Bugün[02 Ocak 2026]
itibarı ile 6.060 başlık/FaRk ile birlikte,
6.060 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(11/26)


- HİDROFİL değil/yerine/= SU BÖCEĞİ


- HİDROFİL/HİDROFİLİK değil/yerine/= SUCUL


- HİDROGRAFİ/K değil/yerine/= SUBİLGİSİ/SUBİLGİSEL


- HİDROKARBON ile/||/<> ALKOHOL

( Sadece karbon ve hidrojen atomlarından oluşan bileşikler. İLE/||/<> Karbon, hidrojen ve oksijen atomları içeren bileşikler. )


- HİDROKSİL ile/ve/<> HİDROKSİT

( Bir madenle birleştiği zaman hidroksit yapan atom grubu. İLE/VE/<> Bir maden üzerine suyun etkisiyle, yani bir hidroksil grubu ile bir madenin kaynaşmasından oluşan bileşik. )


- HİDROLOJİ/K değil/yerine/= SUBİLİM/SEL


- HİDROSEFAL ile HİDROSEFALİ


- HİDROSEL ile/ve/||/<> VARİKOSEL


- HİDROSKOP ile HİDROSOL

( HYDROSCOPE vs. HYDROSOL )

( آب بين ile هيدروسل )

( AB BEYNE ile YEHYDROSEL )


- HİDROTERAPİ ile HİDROTERMAL

( HYDROTHERAPY vs. HYDROTHERMAL )

( آب درماني ile گرمابي )

( AB DARMANY ile GARMABY )


- HIGHWAY :/yerine OTOYOL


- HİJYEN ile/ve/||/<> STERİL

( Sağlıklı, temiz. İLE/VE/||/<> Mikropsuz, fazlalıktan arın(dırıl)mış. )


- HİKMET ve/||/<> DENGE/İTİDAL


- HİLAF ile HİLAL ile HİLAT ile HİLALİ ile HİLAFSIZ ile HİLAFSIZCA


- HİLÂL değil/yerine/= YENİAY/AYÇA

( Hilâl. | Bayrak ve sancak direklerinin tepesindeki pirinçten yapılmış ay yıldızlı süs, alem. )


- HİLE[Ar. çoğ. HİLEL] ile/ve/<> DESİSE[Ar.]

( ... İLE/VE/<> Hile, oyun, el altından yapılan iş. )

( FENT )


- HILL :/yerine TEPE


- HİLM >< CEHL


- HİLM[Ar.] ile İMHÂL[Ar.]


- HINBIL ile/değil HIMBIL

( Şişman ve uyuşuk kişi. | Aciz, zavallı. | Bir çeşit iskambil oyunu. İLE/DEĞİL Hizmetçi. | Eşek. )


- HİPERBOL ile ABARTI ile HİPERBOLİK

( HYPERBOLA vs. HYPERBOLE vs. HYPERBOLIC )

( هذلولي ile غلو ile شبه هذلولي ile اغراقي )

( هذلولي ile GHLU ile SHABEH NPAZLOOLY ile اغراقي )


- HİPERBOL ile HİPERBOLİK


- HİPNOİD ile HİPNOİDAL

( HYPNOID vs. HYPNOIDAL )

( نومي )

( نومي )


- HİPNOZ:
BİREYSEL ile/ve/||/<> ÖBEK(GRUP) ile/ve/||/<> KENDİ KENDİNE(AUTO) ile/ve/||/<> BAŞKASI ARACILIĞIYLA ile/ve/||/<> YOL ile/ve/||/<> TOPLUMSAL ile/ve/||/<> SİYASAL REKLÂM AMACIYLA


- HİPNOZ UYGULAMALARINDA:
GELENEKSEL ile/ve/||/<>/> MODERN ile/ve/||/<>/> M. H. ERICKSON


- HİPNOZDA, KİŞİNİN ...:
TELKİN ALIP ALMAMASI ile/ve/||/<>/> NARKOZ ile/ve/||/<>/> KATELEPSİ ile/ve/||/<>/> LATERJİ ile/ve/||/<>/> SOMNAMBUL


- HİPO ile HİPOSTAZ ile HİPOSTİL

( HYPO vs. HYPOSTASIS vs. HYPOSTYLE )

( هيپوسولفيت سديم ile عامل محرک ile موجود فرضي ile ستون دار )

( YEHYPOOSOLFYT SADYM ile AMEL MAHRAK ile MOJOD FARZY ile SETON DAR )


- HİPOFİZ İLE TİROİD İLE ADRENAL ile/||/<> ENDOKRİN BEZLER

( Başlıca hormon salgılayan bezler. )

( Formül: TSH → T3/T4 → -TSH )


- HİPOGEAL ile HİPOGEZ

( HYPOGEAL vs. HYPOGEOUS )

( زير زميني )

( ZYR ZAMYNEY )


- HIRS ile/değil/yerine/>< AKIL


- HİS (ETMEK) ile/değil KABUL


- HİSABÜL MALUM ile/ve/||/<> HİSABÜL MECHUL


- HİSSE SENEDİ ile TAHVÎL[< HAVL]

( Ortaklık. İLE Borç/Alacak Senedi. )

( Tüzel(Hukuki) Açıdan FaRkLaR

TAHVİLLER HİSSE SENETLERİ
1 Tahvil, bir borç senedidir.

Hisse senedi ise, bir mülkiyet senedididr.

