa sözler ve ahlak öğütlerinden oluşan toplu anlatılar kalmıştır. Bir yandan kendi düşüncelerini, ama öbür yandan Pisagor'un düşüncelerini yazmıştır.

VE/||/<>

Antik Egeli, astronom. Aglaonike, ay tutulmalarının zaman ve konumunu tahmin etme konusunda uzmanlaşmıştır. Teselya'da yaşadı. Zamanın yaşayan kişileri, Aglaonike'nin istediğinde ayı kaybedebildiğini sanmış; bu niteliğini cinsiyetinden ötürü, bilimsel birikiminden çok güçlü bir büyücü olmasına bağlamışlardır. Tarihin ilk kadın astronomlarından olan Aglaonike'nin adını Venüs gezegeninde bir krater yaşatıyor.

VE/||/<>

Antik Ege'de yaşamış, Milet'li filozof. Aspasia Antik Ege düşüncesinde, özellikle Sokrates üzerinde etkili olmuştur. Sokrates'in Aspasia ile felsefi konuşmalar yaptığı ve bu düşünce alışverişinden çok şeyler öğrendiği bilinir. Hatta Sokratik yöntem olarak bilinen yöntemin, gerçekte Aspasia'nın yöntemi olduğunu ve öğrencisi Sokrates'in bunu gençlik yıllarında ondan öğrendiği tahmin edilmektedir. Aspasia, 20'li yaşlarında Atina'ya gider ve kendinden 30 yaş büyük devlet adamı Perikles'le evlenir. Aspaisa'nın Perikles'in politikaları üzerinde çok etkili olduğu bilinir. Hatta, Perikles'in bazı konuşmalarını Aspasia'nın yazdığına ilişkin kanıtlar vardır. Aspasia Atina'da Anaxagoras, Archimedes, Sophokles ve Sokrates gibi birçok filozofun müdavimleri arasında olduğu, devlet adamları, sanatçılar ve iyi eğitim almış kadınların geldiği, tartışmaların yapıldığı bir salon açar. Böylelikle bir kadın, Atina düşünce yaşamını derinden etkileyen bir oluşumu gerçekleştirmiş olur. Aspasia'nın salonu uzun yıllar açık kalır ve Aspasia "üst düzeyde diyalektik ve retorik hocası" olarak aranan bir kişi olmayı sürdürür. Bugün Aspasia'nın bir büstü, İzmir Arkeoloji Müzesi'nde de yer almaktadır.

VE/||/<>

Kinik okulundan, Antik Ege'li filozof. Hipparchia felsefesiyle, Sokrates'in öğrencisi Antisthenes'in kurduğu Kinik okulundan sayılır. Kadınların geleneksel rollerinden kurtulmaları için de mücadele etmiştir. Ailesi, soylu ve zengindir. Hipparchia erkek kardeşi aracılığıyla, Kinik filozoflardan Krates ile tanışır. Kinizm, gereksinimsizlik öğretisini temsil etmektedir. Bu öğreti, gereksinimlerin insanı toplumun kurallarına ve zorlamalarına bağladığını söylerdi. Hipparchia, Krates'in öğretisinden o kadar etkilenir ki ailesinin karşı çıkmasına rağmen onunla evlenir ve devamında onun yoksul, göçebe hayatına katılır.

VE/||/<>

Çin'li tarihçi ve yazar. Pan Chao, Çin İmparatorluğu'nun tarihini anlatan ve birkaç kuşak tarihçinin üzerinde çalıştığı Han'ın Kitabı'nı tamamlamıştır. Ayrıca 8 adet kronolojik tablo hazırlamış ve astronomi üzerine bir de tez yazmıştır. En ünlü yapıtı ise, Kadınlar İçin Dersler'dir (Nu Jie). Ahlaki öğütler içeren bu kitapta Chao, kadınların erkeklere "mutlak itaatini" önerir. Pan Chao, edebiyatçıların ürünleri üzerine yorumlar ve şiirler de yazmıştır.

VE/||/<>

İskenderiye'li filozof ve matematikçi. Hypatia, Antikçağ'ın son dönemlerinin en etkili ve önemli bilgini, Yeni Platoncu felsefenin temsilcisidir. Üniversitede felsefe, matematik ve astronomi dersleri vermiştir. Hypatia, İskenderiye Üniversitesi'nde matematik dersleri veren ve bu okulun yöneticiliğini de yapan babası Theon tarafından, "yetkin bir insan olması" amacıyla yetiştirilir. Hypatia daha genç yaşlarda, soru sormayı, araştırmayı ve kuşku duymayı öğrenir. Babası onun, el sanatları, şiir, felsefe, din, astronomi, astroloji ve matematik konularında eksiksiz bilgilenmesi için elinden geleni yapar. Hypatia hitabet sanatında da gelişir; güzel ve etkili konuşmasını öğrenir. Hypatia biraz büyüdüğünde, dünyayı dolaşmaya çıkar. Roma'ya ve Atina'ya gider. Yeni Platoncu düşünür Plutarkhos'dan dersler alır. Kimi kaynağa göre 1 yıl, kimine göre 10 yıl sonra İskenderiye'ye döner. Aranan ve sevilen bir öğretmen olur. Avrupa, Asya ve Afrika'nın çeşitli bölgelerinden gelen öğrenciler, sınıfını ve evini doldurur. Hypatia, güzelliği, bilgisi ve zekâsıyla, saygı ve hayran lık uyandırmaktadır. Hypatia matematik üzerine birçok yapıt yazmıştır. Ne yazık ki, çoğu ünlü İskenderiye yangınında zarar gören bu yapıtlardan günümüze parçalar ulaşmıştır. En önemli yapıtı, cebirin babası sayılan Diophantos'un Aritmetica'sına yaptığı 13 ciltlik yorumdur. Hypatia, Diophantos'un eşitliklerine alternatif çözümler üzerinde çalışmıştır. Bunlar sonradan, Diophantos'un yapıtları içine alınmıştır. Hypatia'nın Diophantos'un astronomi üzerine çalışmalarına katkıda bulunan bir yapıtı daha vardır. Yine, Pergeli Apollonius'un konikleri hakkında 8 ciltlik bir çalışma kaleme aldığı bilinmektedir. Bu yapıtında, Apollonius'un teorisini anlaşılır bir biçimde açıklamaya çalışmıştır. Bundan başka babasıyla birlikte, Öklit üzerine en az bir kitap yazdığı sanılmaktadır. MS 4. yüzyılda İskenderiye yeni yeni gelişen Hıristiyanlık ve pagan dinlerin çatışmasına sahne olmaya başlamıştır. İskenderiye Patrikhanesi'nin başına, Kiril adında sofu bir Hıristiyan atanır. Hypatia da pagan olduğu için, Kiril tarafından kışkırtılmış kişilerin saldırısına uğrar. Saldırganlar üniversitenin önünde, arabasında yakaladıkları Hypatia'yı, önce soyar; sonra bedenini parçalara ayırıp, yakarlar. Hypatia'nın ölümü, Roma'nın Hıristiyanlaştığını ve aynı zamanda antik bilimlerin gerilediğini de gösterir. Hypatia, bugün Antikçağ'ın en çok tanınan bilim kadınlarındandır. )

( M.Ö. 2700

VE/||/<>

M.Ö. 22354

VE/||/<>

M.Ö. 1878

VE/||/<>

M.Ö. 1200

VE/||/<>

M.Ö. 600'ler

VE/||/<>

M.Ö. 500'ler

VE/||/<>

M.Ö. 500'ler

VE/||/<>

M.Ö. 460-401

VE/||/<>

M.Ö. 360-280

VE/||/<>

M.Ö. 50-112

VE/||/<>

M.Ö. 370-415 )


- MERKANTİLİZM[İt. < MERKANTA] ile KOLBERTİZM

( Değerli maden stoklarının artırılmasını öngören ekonomik düzen. | Avrupa pazarında doğulu tüccar. [Merkantilistlere göre, devlet ancak altın stoğunun artırılmasıyla zengin olabilir] [1500-1600 yılları arasında geçerlilik/değer bulmuştur] İLE Fransız merkantilizmi. )


