Bugün[02 Ocak 2026]
itibarı ile 25.222 başlık/FaRk ile birlikte,
25.222 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(80/102)


- ŞEMSİYE[Ar.] değil/yerine/= GÜNEŞLİK/GÜNCEK


- ŞEMSİYE/LİK ile ŞEMSİYECİ/LİK


- SEN ile SENA ile SENE/LİK ile SENT ile SENELERCE


- ŞEN ile ŞENİ ile ŞEN ŞATIR ile ŞEN ŞAKRAK


- SENARYO ile SENARYOCU/LUK


- SEND :/yerine GÖNDERMEK


- SENDELEMEK ile SENDELETMEK


- SENDİK[Fr. < Yun.] ile SENDİKA[Fr. < Yun.]

( Bir birliğin, ortaklığın ya da alacaklılar grubunun haklarını korumakla görevli kişi. İLE İşçilerin ya da işverenlerin iş, kazanç, toplumsal ve kültürel konular bakımından çıkarlarını korumak ve daha da geliştirmek için aralarında kurdukları birlik. )


- SENDİKALAŞMAK ile SENDİKALAŞTIRMAK ile SENDİK ile SENDİKA ile SENDİKACI/LIK ile SENDİKALI/LIK ile SENDİKASIZ/LIK


- ŞENELMEK ile ŞENELTMEK ile ŞENELTİLMEK


- SENETLEŞMEK ile SENET ile SENETLİ ile SENETSİZ ile SENET SEPET ile SENETLİ SEPETLİ ile SENETSİZ SEPETSİZ


- SENEVÎ değil/yerine/= YILLIK


- SENFONİ ile SENFONİK ile SENFONİ ORKESTRASI


- SENİ SEVİYORUM (DEMEK/DİYEMEMEK) ile/ve/değil/yerine SEVDİĞİNİ GÖSTERMEK/YANSITMAK/YAŞATMAK


- SENİ SEVİYORUM (DEMEK/DİYEMEMEK) ile/ve/değil/yerine SEVDİĞİNİ GÖSTERMEK/YANSITMAK/YAŞATMAK


- SENİ SEVMEYENE GÖSTERME!:
SABIR ve/||/<> FEDÂKÂRLIK ve/||/<> SEVGİ

( [gösterirsek, onun için ...] ... "Yüzsüzlük" "olur". VE/||/<> ... "Eziklik" "olur". VE/||/<> ... "Kişiliksizlik" "olur". )


- SENİN, İÇİN FESAT değil/yerine ÖKÜZ ALTINDA, BUZAĞI ARAMAMAK GEREK


- SENKOP/SYNCOPE[İng.] değil/yerine/= BAYGINLIK


- SENKRETİZM değil/yerine/= BAĞDAŞTIRMACILIK


- SENKRON NÖRAL NETWORK/SYNCHRONOUS NEURAL NETWORK[İng.] değil/yerine/= EŞ ZAMANLI SİNİR AĞI


- SENKRONİK değil/yerine/= EŞOĞURLU


- SENKRONİ/SENKRONİZM değil/yerine/= EŞOĞURLULUK


- SENKRONİZM/SYNCHRONISM[İng.] değil/yerine/= EŞ ZAMANLILIK


- ŞENLENMEK ile ŞENLENDİRMEK ile ŞENLENDİRİLMEK


- ŞENLİK ile ŞENLİKLİ ile ŞENLİKSİZ


- SENSIBILITE/SENSIBILITY[İng.] değil/yerine/= DUYUMSALLIK


- SENSITİVİTE/SENSITIVITY[İng.] değil/yerine/= DUYARLILIK


- SENTAKTİK[İng.] değil/yerine/= SÖZDİZİMSEL


- SENTEZ ile/ve EKLEKTİK


- SENTEZ ile/||/<> ORGANİK

( Organik sentez yöntemleri )

( Pierre Eugène Marcellin Berthelot tarafından 1860 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1827-1907) (Ülke: Fransa) (Alan: Kimya) (Önemli katkıları: Organik sentez, termokimya) )


- SENTEZLEMEK ile SENTEZ


- SENTIENTİZM değil/yerine/= SEZİŞÇİLİK


- SENTIL/CENTILE[İng.] değil/yerine/= YÜZDE BİRLİK


- SEPELEMEK ile SEPETLEMEK ile SEPETLENMEK ile SEPETLEYEBİLMEK ile SEPEK ile SEPET/LİK ile SEPETLİ ile SEPETÇİ/LİK ile SEPETSİZ ile SEPET TOPU ile SEPET KAFALI ile SEPET SANDIK ile SEPETÇİ KAVAĞI ile SEPETÇİ SÖĞÜDÜ ile SEPETLİ MOTOSİKLET


- SEPETÇİLER SOKAK :

( Büyükdere Mahallesi sokaklarından biridir. Eskiden sepet, küfe ve çavalye yapan ustaların bir arada ikamet etmeleri nedeni ile sokağa "Sepetçiler Sokak" ismi verilmiştir. )


- SEPETLEMEK" ile/değil/yerine KOVMAK


- SEPİLEMEK ile SEPİLENMEK ile SEPİ ile SEPİCİ/LİK ile SEPİLİ ile SEPİL SEPİL


- MİKROPLU/SEPTİK[İng. < SEPTIC] ile/değil KUŞKUCU/SKEPTİK[İng. < SCEPTIC]["SPEKTİK" değil!]


- ŞER:
METAFİZİK ile/ve/||/<> TABİÎ ile/ve/||/<> AHLÂKÎ

( Olgunluğun[kemâlin] bulunmaması. İLE/VE/||/<> Elem. İLE/VE/||/<> Günah. )


- SERAMİK ile/ve ÇİNİ


- SERAMİK ile/||/<> LAKABİ

( ... On ikinci yüzyılda Selçuklular döneminde İran'ın Kaşan kentinde üretilen bir tür seramik. )


- SERAMİK[Fr. < Yun.] ile PORSELEN[İt.]

