Bugün[21 Şubat 2026]
itibarı ile 25.496 başlık/FaRk ile birlikte,
25.496 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(68/103)


- NEFES = NUTUK


- NEFESLEMEK ile NEFESLENMEK ile NEFESLENEBİLMEK ile NEFES/LİK ile NEFESLİ/LİK ile NEFES BORUSU ile NEFES KESİCİ ile NEFES NEFESE ile NEFES DARLIĞI ile NEFESLİ SAZLAR ile NEFESİ KUVVETLİ


- NEFİS/LİK ile NEFİS İZZETİ ile NEFİS MÜDAFAASI ile NEFİS MUHASEBESİ ile NEFİS MÜCADELESİ


- NEFRET ile/ve/> DİKKAT > İLGİ > YAKINLIK

( HATE/HATRED vs./and/> ATTENTION > INTEREST > CLOSENESS/SYMPATHY )


- NEFS:
VAZGEÇMEK değil TERBİYE ETMEK


- NEFSİ İÇİN SEYR-Ü SÜLÛK ile/yerine ALLAH İÇİN SEYR-Ü SÜLÛK


- NEFSİ İÇİN SEYR-Ü SÜLÛK ile/yerine ALLAH İÇİN SEYR-Ü SÜLÛK


- NEFS'İ TERK ve/||/<> SABIR ve/||/<>
ZİKİR ve/||/<> TEFEKKÜR


- NEFSİNDE, RABBİNİ ARAMAK/BULMAK ile/ve/değil/yerine RABBİNDE, NEFSİNİ ARAMAK/BULMAK


- NEFSİ/Nİ "ÖLDÜRMEK" değil NEFSİ/Nİ TERBİYE ETMEK


- NEFS'ÜL EMR:
İRFÂNÎ VE KELÂMÎ ile/ve KOZMOLOJİK VE METAFİZİK ile/ve ONTOLOJİK VE MANTIK


- NEFTİLEŞMEK ile NEFTİLEŞTİRMEK ile NEFT ile NEFTİ ile NEFT YAĞI


- NEFYETMEK ile NEFYEDİLMEK


- NEGATİF/NEGATIVE[İng.] değil/yerine/= EKSİ | OLUMSUZ | YOK


- NEGATİF ile NEGATİF SAYI ile NEGATİF BÜYÜKLÜK


- NEGATİF/LİK ile/ve İÇEDÖNÜK/LÜK

( NEGATIVE/NESS vs./and INTROVERT/NESS )


- NEGATİVİZM/NEGATIVISM[İng.] değil/yerine/= OLMAZCILIK


- NEGLECTED ÇOCUK/NEGLECTED CHILD[İng.] değil/yerine/= İLGIDEN YOKSUN ÇOCUK


- NEGOTIATE :/yerine MÜZÂKERE ETMEK


- NEHİR[Ar.] değil/yerine/= IRMAK


- NEHK[Ar.] ile NEHK[Ar.]

( Yıpratma/yıpranma. | Bir şeyi aşırı ölçüde kullanma. | Cezalandırma, işkence etme. | Zayıflayıp güçten düşme. İLE Eşek anırtısı. )


- NEHY (ETMEK) ile/ve/||/<>/> MEN (ETMEK)


- [ne yazık ki]
NE KADAR, KENDİMİZİ "DÜŞÜNÜYORSAK" ile/ve/||/<>/> O KADAR, İŞTEN/SORUMLULUKTAN KAÇMAK/ÇALMAK


- NE-LİK ile/ve NİTELİK ile/ve İLİŞKİLERİ


- NEMALANMAK ile NEMALANDIRMAK ile NEM ile NEMA ile NEMF ile NEME GEREK ile NEME LAZIM ile NEME GEREKÇİ/LİK ile NEME LAZIMCI/LIK ile NEME YÖNELİM


- NEMEK[Fars.] ile TUZ

( TUZ )


- NEMLENMEK ile NEMLENDİRMEK


- NEMLİ ile ISLAK

( [nesne/kumaş] Sıkıldığında damla akmayabilir. İLE Sıkılırsa damlalar oluşur. )

( HÖL )

( RATIP ile MÜBTELL )


- NEMLİ ile NEMLENDİRMEK ile SÖNÜMLEMEK ile NEM

( DAMP vs. DAMP OFF vs. DAMPEN vs. DAMPNESS )

( مرطوب ساختن ile داراي رطوبت ile نمدار ile نمناک ile نمسار ile رطوبت پس دادن ile نم زدن ile مرطوب شدن ile نمدار کردن ile مرطوب کردن ile نمناک کردن ile نمساري ile نمناکي ile رطوبت )

