Bugün[12 Nisan 2026]
itibarı ile 26.658 başlık/FaRk ile birlikte,
26.658 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(49/108)


- İNCİNMEMEK ve/||/<>/< AFFETMEK


- İNCİR ile BARDACIK

( ... İLE Bir tür yaş incir. )

( ... İLE Ege bölgesindeki adı. )


- İNCİTMEK/İNCİNMEK ile/ve ZEDELEMEK/ZEDELENMEK

( TO HURT/INJURE/STRAIN vs./and TO BRUISE )


- İNCİTMEMEK ile/ve/||/<>/> İNCİNMEMEK

( Dilin susturulmasıyla. İLE/VE/||/<>/> Zihin ve kalbin susmasıyla. )


- INCLUDE :/yerine DAHİL ETMEK


- INCOMPLETE DOMINANCE[İng.] değil/yerine/= EKSİK BASKINLIK

( Bir alel ifade edilmezken öbür alelin normal bir biçimde ifade edilmesi sonucu fenotipin alellerden normalde olması gerektiğinden daha az dozda etkilenmesi.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- INCORPORATE :/yerine BİRLEŞTİRMEK


- INCREASE :/yerine ARTIRMAK


- INCREASINGLY :/yerine GİDEREK


- INDAG ile/ve/||/<> ELEK
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Eleğin çerçevesi. İLE/VE/||/<> ... )


- INDEPENDENCE :/yerine BAĞIMSIZLIK


- INDICATE :/yerine BELİRTMEK


- İNDİRGEME ile/değil/yerine BİLME/BİLEREK


- İNDİRGEME ile/değil EŞİK


- İNDİRGEME ile/ve/||/<>/>/= HADDİNİ AŞMAK


- İNDİRGEME ile/ve YAPAY/KABA "BAĞLANTI/LANDIRMA"


- İNDİRGEMECİLİK >< ÇEŞİTLİLİK


- İNDİRGEMECİLİK ile/ve/||/<> GEREKİRCİLİK ile/ve/||/<> NESNELLİK


- İNDİRGEMEK ile/değil/yerine ANLAMAYA ÇALIŞMAK


- İNDİRGEMEK ile/ve AYIRMAK

( TO REDUCE vs./and TO SEPARATE )


- İNDİRGEMEK ile/ve/||/<> BAŞKALAŞTIRMAK


- İNDİRGEMEK" ile/değil/yerine/>< DAYANDIRMAK


- İNDİRGEMEK ile/ve/<> "DÜŞÜRMEK"


- İNDİRGEMEK" ile/ve/değil/ne yazık ki "DÜŞÜRMEK"


- İNDİRGEMEK ile/ve/||/<> EN AZINDAN


- İNDİRGEMEK ile (İÇİNİ) BOŞALTMAK


- İNDİRGEMEK ile/ve/||/<>/> İDDİA ETMEK


- İNDİRGEMEK ile İNDİRGENMEK ile İNDİRGEYEBİLMEK ile İNDİRGEN/LİK


- İNDİRGEMEK ile/değil İNDİRMEK

( TENZİH ile/değil TENZİL )


- İRCÂ ETMEK[Osm.] / TO REDUCE[İng.] / RÉDUIRE[Fr.] / REDUZIERTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGEMEK


- İNDİRGEMEK ile/ve/<>/> KALIPLAŞ(TIR)MAK


- İNDİRGEMEK ile KATMAK


- İNDİRGEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<> KISINGILAMAK/HAPSETMEK


- [ne yazık ki]
İNDİRGEMEK ile/ve/ya da/||/<>/>< REDDETMEK / YOK SAYMAK

( Üçünü de yapmadan düşünmek ve hareket etmek gerekmektedir. )


- İNDİRGEMEK ile/ve/değil/||/<>/< SOYUTLAMAK


- İNDİRGEMEK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YALINLAŞTIRMAK/YALINLIK


- İRCA OLUNMAK[Osm.] / REDUCE, TO BE REDUCED[İng.] / REDUZIERT WERDEN[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENMEK


- REDUCED PRESSURE[İng.] / PRESSION RÉDUITE[Fr.] / VERKÜRZTER DRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENMİŞ BASINÇ


- İNDİRGENMİŞ RASYONEL/LİK ile/ve/değil/yerine RASYONEL/LİK


- REDUCED TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE RÉDUITE[Fr.] / REDUZIERTE TEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENMİŞ SICAKLIK


- REDUCED DISTANCE[İng.] / DISTANCE RÉDUITE[Fr.] / VERKÜRZTER ABSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENMİŞ UZAKLIK


- İNDİRİM ile İNDİRİMLİ ile İNDİRİMSİZ/LİK ile İNDİRİM MERKEZİ ile İNDİRİMLİ SATIŞ ile İNDİRİM SAATLERİ


- İNDİRİM ile VAZGEÇİRMEK ile CESARETİ KIRILMIŞ ile SÖYLEM ile NEZAKETSİZLİK

( DISCOUNT vs. DISCOURAGE vs. DISCOURAGED vs. DISCOURSE vs. DISCOURTESY )

( تخفيف ile تنزيل ile تخفيف قيمت ile تنزيل کردن ile تخفيف دادن ile از رغبت انداختن ile دلسردسازي ile دلسردکردن ile نوميد کردن ile بي ذوق کردن ile روحيه را ضعيف کردن ile دلمرده کردن ile سست کردن ile توي ذوق زدن ile دلسرد کردن ile منصرف ile دلمرده ile دلسرد ile قدرت استقلال ile عدم نزاکت )

( TAKHOFYFE ile تنزيل ile TAKHOFYFE GHYMAT ile TANZYLE KARDAN ile TAKHOFYFE DADAN ile AZ RAGHBAT ANDAKHTAN ile DELSARDSAZY ile DELSARDKARDAN ile NOMYD KARDAN ile BEY ZOGH KARDAN ile RUHYYEH RA ZAEYFE KARDAN ile DELMARDEH KARDAN ile SOST KARDAN ile TOY ZOGH ZADAN ile DELSARD KARDAN ile MONASRAF ile DELMARDEH ile DELSARD ile GHODRAT ESTEGHALAL ile ADAM NEZAKT )


