L ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 7.542 başlık/FaRk ile birlikte,
7.542 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(8/32)
- DİL ve/< US/AKIL ve/< DENEYİM/TECRÜBE
( Dil, akıl ve deneyimde temellenir. )
- DİL ile/ve İNSANBİLİM(ANTROPOLOJİ)
( LANGUAGE vs./and ANTHROPOLOGY )
- DİL ile/ve/<>/değil ARAÇ
- DİL ile/ve AYNA
- DİL ve/||/<> BELLEK ve/||/<> YAŞAM
- DİL ile/ve BİÇİM
- DİL ile/ve BİLDİRİŞİM
- DİL ve/<> BİLİNÇ
( TONGUE and/<> CONSCIOUSNESS )
- DİL ile/ve/<> BİLİNÇLENME
- DİL ve/<> BİRLİK
- DİL[Azr.] = DEV[Tr.]
- DİL ile "Dİ:L"[< DEĞİL]
- DİL ile/ve/<> DİL ile/ve/<> DİL[Fars.]
( Ağızdaki, tad alma örgeni/aracı. İLE/VE/<> Konuşma(sesli aktarım/paylaşım) aracı. İLE/VE/<> Gönül/kalp. )
( "Dildir, dilârâyı eyler, dilber...
Dildir, dilârâyı eyler, vîrân.
Gül, güldür; gül, dalında iken...
Yoksa dikenlik.
Bülbül, bülbüldür; dil, onda iken...
Yoksa serçe." )
- DİL[Fars.] ile DÎL[Fars.] ile | [Tr.] DİL[Fars.] ile DİL[Fars.]
( Gönül, yürek/kalb. İLE Nokta. | Gönül, kalb. | Mandıra, ağıl. İLE | Ağız boşluğunda, tatmaya, yutkunmaya, sesleri boğumlamaya yarayan, etli, uzun, hareketli örgen. Tat alma örgeni. İLE Kişilerin, düşündüğünü ve duyduğunu bildirmek için sözcüklerle ya da işaretlerle yaptıkları anlaşma. Lisan. )
- DİL ile DİLCİK
( ... İLE Buğdaygillerde, yaprak ayası ile yaprak kınının birbirinden ayrıldığı yerde bulunan, sivri uclu, küçük, saydam çıkıntı. | Böceklerin ağzında, küçük dilin önünde bulunan bölüm. | Üflemeli çalgılarda ya da org borularında, kamış, tahta ya da metalden, yassı parça. )
- DİL ile DİLLER
( LANGUAGE vs. LANGUAGES )
( زبان ile لسان ile گويشي ile السنه )
( ZABAN ile LESAN ile GOYSHY ile OLSANEH )
- DİL ile/ve DİN
( Dilini kaybeden, dinini de kaybeder. )
( Who loose the language, loose the religion, either. )
( LANGUAGE vs./and RELIGION )
- DİL ve DİN ve MUSİKÎ
- DİL ve/||/<> DİŞ
( DİL VE DİŞ
“Dişler, tüm organların aynasıdır” sözünü anımsayarak, “Dil neyin aynasıdır?” sorusuna bir yanıt arasak, hepimizin buluşma noktası “ÖZ” olacaktır.
“Dil, özümüzün aynasıdır”
“ÖZ <–> GÖZ <–> SÖZ” bağlantısı, nereden hareket edecek olursak olalım, üzerinde en çok durulması gereken ilişkidir. “Öz”ün üzerine fazla eğilmeye gerek kalmaksızın bizleri nereye ulaştırdığını biliyoruz. “Göz” üzerine de aynı ortak duygu ve düşüncelere sahip olarak, özümüzün kapısı olduğu noktasına ulaşıyoruz. “Söz” ise geçmiş, şimdi ve geleceğin; usumuzun, bilimin, felsefenin ve sanatın; iş ve özel yaşamın ve günlük yaşamdaki tüm sürecin en büyük aracıdır. Simge diliyle “Söz”, yazı diliyle “Söz”, sözün diliyle “Söz”, günlük yaşamımızın, düşünce ve duygularımızın ve tüm ilişkilerimizin aracı “Söz”.
Keleci[sözü] bilen kişinün yüzünü ağ[ak] ede bir söz,
Sözü pişirip diyenin işini sağ ede bir söz.
Söz ola kese savaşı, söz ola kese başı,
Söz ola ağılı[zehirli] aşı bal ile yağ ede bir söz.
Psikoloji, 3D/6D temelli, "Düşünce, Duygu ve Davranışlar"ımızı anlamaya, incelemeye ve altında yatan nedenleri bulmaya çalışan bir bilim dalıdır. Hiçbiri birbirinden bağımsız olmadığı gibi ayrı ayrı düşünmek de pek olanaklı değildir. Bu doğrultuda, son zamanlarda çok yoğun ilgi gören Sinir Dili Programlaması(SDP ya da NLP), çalışmalarının da en büyük aracı olan söz -ve her bir sözcük- ile, tüm hücrelerimizin ve beynimizin programlanabilmesi yoluyla yaşamımıza katacağı gelişmişliği, derinliği, kolaylığı ve rahatlığı sağlatan bir disiplin. SDP tüm eylemlerimiz ile ağzımızdan çıkan her sözün nasıl ve ne kadar bağlantısının olabileceğini anlatır. Ayağını sürüyerek yürüyen bir kişinin, sözlerinin de ağzından uzata uzata, yayılarak çıktığını görebilirsiniz (ya da tam tersi). Yüzü asık birinin, her ne kadar hoş sözler kullansa bile sesinden psikolojik durumunu anlayabilirsiniz. Aynı bağlantılar dilimiz ve dişimize verdiğimiz önem için de geçerlidir. Diş fırçalama alışkanlığımız ile kullanacağımız sözcüklerin de bağlantısı vardır ve de dile, sözlerimize gösterdiğimiz özen ile diş fırçalama alışkanlığımızın. Dişimizin ne kadar önemli olduğunu biliriz fakat maalesef yeteri kadar özeni göstermeyiz.
Dile ve sözlerimize verdiğimiz önem ve duyarlılığımız nedir? Dilimizin de durumu aynı mı acaba? Aynı mı olmalı? Olmamalı mı? Peki nasıl? Bu durumu ne, kim, nasıl değiştirebilir? Tüm bu sorular ve benzerleri gibi daha birçok soruya verebileceğimiz yanıt aynıdır! KENDİMİZ!
Yaşamımızda pek dikkat edilmeyen, çok fazla karıştırılan fakat hiçbir zaman karıştırılmaması gereken bazı noktalar vardır. Bunların en çok yaşandığı altı hassas nokta ve şu oniki kavramın da ayrıntılarına sahip olmalı ve önemine çok dikkat etmeliyiz.
