L ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 6.060 başlık/FaRk ile birlikte,
6.060 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(7/26)
- DİL ile/ve TUTARLILIK
- DİL ve ÜRETİM
( Toplumları ayakta tutacak ve devam ettirebilecek en önemli iki değer. )
( 21 Aralık, Üretim Günü'dür! [Tabii sadece 21 Aralık değil her gün, her an!] )
( 10 Aralık, Tarımsal Üretim Günü'dür! )
- DİL ile/ve/<>/değil/yerine ÜSLÛB
( Üslûb-u beyân/lisân, aynıyla insan. )
- DİL ile/ve/değil/||/<>/> ÜSLÛP
- DİL ile/ve/||/<> VARLIK
( Dilin düzeni varlığın düzenidir, varlığın düzeni dilin düzenidir. )
( Ülkesinin yüksek istiklâlini korumasını bilen Türk ulusu, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır. )
( LANGUAGE vs./and/||/<> EXISTENCE )
- DİL ile/ve YANSIMA
- DİLBİLGİSEL ile DİLBİLGİSEL BİÇİMBİRİM ile DİLBİLGİSEL CİNS ile DİLBİLGİSEL DURUM ile DİLBİLGİSEL GÖRÜNÜŞ ile DİLBİLGİSEL KOŞULLAMA
( GRAMMATICAL vs. GRAMMATICAL MORPHEME vs. GRAMMATICAL GENDER vs. GRAMMATICAL CASE vs. GRAMMATICAL ASPECT vs. GRAMMATICAL CONDITIONING )
- DİLBİLİM ve/||/<>/> DİL ve/||/<>/> TÜMELLER ve/||/<>/> TANIM ve/||/<>/>
ÖNERME ve/||/<>/> YARGI ve/||/<>/> ÇIKARIM ve/||/<>/> TASIM/KIYAS
- DİN:
ÖZNEL ile/ve/||/<> NESNEL
- DİN +/+/+ MAL +/+/+ SU +/+/+ GÜÇ
- DİNDAR/DİNDAŞ ile ASHÂB-I NAKL
( ... İLE Vahyi esas alarak düşünen herkes. )
- DİNGİL ile/değil/yerine/>< DİNGİN
- DİNSEL ile/ve/değil/yerine DİLSEL
( Sınırlayıcı olabilir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Birleştirici, buluşturucu, uzlaştırıcı[dır]. )
- DİPLOMATİK ile DİPLOMATİK DİL ile DİPLOMATİK YOL
- DİPOL İLE KUADRUPOL İLE OKTUPOL ile/||/<> ÇOKLU KUTUP MOMENTLERİ
( Elektrik yük dağılımlarının farklı mertebedeki momentleri. )
( Formül: V = kq/r + kp·r̂/r² + ... )
- DİPOL ile/||/<> KOVALENT BAĞ
( Kutuplu bir moleküldeki pozitif ve negatif yüklerin var oluşu. İLE/||/<> Elektron paylaşımı yoluyla iki atom arasında oluşan bağ. )
- DİREK ile HATIL
( Duvarı sağlamlaştırmak için konulan direkler. )
- DİREKSİYONEL/DİRECTIONAL[İng.] değil/yerine/= YÖNLENDİRİLMİŞ
- DİREKSİYONEL değil/yerine/= YÖNLENDİRİLMİŞ
- DİRİL ile DİRİL[Alm. < DRILL]
( DİRİKSEL. Diri/canlı ile ilgili, diriler üzerinde olan. İLE Şilte yüzü ya da gömlek yapmaya yarayan, pamuklu bir kumaş. )
- DİRİLMEK ile DİRİLEŞMEK ile DİRİLEBİLMEK ile DİRİLİVERMEK ile DİRİ/LİK ile DİRİL ile DİRİM/LİK ile DİRİĞ ile DİRİCE ile DİRİMLİ ile DİRİKSEL ile DİRİMSEL/LİK ile DİRİ DİRİ ile DİRİ ÖRTÜ ile DİRİL ISI ile DİRİM SUYU ile DİRİMSELCİ/LİK ile DİRİM KURGU ile DİRİKSEL ISI ile DİRİM BİLİMİ ile DİRİM KONİSİ ile DİRİM BİLİMCİ ile DİRİM BİLİMSEL ile DİRİM KURGUSAL
- DİSCRETE İLE CONTİNUOUS İLE FLOQUET İLE PRETHERMAL ile/||/<> ZAMAN KRİSTALLERİ
( Zamanda periyodik yapılar. )
( Formül: T(t+τ) = T(t) )
- DİŞİL ile/değil/yerine ANAÇ
- DİSİPLİN ile KONTROL
- DİSK ŞEKLİNDE ile DİSKOİDAL
( DISCOID vs. DISCOIDAL )
( قرص مانند )
( GHORS MANAND )
- DIŞKI ile DIŞKISAL ile DIŞKILAR
( EXCREMENT vs. EXCREMENTAL vs. EXCREMENTS )
( مدفوع ile نجاست ile غايط ile براز ile فضله ile مدفوعي ile مدفوعات )
( MADFU ile NAJAST ile غايط ile BARAZ ile FAZLEH ile مدفوعي ile مدفوعات )
- DIŞLAYICI ile ÖZEL ile MÜNHASIRAN ile AYRICALIK
( EXCLUSIONARY vs. EXCLUSIVE vs. EXCLUSIVELY vs. EXCLUSIVITY )
( سالب ile منحصر ile انحصاري ile انتصاري ile منحصرا ile انحصاريت )
( SALEB ile MONHESR ile ENHESARY ile انتصاري ile MONHESRA ile ENHESARYT )
- DİŞLERİ FIRÇALAMAK 10-15 DAKİKA SONRA FIRÇALAMAK[YEMEKTEN HEMEN SONRA/YER-YEMEZ değil!]