- İNDİRMEK ile İNDİRİLMEK ile İNDİREBİLMEK ile İNDİRİVERMEK ile İNDİ ile İNDİS


- İNDİRTMEK ile İNDİRTEBİLMEK


- İNDÜKLEMEK ile İNDÜKLEME AKIMI ile İNDÜKLEME MAKİNESİ


- İNEBİLMEK ile İNEBOLU


- İNEK ile AFRİKA İNEĞİ


- İNEK ile/ve AVGAN

( ... İLE/VE Gebe inek. )


- İNEK ile/ve/||/<>/< BOLLUK/BEREKET İNEĞİ/KAMADHENU[Hintçe]

( ... İLE/VE/||/<>/< "Tüm ineklerin annesi".[Dişil başlı, dişil memeli, kuş kanatlı ve tavus kuyruklu olarak betimlenir.][Bazen de gövdesinde çeşitli tanrıları barındıran beyan bir inek olarak betimlenir.][Tanrıça "Devi"dir. İstenilen her şeyi veren inektir.]["Rahim/uterus", bir inek başına benzetilir.] )


- İNEK ile MANDA/DOMBAY/SU SIĞIRI/CAMIZ/CAMIŞ/KÖMÜŞ[Fars. < GAVMİŞ]

( Genç inek: DÜVE ile Yavrusu: MALAK )

( Gebelik süreleri: 275 - 285 gündür. İLE 308 - 320 gündür. )

( [zool.] ... ile BUBALUS )

( BAKARA ile CÂMÛS )

( ... ile GÂMÛS )

( ... cum BUFFELUS )


- İNEK ile SİNEK


- İNEK ile/değil TAKİN/KEÇİ ANTİLOBU

( ... İLE/DEĞİL Başı keçiye, gövdesi ineğe benzeyen, 4500 metrenin üzerindeki yüksekliklerde, Himalayalar'da [Bhutan, Burma, Nepal ve Myanmar'da] yaşayabilen bir hayvandır.[25 Kasım 1985'te, Bhutan'ın ulusal hayvanı olarak kabul edilmiştir.] )


- İNEKLEMEK ile İNEK/LİK ile İNEKLİ ile İNEKÇİ/LİK ile İNEK YAĞI


- İNEKSİZ KALMAK ile/değil/yerine/>< İNEĞİ KAZANMAK

( Gelenekten kopmak, ilâhî feyzin kesilmesi. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Tanrılarla yeniden bağ kurmak. )

( "İnek, Ateş ve Kahraman" (İzzet Erş) kitabını da okumanızı salık veririz... )

( )


- İNFAK değil/yerine/= GEÇİNDİRİ


- İNFÂK ile/ve/||/<> İBZÂL

( ... İLE/VE/||/<> Esirgemeden, bol bol verme, kullanma, yapma ya da söyleme. )


- İNFÂK ile/değil İSRAFA ENGEL OLMA


- İNFÂK ile/ve/||/<> KİŞİ


- INFANT[İng.] değil/yerine/= BEBEK


- INFANTILİZM/INFANTILISM[İng.] değil/yerine/= BEBEKSİLİK


- İNFAZ[Ar.] ETMEK değil/yerine/= YÜRÜTÜMLEMEK


- İNFAZ ile İNFAZCI/LIK ile İNFAZ MASASI ile İNFAZ MEMURU


- INFERTILITE/INFERTILITY[İng.] değil/yerine/= KISIRLIK


- İNFİKÂK[< FEKK] -ile

( Parçaların bozulmadan ayrıştırılması. | Bir şeyin yerinden ayrılması. | Çözülme. )


- BLAST[İng.] / VENT[Fr.] ile/değil/yerine/= İNFİLAK ETMEK


- İNFİLÂK[Ar.] ile İNFİRAK[Ar.]

( Güçlü bir biçimde patlama. İLE Ayrılma. )


- İNFİLÂK ile/değil/||/<> İNTİHAR

( Nesnelerde. İLE/DEĞİL/||/<> İnsanda. )


- İNFİLÂK[Ar.] (ETMEK) değil/yerine/= PATLAMA


- İNFİRAT ile İNFİRATÇI/LIK


- İNFİSAL ile İNKİSAM ile İNFİKAK


- INFIX değil/yerine/= İÇEK


- İNFLAMATUAR BAĞIRSAK SAYRILIĞI ile/||/<> ÇÖLYAK

( Bağırsakların süreğen yangısı. İLE/||/<> Gluten tüketimi sonucu ince bağırsaklarda hasar ile ilişkili bir bağışıklık sayrılığı. )


- INFLUENCE :/yerine ETKİ, ETKİLEMEK


- INFORM :/yerine BİLGİLENDİRMEK


- İNFÜZE ETMEK ile İNFÜZYON

( Damar yoluyla vermek, deri altına vermek. İLE Damar yoluyla verme, deri altına verme. )


- İNGEK ile İNGEK[Oğuz] ile İNGEN
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( İnek. İLE Dişil kaplumbağa. İLE Dişil deve. )


- İNGİLİZ YARARCILIĞI ile/ve/||/<>/> EVRİMCİ DOĞACILIK ile/ve/||/<>/> AMERİKAN YARARCILIĞI


- İNGİLİZCELEŞTİRME ile İNGİLİZLEŞTİRMEK

( ANGLICIZATION vs. ANGLICIZE )

( انگليسي منشي ile انگليسي مابي ile انگليسي ماب کردن ile انگليسي ماب شدن )

( ENGELYSY MONASHY ile ENGELYSY MABY ile ENGELYSY MAB KARDAN ile ENGELYSY MAB SHODAN )


- İNGİLİZCE'Yİ:
İng.-TÜRKÇE SÖZLÜKTEN ÇALIŞMAK ile/ve/<>/||/değil/yerine TÜRKÇE-İng. SÖZLÜKTEN ÇALIŞMAK


- İNGİLTERE ile/ve/||/<> BÜYÜK BRİTANYA ile/ve/||/<> BİRLEŞİK KRALLIK

( image )


- İNGLİÇ ile SARIMSAK
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Sarımsağa benzeyen bir dağ bitkisi. İLE ... )


- inhal.[Lat. < INHALETUR] değil/yerine/= SOLUKLA İÇERİ ÇEK


- İNHALASYON ile İNHALE ETMEK ile İNHALER

( Soluma. İLE Solumak. İLE Solunan, ilaç solutucu [aygıt]. )


- İNHİBE ile İNHİBE ETMEK ile İNHİBİSYON ile İNHİBİTOR

( Baskılanmış, engellenmiş. İLE Baskılamak, engellemek. İLE Baskılama, engelleme. İLE Baskılayıcı, engelleyici, önleyici. )


- İNHİKAK["ka" uzun okunur] ile İNHİKÂK[Ar.]

