Bugün[09 Nisan 2026]
itibarı ile 9.692 başlık/FaRk ile birlikte,
9.692 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(13/40)


- MANİK-DEPRESİF PSİKOZ değil/yerine/= TAŞKIN-ÇÖKÜMLÜ ÇILDIRI


- MANİKA[İt. < MANICA] değil/yerine/= BACA[Fars. < BÂCE]

( Gemilerde, ambarlara ve makine bölümüne hava vermek için güverteye açılan baca. )


- MANİKÜR[Fr.] değil/yerine/= EL/TIRNAK BAKIMI


- MANİKÜR ile MANİKÜRCÜ/LÜK ile MANİKÜRLÜ ile MANİKÜRSÜZ


- MANİPLE[Fr.] ile/ve/=/<> MANİPÜLATÖR[Fr.]

( Telgraf imlerini göndermek için bir devredeki akımı kesmekte ya da yeniden vermekte kullanılan aygıt. | Roma ordusunda, 60 ya da 120 erden ibaret bölük. | Bazı papazların ayinlerde sol kolun bileğine yakın taktığı süslü şerit. İLE/VE/=/<> Manipleyi kullanan kişi/görevli. | Maniple. )


- MANİPÜLASYON/MANİPULATION[İng.] değil/yerine/= YÖNLENDİRME | GÜDÜMLEME | HİLEYLE YÖNLENDİRME | KARŞIDAKİYLE OYNAMA, KARŞIDAKINİ ÇIKARI İÇİN KULLANMA. | ELLE KULLANMA


- MANİPÜLASYON değil/yerine/= YÖNLENDİRİM


- MANİPÜLATİF değil/yerine/= YÖNLENDİRİMLİ


- MANİPÜLATÖR/MANİPLE değil/yerine/= YÖNLENDİREÇ/YÖNLENDİRİMCİ/YÖNLENDİREÇÇİ


- MANİPÜLATÖR[Fr. < MANIULATEUR] değil/yerine/= MANİPLEYİ KULLANAN KİŞİ


- MANİPURİF ile ...

( Hindistan'a özgü bir dans. )


- AHMET BEDEVİ:
MANİSA "TARZANI" değil MANİSA APAÇİSİ

( 1899 - 31 Mayıs 1963 )


- MANİSA ile MANİSALI/LIK ile MANİSA KEBABI ile MANİSA LALESİ


- MANİSALÂLESİ ile MANİSA LÂLESİ

( ... ile )

( Düğünçiçeğigillerden, korularda, kırlarda yetişen bir bitki. İLE ... )

( ANEMONE PULSATILLA cum TULIPA ORPHANIDEA )


- MANİTA[İt., argo] ile MANİTA[Yun., argo < MANTENUTA]

( Tanışıyormuş gibi yaparak para sızdırma. | Dolandırıcı. İLE Sevgili. )


- MANİTA ile MANİTACI/LIK


- MANİVELA ile MANİVELALI


- MANKURTLAŞMA ile/<> KÖZ/KÖS-KAMANLAŞMA ile/<> KANARALAŞMA

( MANKURT EFSANESİ

Efsaneye göre, Kazakistan'ın uçsuz-bucaksız Sarı-Özek bozkırının yerlisi olan Kazaklar, eski tarihlerde, onların su kuyularına ve otlaklarına göz diken Juan-Juanlar'ın zaman zaman baskınlarına maruz kalmaktalardır. Baskınlarda bazen Kazaklar, bazen de Juan-Juanlar gâlip gelmektedir. Juan-Juanlar savaşı kazandıklarında, alıp götürdükleri esirlerin bazılarını başka kabilelere satmaktalardır ki bunlar oldukça şanslı sayılırlar. Çünkü hiç olmazsa, köle olarak da olsa, sağ kalmaktalardır. Güçlü kuvvetli esirleri ise satmamakta, akıl almaz işkencelerle, belleklerini kaybettirerek, adeta delirtmekte ve onları, kendilerinin sadık köleleri olarak en önemli işlerde çalıştırmaktalardır.

Juan-Juanlar'ın işkencesini dinlemek bile acı vericidir: Önce, esirin başını, bir tane bile saç bırakmamacasına tamamen tıraş etmektelerdir. Hemen o anda, bir deve kesmekte, devenin derisinin en kalın yeri olan boynundan parçalar keserek, kanlı kanlı, esirin tıraşlı başına sımsıkı sarmaktalardır. -Aytmatov, bu deri başlığı, bugün yüzme sporunda kafaya takılan kauçuk başlığa benzetmektedir.-

Bu işkenceye maruz kalan esir, bazen acılar içinde kıvranarak ölmektedir (ki onlar da şanslı sayılmalıdır!), ölmeyenlerin boynuna, kafasını yerlere sürtmesin diye bir boyunduruk takılmaktadır. Bu haliyle esiri götürüp, çığlıklarının da duyulmayacağı ıssız bir yere, elleri kolları bağlı, aç ve susuz, kızgın güneşin altında günlerce bırakmaktalardır. Tabiî, güneşte kavrulan deri kurudukça, kafayı bir mengene gibi sıkmakta, işkence, dayanılmaz hale gelmektedir. Fakat işkenceyi asıl dayanılmaz yapan, sadece bu değildir. Kafadaki saçlar, bir taraftan uzamaya çalışmaktadır. Fakat dışarıya doğru büyüyemediği için, kafa derisinin içine doğru büyümeye çalışmaktadır. Sonunda esir, aklını yitirmekte, belleği iyice sıfırlanmaktadır. Adeta, içine saman doldurulmuş bir post (korkuluk) haline gelmektedir. İşkencenin beşinci günü Juan-Juanlar gelip sağ kalan esirleri almakta, boynundaki engeli çıkarmakta, kendine yiyecek-içecek vermektelerdir. Böylece, köle, beden gücünü yeniden toplayıp kendine gelmektedir. Fakat bundan böyle o normal bir insan değildir, o artık bir mankurttur!

Böyle bir mankurt, köle pazarlarında, güçlü-kuvvetli on esirin fiyatına satılabilmektedir. Eğer aralarındaki bir savaşta bir mankurt öldürülürse, Juan-Juanlar karşılık olarak, hür bir kişinin bedelinin üç katını almaktalardır. Bir mankurtu, ailesinden birileri gerek kaçırmak, gerekse fidye vermek suretiyle vb. geri almak istemezmiş. Çünkü o artık aileden biri değildir, aksine, zararlı biri olmuştur. Belleği iyice boşaltılan mankurt, babasını, çocukluğunu vs. asla anımsamamakta, hatta insan olduğunu bile bilmemektedir. Yani ağzı var ama dili yoktur. Efendisine mutlak koşulda itaat eden, gayet evcil bir hayvana benzemektedir. Kaçmayı bilmediği için böyle bir riski de yoktur mankurtun... Sadece karnının acıktığını hissetmekte o kadar...

Efendisinin emir ve komutlarına bir köpek sadakatiyle bağlıdır. Mankurtlaşan köleler, en kötü ve en zor işleri gık demeden yapmaktalardır. Sarı-Özek'in ucsuz-bucaksız çöllerinde, kavurucu sıcak altında deve sürüleri otlatmak ancak onların yapabileceği bir iştir. Ölmeyecek kadar yiyecek, donmayacak kadar giysi vermek yeterlidir onlar için.

İşte, Juan-Juanlar, tutsak kişilere, bu en ağır işkenceyi, belleğini yitirme, anılarını elinden alma, kimliğini unutturma işkencesini tatbik etmektelerdir. Nayman Ana öyküsü, oğlu Colaman böyle bir mankurtlaşmaya maruz kalan bir ananın dramıdır.

