K ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 26.658 başlık/FaRk ile birlikte,
26.658 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(95/108)
- TESELLİ EDİLEBİLİR ile TESELLİ ile TESELLİ EDİCİ ile KONSOL ile PEKİŞTİRMEK ile KONSOLİDE ile KONSOLİDASYON
( CONSOLABLE vs. CONSOLATION vs. CONSOLATORY vs. CONSOLE vs. CONSOLIDATE vs. CONSOLIDATED vs. CONSOLIDATION )
( تسلي پذير ile دلداري ile تسليتي ile پيشانه ile دلداري دادن ile تسليت دادن ile ميزفرمان ile تحکيم کردن ile يک رقم کردن ile مستحکم کردن ile يک پارچه کردن ile مستحکم ile تشييد ile تحکيم )
( TASLY PAZYR ile DELDARY ile تسليتي ile PEYSHANEH ile DELDARY DADAN ile TASLYT DADAN ile ميزفرمان ile TAHAKYM KARDAN ile YK RAGHAM KARDAN ile MOSTAHKAM KARDAN ile YK PARCHEH KARDAN ile MOSTAHKAM ile تشييد ile TAHAKYM )
- TESELLİ ile KENDİNİ KANDIRMAK
- TESELLİ ile TESELLİSİZ/LİK ile TESELLİ MÜKAFATI
- TESETTÜR ile TESETTÜRLÜ/LÜK
- TESE'ÜL ile SUAL/İSTEK
- TEŞEVVÜŞ[< ŞEVEŞE] değil/yerine/= KARIŞMA, KARMAKARIŞIK OLMA, KARIŞIKLIK
- TEŞEVVÜŞ[Ar.] değil/yerine/= KARIŞIKLIK
- TESEYYÜP[Ar.] değil/yerine/= KAYITSIZLIK, TEMBELLİK, İHMALCİLİK
- TESHÎK ile ...
( EZME, DÖVME, DÖVÜP EZME )
- TEŞHİR (ETMEK) değil/yerine/= SERGİLEYİŞ/SERGİLENİŞ/SERGİLEMEK
- TESHÎR ile/ve/> TAHRİK
( Söz/kelâm ile. İLE/VE/> Bakış/nazar ile. )
- TEŞHİR ile TEŞHİRCİ/LİK
- TEŞHİR/EKSİBİSYON[< EXHIBITION]/UTAÇICILIK değil/yerine/= GÖSTERMECİLİK
- TEŞHİS ile TEŞHİS VE İNTAK
- TESİR (ETMEK) değil/yerine/= ETKİ/LEMEK
- TESİR (ETMEK) ile/ve/||/<>/> TESİS (ETMEK)
( Etki etmek. İLE/VE/||/<>/> Yapılandırmak. )
- TESİR ile TESİRLİ/LİK ile TESİRSİZ/LİK
- TESİS[Ar.] (ETMEK) değil/yerine/= KURMAK/OLUŞTURMAK
- TESİS (ETMEK) ve/<> TEMİN (ETMEK)
- TESİS[Ar.] (ETMEK) ile/ve/||/<> TEŞKİL[Ar.] (ETMEK)
- TESİSAT ile TESİSATÇI/LIK
- TEŞKİK[< ŞAKK] ile TEŞKÎK[< ŞEKK | çoğ. TEŞKÎKÂT]
( Yarma, yarılma, ikiye ayırma, parça parça yarma. İLE %50/50 olarak şüpheye düşürme/düşürülme, şüphede bırakma/bırakılma. )
- TEŞKİL ETMEK değil/yerine/= OLUŞTURMAK
- TEŞKİLATLANMAK ile TEŞKİLATLANDIRMAK ile TEŞKİLATLANABİLMEK ile TEŞKİLAT ile TEŞKİLATLI ile TEŞKİLATÇI/LIK ile TEŞKİLATSIZ/LIK
- TESLÎF[Ar.] değil/yerine/= SABAH YEMEĞİ YEMEK
- TESLİM ETMEK ile/ve/<>/değil EMÂNET ETMEK
- TESLİM ETMEK ile MESAJ İLETMEK ile BİR KONUŞMA YAPMAK ile KURTULUŞ ile TESLİM EDİLMİŞ ile TESLİMATÇI ile TESLİMAT
( DELIVER vs. DELIVER A MESSAGE vs. DELIVER A SPEECH vs. DELIVERANCE vs. DELIVERED vs. DELIVERER vs. DELIVERY )
( رستگار کردن ile تخليص کردن ile رساندن ile به دنيا آوردن ile ايراد کردن ile ارائه دادن ile خلاصي بخشيدن ile پيغام رساندن ile نطق کردن ile سخنراني کردن ile رهيي ile رسته ile رساننده ile رهان ile تحويل ile زه ile وضع حمل )
( RASTGAR KARDAN ile TAKHALYSE KARDAN ile RESANDAN ile BAH DANYA AVARDAN ile AYRAD KARDAN ile ARAEH DADAN ile KHLASY BAKHSHYDAN ile PEYGHAM RESANDAN ile NOTGH KARDAN ile SOKHENRANY KARDAN ile رهيي ile RASTEH ile RESANANDEH ile رهان ile TAHVYLE ile ZAH ile VAZE HAMEL )
- TESLİM ETMEK ile/ve TESLİM ETMEYİ SÜRDÜRMEK
- TESLİM OLMAK ile/değil/yerine/>< KAYBETMEK
- TESLİMAT ile TESLİMATÇI/LIK
- TESLİMİYET:
BOYUN EĞMEK değil ANLAMAK
- TESLİMİYET ile/ve/> AŞK
( SUBMISSION vs./and/> FALL IN LOVE )
- TESLİM/İYET ile/ve BAĞLI/LIK
- TESLİMİYET ile/ve/||/<> ÇARESİZLİK
- TESLİMİYET ile TESLİMİYETÇİ/LİK
- TESLİMİYET ile/ve/değil TUTMAMAK
- TESLİMİYET ve/||/<>/< UTANMAK/UTANABİLMEK
- TEŞNE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< MÜSAİT (OLMA)
- TESPİH:
"DİZMEK" değil BİR'LEMEK
- TESPİH ile TESPİHLİ ile TESPİHÇİ/LİK ile TESPİH AĞACI ile TESPİH BÖCEĞİ ile TESPİH ÇALISI ile TESPİHLİ SİLME ile TESPİH BÖCEKLERİ ile TESPİH AĞACIGİLLER
- TESPİT ETMEK ile/ve ELDE ETMEK
( TO DETERMINE vs. TO OBTAIN/GET )
- TESPİT ETMEK ile TESPİT EDİLEBİLİR
( ASCERTAIN vs. ASCERTAINABLE )
( محقق دانستن ile محقق نمودن ile محقق شدني ile اثبات پذير )
( MAHGH DANSTAN ile MAHGH NEMUDAN ile MAHGH SHODANY ile ESBAT PAZYR )
- TESPİT ile İLERİ SÜRMEK
( TO DETERMINE vs. TO PUT/BRING FORWARD )
- TEŞRİ ile TEŞRİF ile TEŞRİH ile TEŞRİİ ile TEŞRİK ile TEŞRİN ile TEŞRİ KUVVETİ ile TEŞRİH MASASI ile TEŞRİİ KUVVET ile TEŞRİİ MASUNİYET
- TEŞRİFAT ile TEŞRİFATÇI/LIK
- TEŞRİHHANE[Ar. + Fars.] ile DERSLİK
( Otopsi yapılan yer. | Tıp fakültelerinde anatomi dersi yapılan yer. )
- TEŞRİK[Ar.] ile/ve/||/<> MÜŞTEREK[Ar.]
( Yaptığı bir işe birini ortak etmek. İLE Ortak. | Ortaklaşa, el birliğiyle yapılan/hazırlanan. | Ortaklaşa kullanılan. | Ortaklaşa, birlikte. )
- TEŞRÎK[Ar. < ŞARK] ile TEŞRÎK[Ar. < ŞİRK]
( Işıklandırıp parlatma. İLE Ortak/şerîk etme. | Allah'a ortak koşma. )
- TEST ETMEK değil/yerine DENEMEK
- TEST ile/ve/değil/||/<>/< CHECK
- TEST :/yerine TEST, SINAMAK
- TEST ile TESTİ/LİK ile TESTİCİ/LİK ile TESTİ KABAĞI ile TESTİ KEBABI
- TESTERE ile KATRAK
( ... İLE Marangozlukta tomrukları biçmeye yarayan ve birden çok testeresi olan biçme makinesi. )
- TESTERELEMEK ile TESTERE ile TESTERELİ ile TESTERE BALIĞI ile TESTERE ÇAPRAZI ile TESTERE BALIĞIGİLLER
- TESTİ ile ÇAMÇAK
( Topraktan/çamurdan yapılan, kulplu su kabı. İLE Ağaçtan yapılan, kulplu su kabı. )
- TESTİ ile/ve SENEK
( ... İLE/VE Çam ağacından yapılmış su testisi. )
- TESTİCİLER SOKAK :
( Çayırbaşı mahallesi sokaklarındandır. Çömlekçiler sokağının arka tarafında bulunan bu sokakta eskiden Testici imalathaneleri bulunuyordu. Bu nedenle bu sokağa da "Testiciler Sokak" adı verilmiştir. )
- TESTICULAR FEMINIZATION[İng.] değil/yerine/= TESTİKÜLER KADINSALLIK
( Y kromozomu üzerindeki SRY geninin eksikliğinden kaynaklanan interseks biçimi. Bu özelliğe sahip olan ve XY seks kromozomunu taşıyan bireyler, androjen hormonuna karşı yeterli tepki veremediklerinden ötürü ikincil erkek karakterlerini taşımazlar.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TESTIFY :/yerine TANIKLIK ETMEK
- TEŞVİK ETMEK ile/değil ÇANAK TUTMAK
- TEŞVİK ETMEK değil/yerine/= İTEVLEMEK
- TEŞVİK ETMEK ile TÜMEVARIM ile İNDÜKSİYON BOBİNİ
( INDUCE vs. INDUCTION vs. INDUCTION COIL )
( تحريک شدن ile اغوا کردن ile استقراء کردن ile استقراء ile القاء ile بوبين رمکورف )
( TAHARYK SHODAN ile EGHAVA KARDAN ile ESTEGHARA KARDAN ile ESTEGHARA ile ELGHA ile BOUBYNE RAMKOORF )
- TEŞVİK ile/ve/<> CEVAZ