- MERKEZLEMEK ile MERKEZLENMEK ile MERKEZLEŞMEK ile MERKEZİLEŞMEK ile MERKEZLEŞTİRMEK ile MERKEZİLEŞTİRMEK ile MERKEZ ile MERKEZİ/LİK ile MERKEZCE ile MERKEZCİ/LİK ile MERKEZ ÜS ile MERKEZ AÇI ile MERKEZ PARTİ ile MERKEZİ ÜLKE ile MERKEZİ İDARE ile MERKEZİ YIKAMA ile MERKEZİ ISITMA ile MERKEZİ YÖNETİM


- MERKÜR ile/||/<> GÖZLEM

( Merkür geçişi gözlemleri )

( Ali Kuşçu tarafından 1460 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1403-1474) (Ülke: Semerkant/Osmanlı) (Alan: matematik) (Önemli katkıları: Risaletu Fethiyye, Ay gözlemleri, matematik ve astronomi) )


- MERTEK[Erm.] değil/yerine/= SIRIK

( Yapıda kullanılan, dört köşe ya da yuvarlak, kalınca sırık. )

( "Elif'i görse, mertek zanneder.": Bilgisizleri ve en alt seviyedeki bilgisizliklerinin derecesini tanımlamak üzere kullanılan deyim. )


- MERYEM ile 12 MERYEM

( Bulunduğu yeri terk eden. | Uzaklaşmış (olan). İLE Hz. İsa'nın annesi Kutsal Bakire Meryem, Havari James'in annesi Meryem, Evangelist=İncil'in dördüncü kitabının yazarı Yuhanna'nın (John) annesi Meryem, kim olduğu bilinmeyen ve esrarengiz bir kadın olarak kalan ve sadece 'ÖTEKİ' [Other] diye tanıtılan Meryem, fahişe Meryem, Mary Jacoby diye adı ve soyağacıyla belirtilmiş olan Meryem, Maria Magdalena [Mecdel'li Meryem], Mark'ın yazdığı ikinci kitapta adı geçen Bethany'li Meryem ve son olarak da Mısır'lı Meryem. [16.yy'da, iki Meryem daha eklenmiştir.] )


- MERYEM ile HODIGITRIA MERYEM

( ... İLE Doğru yolu gösteren. )


- MERYEM ve/||/<>/< İTİKÂF

( Ayrılıp kenara çekilen. VE/||/<>/< Bir yere kapanıp ibadetle zaman geçirme.[özellikle, Ramazan'ın son on gününde, camide, maksûrede kapanarak] )


- MEŞÂİM[Ar. < MEŞÎME] ile MEŞÂÎM[Ar. < MEŞ'ÛM]

( Dölyatakları, sonlar. İLE Uğursuzlar. )


- MESCİD ile/ve MEKREM


- ME'SEM/E[Ar.] ile MESEMM[Ar. çoğ. MESÂMM]

( Suç. Günah. İLE Deri üzerindeki küçük delik. )


- MEŞHÛM[Ar. çoğ. MEŞÂHÎM] ile MEŞHÛN[Ar.]

( Yürekli, cesur. İLE Doldurulmuş, dolu. )


- MEŞHUR ile/ve MÜSELLEM


- MESKUM["ku" uzun okunur] ile MESKÛN[Ar. < SÜKÛN]

( Hasta ve yoksul. İLE İçinde, kişinin oturduğu/bulunduğu/yaşadığı yer. | İnsan bulunan, şenlenmiş yer. )


- MESLEK ile MESLEKİ ile MESLEKSEL ile MESLEKSİZ/LİK ile MESLEK YAŞAMI ile MESLEK İÇİ EĞİTİM


- MESMÛ'[Ar. < SEM] ile MESMÛR[Ar.]

( Duyulmuş/işitilmiş, haber alınmış. | Dilenilen, işitilen. İLE Ufak tefek olmasının yanısıra sinirleri güçlü adam. )


- MEŞRÛ ve/||/+/<>/> MAKUL ve/||/+/<>/> MASUM

( Tütün[sigara vb.], çevremizdeki en çok maruz kaldığımız ve en sorunlu dayatmalardandır ne yazık ki. Tabii, bizim izin/fırsat vermememiz dışında! )


- MEŞÛM[Ar.] ile MEŞ'ÛM[Ar. çoğ. MEŞÂİM] ile MEŞ'ÛN[Ar.]

( Gövdesi benekli kişi. | Şomi, meş'um. İLE Uğursuz. İLE Dağınık saç. )


- METABOLİC ENGİNEERİNG ile/||/<> NATURAL METABOLİSM

( Metabolic engineering hücresel metabolizmayı kasıtlı olarak değiştirirken İLE natural metabolism evrimsel optimize edilmiş doğal yollardır )

( Formül: Pathway optimization )


- METABOLİZMA[İng. METABOLISM] ile/||/<> BAZAL METABOLİZMA[İng. BASAL METABOLISM] ile/||/<> BÜYÜME HORMONU (SOMATOTROPİN)[İng. GROWTH HORMONE] ile/||/<> ENDOKRİNOLOJİ[İng. ENDOCRINOLOGY] ile/||/<> FARMAKOKİNETİK[İng. PHARMACOKINETICS]

( Canlı organizmada ya da canlı gözede meydana gelen yapıcı ve yıkıcı nitelikteki kimyasal olayların tümü; protoplazmada olan asimilasyon ve parçalanma ile ilgili olayların toplamı; anabolizma ve katabolizma olaylarının toplamı. @@ Canlılarda, tam dinlenme sırasında kas hareketi yapmadan vücuttaki canlılık olaylarının sürmesi için gereken enerjiyi sağlayan metabolizma seviyesidir. @@ Büyüme hormonu, hipofizin bezinin ön lobundaki somatotroflar tarafından sentezlenen ve salgılanan yaklaşık 190 amino asitten oluşan bir proteindir. Büyüme ve metabolizma da dahil olmak üzere çeşitli kompleks fizyolojik süreçlerde rol oynar. @@ Endokrinoloji, salgı bezlerini, bunların salgıladığı hormonları, hormonların organlara etkileri ile endokrin sistem hastalıklarını inceleyen bilim dalıdır. Endokrinoloji; gelişime bağlı büyüme sorunları, metabolizma hastalıkları, üreme hormonlarının neden olduğu hastalıklar, şeker hastalığı gibi pek çok hastalığı inceler. @@ Farmakolojinin bir alt dalı. Vücudun maruz kaldığı ilaçlarla etkileşimini inceler. 4 başlıktan oluşur: Emilim (absorbsiyon), Dağılım (distribüsyon), Metabolizma ve Atılım (eliminasyon):

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- METABOLİZMA ile ENZİM

( Canlılarda kimyasal tepkimelerin ve enerji değişiminin gerçekleştiği süreçlerin bütünüdür. İLE Bu tepkimeleri hızlandıran proteinler. )


- METAFİZİK GÜVENLİK ile/ve METAFİZİK BUNALIM

( Kişinin, kendine soru sormaya başlamasıyla devreye girer. )


- METAFİZİK (ŞARTLAR) ile/ve FELSEFE-BİLİM


- METAFİZİK ile/ve/||/<> FİZİK ile/ve/||/<> ANLAM


- METAFİZİK ile MİSTİSİZM

( METAPHYSICS vs. MYSTICISM )


- METAFİZİK ile VARLIKBİLİM

( METAPHYSICS vs. ONTOLOGY )


- METAFİZİK/DİN ile/ve/||/<> BİLİM

( Saltık. İLE/VE/||/<> Aşkınlık. )

( İçeriği baştan belirli olan tek alan. İLE/VE/||/<> ... )


- METAL ile ALAŞIM

( Yüksek ısı ve elektrik iletkenliği olan, ağır, sert, parlak, haddeden çekilebilir, [biçim değiştirmeye yatkın] ve katyon oluşturma eğilimi gösteren öğeler. İLE En az bir bileşeni metal olan iki ya da daha fazla öğenin birlikte eritilmesi sonucunda oluşan, metalik özellikleri saf bir metalden farklı olan katı karışım. )

( METAL vs. ALLOY )

( LE MÈTAL avec ALLIAGE )

( METALL mit LEGIERUNG )


