K ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 26.659 başlık/FaRk ile birlikte,
26.659 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(7/108)
- EMETİK ile/>< ANTİEMETİK
( Kusturucu. İLE/>< Kusma önler. )
- ANTİFERROMANYETİK ile/||/<> FERRİMANYETİK
( Antiferro zıt spin iptal, ferri farklı büyüklük net. )
( Formül: TN İLE TC )
- ANTİFLOJİSTİK ile ANTİFLOJİSTİN ile ANTİFONİ
( ANTIPHLOGISTIC vs. ANTIPHLOGISTIN vs. ANTIPHONY )
( ضد آماس ile ضد ورم ile آماس فرونشان ile سرود تهليلي ile تهليل خواني )
( ZED AMAS ile ZED VARAM ile AMAS FORONESHAN ile SORUD TAHALYLEY ile تهليل خواني )
- ANTİHİJYENİK[Fr.] ile/||/<> ANTİJEN[Fr.] ile/||/<> ANTİKOR[Yun.] ile/||/<> ANTİTOKSİN[Fr.] ile/||/<> ANTİVİTAMİN[Fr.]
( Sağlık koşullarına aykırı nesneler. İLE/||/<> Bir organizmaya girdiği zaman, antikor üretiminden sorumlu gözeleri uyarabilen nesne. | Bağışıklık düzeni tarafından tanınan ve tepki verilen yabancı molekül. [Gövdeye yabancı nesne olup bağışıklıktaki yanıtı tetikler.] İLE/||/<> Sayrılık etkenlerini zararsız kılmak için gövdenin çıkardığı nesne. | Bağışıklık düzeni tarafından antijenlere karşı üretilen proteinler.[Antijenlere karşı gövde tarafından üretilen savunma proteinleri.] İLE/||/<> Toksinleri yok etmek için vücudun çıkardığı nesne. İLE/||/<> Vitaminin etkilerine karşı koyan nesne. )
- ANTİHİSTAMİNİK[Fr.] ile/||/<> ANTİPİRETİK[Fr.] ile/||/<> ANTİPİRİN[Fr.] ile/||/<> ANTİTERMİK[Fr.]
( Organizmada histaminin toksik etkilerini önleyen ilaçlar. İLE/||/<> Ateşli durumlarda, vücut sıcaklığını düşüren ilaç. İLE/||/<> Tıpta, ateş düşürücü ve yatıştırıcı olarak kullanılan renksiz kristallerden biri. İLE/||/<> Ateş düşürücü ilaçlar. )
- ANTİK ile ANTİK. ile ESKİLİK ile ANTİK ÇAĞ ile ESKİLER
( ANCIENT vs. ANCIENT. vs. ANCIENTNESS vs. ANCIENTRY vs. ANCIENTS )
( باستاني ile ديرنه ile عتيقه ile ديرينه ile کهن ile عتيق ile ديرين ile قديم ile باستان ile قدمت ile عهد قديم ile گذشتگان )
( BASTANY ile ديرنه ile ATYGHEH ile DYRYNAH ile KONPAN ile ATYGH ile DYRYNE ile GHADYM ile BASTAN ile GHADMAT ile EAD GHADYM ile GOZASHTGAN )
- ANTİK[Lat.] ile ANTİKA[Lat.] ile ANTİKİTE[Fr.]
( Eski çağ işi, modası geçmiş. İLE Eski çağlardan kalma yapıt. | Davranışlarında tuhaflık görülen kişi. | Bir tür nakış. İLE Eski çağ, özellikle eski yunan ve Roma uygarlıkları. )
- ANTİK ile ARKAİK
- ANTİK[Lat.] ile/ve/değil KADÎM
( ANTIQUE vs./and ANCIENT )
( ... ile/ve GU )
- ANTİKALAŞMAK ile ANTİK ile ANTİKA/LIK ile ANTİKACI/LIK ile ANTİK ÇAĞ ile ANTİKA MOBİLYA
- ANTİKATALİZÖR ile ANTİKALIK
( ANTICATALYST vs. ANTICAVITY )
( پاد فروگشا ile ضد پوسيدگي )
( PAD FOROGOSHA ile ZED POUSYDEGY )
- ANTİLOJİ[Yun.] ile ANTİLOJİK[Fr.]
( Bir yazarın eserlerinde ileri sürdüğü felsefi görüşlerin çelişkili olabilmesi. İLE Mantığa karşıt olan. )
- ANTİLOP ile WALLER ANTİLOPU/GERENUK
- ANTIPARTICLE[İng.] / ANTIPARTIKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= ANTİPARÇACIK/ANTİTANECİK
- ANTİPATİ[Yun.] ile/ve/||/<>/< ANTİPATİK[Yun.]
( Sevememezlik, soğukluk. İLE Sevimsiz, soğuk kişi. )
- ANTİPATİ değil/yerine/= ANTİPATİK
( Sevimsiz, sevilmeyen, itici, soğuk. )
- ANTİPATİ değil/yerine/= İTİCİLİK/SEVİMSİZLİK
- ANTİPATİK[Fr. < ANTIPATHIQUE] değil/yerine/= SEVİMSİZ, İTİCİ, SOĞUK
- ANTİPATİKLEŞMEK ile ANTİPATİKLEŞTİRMEK ile ANTİPATİ ile ANTİPATİK/LİK
- ANTİPERSONEL[Fr.] ile ANTİRADAR[Fr.] ile ANTİTANK[Fr.]
( Özellikle kişileri saf dışı kılmak için kullanılan savaş araçları ve silahları. İLE Radarları etkisiz duruma getirmeye yarayan düzenek. İLE Tanklara karşı kullanılan. )
- ANTİPIRETİK[Fr.] ile ANTİPIRİN[Fr.] ile ANTİTERMİK[Fr.]
( Ateşli durumlarda, gövde sıcaklığını düşüren ilaç. İLE Ateş düşürücü ve yatıştırıcı olarak kullanılan renksiz kristallerden biri. İLE Ateş düşürücü ilaçlar. )
- ANTİPİRETİK değil/yerine/= ATEŞ DÜŞÜRÜR
- ANTİSEMİT/LİK ile ANTİSEMİTİST ile ANTİSEMİTİZM
- antisep.[Lat. < ANTISEPTICUS] değil/yerine/= ANTİSEPTİK
- ANTİSEPSİ[Fr. < ANTISEPSIE < Yun.] ile/ve/||/<>/> ANTİSEPTİK[Yun.] ile/ve/||/<>/> DEZENFEKTAN
( El, yüz ya da gövdedeki hastalık yapan mikroorganizmaları kimyasal nesnelerle etkisiz duruma getirme ya da yok etme işlemi. İLE/VE/||/<>/> Antisepsi yapmak için kullanılan nesne. | Antisepsi özelliği olan nesne. canlı dokular üzerinde mikroorganizmaları öldüren ya da büyümelerini durduran nesneler. İLE/VE/||/<>/> Cansız yüzeylerde mikroorganizmaları öldüren nesneler. )
( Mikropları ilaçla temizleme yolu. İLE/VE/||/<>/> Mikroplardan arınmış. )
- ANTİSEPTİK değil/yerine/= MİKROPKIRAN
- ANTISPAZMOTİK[Fr.] değil/yerine/= KASILMA GİDERICİ (İLAÇ)
- ANTİTEZ ile ANTİTETİK ile ZIT
( ANTITHESIS vs. ANTITHETIC vs. ANTITHETICAL )
( پادگذاره ile پادگذارهي ile متضاد )
( PADGOZAREH ile PADGOZAREHY ile MOTEZAD )
- ANTİTOKSİK ile ANTİTOKSİN
( ANTITOXIC vs. ANTITOXIN )
( ضدسم ile زهردارو ile پادزهرابه ile ضد زهرابه )
( ZEDASM ile ZAHARDARO ile PADZEHARABEH ile ZED ZAHARABEH )
- ANTİTOKSİN = ANTİTOKSİK
( İçine giren toksinleri zararsız duruma getirmek için gövdenin çıkardığı nesne. )
- ANTLAŞAMAMAK ile/ve/en azından/||/<>/< ANTLAŞAMADIĞIMIZDA ANTLAŞMAK
- ANTLAŞMA/AHİT/MİSAK ve UYUŞMA/AHENK
( PACT/TREATY and HARMONY )
- ANTRENMAN ile ANTRENMANLI/LIK ile ANTRENMANSIZ/LIK
- ANTRENÖR/LÜK ile ANTRENÖRLÜ ile ANTRENÖRSÜZ/LÜK
- ANTREPO ile ANTREPOCU/LUK
- ANTROMORFİK" değil/yerine/= ANTROPOMORFİK
- ANTROPO(-)[Yun.] ile[ve/||/<> ANTROPOBİYOLOJİ[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOCOĞRAFYA[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOFAJ[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOFİL[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOGRAFİ[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOİT[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOKİMYA[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOKLIMATOLOJİ[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOKRASİ[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOLOG[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOLOJİ/K[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOMETRİ[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOMORFİZM[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOMORFOLOJİ[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPONOZ[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOPLASTİ[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOSANTRİK[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOSANTRİZM[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOTEKNİK[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOZOİK[Fr.]