- DIŞSAL ile/ve/||/=/<>/> DÜŞÜNCENİN YANSIMALARI/NESNELER
- DIŞSAL ile/ve/<> TARİHSEL
- DIŞSAL ile/değil TİNSEL
- DIŞSALLAŞMAK ile DIŞSAL
- DISTAL[İng.] değil/yerine/= BAŞLANGICA UZAK
- DİSTAL değil/yerine/= BAŞLANGICA UZAK
- DİSTAL ile/||/<> DİSTALİZE ETMEK ile/||/<> DİSTANSİYON ile/||/<> DİSTENSİYON
( Uc. İLE/||/<> Uca kaydırmak. İLE/||/<> Gerginlik. İLE/||/<> Genişleme. )
- DISTINCT vs. SPECIAL
- DİURNAL[İng.] değil/yerine/= GÜN BOYU
- DİVA ile DİVAL ile DİVAN ile DİVANÇE ile DİVAN SAZI ile DİVAN KALEMİ ile DİVAN EDEBİYATI
- DİVERGENCE ile/||/<> CURL
( Divergence ∇·F akış kaynağı İLE curl ∇×F rotasyon. )
( Formül: Flow source İLE rotation )
- DİVERTİKÜL değil/yerine/= CEPÇİK
- DİVERTİKÜL ile EKZOSİTOZ
( Kör uzantı, kör çıkıntı, çıkmaz. İLE Göze dışına çıkma, çıkıntı [kemikte]. )
- DİYAGNOSTİK/DİAGNOSTIC[İng.] değil/yerine/= TANISAL
- EYTİŞİMSEL/DİYALEKTİK ile/değil KURGUL
- DİYASTOL/DİASTOLE[İng.] değil/yerine/= YÜREK KASI GEVŞEMESİ
- (DİYELEKTİK değil/değil/yerine/= DİYALEKTİK) değil/değil/yerine/= EYTİŞİM(SEL)
- DİZEL ile DİZEL MOTORU
- DİZGELEŞMEK ile DİZGELEŞTİRMEK ile DİZGE ile DİZGELİ/LİK ile DİZGESEL ile DİZGESİZ
- DİZİSEL ile DİZİMSEL
( PARADIGMA ile SYNTAGMA )
- SQL'DE:
DML ile/ve/||/<>/> DDL ile/ve/||/<>/> DCL ile/ve/||/<>/> TCL
( )
- DNA ile/||/<> SARMAL
( DNA çift sarmal yapısının keşfi )
( James Watson tarafından 1953 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1928-) (Ülke: ABD) (Alan: Biyoloji) (Önemli katkıları: DNA çift sarmal yapısı) (Nobel: 1962) )
- DOĞA:
SOMUT ile/ve/||/<> ÖZSEL
- DOĞA:
VAROLUŞSAL ile/ve GÖRÜNGÜ
- DOĞA ile/ve POTANSİYEL
- OLASILIK:
DOĞADA/DEVİMDE/NESNELERDE ile/ve/||/<>/> DAVRANIŞTA/EYLEMDE(KİŞİDE) ile/ve/||/<>/> ZİHİNDE/DÜŞÜNCEDE/SÖZDE
- DOĞAL İLE TAM İLE RASYONEL İLE GERÇEL ile/||/<> SAYI KÜMELERİ
( Sayı kümelerinin genişleme hiyerarşisi: ℕ ⊂ ℤ ⊂ ℚ ⊂ ℝ )
( Formül: ℕ ⊂ ℤ ⊂ ℚ ⊂ ℝ ⊂ ℂ )
- DOĞAL VE ZORUNLU ile DOĞAL AMA ZORUNLU DEĞİL ile NE DOĞAL, NE DE ZORUNLU
( Doğal Hal'de, "Ben şuyum, ben oyum" yoktur. )
( There is no 'I am this', 'I am that', in the natural state. )
( NATURAL AND COMPULSORY vs. NATURAL BUT NOT COMPULSORY vs. NEITHER NATURAL, NOR COMPULSORY )
- DOĞAL ile ALIŞILMIŞ
( Doğanıza yabancı olan her şeyin terk edilmesi ve reddedilmesi yeterlidir. )
( Alışılmış olana tutunduğunuz sürece keşif gerçekleşemez. )
( NATURAL vs. USUAL/ORDINARY )
- DOĞAL ile ALIŞILMIŞ
( Doğanıza yabancı olan her şeyin terk edilmesi ve reddedilmesi yeterlidir. )
( Alışılmış olana tutunduğunuz sürece keşif gerçekleşemez. )
( NATURAL vs. USUAL/ORDINARY )
- DOĞAL ile/ve/değil DOĞADAN
( Doğal olanda, kişinin tedbirinin ve iradesinin etkisi olamaz. )
( [not] NATURAL vs./and/but FROM NATURE )
- DOĞAL ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DOĞAYA UYUMLU
- DOĞAL ile/değil "GELİŞTİRİLMİŞ/OLUŞTURULMUŞ"
- DOĞAL ile MEŞRÛ
( NATURAL vs. LEGAL )
- DOĞAL ile/ve/değil OLAĞAN
( [not] NATURAL vs./and/but USUAL )
- DOĞAL ile/ve/değil/||/<>/>/< OLMASI GEREKEN
- DOĞAL ile/ve/değil TARİHSEL
- DOĞAL ile/değil TARİHSEL
- DOĞAL ile/ve/||/<>/> TİNSEL ve TOPLUMSAL
- DOĞAL ile/ve/<>/değil ZORUNLU
( [not] NATURAL vs./and/<>/but COMPULSIVE )
- DOĞAN ile KERKENEZ/SABRİS[Ar.]/KESTREL[İng.]
( ... İLE 35 cm. uzunluğunda, kızılımsı tüyleri olan, leşobur bir doğan. )
( ... İLE Ağaçlı açık arazilerde, dağlarda ve şehirlerde yaşarlar. )
( Ülkemizin en yaygın yırtıcı kuşlarından biridir. Her türlü arazide bulunabilir. Rüzgârda, kafası görünmeyen bir el ile tutuluyormuşçasına, tamamen hareketsiz kalır. Gövdesi, rüzgâra göre yalpalanmasına karşın, kafası sabittir. Erili, mavi-gri; dişili, kızıl-kahverengi renktedir. Beslenmesinde ise keskin gözleriyle yeri gözler, tedbirsiz avını hemen yakalar, pençeleriyle avın gövdesini parçalayıp yer. )
( ... vs. KESTREL )
( ... cum FALCO TINNUNCULUS )
- DOĞAN/ATMACA ile MUYMUL
( ... İLE Atmaca ve doğana benzeyen bir tür yırtıcı kuş. )
- DOĞANIN/NESNELERİN OKUNMASINDA:
DİL ile/ve/<> MATEMATİK ile/ve/<> İLİŞKİSEL ile/ve/<> DİL-MATEMATİK KESİŞİMİNDEN
- DOĞAÜSTÜ = FEVK-AT-TABİA = SUPERNATURAL[İng.] = SURNATUREL[Fr.] = ÜBERNATÜRLICH[Alm.]