- BİRİNCİL OLAN(/Olma[ma]sı Gereken) ile
İKİNCİL OLAN (/Olma[ma]sı Gereken);
- AMAÇ ile ARAÇ;
- SÜREÇ ile SONUÇ (Merkezlilik);
- KURAM(TEORİ) ile UYGULAMA(PRATİK);
- KORGU ile KAYGI
Konuşmalarımız, değerlerimiz ve tutumlarımız bazen Genel'den hareket ederek Özel'e, bazen de Özel'den hareket ederek Genel'e giderek devam eder. Fakat farkında olunması gereken bu ikisinin arasındaki geçiştir. Geçişteki dikkatsizlikler çok büyük sorunlara dönüşebilirler. Konu ve kavramları ele alışımızdaki sıralamada neyin öncelikli olduğu ve olmadığı bilinci, durumun ya da konunun bir Araç mı, Amaç mı? olduğu sorusunun her an farkındalığımızda olması en dikkat edilmesi gereken noktalardandır. Süreç ve Sonuç’un birbirinden ayrı olmadığı, dengeli bir durumda olması, herhangi birinin üzerinde yoğunlaşmama gerekliliği de üzerinde titizlikle durulması gereken noktalardır. Kuram ile uygulamanın arasındaki farkların ve derecelerinin atlanmaması gerekir. Korku ve Kaygı arasındaki farkların (Belirginlik, Şiddet ve Süre) da bilincinde olarak korku ve kaygı yönetiminin elde tutulması, geleceğin olumsuzu “YA … [olursa]” üzerine değil olumlu gelecek “… [’nın olmasını] İSTİYORUM” üzerinde durulması gerekmektedir.
Doğru, yerinde ve zamanında kullanım için yeğlenebilecek her sözcüğün değeri çok yüksektir. Kişisel ve toplumsal birliğimiz olan sözlükleri daha çok kullanmak, kitap okumak, düşünmek, araştırmak; sözcüklerin, terimlerin günlük hayatımızda, dilimizde yer almasını sağlamak en önemli sorumluluklarımızdandır. Toplumların en büyük serveti dilleri olduğu gibi, kişinin de en büyük değeri ve serveti dilidir.
Dil ile, söz ile başlayan serüvenin çeşitli dönüşümler ile yaşamımızın en büyük parçası ve kaderimize bile dönüşebileceğini vurgulayan şu sözleri sürekli anımsamak gerekir!
düşüncelere dönüşür...
Düşüncelerinize dikkat edin,
duygularınıza dönüşür...
Duygularınıza dikkat edin,
davranışlarınıza dönüşür...
Davranışlarınıza dikkat edin,
alışkanlıklarınıza dönüşür...
Alışkanlıklarınıza dikkat edin,
değerlerinize dönüşür...
Değerlerinize dikkat edin,
karakterinize dönüşür...
Karakterinize dikkat edin,
Kaderinize dönüşür...
( TONGUE and/||/<> TOOTH )
- DİL ile/ve DOĞA
( Yorumlanmış varolan. VE Verili varolan. )
( Akıl, dil ve doğadır. )
- DİL ile/ve DOĞANIN DİLİ
( Doğada varolan hiçbir şey yoktur ki, dışsal olarak içsel biçimini göstermesin. )
- DİL ve/<>/= DÜŞÜNCE
( Düşünceyi sınırlandırarak gelişir ve kişiyi geliştirir. VE/<>/= Dili geliştirerek gelişir ve kişiyi geliştirir. )
( Birlikte tutmak/birleştirmek gerekiyor. )
( Zihin - Dil, Beyin - El ilişkisi! )
( Dilin tıkandığı yerde düşünce, dili, düşüncenin tıkandığı yerde dil, düşünceyi geliştirir. )
( Dil, düşünceyi, geliştirir de, ketler de. )
( TONGUE and/<>/= THOUGHT )
- DİL ve/<> DÜŞÜNCE ve/<> KÜLTÜR
( Birbirinden ayrılamaz bir bütündür. )
- DİL ile/ve/<>/= DÜŞÜNME
( LANGUAGE vs./and/<>/= TO THINK )
- DİL ve/=/||/<>/>/< EDEB
- DİL ve/<> EGEMENLİK
- DİL ile/ve/<> FELSEFE
( Aklın dilbilgisi. İLE/VE/<> Dilin dilbilgisi. )
( STOACILIK/REVÂKİYE )
( TONGUE vs./and/<> PHILOSOPHY )
- DİL[Fars.] ve/= GÖNÜL
( "Dil, gönlü yüzdüren gemidir." )
- DİL ile/ve GÖSTERGE
- DİL ile/ve GÜNLÜK/KONUŞULAN DİL
( Papua Yeni Gine'de, dünyanın başka herhangi bir yerinde olduğundan daha fazla dil vardır. )
( Dil, dile değmeden, dil öğrenilmez! )
( LANGUAGE vs./and SPOKEN LANGUAGE, VERNACULAR )
( ... ile/ve BAIHUA )
- DİL ve/||/<>/= GÜVENİLİRLİK
- DİL ile/ve/değil/<> HÂL
( Sözcüklerle. İLE/VE/DEĞİL/<> Kendi. )
- DİL ile/ve İLETİŞİM
- DİL ve/<> İLİM ve/<> TEFEKKÜR ve/<> TAKVÂ
- DİL ve/<>/= KİŞİ/İNSAN
- DİL ile KASTANYOLA[İt. < CASTAGNOLA]
( ... İLE Bir çarkın dişlerine takılıp geriye doğru dönmesini önleyen dil. | Akan gemi zincirini sıkarak durdurmak için kullanılan, güverte locasının altına konmuş, hareketli demir kol. )
- DİL ile KAYIŞ DİLİ
( ... İLE Kaba ve çirkin sözler kullanılarak konuşulan dil. )
- DİL ile/ve KÜÇÜK DİL
( Çin'li doktorlar, binlerce yıl öncesinden beri, hastalıkları saptamak için dil inceleme yöntemini kullanıyor. Günümüzde de doktorlar, teşhis için hastanın önce dilini muayene etmek istiyor. Dil, çok hızlı bir biçimde yeni hücreler üretir. Eğer gövdenin herhangi bir bölgesinde bir sorun varsa, dili inceleyen doktor bunu anlayabilir.
Çin'li doktorlar, dilin renginde ve görünüşündeki bazı değişikliklerin, bazı hastalıkların habercisi oldukları kanısında.
Örneğin, dilin ucundaki değişiklik, bir kalp sorununun habercisidir.
Dilin sağ kenarı, safra kesesiyle ilgili değişiklikleri simgeler.
Sol kenarı ise karaciğerdeki sorunların habercisidir.
Arka kısmı, böbrekler ve bağırsaklarla ilgili sorunları haber verir.
Aynanın karşısına geçin ve dilinizi alıcı gözüyle inceleyin. Size yardımcı olmak için bazı ipuçları verelim:
Dilinizin rengi soluksa, bu, kansızlık[anemi] işaretidir.
Dilin rengi koyu pembe olmuşsa, kan dolaşımında sorun var demektir.
Dilin ucu kırmızıysa kalp yangısı(iltihabı) var demektir.
Dilin kenarları kırmızıysa, alkolik olduğunuz anlaşılır.
Dilin üzerinde beyaz lekeler varsa, soğuk algınlığına işarettir.
