Bugün[02 Ocak 2026]
itibarı ile 25.222 başlık/FaRk ile birlikte,
25.222 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(45/102)


- İKTER/JAUNDICE[İng.] değil/yerine/= SARILIK


- İKTER/US ile İKTERİK ile İKTERUS NEONATORUM

( Sarılık. İLE Sarılıklı. İLE Yenidoğan sarılığı. )


- İKTİBÂS ile İSTİMLÂK[< MİLK]

( Ödünç alma. | Bir sözcüğü, tümceyi ya da bunların anlamlarını, olduğu gibi alma/aktarma. İLE Bir yeri satın alma, mülk alma. | Kamulaştırma. Devletin, genelin yararına olarak bir şeyi sahibinden satın alması. )


- İKTİDAR[Ar.] değil/yerine/= ERK


- İKTİDARDA KALMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İTİBARDA KALMAK


- İKTİDARSIZLAŞMAK ile İKTİDARSIZLAŞTIRMAK ile İKTİDAR ile İKTİDARLI/LIK ile İKTİDARSIZ/LIK ile İKTİDARSIZCA


- İKTİDARSIZLIK ile İKTİDARSIZLIK ile İKTİDARSIZ

( IMPOTENCE vs. IMPOTENCY vs. IMPOTENT )

( سستي کمر ile عنن ile ضعف جنسي ile عنانت ile عنين ile اکار ile سست کمر )

( SOSTY KAMAR ile عنن ile ضعف جنسي ile عنانت ile عنين ile اکار ile SOST KAMAR )


- İKTİFÂ' (ETMEK) ile/ve/<> KÂFÎ

( İkisi de, [< KİFÂYET] kökünden gelmektedir. )


- İKTİSAP ETMEK değil/yerine/= KAZANMAK/EDİNMEK


- İKTİSAT/İKTİSADİ[Ar.]/EKONOMİ/K[İng. < ECONOMY] değil/yerine/= GEÇİMGE/GEÇİMSEL


- İKTİSAT ile İKTİSATLI/LIK ile İKTİSATÇI/LIK ile İKTİSATSIZ/LIK


- İLAÇ ile/ve/=/||/<> BETİK

( Adını bilmek, yetmez. )


- İLÂÇ/I YEMEK değil İLÂÇ/I YUTMAK


- İLAÇLAMAK ile İLAHLAŞMAK ile İLAÇLANMAK ile İLAHLAŞTIRMAK ile İLA ile İLAH ile İLAM ile İLAN ile İLAÇ/LIK ile İLANCI/LIK ile İLAÇLI ile İLAÇSIZ/LIK ile İLAN PANOSU ile İLAÇ BİLİMİ ile İLAN TAHTASI


- İLAÇLARDA:
AĞRIYI/ETKİYİ/SORUNU ...
"ENGELLEMEK" ile/ve/değil/||/<>/< AZALTMAK


- İLÂHÎ HİKMET ile/ve İLÂHÎ AŞK ile/ve İLÂHÎ KUDRET

( İrfanî. İLE/VE/||/<> Mistik. İLE/VE/||/<> Ezoterik. )

( Düzenli. İLE/VE/||/<> Düzensiz. İLE/VE/||/<> Düzenli. )

( Ne'liksiz, niteliksiz, muhattabsızdır ilâhî aşk. )

( ... İLE/VE/||/<> Cemâl ve celâl'i bir bilmek/görmek. İLE/VE/||/<> ... )


- İLÂHÎ ile/ve METAFİZİK

( İlâh. İLE/VE Felek. )

( Sınırsız. İLE/VE Sınırsıza yakın fakat sınırlı. )

( KÜRSÎ: ATLAS FELEĞİ )

( SİPİHR, GERDÛN: FELEK )


- İLÂHÎ ile/ve MUTLAK

( Mutlak, deneyimlenemez, çünkü o, deneyim alanı ötesindedir. )

( Deneyimi olanaklı kılan Mutlak'tır. Onu gerçektleştiren ise Öz Varolan'dır [zâttır]. )

( Mutlak, deneyimlenebilir olan her şeyi içerir, fakat deneyimleyen olmazsa onlar hiçbir şey demektir. )

( Sizi sizin ötenizdeki mutlak'a götürecek olan yine kendi içinizdeki mutlak'tır. )

( DIVINE vs./and ABSOLUTE
There can be no experience of the Absolute as it is beyond all experience.
That which makes the experience possible is the Absolute. That which makes it actual is the Self.
The Absolute contains everything experienceable, but without the experience they are as nothing.
It is the absolute in you that takes you to the absolute beyond you. )

( SHEN ile/ve ... )


- İLÂHİ ile/ve NUTUK

( ... İLE Konusu sınırlıdır. Bektâşilik'te görülür. )

( ... İLE Tarikata yeni giren dervişlere yol göstermek ve tarikat âdâbını öğretmek için tasavvuf ulularınca söylenen şiir. )


