Bugün[21 Şubat 2026]
itibarı ile 25.496 başlık/FaRk ile birlikte,
25.496 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(6/103)


- ANLAM ile/ve/||/<> ÇIĞLIK

( [Bazen/bazı durumlarda ...]
Anlam var, çığlık yok. @@ "Çığlık" var, anlam yok. )


- ANLAM ile/ve/> DAYANAK

( MEANING/SENSE vs./and/> SUPPORT )


- ANLAM ile/ve/<> DERİNLİK

( Anlam, amaca yönelik olandır/olmalıdır. )

( MEANING vs./and/<> DEEPNESS )


- ANLAM ile/ve/değil EŞİK


- ANLAM ve/=/||/<> FARK

( MEAN and/=/||/<> DIFFERENCE )


- ANLAM ile/ve/<> MUTLULUK

( MEANING vs./and/<> HAPPINESS )


- ANLAM ile/ve/<> SORUMLULUK

( MEANING vs./and/<> RESPONSIBILITY )


- ANLAM ile/ve/<> USTALIK

( MEANING vs./and/<> PROFICIENCY )


- ANLAMA ile ANLAMAZLIK


- ANLAMA ile DOĞRULUK


- ANLAMA = FEHM, İDRAK = UNDERSTANDING, COMPREHENSION[İng.] = COMPRENDRE[Fr.] = DAS VERSTEHEN, HET VERSTAAN[Alm.] = ENTENDER, COMPRENDER[İsp.] = COMPREHENSIO[Lat.] = HE DIANOIA[Yun.] = MEFHUM[Ar.] = DARK[Fars.]


- ANLAMADAN-DİNLEMEDEN (KONUŞMAK)


- ANLAMAK/ANLAMAMAK ile/ve/değil/yerine (EN AZINDAN) BİRAZ BİLGİ SAHİBİ OLMAK


- ANLAMAK ve/||/<>/>/< AKILLANMAK


- ANLAMAK ile/ve ALMAK

( MEANING vs./and TO GET )


- ANLAMAK ve/||/<> ANILARI OLMAK

( Ancak, anıları olanlar anlar. )


- ANLAMAK ile ANLAŞILIR ile ANLAMA ile KAPSAYICI ile KAPSAMLI OLARAK ile KOMPRES ile SIKIŞTIRILMIŞ ile SIKIŞTIRMA ile SIKIŞTIRICI ile KOMPRESÖR

( COMPREHEND vs. COMPREHENSIBLE vs. COMPREHENSION vs. COMPREHENSIVE vs. COMPREHENSIVELY vs. COMPRESS vs. COMPRESSED vs. COMPRESSION vs. COMPRESSIVE vs. COMPRESSOR )

( درک نمودن ile قابل درک ile تفهم ile قوه ادراک ile فهم ile درک ile جامع ile عميم ile فرا گيرنده ile مشروح ile مشروحا ile کمپرس ile متراکمکردن ile فشرده ile متراکم ile متراکم سازي ile تراکم ile فشردگي ile فشاريآد ile مايه تراکم ile فشاري ile متراکم کننده ile کمپرسور )

( DARK NEMUDAN ile GHABEL DARK ile تفهم ile GHOOH EDRAK ile FANPAM ile DARK ile JAME ile عميم ile FARA GYRANDEH ile MOSHRUH ile مشروحا ile KAMPERES ile MOTERAKAMKARDAN ile FESHARDEH ile MOTERAKAM ile MOTERAKAM SAZY ile TARAKAM ile FESHARDEGY ile فشاريآد ile MAYYEH TARAKAM ile FESHARY ile MOTERAKAM KONANDEH ile KAMPERSOR )


- ANLAMAK ve/||/<>/>/< BÜYÜMEK


- ANLAMAK ile/ve/> DEĞİŞİM/DÖNÜŞÜM


- ANLAMAK ve/||/=/<> DOĞMAK


- ANLAMAK ile/ve/> ETKİLENMEK


- ANLAMAK ile/ve EYLEM

( Eylemin en yüksek biçimi, dildir/sözdür. )

( TO UNDERSTAND vs./and ACTION )

( VERSTEHEN mit/und AKTION/HANDLUNG )


- ANLAMAK ve/<> HALE BÜRÜNMEK


- ANLAMAK ile "HAZM ETMEK"

( TO UNDERSTAND vs. "DIGESTION" )


- ANLAMAK ile/ve/değil/yerine/> İÇSELLEŞTİRMEK


- ANLAMAK ile/ve İDRAK ETMEK


- ANLAMAK ile/ve (İLKELERE BAĞLI) ÇEVİRİ

( MEANING vs./and (FAITHFUL) TRANSLATION )


- ANLAMAK ve/> KATLANMAK


- ANLAMAK ile/ve KAVRAMAK

( Anlamaya yardımcı olmak, gerçek yardımdır. )

( TO UNDERSTAND vs./and TO COMPREHEND
Helping to understand is real help. )


- ANLAMAK ve/<> "ÖLMEK"

( Anlamak, "ölmeye" başlamak demektir. )


- ANLAMAK ile/ve TAKDİR ETMEK

( TO UNDERSTAND vs./and TO APPRECIATE )


- ANLAMAK ve/> ULAŞMAK

( Anlayan yapar! Anlayan yaşar! )


- ANLAMAK ve/||/<> UYGULAMAK


- ANLAMAK ile/ve VAROLMAK

( TO UNDERSTAND vs./and TO EXIST )


- ANLAMAK ile/ve/||/<> "YAKALAMAK"


- ANLAMAK ile/ve YANLIŞ ANLAMA(MA)K

( "MEANING" vs./and (NOT TO) WRONG MEANING )


- ANLAMAK ile "YARGI/LAMAK"

( Nezâketle dinlemek, akıllıca yanıt vermek, dengeli inceleme ve tarafsız karar vermek yargıcın özelliklerindendir. )

( TO UNDERSTAND vs. TO JUDGE/MENT )


- ANLAMAK ve/||/<>/>/< YAŞAMAK


- ANLAMAK ile/ve/<> YAVAŞLAMAK/DURULMAK

( Hareketimizin hızı arttıkça, kavram hızımız da azalıyor. Anlamak/kavramak için hızımızı biraz azaltıp yavaşlamadıkça, durmadıkça ve durulmadıkça anlayamayacağımızı zihnimizden çıkarmayalım! )