( Kördüğüm olma. İLE Kaşınma. )


- İNHİMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> BAĞIMLILIK

( Bir şeye, aşırı düşkünlük gösterme, kapılma. İLE/VE/||/<>/> ... )


- İNHİMÂK[Ar.] ile İNHİMÂK[Ar. çoğ. İNHİMÂKÂT]

( Ahmak gibi görünme. İLE Bir şeyin üzerine fazla düşme, fazlasıyla düşkünlük. )


- İNHİMAK[Ar.] ile İPTİLÂ[Ar.]

( Bir şeye, aşırı düşkünlük gösterme, kapılma. İLE Düşkünlük, tiryakilik. )


- İNHİSAR ile İNHİSARCI/LIK


- İNİK ile İNİK/ENİK/ENCEK/ENCİK

( İnmiş, indirilmiş. İLE Kedi, köpek gibi çok memeli hayvanların yavrusu. )


- İNİLMEK ile İNİ ile İNİK ile İNİŞ ile İNİŞLİ ile İNİM İNİM ile İNİK DENİZ ile İNİŞ AŞAĞI ile İNİŞ ÇIKIŞ ile İNİŞ TAKIMLARI ile İNİŞLİ YOKUŞLU ile İNİŞLİ ÇIKIŞLI


- İNİM İNİM (İNLEMEK)


- İNİŞ >< ÇIKIŞ ile AZLIK >< ÇOKLUK


- İNİSİYASYON = DIKSHA[Sansk.]


- İNİSİYASYONLAR/KATILIMLAR:
ZAHİRÎ/LİTERAL/DOGMATİK ile/ve MİTSEL/ALEGORİK ile/ve MİSTİK

( Su ile. İLE/VE Hava ile. İLE/VE Ateş ile. )


- İNİSİYATİF ile/ve/<> GÖNÜLLÜLÜK

( Hem bireysellikte, hem/ve de toplumsallıkta. )


- INITIAL :/yerine İLK


- İNKÂR ETMEK ile ANLAMAK

( TO DENY vs. TO UNDERSTAND )


- İNKÂR:
KABUL ETMEMEK ile/değil/||/<> KARŞI GELMEK/ÇIKMAK


- İNKÂR:
KARŞI GELMEK/ÇIKMAK ile KABUL ETMEMEK


- İNKAR ile İNKARCI/LIK


- İNKÂRCI/LIK ile/ve/değil/||/<>/< KUŞKUCU/LUK


- İNKARNADİN ile ENKARNE OLMAK ile ENKARNASYON

( INCARNADINE vs. INCARNATE vs. INCARNATION )

( گلگون کردن ile صورت خارجي دادن ile متجسم ile مجسمکردن ile متجلي کردن ile متجلي ile صورت خارجي )

( GOLGON KARDAN ile SORT KHARJY DADAN ile MOTAJASM ile MOJASAMKARDAN ile MOTEJELY KARDAN ile MOTEJELY ile SORT KHARJY )


- İNKILAP ile İNKILAPÇI/LIK


- İNLEMEK ile İNLETMEK ile İNLEYEBİLMEK


- İNME ile/||/<> GEÇİCİ İSKEMİK ATAK

( Beyne giden kan akışının kesilmesi ile kalıcı hasar oluşması. İLE/||/<> Beyne giden kan akışının geçici olarak kesilmesi. )


- İNMEK ile İNMELİ


- İNMEK ile TORUNLARI ile İNDİ ile İMAM RIZA'NIN SOYUNDAN ile ALÇALAN ile İNİŞ

( DESCEND vs. DESCENDANTS vs. DESCENDED vs. DESCENDED FROM EMAM REZA vs. DESCENDING vs. DESCENT )

( نزول کردن ile پائين رفتن ile اعقاب ile معنعن ile رضوي ile نزولي ile نژاد ile نسب ile نزول ile هبوط )

( NEZOL KARDAN ile PAYEYNE RAFTAN ile EGHAB ile معنعن ile REZVY ile NEZOLY ile NEJAD ile NASB ile NEZOL ile CPEHBUT )


- İNMEK ile/ve YOĞUNLAŞMAK


- GAYRI UZVÎ[Osm.] / INORGANIC[İng.] / ANORGANISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= İNORGANİK, ANORGANİK


- İNORGANİK ile İNORGANİK ÖGE ile İNORGANİK KİMYA


- İNORGANİK[İng.]/ANORGANİK[Fr.] ile/||/<>/> KİMYASAL ile/||/<>/> ORGANİK

( )

( Karbon dışındaki ögelerin bileşiklerini inceleyen kimya dalı. İLE/||/<>/> ... İLE/||/<>/> Karbon bileşiklerini inceleyen kimya dalı. )


- İNŞÂ EDİLEBİLİRLİK ile/ve/||/<> HESAPLANILABİLİRLİK


- İNŞÂ EDİLEBİLİRLİK ile/ve/||/<>/> İNŞÂ EDİLEBİLİR ÜZERİNDEN KAVRANILABİLİRLİK


- İNŞÂ EDİLEBİLİRLİK ile/ve/||/<> İNŞÂ EDİLEMEZLİK


- İNŞÂ EDİLEBİLİRLİK ile/ve/||/<>/> SINIRLARI


- İNŞA EDİLMİŞ ile YERLEŞİK ile YERLEŞİK ÇEK ile DAHİLİ RAF

( BUILT vs. BUILT IN vs. BUILT IN CHECK vs. BUILT IN SHELF )