- İLAHİYAT ile İLAHİYATÇI/LIK


- İLÂN-I AŞK ile YOLUNDA YÜRÜMEK


- İLÂVE (ETMEK) değil/yerine/= EK/KATKI, ULAMA


- İLÂVE ETMEK değil/yerine/= EKLEMEK/KATMAK/KATKI/ULAMAK


- İLÂVETEN[Ar. + Fars.] değil/yerine/= EK OLARAK/EK YOLUYLA/EKLEYEREK


- İLCAM[Ar.] değil/yerine/= GEMLEMEK, DİZGİNLEMEK


- ... İLE SINIRLI OLDUĞUNU:
DİLE GETİRMEK ile/ve/||/<> ANIMSATMAK


- ... İLE BAŞ ETMEK ile MÜCADELE ETMEK


- ... İLE BURUN BURUNA GELMEK ile KIÇ KIÇA YATMAK


- İLENMEK ile İLETMEK ile İLERLEMEK ile İLETİLMEK ile İLERLETMEK ile İLETEBİLMEK ile İLERLETEBİLMEK ile İLERLEYEBİLMEK ile İLE ile İLEK


- İLERİ "DÖNELİK" değil İLERİ DÖNÜK/YÖNELİK


- İLERİ FARK ile/||/<> MERKEZİ FARK

( İleri f(x+h)-f(x), merkezi f(x+h)-f(x-h) daha hassas. )

( Formül: O(h) İLE O(h²) )


- İLERİ-GERİ (KONUŞMAK)


- İLERİ GİDEBİLMEK ve/||/<>/< GERİ GİDEBİLMEK


- İLERİ GÖRÜŞLÜ ile İLERİ GÖRÜŞLÜLÜK

( FARSIGHTED vs. FARSIGHTEDNESS )

( انسان دوربين ile دور انديشي )

( ENSAN DORBYNE ile DOR ANDYSHY )


- İLERİ ile İLERİCİ/LİK ile İLERİ UÇ ile İLERİ GERİ ile İLERİ GELEN ile İLERİ GÖRÜŞ ile İLERİ VİTES ile İLERİ GÖRÜŞLÜ/LÜK ile İLERİ KARAKOL ile İLERİ TEKNOLOJİ ile İLERİ GÖZETLEYİCİ/LİK ile İLERİ UÇ OYUNCUSU


- İLERİCİ/LİK ile/ve/<> GENİŞ BAKIŞLI/LIK


- İLERİCİ/LİK ile/ve/||/<>/< ÖZGÜRLÜKÇÜ/LÜK


- İLERİYE SÜRMEK değil İLERİ SÜRMEK


- İLERLEME:
HIZLI ile/ve/değil/yerine UZAK

( Yalnız. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Birlikte/beraber. )

( Hızlı ilerlemek/gitmek istiyorsan, yalnız git; uzağa gitmek istiyorsan, beraber! )


- İLERLEME ile/ve/<> DEVAMLILIK

( Devam etmek, fırsatlar doğurur. )

( Gökgürültüsü ve rüzgâr, devamlılığı simgeler. )

( Genellikle, gerçek devamlılık, görünüşten anlaşılır. )

( Yalnızca dikkatli, hassas ve becerikli çabalar, devamlılık gösterecek sonuçlara ulaşır. )

( Kişi, yolunda devam ederse iyiye doğru belirtiler oluşur. )

( IMPROVEMENT vs./and/<> CONTINUITY )


- İLERLEMEK ile AVANS ÜCRETİ ile AVANS PARASI ile PEŞİN ÖDEME ile PEŞİN SATIN ALMA ile AVANS ÜCRETİ ile GELİŞMİŞ ile İLERLEME ile İLERLEYEN

( ADVANCE vs. ADVANCE FARE vs. ADVANCE MONEY vs. ADVANCE PAYMENT vs. ADVANCE PURCHASE vs. ADVANCE WAGE vs. ADVANCED vs. ADVANCEMENT vs. ADVANCING )

( پيش افتادن ile پيشرفت کردن ile جلو افتادن ile جلو آمدن ile جلو رفتن ile ترقي دادن ile جلو بردن ile ترقي کردن ile راقي ile پيش رفتن ile پيشروي ile پيشروي کردن ile پيش کريه ile سلم ile پيش پرداخت ile مساعده ile سلف خري ile پيش مزد ile پيشرفته ile ترفيع ile پيشرفتگي ile پيشرفت )

( PEYSH AFTADAN ile PEYSHRAFT KARDAN ile JELO AFTADAN ile JELO AMADAN ile JELO RAFTAN ile TARGHY DADAN ile JELO BARDAN ile TARGHY KARDAN ile راقي ile PEYSH RAFTAN ile PEYSHROY ile PEYSHROY KARDAN ile PEYSH KARYYEH ile SALAM ile PEYSH PARDAKHT ile مساعده ile SOLF KHARY ile PEYSH MOZD ile PEYSHRAFTEH ile TARFYE ile PEYSHRAFTAGY ile PEYSHRAFT )


- İLERLEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SÜRDÜRMEK


- İLERLEMEK ile "YANAŞMAK"


- İLERLEMEK ile/ve YÜRÜMEK


- İLERLEYİCİ/LİK ile/ve/||/<> YENİLİKÇİ/LİK


- İLERSÜK = UÇKUR
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Donun kuşak/ip bölümü. İLE ... )


- İLETİŞİM KURAMADIK" ile/değil/||/<>/> ANLAŞAMADIK


- İLETİŞİM ile İLETİŞİMCİ/LİK ile İLETİŞİMLİ/LİK ile İLETİŞİMSİZ/LİK ile İLETİŞİM AĞI ile İLETİŞİM ORTAMI ile İLETİŞİM UZMANI ile İLETİŞİM MERKEZİ ile İLETİŞİM ARAÇLARI ile İLETİŞİM UZMANLIĞI