- DOĞRAMAK ile DOĞRULMAK ile DOĞRULAMAK ile DOĞRULANMAK ile DOĞRULATMAK ile DOĞRULATABİLMEK ile DOĞRULAYABİLMEK ile DOĞRU/LUK ile DOĞRUCA ile DOĞRUCU/LUK ile DOĞRULU ile DOĞRUSAL ile DOĞRUSUZ ile DOĞRU AÇI ile DOĞRU YOL ile DOĞRU AKIM ile DOĞRU DÜRÜST ile DOĞRU ORANTI ile DOĞRU PARÇASI ile DOĞRUCU DAVUT ile DOĞRU ORANTILI ile DOĞRUSAL DENKLEM
- DOĞRU YOL ile/ve/= KOLAY YOL
( RIGHT WAY vs./and/= EASY WAY )
- DOĞRU ile/ve/<> TÜMEL
- DOĞRUSAL ile ÇEVRİMSEL
- DOĞRUSAL ile DAİRESEL
- DOĞRUSAL ile/||/<> DOĞRUSAL OLMAYAN
( Doğrusal sistemler süperpozisyon ilkesine uyarken İLE doğrusal olmayan sistemler uymaz )
( Henri Poincaré tarafından 1890 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1854-1912) (Ülke: Fransa) (Alan: matematik) )
- DOKTRİNEL ile/<> DİDAKTİK
- DOKTRİNEL ile/ve OTORİTER
- DOKTRİNSEL ile DOKTRİN
( DOCTRINAL vs. DOCTRINE )
( عقيدهاي ile تعليماتي ile افراس ile اصول ile افراه )
( AGHYDANGAY ile تعليماتي ile افراس ile OSOL ile افراه )
- DOKUMAK ile DOK ile DOKU ile DOKULU ile DOKUSUZ ile DOKU EKİMİ ile DOKU BİLİMİ ile DOKU BİLİMCİ ile DOKU BİLİMSEL ile DOKU BOZUKLUĞU ile DOKU UYUŞMAZLIĞI
- DOKUNAKLI ile/ve/||/<>/< DÜŞÜNDÜRÜCÜ/DUYGUSAL
- DOKUNMAK ile DOKUNULMAK ile DOKUNDURMAK ile DOKUNABİLMEK ile DOKUNUVERMEK ile DOKUNCA ile DOKUNSAL ile DOKUNCALI ile DOKUNCASIZ
- DÖL ile DÖL AYI ile DÖL DÖŞ ile DÖL EŞİ ile DÖL YOLU ile DÖL KESESİ ile DÖL YATAĞI
- DOLAYLAMA ile MECÂZ-I MÜRSEL
- DOM/DOCUMENT OBJECT MODEL[İng.] değil/yerine/= BELGE NESNESİ MODELİ
- DOMİNANT ALEL ile/||/<> RESESİF ALEL
( Dominant bir kopya yeter, resesif iki kopya gerekir )
( Formül: A > a notasyonu İLE 3:1 F2 oranı )
- DÖNELMEK ile DÖNENMEK ile DÖNELEMEK ile DÖNEBİLMEK ile DÖNEK/LİK ile DÖNEL ile DÖNEM ile DÖNER ile DÖNEÇ ile DÖNEKÇE ile DÖNENCE ile DÖNERCİ/LİK ile DÖNENCELİ ile DÖNER AYNA ile DÖNER KAPI ile DÖNER KULE ile DÖNER KEBAP ile DÖNER SAHNE ile DÖNER KAVŞAK ile DÖNER SERMAYE
- DÖNEM ile/ve/||/<> KOŞUL
- DÖNEN ile/ve/değil DAİRESEL
( ... İLE/VE/DEĞİL Konumsal/vaz'î. )
- DÖNENCEL ile DÖNENCEL AY ile DÖNENCEL YIL
- DÖNGEL/BEŞBIYIK/MUŞMULA[Yun.] ile ÜVEZ
( Gülgillerden, küçük bir ağaç. | Bu ağacın, olgunlaşıp çürüdükten sonra yenilebilen, yuvarlak, mayhoş, buruk ve beş çekirdekli meyvesi. İLE Gülgillerden bir ağaç. | Bu ağacın, muşmulaya benzeyen yemişi/meyvesi. )
( MESPILUS GERMANICA cum PIRUS SORBUS )
- DÖNGEL ile DÖNGEL ORUCU
- DÖNGÜSEL ile/>< APERİYODİK[Fr.]
( ... İLE/>< Kendine özgü bir salınım döngüsü olmayan. )
- DÖNÜŞMEK ile DÖNÜŞEBİLMEK ile DÖNÜŞÜVERMEK ile DÖNÜŞ ile DÖNÜŞLÜ/LÜK ile DÖNÜŞSÜZ/LÜK ile DÖNÜŞLÜ FİİL ile DÖNÜŞLÜ ÇATI ile DÖNÜŞLÜ ZAMİR
- DORSAL[İng.] değil/yerine/= SIRT/ARKA (İLİŞKİLİ)
- DORSO-LOMBER değil/yerine/= SIRT-BEL
- DORSUM ile DORSAL ile DORSO-LOMBER ile DORSİFLEKSİYON
( Sırt, arka. İLE Sırt[la ilgili], arka[yla ilgili]. İLE Sırt-bel [ile ilgili]. İLE Geriye bükme. )
- DÖRTLEMEK ile DÖRT/LÜK ile DÖRTLÜ ile DÖRT BİR ile DÖRT GÖZ ile DÖRT YOL ile DÖRT AYAK ile DÖRT KÖŞE ile DÖRT BUCAK ile DÖRT İŞLEM ile DÖRT KAŞLI ile DÖRT YÜZLÜ ile DÖRT DÖRTLÜK ile DÖRTLÜ FİNAL ile DÖRT YOL AĞZI ile DÖRTLÜ GANYAN ile DÖRT AYAKLILAR ile DÖRT BAŞI MAMUR
- DÖRTNAL ile DÖRTNALA
- DORUKLAMAK ile DORU ile DORUK ile DORUM ile DORUK DAL ile DORUK NOKTASI ile DORUK ÇİZGİSİ ile DORUK TOPLANTISI
- DOSE vs. LEVEL
- DOSTA VİSÂL ve MUTMAİN
- DOYGU/RIZK:
BOL ile/ve/<>/değil/yerine BEREKETLİ
- DRAFT vs. BILL
( Tasarı, poliçe, çek. İLE Yasa tasarısı. )
- DRİVER İLE PASSENGER İLE CLONAL ile/||/<> MUTASYON TÜRLERİ
( Kanserdeki mutasyon sınıfları. )
( Formül: TMB: Mutasyon/Mb )
- DUAL ile DUBLE ile DUPLİKASYON
( İkili. İLE Çift, iki kez, iki kat. İLE İkilenme. )
- DUAL değil/yerine/= İKİL
- DUAL değil/yerine/= İKİL
- DUAL[İng.] değil/yerine/= İKİLİ
- DUBLE ile DUBLE YOL ile DUBLE PAÇA ile DUBLE PAÇALI
- DUDAK, DUDAKSI PETAL = ŞEFE = LÈVRE
- DUDAKSIL ile DUDAKSILLAŞMA
- DÛD-I DİL[Ar.] -ile
( Gönülden/yürekten çıkan duman/ah. )
- DÜDÜK ile/ve/değil KAVAL
( ... ile/ve/değil PİŞE )
- DÜĞÜM/NOD değil/yerine/= DÜĞÜMCÜK/NODÜL
- DUHÛL[Ar.] ile DÜHÜL[Ar.]
