K ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 25.496 başlık/FaRk ile birlikte,
25.496 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(32/103)
- ENGINEERING :/yerine MÜHENDİSLİK
- ENGİNLEŞMEK ile ENGİN/LİK ile ENGİN GÖNÜLLÜ
- ENGLİK ile ALLIK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Yanağa sürülen kırmızı boya. )
- ENHANCE :/yerine ARTIRMAK
- ENİK/ENCİK[Ar.] ile SEG-PEÇE[Fars.]
( Kedi, köpek yavrusu. İLE Köpek yavrusu. )
- ENİKLEMEK ile ENİK
- ENİNE BOYUNA (DÜŞÜNMEK, DEĞERLENDİRMEK)
- ENJEKSİYON ile ENJEKTABL/E ile ENJEKTE ETMEK ile ENJEKTÖR
( İğne yapma. İLE İğneyle verilmeye elverişli. İLE İğneyle vermek. İLE İğne, şırınga. )
- ENJEKTE ETMEK ile ENJEKTE EDİLEBİLİR ile ENJEKSİYON ile ENJEKTÖR
( INJECT vs. INJECTABLE vs. INJECTION vs. INJECTOR )
( آمپول زدن ile اماله کردن ile تزريق کردن ile سوزن زدن ile زدني ile حقنه ile يک بيک ile تزريق ile اماله ile انژکتور )
( AMPOL ZADAN ile EMALEH KARDAN ile TAZARYGH KARDAN ile SOZAN ZADAN ile ZADANY ile HAGHANEH ile YK BEYK ile TAZARYGH ile EMALEH ile ANEZHEKTOR )
- ENJEKTE/ZERK ETMEK değil/yerine/= İÇİTMEK
- ENJOY :/yerine ZEVK ALMAK
- ENKAZ ile/değil/||/<> METRUK
- ENLEMSEL ile GENİŞ GÖRÜŞLÜLÜK
( LATITUDINARIAN vs. LATITUDINARIANISM )
( گسترده فکر ile متساهل ile وسيع نظري )
( GOSTARDEH FEKAR ile متساهل ile VESYE NAZARY )
- ENLİ/LİK ile ENLİCE
- ENSE YAPMAK ile ENSELENMEK
- ENSELEMEK ile ENSELENMEK ile ENSELETMEK ile ENSELEYEBİLMEK ile ENSE ile ENSE KÖKÜ ile ENSE ÇUKURU
- ENSELEMEK" ile "TEPELEMEK"
- ENSTANTANE değil/yerine/= KIPILIK
- ENSTRÜMANTAL ile ENSTRÜMANTALİZM ile ENSTRÜMANTAL MÜZİK
- ENSURE :/yerine SAĞLAMAK
- ENTEGRE OLMAK/ETMEK değil/yerine/= BÜTÜNLEŞ(TİR)MEK / KAYNAŞ(TIR)MAK
- ENTELEKTÜELLEŞTİRMEK ile ANLAŞILIRLIK
( INTELLECTUALIZE vs. INTELLIGIBILITY )
( عقلاني کردن ile قابليت فهم )
( AGHALANY KARDAN ile GHABELYT FANPAM )
- ENTER :/yerine GİRMEK
- ENTERNASYONAL ile ENTERNASYONALCİ/LİK ile ENTERNASYONALİST ile ENTERNASYONALİZM
- ENTER/O- ile ENTERAL/ENTERİK
( Bağırsak-, bağırsak [ile ilgili], -arası. İLE Bağırsak yoluyla, bağırsak [ile ilgili]. )
- ENTOLERANS/İNTOLERANCE[İng.] değil/yerine/= DAYANAMAMAZLIK, TAHAMÜLSÜZLÜK
- ENTRENSEK/İNTRENSEK/İNTRINSİC[İng.] değil/yerine/= İÇSEL
- ENTRİKA ile ENTRİKACI/LIK
- ENTÜBASYON ile ENTÜBE ile ENTÜBE ETMEK
( Borulama. İLE Borulanmış, boru takılmış. İLE Boru takmak. )
- ENÜK ile ENÜK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Aslan, sırtlan, kurt ve köpek yavrusu. İLE Dişlilerin dişi. )
- ENZİMATİK ETKİNLİK ile SUBSTRAT
( Enzimlerin katalizleme yeteneği. İLE Enzimlerin etkileşimde bulunduğu molekül. )
- EPİDEMİ ile EPİDEMİK
- EPİDEMİ ile EPİDEMİK ile EPİDEMİYOLOJİ