- BELLEK:
İLETİŞİMSEL ile/ve/||/<> KÜLTÜREL


- İLETİŞMEK ile İLETİLEBİLMEK ile İLETİ ile İLETİM ile İLETİŞ


- İLETKEN ile YÖNETMEK ile GÖRÜŞ BİLDİRMEK ile ARAŞTIRMA YAPMAK ile İLETKENLİK ile İLETKENLİK ile ORKESTRA ŞEFİ

( CONDUCIVE vs. CONDUCT vs. CONDUCT AN OPINION vs. CONDUCT RESEARCH vs. CONDUCTANCE vs. CONDUCTIVITY vs. CONDUCTOR )

( منجر شونده ile رفتار ile کردار ile نظر خواهي کردن ile پژوهش کردن ile ميزان هدايت ile قابليت هدايت ile رسانائي ile رسانا ile هادي )

( MANJER SHVANDEH ile RAFTAR ile کردار ile NAZAR KHAHY KARDAN ile PAJOOSH KARDAN ile MYZAN CPEHDAYT ile GHABELYT CPEHDAYT ile رسانائي ile RESANA ile CPEHADY )


- İLETKEN/LİK ile İLETKEN DAMARLAR


- İLETMEK ile NAKİL ile KONVEYÖR ile TAŞIMA ile KONVEYÖR

( CONVEY vs. CONVEYANCE vs. CONVEYER vs. CONVEYING vs. CONVEYOR )

( افاده کردن ile انشعاب رود ile وسيله نقليه ile سند انتقال ile ناقل ile رسان ile افاده ile ناقله ile رساننده )

( AFADEH KARDAN ile ENSHOAB RUD ile VESYLAH NAGHALYYEH ile SAND ENTEGHAL ile NAGHAL ile RESAN ile AFADEH ile ناقله ile RESANANDEH )


- ILGAMAK ile ILGARLAMAK ile ILGAR ile ILGARCI


- İLGİ UYANDIRMAK ile/ve CAZİBE YARATMAK/OLUŞTURMAK


- İLGİ UYANDIRMAK ile/ve DİKKATLERİ TOPLAMAK


- İLGİ ve/> BİLGİ ve/> ZEVK

( INTEREST and/> KNOWLEDGE and/> PLEASURE )


- İLGİ ve/> İSTEK ve/> YÖNTEM ve/> EYLEM

( INTEREST and/> REQUEST and/> METHOD and/> ACTION )


- İLGİLEMEK ile İLGİLENMEK ile İLGİLENDİRMEK ile İLGİLENEBİLMEK ile İLGİ ile İLGİLİ/LİK ile İLGİSİZ/LİK ile İLGİ EKİ ile İLGİSİZCE ile İLGİ ALANI ile İLGİ ÇEKİCİ/LİK


- İLGİLENDİRMEK ile/ve/||/<> IRGALAMAK


- İLGİLEN(DİR)MEMEK ile/ve/değil/||/<>/>/< BAKMAMAK/DUYMAMAK (-YI YEĞLEMEK)


- İLGİ/LENME(ME)K ile İTİBAR GÖSTERME(ME)K


- İLGİLENME(ME)K ile YAKINLIK/YABANCILIK

( (NOT) TO INTEREST vs. NEARNESS/STRANGENESS )


- İLGİNÇLEŞMEK ile İLGİNÇ/LİK


- İLGİNÇ/LİK ile/ve/değil/yerine/||/<> SIRADIŞI/LIK


- İLGİSİZLİK ile İLGİSİZLİK ile ALAKASIZ

( IRRELEVANCE vs. IRRELEVANCY vs. IRRELEVANT )

( بي موردي ile نا مربوطي ile بي مناسبتي ile بي ربطي ile نامربوطي ile بي ارتبات ile بي مورد ile نا مربوط ile بي ربط ile نامربوط ile خارج از موزوء ile بي مناسبت )

( BEY MOORDY ile NA MARBUTY ile BEY MENASBATY ile BEY RABTY ile NAMARBUTY ile BEY ERTABAT ile BEY MOORD ile NA MARBUT ile BEY RABT ile NAMARBUT ile KHARJ AZ MOZOOE ile BEY MENASBAT )


- İLGİSİZLİK ile/ve/değil KAYITSIZLIK


- İLHÂK[Ar.] ile İŞGÂL[Ar. < ŞUGL]

( Katma, katılma, karışma, katıştırma. | Egemenlik altına alma, bağlama. | Sözcüğün sonuna bir harf ya da edat katma. İLE Meşgul etme, işle uğraştırma. | İşten alıkoyma. | Tutma. | Oyalama. )


- İLHAM ALMAK değil/yerine/= ESİNLENMEK


- İLHAM VERMEK değil/yerine/= ESİNLEMEK


- İLİAK ile İLİAK TUTKU

( ILIAC vs. ILIAC PASSION )

( حرقفي ile ايلاووس )

( حرقفي ile ايلاووس )


- ILICA ile ILICAK


- ILIG/YILIG = ILIK
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]