( İçeri/içine girme. İLE Davul. )
- DUKTUS değil/yerine/= KANAL
- DUL ile/||/<> SUKUL/SÜKUL
( Eşi ölmüş ya da eşinden boşanmış kişi[kadın/erkek]. İLE/||/<> Çocuğu ölüp yalnız kalan kadın. )
- düldül ile Düldül
( ... İLE Hz. Ali'nin atı. )
- DÜNYA KADAR MAL ile/ve/değil/yerine/>< FINDIK KADAR .M
- DÜNYA ve/ TÜRKİYE ve/ İSTANBUL ve/ FATİH
( Gövde. VE Yüz. VE Göz. VE Gönül. )
- DÜNYA ile/ve/||/<> YOL
( Doğa. İLE/VE/||/<> İnsan/lık. )
( EARTH vs./and/||/<> PATH/WAY )
- AKADEMİK YIL:
DÜNYADA ile JAPONYA'DA
( Eylül-Ekim aylarında başlar. İLE 01 Nisan'da başlar. )
- DUODENAL ile ON İKİ PARMAK BAĞIRSAĞI ile DUODENUM
( DUODENAL vs. DUODENARY vs. DUODENUM )
( دوازدهه ile دوازدهي ile روده اثني عشر )
( DAVAZDEHEH ile DAVAZDEHY ile RUDEH ASANY ESHAR )
- DUODENUM ile DUODENAL
( Onikiparmak bağırsağı. İLE Onikiparmak bağırsağı [ile ilgili]. )
- DURAĞAN ile HANTAL
- DÜRTÜ ile DÜRTÜ ile DÜRTÜSEL
( IMPULSE vs. IMPULSION vs. IMPULSIVE )
( محرک آني ile دژ انگيز ile بلهوس )
( MAHRAK ANY ile DEZH ENGYZ ile بلهوس )
- DURUM/HAL ve/<>/|| GENİŞ/GELECEK ZAMAN
- DÜŞ/HAYAL[Ar.]:
KESİNTİLİ/MUNFASIL[Ar.] ile/değil/yerine/>< KESİNTİSİZ/MUTTASIL[Ar.]
- DÜŞ/HAYAL ile/değil ANIMSAMA
- DÜŞLEM = HAYAL = FANTASY[İng.] = FANTAISIE[Fr.] = EINBILDUNG, PHANTASIE[Alm.] = PHANTASIA[Lat., Yun.] = FANTASÍA[İsp.]
- DÜSTÛR[Ar.] değil/yerine/= KURAL/ÖKKURAL
( KANUN, KAİDE, KURAL )
- DÜŞÜNCE DÖNEMLERİNDE:
"BÜYÜSEL" ile/ve/değil/yerine/||/<>/> (")DİNSEL(") ile/ve/değil/yerine/||/<>/> BİLİMSEL
( Onbinlerce yıldır. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Sekizbin yıldır. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Birkaç yüzyıldır. )
- DÜŞÜNCE/İNANÇ/İDEAL ile/ve/<> KİŞİ
( Bazen ancak bir düşünce/inanç/ideal için herkesten vazgeçebilirsin, bazen de ancak bir kişi için tüm düşünce/inanç/ideallerinden! )
- DÜŞÜNCE ile/ve/||/<> DUYGU ile/ve/||/<> DAVRANIŞ/TUTUM ile/ve/||/<> DENEYİM ile/ve/||/<> DEĞER ile/ve/||/<> DİL
( Akıl[doğru bağ/lar] ve ilim ile yapılandırılır. İLE/VE/||/<> Çeşitli fizyolojik ve psikolojik isteklerle ve eğlencelerle doyurulur. İLE/VE/||/<> Çalışarak, iş yaparak, kazanarak ve kazandırarak dengelenir. İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> ... )
( Düşünceler, duygulardan önce gelir. )
( %80 İLE/VE/||/<> %20 İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> ... )
( Duygu yok fakat [çeşitli oranlarda/yoğunluklarda] etkisi olabilir. İLE/VE/||/<> Düşünce var. İLE/VE/||/<> Düşünce ve duygu var. İLE/VE/||/<> Öncenin, kendimizin ve başkalarının düşünceleri var. İLE/VE/||/<> Tümü var. )
( Saniyelerde. İLE/VE/||/<> Milisaniyelerde. İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> ... )
( Zihnimizin konuşma dili. İLE/VE/||/<> Gövdemizin konuşma dili. İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> ... )
- DÜŞÜNCE = FİKİR, MİSAL = IDEA[İng.] = IDÉE[Fr.] = IDEE[Alm.] = IDEA < IDEIN[Yun.]
- DÜŞÜNME ile/ve/<> DİL
( Düşünme, sözcüklerle gerçekleşmez. İLE/VE/<> Düşünme, sözcükleri kullanır! )
( Beyin-el ilişkisi ve zihin-dil ilişkisi sürekli akılda tutulmalı! )
( Bir şey ki, söylemesen de olur! SÖYLEME! )
( Düşünme/düşünce, dil kullanımıdır. )
( Kişi, dilinin ardında gizlidir. )
( İNTÂK[< NUTK]: Dile getirme, söyletme. | Akledilen şeyleri idrak etmek. )
( Türk dilinin kökenlerini araştırmanın birinci koşulu, sağlıklı bir dil felsefesi bilgisi
edinmek, bu felsefenin ışığında yürümeyi bilmek, araştırılan sorunlara, bu felsefenin
yöntemiyle yaklaşmaktır.