Dilin kuruması, menapoz başlangıcını belirtir.
)
( TONGUE vs./and UVULA )
- DİL = LANGUAGE[İng.] = LANGUE[Fr.] = SPRACHE[Alm.] = LINGUA[İt.] = LENGUA[İsp.]
- DİL ve/<> MANEVİYAT
- DİL ve/+ MANTIK ve/+ GEOMETRİ
( LANGUAGE and/+ LOGIC and/+ GEOMETRY )
- DİL ve/||/<> MANTIK ve/||/<> MATEMATİK
( ... VE/||/<> ... VE/||/<> Kavramı, kavramla göstermek. )
( LANGUAGE and/||/<> LOGIC and/||/<> MATHEMATICS )
- DİL ile/ve META DİL
- DİL ve NİYET
- DİL ve ÖZNE
- DİL ve SANAT
- DİL ve/||/<> SANAT ve/||/<> AHLÂK
( Kişilerin, düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek üzere, işaret ya da sözcüklerle yaşadıkları anlaşma. VE/||/<> Kişinin, hem kendine, hem de hemcinslerine yönelik 'iyilik' ülküsüne yaklaşma çabası ile hak-ödev bağlantısı çerçevesinde kurduğu ilişkiler manzumesini ve bunları belirleyen kurallar düzeni. VE/||/<> Yarar kaygısından git gide uzaklaşıp 'güzellik' değerlendirişine, elden geldiğince uygun ürün ortaya koymanın anlamını dışavurmanın yolu yordamıdır. )
( Dilde, mucize olmaz. )
- DIL ile/||/<> ŞEBÎH Bİ'L-MUAYYEN
( Kenar. | Üçüncü ve daha yüksek dereceden kök. İLE/||/<> Paralel kenar. )
- DİL ve/<> SEYİR
- DİL ve/<> SEYRÂN
- DİL ile/ve/<>/= SİMGE
- DİL ve/||/<> SÖYLEM
( Toplumsal. VE/||/<> Bireysel. )
- DİL ile/ve/<> SÖZ
( ... ile/ve/<> SEHUN/SÜHÂN/SUHAN )
- DİL ve SÖZ/SÖZCÜK:
Ölçü eşikleri.
- DİL/TIL ile/ve/||/<> SÖZCÜK/KELİME
( Sözcükler, anlamları taşıyan at gibidir. )
( Küçücük bir sözü/kelâmı bile küçümsemeyeceksin! )
( Sözün/Kelâmın değerini bilmek, duymakla olur. )
( Sözcükler, işaret eder ama açıklayamaz. )
( Words indicate, but do not explain. )
( LANGUAGE vs./and WORD )
- DİL ile/ve TARİH
( Herşeye yayılmış olan en genel temsil. İLE/VE ... )
( Dil, zihin tarafından, zihin için meydana getirilmiştir. )
( Dil, varlığın evidir. )
( Zihin, dili biçimlendirir ve dil de zihne biçim verir. )
( Konfüçyüs: "Eğer konuşulan dil doğru değilse o zaman söylenilen söz, söylenilmek istenen şey olmaz. O zaman, yapılması gereken yapılmaz ve eğer işler yapılmadan kalırsa, maneviyat ve sanat bozulur. O zaman, adâlet, sahtekârlıkla yürür. Eğer bu olursa, kişiler, kendilerini umutsuz bir karmaşanın içinde bulur. Bu nedenle, söylenilen şey her şeyden önemlidir ve bu konuda dikkatsizlik yapılmamalıdır." )
( Language is an instrument of the mind. It is made by the mind, for the mind. )
( LANGUAGE vs./and HISTORY )
- DİL = TONGUE[İng.]
- DİL ve/< TÜM ÖRGENLER
( Tüm örgenler dilin peşinden gider. )
- DİL ile/ve TUTARLILIK
- DİL ve ÜRETİM
( Toplumları ayakta tutacak ve devam ettirebilecek en önemli iki değer. )
( 21 Aralık, Üretim Günü'dür! [Tabii sadece 21 Aralık değil her gün, her an!] )
( 10 Aralık, Tarımsal Üretim Günü'dür! )
- DİL ile/ve/<>/değil/yerine ÜSLÛB
( Üslûb-u beyân/lisân, aynıyla insan. )
- DİL ile/ve/değil/||/<>/> ÜSLÛP
- DİL ile/ve/||/<> VARLIK
( Dilin düzeni varlığın düzenidir, varlığın düzeni dilin düzenidir. )
( Ülkesinin yüksek istiklâlini korumasını bilen Türk ulusu, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır. )
( LANGUAGE vs./and/||/<> EXISTENCE )
- DİL ile/ve YANSIMA
- DİLBİLGİSEL ile DİLBİLGİSEL BİÇİMBİRİM ile DİLBİLGİSEL CİNS ile DİLBİLGİSEL DURUM ile DİLBİLGİSEL GÖRÜNÜŞ ile DİLBİLGİSEL KOŞULLAMA
( GRAMMATICAL vs. GRAMMATICAL MORPHEME vs. GRAMMATICAL GENDER vs. GRAMMATICAL CASE vs. GRAMMATICAL ASPECT vs. GRAMMATICAL CONDITIONING )
- DİLBİLİM ve/||/<>/> DİL ve/||/<>/> TÜMELLER ve/||/<>/> TANIM ve/||/<>/>
ÖNERME ve/||/<>/> YARGI ve/||/<>/> ÇIKARIM ve/||/<>/> TASIM/KIYAS
- DİN:
ÖZNEL ile/ve/||/<> NESNEL
- DİN +/+/+ MAL +/+/+ SU +/+/+ GÜÇ
- DİNDAR/DİNDAŞ ile ASHÂB-I NAKL
( ... İLE Vahyi esas alarak düşünen herkes. )
- DİNGİL ile/değil/yerine/>< DİNGİN
- DİNSEL ile/ve/değil/yerine DİLSEL
( Sınırlayıcı olabilir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Birleştirici, buluşturucu, uzlaştırıcı[dır]. )
- DIOL[İng.] ile/değil/yerine/= DİOL
- DİPLOMATİK ile DİPLOMATİK DİL ile DİPLOMATİK YOL
- DİPOL İLE KUADRUPOL İLE OKTUPOL ile/||/<> ÇOKLU KUTUP MOMENTLERİ
( Elektrik yük dağılımlarının farklı mertebedeki momentleri. )
( Formül: V = kq/r + kp·r̂/r² + ... )
- DIPOLE[İng.] / DIPOL[Alm.] ile/değil/yerine/= DİPOL
- DİPOL ile/||/<> KOVALENT BAĞ
( Kutuplu bir moleküldeki pozitif ve negatif yüklerin var oluşu. İLE/||/<> Elektron paylaşımı yoluyla iki atom arasında oluşan bağ. )
