K ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 25.222 başlık/FaRk ile birlikte,
25.222 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(33/102)
- ETKİLENEBİLİR ile ETKİLENEBİLİRLİK ile İZLENİMCİLİK
( IMPRESSIONABLE vs. IMPRESSIONABLENESS vs. IMPRESSIONISM )
( اثر پذير ile دهن بين ile دهن بيني ile مکتب تجسم )
( ASAR PAZYR ile دهن بين ile DAHAN BEYNEY ile MOKTEB TAJASM )
- ETKİLENMEK = AFFECT[İng.] = AFFECTER[Fr.] = AFFIZIEREN[Alm.] = AFFICERE[Lat.]
- ETKİLENMEK ile ALIMLAMAK
( TO GET IMPRESS vs. TO TAKE )
- ETKİLENMEK ile/ve/> ESİNLENMEK
( TO GET EFFECTION vs./and/> TO BE INSPIRED )
- ETKİLEŞİM ile ETKİLEŞİMLİ/LİK ile ETKİLEŞİMSİZ/LİK
- ETKİLEŞİM ile/ve/değil/yerine ETKİNLEŞMEK
( Duygusallık. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Koşulsuz sevgi. )
( Alışveriş. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Veriş. )
( [not] REACTIVE vs./and/but ACTIVE
ACTIVE instead of REACTIVE
[not] Emotional. WITH/AND/BUT Unconditional love. )
- ETKİLEŞİME GİRMEK ile ETKİLEŞİM
( INTERACT vs. INTERACTION )
( متقابلا اثر کردن ile عمل متقابل ile اثر متقابل )
( MOTEGHABLA ASAR KARDAN ile AMEL MOTEGHABEL ile ASAR MOTEGHABEL )
- ETKİLEYİŞ ile ETKİLEYİCİ/LİK
- ETKİLİ UZAKLIK ile UZAK UZAKLIK
( Kısa uzaklıkta sinyal ya da etkilerin iletilmesi. İLE Uzun uzaklıktaki sinyal ya da etkilerin iletilmesi. )
- ETKİLİ ile ETKİLİLİK ile ETKİLİLİK
( EFFICACIOUS vs. EFFICACITY vs. EFFICACY )
( موثر ile درجه تاثير )
( MOSAR ile DARJEH TASYR )
- ETKİLİLİK ile/ve/<> YERELLİK
- ETKİMEK ile ETKİLEMEK ile ETKİLENMEK ile ETKİLEŞMEK ile ETKİNLEŞMEK ile ETKİLEŞTİRMEK ile ETKİSİZLEŞMEK ile ETKİLENEBİLMEK ile ETKİLEYEBİLMEK ile ETKİLEŞEBİLMEK ile ETKİNLEŞTİRMEK ile ETKİNLEŞEBİLMEK ile ETKİSİZLEŞTİRMEK ile ETKİ ile ETKİN/LİK ile ETKİLİ/LİK ile ETKİNCİ/LİK ile ETKİSİZ/LİK ile ETKİSİZCE ile ETKİN OKUL ile ETKİLİ MADDE ile ETKİN ÖĞRETİM ile ETKİNLİK MERKEZİ
- ETKİN/AKTİF İMMÜNİTE ile/||/<> ETKİN/AKTİF İMMÜNİZASYON ile/||/<> ETKİN/AKTİF TRANSPORT ile/||/<> AKTİVASYON ile/||/<> AKTİVATÖR ile/||/<> AKTİVE ETMEK ile/||/<> AKTİVE OLMAK ile/||/<> AKTİVİTE
( Uyarılmış bağışıklık, etkin bağışıklık. İLE/||/<> Uyarılmış bağışıklama, etkin bağışıklama. İLE/||/<> Etkin taşınım. İLE/||/<> Etkinleşme, etkinleştirme, alevlenme. İLE/||/<> Etkinleştirici, tetikleyici. İLE/||/<> Etkinleştirmek. İLE/||/<> Etkinleşmek. İLE/||/<> Etkinlik. )
- ETKİNLİK ile EDİLGENLİK
( Tarihte yerini alır. İLE Yazında[edebiyatta] yer bulur. )
- ETKİNLİK = FAALİYET, FAİLİYET = ACTIVITY[İng.] = ACTIVITÉ[Fr.] = AKTIVITÄT, TÄTIGKEIT[Alm.] = ACTIVIDAD[İsp.]