( İnsan. | İnsan anlamı katan ön ek. İLE/VE/||/<> Zaman içinde kişilerde görülen dirimbilimsel farklılığın ve çeşitliliğin incelenmesi. İLE/VE/||/<> İnsan topluluklarının yeryüzündeki dağılımını inceleyen coğrafya dalı. İLE/VE/||/<> Yamyam. İLE/VE/||/<> İnsanın yaşadığı yerde yaşayan hayvan ve bitkiler. İLE/VE/||/<> İnsan ırklarının özelliklerini ve yeryüzündeki dağılımlarını inceleyen bilim dalı. İLE/VE/||/<> İnsana çok benzeyen/benzetilen maymun türü. İLE/VE/||/<> İklimin, insan üzerindeki etkilerini inceleyen bilim. İLE/VE/||/<> Sayrılıkların sürecine şiddetle etkide bulunma gereğine inanan sağaltım öğretisi. İLE/VE/||/<> İnsanbilim uzmanı. İLE/VE/||/<> İnsanın kaynağını, geleneklerini ve ırkları inceleyen bilim, insanbilim. | İnsanbilimle ilgili. İLE/VE/||/<> İnsan organizmasının ölçülmesi için kullanılan ölçüm tekniklerinin tümü. İLE/VE/||/<> İnsan biçimcilik. İLE/VE/||/<> İnsan gövdesinin biçimini inceleyen bilim dalı. İLE/VE/||/<> İnsana özgü bulaşıcı sayrılık. İLE/VE/||/<> Fosil insan iskeletinden yola çıkarak anatomik yapılarını yeniden kurma yöntemi. İLE/VE/||/<> Felsefede, insanı, evrenin (")yaratılma nedeni(") sayan. İLE/VE/||/<> İnsanı, evrenin merkezi kabul eden öğreti. İLE/VE/||/<> Bir ya da daha çok işlemcinin çalıştığı kumanda ve yönlendirme düzenlerinde insanla makine arasında kurulabilecek en iyi dengeyi sağlamayı amaçlayan bilim. İLE/VE/||/<> İnsanın belirmesi ve yayılmasını niteleyen dönem. )
- ANTROPO-[Yun.] ile/ve/||/<> ANTROPOLOJİ[Yun.] ile/ve/||/<> ANTROPOLOJİK[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOLOG[Yun.]
( "İnsan" anlamı katan ön ek. İLE/VE/||/<> İnsanın kaynağını, geleneklerini ve ırkları inceleyen bilim insanbilim. İLE/VE/||/<> İnsanbilim ile ilgili. İLE/VE/||/<> İnsanbilim uzmanı. )
- ANTROPODA ile ANTROPOGRAFİ ile İNSANSI ile ANTROPOLOG ile ANTROPOLOJİ ile ANTROPOMORFİK
( ANTHROPODA vs. ANTHROPOGRAPHY vs. ANTHROPOID vs. ANTHROPOLOGIST vs. ANTHROPOLOGY vs. ANTHROPOMORPHIC )
( بند پيان ile نژاد شناسي ile شبه انسان ile مردمشناس ile مردمشناسي ile شبيه انسان ile انسان شکل )
( BAND PEYAN ile NEJAD SHENASY ile SHABEH ENSAN ile MARDAMSHENAS ile MARDAMSHENASY ile SHABYYEH ENSAN ile ENSAN SHEKL )
- ANTROPOFAJİ ile YAMYAMLIK
( Yamyamlık. )
- ANTROPOMORFİZM[Fr. < ANTHROPOMORPHISME] değil/yerine/= İNSAN BİÇİMCİLİK
- ANTROPOSANTRİK[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOSANTRİZM[Fr.]
( Felsefede insanı, evrenin yaratılma nedeni sayan. İLE/VE/||/<> İnsanı evrenin merkezi kabul eden öğreti. )
- ANTROPOSANTRİZM[Fr. < ANTHROPOCENTRISME] değil/yerine/= İNSANMERKEZCİLİK
- ANTROPOZOİK[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOTEKNİK[Fr.]
( İnsanın belirmesi ve yaygınlaşmasını niteleyen dönem. İLE/VE/||/<> Bir ya da daha çok işlemcinin çalıştığı kumanda ve yönlendirme düzenlerinde insanla makine arasında kurulabilecek en iyi dengeyi sağlamayı amaçlayan bilim. )
- ANÜS ile/ve/değil EŞİK
- ANÜS ile/değil KLOAK
( İnsanda. İLE/DEĞİL Hayvanlarda. )
- ANYMORE :/yerine ARTIK
- ANYONİC İSTATİSTİK ile/||/<> FERMİ-DİRAC İSTATİSTİK
( Anyonic istatistik iki boyutta fraksiyonel istatistikken, Fermi-Dirac üç boyutta antadetrik istatistiktir )
( Formül: e^{iπθ} )
( Paul Dirac tarafından 1928 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- APAÇIK ile/||/<> GÜN GİBİ ile/||/<> BUZ GİBİ ile/||/<> TABAK GİBİ
- APAÇIK ile NET/LİK, KESİN/LİK
( "Mantıklı" ya da "mantıksız", apaçık olanı yadsıyamazsınız. )
( Bilim, bilimde kesinliğin olmamasıdır. )
( BEDÂHET: Apaçık olma durumu. | Bir konuda hazırlıksız konuşabilme yeteneği. )
( "Logic" or "no logic", you cannot deny the obvious. )
( SARÎH ile ... )
( WIDE OPEN vs. CLEAR/NESS, CERTAINTY )
- APAÇIK/LIK = SELFEVIDENCE/SELFEVIDENT[İng.] = ÉVIDENCE/ÉVIDENT[Fr.] = OFFENKUNDIG/OFENKUNDIGKEIT[Alm.] = EVIDENZA[İt.] = EVIDENCIA[İsp.] = EVIDENTA, PERSPICUITAS[Lat.] = ANERGEIA[Yun.] = BEDEHA(T)/BEDİHÎ, BEYYİN[Ar.] = HODPEYDÂ[Fars.] = KLAARBLIJKELIJK/HEID[Felm.]