- METAMORPHISME[Alm.] ile/değil/yerine/= METAMORFİZM


- METAMORPHISM[Fr.] ile/değil/yerine/= METAMORFİZMİN


- METAMORFOZ/METAMORPHOSIS[İng.] değil/yerine/= BAŞKALAŞIM


- METAMORFOZ/METAMORFİZM değil/yerine/= BAŞKALAŞIM/BAŞKALAŞMA


- METAPHYSICS vs. MYSTICISM


- METAPLAZİ/METAPLASIA YOZ[İng.] değil/yerine/= DÖNÜŞÜM


- METHOD :/yerine YÖNTEM


- METHODOLOGICAL NATURALISM[İng.] değil/yerine/= METODOLOJİK NATÜRELİZM

( Bilim insanlarının büyük bir çoğunluğu tarafından kabul edilen, doğal olayların yalnızca doğal nedenlerden kaynaklandığı görüşü.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- METHODOLOGICAL NATURALISM[İng.] değil/yerine/= YÖNTEMSEL DOĞALCILIK

( Bilim insanlarının büyük bir çoğunluğu tarafından kabul edilen, doğal olayların yalnızca doğal nedenlerden kaynaklandığı görüşüdür.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- METİN/METANETLİ[Ar.] değil/yerine/= DAYANIKLI/SAĞLAM


- METİN ile/||/<> KİŞİ ile/||/<> BAĞLAM


- METODOLOJİ değil/yerine/= YÖNTEMBİLİM


- METRE[m] ile/||/<>/> KİLOMETRE[km]

( Yer meridyen çemberinin kırk milyonda biri olarak kabul edilen, 100 cm'lik temel uzunluk ölçüsü birimi. | Genellikle desimetre, santimetre, milimetrelere bölünmüş ölçü aracı. İLE/||/<>/> 1.000 metrelik uzunluk ölçü birimi. )

( 1 kilometer [km] = 1000 metre/meter [m]

1 decimeter [dm] = 0.1 metre/meter [m]

1 centimeter [cm] = 0.01 metre/meter [m]

1 millimeter [mm] = 0.001 metre/meter [m]

1 micrometer [µm] = 1.0E-6 metre/meter [m]

1 nanometer [nm] = 1.0E-9 metre/meter [m]

1 mile [mi, mi(Int)] = 1609.344 metre/meter [m]

1 yard [yd] = 0.9144 metre/meter [m]

1 foot [ft] = 0.3048 metre/meter [m]

1 inch [in] = 0.0254 metre/meter [m]

1 light year [ly] = 9.46073047258E+15 metre/meter [m]

1 exameter [Em] = 1.0E+18 metre/meter [m]

1 petameter [Pm] = 1.0E+15 metre/meter [m]

1 terameter [Tm] = 1000000000000 metre/meter [m]

1 gigameter [Gm] = 1000000000 metre/meter [m]

1 megameter [Mm] = 1000000 metre/meter [m]

1 hectometer [hm] = 100 metre/meter [m]

1 dekameter [dam] = 10 metre/meter [m]

1 micron [µ] = 1.0E-6 metre/meter [m]

1 picometer [pm] = 1.0E-12 metre/meter [m]

1 femtometer [fm] = 1.0E-15 metre/meter [m]

1 attometer [am] = 1.0E-18 metre/meter [m]

1 megaparsec [Mpc] = 3.08567758128E+22 metre/meter [m]

1 kiloparsec [kpc] = 3.08567758128E+19 metre/meter [m]

1 parsec [pc] = 3.08567758128E+16 metre/meter [m]

1 astronomical unit [AU, UA] = 149597870691 metre/meter [m]

1 league [lea] = 4828.032 metre/meter [m]

1 nautical league (UK) = 5559.552 metre/meter [m]

1 nautical league (int.) = 5556 metre/meter [m]

1 league (statute) [st.league] = 4828.0416560833 metre/meter [m]

1 nautical mile (UK) [NM (UK)] = 1853.184 metre/meter [m]

1 nautical mile (international) = 1852 metre/meter [m]

1 mile (statute) [mi, mi (US)] = 1609.3472186944 metre/meter [m]

1 mile (US survey) [mi] = 1609.3472186944 metre/meter [m]

1 mile (Roman) = 1479.804 metre/meter [m]

1 kiloyard [kyd] = 914.4 metre/meter [m]

1 furlong [fur] = 201.168 metre/meter [m]

1 furlong (US survey) [fur] = 201.1684023368 metre/meter [m]

1 chain [ch] = 20.1168 metre/meter [m]

1 chain (US survey) [ch] = 20.1168402337 metre/meter [m]

1 rope = 6.096 metre/meter [m]

1 rod [rd] = 5.0292 metre/meter [m]

1 rod (US survey) [rd] = 5.0292100584 metre/meter [m]

1 perch = 5.0292 metre/meter [m]

1 pole = 5.0292 metre/meter [m]

1 fathom [fath] = 1.8288 metre/meter [m]

1 fathom (US survey) [fath] = 1.8288036576 metre/meter [m]

1 ell = 1.143 metre/meter [m]

1 foot (US survey) [ft] = 0.3048006096 metre/meter [m]

1 link [li] = 0.201168 metre/meter [m]

1 link (US survey) [li] = 0.2011684023 metre/meter [m]

1 cubit (UK) = 0.4572 metre/meter [m]

1 hand = 0.1016 metre/meter [m]

1 span (cloth) = 0.2286 metre/meter [m]

1 finger (cloth) = 0.1143 metre/meter [m]

1 nail (cloth) = 0.05715 metre/meter [m]

1 inch (US survey) [in] = 0.0254000508 metre/meter [m]

1 barleycorn = 0.0084666667 metre/meter [m]

1 mil [mil, thou] = 2.54E-5 metre/meter [m]

1 microinch = 2.54E-8 metre/meter [m]

1 angstrom [A] = 1.0E-10 metre/meter [m]

1 a.u. of length [a.u., b] = 5.2917724900001E-11 metre/meter [m]

1 X-unit [X] = 1.00208E-13 metre/meter [m]

1 fermi [F, f] = 1.0E-15 metre/meter [m]

1 arpent = 58.5216 metre/meter [m]

1 pica = 0.0042333333 metre/meter [m]

1 point = 0.0003527778 metre/meter [m]

1 twip = 1.76389E-5 metre/meter [m]

1 aln = 0.5937777778 metre/meter [m]

1 famn = 1.7813333333 metre/meter [m]

1 caliber [cl] = 0.000254 metre/meter [m]

1 centiinch [cin] = 0.000254 metre/meter [m]

1 ken = 2.11836 metre/meter [m]

1 Russian archin = 0.7112 metre/meter [m]

1 Roman actus = 35.47872 metre/meter [m]

1 vara de tarea = 2.505456 metre/meter [m]

1 vara conuquera = 2.505456 metre/meter [m]

1 vara castellana = 0.835152 metre/meter [m]

1 cubit (Greek) = 0.462788 metre/meter [m]

1 long reed = 3.2004 metre/meter [m]

1 reed = 2.7432 metre/meter [m]

1 long cubit = 0.5334 metre/meter [m]

1 handbreadth = 0.0762 metre/meter [m]

1 fingerbreadth = 0.01905 metre/meter [m]

1 Planck uzunluğu/length = 1.61605E-35 metre/meter [m]

1 Electron yarıçapı/radius (classical) = 2.81794092E-15 metre/meter [m]

1 Bohr yarıçapı/radius [b, a.u.] = 5.2917724900001E-11 metre/meter [m]

1 Dünyanın ekvator yarıçapı/Earth's equatorial radius = 6378160 metre/meter [m]

1 Dünyanın kutup yarıçapı/Earth's polar radius = 6356776.9999999 metre/meter [m]

1 Dünyanın Güneş'ten uzaklığı/Earth's distance from sun = 149600000000 metre/meter [m]

1 Güneş yarıçapı/Sun's radius = 696000000 metre/meter [m] )


- METRIC SYSTEM[İng.] ile/değil/yerine/= METRİK DİZGE


- SYSTÈME MÉTRIQUE[Fr.] / METRISCHES SYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= METRİK SİSTEM


- METRİK ile METRİK SİSTEM


- METROBÜSLERDE:
BULAŞIM değil/yerine ULAŞIM


- METROLOJİ ile ÖLÇÜMBİLİM

( Ölçüm bilimi. )


- METRÛK ile/||/<> MÜNHEDİM

( Terk edilmiş. İLE/||/<> Yıkılan/yıkık, çöken.[binalar için] )


- MEVDUAT[Ar.] değil/yerine/= YATIRIM

( Belirli bir süre sonunda ya da istenildiğinde geri alınmak üzere, bankalara yatırılan para. )


- MEVHÛM[Ar. < VEHM] ile MEVHÛN[Ar.]