- TEŞVİK değil/yerine/= ÖZENDİRME
- TESVÎK[Ar. < SEVK] ile TESVÎK[Ar. < MİSVÂK]
( Sürme, ileri gitme. İLE Dişleri, misvâk ile temizleme. )
( İSTİNÂN: Dişleri, macunla ya da tozla temizleme. )
- TEŞVİK ile TEŞVİKÇİ/LİK
- TESVİYE ETMEK değil/yerine/= DÜZLEMEK
- TESVİYE ile TESVİYECİ/LİK ile TESVİYE ALETİ
- TESVİYE/Cİ/LİK değil/yerine/= DÜZLEME/Cİ/LİK
- TETÂBUK[Ar. < TIBK] değil/yerine/= UYMA, UYGUN GELME, UYGUN DÜŞME, KARŞILIK GELMESİ
- TETİK ile GÖZALTI ile GÖZALTI MERKEZİ
( DETENT vs. DETENTION vs. DETENTION CENTER )
( شيطانک ile بازداشت ile بازداشتگاه )
( شيطانک ile BAZDASHT ile BAZDASHTGAH )
- TETİK ile TETİK
( Ateşli silahlarda ateşlemeyi sağlamak için çekilen küçük parça. İLE Çabuk davranan, çevik, dikkatli, uyanık. | Dikkat ve özen gerektiren, nazik. )
- TETİKLEMEK ile/ve DEŞMEK
( TRIGGING vs. TO RECALL )
- TETİKLEMEK ile KÖRÜKLEMEK
- TETİKLEMEK ile TETİKLEŞMEK ile TETİKLEYEBİLMEK ile TETİK/LİK ile TETİKLİ ile TETİKÇİ/LİK
- TETİKTE" OLMAK/KALMAK ile/ve/||/<> TEYAKKUZ
- TETKİK ETMEK değil/yerine/= İNCELEMEK
- TETKİK değil/yerine/= İNCELEME
- TEVAFFUK[Ar. < VEFK] ile TEVÂFUK[Ar. < VEFK | çoğ. TEVÂFUKÂT]
( Başarma, muvaffak olma. İLE Uyma, uygun gelme. )
- TEVÂFUK ile TEVÂRÜS
- TEVÂRÜS[Ar. < VERÂSET] ile/ve/> TEMELLÜK[Ar. < MELK/MÜLK] ile/ve/> TEMESSÜL[Ar. < MİSL] ile/ve/> TERCÜME[Ar. < TERCEME] ile/ve/> TELİF[Ar. < ÜLFET] ile/ve/> TEKELLÜM[Ar. < KELÂM]
( Birinden miras kalması, mirasa konma. | Kalıtım yoluyla birinden ötekine geçme. İLE/VE/> Kendine mâl etme. İLE/VE/> Benzeşme. | Özümleme. İLE/VE/> Çeviri. İLE/VE/> Birleştirmek. İLE/VE/> Dile getirmek, anlatmak, söylemek. )
- TEVÂZÛ ("ETME[ME]K") ile/değil TENEZZÜL (ETME[ME]K)
( Küçük gibi görülen tenezzül makamı, saltanat makamından daha yüksektir. )
- TEVÂZÛ GÖSTERMEK ile TEVÂZU GÖSTERİSİNDE BULUNMAK
- TEVÂZU'[< VAZ (çoğ. TEVÂZUÂT)] değil/yerine/= ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK (GÖSTERME)
( ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK (GÖSTERME) )
- TEVDÎ (ETMEK) ile/ve/||/<> HAVÂLE (ETMEK)
( Bırakma, emânet etme. | Vedâlaşma. İLE/VE/||/<> Bir işi bir başkasının sorumluluğuna bırakma, ısmarlama, devretme. | Banka, postane vb. aracılığıyla gönderilen para. | Postane, banka vb. aracılığıyla para gönderildiğinde gönderenle alacak olanın adları ve para miktarı yazılı kâğıt, havale kâğıdı, havalename. | Genellikle çocuklarda görülen, ateşli ya da ateşsiz olan çırpınma nöbetleri. | Bir arsayı çevirmek, kapamak için çekilen perde ya da duvar. | Yüksek ve büyük bir görünüşü olma. )
- TEVEKKÜL ETMEK değil/yerine/= KUTGÜVENMEK
- TEVEKKÜL ve/||/<> AŞK
- TEVEKKÜL ile TEVEKKÜLLÜ ile TEVEKKÜLSÜZ/LÜK
- TEVEKLEMEK ile TEVEK
- TEVELLÂ/TEVELLÎ[< VELY] değil/yerine/= BİRİNE YANAŞMA | BİRİNİ DOST TUTMA | İYİ AHLÂK | EHL-İ BEYT'İ, HZ. ALİ'Yİ SEVME, ONLARDAN MEDET VE ŞEFÂAT İSTEME, KENDİLERİNE OLAN YAKINLIK, BAĞLILIK
- TEVFİK FİKRET ile/ve/||/<>/> ATATÜRK
( Kimseden ümmîd-i feyz etmem, dilenmem perr-ü-bâl
Kendi cevvim, kendi eflâkimde kendim tâirim,
İnhinâ tavk-ı esâretten girandır boynuma;
Fikri hür, irfanı hür, vicdânı hür bir şâirim.