Nayman Ana, oğlu Kolaman [Colaman: Yol aydınlığı.] kaçırıldıktan sonra yıllarca ondan hiçbir haber alamamıştır. Öldü mü, kaldı mı, mankurt mu yapıldı, bilmemektedir. Derken, bir gün, Naymanlar bölgesine gelen tüccarlar, Juan-Juanlar'ın, su kuyuları yanından geçerken, deve sürüleri güden genç bir çobanla karşılaştıklarından söz eder. Çobanın hiçbir şey anımsamadığını, sorulan sorulara 'evet' ya da 'hayır' gibi kısa yanıtlar verdiğini vs. anlatırlar. Tüccarlar, onunla biraz da alay etmişlerdir. Nayman Ana, anlatılanları sessizce dinlemiş, fakat hiç oralı olmamış, sanki bir şey duymamış gibi davranmıştır. Fakat birden içine bir kor düşmüştür; sanki bu anlatılanın, oğlu Kolaman olduğuna dair birden bir aydınlık belirmiştir içinde. Tabiî aydınlıkla beraber de bir korku...

Nayman Ana, gördüğü böyle bir ışık karşısında daha fazla duramaz, derhal hazırlıklara koyulur, hiçkimseye sezdirmeden, devesine biner ve sabahın erken saatinde, çobanların söz ettiği, Juan-Juanlar'ın su kuyularına doğru yola koyulur. Kilometrelerce gider Sarı-Özek bozkırında ve binbir türlü korkunun sarmalında, sonunda, oğlunu bulur. Evet, Nayman Ana, deve sürüsünün başında, oğlu Kolaman'ı, başındaki deri şapkasıyla yapayalnız bulur. Herşeye karşın oğlunu tanımakta zorlanmaz.

Kolaman, gözlerine kadar indirdiği şapkasının altından durgun gözlerle anasına bakmaktadır. Sanki, o ıssız çölde, yanına bir kişinin gelmiş olması, onu, hiç ama hiç ilgilendirmemektedir. Hiçbir heyecan, depreşme, o geleni bilme, tanıma arzusu görülmemektedir. Kolaman'a, oğluna yaklaşan Nayman Ana, gerçeği artık iyice anlamıştır: Hıçkırıklar arasında varır sarılır oğlunun boynuna. "Oğlum, oğlum Kolaman! Benim, bak ben geldim, ben annen, Nayman Ana! Sen benim oğlumsun!" derse de, bu sözler, Kolaman için hiçbir anlam ifade etmemektedir. Nayman Ana, tekrar tekrar dener, kendini oğluna tanıtabilmeyi, ondan bir söz olsun yanıt alabilmeyi; adının Kolaman olduğunu anımsamasını, kendi memleketini, babasını, anasını anımsasın ister ama heyhât...

Kolaman, boş ve anlamsız gözlerle bakmaktadır. Karşısındaki kadının niçin ağladığını, neden burada, bu ıssız çölde, karşısında bulunduğunu, ondan ne istediğini hiç mi hiç düşünemiyor, hiçbir şey hissetmiyordur. Anası, bir girişim daha yapar ve bu sefer, Kolaman, adının 'Mankurt' olduğunu söyler. Anası çırpınmakta, hüngür hüngür ağlamakta, bir taraftan da bu zulmü yapanların akıllarına nasıl olup da böyle işkence yöntemlerini getirdiği için Tanrı'ya sitem etmektedir...

Nayman Ana, Sarı-Özek'te söylenen bir ağıdı anımsar:
"Ben, öldürülen, derisine saman doldurulan yavru devenin anasıyım. Buraya, saman dolu yavrumun tulumunu koklamaya, yavrumun kokusunu almaya geldim."

Nayman Ana, tekrar tekrar oğluna bir mankurt olmadığını, kendinin bir Nayman, asıl adının, Colaman olduğunu söylerse de sonuç alamaz. O anda, uzaktan gelen bir Juan-Juan'ı fark eder ve kaçar. Juan-Juan da onu fark etmiştir fakat Nayman Ana gizlenir ve Juan-Juan'ın eline geçmekten kurtulur. Nayman Ana geceyi orada geçirir. Sabahleyin etrafı kolaçan ederek yeniden sokulur, "içine saman doldurulan yavrusunun tulumunun" yanına...

Kararı, ne pahasına olursa olsun oğlunu alıp buralardan götürmek, onu kaçırmaktır. Bu sefer yine Juan-Juanlar gelmektelerdir, o yine kaçar. Juan-Juanlar kadının kim olduğunu öğrenmek için Kolaman'ı iyice sorguya çekerler. Tabiî ki konuyu anlamışlardır ve Kolaman'a emir verir, o kadın yine gelirse, onu öldürmesini sıkı sıkıya tembihlerler.

Kolaman'ın efendileri gittikten sonra son bir ümitle yanına gelen annesi bir an oğlunu göremez. Göremez, çünkü o anda, Kolaman, bir devenin arkasına sinmiş, elindeki oku annesine nişan almakla meşguldür. Annesi, oğlunu fark ettiğinde ok yaydan çıkmıştır ve öldürücü darbeyle Nayman Ana, devesinden yere yığılır. Düşerken, son sözleri, "Adını anımsa, adını anımsa!" olmuştur.

Kolaman, yani Mankurt, öz anasını düşman evinde, düşmanın sürüsünün başında ve düşmanın talimatına bağlı kalarak öldürmüştür. Nayman Ana'nın düşüp öldüğü bu yere, "Ana-Beyit Mezarlığı" denilmiştir. Yani "Ana'nın yattığı yer"...

İLE/<>

KÖZKAMANLAŞMAK

Destana göre, Manas, Alma Ata ıramağının gözesinde, Sungur'da oturan, hiç oğlu olmamış Yakup (Cakıp) Han'ın, duasından sonra Tanrı'nın verdiği yiğit oğludur. Manas birçok olağanüstülükler göstermiş, İslâm yolunda mücadele etmiş biri olarak takdim edilmektedir. Manas'ın, küçükken Kalmuklar'a esir düşen ve Moğolistan'a götürülüp orada büyütülen Köz-Kaman adında bir amcası vardır. Köz-Kaman, Moğolistan'da, Kalmuklar arasında büyütülür, bir Kalmuk kızıyla evlendirilir, oğulları olur ve bir gün oğullarıyla birlikte ata yurduna geri döner. Fakat o artık Kalmukça konuşmaktadır. Manas, daha önce amcasını hiç görmemiştir, dolayısıyla onu tanımamaktadır. Üstelik de Kalmukça konuştuğu için, amcasını casus zannetmektedir. Manas amcasını yakalar ve zincire vurur. Bu arada Manas, babasına mektup yazarak, amcası hakkında bilgi sağlar. Babası, amcasına iyi davranmasını söyler. Manas, babasının sözüne uyarak amcasını salıverir. Hatta bir de onun onuruna şölen verir fakat işte Köz-Kaman'lık gerçek yüzünü ortaya koymuştur: Köz-Kaman'ın oğulları şölende arbede çıkarır ve Manas'ı döver. Manas, ileride Kalmuklar'a karşı sefere çıktığında da Köz-Kaman ve oğullarının ihanetinden kurtulamaz.

[Manas Destanı ve Köz-Kaman: Köz-Kaman, Manas Destanı, kahramanlarından birinin adıdır. Adını, bir Kırgız yiğidinden alan, 400 bin dizelik Manas Destanı, bir Kırgız destanı olup, Müslüman Kırgızlar'la, putperest Kalmuklar arasındaki mücadeleyi anlatmaktadır. Manas'ın tarihî bir kişilik olmadığını ileri sürenler varsa da, onun bir Kırgız beyi ya da bir Kırgız yiğidi olma olasılığı yüksektir. Bu destanda, Kırgızlar'ın tüm örf-âdet ve gelenekleri, inanç ve dünya görüşleri işlenmiştir.]

İLE/<>

KANARALAŞMAK

Bir köyde, yaşlı bir adam ve oğulları yaşamaktadır. Bir gün, adamın sürüsünden esrarengiz bir biçimde koyunlar eksilmeye başlar. Oğullar, eksilen koyunların ölüsünü ya da dirisini aramadık yer bırakmazlar ama ne yazık ki bulunamamaktadır. Babaları, bu duruma epeyce kafa yormakta fakat akıl erdirememektedir. Adamın, en sonunda aklına yatan düşünce şudur: Koyunları evin köpekleri, yani bizzat sürüyü korumakla görevli olan "bekçi" köpekler yemektelerdir. Bu demektir ki, köpekler kanaralaşmıştır!