- ANLAMAK ile/ve/||/<>/>/< YORUMLAYARAK ANLAMAK


- ANLAMAK/ANLA(YA)MAMAK ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< VERMEK/VER(E)MEMEK


- ANLAMAMAK ile/değil/yerine/>< ANLAMAK

( En ağır yük. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Sıfır yük. )

( [not] NOT TO UNDERSTAND vs./but/>< TO UNDERSTAND
TO UNDERSTAND instead of NOT TO UNDERSTAND )


- ANLAMAMAK ile/değil ANLAYAMAMAK ile/değil KENDİNCE/KEYFİNCE ANLAMAK

( Düşünme becerisinin gelişmemiş olması nedeniyle. İLE/DEĞİL Veri yetersizliği/eksikliği nedeniyle. )


- ANLAMAMAK ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< "BİLMEMEK / İLGİLENMEMEK / KATILMAMAK"


- ANLAMA(MA)K ile/ve İDRAK ETME(ME)K

( Haller sonsuz sayıdadır. Birini idrak edince hepsini idrak etmiş olursunuz. )

( (LACK OF) MEANING vs./and (NOT) TO COMPREHEND
The aspects are infinite in number. Realise one, and you will realise all. )


- ANLAMAMAK ile İLGİLENMEMEK


- ANLAMAMAK ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< İŞİNE GELMEMEK


- ANLAMA(MA)K ile/değil KABUL ETME(ME)K

( [not] (NOT) TO UNDERSTAND vs./but (NOT) TO ACCEPT )


- ANLA(MA)MAK ile KAFANIN BASMA(MA)SI


- ANLAMAMAK ile/ve/değil (KONUYU) "KABUL EDEMEMEK"/KONUYA (VE AYRINTILARINA) "DİRENMEK"


- ANLAMAMAK ile/ve/<>/değil TEMBELLİK

( [not] NOT TO UNDERSTAND vs./and/<>/but LAZINESS/INDOLENCE )


- [ne yazık ki]
"ANLAMAMAZLIKTAN GELMEK" ile/ve/||/<> "İŞİNE GELMEMESİ"


- ANLAMAYA/ÖĞRENMEYE:
AÇIK ile/ve/||/<>/> ÂŞIK


- ANLAMAYI:
"UZATMAK" değil BİR AN ÖNCE/EN KISA SÜREDE


- ANLAMBİLİM = SEMANTICS[İng.] = SÉMANTIQUE[Fr.] = WORTBEDEUTUNGSLEHRE, SEMANTIK[Alm.] = SEMANTICO[İt., İsp.] = İLM el-DELÂLET[Ar.] = NAMÛGÂRŞİNASÎ[Fars.] = SEMANTIEK[Felm.]


- ANLAM'DA:
DÜŞÜNMÜŞLÜK ile/ve/değil YAŞANMIŞLIK

( IN THE MEANING: [not] TO THINK vs./and/but EXPERIENCE )


- ANLAMDIRMAK değil ANLAMLANDIRMAK


- ANLAM/KAVRAM ve/||/<> NİTELİK ve/||/<> İLİŞKİ ve/||/<> KİPLİK


- ANLAMLANDIRAMAMAK ile/ve/||/<>/> TAKILI KALMAK


- ANLAMLANDIRMA ile/ve/<> DİRİMLİLİK


- ANLAMLANDIRMAK ile/ve/||/<>/>/< ADLANDIRMAK


- ANLAMLANDIRMAK ile/değil ANLAMLI KILMAK


- ANLAMLANDIRMAK ile/ve/<>/> KAVRAMAK


- ANLAMLANDIRMAK ile/ve "ZEVK ETMEK"


- ANLAMLI BAKMAK ile ALICI GÖZÜYLE BAKMAK


- ÇAĞRIŞIM/LI ile/değil/yerine/></< ANLAMAK | ANLAM/LI

( [not] ASSOCIATION/ASSOCIATED vs./> MEANING/FUL instead of ASSOCIATION/ASSOCIATED )


- ANLAMSIZ ile ANLAMSIZLIK

( INANE vs. INANITY )

( فضاي نامحدود ile کار بيهوده )

( FAZAY NAMAHDUD ile KAR BEYTEOODEH )


- ANLAMSIZ ile/değil/yerine KOPUK


- ANLAMSIZLIK ve KAVRAMSIZLIK ve İNSANSIZLIK

( Kişi kendi çabalarına yön verecek ışığı hayal gücünün imgelerinden değil açık seçik düşünülmüş kavramlardan almalıdır. )


- ANLAMSIZ/LIK ile/ve "UZAK/LIK"

( Ederler dâvâsını, bilmezler mânâsını. )

( MEANING/LESS/NESS | ABSURDITY vs./and "DIGRESS" )


- ANLAŞARAK, ANTLAŞMAK ile/ve/||/<> ANTLAŞARAK, ANLAŞMAK


- ANLAŞILABİLİR/LİK ile/ve/||/<>/< YALIN/LIK


- ANLAŞIL(A)MAZLIK ile/değil BİLMEMEK, BİLMEK İSTEMEMEK


- ANLAŞILAN/ANLAŞILIR/DOBRA[Bulg.] ile/ve/||/<>/> AŞILAN/AŞILIR


- ANLAŞILMA "BEKLENTİSİ" ile/değil/yerine/>< ANLAMAK


- ANLAŞILMA ile ANLAŞILMAZ/LIK


- ANLAŞILMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ANLAMAYA ÇABALAMAK

( Gereksinim. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Gereken. )


- ANLAŞILMAMAK ile/ve/<>/değil/yerine/en azından YANLIŞ ANLAŞILMAMAK


- ANLAŞILMAMAK/ANLAŞILAMAMAK ile/ve/> YANLIŞ ANLAŞILMAK

( Kişiyi, en çok zorlayan, en ağrına giden şey anlaşıl(a)mamaktır. İLE/VE/> Anlaşılamamaktan daha zoru da vardır, o da yanlış anlaşılmış olmaktır. )

( Bir bitki için, güneşe yönelememek ve bir üst hareket eden canlı zincirine katılamamak, onlara "hizmet edememek"; bir aslana kediymişcesine yaklaşmak, pireyi yürütmek ne kadar ağır bir durumsa!... )


- ANLAŞILMAZ ile/değil ÖRTÜK


- ANLAŞMA ile ANLAŞMALI ile ANLAŞMASIZ/LIK ile ANLAŞMAZLIK ile ANLAŞMALI İFLAS


- ANLAŞMA ile UYGUNLUK ile BUNA GÖRE

( ACCORD vs. ACCORDANCE vs. ACCORDINGLY )