- APALLAMAK" değil AFALLAMAK
- APAR TOPAR (TOPLANMAK/KAÇMAK/ÇIKMAK)
- APARA ile AŞAĞILIK, DÜŞÜKLÜK
( Aşağılık, düşüklük. )
- APARATVA ile YAKINLIK
( Yakınlık. )
- APARMAK ile APARTMAK ile APAR TOPAR ile APART OTEL
- APARTMAK ile ABARTMAK/MÜBALAĞA (ETMEK)
( Alıp götürmek. | Gizlice almak, alıp kaçmak. @@ Bir nesneyi ya da durumu olduğundan daha önemli, daha büyük ya da daha çok göstermek; şişirmek, mübalağa etmek. | Bir iş, bir davranış vb.nde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak. )
- APATETİK ile/||/<> APATİ/K
( Duygusuz, duyarsız, kayıtsız. İLE/||/<> Kayıtsızlık/kayıtsız, aldırmazlık/aldırmaz. )
- APAZLAMAK ile APAZ
- APDEYT(UPDATE) ETMEK değil GÜNCELLEMEK
- APIR-SAPIR (KONUŞMAK)
- APİRETİK değil/yerine/= ATEŞSİZ
- APIŞIP KALMAK ile/ve/||/<> YAPIŞIP KALMAK
- APIŞMAK ile APIŞTIRMAK ile APIŞ/LIK ile APIŞ ARASI
- APLASTİK ile/||/<> APLAZİ
( Gelişimsiz. İLE/||/<> Gelişmezlik, gelişimsizlik. )
- APLAZİ/APLASTİK değil/yerine/= GELİŞMEZLİK/GELİŞMEMİŞ
- APLİK[Fr. < APPLIQUE] ile APLİKE[Fr. < APPLIQUÉ]
( Duvar şamdanı, duvar lambası. İLE Düz ya da desenli bir kumaştan kesilmiş desenlerin bir başka kumaşı süsleme yöntemi ya da kumaşa işlenmiş durumu. )
- APLİK ile APLİKE ile APLİKASYON
- APOKALİPTİK[Fr. < APOCALYPTIQUE] ile/||/<> APOKRİF[Fr. < APOCRYPHE]
( Anlaşılmaz, karışık. İLE/||/<> Doğruluğuna güvenilmez söz, yazı. )
- APOCHROMATIC[İng.] / APOCHROMATIQUE[Fr.] / APOCHROMATIK[Alm.] ile/değil/yerine/= APOKROMATİK
- APOLET[Fr. < ÉPAULETTE] değil/yerine/= OMUZLUK
( Subaylarda rütbeyi göstermek için üniformaların omuzlarına takılan işaretli parça. | Giysilerin omuzlarına süs olarak takılan parça. )
- APPARENT MAGNITUDE[İng.] değil/yerine/= GÖRÜNÜR PARLAKLIK
( Bir gök cisminin Dünya'dan gözlemlenen parlaklığıdır. Nesnenin mesafesine göre değişkenlik gösterir. Görünür parlaklık (m) şu formülle hesaplanır:
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- APPEAL :/yerine BAŞVURMAK
- APPEAR :/yerine GÖRÜNMEK
- APPLY :/yerine BAŞVURMAK
- APPOINT :/yerine ATAMAK
- APPRECIATE :/yerine TAKDİR ETMEK
- APPROACH :/yerine YAKLAŞMAK
- APPROVE :/yerine ONAYLAMAK
- APPROXIMATELY :/yerine YAKLAŞIK
- APRELEMEK ile APRE ile APRECİ/LİK ile APRELİ ile APRESİZ
- APROSEKSİ/APROSEXIA[İng.] değil/yerine/= DİKKATİ SÜRDÜREMEMEZLİK
- APSELEŞMEK ile APSE ile APSELİ
- APTAL OLMAK ile/değil/yerine/||/<>/< İYİ OLMAK
( Birinin hatasını, hiç olmamış gibi saymak. İLE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Affedebilecek kadar. )
- APTAL ile APTALLIK
( GOOF vs. GOOF OFF )
( خيطي بالا آوردن ile خطا کردن ile ازکارطفره رفتن )
( KHYTY BALA AVARDAN ile KHATA KARDAN ile AZKARTAFAREH RAFTAN )
- APTAL ile ŞAPŞAL/ŞAPŞİK
( ... İLE Aptalca davranışlarda bulunan, alık kişi. | Üstüne başına önem vermeyen, özen göstermeyen. | Bol, dökük ve biçimsiz (giyecek). )
- APTALCA ile APTALCA ile APTALCA GURUR ile APTALCA DİNDAR ile APTALLIK
( FOOLISH vs. FOOLISHLY vs. FOOLISHLY PROUD vs. FOOLISHLY RELIGIOUS vs. FOOLISHNESS )
( سفيه ile بي خرد ile نابخرد ile سفاهت آميز ile احمقانه ile ابلهانه ile بي عقل ile بي خردانه ile بيخرد ile ناقصالعقل ile سفاهتا ile سفيهانه ile مدمغ ile خرمقدس ile بي خردي ile حمق ile حماقت ile احمقي ile سفاهت ile بي عقلي ile ناداني )
( SEFYYEH ile BEY KHARD ile NABAKHARD ile SEFANPAT AMYZ ile AHMAGHANEH ile ABLEYANEH ile BEY AGHAL ile BEY KHARDANEH ile بيخرد ile ناقصالعقل ile سفاهتا ile سفيهانه ile مدمغ ile KHARMAGHODAS ile BEY KHARDY ile HAMAGH ile HAMAGHT ile احمقي ile SEFANPAT ile BEY AGHALY ile NADANY )
- APTALLAŞMAK ile APTALLAŞTIRMAK ile APTALLAŞABİLMEK ile APTALLAŞTIRILMAK ile APTAL/LIK ile APTALCA ile APTAL APTAL
- APTAL/LIK[Ar.] ile BUDALA/LIK[Ar.]/KAŞALOT[Fr.][argo]
( Zekâsı pek gelişmemiş, zekâ yoksunu, alık. İLE Zekâca geri olan, alık. | Ahmak, bön. | Bir şeye aşırı düşkün. )
- APTALLIK" değil/yerine/>< "DAHİLİK/DEHÂ"
( [sınırları] Yoktur. DEĞİL/YERİNE/>< Vardır. )
( Kişinin, "dahi" olanı da olmaz, "aptal" olanı da!
Çünkü bazen/hem (bazı/ender) kişi(ler)de, dehâ açığa çıkabildiği gibi, bazen/hem de "aptallık"lar görülebilir. İkisi de aykırı ve aşırı değil sadece sıradışı durum ve koşullarda gerçekleşebilir. )
- APTAL/LIK ile DELİ/LİK
- APTALLIK ve/<> İNTİHAR
- APTAL/LIK ile MERHAMET/Lİ
- APTAL/LIK ile/ve/değil OLANAKSIZ/LIK
- APTALLIK" ile "ÜMİT/UMUT"
( "STUPIDNESS" vs. "HOPE" )
- AR/AUGMENTED REALITY[İng.] değil/yerine/= ARTIRILMIŞ GERÇEKLİK
- ARA AŞIĞI ile DAMLALIK AŞIĞI ile MAHYA AŞIĞI ile MONTAJ AŞIĞI/KONSTRÜKTİF AŞIK ile AŞIK TAKOZU ile ÂŞIKYOLU
( Mahya aşığı ile damlalık aşığı arasında kalan aşıklardan her biri. İLE Ahşap makaslı çatılarda, oluk tarafında dış duvarlar üzerine yerleştirilen ve mertek uclarını taşıyan aşık. Kırma ya da beşikörtüsü çatılarda, mahyaya yerlşetirilen aşık. İLE Mahyada, taşıyıcı aşık bulunmaması durumunda ya da bir mertek çatısında mertek uclarını bağlamak için bunların altına yerleştirilen ve mertekler tarafından taşınan küçük kesitli aşık. İLE Aşıkların oturmalarını sağlamak ve kaymalarını önlemek için eğik makas kirişlerinin üzerine çakılan konik ağaç parça. İLE Dik köşeli çizgilerin kırılarak devam etmesiyle oluşan eski bir geometrik bezeme.[Eskiden, "âşık yolunu şaşırmış" ya da "sarhoşyolu" da denilmiş.] )
- ZWISCHENSTUFE[Alm.] ile/değil/yerine/= ARA BASAMAK
- ARA ile/ve/değil EŞİK
( [not] MEDIA vs./and/but EDGE )
- ARABA ile ARABA KAZASI ile ARABA MOTORU ile ARABA İMALATI ile ARABA SÜRMEK ile ARABA KOLTUĞU ile TAŞIYICI ile TAŞIYICI GÜVERCİN ile TAŞIYICI SİSTEM ile TAŞIYICI DALGA ile TAŞIMAK ile NEWCASTLE'A KÖMÜR TAŞIMAK ile MAL TAŞIMAK ile DEVAM ET ile OMUZDA TAŞIMAK ile GERÇEKLEŞTİRMEK
( CAR vs. CAR ACCIDENT vs. CAR ENGINE vs. CAR MANUFACTURING vs. CAR RIDING vs. CAR SEAT vs. CARRIER vs. CARRIER PIGEON vs. CARRIER SYSTEM vs. CARRIER WAVE vs. CARRY vs. CARRY COAL TO NEWCASTLE vs. CARRY GOODS vs. CARRY ON vs. CARRY ON SHOULDER vs. CARRY OUT )
( ماشين ile اتومبيل ile عرابه ile تصادف اتومبيل ile موتور اتومبيل ile اتومبيل سازي ile ماشين سواري ile صندلي اتومبيل ile ترک بند ile حامل ile کبوتر قاصد ile سيستم حامل ile موج حامل ile حمالي کردن ile عملي کردن ile حامل بودن ile حمايل کردن ile حمل کردن ile بدوش گرفتن ile بار بردن ile بدوش کشيدن ile زيره بکرمان بردن ile کالا حمل کردن ile ادامه داشتن ile به اجرا نهادن ile به اجرا گذاشتن ile ترتيب اثر دادن ile به اجرا گذاردن )
( MASHYNE ile OTOMBYLE ile عرابه ile TASADEF OTOMBYLE ile MOTOR OTOMBYLE ile OTOMBYLE SAZY ile MASHYNE SAVARY ile SANDELY OTOMBYLE ile TARK BAND ile HAMEL ile KABUTAR GHASED ile SYSETAM HAMEL ile MOJ HAMEL ile HAMALY KARDAN ile AMELY KARDAN ile HAMEL BODAN ile HAMAYLE KARDAN ile HAMEL KARDAN ile BEDOOSH GARAFTAN ile BAR BARDAN ile BEDOOSH KESHYDAN ile ZYRAH BEKARMAN BARDAN ile KALA HAMEL KARDAN ile EDAMEH DASHTAN ile BAH EJRA NEHADAN ile BAH EJRA GOZASHTAN ile TARATYBE ASAR DADAN ile BAH EJRA GOZARDAN )
- ARABA/LIK ile ARABAN ile ARABACI/LIK ile ARABALI ile ARABASIZ/LIK ile ARABA ARABA ile ARABA VAPURU ile ARABALI VAPUR ile ARABA FALAKASI ile ARABA MEZARLIĞI
- ARABESKLEŞMEK ile ARABESK ile ARABESKÇİ/LİK
- ARAÇ ÇANTASI ile/ve/||/<> AVADANLIK
- ARACI ile/ve/değil EŞİK
- ARACILIK ile ARACI ile ORTA SEVİYE ile ARACI ile BİTMEK BİLMEYEN ile ARALIK ile ARALIKLI ile ARALIKLI ile KARIŞIM ile KARIŞTIRILABİLİR ile MOLEKÜLLER ARASI
( INTERMEDIACY vs. INTERMEDIARY vs. INTERMEDIATE vs. INTERMEDIATOR vs. INTERMINABLE vs. INTERMIT vs. INTERMITTENT vs. INTERMITTER vs. INTERMIX vs. INTERMIXABLE vs. INTERMOLECULAR )
( ميانجي گري ile وساطت کننده ile مداخله کننده ile درميان آينده ile واسطه ile تمام نشدني ile پايان ناپذير ile نوبت داشتن ile نوبت شدن ile نوبتي ile نوبت دار ile متناوب کننده ile بهم مخلوط کردن ile ختلات پذير ile اقابل اختلات ile بين ذرات ile بين مولکولي )
( MYENJY GARY ile VASATAT KONANDEH ile MADAKHALEH KONANDEH ile DARAMYAN AYNADEH ile VASETEH ile TAMAM NESHODANY ile PAYAN NAPAZYR ile NOBAT DASHTAN ile NOBAT SHODAN ile نوبتي ile NOBAT DAR ile MOTENAVEB KONANDEH ile BACPAM MOKHLOT KARDAN ile KHTELAT PAZYR ile اقابل اختلات ile بين ذرات ile BEYNE MOLKOLY )
- ARACI/LIK ile ARACISIZ/LIK ile ARACI BANKA
- ARAÇLARDAN(OTOBÜS, TREN, VAPUR VS.) ÇÖP ATMAK yerine CEPTE/ÇANTADA TUTMAK
- ARADA-DEREDE (KALMAK, İŞ GÖRMEK)
- ARADA KALMAK ile/değil/yerine ARADA OLMAK
- ARADA KALMAK ile/ve/||/<>/< ZOR DURUMDA KALMAK/ZOR DURUMA DÜŞMEK
- ARADA (OLMAK) ile/ve/değil/yerine AKIŞTA (OLMAK)
- ARADA/LIK ile/ve/||/<> BİRLİKTE/LİK
- ARAF ile/ve/değil EŞİK
- ARAK[Ar.] ile ARAK
( Ter. İLE Çalma. )
- A'RÂK[Ar.] ile A'RÂK[Ar. < IRK] ile ARAK[Ar.] ile ARAKK[Ar.]