2 Tahvil sahibi, tahvil çıkaran kuruluşun uzun vadeli alacaklısıdır.

Hisse senedi sahibi, hisse senedini çıkaran kuruluşun ortağıdır.
3 Tahvil sahibinin bir şirkete sağladığı sermaye, yabancı sermayedir. Hisse senedi sahibi, şirkete belirli bir oranda sahiptir. Kullandırdığı sermaye, özsermayedir.
4 Tahvil sahibi, şirketin aktifi üzerindeki alacağından başka hiçbir hakka sahip değildir. Şirketin yönetimine katılamaz. Buna karşılık, şirketin brüt kârından, önce tahvil sahiplerine faiz ödenir. Bundan sonra, bilanço kâr gösterirse, hisse senetlerine temettü ödenir. Tahvil sahipleri, alacaklarını aldıktan sonra, şirketin mal varlığı üzerinde hiçbir hak iddia edemezler. Hisse senedi satın alarak şirketin ortağı olan hak sahipleri, kendilerine tanınan tüm ortaklık haklarından yararlanabilirler.
5 Tahvilde kesin bir vade vardır. Bu vade sonunda, tahvil sahibi ile şirket arasındaki hukuki ilişki sona erer. Hisse senedinde vade olmadığı gibi, hisse senedi sahibi ile şirket arasındaki ilişki ebedidir, sadece hisse senedinin sahibi değişebilir.
6 Tahvilin getirisi belirli ve sabittir. (değişken faizli tahvillerde faiz oranları ancak iktisadi şartlar değiştiğinde mevzuat değişikliği ile değişebilir.) Hisse senedinin getirisi, hisse senedi değerinde meydana gelen artış ve şirketin dağıtacağı kar payıdır. Ancak senet sahibinin hangi yıl ne kadar gelir elde edeceği, hatta gelir elde edip edemeyeceği, belirli değildir.
7 Tahviller, mevzuatta itibari değerinin altında bir değerle (iskontolu olarak) ihraç edilebilir. Hisse senetleri, itibari değerin altında bir fiyatla satılamazlar.
8 Tahviller, şirketler dışında devlet ve belediyeler gibi tüzel kişiliğe sahip kamu kuruluşları tarafından da çıkarılabilir. Birer katılma payını ifade eden hisse senetleri, anonim şirketler tarafından ihraç edilebilirler. (sermayesi paylara bölünmüş komandid şirketler de hisse senedi çıkarabilmekte, ancak bunlar, halka arz yoluyla satılamamaktadır.)
9 Tahviller, bir itfa planı dahilinde itfa edilir. Hisse setlerinde, ilkesel olarak itfa söz konusu değildir. Ancak isteğe bağlı olarak, hisse senetlerinin bir bölümü itfa edilebilir ki, bunun anlamı sermaye azaltımıdır. Hisse senetlerinin tamamen itfası ise, şirketin tasfiyesi demektir.


Ekonomik Açıdan FaRkLaR

Tahvil ile hisse senedi arasındaki en önemli ekonomik fark, risk konusudur. Tahvil sahibi, tahvil ihraç eden şirketin kâr-zarar riskine katılmaz. Tahvil sahibi için risk, ancak şirketin tahvil anapara ve faizlerini ödeyemeyecek duruma gelmesi halinde söz konusudur. Bu durumda da, hisse senedine karşı avantajlı dır. Tahvil bir borç senedi olduğuna göre, borcun anapara ve faizleri gereğinde yargı yollarına başvurmak suretiyle tahsil edilebilir. Şirketin iflası ya da tasfiyesi halinde de, tasfiyeden öncelikle borçlar ödeneceğinden dolayı, tahvil sahipleri hisse senedi sahibinden önce alacaklarını alır. Hisse senedi sahipleri ise, ancak şirketin mal varlığından tüm borçlar ödendikten ve tasfiye masrafları çıktıktan sonra, kalanı, hisseleri oranında paylaşırlar.

Yalnız, tahvil alacaklıları icra, iflas ve tasfiyede yeterince korunmuş değillerdir. TTK, tahvili kıymetli evrak saydığı halde, İcra İflas Kanunu tahvili bono, çek ve poliçe gibi mütalaa etmemiş, öncelik bakımından adi borç senedi gibi ticari senetlerin gerisinde bırakmıştır.

Türkiye'de, Kurul'ca kayda alınan, satışı yapılacak sermaye piyasası araçlarının ihraç değerinin binde üçü tutarında bir ücret Kurul nezdindeki bir "özel hesaba yatırılmaktadır. Bu oran, gerektiğinde Bakanlar Kurulu'nca azaltılabilir. Bu kapsamda, tahvil ihraçları için de bu ücret yatırılmaktadır. Özel hesap, Sermaye Piyasası Kurulu'nun giderlerini karşılamak amacıyla kurulmuştur. Batı ülkelerinde ise, kamu otoritesi tarafından oluşturulan fonlara/hesaplara, her tahvil ihracı dolayısıyla ihraç eden şirketlerce belirli bir oranda prim yatırılmakta, tahvil ihraç eden bir şirket tahvillerinin anapara ya da faizlerini ödeyemediği takdirde, tahvil sahiplerinin alacakları tamamen ya da belirli bir oranda bu sigorta fonundan ödenmektedir.

Hisse senedi sahipleri ise tamamen risk altındadır. Bu risklerden biri temettü alıp almama riskidir. Hisse senedi yatırımı tahvillere nazaran daha riskli bir yatırım konusudur.

Tahvil ve hisse senetlerinin önemli bir ekonomik farkı da, tahvillerin sabit gelirli, hisse senetlerinin de değişken gelirli olmasıdır. Tahvillerde faiz oranlarını devlet tayin eder. Faiz oranlarının enflasyonun altında tutulduğu çok görülmüştür. Bu durumda tahvilin gerçek geliri sıfır olabileceği gibi, 1978-1980 yılları arasındaki dönemde görüldüğü gibi negatif bir duruma da gelebilir. )


- HİSSÎ değil/yerine/= DUYGUSAL


- HİSTERİ/K["İSTERİK" değil!] ile EPİLEPSİ


- HISTORIC vs. HISTORICAL


- HISTORICAL :/yerine TARİHSEL


- HİZMET ile HİZMETLİ/LİK ile HİZMETÇİ/LİK ile HİZMET ERİ ile HİZMET AKDİ ile HİZMETE ÖZEL ile HİZMET İÇİ EĞİTİM


- HÖL ile HÖLLÜK

( Yaşlık, nem. İLE Bazı yerlerde, bebeklerin altına, bez yerine konulan toprak. )


- HOLIDAY :/yerine TATİL


- HOLLYWOOD ile KUTSAL ile KUTSAL MEŞE

( HOLLYWOOD vs. HOLLY vs. HOLLY OAK )

( راج ile سنديان ile هاليوود )

( راج ile سنديان ile CPEHALYVUD )


- HOLY :/yerine KUTSAL


- HOMOJEN İLE HETEROJEN İLE KOLLOİDAL ile/||/<> KARIŞIM TÜRLERİ

( Maddelerin karışım oluşturma biçimleri. )

( Formül: d = 1-1000 nm (kolloid) )


- HOMOLATERAL/HOMOLATERAL[İng.] değil/yerine/= AYNI YAN


- HOMOLOG ile/||/<> ANALOG ile/||/<> VESTIGIAL ile/||/<> ORGAN BENZERLİKLERİ

( Organların evrimsel ilişkileri. )

( Formül: Homoloji → Ortak ata )


- HONA ile/ve BURÇİN/MARAL

( Eril geyik. İLE/VE Dişil geyik. )


- HONEY :/yerine BAL


- HORİZONTAL[İng.] değil/yerine/= YATAY, ÇEVREN


- HOŞ DEĞİL! ile/değil ALIŞIK OLMADIĞINDAN DOLAYI!


