K ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 26.659 başlık/FaRk ile birlikte,
26.659 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(62/108)
- KORSE ile KORSECİ/LİK ile KORSELİ ile KORSESİZ
- KORTE[İt. < CORTE]/FLÖRT[Fr./İng. < FLIRT] değil/yerine/= ÂŞIKTAŞLIK
( Kadınla erkek arasındaki duygusal ilişki. | Birbirine duygusal ilgi duyan kadın ve erkek. | Siyasal bir parti, yabancı bir ülke vb.ne tam olarak bağlanmadan yaklaşma. )
- KÖRÜ KÖRÜNE (BAĞLANMAK, İNANMAK)
( ALE-L-IMIYÂ, ALE-L-AMYÂ )
- KORU MANDRA SOKAK :
( Merkez Sarıyer'de bir sokaktır. Orta Çeşme üzerinde bulunan Çukurçeşme'nin sağından başlar ve Yeni Sarıyer Merkez Camii arkasınan Hamam Sokakta son bulur. Bu sokağın karşısında eskiden Mandra vardı, bu mandraya izafeten sokağa "Koru Mandra Sokağı" adı verildiği düşünülmektedir. )
- KORU ile/ve/||/<> AĞAÇLIK
( Bakımlı küçük orman. İLE/VE/||/<> Ağacı bol olan yer. )
- KÖRÜK ile/ve HAMLAÇ[Ar.]
( Ateşi canlandırmak için kullanılan araç. İLE/VE Küçük körük. )
- KORUK ile KORUK SUYU ile KORUK LÜFERİ ile KORUK ŞERBETİ
- KÖRÜK ile/||/<> KÖRÜKLEMEK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Körük. İLE/||/<> ... )
- KORUK ile ÜZÜM
- KÖRÜKLEMEK ile KÖRÜKLENMEK ile KÖRÜKLEYEBİLMEK ile KÖRÜK ile KÖRÜKLÜ ile KÖRÜKÇÜ/LÜK ile KÖRÜKSÜZ ile KÖRÜKLÜ OTOBÜS
- KORUMA ile KALICILIK
( VİKAYE["ka" uzun okunur!]: Koruma, kayırma, esirgeme. | Herhangi bir hastalık için önleyici tedbir alma. İLE ... )
( TO PROTECT/SAVE vs. PERMANENCE )
- KORUMAK ile/ve/<> BÂKÎ KILMAK
- KORUMAK ile/ve/<> DEVAM ETTİRMEK
- KORUMAK ile/ve GÖZETMEK
- KORUMAK ile/ve/||/<> KOLLAMAK
( TO PROTECT/SAVE vs. TO WATCH FOR/TO PROTECT )
- KORUMAK ile/ve/<> KULLANMAK
( Dengede olmalılardır! )
- KORUMAK ile KURTARMAK
( TO SAVE vs. TO REDEEM )
- KORUMAK ile ÖNEMSEMEK
( TO PROTECT/SAVE vs. TO CONSIDER )
- KORUMAK ile/ve/||/<>/> SAHİP ÇIKMAK
( TO SAVE vs. TO CLAIM )
- KORUMAK ile/ve SAKINMAK
( TO PROTECT/SAVE vs./and TO AVOID )
- KORUMA/LIK ile KORUMACI/LIK ile KORUMALI ile KORUMASIZ ile KORUMA ARACI ile KORUMA POLİSİ ile KORUMA ÜNSÜZÜ ile KORUMA GÖREVLİSİ
- KORUNAK ile KORUNAKLI/LIK ile KORUNAKSIZ/LIK
- KORUNAK ile KORUNCAK/MAHFAZA[Ar.] ile KORUNGA
( Tehlikeden kurtulmak, korunmak için yapılmış yer. | Sığınılan, saklanılan yapı, mağara gibi yer. | Koruyan, esirgeyen, saklayan kişi. İLE Ambalajlanan malı dış etkilere karşı korumak için ambalaj çatısına çakılan tahta, kontrplak vb. malzeme. İLE Otsu, genellikle 30-70 cm. boyunda, çok yıllık, pembe çiçekli, hayvan yemi olarak kullanılan bir bitki. )
- KORUNMAK ile KORUNULMAK ile KORUNABİLMEK ile KORUN ile KORUN DOKUSU
- KORUSUN ile KUTSANMIŞ ile KUTSANMIŞ RUH ile KUTLULUK ile NİMET ile KILIK DEĞİŞTİRMİŞ NİMET
( BLESS vs. BLESSED vs. BLESSED SOUL vs. BLESSEDNESS vs. BLESSING vs. BLESSING IN DISGUISE )
( مبارک خواندن ile برکت دادن ile مخلد ile متبارک ile نظر کرده ile تبارک ile خدا بيامرز ile مبارکي ile برکت ile نعمت ile يمن ile توفيق اجباري )
( MOBARK KHANDAN ile BARKAT DADAN ile MOKHOLD ile MOTBARK ile NAZAR KARDEH ile TABARK ile KHODA BEYEMRZ ile مبارکي ile BARKAT ile NEMAT ile YMAN ile TOFYGH EJBARY )
- KORUYABİLMEK ile KORUYUCU/LUK ile KORUYUCU AİLE ile KORUYUCU ÜNSÜZ ile KORUYUCU KAPLAMA ile KORUYUCU HEKİMLİK
- GOGGLES[İng.] / SCHUTZBRILLE[Alm.] ile/değil/yerine/= KORUYUCU GÖZLÜK
- KOŞABİLMEK ile KOŞAMLAMAK ile KOŞA/LIK ile KOŞAM ile KOŞAÇ ile KOŞAR ADIM
- ... değil KOŞARADIM (YÜRÜMEK)
- KÖŞE-BUCAK (KAÇMAK, SAKLANMAK, GEZMEK, TANI(T)MAK)
- KÖSGÜK ile/||/<> KORKULUK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( "Kötü gözler"den sakınmak için küçük bahçelere ve üzüm bağlarına dikilen korkuluk. İLE/||/<> ... )
- KÖŞK ile BEYKEM[Fars.]