( Salgın. İLE Salgın [ile ilgili]. İLE Sağlık araştırma yöntembilim. )
- EPİGENETİK ile/||/<> GENETİK
( Epigenetik gen ifadesi İLE genetik gen dizisidir )
( Formül: Metilasyon İLE DNA dizisi )
- EPİGRAF değil/yerine/= TANIMLIK
- EPİK ile/ve/||/<> TRAJİK ile/ve/||/<> KOMİK
- EPİLEPSİ ile EPİLEPTİK
( EPILEPSY vs. EPILEPTIC )
( صرع ile حملهاي ile غشي ile مصروع ile صرعي )
( SARE ile HAMLEYAY ile غشي ile MASRAVO ile صرعي )
- EPİTELYAL ile EPİTELOİD ile EPİTELİZE ETMEK
( EPITHELIAL vs. EPITHELIOID vs. EPITHELIZE )
( برپوشي ile شبيه بشره اي ile بافت پوششي شدن )
( BARPUSHY ile SHABYYEH BESHAREH AY ile BAFT PUSHESHY SHODAN )
- EPRİMEK : EKŞİYİP BOZULMA
( Ekşiyip bozulmak. | Yemişin dura dura olgunlaşması, yumuşaması. | Erimek. )
- DOMATESTE:
ERCİK ile/ve/||/<> YUMURTALIK ile/ve/||/<> STİGMA ile/ve/||/<> DİŞİCİK
( Polen üreten eril üreme örgenidir. Domates çiçeklerinde altı eril örgeni bulunur. İLE/VE/||/<> Yumurta gözesi üreten dişil üreme örgenidir. Domates çiçeklerinde tek bir yumurtalık bulunur. İLE/VE/||/<> Yumurtalığın tepesinde bulunan ve poleni yakalayan yapıştırıcı bir yüzeye sahip bölümüdür. İLE/VE/||/<> Yumurtalığı ve stigmayı içeren dişil üreme örgenidir. )
( Domates çiçeği tozlaştığında, eril örgenlerden gelen polenler, dişil örgenlerdeki stigmaya yapışır. Polen tanesi, stigmaya yapıştıktan sonra polen tanesinden çıkan bir tüp, yumurtalığa kadar uzanır ve yumurta gözesiyle döllenme gerçekleşir. Bu döllenme sonucunda tohumlar oluşur.[Tohumlar, domatesin meyvesinin içinde bulunur. Tohumlar, domatesin yeni kuşağını oluşturmak için kullanılır.] )
- ERDEM ile ERDEMLİ/LİK ile ERDEMSİZ/LİK
- ERDEM ile FEDÂKÂRLIK
- ERDEM ve/||/<> TÜZE(HUKUK)
( Erdemin ölçüsü, tüze'dir. )
- ERDİRMEK ile ERDİREBİLMEK
- EREK ile EREKÇİ/LİK ile EREĞLİ ile EREKSEL/LİK ile EREKLİLİK ile EREK BİLİMİ ile EREK BİLİMSEL ile EREKSEL NEDEN
- EREK = GAYE = PURPOSE, END[İng.] = FIN[Fr.] = ZWECK[Alm.] = FINIS[Lat.] = TELOS[Yun. < TELEUTE]
- EREK ile/ve/||/<>/> GEREK
- EREK ile/ve "KIBLE"
- EREK ile/ve TAVIR
( AIM vs./and MANNER )
- ERGENLEŞMEK ile ERGEN/LİK ile ERGENE ile ERGENLİK ÇAĞI
- ERGENLİK ile ERGEN
( ADOLESCENCE vs. ADOLESCENT )
( بلوغ ile نوخاسته ile نوجوان )
( BELOGH ile NOKHASTEH ile NOJAVAN )
- ERGİMEK ile ERG ile ERGİ/LİK
- ERGİNLEMEK ile ERGİNLENMEK ile ERGİNLEŞMEK ile ERGİN/LİK
- ERGOMANİ/ERGOMANIA[İng.] değil/yerine/= İŞKOLİKLİK
- ERGONOMİ ile ERGONOMİK
- ERGON/OMİK değil/yerine/= İŞLEV/SEL
- ERGONOMİK değil/yerine/= KULLANIŞLI, ELVERİŞLİ
- ERİK ile AYNABAKAR
( ... İLE Büyük, yumurtamsı, kırmızımsı mavi renkli bir tür erik. )
- ERİK ile BARDAKERİĞİ
( ... İLE İri ve tatlı bir tür erik. )
- ERİK ile DOMUZ ERİĞİ
- ERİK ile MALTA ERİĞİ/YENİ DÜNYA