- DIRAC PARTICLE[İng.] / PARTICULE DE DIRAC[Fr.] / DIRAC-PARTIKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= DİRAC PARÇACIĞI
- DİREK ile HATIL
( Duvarı sağlamlaştırmak için konulan direkler. )
- DİREKSİYONEL/DİRECTIONAL[İng.] değil/yerine/= YÖNLENDİRİLMİŞ
- DİREKSİYONEL değil/yerine/= YÖNLENDİRİLMİŞ
- RESISTANCE DROP[İng.] / WIDERSTANDSABFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= DİRENÇ DÜŞÜMÜ/DÜŞÜŞÜ
- RESISTANCE (ELECTRICAL)[İng.] / WIEDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= DİRENÇ (ELEKTRİKSEL)
- DİRİL ile DİRİL[Alm. < DRILL]
( DİRİKSEL. Diri/canlı ile ilgili, diriler üzerinde olan. İLE Şilte yüzü ya da gömlek yapmaya yarayan, pamuklu bir kumaş. )
- DİRİLMEK ile DİRİLEŞMEK ile DİRİLEBİLMEK ile DİRİLİVERMEK ile DİRİ/LİK ile DİRİL ile DİRİM/LİK ile DİRİĞ ile DİRİCE ile DİRİMLİ ile DİRİKSEL ile DİRİMSEL/LİK ile DİRİ DİRİ ile DİRİ ÖRTÜ ile DİRİL ISI ile DİRİM SUYU ile DİRİMSELCİ/LİK ile DİRİM KURGU ile DİRİKSEL ISI ile DİRİM BİLİMİ ile DİRİM KONİSİ ile DİRİM BİLİMCİ ile DİRİM BİLİMSEL ile DİRİM KURGUSAL
- KONVEXSPIEGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= DIŞBÜKEY AYNA
- DİSCRETE İLE CONTİNUOUS İLE FLOQUET İLE PRETHERMAL ile/||/<> ZAMAN KRİSTALLERİ
( Zamanda periyodik yapılar. )
( Formül: T(t+τ) = T(t) )
- DİŞİL ile/değil/yerine ANAÇ
- DİSİPLİN ile KONTROL
- DİSK ŞEKLİNDE ile DİSKOİDAL
( DISCOID vs. DISCOIDAL )
( قرص مانند )
( GHORS MANAND )
- DIŞKI ile DIŞKISAL ile DIŞKILAR
( EXCREMENT vs. EXCREMENTAL vs. EXCREMENTS )
( مدفوع ile نجاست ile غايط ile براز ile فضله ile مدفوعي ile مدفوعات )
( MADFU ile NAJAST ile غايط ile BARAZ ile FAZLEH ile مدفوعي ile مدفوعات )
- DIŞLAYICI ile ÖZEL ile MÜNHASIRAN ile AYRICALIK
( EXCLUSIONARY vs. EXCLUSIVE vs. EXCLUSIVELY vs. EXCLUSIVITY )
( سالب ile منحصر ile انحصاري ile انتصاري ile منحصرا ile انحصاريت )
( SALEB ile MONHESR ile ENHESARY ile انتصاري ile MONHESRA ile ENHESARYT )
- DİŞLERİ FIRÇALAMAK 10-15 DAKİKA SONRA FIRÇALAMAK[YEMEKTEN HEMEN SONRA/YER-YEMEZ değil!]
- DIŞSAL ile/ve/||/=/<>/> DÜŞÜNCENİN YANSIMALARI/NESNELER
- DIŞSAL ile/ve/<> TARİHSEL
- DIŞSAL ile/değil TİNSEL
- DIŞSALLAŞMAK ile DIŞSAL
- DISTAL[İng.] değil/yerine/= BAŞLANGICA UZAK
- DİSTAL değil/yerine/= BAŞLANGICA UZAK
- DİSTAL ile/||/<> DİSTALİZE ETMEK ile/||/<> DİSTANSİYON ile/||/<> DİSTENSİYON
( Uc. İLE/||/<> Uca kaydırmak. İLE/||/<> Gerginlik. İLE/||/<> Genişleme. )
- DISTINCT vs. SPECIAL
- DIURNAL[İng.] değil/yerine/= DİURNAL
( Günlük, yevmi, her günkü; gündüze ait, gündüz olan anlamına gelir. Biyolojide ise sadece gündüzleri görülen, gündüzleri hareket eden ve besin arayan anlamındadır ve genellikle gündüz yaşayan hayvanlar için kullanılır. Botanik biliminde ise günlük bir devir gösteren, gündüz açılık gece kapanan, bir günlük çiçekler için kullanılır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- DİURNAL[İng.] değil/yerine/= GÜN BOYU
- DIURNAL[İng.] değil/yerine/= GÜNDÜZCÜ
( Günlük, yevmi, her günkü; gündüze ait, gündüz olan anlamına gelir. Biyolojide ise sadece gündüzleri görülen, gündüzleri hareket eden ve besin arayan anlamındadır ve genellikle gündüz yaşayan hayvanlar için kullanılır. Botanik biliminde ise günlük bir devir gösteren, gündüz açılık gece kapanan, bir günlük çiçekler için kullanılır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- DİVA ile DİVAL ile DİVAN ile DİVANÇE ile DİVAN SAZI ile DİVAN KALEMİ ile DİVAN EDEBİYATI
- DİVERGENCE ile/||/<> CURL
( Divergence ∇·F akış kaynağı İLE curl ∇×F rotasyon. )
( Formül: Flow source İLE rotation )
- DİVERTİKÜL değil/yerine/= CEPÇİK
- DİVERTİKÜL ile EKZOSİTOZ
( Kör uzantı, kör çıkıntı, çıkmaz. İLE Göze dışına çıkma, çıkıntı [kemikte]. )
- DİYAGNOSTİK/DİAGNOSTIC[İng.] değil/yerine/= TANISAL
- EYTİŞİMSEL/DİYALEKTİK ile/değil KURGUL
- DİYALEKTOLOJİK[Fr. < DIALECTOLOGIEQUE] değil/yerine/= LEHÇE BİLİMSEL
- TUNING FORK[İng.] / DIAPASON[Fr.] / STIMMGABEL[Alm.] ile/değil/yerine/= DİYAPAZON
- DİYASTOL/DİASTOLE[İng.] değil/yerine/= YÜREK KASI GEVŞEMESİ
- (DİYELEKTİK değil/değil/yerine/= DİYALEKTİK) değil/değil/yerine/= EYTİŞİM(SEL)
- DİZEL ile DİZEL MOTORU
- DİZGELEŞMEK ile DİZGELEŞTİRMEK ile DİZGE ile DİZGELİ/LİK ile DİZGESEL ile DİZGESİZ
- DİZİSEL ile DİZİMSEL