( Ter. | Üzüm ve çeşitlerinden çekilip elde edilen ispirto, rakı. İLE Kökler, damarlar. İLE Rakı. İLE [daha/çok/pek] İnce. )
- ARALAMAK ile ARALANMAK ile ARALATMAK ile ARALAYABİLMEK ile ARALAYIVERMEK
- ARALI ile ARALIK ile ARALIKLI ile ARALIKSIZ ile ARALIK OYUNU ile ARALIK KOROZYONU
- ARALIĞI KAPATMAK ile/ve/||/<>/< UYUMLAŞ(TIR)MAK
- FÂSILA[Osm.] / INTERVAL[İng.] / INTERVALLE[Fr.] / SPALTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ARALIK, YARIK
- ARALIK/aralık ile/<> Aralık
( Ara, boşluk. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Onikinci/son ay. )
- ARALIK ile MÜDAHALE ETMEK ile MÜDAHALECİ ile MÜDAHALE ile RÖPORTAJ
( INTERVAL vs. INTERVENE vs. INTERVENER vs. INTERVENING vs. INTERVIEW )
( فترت ile فرجه ile خلال ile اثناء ile مداخله کردن ile مداخله جو ile حايل ile مصاحبه ile مصاحبه کردن )
( FOTERT ile FARJEH ile خلال ile اثناء ile MADAKHALEH KARDAN ile MADAKHALEH JO ile HAYLE ile MOSAHEBEH ile MOSAHEBEH KARDAN )
- ARAMA ile ÇAĞRI İŞLEME ile NAMAZA ÇAĞRI ile TANIK ÇAĞIRMAK ile ARAMAK
( CALL vs. CALL PROCESSING vs. CALL TO PRAYER vs. CALL TO WITNESS vs. CALL UP )
( تماس تلفني گرفتن ile ناميدن ile خبر کردن ile نام بردن ile مراجعه کردن ile خواندن ile صدا کردن ile فرا خوان ile صدا زدن ile نام نهادن ile صلا در دادن ile احضار کردن ile آوا ile صلا ile صدا ile ناميده ile فراخوان پردازي ile اذان گفتن ile گواه خواستن ile گواه آوردن ile گواه گرفتن ile شيپور احضار )
( TAMAS TALFANY GARAFTAN ile NAMYDAN ile KHBAR KARDAN ile NAM BARDAN ile MARAJEEH KARDAN ile KHANDAN ile SADA KARDAN ile FARA KHAN ile SADA ZADAN ile NAM NEHADAN ile SALA DAR DADAN ile EHZAR KARDAN ile AVA ile SALA ile SADA ile NAMYDAH ile FARAKHAN PARDAZY ile AZAN GOFTAN ile GOVAH KHASTAN ile GOVAH AVARDAN ile GOVAH GARAFTAN ile SHYPOR EHZAR )
- ARAMADIĞIMIZI BULAMAMAK ile/ve/||/<> DOLDURMADIĞIMIZI BOŞALTAMAMAK ile/ve/||/<> SAHİP OLMADIĞIMIZDAN VAZGEÇEMEMEK ile/ve/||/<> BULUNMADIĞIMIZ YERİ TERK EDEMEMEK
- ARAMAK ile ARAMA EMRİ ile ARAMA İZNİ ile ARAMA KARARI ile ARAMA MOTORU ile ARAMA TARAMA ile ARAMA BÜLTENİ ile ARAMA RUHSATI
- ARAMAK ile ARAMAK
( CALLING vs. CALLING IN )
( فراخواني ile فراخواننده ile تو خواني )
( FARAKHANY ile FARAKHANANDEH ile TO KHANY )
- ARAMAK ile/ve/değil/yerine/<> BULMAK İÇİN/ÜZERE ARAMAK
- ARAMAK ile ÇEVİRME
( DIAL vs. DIALING )
( شماره گرفتن ile شماره گيري )
( SHMAREH GARAFTAN ile SHMAREH GYRY )
- ARAMAK ile/ve/||/<> DENK GELMEK/DENK GETİRMEK ile/ve/||/<> YAKALAMAK
- ARAMAK ile/ve/<> PAYLAŞMAK
( Bazı şeylerin paylaşıldığı kişi aranır. Birinin bizi uzun süre sonra ya da -maddi, manevi- bir gereksinimi doğrultusunda araması çıkar değil/olmayabilir, zihnimizde ve gönlümüzde bir yeri olduğundandır. )
( Sahip olduğunuz her şeyi, her kimin gereksinimi varsa, onunla severek paylaşın. )
( TO CALL/TO SEEK/TO SEARCH vs./and/<> TO SHARE )
- ARAMAK ile/ve PAYLAŞMAK
( TO SEARCH vs./and TO SHARE )
- ARAMAK = SEARCH/SEEK/LOOK FOR[İng.] = CHERCHER[Fr.] = SUCHEN[Alm.] = CERCARE[İt.] = BUSCAR[İsp.]