( Aslı yokken, zihinde kurulmuş olan, kuruntuya dayanan, vehm olunmuş. İLE Arık, zayıf kişi. )


- DEVİR/DEVRE[Ar. < DEVR]/MEVKUT[Ar.]/PERİYOD/İK[Fr., İng. PERIOD] değil/yerine/= DÖNEM/SEL / DÖNEY / ÇEVRİM / GEÇİSÜRE / SÜRELİ

( ... DEĞİL/YERİNE/= Sürekli ve düzenli değişme, devir. | Bir elektrik akımının, iletken üzerinde aldığı yol, devre. )


- MEVSİM[Ar.] ile/ve/||/<> FASL[Ar.]

( Yılın dört bölümünden her biri. | Bir şeyin belirli zamanı. İLE/VE/||/<> Ayrıntı, ayırma, ayrılma. | Kesme, kesinti, bölüm. | Sonuçlandırma, halletme. | Aleyhte bulunma, birini çekiştirme. | Bir kitabın ya da tiyatro oyununun başlıca bölümlerinden her biri. | Sözcükler, düzenlemeler, tümceler arasında bağlantı edatı bulunmadan yazı yazma yöntemi. | Bir defada çalınan peşrev, şarkı vb. | Dört mevsimden biri. | Bir bestekârın, aynı makamdan bestelediği iki beste ile iki semai. | Türk müziğinde klasik bir konser programı. | İki yüzeyin birleşmesinden oluşan çizgi. | Eklem, gövdenin oynak yerleri. )


- MEVSİM/SEZON[Fr., İng. < SEASON] değil/yerine/= YILYÜZÜ/SÜREM


- MEYNSTRİM[İng. < MAINSTREAM] değil/yerine/= ANA AKIM


- MEZAR ile/değil MAKAM


- MEZENKİM/MESENCHYMA[İng.] değil/yerine/= DESTEK BAĞ DOKUSU


- MESIC ATOM[İng.] / ATOME MESIC[Fr.] ile/değil/yerine/= MEZİK ATOM


- MEZO BİLEŞİK ile/||/<> RASEMİK KARIŞIM

( Mezo optikçe inaktif tek molekül, rasemik eşit karışımdır )

( Formül: Simetrik İLE 50:50 )


- MEZODERM değil/yerine/= ORTA DERİ

( Dış deri ile iç deri arasındaki göze katmanı. )


- MESOMORPHISM[İng.] ile/değil/yerine/= MEZOMORFİZM


- MESONENATOM[Alm.] ile/değil/yerine/= MEZONİK ATOM


- MEZOZOM ile MİTOKONDRİ

( Bazı bakterilerde göze zarının içe doğru kıvrılarak oluşturduğu yapı olup gözesel solunum ve bölünmede görev alır. İLE Ökaryotik gözelerde enerji üretimini sağlayan organel. )


- MHD ile/||/<> KİNETİK KURAM

( MHD akışkan yaklaşımı, kinetik parçacık dağılım fonksiyonu. )

( Formül: Makro İLE mikro )


- MHRS/CENTRAL HOSPITAL APPOİNTMENT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= MERKEZİ HASTANE RANDEVU DÜZENİ


- MİHCEM[Ar. çoğ. MEHÂCİM] ile MİHCEN[Ar.]

( Çekip emmeye yarayan örgen ya da âlet. | Hacamat şişesi. İLE Çomak. )


- MİKA ile CAM

( MICA vs. GLASS )


- MİKA ile MİKAP ile MİKALI ile MİKAŞİST ile MİKALI CAM


- MIKNATIS ile SARIM

( ... İLE Sarma eylemi. | Bir şeyi, bir kez saracak miktar. | Elektromıknatıslarda, makara biçiminde sarılan iletken telin, her bir halkası. )


- MAGNETIZING CURRENT[İng.] / MAGNETISIERENDER STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= MIKNATISLAMA AKIMI


- COURANT MAGNÉTISANT[Fr.] ile/değil/yerine/= MIKNATISLAYICI AKIM


- DEPERM[İng.] / ENTMAGNETISIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= MIKNATISLIK GİDERME


- MAGNETISM[İng.] / MAGNÉTISME[Fr.] / MAGNETISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= MIKNATISLIK/MANYETİZMA


- MİKOLOJİ[Fr.] değil/yerine/= MANTARBİLİM


- MİKRO EVRİM ile MAKRO EVRİM

( Küçük ölçekli genetik değişiklikler. İLE Türlerin büyük ölçekli evrimsel değişimleri. )


- MİKROBİYOLOJİ değil/yerine/= KÜÇÜDİRİMBİLİM


- MİKROBİYOM ile/||/<> MİKROBİOTA

( Mikrobiyom tüm mikroorganizma genleriyken İLE mikrobiota sadece mikroorganizmaların kendisidir )

( Formül: Metagenomik )


- MİKROBİYOTA ile/||/<> MİKROBİYOM

( Mikrobiyota bir bölgedeki mikroorganizmaların kendisi İLE mikrobiyom bu mikroorganizmaların tüm genetik materyali ve etkileşimleridir. Mikrobiyota canlı organizmalar İLE mikrobiyom genetik bilgi ve fonksiyonel kapasitedir. )

( Joshua Lederberg tarafından 2001 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1925-2008) (Ülke: ABD) (Alan: Genetik, Mikrobiyoloji) (Önemli katkıları: Bakteriyel genetik, "mikrobiyom" terimini kullandı, Nobel Ödülü sahibi) )


- MİKROBİYOTA ile/ve/||/<> MİKROBİYOM ile/ve/||/<> METAGENOM

( Mikropların[bakteri, arke, virüs, mantar] kimliği. İLE/VE||/<> Mikropların genetiği. İLE/VE||/<> ... )

( Bir organizmanın belirli bir bölgesinde ve bir arada yaşayan mikroorganizmalar topluluğu. İLE/VE||/<> Mikrobiyotada yer alan mikroorganizmaların genomlarının tümü. Mikrobiyotanın genetik nesnesi. İLE/VE||/<> Mikrobiyotayı oluşturan mikroorganizmaların DNA'larını birarada dizileyen deneysel yaklaşım. )

( )


- MİKROEVRİM ile/||/<> MAKROEVRİM

( Mikroevrim tür içi İLE makroevrim tür üstü değişimdir )

( Formül: Popülasyon İLE tür oluşumu )


- MICROCANONICAL HYPOTHESIS[İng.] / HYPOTHÈSE MICROCANONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= MİKROKANONİK VARSAYIM


- MICROORGANISM[İng.] ile/değil/yerine/= MİKROORGANİZMA


- MİKROSPOR ile MİKROSPORANGİUM

( Bitkilerde erkek gametofitleri oluşturan spor türü. İLE Mikrosporları üreten yapı. )


- MÎLÂDÎ TAKVİM(EFRENCÎ/GREGORYEN TAKVİM) ile/ve CELÂLÎ TAKVİMİ ile/ve HİCRÎ TAKVİM ile/ve RÛMÎ TAKVİM ile/ve MUSEVÎ TAKVİMİ

(

Here is an interesting historical fact. Just have a look at the calendar for the month of September 1752.

Go to Google type "September 1752 calendar" & see for yourself.

You will notice, 11 days are simply missing from the month. Here's the explanation: This was the month during which England shifted from the Roman Julian Calendar to the Gregorian Calendar.

A Julian year was 11 days longer than a Gregorian year. So, the King of England ordered 11 days to be wiped off the face of that particular month.

So, the workers worked for 11 days less that month, but got paid for the whole month. That's how the concept of "paid leave" was born. Hail the King!!!

In the Roman Julian Calendar, April used to be the first month of the year; but the Gregorian Calendar observed January as the first month. Even after shifting to the Gregorian Calendar, many people refused to give up old traditions and continued celebrating 1st April as the New Year's Day. When simple orders didn't work, the King finally issued a royal dictum; which stated that those who celebrated 1st April as the new year's day would be labelled as fools. From then on, 1st April became April Fool's Day.