( طيب خاطر ile وفق ile به ين ترتيب ile نتيجتا ile از ينرو ile بدين ترتيب ile بالنتيجه )

( TYBE KHATER ile وفق ile BAH YNE TARATYBE ile NATYJETA ile AZ YNERO ile BADYNE TARATYBE ile بالنتيجه )


- ANLAŞMAK ile UĞRAŞMAK ile ANLAŞMA ile SATICI ile BAYİLİK ile UĞRAŞMAK ile PİRİNÇ TİCARETİ

( DEAL vs. DEAL WITH vs. DEALATION vs. DEALER vs. DEALERSHIP vs. DEALING vs. DEALING IN RICE )

( مقدار ile معامله کردن ile سر وکار داشتن ile چوب کاج ile معامله ile سروکله زدن ile بي بالي ile فروشنده ile معاملات چي ile عمده فروش ile فروشندگي ile طرز رفتار ile سروکار ile راست باز ile رزازي )

( MOGHDAR ile MOAMLEH KARDAN ile SAR VEKAR DASHTAN ile CHUB KAJ ile MOAMLEH ile SOROKLEH ZADAN ile بي بالي ile FOROSHANDEH ile MOAMELAT CHY ile AMADEH FOROSH ile FOROSHANDEGY ile TARZ RAFTAR ile SOROKAR ile RAST BAZ ile رزازي )


- ANLAŞMAK ile UZLAŞMACI

( COMPROMISE vs. COMPROMISER )

( توافق ile مدارا کردن ile مصالحه کردن ile راه آمدن ile مصالحه ile تراضي ile متصالح ile سازشکار )

( TAVAFEGH ile MADARA KARDAN ile MOSALEHEH KARDAN ile RAH AMADAN ile MOSALEHEH ile TARAZY ile متصالح ile SAZESHKAR )


- ANLAŞMAZLIK ile UYUMSUZLUK ile UYUMSUZ

( DISCORD vs. DISCORDANCE vs. DISCORDANT )

( نفاق ile دوئيت ile شقاق ile ناجور بودن ile ناسازگار بودن ile اختلاف ile عدم ثبات ile دگرشيبي ile عدم توافق ile ناساز ile بدصدا ile ناموزون )

( NAFAGH ile DOIYT ile SHGHAGH ile NAJOR BODAN ile NASAZGAR BODAN ile AKHTELAF ile عدم ثبات ile دگرشيبي ile ADAM TAVAFEGH ile NASAZ ile بدصدا ile NAMOZON )


- ANLATABİLMEK ile/ve/değil/||/<>/< YALIN ANLATABİLMEK


- ANLATAMAMAK ile/ve İNANDIRAMAMAK


- ANLATAMAYACAĞINDAN(< BİLMEDİĞİNDEN) DOLAYI ANLATAMAMAK ile/ve/değil/||/<>/< "ANLATMAM/ANLATMAYACAĞIM" KARARI NEDENİYLE ANLAT(A)MAMAK


- ANLATILABİLMEK ile ANLATI ile ANLATIM ile ANLATIŞ ile ANLATIMCI/LIK ile ANLATIMLI ile ANLATISAL/LIK ile ANLATIMSAL/LIK ile ANLATIM TONU ile ANLATIM BİLİMİ ile ANLATIM BİLİMSEL


- ANLATIMDA:
"İKİLEME GİRMEK" ile/değil İKİLEME DÜŞMEK


- ANLATIMI/NI/SÖZÜ:
KISA "KESMEK" değil KISA TUTMAK


- ANLATMAK ile/ve/değil/||/<>/> ANIMSA(T)MAK


- ANLATMAK ile/ve/<> ANLAMAK

( İFADE ile/ve/<> İSTİFADE )


- ANLATMAK ile/ve/değil/yerine DEĞİLLE(TTİR)ME

( Anlamasını sağla(t)mak. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Kavramasını sağla(t)mak. )

( Yok. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Var değil. )

( [not] TO EXPLAIN vs./and/but NEGATION
NEGATION instead of TO EXPLAIN )


- ANLATMAK ile/ve "GEVEZELİK"

( EXPLAINING vs./and "CHATTERING" )


- ANLATMAK değil NAKL ETMEK


- ANLATMAK ile/yerine NAKLETMEK


- ANLATMAK değil NAKLETMEK


- ANLATMAK ile/ve/<> ÖĞRENMEK ÜZERE/İÇİN ANLATMAK

( TO EXPLAIN vs./and/<> TO EXPLAIN TO/FOR TO LEARN )


- ANLATMAK ile/ve ÖYLE/ŞÖYLE/BÖYLE ANLATMAK


- ANLATMAK ile/ve PAYLAŞMAK

( EXPLAINING vs./and SHARING )


- ANLAYABİLMEK ve/||/<>/</> ANLATABİLMEK

( Bir şeyi anlayabilmenin en iyi yolu, onu, en iyi biçimde anlatabilmeye çalışmaktır. )


- ANLAYAMAMAK ile/ve/<> AÇIKLAYAMAMAK


- ANLAYAMAMAK ile/ve/<> ANLAM VEREMEMEK


- [hem] ANLA(YA)MAMAK ile/ve/<>/değil/hem de KABUL ETMEMEK/EDEMEMEK


- ANLA(YA)MAMAK ile/ve/değil KABULLEN(E)MEMEK


- ANLA(YAMA)MAK ile/ve KAVRA(YAMA)MAK

( Anlayana, sivrisinek, saz; anlamayana, davul-zurna, az!
Anlayana, davul-zurna, saz; anlamayana, sazı soksan, az! )

( "Karga'nın Bülbül'ü, Bülbül'ün Karga'yı anlaması fakat aradakilerin anlayamaması" )

( (LACK OF) MEANING vs./and (LACK OF) COMPREHEND )


- ANLAYAMAMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< (YETERİ KADAR) İLGİLENEMEMEK


- ANLAYAN ile/ve UYGULAYAN ile/ve ÖNEMSEMEK


- ANLAYIŞ ile/ve/değil/yerine YAKINLIK

( Herkese ve her şeye gösterme! İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Her zaman, herkese ve her şeye göster! )


- ANLAYIŞ ile/ve/değil/yerine/<> YOL GÖSTERMEK


- ANLAYIŞ ile/ve ZEVK

( COMPREHENSION/UNDERSTANDING/PARADIGM vs./and PLEASURE )