- ETKİNLİK ile/ve/||/<> NESNELERİN BÜTÜNLÜĞÜ
- ETKİNLİK ile OLAYLI ile OLAYLAR
( EVENT vs. EVENTFUL vs. EVENTS )
( ماوقع ile حادثه ile پيشامد ile رويداد ile واقعه ile عرض ile حدث ile اتفاق ile پرحادثه ile وقايع )
( MAVAGHE ile HADESEH ile PEYSHAMAD ile ROYDAD ile VAGHEH ile ARZ ile حدث ile ETEFAGH ile PORHADESEH ile VAGHAYE )
- ETKİNLİK ile/ve/değil/yerine/> ÜRETİM
( [not] ACTIVITY vs./and/but TO PRODUCE
TO PRODUCE instead of ACTIVITY )
- ETKİNLİK ile/ve ÜRETKENLİK
( ACTIVITY vs./and PRODUCTIVITY )
- ETKİSİ ALTINA ALMAK ile/ve/||/<> YÖNLENDİRMEK
- ETKİSİNDE KALMAK ile/ve/||/<>/> YÜCELTMEK
- ETKİSİZ ile ETKİSİZLİK ile ETKİSİZ
( INEFFECTIVE vs. INEFFECTIVENESS vs. INEFFECTUAL )
( بي خاصيت ile نا موثر ile غير موثر ile بي نتيجه ile بي اثر ile بي اثري ile بياثر بودن ile بياثربودن )
( BEY KHASYT ile NA MOSAR ile غير موثر ile بي نتيجه ile BEY ASAR ile BEY ASARY ile BEYASAR BODAN ile بياثربودن )
- ETKİSİZ ile VERİMSİZLİK ile VERİMSİZ
( INEFFICACIOUS vs. INEFFICIENCY vs. INEFFICIENT )
( نا سودمند ile بي ظرفيتي ile عدم کارداني ile بي عرضگي ile عدم کفايت ile غيرموثر ile کم بازده ile کم بهر ile بي دست و پا ile شل و ول )
( NA SOODMAND ile BEY ZARFYTY ile ADAM KARDANY ile BEY ARZAGY ile ADAM KAFAYT ile غيرموثر ile KAM BAZDEH ile KAM BACPER ile BEY DAST VE PA ile SHEL VE VEL )
- ETLİ EKMEK ile ETLİ/LİK ile ETLİK ile ETLİ PİDE ile ETLİ BİTKİ ile ETLİ BUTLU ile ETLİ CANLI ile ETLİ MEYVE
- ETMEK ile ETMEN
- ETMEK ile ETREK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Ekmek. İLE Görünüşü sağlıklı, al yanaklı kişi. )
- ETMEK ile KILMAK
( TO MAKE/DO vs. TO RENDER )
- ETMEN ile/ve/değil EŞİK
- ETNİK MERKEZLİ ile ETNİK MERKEZCİLİK
( ETHNOCENTRIC vs. ETHNOCENTRISM )
( نژاد پرست ile نژاد پرستي )
( NEJAD PAREST ile NEJAD PARESTY )
- ETNİK ile/||/<> ETNOGRAFYA
( Kavimle, ulusla ilgili. İLE/||/<> Kavimleri karşılaştırarak inceleyen, kültür oluşumlarını araştıran bilim, kavmiyat. )
- ETRAF ile ETRAFLI/LIK ile ETRAFLICA
- ETTİRGEN/LİK ile ETTİRGEN FİİL ile ETTİRGEN ÇATI
- ETTİRMEK ile ETTİRTMEK ile ETTİRİLMEK ile ETTİREBİLMEK
- ETÜK[dvnlgttrk] = ÇİZME
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
- EV-BARK (SAHİBİ OLMAK)
- EV ile EV İŞİ ile EV ALTI ile EV BARK ile EV ADAMI ile EV HALKI ile EV EKMEĞİ ile EV EŞYASI ile EV HANIMI ile EV KADINI ile EV SAHİBİ ile EV SİNEĞİ ile EV YEMEĞİ ile EV GEZMESİ ile EV EKONOMİSİ ile EV HANIMLIĞI ile EV KADINLIĞI ile EV SAHİPLİĞİ
- EV ile MEMLEKET ile EV ARAZİSİ ile ANA KONUM ile VATAN ile EVSİZ ile EVSİZ KİŞİ ile EVSİZLİK ile SADE ile SINIF ODASI ile EVLER ile VATAN HASRETİ ile VATAN HASRETİ ile SADE ile ÇİFTLİK EVİ ile EVE DOĞRU
( HOME vs. HOME COUNTRY vs. HOME LAND vs. HOME POSITION vs. HOMELAND vs. HOMELESS vs. HOMELESS PERSON vs. HOMELESSNESS vs. HOMELY vs. HOMEROOM vs. HOMES vs. HOMESICK vs. HOMESICKNESS vs. HOMESPUN vs. HOMESTEAD vs. HOMEWARD )
( اقامت گاه ile متبوع ile ماوا ile خانه ile سامان ile دولت متبوعه ile مرزوبوم ile موقعيت مبدا ile وطن ile بي ماوا ile بي خانه ile بي سر و سامان ile بي مسکن ile بي خانمان ile خيابانگرد ile بي سامان ile بيخانمان ile آسمان جل ile لامکان ile آواره ile دربدر ile خانه بدوش ile آدم دربدر ile بيخانماني ile خانه بدوشي ile آوارهبودن ile آوارگي ile فاقد جمال ile مثل خانه ile کلاس درس ile بيوتات ile غربت زده ile بيمار وطن ile احساس غربت ile بافت ميهني ile مزرعه رعيتي ile بطرف خانه )
( EGHAMET GAH ile MOTBOO ile MAVA ile KHANEH ile SAMAN ile DOLAT MOTBUE ile MARZOBOM ile MOQEYT MOBDA ile VATAN ile BEY MAVA ile BEY KHANEH ile BEY SAR VE SAMAN ile BEY MOSKAN ile BEY KHANEMAN ile KHYABANGARD ile BEY SAMAN ile BEYKHANEMAN ile ASMAN JEL ile لامکان ile AVAREH ile دربدر ile KHANEH BEDOOSH ile ADAM DARBADAR ile بيخانماني ile KHANEH BEDOOSHY ile AVAREABUDAN ile AVARGY ile FAGHAD JOMAL ile MOSL KHANEH ile KOLAS DARS ile بيوتات ile GHARBAT ZADEH ile BEYMAR VATAN ile EHSAS GHARBAT ile BAFT MYNPANY ile MAZRAEH RAYTY ile BETREF KHANEH )
- EVALUATE :/yerine DEĞERLENDİRMEK
- EVCE ile EVCEK
- EVCİLİK değil EVLİLİK
- EVCİLLEŞME ile/ve/||/<>/>< YABANİLİK
- EVCİLLEŞMEK ile EVCİLLEŞTİRMEK ile EVCİLLEŞTİRİLMEK ile EVCİ/LİK ile EVCİK ile EVCİL/LİK ile EVCİLER ile EVCİL HAYVAN
- EVDEŞ/LİK ile EVDECİ
- EVE/EWE/YEVE/YEWE = EVEK/EWEK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Oğuzların bir kolu. İLE Tez canlı, aceleci kişi. )
- EVELEMEK DEVELEMEK ile EVELEMEK GEVELEMEK
- EVELEYİP-GEVELEMEK
- EVET DERİM/DEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HAYIR DİYEMEM(EK)
( Özellikle de sevdiğin birinden alabileceğin "evlilik teklifi"ne... )
- EVETLEME, OLUMLAMA = İCAP, TASDİK = AFFIRMATION[İng., Fr.] = BEJAHUNG[Alm.] = AFFIRMATIO[Lat.] = AFIRMACIÓN[İsp.]