( MORTUB SAKHTAN ile DARAY ROTUBAT ile NAMDAR ile NAMNAK ile نمسار ile ROTUBAT PES DADAN ile NAM ZADAN ile MORTUB SHODAN ile NAMDAR KARDAN ile MORTUB KARDAN ile NAMNAK KARDAN ile نمساري ile NAMNAKY ile ROTUBAT )


- NEMRUT ile/değil YESEMEK


- NEMRUTLAŞMAK ile NEMRUT/LUK


- NEMRUTLUK ile MESAFELİLİK


- NEMRUT/LUK ile YÜZÜ/SURATI ASIKLIK


- NEM[Fars.]/RUTUBET[Ar.] değil/yerine/= YAŞLIK

( Havada bulunan su buharı. | Hafif ıslaklık. )


- NE/NEGÜ/NÜ ile NE/MA[Ar.] ile NEÇE ile NEME ile NEÇÜK/NELÜK ile NEREK ile NETEG
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Ne? İLE Acaba öyle mi? İLE Kaç? İLE Bilmem. İLE Niçin? İLE Ne gerek? İLE Nasıl? )


- NEOLİBERALİZMDE
ESNEKLİK VE SONUÇLARI:
GÜVENCESİZLİK ve/||/<> BELİRSİZLİK


- [ne yazık ki]
| NEPOTİZM[< NEPHEW] ile/ve/||/<> KRONİZM[< CRONY] |
ile/ve/||/<>
TRİBALİZM

( | Akraba/"yeğen" kayırmacılığı. İLE/VE/||/<> Uzun süren arkadaşlık, hemşehricilik kayırmacılığı. | İLE/VE/||/<> Aşiretçilik/kabilecilik. )


- NEREDE ÇOKLUK, ORADA BOKLUK ile/ve/değil/yerine NEREDE HAREKET, ORADA BEREKET


- NEREDEYSE ÖLMEK ile/ve/değil/||/<>/< ÖLMEK

( Hiçbir şeyi değiştirmez. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Herşeyi değiştirir. )


- NERVÜR ile NERVÜRLÜ ile NERVÜRLÜ DEMİR ile NERVÜRLÜ ÇELİK


- NEŞE ile MUTLULUK

( İçten neşe, şans getirir. )

( Hesaplanmış neşe barış getirmez! )

( JOY vs. HAPPINESS )


- NEŞELENDİRMEK ile CANLANDIRICI

( EXHILARATE vs. EXHILARATING )

( شادمان کردن ile روح افزا ile نشاطآور ile مفرح )

( SHADMAN KARDAN ile RUH AFZA ile NESHATAVAR ile MAFARH )


- NEŞELENMEK ile NEŞELENDİRMEK ile NEŞE ile NEŞET ile NEŞELİ/LİK ile NEŞESİZ/LİK


- NESİK[Ar.] ile NESÎK[Ar.]

( Düzenli/nizamlı. | Bezenmiş, süslü. İLE Altın. | Gümüş. )


- NESİL[Ar.] değil/yerine/= KUŞAK


- NESNE/MADDE BAĞIMLI/LIĞI ile/ve/||/<> DAVRANIŞSAL BAĞIMLI/LIK


- NESNE ile/ve/<> YOĞUNLUK

( vs./and/||/<>/and DENSITY )


- NESNELERE/KİŞİLERE:
[ne yazık ki] BAĞIMLILIK ile/ve/değil/yerine BAĞLILIK


- NESNELERİ TANIMAK ile/ve/||/<> KENDİNİ TANIMAK

( Onları aydınlatmak. İLE/VE/||/<> Aydınlanmak. )


- NESNELERİ, YERE ...:
ATMAK ile/değil/yerine KOYMAK


- NESNELLEŞMEK ile NESNELLEŞTİRMEK ile NESNE ile NESNEL/LİK ile NESNELCİ/LİK ile NESNESEL ile NESNESİZ ile NESNE GRUBU ile NESNE ÖBEĞİ


- NESNEL/LİK ile/ve/||/<>/> İKNA EDİCİ/LİK


- NESNEL/LİK ile/ve/||/<> KALICI/LIK


- NESNEL/LİK ile/ve/||/<> NEDENSEL/LİK


- NESNELLİK ile/ve ÖZNELLİK

( OBJECTIVITY vs./and SUBJECTIVITY )

( ... ile/ve ZHUTIXING )