( Yüksek ısıda pişirilmiş toprak, fayans, porselen yapımıyla ilgili olan. | Yüksek ısıda pişirilmiş topraktan yapılan vazo, çanak, çömlek gibi nesne. İLE Kaolinden yapılma, beyaz, sert ve yarı saydam çömlek hamuru. | Bu hamurdan yapılmış çanak, çömlek. )


- SERAMİK ile RAKU

( ... İLE Japon işi seramik kap. )


- SERAMİK ile SERAMİKÇİ/LİK


- SERAMİK'TE:
İZNİK ile/ve KÜTAHYA


- SERAP ile GERÇEK

( MIRAGE vs. REALITY )


- SERASKER/LİK ile SERASKER KAPISI


- SERBEST ÇAĞRIŞIM ile/ve/değil SALLAMAK


- SERBEST FIRKA ile/||/<> SENED-İ İTTİFAK

( 1930'da kurulan Türkiye'nin ilk partilerinden biri. İLE/||/<> 1808'de Osmanlı hükümeti ile büyük toprak sahipleri arasında imzalanan antlaşma. )


- SERBEST(İ) değil/yerine/= ÖZGÜR/LÜK


- SERBESTLEMEK ile SERBESTLEŞMEK ile SERBESTLEŞTİRMEK ile SERBEST/LİK ile SERBESTİ ile SERBESTÇE ile SERBEST SU ile SERBEST YÜK ile SERBEST KART ile SERBEST BÖLGE ile SERBEST GÜREŞ ile SERBEST NAZIM ile SERBEST VURUŞ ile SERBEST ECZACI ile SERBEST ENERJİ ile SERBEST MESLEK ile SERBEST EKONOMİ ile SERBEST MINTIKA ile SERBEST ELEKTRON ile SERBEST PİYASA EKONOMİSİ


- SERBEST/LİK ile BAŞIBOŞ/LUK

( FREE/DOM vs. UNTAMED/NESS | BUM )


- SERBEST/LİK ile DAĞINIK/LIK

( FREEDOM vs. UNTIDINESS )


- SERBEST/LİK değil/yerine/= ERKİN/LİK


- SERBEST/LİK ile/ve ÖZGÜR/LÜK, HÜR/LÜK

( Fizik. İLE/VE Metafizik. )

( Her zaman bulunamayabilir. Kişinin hareketlerinin sınırlanması. İLE/VE Kendinin bilincinde olmak. )

( Kişi, farkındalıkta olduğu/kaldığı sürece özgürdür. )

( Kişinin özgür olduğunu bilmesi, kendini bilmesidir. )

( FREE/NESS vs./and FREEDOM
Physics. WITH/AND Metaphysics. )


- ŞERBETLEMEK ile ŞERBETLENMEK ile ŞERBET/LİK ile ŞERBETLİ ile ŞERBETÇİ/LİK ile ŞERBETSİZ ile ŞERBETÇİ OTU


- SERÇE PARMAK ile/ve/||/<>/> BAŞ PARMAK ile/ve/||/<>/> ÜÇ PARMAK ile/ve/||/<>/> YUMRUK ile/ve/||/<>/> İŞARET-SERÇE PARMAK ARASI ile/ve/||/<>/> KARIŞ

( 1 cm. İLE/VE/||/<>/> 2 cm. İLE/VE/||/<>/> 5 cm. İLE/VE/||/<>/> 10 cm. İLE/VE/||/<>/> 15 cm. İLE/VE/||/<>/> 20 cm. )

( image )


- SERÇE PARMAK ile SERÇE


- SERÇE/HUMMER ile ÇİMÇEK, DAĞIRCAN, LOKRE

( ... İLE Serçenin küçük bir türü. )

( ESER, USFÛR/USFÛRU[çoğ. ASÂFİR], ŞÜRŞÛRİYYE: Serçe kuşları. | Serçegiller. )

( BİNCİŞK, ÇETÛK, GÜNCİŞK, PÜNÇÜŞK, SÂR-ÇE ile/ve ... )

( SPARROW vs./and ... )

( PASSER DOMESTICUS cum/et ... )


- SERDETMEK[Ar.] değil/yerine/= İLERİ SÜRMEK/ÖNE SÜRMEK/ORTAYA ATMAK


- SERE SERPE (YATMAK, UZANMAK, YAYILMAK)


- SEREBRAL PALSİ:
"HASTALIK" değil DURUM

( )

( )


- SEREBRUM'DA:
YARIK ile/ve OLUK

( FISSURE vs./and SULCUS )


- ŞEREFLENMEK ile ŞEREFLENDİRMEK ile ŞEREF ile ŞEREFE ile ŞEREFLİ/LİK ile ŞEREFELİ ile ŞEREFSİZ/LİK ile ŞEREFESİZ ile ŞEREF SÖZÜ ile ŞEREF YERİ ile ŞEREF ÜYESİ ile ŞEREF KONUĞU ile ŞEREF KITASI ile ŞEREF LOCASI ile ŞEREF SALONU ile ŞEREF TRİBÜNÜ ile ŞEREF MİSAFİRİ


- SERGİLEMEK ile PAYLAŞMAK

( TO EXHIBIT/DISPLAY vs. TO SHARE )


- SERGİLEMEK ile SERGİ ile TEŞHİRCİLİK ile SERGİLEYİCİ

( EXHIBIT vs. EXHIBITION vs. EXHIBITIONISM vs. EXHIBITIVE )

( عرض کردن ile نمايشگاه ile نظر گاه ile فرومينشاند ile جلوه دهنده ile نشان دادني )

( ARZ KARDAN ile NAMAYSHGAH ile NAZAR GAH ile فرومينشاند ile JALVEH DAHANDEH ile NESHAN DADANY )


- SERGİLEMEK ile SERGİLENMEK ile SERGİLETMEK ile SERGİLEYEBİLMEK ile SERGİ/LİK ile SERGİN ile SERGİCİ/LİK ile SERGİ SALONU


- SERGÜZEŞT ile SERGÜZEŞTÇİ/LİK


- SERİ İLE PARALEL İLE KARIŞIK ile/||/<> DEVRE BAĞLANTI TÜRLERİ

( Elektrik elemanlarının bağlanma şekilleri. )

( Formül: R_seri = ΣR İLE 1/R_par = Σ1/R )


- ŞERİA(T):
ANA IRMAK ve TÜZE(HUKUK)


- ŞERİAT ile/değil "KÖKTEN DİNCİLİK"