- EVETLEMEK ile EVET ile EVET EFENDİMCİ/LİK
- EVHAMLANMAK ile EVHAM ile EVHAMLI/LIK ile EVHAMSIZ/LIK
- EVİNDE YEMEK ile BAŞKASINDA YEMEK
( ... İLE Nedense daha tatlı gelir. )
( Buyurun misafirler, davranın bizimkiler. )
- EVİNİ/MUTFAĞINI/BUZDOLABINI, MARKETE ÇEVİRMEK değil/yerine EVİNİ/ZİHNİNİ, MARKETTE TUTMAK
( İstediğimiz zaman/gerektiğinde, gerektiği kadarını marketten almak varken "her an ve hemen istediğim yerine gelsin" diye onlarca gereksiz/gerekli ürünü evimizde bulundurmamız şart değil! )
- EVİRE-ÇEVİRE (DÖVMEK)
- EVİRMEK ile EVİNLENMEK ile EVİREBİLMEK ile EVİN ile EVİÇ ile EVİNLİ ile EVİNSİZ ile EVİ SIRTINDA
- EVLA ile EVLAT/LIK ile EVLATLI ile EVLATSIZ/LIK ile EVLAT ACISI
- EVLAT EDİNMEK ile TAKMA AD BENİMSEMEK ile EVLAT EDİNME
( ADOPT vs. ADOPT A PEN NAME vs. ADOPTION )
( فرا گرفتن ile اتخاذ کردن ile تخلص کردن ile تبني ile اتخاذ )
( FARA GARAFTAN ile ETEKHAZ KARDAN ile TAKHLES KARDAN ile تبني ile ETEKHAZ )
- EVLEKLEMEK ile EVLEK
- EVLENECEĞİN KİŞİYİ:
AKŞAM/GECE GÖRMEK ile/ve/yerine SABAH/UYANINCA GÖRMEK
- EVLENMEK ile/ve/||/<>/< EĞLENMEK
- EVLENMEK ile EVLENİLMEK ile EVLENDİRMEK ile EVLENEBİLMEK ile EVLENDİRİLMEK
- EVLENMEK ile/ve/değil/||/<>/< KATLANMAK
(
)
- EVLİLİK ile/ve/değil/<>/< AŞK
( Akit ile. İLE/VE/DEĞİL/<>/< Ahit ile. )
( Tanık, rızâ, onay ister. İLE/VE/<>/< Ahde vefâ edecek bir kalp yeterlidir. )
- EVLİ/LİK ile EVLİK ile EVLİ BARKLI ile EVLİLİK AKDİ ile EVLİLİK DIŞI ile EVLİLİK BİRLİĞİ ile EVLİLİK SÖZLEŞMESİ
- EVLİLİK ile/ve/değil KUTSAL EVLİLİK
( Bir başkasıyla. İLE/VE/DEĞİL Kendinle. )
( Gövdeyle. İLE/VE/DEĞİL Zihninde. )
( MÜTEEHHİL[< EHL]: Evlenmiş, evli, teehhül etmiş. )
- EVLİYA/LIK ile EVLİYA OTU
- EVOLVE :/yerine EVRİM GEÇİRMEK
- EVRAK[Ar. < VARAK] değil/yerine/= DEĞERLİ BELGE / İŞBELGE
- EVRAK ile EVRAK DOLABI ile EVRAK ÇANTASI
- EVRAK ile/||/<> VESİKA
- EVREN "ANLAYIŞI/KABULÜNDE":
"AÇIK" ile "DÜZ" ile "KAPALI"
( k=-1 İLE k=0 İLE k=1 )
( Ω < 1 İLE Ω = 1 İLE Ω > 1 )
- EVREN:
YAYILIM ve/||/<>/> BÖLÜNEBİLİRLİK
- EVRENDE:
İKİLEM değil/yerine BÜTÜNLÜK
- EVRENİ ANLAMAK ile/ve YAŞAMAK
- ... GERÇEKLİK:
EVRENSEL/BÜTÜNCÜL ... ile/ve/||/<> FİZİKSEL ... ile/ve/||/<> ZİHİNSEL ... ile/ve/||/<> ÖZNEL ... ile/ve/||/<> İLİŞKİSEL ...