- HOŞÇAKAL ile/ve/||/<>/> KOŞÇAKAL


- HOŞGÖRÜ ile/ve TAHAMMÜL


- HOSPITAL :/yerine HASTANE


- HOTEL ile APART HOTEL/OTEL


- HOTEL ile HOSTEL


- HOTEL :/yerine OTEL


- HOTEL ile PANSİYON


- HOW :/yerine NASIL


- HOWL -ile

( Ulumak. )


- HRİSTİYANLIK:
(HZ.) İSA değil (AZİZ) PAVLUS/PAUL ve PETRUS[ST. PIERRE][:
Kaya.]


- HTTP/HYPERTEXT TRANSFER PROTOCOL[İng.] değil/yerine/= ÜST METİN AKTARIM PROTOKOLÜ


- HÜBEL ile/ve/||/<> LÂT ile/ve/||/<> MENAT ile/ve/||/<> UZZA


- HUBÛT[Ar.] ile NÜZÛL[Ar.]


- HÜCRE[Ar.]/CELL[İng.] değil/yerine/= GÖZE


- HÜCRE ile HÜCRELİ ile HÜCRE EVİ ile HÜCRE BİLİMİ ile HÜCRE DUVARI ile HÜCRE ÇEPERİ ile HÜCRE BİLİMSEL ile HÜCRELER ARASI ile HÜCRE YUTARLIĞI


- HÜCRESEL ile HÜCRE ile SELÜLOZ

( CELLULAR vs. CELLULE vs. CELLULOSE )

( سلولي ile سلول دار ile حجره کوچک ile سلولز ile سلولوز )

( SELOLY ile SELOL DAR ile HAJREH KUCHAK ile SELOLZ ile سلولوز )


- HÜCRESEL ile/||/<> OTOMAT

( Hücresel otomatlar kuramı )

( John von Neumann tarafından 1948 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1903-1957) (Ülke: Macaristan/ABD) (Alan: Matematik, Bilgisayar) (Önemli katkıları: Oyun teorisi, bilgisayar mimarisi) )


- HÜCRE/VÎ değil/yerine/= GÖZE/CİL


- HUDÛ'[Ar.] ile ZÜLL[Ar.]


- GEÇİŞME/GEÇİŞİM/ERİM/HULÛL[Ar.]/OZMOZ[< OSMOS]/OSMOSIS[İng.] ile GEÇİŞME/DİFÜZYON/DIFFUSION[İng.]

( Su moleküllerinin yarı geçirgen bir zardan geçişi. İLE Moleküllerin yüksek yoğunluktan düşük yoğunluğa geçişi. )


- HULÛL ile DUHÛL


- HULÛL[Ar.] ile HULÛL[Ar. < HALL]

( Gelip çatma. | Girme. | Yanaşma. | Geçme. İLE Sirkeler. | Sirkede bulunan kurtçuklar. )


- HULÛL ile/ve İTTİHÂD


- HULÛL ile/ve/||/<> SÜKÛN


- HULÛL ile/değil TAHALLÜL

( Haramdır. İLE/DEĞİL Helâldir. )

( Hz. İbrahim, tahallül ve halildir. )


- HÜMANİZM/HÜMANİST değil/yerine/= İNSANCIL

( Bilgelik/hikmet/irfan ile hak arayışı. )


- HÜMORAL ile/||/<> HÜCRESEL

( Hümoral antikor B hücre İLE hücresel T hücre sitotoksik. )

( Formül: Antibody İLE cell-mediated )


- HÜMORAL/HUMORAL[İng.] değil/yerine/= SALGISAL


- HURDA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İKİNCİ EL


- HURMA[Fars.]/TEMR/NAHL[Ar.] ile ÖTEKİ MEYVELER

( Birlik'in/Tevhid'in meyvesi. [Bulunmadığında erik!] İLE ... )

( Dünyada 600 çeşit hurma vardır. 150 çeşidi Medine'de bulunmaktadır. )

( Bitki ile hayvan arasındaki eşik.[Çekirdeği, hem dişil, hem eril, ne dişil, ne erildir.] )

( PHOENIX DACTYLIFERA cum ... )


- HÜSNÜ ERTUĞRUL ve/||/<>/> MUHSİN ERTUĞRUL

( )


- HÜSNÜHAL ile HÜSNÜHAL KAĞIDI


- HÜSUL ile/ve KUBUH


- HUSÛL[Ar.] değil/yerine/= ÜREME, TÜREME, ORTAYA/MEYDANA ÇIKIŞ


- HUSUSİ/MAHSUS/MÜNHASIR değil/yerine/= ÖZEL


- HÜTÛL[Ar.] ve HÜTÛN[Ar.]

( Sürekli yağmur yağma. İLE Sürekli yağmur yağma. )


- HUY ile/ve HAL

( Hay âlemine, huy âleminden geçilir. )

( SECİYYE ile/ve ... )


- HUYGENS İLE FERMAT İLE SNELL ile/||/<> DALGA PRENSİPLERİ

( Dalga yayılımının temel ilkeleri. )

( Formül: n₁ sin θ₁ = n₂ sin θ₂ )


- HYPOTHESIS TESTING ile/||/<> CONFİDENCE INTERVAL

( Testing H₀ vs H₁ karar, interval parametre aralığı. )

( Formül: Decision İLE interval estimation )


- HZ. MUHAMMED'İN GÖÇMESİ:
HAC YILI değil HACCINI YAPTIĞI YIL


- I ile l/L


- İBÂDET ile/ve RİTÜEL

( İkisi de seyirlik değildir, doğrudan katılımı gerektirir. )

( )

( WORSHIP vs./and RITUEL )


- 'İBÂRE[Ar.] ile KELÎME[Ar.] ile KAVL[Ar.]