- NESNELLİKTE:
ÖLÇÜLEBİLİR/LİK ile/ve/||/<> KESTİRİLEBİLİR/LİK ile/ve/||/<> GÖZLEMLENEBİLİR/LİK


- NESNENİN "GÜZELLİĞİ" ve/||/<>/> YETKİN/LİK

( Kendini oluşturan bölümlerle birlikte, göstermiş olduğu uyumdur. VE/||/<>/> Bir şeyin, kendi kavramıyla uygunluğu. )

( Doğa, en yüce uyum ve yetkinliktir. )


- [ne yazık ki]
[ne] "SÖZ DİNLEMEK" ile/ve/ne de/||/<>/< RİCÂ TANIMAK


- NEŞRETMEK ile NEŞREDİLMEK ile NEŞRETTİRMEK ile NEŞREDEBİLMEK


- NEŞTERLEMEK ile NEŞTER


- NET/KESİN/EMİN) BİLGİ SUNMAK ile (")MÜDAHALE (ETMEK)(")


- NET ÜCRET değil/yerine/= KALANLIK


- NETİCELENMEK ile NETİCELEŞMEK ile NETİCELENDİRMEK ile NET ile NETİCE ile NET RESİM ile NET ÜCRET ile NETİCESİZ/LİK


- NETLEŞMEK ile NETLEŞTİRMEK


- NETLEŞTİRMEK ile/ve/değil/||/<>/< AYRIŞTIRMAK


- NETLEŞTİRMEK ile/ve/<> YÜZLEŞ(TİR)MEK ile/ve/<> YORUMLAMAK

( Psikoterapi yöntem ve süreçleri. )


- NETLİK ile "AŞIRILIK"

( CLEAR vs. "EXCESSIVENESS" )


- NET/LİK / NETLEŞTİRMEK ile BELİRGİN/LİK / BELİRGİNLEŞTİRMEK

( Güneş parlarken hemen hemen görünmez. )

( CLEAR vs. CLARITY
When the sun shines, it's hardly visible. )


- NET/LİK ile KESİN/LİK

( CLEAR/NESS vs. DEFINITE/CERTAINTY )


- NETVÖRK[< İng. NETWORK] değil/yerine/= AĞ


- NETWORK :/yerine AĞ


- NEVALE[Ar.] AZIK


- NEVK[Fars.] ile ...

( Sivri uc. | Kuş gagası. | Kirpiğin ucu. )


- NEVRALJİ ile NEVRALJİK


- NEVROTİK değil/yerine/= SİNİRCELİ


- NEVŞEHİR ile NEVŞEHİRLİ/LİK


- NEW AGE[İng.] değil/yerine/= ÇAĞCIL MÜZİK


- NEWTON ve/||/<> EINSTEIN ve/||/<> PLANCK


- NEY "ÇALMAK" değil NEY ÜFLEMEK

( Ney dışındaki sazlar için "çalmak" sözü kullanılır fakat Ney için durum tamamen farklıdır. Ney çalınmaz, üflenir. Ney, insanı/hali çalar. )


- NEY ile/ve/> DUDUK


- NEYİ KAYBETTİK? değil/yerine BAŞKALARI, BİR ŞEYLERİ İNŞÂ ETTİ, ETMEYE DEVAM EDİYOR

( )


- NEYZEN/LİK ile NEYZEN BAKIŞLI


- NEZÂKET:
BAŞKASINI RAHATSIZ ETMEMEK değil BAŞKASI İÇİN RAHATSIZLIK DUYMAK


- İNCELİK/NEZÂKET[Ar.] ile/<> İKİYÜZLÜLÜK/RİYÂ[Ar.]

( Nezâkette, çoğunlukla, bir parça ikiyüzlülük saklıdır/vardır. )


- NEZAKET ile NEZAKETLİ/LİK ile NEZAKETSİZ/LİK ile NEZAKETSİZCE


- NEZAKETSİZ/LİK değil/yerine/= KABA/LIK


- NEZAKETSİZLİK ile ZARİF OLMAYAN

( INELEGANCE vs. INELEGANT )

( بي ظرافتي ile نازيبائي ile بي لطافت )

( BEY ZARAFTY ile نازيبائي ile BEY LATAFT )


- NEZÂRET[Ar. < NAZAR] ile/ve/<> VEKÂLET/VEKİLLİK[Ar.]

