Bugün[02 Ocak 2026]
itibarı ile 25.222 başlık/FaRk ile birlikte,
25.222 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(84/102)


- ŞOVENİZM[Fr. < CHAUVINISME] ile DÜŞMANLIK

( Kendi ulusunu öne çıkararak değişik ırk ve uluslar arasında düşmanlık yaratmayı amaçlayan ve bu yolda kışkırtmada bulunan aşırı akım. İLE ... )


- ŞOVEN/LİK ile ŞOVENİZM


- SÖVGÜ ile SÖVGÜCÜ/LÜK


- [ne yazık ki]
SÖVMEK ile/ve/||/<>/> DÖVMEK


- SÖVÜLMEK ile SÖVÜŞMEK ile SÖVÜŞ ile SÖVÜCÜ/LÜK


- SOYGUN ile SOYGUNCU/LUK


- ŞÖYLE-BÖYLE(ESTEK KÖSTEK)


- ŞÖYLE DÜŞÜNMEK ve/||/<>/>/< DENEY


- SÖYLEDİĞİN ile/ve/değil EŞİK


- SÖYLEMEDİĞİN ile/ve/değil EŞİK


- SÖYLEMEK ile/değil "AĞZINDAN KAÇIRMAK"


- SÖYLEMEK ile/ve/değil AKTARMAK/NAKLETMEK


- SÖYLEMEK ile/ve/değil AKTARMAK/NAKLETMEK


- SÖYLEMEK ile BAHSETMEK

( TO SAY/TELL vs. TO MENTION )


- SÖYLEMEK ile/değil DİLE GETİRMEK


- SÖYLEMEK ile/ve KAVRAMAK

( TO SAY vs./and COMPREHENSION )


- SÖYLEMEK ile/ve KONUŞMAK

( Yılan imgesi. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Değnek imgesi. )

( dd İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> mdw )

( Sonuç [odaklılık]. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Süreç ve sonuç [birlikteliği ve bütünlüğü]. )

( "Kendini merkeze alma" ve ötekileri önemsizleştirmeye neden olur/olabilir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Ötekiyle birlikte kendini ve herkesin olası düşüncesini, durumunu/sürecini dikkate almayı gerektirir/sağlar. )

( [not] TO SAY/TELL vs./and/but/||/<> TO TALK
TO TALK instead of TO SAY/TELL )


- SÖYLEMEK ile/ve ÖNERMEK

( TO SAY vs./and TO SUGGEST/RECOMMEND )


- SÖYLEMEK ile/ve/yerine ÖRNEK VERMEK


- SÖYLEMEK ile SAPTAMAK

( TO SAY vs. TO DETERMINE )


- SÖYLEMEK ile SÖYLEMEMEK

( TO SAY/TELL vs. NOT TO SAY/TELL )


- SÖYLEMEK ile SÖYLENMEK ile SÖYLETMEK ile SÖYLEŞMEK ile SÖYLENİLMEK ile SÖYLETTİRMEK ile SÖYLENEBİLMEK ile SÖYLETEBİLMEK ile SÖYLEYEBİLMEK ile SÖYLEYİVERMEK ile SÖYLEM ile SÖYLEV ile SÖYLENCE ile SÖYLEVCİ/LİK


- SÖYLEMEK ile UYARMAK/İKÂZ ETMEK


- SÖYLEMEKTEN/YAPMAKTAN (")KURTULMAK(") ile/ve/<>/değil SORUMLULUKTAN (")KURTULMAK(")


- SÖYLEMEYE "KALKMAK" ile/değil SÖYLEMEYE ÇALIŞMAK


- SÖYLEMLERİMİZİN/EYLEMLERİMİZİN:
SORUMLULUĞUNU ALMAK ve/||/<>/> (DOĞRUDAN/OLASI) SONUÇLARINA KATLANMAK


- KONUYU/SÖYLENENİ/SÖYLEDİĞİNİZİ ...:
ANLAMAMAK/ANLAMIYORUM ile/ve/değil/||/<>/> BEĞENMEMEK/BEĞENMİYORUM


- SÖYLENİLEN'İ:
YORUMLAMAK ile/yerine DİNLEMEK[Kabul etmek anlamında değil!]

( Doğruyu konuşmak iki kişi ister; doğru söyleyen, doğru dinleyen. )

( İmgelemeden bakmayı, çarpıtmadan dinlemeyi öğrenin, hepsi bu. )

( EXPLANATION: TO INTERPRET vs. TO LISTEN(Not in the mean of acceptance!)
EXPLANATION: TO LISTEN instead of TO INTERPRET )


- SÖYLENİLEN'İ:
YORUMLAMAK ile/değil/yerine DİNLEMEK[Kabul etmek anlamında değil!]