- ARANMAK ile/ve/değil ARINMAK
- ARANMAK ile/ve/değil/yerine ARINMAK
- ARANMAK ile/ve KAŞINMAK
- ARAP ile ARAP ile ARAP YARIMADASI ile ARAP YASEMİNİ ile ARAPÇALAŞTIRILMIŞ ile ARAPLAŞTIRMAK ile ARAPLAR ile ARAPÇA
( ARAB vs. ARABIAN vs. ARABIAN PENINSULA vs. ARABIAN JASMINE vs. ARABICIZED vs. ARABIZE vs. ARABS vs. ARABIC )
( عرب ile عربي ile رازقي ile جزيره العرب ile جزيرتلارب ile زبان تازي ile زبان عربي ile معرب ile معرب کردن ile اعراب )
( ARAB ile ARABY ile رازقي ile جزيره العرب ile جزيرتلارب ile ZABAN TAZY ile ZABAN ARABY ile MARAB ile MARAB KARDAN ile ARAB )
- ARASI ile BİSİKLETLER ARASI ile FAİZ ile ÜLKENİN ÇIKARLARI ile FAİZ ORANI ile İLGİLİ ile İLGİNÇ ile İLGİ ALANLARI ile SATIR ARASI ile KESİŞMEK ile KESİŞEN ile KAVŞAK ile İNTERSEKS ile ARALIK ile EYALETLERARASI ile YILDIZLARARASI ile ARALIK
( INTER vs. INTERCYCLE vs. INTEREST vs. INTEREST OF THE COUNTRY vs. INTEREST RATE vs. INTERESTED vs. INTERESTING vs. INTERESTS vs. INTERLINE vs. INTERSECT vs. INTERSECTING vs. INTERSECTION vs. INTERSEX vs. INTERSPACE vs. INTERSTATE vs. INTERSTELLAR vs. INTERSTICE )
( مدفون ساختن ile بين چرخهاي ile صرفه ile ربح ile جلب توجهکردن ile ذينفع کردن ile بهره مالک ile تنزيل ile نفع ile علاقه ile مصلحت ile علاقه مندي ile نزول ile مصاح عاليه مملکت ile نرخ بهره ile پابست ile علاقه مند ile پربهره ile علاقمند ile علاقهمند ile باتماشا ile جالب نظر ile شنيدني ile جالب ile فروع ile آلائق ile منافع ile طبايع ile طباع ile مصالح ile علائق ile آستر گذاشتن ile از هم گذشتن ile تقاطع کردن ile متلاقي ile متقاطع ile تقاطع ile چارسوق ile نر و ماده ile فاصله دار کردن ile بين ايالتي ile بين ستارهاي ile سوراخ ريز )
( MADFON SAKHTAN ile BEYNE CHARKHESAY ile SARFEH ile ربح ile JALAB TOJEKKARDAN ile ZEYNAF KARDAN ile BACPAREH MALK ile تنزيل ile NAF ile ALAGHEH ile MOSOLHAT ile ALAGHEH MANDY ile NEZOL ile MOSAH ALYYEH MOMLEKT ile NARKH BACPAREH ile PABAST ile ALAGHEH MAND ile پربهره ile ALAGHAMAND ile ALAGHESMAND ile باتماشا ile JALEB NAZAR ile SHENYDANY ile JALEB ile FORU ile آلائق ile MENAFE ile طبايع ile طباع ile MOSALEH ile ALAEGH ile ASTER GOZASHTAN ile AZ NPAM GOZASHTAN ile TAQATE KARDAN ile MOTELAGHY ile MOTEQATE ile TAQATE ile چارسوق ile NAR VE MADEH ile FASLEH DAR KARDAN ile BEYNE AYELTY ile BEYNE SETAREHYAY ile SORAKH RYZ )
- ARAŞTIRMA (YAPMAK) ile ÇALIŞMA (YAPMAK)
( RESEARCH vs. TO STUDY/WORK )
- ARAŞTIRMA ile ARAŞTIRMAN ile ARAŞTIRMACI/LIK ile ARAŞTIRMA FİLMİ ile ARAŞTIRMA GÖREVLİSİ ile ARAŞTIRMA GELİŞTİRME
- ARAŞTIRMAK ile ARAŞTIRMACI ile SORAN ile SORGU
( INQUIRE vs. INQUIRER vs. INQUIRING vs. INQUIRY )
( استمزاج کردن ile پويا شدن ile استخبار کردن ile استعلام کردن ile استفسار کردن ile جويا شدن ile پويان ile مستفسر ile استخبار ile سراغ ile بازپرسين ile استعلام ile خبرگيري ile استمزاج ile استعلاميه ile جستار )
( ESTAMZAJ KARDAN ile POOYA SHODAN ile ESTEKHABAR KARDAN ile ESTELAM KARDAN ile ESTAFSAR KARDAN ile JOYA SHODAN ile پويان ile مستفسر ile ESTEKHABAR ile SARAGH ile BAZPORSYNE ile ESTELAM ile KHBARGYRY ile استمزاج ile ESTELAMYYEH ile JASTAR )
- ARAŞTIRMAK ile SORGU
( ENQUIRE vs. ENQUIRY )
( استفهام کردن ile استفسار )
( ESTEFEHAM KARDAN ile استفسار )
- ARAŞTIRMAK ile SORUŞTURMA ile ARAŞTIRMACI
( INVESTIGATING vs. INVESTIGATION vs. INVESTIGATOR )
( متجسس ile رسيدگي ile تحقيق ile بازپرسي ile کندوکاو ile غور ile تفحص ile وارسي ile تجسس ile تتبع ile بازخواني ile محقق ile بازجو )
( متجسس ile RESYDEGY ile تحقيق ile BAZPORSY ile KANDOKAV ile غور ile TAFHES ile VARSY ile TAJASS ile تتبع ile BAZKHANY ile MAHGH ile BAZJU )
- ARAŞTIRTMAK ile ARAŞTIRABİLMEK ile ARAŞTIRIVERMEK ile ARAŞTIRI ile ARAŞTIRICI/LIK
- ARAS[yerel < Isparta bölgesi] ile/ve/<> ARASTA[Fars. ARASTE: Süslenmiş.] ile/ve/<> ARASTAK[Fars.]
( Çarşı. İLE/VE/<> Eskiden, çarşılarda aynı çeşit mal satan esnafın bulunduğu bölüm. | Üstü örtülü ya da dükkânlarının önü saçaklı çarşı. [Eskiden, arasta, külliyelerin bir bölümünü meydana getirirdi.] | Ordu çarşısı. [Eskiden, ordugâhta kurulan seyyar çarşı.] İLE/VE/<> Yapıların üzerine gelen süslü saçak. | Tavan. | Yatak sayvanı. )
- ARAYA KATMAK ile ŞEFAAT ETMEK ile HÜCRELER ARASI ile ARACILIK ile ŞEFAATÇİ ile TAKAS ile DEĞİŞTİRİLEBİLİR ile KIYILARARASI ile İLETİŞİM KURMAK ile CEMAAT ARASI ile ARA BAĞLANTI ile KITALARARASI ile İLİŞKİ ile KÜLTÜRLERARASI ile AKIMLARARASI
( INTERCALATE vs. INTERCEDE vs. INTERCELLULAR vs. INTERCESSION vs. INTERCESSOR vs. INTERCHANGE vs. INTERCHANGEABLE vs. INTERCOASTAL vs. INTERCOMMUNICATE vs. INTERCOMMUNION vs. INTERCONNECT vs. INTERCONTINENTAL vs. INTERCOURSE vs. INTERCULTURAL vs. INTERCURRENT )
( جا دادن ile شفاعت کردن ile پادر مياني کردن ile داخل سلولي ile بين ياختهاي ile بين ياخته اي ile ميانگيري ile پادرمياني ile پادرميان ile شفيع ile پايمرد ile متناوب ساختن ile جا بجا ile قابل معاوضه ile قابل مبادله ile متبادل ile قابل تبادل ile مبادله پذير ile جابجا پذير ile بين دنده اي ile مراوده داخلي داشتن ile ارتباط مشترک ile مراوده ile اقدام مشترک ile بهم وصل کردن ile بهم پيوستن ile درون بري ile مقاربت ile آميزش ile بين فرهنگي ile مداخله کننده )
( JA DADAN ile SHAFAAT KARDAN ile PADAR MYANY KARDAN ile DAKHAL SELOLY ile بين ياختهاي ile BEYNE YAKHTEH AY ile MYENGYRY ile PADRAMYANY ile PADRAMYAN ile SHOFYE ile PAYMARD ile MOTENAVEB SAKHTAN ile JA BEJA ile قابل معاوضه ile GHABEL MOBADELEH ile متبادل ile GHABEL TABADEL ile MOBADELEH PAZYR ile JABEJA PAZYR ile BEYNE DANDEH AY ile MARAVODEH DAKHALY DASHTAN ile ERTABAT MOSHTARK ile MARAVODEH ile EGDAM MOSHTARK ile BACPAM VASL KARDAN ile BACPAM PEYVASTAN ile DRON BARY ile MOGHARBAT ile AMYZESH ile BEYNE FAREANGY ile MADAKHALEH KONANDEH )
- ARAYAN, BULUR!:
[ya] BELÂ ya da MEVLÂ
- ARAYIP SORMAK
- ARAYIŞ ile ARAYICI/LIK ile ARAYICI FİŞEĞİ
- ARAYÜZ ile MÜDAHALE ETMEK ile MÜDAHALE ETMEK ile PARAZİT YAPMAK ile MÜDAHALE EDEN ile KARIŞMAK
( INTERFACE vs. INTERFERE vs. INTERFERE WITH vs. INTERFERENCE vs. INTERFERING vs. INTERFUSE )