- ŞERİAT ile ŞERİATÇI/LIK


- ŞERİK[Ar.] değil/yerine/= ORTAK


- SERİLMEK ile SERİLEBİLMEK


- SERİN ile SOĞUTUCU ile SOĞUTUCU ile SOĞUTMA ile SERİNLİK

( COOL vs. COOLANT vs. COOLER vs. COOLING vs. COOLNESS )

( سرد کردن ile خنک ساختن ile خنک ile خنک کردن ile سردکننده ile سردکن ile خنک کن ile خنک کننده ile کولر ile خنک سازي ile خنکي ile خون سردي )

( SARD KARDAN ile KHANK SAKHTAN ile KHANK ile KHANK KARDAN ile SARDKONANDEH ile SARDKON ile KHANK KON ile KHANK KONANDEH ile KOLER ile KHANK SAZY ile خنکي ile KHON SARDY )


- SERİNLEMEK ile SERİNLENMEK ile SERİNLETMEK ile SERİNLEŞMEK ile SERİNLENDİRMEK ile SERİNLETEBİLMEK ile SERİNLEYEBİLMEK ile SERİN/LİK ile SERİNCE


- ŞERİTLEMEK ile ŞERİT ile ŞERİTLİ ile ŞERİTÇİ/LİK ile ŞERİTLER ile ŞERİTSİZ ile ŞERİT METRE ile ŞERİT PERDE ile ŞERİT BALIĞI ile ŞERİT İHLALİ ile ŞERİT MAKARNA


- SERMAYE ile SERMAYECİ/LİK ile SERMAYELİ ile SERMAYESİZ/LİK ile SERMAYE MAL ile SERMAYE PİYASASI


- SERMEK ile ÇIPLAK BIRAKMAK ile TUĞLA DÖŞEMEK ile YUMURTLAMAK ile VURGU YAPMAK ile VURGU YAPMAK ile TEMEL ATMAK ile İÇİNE GİRMEK ile İŞTEN AYRILMAK ile BORU DÖŞEMEK ile TEMELİ ATMAK ile RAYLARI DÖŞEMEK

( LAY vs. LAY BARE vs. LAY BRICKS vs. LAY EGGS vs. LAY EMPHASIS vs. LAY EMPHASIS ON vs. LAY FOUNDATION vs. LAY INTO vs. LAY OFF vs. LAY PIPES vs. LAY THE FOUNDATION vs. LAY TRACKS )

( گذاردن ile گستردن ile هشتن ile لخت کردن ile خشت ماليدن ile خشت زدن ile تخم کردن ile تخم دادن ile تاکيد کردن ile مورد تاکيد قرار دادن ile پي ريختن ile زيرسازي کردن ile مبادله ضربات کردن ile بخدمت خاتمه دادن ile اخراج کردن ile متوقف ساختن ile لوله کشي کردن ile پي گذاري کردن ile پيريزي کردن ile ريل کشيدن )

( GOZARDAN ile GOSTARDAN ile هشتن ile LAKHT KARDAN ile KHSHT MALYDAN ile KHSHT ZADAN ile TAKHAM KARDAN ile TAKHAM DADAN ile TAKYD KARDAN ile MOORD TAKYD GHARAR DADAN ile PEY RYKHTAN ile ZYRESAZY KARDAN ile MOBADELEH ZARBAT KARDAN ile BAKHODAMAT KHATMEH DADAN ile AKHARAJ KARDAN ile MOTOGHOF SAKHTAN ile LOLEH KESHY KARDAN ile PEY GOZARY KARDAN ile PEYRYZY KARDAN ile RYLE KESHYDAN )


- SERMEK ile "SERMEK"

( Asmak. | Gösterme amacıyla asmak ya da yaymak. | Kurutmak için düz bir yere yaymak. | Açarak yaymak ya da döşemek. | Boylu boyunca yere yatırmak, düşürmek ya da hırpalamak. İLE Boşlamak, savsamak. )


- SERMEK ile/değil SERPMEK


- SERMEST/LİK ile SERMESTİ


- SERPİŞTİRMEK ile SERPİŞTİRİLMEK ile SERPİŞ ile SERPİCİ ile SERPİLİ


- SER-PÛŞ değil/yerine/= BAŞLIK

( BAŞA GİYİLEN ŞEY, BAŞLIK )


- SERPUŞ[Fars.] değil/yerine/= BAŞLIK


- SERSEFİL (DOLAŞMAK, YAŞAMAK)


- SERSEM/HIRTAPOZ ile ŞAVALAK

( ... İLE Aptal, alık, budala. )


- SERSEM ile DAMBIL ile APTALLIK ile ŞAŞKIN

( DUMB vs. DUMBBELL vs. DUMBNESS vs. DUMBSTRUCK )

( مصمت ile کم هوش ile کودن ile بکم ile کند ذهن ile بي فراست ile بي زبان ile دمبل ile لالي ile مات و مبهوت )

( مصمت ile KAM TEOOSH ile KOODAN ile BEKAM ile KAND ZEAN ile BEY FARAST ile BEY ZABAN ile DAMBEL ile لالي ile MAT VE MOBAOUT )


- SERSEMLEMEK, ŞAŞKINLAMAK = SANGILAMAK


- SERSEMLEMEK ile SERSEMLETMEK ile SERSEMLEŞMEK ile SERSEMLEŞTİRMEK ile SERSEM/LİK ile SERSEMCE ile SERSEM SEPELEK


- SERSERİLEŞMEK ile SERSERİ/LİK ile SERSERİCE ile SERSERİ MAYIN ile SERSERİ KURŞUN ile SERSERİ SERSERİ


- SERSERİ/LİK ile AYLAK/LIK


- SERT (OLMAK) ile/değil/yerine DİSİPLİNLİ (OLMAK)


- SÖZ:
SERT ile/ve/||/<> TERS ile/ve/||/<> KİTABIN ORTASINDAN


- SERT ile SERT HUYLU ile SERTLİK

( HARSH vs. HARSH TEMPERED vs. HARSHNESS )

( تند ile تند زبان ile درشت ile درشت خو ile تندي ile گوشخراشي ile تشدد )

( TAND ile TAND ZABAN ile DARSHT ile DARSHT KHO ile TANDY ile GUSHKHARASHY ile تشدد )


- SERTİFİKA ile TASFİYE BELGESİ ile SERTİFİKASYON KURUMU ile SERTİFİKALI ile ONAYLI KOPYA ile SERTİFİKA VEREN ile ONAYLAMAK