( İmgelemeden bakmayı, çarpıtmadan dinlemeyi öğrenin, hepsi bu. )

( Dinleyen, anlatandan ârif gerektir. )

( Çok dinlememiz ve az konuşmamız için, iki kulağımız ve bir dilimiz var. )

( EXPLANATION: TO INTERPRET vs. TO LISTEN[Not in the mean of acceptance!]
EXPLANATION: TO LISTEN instead of TO INTERPRET
Learn to look without imagination, to listen without distortion; that is all. )


- SÖYLENMEK ile DODURDA(N)MAK


- SÖYLENMEK değil/yerine SAKİN OLMAK


- SÖYLERKEN BUYRUK VERMEK ile/değil/yerine/>< SÖYLEMEK


- SÖYLEYİŞ/BİÇEM/ÜSLÛP:
YALIN/SADE ile YÜKSEK ile KARIŞIK


- SOYLU/LUK ile SOYLU ERKİ ile SOYLU SOPLU


- SOYMAK ile/ve/<> AYIKLAMAK ile/ve/<> TEMİZLEMEK


- SOYMAK ile SIYIRMAK

( TO SHELL/PEEL vs. TO PEEL OFF )


- SOYSUZLAŞMAK ile SOYSUZLAŞTIRMAK ile SOYSUZ/LUK ile SOYSUZCA


- SOYULMA ile ÇIPLAK

( DENUDATION vs. DENUDE )

( رودش ile عاري ساختن )

( رودش ile ARY SAKHTAN )


- SOYUNMAK ile ...

( SUÂL-İ MUKADDERE YANIT )


- SOYUNMAK ile SOYUNDURMAK ile SOYUNABİLMEK ile SOYUNUVERMEK


- SOYUNMAK ile STRİPTİZ

( TEARRÎ[< URY | çoğ. URYET] ile ... )


- SOYUNMUŞ/SOYUNUK" ile (")ÇIPLAK/cıbıl(")


- SOYUN/UP DÖKÜN/MEK


- SOYUT ile BELİRLENİMSİZLİK


- SOYUT ile MİSTİK

( ABSTRACT vs. MYSTIC )


- SOYUT ile SONSUZLUK


- SOYUTLAMA GÜCÜ ile/ve/||/<> YÖNETİLEBİLİRLİK ile/ve/||/<> İLİŞKİLERİN ÖNCELİĞİ

( ABSTRACTION POWER vs./and/||/<> INTEROPERATIBILITY vs./and/||/<> PRIORITY OF RELATIONS )


- SOYUTLAMA ve KENDİNİ GÖZLEMLEYEBİLMEK

( ABSTRACTION and ABLE TO OBSERVE THE SELF )


- SOYUTLAMA ile YOK SAYMAK


- SOYUTLAMAK ile/ve/||/<>/> SOYUTLAMANIN SOYUTLA(N)MASI


- SOYUTLAMAK ile SOYUTLANMAK ile SOYUTLAŞMAK ile SOYUTLAŞTIRMAK ile SOYUTLAYABİLMEK ile SOYUT/LUK ile SOYUTÇU/LUK ile SOYUT AD ile SOYUT İSİM ile SOYUT SAYI ile SOYUT SANAT


- SOYUTLANMA ve/<> GÜZELLİK


- SOYUTLA(N)MAK ile/değil/yerine DERİNLEŞ(TİR)MEK

( [not] TO GET IN ABSTRACTION vs./but (TO GET) DEEPEN
(TO GET) DEEPEN instead of TO GET IN ABSTRACTION )


- SÖZ (ALMAK/VERMEK) ile/değil/yerine OLUR/ONAY (ALMAK/VERMEK)

( [not] TO GET/GIVE PROMISE vs. TO GET/GIVE APPROVAL/CONSENT
TO GET/GIVE APPROVAL/CONSENT instead of TO GET/GIVE PROMISE )


- SÖZ DİNLEMEK ile/ve/<> DİKKATE ALMAK

( Söylenilen ya da yapılması istenilen/beklenilen şeyin size [o an için] uymaması, o sözü/düşünceyi ya da durumu dikkate almamanızı gerektirmez. Gençlik/cehâlet düşünce ve tavırları olarak tepki gösterme eğiliminde olabilirsiniz fakat durum, söylenilen söze uyum gösterip göstermemekten çok [kulakardı etmek yerine] yeterince dikkate alıyor olmayı gerektirir. "Sırtına bir şey al/giy!" sözüne, hiç düşünmeden/değerlendirmeden, hızlıca "bana bir şey olmaz!", "gerek yok!", "sen yaşlı olduğun için söylüyorsun/önemsiyorsun" biçiminde yanıt vermek yerine yeteri kadar dikkate almakta yarar vardır. )


- SÖZ DİNLEMEK ile SÖZ DİNLEMEK

( "Yapma ve yap" denileni yerine getirmek, uygulamak. İLE Konuşulanları dinlemek/dinlemeye çalışmak, konuşulanlara dikkatini yöneltmek/kulak kabartmak. )


- SÖZ KESMEK ile SÖZÜ KESMEK


- SÖZ KONUSU ile/ve/değil/||/<>/< OLASILIK


- SÖZ/ÖNERİ/ÖĞÜT DİKKATE ALMAK, ZİHNİNDE BULUNDURMAK


- SÖZ:
ÖRTÜK ile KİNÂYE


- SÖZ SÖYLEMEK ile/ve/||/<> ANLAMAK

( İrfan ister. İLE/VE/||/<> İnsan/kişi ister. )


- SÖZ SÖYLEMENİN KURALLARINDA:
ÖNÜNÜ ARDINI GÖZETMEK[Ar.] ve/||/<> SÖYLEMEDEN ÖNCE TEKRAR TEKRAR DÜŞÜNMEK[Ar.] ve/||/<> ON KERE DÜŞÜNÜP BİRİNİ SÖYLEMEK[Ar.] ve/||/<> "HER AĞZIMIZA GELENİ" SÖYLEMEMEK[Ar.]