- ANLAYIŞLI (OLMAK) ile/değil/yerine ANLAYAN (OLMAK)


- ANLAYIŞLI/LIK ile BİLGİLİ/LİK / BİLGİSİZ/LİK


- ANLAYIŞSIZLAŞMAK ile ANLAYIŞ ile ANLAYIŞLI/LIK ile ANLAYIŞSIZ/LIK ile ANLAYIŞSIZCA


- ANLAYIŞSIZ/LIK ile BİLİNÇLİ ANLAYIŞSIZ/LIK

( INSENSITIVE/NESS vs. INSENSITIVE/NESS )

( GABÂVET ile ... )


- ANLIK ile/ve ANLAK

( [Tasarımsal] Us. İLE/VE Zekâ. | Açıklık, göz önü, karşı. | Bazı hayvanların yatıp yuvarlandığı tozlu yer. )


- ANLIK ile ANLIKÇI/LIK ile ANLI ŞANLI


- ANLIK ile/ve/<> TAMLIK


- ANLIK = ZİHİN = MIND[İng.] = MENS[Lat.]


- ANLIK(TA)/ZEKÂ(DA):
ALDANMAMAK ile/ve/||/<>/> ALDATABİLMEK


- ANMAK ile ANMA ile HATIRA

( COMMEMORATE vs. COMMEMORATION vs. COMMEMORATIVE )

( گرامي داشتن ile بيادگار نگاه داشتن ile يادگار ile يادبود ile مجلس تذکر ile گرامي داشت ile يادبودي )

( GERAMY DASHTAN ile BEYADEGAR NEGAH DASHTAN ile YADEGAR ile YADBUD ile MOJALS TAZKER ile GERAMY DASHT ile YADBUDY )


- ANMAK ile ANMALIK ile ANMA TÖRENİ ile ANMA GERİLİM


- ANMAK ile/ve/değil/||/<>/< YAŞATMAK


- ANN/ARTIFICIAL NEURAL NETWORK[İng.] değil/yerine/= YAPAY SİNİR AĞI


- ANNE(/ANA) OLMAK ile/yerine ANNE(/ANA) KALMAK


- ANNE ve/||/<>/+ BABA ve/||/<>/> ÇOCUK

( ... ve/||/<>/+ ... ve/||/<>/> Sonuç. )


- ANNE/BABA ile/ve/||/<>/> ÇOCUK ile/ve/||/<>/> TORUN ile/ve/||/<>/> TORLAK

( )

( ... İLE/VE/||/<>/> ... İLE/VE/||/<>/> ... İLE/VE/||/<>/> Torun çocuğu. )

( ... İLE/VE/||/<>/> Ceviz [kabuğu]. İLE/VE/||/<>/> Ceviz içi. İLE/VE/||/<>/> ... )


- ANNE/BABA-ÇOCUK ve/<> İMAM-CEMAAT

( Ebeveynlerle çocukların bazı durum ve ilişkilerinde, ebeveynlerin bazı yanlışları/hataları, "imam-cemaat" ilişkisindeki gibi dengesiz, abartılı ve uclarda olabilir. )


- ANNELİK ile/ve/||/<> BİRİCİKLİK GEREKSİNİMİ


- ANNOUNCE :/yerine DUYURMAK


- ANNUAL :/yerine YILLIK


- ANNÜLE[Fr.] değil/yerine/= VAZGEÇMEK


- ANODİN[Fr.] ile ANTALJİK[Fr.]

( Ağrı kesici ilaç. İLE Ağrı kesici. )


- ANOKSİ değil/yerine/= OKSİJENSİZLİK


- ANOMALİ[Fr. < ANOMALIE] değil/yerine/= AYKIRILIK/BOZUKLUK/SAPAKLIK

( Belirli bir ölçüye, belirli kurala uymama durumu. | Sayrılık niteliğinde olmamakla birlikte, normalden belirgin durumda sapma gösterme durumu. )


- ANOMALİ/ANOMALY[İng.] değil/yerine/= SAPAKLIK


- ANOMALİ ile/||/<> ANORMAL/LİK

( Sapaklık. İLE Olağandışı/lık, doğal olmayan. )


- ANONİM ile ANONİM ile ANONİMLİK ile ANONİM

( ANONYM vs. ANONYME vs. ANONYMITY vs. ANONYMOUS )

( نام عاريه ile نويسنده گمنام ile گمنامي ile بينامي ile لاادري ile تخلصي ile مجهولالهويه ile گمنام ile بي اسم ile بي نام )

( NAM ARYYEH ile NOYSANDEH GOMNAM ile GOMNAMY ile بينامي ile لاادري ile تخلصي ile مجهولالهويه ile GOMNAM ile بي اسم ile BEY NAM )


- ANONİMLEŞMEK ile ANONİMLEŞTİRMEK ile ANONİM/LİK ile ANONİM ŞİRKET ile ANONİM ORTAKLIK


- ANOPSİ/ANOPSIA[İng.] değil/yerine/= GÖRMEZLİK


- ANOPSİ[Fr.] değil/yerine/= YUKARI ŞAŞILIK

( Göz küresinin yukarı kayması biçiminde beliren şaşılık. )


- ANORAK[Fr.] değil/yerine/= BAŞLIKLI KISA CEKET


- YİYESİZLİK/ANOREKSİ/YA ile PAROREKSİA ile HİPOROREKSİA

( "Çiğneyip Tükürmenin Fizyolojisi ve Sefalik Tepki" yazısı için burayı tıklayınız... )

( ANOREXIA vs. PAROREXIA vs. HIPOROREXIA )


- ANORMAL ile ANORMALLİK ile ANORMALLİK

( ABNORMAL vs. ABNORMALCY vs. ABNORMALITY )

( غير عادي ile نا هنجاري ile نابههنجاري )

( غير عادي ile NA NPANJARY ile نابههنجاري )


- ANORMAL[İng.]/A(B)NORMALİTE ile İLGİNÇ | AÇIK/ŞEFFAF/DÜRÜST | DÜZGÜSÜZ | OLAĞANDIŞILIK | BOZUKLUK


- ANORMALLEŞMEK ile ANORMALLEŞTİRMEK ile ANORMAL/LİK


- ANOSMİ[Yun.] ile/ve/||/<> ANOSMATİK[Fr.]