( ... İLE Yazlık köşk. | Sofa ve salon. )
- KÖŞK ile KÖŞKLÜ
- KOŞMAK ile KOŞMACA
- KOŞMAK ile KOŞMAK
( Adım atışlarını artırarak ileri doğru hızla gitmek. | Bir yere hızlıca gitmek. | Bir işle çok ilgilenmek, koşuşturmak. | Koşuya çıkmak. | Kovalamak, üstüne düşmek, izlemek. İLE Birlikte iş görmesi için bir şeyi, birini, başka birinin yanına katmak, arkadaş olarak vermek. | Birini, bir işte görevlendirmek. )
- KOŞMAK ile KOŞUCU ile HAFİF KOŞU
( JOG vs. JOGGER vs. JOGGING )
( قدم تند کردن ile يورغهرو ile هل دهنده ile يورغه )
( GHODAM TAND KARDAN ile يورغهرو ile CPEL DAHANDEH ile يورغه )
- KOŞMAK ile/ve/<>/değil/yerine SEĞİRTMEK
( ... İLE/VE/<>/DEĞİL/YERİNE Hızlı adımlarla ya da sıçrayarak yakın bir yere doğru yürümek. )
- KOŞMAK ile/= YORTMAK
( Koşmak, sürekli yol yürümek. | İşsiz güçsüz gezmek. )
- KOŞMAK ile YÜPÜRMEK
( ... İLE Telâşla, öteye-beriye koşmak. )
- KÖSNÜ ile KÖSNÜK ile KÖSNÜL/LÜK ile KÖSNÜLÜ
- KÖSNÜK ile KÖSNÜL
( Eş isteme dönemi gelmiş hayvan. İLE Eşeysel istekli/lik, şehvetli/lik. )
- KÖSNÜLMEK ile KÖS ile KÖSE/LİK ile KÖS KÖS ile KÖSE SAKAL ile KÖSE BUĞDAY
- KOSTAKLANMAK ile KOSTAK
- KÖSTEBEK ile ALTIN KÖSTEBEK
( ... İLE Çölde bulunurlar. )
( ... İLE Görünen herhangi bir gözleri bulunmamaktadır.[kumdaki ve havadaki titreşimlerle ilerlemektedir.] )
( ... İLE Ot öbeklerindeki termitleri avlarlar. )
- KÖSTEBEK ile DESMAN
- KÖSTEBEK ile KESELİ KÖSTEBEK
- KÖSTEBEK ile KÖR FARE
(
)
- KÖSTEBEK ile KÖSTEBEK İLLETİ
- KÖSTEBEK ile KÖSÜRGEN
- KÖSTEBEK ile YILDIZ BURUNLU KÖSTEBEK
- KÖSTEBEK ile YILDIZ BURUNLU KÖSTEBEK
( Hayvanlar arasındaki en keskin koku alma yeteneğine sahip hayvanlardandır. )
- KÖSTEK değil/yerine/>< DESTEK
- KÖSTEKLEMEK ile KÖSTEKLENMEK ile KÖSTEK ile KÖSTEKLİ ile KÖSTEKSİZ
- CAUSTIC CRACKING, CAUSTIC EMBRITTLEMENT[İng.] / CAUSTIQUE CRAQUELAGE, FRAGILITÉ CAUSTIQUE[Fr.] / KAUSTISCHE SPRÖDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KOSTİK ÇATLAMA, KOSTİK KIRILGANLIK
- CAUSTIC[İng.] / CAUSTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KOSTİK
- KOSTİK[Fr. < CAUSTIQUE] değil/yerine/= DOKU YAKAN
( Hayvan ve bitki dokularını yakan, aşındıran. )
- KOSTÜM/LÜK ile KOSTÜMCÜ/LÜK ile KOSTÜMLÜ ile KOSTÜMSÜZ
- KOŞTURMAK ile ACELE ETMEK
- KOŞTURMAK ile KOŞTURTMAK ile KOŞTURULMAK ile KOŞTURABİLMEK
- KOŞTURMAK ile/değil KOŞUŞTURMAK
- KOŞUK ile EGLOG[Yun.]
( ... İLE Kısa, kır koşuğu. )
- KOŞUK ile GÜZELLEME
( ... İLE Halk yazınında, konusu sevi olan, lirik bir koşuk türü. | Şen, sevinçli duyguları anlatan türkülerde özel bir ezgi. )
- KOŞUK ile HEZEL[Ar.]/HEZLİYAT
( ... İLE Şaka, alay, mizah. | Bir koşuğu ya da koşuk parçasını, şakalı bir anlatıma çevirme. / Hezel türünde yazılmış koşuklar. )
- KOŞUK = KOŞMA = GAZEL
( İslâm'dan önce. = Halk yazınında. = Divan yazınında. )
- KOŞUK ile NEŞİD/E[Ar. çoğ. NEŞAİD]
( ... İLE Bir toplulukta okunmaya değer koşuk. | Atasözü gibi kullanılan beyit ya da dize. )
- KOŞUK ile ROMANS[İsp.]