Bir topluluğun dilinde, o topluluğun yaşama anlayışını, yaşama biçimini, olaylara, doğaya
bakışını yansıtmayan sözcüklerin hepsi yabancı kökenlidir.
Kavramlarını üretirken somuttan soyuta yönelmeyi başaramayan bir toplumun dilinde
soyut var olanları içeren sözcüklerin bulunması bir olasılıktan öteye geçemez.
Bir toplumun düşünce ortamında bulunmayan şeyin, kavramı da yoktur.
Kavramlar, düşünsel içeriklerin taşıyıcısıdır.
Dilcinin, bilge olması kaçınılmazdır.
Dilin gerçeğini, ancak bilge dilci kavrayabilir.
Bir aydın, başka dillerden aldığı sözcüklerle düşünemez, üretemez, ancak aktarır,
bellekten belleğe gönderir.
Doğal yapısı ağacın yetişmesine elverişli olmayan bir ülkede, orman ürünleriyle ilgili
kavramlar üretilebilir mi? Kişi, bilmediği bir nesneye, bildiği bir adı verebilir mi?
Düşünsel alanda yeri olmayan bir kavram içeriğinin sözcüğe girmesi söz konusu değildir.
Soyut var olanlar üretemeyen bir topluluğun dilinde, soyutu yansıtan kavramın yeri yoktur.
Anlamsal içerik, o sözcüğü konuşan topluluğun düşünsel çevresiyle bağlantılıdır.
Bir dille konuşup yazmak, o dili bilmek değildir, önemli[öncelikli] olan, o dille düşünmek, üretmek,
düşünsel bir alan oluşturmaktır.
Dilin yüzeysel özelliklerine bakarak kökenine inmeye çalışmak, yanıltıcıdır, saptırıcıdır.
Kökte bulunmayan anlamı sözcükte aramak da dil bilincinden yoksunluk demektir.
Dilin ayakta durmasını, yaşamasını, yayılmasını sağlayan, yazıdır.
Dil, insan/kişi ile insan/kişi, dille vardır.
Dili yaşatan, geçmişten geleceğe taşıyan yazıdır. )
( TO THINK vs./and/<> LANGUAGE )
- DÜŞÜNMEK/TAHAYYÜL ile/ve DÜŞÜNEMEMEK/TAHAYYÜL (BİLE) EDEMEMEK
( Bazı şeyler hayal edilebilir fakat bazı şeyleri ne düşünmek, ne hayal edebilmek bile söz konusu değildir. )
( TO THINK vs./and (EVEN) NOT ABLE TO THINK )
- DÜŞÜNSEL ile/ve/<> MANTIKSAL
( INTELLECTUAL vs./and/<> LOGICAL )
- DÜŞÜNSEL ile/ve MANTIKSAL
( INTELLECTUAL vs./and LOGICAL )
- DÜŞÜNSEL ile/ve/||/<> UZAMSAL
- DÜŞÜNÜLMEMİŞ KABUL yerine DÜŞÜNÜLMÜŞ BEN
- DÜVE ile DÜVEL ile DÜVEN ile DÜVER ile DÜVENCİ/LİK ile DÜVEN DİŞİ
- DUYARLILIK ile/ve "TOPLUMSAL ROL"
( SENSITIVITY vs./and "SOCIAL ROLE" )
- DUYGU:
İÇSEL ile/ve/||/<>/> YOL GÖSTERİCİ
- DUYGU:
İŞLEVSİZ ile/değil/yerine/>< İŞLEVSEL
( Atmalı. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Bütünleşmeli. )
- DUYGU = HİS = FEELING, SENTIMENT, (EMOTION)[İng.] = SENTIMENT[Fr.] = GEFÜHL[Alm.] = SENTIMIENTO[İsp.]
- DUYGULARA BAŞVURMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI:
TEHDİT ile/ve/||/<> DUYGU ile/ve/||/<> ÖNYARGILI DİL ile/ve/||/<> MAZERET
( ARGUMENT FROM FORCE vs./and/||/<> ARGUMENT TO PITY vs./and/||/<> PREJUDICIAL LANGUAGE vs./and/||/<> FALLACY OF SPECIAL PLEADING )
- DUYGUSAL ile DUYGUSALLAŞTIRMAK
( EMOTIONAL vs. EMOTIONALIZE )
( عاطفي ile احساساتي ile دچار احساسات کردن )
( ATEFY ile EHSASATY ile DOCHAR EHSASAT KARDAN )
- DUYGUSAL = HİSSÎ = SENTIMENTAL[İng., Fr.] = SENTIMENTAL, EMPFINDSAM[Alm.]
- DUYGUSAL ile/ve/||/<>/> SEZGİSEL
- DUYU ve/+ AKIL ve/+ HADS ve/+ MATEMATİK
- DUYU ve/||/<> DUYGU ve/||/<> AKIL
( Akıl eleştiri kaldırır, duygu/vicdan kaldırmaz. )
( Duygular bilgilerle ters orantılıdır. Ne kadar az biliş varsa o kadar savunuş vardır. )
( ZİHİN: İç duyuların toplam adı. )
( DUYU: (DIŞ DUYULAR) İNTİBÂ/İZLENİM/MÜŞAHEDÂT ve DUYGU: (İÇ DUYULAR) ANLAM-DEĞER, MANEVİYAT/VİCDÂNİYAT, (AHLÂK, DİN, ESTETİK) [ ZİHİN/İHSAS/MAHSUSAT ] ve AKIL: AKLİYÂT/MÜDRİKÂT, TÜMELLER-FORMLAR, BİLGİ(TANIM + YARGI + TASAVVUR + TASDİK) [ İDRAK ] )
( Sadece duyulara verilen yanıtlar/karşılıklar, kişiyi sakatlar. VE/||/<> Sadece duygulara verilen yanıtlar/karşılıklar, kişiyi köreltir. VE/||/<> Sadece akla verilen yanıtlar/karşılıklar, kişiyi ketler. )
( Sadece duyulara verilen yanıtlar/karşılıklar, kişiyi hayvanileştirir. VE/||/<> Sadece duygulara verilen yanıtlar/karşılıklar, kişiyi mistikleştirir. VE/||/<> Sadece akla verilen yanıtlar/karşılıklar, kişiyi vahşileştirir. )
( ... VE/||/<> Karanlık. VE/||/<> Aydınlık. )
( SENSE and/||/<> EMOTION and/||/<> REASON )
- DUYU ile/ve/||/<>/> HAYAL ile/ve/||/<>/> AKIL / ANLAM/MANÂ
( Biriyle uğraşan zihin/kişi, öteki ikisiyle uğraşamaz. [Çivi çakmak. İLE Sevgiliyi düşünmek. İLE Matematik yapmak.] )
( Kişileri birleştiren, [ortak] hayalleridir. [aklın olabildiğince devrede olanları/tutulanları ile tabii!] )
- DUYU ile/ve/||/<>/> ZİHİN ile/ve/||/<>/> AKIL
( "Çırak". İLE/VE/||/<>/> "Kalfa". İLE/VE/||/<>/> "Usta". )
- DUYULABİLİR ile SESLİ SİNYAL
( AUDIBLE vs. AUDIBLE SIGNAL )
( شنيدني ile علامت سمعي )
( SHENYDANY ile ALAMET SAMY )
- DUYUSAL["SENSÜEL" değil!] = HİSSÎ = SENSITIVE[İng.] = SENSITIF[Fr.] = SENSITIV, EMPFINDLICH[Alm.] = SENSITIVO[İsp.]