History is really interesting! )


- MİLADİ ile MİLADİ TARİH ile MİLADİ TAKVİM


- MILLIGRAM[İng.] / MILLIGRAM[Fr.] / MILLIGRAMM[Alm.] ile/değil/yerine/= MİLİGRAM


- MİLİM ile/değil MİL


- MİLİM ile MİLİM MİLİM ile MİLİMİ MİLİMİNE


- MİLİTARİZM değil/yerine/= ORDUCULUK/SÜERCİLİK


- MİLLİLEŞMEK ile MİLLİLEŞTİRMEK ile MİLLİLEŞTİRİLMEK ile MİLLİ/LİK ile MİLLİCİ/LİK ile MİLLİ DİL ile MİLLİ MARŞ ile MİLLİ PARK ile MİLLİ DEĞER ile MİLLİ GELİR ile MİLLİ İRADE ile MİLLİ MİSAK ile MİLLİ TAKIM ile MİLLİ EĞİTİM ile MİLLİ KİMLİK ile MİLLİ VARLIK ile MİLLİ EKONOMİ ile MİLLİ HÜVİYET ile MİLLİ İKTİSAT ile MİLLİ MÜDAFAA ile MİLLİ SAVUNMA ile MİLLİ GÜVENLİK ile MİLLİ MÜCADELE


- MILYÖ/MILLİEU[İng.] değil/yerine/= ORTAM


- PARTS PER MILLION[İng.] ile/değil/yerine/= MİLYONDA KISIM, PPM


- MİM[Ar.] ile MİM[Lat. < Yun.]

( Arap abecesinde, m harfinin adı. | Ebced hesabında, karşılığı 40 olan harf. | Bir bir yazının altına konulan im. İLE Eski Yunan ve Roma'da, yaşamı, töreleri taklit amacı güden komedi türü. | Bir oyuncunun, herhangi bir davranış ya da duyguyu, yüz ve gövde devinimleriyle anlattığı komedi türü. | Bu türü gerçekleştiren sanatçı. )


- MİM ile/ve VÜCÛD

( Vücûd mim'le bilinir ve MEVCÛD olur. )


- MİMAR ve/ TERİM ve/ KURUM ve/ TEKKE/TARİKÂT


- MİMARLIKTA:
TASARIM ile/ve/||/<> MİMARLIK KURAMI ile/ve/||/<> MİMARLIK TARİHİ ile/ve/||/<> TEKNOLOJİ ile/ve/||/<> TOPLUMSAL VE EKİNSEL ÇALIŞMALAR

( )

( )

( Fiziksel İnşâdan, Metinsel İnşâya: Türkiye'de, Mimarlık Tarihi ve Tarihçiliğinin Serüveni / From Physical Construction to Textual Construction: History and the Historiography of Architecture in Turkey - [Halil İbrahim Düzenli] yazısını okumak için burayı tıklayınız... )

( )

( )


- MİMİK değil/yerine/= YÜZİM


- min.[Lat. < MINIMUM] değil/yerine/= EN AZ, EN KÜÇÜK, EN DÜŞÜK


- MİNARE ile/||/<> ALEM

( Camilerde ezanın okunmasına mahsus kuleler. Genellikle birkaç basamakla yükselir bir mimari öğe. Kapı, basamak, balkon kondukları, köşk ve külah (taç) bölümleri bulunur. Ağaç ya da taştan olabilir. Çok basitlerinden çok bezemelilerine kadar değişik türlerine rastlanır. İLE/||/<> Yapıların kubbe ve külah gibi yerlerinin tepesinde, sancaklarda çoğunlukla bulunan, maden ya da taş işçiliği ile yapılan, bir çeşit tepelik. )


- MİN-EL-EVVEL[Ar.] ile MİN-EL-EZEL[Ar.] ile MİN-EL-KADÎM[Ar.]

( Önceden/öteden beri. İLE Ezelden[öncesiz önce] beri. İLE Eskiden beri, çok önceden. )


- MİNERALOJİ ile MİNERALBİLİM

( Maden bilimi. )


- MİNİMAL GENOM İLE SENTETİK GENOM İLE XENOBİYOLOJİ ile/||/<> YAPAY YAŞAM

( Laboratuvarda yaratılan yaşam formları. )

( Formül: JCVI-syn3.0 (531kb) )


- MINIMUM[İng.] değil/yerine/= EN AZ, EN DÜŞÜK


- MİNİMUM[Lat.] vs. MAKSİMUM/MAXIMUM[Lat.]

( Bir şey için gerekli en küçük derece, nicelik. | Değişebilen bir niceliğin, varabileceği en küçük olan sınır. İLE Bir şey için gerekli, en büyük derece, nicelik. | Değişebilen bir niceliğin, varabileceği en yüksek olan sınır. )


- MINKOWSKI SPACE[İng.] / ESPACE DE MINKOWSKI[Fr.] / MINKOWSKI-RAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= MİNKOWSKİ UZAYI


- MİNVAL[Ar.] değil/yerine/= BİÇİM/YOL | BAĞLAM


- MİRÂC ve/=/||/<> TÂLİM


- MİRAS:
MADDE[YAPI] değil/yerine/>< İLİM


- MİRAS ile İZDÜŞÜM

( INHERITANCE vs. PROJECTION )


- MİRKELÂM[Fars. (AMİR, BAŞ, BEY)MÎR-İ KELÂM] ile ...

( KONUŞMAYI/SÖZÜ/SOHBETİ BAŞLATAN, BAŞLATACAK OLAN, BAŞLATMASI BEKLENEN | GÜZEL, DÜZGÜN, ZARİF KONUŞAN )


- MIS/MANAGEMENT INFORMATION SYSTEM[İng.] değil/yerine/= YÖNETİM BİLGİ DÜZENİ


- MİSAFİR ile/ve/<>/değil/>< MUKÎM[< KIYÂM]

( 72 saat boyunca ağırlanan kişi. İLE/VE/<>/DEĞİL/>< Oturan, ikâmet eden. | 72 saatten daha uzun süre kalan misafir/kişi. )


- MİSÂL ile/>< SÂLİM

( İlk yazacı illet yazaçlarından biri olan sözcük. İLE/>< İçinde illet yazaçlarından [elif, vav, y e] biri bulunmayan sözcük. )


- MASK[İng.] / MOSCHUS, BISAM[Alm.] ile/değil/yerine/= MİSK OTU


- MİSTİİZİM değil MİSTİSİZM


- MİSTİSİZM ile/ve DOĞALLIK


- MİSTİSİZM değil/yerine/= GİZEMCİLİK


- MİSTİSİZM ile/ve HALK KÜLTÜRÜ


- MİSTİSİZM ile MİTOLOJİ


- MİSTİSİZM ve ŞİİR ve SANAT


- MİSTİSİZM ile SUFİZM


- MİT ile/ve/<> PUT/TOTEM

( Doğru düşünmeyi engeller. İLE/VE/<> Doğru inancı engeller. )


- MİTOKONDRİYAL SOLUNUM ile GÖZESEL SOLUNUM

( Mitokondrilerde gerçekleşen ve besinlerden enerji üretilen bir süreç. İLE Tüm canlı gözelerinde gerçekleşen ve besinlerden enerji üretilen genel bir süreç. )


- MİTOLOJİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/> DİN ile/ve/değil/yerine/||/<>/> FELSEFE ile/ve/değil/yerine/||/<>/> BİLİM ile/ve/değil/yerine/||/<>/> "GERÇEK ÖTESİ/POST TRUTH"

( [yerini ...]
Din aldı. @@ Felsefe aldı. @@ Bilim aldı. @@ "Gerçek ötesi" aldı. @@ ... )


- MİTOLOJİ ve HERMETİZM


- MİTOZ[İng. MITOSIS] ile/||/<> ANAFAZ[İng. ANAPHASE] ile/||/<> METAFAZ[İng. METAPHASE] ile/||/<> MOKAİSİZM[İng. MOSAICISM] ile/||/<> SOMATİK HÜCRE (VÜCUT HÜCRESİ)[İng. SOMATIC CELL]