( Önün ardın gözet fikr-i dakîk et onda bir söyle
Öğütme ağzına her ne gelirse âsiyâb-âsâ

Osman Nevres[ö. 1762] )

( )


- SÖZ VERMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GÜVEN VERMEK

( Güven veriyorsan, ayrıca söz vermen gerekmez. )


- SÖZ ve/> TÂLÎK

( ... VE/> Güleryüzlü. :) | Düzgün söz söyleyen. )


- [ne yazık ki]
SÖZCÜĞÜ/TERİMİ: ANLAMAMAK ile/ve/değil/||/<>/> BAŞKA ANLAM/LAR "YÜKLEMEK"


- SÖZCÜĞÜN:
GENİŞLİĞİ ile/ve/||/<>/> DERİNLİĞİ ile/ve/||/<>/> AĞIRLIĞI/YÜKSEKLİĞİ


- SÖZ(CÜK):
GERÇEK ile/ve/||/<>/> DEĞİŞMECE/MECAZ[Ar.] ile/ve/||/<>/>
DOKUNDURMA/KİNÂYE ile/ve/||/<>/> AÇIK/SARİH

( Çıkarımsal. İLE/VE/||/<>/> Hayal/Muhayyile. İLE/VE/||/<>/> Sezgi/Hads. İLE/VE/||/<>/> Apaçık. )

( Soğan. İLE/VE/||/<>/> Sarımsak. İLE/VE/||/<>/> Koku. İLE/VE/||/<>/> Yaygın koku. )

( )

( Söz(cük)leri/ni değiştir... Dünya/n değişsin...
)

( )

( LES TERMES VRAIS avec/et/||/<>/> LES TERMES S'APPLIQUANT PAR UNE EXTENTION LOGIQUE DE LEUR SENS avec/et/||/<>/> PAR ALLUSION avec/et/||/<>/> TERMES CLAIRES )


- SÖZCÜK PEŞİNDE KOŞMAK değil/yerine ANLAM PEŞİNDE KOŞMAK


- SÖZCÜK TÜRETMEK ile/ve/değil/yerine KAVRAM/SÖZCÜK OLUŞTURMAK


- SÖZCÜK ile/ve AÇKI/ANAHTAR


- SÖZCÜK ile/ve ANAHTAR


- SÖZCÜK ve SPERM(ATA)


- SÖZCÜK ile/ve TERİM

( VERBUM ile/ve ... )


- SÖZCÜKLERDE/TERİMLERDE:
KAYNAK ve/||/<>/> OLUŞ ve/||/<>/> SINIRLAMA ve/||/<>/> YAYILMA ve/||/<>/> YERLEŞME

( NEŞ'ET ve/||/<>/> TEKVÎN ve/||/<>/> TAHDÎD ve/||/<>/> İNTİŞÂR ve/||/<>/> İSTİKRÂR )


- SÖZCÜKLERDEN, ANLAMA ULAŞMAK/"GİTMEK" ile/ve/<>/yerine/değil ANLAMDAN, SÖZCÜĞE ULAŞMAK

( Sözlerin ötesine geçmeye çalışın. )

( Sözler, gerçekleri yaratmaz; onlar ya tarif ya tahrif eder. )

( Sözün tamamı, anlamayana söylenilir. )

( Try to go beyond the words.
Words do not create facts; they either describe them or distort. )

( [not] GOING TO MEANING (BASED) FROM WORD vs./and/<>/but GOING TO WORD (BASED) FROM MEANING
GOING TO WORD (BASED) FROM MEANING instead of GOING TO MEANING (BASED) FROM WORD )


- SÖZCÜKTEN, ANLAMA GİTMEK ile/yerine/değil ANLAMDAN, SÖZCÜĞE GİTMEK

( Sözlerin ötesine geçmeye çalışın. )

( [not] GOING TO MEANING (BASED) FROM WORD vs. GOING TO WORD (BASED) FROM MEANING
GOING TO WORD (BASED) FROM MEANING instead of GOING TO MEANING (BASED) FROM WORD )


- SÖZCÜKTEN ANLAMA GİTMEK değil/>< ANLAMDAN SÖZCÜĞE GİTMEK

( Yanlışı. >< Doğrusu. )


- SÖZCÜ/LÜK ile SÖZCÜK ile SÖZCÜKLÜ ile SÖZCÜKSÜZ ile SÖZCÜK TÜRÜ ile SÖZCÜK BİLİMİ ile SÖZCÜK BİLİMCİ ile SÖZCÜK VURGUSU ile SÖZCÜK HAZİNESİ


- SÖZDEN ÖNCEKİ 3 EŞİK:
İYİLİK ve/||/<> İNCELİK ve/||/<> GEREKLİLİK


- SÖZDİZİMİ ile/ve/||/<> ÇİFTEKLEMLİLİK


- SÖZE DÖKMEK" ile/ve "DİLE GETİRMEK"