( Bakma, bakış, etrafı görme, seyir. | Gözetme, gözden geçirme, denetim. | İdâre, reislik. | Nâzırlık, vekillik. İLE/VE/<> Başkasının işini görmeye görevli ve/ya da yetkili olma. | Birini, kendi yerine geçirme. | Birinin yerini tutma. | Vekillik, nezâret. | Vekilin, görev yaptığı yer/bina. )


- NEZDİNDE ile/ve/||/<>/< ADDETMEK

( Yanında, huzurunda, gözetiminde. İLE/VE/||/<>/< Saymak. )


- NEZİH (OLMAK) ile/değil MÜSTERİH (OLMAK)


- CUSANUS ve/||/<>/> KOPERNİK ve/||/<>/> PARASELSUS

( 1401 - 11 Ağustos 1464 VE/||/<>/> 19 Şubat 1473 - 24 Mayıs 1543 VE/||/<>/> 1493 - 24 Eylül 1541 )


- NİCEL ÇOKLUK ile/ve GENEL KABUL/LER

( QUANTITATIVE MAJORITY vs./and GENERAL ACCEPTANCE/S )


- NİCELEMEK ile NİCE/LİK ile NİCEL ile NİCE NİCE


- [ne yazık ki]
NİCELİK EGEMENLİĞİ ile/ve/<> DEĞERSİZLİK ile/ve/<> GÖRELİLİK


- NİCELİK ile/ve/||/<>/> BİLİNMEYEN NİCELİK


- NİCELİK = KEMİYET = QUANTITY[İng.] = QUANTITÉ[Fr.] = QUANTITÄT[Alm.] = QUANTITAS[Lat.] = POSOFEI[Yun.] = CANTIDAD[İsp.]


- NİCELİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< NİTELİK

( Bölünebilir olan. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Bölünemez olan. )

( Altın, altınlık niceliğinde, altınlık niteliklerini barındırır. )

( ARITHMOS ile/ve/değil/yerine/||/<>/< EIDOS )

( [not] QUANTITY vs./and QUALITY
QUALITY instead of QUANTITY )


- NİCELİK:
SÜREKLİ ile/ve/||/<> AYRIK

( [Parçalar arasında ...]
Sınır varsa. İLE/VE/||/<> Sınır yoksa. )


- NİCELİKSEL MATEMATİK ile KAVRAM MATEMATİĞİ


- NİFAK değil/yerine/= GEÇİMSİZLİK/ANLAŞMAZLIK/ARABOZU


- NİFÂK ile/değil/yerine/>< İNFÂK

( (")Saklıyorsak("). İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Veriyorsak. )

( İnfâk, nifâğın panzehiridir. )


- NİFAK ile NİFAKÇI/LIK ile NİFAK TOHUMU


- NİFÂK ve/>< TEDBİRÂT


- NİĞDE ile NİĞDELİ/LİK


- NİHAÎ HEDEF değil/yerine/= SON KESİN EREK


- NİHÂLE[Fars.] değil/yerine/= ALTLIK


- NİHÂYETE ERDİRMEK yerine SIRLAMAK


- NİHÂYETE ERDİRMEK yerine SIRLAMAK


- NİHAYETLENMEK ile NİHAYETLENDİRMEK ile NİHAYET ile NİHAYETSİZ/LİK


- NİHİLİST değil NİHİLE OLMAK


- NİKAH KIYMAK değil/yerine/= EVERMEK


- NİKAHLAMAK ile NİKAHLANMAK ile NİKAH/LIK ile NİKAHLI/LIK ile NİKAHSIZ/LIK ile NİKAH MEMURU ile NİKAH ŞEKERİ


- NİKELLEMEK ile NİKEL ile NİKELLİ ile NİKELSİZ ile NİKEL KAPLAMA


- ...'NIN(BEKLEMENİN/DÜŞÜNMENİN VB.):
"ÂLEMİ" YOK! değil GEREĞİ YOK!


- ...'NIN EVİNDE YAŞAMAK ile/yerine ...'NIN EVİNDE KALMAK


- ... NIN ÂLEMİ YOK ile ...NIN GEREĞİ YOK


- NİŞ/NICHE[İng.] değil/yerine/= OYUK


- NİŞABUREK[Fars.] -ile

( Türk müziğinde, rast makamı ve uşşak makamının, pûselik "si" perdesiyle oluşmuş bir makam. )


- NİSAİYE ile NİSAİYECİ/LİK


- NİŞANLAMAK ile NİŞANLANMAK ile NİŞANLAYABİLMEK ile NİŞAN/LIK ile NİŞANE ile NİŞANCI/LIK ile NİŞANLI/LIK ile NİŞANSIZ ile NİŞAN YÜZÜĞÜ ile NİŞAN HALKASI