( CERTIFICATE vs. CERTIFICATE OF LIQUIDATION vs. CERTIFICATORY vs. CERTIFIED vs. CERTIFIED COPY vs. CERTIFIER vs. CERTIFY )

( گواهينامه ile گواهي صادر کردن ile شهادت نامه ile سند رسمي ile مدرک ile مفاصا ile گواهينامهاي ile مصدق ile رونوشت مصدق ile گواهي کننده ile شهادت کتبي دادن ile تصديق کردن )

( GOVAHYNAMEH ile GOVAHY SADAR KARDAN ile SHEHADAT NAMEH ile SAND RASMY ile MADRAK ile MOFASA ile GOVAHYNAMEHYAY ile MOSADGH ile RONOSHT MOSADGH ile GOVAHY KONANDEH ile SHEHADAT KETABY DADAN ile TASADYGH KARDAN )


- SERTLİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< REDDETMEK


- SERT/LİK ile YOĞUN/LUK


- SERÜVEN ile SERÜVENCİ/LİK ile SERÜVENLİ ile SERÜVENSİZ


- SERVET[Ar.] değil/yerine/= VARLIK


- SERVİ/LİK ile SERVİS ile SERVİSÇİ/LİK ile SERVİ AĞACI ile SERVİ BOYLU ile SERVİS ARACI ile SERVİS KAPISI ile SERVİS SAYISI ile SERVİS TABAĞI ile SERVİS TAKIMI ile SERVİS ARABASI ile SERVİS OTOBÜSÜ ile SERVİS ASANSÖRÜ ile SERVİS İSTASYONU ile SERVİS MERDİVENİ


- SES DUVARINI AŞAN İLK NESNE:
UÇAK değil KIRBAÇ

( 7 bin yıl önce, Çin'de icat edilmiştir. Kırbaç "şaklaması"nın, mini bir ses duvarı patlaması olduğunun anlaşılması ancak 1927'de yüksek hızda fotoğrafçılığıyla sağlandı. )


- SES ile/ve/değil/||/<>/>/< "ES"[< S][ARA (VERMEK)]


- SES ile/ve/||/<> IŞIK

( Havadaki titreşimlerle yayılan enerji. İLE/VE/||/<> Elektromanyetik dalgalarla yayılan enerji. )


- SES ile/ve MÜZİK

( ... İLE Aralıkların yüzdelerini bilmek. )

( ... İLE Lisanullah/Lisan-ul Melaike )

( ... İLE Hakimiyet Simgesi. )

( Ses dalgalar halinde yayılır. Bir saniye içindeki dalga sayısı sesin karakterini tespit eder. Saniyede 260 dalga yapan, yani titreşen ses "Do" notasıdır. )

( SOUND vs. MUSIC )


- SES ile NAKÎK[Ar.]

( ... İLE Kurbağa, tavuk, kedi gibi hayvanların boğuk sesi. )


- SES ile SESSİZLİK

( SAVT ile SAMT )

( SOUND vs. SILENCE/QUIETNESS )


- SESÇİ/LİK ile SESÇİL ile SESÇİL YAZIM ile SESÇİL ALFABE


- SESİMİZİ:
DOĞRUDAN DUYMAK ile/ve/||/<> KAYIT ARACINDAN DUYMAK

( Ses Kaydımızı Dinlediğimizde Sesimizi Neden Kendi Duyduğumuzdan Farklı Algılarız?

Ses, havada basınç dalgaları oluşturarak yayılır. Kulağımıza ulaşan ses dalgaları, kulak kanalı boyunca ilerler ve iç kulaktaki koklea olarak adlandırılan salyangoz biçimindeki yapıda bulunan tüy hücreleri tarafından algılanır. Tüy hücreleri, ses dalgalarını, sinir iletilerine dönüştürür. Bu sinyaller, sinir hücreleri tarafından beyne iletilir ve böylece ses duyulmuş olur.

Kendi ses kaydımızı dinlediğimizde, çoğunlukla duyduğumuz sesten rahatsız olur ve kayıttakinin kendi sesimize benzemediğini düşünürüz. Çünkü, normalde kendi sesimizi iki biçimde algılarız. Konuştuğumuzda oluşan ses dalgaları öteki dış kaynaklı sesler gibi havada yayılırken kulağımıza ulaşır ve kokleadaki tüy hücreleri tarafından algılanır. Ancak, ses dalgalarını oluşturan ses telleri titreştiğinde, bu titreşimler, boynumuzdaki ve başımızdaki kemikler tarafından da iletilir. Kokleaya ulaşan bu titreşimlerin frekansı havada yayılan sesin frekansından daha düşüktür. Kendi sesimizi bu iki farklı yoldan ulaşan ses dalgalarının birleşimi biçiminde algılarız.

Ses kayıt araçları, sadece havada yayılan ses dalgalarını algıladığı için sesimizin vücudumuzun içinde iletilen bileşenini duyamamış oluruz. Dışarıdan gelen sesleri engelleyen kulaklıkları taktığımızda ise sadece "kendi iç sesimizi" algılarız. )


- SESİMİZİ YÜKSELTMEK ile/değil/yerine/>< SÖZÜMÜZÜ YÜKSELTMEK


- YÜKSELTMEK:
SESİNİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SÖZÜNÜ


- SESİZLİK" değil SESSİZLİK


- SESLEMEK ile SESLENMEK ile SESLETMEK ile SESLENDİRMEK ile SESLENEBİLMEK ile SESLENDİRİLMEK ile SESLEM


- SESLENDİREBİLMEK ile SESLENDİRİCİ/LİK


- SESLİ/LİK ile SESLİK ile SESLİKÇİ ile SESLİ TAŞ ile SESLİ FİLM ile SESLİ HARF ile SESLİ OKUMA ile SESLİ UYUMU ile SESLİ DUYURU


- SESSİZ KALMAK ile/ve/||/<>/> ONSUZ KALMAK

( (")Kırıldıysak.(") İLE/VE/||/<>/> Kırıldığımızı anlamıyorsa. )


- SESSİZ KALMAK ile/ve/||/<>/> ONSUZ KALMAK

( Kırıldığımızı anlamıyorsa. İLE/VE/||/<>/> Sessizliğimizden de kırıldığımızı anlamıyorsa. )