- EVRENSEL ile/ve DOLAYLILIK
- EVRENSEL ile/ve ORTAK
( UNIVERSAL vs./and COMMON )
- EVRENSEL ile ORTAK
( UNIVERSAL vs. COMMON )
- EVRENSELCİLİK ile EVRENSELLİK
- EVRENSEL/KOZMİK ile MİSTİK
- EVRENSELLEŞMEK ile EVRENSELLEŞTİRMEK ile EVRENSELLEŞEBİLMEK ile EVRENSELLEŞTİRİLMEK ile EVRE ile EVREN ile EVRENSEL/LİK ile EVREN PULU ile EVREN BİLİMİ ile EVREN DOĞUMU ile EVREN BİLİMSEL
- EVRENSEL/LİK ile/ve/değil/yerine/||/<> KALICI/LIK
- EVRENSEL/LİK ile KÜRESEL/LİK
( ÂLEM-ŞÜMÛL ile ... )
( UNIVERSAL vs. GLOBAL )
- EVRENSEL/LİK ile/ve/||/<> KUŞATICI/LIK
- EVRENSELLİK ile/ve/<>/< ZORUNLULUK
- EVRİK ile/ve/<> EVRİŞİK
( [başka bir önermeye, kurama göre] Terimleri ters durumda olan. [önerme, kuram]
"Üçün altıya oranı, altının onikiye oranı gibidir" ve "onikinin altıya oranı, altının üçe oranı gibidir" önermeleri, birbirinin evriğidir.
"Aydınlığın yeğinlği, ışıklı cismin uzaklığıyla evrik olarak orantılıdır. Uzaklık çok olunca aydınlık azalır, az olunca aydınlık çoğalır."
İLE/VE/<>
Evirme yoluyla elde edilen önerme.
"Her kişi, gülendir." önermesinin evrişiği,
"Her gülen, insandır." biçiminde olur. )
- EVRİM GEÇİRMEK ile EVRİMLEŞTİ ile GELİŞEN
( EVOLVE vs. EVOLVED vs. EVOLVING )
( تکامل پيدا کردن ile تکامل يافتن ile متحول )
( TAKAMEL PEYDA KARDAN ile TAKAMEL YAFTAN ile MOTEHVAL )
- EVRİM ile BİYOÇEŞİTLİLİK
( Canlı türlerinin zamanla değişimi. İLE Dünyadaki tüm canlı türlerinin çeşitliliği. )
- EVRİM ile/ve/değil/||/<>/> ÇEŞİTLENDİRICİ/LIK
- EVRİM ile/ve/değil/yerine DEĞİŞİKLİK
( [not] EVOLUTION vs./and/but ALTERATION
ALTERATION instead of EVOLUTION )
- EVRİM ile EVRİMCİ/LİK
- EVRİM/SEL/LİK ve/<> EVREN/SEL/LİK
- EVSEMEK ile EVSEL ATIK
- EVSİZ/LİK ile EVSİZ BARKSIZ
- EVŞÜK ile
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Direk, kiriş. İLE ... )
- EVVEL/LİK ile EVVELİ ile EVVELCE ile EVVEL AHİR ile EVVEL BAHAR
- EXACTLY :/yerine TAM OLARAK
- EXAMINE :/yerine İNCELEMEK
- EXAMPLE :/yerine ÖRNEK
- EXCEED :/yerine AŞMAK
- EXCEL ile MÜKEMMELLİK
( EXCEL vs. EXCELLENCE )
( بهتربودن از ile فضيلت ile سبق ile نغزي ile رجحان ile جودت ile شگرفي ile کمال )
( BACPEHTARBUDAN AZ ile FAZYLAT ile سبق ile نغزي ile رجحان ile JOODAT ile SHGARFY ile KAMAL )
- EXCITABILITY[İng.] değil/yerine/= UYARILGANLIK
- EXHIBIT :/yerine SERGİLEMEK
- EXIST :/yerine VAR OLMAK
- EXISTENCE :/yerine VARLIK
- EXPAND :/yerine GENİŞLETMEK
- EXPECT :/yerine BEKLEMEK
- EXPLAIN :/yerine AÇIKLAMAK
- EXPLODE :/yerine PATLAMAK
- EXPLORE :/yerine KEŞFETMEK
- EXPOSE :/yerine ORTAYA ÇIKARMAK
- EXPRESS :/yerine İFADE ETMEK
- EXTEND :/yerine UZATMAK, GENİŞLETMEK
- EYERLEMEK ile EYERLENMEK ile EYERLETMEK ile EYER ile EYERCİ/LİK ile EYERLİ ile EYERSİZ ile EYER KAŞI ile EYER KALTAĞI
- EYLEM:
KARINCA[< KARIŞTIRARAK] ve/||/<> KARARINCA/KARARINDA
- EYLEM ve/||/<>/> ANDA OLMAK ve/||/<>/> KENDİLİĞİNDENLİK ve/||/<>/> YARATICILIK
- EYLEM ve BİRLİK
