K ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 25.496 başlık/FaRk ile birlikte,
25.496 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(73/103)
- PAINT :/yerine BOYAMAK
- PAK ile PAKT
- PAK[Fars.] değil/yerine/= TEMİZ
- PAKETLEMEK ile PAKETLENMEK ile PAKETLETMEK ile PAKETLEYEBİLMEK ile PAKET ile PAKET TUR ile PAKET TAŞI ile PAKET PROGRAM
- PAKLAMAK ile PAKLANMAK
- PAL ile PALA/LIK ile PALU ile PALA BIYIK ile PALA BIYIKLI
- PALAMAR ile PALAMARCI/LIK ile PALAMAR BOYU ile PALAMAR GÖZÜ ile PALAMAR RESMİ ile PALAMAR PARASI
- PALAMUT ile ALTIPARMAK
( ... İLE Bir tür iri palamut balığı. )
- PALAMUTLAMAK ile PALAMUT ile PALAMUTLULAR ile PALAMUT MEŞESİ
- PALAS-PANDIRAS (GÖTÜRMEK)
- PALAVRA ile PALAVRACI/LIK
- PALAZLAMAK ile PALAZLANMAK ile PALAZLAŞMAK ile PALAZLANDIRMAK ile PALAZLANABİLMEK ile PALAZ
- PALDIR-GÜLDÜR (DÜŞMEK)
- PALEOGRAFİK değil/yerine/= ESKİYAZISAL
- PALETİ:
"GİYMEK" değil AYAĞINA) TAKMAK
- PALMİTAT[Fr.] ile PALMİTİK[Fr.] ile PALMİTİL[Fr.] ile PALMİTİN[Fr.]
( Palmitik asidin tuzu ya da esteri. İLE Doymuş bir yağ asidi CH3-(CH2)14-CO2H ve bu asitten türeyen bileşikler için kullanılır. İLE Palmitik asitten türeyen C13H31-CO formülündeki tek değerli kök. İLE Gliserinin, palmitik esteri. )
- PALMİTİK ile PALMİTİK ASİT
- PALTO/LUK ile PALTOLU ile PALTOSUZ
- PAMUK ile AKALA
( ... İLE Amerikan pamuğu. )
( ÇİĞİT: Pamuk çekirdeği/tohumu. )
( KUTUN/KUTN[Ar.] ile ... )
( GOSSYPIUM cum ... )
- PAMUK = BAMUK/BAMUQ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
- PAMUK ile/ve/değil/yerine/<>/> İP ile/ve/değil/yerine/<>/> KUMAŞ ile/ve/değil/yerine/<>/> GİYSİ ile/ve/değil/yerine/<>/> MARKA
( 1 TL. ile/ve/<>/> 10 TL. ile/ve/<>/> 100 TL. ile/ve/<>/> 1000 TL. ile/ve/<>/> 10.000 TL. )
- PAMUK ile/ve/||/<> ISIRGAN OTU
( Birinci Dünya Savaşı sırasında, hem Almanya, hem de Avusturya'da pamuk kıtlığı vardı. Pamuğun yerini tutabilecek uygun bir madde arayan bilimciler, zekice bir çözüm denediler: Çok az miktarlarda pamuğu ısırgan otuyla karıştırdılar; özellikle de kaşındıran ısırganların[Urtica dioica] sert liflerini kullandılar. )
- PAMUK ile PAMUK ÇIRPICI ile PAMUK DAYAK ile PAMUK ŞEKERİ ile PAMUK TARAKÇI ile PAMUK TARAMA ile PAMUK ÇIRÇIR ile PAMUKLU PED ile PAMUK EĞİRME ile PAMUK DİŞLİ ile PAMUK KADİFE ile PAMUK TOHUMU ile PAMUKSU
( COTTON vs. COTTON BEATER vs. COTTON BEATING vs. COTTON CANDY vs. COTTON CARDER vs. COTTON CARDING vs. COTTON GIN vs. COTTON PAD vs. COTTON SPINNING vs. COTTON THREADED vs. COTTON VELVET vs. COTTONSEED vs. COTTONY )
( نخي ile باپنبه پوشاندن ile کتاني ile پنبه ile پنبه اي ile پارچه نخي ile حلاج ile حلاجي ile پشمک ile پنبه زن ile جيني ile جوزق ile پنبه ريسي ile ريسماني ile مخمل نخي ile پنبه دانه ile پنبهاي ile پنبه دار )
( NAKHY ile BAPANBEH PUSHANDAN ile KETANY ile PANBEH ile PANBEH AY ile PARCHEH NAKHY ile HALAJ ile حلاجي ile POSHMAK ile PANBEH ZAN ile جيني ile جوزق ile PANBEH RYSY ile RYSAMANY ile MOKHMEL NAKHY ile PANBEH DANEH ile PANBEHYAY ile PANBEH DAR )
- PAMUK ile TAHTAPAMUK
( ... İLE Döşemecilikte kullanılan bir dolgu ve örtü malzemesi. )
- PAMUK[Fars.] ile/||/<>/> TULUP
( Ebegümecigillerden, koza biçimindeki meyvesi üç, dört, beş dilimli olan, sıcak bölgelerde yetişen tarım bitkisi. | Bu bitkinin tohumlarının çevresinde oluşmuş ince, yumuşak tellerin adı. | Bu tellerin işlenmiş biçimi. | Bu bitkinin işlenmiş biçiminden yapılmış. | Halı, kilim vb. yaygıların üzerinde oluşan, uçuşabilen toz kümecikleri. İLE/||/<>/> Atılmış, eğrilmeye hazırlanmış, top biçiminde pamuk. )
- PAMUKLANMAK ile PAMUK ile PAMUKLU ile PAMUKÇU/LUK ile PAMUK OTU ile PAMUK BALI ile PAMUK BEZİ ile PAMUK TAŞI ile PAMUK YAĞI ile PAMUK BALIĞI ile PAMUK ELMASI ile PAMUK İPLİĞİ ile PAMUK ŞEKERİ ile PAMUK HELVASI
- PAN :/yerine TAVA, PANİK
- PANAYIR ile PANAYIRCI/LIK ile PANAYIR YERİ
- PANCARLAŞMAK ile PANCAR ile PANCARCI/LIK
- PANDARAH[Hintçe :Sarı renk]/PÂRS[Fars.]/YUZ/PANTER[Yun.] ile LEOPAR[Fr. < Lat.]