( ... İLE Sekiz hecelik dizelerden oluşmuş bir İspanyol koşuk türü. | Şarkı türünde ve piyano için hazırlanmış, genellikle kıtalar biçiminde beste. )
- KOŞUK ile SAGU
( Çoğunlukla aşk, kahramanlık, güzellik, doğa, hasret, savaş ile ilgili söylenirdi. İLE Ölüm ve yas ile ilgiliydi. )
( Genellikle şölen ve sığır adlı eğlence törenlerinde söylenirdi. İLE Yuğ adlı cenaze törenlerinde söylenmekteydi. )
- KOŞUL BELİRTMEK / SORU SORMAK
- KOŞUL ile/ve/||/<> NEDENSELLİK
- KOŞUL ile/ve/||/<> OLANAK
- KOŞUL ile/ve/değil/yerine/||/<>/> ÖNCELİK
- KOŞULLANMA ile/ve/değil ALIŞKANLIK
- KOŞULLULUK ile/değil/yerine KARŞILIKLILIK
( Yaparsa(n)/verirse(n) değil (o/sen) yaptıkça/verdikçe vermek/almak. )
- KOŞULSUZ/LUK ile/ve/değil/yerine/> HER KOŞULDA
- KOŞULSUZ/LUK ile/ve/<> İLİŞKİSİZ/LİK
- KOŞULSUZ/LUK ile KUŞKUSUZ/LUK
- KOŞULSUZ/LUK ile ÖZGÜR/LÜK
- KÖSÜRGE ile KÖSÜRGEN ile KÖSÜRGEK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Bir tür sıçan. İLE Bir tür köstebek. İLE Evine konuk geldiği zaman canı sıkılan, içi daralan kişi. )
- KOŞUT ile/||/<> DENK
- KOŞUT ile KOŞUK
( Paralel. İLE Türklerin İslâm öncesi dönemlerinde, toylarda ya da kazanılan savaş sonrasında yapılan eğlencelerde kopuzla birlikte söylediği, genellikle aşk, doğa ve yiğitlik konularını işleyen, uyak düzeni aaab, cccb, dddb vb. olan şiir. )
- KOŞUTLUK = MÜVAZAT = PARALLELISM[İng.] = PARALLELISME[Fr.] = PARALLELISMUS[Alm.] = PARALLELOS[Yun.] = PARALELO[İsp.]
- KÖT ile KÖTİÇ ile KÖTLÜK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Kıç. | Zaman ya da sıra bakımından daha sonra gelen. İLE "Kokan göt!" anlamına gelen sövgü. İLE "Seni gidi yüreksiz/gulam/oğlancı!" anlamına gelen sövgü. )
- KOTARMAK ile KOTARILMAK ile KOTARABİLMEK ile KOTA ile KOTAN
- KÖTEK[Fars.] ile KÖTEK
( Baston, sopa. | Sopayla atılan dayak, patak. İLE Gölge balığı. )
- PAMBIK[Fars. < PANBUK]/KOTON[Fr./İng. < COTON] değil/yerine/= PAMUK/LU
- KÖTÜ GÜN/DURUM/HAL DOSTU (OLMAK) ile/ve/yerine İYİ GÜN/DURUM/HAL DOSTU (OLMAK)
( Arkadaşlıkta ve evlilikte geçerli olabilir, olmalıdır. İLE/VE/YERİNE Sevgililikte geçerli olmalıdır. )
- KÖTÜ KOKU ÖNCE TEMİZ OLMAK/TUTMAK
- KÖTÜ NESNE - KÖTÜ KENDİLİK ile/ve/değil/yerine/>< İYİ NESNE - İYİ KENDİLİK
- KÖTÜ NİYET ("VAR") ile/değil/yerine/>< İYİ NİYET (YOK)
- KÖTÜ NİYETLE PLAN YAPIP "KAZANMAK" ile/değil/yerine/>< İYİ NİYETLE ÜMİT EDİP KAYBETMEK
- KÖTÜ NİYETLİ/LİK ile/ve/değil/||/<>/< APTAL/LIK
- KÖTÜ (OLMAK) ile/ve/değil/||/<>/< YAŞAMDA KALACAK KADAR KÖTÜ OLABİLMEK
- KÖTÜ TEMEL ve/ne yazık ki/> KÖTÜ İSTEK
- KÖTÜ ile/ve/||/<> İYİ ile/ve/||/<> BENLİK
( İd. İLE/VE/||/<> Süper ego. İLE/VE/||/<> Ego. )
( Düşman/rakip. İLE/VE/||/<> Yardımcı. İLE/VE/||/<> Kahraman. )
- KÖTÜ ile KÖTÜ DAVRANIŞ ile KÖTÜ GÜN ile KÖTÜ ŞANS ile KÖTÜ ET ile KÖTÜ RUH HALİ ile KÖTÜ ALAMET ile KÖTÜ DURUM ile KÖTÜ KOKU ile KÖTÜ TAT ile HUYSUZLUK ile HUYSUZLUK
( BAD vs. BAD BEHAVIOR vs. BAD DAY vs. BAD LUCK vs. BAD MEAT vs. BAD MOOD vs. BAD OMEN vs. BAD SITUATION vs. BAD SMELL vs. BAD TASTE vs. BAD TEMPER vs. BAD TEMPEREDNESS )
( بد ile بي محل ile لاوصول ile مشئوم ile ناسره ile سوء ile بدسلوکي ile روزبد ile نگون بختي ile بد شانسي ile بدبياري ile بخت سياه ile گوشت خراب ile خلق تنگ ile طيره ile مرغوا ile تنگنا ile تعفن ile بي سليقگي ile بدمزگي ile بدسليقگي ile کج سليقگي ile تند خويي ile بي ظرفيتي )