( ACTION and UNITY )
- EYLEM ile/||/<> EK EYLEM/MECHÛL ile/||/<> EYLEMLİK ile/||/<> ETKEN/EDEN ile/||/<> EDİLGEN EYLEM ile/||/<> BUYRUM ile/||/<> ORTAÇ/FERÎ FİL ile/||/<> GEÇİŞLİ/MÜTEADDÎ ile/||/<> GEÇİŞSİZ/LÂZIM ile/||/<> KİŞİSİZ/MEÇHUL
( ... İLE/||/<> Ad soylu dil birimlerinin yüklem işlevi üstlenmesini sağlayan eylem. İLE/||/<> Başlıca işlevi, eylemin belirttiği oluşu göstermek olan ad özellikli eylemsi. İLE/||/<> Etken biçimde oluşa katılan öğe. İLE/||/<> Öznenin, yapılan işin etkisi altında kaldığını belirten çatıyla kurulan eylem. İLE/||/<> Eylemin yapılması gerektiğini buyurarak anlatan isteme kipi. İLE/||/<> Eylemden türemiş, çoğunlukla ön ad/sıfat, bazen de ad olarak kullanılan eylemsi. İLE/||/<> Nesneyle kullanılan eylem. İLE/||/<> Nesnesiz kullanılan eylem. İLE/||/<> Kişi belirtisi olmayan eylem kipleri ile üçüncü tekil kişi çekimlerinde öznesi belirli olmayan eylem biçimleri için kullanılan bir tanım.+ Diller/Arapca )
- EYLEM ile/değil EYLEME(K)
- EYLEM ile/ve/||/<> İŞLEMİ TAMAMLAMAK
- EYLEM ve/||/<>/> YOL GÖSTERİCİ/LİK
- EYLEMEK ile EYLEYEBİLMEK ile EYLEM/LİK ile EYLEMCİ/LİK ile EYLEMLİ/LİK ile EYLEMSİZ/LİK ile EYLEM PLANI ile EYLEMSİZLİK İLKESİ
- EYLEMSİZLİK ile DEVRE DIŞI BIRAKMAK ile AKTİF DEĞİL ile HAREKETSİZLİK
( INACTION vs. INACTIVATE vs. INACTIVE vs. INACTIVITY )
( ناکنش ile بي کاري ile غير فعال کردن ile بي جنبش ile غير فعال ile ناکنش ور ile ناداير ile بدون فعاليت ile کم تحرک ile شل و ول ile بي کاره ile عدم فعاليت ile بي جنبشي )
( NAKONASH ile BEY KARY ile GHYR FAAL KARDAN ile BEY JONBASH ile غير فعال ile NAKONASH VAR ile ناداير ile BEDON FAALYT ile KAM TAHRAK ile SHEL VE VEL ile BEY KAREH ile ADAM FAALYT ile BEY JONBASHY )
- EYMEK değil EĞMEK
- EYTİŞİM(DİYALEKTİK) ile/ve/||/<> ÇEKİŞENLERİN EYTİŞİMİ(AMPHETESIS[Yun.])
- EYTİŞİM/DİYALEKTİK ile/ve/||/<>/> ÇOKLU EYTİŞİM
- EYTİŞİM/DİYALEKTİK ile/ve DEVİM/DİNAMİK
( DIALECTIC vs./and DYNAMIC )
- EYTİŞİM = FENN-İ MÜNAZARA, İLMİ- CEDEL, İLM-İ HİLAF Ü CEDEL = DIALECTIC[İng.] = DIALECTIQUE[Fr.] = DIALEKTIK[Alm.] = DIALEKTIKE[Yun.] = DIALECTO[İsp.]
- EYTİŞİM(DİYALEKTİK) ve/||/<> GÖRELİLİK ve/||/<> HOLOGRAFİK EVREN ve/||/<> SİBERNETİK ve/||/<> KUVANTUM
- EYTİŞİM/DİYALEKTİK ile/ve/değil/yerine ile/ve/değil/yerine ÇOKLU EYTİŞİM / POLİ-DİYALEKTİK
- EYTİŞİM(DİYALEKTİK) ile SÜREÇ(VETÎRE)
( DIALECTIC vs. PROCESS )
- EYTİŞİM/DİYALEKTİK ile/ve/||/<>/> ÇATIŞKI[ANTİNOMİ] (VE GELİŞTİRİLMESİ)
- EYTİŞİM/DİYALEKTİK ile SAFSATACILIK/YANILTMACILIK/SOFİSTİKA
( Karşıt görüşlerin çatışması yoluyla gerçeğe ulaşma yöntemi. İLE İkna etmek amacıyla kanıtların retorik ve mantık hileleriyle kullanılması. )
- EYTİŞİM/DİYALEKTİK ile/ve/||/<> TARİH
- EYTİŞİM(DİYALEKTİK) ile ZITLIK
( DIALECTIC vs. CONTRARINESS )
- EYYAM ile EYYAMCI/LIK ile EYYAM AĞASI ile EYYAM REİSİ ile EYYAM EFENDİSİ
- [ne yazık ki]
EZÂ[Ar.] ve/||/<> CEFÂ (ÇEK(TİR)MEK)[Ar.]