- İBLÂĞ[Ar.] ile ÎSÂL[Ar.]


- İBN ARABÎ ile HEGEL

( Teşbihte tenzih. İLE Tenzihte teşbih. )


- İBTİLÂ'[Ar.] ile İBTİLÂ'[Ar. < BEL]

( Bir şeye düşkün olma, düşkünlük, tiryakilik, mübtelâlık. İLE Zorlukla yutma. | Gelini gerdeğe sokma. )


- İBTİZÂ'[Ar.] ile İBTİZÂL[Ar. < BEZL] ile İBTİZÂR[Ar.]

( Bir şeyin açık/meydanda olma. İLE Bir şeyin, hor kullanılması. | Bir şeyin, çokluğundan dolayı değerini kaybetmesi, bayağılaşması, ayağa düşmesi. | Bir şeyi sürekli olarak kullanma. | Genelleşmiş, ağızdan ağıza dolaştırılarak değersizleşmiş sözlerin gevelenmesi. İLE Zor ile alma, soyma. )


- İBZA ile İBZÂL


- İBZÂL[Ar.] ile İBZÂR[Ar.]

( Esirgemeyip bol bol harcama ve kullanma. İLE İsraf. )


- İÇ ORBİTAL ile/||/<> DIŞ ORBİTAL

( İç orbital (n-1)d kullanır İLE dış orbital nd kullanır. )

( Formül: d²sp³ İLE sp³d² )


- KOŞULLAR:
İÇ ile/ve/||/<> DIŞ ile/ve/||/<> GENEL ile/ve/||/<> ÖZEL ile/ve/||/<> KİŞİSEL ile/ve/||/<> FİZİKSEL ile/ve/||/<> ZİHİNSEL ile/ve/||/<> ZORUNLU ile/ve/||/<> İTİBARİ ile/ve/||/<> YAKIN ile/ve/||/<> UZAK


- İCÂBET[Ar.] ile KABÛL[Ar.] ile ECÂBE[Ar.] ile İSTECÂBE[Ar.]


- İCÂB-I HÂL[Ar.] değil/yerine/= DURUM GEREĞİ/İSTERİ


- İCÂD ile İMÂL


- İÇCİNSEL ile/||/<> ARASI CİNSEL

( İçcinsel aynı cins rekabet İLE arası cinsel karşı cins seçim. )

( Formül: Competition İLE choice )


- İÇE AKTARMAK ile İTHAL EDİLEBİLİR ile ÖNEM ile ÖNEMLİ ile ÖNEMLİ ŞEY ile İTHAL ile İTHAL MALLAR ile İTHALATÇI ile ISRARCI OLMAK ile ISRARCI

( IMPORT vs. IMPORTABLE vs. IMPORTANCE vs. IMPORTANT vs. IMPORTANT THING vs. IMPORTED vs. IMPORTED GOODS vs. IMPORTER vs. IMPORTUNATE vs. IMPORTUNE )

( بهکشور آوردن ile ورود ile کالاي رسيده ile کالاي وارده ile وارد کردني ile اعتبار ile اهميت ile مهم ile پر اهميت ile با اهميت ile امهات ile وارده ile وارداتي ile ورودي ile واردات ile وارد کننده ile سماجتآميز ile عاجز کننده ile سماجت کردن ile مصرانه خواستن ile مصرانه )

( BACPEHKESHOR AVARDAN ile VORUD ile KALAY RESYDAH ile KALAY VARDEH ile VARD KARDANY ile ETEBAR ile HAMYT ile MANPAM ile PAR HAMYT ile BA HAMYT ile AMEHAT ile VARDEH ile VARDATY ile VORUDY ile VARDAT ile VARD KONANDEH ile سماجتآميز ile AJZ KONANDEH ile SAMAJAT KARDAN ile MASRANEH KHASTAN ile MASRANEH )


- İÇERİK ÖNEMLİ DEĞİL değil İÇERİĞİ, (BURADA/BUGÜN[ÇAĞIMIZDA]) ÖNEMLİ DEĞİL


- İÇGÜDÜ ile İÇGÜDÜSEL ile İÇGÜDÜLER

( INSTINCT vs. INSTINCTIVE vs. INSTINCTS )

( غريزه ile شعور حيواني ile فراست ile شعور ile غريزي ile مشاعر )

( GHARYZAH ile SHOUR HEYVANY ile FARAST ile SHOUR ile GHARYZY ile مشاعر )


- OL!:
İÇİNDE ve/||/<> KIÇINDA ve/||/<> BAŞINDA ve/||/<> YANINDA

( Tarlan varsa. VE/||/<> Teknen varsa. VE/||/<> İşin varsa. VE/||/<> Eşin varsa. )


- İÇKİN/IMMANENT ile/ve TİNSEL/AŞKIN/TRANSANDANS

( İçrek/Ezoterik bilgi. İLE/VE Evrenselin bilgisi. )

( AŞKINSAL/TRANSANDANTAL: Ampirik deneyimi ya da matematiği vb. olanaklı kılanlar.
* Uzay - Zaman
* İmgelemin/Muhayyilenin Şemaları
* Kategoriler(Şemaların birliği)
* Saf akıl kavramları/muhakemeyi olanaklı kılanlar]
(Bunların hepsi saf ya da apriori olarak [ampirik olmayan olarak] var olanlar.)
(Kendinde şey[Ding an sich] ya da Tanrı, Ruh gibi numen değillerdir.)
(Ampirik olanı belirleyen olarak var olabilenler.)
(Ampirik deneyimin teşrihi[Alm. Zergliederung] üzerinden, anlamlı bir biçimde konuşulabilenler.)

Zergilederung (İng. Dissection): Ampirik deneyimin şerh edilmesi üzerinden söz konusu deneyimi olanaklı kılan unsurların açığa çıkarılması. )


- İÇKİN ile/ve İÇSEL

( IMMANENT vs./and INTERNAL )


- İCL[Ar.] ile İCL[Ar.]