( PARADIGMA ile SYNTAGMA )
- SQL'DE:
DML ile/ve/||/<>/> DDL ile/ve/||/<>/> DCL ile/ve/||/<>/> TCL
( )
- DNA ile/||/<> SARMAL
( DNA çift sarmal yapısının keşfi )
( James Watson tarafından 1953 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1928-) (Ülke: ABD) (Alan: Biyoloji) (Önemli katkıları: DNA çift sarmal yapısı) (Nobel: 1962) )
- DOĞA:
SOMUT ile/ve/||/<> ÖZSEL
- DOĞA:
VAROLUŞSAL ile/ve GÖRÜNGÜ
- DOĞA ile/ve POTANSİYEL
- OLASILIK:
DOĞADA/DEVİMDE/NESNELERDE ile/ve/||/<>/> DAVRANIŞTA/EYLEMDE(KİŞİDE) ile/ve/||/<>/> ZİHİNDE/DÜŞÜNCEDE/SÖZDE
- GAZ NATUREL[Fr.] / NATURGAS, ERDGAS[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞAL GAZ
- DOĞAL İLE TAM İLE RASYONEL İLE GERÇEL ile/||/<> SAYI KÜMELERİ
( Sayı kümelerinin genişleme hiyerarşisi: ℕ ⊂ ℤ ⊂ ℚ ⊂ ℝ )
( Formül: ℕ ⊂ ℤ ⊂ ℚ ⊂ ℝ ⊂ ℂ )
- NATURAL URANIUM[İng.] / URANIUM NATUREL[Fr.] ile/değil/yerine/= DOĞAL URANYUM
- RÉACTEUR À URANIUM NATUREL[Fr.] ile/değil/yerine/= DOĞAL URANYUMLU TEPKİLEŞİM
- PRODUIT NATUREL[Fr.] / NATÜRLICHER PRODUKT[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞAL ÜRÜN (NESNE)
- DOĞAL VE ZORUNLU ile DOĞAL AMA ZORUNLU DEĞİL ile NE DOĞAL, NE DE ZORUNLU
( Doğal Hal'de, "Ben şuyum, ben oyum" yoktur. )
( There is no 'I am this', 'I am that', in the natural state. )
( NATURAL AND COMPULSORY vs. NATURAL BUT NOT COMPULSORY vs. NEITHER NATURAL, NOR COMPULSORY )
- DOĞAL ile ALIŞILMIŞ
( Doğanıza yabancı olan her şeyin terk edilmesi ve reddedilmesi yeterlidir. )
( Alışılmış olana tutunduğunuz sürece keşif gerçekleşemez. )
( NATURAL vs. USUAL/ORDINARY )
- DOĞAL ile ALIŞILMIŞ
( Doğanıza yabancı olan her şeyin terk edilmesi ve reddedilmesi yeterlidir. )
( Alışılmış olana tutunduğunuz sürece keşif gerçekleşemez. )
( NATURAL vs. USUAL/ORDINARY )
- DOĞAL ile/ve/değil DOĞADAN
( Doğal olanda, kişinin tedbirinin ve iradesinin etkisi olamaz. )
( [not] NATURAL vs./and/but FROM NATURE )
- DOĞAL ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DOĞAYA UYUMLU
- DOĞAL ile/değil "GELİŞTİRİLMİŞ/OLUŞTURULMUŞ"
- DOĞAL ile MEŞRÛ
( NATURAL vs. LEGAL )
- DOĞAL ile/ve/değil OLAĞAN
( [not] NATURAL vs./and/but USUAL )
- DOĞAL ile/ve/değil/||/<>/>/< OLMASI GEREKEN
- DOĞAL ile/ve/değil TARİHSEL
- DOĞAL ile/değil TARİHSEL
- DOĞAL ile/ve/||/<>/> TİNSEL ve TOPLUMSAL
- DOĞAL ile/ve/<>/değil ZORUNLU
( [not] NATURAL vs./and/<>/but COMPULSIVE )
- DOĞAN ile KERKENEZ/SABRİS[Ar.]/KESTREL[İng.]
( ... İLE 35 cm. uzunluğunda, kızılımsı tüyleri olan, leşobur bir doğan. )
( ... İLE Ağaçlı açık arazilerde, dağlarda ve şehirlerde yaşarlar. )
( Ülkemizin en yaygın yırtıcı kuşlarından biridir. Her türlü arazide bulunabilir. Rüzgârda, kafası görünmeyen bir el ile tutuluyormuşçasına, tamamen hareketsiz kalır. Gövdesi, rüzgâra göre yalpalanmasına karşın, kafası sabittir. Erili, mavi-gri; dişili, kızıl-kahverengi renktedir. Beslenmesinde ise keskin gözleriyle yeri gözler, tedbirsiz avını hemen yakalar, pençeleriyle avın gövdesini parçalayıp yer. )
( ... vs. KESTREL )
( ... cum FALCO TINNUNCULUS )
- DOĞAN/ATMACA ile MUYMUL
( ... İLE Atmaca ve doğana benzeyen bir tür yırtıcı kuş. )
- DOĞANIN/NESNELERİN OKUNMASINDA:
DİL ile/ve/<> MATEMATİK ile/ve/<> İLİŞKİSEL ile/ve/<> DİL-MATEMATİK KESİŞİMİNDEN
- DOĞAÜSTÜ = FEVK-AT-TABİA = SUPERNATURAL[İng.] = SURNATUREL[Fr.] = ÜBERNATÜRLICH[Alm.]
- DOĞRAMAK ile DOĞRULMAK ile DOĞRULAMAK ile DOĞRULANMAK ile DOĞRULATMAK ile DOĞRULATABİLMEK ile DOĞRULAYABİLMEK ile DOĞRU/LUK ile DOĞRUCA ile DOĞRUCU/LUK ile DOĞRULU ile DOĞRUSAL ile DOĞRUSUZ ile DOĞRU AÇI ile DOĞRU YOL ile DOĞRU AKIM ile DOĞRU DÜRÜST ile DOĞRU ORANTI ile DOĞRU PARÇASI ile DOĞRUCU DAVUT ile DOĞRU ORANTILI ile DOĞRUSAL DENKLEM
- DOĞRU YOL ile/ve/= KOLAY YOL
( RIGHT WAY vs./and/= EASY WAY )
- DOĞRU ile/ve/<> TÜMEL
- LINEAR MOLECULE[İng.] / MOLÉCULE LINÉAIRE[Fr.] / LINEARES MOLEKÜL[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞRUSAL MOLEKÜL
- DOĞRUSAL ile ÇEVRİMSEL
- DOĞRUSAL ile DAİRESEL
- DOĞRUSAL ile/||/<> DOĞRUSAL OLMAYAN
( Doğrusal sistemler süperpozisyon ilkesine uyarken İLE doğrusal olmayan sistemler uymaz )
( Henri Poincaré tarafından 1890 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1854-1912) (Ülke: Fransa) (Alan: matematik) )
- FERTILE MATERIAL[İng.] / MATIÈRE FERTILE[Fr.] / FRUCHTBARES MATERIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞURGAN NESNE