( Kimi benekli, kimi düz kara. İLE Benekli. )
( Asya ve Afrika'nın sıcak bölgelerinde yaşar. İLE ... )
( EKŞEM, FEHD[çoğ. FÜHÛD] ile ... )
( ... vs. LEOPARD )
( FELIS PARDUS cum PANTHERA PARDUS )
- PANEL[Azr.] = BETON BLOK[Tr.]
- PANİK ATAK ile/ve/değil/||/<>/> ÇARPINTI
- PANİK ATAK ile/ve/değil/||/<>/< KAYGI
- PANİK ATAK ile PANİK BOZUKLUK
- PANİK ile/ve/||/<> STRESLİ ile/ve/||/<> SİNİRLİ (OLMAMAK!)
- PANİKLEMEK ile PANİKLETMEK ile PANİK
- PANİSLAMCI/LIK ile PANİSLAMİZM
- PANKREATİK ENZİM EKSİKLİĞİ ile/||/<> PANKREATİK YETMEZLİK
( Pankreasın yeterli enzim üretememesi. İLE/||/<> Pankreasın işlevlerini yerine getirememesi. )
- PANORAMİK değil/yerine/= GENGÖRÜNÜL
- PANSİYON ile PANSİYONCU/LUK
- PANSUMAN ile PANSUMANCI/LIK
- PANTOLON ile PANTOLONCU/LUK ile PANTOLONLU ile PANTOLONSUZ
- PANTUFLA ile PANTUFLACI/LIK
- PAPAĞANLAŞMAK ile PAPAĞAN/LIK ile PAPAĞANLAR ile PAPAĞAN ANAHTARI
- PAPALIK ile/||/<> PAPA
( Katolik Hıristiyanlığın başkanlığı. Vatikan Kilisesi. İLE/VE/||/<> Katolik Kilisesi'nin, bir kurul tarafından seçilen, Vatikan'da oturan ve Hz. İsa'nın vekili sayılan başkanı. )
- PAPA/LIK ile PAPAK ile PAPAZ/LIK ile PAPAZ BALIĞI ile PAPAZ YAHNİSİ ile PAPAZ BALIĞIGİLLER
- PAPEL ile PAPELCİ/LİK
- PARA AKLAMAK ile/ve/değil "VİCDAN(LAR)I/NI" "RAHATLATMAK"
- PARA BİRİKTİRMEK ile/ve/değil/yerine PARA KAZANMAK
( Yaşamak için para kazanmak gerekir fakat para kazanmak için yaşanmaz. )
( [not] TO SAVE MONEY vs./and/but TO EARN MONEY
TO EARN MONEY instead of TO SAVE MONEY )
- PARA İLE:
MAL/HİZMET ELDE ETMEK ile/yerine/değil ZAMAN ELDE ETMEK
- PARA KAZANMAK ile KAZANILMIŞ ile KAZANÇ ile GEÇİMİNİ SAĞLAMAK ile KAZANÇ
( EARN vs. EARNED vs. EARNING vs. EARNING A LIVING vs. EARNINGS )
( درآمد درآوردن ile امرار کردن ile دخل داشتن ile کسب معاش کردن ile کاسبي کردن ile درآمد داشتن ile دخل کردن ile عايده ile دخل ile مداخل ile امرار ile عايد ile ارتزاق ile عايدات ile عايدي )
( DARAMAD DARAVARDAN ile EMRAR KARDAN ile DOKHAL DASHTAN ile KASB MOASH KARDAN ile KASBY KARDAN ile DARAMAD DASHTAN ile DOKHAL KARDAN ile عايده ile دخل ile مداخل ile EMRAR ile AYD ile ERTZAQ ile عايدات ile عايدي )
- PARA KAZANMAK ile/ve PARA HARCAMAK
( Beceri gerektirir. İLE/VE Kültür gerektirir. )
( Paraya ve bilgiye mahkum olma! )
( İğneyle kuyu kazmak gibi. İLE/VE Kuma su dökmek gibi. )
( ... ile/ve SARF[: Harcama. | Para bozma. | Çevirme, döndürme. | Değişme. | Dilbilgisi.] )
( TO EARN MONEY vs./and TO SPEND MONEY )
- PARA-PUL (SAHİBİ OLMAK)
- PARA "YAPMAK" değil PARA KAZANMAK
- PARA ve/||/<>/> DÜDÜK
( "Parayı veren, düdüğü çalar." [ne yazık ki] )
- PARA" ile/değil/yerine İNSANLIK
( Ne önemi var? İLE/DEĞİL/YERİNE Önemli/mühim[öncelikli] olan. )
- PARA ile/ve/değil/< TOPRAK
- PARABOL ile PARABOLİK
- PARADİGMA ile KESİNLİK
- PARAFLAMAK ile PARAFELEMEK ile PARAF
- PARAGÖZ/LÜK ile PARAGÖZLÜ/LÜK
- PARAGRAF:
AÇMAK ile/ve/||/<> OLUŞTURMAK
- PARALANMAK ile PARALA(N)MAK
( Parasızken para elde etmek. İLE Parçala(n)mak. | Yıprat(/n)ıp eski(t)mek. )
- PARALEL ile/ve/değil/yerine/||/<> KATMANLILIK
- PARALELKENAR ile/||/<> YAMUK
( Paralelkenar iki çift İLE yamuk bir çift paralel kenardır )
( Formül: 2 çift // İLE 1 çift // )