( Boyun tutukluğu, ağrısı. İLE Eril buzağı, dana. )


- İCMA ile İCMAL


- İCRÂÎ KURUL ile/ve/||/<>/< İSTİŞÂRÎ KURUL


- İÇSEL" ve/||/<> DÜŞÜNSEL


- İÇSEL ile İÇKİN


- İCTİHÂD ile EMSAL


- İCTİHAD ile İSTİDLÂL


- İCTİMÂÎ/YYE[Ar.] değil/yerine/= TOPLUMSAL


- İDANTİK/IDENTICAL[İng.] değil/yerine/= ÖZDEŞ


- İDARİ değil/yerine/= YÖNETSEL


- İDDİA ile/değil/yerine SALİH AMEL


- İDDİA ile YÂDES/T[< Fars. YÂD DÂŞ][LÂDES değil!]

( ... İLE Bellekte/hatırda tutulan şey. )


- İDDİALI DEĞİL değil İDDİA ETMİYOR


- İDEA:
RASYONEL ile/ve/||/<> ESTETİK


- İDEA ile/ve/<>/> İDEAL

( Soyut tümel. İLE/VE/<>/> Somut tümel. )


- İDEAL İLE ASAL İDEAL İLE MAKSİMAL İDEAL ile/||/<> HALKA İDEALLERİ

( Halkalardaki özel alt kümeler. )

( Formül: R/I cisim ⇔ I maksimal )


- İDEAL değil/yerine/= DÜŞÜNSEL


- İDEAL ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GEREKLİLİK


- IDEAL :/yerine İDEAL


- İDEAL ile İDEALİZM ile İDEALİST ile İDEALİST ile İDEALİZE ETMEK

( IDEAL vs. IDEALISM vs. IDEALIST vs. IDEALISTIC vs. IDEALIZE )

( معنوي ile آرمان ile دلخواه ile کمال مطلوب ile ايدال ile ايدآل ile ايدهآل ile هدف زندگي ile معنويت ile خيال انديشي ile آرزو پرور ile ايدآليست ile آرماني ile آرمان گراي ile دلخواهسازي )

( MANOY ile ARMAN ile DELKHAH ile KAMAL MOTLUB ile AYDAL ile ايدآل ile AYDANGMAL ile CPEHDAF ZANDEGY ile MANOYT ile KHYAL ANDYSHY ile AREZO PROR ile AYDEALYSET ile ARMANY ile ARMAN GERAY ile DELKHAHOSAZY )


- İDEAL ile/ve MİSYON

( IDEAL vs./and MISSION )


- İDEAL yerine ÜLKÜ


- İDEAL ile/değil/yerine ÜLKÜ


- İDEOLOJİ KAYIRMACILIĞINDA:
SİYASAL ile/ve/||/<> SIRADÜZENSEL(HİYEROKRATİK)


- İDEOLOJİK değil/yerine/= DÜŞÜNGÜSEL


- İDİL ile İDİL

( IDYL vs. IDYLL )

( قصيده کوتاه )

( GHSYDAH KOTAH )


- İDİL ile/= VOLGA

( Tatarlar'ın dilinde. İLE/= Ruslar'ın dilinde. )

( Avrupa'nın en uzun ırmağıdır. )


- İDLÂL değil/yerine/= NAZ ETME, NAZLANMA | AŞIRI DERECEDE NAZLANMA


- İDOL ile İDOL TAPINAĞI ile PUTA TAPAN ile PUTLAŞTIRMAK

( IDOL vs. IDOL TEMPLE vs. IDOL WORSHIPPER vs. IDOLIZE )

( لاف زن ile صنم ile بت ile معبود ile بتخانه ile بت پرست ile صنم قرار دادن )

( LAF ZAN ile SANAM ile BAT ile MOBUD ile BATKHANEH ile BAT PAREST ile SANAM GHARAR DADAN )


- İDOL ile/ve/||/<>/> İLÂH


- İDOLA = SANEM[Ar.] = PUT[Fars.] = IDOL[İng.] = IDOLE[Fr.] = IDOL[Alm.] = EIDOLON[Yun.] = ÍDOLO[İsp.]


- İDRARINI TUTAMAMA ile KITA ile KITASAL ile BEKLENMEDİK DURUM ile SÜREKLİ ile SÜREKLİ ile SÜREKLİ ile DEVAM ETMEK ile DEVAM ile DEVAM ETTİRİCİ ile DEVAM ETMEK ile DEVAM ETTİ ile DEVAM EDİYOR ile SÜREKLİLİK ile SÜREKLİ ile SÜREKLİ FORM ile SÜREKLİ KAĞIT ile SÜREKLİ GEÇMİŞ ile SÜREKLİ ile SÜREKLİ ile SÜREKLİLİK

( CONTINENCE vs. CONTINENT vs. CONTINENTAL vs. CONTINGENCY vs. CONTINOUS vs. CONTINUAL vs. CONTINUALLY vs. CONTINUATE vs. CONTINUATION vs. CONTINUATOR vs. CONTINUE vs. CONTINUED vs. CONTINUING vs. CONTINUITY vs. CONTINUOUS vs. CONTINUOUS FORM vs. CONTINUOUS PAPER vs. CONTINUOUS PAST vs. CONTINUOUSE vs. CONTINUOUSLY vs. CONTINUUM )

( پرهيزگاري ile قاره ile اقليم ile پرهيزگار ile بري ile اقليمي ile احتمال وقوع ile پي در پي ile مدام ile مداوم ile همواره ile عليالتوالي ile مستمرا ile متصلا ile سريع الاتصال ile ادامه ile پيگيري ile عقبه ile دنباله ile ادامه دهنده ile استمرار داشتن ile ادامه داشتن ile بکاري ادامه دادن ile ادامه يافتن ile ادامه دادن ile مستدام ile دنباله دار ile برقرار ile تسلسل ile پيوستگي ile لاينقطع ile پي درپي ile بيوقفه ile پياپي ile استمراري ile ورقه پيوسته ile کاغذ پيوسته ile ماضي استمراري ile بدون وقفه ile همچنان ile دمادم ile دم بدم ile پيوسته ile بطور پيوسته ile پي اندر پي ile عليالدوام ile زنجيره )