- NİŞASTALANMAK ile NİŞASTA ile NİŞASTACI/LIK ile NİŞASTALI ile NİŞASTASIZ ile NİŞASTA ŞEKERİ ile NİŞASTA BUĞDAYI


- NİSPET ile NİSPETLİ ile NİSPETÇİ/LİK ile NİSPETSİZ/LİK ile NİSPET EKİ


- NİSPİ ile NİSPİ TEMSİL ile NİSPİ ÇOĞUNLUK


- NİTELEMEK ile NİTELENMEK ile NİTELENDİRMEK ile NİTELEYEBİLMEK ile NİTE/LİK ile NİTEL/LİK ile NİTELİKLİ/LİK ile NİTELİKSİZ/LİK ile NİTELİKLİ İŞÇİ ile NİTELEME SIFATI ile NİTELİKSİZ İŞÇİ


- [NİTELİĞİN GÖSTERGESİNDE]
DOST ile ÂŞIK

( Kavgada belirli olur. İLE Vedâda belirli olur. )


- NİTELİK ile/ve ANLAM

( vs./and/||/<> MEANING )


- NİTELİK ile AYIRT EDİCİ NİTELİK

( QUALITY vs. TRAIT )


- NİTELİK ile/ve DENGE

( QUALITY vs./and BALANCE )


- NİTELİK ile/ve DERİNLİK

( QUALITY vs./and DEPTH )


- NİTELİK ile/ve DOZ

( QUALITY vs./ve DOSE )


- NİTELİK ve/<>/> FELSEFE

( QUALITY/ATTRIBUTE and/<>/> PHILOSOPHY )


- NİTELİK ile/ve GEÇERLİLİK

( QUALITY vs./and VALIDITY )


- NİTELİK ile/ve İKİLİ NİTELİK

( QUALITY vs. COUPLE/DOUBLE QUALITY )


- NİTELİK ile KAPASİTE

( QUALITY vs. CAPACITY )


- NİTELİK ile/ve/değil KENDİLİK

( Sıfat. İLE/VE/DEĞİL Ad. )

( Siz, sadece kendinizsinizdir. )

( Adjective. VS./AND Name. )

( [not] QUALITY vs./and/but SELF )


- NİTELİK = KEYFİYET = QUALITY[İng.] = QUALITÉ[Fr.] = QUALITÄT, BESCHAFFENHEIT[Alm.] = QUALITAS[Lat.] = POIOTES[Yun.] = CALIDAD[İsp.]


- NİTELİK ile/ve KUDRET

( QUALITY vs./and CAPABLE )


- NİTELİK NİCELİK

( QUALITY
QUANTITY )


- NİCELİK ile/ve/||/<>/> NİTELİK ile/ve/||/<>/> ÖLÇÜ

( Bölünebilir olan. İLE/VE/||/<>/> Bölünemez olan. İLE/VE/||/<>/> ... )

( "Kaç?" sorusunun yanıtıdır. İLE/VE/||/<>/> "Nasıl?"[Ne asıl? < KEYFE] sorusunun yanıtıdır. İLE/VE/||/<>/> ... )

( Nicelik olmadan, nitelik olmaz! Nitelik olmadan da nicelik! )

( Altın, altınlık niceliğinde, altınlık niteliklerini barındırır. )

( QUANTITY vs./and/||/<>/> QUALITY vs./and/||/<>/> MODERATION )

( ... ile/ve/||/<>/> GUNA ile/ve/||/<>/> ... )

( KEMMİYET ile/ve/||/<>/> KEYFİYET ile/ve/||/<>/> MİYAR )


- NİTELİK ile/ve/||/<>/> OLANAK


- NİTELİK ile ÖZELLİK

( QUALITY vs. FEATURE )


- NİTELİK ile SINIR

( QUALITY vs. BOUNDARY )

( ... ile JIANGJIE )


- NİTELİK ile SIRADÜZEN

( QUALITY vs. HIERARCHY )


- NİTELİK/Lİ ile/ve/değil/||/<>/< KAPSAM/LI


- NİYET ETMEK ile GİTMEYE NİYETLİYİM ile AMAÇLANAN

( INTEND vs. INTEND TO GO vs. INTENDED )

( قصد داشتن ile خيال داشتن ile بسيجيدن ile قصد کردن ile آهنگ رفتن کردن ile منوي ile مورد نظر )