( ساخته شده ile بناکننده ile توکار ile جاسازي شده ile مقابله توکار ile رف )

( SAKHTEH SHODEH ile BENAKONANDEH ile TOKAR ile JASAZY SHODEH ile MOGHABLEH TOKAR ile RAF )


- İNŞA ETMEK ile KİLDEN BİR DUVAR İNŞA ET ile BİR YUVA İNŞA ETMEK ile İNŞAATÇI ile BİNA ile YAPI TAŞI ile BİNA İNŞAATI ile BİNA CEPHESİ ile BİNALAR

( BUILD vs. BUILD A CLAY WALL vs. BUILD A NEST vs. BUILDER vs. BUILDING vs. BUILDING BLOCK vs. BUILDING CONSTRUCTION vs. BUILDING FRONT vs. BUILDINGS )

( بنا کردن ile بنايي کردن ile بناکردن ile ساخت ile چينهکشيدن ile آشيان بستن ile بساز و بفروش ile اعياني ile ساختماني ile ساختمان ile عمارت ile ديسمان ile بنا ile بنا کنده ile کنده ساخت ile ساختمان سازي ile جلو عمارت ile ابنيه ile عمارات ile مستحدثات )

( BENA KARDAN ile BENAYY KARDAN ile BENAKARDAN ile SAKHT ile CHYNEKKESHYDAN ile ASHYAN BASTAN ile BESAZ VE BEFROSH ile اعياني ile SAKHTAMANY ile SAKHTAMAN ile AMART ile ديسمان ile BENA ile BENA KANDEH ile KANDEH SAKHT ile SAKHTAMAN SAZY ile JELO AMART ile EBNYYEH ile عمارات ile MOSTAHDESAT )


- İNŞAAT CİHAD ile KISITLAMA ile DARALMA ile YORUMLANABİLİR ile İNŞA ETMEK ile BİR DUVAR İNŞA ET ile YAPI ile İNŞAAT SEKTÖRÜ ile İNŞAAT MALZEMELERİ ile İNŞAAT KELİMESİ ile İNŞAAT İŞİ ile YAPICI

( CONSTRUCTION JAHAD vs. CONSTRAINT vs. CONSTRICTION vs. CONSTRUABLE vs. CONSTRUCT vs. CONSTRUCT A WALL vs. CONSTRUCTION vs. CONSTRUCTION INDUSTRY vs. CONSTRUCTION MATERIALS vs. CONSTRUCTION WORD vs. CONSTRUCTION WORK vs. CONSTRUCTIVE )

( جبر ile تنگي ile تنگ شدگي ile قبض مزاج ile قابل تجزيه ile بر پا کردن ile تيغه کردن ile تيغه کشيدن ile سازندگي ile ساخت و ساز ile صنعت ساختمان ile جهاد سازندگي ile مصالح ساختماني ile بنايي ile بناي ile سازنده )

( JABAR ile TANGY ile TANG SHODEGY ile GHABZ MOZAJ ile GHABEL TAJZYYEH ile BAR PA KARDAN ile TYGHEH KARDAN ile TYGHEH KESHYDAN ile SAZANDEGY ile SAKHT VE SAZ ile SANAT SAKHTAMAN ile JACPEHAD SAZANDEGY ile MOSALEH SAKHTAMANY ile BENAYY ile BENAY ile SAZANDEH )


- İNŞAAT ile İNŞAATÇI/LIK ile İNŞAAT ATIĞI ile İNŞAAT ÇİVİSİ


- İNSAF ile İNSAFLI/LIK ile İNSAFSIZ/LIK ile İNSAFLICA ile İNSAFSIZCA


- İNSÂK[< NESAK] -ile

( SECİ'Lİ VE KARİYELİ SÖZ SÖYLEME )


- İNSAN ADINI:
"... DİYE" ile/değil "... OLARAK" (KAYDETMEK/BELİRTMEK vs.)


- İNSAN DOĞMAK değil İNSAN OLMAK

( İnsan olarak doğulmaz, ancak insan olunur! )


- İNSAN:
EŞREF-İ MAHLÛK ve/||/<> AHSEN-İ TAKVİM ÜZERE ve/||/<> KEREMNÂ


- İNSAN:
"ET/KEMİK" ile/ve/değil/||/<>/< ALGI


- İNSAN FELSEFESİNDE:
FİZİK ÖTESİ/METAFİZİK ve/<> VARLIKBİLİM/ONTOLOJİ ve/<> BİLGİBİLİM/EPİSTEMOLOJİ ve/<> ZİHİNBİLİM/PSİKOLOJİ ve/<> TOPLUMBİLİM/SOSYOLOJİ


- İNSAN/KİŞİ ve/<>/= BİLİNÇ/FARKINDALIK

( İNSAN: Varolmayanın, varlaştırılma süreci. )

( HUMAN and/<>/= CONSCIOUSNESS/AWARENESS )


- İNSAN ile/ve ADEM[Ar.]/YOKLUK

( HUMAN vs./and NON-BEING )


- İNSAN ve/||/<> EMEK


- İNSAN ile/ve/değil EŞİK


- İNSAN ile/ve/||/<>/> GELECEK

( Kişi, geleceği geldirendir. )


- İNSAN ile İNSANOĞLU ile İNSANLAR ile İNSAN DOĞASI ile İNSAN HAKKI ile İNSAN HAKLARI ile İNSAN HAKLARI KAYDI ile HÜMANİZM ile İNSANLIK ile İNSANCILLAŞTIRMAK ile İNSANCA

( HUMAN vs. HUMAN BEING vs. HUMAN BEINGS vs. HUMAN NATURE vs. HUMAN RIGHT vs. HUMAN RIGHTS vs. HUMAN RIGHTS RECORD vs. HUMANISM vs. HUMANITY vs. HUMANIZE vs. HUMANLY )