- PARALELLEŞTİRMEK ile PARALEL/LİK ile PARALELİST ile PARALELİZM ile PARALEL YÜZ ile PARALEL AKIM ile PARALEL KAİDESİ
- PARALEL/LİK ile BERABER/LİK
( PARALLEL/NESS vs. COOPERATION )
- PARAMETRE ile/||/<> İSTATİSTİK
( Parametre evren ölçüsü, istatistik örnek ölçüsüdür )
( Formül: μ ileσ İLE x̄ iles )
- PARAMETRELEMEK ile PARAMETRE ile PARAMETRELİ
- PARAMPARÇA (OLMAK)
- PARANIN "ÖNEMİ" değil/yerine/< İNSANLIK
- PARANLA "VEZİR", AKLINLA REZİL OLMAK
ile/değil/yerine/><
PARANLA "REZİL", AKLINLA "VEZİR" OLMAK
- PARANOYA ile KISKANÇLIK
- PARANOYA ile PARANOYAK
- PARANOYA/K[Fr. < Yun.] değil/yerine/= ÖTEKUŞKU/CU / ÖTEKUŞKUSAL
- PARANTEZE ALMAK ile KENARA KOYMAK/ASKIYA ALMAK
- PARAPATRİK ile/||/<> PERİPATRİK
( Parapatrik sınırda hibrit İLE peripatrik küçük kenar. )
( Formül: Border İLE peripheral )
- PARAPET[İt.] ile/= KÜPEŞTE[Yun.] ile/= KORKULUK
( Gemi küpeştesi[Yun.]. | Korkuluk. | Pencere önlerindeki dar çıkıntı. İLE/= Gemide güverte hizasında ıskarmoz bağlarına tutturulan dikmelerin dış yüzlerine kaplanan kaplamaların oluşturduğu siper, borda kaplamalarının en üstü, güverteden yukarı kalan bölüm. | Duvarların üzerine, balkon ya da pencerelerin içine çimento ve mozaik karışımı ile yapılan dolgu set. )
- PARAPSİKOLOJİ ile/||/<> PARANORMAL ile/||/<> PARAFİZİK ile/||/<> PARADİGMA ile/||/<> PARALEL ile/||/<> PARAZİT ile/||/<> PARALİMPİK ile/||/<> PARAMEDİK
(
| Parapsikoloji | Psikolojinin ötesindeki ruhsal/psişik olayları inceleyen alan. |
| Paranormal | Normalin dışında olan, açıklanamayan (örnek: hayaletler, "UFO"lar) |
| Parafizik | Fiziğin ötesindeki, fizik yasalarıyla açıklanamayan olaylarla ilgili. |
| Paradigma | Bir düşünce yapısının yanındaki örnek, model, kalıp, çerçeve. |
| Paralel | Yan yana giden, aynı doğrultuda. (matematiksel ya da mecâzî anlamda) |
| Parazit | Yanında yaşayıp zarar veren canlı. [mecâzen de "gereksiz ses vb."] |
| Paralimpik | Olimpiyatların yanında/desteğiyle düzenlenen engelli spor oyunları. |
| Paramedik | Doktorun yanında çalışan sağlık görevlisi [acil tıp teknikeri]. |
- PARAPSİKOLOJİK değil/yerine/= ÖTEUSBİLİMSEL
- PARASEMPATİK ile PARASEMPATİK SİNİR SİSTEMİ
- PARASEMPATİK ile/ve/||/<>/< SEMPATİK SİNİR SİSTEMİ
(
)
( ALÂKAVÎ )
- PARASINI ÖDEMEK ile/değil/yerine ÜCRETİNİ ÖDEMEK
- [ne yazık ki]
PARASIZLIK ile/ve/||/<> ALÇIDA OLMA/KALMA
( İkisi de zamanla çözülür. Zamanın değerini/önemini, en yakın/yoğun biçimde düşündürür/deneyimletir. )
- PARASIZLIK ile "YOKLUK"
( MÜZÂYAKA[< ZÎK, ZAYK/DÎK, DAYK] )
- PARAŞÜT ile PARAŞÜTLÜ ile PARAŞÜTÇÜ/LÜK ile PARAŞÜT KULESİ ile PARAŞÜT BİRLİKLERİ ile PARAŞÜTÇÜ BİRLİKLER
- PARAZİT[Fr. < Yun.] değil/yerine/= (")ASALAK(")
( Asalak. | Radyo yayınına karışan yabancı ses. | Başkalarının sırtından geçinen kişi. )
- PARAZİTİZM ile/||/<> PREDATÖRLÜK
( Parazitizm konakçı canlı tutar İLE predatörlük öldürür )
( Formül: Yaşatır İLE öldürür )
- PARAZİTLENMEK ile PARAZİT/LİK ile PARAZİTLİ ile PARAZİTSİZ
- PARÇA-PİNÇİK (ETMEK)
- PARÇA ve/||/<>/>/< TAMAMLAYICI/LIK
- PARÇACIK ile/||/<> DALGA
( De Broglie hipotezinin deneysel doğrulanması. Madde dalgalarının varlığının kanıtı. )
( George Paget Thomson tarafından 1927 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1892-1975) (Ülke: İngiltere) (Alan: fizik) (Önemli katkıları: Elektron kırınımı keşfi, dalga-parçacık ikiliğinin deneysel kanıtı) (Nobel: 1937) )