(Kimseden bir yarar ummam ben, dilenmem kol kanat.
Kendi boşluk, kendi gökkubbemde kendim gezginim.
Bir eğik baş, bir boyunduruktan ağırdır boynuma;
Fikri hür, irfânı hür, vicdanı hür bir şairim.)
Tevfik Fikret )
( )
- TEVHİD:
FARK ve/<> HİZMET
- TEVİL ETMEK değil/yerine/= ÇEVRİLEMEK
- TEVİL ile/ve ŞİİR ile/ve METAFİZİK
- TEVSİ ile TEVSİK
- TEVSİK[Ar.] değil/yerine/= BELGELEME
- TEYAKKUZ[Ar. < YAKAZA] değil/yerine/= SAKLIK/UYANIKLIK
( Uyanma, uykudan kalkma. | Uyanık olma, uyanıklık, açıkgözlülük. )
- TEYAKKUZ[Ar.] değil/yerine/= SAKLIK/ANIKLIK/UYANIKLIK
- TEYELLEMEK ile TEYELLENMEK ile TEYEL ile TEYELLİ ile TEYEL İPLİĞİ
- TEYİD ile TASDİK
- TEYİT ETMEK/KONFİRME ETMEK değil/yerine/= DOĞRULAMAK/GEÇERLEMEK/GERÇEKLEMEK/ONAYLAMAK
- TEZ ile TEZ BERİ ile TEZ CANLI/LIK ile TEZ VAKİT ile TEZ VAKİTTE
- TEZ ile TEZLER ile REDDETMEK ile KÖTÜLÜK
( DISSERTATION vs. DISSERTATIONS vs. DISSERVE vs. DISSERVICE )
( رساله ile تز ile پايان نامه ile رسائل ile بدخدمت کردن ile بدخدمتي )
( RESALEH ile TEZ ile PAYAN NAMEH ile رسائل ile BADKHODAMAT KARDAN ile بدخدمتي )
- TEZAD ile/ve KOMİK
- TEZGÂHLAMAK ile DOLANDIRMAK
( Dokunacak bezi tezgâha yerleştirmek. | Bir iş için hazırlık yapmak, işe girişmek. | Yasal olmayan bir işi gerçekleştirmek için plan yapmak. İLE Dolanma işini yaptırmak. | Dolaştırmak. | Birini aldatarak parasını ya da malını elinden almak. )
- TEZGAHLAMAK ile TEZGAHLANMAK ile TEZGAHLAYABİLMEK ile TEZGAH ile TEZGAHÇI/LIK ile TEZGAH MENGENESİ
- TEZGAHTAR/LIK ile TEZGAHTAR AĞZI
- TEZHİB'DE:
ZÂHRİYE ile/ve/||/<> BAŞLIK ile/ve/||/<> SER LEVHA ile/ve/||/<> HÂTİME ile/ve/||/<> CETVEL ile/ve/||/<> HARİTA ile/ve/||/<> MİNYATÜR
- TEZHİP ile TEZHİPÇİ/LİK
- TEZKERE ile TEZKERECİ/LİK
- TEZKERE değil/yerine/= TÜMERLİK
- TEZLEMEK ile TEZLEŞMEK ile TEZLEŞTİRMEK
- TEZLİ ile TEZLİK ile TEZLİK FİİLİ ile TEZLİK EYLEMİ
- TEZVEREN DEDE SOKAK :
( Rumelihisar sokaklarından biridir. Tezveren Dede İstanbul'daki yatırlardan biridir. Bu nedenle sokağa "Tezveren Dede Sokak" ismi verilmiştir. )
- TEZVÎR[< ZEVR | çoğ. TEZVÎRAT] değil/yerine/= YALAN DOLAN | ARABOZUCULUK
- THANK :/yerine TEŞEKKÜR ETMEK
- THICK :/yerine KALIN
- THING vs./and/<> THINK
- THINK :/yerine DÜŞÜNMEK
- THORACIC[İng.] değil/yerine/= TORASİK
( Göğüs ve göğüs kafesini kapsar, bunlarla ilişkili yapıları kastetmek için kullanılır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- THOUGHTLESSNESS vs. NOT ABLE TO THINK
- THREATEN :/yerine TEHDİT ETMEK
- THROW :/yerine ATMAK, FIRLATMAK
- TIBBİ ile TIBBİ ATIK
- TIBBİYE ile TIBBİYELİ/LİK
- TİCARET ile/değil KAÇAKÇILIK
- TİCARET ile REKLAM ile TİCARİ FİRMA ile TİCARİLEŞTİRMEK
( COMMERCE vs. COMMERCIAL vs. COMMERCIAL FIRM vs. COMMERCIALIZE )