- DUYUSAL ile/ve/<> USSAL
( Geçici. İLE/VE/<> Kalıcı. )
- DÜZENLEMEK ile DÜZENLENDİ ile DÜZENLEME ile EDİTÖR ile BAŞ EDİTÖR ile EDİTORYAL ile YAYIN KURULU
( EDIT vs. EDITED vs. EDITING vs. EDITOR vs. EDITOR IN CHIEF vs. EDITORIAL vs. EDITORIAL BOARD )
( ويراستن ile ويراسته ile ويرايش ile ويراستار ile ويرايشگر ile سردبير ile سرمقاله ile هيئت تحريريه )
( VEYRASTAN ile VEYRASTEH ile VEYRAYSH ile VEYRASTAR ile VEYRAYSHGAR ile SARDABYR ile SARMAGHALEH ile YEHYET TAHARYRYYEH )
- DÜZGÜ ile DÜZGÜN/LÜK ile DÜZGÜLÜ ile DÜZGÜNCE ile DÜZGÜNCÜ/LÜK ile DÜZGÜNLÜ ile DÜZGÜSEL ile DÜZGÜSÜZ ile DÜZGÜNSÜZ
- E-MAIL :/yerine E-POSTA
- EACH/EVERY vs. ALL
- EASY vs. PRACTICAL
- EBCEL[Ar.] ile EBCER[Ar.]
( İri yapılı adam. İLE Büyük ve çıkık karınlı adam. )
- EBHAL[Ar. < BUHL] ile EBHÂR[Ar. < BAHR] ile EBHAR[Ar.]
( Daha/en/pek cimri/pinti/hasîs. İLE Denizler. İLE Ağzı/soluğu kötü kokan. )
- EBREŞ[ABRÂŞ ya da EBRAS değil!]/BARAS/BERAS[Ar.] ile/ya da ŞELEL
( Gövdedeki beyaz lekeler, sam lekeleri. İLE Gövdedeki renkli lekeler. | İskorbüt.[< Fr. < Lat. < Rus. C vitamini eksikliği nedeniyle dermansızlık, zayıflık ve dişetlerinin yangısı gibi belirtilerle kendini gösteren hastalık.] )
- EBTAL[Ar. çoğ. EBÂTIL] ile EBTÂL[Ar. < BATTÂL]
( En boş, beyhûde. İLE Yiğitler, dövüşken erler. )
- ECE ile ECEL ile ECEL TERİ ile ECEL BEŞİĞİ ile ECEL ŞERBETİ
- ECEL[Ar. çoğ. ÂCÂL] ile ECELL[Ar. < CELÎL]
( Belirli olan süre/vâde. Ömrün sonu, hayatın son anı. İLE Çok büyük, en ulu. )
- ECEL ile/ve/||/<>/> AMEL ile/ve/||/<>/> EMEL
- E-CEL değil ECEL
- ECEL[Ar.] ile MÜDDET[Ar.]
- ECEL[Ar.] değil/yerine/= ÖLÜNÇ
- ECEL ve RIZK
( Ecel, iki türlüdür:
* Ecel-i Kazâ
* Ecel-i Müsemmâ (Zamanı belirlenmiş ölüm) )
( Kişiler, ana rahmine, çoğunlukla gece düşerler. Düştükleri saatte doğar, o saatte de ölürler. Bu, Ecel-i müsemmâ'dır. )
- ECHEL[Ar. < CÂHİL] ile ECHER[Ar.]
( Çok cahil. | Nâdân, aksi kişi. İLE Son derece güzel hanım. | Gündüz iyi görmeyen, kamaşık gözlü adam. )
- ECONOMIC vs. ECONOMICAL
- ECR-İ MİSİL değil/yerine/= DENK ÖDENÇ
- EDEB ve/<>/= DİL
( BREEDING and/<>/= LANGUAGE )
- EDEB ve/<>/> İMAN ve/<>/> İLİM ve/<>/> AMEL ve/<>/> İHLÂS
- EDEB ile/ve USÛL
- EDEB-İ HAKİKAT ile/ve/||/<>/> EDEB-İ CEMÂL
- EDEBİ ile EDEBİ DİL ile EDEBİ ESER ile EDEBİ SANAT
- EDEP ve/||/<>/< AKIL
( Kişinin, aklı kadar edebi; edebi kadar da ederi vardır. )
- EDGÜ = İYİ, GÜZEL
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
- EDİLGENLEŞMEK ile EDİLGENLEŞTİRMEK ile EDİLGEN/LİK ile EDİLGEN FİİL ile EDİLGEN ÇATI ile EDİLGENLİK EKİ
- EDİLGİN = MÜNFAİL = PASSIVE[İng.] = PASSIF[Fr.] = PASSIV[Alm.] = PASSIVUS[Lat.] = PASIVO[İsp.]
- EDİM = FİİL, AMEL = ACT[İng.] = ACTE[Fr.] = AKT[Alm.] = ACTUS[Lat.] = ENERGEIA[Yun.] = ACTO[İsp.]
- EDİMSEL/LİK = BİLFİİL = ACTUAL/ITY[İng.] = ACTUEL/ITÉ[Fr.] = AKTUELL, WIRKLICHKEIT[Alm.] = ACTUALITAS[Lat.] = EFECTIVO[İsp.]