( GHSAD DASHTAN ile KHYAL DASHTAN ile بسيجيدن ile GHSAD KARDAN ile AHANG RAFTAN KARDAN ile MONOY ile MOORD NAZAR )


- NİYET OKUMAK" ile/değil/yerine/>< ANLAMAYA ÇABALAMAK/ÇALIŞMAK


- NİYET "OKUMAK" ile/ve/||/<> "KİŞİLİK ÇÖZÜMLEMESİ"


- NİYET ile/ve AKLINDA TUTMAK

( INTENTION vs./and TO KEEP IN MIND )


- NİYET ve/||/<> GAYRET ve/||/<> DİRÂYET[YETENEK]


- NİYET ile GELİŞİGÜZEL/LİK, GÖRELİ/LİK


- NİYET +/=/> İDRAK +/=/> İLİM


- NİYET ve/>/< İDRAK ve/>/< İMAN


- NİYET ve/< İDRAK ve/< İMAN


- NİYET ile KASTETMEK


- NİYET ile NİYET ile KASITLI ile KASITLI YAPAN ile KASITLI OLARAK ile NİYETLER

( INTENT vs. INTENTION vs. INTENTIONAL vs. INTENTIONAL DOER vs. INTENTIONALLY vs. INTENTIONS )

( مرام ile آهنگ ile منظور ile مقصود ile عزم ile منوي ile عمد ile سگال ile صرافت ile غرض ile نيت ile تعمد ile خيال ile قصد ile عمدي ile تعمدي ile متعمد ile عمدا ile تعمدا ile اغراض ile نيات )

( MARAM ile AHANG ile MANZUR ile MOGHSUD ile AZM ile MONOY ile AMAD ile SEGAL ile SARAFT ile GHARZ ile NEYT ile TAMAD ile خيال ile GHSAD ile AMADY ile تعمدي ile متعمد ile OMDA ile TAMDA ile EGHARAZ ile NEYAT )


- NİYETLENMEK ile NİYE ile NİYET ile NİYETLİ/LİK ile NİYETÇİ/LİK ile NİYETSİZ/LİK


- NİYET/Lİ/LİK ile/ve EREK/Lİ/LİK / AMAÇ/LI/LIK

( Akıllı kişi, amacı niyette görür. )

( Niyet, amacı gösterir. )

( Niyet hayır, âkıbet hayır. )

( INTENTION vs./and AIM/PURPOSE/GOAL )

( MEYELÂN ile/ve GÂYE )


- NİYETSİZLİK ile/değil/yerine AKSAKLIK


- NİYETSİZ/LİK ile/ve TERBİYESİZ/LİK


- NİYET'TE:
SAMİMİYET, İÇTENLİK, YAKINLIK
ve
TUTUM'DA:
RESMİYET, MESAFE, CİDDİYET

( SINCERELY, SINCERITY, NEARNESS :ON INTENTION and SOLEMNITY, DISTANCE, SERIOUSNESS :ON ATTITUDE )


- NİZA ile NİZAM ile NİZAMLI ile NİZAMSIZ/LIK ile NİZAMSIZCA


- NİZAM-ÜL-MÜLK ile MAVERDİ


- NÖBET[Ar.] değil/yerine/= KEŞİK


- NÖBETLEŞMEK ile NÖBET ile NÖBETÇİ/LİK ile NÖBET ŞEKERİ


- NOBRAN/LIK ile NOBRANCA


- NOD :/yerine BAŞINI SALLAMAK


- NODÜL/NODULE[İng.] değil/yerine/= DÜĞÜMCÜK


- NODULLAMAK ile NODULLANMAK ile NODUL ile NODULLU


- NOKSAN değil/yerine/= EKSİK


- NOKSAN/LIK ile NOKSANSIZ/LIK


- NOKTA ve/||/<>/>/< BİR(LİK)


- NOKTA ile/ve/değil EŞİK


- NOKTA ile/ve SONSUZ/LUK

( NOKTANIN SONSUZLUĞU )

( POINT vs./and ETERNITY )


- NOKTA ile/ve/<> SONSUZ/LUK

( NOKTANIN SONSUZLUĞU )

( POINT vs./and ETERNITY )


- NOKTALAMAK ile NOKTALANMAK ile NOKTALANDIRMAK ile NOKTALAYABİLMEK ile NOKTA ile NOKTACI/LIK ile NOKTALI ile NOKTASIZ ile NOKTA ATIŞI ile NOKTA NOKTA ile NOKTA MEMURU ile NOKTA TURİZMİ ile NOKTALI DELİK ile NOKTALI VİRGÜL ile NOKTALAMA İŞARETİ


- NORDİK ile ...

