Bugün[09 Nisan 2026]
itibarı ile 8.640 başlık/FaRk ile birlikte,
8.640 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(13/36)


- EYYAM ile EYYAMCI/LIK ile EYYAM AĞASI ile EYYAM REİSİ ile EYYAM EFENDİSİ


- EZEL ile KADÎM


- EZİYET değil/yerine/= İNCİTİM


- F-ZENTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= F MERKEZİ


- FACEBOOK ile X/TWITTER ile YOUTUBE ile LINKEDIN ile INSTAGRAM["INSTANGRAM" değil!] ile PINTEREST ile BLOG ile FOUR SQUARE

( Kurabiye yemeyi seviyorum. İLE Kurabiye yiyorum. İLE Bakın nasıl da yiyorum kurabiyeyi. İLE Nasıl kurabiye canavarı oldum? İLE Buyurun, kurabiye yerkenki fotoğrafım. İLE Kurabiye tarifimi de paylaşayım. İLE Kurabiye yapma/yeme anılarım. İLE Şurada, kurabiye yiyorum. )

( I like eating cookie. VS. I'm eating cookie. VS. This is how I eat my cookie. VS. My skills include eating cookie. VS. Here's a photo of the cookie I eat. VS. Here's my recipe for the cookie. VS. Here's my cookie eating experience. VS. This is where I am eating the cookie. )


- FAHR-İ ÂLEM -ile

( Âlemlerin övüncü, kumandanı. )


- FAKÎR[Ar.] ile MUSRİM[Ar.]


- FAKİRLEŞMEK ile FAKİRLEŞTİRMEK ile FAKİR/LİK ile FAKİRCE ile FAKİRİZM ile FAKİR CEVHER ile FAKİR FUKARA


- FAKR[Ar.] ile İ'DÂM[Ar.]


- FAKSİMİLE[Fr. < FACSIMILÉ] değil/yerine/= TIPKIBASIM


- FAKTİTİF[Fr. < FACTITIF] değil/yerine/= ETTİRGEN EYLEM


- FANATİK ile FANATİK ile FANATİZM

( FANATIC vs. FANATICAL vs. FANATICISM )

( متعصب ياهواخواه ile تعصبي ile پرتعصب ile تعصب ile کوته فکري )

( MOTASAB YHAVAKHAH ile تعصبي ile پرتعصب ile TASAB ile KOTEH FEKARY )


- FANATİZM[İng. FANATICISM | Fr. < FANATISME] değil/yerine/= BAĞNAZLIK


- FANTEZİ değil/yerine/= DÜŞLEM


- FANTOM/PHANTOM[İng.] değil/yerine/= HAYALET


- PHANTOM[Alm.] ile/değil/yerine/= FANTOM


- FARADAY DARK SPACE[İng.] / ESPACE SOMBRE DE FARADAY[Fr.] / FARADAYSCHER DUNKELRAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY KARANLIK BÖLGESİ


- NONFARADIAC CURRENT[İng.] ile/değil/yerine/= FARADAYİK OLMAYAN AKIM


- FARADIC CURRENT[İng.] / COURANT FARADIQUE[Fr.] / FARADISCHER STROM, INDUKTIONSSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADİK AKIM


- FARK:
CEM ÖNCESİ ile/ve/değil/yerine CEM ile/ve/değil/yerine CEM SONRASI

( Şirk. İLE/VE Zındıklık. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Tevhid. )


- FARK ÖNCESİNDEKİ CEM ile/değil/yerine FARK SONRASINDAKİ CEM

( Zevktelerdir. İLE/DEĞİL/YERİNE Ancak, zahmette olanlar/olabilenler içindir. )


- FARK ile/ve/||/<> AYRIM


- FARK ile/ve/<>/= CEM


- FARK ile/ve/değil DİZİLİM

( [not] DIFFERENCE vs./and/but STRING )


- FARK ile ÖNEM

( DIFFERENCE vs. IMPORTANCE )


- FARKINDALIK ile/ve/<> İÇ GERİLİM


- FARKINDALIK ve/||/<> TUTUM ve/||/<> ÖZGÜNLÜK

( AWARENESS and/||/<> ATTITUDE and/||/<> AUTHENTICITY )


- FARKLI BİR BAKIŞ AÇISI ile/ve/değil/||/<> FARKLI BİR TANIM


- FARM :/yerine ÇİFTLİK


- FARMAKOLOJİ değil/yerine/= EMBİLİM


- FARZ[Ar.] ile HATM[Ar.]


- FASİKÜL/CÜZ ile BÖLÜM


- FAŞİZM ile/ve SOYKIRIM


- FASM[Ar.] ile KASM[Ar.]


- FASON[Fr. < FAÇON] değil/yerine/= KESİM


- FASON ile FASONE ile FASON MAL ile FASON İMALAT ile FASON ÜRETİM


- FATEMEH ile FATEMEH BEYGOM ile FATEME HATUN

( FATEMEH vs. FATEMEH BEYGOM vs. FATEMEH KHATUN )

( فاطمه ile فاطمهبيگم ile فاطمهخاتون )

( FATEMEH ile فاطمهبيگم ile فاطمهخاتون )


- FÂTİHA SURESİNDEKİ DÖRT ANA İLİM


- FATURALAMAK ile FATURALATMAK ile FATURALANDIRMAK ile FATURA ile FATURALI ile FATURASIZ/LIK ile FATURALI HAT ile FATURASIZ HAT ile FATURALI YAŞAM


- USEFUL BEAM[İng.] / FAISCEAU UTILE[Fr.] ile/değil/yerine/= FAYDALI DEMET


- NÜTZLICHE STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= FAYDALI IŞINIM


- ESPACE DES PHASES[Fr.] / PHASENRAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ UZAYI


- FAZÎLET[Ar.] değil/yerine/= ERDEM


- FEDERAL ile FEDERALİZM ile FEDERASYON ile FEDERASYON

( FEDERAL vs. FEDERALISM vs. FEDERATE vs. FEDERATION )

( فدرال ile اتحادي ile فدراليسم ile متعهد کرد ile فدراسيون )

( FADRAL ile اتحادي ile فدراليسم ile MOTEAD KARD ile FADRASYVAN )


- FEDERALLEŞMEK ile FEDERAL ile FEDERALİST ile FEDERALİZM


- FEHÎM[Ar. < FEHM] ile FEHM[Ar.]

( Zeki, anlayışlı, akıllı. İLE Anlama, anlayış. )


- FEHM ile/ve/||/<> AKIL ile/ve/||/<> İLLET ile/ve/||/<> HİKMET

( Kavram. İLE/VE/||/<> Bağlam. İLE/VE/||/<> Neden/içsel. İLE/VE/||/<> Dışsal. )


- FEHM ile/ve FİKİR

( Tekrar vardır. İLE/VE Hareket vardır. )


- FEHM[Ar.] ile 'İLM[Ar.]