( تجارت ile بازرگاني ile تجارتي ile تجارتخانه ile تجارتي کردن )
( TAJART ile BAZORGANY ile تجارتي ile TAJARTAKHANEH ile TAJARTY KARDAN )
- TİCARETTE:
PARA ARTIRMAK değil/yerine ÜRÜN ARTIRMAK
- TRADEMARK[İng.] ile/değil/yerine/= TİCARİ MARKA
- TİCARİLEŞMEK ile TİCARİ ile TİCARİ DAVA ile TİCARİ ATAŞE ile TİCARİ UNVAN ile TİCARİ TÜKETİM
- TIFIL[Ar. < TIFL | çoğ. ETFÂL] değil/yerine/= KÜÇÜK ÇOCUK
- TİFTİKLENMEK ile TİFTİK ile TİFTİK KEÇİSİ ile TİFTİK TİFTİK
- TIĞ ile MEKİK[Fars.]
( ... İLE El ya da otomatik dokuma tezgâhlarında, atkı ya da argaç denilen ve enine olan iplikleri, uzunlamasına olan arışların arasından geçirmeye yarayan masuralı araç. | Oya yapmakta kullanılan, kemik, ağaç ya da plastikten, iki ucu sivri, arasından iplik geçecek bir yarığı bulunan küçük araç. )
- TIK TIK (ETMEK)
- TİK/TIC[İng./Fr.] değil/yerine/= SEĞİRCE/SEĞİRTİ
- TİK ile TİKE ile TİK TAK ile TİK AĞACI ile TİKE KEBABI
- TIKA-BASA (YEMEK, DOLDURMAK)
- TIKAÇLAMAK ile TIKAÇLANMAK ile TIKAÇ ile TIKAÇLI ile TIKAÇSIZ
- TIKAMAK ile TIK ile TIĞ ile TIKALI ile TIK TIK ile TIKA BASA
- [ne yazık ki]
TIKANIKLIK ile/ve/||/<> KISIR DÖNGÜ
- TIKANIKLIK ile TIKALI ile TIKALI SÜT
( CLOG vs. CLOGGED vs. CLOGGED MILK )
( گرفتگي ile گير ile زيادي پرکردن ile باز نشدني ile گرفته ile شير لخته شده )
( GARAFTAGY ile GYR ile ZYADY PORKARDAN ile BAZ NESHODANY ile GARAFTEH ile SHYR LAKHTEH SHODEH )
- TIKANIKLIK ile TIKANIKLIK ile TIKANIKLIK
( CONGEST vs. CONGESTATION vs. CONGESTION )
( گرفته کردن ile تراکم ile احتقان )
( GARAFTEH KARDAN ile TARAKAM ile EHTEGHAN )
- TIKANMAK ile TAKILMAK
- TIKANMAK ile TIKANABİLMEK ile TIKANIVERMEK
- TIKANMAK ile/ve/||/<>/>/< TÜKENMEK
- TIKAYABİLMEK ile TIKAYIVERMEK
- TİKEL/LİK ile TİKEL ÖNERME
- TIKILIP KALMAK ile SIKIŞMAK
- TIKIMLANMAK ile TIKIM
- TIKINMAK ve/> IKINMAK
( Tıkınırsanız, ıkınırsınız. )
- TIKINMA/K ile/değil/yerine YEME/K
( Eline geçen yiyeceği oburca yemek. İLE/DEĞİL/YERİNE Yemek yemek. )
- TIKIR TIKIR (İŞLEMEK)
( İşler yolunda gittiğinde. )
- TIKIRDAMAK ile TIKIRDATMAK
- TIKIŞ TIKIŞ (BİNMEK, DOLDURMAK)
( Araçlarda ya da mekânlarda. | Kalabalıkta. )
- TIKIŞMAK ile TIKIŞTIRMAK ile TIKIŞTIRILMAK ile TIKIŞ TIKIŞ
- TIKIZLAŞMAK ile TIKIZ/LIK
- TIKLAMAK ile TIKLANMAK ile TIKLATMAK ile TIKLATILMAK ile TIKLATABİLMEK ile TIKLAYABİLMEK
- TIKLIM TIKLIM (DOLMAK)
- TIKMAK ile/ve/<>/> TEPMEK
- TIKMAK ile/ve/||/<>/> TIKAMAK
- TİKSİNMEK ile TİKSİNİLMEK ile TİKSİNDİRMEK ile TİKSİNÇ
- TIKSIRIK ile TIKSIRIKLI
- TIK[TEK TIK] ile TIK TIK [ÇİFT TIK]
- TİLKİ ile KORSAK/KARSAK
( ... İLE Köpekgillerden, soluk kahverengi, karnı beyaz tüylü, kısa kulaklı bir tür memeli. )
( VULPES cum VULPES CORSAC )
- TİLKİLEŞMEK ile TİLKİ/LİK ile TİLKİ ÜZÜMÜ ile TİLKİ UYKUSU