( فضال ile مداخله کردن ile پا بميان گذاشتن ile پارازيت دادن ile دخالت کردن ile دخل و تصرف کردن ile مداخله و فضولي کردن ile دخل و تصرف کردآن ile معارظ شدن ile فضولي ile تداخل ile فضول ile مداخله ile دخل و تصرف ile دخالت ile دخيل ile تداخلي ile بهم آميختن )
( فضال ile MADAKHALEH KARDAN ile PA BAMYAN GOZASHTAN ile PARAZYT DADAN ile DOKHALT KARDAN ile DOKHAL VE TASRAF KARDAN ile MADAKHALEH VE FOZOLY KARDAN ile DOKHAL VE TASRAF KARDAN ile MOARZ SHODAN ile FOZOLY ile TADAKHAL ile فضول ile MADAKHALEH ile دخل و تصرف ile DOKHALT ile DOKHYLE ile تداخلي ile BACPAM AMYKHTAN )
- ARAZBÂR ile ARAZBÂR-PÛSELİK ile ARAZBÂR-ZEMZEM
( Türk mûsikîsinin pek eski birleşik(mürekkeb) makamlarındandır. [Nevâ'da beyâtî ve rast beşlisi'nin çârgâh'taki şeddi ve uşak dörtlüsünün birleşmesinden meydana gelmiştir.] İLE III. Selim'in ihtirâ[benzeri görülmemiş bir şey icâd etme] ettiği birleşik(mürekkeb) makamlardan biridir. [Arazbâr mürekkebine bir pûselik dörtlüsü ya da beşlisi eklenerek meydana gelmiştir.] İLE Nasır Abdülbâkî'nin tetkik ve tahkikinde adı geçen makam. )
- ARAZ-I-LÂZIM ile ARAZ-I-MUFÂRIK
( Gerekli araz.[Mâhiyetten ayrılması olanaksızdır] İLE Ayrılabilir araz.[Mâhiyetten ayrılması olanaksız değildir.] )
- ARAZİ ile BATAKLIK
( FIELD vs. MARSH )
- ARAZİ ile ÇİMENLİK
( FIELD vs. MEADOW )
- ARAZİ ile/ve TOPRAK
( TOPRAK
Tarlam, sana üçyüz fidan aşılasam
Tarla coşar, fidan coşar, el coşar
Gücüm yetse, hemen işe başlasam
Kazma coşar, kürek coşar, bel coşar
Muhidime örnek olmak maksadım
Sevinir evlâdım, söylenir adım
Hız ile yürür idim olsa kanadım
Yolcu coşar, ayak coşar, yol coşar
Çalışırsan toprak verir cömerttir
Emeksiz istemek, dermansız derttir
Çalışmak, insana büyük servettir
Kese coşar, gönül coşar, el coşar
Yılda bir kez, çiçek açan ağaçlar
Hayatta insana ömür bağışlar
Her taraftan cıvıldaşır o kuşlar
Seher coşar, bülbül coşar, gül coşar
Güzelin kulağı, küpeyi saklar
Ağacın yaprağı, meyveyi koklar
Mehtap ile birleşince yapraklar
Gölge coşar, mehtap coşar, dal coşar
Yel, dala değdikçe, sor ki, dallar ne çeker
Durmaz inler, ırgalanır, Hû çeker
Demişler ki, bu derdi bu çeker
Veysel ağlar, sazı ile tez coşar
[ Veysel (Âşık) 'ın yazdığı ilk şiirdir. ]
[ Sürekli erişim adresi...
www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12792 ]
)
( ... ile/ve TÜRÂB )
( ... ile/ve HÂK, ÂCÂK )
( ... ile/ve PİTHİRİ )
- ARDAHAN ile ARDAHANLI/LIK
- ARDAK ile ARDIŞIK
( Mantarların etkisiyle ahşapta meydana gelen ve renk değişikliği doğuran çürüme başlangıcı. İLE Aynı öğenin birbiri ardına gelmesi. )
- ARDAKLANMAK ile ARDA ile ARDAK
- ARDI ARDINA (DİZİLMEK)
- ARDI ARKASI (GELMEMEK)
- ARDILMAK ile ARDIL/LIK ile ARDIÇ ile ARDINCA ile ARDI SIRA ile ARDIÇ OTU ile ARDIÇ KUŞU ile ARDI ARDINA ile ARDIN ARDIN ile ARDIÇ RAKISI ile ARDIL GÖRÜNTÜ
- ARDIŞIK/LIK ile ARDIŞIK DEVRE ile ARDIŞIK GÖRÜNTÜ ile ARDIŞIK OLGULAR ile ARDIŞIK SAYILAR
- ARDIŞIK/LIK ile/ve/||/<> ÖNSEL/LİK
- ARDIŞIK/LIK ile/ve/||/<> ÖZDEŞ/LİK
- ARDİYE ile ARDİYECİ/LİK
- ARDRAMATİK[Fr.] değil/yerine/= TİYATRO SANATI
- AREFLEKSİ/AREFLEXIA[İng.] değil/yerine/= TEPKESİZLİK
- ARGAÇLAMAK ile ARGAÇ ile ARGALİ
- ARGOLAŞMAK ile ARGOLAŞTIRMAK ile ARGO ile ARGON ile ARGOLU ile ARGOSUZ
- ARGUE :/yerine TARTIŞMAK
- ARİ ile ARİF/LİK ile ARİ DİL ile ARİZ AMİK
- ARI/SİNEK ile/||/<> İNCİR ARISI/SİNEĞİ
- ARIG[BARSGAN] ile/||/<> ARRIG ile/||/<> ARIG NERİG ile/||/<> ARIKLIK/ARIGLIQ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Çadır örtüsü. İLE Pek temiz nesne.[r'nin tekrar pekiştirme içindir.] İLE Temiz olan bir şey. İLE Temizlik, arılık. )
- ARIQ ile/||/<> ARIQLANDI ile/||/<> ARIQLIG
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Irmak, ark. İLE Suyun yerde yarlar ve hendekler açması. İLE Üzerinde arklar olan yer. )
- ARIK ile ALGIN
( Ark, açık oluk, karık, dren[Fr. < DRAIN]. | Fide ya da fidan dikilen yer. | Zayıf, cılız, kuru, sıska. İLE Cılız, zayıf, hastalıklı. | Birine gönül vermiş, tutkun, vurgun. )
- ARIK ile ARIK
( Ark. | Fide ya da fidan dikilen yer. İLE Zayıf, kuru, sıska. )
- ARILAMAK ile ARILANMAK ile ARILAŞMAK ile ARILAŞTIRMAK ile ARILAŞTIRILMAK ile ARILAR
- ARIN(DIR)MA'DA:
| SU İLE / ATEŞ İLE / SIYIRARAK |
ile/değil/yerine/<>/>/<
DÜŞÜNCE/ZİHİN İLE
- ARINMA ile/ve/> AŞKINLIK
( PURIFICATION vs./and/> TRANSCENDENCY )
- ARINMA ve/||/<>/> AYDINLANMA ve/||/<>/> AŞK
- ARINMAK ile DIŞKILAMA
( DEFECATE vs. DEFECATION )
( تخليه مزاج کردن ile ريدمان )
( TAKHALYYEH MOZAJ KARDAN ile ريدمان )
- ARINMAK ile/ve/değil/<> DUYARLILAŞ(TIR)MAK
- ARISE :/yerine ORTAYA ÇIKMAK
- ARİSTOKRASİ[Fr.] ile/||/<> ARİSTOKRAT[Yun.] ile/||/<> ARİSTOKRATİK[Fr.]
( Aristokrat olma durumu. İLE Sınıf farkı güden ülkelerde soylu sınıftan olan. İLE/||/<> Aristokrasiye ilişkin. | Seçkin, ince, yüksek tabakaya özgü. )
- ARİSTOTELES MANTIĞI/SERT NESNELER MANTIĞI ile/ve BULANIK MANTIK
- ARITIM ile ARITIŞ ile ARITICI/LIK
- ARITMAK ile ARINDIRMAK
- ARITMAK ile ISLAH (ETMEK)
- ARİTMETİK İLE GEOMETRİK İLE HARMONİK ile/||/<> DİZİ TÜRLERİ
( Sayı dizisi çeşitleri. )
( Formül: an = a1 + (n-1)d )
- ARİTMETİK ile ARİTMETİK İLERLEME
( ARITHMETICAL vs. ARITHMETICAL PROGRESSION )
( حسابي ile تصاعد عددي )
( HASABY ile TASAOD ADADY )
- ARİTMETİK ile ARİTMETİKSEL ile ARİTMETİK DİZİ ile ARİTMETİK ORTA ile ARİTMETİK İŞLEM
- ARİTMETİK[Yun.] ile/||/<> ARİTMİ[Fr.] ile/||/<> ARİTMİK[Fr. < ARYTHMIQUE]
( Matematiğin sayısal özelliklerini ve işlemlerini konu edinen dalı, sayısal. İLE/||/<> Yürek atışlarındaki düzensizlik. İLE/||/<> Düzensiz kalp ya da nabız atışı. )
- ARİTMETİK ile/ve/değil CEBİR ile/ve/değil GEOMETRİ
( Zaman. İLE/VE/DEĞİL Zemin/mekân. )
( ... İLE/VE/DEĞİL Aksiyomatik olarak kurulan ilk ilim. )
( ... İLE/VE/DEĞİL Dengeyi/itidali simgeler. )
( Geometri, mekânın yorumudur. )
( [not] ARITHMETIC vs./and/||/<>/< ALGEBRA
ALGEBRA instead of ARITHMETIC )
- ARİTMETİK ile/ve/||/<> LOGARİTMA[Yun.]