( Ökaryot gözelerin tipik çekirdek bölünmesi. Kopyalanarak sayısı iki katına çıkmış olan kromozomlar profaz, metafaz, anafaz ve telofaz safhalarını geçirdikten sonra bölünerek diploit sayıda kromozom kapsayan iki oğul çekirdeğe ayırılır. @@ Hayvan ya da bitki gözelerinin bölünme evresi. Bu evrede iğ iplikleri kardeş kromatitlerin kinetokor bölgelerine tutunur, kardeş kromatitler gözenin zıt kutuplarına doğru hareket etmeye başlar. Bu evre mitozun en kısa evresidir ve genellikle birkaç dakika sürer. @@ Hem mitoz, hem mayoz bölünmede görülen bir evredir. Bu evrede kromozomlar gözenin metafaz düzleminde toplanırlar. Profaz evresinde oluşan mikrotübüllerk inetekorlara tutunurlar. @@ Tek bir zigottan gelen, mitoz sırasında genetik materyalin yanlış dağıtılması ya da deneysel manüpilasyon nedeniyle farklı genotiplerdeki iki ya da daha fazla göze populasyonunun bir organizmada bulunması durumu. @@ Vücuttaki üreme ile direkt ilgisi olmayan gözeler. Bitki ve hayvan gözelerinde çoğu göze somatik göze. Mitoz ile ürerler ve diploit sayıda kromozomları vardır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- MIXTURE :/yerine KARIŞIM


- MİYOKARD[İng. MYOCARDIUM] ile/||/<> KARDİYAK ARREST[İng. CARDIAC ARREST] ile/||/<> KARDİYOLOJİ[İng. CARDIOLOGY] ile/||/<> MİYOKARD İNFARKTÜSÜ[İng. MYOCARDIAL INFARCTION] ile/||/<> MİYOKARDİT[İng. MYOCARDITIS]

( Omurgalılarda yalnızca kalpte bulunan üç ana kas türünden biridir. Kalp kası olarak da bilinir. Miyokard yani kalp kası, sarkomer olarak bilinen kontraktil birimlere sahip olması bakımından başka bir ana kas türü olan iskelet kasına benzer; ancak kalp kasının bu özelliği onu üçüncü kas tipi olan düz kastan ayırır. Kalp kasının ritmik bir biçimde kasılması, kalbin kalp pili görevi gören sinoatriyal düğümü tarafından düzenlenir. @@ Kardiyak arrest ya da yaygın adıyla kalp durması, kalbin kan pompalama işlevini yerine getirememesidir. Daha ayrıntılı olarak kardiyak arrest miyokardın sistol ve diastol işlemlerini yerine getirememesi olarak tanımlanır. Tıpta kardiyak arrestin beklenmediği durumlarda gerçekleşmesi ise akut kardiyak arrest (İng: "Sudden Cardiac Arrest") olarak isimlendirilir. Miyokard yani kalp kası sistol (kasılma) ve diastol (gevşeme) işlemlerini yerine getiremediği için kalp işlevini yitirir. Kalbin işlevini yitirmesi durumunda organlara kan pompalanamaz. Kardiyak arrest geçiren bir hastanın kalp ritmini geri getirmek için hastaya kardiyopulmoner resüsitasyon yani kalp masajı ve defibrilasyon uygulanır. @@ Kardiyoloji, kalp ve dolaşım sistemi hastalıklarını inceleyen bilim dalıdır. Öncelerinde iç hastalıkları (dâhiliye) bölümünün alt dalı olan kardiyoloji, günümüzde ayrı bir anabilim dalıdır. Bu alanda uzmanlaşmış doktorlara kardiyolog adı verilir. Kardiyoloji biliminin incelediği ve tedavi etmek için çalıştığı hastalıklardan bazılarını; koroner arter hastalığı, kalp ritim bozuklukları, inflamatuar kalp hastalığı, kalp yetmezliği, perikardit, miyokardit, trisküspit stenozu, aort yetmezliği ve miyokart enfarktüsü biçiminde sıralayabiliriz. Ekokardiyografi, elektrokardiyografi, kardiyak kateterizasyon ve miyokart perfüzyon sintigrafisi gibi teşhis yöntemleri kardiyovasküler hastalıkların tanısında kullanılır. @@ Miyokard infarktüsü ya da yaygın adıyla kalp krizi, kalbe kan akışının azalması ya da engellenmesi sonucunda gelişen, ölümle sonuçlanabilecek patolojik durumdur. Tüm organlar gibi kalbin de düzgün çalışabilmesi için oksijen ve besin kaynağına ihtiyacı vardır. Koroner arterler olarak bilinen kan damarları kalp kasının (miyokardın) yüzeyinde bulunur, ve kalbe oksijenli kan sağlar. İşte bu koroner arterlerden biri tıkandığında ve kalbe kan akışı sağlanamadığında kalp krizi meydana gelir. @@ Çeşitli sebeplerden ötürü miyokardın iltihaplanmasıdır. Miyokard ya da kalp kası, kalbin büyük bir bölümünü oluşturmaktadır. Kalp kası da diğer kaslar gibi iltihaplanabilir. Kalp kası iltihabı belirtileri hemen görülmeyebilir. İlk başlarda belirtiler diğer hastalıklara benzeyebilir. Genelde belirtiler grip ve zatürre gibi hastalıklara benzer. Kalp kası iltihabının belirtilerinden bazılarını şu biçimde sıralamak mümkündür:

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- MİYOM ile POLİP

( Rahimdeki iyi huylu ur/lar. İLE Sindirim kanalı boşluğu içinde görülen iyi huylu doku kabarıklığı. )

( Her dört kadından birinde bulunmaktadır. [Dünyada, en çok 45 kg.'ya kadar olanı da görülmüştür.] İLE Bazı hallerde kansere dönüşebilir. Kalınbağırsakta daha sık olur. [Teşhis ve tedavisi endoskopi yöntemiyle yapılan, çıkarılarak kanserleşme tehlikesi önlenen polipler, tüm sindirim kanalı boyunca, en çok bağırsaklarda rastlanan lezyonlar olarak kabul edilir.] )

( Rahimde, her ay oluşabilen ve fakat atılan, 2 cm.lik, olağan fizyolojik kistlerden korkulmaması gerekmektedir. İLE ... )


- MİZAN ile/ve USÛL/YÖNTEM


- MKS SYSTEM[İng.] ile/değil/yerine/= MKS DİZGESİ


- MKS-SYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= MKS SİSTEMİ


- MM-HMM :/yerine HI HI (ONAYLAMA)


- MMS/MODEL MANAGEMENT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= MODEL YÖNETIM SİSTEMİ


- MODA[İt.] ile AKIM


- MODA[İt.] ile/ve/değil DÖNEM


- MODEL ile/||/<> BİYOKÜLTÜREL EVRİM[İng. BIOCULTURAL EVOLUTION] ile/||/<> CİNSEL YAMYAMLIK[İng. SEXUAL CANNIBALISM] ile/||/<> DAİSYWORLD MODELİ[İng. DAISYWORLD MODEL] ile/||/<> ESCHERİCHİA COLİ

( Gerçek sistemlerin soyut ve basitleştirilmiş hali. @@ Doğal seçilimin etkilerinin kültürel buluşlardan etkilendiğini söyleyen insan evrimi modeli. Kültür biyolojik olmayan adaptasyonlar sayesinde çevresel stresi azaltabilir ve evrime yön verebilir. Bu durumda potansiyel olarak strese karşı evrimleşmeyi azaltır. @@ Bir canlının çiftleşme sırasında, öncesinde ya da sonrasında partnerini yemesi davranışı. Genelde dişi örümceğimsilerde görülür. Farklı canlılarda evrimsel süreçte birbirinden bağımsız olarak ortaya çıktığı düşünülmektedir. Bu sebeple açıklanması için farklı modeller geliştirilmiştir. @@ Lovelock, sıcaklığın düzenlenmesi için biyosferin kasti eyleminin gerekli olmadığını eleştirmenlerine ispatlamak için Daisyworld modelini geliştirdi; bunun yerine doğal seçilimin işlemesinin sıcaklık düzenleme görevini yerine getirmek için yeterli olduğunu söyledi. @@ Genomu tamamiyle dizilmiş bir gram negatif bakteri. Prokaryotların incelenmesi için model organizmalardır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- MODEL ile KURAM

( MODEL vs. THEORY )


- MODEL vs./and PARADIGM


- MODEM[İng.] değil/yerine/= ÇEVİRGE


- MODEM[İng.] değil/yerine/= ÇEVİRGE


- MODEM[İng.] / MODEM[Fr.] / MODEM[Alm.] ile/değil/yerine/= MODEM


- MODERN BİLİM ile/ve/değil/yerine ÇAĞDAŞ BİLİM


- MODERN BİLİM ile/ve/değil YENİ DOĞA FELSEFESİ

( COLINGWOOD'un DOĞA TASARIMI adlı kitabını da okumanızı salık veririz. )