- EDUCATIONAL :/yerine EĞİTSEL
- EF'ÂL ve/<> AHVÂL
( Eylemler/fiiller. VE/<> Haller. )
- EF'AL ile/ve AMEL
- EF'AL ile AMEL
- EFDAL[Ar. < FÂDIL/FÂZIL] ile EFDÂL[Ar. < FAZL]
( Daha erdemli/fazîletli. | En üstün/âlâ. İLE Fazlalar/ziyâdeler. | İyilikler, ihsanlar, meziyetler, lütûflar. )
- EFDAL ile/ve EKMEL
- EFDAL ile HAYIR/LI
( ... İLE Bu varken buna bakılmaz anlamında kullanılır. )
- EFEMİNE ile METROSEKSÜEL
- EF'Î-İ MÜCELCEL ile EF'Î-İ MÜNAKKAŞ
( Çıngıraklı yılan. İLE Alaca derili engerek yılanı. )
- EFİLEMEK ile EFİL EFİL
- EFSÂNE ile/||/<> ESÂTİR ile/||/<> KISSA ile/||/<> HİKÂYE ile/||/<> HABER ile/||/<> MASAL
( Güzelliğin ileri derece etkileyici niteliği. İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... )
( ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> Kendi deneyimini anlatmak. İLE/||/<> İkinci elden aktarmak/anlatmak. İLE/||/<> Olmuşu aktarmak/anlatmak. İLE/||/<> ... )
- EFSANE ile MASAL
( Türkiye/Türkçe Masal Haritası'nı görmek için burayı tıklayınız... )
- EGALE[Fr. < ÉGALE | İng. < EQUAL] ile ANGAJE/ENGAJE[Fr./İng. < ENGAGÉ]
( Her ne kadar "yinelemek/tekrar" olarak bilinse ve kullanılsa da "eşitlemek/eşit değer" köküyle düşünmek ve anlamak gerekir. İLE Bağlamak, bağlanmak, ilişkilenmek, yer tutmak, işe almak/girmek. )
- EĞİLİM = TEMAYÜL = INCLINATION[İng., Fr.] = NEIGUNG, ZUNEIGUNG[Alm.] = PROPENSIO, INCLINATIO[Lat.] = INCLINACIÓN[İsp.]
- EĞİLMEK ile EĞİLEBİLMEK ile EĞİL
- EĞİTİM ile EĞİTİMCİ/LİK ile EĞİTİMLİ/LİK ile EĞİTİMSEL ile EĞİTİMSİZ/LİK ile EĞİTİM ALANI ile EĞİTİM BİLİMİ ile EĞİTİM DÖNEMİ ile EĞİTİM KURUMU ile EĞİTİM BİLİMCİ ile EĞİTİM BİLİMSEL ile EĞİTİM PROGRAMI ile EĞİTİM ENSTİTÜSÜ ile EĞİTİM FAKÜLTESİ
- EĞİTMEK ile EĞİTİLMEK ile EĞİTEBİLMEK ile EĞİTİCİ/LİK ile EĞİTSEL/LİK ile EĞİTSEL KOL ile EĞİTİCİ FİLM ile EĞİTİCİ OYUN ile EĞİTSEL FİLM ile EĞİTSEL OYUN ile EĞİTİCİ ETKİNLİK ile EĞİTSEL ETKİNLİK
- EGVÂL[Ar. < GUL] ile EGVÂR[Ar. < GAVR]
( Büyük kazalar, felâketler. | Şeytanlar, türlü biçim alan periler. | Gulyabaniler, gövdesi olmayan hayvanlar. İLE Dipler, çukurlar. Sonlar. )
- EGZAMA[Yun.] değil/yerine/= MAYASIL
( Birdenbire ortaya çıkarak gelişen kızartı, kaşınma, sulanma, kabuk bağlama gibi doku bozukluklarıyla belirginleşen bir deri sayrılığı. )
- EGZOTİK[Fr.] değil/yerine/= YABANCIL
( Uzak, yabancı ülkelerle ilgili, bu ülkelerden getirilmiş. )
- EHÂLÎ/AHÂLİ[Ar. < EHL] ile EHÂLÎL[Ar. < İHLÎL]
( Bir mahallede/semtte/kasabada/köyde yerleşip oturanlar. | Halk, umûm. İLE Penis deliği. )
- EHL -ile
( SÂHİP, MÂLİK, MUTASARRIF OLAN | USTA, BECERİKLİ | EŞLERDEN HER BİRİ )
- EHL-İ DİL -ile
( Gönül ehli. [Sözcük/leri kullanmadan durumunu/halini yansıtan.] )
- EHL-İ DİL ile/ve/>/değil/yerine GÖNÜL EHLİ
- EHLİYETE, KISMÎ/TAM ENGEL OLABİLECEKLER:
CİNNET ile/ve/||/<> SAĞIRLIK ile/ve/||/<> UNUTMA(NİSYAN) ile/ve/||/<> UYKU ile/ve/||/<> SARA ile/ve/||/<> HASTALIK(MARAZ) ile/ve/||/<> SAKATLIK(MALÛLİYET) ile/ve/||/<> BUNAMA(ATEH) ile/ve/||/<> CEHİL ile/ve/||/<> SARHOŞLUK(SEKİR) ile/ve/||/<> HAFİFLİK(HEZEL) ile/ve/||/<> İSRAF ile/ve/||/<> ESÂRET ile/ve/||/<> ENGEL(ZECİR) ile/ve/||/<> YOLCULUK(SEYAHAT)
( ALIENATION et/||/<> SURDITE et/||/<> FAIBLESSE DE LA MEMOIRE et/||/<> LE SOMMEIL et/||/<> EPILEPSIE et/||/<> LA MALADIE et/||/<> INFIRMITE et/||/<> LA SECONDE ENFANCE et/||/<> L'IGNORANCE et/||/<> L'IVRESSE et/||/<> LA LEGERETE et/||/<> LA PRODIGALITE et/||/<> ESCLAVAGE et/||/<> LA CONTRAINTE et/||/<> LE VOYAGE )
- EHVÂ'[Ar. < HEVÂ'] ile EHVÂL[Ar. < HEVL] ile EHVÂR[Fars.]