- FEHM ile TEDEKKÜR ile TEFEKKUH


- FELSEFE ile/ve/||/<> BİLİM ile/ve/||/<> İDEOLOJİ


- FELSEFE:
BETİMLEME > KAVRAM

( Felsefe, betimlemeden, kavrama geçiştir. )


- FELSEFE-BİLİM TARİHİ ile/ve/||/<> ANADOLU'DA FELSEFE-BİLİM

( )


- FELSEFE:
EĞİTİM ile/ve/değil/||/<>/> YETKİNLEŞTİRME


- FELSEFE:
NESNEL İDEALİZM ile/ve/||/<> ÖZNEL İDEALİZM


- FELSEFE ile/ve ANLAMBİLİM(SEMANTİK)


- FELSEFE ve AYRIM


- FELSEFE ve BİLDİRİŞİM


- FELSEFE ile/ve/||/<>/> BİLİM

( Tanımlama ve tanıtlaması kendi içinde olan. İLE/VE Tanımlama ve tanıtlaması kendi dışında olan. )

( Kendi üzerine düşünebilme. İLE/VE Nesnesi üzerine yöntem uygulamaları. )

( Bilmediklerimiz. İLE/VE Bildiklerimiz. )

( Nesnesi, içindedir. İLE/VE Nesnesi, dışarıdadır. )

( Bilinç-bilinç ilişkisi. İLE/VE Bilinç-nesne ilişkisi. )

( Bilim, felsefenin başarılarından, felsefe de bilimin başarısızlıklarından örülmüştür. )

( FELSEFE: VARLIK ile/ve METAFİZİK ile/ve AHLÂK )

( FELSEFE: Yasaların örgünlüğünün bütünlüğü. )

( FELSEFE: BİLGİ OLARAK ile/ve/yerine YAŞAM TARZI OLARAK )

( FELSEFE: Nesillerarası mektuplaşma. Hem öldüren, hem de dirimli tutan bir özellik ve/ya da durumdur. )

( Felsefe, İyonya'da doğmuştur. Felsefeye ilk biçimini kazandıran üç filozof Thales, Anaksimander ve Anaksimenes'tir. )

( Düşünmenin yetkin biçimleridir. )

( Öngörme/öngörebilme gereksinimidir. )

( Nitelikli kavramlarını, daha nitelikli hale getirmektir. )

( Dili, daha nettir. )

( Betimlemeden kavrama, yasalılığa geçişin ilkeli olmasıdır. )

( BENZER YÖNLERİ:
İkisi de akla ve düşünme yasalarına dayanarak kendilerini haklı kılmaya çalışır.
İkisi de evreni, insanı ve yaşamı, bilinçli, yöntemli ve düzenlilik içinde araştırır.
İkisinde de eleştiri süzgecinden geçirilmeyen bilgi güvenli bulunmaz.
İkisi de eleştiri sonrası kavramlar ve soyutlamalarla bazı ilke ve yasalara ulaşarak genellemeler yapar.
FARKLI YÖNLERİ:
Felsefe; evreni, insanı ve yaşamı sorgularken; bilim, kendini olgular ile sınırlar. Evreni, kendi inceleme alanına göre parçalara ayırır.
Felsefe, olgu ve olayların ardındaki gerçekliği açıklamaya çalışır. Bilim, doğa olayları arasında nedensellik bağları kurarak doğa ile ilgili yasalara ulaşmayı hedefler.
Felsefe, kurgusal(spekülatif) ve rasyonel düşünüş gibi yöntemler kullanır. Bilimler ise tümevarım ve tümdengelim yöntemlerini kullanır. )

( Tümel. İLE/VE/||/<>/> Tikel. )


- FELSEFE ile/ve/değil FELSEFE-BİLİM


- FELSEFE ile/ve KELÂM

( Kelâmın anlaşılmayanı kabuğu, anlaşılanı içidir. )

( PHILOSOPHY vs./and ISLAMIC THEOLOGY )


- FELSEFE ve KİŞİSEL YÖNETİM


- FELSEFE ile/ve/değil/||/<>/< KURAM

( [not] PHILOSOPHY vs./and/but/||/<>/< THEORY )


- FELSEFE ile/ve METAFİZİK ile/ve MİSTİSİZM["MİSTİZİM" değil!]

( ... İLE/VE Metafizik sözü ilk defa Peripatos'culardan Rodos'lu Andronikos (M.Ö. I. yy.) tarafından kullanıldığı öne sürülür. İLE/VE ... )

( METAFİZİK: BİLGİ - VARLIK - AHLÂK )

( MİSTİSİZM VE FELSEFE - WALTER T. STACE - İNSAN YAY.
PHILOSOPHY vs./and METAPHYSICS vs./and MYSTICISM )

( ... ile/ve XIN ER SHANG XUE ile/ve XUAN )


- FELSEFE ile/ve/||/<>/>/< YAKLAŞIM


- FELSEFE ile/ve/||/<> YORUMBİLİM

( Toplumu yapılandırır. İLE/VE/||/<> Bireyi yapılandırır. )


- FELSEFESİZ ...:
BİLİM ile SANAT ile HUKUK/DİN ile YAŞAM

( Kör. İLE "Süsleme". İLE "Kural". İLE Yaşanmamış. )


- FELSEFESİZ SANAT ve FELSEFESİZ BİLİM ve FELSEFESİZ FELSEFE

( Zanaat. VE Teknokrasi, işçilik. VE İdeoloji. )


- FELSEFİ AKILCILIK/RASYONALİZM ile FELSEFİ AKILDIŞILIK/İRRASYONALİZM

( Bilginin, akıl ve mantık yoluyla elde edilebileceğini savunan görüş. İLE Bilginin, "akıl dışı yollarla[sezgi, duygu]" elde edilebileceğini savunan görüş. )


- FELSEFİ AKILCILIK/RASYONALİZM ile FELSEFİ DENEYCİLİK/EMPİRİZM

( Bilginin akıl ve mantık yoluyla elde edilebileceğini savunan görüş. İLE Bilginin deneyim ve gözlem yoluyla kazanıldığını savunan görüş. )


- FELSEFİ ANARŞİZM ile SİYASİ ANARŞİZM

( Devlet ve otoritenin meşrûiyetini reddeden felsefi görüş. İLE Devletsiz bir toplum yapısını savunan siyasi düşünce. )


- FELSEFİ BELİRLEMECİLİK/DETERMİNİZM ile FELSEFİ RASTLANTISALCILIK/İNDETERMİNİZM

( Tüm olayların önceden belirlenmiş neden-sonuç ilişkilerine bağlı olduğunu savunan görüş. İLE Olayların tamamen rastgele ya da öngörülemez olduğunu savunan görüş. )


- FELSEFİ BELİRLENİMCİLİK/DETERMİNİZM ile FELSEFİ ÖZGÜRLÜKÇÜLÜK/LİBERTERYENİZM

( Tüm olayların önceden belirlenmiş neden-sonuç ilişkilerine bağlı olduğunu savunan görüş. İLE Kişinin yapmayabilme gücü[ihtiyâr] ve yapabilme gücüne[irâde] sahip olduğunu ve kendi yeğleme ve seçimlerini yapabildiğini savunan görüş. )


- FELSEFİ DOĞALCILIK/NATURALİZM ile FELSEFİ DOĞAÜSTÜCÜLÜK/SÜPERNATURALİZM

( Doğa yasaları ve bilimsel yöntemlerle açıklanamayan hiçbir şeyin olmadığını savunan görüş. İLE "Doğaüstü" "var olanlar" ve "olayların" "gerçekliğini" "kabul eden görüş". )


- FELSEFİ DÜŞÜNCECİLİK/İDEALİZM ile FELSEFİ GÖRÜNGÜCÜLÜK/FENOMENOLOJİ

( Gerçekliğin temelde zihinsel ya da düşüncelerden oluştuğunu savunan görüş. İLE Bilinç ve deneyimlerin yapısını inceleyen felsefi yaklaşım. )


- FELSEFİ GERÇEKÇİLİK/REALİZM ile FELSEFİ ADCILIK/NOMİNALİZM

( Evrensel kavramların, gerçek ve bağımsız olduğunu savunan görüş. İLE Evrensel kavramların, sadece adlardan oluştuğunu savunan görüş. )


- FELSEFİ HÜMANİZM ile FELSEFİ ANTİ-HÜMANİZM

( Kişinin değerini, özgürlüğünü ve potansiyelini vurgulayan görüş. İLE Kişi/insan merkezli düşünce düzenlerini eleştiren ve kişiyi/insanı merkezden çıkaran görüş. )


- FELSEFİ İDEALİZM ile FELSEFİ MATERYALİZM

( Gerçekliğin, temelde zihinsel ya da ideallerden oluştuğunu savunan görüş. İLE Gerçekliğin, nesnel unsurlardan oluştuğunu savunan görüş. )


- FELSEFİ İDEALİZM ile FELSEFİ POZİTİVİZM

( Gerçekliğin temelde zihinsel ya da düşüncelerden oluştuğunu savunan görüş. İLE Bilginin sadece gözlemlenebilir ve ölçülebilir olgulara dayandığını savunan görüş. )