( PRUNUS DOMESTICA cum ERIOBOTRYA )
- ERİK ile MOGOLA ERİĞİ
- ERİK ile MÜRDÜMERİĞİ
( ... İLE Bir cins, küçük ve siyah erik. )
- ERİK ile TÜRBE
- ERİK ile/ve/||/<>/> ÜZÜM ile/ve/||/<>/> CEVİZ/KOZ
( [Yenilebilen] Dışı. İLE/VE/||/<>/> Hem dışı, hem de içi. İLE/VE/||/<>/> İçi. )
( Ekşi/tatlı. İLE/VE/||/<>/> Tatlı. İLE/VE/||/<>/> [ince zarı/kabuğu soyulmazsa] hem acı, hem de tatlı | Ne acı[ince zarı/kabuğu soyulursa], ne de tatlı. )
( Şeriat. İLE/VE/||/<>/> Tarikat. İLE/VE/||/<>/> Hakikat. )
( Çıktım erik dalına
Anda yedim üzümü
Bostan ıssı kakıyıp
Der ne yersin kozumu
Yunus Emre )
( Niyâzî Mısrî'nin şerhini (de) okumanızı salık veririz. )
- ERİK ile/ve/||/<> YÖRÜK
( Bahçeden uzak. İLE/VE/||/<> Kentten uzak. )
- ERİK/LİK ile ERİKA ile ERİK HOŞAFI ile ERİK RAKISI ile ERİK REÇELİ ile ERİK PESTİLİ ile ERİK MARMELADI ile ERİK KOMPOSTOSU
- ERİL YALANCI EŞEYSEL BOZUKLUK[Ar.] ile DİŞİL YALANCI EŞEYSEL BOZUKLUK[Ar.] ile ANORMAL EŞEYSEL GELİŞİM[Ar.]
( Erillik göstergesi/örgeni baskın gelen hünsâ. İLE Dişillik göstergesi/örgeni baskın gelen hünsâ. İLE [hukukta] Erillik ya da dişillik örgenlerinden her biri kendinde bulunan fakat bu örgenlerden birinin etkinliği, hareketi ve oluşumu ötekine baskın gelmediği ya da önde olmadığı gözönünde bulundurularak durumu belirgin olmayan hünsâ. )
( HÜNSÂ-Yİ RECÛLÎ ile HÜNSÂ-Yİ NİSÂÎ ile HÜNSÂ-İ MÜŞKÎL )
- ERİLLİK ile/ve/> İSTİKRAR
- ANLAK/ZEKÂ:
ERİLLİKTE ile/ve/||/<>/> DİŞİLLİKTE
( Bilgelik/hikmet. İLE/VE/||/<>/> Anlayış. )
- ERİNÇ, DİNGİNLİK = PEACE, REPOSE[İng.] = TRAQUILLITÉ[Fr.] = BERUHIGUNG[Alm.] = QUIETUS[Lat.]
- ERİNÇ/ORUNLUK/HUZUR ile/ve DİNGİNLİK
( BAYSAL: Erinç ve dinginlik içinde olan. )
- ERİNMEK ile ERİNLEŞMEK ile ERİN/LİK ile ERİNÇ ile ERİNÇLİ ile ERİNÇSİZ/LİK
- ERİNMEK ile UTANMAK
- ERİŞİLEBİLİRLİK ile ERİŞİLEBİLİR GİZİL GÜÇ
- ERİŞİLEMEZLİK ile ERİŞİLEMEZ
( INACCESSIBILITY vs. INACCESSIBLE )
( استبعاد ile منيع ile ممنوع الوصول )
( استبعاد ile منيع ile ممنوع الوصول )
- ERİŞKİN/LİK ile/ve YETKİN/LİK
- ERİŞMEK ile ERİŞİLMEK ile ERİŞTİRMEK ile ERİŞEBİLMEK ile ERİŞTİRİLMEK ile ERİŞ
- ERİŞMEK ile/ve/||/<> YETİŞMEK
- ERİTEN ile ERİTİCİ ile ERİYİK
( İçinde katı bir madde eriyebilen ya da katı bir maddeyi eritebilen sıvı. İLE Eritme özelliği olan. | Bir başka maddeyi eriten, çözündüren cisim. İLE İçinde katı bir madde erimiş bulunan sıvı, mahlul. )
- ERİTMEK ile ERİTİLMEK ile ERİTEBİLMEK ile ERİTİVERMEK ile ERİTİCİ
- ERİTROSİT ile/||/<> ERİTROPOİETİK
( Alyuvar. İLE/||/<> Alyuvar yapımı. )
- ERİYEBİLMEK ile ERİYİVERMEK
- ERK ile/ve EREK
( POWER vs./and PURPOSE )
- ERK ile ERKE
- ERK ile ERKE
- ERK = İKTİDAR, KUDRET = POWER[İng.] = POUVOIR, PUISSANCE[Fr.] = MACHT[Alm.] = PODER[İsp.]