- SESSİZ-SEDÂSIZ (GİTMEK/GELMEK)


- SESSİZLEŞMEK ile SESSİZLEŞTİRMEK ile SESSİZ/LİK ile SESSİZCE ile SESSİZ FİLM ile SESSİZ HARF ile SESSİZ OKUMA ile SESSİZ UYUMU ile SESSİZ SEDASIZ ile SESSİZ YÜRÜYÜŞ


- SESSİZ/LİK ile/ve DİNGİN/LİK

( QUIETNESS vs./and INERTIA )


- SESSİZLİK ile FIRTINA ÖNCESİ SESSİZLİĞİ


- SESSİZLİK ile/ve/<> SİZSİZLİK


- SESSİZLİK ile/ve YALNIZLIK

( Bazıları için ve/ya da bazı dönemler, sessizlik en büyük ses, yalnızlık en içten dosttur. )


- SET ile SET ÜSTÜ OCAK


- SETİR[Ar. < SETR] değil/yerine/= ÖRTME, GİZLEME


- SETR (ETMEK) ile BERTARAF (ETMEK)


- SETRETMEK ile SETRE


- SETTLE :/yerine YERLEŞMEK, HALLETMEK


- ŞEV ile ŞEVK ile ŞEVKLİ/LİK ile ŞEVKSİZ/LİK


- SEVDÂ ve/||/<> AYRILIK

( Ayrılık da sevdânın içinde/parçası. / Ayrılık, sevdâya dahil. )


- SEVDALANMAK ile SEVDA ile SEVDACI/LIK ile SEVDALI/LIK ile SEVDASIZ/LIK


- SEVDİĞİMİZ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SEVEBİLECEĞİMİZ


- (SEVDİĞİN)(BİR ŞEYİ)TOK KARNINA YEMEK ile/yerine AÇKEN (KARARINCA) YEMEK


- SEVDİĞİNE "İTAAT" ile/ve/||/<> "İTAAT ETTİĞİNİ" SEVMEK


- SEVDİĞİNE KAVUŞAMAMAK ile/ve/||/<> KAVUŞTUĞUNU SEVEMEMEK


- SEVDİKLERİMİZ VE VEFÂT EDENLER İÇİN:
AĞLAMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ANLAMAK


- SEVDİRMEK ile SEVDİRTMEK ile SEVDİREBİLMEK


- SEVEBİLMEK ve/||/<>/< YALNIZ KALABİLMEK


- SEVECENLİK = ŞEFKÂT = COMPASSION[İng.] = MISÉRICORDE[Fr.] = BARMHERZIGKEIT, MITGEFÜHL[Alm.] = MISERICORDIA[Lat.]


- SEVECEN/LİK ile SEVECENCE


- SEVGİ:/=/<
"ANTLAŞMAK" değil/yerine NEDENSİZ DE

( Sevgi, antlaşmak değildir,
Nedensiz de sevilir.
Bazen küçük bir an için
Ömür bile verilir. )


- [SEVGİ] DAHA ÇOK ile/değil AYRI (AYRI)


- SEVGİ:
İYİLİK ve/||/<> MERHAMET ve/||/<> NEŞE ve/||/<> SAKİNLİK


- SEVGİ:
SIRADIŞI/ABARTILI ŞEYLER YAPMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SIRADAN ŞEYLERİ, ÖZENLE/DİKKAT İLE VE İNCELİKLE/RİKKAT İLE YAPMAK


- SEVGİ VE SADELİK ve/||/<>/< GÜLÜMSEME :) VE SAMİMİYET


- SEVGİ:
"YEĞLEME ya da SEÇİM ya da BAĞIMLILIK" ile/değil/yerine/!=/>< KOŞULSUZLUK

( Sevgi, ne yeğleme, ne seçim, ne de bağımlılık konusudur. Her şeyi sevilmeye değer ve sevilebilir kılan bir olanak ve güçtür. )

( The love is which is neither prefer or choice, nor attachment. But a power and possibility which makes all things love-worthy and lovable. )


- SEVGİ ve/<> AHLÂK

( Sevgini ahlâka bağla, sevgi seni bulsun! )


- SEVGİ ile/ve/<>/değil ALIŞKANLIK

( LOVE vs./and/<>/değil ADDICTION )


- SEVGİ ile/ve BAĞIMLILIK

( Neyi çok[gereğinden fazla] seversek, canımızdan olduran odur. )

( LOVE vs./and DEPENDENCE )


- SEVGİ ile/ve/||/=/<>/>/< FEDÂKÂRLIK

( Hoş gör sen, boş ver sen! Sevgin kazanır! )


- SEVGİ ve/<> GÜLÜMSEME :) ve/<> ADAMLIK ve/<> MUTLULUK

( Gözde. VE/<> Yüzde. VE/<> Özde. VE/<> Azda. )


- SEVGİ ile/ve/<> GÜZELLİK

( Sevdiğinden dolayı güzel bulmak, güzel olduğundan dolayı sevmek. )


- SEVGİ ve/||/<>/> HAK

( Ailede. VE/||/<>/> Toplumda. )


- SEVGİ ve/||/<>/>/< ÖZÜNE YOLCULUK


- SEVGİ ve/<> SAYGI GÖSTERMEK


- SEVGİ ile/ve/<> SEÇİM/SEÇİCİLİK

( LOVE vs./and/<> SELECTIVENESS )


- SEVGİ ile SEVGİLİ/LİK ile SEVGİSİZ/LİK ile SEVGİ SELİ


- SEVGİ ile/ve/değil/yerine ŞEVK/İŞTİYAK


- SEVGİ ile/ve/<> YAKINLIK

( LOVE vs./and/<> CLOSENESS )

( ... ile/ve/<> APARATVA )


- SEVGİ ve/||/=/<> YARAR/LILIK

( Sevmek, "bir işe yarar mı"?
Tek iş, odur! )


- SEVGİ ile/ve ZORUNLULUK

( LOVE vs./and OBLIGATION )


- SEVGİDE:
KOŞULSUZLUK ve/||/<> HESAPSIZLIK ve/||/<>
SÜREKLİLİK ve/||/<> VEREREK BAŞLAMAK(< ALMA DÜŞÜNCESİNİN/BEKLENTİSİNİN OLMAMASI)