( خاکزاد ile هومن ile هومان ile انسان ile ادم ile بشري ile بشر ile وابسته بانسان ile آدميزاد ile آدم ile اشرف مخلوقات ile ناس ile ناسوت ile حق بشر ile حقوق بشر ile پيشينه حقوق بشر ile علوم انساني ile بشريت ile نوع دوستي ile ادبيات وفرهنگ ile آدميت ile انسانيت ile آدمي ile مروت ile نوع بشر ile انسان شدن ile با مروت کردن ile بطور انساني )

( KHAKZAD ile TEOOMEN ile TEOOMAN ile ENSAN ile ADAM ile BESHARY ile BESHAR ile VABASTEH BANSAN ile ADAMYZAD ile ADAM ile ESHARF MOKHLOGHAT ile ناس ile NASUT ile HAGH BESHAR ile HOQUQ BESHAR ile PEYSHYNAH HOQUQ BESHAR ile ALUM ENSANY ile BESHARYT ile NO DOSTY ile ADABYAT VAFAREANG ile ADAMYT ile ENSANYT ile ADAMY ile MOROT ile NO BESHAR ile ENSAN SHODAN ile BA MOROT KARDAN ile BETOR ENSANY )


- İNSAN ile/ve MELEK

( İbâdet eder. İLE/VE İtaat eder. )


- İNSAN ile/ve/||/=/<> VARLIK


- İNSAN VÜCUD(VARLIK)


- İNSANBİÇİMCİLİK = MÜŞEBBİHE = ANTHROPOMORPHISM[İng.] = ANTHROPOMORPHISME[Fr.] = ANTHROPOMORPHISMUS[Alm.] = ANTHROPOS:İNSAN. MORPHE:BİÇİM[Yun.]


- İNSANCILIK = HUMANISM[İng.] = HUMANISME[Fr.] = HUMANISMUS[Alm.] = HUMANUS[Lat.]


- İNSANCILLAŞMAK ile İNSANCIL/LIK


- İNSANCILLIK = POLITENESS, COURTESY[İng.] = HUMANITÉ[Fr.] = MENSCHENFEUNDLICHKEIT[Alm.] = HUMANITAS[Lat.]


- İNSANDAN/KİŞİ(LER)DEN:
"KONUŞMAK" değil SÖZ ETMEK/BAHSETMEK


- İNSANİ YETKİNLİK ve/||/<>/> SİYASET


- İNSANİ ile İNSANCILLIK ile BEŞERİ BİLİMLER ile İNSANLAŞTIRMA

( HUMANITARIAN vs. HUMANITARIANISM vs. HUMANITIES vs. HUMANIZATION )

( بشر دوست ile نوع پرست ile بشر دوستي ile علوم انساني ile انسان پروري ile متمدن سازي )

( BESHAR DOST ile NO PAREST ile BESHAR DOSTY ile ALUM ENSANY ile ENSAN PRORY ile MATMADAN SAZY )


- İNSANİÇİNCİLİK = Lİ-L-BEŞERİYE = ANTHROPOCENTRISM[İng.] = ANTHROPOCENTRISME[Fr.] = ANTHROPOZENTRISMUS[Alm.] = ANTHROPOS-KHENTRON[Yun.]


- İNSANI/KİŞİLERİ MAKİNELEŞTİRMEK ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> MAKİNELERİ İNSANLAŞTIRMAK


- İNSANIMSI/LIK ile İNSANIMSILAR


- İNSANIN "DOĞASI" değil (BİR/ÇOK) NİTELİĞİ, DOĞASI KILMAK

( Kişi, belirli bir doğa ile doğmaz. Bir niteliği, doğası durumuna getirebilir.[TETABBU] )


- İNSANIN VE KİŞİNİN BİRİCİKLİĞİ:
"SEÇKİNLİK" değil VAROLUŞSAL


- İNSANİYET ile İNSANİYETLİ/LİK ile İNSANİYETSİZ/LİK


- İNSANLAŞMA ve/||/<>/>/< "DERTLİLİK"


- İNSANLAŞMAK ile İNSAN/LIK ile İNSANİ ile İNSANCA ile İNSANCI/LIK ile İNSANLI/LIK ile İNSANSIZ/LIK ile İNSAN HALİ ile İNSAN BİLİMİ ile İNSAN EVLADI ile İNSAN KURUSU ile İNSAN BİLİMCİ ile İNSAN BİÇİMCİ/LİK ile İNSAN SARRAFI ile İNSANİ YARDIM ile İNSANLIK HALİ ile İNSANLIK SUÇU ile İNSANSIZ ARAÇ ile İNSAN BİLİMSEL ile İNSANSIZ BÖLGE ile İNSAN COĞRAFYASI ile İNSAN MÜSVEDDESİ


- İNSANLIK OLARAK ile/ve/||/<> TOPLUMSAL OLARAK


- [ne yazık ki]
İNSANLIK SUÇLARI:
SOYKIRIM ile/ve/||/<> İŞKENCE/ŞİDDET ile/ve/||/<> TERÖR ile/ve/||/<> NEFRET/DÜŞMANLIK ile/ve/||/<> IRKÇILIK ile/ve/||/<> KÖLELEŞTİRME ile/ve/||/<> İNSAN KAÇAKÇILIĞI ile/ve/||/<> ORGAN TİCARETİ ile/ve/||/<> BAĞIMLILAŞTIRMA

( Bağımlılaştırma - İnsanlık Suçu İlişkisi - Muharrem Balcı )

( * Kasten öldürme
* Kasten yaralama
* İşkence, eziyet ya da köleleştirme
* Kişiyi, özgürlüğünden yoksun kılma
* Bilimsel deneylere tâbi kılma
* Eşeysel saldırıda bulunma, çocukların eşeysel istismarı
* Zorla gebe bırakma
* Zorla fuhşa sevketme )

( [unfortunately] HUMAN CRIMES: GENOCIDE and/||/<> TORTURE and/||/<> DISCRIMINATION and/||/<> HATRED and/||/<> TO PUSH ADDICTION (and/||/<> TO DISSAPOINT) )


- İNSANLIK = BEŞERİYET, İNSANİYET = HUMANITY[İng.] = HUMANITÉ[Fr.] = HUMANITÄT, MENSCHHEIT[Alm.] = HUMANITAS[Lat.]