- ERKEK ÇİÇEK = ZEHRE-İ MÜZEKKER = FLEUR MÂLE
- ERKEK OLMAK değil/yerine ÖNCE ADAM/İNSAN OLMAK, SONRA ERKEK OLMAK
( Ayrımlar yerine bütünlük üzerine düşünülerek yapılanmak gerek! )
- ERKEK değil/yerine ERİL
- ERKEK ile/ve KADIN
( Coşkusu başta ve fakat nispeten daha güçsüz. İLE/VE Coşkusu sonradan ve de güçlü. )
- ERKEKLENMEK ile ERKEKLEŞMEK ile ERKEKLEŞTİRMEK ile ERKEK/LİK ile ERKEKLİ ile ERKEKÇE ile ERKEKSİZ/LİK ile ERKEK FİŞ ile ERKEK İŞİ ile ERKEK BAKIR ile ERKEK DEMİR ile ERKEK FATMA ile ERKEK ORGAN ile ERKEK ERKEĞE ile ERKEK ANAHTAR ile ERKEK BERBERİ ile ERKEK MİLLETİ ile ERKEK TERZİSİ ile ERKEKLER HAMAMI ile ERKEKLİ KADINLI ile ERKEKLİK ORGANI
- ERKEN BAROK ile BAROK
- ERKEN ...:
(")BOŞANMA(")K ile/ve/değil/||/<>/< BOŞALMAK
- ERKEN DAVRANMAK yerine DÜŞÜNMEK/FELSEFE YAPMAK
- ERKEN ile ERKENCE ile ERKENCİ/LİK ile ERKEN TANI ile ERKEN BAHAR ile ERKEN UYARI ile ERKEN BUNAMA ile ERKEN BOŞALMA
- ERKETE/LİK ile ERKETECİ/LİK
- ERKİNCİLİK = SERBESTİYE = LIBERALISM[İng.] = LIBÉRALISME[Fr.] = LIBERALISMUS[Alm.] = LIBERALIS[Lat.] = LIBERACIÓN[İsp.]
- ERKİN/LİK ile ERKİNCİ/LİK
- ERNEK/ERNGEK ile ERNGEN
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Parmak. İLE Bekâr. )
- EROİN ile EROİNCİ/LİK
- EROS ile EROSÇU/LUK
- EROTİK ile EROTİK
( EROTIC vs. EROTICA )
( شهوت آميز ile شهوت انگيز ile وابسته به ile ادبيات عاشقانه )
( SHESOT AMYZ ile SHESOT ENGYZ ile VABASTEH BAH ile ADABYAT ASHGHANEH )
- EROTİK ile/ve PORNOGRAFİK
( İnsan gövdesinin, sevişmenin, düzüşmenin belirli bir sınır/konu çerçevesinde, çıplaklığını, eşeysel uyarıcılığını yansıtması/taşıması. İLE Sevişme ve düzüşmenin, eşeysel örgenlerin tüm çıplaklığı, yoğunluğu ve yakın çekimiyle sunulması. )
( Zevkli. İLE/VE Heyecanlandırıcı. )
- ERSEMEK ile ERSELİK/LİK
- ERTELEME ile/ve/||/<>/< ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK
- ERTELEMEK ile ERTELENMEK ile ERTELETMEK ile ERTELENEBİLMEK ile ERTELETEBİLMEK ile ERTELEYEBİLMEK
- ERTİK ile YOL
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( İşlek yol. İLE ... )
- ERÜK ile ERÜK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Şeftali, kayısı, erik gibi meyveler. İLE Duvar ya da duvara benzer şeylerin üzerindeki gedik ya da çatlak. )
- ERZİNCAN ile ERZİNCANLI/LIK
- ERZURUM ile ERZURUMLU/LUK
- EŞ ANLAMLI/LIK ile/ve ÇİFT ANLAMLI/LIK
- EŞ ANLAMLI/LIK ile/ve ÇOK ANLAMLI/LIK
- EŞ ANLAMLI/LIK ile/ve EŞ ZAMANLI/LIK
( SYNONYM vs./and SYNCHRONIZE )
- EŞ ANLAMLI/LIK ile/ve/değil YAYGIN ANLAMLI/LIK
- EŞ-DOST(LA GÖRÜŞMEK)
- ES VERMEK ile/değil/yerine VİRGÜL KOYMAK
- EŞ ile/ve ORTAK
( Allah'a şirk, eşe şerîk koşulmaz. )
( ZEVC/E ile/ve ŞERÎK[çoğ. ŞÜREKÂ] )
( SPOUSE vs./and PARTNER )