( BAD ile BEY MOHAL ile LAVASOL ile مشئوم ile NASAREH ile SUE ile بدسلوکي ile RUZBAD ile NEGON BAKHTY ile BAD SHANSY ile بدبياري ile BAKHT SYAH ile GUSHT KHARAB ile KHALGH TANG ile طيره ile مرغوا ile TANGNA ile TAFAN ile BEY SELYGHAGY ile بدمزگي ile بدسليقگي ile KAJ SELYGHAGY ile TAND KHOYY ile BEY ZARFYTY )
- KÖTÜCÜL/LÜK ile KÖTÜCÜL YAZILIM
- KÖTÜLEMEK ile KÖTÜLENMEK ile KÖTÜLEŞMEK ile KÖTÜLEŞTİRMEK ile KÖTÜLEYEBİLMEK ile KÖTÜ/LÜK ile KÖTÜ GÖZ ile KÖTÜ YOL ile KÖTÜ ADAM ile KÖTÜLÜKÇÜ/LÜK ile KÖTÜ HABER ile KÖTÜ HUYLU/LUK ile KÖTÜ KADIN ile KÖTÜ KALPLİ/LİK
- KÖTÜLEMEK ile/değil/yerine NE OLDUĞUNU BELİRTMEK
( [not] "TO RUN DOWN" vs./but TO STATE
TO STATE instead of "TO RUN DOWN" )
- KÖTÜLÜĞE, EN İYİ KARŞILIK -ile
( UNUTMAK )
- KAYGILAN/MAK / KORK/MAK:
KÖTÜLÜK EDENDEN VE ETTİĞİNDEN
ile/ve/değil/yerine/daha çok/||/<>/<
İYİLİK EDENDEN VE ETTİĞİNDEN
- KÖTÜLÜK ETMEK ile/ve/||/<>/< ZARAR VERMEK
( İnsanda. İLE/VE/||/<>/< Kişilerde ve hayvanlarda. )
( ÖNCE, ZARAR VERME!
DO NOT HARM!
PRIMUM NON NOCERE PRIMA NON NOCERE )
- KÖTÜ/LÜK ile ...
( VAROLANLAR ARASINDAKİ GÖRELİLİK )
- KÖTÜ/LÜK ile/ve/<> GEREKSİZ YERE/LİK
- KÖTÜLÜK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İYİ OLANIN YOKLUĞU
- [ne yazık ki]
"KÖTÜLÜK" değil/yerine/>< İYİLERİN ÇABASI
( Kötülüğün baskın gelmemesi için tek koşul, iyilerin, çaba göstermeleridir. )
- KÖTÜ/LÜK ile/ve/değil/||/<> KABA/LIK
- KÖTÜ/LÜK ile/ve/değil KISKANÇ/LIK / HASUT[Ar.]
( Başkasına zarar vermek, kendini güvende hissetmeyen kişinin korkusundan kaynaklanır. )
( [not] BADNESS vs./and/but JEALOUSY )
- KÖTÜ/LÜK ile/ve/değil/<> KÖTÜLÜKLERE NEDEN/VESİLE OLAN
( Kendinden çok, başkalarından az isteyen bir kişi, kendini, kötülüklerden uzak tutar. )
( HABÂSET ile HASED )
- KÖTÜLÜKLERLE "YÜKSELMEK" değil/yerine/><
İYİLİKLERLE "KAYBETMEK"
- KÖTÜMSEMEK ile KÖTÜMSERLEŞMEK ile KÖTÜMSERLEŞTİRMEK ile KÖTÜMSER/LİK
- KÖTÜMSER/LİK >< İYİMSER/LİK ile/değil/yerine/>< GERÇEKÇİ/LİK
( [sadece] Tüneli "görür". >< Tünelin sonundaki ışığı "görür". İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Tünelle birlikte, ışığı ve gelebilecek treni görür. )
( [sadece] Her fırsattaki "zorluğu" "görür". >< Her zorluktaki "fırsatı" "görür". İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Her fırsatla birlikte kolay olmayabilecekleri birlikte değerlendirir. )
- [ne yazık ki]
KÖTÜMSERLİK = BEDBİNLİK = PESSIMISM[İng.] = PESSIMISME[Fr.] = PESSIMISMUS[Alm.] = PESSIMUS[Lat.]
- KÖTÜMSER/LİK ile/ve/değil/||/<>/< DUYGUSAL/LIK
- KÖTÜMSERLİK değil/yerine/>< KONUŞABİLMEK
( Konuşabilirsek, "kötümserlik" oluşmaz. )
- [ne yazık ki]
KÖTÜMSERLİK:
ÇÖZÜM ARAMAMAK ve/||/<>/< ÇÖZÜMÜN BİR PARÇASI OLMAMAK
- KÖTÜRÜMLEŞMEK ile KÖTÜRÜM/LÜK
- KÖTÜYÜ, DOĞRUDAN GÖSTERMEK/ANLATMAK ile/ve/değil/yerine KÖTÜYÜ, DAHA KÖTÜSÜNÜ GÖSTEREREK GÖSTERMEK/ANLATMAK
- KOVA ile KÜLEK
( ... İLE Tahta kova. )
- KOVALAMAK ile KOVALANMAK ile KOVALATMAK ile KOVALAYABİLMEK ile KOV ile KOVA/LIK ile KOVALAMACA
- KOVAN/LIK ile KOVAN OTU ile KOVANCILAR ile KOVAN ANAHTAR
- KOVARYANS/COVARIANCE[İng.] değil/yerine/= ORTAK DEĞİŞKENLİK
- KOVBOY/LUK ile KOVBOYCULUK
- KOVDURMAK ile KOVDURTMAK ile KOVDURABİLMEK
- KOVMAK ile KOVALAMAK
- KÖVŞEK/KÖWŞEK ile KÖVÜRGEN/KÖWÜRGEN/KÖMÜRGEN[Oğuz]
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( İyi mayalanmış hamurdan yapılan ekmek. İLE Dağ soğanı. )
- KOVUK ile KOVUCUK/ADESE[Ar.]