( Koku yitimi. İLE/VE/||/<> Beynin koku alma bölümü az gelişmiş olan. )


- ANOZOGNOZİ/ANOSOGNOSIA[İng.] değil/yerine/= HASTALIĞINI BILMEZLİK


- ANSİKLOPEDİ ile ANSİKLOPEDİCİ/LİK ile ANSİKLOPEDİST


- ANSİKLOPEDİ ile ANSİKLOPEDİK ile ANSİKLOPEDİST

( ENCYCLOPEDIA vs. ENCYCLOPEDIC vs. ENCYCLOPEDIST )

( دايرهالمعارف ile دايرهالعلوم ile دايرهالمعارفي ile دايرهالمعارف نويس )

( DAYRAYAALMAAREF ile DAYRECOLOLOM ile DAYRAYAALMAAREFY ile DAYRAYAALMAAREF NOYS )


- ANSİKLOPEDİK ile ANSİKLOPEDİK BİLGİ ile ANSİKLOPEDİK SÖZLÜK


- ANTA[Yun.] değil/yerine/= BİR DUVARIN BAŞINI YA DA İKİ DUVARIN KÖŞESİNİ OLUŞTURAN GÖMME AYAK


- ANTAGONİZM ile/||/<> ANTAGONİST ile/||/<> ANTAGONİZE ETMEK

( Karşıt etkinlik. İLE/||/<> Karşı gelen, karşıt etkin. İLE/||/<> Karşı gelmek, karşıt etkimek. )


- ANTALYA ile ANTALYALI/LIK


- ANTANT[Fr. < ENTENTE]["ANTAT" değil!] (KALMAK) değil/yerine/= ANTLAŞMAK

( Anlaşma, uyuşma, uzlaşma, mutabakat. )


- ANTARKTİK ile ANTARKTİKA


- ANTEFİKS[Lat. ANTEFIXA] ile ANTEMİYON[Yun. ANTHOS: Çiçek.]

( Eskiden, kiremitlerin uclarını tutmak üzere, yapıların çatılarına ya da frizlerine konulan, çoğu pişmiş topraktan yapılmış süslere verilen ad, kiremit ağızlığı. Saçak uclarına yerleştirilen antefikslerden, kimi zaman çörten olarak da yararlanılırdı. Antefikslerin bir başka türü de iç ve dış frizlerin süslenmesinde kullanılan küçük, alçak kabartmalardır. İLE Eski Yunan ve Roma mimarlıklarında, mermer antefikslerde ya da silmelerde görülen, hanımelini andırır, oymalı bir çeşit süsleme. )


- ANTEN ile ANTENLİ ile ANTENLİ BALIK ile ANTEN YÜKSELTECİ


- FISTIK:
ANTEP ile/||/<> SİİRT ile/||/<> İRAN


- ANTİ LAİK ile/ve/||/<> FUNDAMENTAL


- ANTİ ile AMERİKAN KARŞITI ile İSRAİL KARŞITI ile YAHUDİ KARŞITI ile UYUŞTURUCU KARŞITI ile ANTİ-FAŞİST ile ANTİSEPTİK ile ANTİSOSYAL ile ANTİSTATİK

( ANTI vs. ANTI AMERICAN vs. ANTI ISRAELI vs. ANTI JEWISH vs. ANTI DRUG vs. ANTI FASCIST vs. ANTISEPTIC vs. ANTISOCIAL vs. ANTISTATIC )

( ضد ile ضد آمريکيي ile ضد مواد مخدر ile ضد فاشيست ile ضد اسرييلي ile ضد يهودي ile گندزدا ile پلشت بر ile پادگند ile ضدعفوني ile مخالف اجتماع ile مخل اجتماع ile ضد الکتريسيته )

( ZED ile ZED AMARYKYY ile ZED MOVAD MOKHODAR ile ZED FASHYSET ile ZED ASARYYLEY ile ضد يهودي ile GANDOZDA ile POLSHT BAR ile PADGAND ile ZEDAFONY ile MOKHALEF EJTEMA ile مخل اجتماع ile ZED ELEKTERYSYTAH )


- ANTIALERJİK[Fr.] değil/yerine/= ALERJİ SAĞALTIMINDA KULLANILAN İLAÇLAR


- ANTİASTMATİK[Fr.] ile/||/<> ANTİGRİPAL[Fr.] ile/||/<> ANTİKANSERÖZ[Fr.] ile/||/<> ANTİDİFTERİK[Fr.] ile/||/<> ANTİDİYABETİK[Fr.] ile/||/<> ANTİSPAZMOTİK[Fr.] ile/||/<> ANTİRAŞİTİK[Fr.] ile/||/<> ANTİROMATİZMAL[Fr.] ile/||/<> ANTİTİROİT[Fr.]

( Astım tedavisinde kullanılan ilaç, yöntem. İLE/||/<> Gribi önleyici ilaç, nesne vb. İLE/||/<> Kansere karşı olan. İLE/||/<> Kuş palazı hastalığına karşıt olan ilaç. İLE/||/<> Diyabet tedavisinde kullanılan ilaçlar. İLE/||/<> Spazm giderici ilaçlar. İLE/||/<> Raşitizmi önleyen ya da iyileştiren. İLE/||/<> Romatizmal ağrıları giderici ilaçlar. İLE/||/<> Tiroit hormonlarının çevresel organlar üzerindeki etkisini azaltan nesne. )


- ANTİBİYOGRAM[Fr.] ile/||/<> ANTİBİYOTİK[Yun.]

( Antibiyotiklerden hangisinin etkili olacağını belirleyen dirimsel yöntem. İLE/||/<> Özellikle küf mantarlarından ve bitkilerden elde edilen, çoğu mikroba karşı gelen nesnelerin adı. )


- ANTİBİYOTİK ile ANTİBİYOTİK TEDAVİSİ


- ANTİBİYOTİK değil/yerine SAĞLIK

( Bitkilerde, özellikle küf mantarlarında bulunan ya da sentezle elde edilen, birçok mikroba karşı kullanılan, penisilin, streptomisin vb. nesnelerin ortak adı. DEĞİL/YERİNE Uyku, oksijen, hareket/spor, doğru beslenme. )


- ANTICIPATE :/yerine BEKLEMEK


- ANTİDEMOKRATİK[Yun.] ile ANTİEMPERYALİST[Fr.] ile ANTİFAŞİZM/ANTİFAŞİST[Fr.] ile ANTİKAPİTALİZM[Fr.] ile ANTİKLERİKAL[Fr.] ile ANTİMİLİTARİST/ANTİMİLİTARİZM[Fr.] ile ANTİOTORİTER[Fr.] ile ANTİPARLEMENTER[Fr.] ile ANTİTEİZM[Fr.]