- İLİK ile İLİK ile ILIK

( Giysilerin, yorgan çarşaflarının, yastık kılıflarının vb.nin gereken belirli yerlerine, iplikle örülerek, parça geçirilerek ya da biye ile yapılan küçük yarık. İLE Kemiklerin boşluklarını dolduran yağlı madde. İLE Hem sıcak, hem de soğuk; ne sıcak, ne de soğuk olan. )


- İLİK/YİLİK[dvnlgttrk] ile/ve/<> KEMİKTE BULUNAN BOŞLUK

( BONE MARROW vs./and/<> LACUNA )


- ILIKLAŞMAK ile ILIKLAŞTIRMAK ile ILIK/LIK ile ILIKÇA


- İLİKLEMEK ile İLİKLENMEK ile İLİK ile İLİKLİ ile İLİKÇİ/LİK ile İLİKSİZ


- İLİM-İRFAN (SAHİBİ OLMAK)


- İLİM SAHİBİ OLMAK ile/ve/<> YED-İ TÛL/TÛLÂ SAHİBİ OLMAK

( [bir konunun/alanın/şeyin] Öncesi ve sonrasını, içini ve dışını bilmek. | Terimlerini ve tarihçesini bilmek. İLE/VE/<> Bir alanda, tam ve çok geniş bilgi sahibi olmak. )


- İLİM ile/ve/<>/değil AŞK

( Âşk imiş her ne var âlemde
İlim bir kıyl ü kâl imiş ancak )


- ILIM ile ILIMA ile ILIMLI/LIK ile ILIM ILIM


- İLİM ile İLİMCİ/LİK ile İLİM ADAMI


- İLİM ile/ve İRFAN ile/ve AŞK ile/ve MUHABBET

( Gurur verir. İLE/VE Anlayış verir. İLE/VE Yok/ifnâ eder. İLE/VE Yaşam verir. )


- İLİM ve/<>/|| KİŞİLİK


- ILIMAN/LIK ile ILIMAN KUŞAK


- ILIMLILIK = TEMPERANCE[İng.] = TEMPÉRANCE[Fr.] = MÄßIGHEIT[Alm.] = TEMPERANTIA[Lat.]


- İLİNEK = ARAZ = ACCIDENT[İng., Fr.] = AKZIDENZ[Alm.] = ACCIDENS[Lat.] = SYMBEBEKOS[Yun.] = ACCIDENTE[İsp.]


- İLİNEK ile İLİNEKSEL


- ILINMAK ile ILINDIRMAK


- İLİNTİLEMEK ile İLİNTİ ile İLİNTİLİ/LİK ile İLİNTİSİZ/LİK


- İLİŞİK/LİK ile İLİŞİKLİ/LİK ile İLİŞİKSİZ/LİK


- İLİŞKİ:
EMEK ile/ve/değil/||/<>/< ÖZEN


- İLİŞKİ:
KATEGORİK ve/||/<> HİPOTETİK ve/||/<> AYIRICI


- İLİŞKİ ile/ve/değil BİRLİKTELİK

( [not] RELATION vs./and/but TO BE IN COMPANY )


- İLİŞKİ ile/ve EŞİTLİK

( RELATION vs./and EQUALITY )


- İLİŞKİ ile/ve YAKINLIK

( RELATION vs./and CLOSENESS/SYMPATHY )


- İLİŞKİLENDİRMEK ile/ve/değil/yerine/<>/> AN'A GETİRMEK


- İLİŞKİLENDİRMEK ile/ve/<> DERİNLEŞTİRMEK

( TO GET RELATION vs./and/<> TO DEEPEN )


- İLİŞKİLEN(DİR)MEK ile/ve/||/<>/> DOKUMAK


- İLİŞKİLENDİRMEK ile İLİŞKİ ile İLİŞKİN/LİK ile İLİŞKİLİ/LİK ile İLİŞKİSİZ/LİK


- İLİŞKİLENDİRMEK ile İLİŞKİLİ ile KORELASYON ile BAĞINTILI ile DİNDAŞ

( CORRELATE vs. CORRELATED vs. CORRELATION vs. CORRELATIVE vs. CORRELIGIONIST )

( مرتبط کردن ile همبستگي داشتن ile همبسته ile مرتبط ile همبستگي ile لازم وملزوم ile هم دين )

( MORTABT KARDAN ile NPAMBASTGY DASHTAN ile NPAMBASTEH ile MORTABT ile NPAMBASTGY ile LAZM VOMLEZOM ile هم دين )


- İLİŞKİLERDE:
DEVRİLMEK değil/yerine EVRİLMEK


- İLİŞKİLERDE:
"GÜVENİLİRLİK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< "ELDE TUTULABİLİRLİK/TUTULAMAZLIK"


- İLİŞKİLERDE:
"KAÇMAK/KOVALAMAK" ile/yerine ADAM/KENDİN OLMAK


- İLİŞKİLERİ:
BİTİRMEK ile/değil/yerine DONDURMAK


- İLİŞKİLİ/LİK:
UZAYSAL/LIK ile/ve/||/<> NEDENSEL/LİK

( David Hume )


- İLİŞKİLİLİK ile/ve/<>/değil GEÇİŞLİLİK


- İLİŞKİYE GİRMEK ile/ve/||/<> İLİŞKİDE BULUNMAK


- İLİŞKİYİ BİTİRMEK değil/>< İLİŞKİYİ DONDURMAK

( Yanlışı. >< Doğrusu. )