- MODERN DÜŞÜNÜŞ/ANLAYIŞ/YAKLAŞIM ile/ve/değil/yerine/> POSTMODERN DÜŞÜNÜŞ/ANLAYIŞ/YAKLAŞIM

( "Ya, ya da" ilkesiyle/yaklaşımıyla. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/> "Hem, hem de ve Ne, ne de" ilkesiyle/yaklaşımıyla. )


- MODERNİZM ile BATI'LILAŞMA


- MODERNİZM ile/ve/değil MODERNİTE

( Modernitedeki çelişkilerin billurlaştırılması. İLE/VE/DEĞİL Modernizmi forma sokmak. )

( Kayıp. İLE/VE/DEĞİL Kazanç/kazanım. )

( Fransız protestanlığını anlamadan Modernizm'i anlamak olanaksızdır. )

( "Konuşmaları". İLE/VE/DEĞİL Kazanımları. )


- MODERNLEŞMEDE:
KENTLEŞME ile/ve/||/<>/> ÖĞRENİM/EĞİTİM ile/ve/||/<>/> KİTLE İLETİŞİMİ ile/ve/||/<>/> SEÇİM DÜZENİ


- MODERNLEŞMEK ile MODERNLEŞTİRMEK ile MODERNLEŞEBİLMEK ile MODERN/LİK ile MODERNİST ile MODERNİZM ile MODERN MANTIK ile MODERN MOBİLYA


- MODÜL/MODULE[İng.] değil/yerine/= BİRİM


- MODULAR FORM ile/||/<> ELLİPTİC FUNCTİON

( Modular özel dönüşüm kuralı, elliptic çifte periyodik. )

( Formül: Transformation İLE periodicity )


- MODÜLASYON değil/yerine/= KİPLEME/KİPLENİM


- MODÜLER FORM ile/||/<> OTO-MORFİK FORM

( Modüler form belirli dönüşüm grubu altında değişmeyen fonksiyonken İLE oto-morfik form daha genel grup etkisi altında değişmezdir )

( Formül: f(az+b/cz+d) )


- MODÜLER SİSTEM değil/yerine/= PARÇALI DÜZEN/EK


- MODUS PONENS İLE MODUS TOLLENS İLE SİLOJİZM ile/||/<> ÇIKARIM KURALLARI

( Mantıksal çıkarım yöntemleri. )

( Formül: p→q İLE p ⊢ q )


- MOLAR VOLUME[İng.] / VOLUME MOLAIRE[Fr.] / MOLVOLUMEN[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLAR HACİM


- MOLEKÜL OLUŞUMUNDA:
İKİ ATOM değil ÜÇ ATOM


- MOLEKÜL ile/ve/||/<>/< ELEKTRON ile/ve/||/<>/< ATOM ile/ve/||/<>/< ÇEKİRDEK ile/ve/||/<>/< PROTON - NÖTRON ile/ve/||/<>/< QUARK ile/ve/||/<>/< PLANCK ile/ve/||/<>/< [HIGGS BOZONU?]

( 10üzeri-9 m. İLE/VE/||/<>/< 10üzeri-18 m. İLE/VE/||/<>/< 10üzeri-10 m. İLE/VE/||/<>/< 10üzeri-15 / 10üzeri-14 m. İLE/VE/||/<>/< 10üzeri-15 m. İLE/VE/||/<>/< 10üzeri-19 m. İLE/VE/||/<>/< 10üzeri-43 m. İLE/VE/||/<>/< ??? )


- MOLECULAR ATTRACTION[İng.] / ATTRACTION DE MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKULARANZZIEHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER ÇEKİM


- MOLECULAR BEAM[İng.] / FAISCEAU MOLÉCULAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER DEMET


- MOLECULAR DIAMAGNETISM[İng.] / DIAMAGNÉTISME MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKULARER DIAMAGNETISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER DİYAMANYETİZMA


- MOLECULAR SPECTRUM[İng.] / SPECTRE MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKULARES SPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER TAYF/SPEKTRUM


- MOLEKULARE DIFFUSION[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER YAYINIM


- MOLEKÜLLERDE:
TİTREŞİM ile/ve/||/<> ÖTELEME ile/ve/||/<> DÖNME


- GRAM MOLE[İng.] ile/değil/yerine/= MOLGRAM


- MOLYBDENUM[İng.] / MOLYBDÉNUM[Fr.] / MOLYBDÄNUM[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLİBDEN


- MOLLIER DIAGRAM[İng.] / DIAGRAMME DE MOLLIER[Fr.] / MOLLIER-DIAGRAMM[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLLİER ÇİZGESİ/DİYAGRAMI


- MOM :/yerine ANNE


- MOMENTUM ile/ve/||/<> AÇISAL MOMENTUM


- MOMENTUM ile/||/<> AÇISAL MOMENTUM[İng. ANGULAR MOMENTUM]

( Hareket eden kütlenin ölçümüdür. Bir nesnenin momentumu, kütlesinin ve hızının çarpımına eşittir. Vektörel bir büyüklüktür ve Uluslararası Birim Sistemi'nde (SI) birimi kg⋅ms\frac{kg\cdot{m}}s s kg⋅m ​ 'dir. Kalın "p" harfi ile gösterilir. İsmi, Latincede "hareket etmek, ettirmek" anlamına gelen "movere" fiilinden gelmektedir. @@ Herhangi bir cismin dönüş hareketine devam etme isteğidir. Hareket eden bir nesnenin momentuma sahip olduğu söylenir. Bu nesne dönerken, terim açısal momentum halini alır ve bu hareket, başka bir kuvvet uygulanmadığı sürece hızını değiştirmez.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- MOMENTUM ile/||/<> İMPULS

( Momentum hareket miktarı, impuls momentum değişimidir )

( Formül: p=mv İLE J=FΔt=Δp )


- MOMENTUM = m x v


- VEZNİYET[Osm.] / ÉLAN[Fr.] / BEWEGUNGSGRÖSSE, IMPULS[Alm.] ile/değil/yerine/= MOMENTUM


- MONARŞİ ile/değil/yerine/||/> BAŞKANLIK ile/değil/yerine/||/> PARLAMENTARİZM

( MONARCHY vs./but/||/> PRESIDENCY vs./but/||/> PARLIAMENTARISM )


- MONARŞİ ile MONARŞİST ile MONARŞİZM


- MONAT ile MONATÇI/LIK ile MONADİST ile MONADİZM


- MONİZM:
MATERYALİZM ile/<> İDEALİZM ile/<> TARAFSIZ MONİZM


- MONİZM > DUALİTE > TESLİS > TEVHİD


- MONO MORFİZM ile POLİ MORFİZM

( Bir toplulukta bir genin tek bir aleli bulunması. İLE Bir toplulukta bir genin birden fazla aleli bulunması. )


- MONOFOBİ[İng. MONOPHOBIA] ile/||/<> MONOHİBRİT ÇAPRAZLAMA[İng. MONOHYBRID CROSS] ile/||/<> MONOSPESİFİK[İng. MONOSPECIFIC] ile/||/<> MONOTREM ile/||/<> MONOZOMİ[İng. MONOSOMY]

( Yalnız kalma korkusu olarak bilinen, Yunancada "bir" anlamına gelen μονόφωνος ("mŏnŏ") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim. @@ Bir genetik özelliğin farklı alel çiftlerini taşıyan bireylerin kendi arasında çaprazlanması. Örneğin heterozigot sarı ve yeşil tohum rengi aleline sahip iki bezelye bitkisi çaprazlandığında oluşacak yavruların 3/4'ü sarı, 1/4'ü ise yeşil tohum rengine sahip olacaktır. @@ Sadece bir antijenle tepkimeye giren antikor. @@ Oldukça değişik hayvanlardır ve sadece iki tip monotrem vardır; ekidna ve ornitorenk. Sıcak kanlıdırlar, kılları vardır ve memeliler gibi yavrularını sütle beslerler. Onları değişik kılan yavruları doğurmak yerine yumurtlarlar. Memeliler'in sürüngenlerden evrimleştiğinin en net, yaşayan kanıtlarıdırlar. @@ Diploit organizmanın tek bir kromozom kaybetmesi durumu.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- MONOGAM ile MONOGAMİ