- SEVGİLİ ile/ve ÂŞIK

( Sultan. İLE/VE Kul. )

( Âşıksan, o da sana âşık olur. [Âşık-mâşuk ayrımı/farkı da kalmaz.] )

( Sevgili ile başbaşa olana, ağyâr gerekmez. )

( Birbirinin güneşinde ısınırlar. İLE/VE Yanarlar. )

( DAVUD: Sevgili. )


- SEVGİLİNİN/BİRİNİN:
"HERŞEYİ OLMAK" ile/değil/yerine HİÇBİR ŞEYİ OLMAK


- [SEVGİLİNLE/EŞİNLE] TEK KİŞİLİK YATAKTA, BİRLİKTE UYUMAK/YATMAK ile ÇİFT KİŞİLİK YATAKTA, BİRLİKTE UYUMAK/YATMAK


- SEVGİ/MUHABBET VE SAYGILI OLMAMAK/SAYGISIZLIK/HÜRMETSİZLİK ile/yerine MUHABBET VE SAYGI/HÜRMET

( Önceki halden daha kötü duruma getirir. İLE/YERİNE Muhabbetsiz saygı, bir yere ulaştırmaz fakat kişiyi de bozmaz. )


- SEVGİNİ PAYLAŞMAK değil SEVGİNİ DIŞLAŞTIRMAK/YANSITMAK

( İçindeki sevgiyi paylaşamazsın fakat karşılığını/yansımasını çeşitli (doğru/uygun) araçlarla/yöntemlerle gösterebilirsin. )


- SEVGİSİZLİK ile/ve/değil/||/<>/< İHMAL EDİLMEK/YOK SAYILMAK/GÖRÜLMEMEK


- [ne yazık ki]
SEVGİSİZ/LİK ile/ve/||/<> İLETİŞİMSİZ/LİK ile/ve/||/<> İLGİSİZ/LİK

( [kişileri] Geçimsiz yapar. İLE/VE/||/<> Birbirine düşman eder. İLE/VE/||/<> Güzellikleri yok eder. )

( [ne yazık ki] Bireyleri sevemeyenler, "insanlık" kavramına sığınır... )


- [ne yazık ki]
SEVGİSİZLİK ve/||/<>/> KAYITSIZLIK


- SEVİ = AŞK = LOVE[İng.] = AMOUR[Fr.] = LIEBE[Alm.] = AMOR, CARITAS[Lat.] = PHILIA, EROS, AGAPE[Yun.] = AMOR[İsp.]


- SEVİLEN ve SEVİLENİN ARKADAŞLARI/ÇEVRESİ ve SEVİLENİ SEVENLERİ SEVMEK


- SEVİLİYORSAK ile SEVİLMİYORSAK

( Gurur duyup sarılalım. İLE Saygı gösterip uzaklaşalım. )


- SEVİLME İSTEĞİ/BEKLENTİSİ ile/ve/değil/yerine/||/<> SEVMEK

( Hiçbir zaman doymazsın. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<> Ancak, sevdikçe doyarsın. )


- SEVİLMEK ile/ve/değil/<> ANLAŞILMAK


- SEVİLMEK ile SEVİNMEK ile SEVİŞMEK ile SEVİNDİRMEK ile SEVİŞTİRMEK ile SEVİLEBİLMEK ile SEVİNEBİLMEK ile SEVİŞEBİLMEK ile SEVİMLİLEŞMEK ile SEVİNDİRİLMEK ile SEVİMSİZLEŞMEK ile SEVİMLİLEŞTİRMEK ile SEVİMSİZLEŞTİRMEK ile SEVİ ile SEVİM ile SEVİR ile SEVİŞ ile SEVİCİ/LİK ile SEVİMLİ/LİK ile SEVİMSİZ/LİK ile SEVİMSİZCE


- SEV(İL)MEK ile ŞIMART(IL)MAK


- SEVİMLİ SOKAK :

( Büyükdere Mahallesi sokaklarından biridir. Bu sokağın ismi eskiden "Kirkor Sokak" tı. Sonraları sokağın ismi "Sevimli Sokak" olarak değiştirildi. )


- SEVİMSİZ ile HOŞLANMAMAK ile SEVİMSİZ

( DISLIKABLE vs. DISLIKE vs. DISLIKEABLE )

( غير محبوب ile نپسنديدن ile انزجار داشتن ile مکروه داشتن ile اکراه ile بدآمدن ile نفرت داشتن ile نفرت کردن ile بد دانستن ile بيزاربودن )

( غير محبوب ile NAPSANDYDAN ile ENZEJAR DASHTAN ile MOKROH DASHTAN ile EKRAH ile بدآمدن ile NAFARAT DASHTAN ile NAFARAT KARDAN ile BAD DANSTAN ile BEYZARBUDAN )


- SEVİNÇ ile SEVİNÇLİ/LİK ile SEVİNÇSİZ/LİK


- SEVİNÇTEN/MUTLULUKTAN AĞLAMAK ile ÜZÜNTÜDEN AĞLAMAK

( Üzüntüsü sahte olanın, ağlaması gösterişli olur. )

( İŞRÎRÂK: Gözyaşına boğulma, ağlamaktan boğulmak derecesine gelme. )


- SEVİNMEK ile/ne de/>< YERİNMEK

( [ne] Var olana. İLE/NE DE/>< Yok olana. )


- SEVİP-İSTEMEK


- [SEVİŞİRKEN/DÜZÜŞÜRKEN] YATAĞI:
DİKİNE KULLANMAK ile/ve/yerine YATAY KULLANMAK

( Yatak gıcırtısından kurtulmak için. )


- SEVİŞMEK ile OYNAŞMAK

( MUGÂZELE ile ... )

( TO MAKE LOVE vs. ... )


- SEVİŞMEK ile "YİYİŞMEK"


- SEVİYE ile/ve/||/<> DERİNLİK


- SEVİYE ile SEVİYELİ/LİK ile SEVİYESİZ/LİK ile SEVİYESİZCE


- SEVİYELİ/LİK / SEVİYESİZ/LİK ile/ve/||/<>/> SEVİYESİ


- ŞEVK[Ar. çoğ. EŞVÂK] ile ŞEVK[Ar. çoğ. EŞVÂK]