- SÖZE:
KULAK VERMEK ile/ve/> EN İYİLERİNE UYMAK


- SÖZE TÂBİ OLMAK ile/ve/<> TEDAVİYE TÂBİ OLMAK


- SÖZE UYUMAK değil/yerine SÖZE UYMAK


- SÖZ/KELÂM ile/ve/değil EŞİK


- SÖZ/KONUŞMA:
"UZAMASIN!" yerine/değil NE KADAR GEREKİYORSA O KADAR KONUŞMAK


- SÖZLEMEK ile SÖZLENMEK ile SÖZLEŞMEK ile SÖZLENDİRMEK


- SÖZLERİN ALTINDA KALMAK ile/<> TÜKÜRDÜĞÜNÜ YALAMAK ZORUNDA KALMAK


- SÖZLERİNİ DUYURMAK İÇİN:
KİŞİLERİ TUTMAK değil/yerine ÇENEYİ TUTMAK


- SÖZLEŞME ile SÖZLEŞMELİ/LİK ile SÖZLEŞMESİZ/LİK ile SÖZLEŞME TUTANAĞI


- SÖZLEŞMEDE:
İYİ NİYET ve/||/<>/> SADÂKAT ve/||/<>/> İÇERİK

( Adının geçmesiyle. VE/||/<> İmza atarak. VE/||/<> Uygulayarak. )


- SÖZLÜ KÜLTÜR(/GELENEK) ile/ve/<> YAZILI KÜLTÜR(/GELENEK)

( Göçerlerin. İLE/VE/<> Yerleşiklerin. )

( [daha çok] Doğu'da. İLE/VE/<> Batı'da. )


- SÖZLÜK KULLANIMI ile/ve/||/<>/> SÖZLÜK YAZMAK


- SÖZLÜK ile/ve/yerine/<> ANSİKLOPEDİK SÖZLÜK

( İlk sözlük yazarı... Halil b. Ahmed [ö. 786] )

( DICTIONARY vs./and/<> ENCYCLOPEDIC DICTIONARY
ENCYCLOPEDIC DICTIONARY instead of DICTIONARY )


- SÖZLÜK ile/ve BEYDER

( ... İLE/VE Doğru sözlük. )


- SÖZLÜK ile/ve KİTAP

( Kapağı hiçbir zaman kapatılmaz/kapatılmamalı, kapalı tutulmamalı! İLE/VE ... )


- SÖZLÜK = LÛGAT/KAMUS = DICTIONARY[İng.] = DICTIONNAIRE[Fr.] = WÖRTERBUCH[Alm.] = DIZIONARIO[İt.] = DICCIONARIO[İsp.]


- SÖZLÜK ile/ve/||/<>/> SÖYLEM


- SÖZLÜK ile SÖZLÜK KÜTÜĞÜ ile SÖZLÜKBİRİM ile SÖZLÜKÇE ile SÖZLÜKSEL ile SÖZLÜKSEL BİÇİMBİLİM ile SÖZLÜKSEL KÜTÜK ile SÖZLÜKSEL BİÇİMBİRİM

( LEXICON vs. LEXICAL ENTRY vs. LEXEME vs. LEXICON vs. LEXICAL vs. LEXICAL MORPHOLOGY vs. LEXICAL ENTRY vs. LEXICAL MORPHEME )


- SÖZLÜK ile/ve/||/<> TÜRK YAZINI BAĞLAMLI DİZİN VE İŞLEVSEL SÖZLÜK(TEBDİZ)

( TEBDİZ Sözlüğü için burayı tıklayınız... )


- SÖZLÜKLEŞMEK ile SÖZLÜ/LÜK ile SÖZLÜK ile SÖZLÜKÇE ile SÖZLÜKÇÜ/LÜK ile SÖZLÜ FİLM ile SÖZLÜ TARİH ile SÖZLÜ KÜLTÜR ile SÖZLÜ SALDIRI ile SÖZLÜK BİRİMİ ile SÖZLÜK BİLGİSİ ile SÖZLÜ SORU ÖNERGESİ


- SÖZSÜZ/LÜK ile SÖZSÜZ OYUN


- SÖZÜ/KONUYU/KONUŞMAYI:
DAĞITMAK" ile/ve/değil/||/<> UZATMAK


- SÖZ(Ü) DİNLEMEK ile/ve/değil/yerine SÖYLENİLENİ/İSTENİLENİ YAPMAK/YAPABİLMEK


- SÖZÜ KABUL ETMEK ile/ve/değil SÖZÜ TASDİK ETMEK


- SÖZÜ/DÜŞÜNCEYİ/NESNEYİ:
"KALDIRMAK/KALDIR(A)MAMAK" ile/ve "TAŞIMAK/TAŞI(YA)MAMAK"


- [ne yazık ki]
"SÖZÜ/SORUYU, TARTMADAN SÖYLEMEK" ve/||/<>/> ALACAĞIN YANITTAN İNCİNMEMEK


- SÖZÜ "UZATMAK" ve/<> SABRI ZORLAMAK


- SÖZÜ:
YAYMAK ile UZATMAK

( SÖZCÜKLERİ/YAZAÇLARI(HARFLERİ)! )