- DOKTRİNEL ile/<> DİDAKTİK
- DOKTRİNEL ile/ve OTORİTER
- DOKTRİNSEL ile DOKTRİN
( DOCTRINAL vs. DOCTRINE )
( عقيدهاي ile تعليماتي ile افراس ile اصول ile افراه )
( AGHYDANGAY ile تعليماتي ile افراس ile OSOL ile افراه )
- TISSUE EQUIVALENT MATERIAL[İng.] / SUBSTANCE ÉQUIVALENTE AU TISSU[Fr.] / GEWEBEÄQUIVALENTES MATERIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= DOKU EŞDEĞER NESNE
- DOKUMAK ile DOK ile DOKU ile DOKULU ile DOKUSUZ ile DOKU EKİMİ ile DOKU BİLİMİ ile DOKU BİLİMCİ ile DOKU BİLİMSEL ile DOKU BOZUKLUĞU ile DOKU UYUŞMAZLIĞI
- DOKÜMANTER[Fr. < DOCUMENTAIRE] değil/yerine/= BELGESEL
- DOKUNAKLI ile/ve/||/<>/< DÜŞÜNDÜRÜCÜ/DUYGUSAL
- DOKUNMAK ile DOKUNULMAK ile DOKUNDURMAK ile DOKUNABİLMEK ile DOKUNUVERMEK ile DOKUNCA ile DOKUNSAL ile DOKUNCALI ile DOKUNCASIZ
- DÖL ile DÖL AYI ile DÖL DÖŞ ile DÖL EŞİ ile DÖL YOLU ile DÖL KESESİ ile DÖL YATAĞI
- DOLAYLAMA ile MECÂZ-I MÜRSEL
- PACKUNGS-ANTEIL[Alm.] ile/değil/yerine/= DOLULUK ORANI
- DOM/DOCUMENT OBJECT MODEL[İng.] değil/yerine/= BELGE NESNESİ MODELİ
- DÖMİFİNAL[Fr. < DEMIFINALE] değil/yerine/= YARI FİNAL
- DOMİNANT ALEL ile/||/<> RESESİF ALEL
( Dominant bir kopya yeter, resesif iki kopya gerekir )
( Formül: A > a notasyonu İLE 3:1 F2 oranı )
- ROTATIONAL FIELD[İng.] / CHAMP ROTATIONAL[Fr.] ile/değil/yerine/= DÖNEL ALAN
- DÖNELMEK ile DÖNENMEK ile DÖNELEMEK ile DÖNEBİLMEK ile DÖNEK/LİK ile DÖNEL ile DÖNEM ile DÖNER ile DÖNEÇ ile DÖNEKÇE ile DÖNENCE ile DÖNERCİ/LİK ile DÖNENCELİ ile DÖNER AYNA ile DÖNER KAPI ile DÖNER KULE ile DÖNER KEBAP ile DÖNER SAHNE ile DÖNER KAVŞAK ile DÖNER SERMAYE
- DÖNEM ile/ve/||/<> KOŞUL
- DÖNEN ile/ve/değil DAİRESEL
( ... İLE/VE/DEĞİL Konumsal/vaz'î. )
- DÖNENCEL ile DÖNENCEL AY ile DÖNENCEL YIL
- ROTATING MIRROR[İng.] / DREHENDER SPIEGEL, DREHSPIEGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= DÖNER AYNA
- DÖNGEL/BEŞBIYIK/MUŞMULA[Yun.] ile ÜVEZ
( Gülgillerden, küçük bir ağaç. | Bu ağacın, olgunlaşıp çürüdükten sonra yenilebilen, yuvarlak, mayhoş, buruk ve beş çekirdekli meyvesi. İLE Gülgillerden bir ağaç. | Bu ağacın, muşmulaya benzeyen yemişi/meyvesi. )
( MESPILUS GERMANICA cum PIRUS SORBUS )
- DÖNGEL ile DÖNGEL ORUCU
- DÖNGÜSEL ile/>< APERİYODİK[Fr.]
( ... İLE/>< Kendine özgü bir salınım döngüsü olmayan. )
- ROTATIONAL LEVEL[İng.] / NIVEAU DE ROTATION[Fr.] / ROTATIONSNIVEAU[Alm.] ile/değil/yerine/= DÖNME DÜZEYİ
- ROTATIONAL QUANTUM NUMBER[İng.] / ROTATIONSQUANTENZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= DÖNME KUANTUM SAYISI
- SEYELAN-İ DEVRÎ[Osm.] / ÉCOULEMENT ROTATIONNEL[Fr.] / ROTATIONSSTRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DÖNMELİ AKIŞ
- SPIN LABEL[İng.] ile/değil/yerine/= DÖNÜ ETİKETİ
- DÖNÜŞMEK ile DÖNÜŞEBİLMEK ile DÖNÜŞÜVERMEK ile DÖNÜŞ ile DÖNÜŞLÜ/LÜK ile DÖNÜŞSÜZ/LÜK ile DÖNÜŞLÜ FİİL ile DÖNÜŞLÜ ÇATI ile DÖNÜŞLÜ ZAMİR
- MUHAVVİL[Osm.] / CONVERTER[İng.] / CONVERTISSEUR, INVERSEUR, TRANSFORMATEUR, TRANSDUCTEUR[Fr.] / KONVERTER[Alm.] ile/değil/yerine/= DÖNÜŞTÜRÜCÜ, TRAFO
- DORSAL[İng.] değil/yerine/= SIRT/ARKA (İLİŞKİLİ)
- DORSAL ile/||/<> TEGMENTUM[İng. TEGMENTUM OF THE MIDBRAIN] ile/||/<> TRİKÜSPİT KAPAKÇIK[İng. TRICUSPID VALVE]
( Bir hayvanın ya da hayvanın bir parçasının üst yüzeyi; yerde yatay duran bir canlının üst yüzeyi. @@ Orta beyin, ventral kısım yani tegmentum ve dorsal kısım yani tektum olarak ayrılabilir. Tegmentum tüm beyin sapı boyunca uzanır, üst kısmıysa orta beynin bir parçasını oluşturur. Hareketlerin koordinasyonunda ve ağrı işlemlerinde yer alan çekirdekleri içerir. Orta beyindeki tegmentumsa uyanıklıkta anahtar rol oynayan retiküler oluşum için bağlantılara sahiptir. @@ Triküspit kapak (veya sağ atriyoventriküler kapak) memeli kalbinin sağ dorsal tarafında, sağ ventrikülün üst kısmında bulunur. Valfin işlevi, sağ ventrikül kasılması sırasında kanın sağ ventrikülden sağ atriyuma geri akışını (yetersizliğini) önlemektir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- DORSO-LOMBER değil/yerine/= SIRT-BEL
- DORSUM ile DORSAL ile DORSO-LOMBER ile DORSİFLEKSİYON
( Sırt, arka. İLE Sırt[la ilgili], arka[yla ilgili]. İLE Sırt-bel [ile ilgili]. İLE Geriye bükme. )
- DÖRT AYAKLI[İng. QUADRUPEDAL] ile/||/<> DÖRT BACAKLILAR (TETRAPOD)[İng. TETRAPOD]