( Bir şeyin oyuk durumunda bulunan iç bölümü. İLE Bitkilerde, mantar tabakası üzerinde, sünger dokunun kalınlaşmadığı yerlerde oluşan ve bitkinin solunumuna yardım eden küçük delik. )
- KOV(UL)MAK yerine ÇIKAR(IL)MAK
- KOVUŞTURMA değil/yerine/>< TAKİPSİZLİK
- KÖY[Fars. < KÛY] ile KÖYLÜK
( Yönetim durumu, toplumsal ve ekonomik özellikleri ya da nüfus yoğunluğu yönünden kentten ayırt edilen, genellikle tarımsal alanda çalışılan, konutları ve öteki yapıları bu yaşama uygun yerleşim birimi, köylük yer, köy yeri. | Köy halkı. İLE Köy bulunan yer. )
- KÖY ALEVİLİĞİ ile ŞİİLİK
- KÖY/KARYE ile/ve/<> MAHALLE ile/ve/<> ÇİFTLİK
- KOYAK ile/ve KAPUZ
( ... İLE/VE Dar ve derin koyak. | Kanyon. | İçine girilmeyen sık orman. )
- KOYAK ile/ve KISIK
( Vadi. | Karalarda akarsu aşındırmasıyla oluşmuş, bir yöne doğru eğimli, uzunluğuna çukurluk. | Dağlar ve kayalıklarda oluşmuş doğal çukur. İLE/VE Kanyon. )
( KLÜZ )
- KOYAK ile/ve RİA
( ... İLE/VE Denizin örttüğü vadi. )
- KOYDURMAK ile KOYDURTMAK ile KOYDURABİLMEK
- KÖYLEŞMEK ile KÖYLEŞTİRMEK
- KÖYLÜ ile/ve KULAK
( ... İLE/VE Varlıklı Rus köylüsü. )
- KÖYLÜ ile MUJİK
( ... İLE Rus köylüsü. )
- KÖYLÜ/LÜK ile KÖYLÜK ile KÖYLÜK YER ile KÖYLÜ KENTLİ ile KÖYLÜ ÇORBASI ile KÖYLÜ KURNAZLIĞI
- KOYMAK ile/ve/değil/||/<>/< BIRAKMAK
( TO PUT vs. TO PUT )
- KOYMAK ile/ve/değil BIRAKMAK
- KOYMAK ile KOYMA AKIL
- KOYMAK ile/ve/değil/||/<>/< KUYMAK
( Katılarda. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Sıvılarda. )
( Bırakmak, yerleştirmek. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Dökmek. )
- KÖYMEK = KÖYÜK = KÖYDE = KÖZEGÜ/KÖSEĞİ = KÖZMEN
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Yanmak. İLE Yanan bir şey. İLE Boşaltmak üzere altın ve gümüş filizlerinin eritildigi kazan. İLE Ateşi karıştırmakta kullanılan demir ya da odundan çubuk. İLE Közde pişirilen ekmek. )
- KOYULAŞMAK ile KOYULAŞTIRMAK ile KOYULAŞTIRABİLMEK ile KOY ile KOYU/LUK ile KOYU GRİ ile KOYU KIR ile KOYU KOYU ile KOYU MAVİ ile KOYU SARI ile KOYU PEMBE ile KOYU YEŞİL ile KOYU KIRMIZI ile KOYU LACİVERT ile KOYU KAHVERENGİ
- KOYULMAK ile KOYULTMAK ile KOYULABİLMEK
- KOYUN KOYUNA (YATMAK) ile KOYUN KOYUNA
( Koyun koyuna yatmak. İLE Koyunlar arasında. )
- KOYUN ile KOYUNCU/LUK ile KOYUN ETİ ile KOYUN OTU ile KOYUN DEDE ile KOYUN KOYUNA ile KOYUN BAKLASI ile KOYUN BAKIŞLI ile KOYUN MANTARI
- KOZ ile KOZA ile KOZACI/LIK ile KOZALI ile KOZASIZ ile KOZ HELVA ile KOZ HELVACI ile KOZ HELVASI
- KOZA ile/değil KOZALAK
( ÇAM KOZALAĞI: Üremeyi simgeler. )
- KOZAK ile KOZAKLI
- KOZAK ile/= KOZALAK
( Kozalak. | Metalden yapılmış, içine antlaşma ve sultan mektuplarının konulduğu kutu. İLE/= Koza. | Kozalaklıların, genellikle dibi yuvarlak, tepesi koni biçiminde ve odunsu dokulu meyvesi, kozak. | Olmamış, kuru, ham meyve. | Bal mumuna basılmış mührün bozulmaması için üzerine yapıştırılan kapakçık. )
- KOZALAK ile/||/<> KOBALAK
( Koza. | Kozalaklıların, genellikle dibi yuvarlak, tepesi koni biçiminde ve odunsu dokulu meyvesi, kozak. | Olmamış, kuru, ham meyve. | Bal mumuna basılmış mührün bozulmaması için üzerine yapıştırılan kapakçık. İLE Palamut ağacının ya da karaçalının yemişi. | Çam ve servi kozalağı. | Haşhaş bitkisinin tohumu. | Taneli ve tanesiz mısır koçanı. | Ham meyve. | Etli meyve. | Toparlak, yuvarlak. )
- KOZALAK ile KOZALAKLI ile KOZALAKLILAR
- KOZALAK = MAHRÛTÎYÜ'L-ESMÂR = CÔNE