- SÖZÜNDEN ÇIKIL(A)MAYANLAR:
SU ile/ve/<> EKMEK ile/ve/<> ÖLÜM

( Çocuklukta. İLE/VE/<> Yetişkinlikte. İLE/VE/<> Yaşlılıkta. )


- SPA/SALUS PER AQUA, HEALTH FROM WATER[İng.] değil/yerine/= SUDAN GELEN SAĞLIK


- SEREBRAL PALSİ:
SPASTİK ile/||/<> DİSKİNETİK ile/||/<> ATAKSİK


- SPATÜLSÜ YAPRAK = VARAK-I MİSVATÎ = FEUILLE SPATULÉE


- SPEAK vs. TALK


- SPEAK :/yerine KONUŞMAK


- SPECIFIC GRAVITY[İng.] değil/yerine/= ÖZGÜL AĞIRLIK


- SPECIFIC :/yerine BELİRLİ, SPESİFİK


- SPECIMEN/SPECİMEN[İng.] değil/yerine/= PARÇA ÖRNEK


- SPEKÜLATİF ile/değil MİSTİK


- SPEND :/yerine HARCAMAK, GEÇİRMEK


- SPERM ile SPERMA ile SPERMASIZLIK ile SPERMA ANA HÜCRESİ


- SPESİFİK[İng. < SPECIFIC] değil/yerine/= ÖZGÜL


- SPESIFIKASYON/SPECİFICATION[İng.] değil/yerine/= ÖZGÜLLEME | ÖZGÜL ÖZELLİK


- SPESIFISITE/SPECİFICITY[İng.] değil/yerine/= ÖZGÜLLÜK


- SPESİMEN/SPECİMEN[İng.] değil/yerine/= PARÇA ÖRNEK


- SPİN CAMI ile/||/<> FERROMANYETİK

( Spin camı rastgele donmuş, ferro düzenli hizalanmış. )

( Formül: Frustrasyon İLE düzen )


- SPIN :/yerine DÖNDÜRMEK, DÖNMEK


- SPİNTRONİK ile/||/<> ELEKTRONİK

( Spintronik spin serbestlik İLE elektronik sadece yük. )

( Formül: GMR İLE sadece R )


- SPLIT :/yerine BÖLMEK, AYIRMAK


- SPOR SALONU ile JİMNASTİKÇİ ile JİMNASTİK ile JİMNASTİK

( GYMNASIUM vs. GYMNAST vs. GYMNASTIC vs. GYMNASTICS )

( ورزشگاه ile ژيمناست ile قهرمان ژيمناستيک ile ژيمناستيک باز ile ژيمناستيکي ile ژيمناستيک )

( VARZESHGAH ile ZHYMENAST ile GHEHARMAN ZHYMENASTYK ile ZHYMENASTYK BAZ ile ZHYMENASTYKY ile ZHYMENASTYK )


- SPOR YAPMAK ile STONE SENDROMU


- SPOR değil/yerine/= ÇEYNİK


- SPORADİK/SPORADIC[İng.] değil/yerine/= TEK TÜK


- SPORLANMAK ile SPOR ile SPORCU/LUK ile SPOR LOTO ile SPOR TOTO ile SPORLULAR ile SPOR KESESİ ile SPOR KULÜBÜ


- SPOT ile SPOTÇU/LUK ile SPOT ALIM ile SPOT SATIM ile SPOT MAĞAZA ile SPOT LAMBASI


- SPOT :/yerine YER, BENEK


- SPREAD :/yerine YAYMAK, YAYILMAK


- SQUEEZE :/yerine SIKMAK


- SSD/SOLİD STATE DISK[İng.] değil/yerine/= KATI HAL SÜRÜCÜSÜ


- HARD DISK:
SSD ile M2 SSD


- STABILITE/STABILITY[İng.] değil/yerine/= DENGELİLİK


- STABİLİZE ETMEK değil/yerine/= SÜRDENGELEMEK


- STAGFLASYON değil/yerine/= DURGUN ŞİŞKİNLİK


- STAIR :/yerine BASAMAK


- STAND :/yerine AYAKTA DURMAK


- STANDARDİZE ETMEK değil/yerine/= ÖLÇÜNLENMEK


- STANDART ile MUTLAK

( STANDARD vs. ABSOLUTE )


- STANDART ile/değil YAYGIN/LIK


- STANDARTLAŞMAK ile STANDARTLAŞTIRMAK ile STANDART/LIK ile STANDARTLI ile STANDARTSIZ/LIK ile STANDART DİL


- STANT[İng.] değil/yerine/= SERGİLİK


- STARE :/yerine DİK DİK BAKMAK


- START ALMAK/ALDIRMAK / VERMEK değil/yerine/= BAŞLAMAK/BAŞLATMAK


- START :/yerine BAŞLAMAK


- STATİK İLE KİNEMATİK İLE DİNAMİK İLE KİNETİK İLE STATİĞ İLE HİDROSTATİK ile/||/<> MEKANİK ALT DALLARI

( Mekaniğin farklı hareket ve kuvvet durumlarını inceleyen alt dalları. )

( Formül: ΣF = 0 İLE F = ma )


- STATİK ile/>< ANTİSTATİK[Fr.]