- EŞANTİYON/PROMOTIONAL MATERIAL[İng.] değil/yerine/= TANITMALIK
- EŞANTİYON değil/yerine/= ÖRNEKLİK
- KELEBEK(PAPILLON)[1973] ve/<>/> ESARETİN BEDELİ(SHAWSHANK REDEMPTION) ve/<>/> OZ ve/<>/> PRISON BREAK ve/<>/> KELEBEK(PAPILLON)[2018]
- ESAS değil/yerine/= DOĞRU/GERÇEK
- ESAS/ASIL ile/ve/||/<> DAYANAK
- ESASLANMAK ile ESASLANDIRMAK ile ESAS ile ESASİ ile ESASLI/LIK ile ESASSIZ/LIK ile ESAS DURUŞ ile ESAS VAZİYET
- ESCAPE :/yerine KAÇMAK
- EŞDEĞERLİ ile EŞDEĞERLİLİK ile EŞDEĞERLİLİK İLKESİ
( ... İLE ... İLE Sabit ivmelenen bir düzen(sistem) ile sabit genel çekim alanı, birbirinden ayırt edilemez. )
- EŞDEĞERLİLİK ile/ve/||/<> BÜTÜNLÜK
- EŞDEĞERLİLİK = MUADELET = EQUIVALENCY[İng.] = ÉQUIVALENCE[Fr.] = AEQUIVALENZ[Alm.]
- EŞDUYUM/DUYGUDAŞLIK/EMPATİ[İng. < EMPATHY < Yun.] ile/ve ÖZGECİLİK BEN DÜŞMANLIĞI DİĞERGÂMLIK[Fars.]["DİĞERKÂMLIK" değil!]/ALTURİZM/ALTRUİZM/ALTRUISM[İng.] ile/ve İNSAN SEVGİSİ/FİLANTROPİ[İng.;Fr. < Yun. PHILO-ANTHROPOS]
- ESEFLENMEK ile ESEF ile ESEFLİ
- EŞEK/EŞGEK/EŞYEK[dvnlgttrk] ile AHDERİY/YAHMÛR[Ar.]/GÛR[Fars.]
( ... İLE Yaban eşeği. [ÂNE: Dişil ve yabanî eşek. | Yabanî eşek sürüsü.] [BEYDÂNE: Yabani dişil eşek.] )
- EŞEK ile ASYA YABAN EŞEĞİ
( ... İLE Moğolistan'da. )
- EŞEK ve/<> DEVE
( İkisi de hangisi önündeyse onu takip eder/miş. :) )
- EŞEK ile EŞEK İŞİ
( DONKEY vs. DONKEYWORK )
( دراز گوش ile حمار ile خر ile الاغ ile خر کاري )
( DARAZ GUSH ile حمار ile KHAR ile ALAGH ile KHAR KARY )
- EŞEK[Ar.] ile EŞEKK[Ar.]
( Hayvan. İLE Çok şek sahibi, fazla ikircikli, tereddüd eden. [SEPTİK] )
- EŞEK ile/değil/yerine/>< EŞİK
( Eşiğe yatmayan, eşektir. )
- EŞEK ile HİMÂR
( ... İLE Eril eşek. )
- EŞEK ile KARAKAÇAN
( ... İLE Atgillerden, uzun kulaklı hayvan. | Odun kesme, duvar örme, sıva yapma vb. işlerde kullanılan üç ya da dört ayaklı sehpa. )
( ... cum EQUUS ASINUS )
- EŞEK ile YABANEŞEĞİ
( ... İLE Atgillerden, Hazar Denizi dolaylarında yaşayan, eşeğe çok benzeyen yaban hayvanı. )
( ... cum EQUUS ONAGER )
- EŞEKLEŞMEK ile EŞEK/LİK ile EŞEKÇE ile EŞEKÇİ/LİK ile EŞEK OTU ile EŞEK ARISI ile EŞEK İNADI ile EŞEK DAVASI ile EŞEK DİKENİ ile EŞEK HIYARI ile EŞEK KAFALI ile EŞEK MARULU ile EŞEK SIPASI ile EŞEK ŞAKASI ile EŞEK CENNETİ ile EŞEK MAYDANOZU
- EŞELEMEK ile DEŞMEK
( TO SCRATCH vs. TO DIG UP )
- EŞELEMEK ile EŞELENMEK ile EŞELEK
- EŞELEMEK ile KAZMAK/KAZIMAK
- ESEME/ESTEM/MANTIK ile/ve/<> ALGI DÜZENEĞİ(/"DÜŞÜNCE KALIBI")(/PARADİGMA)
- ESEME/MANTIK ile/ve/<> ANLAMA YÖNTEMİ
( LOGIC vs./and/<> METHOD OF MEANING )
- ESEME/MANTIK ile/ve/> ÇIKARIM
( LOGIC vs./and/> INFERENCE )
- ESEME = MANTIK = LOGIC[İng.] = LOGIQUE[Fr.] = LOGIK[Alm.] = LOGIKE[Yun.] = LÓGICA[İsp.]