- İNSAN/LIK ve/<>/= GÜZEL AHLÂK

( İNSAN: Doya doya, insanlığını yaşayan. )


- İNSAN/LIK ve/<>/= GÜZEL AHLÂK


- İNSANOĞLU" yerine KİŞİ / İNSANLIK


- İNSANSI/LIK ile İNSANSILAR


- İNSİ-CİNSİ (BELİRLİ OLMAMAK)


- İNSİCAM ile İNSİCAMLI/LIK ile İNSİCAMSIZ/LIK


- İNŞİKÂK[< ŞAKK] değil/yerine/= YARILMA, ÇATLAMA | İKİYE AYRILMA


- İNŞİKÂK[Ar. < ŞAKK]["ka" uzun okunur] ile İNŞİRÂK[Ar.] ile İNŞİRÂM[Ar.] ile İNŞİRÂS[Ar.]

( Yarılma, çatlama, ikiye ayrılma. İLE Çatlayıp yarılma, yarık olma. | Parlama. İLE Çok yarılma, yarık yarık olma. İLE Soğuktan el derisinin çatlaması. )


- İNŞİRAH[Ar. < ŞERH] ile AÇILMA | AÇIKLIK, FERAHLIK

( AÇILMA | AÇIKLIK, FERAHLIK )


- INSIST :/yerine ISRAR ETMEK


- İNSİYÂG[Ar.] ile İNSİYÂK[Ar.]

( Kalıba dökülüp düzelme. İLE Bir gücün etkisiyle çekilip gitme. | Ardı sıra gitme. | İçgüdü. [İng., Fr. INSTINCT] )


- İNSİYÂK[Ar.] değil/yerine/= İÇGÜDÜ | ARDI SIRA GİTME | BİR GÜCÜN ETKİSİYLE ÇEKİLİP GİTME


- İNSİYAK ile İNSİYAKİ


- INSPIRE :/yerine İLHAM VERMEK


- INSTABILITE/INSTABILITY[İng.] değil/yerine/= DENGESİZLİK


- INSTALL :/yerine KURMAK, YÜKLEMEK


- INSTANCE :/yerine ÖRNEK


- INSULA[İng.] değil/yerine/= ADACIK


- İNTÂ[Ar.] değil/yerine/= ÇOK TERLEMEK | KUSMAK


- İNTEGRAL ile İNTEGRAL HESABI ile AYRILMAZ PARÇA ile İNTEGRAND ile ENTEGRE ETMEK ile ENTEGRE ile ENTEGRASYON ile BÜTÜNLÜK

( INTEGRAL vs. INTEGRAL CALCULUS vs. INTEGRAL PART vs. INTEGRAND vs. INTEGRATE vs. INTEGRATED vs. INTEGRATION vs. INTEGRITY )

( لاينفک ile انتگرال ile بي کسر ile حساب جامعه ile جز لازم ile جزء لاينفک ile انتگرالده ile انتگران ile اختلاط ile يکپارچه ile مجتمع سازي ile يکپارچگي ile تماميت )

( LAYNAFAK ile ENTEGARAL ile BEY KASAR ile HASAB JAMEH ile JAZ LAZM ile JOZ LAYNAFAK ile ENTEGARALDEH ile ENTEGARAN ile AKHTELAT ile YKAPARCHEH ile MOJTAM SAZY ile YKAPARCHAGY ile TAMAMYT )


- INTEND :/yerine NİYET ETMEK


- INTENSITY :/yerine YOĞUNLUK


- İNTERAKTİVİTE değil/yerine/= ETKİLEŞİMLİLİK


- İNTERNETİNE" GEÇMEK değil (WI-FI/GPRS) BAĞLANTISINA GEÇMEK


- İNTERNETTE:
GÖRÜNÜRLÜK ile/ve/||/<> ERİŞİM KOLAYLIĞI


- INTEROPERABILITE/INTEROPERABILITY[İng.] değil/yerine/= BİRLİKTE ÇALIŞABİLİRLİK


- INTERPRET :/yerine YORUMLAMAK


- İNTİBA ile İNTİBAH ile İNTİBAK ile İNTİBAKSIZ/LIK


- İNTİBAK ve İTTİFAK


- İNTİBAK[Ar.]/ENTEGRASYON[İng. < INTEGRATION] değil/yerine/= ÖLÇÜDEŞLİK/ÖLÇÜ UYUM, UYUM


- İNTİKAL[Ar.] ile/ve/değil/<> İŞTİRAK[Ar.]


- İNTİKAL ile/ve SEVK


- İNTİKAM ALMAK" ile/değil/yerine/>< GÖNÜL ALMAK


- İNTİKAM ALMAK ile İNTİKAMCI ile İNTİKAM ALMAK

( AVENGE vs. AVENGER vs. AVENGING )

( دادگيري کردن ile انتقام گيرنده ile انتقام جو ile انتقام گير ile منتقم ile خونخواه ile دادگير ile انتقام گيري )

( DADEGYRY KARDAN ile ENTEGAM GYRANDEH ile انتقام جو ile ENTEGAM GYR ile MONTEGHAM ile KHONKHAH ile DADEGYR ile ENTEGAM GYRY )


- İNTİKAM değil/yerine/>< AFFETMEK

( En etkili/büyük intikam, affetmektir. )


- İNTİKAM ile İNTİKAMCI/LIK


- İNTİKAM ve/>/= KAYBETMEK


- İNTİSÂB ETMEK ile/ve/<>/< İKRÂR ETMEK


- İNTİSÂB ile "KAPILANMAK"

( HİÇ KENDİ KENDİNE KAYNAR MI KAZAN
ÇEVRE YANIN ATEŞ EYLEMEYİNCE )


- İNTİZAM ile İNTİZAMLI/LIK ile İNTİZAMSIZ/LIK ile İNTİZAMLICA ile İNTİZAMSIZCA


- İNTRADERMAL ile İNTRADERMİK

( INTRADERMAL vs. INTRADERMIC )

( درون پوستي )

( DRON POOSTY )