( Dört ayak üzerinde hareket eden canlılar için kullanılan bir terimdir. Kuadrupedalizm olarak da bilinmektedir. Köpek, kedi, at gibi dört ayak üzerinde hareket eden canlılar kuadrupedal canlılara örnek verilebilir. @@ Balıklar haricindeki omurgalılar. Amfibiler, sürüngenler, kuşlar ve memeliler dahil.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- QUADRUPOL[Alm.] ile/değil/yerine/= DÖRT KUTUPLU
- QUADRUPOLE, FOUR ENDED[İng.] / QUADRIPÔLE[Fr.] / VIERPOL[Alm.] ile/değil/yerine/= DÖRT UÇLU/DÖRTUÇAY
- FOUR VECTOR POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL À QUATRE VECTEURS[Fr.] / VIERERVEKTORPOTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= DÖRT VEKTÖR POTANSİYELİ
- DÖRTLEMEK ile DÖRT/LÜK ile DÖRTLÜ ile DÖRT BİR ile DÖRT GÖZ ile DÖRT YOL ile DÖRT AYAK ile DÖRT KÖŞE ile DÖRT BUCAK ile DÖRT İŞLEM ile DÖRT KAŞLI ile DÖRT YÜZLÜ ile DÖRT DÖRTLÜK ile DÖRTLÜ FİNAL ile DÖRT YOL AĞZI ile DÖRTLÜ GANYAN ile DÖRT AYAKLILAR ile DÖRT BAŞI MAMUR
- DÖRTNAL ile DÖRTNALA
- DORUKLAMAK ile DORU ile DORUK ile DORUM ile DORUK DAL ile DORUK NOKTASI ile DORUK ÇİZGİSİ ile DORUK TOPLANTISI
- DOSE vs. LEVEL
- DOSTA VİSÂL ve MUTMAİN
- MEŞBÛ MAHLÛL[Osm.] / SOLUTION SATURÉE[Fr.] / GESÄTTIGTE LÖSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DOYGUN ÇÖZELTİ
- DOYGU/RIZK:
BOL ile/ve/<>/değil/yerine BEREKETLİ
- SATURATION SIGNAL[İng.] / SIGNAL DE SATURATION[Fr.] / SÄTTIGUNGSSIGNAL[Alm.] ile/değil/yerine/= DOYMA SİNYALİ
- DRAFT vs. BILL
( Tasarı, poliçe, çek. İLE Yasa tasarısı. )
- DREW NUMBER[İng.] / NOMBRE DE DREW[Fr.] / DREW/SCHES ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= DREW SAYISI
- DRİVER İLE PASSENGER İLE CLONAL ile/||/<> MUTASYON TÜRLERİ
( Kanserdeki mutasyon sınıfları. )
( Formül: TMB: Mutasyon/Mb )
- DUAL ile DUBLE ile DUPLİKASYON
( İkili. İLE Çift, iki kez, iki kat. İLE İkilenme. )
- DUAL değil/yerine/= İKİL
- DUAL değil/yerine/= İKİL
- DUAL[İng.] değil/yerine/= İKİLİ
- DUBLE ile DUBLE YOL ile DUBLE PAÇA ile DUBLE PAÇALI
- DUCHEMIN'S FORMULA[İng.] / FORMULE DE DUCHEMIN[Fr.] / DUCHEMIN/SCHES FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= DUCHEMİN FORMÜLÜ
- DUDAK, DUDAKSI PETAL = ŞEFE = LÈVRE
- DUDAKSIL ile DUDAKSILLAŞMA
- DÛD-I DİL[Ar.] -ile
( Gönülden/yürekten çıkan duman/ah. )
- DÜDÜK ile/ve/değil KAVAL
( ... ile/ve/değil PİŞE )
- DÜĞÜM/NOD değil/yerine/= DÜĞÜMCÜK/NODÜL
- DUHÛL[Ar.] ile DÜHÜL[Ar.]
( İçeri/içine girme. İLE Davul. )
- DUKTUS değil/yerine/= KANAL
- DUL ile/||/<> SUKUL/SÜKUL
( Eşi ölmüş ya da eşinden boşanmış kişi[kadın/erkek]. İLE/||/<> Çocuğu ölüp yalnız kalan kadın. )
- düldül ile Düldül
( ... İLE Hz. Ali'nin atı. )
- DÜNYA KADAR MAL ile/ve/değil/yerine/>< FINDIK KADAR .M
- DÜNYA ve/ TÜRKİYE ve/ İSTANBUL ve/ FATİH
( Gövde. VE Yüz. VE Göz. VE Gönül. )
- DÜNYA ile/ve/||/<> YOL
( Doğa. İLE/VE/||/<> İnsan/lık. )
( EARTH vs./and/||/<> PATH/WAY )
- AKADEMİK YIL:
DÜNYADA ile JAPONYA'DA
( Eylül-Ekim aylarında başlar. İLE 01 Nisan'da başlar. )
- DUODENAL ile ON İKİ PARMAK BAĞIRSAĞI ile DUODENUM
( DUODENAL vs. DUODENARY vs. DUODENUM )
( دوازدهه ile دوازدهي ile روده اثني عشر )
( DAVAZDEHEH ile DAVAZDEHY ile RUDEH ASANY ESHAR )
- DUODENUM ile DUODENAL
( Onikiparmak bağırsağı. İLE Onikiparmak bağırsağı [ile ilgili]. )
- DURAĞAN ile HANTAL
- STOPPING POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL D'ARRÊT[Fr.] / BREMSSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DURDURMA POTANSİYELİ
- REST POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL DE REPOS[Fr.] / RUHEPOTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= DURGUN POTANSİYEL
- DÜRTÜ ile DÜRTÜ ile DÜRTÜSEL
( IMPULSE vs. IMPULSION vs. IMPULSIVE )
( محرک آني ile دژ انگيز ile بلهوس )
( MAHRAK ANY ile DEZH ENGYZ ile بلهوس )
- KUDRET-İ HÂL[Osm.] ile/değil/yerine/= DURUM ENERJİSİ
- ŞUÂ-İ HÂL[Osm.] / STATE VECTOR[İng.] / VECTEUR D'ÉTAT[Fr.] ile/değil/yerine/= DURUM VEKTÖRÜ
- DURUM/HAL ve/<>/|| GENİŞ/GELECEK ZAMAN
- DÜŞ/HAYAL[Ar.]:
KESİNTİLİ/MUNFASIL[Ar.] ile/değil/yerine/>< KESİNTİSİZ/MUTTASIL[Ar.]
- ŞAKULÎ[Osm.] / VERTICAL[İng.] / SENKRECHT[Alm.] ile/değil/yerine/= DÜŞEY
- DÜŞ/HAYAL ile/değil ANIMSAMA
- DÜŞLEM = HAYAL = FANTASY[İng.] = FANTAISIE[Fr.] = EINBILDUNG, PHANTASIE[Alm.] = PHANTASIA[Lat., Yun.] = FANTASÍA[İsp.]