( Demokrat olmayan. İLE Emperyalizme karşı olan. İLE Faşizme karşı tutum/kişi. İLE Kapitalizme, kapitalist rejime karşı tutum. İLE Fransa'da kilise kurulu düşüncelerine karşı olan. İLE Militarizme karşıt. / Askeri düşünceye ve askeri kurumlara karşı olma durumu. İLE Yetke tanımaz. İLE Parlementoya karşıt olan. İLE Tanrısal doğa ile insan doğasını birbirine karşıt olarak gören öğreti. )


- ANTİDEPRESAN[Fr.] ile/||/<> ANTİDEPRESİF[Fr.] ile/||/<> ANTİNEVRALJİK[Fr.]

( Depresyon çözücü ilaçlar. İLE/||/<> Çöküntülere karşı etkili olan nesneler. İLE/||/<> Nevraljiye karşıt olan, eden. )


- ANTİDİYABETİK değil/yerine/= ŞEKER DÜŞÜRÜR


- ANTİDİYAREİK değil/yerine/= SÜRGÜN KESER


- EMETİK ile/>< ANTİEMETİK

( Kusturucu. İLE/>< Kusma önler. )


- ANTİFERROMANYETİK ile/||/<> FERRİMANYETİK

( Antiferro zıt spin iptal, ferri farklı büyüklük net. )

( Formül: TN İLE TC )


- ANTİFLOJİSTİK ile ANTİFLOJİSTİN ile ANTİFONİ

( ANTIPHLOGISTIC vs. ANTIPHLOGISTIN vs. ANTIPHONY )

( ضد آماس ile ضد ورم ile آماس فرونشان ile سرود تهليلي ile تهليل خواني )

( ZED AMAS ile ZED VARAM ile AMAS FORONESHAN ile SORUD TAHALYLEY ile تهليل خواني )


- ANTİHİJYENİK[Fr.] ile/||/<> ANTİJEN[Fr.] ile/||/<> ANTİKOR[Yun.] ile/||/<> ANTİTOKSİN[Fr.] ile/||/<> ANTİVİTAMİN[Fr.]

( Sağlık koşullarına aykırı nesneler. İLE/||/<> Bir organizmaya girdiği zaman, antikor üretiminden sorumlu gözeleri uyarabilen nesne. | Bağışıklık düzeni tarafından tanınan ve tepki verilen yabancı molekül. [Gövdeye yabancı nesne olup bağışıklıktaki yanıtı tetikler.] İLE/||/<> Sayrılık etkenlerini zararsız kılmak için gövdenin çıkardığı nesne. | Bağışıklık düzeni tarafından antijenlere karşı üretilen proteinler.[Antijenlere karşı gövde tarafından üretilen savunma proteinleri.] İLE/||/<> Toksinleri yok etmek için vücudun çıkardığı nesne. İLE/||/<> Vitaminin etkilerine karşı koyan nesne. )


- ANTİHİSTAMİNİK[Fr.] ile/||/<> ANTİPİRETİK[Fr.] ile/||/<> ANTİPİRİN[Fr.] ile/||/<> ANTİTERMİK[Fr.]

( Organizmada histaminin toksik etkilerini önleyen ilaçlar. İLE/||/<> Ateşli durumlarda, vücut sıcaklığını düşüren ilaç. İLE/||/<> Tıpta, ateş düşürücü ve yatıştırıcı olarak kullanılan renksiz kristallerden biri. İLE/||/<> Ateş düşürücü ilaçlar. )


- ANTİK ile ANTİK. ile ESKİLİK ile ANTİK ÇAĞ ile ESKİLER

( ANCIENT vs. ANCIENT. vs. ANCIENTNESS vs. ANCIENTRY vs. ANCIENTS )

( باستاني ile ديرنه ile عتيقه ile ديرينه ile کهن ile عتيق ile ديرين ile قديم ile باستان ile قدمت ile عهد قديم ile گذشتگان )

( BASTANY ile ديرنه ile ATYGHEH ile DYRYNAH ile KONPAN ile ATYGH ile DYRYNE ile GHADYM ile BASTAN ile GHADMAT ile EAD GHADYM ile GOZASHTGAN )


- ANTİK[Lat.] ile ANTİKA[Lat.] ile ANTİKİTE[Fr.]

( Eski çağ işi, modası geçmiş. İLE Eski çağlardan kalma yapıt. | Davranışlarında tuhaflık görülen kişi. | Bir tür nakış. İLE Eski çağ, özellikle eski yunan ve Roma uygarlıkları. )


- ANTİK ile ARKAİK


- ANTİK[Lat.] ile/ve/değil KADÎM

( ANTIQUE vs./and ANCIENT )

( ... ile/ve GU )


- ANTİKALAŞMAK ile ANTİK ile ANTİKA/LIK ile ANTİKACI/LIK ile ANTİK ÇAĞ ile ANTİKA MOBİLYA


- ANTİKATALİZÖR ile ANTİKALIK

( ANTICATALYST vs. ANTICAVITY )

( پاد فروگشا ile ضد پوسيدگي )

( PAD FOROGOSHA ile ZED POUSYDEGY )


- ANTİLOJİ[Yun.] ile ANTİLOJİK[Fr.]

( Bir yazarın eserlerinde ileri sürdüğü felsefi görüşlerin çelişkili olabilmesi. İLE Mantığa karşıt olan. )


- ANTİLOP ile WALLER ANTİLOPU/GERENUK


- ANTİPATİ[Yun.] ile/ve/||/<>/< ANTİPATİK[Yun.]

( Sevememezlik, soğukluk. İLE Sevimsiz, soğuk kişi. )


- ANTİPATİ değil/yerine/= ANTİPATİK

( Sevimsiz, sevilmeyen, itici, soğuk. )


- ANTİPATİ değil/yerine/= İTİCİLİK/SEVİMSİZLİK


- ANTİPATİKLEŞMEK ile ANTİPATİKLEŞTİRMEK ile ANTİPATİ ile ANTİPATİK/LİK


- ANTİPERSONEL[Fr.] ile ANTİRADAR[Fr.] ile ANTİTANK[Fr.]

( Özellikle kişileri saf dışı kılmak için kullanılan savaş araçları ve silahları. İLE Radarları etkisiz duruma getirmeye yarayan düzenek. İLE Tanklara karşı kullanılan. )


- ANTİPIRETİK[Fr.] ile ANTİPIRİN[Fr.] ile ANTİTERMİK[Fr.]