- FELSEFİ İDEALİZM ile FELSEFİ REALİZM

( Gerçekliğin temelde zihinsel ya da ideallerden oluştuğunu savunan görüş. İLE Gerçekliğin zihinden bağımsız ve nesnel olduğunu savunan görüş. )


- FELSEFİ İNSANCILIK/HÜMANİZM ile FELSEFİ ÖTEİNSANCILIK/TRANSHÜMANİZM

( İnsanın değerini, özgürlüğünü ve potansiyelini vurgulayan görüş. İLE İnsanın biyolojik sınırlarını aşarak teknolojiyle geliştirilmesini savunan görüş. )


- FELSEFİ İYİMSERLİK ile FELSEFİ HİÇÇİLİK/NİHİLİZM

( Dünyanın ve insanlığın temelde iyi olduğunu savunan görüş. İLE Her türlü anlam, değer ve amaç reddini savunan görüş. )


- FELSEFÎ KAYGI ile/ve/değil FELSEFÎ YAKLAŞIM


- FELSEFİ ÖĞRETİ ile FELSEFİ SİSTEM


- FELSEFİ ÖZDEKÇİLİK/MATERYALİZM ile TARİHSEL ÖZDEKÇİLİK/MATERYALİZM

( Gerçekliğin nesnel unsurlardan oluştuğunu savunan felsefi görüş. İLE Tarihin sınıf çatışmaları ve ekonomik etmenlerle biçimlendiğini savunan görüş. )


- FELSEFİ REALİZM ile BİLİMSEL REALİZM

( Gerçekliğin zihinden bağımsız ve nesnel olduğunu savunan felsefi görüş. İLE Bilimsel kuramların gerçekliği doğru bir biçimde temsil ettiğini savunan görüş. )


- FELSEFÎ SÖYLEM/DİSKUR ile/ve FELSEFÎ EDİM


- FELSEFİ TEKÇİLİK/MONİZM ile FELSEFİ İKİCİLİK/DUALİZM

( Gerçekliğin tek bir temel unsurdan oluştuğunu savunan görüş. İLE Gerçekliğin iki temel unsurdan[anlık/zihin ve özdek/madde] oluştuğunu savunan görüş. )


- FELSEFİ YARARCILIK/PRAGMATİZM ile FELSEFİ AKILCILIK/RASYONALİZM

( Bir düşüncenin doğruluğunu uygulamalı sonuçlarıyla değerlendiren felsefi yaklaşım. İLE Bilginin akıl ve mantık yoluyla elde edilebileceğini savunan felsefi yaklaşım. )


- FELSEFİ YARARCILIK/PRAGMATİZM ile FELSEFİ İNAKÇILIK/DOGMATİZM

( Bir düşüncenin doğruluğunu uygulamalı sonuçlarıyla değerlendiren felsefi yaklaşım. İLE Kesin ve sorgulanamaz doğruların varlığını savunan felsefi yaklaşım. )


- FEM İLE FDM İLE FVM ile/||/<> SAYISAL YÖNTEMLER

( Kısmi diferansiyel denklem çözüm yöntemleri. )

( Formül: Kh = f (FEM) )


- FEMİNİST EKOLOJİ/EKOFEMİNİZM değil/yerine/= DİŞİCİ ÇEVREBİLİM/ÇEVREDİŞİCİLİK


- FEMİNİZM değil/yerine/= DİŞİCİLİK


- FEMİNİZMDE:
BİRİNCİ DÖNEM ile/ve/||/<>/> İKİNCİ DÖNEM ile/ve/||/<>/> ÜÇÜNCÜ DÖNEM

( "Aynılık." İLE/VE/||/<>/> "Farklılık." İLE/VE/||/<>/> "Kapsayıcılık." )


- FEMİNİZMDE:
BİRİNCİ DÖNEM ile/ve/||/<>/> İKİNCİ DÖNEM ile/ve/||/<>/> ÜÇÜNCÜ DÖNEM

( Aynılık. İLE/VE/||/<>/> Farklılık. İLE/VE/||/<>/> Kapsayıcılık. )


- FENÂ-YI HÂDİS ile FENÂ-YI KADÎM


- FENOMEN ile FENOMENİST ile FENOMENİZM


- FENOTİP[İng. PHENOTYPE] ile/||/<> ALBİNİZM[İng. ALBINISM] ile/||/<> BOMBAY FENOTİPİ[İng. BOMBAY PHENOTYPE] ile/||/<> BULMER ETKİSİ[İng. BULMER EFFECT] ile/||/<> CİNSEL ÇİFTBİÇİMLİLİK[İng. SEXUAL DIMORPHISM]

( Dışyapı. Genetik ve çevresel etkenlerin yarattığı özelliklerin canlının dış görünüşündeki yansımasıdır. Fenotip çoğunlukla genler tarafından belirlenir; ancak bazı koşullarda diğer etkenler, fenotipin genotipe yüzde yüz uymasını engelleyebilir (bkz: hipomorfizm). Fenotip, zaman içinde değişebilir. Birden çok genle kontrol edilen özelliklerin fenotipleri de karmaşıklık gösterir. Genlerin durumuna göre çeşitlilik gösteren fenotip sınıflarına pleiotropik fenotip adı verilir. Biyolojik sınıflandırmanın ilkel aşamasında kullanılan sınıflandırma yöntemi, canlıların görünüşleri; yani fenotipleri üzerine kurulmuştu. Ancak genetik biliminin gelişmesi sonucunda moleküler düzeyde sınıflandırmaya geçilmiştir. Ortak fenotipe sahip canlılar, her zaman evrimsel olarak ortak atadan gelmezler. Yakınsak evrim, fenotiplerin birbirine benzemesini doğurabilir. Modern genetik terminolojisinde, herhangi bir mutasyonun yarattığı değişime de mutant fenotip adı verilir. @@ Deri, saç ve gözlerdeki pigment eksikliğinden kaynaklanan ve kalıtsal bir hastalık. Bu özelliklere sahip kişilere albino denir. Albinizm geni resesif olduğu için fenotip sadece homozigot çekinik durumlarda gözlenir. Albinoların güneşe duyarlı deri ve gözleri vardır. Bu kişilerde göz ve deri kanseri oluşumu daha muhtemeldir. @@ ABO kan öbeği antijen sistemini etkileyen nadir bir durum. Bu fenotipi gösteren bireylerin genotipleri ifade edilememiş A ya da B allelerini bulunduruyor. Fakat kırmızı kan gözeleri bu antijeni göstermiyor, kan grupları O görünüyor. @@ Seçilim sürdükçe genetik çeşitlilik azalır, çünkü çeşitlilik doğa tarafından seçilip azaltılır. Bu azalma ebeveynlerin populasyona göre fenotip çeşitlilik miktarı ile doğru orantılıdır. Çeşitliliği artışı ise genetik mekanizmalar aracılığıyla sağlanır. @@ Bir popülasyon ya da tür içerisindeki bireylerin erkekleri ile dişileri arasındaki fenotipik özelliklerin farklılık göstermesi durumudur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FEODAL ile FEODALİZM ile FEODALİTE

( FEUDAL vs. FEUDALISM vs. FEUDALITY )

( ملوک الطوايفي ile ملوک الطوافي ile تيولي ile تيول )

( MOLOK OLTAVAYFEY ile MOLOK OLTAVAFY ile TYVELY ile TYVEL )


- FEODAL/İZM değil/yerine/= DEREBEYCİ/LİK


- FEODALİZM ile/ve/||/<>/> FEDERALİZM


- FEODAL/LİK ile FEODALİZM


- FERÂGAT ve DÖNÜŞÜM


- FERDİYET-İ SELÂSE:
ZÂT ve/||/<>/> İHTİYÂR/İRÂDE ve/||/<>/> SÖZ/EYLEM


- FERMAT KÜÇÜK TEOREM ile/||/<> WİLSON TEOREMİ

( Fermat a^(p-1)≡1 mod p, Wilson (p-1)!≡-1 mod p. )