- İLİŞKİYİ:
YÜRÜYÜŞ GİBİ SÜRDÜRMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> DANS GİBİ SÜRDÜRMEK


- İLİŞMEK ile İLİŞİLMEK ile İLİŞTİRMEK ile İLİŞİVERMEK ile İLİŞTİRİLMEK


- İLİŞTİREBİLMEK ile İLİŞTİRİVERMEK


- İLK

( FIRST )


- İLK ARKADAŞ/LIK


- İLK BİRİNCİ[1.] ile/ve/değil İLK


- İLK BİRLİKTELİK


- İLK BÜYÜK RİSK


- İLK DAYAK


- İLK DOST/LUK


- İLK ERGİNLEŞME ile/ve/||/<>/> İKİNCİ ERGİNLEŞME ile/ve/||/<>/> ERGENLİK ile/ve/||/<>/> ERİŞKİNLİK ile/ve/||/<>/> YETİŞKİNLİK ile/ve/||/<>/> OLGUNLUK

( 4 yaşında. İLE/VE/||/<>/> 9 yaşında. İLE/VE/||/<>/> 13-15 yaşında. İLE/VE/||/<>/> 18-21 arasında. İLE/VE/||/<>/> 21-24 sonrasında. İLE/VE/||/<>/> 40 yaşından sonra. )


- İLK FARKINDALIK


- İLK GÖRÜŞTE AŞK ile/ve/||/<> HER GÖRÜŞTE AŞK


- İLK GÜLÜCÜK


- İLK İLK


- İLK KAYAK


- İLK KAZIK


- İLK KÜSKÜNLÜK


- İLK NEDEN ile/ve NEDENSELLİK


- İLK OLARAK ile İLK ile BAŞLANGIÇ ​​KOŞULU ile BAŞ HARFLER ile BAŞLATMAK ile BAŞLATMA ile GİRİŞİM ile BAŞLATICI

( INITIALLY vs. INITIAL vs. INITIAL CONDITION vs. INITIALS vs. INITIATE vs. INITIATION vs. INITIATIVE vs. INITIATORY )

( پاراف کردن ile ابتدايي ile بدبدوي ile آغازي ile وضعيت آغازي ile ابتدا ile پاراف ile بنياد نهادن ile ابتکار کردن ile ابتکار داشتن ile راهاندازي ile ابتکار ile پيشقدمي ile قوه ابتکار ile ابداع ile دخولي )

( PARAF KARDAN ile EBTEDAYY ile بدبدوي ile AGHAZY ile VAZEYT AGHAZY ile EBTEDA ile PARAF ile BANYAD NEHADAN ile EBTEKAR KARDAN ile EBTEKAR DASHTAN ile RANPANANDAZY ile EBTEKAR ile پيشقدمي ile GHOOH EBTEKAR ile EBDA ile دخولي )


- İLK ÖPÜCÜK


- İLK PARASIZLIK


- İLK PİŞMANLIK


- İLK SARHOŞLUK


- İLK UÇAK


- İLK YARDIMDA [SIRASIYLA]:
HASTAYI HAREKET ETTİRMEMEK
ve/||/<>/>
YİYECEK-İÇECEK VERMEMEK
ve/||/<>/>
ÜSTÜNÜ ÖRTMEK
ve/||/<>/>
TIBBÎ YARDIM ÇAĞIRMA[112]
ve/||/<>/>
2-3 DAKİKADA BİR SOLUNUMU KONTROL ETMEK


- İLK YEMEK


- İLK YOLCULUK


- İLK ile/ve/değil BİLİNEN/BİLİNEBİLEN İLK


- İLK ile EN ESKİ/YAŞLI

( THE FIRST vs. THE OLDEST )


- İLK ile/ve/değil EŞİK


- İLK ile/değil İLKSEL


- İLK ile/ve/||/<> KÖK

( FIRST/INITIAL vs./and/||/<> ROOT )


- İLK ile ÖN

( THE FIRST vs. FRONT )


- İLK ile ÖNCELİKLİ

( FIRST vs. PRIMARY )


- İLK ile/ve/değil/||/<>/> ÖNCÜ


- İLK ile/ve TEK

( FIRST vs./and UNIQUE )


- İLK ile (ve) TEK

( FIRST vs./(and) UNIQUE )


- İLKE ile/ve/<> BÜTÜNSELLİK/BÜTÜNLÜK

( PRINCIPLE vs./and/<> INTEGRITY )


- İLKE ile/ve/||/<> DAYANAK


- İLKECE BİLİNÇLİ:
GERÇEK ile/ve/||/<> OLANAKLI

( )


- İLKELER ile/ve/değil İÇERİK

( [not] PRINCIPLES vs./and/but CONTENT )


- İLKELER ile/ve/değil/||/<> İLKESELLİK

( Değişebilir/değiştirilebilir, geliştirilebilir, yok edilebilir. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Aşılamaz, geçilemez, ertelenemez, göz ardı edilemez, askıya alınamaz, kenara konulamaz. )


- İLKELERİM ile/değil/yerine İLKELER (VE İLKESELLİK)


- İLKE/Lİ/LİK ile/ve/<> İŞLEV/SEL/LİK


- İLKELLEŞMEK ile İLKELLEŞTİRMEK ile İLKEL/LİK ile İLKELCE ile İLKELCİ/LİK ile İLKEL TOPLUM ile İLKEL MEMELİLER


- İLKEL/LİK değil/yerine/>< İLKELİ/LİK

( Kişiyi ayakta tutan, iskelet ve kas sistemi değil ilkeliliğidir. )