( پرهيزگاري ile GHAREH ile EGLYM ile PAREHYZEGAR ile BARY ile EGLYMY ile EHTAMAL VAGHU ile PEY DAR PEY ile MADAM ile MADAVAM ile NPAMVAREH ile عليالتوالي ile MOSTMARA ile متصلا ile سريع الاتصال ile EDAMEH ile PEYGYRY ile AGHABEH ile DANBALEH ile EDAMEH DAHANDEH ile ESTMARAR DASHTAN ile EDAMEH DASHTAN ile BEKARY EDAMEH DADAN ile EDAMEH YAFTAN ile EDAMEH DADAN ile MOSTEDAM ile DANBALEH DAR ile BARGHARAR ile تسلسل ile PEYVASTGY ile لاينقطع ile PEY DARPY ile بيوقفه ile PEYOPY ile استمراري ile VARGHEH PEYVASTEH ile KAGHZ PEYVASTEH ile ماضي استمراري ile BEDON VAQFEH ile NPAMCHENAN ile DAMADAM ile DAM BADAM ile PEYVASTEH ile BETOR PEYVASTEH ile پي اندر پي ile عليالدوام ile ZANJYRAH )


- İFDÂL[Ar.] ile TEFADDUL[Ar.]


- İFKÂR[Ar.] ile İHBÂL[Ar.]


- İFTİÂL[Ar.] ile İFTİÂL[Ar.]

( İş edinme, iş yapma. | [Ar. dilbilgisinde] Beş harfli sözcüklerin birinci bâbı, iftiâl bâbı. İLE Fala bakma, fal tutma. )


- İFTİKÂL[Ar.] ile İFTİKAR["ka" uzun okunur]

( Fazla çalışma, bir işte çok emek harcama. İLE Fakirlik gösterme. | Büyük/çok gereksinimi olma. | Alçakgönüllülük. )


- İĞFÂL ile/değil/yerine/>< İFÂ

( Bir kadını aldatma, baştan çıkarma. | Bir ya da kadının ırzına geçme; tecavüz etme. | Aldatma, ayartma, kandırma, baştan çıkarma. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Bir işi yapma, yerine getirme. | Ödeme. )


- İĞFAL["İFAL" DEĞİL!] ile/değil/yerine/||/>< İFLÂH


- IĞIL ile IĞIL IĞIL


- İĞTİLÂ[Ar.] ile İĞTİLÂL[Ar.] ile İHTİLÂL[Ar. < HALEL, çoğ. İHTİLÂLÂT]

( Hızlı, çabuk yürüme. İLE İçme. | Giysiyi, üst üste giyme. | Hayvanın, çok susaması. İLE Bozukluk, bozulma, karışıklık, düzensizlik. | Bir devletin siyasi, toplumsal ve iktisadi yapısını ya da yönetim düzenini değiştirmek amacıyla tüze kurallarına ve yasalara uymaksızın güç kullanarak yapılan geniş halk devimi. )


- İHBÂL[Ar.] ile İFKÂR[Ar.]


- İHDÂL[Ar.] ile İHDÂR[Ar.] ile İHDÂR[Ar. < HADR]

( Islatma, ıslatılma. İLE İptal etme, hükümsüz bırakma. İLE Bir örgenin/uzvun hissini iptal etme, uyuşturma. [İng. ANESTHESIA | Fr. ANESTHÉSIE] | Genç kızı yaşmaklandırma, ferâce giydirme. )


- İHLÂL ve/> ÇILDIRI/PSİKOZ


- İHLÂL[Ar. < HALEL] ile İHLÂL[Ar. < MAHALL]

( Bozma, sakatlama, halel getirme. İLE Yer gösterme, yerleştirme. )


- [ne yazık ki]
İHLÂL ile/ve/||/<> JUS COGENS İHLÂLLERİ


- [Ar.] İHLÎL ile MEBÂL

( Penisin deliği, sidik yolu. İLE Sidiğin çıktığı yer. )


- İHMAL ile GÖZARDI

( NEGLIGENCE vs. TO IGNORE )


- [ne yazık ki]
İHMAL ile/ve/||/<>/> İHLÂL


- İHMÂL[Ar. < HAML] ile İHMÂL[Ar.]

( Yükletme, yükletilme. İLE Önem vermeme, önemsememe, boşlama, terk etme. Olduğu gibi bırakma, savsaklama. )


- İHMAL ile İHMALCİ/LİK


- İHMÂL ve/||/<>/> İHTİMÂL/OLASILIK (ARTIŞI)


- İHMAL ile/ve/> İKİLEM

( NEGLIGENCE vs./and/> DILEMMA )


- İHMAL ile/ve/değil/yerine İMHAL

( Boşlama, önemsememe, bırakma. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Mühlet verme. )

( ["]Allah, ihmal etmez, imhal eder.["] [Mühlet verir.] )


- [ne yazık ki]
İHMAL ile/ve/<> İŞGÜZARLIK


- İHMAL ile/ve/değil/>/< OLASI KAST


- İHMAL değil/yerine/= SAVSAKLAMA/SAVSAMA


- İHMAL ile TERK

( NEGLIGENCE vs. ABANDONMENT )


- İHSÂN[Ar.] ile İCMÂL[Ar.]


- İHSÂN[Ar.] ile İFDÂL[Ar.]


- İHSAS ile/ve AKIL

( MAHSUSAT ve MAKULÂT )


- İHTİCÂC[Ar.] ile İSTİDLÂL[Ar.]


- İHTİFÂL[Ar.] değil/yerine/= ANMA TÖRENİ


- İHTİFÂL[Ar.] ile İNFİÂL[Ar. < Fİ'L | çoğ. İNFİÂLÂT]

( Büyük kalabalıkla yapılan anma töreni. İLE Gücenme, darılma. )


- İHTİLÂL[Ar.] değil/yerine/= DEVİRİ/DEVRİM


- İHTİLAL ile İHTİLALCİ/LİK


- İHTİLÂL ile/ve/değil/yerine/||/<>/> İNKILÂP

( Başlar ve biter. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Sürer. )


- İHTİMAL ile İHTİMAM ile İHTİMALİ ile İHTİMALLİ ile İHTİMALLER HESABI


- İHTİMÂL değil/yerine/= OLASILIK


- İHTİYÂL[Ar.] ile İHTİYÂL[Ar. < HÎLE | çoğ. İHTİYÂLÂT] ile İHTİYÂL[Ar.]