( Formül: Modüler aritmetik )

( Pierre de Fermat tarafından 1640 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- FERMENTASYON ile/||/<> AEROBİK SOLUNUM

( Fermentasyon oksigensiz ATP üretimiyken İLE aerobik solunum oksigenli ATP üretimidir )

( Formül: Laktat fermentasyonu )


- FERMI-DIAGRAMM[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ DİYAGRAMI


- FERMIUM[İng.] / FERMIUM[Fr.] / FERMIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİYUM


- FERRIMAGNETISM[İng.] / FERRIMAGNÉTISME[Fr.] / FERRIMAGNETISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= FERRİMANYETİZMA


- FERRODIELEKTRIKUM[Alm.] ile/değil/yerine/= FERRODİELEKTRİK


- FERROCHROMIUM[İng.] / FERROCHÔME[Fr.] / FERMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= FERROKROM


- FERROMANGANESE[İng.] / FERROMANGANÈSE[Fr.] / FERROCHROM[Alm.] ile/değil/yerine/= FERROMANGAN


- FERROMAGNETISM[İng.] / FERROMAGNÉTISME[Fr.] ile/değil/yerine/= FERROMANYETİZMA


- FERROMOLYBDENUM[İng.] ile/değil/yerine/= FERROMOLİBDEN


- FERRUM[İng.] değil/yerine/= DEMİR


- FETAL DİSTRES ile/||/<> PRETERM DOĞUM

( Fetüsün oksijen yetersizliği nedeniyle sıkıntıya girmesi. İLE/||/<> Gebeliğin 37. haftasından önce gerçekleşen doğum. )


- FETAL DİSTRES ile/||/<> PRETERM DOĞUM

( Bebekte oksijen yetersizliği nedeniyle sıkıntı belirtileri. İLE/||/<> Gebeliğin 37. haftasından önce doğumun gerçekleşmesi. )


- FETİŞ ile FETİŞİST ile FETİŞİZM


- FETVÂ[Ar.] ile/ve/||/<> HÜKÜM[Ar.]


- FEYNMAN DIAGRAM[İng.] / DIAGRAMME DE FEYNMAN[Fr.] / FEYNMAN-DIAGRAMM, FEYNMAN-GRAPH[Alm.] ile/değil/yerine/= FEYNMAN ÇİZGESİ/DİYAGRAMI


- FİBER ile FİBRİL ile FİBRÖZ ile FİLAMENT ile FİLAMENTÖZ ile FİLİFORM ile FİLUM ile FİLUM TERMİNALE

( Lif, iplik. İLE Lifçik, iplikçik. İLE Lifli, ipliksi. İLE İplik, tel. İLE İpliksi. İLE İpliksi. İLE İplik, budun. İLE Uç iplik. )


- FİDANLIK ile AĞAÇ PARKI/ARBORETUM[Lat.]

( Ağaç yetiştirilen alan. İLE Çeşitli ağaçların, sergilenme, eğitim ya da bilimsel inceleme amacıyla yetiştirildikleri ya da korundukları geniş bahçe. )

( NURSERY vs. ARBORETUM )


- FİDBEK[İng. < FEEDBACK] değil/yerine/= GERİBİLDİRİM


- FİDELEMEK ile FİDE/LİK ile FİDECİ/LİK ile FİDEİST ile FİDEİZM


- FİGÜR ile FORM

( Şekil. İLE Biçim/Suret. )


- FİGÜR ile FORM

( Şekil. İLE Biçim/Sûret/Minvâl[Ar.]. )


- FIGURE :/yerine ŞEKİL, RAKAM


- FİİL ile/ve DAVRANIŞ ile/ve EYLEM

( İş üretir. Durumu değiştirmektir. İLE/VE Psişik durumların dışavurumu. İLE/VE Bilinçli, amaçlı etkinlik. )


- FİİL[Ar.] değil/yerine/= EDİM


- FİİL ile EYLEM


- FİİL değil/yerine/= EYLEM/EDİM; YÜKLEM


- FİİLDEN TÜREME FİİL ile FİİLDEN TÜREME İSİM


- FİİL-İ MUZÂRİ CAHDİ MÜSTEĞRAK (MALUM) ile FİİL-İ MUZÂRİ CAHDİ MUTLAK (MALUM) ile FİİL-İ MUZÂRİ NEFYİ HAL (MALUM) ile FİİL-İ MUZÂRİ NEFYİ İSTİKBAL (MALUM) ile FİİL-İ TAACCÜB SÂNİ


- FIKH[Ar.] ile 'ILM/İLM[Ar.]


- FİLIFORM[İng.] değil/yerine/= İPLİKSİ | ZAYIF


- SEAM[İng.] / LAGER, FLÖZ[Alm.] ile/değil/yerine/= FİLİZ DAMARI


- FİLİZ ile/ve KIVILCIM

( "SHOOT" vs./and "SPARK" )


- FİLM/FİLİM değil/yerine/= ÇEL, YARGAK,(ZAR GİBİ İNCE) | ÇELKİ (ÜZERİNE GÖRÜNTÜ ÇEKİLMİŞ ÇEL)


- FİLM/FOTOĞRAF:
SİYAH - BEYAZ ile/ve/||/<>/> RENKLİ


- FILM :/yerine FİLM


- FİLM ile FİLM YAPIMCISI ile FİLM YAPIMI ile FİLM KAYDEDİCİ ile FİLM ÇEKMEK ile FİLME ALMAK ile FİLM ŞERİDİ

( FILM vs. FILM MAKER vs. FILM MAKING vs. FILM RECORDER vs. FILM TAKING vs. FILMING vs. FILMSTRIP )

( فيلمبرداري کردن ile فيلم سينمايي ile فيلم ile غشاء ile فيلم ساز ile فيلم سازي ile فيلم نگار ile فيلم برداري ile نوار فيلم )

( FEYLAMBARDARY KARDAN ile FEYLAM SYNAMAYY ile FEYLAM ile GHESHA ile FEYLAM SAZ ile FEYLAM SAZY ile FEYLAM NEGAR ile FEYLAM BARDARY ile NAVAR FEYLAM )


- FILM[İng.] / PELLICULE, FEUILLE[Fr.] / FILAMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= FİLM


- FİLM ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İLM


- FİLMDE:
HAREKET İMGELEMİ ile/ve/||/<> ZAMAN İMGELEMİ


- FİLMLEŞTİRMEK ile FİLMLEŞTİRİLMEK ile FİL ile FİLE ile FİLM ile FİLO ile FİLMCİ/LİK ile FİL DİŞİ ile FİL ELMASI ile FİL FARESİ ile FİLM MÜZİĞİ ile FİL YÜRÜYÜŞÜ ile FİLE BEKÇİSİ ile FİLM YILDIZI ile FİL DİŞİ KULE ile FİL HASTALIĞI ile FİLE BEKÇİLİĞİ ile FİL DİŞİ KARASI


- FİLOCOĞRAFYA[İng. PHYLOGEOGRAPHY] ile/||/<> FİLOFOBİ[İng. PHILOPHOBIA] ile/||/<> FİLOGENETİK AYAKİZİ[İng. PHYLOGENETIC FOOTPRINT] ile/||/<> FİLOGENETİK DAL[İng. PHYLOGENETIC BRANCH] ile/||/<> FİLOGENİ (SOY OLUŞ)[İng. PHYLOGENY] ile/||/<> FİLOLOJİ[İng. PHILOLOGY] ile/||/<> FİLOPODYUM[İng. FILOPODIUM]