Yaşlı adam, çocuklarına talimat verir, der ki, "Gidin, evdeki tüm köpekleri öldürün. Hiçbir eniği de sağ bırakmayın! Daha sonra başka köylerden yeni enikler bulur getirir ve onları yeni baştan eğitirsiniz."

Oğullar, babalarının dediği gibi yapar ve fakat birkaç yıl sonra yine aynı durum görülmeye başlanır. Bu sefer, adam, çocuklarını başına toplar ve onlara, birkaç yıl önce kendilerine verdiği talimatı aynen yapıp yapmadıklarını sorar. Küçük oğul, o gün küçük bir eniği, acıdığı için öldürmemiş olduğunu itiraf eder. Evet, konu anlaşılmıştır: O küçük enik, anasından-babasından kanaralaşmayı öğrenmiştir, kanaralaşmak bir biçimde ona da bulaşmıştır. Büyüdükçe o da bu "ahlâkı" öteki köpeklere öğretmiştir. )


- MANKURTLAŞMAK ile MANKURT/LUK


- MANNER vs. ASSUMPTION


- MANNER :/yerine TAVIR, TUTUM


- MANNİCH İLE STRECKER İLE UGİ ile/||/<> ÇOK BİLEŞENLİ REAKSİYONLAR

( Tek kademede kompleks moleküller. )

( Formül: R-NH₂ + R-CHO + R₂CO )


- MANNICH REACTION[İng.] ile/değil/yerine/= MANNİCH REAKSİYONU


- MANNITOL HEXANITRATE[İng.] ile/değil/yerine/= MANNİTOL HEKSANİTRAT


- MANNITOL[İng.] ile/değil/yerine/= MANNİTOL


- MANOLYA[MAGNOL'un adından(bitkibilimci)] ile ...

( Koklanmaz! [Sadece izlenir!] )

( Manolyagillerden, yaprakları almaşık, iri ve parlak yeşil renkte bir süs ağacı. | Bu ağacın, çok iri, beyaz ve limon kokusunda, güzel çiçeği. )

( MAGNOLIA GRANDIFLORA )


- MANOMETRE[Fr. < Yun. MANOS: Seyrek, yumuşak. | METRON: Ölçü.] değil/yerine/= BASIÖLÇER


- MİKYÂS-İ GAZ[Osm.] / MANOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= MANOMETRE


- MANŞET[Fr.] ile MANŞET[Fr.]

( Bir gömleğin kol ağzına geçirilen, genellikle çift katlı kumaştan bölüm, kolluk. İLE Gazetelerin ilk sayfalarının üst bölümüne, iri harflerle konulan başlık. )


- MANŞET ile MANŞETLİ


- MANŞET[Fr. < MANCHETTE] değil/yerine/= ÖNBAŞLIK


- MANSIB[< NASB] ile ...

( Büyük memurluk makamı. | Devlet hizmeti, memuriyet. | Onun, derece, rütbe, makam. )


- MANSİYON[Fr.] değil/yerine/= ÖZENDİRME ÖDÜLÜ

( Bir yarışmada, konulan ödüle yeterli nitelikte görülmemekle birlite, anılmaya değer bulunan kişiye ya da yapıta verilen derece. )


- MANŞON/CUFF[İng.] değil/yerine/= SARGAN


- MANSÛS/A ile ...

( Kur'ân-ı Kerîm'de, açıkça anlatılmış, hakkında âyet bulunan. )


- MANTALİTE[Fr. < MENTALITÉ] değil/yerine/= ANLAYIŞ


- MANTAR[İng. MUSHROOM] ile/||/<> ANTİFUNGAL ile/||/<> BİYOKİMYA[İng. BIOCHEMISTRY] ile/||/<> DİKARYOTİK[İng. DIKARYOTIC] ile/||/<> DORMANSİ[İng. DORMANCY] ile/||/<> FUNGUS[İng. FUNGI] ile/||/<> KLOROFİL[İng. CHLOROPHYLL] ile/||/<> OOSFER[İng. OOSPHERE]

( Çok gözeli ya da tek gözeli olabilen ökaryotik bir canlı. Klorofil taşımazlar, çoğu parazit ya da saprofit. Eşeyli ve eşeysiz üreyebilirler. Bu organizmaların oluşturduğu topluluğa Mantarlar Alemi denir. 5 kola ayrılır: Zygomycetes, Deuteromycetes, Basidiomycetes, Ascomycetes ve Mycophycophyta. @@ Mantarların üremesine engel olan ya da onların öldürülmesini sağlayan kimyasallardır. Antimikotik de denir. @@ Biyokimya; bitkiler, hayvanlar, mikroorganizmalar ve mantarlar gibi biyolojik organizmalarda gerçekleşen kimyasal süreçleri inceleyen bilim dalıdır. Biyokimya bilimi ayrıca proteinler, vitaminler, hormonlar, enzimler, karbonhidratlar, lipitler, yağlar ve nükleik asitler gibi makromoleküllerin yapısını inceler. Bu nedenden ötürü, biyokimya; beslenme bilimi, tıp ve genetik bilimi ile doğrudan ilişkilidir. @@ Haploid (n) ya da diploitten (2n) farklı olan, iki ayrı haploid çekirdeği (n + n) içeren bir göze. Doğal olarak mantar heterokaryanlarında görülür. Dikaryosis, fungusların önemli bir genetik özelliğidir. @@ Büyüme, gelişme, fiziksel aktivite gibi durumların askıya alındığı, metabolik aktivitenin minimuma indirildiği bir yaşam evresidir. Bitkilerde, hayvanlarda, bakterilerde ve mantarlarda görülür. Genellikle uygunsuz koşullarda yaşamı sürdürmek için girilen bir durumdur. Günler, mevsimler, hatta yıllar boyunca sürebilir. Bitki tohumlarının uygun koşullar oluşuncaya kadar çimlenmemesi ve kış uykusu örnek verilebilir. Ayrıca kanser gözelerinin de dormansi durumuna girebildiği ve bu biçimde tedaviden bir süre sonra tekrardan ortaya çıkabildiği yakın zamanda yaygınlaşmış bir fikir olup konu üzerine çalışmalar sürmektedir. @@ Fungus: maya, küf ve mantarları içeren krallık Mantarlarının yaklaşık 99.000 bilinen organizma türü herhangi biridir. Funguslar, dünyadaki en yaygın organizmalar arasındadır ve büyük çevresel ve tıbbi önem taşımaktadır. Birçok mantar toprakta ya da suda yaşamaktadır; diğerleri bitkiler ya da hayvanlarla parazitik ya da simbiyotik ilişkiler oluştururlar. Funguslar ökaryotiktir. Önceleri funguslar bitki krallığına dahildi fakat funguslar, klorofil içermedikleri ve benzersiz yapısal ve fizyolojik özellikleri ile (yani, göze duvarının ve göze zarının bileşenleri) ayırt edildiğikleri için bitkilerden ayrılırdılar. @@ Bitki kloroplastlarında bulunan yeşil renkli, güneş ışığını emen ve enerjisini CO2 ve sudan karbonhidrat sentezlemek için kullanan fotosentetik pigment. Bu tepkimeye "fotosentez" denir. 2012'de yapılan bir araştırma, yeşil sebzelerdeki klorofilin kanseri önlemeye yardımcı olduğu yönünde. Diğer fotosentetik pigmentler, karatenoidler ve fikobilinlerdir. @@ Alglerde ve mantarlarda (fungus) erkek gamet tarafından döllenerek yumurtayı oluşturan dişi gamet, yumurta gözesi.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- MANTAR ile AĞ MANTARLAR

( ... İLE İnsan ve hayvanlarda hastalığa yol açan ve çok sayıda türü içine alan ilkel bitkiler topluluğu. )