- PARÇACIK ile PARÇACIKLI
- PARÇALA(N)MAK ile DOĞRA(N)MAK
- PARÇALAMAK ile KESİR ile KESİRSİZ ile HUYSUZ
( FRACTINIZE vs. FRACTION vs. FRACTIONLESS vs. FRACTIOUS )
( برخه کردن ile برخه ile بي کسر ile زود رنج )
( BARKHEH KARDAN ile برخه ile BEY KASAR ile ZUD RANJ )
- PARÇALAMAK ile PARÇALANMAK ile PARÇALATMAK ile PARÇALAYABİLMEK ile PARÇA ile PARÇACI/LIK ile PARÇALI ile PARÇA BÖLÜK ile PARÇA PARÇA ile PARÇA BAŞINA ile PARÇA PÜRÇÜK ile PARÇA BOHÇASI ile PARÇALI BOHÇA
- PARÇALAMAK ile/değil/yerine YARGILAMAK
- PARÇALANMAK ile PARÇALANMIŞ ile İLGİSİZLİK ile İLGİSİZ ile İLGİSİZLİK
( DISINTEGRATE vs. DISINTEGRATED vs. DISINTEREST vs. DISINTERESTED vs. DISINTERESTEDNESS )
( متلاشي کردن ile متلاشي شدن ile متلاشي ile بيعلاقه شدن ile بيطمع ile بيغرضانه ile بي اشتياق ile سست سغبت ile بي علاقه ile بي علاقگي )
( MOTELASHY KARDAN ile MOTELASHY SHODAN ile MOTELASHY ile BEYALAGHEH SHODAN ile بيطمع ile بيغرضانه ile BEY ESHTYEGH ile SOST SOGHBAT ile BEY ALAGHEH ile BEY ALAQGY )
- PARÇALANMIŞLIK ile/değil AYRIM
- PARÇALANMIŞ/LIK ile BÖLÜNMÜŞ/LÜK
( TO BREAK INTO PIECES vs. TO BE DIVIDED )
- PARÇALARDA, PARÇAYI/LARI GÖRMEK ile/değil/yerine PARÇALARDA, BÜTÜNÜ GÖRMEK
( TO SEE THE PIECES/S ON PIECES vs. TO SEE THE INTEGRITY ON PIECES )
- PARÇALI YAPRAK = VARAK-I MÜNKASİM = FEUILLE DIVISÉE
- PARÇALI YAPRAK = VARAK-I MÜREKKEBE = FEUILLE COMPOSÉE
- PARÇALI/LIK ile/değil AYRI/LIK
- PARÇASI OLMAK ile/||/<> İÇİNDE OLMAK ile/||/<> İÇERMEK
- PARÇASI OLMAK ile/yerine/değil UZANTISI OLMAK
( [not] TO BE PART OF vs./but TO BE EXTENSION
TO BE EXTENSION instead of TO BE PART OF )
- PAREO ile ETEK
( ... ile ZEYL )
( ... ile DÂMEN )
- PARFÜM ile PARFÜMCÜ/LÜK
- PARIL PARIL (PARLAMAK, PARILDAMAK)
- PARILDAMAK ile PARILDATMAK
- PARILTI ile ÖFKELİ ile PARLAK ile ATEŞ BÖCEĞİ
( GLOW vs. GLOWER vs. GLOWING vs. GLOWWORM )
( نگاه سوزان کردن ile تافتن ile تاب آمدن ile مشتعل بودن ile تابيدن ile نگاه خيره ile پر جلا ile شب تاب ile کرم شب افروز ile کرم شو تاب )
( NEGAH SOZAN KARDAN ile TAFTAN ile TAB AMADAN ile MOSHTEL BODAN ile TABYDAN ile NEGAH KHYRAH ile پر جلا ile SHAB TAB ile KARAM SHAB AFRUZ ile KARAM SHO TAB )
- PARİPİNNAT YAPRAK = VARAK-I RÎŞÎ-İ TEV'EMÎ = FEUILLE CONJUGUÉE, FEUILLE PARIPENNÉE
- PARK :/yerine PARK
- PARKELEMEK ile PARKELETMEK ile PARKE ile PARKECİ/LİK ile PARKE TAŞI
- PARLAK ile/||/<> ARJANTE[Fr.]
( ... İLE/||/<> Gümüş gibi parlak. )
- PARLAK ile PARLAK GÖZLÜ ile PARLAK İŞARET ile AYDINLATMAK ile PARLAKLIK ile PARLAK ÇALIŞMA
( BRIGHT vs. BRIGHT EYED vs. BRIGHT SIGN vs. BRIGHTEN vs. BRIGHTNESS vs. BRIGHTWORK )
( زرنگ ile آفتابي ile پرنور ile شارق ile نور بخش ile فروزان ile منور ile درخشان ile نوراني ile دلباز ile زاغ ile مهر منير ile درخشان کردن ile زرنگ کردن ile درخشان شدن ile سناء ile درخشاني ile فروغ ile فروزندگي ile نورانيت ile روشني ile جلا کاري )
( ZARANG ile AFTABY ile PARNOR ile شارق ile NOR BAKHSH ile FOROZAN ile MONOR ile DARKHSHAN ile NORANY ile DELBAZ ile ZAGH ile مهر منير ile DARKHSHAN KARDAN ile ZARANG KARDAN ile DARKHSHAN SHODAN ile سناء ile DARKHSHANY ile FOROGH ile FORUZANDEGY ile NORANYT ile روشني ile JALA KARY )