( Organizmaların coğrafi dağılımlarına dair soruları cevaplandırabilmek adına, evrim ağaçlarının kullanılmasıdır. @@ Âşık olma fobisi olarak bilinen, Yunanca'da "sevmek" anlamlarına gelen φιλέω ("phileo") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim. @@ Filogenetik karşılaştırmalarda korunmuş işlev ögelerini göstermek için kullanılır. @@ Evrim Ağacı üzerindeki dalların her bir parçasıdır. Bu çizgiler, belirli bir popülasyonu ya da taksonomik öbeğin zaman içerisindeki değişimini temsil eder. @@ Türlerin ve tür içi popülasyonların geçmişlerini ve diğer türler ile tür içi popülasyonlarla olan evrimsel ilişkilerinin tümüne verilen isimdir. Evrim Ağacı ya da Yaşam Ağacı ile temsil edilir. Aşağıdaki görselde, geniş canlı grupları arasındaki ilişkiler (filogeni), bir evrim ağacı üzerinde gösterilmektedir: @@ Filoloji, bir dilin tarihsel süreç içerisindeki hâlini ve geçmişini, yapısını, öbür dillerle olan benzerliklerini ve farklılıklarını inceleyen bilim dalıdır. Kelime, köken olarak Yunancada kelime sevgisi anlamına gelen "Philos" ve "Logos" kelimelerinden oluşmuştur.[1] @@ İnce ve aktin bakımından zengin göze zarı uzatısı. Hücre göçünde, yaraların iyileşmesinde ve nörit büyümesinde önemli bir role sahiptir. Nöronlarda dendritik dallar için precursor (öncü madde) görevi görür.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FİLOLOJİ değil/yerine/= ÖRÜBİLİM


- FİNAL ile FİNALİST ile FİNALİZM


- FİNAL[İng.] değil/yerine/= SON/LAMA, BİTİM


- FİNANS ile MALİ ile MALİ YETENEK ile MALİ YARDIM ile MALİ TEMSİLCİ ile MALİ SORUMLULUK ile FİNANSÇI

( FINANCE vs. FINANCIAL vs. FINANCIAL ABILITY vs. FINANCIAL AID vs. FINANCIAL REPRESENTATIVE vs. FINANCIAL RESPONSIBILITY vs. FINANCIER )

( ماليه ile سرمايهتهيه کردن ile دارايي ile مالي ile نقدي ile بضاعت ile کمک مالي ile مامورمالي ile ابولب جمعي ile سرمايه گذار ile سرمايه دار )

( MALYYEH ile SARMAYCPEHTEHYYEH KARDAN ile DARAYY ile MALY ile NAGHADY ile BEZAAT ile KAMAK MALY ile مامورمالي ile ABOLAB JAMY ile SARMAYYEH GOZAR ile SARMAYYEH DAR )


- FİRÂŞ[çoğ. FÜRÜŞ] ile/ve/değil MENÂM[< NEVM]

( Döşek, yatak, yaygı, şilte. | Hasır, halı. İLE/VE/DEĞİL Uyunacak yer, yatak odası. | Uyku. | Düş, rüya. )


- FIRM :/yerine FİRMA, SIKI


- FIRSAT ile/ve ORTAM

( OPPORTUNITY vs./and AMBIENCE IN POTENTIAL )


- FISHERS SEX RATIO THEOREM[İng.] değil/yerine/= FİSHER'IN CİNSİYET ORANI TEOREMİ

( Fisher'ın bu teoremi çoğu türlerde neden cinsiyet oranının 1:1 olduğunu açıklar. Bu teoreme göre rastgele çiftleşmenin olduğu populasyonlarda 1:1 oranı bozulduğunda otomatik bir seçilim baskısı olur ve bu oran 1:1 'e geri döner.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FITNAT[Ar.] ile 'ILM/İLM[Ar.]


- FİTOTERAPİ/PHYTOTHERAPY[İng.] değil/yerine/= BİTKİSEL SAĞALTIM


- FITRİYE/NATİVİZM değil/yerine/= DOĞUŞTANCILIK


- FİYAT ile/ve ÖNEM


- FİZİK[İng. PHYSICS] ile/||/<> ALLOPATRİK TÜRLEŞME[İng. ALLOPATRIC SPECIATION] ile/||/<> AMPER[İng. AMPERE] ile/||/<> ANGSTRÖM[İng. ANGSTROM] ile/||/<> ANTROPOLOJİ[İng. ANTHROPOLOGY] ile/||/<> COULOMB ile/||/<> FARAD ile/||/<> SİMPATRİK TÜRLEŞME[İng. SYMPATRIC SPECIATION]

( Maddeyi, maddenin uzay-zaman boyunca hareketlerini ve davranışlarını, maddenin enerji ile olan etkileşimlerini deneye ve gözleme dayalı olarak inceleyen bilim dalı. Fizik; kuarklar, leptonlar ve bozonlar gibi temel parçacıklardan galaksi süperkümelerine kadar çok geniş bir yelpazede birçok fenomeni inceler. @@ Fiziksel bariyerler sebebiyle meydana gelen coğrafi ve cinsel izolasyon sonucu oluşan türleşmedir. @@ Uluslararası Birimler Sistemi'nde (SI) elektrik akımının birimidir. Akım şiddetinin birimi olan Amper, adını Fransız fizikçi André Marie Ampère'den almaktadır. @@ Bir metrenin on milyarda birine karşılık gelen uzunluk birimidir. Yani 1 Angström 0,0000000001 metredir. Matematiksel olarak 1*10-10 m ya da 1e-10 m biçiminde gösterilir. Işın dalga boyunun ölçülmesinde kullanılır. Sembolü "Å"'dır. Angström birimi, adını İsveçli fizikçi Anders Ångström’dan almaktadır. @@ İnsanlığın evrimsel kökenlerini, bir tür olarak diğer türlerden farklılığını, zaman içinde sosyal varoluş biçimlerimizdeki büyük çeşitliliği anlamak amacıyla insanlığın sistematik olarak incelenmesi. Fiziksel (biyoloji ve evrim), kültürel (etnoloji), sosyal, dilsel ve psikolojik antropoloji dallarından oluşur. @@ Uluslararası Birimler Sistemi'nde (SI) elektrik yükünün birimidir. C olarak kısaltılır. 1 Coulomb, 1 Amper şiddetindeki bir elektrik akımının iletken bir tel üzerinde 1 saniye boyunca akması durumunda taşınan elektrik yükü miktarıdır. Adını, Fransız fizikçi Charles Augustin de Coulomb'dan almıştır. 1 Coulomb yaklaşık 6,24*1024 elektrik yüküne eşittir. @@ Uluslararası Birimler Sistemi'nde (SI) kapasitansın birimidir ve 1 Coulomb/Volt'a tekabül eder. Adını İngiliz fizikçi Michael Faraday'dan almıştır. Farad, elektronik devreler için oldukça büyük bir birimdir, bu yüzden elektronik devrelerde kullanılan sığaçların kapasitansı mikrofarad (μF), nanofarad (nF) ve pikofarad (pF) gibi alt birimlerle ifade edilir. @@ Allopatrik türleşmenin aksine fiziksel bariyerlerle birbirlerinden ayrılmayan popülasyonlar içinde meydana gelen türleşmeye verilen addır. Genellikle çok-kromozomluluk (polyploidy) ya da zamansal bariyerler (çiftleşme dönemleri gibi) aracılığıyla meydana gelir. Türleşmenin coğrafi izolasyona bağlı olmaksızın, aynı coğrafya içerisinde, farklı tip izolasyonlar (zamansal, davranışsal, gametik, mekanik, vs.) sonucu oluşmasıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FİZİK ve/||/<>/>/< DENEYİM


- FİZİK ile/ve/||/<>/> KİMYA ile/ve/||/<>/> DİRİMBİLİM

( [nesne ...] Kımıldamıyorsa. İLE/VE/||/<>/> Kokuyorsa. İLE/VE/||/<>/> Kımıldıyorsa. )

( ... ile/ve/||/<>/> 1790'dan sonra. ile/ve/||/<>/> 1850'den sonra. )


- FİZİKÖTESİ ile/ve/||/<> VAROLUŞBİLİMLER ile/ve/||/<> VAROLUŞBİLİM ile/ve/||/<> VAROLUŞBİLİM