- MANTAR ile AĞBENEK

( ... İLE Ağ görünüşünde olan, arpa yapraklarına yerleşerek oldukça önemli zararlara yol açan, açık ya da koyu kahverengi asklı mantar. | Bu mantarın yol açtığı ekin hastalığı. )


- MANTAR ile AKPAS

( ... İLE Lahana, turp, şalgam, karnabahar gibi bitkilerin kök dışındaki tüm bölgelerine yerleşebilen, özellikle semizotugillerde karşılaşılan, yosunumsu mantar. )


- MANTAR ile BAZİDİYOSPOR[Fr. < BASIDIOSPORE]

( ... İLE Bazitli mantarların sporları. )


- MANTAR ile CADISÜPÜRGESİ

( ... İLE Emeçleri, özellikle dal uclarındaki kabuk altında, sıkı bir ağ örerek, çekirdekli yemiş ağaçlarının çiçeklenmesine, dolayısıyla meyve verimine engel olan askılı mantar. | Bu mantarın neden olduğu bitki hastalığı. )

( TAPHRINA CERASI )


- MANTAR ile ÇAVDARMAHMUZU

( ... İLE Buğdaygillerin ve en çok da çavdarın başağı üzerinde türeyip koyu mor renkte bir horoz mahmuzunu andıran, tıpta kullanılan, asklı mantarlardan biri. )

( ... cum CLAVICEPS PURPUREA )


- MANTAR ile/ve/<> CIVIKMANTARLAR

( ... İLE/VE/<> Bakterilerle ortak yaşayan, ilkel ve hayvanımsı yapılı, peltemsi mantarlar. )

( Vegan beslenenler de, hayvansal yapıları nedeniyle mantar yememeyi yeğlemektedir. )


- MANTAR ile DONBALAN MANTARI


- MANTAR ile/değil ESMERKÜF

( ... İLE Esmerküfler ailesinin asalak yaşama uyabilen örnek türü. Özellikle arılarda öldürücü gelişmeler doğuran, ilkel mantar. )

( ... cum MUCOR MUCEDO )


- MANTAR ile IŞILKÜF

( ... İLE Sığır, domuz ve insana ışılküflüce etkeni, ışılküflerin örnek türü olan asalak mantar. )

( ... cum ACTINONYCES BOVIS )


- MANTAR ile İSLİKÜF

( ... İLE Toprakta ve gübreliklerde, çürükçül yaşamakla birlikte, kulak, burun, akciğer asalağı olarak da gelişebilen, asklı mantar. )


- MANTAR ile KARABACAK

( ... İLE Pancar fidelerinde gelişerek fidenin ölümüne ya da cılız kalmasına yol açan ve yerleştiği bölgeleri kara beneklerle örten asklı mantar. | Bu mantarın neden olduğu hastalık. )


- MANTAR ile KATRANKÖPÜĞÜ

( ... İLE Çayır mantarlarından, şapkasının alt yüzü dilim dilim ve bir halka ile çevrili bulunan bir cins mantar. )


- MANTAR[Yun.] ile KÖK MANTAR

( Mantarlardan, içinde zehirlileri de bulunan, silindir bir gövde ve üst tarafı şapka biçiminde olan ilkel canlıların genel adı. [Lat. FUNGI] | Esnek ve sudan hafif olduğundan şişe tapası, cankurtaran simidi, cankurtaran yeleği, ayakkabı tabanı ve daha birçok şeyin yapımında kullanılan, su geçirmeyen, meşe ağacı tabakası. | Bu tabakadan yapılan şişe tapası. | Kaldırıma araçların park edilmesini engellemek amacıyla zemine gömülmüş mantar biçiminde beton yükselti. | Çocukların özel tabanca ile patlattıkları barutlu nesne. | Hayvanların burun ucu. | Uydurma söz, yalan. | Mantar hastalığı. | Mantar hastalığına neden olan mikroskobik canlı. İLE Meşe, çam ve fındık vb. ağaçların köklerinde yerleşen, iplik görünüşünde bir mantarın emeciyle, kökün ortak yaşama biçimindeki birleşmesinden oluşan mantar. )


- MANTAR ile KUZUGÖBEĞİ

( ... İLE Çam ormanlarında, yol ve akarsu kenarlarında, meşe, akçaağaç, kayın gibi yaprak döken ağaçların altında, kireçli, kumlu topraklarda tek tek ya da gruplar hâlinde yetişen, şapkası kalın ve etli, bir tür mantar. )


- MANTAR ile MANTAR BAŞI

( LİKEN: Mantar ve alglerin morfolojik ve fizyolojik bir bütün halinde meydana getirdikleri simbiyotik organizmalar. )

( MUSHROOM vs. PILEUS )


- MANTAR ile MANTAR ile MANTAR ile MANTAR ile MANTAR

( Bitkilerde koruyucu doku olarak görev yapan ve ana maddesi süberin olan ölü hücrelerden oluşan tabaka. İLE Mikroskobik ya da makroskobik olan parazit, saprofit ya da simbiyoz olarak yaşayan, klorofilsiz, öteki canlılar için zehirli ya da zehirsiz olan canlı yapı. İLE Esnek ve hafif olduğundan, şişe tıpası, cankurtaran simidi/yeleği, ayakkabı tabanı ve daha birçok şeyin yapımında kullanılan, geçirimsiz, meşe ağacı tabakası. | Bu tabakadan yapılan şişe tıpası. İLE [hayvanlar] Burun ucu. İLE Çoğunlukla yüzde, deri üzerinde, koyu kızıl ya da mor renkte oluşan bir deri sayrılığı. | Bazı mantarların yol açtığı bitki ya da hayvan hastalığı. )

( LİKEN: Mantar ve alglerin morfolojik ve fizyolojik bir bütün halinde meydana getirdikleri simbiyotik organizmalar. )

( [argo] MANTARLAMAK: Aldatmak, yalan söylemek. )

( MUSHROOM vs. PILEUS )

( FUNGİ cum ... )


- MANTAR ile PASMANTARI

( ... İLE Pasmantarıgillerden, buğdaygillerde ve baklagillerde pas hastalığına neden olan mantar. )

( ... cum UROMYCES )


- MANTAR ile PERONOSPORA[Yun.]

( ... İLE Patates, pancar, asma ve daha başka bitkilerde, milduyuya yol açan mikroskobik mantar. )


- MANTAR ile/ve/değil PİŞİK

( ... İLE/VE/DEĞİL Apış yeri, koltukaltı gibi tenin birbirine sürtünen yerlerinde, terin yakmasıyla oluşan kızartı. )


- MANTAR ile/değil PİYAN

( ... İLE/DEĞİL Mantara benzeyen kabarcıklarla ortaya çıkan, ciltte yaralar yapan, bulaşıcı sıcak bölge sayrılığı. )


- MANTAR ile ŞİŞE MANTARI

( MUSHROOM vs. CORK )


- MANTAR[Azr.] = TIPA[Tr.]


- MANTAR ile UCKURUTAN

( ... İLE Turunçgillerde, özellikle limonlarda gelişerek, dal uclarının kurumasına neden olan ve birkaç yıl içinde ağacın ölmesine neden olan bir tür mantar. )


- MANTAR ile YERMANTARI/KEME


- MANTARDOĞURAN ile MANTARÖZÜ

( Mantarlaşmış gözeler oluşturacak mantar tabakası doğuran, büyültkendoku. İLE Karbon, hidrojen ve oksijenden oluşan, bazı bitki gözelerinin çeperlerini kaplayarak, sıvı ve gazların geçmesini önleyen, bu nedenle gözenin ölümüne ya da mantar oluşumuna yol açan madde. )


- MANTAR(/LAMAK)" ile/değil/yerine/>< KANTAR/TERAZİ (ÖLÇÜ/T)


- MANTARLAMAK ile MANTARLAŞMAK ile MANTAR/LIK ile MANTARCI/LIK ile MANTARLI ile MANTARLAR ile MANTAR ÖZÜ ile MANTAR KAYA ile MANTAR KENT ile MANTAR AĞACI ile MANTAR BİLİMİ ile MANTAR MEŞESİ ile MANTAR BİLİMCİ ile MANTAR ÇORBASI ile MANTAR TABAKASI ile MANTAR HASTALIĞI ile MANTAR TABANCASI


- FUNGI[İng.] / MANTARLAR[Alm.] ile/değil/yerine/= MANTARLAR


- MANTI ile/<> HALUJ


- MANTI ile MANTI[İt.]