( Kibirlenme, gururlanma, büyüklenme. İLE Hile yapma, düzen, oyun etme. İLE Korkma. )


- İHTİYAT/Î[Ar.] değil/yerine/= SAKINTI/L


- İHZÂL[Ar.] ile İHZÂL[Ar.]

( Islatma, ıslatılma. İLE Alay ve şaka ile çok uğraşma. )


- IKÂL[Ar. < AKL/AKIL] ile/> IK'ÂR[Ar.]

( Deve ayağına bağlanan bağ, köstek. İLE Derinletmek/derinletilmek, derinleştirmek/derinleştirilmek. )


- İKAL ile/ve/||/<> AKIL

( İçten. İLE/VE/||/<> Dıştan. )


- İKAME ile İKAMET ile İKAME MAL


- İKÂME[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İKMAL[Ar.]


- İKBAL ile İKBAL DÜŞKÜNÜ ile İKBAL DÜŞKÜNLÜĞÜ


- İKBÂL[Ar.] ile MUDİYY[Ar.] ile MECÎ'[Ar.]


- İKFÂL[Ar.] ile İKFÂL[Ar.] ile İKFÂR[Ar. < KÜFR]

( Kilitleme/kilitlenme. İLE Kefil kılma, tekeffül ettirme. İLE Birine kâfir deme/denilme. )


- İKİ) AYAK > (İKİ) EL ile/ve/||/<>/> İFFET[Ar. < ŞEHVET] ile/ve/||/<>/> ŞECAAT[Ar. < ÖFKE]

( ... İLE/VE/<>/> Kendini (")savunur/korur("). İLE/VE/<>/> Haksızlığa gösterilen öfke. [Hakk'ı savunur/korur.] )

( ... İLE/VE/<>/> Temizlik. | Namus. İLE/VE/<>/> Yiğitlik, yüreklilik, koçaklık. )


- İKİ ÇİZGİLİ ile ÇİFT ​​DOĞRUSAL

( BILINEAL vs. BILINEAR )

( دوسويگي ile دوسويه )

( DOSOYGY ile DOSOYYEH )


- 2 YIL ÖNCE ile/değil 2. YIL/SENE


- İKİ YIL ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ALTMIŞ YIL

( Konuşabilmek için gerekli zaman. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Susabilmek ve susabilmeyi anlayabilmek için geçen [ya da bu kadar uzun sürmeyebilecek] zaman. )


- İKİ ile/ve ÇOĞUL

( TWO vs./and PLURAL )


- 2. EL -ile/ve


- İKİNCİ EL ile ÇALINTI


- İKİNCİL ile İKİNCİL GRUP


- İKLİME AYKIRI ile DORUK NOKTASI ile ANTİKLİNAL

( ANTICLIMACTIC vs. ANTICLIMAX vs. ANTICLINE )

( پاداوجي ile پاداوج ile تاقديس )

( پاداوجي ile پاداوج ile تاقديس )


- İKMAL ile İKMAL İMTİHANI


- İKTİBÂS ile/değil/yerine TAHSİL


- İKTİHÂL[Ar.] ile İKTİHÂL[Ar.]

( Saçın/sakalın ağarması, kır düşme. | Yaşlanma, kocama. İLE Sürme çekme. )


- İKTİYÂL -ile

( Ölçü ile, ölçek ile ölçme. )


- İL -ile

( ORDA'YA TABİ OLAN, GETİRDİKLERİNİ KABUL EDENLER ] BARIŞ İÇİNDE YAŞAYAN KABİLELER )


- İL[Azr.] = YIL[Tr.]


- İL[Azr.] = YIL[Tr.]


- İLÂHİ:
ARAPÇA ile/ve/<> ŞUUL

( Güfte ve bestesi Arapça olan ilâhiler. İLE/VE/<> Bestesi Arapça, güftesi[sözleri] Türkçe olan ilâhiler. )


- İLÂHİ[sansk. BHAJAN] ile ŞUUL(ŞUĞL)

( Sözleri Türkçe olan ilâhi. İLE Sözleri Arapça olan ilâhi. )


- İLÂN[Ar.] ile/ve/||/<>/> KABUL[Ar.]


- İLERİ ile İLERİCİ/LİK ile İLERİ UÇ ile İLERİ GERİ ile İLERİ GELEN ile İLERİ GÖRÜŞ ile İLERİ VİTES ile İLERİ GÖRÜŞLÜ/LÜK ile İLERİ KARAKOL ile İLERİ TEKNOLOJİ ile İLERİ GÖZETLEYİCİ/LİK ile İLERİ UÇ OYUNCUSU


- İLETMEK ile NAKİL ile KONVEYÖR ile TAŞIMA ile KONVEYÖR

( CONVEY vs. CONVEYANCE vs. CONVEYER vs. CONVEYING vs. CONVEYOR )

( افاده کردن ile انشعاب رود ile وسيله نقليه ile سند انتقال ile ناقل ile رسان ile افاده ile ناقله ile رساننده )

( AFADEH KARDAN ile ENSHOAB RUD ile VESYLAH NAGHALYYEH ile SAND ENTEGHAL ile NAGHAL ile RESAN ile AFADEH ile ناقله ile RESANANDEH )


- İLGİNÇ ile ÖZEL

( INTERESTING vs. SPECIAL )


- İLHAMÎ değil/yerine/= ESİNSEL/BERGÜSEL


- İLİM ile/ve/=/||/<>/> AMEL

( Kim ilmiyle amel ederse, Allah da onu bilmediği ilimlere varis kılar. )

( [Nedenini] Temellendirerek ve gerekçelendirerek ortaya koyuş. İLE/VE/=/||/<>/> [Nedenlerini] Göstermeden anlatmak. )

( Hakikati verir. İLE/VE/=/||/<>/> Hayrı verir. )


- İLİM ile/ve/||/<>/< DURUM/HÂL

( Önce durum/hâl gerek... Neylesin, ilim. )


- İLİM ve/> HAL

( İlim, hale inkılâp etmezse, hiçbir değer ifade etmez. )

( SCIENCE/KNOWLEDGE and/> STATE/CONDITION )


- İLİM ile/ve/<> KEMÂL


- ILIMAN İKLİM ile/ve/> BOREAL ile/ve/> TUNDRA ile/ve/> KUTUP


- [ne yazık ki]
İLİMSİZ HAL ile/ve/||/<> HALSİZ İLİM

( Meczûbiyet. İLE Şeytaniyet. )