( Felsefede. İLE/VE/||/<> Felsefede. İLE/VE/||/<> Teknolojide. İLE/VE/||/<> Bilimde. )

( METAPHYSICS vs./and/||/<> ONTOLOGIES vs./and/||/<> ONTOLOGY vs./and/||/<> ONTOLOGY )


- FİZİKSEL CİSİM ile MATEMATİKSEL CİSİM


- FİZİKSEL DEĞİŞİM ile/ve/||/<> KİMYASAL DEĞİŞİM

( Nesne, kimyasal olarak değişmez fakat fiziksel durumu değişir. İLE/VE/||/<> Yeni nesnelerin oluştuğu tepkime. )


- FİZİKSEL DEĞİŞİM ile/||/<> KİMYASAL DEĞİŞİM

( Fiziksel hal değişimi, kimyasal yeni madde oluşumudur )

( Formül: Buz→Su İLE 2H₂+O₂→2H₂O )


- FİZYOLOJİ değil/yerine/= İŞLEVBİLİM


- FİZYOLOJİK PSİKOLOJİ değil/yerine/= İŞLEVBİLİMSEL USBİLİM


- FİZYOTERAPİ[Fr. < PHYSIOTHÉRAPIE] değil/yerine/= FİZİK SAĞALTIM


- FİZYOTERAPİ değil/yerine/= İŞLEVONUM


- fldxt.[Lat. < FLUIDEXTRACTUM] değil/yerine/= BİTKİSEL İLÂCIN SIVI DURUMDAKİ ÖZÜ


- FLOKÜLASYON/FLOCCULATION[İng.] değil/yerine/= BULUTSU ÇÖKÜŞÜM


- ÉCRAN FLUORESCENT[Fr.] / FLUORESZENZSCHIRM[Alm.] ile/değil/yerine/= FLORESAN EKRAN


- FLUORESCENCE SPECTRUM[İng.] ile/değil/yerine/= FLORESANS SPEKTRUMU


- FLÜKTÜASYON/FLUCTUATION[İng.] değil/yerine/= ÇALKALANIM


- FODLA[Ar.] ile FODRA[İt. < Cerm.]

( Çoğunlukla imaretlerde, yoksullara verilen, kepekli undan yapılmış, pideye benzer bir tür ekmek. İLE Düz ve dik durması için giysinin bazı yerlerine, kumaşla astar arasına konulan, sert ve kolalı bez. )


- FOLKLOR[Fr. < FOLKLORE]/HALKİYAT[Ar.] değil/yerine/= TUYBİLİM/HALKBİLİM


- FONEM ile MORFEM

( Sesbirim, harf. İLE Biçimbirim, hece. )


- FONOGRAM değil/yerine/= SESYAZI


- FONOKARDİYOGRAM/PHONOCARDIOGRAM[İng.] değil/yerine/= KALP SES ÇİZGESİ


- FONOLOJİ[Fr., İng. < Yun.] değil/yerine/= SESBİLİM


- FORCE FİELD ile/||/<> QM/MM

( FF klasik mekanik hızlı, QM/MM hibrit aktif bölge kuantum. )

( Formül: Ampirik İLE birleşik )


- FORERUNNER vs. HARBINGER vs. HERALD vs. MESSENGER vs. OMEN vs. PORTENT vs. SIGN vs. SYMPTOM


- FORM ile AMORF


- FORM değil/yerine/= BİÇİM


- FORM ile FORM

( Biçim, biçim. | Bir şeyin, istenilen ve olması gereken durumu. İLE İstenilen şeylerin yazılması, doldurulması için hazırlanmış basılı belge. )


- FORM :/yerine FORM, OLUŞTURMAK


- FORM ile FORMA/LIK ile FORMÜLER ile FORMASYON ile FORMA BAŞLIK


- FORM ile/||/<> MADDE

( Aristoteles in hilemorfizm kuramı )

( Aristoteles tarafından -350 yılında keşfedildi/formüle edildi. (-384--322) (Ülke: Antik Yunan) (Alan: Felsefe, Mantık, Biyoloji) (Önemli katkıları: Mantık, etik, metafizik) )


- FORM ile/ve/değil MORF

( SURET ile/ve/değil ŞEKİL )

( Biçimden soyutlanmış suret'in kalıcılığı olanaklı değildir.[Şekil'den mücerred suret'in bekâsı mümkün değildir.] )

( [not] FORM vs./and/but MORPH )


- FORM MORF


- -FORM ile/||/<> MORPH-/-MORPH/-MORPHIC/MORPHO-/-MORPHOUS ile/||/<> -OID ile/||/<> -OLD ile/||/<> -PLASM ile/||/<> PAR-/PARA- ile/||/<> PSEUD-/PSEUDO-

( Biçim, biçiminde, andıran. İLE/||/<> Belirli bir biçimi olan, özel biçim ve yapı, biçim. İLE/||/<> Benzer, biçiminde, andıran. İLE/||/<> Andıran, benzeyen. İLE/||/<> Kalıp, biçim. İLE/||/<> Ötesinde, yanında, hatalı ve anormal durum, hemen andıran, yan kapasite ile ilgili, yakınında kaynak olmak, doğurmak. İLE/||/<> Yalancı, bir hastalığı bazı yönleri ile andıran. )


- FORMASYON/FORMATION[İng.] değil/yerine/= BİÇİMLENME | OLUŞUM


- FORMASYON[Fr., İng.] değil/yerine/= YETİŞİM


- FORMASYON değil/yerine/= YETİŞİM


- FORMATION :/yerine OLUŞUM


- FORMEL/LİK ile FORMEL EĞİTİM


- FORMÜL[İng. FORMULA] ile/||/<> ADENOZİN MONOFOSFAT[İng. ADENOSINE MONOPHOSPHATE] ile/||/<> AMONYUM DİKROMAT[İng. AMMONIUM DICHROMATE] ile/||/<> DIŞSALCILIK[İng. EXTERNALISM] ile/||/<> ELEKTRİKSEL DİRENÇ[İng. ELECTRICAL RESISTANCE]

( Bir olgunun, semboller ve sayılar ile özgün bir biçimde ifade edilmesine formül denir. @@ İçinde adenin, riboz ve bir adet fosfat öbeği barındıran organik bir maddedir. Adenozin monofosfatın kimyasal formülü C10H14N5O7P, molar kütlesi ise 347,22 g/mol'dür. @@ Altı değerlikli kromun bir inorganik bileşiği. (NH4)2Cr2O7 formülüne sahiptir, turuncu renkli parlak kristal bir katıdır. Kolayca tutuşur ve yandığı zaman yeşilimsi bir tortu oluşturur. @@ Dışsalcılığın, ılımlı dışsalcılık (Goldman) ve radikal dışsalcılık (Quine, Rorty) olarak iki ana formülasyonu mevcuttur. Bunlardan ilki, gerekçelendirmeyi, inançların doğru bir biçimde nedensel olarak birbirine bağlanması ile oluştuğunu savunur. Bu görüşe, süreç/tarihsel güvenilircilik denmektedir. Radikal dışsalcılık biçiminiyse doğallaştırılmış epistemoloji başlığı altında ele alacağız. Dışsalcılık kaba bir tabirle bilgilerimizin doğruluğundan emin olmamızı sağlayan unsurların ‘tamamının’ kişinin zihninde hazır bulunduğu reddeder. Daha basitçe ifade edecek olursak, öznenin gerekçelendirme sürecinin farkında olması, epistemik gerekçelendirme için gerekli bir koşul değildir. Bu karşı çıkış içselciliğin radikal yorumlarıyla taban tabana bir karşıtlık güder. Böylesi bir yaklaşım zihinsel süreçlerin çevreyle (dış koşullar) ile ilişkili olmaya önem verir. Birçok farklı Dışsalcılık türü, Plantinga, Nozick, Swinburne ve Dretske tarafından savunulmuştur. @@ Bir maddenin elektronların hareketine yani elektrik akımına karşı gösterdiği zorluk. Elektrik devrelerinde direnç R harfi ile gösterilir ve SI birim sisteminde birimi Ohm'dur (Ω). Bir maddenin direnci; maddenin öz direncine, uzunluğuna ve kesit alanına, aynı zamanda sıcaklığa bağlıdır. Katı bir maddenin direnci aşağıdaki formülle hesaplanır:

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FOSİLBİLİM değil/yerine/= TAŞILBİLİM


- PHOTOCURRENT[İng.] / PHOTOCOURANT[Fr.] ile/değil/yerine/= FOTOAKIM


- PHOTODIODE VACUUM[İng.] ile/değil/yerine/= FOTODİOD VAKUM


- PHOTODOSIMETRY[İng.] ile/değil/yerine/= FOTODOZÖLÇÜM


- PHOTOELECTRIC CURRENT[İng.] / COURANT PHOTOÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= FOTOELEKTRİK AKIM


- FOTOĞRAFTA:
PUNCTUM ile/ve/||/<>/> STADIUM


- PHOTOCONDUCTION[İng.] / PHOTOCONDUCTION[Fr.] ile/değil/yerine/= FOTOİLETİM


- PHOTOISOMERIC CHANGE[İng.] ile/değil/yerine/= FOTOİZOMERİK DEĞİŞİM


- PHOTOCHEMICAL PROCESS[İng.] ile/değil/yerine/= FOTOKİMYASAL İŞLEM


- FOTOKIMYASAL SISTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= FOTOKİMYASAL SİSTEM


- FOTOKOPİ (ÇEKMEK) değil/yerine/= TIPKIÇEKİM EŞLEMLEMEK, GÖÇÜRTMEK


- FOTOKOPİ[Fr. < PHOTOCOPIE] değil/yerine/= TIPKIÇEKİM


- PHOTOCHROMISM[İng.] ile/değil/yerine/= FOTOKROMİZM


- PHOTOMAGNETISM[İng.] ile/değil/yerine/= FOTOMANYETİZMA


- FOTOMORFOZ ile FOTOSENTEZ ile FOTOŞİMİ ile FOTOTAKTİZM/FOTOTAKSİ ile FOTOTERAPİ ile FOTOTROPİZM

( Canlıların, bireyoluş sırasındaki gelişimi üzerinde, ışığın yaptığı etki. İLE Yeşil bitkilerin, ışıkta, basit bileşiklerinden, karmaşık yapılı organik moleküller yapması. İLE Fotokimya. İLE Işığagöçüm. İLE Işığın, sağaltım amacıyla kullanılması. İLE Işığadoğrulum. )


- PHOTON EMISSION SPECTRUM[İng.] / SPECTRE D'ÉMISSION DE PHOTONS[Fr.] ile/değil/yerine/= FOTON SALIM TAYFI


- FOTOSENTEZ[İng. PHOTOSYNTHESIS] ile/||/<> KSİLEM (ODUNSU DOKU)[İng. XYLEM] ile/||/<> PLASTİT[İng. PLASTID]

( Fotosentez, yeşil bitkiler ve bazı diğer organizmaların ışık enerjisini organik bileşikleri oluşturmada kullandıkları tepkime. Yeşil bitkilerdeki fotosentez sırasında ışık enerjisini kullanarak; su, karbondioksit ve mineralleri oksijene ve enerjiden zengin organik bileşiklere dönüştürmek için kullanılır. @@ Evrim sürecinin üst basamaklarında yer alan bitkilerde başlıca su iletim sistemini meydana getiren doku. Bu doku topraktan aldığı mineralleri (inorganik tuzlar) içeren ham özsuyunu dallara, oradan da yapraklara iletir. Floem, odunsu dokunun aksine, fotosentez sonucu üretilen organik maddeleri ileten borucuktur. Floemde madde taşınması çift yönlüdür. Hücreler arası çeperler odunsu dokuya göre daha az eridiğinden taşınması daha yavaştır. @@ Bitki gözelerinin ve alglerin stoplazmalarında bulunan pigmentli (renkli) ya da pigmentsiz (renksiz) cisimciklerdir. Hücrenin çok önemli besin kaynaklarının üretim ve depolanma yeridir. Kimi fotosentezde görev alırken, kimi canlıya rengini veren pigmentleri içinde barındırır.Bunlar arasında klorofil içerenler (yani yeşil renkliler) "kloroplast"; başka pigment içerenler "kromoplast"; hiç pigmenti olmayanlar "lökoplast" adını alırlar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FOTOSENTEZ ile GÖZE/SEL SOLUNUM

( Bitkilerin güneş ışığını kullanarak besin üretmesi ya da üretme süreci. İLE Gözelerin enerji üretme süreci. Besinleri moleküllerden enerjiye dönüştürme süreci. )


- FOTOSENTEZ ile/ve/||/<> SOLUNUM

( * Sadece bitki gözelerinde olur. İLE/VE/||/<> Bitkisel ve hayvansal tüm gözelerde olur.
* Sadece ışık altında gerçekleşir. İLE/VE/||/<> Günün her saatinde (gece-gündüz) devam eder.
* Fotosentez sırasında su ve karbondioksit kullanılır. İLE/VE/||/<> Organik besinler ve oksijen kullanılır.
* Fotosentez sırasında oksijen açığa çıkar. İLE/VE/||/<> Solunum sonrasında su ve karbondioksit açığa çıkar.
* Güneş enerjisi kimyasal enerjiye dönüşür. İLE/VE/||/<> Kimyasal enerji, serbest iş enerjisine dönüşür.
* Ağırlık artışı olur. İLE/VE/||/<> Ağırlık azalması olur.
* Organik besinler yapılmış olur. İLE/VE/||/<> Organik besinler yıkılıp, parçalanmış olur. )

( vs./and/||/<> RESPIRATION )


- FOTOTAKSİ[Fr. < PHOTOTAXIE] değil/yerine/= IŞIĞA GÖÇÜM


- FOTOTAKSİ ile/ve TROPİZM

( Işığa doğru hareket. İLE/VE Işık, ısı gibi dış etkilerle bir organizmanın belirli bir yöne doğru yer değiştirmesi. Doğrulum. )


- FOTOTAKTİZM[Fr. < PHOTOTACTISME] değil/yerine/= IŞIĞA GÖÇÜM


- FOTOTROPİZM İLE GRAVİTROPİZM İLE TİGMOTROPİZM ile/||/<> BİTKİ HAREKETLERİ

( Uyaranlara yönelim hareketleri. )

( Formül: Auxin → H⁺ pompa → göze uzaması )


- FOTOTROPİZM[Fr. < PHOTOTROPISME] değil/yerine/= IŞIĞA DOĞRULUM


- FOTOTROPİZM ile/ve/||/<> GEOTROPİZM/GRAVİTROPİZM

( Bitkilerin ışığa yönelme devimi. İLE/VE/||/<> Bitkilerin yerçekimine karşı yaptığı devimi. )


- FOUCAULT RAKKASI[Osm.] / FOUCAULT'S PENDULUM[İng.] / PENDULE DE FOUCAULT[Fr.] / FOUCAULTSCHES PENDEL, GYROSKOPISCHES PENDEL[Alm.] ile/değil/yerine/= FOUCAULT SARKACI


- FRAKSİYON/FRACTION[İng.] değil/yerine/= PARÇA | BÖLÜM | KESİM


- FRAKTAL/LER ve KUVANTUM

( KUVANTUM:
* Gözlenen ile gözleyeni ayrı saymaz. Birbirini etkilerler.
* Süreksiz ve kesiktir.
* Olasılıklar üzerinedir. )


- FRANCIUM[İng.] / FRANCIUM[Fr.] / FRANCIUM, FRANZIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= FRANSİYUM