( )

( İlkel olmak istemiyorsak ilkeli olmak durumundayız. )


- İLKEL/LİK ile/ve/||/<> OLANAKSIZ/LIK


- İLKELLİK ile/ve/değil/yerine/||/=/<>/></> UYGARLIK


- İLKESEL/İLKEYİ DÜŞÜNMEK/KONUŞMAK ile/ve İLKEYLE DÜŞÜNMEK/KONUŞMAK

( Anlayışı konuşmak, aklı anlamak. İLE/VE Şeyi, olayı anlamak. )

( Varlıksal. İLE/VE Varoluşsal. )


- İLKE/SEL/LİK ile/ve/<> US/SAL/LIK


- İLKESELLİK ve/||/<>/< ZORUNLULUK


- İLKESİZLİK ile/ve/= DÜŞÜNCESİZLİK

( LACK OF PRINCIPLE vs./and/= THOUGHTLESSNESS )


- İLKÖRNEK = ENMUZEC-İ EVVEL = ARCHETYP[İng.] = ARCHÉTYPE[Fr.] = ARCHETYP[Alm.] = ARKHÉTYPOS[Yun.]


- ILL vs. SICK


- İLLE ile İLLET ile İLLETLİ/LİK ile İLLE VELAKİN


- İLLET-İ CELÎ ile/ve/||/<> İLLET-İ HAFÎ ile/ve/||/<> MÜNÂSEBET ile/ve/||/<> REY-İ HÜZZAK

( Zahir ve açık bir nedene dayanan yol. İLE/VE/||/<> Gizli bir nedene dayanan yol. İLE/VE/||/<> Mantıkî bir ilişkiye dayanan yol. İLE/VE/||/<> Bu alanda uğraşan âlimlerin oylarına dayanan yol. )


- ILLNESS :/yerine HASTALIK


- ILLUSTRATE :/yerine ÖRNEKLEMEK


- 'ILM[Ar.] ile İDRÂK[Ar.]


- İLMEK ile İLMEKLEMEK


- İLM-İ CEFR(/CİFR) ile İLM-İ REML ile İLM-İ VEFK


- İLM-İ HEY'E(T) ile/= İLM-İ FELEK ile/= İLM-İ NÜCÛM/İLM el-NÜCÛM ile/= İLM-İ AHKÂM ile/= İLM-İ el-MİKAT

( ... İLE/= İLM-İ MİKAT'ta: Şemsedin Halili VE Muhammed Konevi. )


- İLM-İ MUTLAK ve/= TASAVVUR-U MUTLAK


- İLM-İ TEDBİR-İ MÜLK ile/ve/||/<> İLM-İ TEDBİR-İ MENZİL


- İLMİKLEMEK ile İLMİKLENMEK ile İLMİ/LİK ile İLMİK ile İLMİKLİ ile İLMİKSİZ


- İLRÜK[Uç]/İLDRÜK ile SEDEFOTU
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Sedefotugillerden bir bitki. İLE ... )


- İLTİFAT DEĞİL!:
[ya] KİNÂYE ile/değil/ya da GERÇEK


- İLTİFAT ETMEK değil/yerine/= İLGİKAYRI GÖSTERMEK


- İLTİFAT ve/+/||/<>/> CESÂRET VERMEK


- İLTİHAPLANMAK ile İLTİHAP ile İLTİHAPLI ile İLTİHAPSIZ


- İLTİMAS ile İLTİMASLI ile İLTİMASÇI/LIK


- İLTİSÂK[Ar. < LÜSÛK] ile İRTİBÂT[Ar. < RABT]

( BİTİŞME, KAVUŞMA, YAPIŞMA, BİRLEŞME | İKİ ORGANIN BİRBİRİNE YAPIŞMASI )


- İLTİSAK ile İLTİSAKİ ile İLTİSAKİ DİL


- İLTİZAM ile İLTİZAMİ ile İLTİZAMCI/LIK


- İMA EDİLEN ile İMA ETMEK ile İMA ETMEK

( IMPLIED vs. IMPLY vs. IMPLYING )

( ضمني ile مضمر ile مقدر ile ضمنا فهماندن ile تلويحا گفتن ile معني بخشيدن ile معني دادن ile تلويح )

( ZAMANY ile مضمر ile MOGHODAR ile ZAMNA FANPAMANDAN ile TELOYHA GOFTAN ile MANY BAKHSHYDAN ile MANY DADAN ile تلويح )


- İMA ile İMAJ ile İMAL ile İMAM/LIK ile İMAN ile İMAR ile İMANLI/LIK ile İMARCI/LIK ile İMANSIZ/LIK ile İMANLICA ile İMANSIZCA ile İMAM NİKAHI ile İMAN SAHİBİ ile İMAM NİKAHLI ile İMAN TAHTASI


- IMAGINE :/yerine HAYAL ETMEK


- İMALAT ile İMALATÇI/LIK


- İMÂLL ETMEK değil/yerine/= İŞLEYİMLEMEK


- İMAM ile/ve SAĞLIK

( Sağlık olmazsa saadet olamaz. )