( İncinme, incitme, can yakma. İLE/VE/||/<> Büyük sıkıntı, eziyet. )
- EZA ile EZAN ile EZANCI ile EZANSIZ/LIK ile EZA CEFA ile EZAN SAATİ ile EZAN VAKTİ
- EZBER BOZMAK ile/ve/||/<>/>/< FARKLI/YENİ BİR BAKIŞ AÇISI
- EZBER BOZMAK ile KULAĞINA KAR SUYU KAÇIRMAK
- EZBER ile/ve/değil ALIŞKANLIK
( EZBER hem de ALIŞKANLIK )
- EZBER ile !EZBERCİLİK
- EZBERCİ/LİK ile/değil/yerine HAZIRCI/LIK
- [ne yazık ki]
EZBERE YAŞAMAK ve/||/<>/> KÖTÜLÜK
- EZBERLEMEK ile EZBERLENMEK ile EZBERLETMEK ile EZBERLETEBİLMEK ile EZBERLEYEBİLMEK ile EZBER ile EZBERE ile EZBERCİ/LİK
- EZDİRMEK ile EZDİRTMEK
- EZEL ile EZELİ/LİK ile EZEL EBET ile EZELİ TAKDİR ile EZELİ REKABET
- EZEL değil/yerine/= ÖNCESİZLİK
- EZGİLENMEK ile EZGİLEŞMEK ile EZGİLEŞTİRMEK ile EZGİ ile EZGİN/LİK ile EZGİÇ ile EZGİLİ ile EZGİNCE ile EZGİSEL/LİK
- EZİK BÜZÜK -ile
- EZİK ile/değil ALÇAKGÖNÜLLÜ
- EZİK ile ÇÜRÜK
- EZİK ile/değil UTANGAÇ/SİNGİN
- EZİK/LİK ile EZİK BÜZÜK
- EZİLE BÜZÜLE (İSTEMEK, SÖYLEMEK, SORMAK)
- EZİLMEK ile EZİLEBİLMEK ile EZİLİVERMEK ile EZİLE BÜZÜLE
- EZMEK ile EZİLMİŞ ile EZİLMİŞ ile KIRICI
( CRUSH vs. CRUSHED vs. CRUSHED DOWN vs. CRUSHER )
( خرد شدن ile خرد گشتن ile باصدا شکستن ile خردشدن ile له کردن ile خرد کردن ile له ile منکوب ile فشارنده ile لهکننده )
( KHARD SHODAN ile KHARD GOSHTAN ile BASEDA SHKASTAN ile خردشدن ile LAH KARDAN ile KHARD KARDAN ile LAH ile MANKOB ile FESHARANDEH ile لهکننده )
- EZMEK ile EZME BOYA
- EZMEK ile/ve/<> KÜÇÜK DÜŞÜRMEK
- EZMEK ile YEDİRMEK
- EZMEK ile/ve/değil/yerine YOĞURMAK
- EZOTERİK ile/değil/yerine BÂTINÎ
- EZOTERİK ile EKZOTERİK
( Ezoterik: 1.İçsel/Lâtif olan; 2. Üyelerine açık, halka kapalı. İLE Ekzoterik: Dışsal/Kesif olan, herkese açık olan. )
( Yeraltı suları. İLE Yerüstü suları. )
- ƏKMƏK[Azr.] = DİKMEK[Tr.]
- ƏRİK[Azr.] = KAYISI[Tr.]
- F ve/||/<> S ve/||/<> T ve/||/<> K ve/||/<> Ç ve/||/<> Ş ve/||/<> H ve/||/<> P
[FISTIKÇI ŞAHAP]
( Bu harfler, ayrık de'lerin kullanımı dışında, ancak, buradaki öteki harflerle kullanılır.
Levent'te | Erdinç'te | Sınıfta | Geçitte, Geçişte | Sancak'ta | Sehpada | Edip'te | Sevinçte, Sevinç'te | Elektrikçi )
- FABRİKA ile FABRİKACI/LIK ile FABRİKASYON
- FABRİKA değil/yerine/= ÜRETİMLİK
- FACEBOOK ile X/TWITTER ile YOUTUBE ile LINKEDIN ile INSTAGRAM ile PINTEREST ile BLOG ile FOUR SQUARE
( Kurabiye yemeyi seviyorum. İLE Kurabiye yiyorum. İLE Bakın nasıl da yiyorum kurabiyeyi. İLE Nasıl kurabiye canavarı oldum? İLE Buyurun, kurabiye yerkenki fotoğrafım. İLE Kurabiye tarifimi de paylaşayım. İLE Kurabiye yapma/yeme anılarım. İLE Şurada, kurabiye yiyorum. )
( I like eating cookie. VS. I'm eating cookie. VS. This is how I eat my cookie. VS. My skills include eating cookie. VS. Here's a photo of the cookie I eat. VS. Here's my recipe for the cookie. WITH Here's my cookie eating experience. VS. This is where I am eating the cookie. )
- FACİALAŞMAK ile FACİALAŞTIRMAK ile FACİA ile FACİALI
- FACILITY :/yerine TESİS, OLANAK
- FÂCİRE ile NEMFOMANİK
( HÜYÂM-İ RAHM[Ar.], NYMPHOMANIA[İng.], NYMPHOMANIE[Fr.] )
- FADE :/yerine SOLMAK, RENGİ ATMAK
- FAGOSİT ile FAGOSİTE ETMEK ile FAGOSİTE OLMAK ile FAGOSİTOZ
( Yutar göze. İLE Yutmak. İLE Yutulmak. İLE Göze yutarlığı. )