( Diken. İLE Yoğun arzu, keyif, neşe, sevinç. Işık.[Türkçe'de] )


- SEVK ETMEK ile SEVK EDİLEN

( DISPATCH vs. DISPATCHED )

( اعزام کردن ile روانهسازي ile اعزام ile مرسول )

( EZAM KARDAN ile روانهسازي ile EZAM ile مرسول )


- SEVK ile/ve/>/değil/yerine İDRAK


- ŞEVK ile/ve İŞTİYÂK

( Özlemek. İLE/VE Görürken bile özlemek. )


- ŞEVK ve/> ŞAVK ve/> ŞIK ve/> ŞAN


- ŞEVK ve/||/<> ŞEHVET


- ŞEVK ve/> SEVK


- SEVK ile SEVK KAĞIDI ile SEVK PUSULASI


- ŞEVKÂT[Ar. < ŞEVK | çoğ. EŞVÂK] ile/değil ŞEFKÂT/ŞEFÂKÂT[Ar.]

( Şiddetli istek, keyif, neşe, sevinç. İLE/DEĞİL Sevecenlik. | Acıyarak, esirgeyerek, merhamet ederek sevme. )


- ŞEVKET[Ar.] değil/yerine/= BÜYÜKLÜK, ULULUK, YÜCELİK


- SEVMEK:
"ÇİFTLEŞMEK" değil TEKLEŞMEK


- SEVMEK:
ÖZLEMEK ve/||/<>/>/< GÖRÜNCE SEVİNMEK


- SEVMEK:
"SAHİP OLMAK" ile/değil/yerine/< DEĞER VERMEK


- SEVMEK-SEVİLMEK ile/ve/<> ANIMSAMAK-ANIMSANMAK ile/ve/<> BAĞIŞLAMAK-BAĞIŞLANMAK

( Üçü de güzeldir fakat ilkleriyle de yetin(ebil)mek gerekir. )


- SEVMEK:
SIRADIŞI ŞEYLER YAPMAK değil SIRADAN ŞEYLERİ, ÖZENLE YAPMAK


- SEVMEK ve/> BENZEMEK/BENZEŞMEK

( TO LOVE and RESEMBLE/RESEMBLANCE )


- SEVMEK ile/ve/+/||/<>/>/< (DAHA ÇOK) SEVMEYİ İSTEMEK/YEĞLEMEK


- SEVMEK ile/ve/<> DEĞER VERMEK

( TO LOVE vs./and/<> TO APPRECIATE )


- SEVMEK ile/ve/=/||/<>/>/< DEĞERLENDİRMEK


- SEVMEK ve/<> GÖZE ALMAK


- SEVMEK ve/=/||/<>/< GÜVENMEK

( Sevmek, güvenmektir. )


- SEVMEK ile/ve HUY

( TO LOVE vs./and HABIT )


- SEVMEK ile/değil/yerine İSTEKLİ SEVMEK

( Sevmek, ihtiyârî değildir! )

( [not] TO LOVE vs./but TO LOVE IN PATIENCE
TO LOVE IN PATIENCE instead of TO LOVE )


- SEVMEK ile/ve KORUMAK

( TO LOVE vs./and PROTECTION )


- SEVMEK ile/ve/<> OKŞAMAK

( ... cum/et/<> BLAND/ÎTUS )


- SEVMEK ile/ve/değil ÖNEMSEMEK

( [not] TO LOVE vs./and/but TO CONSIDER
TO CONSIDER instead of TO LOVE )


- SEVMEK ile/ve/<> ONUNLA/ONUN İÇİN SEVİNMEK


- SEVMEK ve/> ÖZENMEK

( TO LOVE and/> TO TAKE PAINS )


- SEVMEK ve/<>/= ÖZLEMEK

( TO LOVE and/>/= TO MISS )


- SEVMEK ile/ve/değil SAHİP OLMA İSTEĞİ


- SEVMEK ve/||/<>/> SEVDİRMEK ve/||/<>/> SEVİNDİRMEK


- SEVMEK ve/||/<>/>/< SEVİLMEK

( Bir şey. VE/||/<>/>/< Çok şey. )

( Cesaret verir. VE/||/<>/>/< Güç verir. )

( Kimseye, kendinizi sevdirmeye kalkmayın! Yapılması gereken tek şey, kendinizi sevilmeye bırakmaktır. )

( TO LOVE and/||/<>/>/< TO BE LOVED )


- SEVMEK ve/<>/|| TANIMAK


- SEVMEK ile/ve "TUTMAK"


- SEVMEMEK ile/değil/yerine/>< SEVMEK

( Ölmek. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< ("Istırap") Yaşamak. )


- SEVMEMEK ve/<>/|| TANIMAMAK


- SEVMEYİ BIRAKMAK ile/değil/yerine SEVGİMİZİ GÖSTERMEYİ BIRAKMAK


- ŞEY ile ŞEYH/LİK


- ŞEY ile ŞEY'LİK

( Şeyliğin gölgesi. İLE İdea. )


- SEYÂHAT[Ar. < SİYAHAT] değil/yerine/= GEZİ/YOLCULUK


- ŞEYHÜLİSLÂM (OLABİLMEK)

( En az 35 yıl hizmet ve ilmî çalışma gerektirir. )

( Medreseyi tamamladıktan sonra...
Kasabada/Şehirde Kadı Yardımcılığı > Küçük Şehir Kadılığı > Büyük Şehir Kadılığı > Üsküdar Kadılığı > Eyüp Sultan Kadılığı > Galata Kadılığı > İstanbul Kadılığı görevlerinden sonra Rumeli Kazaskeri olunur ve en son Anadolu Kazaskeri olduktan sonra ancak Şeyhülislâm olunurdu. )

( İlk Şeyhülislâm, Celâlzade Hızır Bey'dir. [Fatih Sultan Mehmet döneminde] )

( En uzun süre Şeyhülislâm'lık görevi yürütenler: Ebû Suud [29 yıl], Molla Fenârî [24 yıl], Zembilli Ali Efendi [23 yıl], Yahya Efendi [18,5 yıl]. )

( 131 Şeyhülislâm'ın 21'i şairdi. Ancak beşinin Divân'ı elimizdedir. )

( Bu makam, Kanuni Sultan Süleyman zamanında, saltanattan sonra gelen yer olarak sayılmıştır. )