- ESEME/MANTIK ve/||/<> BİLGİ
- ESENLEMEK ile ESENLEŞMEK ile ESEN/LİK ile ESENLER ile ESENLİKLİ
- ESERMEK ile ESER ile ESERSİZ/LİK ile ESER MİKTARDA
- EŞEŞEYSEL/LİK ile/değil HEMEŞEYSEL/LİK
( Eşeysel işlevler, beyin ve eşeşeysellik - Sinan Canan )
( [not] HOMOSEXUALITY vs./but BISEXUALITY )
- EŞEY ile EŞEYLİ/LİK ile EŞEYSEL/LİK ile EŞEYSİZ ile EŞEYLİ ÜREME ile EŞEYSİZ ÜREME
- EŞEYSELLİK/SEKS ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SARILMAK
( ... ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KOÇA )
- EŞEYSELLİK/SEKS:
"GÜÇ KAYBETMEK" ile/değil/yerine DENGELENMEK/UYUMLANMAK/FABRİKA AYARLARINA GERİ DÖN(DÜR)MEK
- EŞEYSELLİK/"SEKS YAPMAK" ile/ve/değil/yerine EŞEYSELLİĞİN HAKKINI TESLİM ETMEK
- EŞEYSELLİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ARKADAŞLIK/DOSTLUK
( BAHNÂME: Eşeysellik ilminden bahseden kitaplardır. [Daha önceleri tıp kitabı olarak çalışılmıştır.] )
(
ARKADAŞ-SEVGİLİ OLABİLMEK
Kişi, bazen arkadaşlarına sevgili gibi davranıyor. Sahipleniyor, kıskanıyor ama gırtlağına çökmeden. Tatlı tatlı flört ediyor ama sınırları aşmadan. Birlikte gülmekten ölüyor, çok ama çok eğleniyor, dağıtıyor, yerlere düşüyor, gecenin cılkını çıkarıyor ama o arkadaş ya, sevgili değil ya, hiç sorun olmuyor. Her şeyi konuşuyorlar, pek fazla sansür uygulamıyor, sürekli anlatıyorlar, fazlasıyla ilgili oluyor; kulaklarını kocaman kocaman açıp, dinliyor. En önemlisi de büyük bir coşkuyla sonsuza kadar yapılan işler üzerine konuşabiliyorlar, çünkü iş paylaşılabiliyor, birlikte benzer işler üretiliyor. Müthiş bir "zevkle" dedikodu yapabiliyor, hatta kendi karısını, kocasını, sevgilisini bile çekiştirebiliyor. Arkadaşlık, bu açıdan kişinin yaşamını sürdürebilmesi için büyük bir avantaj oluyor.Ama kişiler, sevgilisine her zaman arkadaş gibi davranamıyor. Bir kere, eleştiriler, haliyle bu kadar net dile getirilemiyor. Sevgiliyle bir arkadaşla konuşulduğu gibi her zaman rahat da konuşulamıyor. Tehlikeli sularda dolaşmaktan kaçınmak gerekiyor. Çünkü sonuçları var bunun, bedelleri var bunun, ödemek gerekiyor, burnundan fitil fitil getirebilir, dikkatli olmak gerekir, çünkü sevgililik onuru yaralanıyor. Kişiler, sevgiliyken, evliyken çok daha duyarlılaşıyor. En küçük davranışa bile "Bana bunu nasıl yapar?" oluyor. Oysa arkadaşının kaldırabileceği sınırlar çok daha geniş. Kişi, her zaman sevgiliyi dinlemek de istemiyor. Tüm gün başkalarını dinlemiş olduğundan sıkılmış oluyor, gına gelmiş oluyor. Ya da öteki, seni dinlemek istemiyor. Eve bir sessizlik çöküyor, "Tetiği ilk kim çekecek?" diye gergin bir bekleyişe giriliyor. Bir de tabii sevgiliyle ya da kocayla sabahlara kadar zıplanıp eğlenilemiyor. Kalabalık içinde işin içine baskalarının ne düşüneceği girdiğinden gerilim artıyor, "biz"i düşünmekten "ben" karambole gidiyor.