( ... İLE/VE/||/<> Büyük çarpmaları, bölmeleri, kök ve kuvvet alışlarını yapabilmek için bulunan bir yol. Biri geometrik, öbürü aritmetik olarak kurulan iki sayı dizisinden, aritmetik olanın her sayısı, karşılaştığı geometrik sayının logaritmasıdır. [1=0 | 10=1 | 100=2 | 1000=3 | 10.000=4 vb.] )
( ... İLE/VE/||/<> Çok büyük ve çok küçük olan sayılarla yapılacak işlemlerde kullanılır.
[Uzay bilimlerinde, bileşik faiz ve koordinat hesaplamalarında, deprem ve ses şiddetinin hesaplamalarında, kimyada pH hesabında, matematiksel konumu belirli olan iki nokta arasındaki uzaklığın hesaplanmasında ve bakterilerin çoğalma hızının hesaplanmasında kullanılır.]
[İlk kez, John Napier tarafından kullanılmıştır.] )
- ARİTMETİK/ASTRONOMİ ile/ve GEOMETRİ ile/ve ŞİİR ile/ve MÜZİK
( Zamanı hesap ettiğinizde Aritmetik, Astronomi; mekânı ölçmeye başladığınızda geometri; dili ölçmeye başladığınızda da şiir ortaya çıkar. Zaman ve dili beraber ölçtüğünüzde müzik ortaya çıkar. )
- ARIYORSAN:
ELİNİ ÖPECEK ve YAKASINA YAPIŞILACAK
( Kendi elini öp! VE Kendi yakana yapış! )
( ELİNİ ÖPECEK BİRİNİ ARIYORSAN, KENDİ ELİNİ ÖP!
YAKASINA YAPIŞILACAK BİRİNİ ARIYORSAN, KENDİ YAKANA YAPIŞ! )
- ÂRIZ OLMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÂRİF OLMAK
- ARIZA ile ARIZA ANALİZİ ile ARIZA BULUCU ile ARIZA BULMA ile KUSURSUZ ile KUSURSUZLUK ile HATALAR
( FAULT vs. FAULT ANALYSIS vs. FAULT FINDER vs. FAULT FINDING vs. FAULTLESS vs. FAULTLESSNESS vs. FAULTS )
( تقصير ile حرج ile گناه ile گسله ile خطيه ile خرده ile عيب ile بدي ile عيب کاوي ile خرده گير ile خرده بيني ile خرده گيري ile بي نقص ile بي نقصي ile عيوب )
( TAQSYR ile HARJ ile GENAH ile GOSLAH ile خطيه ile KHARDEH ile EYBE ile BADY ile EYBE KAVY ile KHARDEH GYR ile KHARDEH BEYNEY ile KHARDEH GYRY ile بي نقص ile BEY NAQSY ile EYVEB )
- ARIZALANMAK ile ARIZALANABİLMEK ile ARIZA ile ARIZALI/LIK ile ARIZASIZ/LIK
- GAVS-İ ELEKTRİKÎ, ŞERÂRE[Osm.] / ARC[İng.] / ARC[Fr.] / BOGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ARK
- ARK değil/yerine/= SU YOLU
- ARKADAŞ KAYBETMEK değil KİMİN, GERÇEK ARKADAŞ OLDUĞUNU ANLAMAK
- ARKADAŞ OLMAK ile ARKADAŞ OLMAK
( BEFRIEND vs. BEFRIENDING )
( تجيب کردن ile رفاقت کردن ile تجيب )
( TAJYBE KARDAN ile RAFAGHT KARDAN ile تجيب )
- ARKADAŞ ile ARKADAŞSIZ ile ARKADAŞÇA ile ARKADAŞLAR ile DOSTLUK
( FRIEND vs. FRIENDLESS vs. FRIENDLY vs. FRIENDS vs. FRIENDSHIP )
( دوست ile يار ile رفيق ile محب ile نديم ile دوست کردن ile بي يار ile بي دوست ile بيرفيق ile اخت ile متحاب ile محبانه ile دوستانه ile خوش برخورد ile متحابه ile خودي ile خوش معاشرت ile انصار ile اعوان ile رفقا ile الفت ile ياري ile دوستي ile خصوصيت ile ولاء ile آشنايي ile هم نشيني ile ارادت ile مرافقت ile رفاقت )
( DOST ile YAR ile RAFYGH ile MOHAB ile نديم ile DOST KARDAN ile BEY YAR ile BEY DOST ile بيرفيق ile AKHT ile متحاب ile محبانه ile DOSTANEH ile KHOSH BARKHORD ile متحابه ile KHODY ile KHOSH MOASHRAT ile ENSAR ile اعوان ile RAFGHA ile ELEFT ile YARY ile DOSTY ile KHSUSYT ile ولاء ile ASHENAYY ile NPAM NESHYNEY ile ARADAT ile مرافقت ile RAFAGHT )
- ARKADAŞ ile DOST CANLISI ile ARKADAŞLAR ile ARKADAŞLIK ile ŞİRKET
( COMPANION vs. COMPANIONABLE vs. COMPANIONS vs. COMPANIONSHIP vs. COMPANY )
( مصاحب ile انيس ile هم نشين ile انباز ile منادم ile يار ile نديم ile معاشر ile هم مشرب ile هم رکاب ile جليس ile هم کلام ile دمساز ile همگام ile همراه ile همدم ile شايسته رفاقت ile نزديکان ile صحابه ile همدمي ile صحابت ile همگامي ile ياري ile مجالست ile منادمت ile مصاحبت ile معيت ile گروهان ile کمپاني ile شرکت )
( MOSAHEB ile ANYS ile NPAM NESHYNE ile ANBAZ ile منادم ile YAR ile نديم ile MOASHAR ile NPAM MOSHARB ile NPAM RAKAB ile جليس ile NPAM KOLAM ile DAMSAZ ile CPEHMGAM ile CPEHMARAH ile CPEHMADAM ile SHAYSETEH RAFAGHT ile NAZADYKAN ile SAHABEH ile همدمي ile صحابت ile CPEHMGAMY ile YARY ile MOJALEST ile منادمت ile MOSAHEBAT ile MAYT ile GARVEYAN ile KAMPANY ile SHARKAT )
- ARKADAŞ ve/||/<> SAĞLIK
( İkisinin değeri ve önemi de kaybedilince anlaşılıyor ne yazık ki. )
- ARKADAŞ ile/ve/değil TANIDIK
( [ne yazık ki] Hesap yapanların, arkadaşları/dostları yoktur. Sadece, "hesaplarına"/"çıkarlarına"/"beklentilerine" uyan "tanıdıkları" vardır. )
( [not] FRIEND vs./and/but ACQUAINTANCE )
- ARKADAŞI-NI (ARAMAK) ile ARKADAŞIN-I (ARAMAK)
( Onun arkadaşı. İLE Kendi arkadaşın. )
- ARKADAŞINLA KARDEŞ (GİBİ) OLMAK/OLABİLMEK ile/ve KARDEŞİNLE KARDEŞ OLMAK/OLABİLMEK
- ARKADAŞ/LIK ile ARKADAŞÇA ile ARKADAŞSIZ/LIK ile ARKADAŞ CANLISI
- ARKADAŞ/LIK ile/<> DOST/LUK ile/<> KARDEŞ/LİK
( Belirli seviyede tutulan iletişim ve paylaşımın, dolayısıyla ilişkinin durumu. İLE Dostlukta son derece derin ve yoğun yakınlık, iletişim ve paylaşım vardır. Bir kişinin birini "Samimi arkadaşım/kankam(kan kardeşim)" olarak tanıtması için en temelde, o iki kişinin sırlarını paylaşabilmesi ve Para ve Seks durumu hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olma durumu vardır. )
( Dostluk, duygulu, erdemli iki kişi arasında, kendiliğinden oluşuveren bir anlaşmadır. Duygulu diyorum, çünkü bir keşiş, dünyadan el etek çekmiş biri, hiç kötü olmaz da dostluk nedir bilmeden yaşayabilir. Erdemli diyorum, çünkü kötülerin, olsa olsa suç ortakları olur, haz düşkünlerinin zevk ve eğlence arkadaşları, çıkarlarını arayanların ortakları vardır, siyaset kişileri, çevrelerine fitne fücurlar toplar, çoğu avarenin bağlılıkları, prenslerin dalkavukları olur; erdemli kişilerin, yalnız onların dostları vardır. )
( Eğlenebildiklerimizle. İLE/VE/<> Anlatabildiklerimizle. İLE/VE/<> Ağlayabildiklerimizle. )
( "Geçerken uğra" der. İLE "Geç, erken uğra!" der. )
( ... İLE Kişiyi, hiçbir zaman/koşulda, terk etmeyen. )
( Herkes dost olamaz! Dost olmayana, arkadaş demenin farkını görmek ve buna göre kullanmak gerekir. )
( Eğer hiç dostun yoksa sen bir dost ol! )
( Derviş, dostum demez! Dost, hiçbir zaman, yanından ayrılmayacak kişidir. Ancak, gerçekten dost olunacak kişi için kullanılabilir. )
( Tek dostumdur... Gökteki yıldızlar! )
( SEN, SANA DOSTSUN!