( ... İLE/>< Statik elektrik yüklerinin birikimini azaltmak ya da engellemek için kullanılan nesneler. )


- STATİK ile/||/<> DİNAMİK

( İki farklı mekanik dalı: statik durgun cadleri İLE dinamik ise hareket eden cadleri inceler )

( Newton tarafından 1687 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1643-1727) (Ülke: İngiltere) (Alan: Fizik, Matematik) (Önemli katkıları: Klasik mekanik, kalkülüs, yerçekimi yasası) )


- STATİK ile/||/<> DİNAMİK (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)

( Statik dengede olan, dinamik hareket halindeki sistemleri inceler )

( Formül: ΣF=0 İLE F=ma )


- STATİK/STATIC[İng.] değil/yerine/= DURAĞAN


- STATİK değil/yerine/= DURUK


- STATİK[Fr. < Yun.]/STATOR[Lat.] değil/yerine/= DURUK/DURAĞAN/DEĞİŞMEZ[>< DEVİNİM]


- STATÜ[Fr.] değil/yerine/= TÜZÜK


- STATÜKO ile STATÜKOCU/LUK


- STAY :/yerine KALMAK


- STAZ/STASIS[İng.] değil/yerine/= DURGUNLUK


- STEAL :/yerine ÇALMAK


- STEEL :/yerine ÇELİK


- STEM/SCIENCE, TECHNOLOGY, ENGINEERING, MATHEMATICS[İng.] değil/yerine/= FEN, TEKNOLOJİ, MÜHENDISLİK, MATEMATİK


- STENOZ/STENOSIS[İng.] değil/yerine/= DARLIK


- STENT[İng.] değil/yerine/= KAFESÇİK


- STEREOSKOPİK ile STEREOSKOPİK ÇİFT


- STERİLLEŞTİRMEK ile STERİL


- STEVE WOZNIAK ile/ve/||/<> STEVE JOBS

( Donanımcı/sı. İLE/VE/||/<> Geliştirici/si. )

( Stephen Gary Wozniak İLE/VE/||/<> Steven Paul Jobs )


- STICK :/yerine ÇUBUK, YAPIŞMAK


- STILE[İng.] değil/yerine/= KILAVUZ ÇUBUK


- STİLİZE ile/||/<> STUCCO/STUK ile/||/<> SİLME

( Üslûplaştırılmış. Doğadaki biçimlerin belirli bir üslûbun ya da tekniğin denetiminde sadeleştirilmiş biçimi. Stilize çiçek motifi... İLE/||/<> Alçı yoğunluklu süsleme tekniği. İLE/||/<> Duvar yüzeylerinde süsleme amacıyla yapılmış şerit biçimindeki çıkıntılara verilen ad. )


- STIR :/yerine KARIŞTIRMAK


- [ne yazık ki]
STK ile/değil "SDK"

( Sivil Toplum Kurumu İLE/DEĞİL "Sivil Devlet Kurumu" )


- STK ile STK

( Sivil Toplum Kuruluşu İLE Sanat - Tarih - Kültür )


- STOACILIK ile EPİKÜRCÜLÜK

( Erdem, öz disiplin ve doğayla uyum içinde yaşamayı savunan felsefi okul. İLE Hazza ulaşmayı ve acıdan kaçınmayı yaşamın amacı olarak gören felsefi okul. )


- STOACILIK = REVÂKİYE

( Aklın egemenliğini, doğaya uygun yaşamayı, ruhun duyumsamazlığı ve dünya yurttaşlığı ülküsünü amaç edinen, Kıbrıs'lı Zenon'un kurduğu, öğretiye ilişkin derslerin stoa denilen direkli galeride verildiği öğreti. )


- STOCK :/yerine STOK, HİSSE


- STOK[İng.] değil/yerine/= YIĞIM, YIĞILIM | YIĞIMLIK


- STOKASTİK[İng.] değil/yerine/= REGRESÖR MODEL


- STOKLAMAK ile STOKLAYABİLMEK ile STOK ile STOKÇU/LUK


- STOP :/yerine DURMAK


- STOR ile STORLU ile STOR KAPAK


- STORE :/yerine MAĞAZA, DEPOLAMAK


- STRABISMUS[İng.] değil/yerine/= ŞAŞILIK


- STRATEGIC :/yerine STRATEJİK


- STRATEJİK "ORTAKLIK" ile/ve/||/<>/< SİYASAL ORTAKLIK" ile/ve/||/<>/< ÇÖZÜM ORTAKLIĞI"