- CHARMED QUARK[İng.] / QUARK CHARMÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= TILSIMLI KUARK
- TIMARHANE/LİK ile TIMARHANE KAÇKINI
- TIMARLAMAK ile TIMAR ile TIMARCI/LIK ile TIMARLI
- TİMBRE değil/yerine/= TINI, SOLUK
- TİMSAL ETMEK değil ...NIN TİMSALİ
- TİMSAL ETMEK değil TEMSİL ETMEK
- TİMUR) LENK -ile
( TOPAL (TİMUR) )
- TİMÜS[Fr. < Yun.] değil/yerine/= ÖZDEN/UYKULUK
( Göğüs kemiği arkasında bulunan iç salgıbezi. )
- TİN:
DUYARLILIK ile/ve/||/<> HAYAL GÜCÜ ile/ve/||/<> İRÂDE
- TİN TİN (GİTMEK/YÜRÜMEK)
( Sessiz, patırtısız bir biçimde. )
- TİNER ile TİNERCİ/LİK
- TINGILDAMAK ile TINGILDATMAK
- TINGIRDAMAK ile TINGIRDATMAK
- TINI değil/yerine/= SOLUK
- TİN'İN DOYUMU:
SEVİLEREK değil SEVEREK
- TINLAMAK ile TINLATMAK
- TINMAK ile TINMAZ MELAİKE
- TİNSEL BENLİK ile/ve/<> AŞKIN BENLİK
( SPIRITUAL SELF vs./and/<> TRANSCENDENTAL SELF )
( JINGSHEN ZIWO ile/ve/<> CHAOYUE ZIWO )
- TİNSEL ile TİNSELCİ/LİK
- TINY :/yerine UFACIK
- TYPE I BIAS[İng.] değil/yerine/= BİRINCİ TÜR YANLILIK
- TİP I İLE II İLE III İLE IV ile/||/<> AŞIRI DUYARLILIK
( Dört tip alerjik reaksiyon. )
( Formül: Histamin (Tip I) )
- TYPE II BIAS[İng.] değil/yerine/= İKINCİ TÜR YANLILIK
- TİP-1 BULANIK ile/||/<> TİP-2 BULANIK
( Tip-1 tek üyelik derecesi, Tip-2 üyelik derecesinin kendisi de bulanık )
( Jerry Mendel tarafından 1999 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1822-1884) (Ülke: Avusturya) (Alan: Biyoloji) (Önemli katkıları: Kalıtım yasaları, modern genetiğin kurucusu) )
- TIPA TIP (AYNI OLMAK)
( Benzemek. )
- TIPALAMAK ile TIPALANMAK ile TIP ile TIPA ile TIPALI ile TIP TIP ile TIPASIZ ile TIPI TIPINA
- TIPATIP (BENZEMEK)
- TIPI TIPINA (BENZEMEK)
- TİPİK[Fr./İng.] ile/değil/yerine ALIŞILAGELMİŞ
( Birini ya da nesneyi niteleyen. | Çok özgün olan. İLE ... )
( "TYPICAL" vs./and TO BE HABBITED
TO BE HABBITED instead of "TYPICAL" )
- TİPİLEMEK ile TİP ile TİPİ ile TİPO ile TİPİLİ ile TİPOCU/LUK
- TIPIRDAMAK ile TIPIRDATMAK
- TIPIŞ TIPIŞ (GİTMEK/GELMEK)
( Zorunluluklarda. )
- TIPIŞLAMAK ile TIPIŞ TIPIŞ
- TİPLEMEK ile TİPLEŞMEK ile TİPLEŞTİRMEK
- TİPOGRAFİ ile TİPOGRAFİK
- TİPOLOJİ/K ile TİPOLOJİK TASNİF
- TİPOLOJİK değil/yerine/= KİŞİTÜRLEMSEL
- TİR TİR (TİTREMEK)
- TIRAK ile -TIRAK/TRAK[Fr. < TRAC] ile TRAKA[İt.] ile TRAKE[TRACHÉE < Lat. < Yun.] ile TRAKİT[Fr. TRACHYTE < Yun.] ile TRAKTÖR[Fr. TRACTEUR < Lat.] ile TRAKUNYA[Yun. DRANKONTION]
( Çarpan ya da kırılan bir şeyin çıkardığı tok ses. İLE Benzer/yaklaşık.[mavimsi / kırmızımsı vb.] | Oyuncunun sahneye çıkacağı sırada ya da oyun sırasında, kaygıya ve/ya da korkuya kapılması, rolünü unutması. İLE Yelkenli teknelerde bir mandar aracılığıyla çekilerek direğe çıkıp bakım ve onarım yapılan oturaklı sepet. İLE Soluk borusu. | Eklem bacaklılarda bulunan solunum kanalı. İLE Fazla miktarda feldispat, çok az kuvarz içeren, kırılınca pürüzlü bir yüzeye sâhip olan açık renkli volkan taşı. İLE Tekerlekleri arâzi ve sürülmüş tarla gibi yumuşak zeminde dönebilen/devinebilen, genellikle çift sürmede kullanılan, arkasına römork takılarak kamyon görevi gören motorlu taşıt. İLE Çarpan balık. )