- İMAN ETMEK ile/ve TÂBİ OLMAK

( İnsan her şeye iman ederse, hiç canı sıkılmaz. )


- İMAN ile "MANYAKLIK"


- İMAN ve/||/<>/> ÖZGÜRLÜK

( Etkileşim durumunda olduğumuz ne varsa/oluyorsa, onlardan emin olduğumuz/olabildiğimiz oranda özgürüzdür/özgürleşiriz.[İman, dinsel ya da dinin sınırları/tekeli altında bir kavram değil emin olmaktır.] )


- İMANDA EKSİKLİK ile İNTİKAL VE İRFANDA EKSİKLİK

( İddiamız yok, eksiğimiz çok! )


- İMANI FİKRETMEK ile/ve İMANINI FİKRETMEK


- İMÂR değil/yerine/= BAYINDIRLIK


- İMBİK değil/yerine/= DAMITICI


- İMECE ve/||/<> KUBAŞMAK

( Kırsal topluluklarda köyün zorunlu ve isteğe bağlı işlerinin köylülerce eşit şartlarda emek birliğiyle gerçekleştirilmesi. | Çok sayıda kişinin toplanıp el birliğiyle birinin ya da bir topluluğun işini görmesi ve böylece işlerin sıra ile bitirilmesi. VE/||/<> İmece ile iş yapmak, yardımlaşmak. )


- İMGELEMEK ile/ve DOĞALLIK

( IMAGINATION vs./and NATURALNESS )


- İMGELEMEK ile İMGELENMEK ile İMGE ile İMGECİ/LİK ile İMGELİ ile İMGESEL/LİK


- İMGESELLİK ve/||/<> DOĞRUDANLIK


- İMKÂN değil/yerine/= OLANAK


- İMKANSIZLAŞMAK ile İMKANSIZLAŞTIRMAK ile İMKAN ile İMKANSIZ/LIK ile İMKANSIZCA


- İMKANSIZLIK ile İMKANSIZ

( IMPOSSIBILITY vs. IMPOSSIBLE )

( عدم امکان ile کار نشدني ile ممتنع ile غيرممکن ile ناميسر ile غير ممکن ile اجراناپذير ile محال ile امکان ناپذير ile ناممکن ile نشدني )

( ADAM EMKAN ile KAR NESHODANY ile MOMTAN ile GHYRAMAMKON ile ناميسر ile GHYR MAMKON ile اجراناپذير ile MOHAL ile EMKAN NAPAZYR ile NAMAMKON ile NESHODANY )


- İMLÂK[Ar.] ile İMLÂK[Ar.]

( Mülk sahibi olma. İLE Çok fakir düşme, düşkünlük. )


- İMLEMEK ile İMLEK ile İMLEÇ


- IMMORAL/ITY[Fr./İng.] değil/yerine/= TÖRETANIMAZ/LIK

( Daha üstün saydığı bir töre adına geçerli töreyi tanımayan. | Töre kurallarına aykırı olan. )


- IMMÜN/IMMUNE[İng.] değil/yerine/= BAĞIŞIK


- IMMÜNİTE/IMMUNITY[İng.] değil/yerine/= BAĞIŞIKLIK


- İMPARATORİÇELİK değil/yerine/= İLHATUN/LUK


- İMPARATORLUK ile AMPİRİK ile AMPİRİK

( EMPIRE vs. EMPIRIC vs. EMPIRICAL )

( فرمانروايي ile امپراتوري ile غيرعلمي ile تجربي )

( FARMANARVAYY ile EMPERATORY ile غيرعلمي ile TAJROBY )


- İMPARATORLUK ile/değil BÜYÜK KRALLIK


- İMPARATORLUK ile EMPERYALİZM


- İMPARATORLUK değil/yerine/= İLHANLIK


- İMPARATOR/LUK ile İMPARATORİÇE/LİK ile İMPARATOR OTU


- İMPARATORLUK ile İMPARATORLUK İYİLİKLERİ ile EMPERYALİZM ile EMPERYALİST ile EMPERYALİST ile TEHLİKE ile BUYURGAN ile BUYURGAN BİR ŞEKİLDE

( IMPERIAL vs. IMPERIAL FAVORS vs. IMPERIALISM vs. IMPERIALIST vs. IMPERIALISTIC vs. IMPERIL vs. IMPERIOUS vs. IMPERIOUSLY )

( امپراتوري ile همايوني ile شاهنشاهي ile همايون ile سلطنتي ile مراحم ملوکانه ile امپرياليسم ile استعمار طلبي ile امپرياليست ile بهره جويانه ile استعمار گراي ile درخطر انداختن ile اماره ile آمرانه )

( EMPERATORY ile همايوني ile SHANESHAHY ile CPEHMAYVAN ile SALTANTY ile MARAHAM MOLOKANEH ile EMPERYALYSAM ile ESTEMAR TALABY ile EMPERYALYSET ile BACPAREH JOYANEH ile ESTEMAR GERAY ile DARKHATAR ANDAKHTAN ile EMAREH ile AMRANEH )


- İMPARATORLUK ile YENİ EMPERYALİZM


- İMPARİPİNNAT ile EŞİTSİZLİK

( IMPARIPINNATE vs. IMPARITY )

( تک شانه ile عدم تجانس )

( TAK SHANEH ile عدم تجانس )