- FAGOSİTİK ile PİNOSİTİK
( Gözelerin büyük parçacıkları yutma süreci. İLE Gözelerin sıvı damlacıklarını yutma süreci. )
- FAHİŞE ile FAHİŞELİK
( HARLOT vs. HARLOTRY )
( فاسد الاخلاق ile فاحشگي )
( FASAD ALAKHLAGH ile FAHESHGY )
- [ne yazık ki]
!FAHİŞ/FUHUŞ ile/ve/||/<> !MURABAHA/TEFECİLİK
( Ölçüyü aşan, aşırı, çok fazla. | Ahlâka ve törelere uygun olmayan. İLE/VE/||/<> Bir malı, çok fazla kârla satma. | Yasanın izin verdiği sınırdan aşkın faiz alma. )
- FAHİŞ/LİK ile FAHİŞE/LİK
- FAHRİ/LİK ile FAHRİ KONSOLOS
- FAIL :/yerine BAŞARISIZ OLMAK
- FAİL/LİK ile FAİLİ MEÇHUL
- FAILURE :/yerine BAŞARISIZLIK
- [ne yazık ki]:
FAİZ ve/||/<>/>/< BİLGİSİZLİK
- FAİZLENDİRMEK ile FAİZ ile FAİZCİ/LİK ile FAİZLİ ile FAİZSİZ ile FAİZ HADDİ ile FAİZ ORANI ile FAİZ FİYATI
- FAKİR-FUKARA (YA DESTEK OLMAK)
- FAKİR OLUP DA SABRETMEK ile/ve/<> ZENGİN OLUP DA ŞÜKRETMEK
( İkisi de "pek kolay değil" diye "görülse/zannedilse" de asıl olan, her koşulda ve özellikle de uclarda ve uçurumlarda, yani maddî fakirlik ve zenginlikte, sabır göstermek ve şükrü edâ etmektir. )
- FAKÎR[Ar.] ile MÜMLİK[Ar.]
- FAKİRLEŞMEK ile FAKİRLEŞTİRMEK ile FAKİR/LİK ile FAKİRCE ile FAKİRİZM ile FAKİR CEVHER ile FAKİR FUKARA
- FAKİR/LİK ile MİSKİN/LİK
( Çalışmasına karşın yoksul/luk. İLE Çalış(a)madığı için yoksul/luk. )
- FAKİR/LİK ile/değil PARASIZ/LIK
- FAKSLAMAK ile FAKSLATMAK ile FAK ile FAKR ile FAKS ile FAK FUK FONU
- [gökbilim] FAKÜL[Fr.] değil/yerine/= BENEK
- FALAN ile FALANJ ile FALANCA ile FALANJİST ile FALAN FİLAN ile FALAN FISTIK ile FALAN FESTEKİZ ile FALAN FEŞMEKAN
- FALK[Ar.] ile ŞAKK[Ar.]
- FALSO ile FALSOLU ile FALSOSUZ/LUK
- FAMILIAR :/yerine TANIDIK
- FAN ile FANATİK
( Hayran, pervane. İLE Bağnaz. )
- FAN ile FANİ/LİK ile FANİ DÜNYA
- FAN ile HAYRAN OLMAK ile HAVALANDIRMAK
( FAN vs. FAN IN vs. FAN OUT )
( باد زدن ile طرفدار ile بادزن ile پنکه ile بادبزن ile گنجايش ورودي ile گنجايش خروجي )
( BAD ZADAN ile TARAFDAR ile BADZAN ile PANKEH ile BADBOZAN ile GONJAYSH VORUDY ile GONJAYSH KHROJY )
- FANATİK değil/yerine/= BAĞNAZ/TUTKUN
- FANATİK ile FANATİK ile FANATİZM
( FANATIC vs. FANATICAL vs. FANATICISM )
( متعصب ياهواخواه ile تعصبي ile پرتعصب ile تعصب ile کوته فکري )
( MOTASAB YHAVAKHAH ile تعصبي ile پرتعصب ile TASAB ile KOTEH FEKARY )
- FANATİKLEŞMEK ile FANATİK/LİK
- FANEROZOİK ZAMANDA:
PALEOZOİK ile/ve/||/<>/> MEZOZOİK ile/ve/||/<>/> SENOZOİK
( [dönemler][milyon yıl önce] Kambriyen[570 - 505] | Ordovisiyen[505 - 438] | Siluryen[438 - 408] | Devonyen[408 - 360] | Karbonifer[360 - 286] | Permiyen[286 - 245] İLE/VE/||/<>/> Trias[245 - 208] | Jura[208 - 144] | Kretase[144 - 66] İLE/VE/||/<>/> Üçüncü Zaman[66 - 2] | Dördüncü Zaman[2 - ...] )
- FÂNÎ:
YOK değil GEÇİCİ
- FANTASTİK ile FANTEZİ
( FANTAST vs. FANTASY )
( نويسنده خيالپرست ile فانتزي ile نقشه خيالي )
( NOYSANDEH KHYALPAREST ile FANTZY ile NAQSHEH KHYALY )
- FANTEZİ YAPMAK ile/değil/yerine FANTEZİ/LER ÜRETMEK/YARATMAK
- FAR ile/ve/||/<>/> FARK
( HEADLIGHT/DIFFERENCE vs./and/||/<>/> DIFFERENCE )
- FAR :/yerine UZAK
- FARAD ile FARADİK
( FARAD vs. FARADIC )
( فاراد ile القا شده )
( FARAD ile ELGHA SHODEH )
- FARFARA/LIK ile FARFARACI/LIK