( Kuzeyli. [Avrupa'da kullanılır.] )


- NORMALLEŞMEK ile NORMALLEŞTİRMEK ile NORMAL/LİK ile NORMAL FİYAT


- NÖRO-BULANIK ile/||/<> GENETİK-BULANIK

( Nöro-bulanık sinir ağları ile İLE genetik-bulanık genetik algoritmalar ile birleştirilmiş sistemler )

( Jang tarafından 1993 yılında keşfedildi/formüle edildi. (Ülke: Bilinmiyor) (Alan: matematik) )


- NÖROGERİBİLDİRİM/NEUROFEEDBACK[İng.] değil/yerine/= SİNİR GERİBİLDİRİMİ


- NÖROLOJİK değil/yerine/= SİNİRSEL


- NÖROTİK ile NÖROTİK KİŞİLİK ile NÖROTİK KARAKTER


- NOSTALJİ ile NOSTALJİK


- NOSTRATİK ile TURANIAN


- NOT ALMAK ile "NOT DÜŞMEK"


- NOT BIRAKMAK yerine NOT İLETMEK


- [not] FUCK but FORK


- NOTALAMAK ile NOT ile NOTA


- NOTE :/yerine NOT, NOT ALMAK


- NOTER/LİK değil/yerine/= ONAYCI/ONAYMAN/ONAYTAY


- NOTICE :/yerine FARK ETMEK


- NÖTRLEMEK ile NÖTRLEŞMEK ile NÖTRLEŞTİRMEK ile NÖTR/LÜK


- n.p.o.[Lat. < NULLA PER OS] değil/yerine/= AĞIZDAN HİÇBİR ŞEY ALINMAYACAK


- NÜANS ile FARK


- NÜFUS[Ar.]/POPÜLASYON[İng./Fr. < POPULATION] değil/yerine/= ÇOĞA | TOPLULUK


- NÜFÛZ EDİLEBİLİRLİK ile/ve/||/<> NÜFÛZ EDİLEMEZLİK


- NÜFÛZ ETMEK değil/yerine/= İÇEGEÇMEK/İÇİNE İŞLEMEK


- NÜFUZ ile NÜFUZLU/LUK ile NÜFUZSUZ/LUK ile NÜFUZ TİCARETİ


- NÜFUZ/LU değil/yerine/= SÖZÜGEÇİ/SÖZGEÇİRİCİLİK / SÖZÜGEÇER


- NÛK[Fars.] ile/ve TOMŞUK

( Kuş gagası. İLE/VE Kuşların kıvrık gagası. )


- NÜKLEER ile NÜKLEER TIP ile NÜKLEER ATIK ile NÜKLEER SİLAH ile NÜKLEER ENERJİ/K ile NÜKLEER REAKTÖR ile NÜKLEER SANTRAL


- NÜKLEOL/NUCLEOL[İng.] değil/yerine/= ÇEKİRDEKÇİK


- NÜKLEUS/NÜVE/NUCLEUS[İng.] değil/yerine/= ÇEKİRDEK


- NÜKTE ile NÜKTECİ/LİK ile NÜKTELİ ile NÜKTESİZ


- NUMARALAMAK ile NUMARALANMAK ile NUMARALANDIRMAK ile NUMARA ile NUMARACI/LIK ile NUMARALI ile NUMARASIZ


- NÜMAYİŞ ile NÜMAYİŞÇİ/LİK


- NUMUNE/SAMPLE[İng.] değil/yerine/= ÖRNEK


- NÜMÛNE ile ÖRNEK


- NUMUNE/EMSAL değil/yerine/= ÖRNEK


- NÜMUNE[Fars.]/MOSTRALIK[İt.] değil/yerine/= GÖSTERMELİK

( Göstermelik. | Kötü ya da yersiz davranışlarıyla göze batan kişi. )


- NUR/ZİYÂ[Ar.] değil/yerine/= IŞIK/AYDINLIK


- NUR ile NUR YÜZLÜ/LÜK


- NÛR ve OLMAK


- NURLANMAK ile NURLANDIRMAK


- NURSUZ/LUK ile NURSUZ PİRSİZ


- NÜSK/NÜSUK ile İBÂDET


- NUT :/yerine KURUYEMİŞ, FINDIK


- NUTUK ATMAK ile NUTUK ÇEKMEK


- NUTUK ATMAK ile/değil/yerine ÖĞÜT VERMEK

( Hiçbir ârif, "nutuk" atmaz. )


- NUT(U)K ile ...