[HABERİN YOK] )
( Kişilerin en âcizi, dost edinmeyendir! Bundan da âcizi ise dostunu yitirendir. )
( İyi arkadaş, yanında, yüksek sesle konuşup düşünebileceğin kişidir. )
( "Dostlarım! Dünyada dost yoktur!" )
- ARKADAŞLIK ve/> YOL
( Önce arkadaş, sonra yol. )
( Evvel refîk, sümme tarîk. )
- ARKADAŞ/LIK ile/ve/değil/||/<>/< YOLDAŞ/LIK
( Bir yere kadar. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Yolun sonuna kadar. )
- ARKAİK[Fr.] ile/||/<> ARKAİZM[Yun.]
( Klasik çağ öncesinden kalma. | Modası geçmiş, eskimiş. İLE/||/<> Konuşulan ve yazılan dilde kullanımdan düşmüş eski sözcük ve deyimleri kullanma. | Geçerliliğini yitirmiş, bir başka çağa özgü şeylerin niteliği. )
- ARKAİK değil/yerine/= ESKİCİL
- ARKAİK ile/ve/<> GELENEKSEL
- ARKAİK ile KADÎM
- ARKAİZM değil/yerine/= ESKİCİLLİK
- ARKALAMAK ile ARKALANMAK ile ARK ile ARKA/LIK ile ARKALI ile ARKAİZM ile ARKASIZ/LIK ile ARKA YÜZ ile ARKA ARKA ile ARKA AYAK ile ARKA PLAN ile ARKALIKLI ile ARKA SOKAK ile ARKA TEKER ile ARKALIKSIZ ile ARKA ARKAYA ile ARKA MÜZİĞİ ile ARKA PLANDA
- ARKASI PEK ile ARKASI SIRA ile ARKASI YARIN ile ARKASI YUFKA
- ARKEOLOG[Yun.] ile/||/<> ARKEOLOJİ[Yun.] ile/||/<> ARKEOLOJİK[Fr.] ile/||/<> ARKEOZOİK[Fr.] ile/||/<> ARKETİP[Fr.]
( Arkeoloji uzmanı. İLE/||/<> Eski çağlardan kalan eserleri, tarih ve sanat yönünden inceleyen bilim. İLE/||/<> Arkeoloji ile ilgili. İLE/||/<> Tüm taşlarda şiddetli başkalaşımların olduğu zaman. İLE/||/<> Sanatın çeşitli kollarında olabilecek özellik taşıyan, ilk örnek. )
- ARKEOLOJİK ile ARKEOLOG ile ARKEOLOJİ
( ARCHAEOLOGICAL vs. ARCHAEOLOGIST vs. ARCHAEOLOGY )
( باستانشناسي ile باستانشناس )
( BASTANESHENASY ile BASTANESHENAS )
- ARKEOLOJİ/K değil/yerine/= ESKİLBİLİM/SEL
- ARKEOLOJİ/K değil/yerine/= ESKİLBİLİM/SEL / KAZI BİLİMİ
( Tarih öncesi ve eski çağlardan kalma yapıtları, tarih ve sanat açısından inceleyen bilim. )
- ARKETİP[Fr. < ARCHÉTYPE] değil/yerine/= KÖK ÖRNEK
- ARKETİP değil/yerine/= İLK ÖRNEK
- ARKETİPİK ile ARKETİP ile ARKETİPİK
( ARCHETYPAL vs. ARCHETYPE vs. ARCHETYPICAL )
( نمونه اوليه )
( NEMONEH OLYYEH )
- ARKTİK OKYANUSU ile ARKTİK
( ARCTIC OCEAN vs. ARCTIC )
( شمالي ile قطبي ile شمالگان ile اقيانوس منجمد شمالي )
( SHMALY ile GHATABY ile SHMALEGAN ile EGHYANOS MANJAMAD SHMALY )
- ARLANMA ile ARLANMAZ/LIK ile ARLANMAZCA
- ARMA:
DİREK ve/||/<> SEREN ve/||/<> HALAT ve/||/<> TEL MAKARA ve/||/<> YELKEN
( ARMA: Teknede, güverteden yukarı bölümde bulunan donanımların genel adı. )
- ARMA ile ARMALILIK
( BLAZON vs. BLAZONRY )
( نشان خانوادگي ile نشان دار )
( NESHAN KHANAVADEGY ile NESHAN DAR )
- ARMAĞAN ETMEK ve/||/<> GERİ VERMEK/İADE ETMEK
- ARMAĞAN ile/ve/<> GÖRÜMLÜK
( ... İLE/VE/<> Yalnız görülmek için konulan nesne. | Nişanlanılacak kıza ilk kez görmeye gidildiğinde, erkek tarafından takılan ya da verilen armağan. )
- ARMONİ ile ARMONİK ile ARMONİLER ile ARMONİ ORKESTRASI
- ARMUT/LUK ile ARMUTLU ile ARMUT TOP ile ARMUT HOŞAFI ile ARMUT KABAĞI ile ARMUT KURUSU ile ARMUT KOMPOSTOSU
- ARNAVUTLAŞMAK ile ARNAVUTLAŞTIRMAK ile ARNAVUT ile ARNAVUTÇA ile ARNAVUT BİBERİ ile ARNAVUT KALDIRIMI
- ARNAVUTLUK ile ARNAVUT
( ALBANIA vs. ALBANIAN )
( آلباني ile آلبانييي )
( آلباني ile آلبانييي )
- AROMATİK BİLEŞİK ile ALİFATİK BİLEŞİK
( Halkalı yapıya sahip bileşikler. İLE Düz zincirli ya da dallanmış yapıya sahip bileşikler. )
- AROMATİK İLE ANTİAROMATİK İLE NONAROMATİK ile/||/<> AROMATİKLİK DURUMLARI
( Halkalı moleküllerin elektron delokalizasyon durumları. )
( Formül: 4n+2 π elektron )
- AROMATİK ile ALİFATİK
( Halkalı yapıya sahip bileşikler. İLE Düz zincirli ya da dallanmış yapıya sahip bileşikler. )
- AROMATIC[İng.] / AROMATIQUE[Fr.] / AROMATISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= AROMATİK
- AROMATİK ile AROMATİZASYON
( AROMATIC vs. AROMATIZATION )
( خوشبو ile گياه خوشبو ile عطر سازي )
( KHOSHBOO ile GYAH KHOSHBOO ile ATR SAZY )
- AROMATİKLİK ile/||/<> ANTİAROMATİKLİK
( Aromatik 4n+2 π elektronu kararlı, antiaromatik 4n π elektronu kararsız )
( Formül: Hückel kuralı: 4n+2 (aromatik) İLE 4n (antiaromatik) )
- ARP ile ARPA/LIK ile ARPACI/LIK ile ARPALAMA ile ARPA SUYU ile ARPA EKMEĞİ ile ARPA GÜVESİ ile ARPA ŞEHRİYE ile ARPACI KUMRUSU
- ARP ile/ve SAUNG GZUK
( ARP: Dostluğun simgesi. [İki arkadaş, her fırsat bulduğuklarında, biri arp çalar öteki de dikkatli bir biçimde dinlermiş. Dinleyen arkadaşı, bir gün beklenmedik bir biçimde erkenden ölmüş. Bunun üzerine, arp çalan arkadaşı, arpın tellerini koparmış ve bir daha hiç arp çalmamış. O gün bugündür, arp, dostluğun simgesi olarak kalmış. ] )
( ... İLE/VE Myanmar(Burma) çalgısı. Yay-arpların en zarifi. )
- ARPACIK ile ARPACIK SOĞANI
- ARPACIK ile ARPACIK ile ARPACIK ile ARPACIK
( İtdirseği/çıban. İLE Soğan/kıska, tohumluk soğan. | Taze, ufak hıyar. | Çorbalık arpa biçiminde şehriye. | Amerikan tohumlu buğday. İLE Tüfek, tabanca vb. ateşli silahlarda namlunun en ileri bölümünde bulunan ve nişan alırken gezle birlikte göz ile hedef arasında aynı çizgi üzerine getirilen küçük çıkıntı. | Değirmen çarkının merkezinde bulunan demir parça. İLE Erkek geceliğine[entari/anteri] yapılan bir çeşit nakış. )
(1996'dan beri)