( Evvela hal gerek, neylesin ilim. )


- İLİNEK ile İLİNEKSEL


- İLİNEK/SEL ile/ve/değil/yerine TÖZ/SEL


- İLİŞKİ:
MESAFELİ ile/ya da/||/<> YÜZEYSEL


- İLİŞKİ ile/ve POTANSİYEL

( RELATION vs./and POTENTIAL )


- İLK DİL ile/ve EVRENSEL DİL

( Tüm dillerde ortak dilbilgisel ilkeler arayabiliriz ancak bu, zorunlu olarak bir ilk dile dönmemizi gerektirmez. )


- İLK DİL ile/ve İKİNCİ DİL ile/ve ÜÇÜNCÜ DİL

( Hiyeroglif dili. İLE/VE Simge dili. İLE/VE Mektup dili. )

( Kutsal ya da tanrısal dil. İLE/VE İşaretler ya da kahramanlık armaları. İLE/VE Biririnden uzak kimselerin yaşamlarının halihazırdaki gereksinimlerini birbirine iletmeleri için. )

( GIAMBATTISTA VICO )


- İLK KEMÂL ile/ve İKİNCİ KEMÂL

( [Kişi ...] Ancak, insan olma olanaklarıyla doğar. İLE/VE Ancak, kendine emek verdikçe, özendikçe insanlaşır. )

( Hiçbir bitki, bitkileşmez; hiçbir hayvan, hayvanlaşmaz fakat kişi, insanlaşır. Ancak kişi, kendi seviyesine ait yeti ve yetenekleri gerçekleştirdikçe, geliştirdikçe insan olur. )

( KEMÂL-İ EVVEL ile/ve KEMÂL-İ SÂNÎ )


- İLK KOL ve RAHİM NAKLİ

( Akdeniz Üniversitesi'nde. )


- İLK OKUL


- İLK TÜY/KIL


- İLK ile/değil İLKSEL


- İLKE ile/ve/<> ÖNKABUL

( PRINCIPLE vs./and/<> PREACCEPTANCE )


- İLKEL ile/ve/değil/||/<> BİRİNCİL

( [not] PRIMITIVE vs./and/||/<>/but PRIMARY )


- İLKEL ve/<> İLK EL


- İLKEL ile/değil İLKSEL


- İLKEL = İPTİDAİ = PRIMITIVE[İng.] = PRIMITIF[Fr.] = PRIMITIV[Alm.] = PRIMITIVUS < PRIMUS[Lat.] = PRIMITIVO[İsp.]


- İLKOKUL değil İLKÖĞRETİM (OKULU)


- İLKÖRNEK = ENMUZEC-İ EVVEL = ARCHETYP[İng.] = ARCHÉTYPE[Fr.] = ARCHETYP[Alm.] = ARKHÉTYPOS[Yun.]


- İLKSEL ile/ve BİRİNCİL


- İLKSEL ile SONSAL

( İlksel, Biçimi verir. [İnsandaki olanaklar ilkseldir(deneye dayanmayandır)]. İLE Sonsal, Malzemeyi verir. )

( APRIORI vs. APOSTERIORI )


- ILL :/yerine HASTA


- ILLEGAL :/yerine YASA DIŞI


- İLLEGAL değil/yerine/= YASADIŞI


- İLLET ile/ve/<> MALÛL

( Sebep. İLE/VE/<> Sonuç. )


- ILLIMANI ve/<> CORDILLERA REAL

( Bolivya'nın başkenti La Paz'ın 6462 m. yüksekliğinde bulunan bu iki karlı tepe, kentin en görülmeye değer yerlerindendir. )


- İLM-İ ÂLÂ/EVVEL ile/ve İLM-İ EVSAD ile/ve İLM-İ EDNÂ

( İLM-İ İLÂHÎ ile/ve İLM-İ RİYÂZÎ ile/ve İLM-İ TABİİ )

( Metafizik. İLE/VE Matematik. İLE/VE Fizik. )


- İLM-İ CEFR(/CİFR) ile İLM-İ REML ile İLM-İ VEFK


- İLM-İ KELÂM ve İLM-İ FIKIH ve İLM-İ HÂL

( İman ve itikadı anlatan geniş ve derin ilim.[Bu ilmi anlatan kitaplara AKÂİD de denilir.] VE Gövde ile yapılacak ahkâm-ı islâmiye'yi bildiren ilim ve kitapları. VE Halk için, tahsili olmayanlar için yazılmış olan ve herkesin bilmesi, inanması ve yapması gereken kelâm, ahlâk ve fıkıh bilgilerini kısaca ve açıkça anlatan ilim ve kitapları. )

( SCIENCE OF THEOLOGY and SCIENCE OF JURISPRUDENCE and RELIGIOUS KNOWLEDGE )

( SCIENCE OF THEOLOGY and SCIENCE OF JURISPRUDENCE and RELIGIOUS KNOWLEDGE )


- İLM-İ TEDBİR-İ MÜLK ile/ve/||/<> İLM-İ TEDBİR-İ MENZİL


- İLMİHAL =/< İLM-İ HÂL


- İLTİMAS ile ŞEFAAT ile İSAR ile TAFDİL[< FADL]

( Haksız yere, yasa ve kurallara uymaksızın kayırma, arka çıkma. | Birine herhangi bir konuda öncelik ve ayrıcalık tanıma. İLE Birinin suçunun bağışlanması ya da dileğinin yerine getirilmesi için o kişiyle Tanrı arasında, peygamberin yaptığı aracılık. İLE İkram; bahşiş. | Cömertlikle verme. | Dökme, saçma, serpme. | Kişinin, kendi, gereksinim duymasına karşın bahşiş vermesi. | Seçme. İLE Birini, ötekilerden üstün tutma. | En üstünlük. )


- İLTİSAK ile İLTİSAKİ ile İLTİSAKİ DİL


- İMA ile İMAJ ile İMAL ile İMAM/LIK ile İMAN ile İMAR ile İMANLI/LIK ile İMARCI/LIK ile İMANSIZ/LIK ile İMANLICA ile İMANSIZCA ile İMAM NİKAHI ile İMAN SAHİBİ ile İMAM NİKAHLI ile İMAN TAHTASI