- FREEDOM vs. INTERNAL FREEDOM


- FREEDOM :/yerine ÖZGÜRLÜK


- FREEMAN ile ÖZGÜR ile SERBEST GİRİŞİM ile ÜCRETSİZ ile AÇGÖZLÜLÜKTEN ARINMIŞ ile SERBEST ÇALIŞAN ile ÜCRETSİZ YÜKLEME ile BEDAVA HARCAYAN ile SERBEST KONUŞMA ile ÖZGÜR DÜŞÜNCE ile ÖZGÜR İRADE ile SERBEST EL ile SERBEST BIRAKMAK ile ÖZGÜRCE ile ÖZGÜR ADAMLAR ile OTOBAN

( FREEMAN vs. FREE vs. FREE ENTERPRISE vs. FREE FROM vs. FREE FROM GREED vs. FREE LANCE vs. FREE LOADING vs. FREE SPENDER vs. FREE SPOKEN vs. FREE THOUGHT vs. FREE WILL vs. FREEHAND vs. FREEING vs. FREELY vs. FREEMEN vs. FREEWAY )

( ميداني ile سر دادن ile آزادي بخشيدن ile مجاني ile مختار ile طلق ile بلاعوض ile آزادکردن ile آزا دکردن ile آزاد کردن ile مخير ile رها ساختن ile آزادانه ile مفتي ile آزاد ile عاري ile رايگان ile بي منت ile استخلاس کردن ile بيعوض ile کسب آزاد ile منزه ile چشم و دل سير ile مفرد کار کردن ile مفت خوري ile ولخرج ile ساده گو ile آزادي فکر ile اختيار ile طيب خاطر ile آزادي اراده ile بادست باز ile بي افزار ile بي اسباب ile آزاد سازي ile نجات ile آزادسازي ile برايگان ile مجانا ile فريمن ile آزادگان ile شارع ile شاهراه ile بزرگ راه )

( MYDANY ile SAR DADAN ile AZADY BAKHSHYDAN ile مجاني ile MOKHTAR ile TALGH ile BOLLAAVAZ ile AZADKARDAN ile آزا دکردن ile AZAD KARDAN ile MOKHYR ile RAYAA SAKHTAN ile AZADANEH ile مفتي ile AZAD ile ARY ile RAYGAN ile BEY MONT ile ESTEKHLAS KARDAN ile بيعوض ile KASB AZAD ile MANZEH ile CHESHAM VE DEL SYR ile MAFARD KAR KARDAN ile مفت خوري ile VALKHARJ ile SADEH GO ile AZADY FEKAR ile AKHTYAR ile TYBE KHATER ile AZADY ARADEH ile BADAST BAZ ile BEY AFZAR ile BEY ASBAB ile AZAD SAZY ile NAJAT ile AZADSAZY ile BARAYGAN ile مجانا ile فريمن ile AZADEGAN ile SHARE ile SHARAH ile BOZORG RAH )


- FREKANS[İng. FREQUENCY] ile/||/<> FOTON[İng. PHOTON] ile/||/<> FREKANS (BİYOLOJİ)[İng. FREQUENCY (BIOLOGY)] ile/||/<> FREKANSA BAĞLI SEÇİLİM[İng. FREQUENCY-DEPENDENT SELECTION] ile/||/<> GENETİK DENGE[İng. GENETIC EQUILIBRIUM]

( Birim zamanda bir noktadan geçen dalga boyu. Birimi hertzdir (Hz). Titreşim hızı ne kadar artarsa, frekans o kadar artar. En düşük frekansa sahip dalgalar radyo dalgaları, en yüksek frekansa sahip dalgalar ise gama ışınlarıdır. @@ Esas olarak bir elektromanyetik radyasyon paketi olan bir ışık parçacığıdır. Fotonun enerjisi, frekansına bağlıdır. Foton ayrıca elektromanyetik kuvvetin, kuvvet taşıyıcısıdır. Frekans ne kadar yüksekse, fotonun sahip olduğu enerji o kadar fazladır. @@ Bir fenotipin, genotipin, gametin ya da alelin bir popülasyon içinde bulunma yüzdesidir.Her 10 bireyden 6'sı belirli bir özelliği gösteriyorsa, o özelliğin frekansı %60 ya da 0.6'dır. @@ Bir bireyin uyum başarısını arttıran bir özelliğin, o özelliğin popülasyon içerisindeki frekansına bağlı olduğu durumda görülen seçilim tipidir. Çoğu zaman bu tip seçilimde, frekansı yüksek olan özellikler bireyin başarısını düşürürken, frekansı düşük olan özellikler bireyin başarısını arttırır. Bir nevi "az olanın kıymetli olması" gibi düşünülebilir. @@ Popülasyonun jenerasyondan jenerasyona evrim geçirmediği; genetic havuzdaki frekansların sabit kaldığı durum

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FREQUENCY SPECTRUM[İng.] / SPECTRE DE FRÉQUENCES[Fr.] / FREQUENZSPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= FREKANS TAYFI/SPEKTRUMU


- FREMITUS[İng.] değil/yerine/= ELE GELEN TİTREŞİM


- FRESNEL BIPRISM[İng.] / BIPRISM DE FRESNEL[Fr.] / FRESNEL-DOPPELPRISMA[Alm.] ile/değil/yerine/= FRESNEL ÇİFT PRİZMASI


- FRESNELSCHES PARALLELOGRAMM[Alm.] ile/değil/yerine/= FRESNEL PARALELKENARI


- FROM :/yerine -DEN, -DAN


- FRONTAL DÜZLEM/FRONTAL PLANE[İng.] değil/yerine/= KORONAL DÜZLEM


- FULLEMEK/FULLÜYORUM" değil DOLDURMAK/DOLDURUYORUM


- FULTAYM değil/yerine/= TÜM GÜN/TÜM SÜRE


- FUNDAMENTAL THEOREM ile/||/<> INTEGRATION BY PARTS

( FTC ∫f'(x)dx = f(x), parts ∫udv = uv - ∫vdu. )

( Formül: Antiderivative İLE product rule )


- FUNDAMENTALİZM değil/yerine/= KÖKTENKÖNECİLİK


- FÜTÜRİZM değil/yerine/= GELECEKÇİLİK


- FÜZEN[Fr. < FUSAIN] değil/yerine/= KÖMÜR KALEM


- FÜZİFORM/FUSIFORM[İng.] değil/yerine/= İĞSİ


- G0 İLE G1 İLE S İLE G2 İLE M ile/||/<> GÖZE DÖNGÜSÜ EVRELERİ

( Göze bölünmesinin düzenli evreleri. )

( Formül: 2n → 4n → 2(2n) )


- GADOLINIUM[İng.] / GADOLINIUM[Fr.] / GADOLINIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= GADOLİNYUM


- GAFÛR-ÜR-RAHÎM -ile

( ESİRGEYEN, SUÇ BAĞIŞLAYAN (ALLAH) )


- GAİP | GAİBE ve MUHATAP | MUHATABA ve MÜTEKELLİM

( Serçe Parmak | Yüzük Parmağı VE Orta Parmak | İşaret Parmağı VE Baş Parmak )

( Müzekker | Müennes VE Müzekker | Müennes VE Ben. )

( Sağ elin avuç içine bakar biçimde )

(

(müzekker)
(müennes)
(müzekker)
(müennes)
-
NASARÛ
NASARNE
NASARTÜM
NASARTÜNNE
(cemi)
 
NASARNÂ

(meal gayr) (Biz)

NASARÂ
NASARATA
NASARTÜMÂ
NASARTÜMÂ
(tesniye)
 
NASARA
NASARAT
NASARTE
NASARTİ
(müfred)
 
NASARTÜ

(vahide) (Ben)

(gaip)
(gaibe)
(muhatab)
(muhataba)
(mütekellim)
(serçe parmak)
(yüzük parmağı)
(orta parmak)
(işaret parmağı)
(başparmak)
)


- GALILEI REFERENCE SYSTEM[İng.] / GALILEI-BEZUGSSYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= GALİLEİ BAŞVURU SİSTEMİ


- GALİSİZM -ile

( Kuraldışı olarak Fransızca'da yapılan bazı dil özellikleri. )


- GALO RİTMİ/GALLOP RHYTHM[İng.] değil/yerine/= DÖRTNAL DİZEMI