( İçine malzeme konularak, küçük pohçalar biçiminde dürülmüş hamur parçalarıyla hazırlanan yemek. İLE Gabya serenini kaldıran halat ve makara. )


- MANTI ile MANTIK ile MANTICI/LIK ile MANTIKLI/LIK ile MANTIKÇA ile MANTIKÇI/LIK ile MANTIKSAL/LIK ile MANTIKSIZ/LIK ile MANTIKLICA ile MANTIK DIŞI ile MANTIKSIZCA ile MANTIK ÖNCESİ


- MANTİ ile MANTİN ile MANTİS


- MANTIK ile EYTİŞİM


- MANTIK ile ORGANİZASYON


- ... MANTIĞI ile/ve/değil/||/<>/< KABULÜ


- MANTIK (DİLİ) ile/ve MATEMATİK (DİLİ)

( Mantık, bütüncül bir yapı içerisinde kavramların ilişkisini inceler. İLE/VE Matematik, mekân, zaman ve kuvvet kavramları içerisindeki olgu/olayları bu kavramlarla inceler. )

( Mantıktaki kavram, matematikte formül olur. Mantıktaki önerme, matematikte bağıntı olur. Mantıktaki çıkarım, matematikte işlem olur. )

( Mantık bilmeyenin ilmine itibar edilmez; geometri/matematik bilmeyen fetvâ veremez. )

( Evrendeki düzenliliği ya mantık ya da matematik içinde yakalarız. )

( Matematikte yasalar tekil bir biçim'de incelenir; ama tüm biçimler için geçerli/tümel oldukları kabul edilir. )


- MANTIK EYTİŞİMİ ile/ve/değil/yerine YAŞAM EYTİŞİMİ


- MANTIK HATASI ile/ve/değil/||/<>/< YAKLAŞIM/YÖNTEM HATASI


- MANTIK KALIPLARI ile/ve/değil/yerine MANTIK


- MANTIK, MANTIKLI/LIK ile/ve/<>/değil/yerine TUTARLI/LIK

( LOGIC, LOGICAL/NESS vs./and/<> CONSISTENCY
CONSISTENCY instead of LOGIC, LOGICAL/NESS )


- MANTIK SİLSİLESİ ile/ve/<> DİZGE


- MANTIK:
"ÜRETMEK" değil YÜRÜTMEK


- MANTIK ve ARISTOTELES


- MANTIK ile/değil BAĞLAM


- MANTIK ile/ve BİÇİMSEL MANTIK

( MANTIK: Biçimsel düşünmenin kurallarını tespit eden alan. | Tanım yapma bilimi. | Zihni, fikirde hatadan koruyan alet. )

( Düşüncenin iskeletidir. )

( Nutkiyetin biçimsel yapısının incelenmesi. )

( Mantık aklın kurallılığını aramaktır. )

( Mantık belirsizliği kaldırmaz. )

( EDEB-ÜL AKL )

( ESEME )


- MANTIK ile/ve/<> BİÇİMSELLEŞTİRİLMİŞ MANTIK

( LOGIC vs./and/<> SHAPED LOGIC )


- MANTIK ile/ve BULANIK MANTIK

(

🧠 Bulanık Mantık Nedir?

Gerçek yaşamın belirsizliklerini anlayan mantık düzeni

Klasik Mantık vs Bulanık Mantık

Temel farkları anlayalım

🔲 Klasik (Boolean) Mantık

Temel İlke:

Her önerme ya TAM DOĞRU (1) ya da TAM YANLIŞ (0)

Örnek: "Ali uzun"

180 cm DOĞRU (1)
179 cm YANLIŞ (0)

⚠️ Sorun:

1 cm fark tüm sonucu değiştiriyor! Gerçek yaşam, böyle keskin değil.

🌈 Bulanık (Fuzzy) Mantık

Temel İlke:

Her önerme 0 ile 1 arasında herhangi bir değer alabilir

Örnek: "Ali uzun"

180 cm 0.8 (Oldukça uzun)
179 cm 0.75 (Uzunca)
170 cm 0.4 (Orta)

✅ Avantaj:

Doğal, insan düşüncesine yakın! Aşamalı geçişler var.

📋 Günlük Yaşamdan Örnekler

👶 Yaş

"Genç" demek: 25 yaş = 0.9, 35 yaş = 0.6, 45 yaş = 0.2

🚗 Hız

"Hızlı" demek: 100 km/h = 0.7, 120 km/h = 0.9, 80 km/h = 0.4

💖 Güzellik

"Güzel" demek: Subjektif ama ölçülebilir (0.0-1.0 arası)

Mantık Türü Değer Aralığı Örnek Kullanım
Klasik {0, 1} Doğru/Yanlış Matematik, programlama
Bulanık [0, 1] 0.7 (oldukça doğru) AI, denetim düzenekleri
Çok Değerli {0, 0.5, 1} Bilinmiyor de var Veritabanları
Olasılıksal [0, 1] %70 şansla doğru İstatistik, tahmin

🎯 Ana Mesaj

Klasik mantık: "Bu doğru MU?" sorusunu sorar → Evet/Hayır
Bulanık mantık: "Bu ne kadar doğru?" sorusunu sorar → 0-1 arası değer

🌡️ Sıcaklık Örneği

Hava sıcaklığını bulanık kümelerle değerlendirelim

Sıcaklık: 25°C

0%

Soğuk

Üyelik: 0.00

0%

Serin

Üyelik: 0.00

50%

Ilık

Üyelik: 0.50

0%

Sıcak

Üyelik: 0.00

🤔 Sonuç Yorumu

25°C sıcaklık, aynı anda birden fazla kategoriye ait olabilir! Bu da bulanık mantığın güzelliği - gerçek yaşamdaki belirsizlikleri modelleyebiliyor.

🔲 Klasik Mantık Yaklaşımı:

20°C = "Serin" (1) diğerleri (0)

21°C = "Ilık" (1) diğerleri (0)

Problem: Ani geçiş, doğal değil!

🌈 Bulanık Mantık Yaklaşımı:

20°C = Serin(0.5) + Ilık(0.5)

Aşamalı geçiş var!

Avantaj: İnsan algısına yakın!

📏 Boy Örneği

Kişi boylarını bulanık kümelerle sınıflandıralım

Boy: 170 cm

0%

Kısa

Üyelik: 0.00

100%

Orta

Üyelik: 1.00

0%

Uzun

Üyelik: 0.00

💡 Pratik Faydası

Bir kişi aynı anda hem "orta boylu" hem de "uzun" olabilir. Bu, insan algısına daha yakın bir yaklaşım!