Sevgiliyle başka bir koza yaratılıyor, o koza içine giriliyor. Hiç itirazım yok, o da güzel ama ayrı kategorilerdeki ilişkiler gibi sanki: Arkadaş olunca başka şeyler paylaşılıyor, sevgili ya da evli olunca başka şeyler paylaşılıyor. Bana daha iyisi, bu iki kategoriyi birleştirebilmek gibi geliyor. Bunun ideal bir şey olduğunu düşünüyorum: Arkadaş-sevgili olabilmek. Hem arkadaşın, hem de sevgilin gibi olabileceğin biri, hem arkadaşlığı, hem de sevgililiği paylaşabileceğin biriyle üretmek, gülmek, ağlamak, konuşmak, çekiştirmek çok daha heyecan verici geliyor. Kolay bir şeyden söz etmiyorum tabii. Arkadaş gibi zamanı geldiğinde geri çekilebilmek, uygun düştüğünde de sevgili gibi saldırabilmek, bu iki rolü birbirine karıştırmadan oynayabilmek her baba yiğidin harcı değil. Ama yapabilenler de yok değil. Yapabilenler mutluluğu ve güzellikleri yakalayabiliyor.
DEĞERİNİ/Zİ BİLİN!
Kırlangıç, birine âşık olmuş.Penceresinin önüne konmuş, tüm cesaretini toplamış, tüylerini kabartmış, güzel durduğuna ikna olduktan sonra....
Küçük sevimli gagasıyla cama vurmuş.
Tık...tık...tık...
Adam, cama bakmış. Ama içeride kendi işleriyle ugraşıyormuş. Bir meşgulmüş, bir meşgulmüş! Kimmiş onu işinden alıkoyan?
Minik bir kırlangıç!
Heyecanlı kırlangıç, telâşını bastırmaya çalışarak, deriiin bir nefes almış, şirin gagasını açmış, sözcükler dökülmeye başlamış:
- Hey adam! Ben seni seviyorum. Nedenini, niçinini sorma! Uzun zamandır seni izliyorum. Bugün cesaret buldum konuşmaya. Lütfen pencereyi aç ve beni içeri al. Birlikte yaşayalım.
Adam, birden parlamış.
- Yok daha neler?
- Durduk yerde sen de nereden çıktın şimdi? Olmaz alamam! demiş.
Gerekçesi de sersemceymiş:
- Sen kuşsun! Hiç kuş, insana âşık olur mu?
Kırlangıç, mahçup olmuş. Başını önüne eğmiş. Ama pes etmemiş, bir süre sonra tekrar pencereye gelmiş, gülümseyerek bir kez daha denemiş:
- Adam, adam! Haydi aç artık şu pencereni. Al beni içeri! Ben sana dost olurum. Hiç canını sıkmam.
Adam kararlı ve ısrarlı:
- "Yok, yok! Seni içeri alamam" demiş. Biraz da kabaymış, sözü kısa kesmiş:
- İşim gücüm var, git başımdan!
Aradan bir zaman geçmiş, kırlangıç, son kez adamın penceresine gelmiş:
- "Bak soğuklar da başladı, üşüyorum dışarıda. Aç şu pencereyi al beni içeri. Yoksa, sıcak yerlere göç etmek zorunda kalırım. Çünkü, ben ancak sıcakta yaşarım. Pişman olmazsın, seni eğlendiririm. Birlikte yemek yeriz, bak hem sen de yalnızsın! Yalnızlığını paylaşırım..." demiş.
Bazıları, gerçekleri duymayı sevmezmiş. Adam bu yalnızlık sorununa içerlemiş. Pek sinirlenmış.
- Ben yalnızlığımdan memnunum demiş. Kuştan onu rahat bırakmasını istemiş. Düpedüz kovmuş. Kırlangıç, son denemesinden de başarısızlıkla çıkınca, başını önüne eğmiş, çekip gitmiş.
Yine aradan zaman geçmiş. Adam, önce düşünmüş, sonra kendine itiraf etmiş:
- "Hay benim akılsız başım!" demiş.
- Ne kadar aptallık ettim! Beklenmedik bir anda karşıma çıkan bir dostluk fırsatını teptim. Niye onun teklifini kabul etmedim? Şimdi böyle kös kös oturacağıma, zevkli vakit geçirirdik birlikte.
Pişman olmuş olmasına ama iş işten geçmiş. Yine de kendi kendini rahatlatmayı ihmal etmemiş:
- Sıcaklar başlayınca, kırlangıcım nasıl olsa yine gelir. Ben de onu içeri alır, mutlu bir yaşam sürerim.
Ve çok uzunca bir süre, sıcakların gelmesini beklemiş. Gözü yollardaymış. Yaz gelmiş, başka kırlangıçlar gelmiş. Ama... Onunki hiç görünmemış!