- TIRAŞLAMAK ile TIRAŞLANMAK ile TIRAŞ ile TIRAŞLI ile TIRAŞÇI ile TIRAŞSIZ ile TIRAŞ TASI ile TIRAŞ KREMİ ile TIRAŞ BIÇAĞI ile TIRAŞ KÖPÜĞÜ ile TIRAŞ SABUNU ile TIRAŞ FIRÇASI ile TIRAŞ LOSYONU ile TIRAŞ MAKİNESİ
- TİRB[Ar.] ile/ve/||/<> ZEMÎL[Ar.] ile/ve/||/<> SEMÎR[Ar.] ile/ve/||/<> SAHİB[Ar.] ile/ve/||/<> REFÎK[Ar.] ile/ve/||/<> HİLL[Ar.] ile/ve/||/<> NECİY[Ar.]
( Bizimle aynı yaşta olan. İLE/VE/||/<> İş arkadaşımız. İLE/VE/||/<> Oturduğumuz yerde bize arkadaşlık eden. İLE/VE/||/<> Bizimle geceleri konuşan. İLE/VE/||/<> Uzun süre bizimle arkadaşlık eden. İLE/VE/||/<> Yolculuk arkadaşımız. İLE/VE/||/<> Bizi kalbine yerleştiren. İLE/VE/||/<> Sırdaş. )
- TIRE :/yerine LASTİK, YORMAK
- TİRELEMEK ile TİRE ile TİR TİR
- TİREMEK = AĞIRLIĞINI KARŞILAYABİLMEK
- TİRFİLLENMEK ile TİRFİL
- TIRIK TIRAK
( Art arda gelen kuru ve hafif seslerin sürekliliğinde. )
- TIRIK ile TIRAK ile TIRIK TIRAK ile TIRINK
( Bir nesnenin art arda iki yere çarpmasından çıkan ince ve kuru ses. İLE Kırılan kuru bir şeyin çıkardığı ses. İLE Art arda gelen kuru ve hafif bir biçimde ses çıkararak. İLE Sert bir yüzeye çarpan para vb. metal bir nesnenin çıkardığı ses. )
- TIRIK ile TIRIK TIRAK
- TİRİL TİRİL (GİYİNMEK)
( Güzel, temiz, uygun ve estetik giyimlerde. )
- TIRILLAMAK ile TIRIL
- TIRIM TIRIM (ARAMAK/ARANMAK)
- TİRİTLENMEK ile TİRİTLEŞMEK ile TİRİT
- TIRKAZLAMAK ile TIRKAZLANMAK ile TIRKAZLATMAK ile TIRKAZ
- TIRMANMAK ile AĞACA TIRMANMAK ile DAĞCI
( CLIMB vs. CLIMB A TREE vs. CLIMBER )
( صعود کردن ile از درخت بالا رفتن ile صعود کننده )
( SOUD KARDAN ile AZ DARKHT BALA RAFTAN ile SOUD KONANDEH )
- TIRMANMAK ile TIRMALAMAK ile TIRMALANMAK ile TIRMANABİLMEK ile TIRMALAYABİLMEK
- TIRMIK ile/ve KARTUK
( Tırnak beresi/yarası. | Kabartılmış toprağın taşını, çöpünü ayıklamak için kullanılan seyrek dişli, tarak biçiminde araç. İLE/VE Büyük tarla tarağı. )
- TIRMIKLAMAK ile TIRMIKLANMAK ile TIRMIK
- TIRNAK İÇİNE ALMAK ile/ve/||/<> PARANTEZ İÇİNE ALMAK
- TIRNAK ile CIRNAK/PENÇE
( ... İLE Yırtıcı hayvan tırnağı. )
- TIRNAK ve/||/<> LUNULA
( ... VE/||/<> Tırnağın başladığı yerdeki beyaz daire kesitinin adı.[Keratine olmamış, henüz düzleşmemiş gözelerden oluşur.] )
- TIRNAKLAMAK ile TIRNAKLANMAK ile TIRNAKLATMAK ile TIRNAK/LIK ile TIRNAKLI ile TIRNAKÇI/LIK ile TIRNAK YERİ ile TIRNAK DERİSİ ile TIRNAK KEMİĞİ ile TIRNAK MAKASI ile TIRNAK İŞARETİ ile TIRNAK BESLEYİCİSİ