🎯 Üyelik Fonksiyonları

Kısa Boy

150 cm ve altı: %100 kısa
150-170 cm: Azalarak kısa
170 cm üstü: %0 kısa

Orta Boy

165 cm civarı: En yüksek
150-185 cm arası: Değişken
Dışında: Düşük üyelik

Uzun Boy

170 cm altı: %0 uzun
170-190 cm: Artarak uzun
190 cm üstü: %100 uzun

🚀 Gerçek Yaşam Uygulamaları

Bulanık mantığın kullanıldığı alanlar

🚗 Otomobil Kontrolü
  • ABS Fren: "Çok kaygan" + "Hızlı gidiyor" → "Fren gücünü azalt"
  • Park Sensörü: "Yakın" mesafe → "Uyarı seviyesini arttır"
  • Klima: "Sıcak" + "Nemli" → "Soğutmayı arttır"
  • Vites Değişimi: "Yüksek devir" → "Vites arttır"
🏠 Ev Aletleri
  • Çamaşır Makinesi: "Çok kirli" → "Uzun yıkama"
  • Buzdolabı: "Sıcak" ortam → "Kompresörü çalıştır"
  • Robot Süpürge: "Çok tozlu" → "Emiş gücünü arttır"
  • Fırın: "Büyük yemek" → "Uzun pişirme"
💼 İş Dünyası
  • Kredi Değerlendirme: "Orta risk" müşteri
  • Pazarlama: "İlgili olabilir" müşteri grubu
  • Kalite Kontrol: "Kabul edilebilir" ürün kalitesi
  • Performans: "İyi" çalışan değerlendirmesi
🎮 Oyunlar & AI
  • Oyun AI: "Agresif" + "Savunmacı" karakter
  • Karar Verme: "Belirsiz" durumlarda seçim
  • Yol Bulma: "Tercih edilen" rota seçimi
  • NPC Davranışı: "Şüpheli" oyuncu tepkisi
🏥 Tıp & Sağlık
  • Teşhis: "Olası" hastalık belirtileri
  • İlaç Dozajı: "Orta şiddetli" ağrı
  • Risk Analizi: "Yüksek riskli" hasta grubu
  • Görüntü Analizi: "Şüpheli" leke tespiti
📊 Veri Analizi
  • Müşteri Segmentasyonu: "Sadık" müşteri
  • Performans: "İyi" çalışan değerlendirmesi
  • Tahminleme: "Muhtemel" gelecek trendler
  • Anomali Tespiti: "Şüpheli" veri noktası

🔍 Neden Bu Kadar Popüler?

✅ Avantajlar

  • 🧠 İnsan düşüncesine yakın
  • 🌊 Belirsizlikle başa çıkabilir
  • 📈 Aşamalı geçişler
  • 🎯 Esnek karar verme
  • 🌍 Gerçek dünya problemlerine uygun
  • 💡 Sezgisel yaklaşım
  • 🔄 Uyumlandırıcı düzenekler

⚠️ Dikkat Edilecekler

  • 📊 Üyelik fonksiyonları önemli
  • 💻 Hesaplama daha karmaşık
  • ❓ Sonuçlar her zaman kesin değil
  • 👨‍🎓 Uzman bilgisi gerekebilir
  • 🧪 Test etmek zor olabilir
  • ⚖️ Parametrelerin ayarlanması
  • 📚 Öğrenme süreci

🎯 Özetle

Bulanık mantık, "evet/hayır" yerine "ne kadar" sorusunu sorar.
Bu da onu gerçek yaşamın karmaşıklığıyla başa çıkmada çok etkili yapar! 🧠✨

Yaşam, siyah-beyaz değil renkli! 🌈

)

( LOGIC vs./and FUZZY LOGIC )


- MANTIK ve/<> BÜTÜN/LÜK


- MANTIK ile/ve/||/<>/>/< CEDEL


- MANTIK ile/ve ÇIKARIM

( LOGIC vs./and INFERENCE )


- MANTIK ile/ve DAİRESEL MANTIK

( LOGIC vs. UROBORIC LOGIC )


- MANTIK ile/ve DİL

( Mantık, dili düzeltmez ve fakat güçlendirir. )


- MANTIK ile/ve/değil/||/<>/< DÜŞÜNCE BİÇİMİ


- MANTIK ile/ve DÜZEN

( İLM-ÜN MİZÂN )


- MANTIK ile/ve ESTETİK

( İdrakin/düşüncenin kurallarını inceler. İLE/VE Vicdanın/duygunun kurallarını inceler. )

( ... İLE/VE Duyarlılık Bilimi[Cognitio Sensitiva] | Güzel üzerine düşünme sanatı ve felsefesi. | İlm-i his/tahassüs. )


- MANTIK ile/ve EYTİŞİM/DİYALEKTİK


- MANTIK ile/ve/||/<>/> FELSEFE

( )

( LOGIC vs./and/||/<>/> PHILOSOPHY )


- MANTIK ile/||/<> FELSEFE


- MANTIK ile/||/<> FELSEFE


- MANTIK ile/||/<> FELSEFE

( İkinci öğretmen, Aristoteles mantığının geliştirilmesi )

( Farabi tarafından 940 yılında keşfedildi/formüle edildi. (870-950) (Ülke: Türkistan) (Önemli katkıları: İkinci öğretmen, mantık, müzik teorisi, siyaset felsefesi) )


- MANTIK ve FIKIH


- MANTIK ile/ve FİZİK

( LOGIC vs./and PHYSICS )


- MANTIK ve/||/<> FİZİK ve/||/<> ETİK

( Çit. VE/||/<> Ağaç. VE/||/<> Meyve. )


- MANTIK ve/||/<>/> FİZİK ve/||/<>/> ETİK

( Bahçenin sınırı/duvarı/çiti. VE/||/<>/> Bahçedeki ağaç. VE/||/<>/> Bahçedeki ağacın meyvesi. )

( )


- MANTIK ve/<> GEOMETRİ(HENDESE)

( ... VE Aksiyomatik olarak kurulan ilk ilim. )

( Mantık bilmeyenin ilmine itibar edilmez; geometri/matematik bilmeyen fetvâ veremez. )

( Kavramlarla uğraşır. VE/<> Niceliklerle uğraşır. )


- MANTIK ile/ve/<> HAL EHLİ OLMAK


- MANTIK ile/ve/<>/< HAYAL GÜCÜ

( A[/B/C/...Y/Z] noktasından, B[C/D.../Y/Z] noktalarına [belki/bazen/biraz] götürür. İLE/VE/<>/< Her yere götürür. )

( Çeperdeki 360 dereceden, birine/birkaçına götürür. İLE/VE/< 360 dereceyle, eşit aralıkta bulunan merkez(in)e götürür. )


- MANTIK ile/ve "HESAP ETMEK"


- MANTIK ve İBNİ SİNÂ


- MANTIK ile/ve/||/<> İDEA ile/ve/||/<> DOĞA


- MANTIK ile/ve/||/<> İNDİRGEME


- MANTIK ile/ve İŞLEYİŞ


- MANTIK ile/ve/<> MAKSAT


- MANTIK ile/ve/değil/||/<>/< MANTIKSAL ZORUNLULUK


- MANTIK ile/ve MATEMATİK

( Matematiksel olan ilişkileri verir, mahiyeti vermez. )

( "Doğruluk Tablosu" yazısı için burayı tıklayınız... )

( LOGIC vs./and MATHEMATICS )


- MANTIK ve MATEMATİK ve METAFİZİK


- MANTIK ile/ve/||/<>/> METAFİZİK


- MANTIK ile/ve/||/<> NİTELEME/YÜKLEMLER MANTIĞI


- MANTIK ile/değil OLASILIK


- MANTIK ile/ve/||/<>/> ÖLÇÜ

( LOGIC vs./and MODERATION )


- MANTIK ile/ve/||/<> ORGANON


- MANTIK ile/ve/||/<> OUROBORİK MANTIK


- MANTIK ve PERSPEKTİF


- MANTIK(/... MANTIĞI)" ile/değil SIĞINMA


- MANTIK ile "SİYASET"


- MANTIK ve TÜMDENGELİM


- MANTIK ile/ve TUTARLILIK

( İdrakin/düşüncenin kurallarını inceler. İLE/VE Vicdanın/duygunun kurallarını inceler. )

( LOGIC vs./and CONSISTENCY
LOGIC vs./and SHAPED LOGIC
LOGIC vs. INFERENCE )


- MANTIK ve USÛL


- MANTIK ile/||/<> USUL

( Miyar el-İlm, mantık ve metodoloji )

( Gazali tarafından 1094 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1058-1111) (Ülke: İran) (Önemli katkıları: İhya-u Ulumi Din, felsefe eleştirisi, mantık) )


- MANTIK ile/değil/yerine UYGULAMA


- MANTIK ile/ve VARLIK

( LOGIC vs./and ONTOLOGY )


- MANTIK ile/ve/||/<>/> "YANILSAMA MANTIĞI"


- MANTIK ile/ve YÖNTEM

( ... İLE/VE Gelecekte olacak bir şeyi yakalamak. )