- FARIMAK ile FARKLILAŞMAK ile FARKSIZLAŞMAK ile FARKLILAŞTIRMAK ile FAR ile FARE ile FARK ile FARS ile FARZ ile FARKLI/LIK ile FARSÇA ile FARKSIZ/LIK ile FARE OTU ile FARKLICA ile FARKSIZCA ile FART FURT ile FARE DELİĞİ
- FARK ETMEK ile/ve/<> DOĞRULAMAK
- FARK ETMEK ile/ve/||/<>/> FARK GETİRMEK
- FARK[Ar. çoğ. FURÛK] ile FÂRIK/A[Ar. < FARK] ile FÂRİG[Ar. < FERÂĞ]
( Ayrılık, başkalık, iki ya da daha çok şey arasındaki ayrılık. | Ayırma, ayırlma, seçilme. İLE Fark eden, ayıran. İLE Vazgeçmiş, çekilmiş. | Rahat, âsûde. | Boş, boş kalmış, işini bitirmiş, işsiz. | Bir mülkün, tasarruf, sahip olma, kullanma hakkını başkasına terk eden. )
- FARK YARATMA ÇABASI yerine BÜTÜNÜ GÖRMEYE ÇALIŞMAK
( TRYING TO SEE ENTIRE instead of TO STRIVE "TO CREATE DIFFERENCE" )
- FARK ile AYKIRILIK(PARADOKS)
( "Ben, her zaman yalan söylerim." [Epimenides] )
( DIFFERENCE vs. PARADOX )
- FARK ile/ve/||/<> AYRIM
- FARK ile BAĞLANTI
( DIFFERENCE vs. CONNECTION )
- FARK ile ÇELİŞKİ
( DIFFERENCE vs. DISCREPANCY )
- FARK ile/ve/<>/= CEM
- FARK ile/ve/<> CEM/TEVHİD
( Süreli. İLE/VE Süresiz. )
( Denize girip çıkar gibi sürekli denizde kal(a)madan kıyıda/farkta yaşarsın. [Yüzmeyi de bilmek gerek.] )
- FARK ile/ve DEĞER
( DIFFERENCE vs./and VALUE )
- FARK ile/ve DERİNLİK
( DIFFERENCE vs./and DEEPNESS )
- FARK ile/ve/=/||/<> DİKKAT
( DIFFERENCE vs./and/=/||/<> ATTENTION )
- FARK ile/ve/değil DİZİLİM
( [not] DIFFERENCE vs./and/but STRING )
- FARK[Ar.] ile FASL[Ar.]
- FARK ile İKİLİK
( DIFFERENCE vs. DICHOTOMY/DUALITY )
- FARK ile İNCE ÇİZGİ
- FARK ile KÂR
( DIFFERENCE vs. PROFIT )
- FARK ile/ve MESAFE
( DIFFERENCE vs./and DISTANCE )
- FARK ile/ve/||/<> MÜBÎN[Ar. BEYN/BEYÂN]
( ... İLE/VE/||/<> İyiyi, kötüyü [hayr'ı, şer'i] ayıran/ayırabilen. | Açık, apaçık, belirli. )
- FARK ile ÖNEM
( DIFFERENCE vs. IMPORTANCE )
- FARK ile/ve/değil/yerine/en azından ORTAK NOKTA
( [not] DIFFERENCE vs./and/but COMMON POINT
COMMON POINT instead of DIFFERENCE )
- FARK ile ÖZELLİK
( DIFFERENCE vs. PECULIARITY )
- FARK[Ar.] ile TEFRÎK[Ar.]
- FARK ile/ve/<>/>/< UZAKLAŞMA
- FARK ile ZIT
( DIFFERENCE vs. THE OPPOSITE )
- FARKETMEK ile/ve/<> FARK'I FARKETMEK
( AWARENESS vs./and/<> TO NOTICE OF THE DIFFERENCE )
- FARKINDA OLMAK ile FARKINDALIK
( AWARE vs. AWARENESS )
( ملتفت ile مسبوق ile هشيار ile مطلع ile هوشيا ile باخبر ile واقف ile نسبوق بودن ile آگاه ile بر حذر ile ببااطلاع ile آگه ile هشياري ile هوشياري ile آگاهي )
( MOLTEFT ile MASBOGH ile NPASHYAR ile MOTAL ile TEOOSHYA ile BAKHBAR ile VAGHOF ile NASBOGH BODAN ile AGAH ile BAR HAZR ile ببااطلاع ile AGEH ile NPASHYARY ile TEOOSHYARY ile AGAHY )
- FARKINDA OLMAMAK ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< UMURUNDA OLMAMAK
- FARKINDALIK
( AWARENESS )
- FARKINDALIK ve/||/<>/< ÂN'A ODAKLANMA
- FARKINDALIK BİLİNÇ
( AWARENESS
CONSIOUSNESS )
- FARKINDALIK ile/ve/< BİLMEMEK
( Farkındalığın ilk koşulu, bilmemektir. )
- FARKINDALIK ile/ve/<> DAYANIŞMA
( AWARE/NESS vs./and/<> SOLIDARITY )
- FARKINDALIK ve/||/<>/>/< DENEYİMLEME
- FARKINDALIK ile/ve/||/<> DUYARLILIK
- FARKINDALIK ve/||/<> DUYGULARIN TANIMLANMASI
- FARKINDALIK ile/ve/<> İÇ GERİLİM
- FARKINDALIK ile/ve/||/<> MESAFELİ FARKINDALIK
( AWARENESS vs. DETACHED MINDFULNESS )
(1996'dan beri)