- PARLAK/CİLÂLI = YALDIRAK
- PARLAMA ile ALEVLENMEK
( FLARE vs. FLARE UP )
( باشعله نامنظمسوختن ile زبانه کشي ile شعله زني ile شعله ile غضب ناگهاني ile بالا گرفتن )
( BASHOLEH NAMANZAMSOKHTAN ile ZABANEH KESHY ile SHOLEH ZANY ile SHOLEH ile GHZAB NAGEHANY ile BALA GARAFTAN )
- PARLAMAK ile PARLATMAK ile PARLAKLAŞMAK ile PARLATABİLMEK ile PARLAYABİLMEK ile PARLAYIVERMEK ile PARLAKLAŞTIRMAK ile PARLAK/LIK
- PARMAK BASMAK ile ALTINI ÇİZMEK
- PARMAK ile EKMEK ile BIÇAK
- PARMAK ile/ve HAT ile/ve NOKTA
( Bir mimari arşının 1/24'ü.[3,158 cm.] İLE/VE Bir parmağın 1/12'si.[0,263 cm.] İLE/VE Bir hat'ın 1/12'si.[0,0219 cm.] )
( 1 mimari arşın = 24 parmak = 288 hat = 3456 nokta'dır. )
- PARMAK ile KISA PARMAKLILIK/BRAKİDAKTİLİ
- PARMAK ile/||/<> ÖRÜMCEK PARMAK/ARAKNODAKTİLİ
- PARMAK ile PARMAK EKLEMİ ile PARMAK UCU ile KLAVYE ile PARMAK DİREĞİ ile PARMAK İZİ ile PARMAK UCU
( FINGER vs. FINGER JOINT vs. FINGER TIP vs. FINGERBOARD vs. FINGERPOST vs. FINGERPRINT vs. FINGERTIP )
( ميله برآمدگي ile انگشت زدن ile انگشت ile بندانگشت ile سر انگشت ile بنان ile جا انگشتي ile تير راهنما ile نشان ميدهد ile اثر انگشت ile انگشت نگاري کردن ile سرانگشت )
( MYLAH BARAMADEGY ile ENGASHT ZADAN ile ENGASHT ile BANDANGASHT ile SAR ENGASHT ile BENAN ile JA ENGASHTY ile TYR RANPANNAMA ile NESHAN MYDAHAD ile ASAR ENGASHT ile ENGASHT NEGARY KARDAN ile SARANGASHT )
- PARMAKLA GÖSTERMEK ile/değil/yerine GÖSTERMEK
- PARMAK(LAR)/ELİG/ELEK ile/ve/||/<>/> AYA ile/ve/||/<>/> AVUÇ ile/ve/||/<>/> KOL ya da/= EL
( Elin/kolun ucuyla ayanın başladığı beş uzantı/çıkıntı. İLE/VE/||/<>/> Parmakların dibiyle bilek arasındaki iç bölüm. İLE/VE/||/<>/> Parmakların içi ve aya bölümü. İLE/VE/||/<>/> Parmak uclarından omuz başına kadar uzanan bölüm. )
( ELGE/ELİGE/ELİG/ELEG/ELEK: Elemek[: parmaklar arasından geçirmek] | İlk elek.[Daha sonraları elek görevini gören nesneler ve araçlar üretilmiştir.] )
- PARMAKLARDA:
BAŞ ile/ve/||/<> İŞARET ile/ve/||/<> ORTA ile/ve/||/<> YÜZÜK/ADSIZ ile/ve/||/<> SERÇE
- PARMAKLARI:
ÇITLATMAK ile KÜTLETMEK
( TO CRACK )
- PARMAK/LIK ile PARMAKLAMAK ile PARMAK PARMAK ile PARMAKLI ile PARMAKSIZ ile PARMAK İZİ ile PARMAK ADAM ile PARMAKLIKLI ile PARMAK ÇOCUK ile PARMAK ÜZÜMÜ ile PARMAKLIKSIZ ile PARMAK HESABI ile PARMAK TATLISI ile PARMAK ALFABESİ
- PARMAKSI PARÇALI YAPRAK = VARAK-I ISBI'Î = FEUILLE DIGITÉE
- PARSELLEMEK ile PARSELLENMEK ile PARSELLETMEK ile PARSEL ile PARSELLİ ile PARSELASYON
- PARTICIPATE :/yerine KATILMAK
- PARTİKÜL/PARTICLE[İng.] değil/yerine/= PARÇACIK
- PARTİKÜL[Fr.] değil/yerine/= PARÇACIK
- PARTİLEŞMEK ile PARTİLEŞTİRMEK ile PARTİ ile PARTİCİ/LİK ile PARTİLİ/LİK ile PARTİSİZ/LİK ile PARTİ OCAĞI
- PARTİZAN/LIK ile PARTİZANCA
- PARTNERSHIP :/yerine ORTAKLIK
- PARTON ile/||/<> VALANS KUARK
( Parton tüm içerik (kuark+gluon), valans net kuantum sayıları. )
( Formül: DIS İLE statik )
- PAŞA PAŞA (GİTMEK / YAPMAK / KABUL ETMEK) ile/ve/değil/||/<>/< SİKE SİKE
- PASAK ile PASAKLI/LIK
- PASAKLI/LIK, ÇAPAÇUL ile/ve/değil DAĞINIK/LIK
- PASAKLILIK ile/ve/değil/||/<>/< KENDİNE GÖRELİK
- PAŞA/LIK ile PAŞALI ile PAŞA PAŞA ile PAŞA ÇAYI ile PAŞA AĞACI ile PAŞA KAPISI
- PÂSEK[Fars.] ile PÂ-SENG/PÂR-SENG[Fars.]