( [HİZMET-İ/MAKAM-I/MANSIB-I/MESNED-İ İFTÂ'] )


- ŞEYHÜLİSLAM/LIK ile ŞEYHÜLİSLAM KAPISI


- SEYİR ile/ve SÜLÛK


- SEYİRTMEK ile SEYİR/LİK ile SEYİRCİ/LİK ile SEYİRLİK OYUN


- ŞEY/LER ARACILIĞIYLA KENDİNDEN HOŞLANMAK ile/ve/yerine/değil ŞEY(LER)DEN HOŞLANMAK

( Bir şeyden hoşlanmaktan söz edilir, doğrusu, bu şey aracılığıyla kendinden hoşlanmasıdır. )


- ŞEYLERİ:
HAYAL ETTİĞİMİZ GİBİ GÖRMEK yerine (ONLARI) OLDUKLARI GİBİ GÖRMEK

( Hayal ettiklerinizin varlığını reddetmeniz daha akıllıca olurdu. )

( Eğer kendinizi her zaman sınamazsanız, gerçek ile hayali ayırt edemezsiniz. )

( Sizi kendinize karşı kör eden, sizin davranışlarınızdır. )

( Düşüncelerinizi ve duygularınızı, sözlerinizi ve eylemlerinizi yakından izlemedikçe ve nedenini ve nasılını bilmeden sizde meydana gelen değişimlere hayretle bakmadıkça, gerçeğe vardığınızı nasıl söyleyebileceksiniz? )

( Düşünülüp hayal edilebilen hiçbir şeyin kendiniz olamayacağını bir kez anladığınızda, imgelemelerinizden kurtulmuş olursunuz. )

( You would be wiser to deny the existence of what you imagine.
If you do not test yourself all the time, you will not be able to distinguish between reality and fancy.
It is your behaviour that blinds you to yourself.
How do you know that you have realised unless you watch your thoughts and feelings, words and actions and wonder at the changes occurring in you without your knowing why and how?
Once you have understood that nothing perceivable, or conceivable can be yourself, you are free of your imaginations. )

( THE THINGS: TO SEE WHAT EVER THEY ARE, AS BEING instead of TO SEE HOW YOU IMAGINE/DREAM )


- ŞEY/LİK ile/ve/+ ŞEY ile/ve/+ ŞEY

( THE THING/NESS vs./and THE THING + THE THING )


- SEYR Ü SÜLÛK = İNİSİYASYON


- SEYREK ile AZ


- SEYREK >< SIK

( Benzerleri ya da parçaları arasında çok aralık bulunan, aralıklı. | Çok bulunmayan, az rastlanan. | Uzun zaman aralıklarıyla, arada sırada. | Aralıklı olarak, aralıklı bir biçimide. İLE Benzerleri ya da parçaları arasında çok az aralık bulunan. Çok bulunan, çok rastlanan. | Kısa zaman aralıklarıyla, az aralıklarla. | Aralıksız olarak. )


- SEYREKLEŞMEK ile SEYREKLEŞTİRMEK ile SEYREK/LİK ile SEYREKÇE ile SEYREK OTLATMA


- SEYRELMEK ile SEYRELTMEK ile SEYRELTİLMEK


- SEYRELTİK ile SEYRELTİLMİŞ ile SEYRELTME

( DILUTE vs. DILUTED vs. DILUTION )

( رقيق کردن ile آبکي کردن ile ترقيق کردن ile رقيق شدن ile رقيق ile ترقيق ile رقت )

( RAGHYGH KARDAN ile ABKY KARDAN ile TARGHYGH KARDAN ile RAGHYGH SHODAN ile RAGHYGH ile ترقيق ile RAGHT )


- SEYRELTİK/LİK ile SEYRELTİCİ


- SEYRETMEK yerine DİNLEMEK


- SEYRETMEK değil/yerine/= İZLEMEK


- SEYRETMEK ile SEYREDİLMEK ile SEYRETTİRMEK ile SEYREDEBİLMEK ile SEYREDİVERMEK


- SEYR-Ü-SEFER[Ar.]/TRAFİK[Fr., İng.] değil/yerine/= GİDİŞ-GELİŞ


- SEYR-Ü SÜLÛK ile ...

( Hakk'a ermek için bir mürşidin öncülüğünde ve denetiminde çıkılan manevi yolculuk. | Tarikatta, takip olunan usûl. )


- ŞEYTAN ile ŞEYTANİ ile ŞEYTANİ ile KANITLANABİLİRLİK ile KANITLANABİLİR ile GÖSTERMEK ile GÖSTEREN ile GÖSTERİ ile AÇIKLAYICI ile GÖSTERİCİ

( DEMON vs. DEMONIC vs. DEMONLIKE vs. DEMONSTRABILITY vs. DEMONSTRABLE vs. DEMONSTRATE vs. DEMONSTRATING vs. DEMONSTRATION vs. DEMONSTRATIVE vs. DEMONSTRATOR )

( عفريت ile ديو ile ديو صفت ile ديوسار ile ديوسان ile نمايش دادني ile قابل شرح ile اثباتي ile راهپيمايي کردن ile راه پيمايي کردن ile تظاهرات کردن ile تظاهر کننده ile تظاهرات ile راهپيمايي ile راه پيمايي ile ثبوت ile مدلل کننده ile صفت اشاره ile ضمير اشاره ile اسم اشاره ile شرح دهنده ile مثبت ile حاليکننده ile نشان دهنده )

( عفريت ile ديو ile ديو صفت ile DYVASAR ile ديوسان ile NAMAYSH DADANY ile GHABEL SHARH ile ESBATY ile RANPAPYMAYY KARDAN ile RAH PEYMAYY KARDAN ile TAZANPARAT KARDAN ile TAZANPAR KONANDEH ile TAZANPARAT ile RANPAPYMAYY ile RAH PEYMAYY ile ثبوت ile MADLEL KONANDEH ile SAFT ESHAREH ile ZAMYR ESHAREH ile ESM ESHAREH ile SHARH DAHANDEH ile MOSBAT ile HALYKONANDEH ile NESHAN DAHANDEH )


- ŞEYTANI/SÜTUNU TAŞLAMAK değil KAFANI/KENDİNİ TAŞLAMAK