- KÖZKENİ ile KÖZKÜNEK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Geceleri uçan ve vızıltıya benzer bir ses çıkaran böcek. İLE Kendini yele bırakarak uçan bir kuş.[Şahine ve kertenkeleye benzetilir.] )
- KÖZLEMEK ile KÖZLEŞMEK
- COSMETIC[İng.] / COSMÉTIQUE[Fr.] / KOSMETISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= KOZMETİK
- KOZMETİK ile KOZMETİKLİ ile KOZMETİKSİZ
- KOZMİK MADDE değil/yerine/= EVRENÖZDEK
- COSMIC[İng.] / COSMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KOZMİK
- KOZMİK değil/yerine/= EVRENSEL
- KOZMİK değil/yerine/= EVRENSEL
- KOZMİK ile KOZMİK IŞIN
( COSMIC vs. COSMIC RAY )
( کيهاني ile اشعه کيهاني )
( کيهاني ile ASHEH KYCPEHANY )
- KOZMİK ile KOZMİK ODA ile KOZMİK MADDE ile KOZMİK IŞINLAR
- KOZMOGONİK değil/yerine/= EVRENDOĞUMSAL
- KOZMOLOJİK değil/yerine/= EVRENBİLİMSEL
- KOZMOPOLİTİZM ile MİLLİYETÇİLİK
( Tüm insanlığın tek bir topluluk olduğunu ve evrensel değerleri savunan görüş. İLE Ulusal kimliği ve çıkarları ön planda tutan görüş. )
- KRAL OLMAK ile/değil/yerine/>< BABA OLMAK
- KRAL ile KRAL SONRASI ile KRALLARA LAYIK ile KRALLAR ile KRALLIK
( KING vs. KING POST vs. KINGLY vs. KINGS vs. KINGSHIP )
( شاه ile شهريار ile شه ile پادشاه ile سلطان ile شاه تير ile خسروانه ile ملوکانه ile سلاطين ile شاهي ile مقام سلطنت )
( SHAH ile SHEHARYAR ile SHEH ile PADESHAH ile SALTAN ile SHAH TYR ile KHSARVANEH ile MOLOKANEH ile سلاطين ile SHAHY ile MOGHAM SALTANT )
- KRALDAN ÇOK, KRALCI/LIK ile/ve/değil/yerine/<> KURALDAN ÇOK, KURALCI/LIK
- KRALLAŞMAK ile KRALLAŞTIRMAK ile KRAL/LIK ile KRALCI/LIK ile KRALİÇE/LİK
- KRAL/LIK" ile/ve/değil/||/<>/>/< BİLGE/LİK
( Davranışla. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/>/< Sessizlikle. )
- KRANK[İng. < CRANK] ile/ve/||/<> KRANK MİLİ
( Bir motorda biyellerin doğrusal hareketini dairesel harekete çeviren dingil. | Sac, çinko, dökme demir, bakır vb. borunun yönünü değiştirmeye yarayan kıvrım. İLE/VE/||/<> Pistonun doğrusal hareketini dairesel dönme hareketine çeviren mil. )
- KRANK ile KRANK MİLİ
( CRANK vs. CRANKSHAFT )
( محوردار ile ميل لنگ )
( MAHVARDAR ile MYLE LANG )
- KRANK ile KRANK MİLİ
- KRAVAT ile KRAVATLI/LIK ile KRAVATSIZ/LIK ile KRAVATLICA ile KRAVATSIZCA ile KRAVAT İĞNESİ
- KREDİBİLİTE değil/yerine/= GÜVENİLİRLİK
- KREDİBİLİTE değil/yerine/= İNANILIRLIK
- KREDİLEMEK ile KREDİLENDİRMEK ile KREDİ ile KREDİLİ ile KREDİSİZ/LİK ile KREDİ KARTI ile KREDİ LİMİTİ ile KREDİ MEKTUBU ile KREDİLİ SATIŞ ile KREDİ ANLAŞMASI ile KREDİ SÖZLEŞMESİ
- KREMLEMEK ile KREM ile KREMA ile KREMALI ile KREMASIZ ile KREM RENGİ
- KRİKO ile KRİKOCU/LUK
- CRYSTAL DYNAMICS[İng.] / DYNAMIQUE DU CRISTAL[Fr.] / KRISTALLDYNAMIK[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİSTAL DİNAMİĞİ
- CRYSTAL OPTICS[İng.] / OPTIQUE CRISTALLINE[Fr.] / KRISTALLOPTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİSTAL OPTİĞİ
- LUSTER[İng.] / LUSTRAGE[Fr.] / GLANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİSTAL PARILDAMASIPARILTISI, PARLAKLIK
- KRİSTAL ile KRİSTAL ÇEKME ile KRİSTALİMSİ ile KRİSTAL LENS ile KRİSTALLEŞMEK ile KRİSTALİZE
( CRYSTAL vs. CRYSTAL PULLING vs. CRYSTALLINE vs. CRYSTALLINE LENS vs. CRYSTALLIZE vs. CRYSTALLIZED )
( بارفتن ile بلور ile بلور پردازي ile بلورين ile جليديه ile متبلور کردن ile متبلور شدن ile متبلور )
( BARAFTAN ile BELOR ile BELOR PARDAZY ile BELORYNE ile جليديه ile MOTEBLOR KARDAN ile MOTEBLOR SHODAN ile MOTEBLOR )
- KRİSTALLENMEK ile KRİSTALLEŞMEK ile KRİSTALLENDİRMEK ile KRİSTALLEŞTİRMEK ile KRİSTAL ile KRİSTALLİ ile KRİSTAL CAM ile KRİSTAL KAR ile KRİSTAL MAVİSİ