( ... İLE/VE Modern bilimlerin mantığı. )

( Yöntemi bilen bilgiyi elde eder. )


- MANTIK ile/ve/değil/yerine YÖNTEM


- MANTIKÇA DÜŞÜNMEK ile/ve/<> VARLIKÇA DÜŞÜNMEK


- [ne yazık ki]
MANTIK DIŞI/LIK ile/değil "DUYGUSAL/LIK"


- MANTIKEN değil/yerine/= ESTEMCE


- MANTIKEN ile/ve/değil KURAMSAL/TEORİK OLARAK

( [not] "LOGICALLY" vs./and/but "THEORICALLY" )


- MANTIKÎ MÂKULÂT ile/ve FELSEFÎ MÂKULÂT

( Dışarıda/hariçte tahakkuku yoktur. İLE/VE Nitelenmesi/ittisafı dışta/hariçte, bildirimleri/uruzu zihindedir. )


- MANTIKÎ/MANTIKSAL değil/yerine/= ESTEMLİ


- MANTIKİYAT ile/ve/> TABİİYAT ile/ve/> RİYÂZİYAT ile/ve/> İLÂHİYAT


- MANTIKLI DÜŞÜNMEK ile/ve MANTIK BİLMEK


- MANTIKLI ile ANLAMSIZ DEĞİL


- MANTIKLI ile MANTIKSAL

( Mantığa uygun, usa/akla uygun. | Mantığa uygun davranan. İLE Mantıkla ilgili olan. )


- MANTIKLI ile/ve/değil/<> UYGUN


- MANTIKLI ile/ve/değil/yerine/||/<> YERİNDE/İSABETLİ


- MANTIKSAL İLİŞKİ ile/ve KRONOLOJİK İLİŞKİ


- MANTIKSAL KANIT ile/ve/<> MATEMATİKSEL KANIT


- MANTIKSAL OLAN ile/ve ONTOLOJİK OLAN ile/ve EPİSTEMOLOJİK OLAN


- MANTIKSAL ÖNCELİK ile/ve VAROLUŞSAL ÖNCELİK


- MANTIK/SAL ile/ve/<> KAVRAM/SAL

( LOGIC/AL vs./and/<> CONCEPT/UAL )


- MANTIK(SAL) ile/ve MATEMATİK(SEL)


- MANTIKSIZ ile İRRASYONEL SAYI

( IRRATIONAL vs. IRRATIONAL NUMBER )

( غير عقلي ile غير عقلاني ile جذر اسم ile غير منطقي ile بي منطق ile عدد اصم )

( غير عقلي ile غير عقلاني ile جذر اسم ile غير منطقي ile BEY MANTEGH ile ADAD ASAM )


- MANTIKSIZ" ile/değil/yerine TUHAF


- MANTIKSIZ ile USDIŞI


- MANTIKSIZLIK ile MANTIKSIZ

( IMPLAUSIBILITY vs. IMPLAUSIBLE )

( غير مقبولي ile ناموجه بودن ile ناپسندي ile نامحتمل ile غيرمحتمل ile غيرمقبول )

( غير مقبولي ile NAMOJEH BODAN ile ناپسندي ile NAMOHTAMEL ile غيرمحتمل ile غيرمقبول )


- MANTIK'TA:
ARİSTOTELES ile/ve/değil KANADA

( Yunan. İLE/VE/DEĞİL Hint. )


- MANTIKTA:
TASAVVUR ile/ve MEVZÛ ile/ve MAKSAT


- MANTIKTA:
TRANSANDANTAL ANALİTİK ile/ve/||/<> TRANSANDANTAL DİYALEKTİK


- MANTIKU'T TAYR [FERİDÜDDİN ATTAR - KAKNÜS YAY. adlı kitabı okumanızı salık veririz.


- MANTİS[Fr. < Lat.] ile MANTİS

( Bir sayının logaritmasının ondalık bölümü. İLE Karides. )


- MANTO[Fr. < MANTEAU] ile TRUVAKAR/TRUAKAR[Fr. < TROIS-QUARTS]

( Kadın paltosu. İLE Kısa manto. | Kol boyu dirsek ile bilek arasında olan kadın giysisi. )


- MANTO/LUK ile MANTOLU ile MANTOSUZ ile MANTOLAMA


- MANTRA ile/||/<> BHAJAN

( İlâhi, bir düşünce aracı. Sihirli bir gücü olduğuna inanıldığı için ya da zihinde etkin bir değişim yapmak amacıyla aralıksız tekrarlanan bir sözcük. Tasavvuf'ta: Zikir. @@ Sadakat uygulaması, dua, tapınma. )


- MANTRA ile BİJA-MANTRA

( ... İLE Tohum mantrası ya da tek sözcükten oluşan bir güç çığlığı. )


- MANTRA[Sansk.] = SHINGON[Jap.]

( İlâhi, bir düşünce aracı, harfler halinde göz önüne getirilen ve telaffuz edilen ideal sesler. Mantra, sürekli tekrarlanışı kendine özgü sonuçlar doğuran bir sözcükler topluluğudur. Sihirli bir gücü olduğuna inanıldığı için ya da zihinde etkin bir değişim yapmak amacıyla aralıksız tekrarlanan bir sözcük, bir hece ya da bir harf. (Tasavvuf'ta ile ABCDEF ( Zikir) )


- MANUEL/MANUAL[İng.] değil/yerine/= EL KITABI | ELLE YAPILAN


- MANUFACTURER :/yerine ÜRETİCİ


- MANUFACTURING :/yerine ÜRETİM


- MANY :/yerine BİRÇOK


- MANYAK[Fr. < MANIAQUE] değil/yerine/= MANİYE YAKALANMIŞ


- MANYAK ile/değil GÜVENİLİR "MANYAK"


- MANYAKLAŞMAK ile MANYAKLAŞTIRMAK ile MANYAK/LIK ile MANYAKÇA


- MANYAK/LIK ile/ve/değil ÜMİT/UMUT


- MAGNETIC VISCOSITY[İng.] / VISCOSITÉ MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHE VISKOSITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK AĞDALILIK


- MAGNETIC FLUX DENSITY[İng.] / DENSITÉ DE FLUX MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHE FLUSSDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK AKI YOĞUNLUĞU


- MAGNETIC FLUX[İng.] / FLUX MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHER FLUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK AKI


- FORCE DU CHAMP MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHE FELDSTÄRKE[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK ALAN ŞİDDETİ


- MAGNETIC FIELD STRENGTH[İng.] ile/değil/yerine/= MANYETİK ALAN YEĞİNLİĞİ


- MANYETİK ALAN ile/ve/||/<> ELEKTRİK ALAN

( Devinen elektrik yüklerinin oluşturduğu alan. İLE/VE/||/<> Durağan elektrik yüklerinin oluşturduğu alan. )

( Manyetik güçlerin etkili olduğu bölge. İLE/VE/||/<> Elektrik güçlerinin etkili olduğu bölge. )


- SÂHA-İ MİKNATİSİYE[Osm.] / MAGNETIC FIELD[İng.] / CHAMP MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHES FELD[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK ALAN


- MAGNETISCHER SENSOR[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK ALGIÇ


- MAGNETIC SENSOR[İng.] ile/değil/yerine/= MANYETİK ALGILAYICI


- MAGNETISCHE SUSZEPTIBILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK ALINGANLIK


- MAGNETIC ANISOTROPY[İng.] / ANISOTROPIE MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHE ANISOTROPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK ANİZOTROPİ


- MAGNETIC SEPARATOR[İng.] / MAGNÉTIQUES ÉPARATEURS[Fr.] / MAGNETABSCHEIDER[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK AYIRICI


- MAGNETIC MIRROR[İng.] / MIROIR MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHER SPIEGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK AYNA


- SEMTÜRRES-İ MİKNÂTÎSÎ[Osm.] / MAGNETIC AZIMUTH[İng.] / AZIMUT MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHER AZIMUT[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK AZİMUT


- MAGNETIC PRESSURE[İng.] / PRESSION MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHER DRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK BASINÇ