- IMPLEMENT :/yerine UYGULAMAK


- IMPLY :/yerine İMA ETMEK


- IMPOSE :/yerine DAYATMAK


- IMPRESS :/yerine ETKİLEMEK


- IMPROVE :/yerine GELİŞTİRMEK


- İMPULS İLE MOMENTUM İLE AÇISAL MOMENTUM İLE TORK ile/||/<> HAREKET BÜYÜKLÜKLERİ

( Doğrusal ve dönel hareketin temel nicelikleri. )

( Formül: J = Δp İLE τ = dL/dt )


- İMRENMEK ile/ve/||/<>/> İÇ ÇEKMEK


- İMRENMEK ile İMRENİLMEK ile İMRENDİRMEK ile İMREN ile İMRENCE


- İMRENMEK ile/ve TELÂHHUZ[Ar.]

( ... İLE/VE İmrenerek ağzın sulanması. )


- İMSÂK[< MİSK] -ile

( BİR ŞEYDEN EL ÇEKME, PERHİZ | ORUCA BAŞLAMA ZAMANI | CİMRİLİK, PİNTİLİK | YALANCI SABAH )


- İMSAK ile İMSAK VAKTİ


- İMSAK ile İMSAK ile İMSAK

( Bir şeyden el çekerek, kendine hakim olma, perhiz. İLE Oruca başlama zamanı. İLE Cimrilik. )


- İMTİNÂ (ETMEK) ile/ve/||/<>/>/< İHTİYÂR (ETMEK)


- İMTİNA ETMEK değil/yerine/= KAÇINMAK/SAKINMAK/GERİ DURMAK


- İMTİYÂZ[Ar.] değil/yerine/= AYRICALIK | FARKLI OLMAK


- İMTİYAZ ile İMTİYAZLI/LIK ile İMTİYAZSIZ/LIK ile İMTİYAZLICA ile İMTİYAZSIZCA


- İMTİZAÇ ile İMTİZAÇLI ile İMTİZAÇSIZ/LIK


- İMZA ATMAK ADIN ÜSTÜNE ATMAK[altına değil!]


- İMZA KOYMAK değil İMZA ATMAK


- İMZALAMAK ile İMZALANMAK ile İMZALATMAK ile İMZALATABİLMEK ile İMZALAYABİLMEK ile İMZA ile İMZALI ile İMZASIZ/LIK ile İMZA GÜNÜ ile İMZA BEYTİ ile İMZA KAĞIDI ile İMZA SAHİBİ ile İMZA TÖRENİ ile İMZA SİRKÜLERİ ile İMZA ÇİZELGESİ


- İMZAYI:
ADIN ALTINA ATMAK ile/ve/değil/yerine ÜSTÜNE ATMAK


- İNAK ile İNAKÇI/LIK ile İNAKSAL


- İNAK = NASS = DOGMA[İng., Alm.] = DOGME[Fr.] = DOGMA[Yun.]


- İN'ÂM[< Nİ'MET | çoğ. İN'ÂMÂT] ile NÎMET VERMEK, İYİLİK ETMEK

( NÎMET VERME, İYİLİK ETME )


- İNANÇ ile/ve/<>/değil AKLINA/ÇIKARLARINA UYGUNLUK


- İNANÇ ile/ve BELİRSİZLİK

( BELIEF vs./and INDEFINITENESS )


- İNANÇ ile/ve/<> İBÂDET ile/ve/<> AHLÂK


- İNANÇ" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İNSANLIK

( Sadece kişiyi ilgilendiriyor. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Herkesi ilgilendiriyor. )

( )


- İNANÇ ile/ve METAFİZİK

( FAITH/BELIEF vs./and METAPHYSICS )


- İNANÇ ile SADIK ile SADAKAT ile İNANÇSIZ ile SADAKATSİZLİK ile İNANÇLAR

( FAITH vs. FAITHFUL vs. FAITHFULNESS vs. FAITHLESS vs. FAITHLESSNESS vs. FAITHS )

( اعتقاد ile ايمان ile کيش ile مومن ile عقيده مند ile باوفا ile باصفت ile وفادار ile باايمان ile وفاداري ile وفا ile بي وفا ile بي اعتقاد ile بي ايمان ile بي ايماني ile شرايع )

( ETEGAD ile AYMAN ile KYSH ile MOMEN ile AGHYDAH MAND ile BAVAFA ile باصفت ile VAFADAR ile باايمان ile VAFADARY ile VAFA ile BEY VAFA ile BEY ETEGAD ile BEY AYMAN ile BEY AYMANY ile SHARAYE )


- İNANÇSIZLIK ile İNANMAMAK

( DISBELIEF vs. DISBELIEVE )

( ناباوري ile بي اعتقادي ile دروغ پنداشتن ile اعتقاد نکردن )

( NABAVARY ile BEY ETEGADY ile DROGH PANDASHTAN ile ETEGAD NAKARDAN )


- İNANÇ/SIZLIK ile/ve/||/<> KUŞKU/ŞÜPHE

( Ne çıplaklık, ne dağınık saçlar, ne pislik, ne günlerce oruç tutmak, ne yerde yatmak, ne de bağdaş kurarak saatlerce bir yerde oturmak, kuşku ve isteklerden arınmamış bir kişiyi kurtarmaz. )

( DISBELIEF vs. DOUBT/SUSPICION )