( Esneme/esneyiş. İLE Teraziyi denkleştirmek için kefesine konulan şey. )
- PASİF değil/yerine/= ÇEKİNİK
- PASİFİZE ETMEK değil/yerine/= ETKİSİZLEŞTİRMEK
- PASİFLEŞMEK ile PASİFLEŞTİRMEK ile PASİF/LİK ile PASİF KORUNMA
- PASLANMA ile PASLANMAZ/LIK ile PASLANMAZ ÇELİK
- PASLANMAK ile PASLANDIRMAK
- PASPASLAMAK ile PASPASLANMAK ile PASPASLATMAK ile PASPAS ile PASPASÇI/LIK
- PASTA ile PASTAL ile PASTAV ile PASTACI/LIK ile PASTALI ile PASTA KALIBI ile PASTAV MAKİNESİ
- PASTANE ile PASTANECİ/LİK
- PASTEL ile PASTELCİ ile PASTEL BOYA ile PASTEL RENK ile PASTEL KALEM
- PASTIRMA/LIK ile PASTIRMACI/LIK ile PASTIRMALI ile PASTIRMA YAZI ile PASTIRMALI YUMURTA
- PASTİŞ ile PASTİŞÇİ/LİK
- PASTORAL MÜZİK[Fr.] ile KIRSAL MÜZİK
( Kır yaşamını anlatan müzik. )
- PAT PAT (VURMAK)
- PATA-KÜTE (GİRİŞMEK, VURMAK)
- PATAKLAMAK ile/ve/||/<> DÖVMEK
- PATAKLAMAK ile PATAKLANMAK ile PATAKLAYABİLMEK ile PATAK
- PATATES ile PATATESLİ ile PATATESÇİ/LİK ile PATATES SUFLE ile PATATES BÖCEĞİ ile PATATES PÜRESİ ile PATATES KÖFTESİ ile PATATES ÇORBASI ile PATATES SALATASI
- PATAVATSIZ/LIK ile PATAVATSIZCA
- [ne yazık ki]
PATAVATSIZLIK ile/ve/||/<> TOKSÖZLÜLÜK
( Sözlerinin nereye varacağını düşünmeden saygısızca konuşma, davranışlarına dikkat etmememe. İLE Hatır ve gönül dinlemeden, hiçbir şeyden "çekinmeden" konuşmak. )
- PATCH[İng.] değil/yerine/= YAMALIK
- PATCHWORK[İng.] değil/yerine/= KIRK YAMA / YAMA İŞİ
- PATEN ile PATENT ile PATENCİ/LİK ile PATENT HAKKI ile PATENT DAMGASI
- PATİK ile/= ÇETİK
( Anadolu'da. İLE/= Trakya'da. )
( Altı yumuşak, genellikle üstten bağlı, küçük çocuk ayakkabısı. )
- PATİK ile GANİMET
( BOOTIES vs. BOOTY )
( غنايم ile غنيمت ile غارت )
( GHENAYM ile GHENYMAT ile GHART )
- PATİK ile PATİKA ile PATİKLİ ile PATİKSİZ
- PATIR PATIR (KOŞMAK, İNMEK)
- PATIRDAMAK ile PATIRDATMAK
- PATİSKA[Baptiste de Cambrai'nin adından] ile/<> NANSUK
( Çoğu pamuktan dokunmuş sık ve düzgün bez. | Bu bezden yapılmış olan. İLE Bir tür, ince, sık dokunmuş patiska. )
- PATLAK ile PIRTLAK
( ... İLE Dışarı fırlamış. | Kolayca kabuğundan dışarı çıkabilen. )
- PATLAK ile PÖRTLEK
- PATLAMAK ile BÖSMEK
( ... İLE Bir maddenin, birdenbire gaz durumuna gelerek patlaması. infilâk etmesi. )
- PATLAMAK ile KAHKAHALARA BOĞULMAK ile KAHKAHALARLA PATLAMAK
( BURST vs. BURST INTO LAUGHTER vs. BURST WITH LAUGHTER )
( ترکيدن ile قاه قاه خنديدن ile از خنده روده بر شدن ile از خنده ترکيدن )
( TARKYDAN ile GHAH GHAH KHANDYDAN ile AZ KHANDEH RUDEH BAR SHODAN ile AZ KHANDEH TARKYDAN )
- PATLAMAK ile PATLATILMIŞ
( BURL vs. BURLED )
( گره چوب ile کورک دار )
( GAREH CHUB ile KORK DAR )
- PATLAMAK ile PATLATMAK ile PATLATILMAK ile PATLATABİLMEK ile PATLAYABİLMEK ile PATLAYIVERMEK ile PATLAK ile PATLAKÇA ile PATLAK GÖZ ile PATLAK GÖZLÜ
- PATLAMAK ile PATLAYICI ile PATLAMALI ATEŞ
( ERUPT vs. ERUPTIVE vs. ERUPTIVE FEVER )
( جوش درآوردن ile فشاندن ile فوران کردن ile بثوري ile تب دانه اي )
( JOOSH DARAVARDAN ile FESHANDAN ile FORAN KARDAN ile بثوري ile TAB DANEH AY )
- PATLATILABİLİR ile PATLATMAK ile PATLATICI
( DETONABLE vs. DETONATE vs. DETONATOR )
( ترکيدني ile ترکانيدن ile چاشني ile منفجر کننده )
( TARKYDANY ile ترکانيدن ile CHASHENY ile MONFAJR KONANDEH )
- PATLAYABİLİR ile PATLAMAK ile PATLADI ile PATLAYAN
( EXPLODABLE vs. EXPLODE vs. EXPLODED vs. EXPLODING )
( منفجره ile منفژره ile انفجار کردن ile ترکيدن ile منفجر کردن ile منفجر شده ile منفجر )
( MONFAJREH ile MONFEZHEREH ile ENFEJAR KARDAN ile TARKYDAN ile MONFAJR KARDAN ile MONFAJR SHODEH ile MONFAJR )
- PATLAYIŞ ile PATLAYICI/LIK ile PATLAYICI ÜNSÜZ
- PATLICAN ve/||/<>/> KARNIYARIK
( ... VE/||/<>/> Uzunlamasına yarılan kızarmış patlıcanların ortasına iç malzeme konularak hazırlanmış yemek. | Matbaacılıkta her sayfayı çift sütun olarak düzenleme. )
- PATNİK" ATAK değil PANİK ATAK
- PATRİK ile ...