- PRESSION CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHER DRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK BASINÇ
- GRANDEUR CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE GRÖSSE[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK BÜYÜKLÜK
- KRITISCHE OPALESZENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK MATLIK
- OPALESCENCE CRITIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KRİTİK OPAKLIK
- KRITISCHE TEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK SICAKLIK
- KRİTİK YOĞUNLUK ile/||/<> GERÇEK YOĞUNLUK
( Kritik düz evren ρ_c, gerçek gözlenen Ω = ρ/ρ_c ≈ 1. )
( Formül: 10^(-29) g/cm³ )
- KRITİK/CRITICAL[İng.] değil/yerine/= CİDDİ | TEHLİKELİ
- KRİTİK[Fr./İng. < CRITIQUE] değil/yerine/= ELEŞTİRİ
- CRITICALITÉ[Fr.] / KRITIKALITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİKLİK
- CRYOELECTRONICS[İng.] / CRYOÉLECTRONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KRİYOELEKTRONİK
- KRİYOJEN ile KRİYOJENİK
( CRYOGEN vs. CRYOGENICS )
( سرمازاي ile برودت شناسي )
( SARMAZAY ile BORUDAT SHENASY )
- CRYOGENIC TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE CRYOGÉNIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KRİYOJENİK SICAKLIK
- CRYOTRONICS[İng.] ile/değil/yerine/= KRİYOTRONİK
- KRİZ YOK değil/ne yazık ki KERİZ ÇOK
- KRİZ[Yun.] ile/=/||/<>/< EŞİK
- KRİZ ile KRİTİK
- LEVNÎ HASSÂSİYET[Osm.] / CHROMATISCHE EMPFINDLICHKEIT, FARBIG EMPFINDLICHKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KROMATİK DUYARLIK
- KROMATİK ile KROMATİK İPLİK
- KROMATİK ile KROMATİN ile KROMATOLOJİ
( CHROMATICS vs. CHROMATIN vs. CHROMATOLOGY )
( رنگ شناسي ile رنگينه )
( RANG SHENASY ile RANGYNAH )
- KROMATİK değil/yerine/= RENKSER
( Renkser. | Kromozomlarla ilgili. | Yarım tonlardan oluşan ses dizisi. )
- CHROMATICITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= KROMATİKLİK
- CHROMODYNAMIQUE[Fr.] / CHROMODYNAMIK[Alm.] ile/değil/yerine/= KROMODİNAMİK
- KROMOJENİK ile KROMOMER ile KROMOZOM ile RENK KÜRE
( CHROMOGENIC vs. CHROMOMERE vs. CHROMOSOME vs. CHROMOSPHERE )
( رنگ زا ile رنگينپار ile رنگين تن ile رنگين کره )
( RANG ZA ile RANGYNAPAR ile RANGYNE TAN ile RANGYNE KAREH )
- KRONİK ile KALIP
( CHRONIC vs. PATTERN )
- KRONİK ile KRONİK HASTALIK
( CHRONIC vs. CHRONIC DISEASE )
( دامنگير ile مزمن ile گرانرو ile مرض مزمن ile بيماري مزمن )
( DAMANGYR ile MAZMAN ile GERANRO ile مرض مزمن ile BEYMARY MAZMAN )
- KRONİKLEŞMEK ile KRONİK/LİK ile KRONİKÇİ/LİK
- KRONİK/VAKAYİNÂME değil/yerine/= OLAYLIK/SIRADİZİMLİK
- KRONOLOJİK ile KRONOMETRE ile KRONOSKOP
( CHRONOLOGICAL vs. CHRONOMETER vs. CHRONOSCOPE )
( زماني ile گاه نگار ile گاه شمار ile زمانسنج ile وقت نگار ile گاهشمار ile لحظه شمار )
( ZAMANY ile GAH NEGAR ile GAH SHMAR ile ZAMANSANJ ile VAGHT NEGAR ile GAHOSHMAR ile LAHZEH SHMAR )
- KRYOELEKTRONIK[Alm.] ile/değil/yerine/= KRYO ELEKTRONİK
- KRYOGENISCHE TEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= KRYOJENİK SICAKLIK
- KUANTUM DOLANIKLIK ile/||/<> KLASİK KORELASYON
( Kuantum dolanıklık yerel olmayan İLE klasik korelasyon yereldir )
( Formül: |ψ⟩ = (|00⟩ + |11⟩)/√2 İLE Bell eşitsizliği: |E(a ileb) - E(a ilec)| ≤ 1 + E(b ilec) )
- QUANTUM ELECTRODYNAMICS[İng.] / ÉLECTRODYNAMIQUE QUANTIQUE[Fr.] / QUANTENELEKTRODYNAMIK[Alm.] ile/değil/yerine/= KUANTUM ELEKTRODİNAMİĞİ
- QUANTUM ELECTRONICS[İng.] / ÉLECTRONIQUE QUANTIQUE[Fr.] / QUANTENELEKTRONIK[Alm.] ile/değil/yerine/= KUANTUM ELEKTRONİĞİ