- STRATEJİK ile/değil KAYPAK


- STRATEJİ/K değil/yerine/= YOLİZLEM/LİK / YOLİZLEMSEL


- STREET :/yerine CADDE, SOKAK


- STRENGTHEN :/yerine GÜÇLENDİRMEK


- STRES değil/yerine/= GERGİNLİK


- STRESLENMEK ile STRES ile STRESLİ/LİK ile STRESSİZ/LİK


- STRESS :/yerine STRES, VURGULAMAK


- STRETCH :/yerine GERMEK, UZATMAK


- STRIKE :/yerine GREV, VURMAK


- STRIP :/yerine ŞERİT, SOYMAK


- STRİPTİZ ile STRİPTİZCİ/LİK


- STRİYA STRETCH MARK[İng.] değil/yerine/= STRİA DERİ ÇATLAĞI


- STRUCTURE :/yerine YAPI, YAPILANDIRMAK


- STRUGGLE :/yerine MÜCADELE ETMEK


- STRÜKTÜRALİZM değil/yerine/= YAPISALCILIK

( Bilimin her dalında, "yapı"dan yola çıkarak, sonuçlara ulaşma yöntemi. | Dilin tümüyle bir yapı özelliği gösterdiğini, terimlerin bu ilişkileri belirlediğini ileri süren dilbilim öğretisi. )


- STUDY vs. WORK


- ŞU/BU "OLMAK" ile/ve/<>/değil/yerine İNSAN OLMAK


- SU DOLABI ile ÇARK

( Bağ bahçe sulamak amacıyla bir eksen etrafında dikey biçimde dönerek bir akarsudan su aktarmaya yarayan düzenek, dolap. İLE Bir eksenin döndürdüğü, tekerlek biçimindeki makine parçası. | Herhangi bir askerî birliğin, biçimini ve düzenini bozmadan, kanatlarından biri çevresinde dönerek yön değiştirmesi. )


- SU GEÇİRMEZ/LİK ile/ve/||/<>/< IŞIK GEÇİRMEZ/LİK


- SU KAÇIRMAK ile KANTARIN TOPUZUNUN KAÇMASI


- SU KOYVERMEK ile YELKENLERİ SUYA İNDİRMEK


- SUAL ETMEK ile BUHÛ'[Ar.]

( 1. Sormak. | 2. İstemek. [fakat uygunsa ve/ya da uygun olabileceği kadarıyla isteyerek!] İLE Alçakgönüllülükle hakkını isteme. )


- SUAL ETMEK değil/yerine/= SORMAK/SORUP SORUŞTURMAK


- SUAL ETMEK ile SORU TEVCİH ETMEK

( Soru, soruna dönüşmezse/dönüşmemişse yola giremezsin. )


- SUBASMAN[Fr. < SOUBASSEMENT] değil/yerine/= OTURMALIK


- SÜBEK ile SÜBEKLİ


- SUBJEKTİVİST/SÜBJEKTİVİZM/SÜBJEKTİVİTE değil/yerine/= ÖZNELCİ/ÖZNELCİLİK/ÖZNELLİK


- SÜBLİMLEŞMEK ile SÜBLİMLEŞTİRMEK ile SÜBLİME


- SUBMIT :/yerine SUNMAK, TESLİM ETMEK


- SUBRA[Fr.] değil/yerine/= KOLTUKLUK

( Koltuk yapmaya ve kaplamaya elverişli olan (kumaş). | Giysinin, terden lekelenmemesi için koltuk altına içten dikilen parça. )


- SUBSTANTIAL :/yerine ÖNEMLİ, BÜYÜK


- SÜBYAN ile SÜBYANCI/LIK ile SÜBYAN KOĞUŞU


- SUÇ "ATFETMEK" değil SUÇ İSNÂD ETMEK


- SUCCEED :/yerine BAŞARMAK


- SUÇLAMA ile SUÇLAYICI ile SUÇLAYICI ile SUÇLAMAK

( ACCUSATION vs. ACCUSATIVE vs. ACCUSATORY vs. ACCUSE )

( افترا ile تهمت ile اتهام ile ريي ile اتهامي ile تهمت آميز ile افترا زدن ile متهم ساختن ile متهم کردن ile تهمت زدن ile تهمت بستن )

( AFTARA ile TAHAMAT ile ATEHAM ile ريي ile ATEHAMY ile TAHAMAT AMYZ ile AFTARA ZADAN ile MOTEHAM SAKHTAN ile MOTEHAM KARDAN ile TAHAMAT ZADAN ile TAHAMAT BASTAN )


- SUÇLAMAK ile/değil/yerine DEĞERLENDİRMEK


- SUÇLAMA/K ile/değil/yerine ELEŞTİRİ/ELEŞTİRMEK

( [not] TO BLAME vs./but TO CRITICIZE
TO CRITICIZE instead of TO BLAME )


- SUÇLAMAK ile/değil/yerine ELEŞTİRMEK


- SUÇLAMAK ile/değil/yerine SORUMLU OLMAK


- SUÇLAMAK ile SUÇLANMAK ile SUÇLANDIRMAK ile SUÇLANABİLMEK ile SUÇLAYIVERMEK ile SUÇLANDIRILMAK


- SUÇLAMAK ile SUÇLAYICI

( INCRIMINATE vs. INCRIMINATORY )

( جاني قلمداد کردن ile بگناهمتهم کردن ile پاپوش درست کردن ile محکوم کننده )

( JANY GHALAMDAD KARDAN ile BEGNANPAMETEHAM KARDAN ile PAPUSH DAREST KARDAN ile MOHKOM KONANDEH )


- SUÇLAMAYI/İTHAMI:
DEF ETMEK ile/ve/||/<> İNKÂR ETMEK


- SUÇLANABİLİR ile SUÇLAMAK

( BLAMABLE vs. BLAME )