- INTRODUCE :/yerine TANITMAK


- İNTROVERSİYON/INTROVERSION[İng.] değil/yerine/= İÇE DÖNÜKLÜK


- İNTUİTIONİSM değil/yerine/= SEZGİCİLİK


- INVEST :/yerine YATIRIM YAPMAK


- INVESTIGATE :/yerine ARAŞTIRMAK


- INVITE :/yerine DAVET ETMEK


- INVOLVE :/yerine DAHİL ETMEK


- İNZİBAT/LIK ile İNZİBATİ ile İNZİBATSIZ/LIK


- İNZİVAYA ÇEKİLMEK değil/yerine/= ÇEKİLGİYE GİRMEK


- IOMT-SAF/INTERNET OF MEDICAL THINGS SECURITY ASSESSMENT FRAMEWORK[İng.] değil/yerine/= TIBBİ NESNELERİN INTERNETİ GÜVENLİK DEĞERLENDİRME ÇERÇEVESİ


- İP ile/ve/< İPLİK

( Divân şiirinde sevgilinin saçı ve canı iplik gibi düşünülür. )

( Dokuma maddelerinin, bükülmüş liflerinden yapılmış bağ. | [yerel/bölgesel dilde] İplik. | Asarak öldürme cezası. İLE Pamuk, keten, naylon vb. dokuma maddelerinin, uzun, ince liflerinden her biri. | Bu liflerin, birlikte bükülmüş ve çekilmiş durumu. | Fasulye gibi sebzelerin ya da bazı meyvelerin lifi. )

( ÂVEND ile/ve/< RİŞTE )


- İPÇİ/LİK ile İPÇİK


- İPE-SAPA (GELMEZ İŞ/SÖZ/HAREKET/DAVRANIŞ)

( BÎ-SER Ü BÛN )


- İPEK ile/değil/yerine CUPRO

( Dünyanın ilk vegan kumaşı... Cupro )


- İPEK ile İPEKA ile İPEKLİ ile İPEKÇİ/LİK ile İPEK GÜLÜ ile İPEK MATI ile İPEK AĞACI ile İPEK BASKI ile İPEK BÖCEĞİ ile İPEK ÇİÇEĞİ ile İPEK BÖCEKÇİLİĞİ ile İPEK BÖCEĞİ KELEBEĞİ


- İPEK ile/ve KAZZ[Ar.]

( ... İLE/VE Ham ipek. )


- İPEK ile LÂS[Fars.]

( ... İLE Âdî ipek. )


- İPİN UCUNU KAÇIRMAK ile CILKINI ÇIKARMAK ile EŞEĞİN KULAĞINA(/..INA) SU KAÇIRMAK


- İPİN UCUNU KAÇIRMAK ile OKUN YAYDAN ÇIKMASI


- İPİNCE ile İPİ KIRIK ile İPİ ÇÜRÜK ile İPİL İPİL


- IPL/INTENSE PULSE LIGHT[İng.] değil/yerine/= YOĞUN ATIMLI IŞIK


- İPLİK ile BUKLET

( ... İLE Bükülmüş iplik. | Bu iplikten dokunmuş giyecek. )


- İPLİK ile/ve/<> ELEMGE

( ... İLE/VE/<> Çile durumundaki ipliği yumak yapmak ya da masuraya sarmak için kullanılan ve bir eksen üzerinde dönen araç. )


- İPLİK ile KILAPTAN[Ar. KULLÂB + Fars. -dān]

( Pirinç, bakır, kalay vb. madenlerden çekilerek gümüş ve altın yaldız vurulmuş ince metal iplik. | Pamuk ipliğine sırma katılarak eğrilmiş iplik. | Bu tür iplikten yapılmış olan. )

( KULLAP/KULLAB: İplik üzerine sırma sarmaya yarar bir dolap. | Bir tür menteşe. )


- İPLİK ile PAMUKAKİ[Yun.]

( Pamuk, keten, naylon vb. dokuma maddelerinin, uzun, ince liflerinden her biri. | Bu liflerin, birlikte bükülmüş ve çekilmiş durumu. | Fasulye gibi sebzelerin ya da bazı meyvelerin lifi. İLE/VE/< Beyaz iş işlemekte kullanılan bir çeşit parlak pamuk ipliği. )


- İPLİK ile SÜYÜM

( ... İLE İğneye geçirilen, bir sap iplik. )


- İPLİKLENMEK ile İPLİK ile İPLİKÇİ/LİK ile İPLİK İPLİK ile İPLİK KURDU ile İPLİK SOLUCANLAR


- İPOTEK KOYMAK ile HİPOTERMAL ile HİPOTEZ ile HİPOTEZ KURMAK ile VARSAYIMSAL

( HYPOTHECATE vs. HYPOTHERMAL vs. HYPOTHESIS vs. HYPOTHESIZE vs. HYPOTHETICAL )

( رهن گذاردن ile نسبتا گرم ile نهشته ile قضيه فرضي ile فرض ile فرضيه ile برانگاشت ile بر انگاشتن ile فرضي ile نهشتي ile سوالي ile برانگاشتي )

( RAYAN GOZARDAN ile NASBETA GARAM ile NAHASHTEH ile قضيه فرضي ile FARZ ile FARZYYEH ile BARANGASHT ile BAR ENGASHTAN ile FARZY ile نهشتي ile SAVALY ile BARANGASHTY )


- İPOTEK ile TAŞINMAZ YÜKÜ

( Bir borcun ödenmesini güvence altına almak için borç ödenince ortadan kaldırmak koşuluyla borçlu tarafından belirlenecek bir taşınmaz üzerine alacaklı lehine tapuya işlenen kayıt. İLE Söz konu taşınmaz sahibini başka bir kişiye yükümlü kılar.[Söz konusu olabilmesi için tapu kütüğüne tescil koşulu bulunmaktadır.] )