- DÜSTÛR[Ar.] değil/yerine/= KURAL/ÖKKURAL
( KANUN, KAİDE, KURAL )
- DÜŞÜNCE DÖNEMLERİNDE:
"BÜYÜSEL" ile/ve/değil/yerine/||/<>/> (")DİNSEL(") ile/ve/değil/yerine/||/<>/> BİLİMSEL
( Onbinlerce yıldır. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Sekizbin yıldır. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Birkaç yüzyıldır. )
- DÜŞÜNCE/İNANÇ/İDEAL ile/ve/<> KİŞİ
( Bazen ancak bir düşünce/inanç/ideal için herkesten vazgeçebilirsin, bazen de ancak bir kişi için tüm düşünce/inanç/ideallerinden! )
- DÜŞÜNCE ile/ve/||/<> DUYGU ile/ve/||/<> DAVRANIŞ/TUTUM ile/ve/||/<> DENEYİM ile/ve/||/<> DEĞER ile/ve/||/<> DİL
( Akıl[doğru bağ/lar] ve ilim ile yapılandırılır. İLE/VE/||/<> Çeşitli fizyolojik ve psikolojik isteklerle ve eğlencelerle doyurulur. İLE/VE/||/<> Çalışarak, iş yaparak, kazanarak ve kazandırarak dengelenir. İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> ... )
( Düşünceler, duygulardan önce gelir. )
( %80 İLE/VE/||/<> %20 İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> ... )
( Duygu yok fakat [çeşitli oranlarda/yoğunluklarda] etkisi olabilir. İLE/VE/||/<> Düşünce var. İLE/VE/||/<> Düşünce ve duygu var. İLE/VE/||/<> Öncenin, kendimizin ve başkalarının düşünceleri var. İLE/VE/||/<> Tümü var. )
( Saniyelerde. İLE/VE/||/<> Milisaniyelerde. İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> ... )
( Zihnimizin konuşma dili. İLE/VE/||/<> Gövdemizin konuşma dili. İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> ... )
- DÜŞÜNCE = FİKİR, MİSAL = IDEA[İng.] = IDÉE[Fr.] = IDEE[Alm.] = IDEA < IDEIN[Yun.]
- DÜŞÜNME ile/ve/<> DİL
( Düşünme, sözcüklerle gerçekleşmez. İLE/VE/<> Düşünme, sözcükleri kullanır! )
( Beyin-el ilişkisi ve zihin-dil ilişkisi sürekli akılda tutulmalı! )
( Bir şey ki, söylemesen de olur! SÖYLEME! )
( Düşünme/düşünce, dil kullanımıdır. )
( Kişi, dilinin ardında gizlidir. )
( İNTÂK[< NUTK]: Dile getirme, söyletme. | Akledilen şeyleri idrak etmek. )
( Türk dilinin kökenlerini araştırmanın birinci koşulu, sağlıklı bir dil felsefesi bilgisi
edinmek, bu felsefenin ışığında yürümeyi bilmek, araştırılan sorunlara, bu felsefenin
yöntemiyle yaklaşmaktır.
Bir topluluğun dilinde, o topluluğun yaşama anlayışını, yaşama biçimini, olaylara, doğaya
bakışını yansıtmayan sözcüklerin hepsi yabancı kökenlidir.
Kavramlarını üretirken somuttan soyuta yönelmeyi başaramayan bir toplumun dilinde
soyut var olanları içeren sözcüklerin bulunması bir olasılıktan öteye geçemez.
Bir toplumun düşünce ortamında bulunmayan şeyin, kavramı da yoktur.
Kavramlar, düşünsel içeriklerin taşıyıcısıdır.
Dilcinin, bilge olması kaçınılmazdır.
Dilin gerçeğini, ancak bilge dilci kavrayabilir.
Bir aydın, başka dillerden aldığı sözcüklerle düşünemez, üretemez, ancak aktarır,
bellekten belleğe gönderir.
Doğal yapısı ağacın yetişmesine elverişli olmayan bir ülkede, orman ürünleriyle ilgili
kavramlar üretilebilir mi? Kişi, bilmediği bir nesneye, bildiği bir adı verebilir mi?
Düşünsel alanda yeri olmayan bir kavram içeriğinin sözcüğe girmesi söz konusu değildir.
Soyut var olanlar üretemeyen bir topluluğun dilinde, soyutu yansıtan kavramın yeri yoktur.
Anlamsal içerik, o sözcüğü konuşan topluluğun düşünsel çevresiyle bağlantılıdır.
Bir dille konuşup yazmak, o dili bilmek değildir, önemli[öncelikli] olan, o dille düşünmek, üretmek,
düşünsel bir alan oluşturmaktır.
Dilin yüzeysel özelliklerine bakarak kökenine inmeye çalışmak, yanıltıcıdır, saptırıcıdır.
Kökte bulunmayan anlamı sözcükte aramak da dil bilincinden yoksunluk demektir.
Dilin ayakta durmasını, yaşamasını, yayılmasını sağlayan, yazıdır.
Dil, insan/kişi ile insan/kişi, dille vardır.
Dili yaşatan, geçmişten geleceğe taşıyan yazıdır. )
( TO THINK vs./and/<> LANGUAGE )
- DÜŞÜNMEK/TAHAYYÜL ile/ve DÜŞÜNEMEMEK/TAHAYYÜL (BİLE) EDEMEMEK
( Bazı şeyler hayal edilebilir fakat bazı şeyleri ne düşünmek, ne hayal edebilmek bile söz konusu değildir. )
( TO THINK vs./and (EVEN) NOT ABLE TO THINK )
- DÜŞÜNSEL ile/ve/<> MANTIKSAL
( INTELLECTUAL vs./and/<> LOGICAL )
- DÜŞÜN/SEL ile/ve MANTIK/SAL
( INTELLECTUAL vs./and LOGICAL )
- DÜŞÜNSEL ile/ve/||/<> UZAMSAL
- DÜŞÜNÜLMEMİŞ KABUL yerine DÜŞÜNÜLMÜŞ BEN
- DÜVE ile DÜVEL ile DÜVEN ile DÜVER ile DÜVENCİ/LİK ile DÜVEN DİŞİ
- DUYARLILIK ile/ve "TOPLUMSAL ROL"
( SENSITIVITY vs./and "SOCIAL ROLE" )
- DUYGU:
İÇSEL ile/ve/||/<>/> YOL GÖSTERİCİ
- DUYGU:
İŞLEVSİZ ile/değil/yerine/>< İŞLEVSEL
( Atmalı. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Bütünleşmeli. )
- DUYGU = HİS = FEELING, SENTIMENT, (EMOTION)[İng.] = SENTIMENT[Fr.] = GEFÜHL[Alm.] = SENTIMIENTO[İsp.]
- DUYGULARA BAŞVURMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI:
TEHDİT ile/ve/||/<> DUYGU ile/ve/||/<> ÖNYARGILI DİL ile/ve/||/<> MAZERET
( ARGUMENT FROM FORCE vs./and/||/<> ARGUMENT TO PITY vs./and/||/<> PREJUDICIAL LANGUAGE vs./and/||/<> FALLACY OF SPECIAL PLEADING )
- DUYGUSAL ile DUYGUSALLAŞTIRMAK
( EMOTIONAL vs. EMOTIONALIZE )
( عاطفي ile احساساتي ile دچار احساسات کردن )
( ATEFY ile EHSASATY ile DOCHAR EHSASAT KARDAN )
(1996'dan beri)