( SÖZ, LÂKIRDI | KONUŞMA | SÖYLEV | [ed.] ESKİ DERVİŞLERCE BÜYÜK BİLİNEN KİMSELERİN MANZUM SÖZLERİ )


- NUTUK ile/ve/değil/yerine/<>/=/||/hem de ÖĞÜT


- NÜVE değil/yerine/= ÇEKİRDEK


- O BU ile O ARA/LIK ile O SAAT ile O HALDE ile O YOLDA ile O AÇIDAN ile O DAKİKA ile O SAATTE ile O SIRADA ile O YÖNDEN ile O YÜZDEN ile O BAKIMDAN ile O TAKDİRDE


- O OLMAK ile/ve/değil/yerine KENDİN OLARAK, O OLMAK

( [not] BEING THAT LIKE vs./and/but BEING THAT BY SELF
BEING THAT BY SELF instead of BEING THAT LIKE )


- O PARAYI:
"BAYILMAK" ile/ve/||/<>/> "DOMALMAK"


- ÖBEK ile GÖBEK


- ÖBEK = GROUP[İng.] = GROUPE[Fr.] = GRUPPE[Alm.] = GRUPO[İsp.]


- ÖBEK ile/ve/||/<> ZİNCİR


- ÖBEKLENMEK ile ÖBEKLEŞMEK ile ÖBEK


- OBELİSK[Fr.] değil/yerine/= DİKİLİTAŞ


- OBEZİTE/OBESITY[İng.] değil/yerine/= ŞİŞMANLIK


- OBJECTİVE SENSUALİSM değil/yerine/= NESNEL DUYUMCULUK


- OBJEKTİF[Fr./İng.] değil/yerine/= MERCEK

( Fotoğraf makinesi, mikroskop, dürbün vb. optik araçlarda nesnelerden gelen ışınları alıp ekran üzerine aktaran mercek ya da mercek düzeni. | Nesnel[subjektif] karşıtı. )


- OBJEKTİVİZM değil/yerine/= NESNELCİLİK


- OBLIGATION :/yerine YÜKÜMLÜLÜK


- OBRUK ile OBRUKLU


- OBSERVE :/yerine GÖZLEMLEMEK


- OBSKÜRANTİZM değil/yerine/= KARARTMACILIK


- OBTAIN :/yerine ELDE ETMEK


- OBURLAŞMAK ile OBUR/LUK ile OBURCA


- OBURLUK YAPMAK ile OBUR ile OBURLUK

( GLUTTONIZE vs. GLUTTONOUS vs. GLUTTONY )

( شکم پرستي کردن ile شکمو ile پر خور ile شکم پرست ile شکم پرستي ile پر خوري ile پرخوري )

( SHKAM PARESTY KARDAN ile SHKAMO ile PAR KHOR ile SHKAM PAREST ile SHKAM PARESTY ile PAR KHORY ile PORKHORY )


- OCAĞI SÖNDÜRMEK yerine OCAĞI DİNLENDİRMEK


- OCAĞI YAKMAK yerine OCAĞI UYANDIRMAK


- OCAK ile ...

( HANEDAN | BEKTÂŞİYE'DE, OCAĞIN SAĞINDA VE SOLUNDA SEYYİD ALİ VE HORASAN POSTU VARDIR )


- OCAK ile FIRIN

( COOKSTOVE/RANGE vs. OVEN )


- OCAK ile HOBİ

( HOB vs. HOBBY )

( سنبه قالب ile گل ميخ زدن ile کار ذوقي ile سرگرمي )

( SANBEH GHALEB ile GOL MYKH ZADAN ile KAR ZOGHY ile سرگرمي )


- OCAK ile KUCAK ile TUZAK

( ... ile ... ile DÂM )


- OCAK ile KÜLHAN[Fars.]/CEHENNEMLİK

( ... İLE Hamamları ısıtan, hamamın altında bulunan kapalı ve geniş ocak. )

(

)


- OCAK ile PARSEL[Fr. < PARCELL]


- OCAK ile/ve/||/<>/> SOFRA


- OCAKLI ile/||/<> PAŞMAKLIK/ARPALIK

( Osmanlı`da gelirleri kale koruması ve tersane giderlerine ayrılan topraklar. İLE/||/<> Osmanlı'da evlenen hanedan üyesi kızlara ya da padişahın eşlerine verilen miri araziler. Gelirleri padişah kızlarına, annesine ve eşlerine ayrılan toprak. )