( İstekler, arzular, şehvetler, hevesler, meyiller. İLE Korkular, dehşetler. İLE Şaşkın, sersem, alık. )
- EHVEN ile EFDAL
- EK ile EK GÜN ile EK KÖK ile EK DERS ile EK FİİL ile EK KART ile EK SÜRE ile EK BÜTÇE ile EK EYLEM ile EK GÖREV ile EK OYLUM ile EK POLİÇE ile EK ÖDENEK ile EK BİLEZİĞİ ile EK TAHSİSAT
- EK ile/ve/değil İKİNCİL
- EK ile YARDIMCI OPERATÖR ile YARDIMCI DEPOLAMA ile YARDIMCI FİİL
( AUXILIARY vs. AUXILIARY OPERATICH vs. AUXILIARY STORAGE vs. AUXILIARY VERB )
( کمکي ile عمل کمکي ile انبار کمکي ile فعل معين )
( KAMAKY ile AMEL KAMAKY ile ANBAR KAMAKY ile فعل معين )
- EKİZDE(FOTOĞRAFTA):
ANALOG ile/ve/||/<>/> DİJİTAL
- EKMEL[< KÂMİL] -ile
( DAHA (EN) KÂMİL, MÜKEMMEL VE KUSURSUZ, EKSİKSİZ OLAN )
- EKMEL ve EŞREF
- EKO ile EKOL
- EKOLOJİK POTENZ/POTANSİYEL değil/yerine/= ÇEVRESEL KOŞULLUK
- EKOLOJİK değil/yerine/= ÇEVREBİLİMSEL/ÇEVRESEL
- EKONOMİDE:
DOĞRUSAL ile/değil/yerine/> GERİDÖNÜŞÜMLÜ ile/değil/yerine/> DÖNGÜSEL
(
)
( Al > Yap > Kullan > Çöpe at
İLE/DEĞİL/YERİNE/>
Al > Yap > Kullan > Geri dönüştür > Çöpe at
İLE/DEĞİL/YERİNE/>
Al > Yap > Kullan > Tamir et / Tekrar kullan > Geri dönüştür/döndür > Yap > Kullan > Tamir et / Tekrar kullan )
( [not] LINEAR ECONOMY vs./but/> RECYCLING ECONOMY vs./but/> CIRCULAR ECONOMY )
- EKSİBE[Ar.] değil/yerine/= KUMUL
- EKSPER ile EKSPERİMENT ile EKSPERİMENTAL ile EKSPERİMENTASYON
( Uzman. İLE Deney. İLE Denel, deneysel. İLE Deney yapma, deneyim. )
- EKSPERİMENTAL/EXPERIMENTAL[İng.] değil/yerine/= DENEYSEL
- EKSPRES ile EKSPRES YOL
- EKSTERNAL/EXTERNAL[İng.] değil/yerine/= DIŞ | DIŞARLI
- EKSTERNAL ile EKSTERNE ETMEK
( Dışsal, dış [ile ilgili]. İLE Taburcu etmek, hastaneden çıkarmak. )
- EKSTRAKORPORAL/EXTRACORPOREAL[İng.] değil/yerine/= GÖVDE DIŞI
- EKSTRAKRANİYAL/EXTRACRANIAL[İng.] değil/yerine/= KAFATASI DIŞI
- EKSTRAMÜRAL/EXTRAMURAL[İng.] değil/yerine/= DUVAR DIŞI
- EKSTRANODAL/EXTRANODAL[İng.] değil/yerine/= DÜĞÜM DIŞI
- EKSTRENSEK/EXTRINSIC[İng.] değil/yerine/= DIŞSAL
- EKVATORAL ile EKVATORAL İKLİM
- EL- -ile
( DEĞİŞİMDE DEĞİŞMEDEN KALAN | EN YÜKSEK VE TANIMLANAMAZ GERÇEKLİK | TEO, TAO, TE, T, THE )
- EL ve SOFRA ve KAPI ile/ve/<> DİL ve GÖZ ve BEL
( Açık tut! İLE/VE/<> Kapalı tut! )
( BAŞIN SELÂMETE ERER
BAŞIN, ELİN BİR DURDUR! )
- EL ile/ve/< BAŞ PARMAK
( Parmakları ve eli, el yapan, başparmaktır, başparmağın işlevselliğidir. )
- EL ve/<>/||/hem de BEYİN
( Gövdenin tüm kısımlarınınkine nispetle el derisi en dengeli olanıdır, el derisinde, en dengeli olan avuçiçi derisidir. Sonra, sırasıyla parmakların derisi ve onlardan da işaret parmağının derisi ve son olarak en dengeli olan işaret parmağının uc kemiğinin derisidir. Bundan dolayıdır ki, işaret parmağının ve öteki parmakların ucları duyu idraki için en iyi örgenlerdir. )
( Eller, beynin uzantısıdır. )
( Ne edersen elinle, o da gider seninle. )
( MAN-: El ile [MANUSCRIPT, MANİVELA] )
(
)
( Zihninizde ne varsa, elinize o vurur. )
( AMBIDEXTRUS: İki elini de kullanabilme. )
( HAND and/<>/||/also BRAIN )
- EL ile/ve DİL ile/ve GÖZ
( 3 "KALEM" )
- EL ile/ve DİL ile/ve KALP
- EL ve/||/<> DUDAKLAR
( Eller, zihnin/beynin uzantısıdır. VE/||/<> Kişi/kişi, iki dudağında saklıdır.[1- Ne girmeyeceğini[Beslenme!]; 2- Ne çıkmayacağını[dilini/sözünü!] bilmelidir!] )
- EL ile EL
( Parmakların bulunduğu örgen. İLE Yabancı. )
- EL ile EL ÖRS ile EL BOMBASI ile EL DÖVÜŞÜ ile EL CAMI ile EL DEĞİRMENİ ile BİR SAATİN ELİ ile EL BİRLİĞİ ile EL AĞZA
( HAND vs. HAND ANVIL vs. HAND BOMB vs. HAND COMBAT vs. HAND GLASS vs. HAND MILL vs. HAND OF A WATCH vs. HAND SOMENESS vs. HAND TO MOUTH )
( يک وجب ile عقربک ile چنگ ile عقربه ile آويزان شدن ile دست ile سندان چه ile بمب دستي ile جنگ تن به تن ile ساعت شني ile دستاس ile خوش اندامي ile گنجشک روزي )
( YK VOJAB ile AGHARBAK ile CHANG ile AGHARBEH ile AVYZAN SHODAN ile DAST ile SANDAN CHEH ile BAMB DASTY ile JANG TAN BAH TAN ile SAAT SHENY ile DASTAS ile KHOSH ANDAMY ile GONJESHK RUZY )
- EL ile EL ile EL ile EL
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( İl, ülke. İLE Avlu, açıklık. İLE Atlar. İLE İki hakan arasındaki barış durumu. )
(1996'dan beri)