- İPOTEKLEMEK ile İPOTEK ile İPOTEKLİ


- İPOTEKLİ ve/<> ÇOCUK


- İPSİ ile İPSİZ/LİK ile İPSİLER ile İPSİZ SAPSIZ ile İPSİ SOLUCANLAR


- İPTAL ETMEK ile/ve/yerine/değil ASKIYA ALMAK


- İPTAL ETMEK ile İPTAL EDİLDİ ile KÜRTAJ YAPAN ile KÜRTAJ ile KÜRTAJ NEDEN OLUYOR ile SONUÇSUZ

( ABORT vs. ABORTED vs. ABORTIFACIENT vs. ABORTION vs. ABORTION CAUSING vs. ABORTIVE )

( نارس ماندن ile سقط کردن ile ريشه نکردن ile عقيم ماندن ile ساقط ile سقط جنيني ile بچهانداز ile عدم تکامل ile سقط ile سقط جنين ile بچهاندازي ile سقطجنين ile کورتاژ ile عقيم )

( NARS MANDAN ile SAGHAT KARDAN ile RYSHEH NAKARDAN ile AGHYM MANDAN ile SAGHAT ile SAGHAT JANYNEY ile BECHEHANDAZ ile ADAM TAKAMEL ile SAGHAT ile سقط جنين ile BECHEHANDAZY ile سقطجنين ile KORTAZH ile AGHYM )


- İPTAL ETMEK ile İPTAL ile İPTAL ETMEK ile İPTAL EDİLDİ

( CANCEL vs. CANCELATION vs. CANCELLATE vs. CANCELLED )

( باطل کردن ile موقوف کردن ile لغو کردن ile باطل شدن ile باطلق ساختن ile قلم زدن ile الغا کردن ile ابطال کردن ile اقاله کردن ile ملغي کردن ile فسخکردن ile فسخ کردن ile اقاله نمودن ile خط کشيدن ile نسخ کردن ile الغا ile سوراخ سوراخ ile شبکه مانند ile ماليده ile منتفي ile ملغي ile موقوف ile منفسخ ile باطل )

( BATEL KARDAN ile MOGHOOF KARDAN ile LAGHO KARDAN ile BATEL SHODAN ile BATALGH SAKHTAN ile GHALAM ZADAN ile ELEGHA KARDAN ile EBTAL KARDAN ile EGHALEH KARDAN ile MOLGHY KARDAN ile FOSKHEKARDAN ile FOSKH KARDAN ile EGHALEH NEMUDAN ile KHAT KESHYDAN ile NASKH KARDAN ile ELEGHA ile SORAKH SORAKH ile SHABKEH MANAND ile MALYDAH ile MONTEFY ile MOLGHY ile MOGHOOF ile MONAFSOKH ile BATEL )


- İPTAL OLMAK ile ŞOKE OLMAK


- İPTİDA ile İPTİDAİ/LİK ile İPTİDAİ MEKTEP


- ÎRÂD (ETMEK) ile/ve/<> ZİKR (ETMEK)


- ÎRÂD (ETMEK) ile/ve/<> ZİKR (ETMEK)


- İRÂDE ile/ve/||/<> İDRAK


- İRADE ile İRADECİ/LİK ile İRADELİ/LİK ile İRADESİZ/LİK ile İRADE DIŞI ile İRADESİZCE ile İRADE KAYBI ile İRADE BEYANI ile İRADE YİTİMİ


- İRÂDE ile/ve/||/<> KOL/BACAK ile/ve/||/<> AYAKKABI

( Üçü de kişiden önce değil sonra gelir. Soğan gibi düşünürsek üçü de üst değil alt katmanıdır. )


- İRÂDECİLİK ile DETERMİNİZM

( Kişinin yapmayabilme gücü[ihtiyâr] ve yapabilme gücünün[irâde] özgürce olması gerektiği ve belirleyici olduğunu savunan görüş. İLE Tüm olayların önceden belirlenmiş neden-sonuç ilişkilerine bağlı olduğunu savunan görüş. )


- İRÂDEMIZİ "GELİŞTİRMEK" değil İHTİYÂRIMIZI DEVREDE TUTMAK


- İRÂDESİZLİK değil/yerine/= İSTENÇSİZLİK


- İRÂDEYE HÂKİM OL(A)MAMAK değil İHTİYÂRI/NI DEVREDE TUTMAK/TUT(A)(MA)MAK


- İRÂDÎ ARABULUCU/LUK ile/ve/<> YARGISAL ARABULUCU/LUK


- IRAK ile IRAK ULUSAL KONFERANSI

( IRAQ vs. IRAQ NATIONAL CONFERENCE )

( عراق ile کنفرانس ملي عراق )

( ARAGH ile KONFARANS MOLY ARAGH )


- IRAK ile IRAK ULUSAL MUHAFIZLARI ile IRAKLI YETKİLİLER ile IRAKLI MUHALİF GRUPLAR

( IRAQI vs. IRAQI NATIONAL GUARD vs. IRAQI AUTHORITIES vs. IRAQI OPPOSITION GROUPS )

( عراقي ile وابسته به عراق ile مسئولان عراقي ile گارد ملي عراق ile گروه هاي مخالف عراقي )

( ARAGHY ile VABASTEH BAH ARAGH ile MASOULAN ARAGHY ile GARD MOLY ARAGH ile GARVEH CPEHAY MOKHALEF ARAGHY )


- Irâk[Ar.] ile IRAK[Ar.] ile IRÂK[Ar.]

( Ülke. | Dicle nehrinden aşağı Basra'ya kadar Şat Suyu'nun iki tarafı. İLE Uzak. İLE Türk müziğinde, aynı adla anılan ve kalın fa diyez notasını andıran perdedeki makamlardan biri.[en eski mürekkep makamlarındandır] )


- IRAK ile/yerine UZAK


- IRAKLAŞMAK ile IRA ile IRAK/LIK ile IRAKÇA


- ADESE-İ MUKAAR, ADESE-İ MÜTEBÂİD, ADESE-İ MÜTEHÂLİF[Osm.] / DIVERGING LENS[İng.] / LENTILLE DIVERGENTE[Fr.] ile/değil/yerine/= IRAKSAK MERCEK


- IRAKSAMA ile IRAKSAK

( Bir şeyin gerçekleşmesini uzak görmek, olacağına pek inanmamak. İLE Birbirinden gittikçe uzaklaşan ışınlar, çizgiler. )

( İSTİBAT ile ... )