- QUANTUM MECHANICS[İng.] / MÉCANIQUE QUANTIQUE[Fr.] / QUANTENMECHANIK[Alm.] ile/değil/yerine/= KUANTUM MEKANİĞİ
- KUANTUM NOKTASI ile/||/<> NANOPARÇACIK
( QD boyut ayarlı emisyon, NP geniş uygulama. )
( Formül: 2-10nm İLE 1-100nm )
- KUANTUM OPTOMEKANİK ile/||/<> KLASİK OPTİK
( Kuantum optomekanik ışık-madde kuantum etkileşimiyken İLE klasik optik elektromanyetik dalga yayılımıdır )
( Formül: g₀ = √(ħω/2m) )
- QUANTUM CHROMODYNAMICS[İng.] / QUANTENCHROMODYNAMIK[Alm.] ile/değil/yerine/= KUANTUM RENK DİNAMİĞİ
- KUANTUM ile/||/<> ELEKTRODİNAMİK
( QED kuramınin geliştirilmesi )
( Richard Feynman tarafından 1949 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1918-1988) (Ülke: ABD) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Kuantum elektrodinamiği, Feynman diyagramları) (Nobel: 1965) )
- KUARK ile ACAYİP KUARK
( ... İLE Elektrik yükü -1/3, baryon sayısı 1/3 ve acayipliği -1 olan kuark. )
( QUARK vs. STRANGE QUARK )
( QUARK mit MERKWÜRDİGES QUARK )
( QUARK avec QUARK ÉTRANGE )
- KUARK ile/ve/||/<>/>< KARŞI KUARK
- KUARK ile/||/<> LEPTON
( Kuark güçlü etkileşir renk yükü İLE lepton güçlü etkileşmez. )
( Formül: 6 çeşit İLE 6 çeşit )
- KUARK ile/||/<> LEPTON (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)
( Kuark güçlü etkileşim, lepton zayıf etkileşim yapar )
( Formül: Hadron yapıtaşı İLE temel )
- KUARK ile/||/<> MODEL
( Kuark modeli ve parçacık sınıflandırması )
( Murray Gell-Mann tarafından 1964 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1929-2019) (Ülke: ABD) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Kuark teorisi) (Nobel: 1969) )
- KUARK ile/ve NÖTRİNO
- QUARK[İng.] / QUARK[Fr.] / QUARK[Alm.] ile/değil/yerine/= KUARK
- KUBARMAK ile KUBARMAK
( Hindi ya da güvercinin, tüylerinin kabarması. İLE Çalımlı bir tavır takınmak. )
- KUBBE ile KUBBELİ ile KUBBESİZ ile KUBBELİ DELİK
- KUBBE ile YEREL ile EVCİMENLİK
( DOME vs. DOMESTIC vs. DOMESTICITY )
( قلعه گرد ile گنبد زدن ile گنبد ile اهلي ile داخلي ile خانگي ile خانوادگي ile زندگاني خانگي )
( GHALE GARD ile GONBAD ZADAN ile GONBAD ile HALY ile DAKHALY ile KHANGY ile KHANAVADEGY ile ZANDEGANY KHANGY )
- KÜBİK ile/||/<> DENKLEM
( Üçüncü dereceden denklemlerin sistematik çözümü )
( Ömer Hayyam tarafından 1074 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1048-1131) (Ülke: İran) (Alan: matematik) (Önemli katkıları: Cebir çalışmaları, takvim reformu, Rubaiyat) )
- KÜBİK ile METREKÜP
( CUBIC vs. CUBIC METER )
( مکعبي ile متر مکعب )
( MOKABY ile MOTER MOKAB )
- KUCAK KUCAK
( Malların bolluğunda. )
- KUCAK ile DİZ ÜSTÜ
( Göğüs bölgesi. İLE Oturma durumunda dizin üstü. )
- KUCAK ile KUCAKLAŞMAK/KOÇMAK
( Kişinin, göğüs ile diz arasındaki alana verilen ad. İLE İki gövdenin, sevgi ve coşkuyla sarılması. )
- KUCAKLAMAK ile KUCAKLANMAK ile KUCAKLAŞMAK ile KUCAKLAŞTIRMAK ile KUCAKLAYABİLMEK ile KUCAKLAŞABİLMEK ile KUCAK ile KUCAK KUCAK ile KUCAK DOLUSU ile KUCAK KUCAĞA ile KUCAK ÇOCUĞU
- KUCAKLAMAK/KUCAĞA ALMAK ile KUCAĞINA OTURTMAK
( Bir bebeği/çocuğu kollar aracılığıyla/yardımıyla göğüs bölgesinde tutmak. İLE Bir bebeği/çocuğu üst bacaklar üzerinde oturtmak. )
- KUÇMAK ile ...
( Kucaklaşmak. )
- KÜÇÜK GÖRMEK ile/ve/<> KÜÇÜK DÜŞÜRMEK
- [ne yazık ki]
KÜÇÜK HESAP ile/ve/||/<>/>/< BİLGİSİZLİK
( İkirciğe neden olur. İLE/VE/||/<>/>/< Hesapsızlığa ve fazla/yersiz "atılganlığa" neden olur. )
- KÜÇÜK OLASILIK değil DÜŞÜK OLASILIK
- KÜÇÜK PARÇA ile KIYMIK
( ... İLE Çok küçük ve sivri tahta, demir ya da kemik parçası. )
(1996'dan beri)