- TIRNAKSI ile TIRNAKSI KEMİK
- TIRPAN[Yun.] ile/ve/||/<> TIRMIK
( Uzun bir sapın ucuna tutturulan, ot, ekin vb.ni biçmeye yarayan, hafifçe kıvrık, uzun çelik bıçak. | Güreşte devirmek amacıyla rakibin ayak bileklerine hızla ayak vurarak yapılan bir oyun. İLE/VE/||/<> Kabartılmış toprağın taşını, çöpünü ayıklamak için kullanılan seyrek dişli, tarak biçiminde araç. | Tırnak beresi. )
- TIRPANLAMAK ile TIRPANLANMAK ile TIRPANLATMAK ile TIRPAN ile TIRPANA ile TIRPANCI/LIK
- TİRŞELEŞMEK ile TİRŞE ile TİRŞE GÖZLÜ
- TIRSMAK ile TIR ile TIRT ile TIRI VIRI
- TIRTIKLAMAK = ÇALMAK/AŞIRMAK
- TIRTIK/LAMAK ile TIKTIK/LAMAK
- TIRTIKLAMAK ile TIRTIKLANMAK ile TIRTIKLATMAK ile TIRTIK ile TIRTIKLI ile TIRTIKÇI/LIK ile TIRTIK TIRTIK
- TIRTIL ile/değil/<>/> NİMFA ile/değil/<>/> KELEBEK
( Tırtılın, "son" dediği şeye, dünyanın geri kalanı, "kelebek" der. )
- TIRTILLANMAK ile TIRTIL ile TIRTILLI ile TIRTILLI BIÇAK
- TİRYÂK[Ar., Fars. < Yun.] değil/yerine/= MACUN/PANZEHİR
( Bitkisel ve madensel nesnelerin karışımından yapılan macun. )
- TİRYAK ile TİRYAKİ/LİK
- TIS ile TISLAMAK
( Kaz, kedi, yılan vb.nin çıkardığı ses. İLE Kaz, kedi, yılan "tıs" diye ses çıkarması. | "Tıs" diye ses çıkarmak. | Ağır yük altında iniltiye benzer sesler çıkarmak. | Haksızlığını anlayıp susmak, sesi soluğu kesmek. )
- TİTİZLENMEK ile TİTİZLEŞMEK ile TİTİZ/LİK ile TİTİZCE
- TİTİZLİK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< ÖZEN
- TİTİZ/LİK ile/ve/||/<>/> PİMPİRİK/LİK / PİMPİRMEK
( ... @@ Gereksiz yere titizlik gösteren. | Kuşkucu. | Çok yaşlı ve güçsüz kişi. | Harap, bozuk, virâne. )
- TİTİZLİK ile TİTİZ
( FINICKINESS vs. FINICKY )
( وسواس داشتن ile وسواسي )
( VASVAS DASHTAN ile VASVASY )
- TİTİZLİK" ile/ve "ÜZERİNE TİTREMEK"
- TİTRASYON[İng. TITRATION] ile/||/<> ERLENMEYER[İng. ERLENMEYER FLASK]
( Tanımlanmış analiz edilecek bir kimyasalın konsantrasyonunu belirlemek için kullanılan yöntemdir. Titrasyon yapılırken büret, erlen (titrasyon şişesi olarak da bilinir) ve indikatör gibi laboratuvar malzemeleri kullanılır. Titrasyon kelimesi, Fransızca'da altın ve gümüş oranı anlamına gelen "titrer" sözcüğünden gelmektedir. @@ Kimyada kullanılan, dibi düz ve koni biçimli cam malzeme. Özellikle titrasyon işlemlerinde kullanılır. Çözelti hazırlamak, çözelti kaynatmak ve saklamak gibi çeşitli amaçlarla da kullanılmaktadır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TİTREKLEŞMEK ile TİTREK/LİK ile TİTREK KAVAK
- TİTREMEK/TİRİLDEMEK ile SAKIRDAMAK/SAKIRTI
( ... İLE Korkudan ya da soğuktan titremek. )
- TİTREMEK ile/ve/> SARSILMAK
( RA'ŞE ile/ve/> ... )
( SHIVE vs./and/> SHAKE )
- TİTREMEK ile TİTR
- TİTREMEK/ÜRPERMEK ile İFİLDEMEK
( ... İLE Hafifçe titremek. )
(1996'dan beri)