( Ateşli durumlarda, gövde sıcaklığını düşüren ilaç. İLE Ateş düşürücü ve yatıştırıcı olarak kullanılan renksiz kristallerden biri. İLE Ateş düşürücü ilaçlar. )


- ANTİPİRETİK değil/yerine/= ATEŞ DÜŞÜRÜR


- ANTİSEMİT/LİK ile ANTİSEMİTİST ile ANTİSEMİTİZM


- antisep.[Lat. < ANTISEPTICUS] değil/yerine/= ANTİSEPTİK


- ANTİSEPSİ[Fr. < ANTISEPSIE < Yun.] ile/ve/||/<>/> ANTİSEPTİK[Yun.] ile/ve/||/<>/> DEZENFEKTAN

( El, yüz ya da gövdedeki hastalık yapan mikroorganizmaları kimyasal nesnelerle etkisiz duruma getirme ya da yok etme işlemi. İLE/VE/||/<>/> Antisepsi yapmak için kullanılan nesne. | Antisepsi özelliği olan nesne. canlı dokular üzerinde mikroorganizmaları öldüren ya da büyümelerini durduran nesneler. İLE/VE/||/<>/> Cansız yüzeylerde mikroorganizmaları öldüren nesneler. )

( Mikropları ilaçla temizleme yolu. İLE/VE/||/<>/> Mikroplardan arınmış. )


- ANTİSEPTİK değil/yerine/= MİKROPKIRAN


- ANTISPAZMOTİK[Fr.] değil/yerine/= KASILMA GİDERICİ (İLAÇ)


- ANTİTEZ ile ANTİTETİK ile ZIT

( ANTITHESIS vs. ANTITHETIC vs. ANTITHETICAL )

( پادگذاره ile پادگذارهي ile متضاد )

( PADGOZAREH ile PADGOZAREHY ile MOTEZAD )


- ANTİTOKSİK ile ANTİTOKSİN

( ANTITOXIC vs. ANTITOXIN )

( ضدسم ile زهردارو ile پادزهرابه ile ضد زهرابه )

( ZEDASM ile ZAHARDARO ile PADZEHARABEH ile ZED ZAHARABEH )


- ANTİTOKSİN = ANTİTOKSİK

( İçine giren toksinleri zararsız duruma getirmek için gövdenin çıkardığı nesne. )


- ANTLAŞAMAMAK ile/ve/en azından/||/<>/< ANTLAŞAMADIĞIMIZDA ANTLAŞMAK


- ANTLAŞMA/AHİT/MİSAK ve UYUŞMA/AHENK

( PACT/TREATY and HARMONY )


- ANTRENMAN ile ANTRENMANLI/LIK ile ANTRENMANSIZ/LIK


- ANTRENÖR/LÜK ile ANTRENÖRLÜ ile ANTRENÖRSÜZ/LÜK


- ANTREPO ile ANTREPOCU/LUK


- ANTROMORFİK" değil/yerine/= ANTROPOMORFİK


- ANTROPO(-)[Yun.] ile[ve/||/<> ANTROPOBİYOLOJİ[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOCOĞRAFYA[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOFAJ[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOFİL[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOGRAFİ[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOİT[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOKİMYA[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOKLIMATOLOJİ[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOKRASİ[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOLOG[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOLOJİ/K[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOMETRİ[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOMORFİZM[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOMORFOLOJİ[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPONOZ[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOPLASTİ[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOSANTRİK[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOSANTRİZM[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOTEKNİK[Fr.] ile[ve/||/<> ANTROPOZOİK[Fr.]

( İnsan. | İnsan anlamı katan ön ek. İLE/VE/||/<> Zaman içinde kişilerde görülen dirimbilimsel farklılığın ve çeşitliliğin incelenmesi. İLE/VE/||/<> İnsan topluluklarının yeryüzündeki dağılımını inceleyen coğrafya dalı. İLE/VE/||/<> Yamyam. İLE/VE/||/<> İnsanın yaşadığı yerde yaşayan hayvan ve bitkiler. İLE/VE/||/<> İnsan ırklarının özelliklerini ve yeryüzündeki dağılımlarını inceleyen bilim dalı. İLE/VE/||/<> İnsana çok benzeyen/benzetilen maymun türü. İLE/VE/||/<> İklimin, insan üzerindeki etkilerini inceleyen bilim. İLE/VE/||/<> Sayrılıkların sürecine şiddetle etkide bulunma gereğine inanan sağaltım öğretisi. İLE/VE/||/<> İnsanbilim uzmanı. İLE/VE/||/<> İnsanın kaynağını, geleneklerini ve ırkları inceleyen bilim, insanbilim. | İnsanbilimle ilgili. İLE/VE/||/<> İnsan organizmasının ölçülmesi için kullanılan ölçüm tekniklerinin tümü. İLE/VE/||/<> İnsan biçimcilik. İLE/VE/||/<> İnsan gövdesinin biçimini inceleyen bilim dalı. İLE/VE/||/<> İnsana özgü bulaşıcı sayrılık. İLE/VE/||/<> Fosil insan iskeletinden yola çıkarak anatomik yapılarını yeniden kurma yöntemi. İLE/VE/||/<> Felsefede, insanı, evrenin (")yaratılma nedeni(") sayan. İLE/VE/||/<> İnsanı, evrenin merkezi kabul eden öğreti. İLE/VE/||/<> Bir ya da daha çok işlemcinin çalıştığı kumanda ve yönlendirme düzenlerinde insanla makine arasında kurulabilecek en iyi dengeyi sağlamayı amaçlayan bilim. İLE/VE/||/<> İnsanın belirmesi ve yayılmasını niteleyen dönem. )


- ANTROPO-[Yun.] ile/ve/||/<> ANTROPOLOJİ[Yun.] ile/ve/||/<> ANTROPOLOJİK[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOLOG[Yun.]