- MAGNETIC COIL[İng.] / BOBINE MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHE SPULE, MAGNETSPULE[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK BOBİN


- MAGNÉTOSTRICTION[Fr.] / MAGNETISCHE KONTRAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK BÜZÜLME


- MAGNETIC DOUBLE REFRACTION[İng.] / RÉFRACTION DOUBLE MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHE DOPPELBRECHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK ÇİFT KIRILMA


- MAGNETIC DIPOLE[İng.] / DIPÔLE MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHER DIPOL[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK ÇİFT KUTUP


- MAGNETIC MULTIPOLE[İng.] / MAGNETISCHER MULTIPOL[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK ÇOK KUTUP


- MAGNETIC MULTIPOLE FIELD[İng.] / CHAMP MULTIPOLAIRE MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHES MULTIPOLFELD[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK ÇOK KUTUPLU ALAN


- MAGNETIC ANALYSIS[İng.] / ANALYSE MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHE ANALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK ÇÖZÜMLEME


- MAGNETISCHE VERTIEFUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK ÇUKUR


- MAGNETIC WAVE[İng.] / ONDE MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK DALGA


- MAGNETOSTRICTION[İng.] ile/değil/yerine/= MANYETİK DARALMA


- MAGNETIC CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHER KREIS[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK DEVRE


- RELUCTANCE[İng.] / RÉLUCTANCE[Fr.] / MAGNETISCHER WIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK DİRENÇ


- RELUCTIVITY[İng.] / RÉLUCTIVITÉ, RÉSISTIVITÉ MAGNÉTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= MANYETİK DİRENÇLİLİK


- MAGNETIC TRANSDUCER[İng.] / TRANSDUCTEUR MAGNÉTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= MANYETİK DÖNÜŞTÜRÜCÜ


- MAGNETIC SATURATION[İng.] / SATURATION MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHE SÄTTIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK DOYUM/DOYGUNLUK


- MAGNETIC RELAXATION[İng.] / RELAXATION MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHE RELAXATION[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK DURULMA


- MAGNETIC INCLINATION[İng.] / INCLINAISON MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHE INKLINATION[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK EĞİM


- MAGNETIC EQUATOR[İng.] / ÉQUATEUR MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHER ÄQUATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK EKVATOR


- MAGNETIC HYSTERESIS LOOP[İng.] ile/değil/yerine/= MANYETİK ERESİM ÇEVRİMİ


- MAGNETIC HYSTERESIS[İng.] ile/değil/yerine/= MANYETİK ERESİM


- MAGNETIC EFFECTS[İng.] / EFFETS MAGNÉTIQUES[Fr.] ile/değil/yerine/= MANYETİK ETKİLER


- MANYETİK ETKİLEŞİM ile/ve/<> ZAYIF ETKİLEŞİM


- MAGNETIC FERROELECTRIC[İng.] / FERROÉLECTRIQUE MAGNÉTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= MANYETİK FERROELEKTRİK


- MAGNETIC PERMEABILITY CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE LA PERMÉABILITÉ MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHE DURCHLÄSSIGKEIT KONSTANTE, MAGNETISCHE PERMEABILITÄTSKONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK GEÇİRGENLİK SABİTİ


- MAGNETIC PERMEABILITY[İng.] / PERMÉABILITÉ MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHE DURCHLÄSSIGKEIT, MAGNETISCHE PERMEABILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK GEÇİRGENLİK


- MAGNETIC MATERIAL[İng.] ile/değil/yerine/= MANYETİK GEREÇ


- MANYETİK HAPSETME ile/||/<> İNERTIAL HAPSETME

( Manyetik B alanıyla tokamak, inertial lazerle sıkıştırma. )

( Formül: Tokamak İLE ICF )


- MAGNETIC CONFINEMENT[İng.] / EMPRISONNEMENT MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHE EINSCHLIESSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK HAPSETME


- BOUCLE D'HYSTÉRÉSISSE MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHE HYSTERESESCHLEIFE[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK HİSTEREZİS ÇEVRİMİ


- MAGNETISCHE HYSTERESEKURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK HİSTEREZİS EĞRİSİ


- HYSTÉRÉSIS MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHE HYSTERESE[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK HİSTEREZİS


- MAGNETIC BUBBLE[İng.] / BULLE MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHE BLASE[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK KABARCIK


- MAGNETIC SHELL[İng.] ile/değil/yerine/= MANYETİK KABUK


- MAGNETISCHE ABSCHIRMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK KALKAN


- MAGNETIC RIGIDITY[İng.] / RIGIDITÉ MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHE STEIFIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK KATILIK


- MAGNETISCHE SCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK KATMAN


- MAGNETIC SPARK CHAMBER[İng.] / CHAMBRE DE L'ÉTINCELLE MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHE FUNKENKAMMER[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK KIVILCIM ODASI


- MAGNETIC QUANTUM NUMBERS[İng.] ile/değil/yerine/= MANYETİK KUANTUM SAYILARI


- MAGNETIC QUANTUM NUMBER[İng.] / MAGNETISCHE QUANTENZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK KUANTUM SAYISI


- MAGNETIC POLE UNIT[İng.] / UNITÉ DE PÔLE MAGNÉTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= MANYETİK KUTUP BİRİMİ


- FORCE DU PÔLE MAGNÉTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= MANYETİK KUTUP ŞİDDETİ


- MAGNETIC POLE STRENGTH[İng.] / MAGNETISCHE POLSTÄRKE[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK KUTUP YEĞİNLİĞİ


- KUTB-İ MİKNÂTÎSİYE[Osm.] / MAGNETIC POLE[İng.] / PÔLE MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETPOL[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK KUTUP


- MAGNETIC POLARIZATION[İng.] / POLARISATION MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHE POLARISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK KUTUPLANMA


- NOMBRE QUANTIQUE MAGNÉTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= MANYETİK KUVANTUM SAYISI


- MAGNETIC LINES OF FORCE[İng.] / LIGNES DE FORCE MAGNÉTIQUES[Fr.] ile/değil/yerine/= MANYETİK KUVVET ÇİZGİLERİ


- MAGNETISCHE KRAFTLINIE[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK KUVVET ÇİZGİSİ


- MAGNETIC FORCE PARAMETER[İng.] / PARAMÈTRE DE FORCE MAGNÉTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= MANYETİK KUVVET DEĞİŞTİRGESİ


- KUVVE-İ MİKNÂTÎSİYE[Osm.] / MAGNETIC FORCE[İng.] / FORCE MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHE KRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK KUVVET


- MAGNETIC WELL[İng.] / PUITS MAGNÉTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= MANYETİK KUYU


- MAGNETISCHER NORDPOL[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK KUZEY KUTBU


- MAGNETIC NORTH[İng.] / NORD MAGNÉTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= MANYETİK KUZEY


- MAGNETIC MACH NUMBER[İng.] / NOMBRE DE MACH MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHE MACH-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK MACH SAYISI


- ADESE-İ MİKNÂTÎSİYE[Osm.] / MAGNETIC LENS[İng.] / LENTILLE MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHE LINSE[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK MERCEK


- MAGNETIC MERIDIAN[İng.] / MÉRIDIENNE MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHER MERIDIAN[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK MERİDYEN


- MAGNETIC MOMENT[İng.] / MOMENT MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHES MOMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK MOMENT


- MATIÈRE MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHER STOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK NESNE


- MAGNETIC FOCUSING[İng.] / FOCALISATION MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHE FOKUSSIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK ODAKLAMA


- MAGNETIC OSEEN NUMBER[İng.] / NOMBRE D'OSEEN MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHE OSEEN-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK OSEEN SAYISI


- MAGNETIC SUBSTANCE[İng.] ile/değil/yerine/= MANYETİK ÖZDEK


- MAGNETIC POLARITY[İng.] ile/değil/yerine/= MANYETİK POLARİTE


- MAGNETIC PUMPING[İng.] / POMPAGE MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHES PUMPEN[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK POMPALAMA


- MAGNETIC POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHES POTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK POTANSİYEL