- MONOCLINIC SYSTEM[İng.] / SYSTÈME MONOCLINIQ[Fr.] / MONOKLINES KRISTALL SYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= MONOKLİNİK SİSTEM


- MONOMORPHISM[İng.] değil/yerine/= TEK BİÇİMCİLİK

( İlk olarak modern jeolojinin babası olarak bilinen James Hutton tarafından ileri sürülen, günümüzde bir doğa yasası olarak kabul gören, günümüzdeki süreçlerin benzerlerinin geçmişte de işlediği ve gelecekte de işleyeceği varsayımına dayanan görüştür.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- MONOTERAPİ/MONOTHERAPY[İng.] değil/yerine/= TEKLİ SAĞALTIM


- MONOTREM ile/||/<> THERİA

( Monotrem yumurta bırakan İLE theria canlı doğuran. )

( Formül: Egg-laying İLE live birth )


- MOR ile GÖĞEM

( ... İLE Yeşile çalar mor. )


- MORAL ile MORALİST ile MORALİZM ile MORAL EĞİTİMİ ile MORAL ÇÖKÜNTÜSÜ ile MORAL EĞİTİM MERKEZİ


- MORATORYUM[Fr. < Lat.] değil/yerine/= BORÇ ERTELEME


- MORFEM[Fr. < MORPHÈME] değil/yerine/= BİÇİMBİRİM


- MORFOLOJİ[İng. MORPHOLOGY] ile/||/<> ÇEVRE TAKİBİ[İng. ENVIRONMENTAL MONITORING] ile/||/<> DİNAMİK DENGE[İng. DYNAMIC EQUILIBRIUM] ile/||/<> IRAKSAK EVRİM[İng. DIVERGENT EVOLUTION] ile/||/<> JEOMORFOLOJİ[İng. GEOMORPHOLOGY]

( Canlıların fiziksel görünüşlerini inceleyen bilim dalı. Genel olarak, bu görünüşlerin toplamını ifade etmek için de kullanılır. Anatomi ile yakından ilişkilidir; ancak morfoloji daha kapsamlıdır. @@ Kısa sürede oluşan değişimlerin, uzun vadede belirli bir ortalama değer etrafında çeşitlilik göstermesine neden olan morfolojik evrimdir. Dinamik denge olarak da bilinir. @@ Kısa dönemde birçok değişiklik olmasına karşın, uzun dönemde pek fazla morfolojik değişimin gözlenmediği durumlardır. Net evrimsel değişimin az olduğu durumlar için kullanılır. @@ Başlangıçta benzer olan soylar arasındaki morfolojik farklılığın artmasına neden olan bir tür evrimsel değişim. @@ Yeryüzü şekillerinin özelliklerini, oluşumlarını ve kökenlerini inceleyen bilim dalıdır. Jeomorfoloji sözcüğü Yunancada yer anlamına gelen "Geo", şekil anlamına gelen "Morph" ve bilim anlamına gelen "Logos" sözcüklerinin birleşiminden oluşmuştur. Günümüzde jeomorfoloji alanında yapılan bilimsel çalışmalar yeryüzü şekillerinin kökenleriyle ilgilidir. Bu tür çalışmalar, karasal yüzeyin birincil kabartma öğelerini şekillendiren ve değiştiren kuvvetlere odaklanır. Bu kuvvetler, tektonik aktiviteyi ve yüzeysel yer hareketlerini (örneğin, toprak kaymaları ve kaya düşmeleri) içerir. Ayrıca rüzgâr, buzul buzu ve akarsular tarafından oluşturulan kaya döküntülerinin ayrışması, erozyonu ve birikmesi de bu kuvvetlere örnek olabilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ULTRAVIOLET RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT ULTRAVIOLET[Fr.] / ULTRAVIOLETTSTRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= MORÖTESİ IŞINIM


- ULTRAVIOLET SPECTRUM[İng.] / SPECTRE ULTRAVIOLET[Fr.] / ULTRAVIOLETTSPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= MORÖTESİ TAYF/SPEKTRUM


- MORPHOLOGY[İng.] değil/yerine/= ŞEKİLBİLİM

( Canlıların fiziksel görünüşlerini inceleyen bilim dalıdır. Genel olarak, bu görünüşlerin toplamını ifade etmek için de kullanılır. Anatomi ile yakından ilişkilidir ancak morfoloji daha kapsamlıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- MORTALITE/MORTALITY[İng.] değil/yerine/= ÖLÜM


- MÖSSBAUER SPECTRUM[İng.] / SPECTRE MÖSSBAUER[Fr.] / MÖSSBAUER-SPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= MÖSSBAUER TAYFI/SPEKTRUMU


- MOTIVATION[İng., Fr., Alm.] değil/yerine/= GÜDÜLENİM


- MOVIE :/yerine FİLM


- MOZAİK[Fr. < MOSAIQUE] ile/değil/yerine BAĞDAŞTIRIM


- MUAF[Ar.] ile/ve/<> MASUM[Ar.]


- MUALLİM[Ar. < İLM] değil/yerine/= ÖĞRETMEN

( Tâlim eden, öğreten, öğretmen, hoca. )


- MU'ÂRAZA[Ar.] ile İLZÂM[Ar.]


- MUAZZAM[Ar.] değil/yerine/= KOCAMAN/KOSKOCA/KOSKOCAMAN


- MUAZZAM ve/<> MUNTAZAM


- MÜBAŞERET[Ar.] değil/yerine/= GİRİŞİM

( Bir işe başlama. )


- MÜBTESİM[< TEBESSÜM] ile GÜLÜMSEYEN, TEBESSÜM EDEN


- MÜCESSEM[Ar.] değil/yerine/= BELİRMİŞ OLAN

( Nesne/cisim/madde durumunda olan. | Somut bir varolanda, tam olarak belirmiş olan. )


- MUCİZE değil/yerine KALB-İ SELÎM


- MÜCRİM[Ar.] değil/yerine/= SUÇLU


- MÜDAHALE değil/yerine/= ELATIM


- MÜDÂM[< DEVÂM] değil/yerine/= DEVÂM EDEN, SÜREN, SÜREKLİ | ARASI KESİLMEYEN


- MÜDÂVEME[Ar. < DEVÂM] ile MÜDÂVİM/E[Ar. < DEVÂM]

( Devam etme, bir yere her zaman gidip gelme. | Bir iş üzerinde aralıksız çalışma. İLE Devam eden, bir iş üzerinde aralıksız çalışan. | Bir yere, sürekli gidip gelen. )


- MÜDÂVİM ile/ve BELEŞÇİ


- MÜDÂVİM ile FANATİK


- MÜDÂVİM[Ar.] değil/yerine/= GEDİKLİ


- MÜDÂVİM ile/değil MUHİBBÂN


- MÜDGAM[< DAĞM] ile ...

( Arka arkaya gelen iki sözcüğün, ilkinin son, ikincisinin baş harflerinin aynı olması. )


- MÜESSES) NİZAM[Ar.] değil/yerine/= (KURULU/YERLEŞİK) DÜZEN


- MÜESSİR FİİL değil/yerine/= DOKUNÇLU EYLEM


- MÜEYYİDE[Ar.] değil/yerine/= YAPTIRIM


- MÜFHİM[Ar. < FAHM] ile MÜFHİŞ[Ar.]

( Ağız açtırmayan, susturan, yıldıran, ifhâm eden. İLE Kötü söz söyleyen. )


- MUĞLAK ile/||/<> MÜPHEM ile/||/<> MECHUL ile/||/<> MUAMMA ile/||/<> MUÂLLAK ile/||/<> MUHAL

( Anlaşılması güç, anlaşılmaz, karışık, çapraşık. İLE/||/<> Belirsiz. | Açık ve seçik olmadan. İLE/||/<> Bilinmeyen. İLE/||/<> Şiir sanatında harflerle yapılan bilmece/ler. İLE/||/<> Asılmış, asılı, ta'lîk edilmiş. | Bir yere dayanmadan, havada, boşta duran. | Sürüncemede kalmış iş. | Bağlı. | Kesin olmayan. | Açık hece.[bâ] | Bir yazı biçimi. İLE/||/<> Olanaksız, olmaz, olmayacak. )