( "İnsan" anlamı katan ön ek. İLE/VE/||/<> İnsanın kaynağını, geleneklerini ve ırkları inceleyen bilim insanbilim. İLE/VE/||/<> İnsanbilim ile ilgili. İLE/VE/||/<> İnsanbilim uzmanı. )


- ANTROPODA ile ANTROPOGRAFİ ile İNSANSI ile ANTROPOLOG ile ANTROPOLOJİ ile ANTROPOMORFİK

( ANTHROPODA vs. ANTHROPOGRAPHY vs. ANTHROPOID vs. ANTHROPOLOGIST vs. ANTHROPOLOGY vs. ANTHROPOMORPHIC )

( بند پيان ile نژاد شناسي ile شبه انسان ile مردمشناس ile مردمشناسي ile شبيه انسان ile انسان شکل )

( BAND PEYAN ile NEJAD SHENASY ile SHABEH ENSAN ile MARDAMSHENAS ile MARDAMSHENASY ile SHABYYEH ENSAN ile ENSAN SHEKL )


- ANTROPOFAJİ ile YAMYAMLIK

( Yamyamlık. )


- ANTROPOSANTRİK[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOSANTRİZM[Fr.]

( Felsefede insanı, evrenin yaratılma nedeni sayan. İLE/VE/||/<> İnsanı evrenin merkezi kabul eden öğreti. )


- ANTROPOZOİK[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOTEKNİK[Fr.]

( İnsanın belirmesi ve yaygınlaşmasını niteleyen dönem. İLE/VE/||/<> Bir ya da daha çok işlemcinin çalıştığı kumanda ve yönlendirme düzenlerinde insanla makine arasında kurulabilecek en iyi dengeyi sağlamayı amaçlayan bilim. )


- ANÜS ile/ve/değil EŞİK


- ANÜS ile/değil KLOAK

( İnsanda. İLE/DEĞİL Hayvanlarda. )


- ANYMORE :/yerine ARTIK


- ANYONİC İSTATİSTİK ile/||/<> FERMİ-DİRAC İSTATİSTİK

( Anyonic istatistik iki boyutta fraksiyonel istatistikken, Fermi-Dirac üç boyutta antadetrik istatistiktir )

( Formül: e^{iπθ} )

( Paul Dirac tarafından 1928 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- APAÇIK ile/||/<> GÜN GİBİ ile/||/<> BUZ GİBİ ile/||/<> TABAK GİBİ


- APAÇIK ile NET/LİK, KESİN/LİK

( "Mantıklı" ya da "mantıksız", apaçık olanı yadsıyamazsınız. )

( Bilim, bilimde kesinliğin olmamasıdır. )

( BEDÂHET: Apaçık olma durumu. | Bir konuda hazırlıksız konuşabilme yeteneği. )

( "Logic" or "no logic", you cannot deny the obvious. )

( SARÎH ile ... )

( WIDE OPEN vs. CLEAR/NESS, CERTAINTY )


- APAÇIK/LIK = SELFEVIDENCE/SELFEVIDENT[İng.] = ÉVIDENCE/ÉVIDENT[Fr.] = OFFENKUNDIG/OFENKUNDIGKEIT[Alm.] = EVIDENZA[İt.] = EVIDENCIA[İsp.] = EVIDENTA, PERSPICUITAS[Lat.] = ANERGEIA[Yun.] = BEDEHA(T)/BEDİHÎ, BEYYİN[Ar.] = HODPEYDÂ[Fars.] = KLAARBLIJKELIJK/HEID[Felm.]


- APALLAMAK" değil AFALLAMAK


- APAR TOPAR (TOPLANMAK/KAÇMAK/ÇIKMAK)


- APARA ile AŞAĞILIK, DÜŞÜKLÜK

( Aşağılık, düşüklük. )


- APARATVA ile YAKINLIK

( Yakınlık. )


- APARMAK ile APARTMAK ile APAR TOPAR ile APART OTEL


- APARTMAK ile ABARTMAK/MÜBALAĞA (ETMEK)

( Alıp götürmek. | Gizlice almak, alıp kaçmak. @@ Bir nesneyi ya da durumu olduğundan daha önemli, daha büyük ya da daha çok göstermek; şişirmek, mübalağa etmek. | Bir iş, bir davranış vb.nde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak. )


- APATETİK ile/||/<> APATİ/K

( Duygusuz, duyarsız, kayıtsız. İLE/||/<> Kayıtsızlık/kayıtsız, aldırmazlık/aldırmaz. )


- APAZLAMAK ile APAZ


- APDEYT(UPDATE) ETMEK değil GÜNCELLEMEK


- APIR-SAPIR (KONUŞMAK)


- APİRETİK değil/yerine/= ATEŞSİZ


- APIŞIP KALMAK ile/ve/||/<> YAPIŞIP KALMAK


- APIŞMAK ile APIŞTIRMAK ile APIŞ/LIK ile APIŞ ARASI


- APLASTİK ile/||/<> APLAZİ

( Gelişimsiz. İLE/||/<> Gelişmezlik, gelişimsizlik. )


- APLAZİ/APLASTİK değil/yerine/= GELİŞMEZLİK/GELİŞMEMİŞ


- APLİK[Fr. < APPLIQUE] ile APLİKE[Fr. < APPLIQUÉ]

( Duvar şamdanı, duvar lambası. İLE Düz ya da desenli bir kumaştan kesilmiş desenlerin bir başka kumaşı süsleme yöntemi ya da kumaşa işlenmiş durumu. )


- APLİK ile APLİKE ile APLİKASYON


- APOKALİPTİK[Fr. < APOCALYPTIQUE] ile/||/<> APOKRİF[Fr. < APOCRYPHE]

( Anlaşılmaz, karışık. İLE/||/<> Doğruluğuna güvenilmez söz, yazı. )


- APOLET[Fr. < ÉPAULETTE] değil/yerine/= OMUZLUK

( Subaylarda rütbeyi göstermek için üniformaların omuzlarına takılan işaretli parça. | Giysilerin omuzlarına süs olarak takılan parça. )


- APPEAL :/yerine BAŞVURMAK


- APPEAR :/yerine GÖRÜNMEK


- APPLY :/yerine BAŞVURMAK


- APPOINT :/yerine ATAMAK


- APPRECIATE :/yerine TAKDİR ETMEK


- APPROACH :/yerine YAKLAŞMAK


- APPROVE :/yerine ONAYLAMAK


- APPROXIMATELY :/yerine YAKLAŞIK


- APRELEMEK ile APRE ile APRECİ/LİK ile APRELİ ile APRESİZ


- APROSEKSİ/APROSEXIA[İng.] değil/yerine/= DİKKATİ SÜRDÜREMEMEZLİK


- APSELEŞMEK ile APSE ile APSELİ


- APTAL OLMAK ile/değil/yerine/||/<>/< İYİ OLMAK

( Birinin hatasını, hiç olmamış gibi saymak. İLE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Affedebilecek kadar. )