( شايان توبيخ ile نکوهش ile سرزنش ile تقصير بگردن گذاردن ile نکوهش کردن ile لوم ile ذم کردن ile ملامت ile مقصر دانستن ile مقصر شناختن ile عتاب کردن ile ملامت کردن ile انتقادکردن )

( SHAYAN TOBYKH ile NAKUHOSH ile SARZNESH ile TAQSYR BEGARDAN GOZARDAN ile NAKUHOSH KARDAN ile LOM ile ZAM KARDAN ile MOLAMET ile MOGHASR DANSTAN ile MOGHASR SHENAKHTAN ile ATAB KARDAN ile MOLAMET KARDAN ile ENTEGADKARDAN )


- SUÇLANABİLİR ile SUÇLAMAK ile ZANLI ile İDDİANAME

( INDICTABLE vs. INDICTE vs. INDICTER vs. INDICTMENT )

( قابل تعقيب ile تحت تعقيب قرار دادن ile اعلام جرمکننده ile ادعانامه )

( GHABEL TAGHYBE ile TAHAT TAGHYBE GHARAR DADAN ile ELAM JARMKONANDEH ile EDEANAMEH )


- SUÇLU ATFETMEK değil SUÇLU ADDETMEK


- SUÇLU ile CEZAİ İMA ile SABIKA KAYDI ile SABIKA KAYITLARI ile SUÇLULUK ile CEZAİ OLARAK ile SUÇ İŞLEMEK ile KRİMİNOLOJİ

( CRIMINAL vs. CRIMINAL IMPLICATION vs. CRIMINAL RECORD vs. CRIMINAL RECORDS vs. CRIMINALITY vs. CRIMINALLY vs. CRIMINATE vs. CRIMINOLOGY )

( جنايتکار ile خلاف کار ile تبهکارانه ile خلافکار ile تبهکار ile ناکار ile مجرم ile جاني ile مقصر ile مجرمانه ile جنايي ile آلودگي در جنايت ile پيشينه ile سوابق سوء ile جنايت کاري ile جنايت کارانه ile مجرم خواندن ile جرم شناسي )

( جنايتکار ile KHLAF KAR ile TABEHKARANEH ile KHLAFKAR ile TABEHKAR ile NAKAR ile MOJRAM ile JANY ile MOGHASR ile MOJARMANEH ile JENAYY ile ALODEGY DAR JENAYT ile PEYSHYNAH ile SAVABAGH SUE ile JENAYT KARY ile JENAYT KARANEH ile MOJRAM KHANDAN ile JARAM SHENASY )


- SUÇLU/LUK / SUÇLU/SU / SUÇLU/LARI ile/ve/değil/||/<>/< SORUMLU/LUK / SORUMLU/SU / SORUMLU/LARI

( Sorumlu olmak, suçlulukla bağdaştırılmamalıdır. )

( RESPONSIBILITY vs./and TO INTERROGATE )


- SUÇLU/LUK ile SUÇLULUK HİSSİ ile SUÇLULUK DUYGUSU


- SUÇLULUK ile/değil/yerine SUSLULUK


- SUÇSUZLUĞUNU İDDİA ETMEK ile/ve/||/<> SUÇU/NU İNKÂR ETMEK


- SUCUKLAŞMAK ile SUCU/LUK ile SUCUK ile SUCUL ile SUCUKLU ile SUCUKÇU/LUK ile SUCUKLU YUMURTA


- SUE :/yerine DAVA AÇMAK


- SUFFER :/yerine ACI ÇEKMEK


- SUFFOLK ile COOPWORTH ile PORSET HORN ile HAMPSHIRE


- SÛFÎ ile MUHAKKİK


- SÜFLİLEŞMEK ile SÜFLİ/LİK


- SUGGEST :/yerine ÖNERMEK


- SUİKAST ile SUİKASTÇI/LIK


- SUİKASTÇI ile SUİKAST DÜZENLEMEK ile SUİKAST ile SUİKASTÇI ile SUİKASTÇILAR

( ASSASSIN vs. ASSASSINATE vs. ASSASSINATION vs. ASSASSINATIVE vs. ASSASSINS )

( آدمکش ile قاتل ile ترور کردن ile ترور ile قتل ile تروري ile حشاشين )

( ADAMKESH ile GHATEL ile TARVAR KARDAN ile TARVAR ile GHTEL ile تروري ile حشاشين )


- SUİSTİMAL ETMEK ile KÜFÜRLÜ ile KÜFÜRLÜ DİL ile TACİZ

( ABUSE vs. ABUSIVE vs. ABUSIVE LANGUAGE vs. ABUSIVENESS )

( سوءاستفاده کردن ile سواستفاده کردن ile بد بکار بردن ile سوء استفاده ile سوءاستعمال ile بد استعمال کردن ile سوء استعمال ile فحاش ile فحش ile بد زباني ile فحاشي )

( SUEESTEFADEH KARDAN ile SAVASTEFADEH KARDAN ile BAD BEKAR BARDAN ile SUE ESTEFADEH ile SUEESTEMAL ile BAD ESTEMAL KARDAN ile SUE ESTEMAL ile FAHASH ile FAHSH ile BAD ZABANY ile FAHASHY )