( Ortodoks ve bazı Doğu kiliselerinin başkanlarının unvanı. )
- PATRİK ile/||/<> PATRİCİ
( Ortodoks ve Doğu kiliselerinin başkanlarına verilen ad. İLE Eski Roma Uygarlığı'nda soylulara verilen ad. )
- PATRON OLMAK ile/değil/yerine ÖRNEK VE ÖNDER OLMAK
( [not] BEING BOSS vs./but BEING EXAMPLE AND LEADER
BEING EXAMPLE AND LEADER instead of BEING BOSS )
- PATRON/LUK ile PATRONA ile PATRONCA ile PATRONCU/LUK ile PATRONİÇE
- PATTADANAK
- PAULİ PARAMAGNETİK ile/||/<> CURİE PARAMAGNETİK
( Pauli metal serbest elektron, Curie lokalize spin. )
( Formül: T bağımsız İLE 1/T )
( Wolfgang Pauli tarafından 1925 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- PAVYON ile PAVYONCU/LUK
- PAY (AL[DIR]MAK) ile/ve/değil/||/<>/< İLİŞKİ/LEN[DİR]MEK
- PAY ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HAK
- PAYAN ile PAYANSIZ/LIK
- PAYANDALAMAK ile PAYANDALAYABİLMEK ile PAYANDA/LIK ile PAYANDALI ile PAYANDASIZ
- PAYDA ile PAYDAŞ/LIK ile PAYDAŞLI
- PAYELENDİRMEK ile PAY ile PAYE ile PAY SENEDİ
- [ne yazık ki]
"PAY KAPMAYA ÇALIŞMAK" değil/yerine HAK ETMEK
- PAYLAMAK ile PAYLANMAK ile PAYLATMAK ile PAYLAŞMAK ile PAYLAŞILMAK ile PAYLAŞTIRMAK ile PAYLAŞABİLMEK ile PAYLAŞIVERMEK ile PAYLAŞTIRILMAK
- PAYLAMAK değil/yerine PAYLAŞMAK
( İter. DEĞİL/YERİNE Çeker. )
- PAYLAMAQ[Azr.] = DAĞITMAK, BÖLÜŞTÜRMEK[Tr.]
- PAYLAŞILABİLECEK ile PAYLAŞILAMAYACAK
- PAYLAŞIM ile PAYLAŞIMCI/LIK
- PAYLAŞIM ile/ve/değil PAYLAŞIMI YAŞAMAK
( [not] SHARING vs./and TO LIVE/FEEL THE SHARING )
- PAYLAŞIM ile/ve/<> SAYGINLIK
- [ne yazık ki]
PAYLAŞIMSIZ/LIK ile/değil/< "DOYUMSUZ/LUK"
- PAYLAŞMAK ile/ve BÖLÜŞMEK
- PAYLAŞMAK ile KIRIŞMAK
- PAYLAŞMAK ile/ve PASLAŞMAK
( TO SHARE vs./and TO PASS EACHOTHER )
- PAYLAŞMAK ile/ve "YÜKLENME(ME)K"
- PAYTAKLAŞMAK ile PAYTAK/LIK ile PAYTAKÇA ile PAYTAK ADIM
- PAZAR ile/||/<> SATAK
( ... İLE/||/<> Çarşı, pazar yerleri. )
- PAZARLAMAK ile PAZARLANMAK ile PAZARLAŞMAK ile PAZARLAYABİLMEK ile PAZAR/LIK ile PAZARCI/LIK ile PAZARLAR ile PAZAR YERİ ile PAZARLIKLI ile PAZARLIKÇI/LIK ile PAZARLAMACI/LIK ile PAZARLIKSIZ ile PAZAR KAYIĞI ile PAZARLIKLI ALIŞVERİŞ
- PAZARLIK ile PAZARLIK
( BARGAIN vs. BARGAINING )
( چانه زدن ile قرارداد معامله ile معامله ile چک وچانه زدن ile چانه زني )
( CHANEH ZADAN ile GHARARDAD MOAMLEH ile MOAMLEH ile CHAK VACHANEH ZADAN ile CHANEH ZANY )
- PAZARLIK ile/değil/yerine TARTIŞMA
( [not] NEGOTIATION vs./but ARGUE
ARGUE instead of NEGOTIATION )
- PAZU GÖSTERMEK" ile/değil/yerine/||/<>/></< GÖNLÜNÜN GENİŞLİĞİ
- PEAK :/yerine ZİRVE
- PEÇELEMEK ile PEÇELENMEK ile PEÇ ile PEÇE ile PEÇELİ ile PEÇESİZ
- PEÇENEK ile
( VIII-XI. yüzyıl arasında, Türkistan'da, Güneydoğu Avrupa ve Balkanlar'da yaşamış olan bir Türk boyu. )
- PEÇENEK ile PEÇENEKÇE
- PEDAGOJİ ile PEDAGOJİK
- PEDAGOJİ/K değil/yerine/= EĞİTİMBİLİM/SEL
- PEDAL[İt.] değil/yerine/= AYAKLIK
( Bir makinede/araçta, ayak yardımıyla dönmeyi ya da devinimi sağlayan düzen. )
- PEDİKÜR ile PEDİKÜRCÜ/LÜK
- PEHLİVAN/LIK ile PEHLİVANCA ile PEHLİVAN DUASI ile PEHLİVAN YAKISI
- PEHPEHLEMEK ile PEHPEH
- PEK KONUŞMAMAK ile/değil/yerine/>/< (DAHA) AZ KONUŞMAK
- PEK ile PEKİ ile PEK PEK ile PEK ÇOK ile PEK DOKU ile PEK ÇOĞU ile PEK BAŞLI ile PEK CANLI ile PEK GÖZLÜ ile PEK YÜZLÜ ile PEK YÜREKLİ
- PEKİNLİK = EMİNLİK = CERTAINTY[İng.] = CERTITUDE[Fr.] = GEWIßHEIT[Alm.] = CERTITUDINEM[Lat.]
- PEKİŞMEK ile PEKİŞİLMEK ile PEKİŞTİRMEK
- PEKİŞ(TİR)MEK ile/ve/<> OLGUNLAŞ(TIR)MAK
( TO CONSOLIDATE vs./and/<> TO RIPEN )
- PEKİŞTİRMEK ile/ve/<> PERÇİNLEMEK[Fars. :Siyeç.]
( ... İLE/VE/<> Bir bağıntıyı, perçinle tutturmak. | İki ya da daha çok parçayı, karşılıklı bölümlerini birbiri üzerinde ezerek birleştirmek. | Berkitmek, sağlamlaştırmak, güçlendirmek. )
( PERÇİN[Fars.]: İki ya da daha çok levhayı birbirine bağlamak için geçirilen çivinin, ezilerek baş durumuna getirilen ucu. )
( TO CONSOLIDATE vs./and/<> TO RIVET )
- PEKLEŞMEK ile PEKLEŞTİRMEK
- PEKMEZ ile NARDENK[Fars.]
( ... İLE Nar, erik, kızılcık gibi yemişlerden yapılan pekmez. )
- PEKMEZ/LİK ile PEKMEZCİ/LİK ile PEKMEZLİ ile PEKMEZ KÖPÜĞÜ ile PEKMEZ HELVASI ile PEKMEZ TOPRAĞI
- PELESENK ile PELESENK AĞACI
- PELESENK[Ar.] ile/değil PERSENK[Fars.]
( Türlü bitkilerden çıkarılan, kokulu bir reçine. | Pelesenkağacından elde edilen değerli kereste. İLE/DEĞİL Konuşurken, gereksiz yinelenen söz. )
- PELTEK ile PEPE
( Dilini, dişlerinin arasına alır gibi konuşan ve bu yüzden, s, z gibi sesleri kusurlu söyleyen. | Tutuk, titrek bir biçimde. İLE Dudak sesleriyle başlayan sözcüklerin ilk seslerini güçlükle söyleyen ve birkaç kez yineledikten sonra arkasını getirebilen, tutuk dilli. )
- PELTEK/LİK[< BERTMEK] ile/||/<> PEPE/ME/LİK ile/||/<> KEKEME/LİK / KEKE/KEKEÇ / REKÂKET[Ar.]
( Dilini dişlerinin arasına alır gibi konuşma/konuşan ve bu yüzden s, z gibi sesleri kusurlu söyleme/söyleyen. | Tutuk, titrek konuşma. | Tutuk, titrek bir biçimde. İLE/||/<> Dil tutukluğu. Dudak sesleriyle başlayan sözcüklerin ilk seslerini güçlükle söyleme/söyleyen ve ancak birkaç kez tekrarladıktan sonra arkasını getirebilme/getirebilen. İLE/||/<> Damak sesleriyle başlayan sözcükleri ve heceleri tekrarlayarak birdenbire söyleyen ve keserek konuşma. )
( Kekeme ile Pepeme
Yaşlı bir âşığı gördüm bu sabah erkenden
Genç ma’şûkuna lâflar ile şöyle derken:
"Se senin saçların akşam ka karanlık doluyor
Yü yüzün gördüğüm anda gügü gündüz oluyor
Titi tiryâkisi olsam bu ba ballı dudağın
Sasa sabrım yoyo yok bak yüreğim darmadağın...
Keserek sözlerini genç, atıldı birden:
"Nini niçin tata taklit ediyorsun beni sen
Di dilersen vurayım bir yuyu yumruk yüzüne
Düdü düşsün bebe beynin aa ağzın içine!"
Yaşlı mahcup olarak baktı yere geldi dile:
"Vava vallahi bi billahi anamdan böyle
Dodo doğdum yaşadım geldi yaşım yetmiş üçe
Tata talih beni etmiş tu tutuk gör işte
Genç memnun: "Şü şükürler yüce Allahıma kim
Bebe ben de düdü dünyaya la lal gelmimişim,
Bebe ben de baba bak sen gibiyim bir kekeme,
Sese sen de baba bak ben gibisin bir pepeme."
KAANİ ŞİRAZİ
[Arûz: Feilātün feilātün feilātün feilün] )
- PELTELENMEK ile PELTELEŞMEK ile PELTEKLEŞMEK ile PELTE ile PELTEK/LİK ile PELTEK DİŞ ÜNSÜZÜ
- PELTELEŞMEK/PELTELENMEK
( Pelte kıvamını almak. | Bitkisel göze zarlarındaki selülozun değişmesi ve jelatin kıvamını alması. )
- PEMBELEŞMEK ile PEMBELEŞTİRMEK ile PEMBE/LİK ile PEMBE DİZİ
- PENÇELEMEK ile PENÇELETMEK ile PENÇELEŞMEK ile PENÇE ile PENÇELİ ile PENÇESİZ ile PENÇE PENÇE
- PENCERE (AÇMAK) ile/ve/değil/yerine/||/<> AYRAÇ/PARANTEZ (AÇMAK)
- PENCERE[Fars.] değil/yerine/= BAKANAK
- PENCERE ile/ve/değil EŞİK
- PENCERE ile TEMEK
( ... İLE Ahırdaki pisliği dışarı atmak için kullanılan kapaklı ya da kapaksız delik/pencere. )
- PENİSİLİN ile/||/<> ANTİBİYOTİK
( Penisilinin keşfi İLE ilk antibiyotik )
( Alexander Fleming tarafından 1928 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1881-1955) (Ülke: İskoçya) (Alan: Biyoloji, Tıp) (Önemli katkıları: Penisilin keşfi) (Nobel: 1945) )
(1996'dan beri)