Yazın sonuna kadar penceresi açık beklemiş ama boşuna. Kırlangıç yokmuş!
Gelen başka kırlangıçlara sormuş ama gören olmamış. Sonunda danışmak ve bilgi almak için bir bilge kişiye gitmiş.
Olanları anlatmış. Bilge kışi, gözlerini adama dikmiş ve demiş ki:
- Kırlangıçların ömrü altı aydır...
* * * * *
Yaşamda bazı fırsatlar vardır, sadece bir kez elimize geçer ve değerlendiremezsek uçup gider.
Yaşamda bazı kişiler vardır, sadece bir kez karşımıza çıkar, değerini bilemezsek kaçıp gider. Ve asla geri gelmez. )
( [not] SEXUALITY vs./and/but/||/<>/< FRIENDSHIP
FRIENDSHIP instead of SEXUALITY )
- EŞEYSELLİK ile EŞEYSEL BİRLEŞME/BİRLİKTELİK
- EŞEYSELLİK/SEKS ve/> (İLK) TÖREN/ŞÖLEN
- EŞEYSELLİK = SEXOLOGY[İng.]
- EŞFAK[Ar. < ŞEFÎK] ile EŞFÂK[Ar. < ŞAFAK]
( Daha şefkatli, çok merhametli. İLE Şefkatler, merhametler, acımalar. )
- EŞİ-BENZERİ (BULUNMAMAK/OLMAMAK)
- EŞİĞE YATMAK ve/||/<>/>/< YOKLUĞA TALİP OLMAK
- EŞİĞİNİ YÜKSELTMEK ile/yerine KENDİNİ GELİŞTİRMEK
- EŞİK -ile/ve/değil
- EŞİK:
SEÇİCİ/LİK ile/ve/||/<>/> YÖNLÜ/LÜK ile/ve/||/<>/> KENDİNİ SÜRDÜRME EĞİLİMİ ile/ve/||/<>/> VERİ TAŞIMA KAPASİTESİ
- EŞİK ile/ve/||/<> ARALIK
- EŞİK ile/ve/||/<> AYRIT
( ... İLE/VE/||/<> İki düzlemin arakesiti. )
- EŞİK ile/ve/||/<> BEŞİK
- EŞİK ile/ve/||/<> BEŞİK
- EŞİK ile/ve GÖZERİMİ/UFUK
( THRESHOLD, EDGE vs./and HORIZON )
- EŞİK ile KATMAN
- EŞİK ile/ve/||/<> KIRILMA NOKTASI
- EŞİK ile KIYI
- EŞİK ile/ve/||/<> KURUCU UNSUR
- ESİN ile İLHAM VERİCİ ile İLHAM KAYNAĞI ile İLHAM VERMEK ile ESİNLENİLMİŞ
( INSPIRATION vs. INSPIRATIONAL vs. INSPIRATOR vs. INSPIRE vs. INSPIRED )
( وحي ile سروش ile الهام ile سروشي ile الهاما ile الهام دهنده ile الهام کردن ile دم فرو بردن ile الهام بخشيدن ile ملهم کردن ile الهامي ile ملهم )
( VAHY ile SOROSH ile ALELAM ile SOROSHY ile الهاما ile ALELAM DAHANDEH ile ALELAM KARDAN ile DAM FORO BARDAN ile ALELAM BAKHSHYDAN ile MALEHAM KARDAN ile الهامي ile MALEHAM )
- ESİNLEMEK ile ESİNDİRMEK ile ESİNLENMEK ile ESİNLENDİRMEK ile ESİN
- ESİP GÜRLEMEK
- ESİR ALMAK ile YAKALANDI
( CAPTURE vs. CAPTURED )
( اسير کردن ile به تصرف درآوردن ile تسخير ile گرفتار کردن ile غنيمت گرفتن ile دستگيري ile گرفتار )
( ASYR KARDAN ile BAH TASRAF DARAVARDAN ile TASKHYR ile GARAFTAR KARDAN ile GHENYMAT GARAFTAN ile DASTGYRY ile GARAFTAR )
- ESİR DÜŞMEK değil TESLİM OLMAMAK
- ESÎR[Ar.] değil/yerine/= TUTSAK
- ESİRGEME ile ESİRGEMEZLİK
- ESİRGEMEK ile ESİRGENMEK ile ESİRGEYEBİLMEK
- ESİRGEYİŞ ile ESİRGEYİCİ/LİK
- ESİRMEK ile ESİR/LİK ile ESİRE ile ESİRCİ/LİK ile ESİR KAMPI ile ESİR ALMACA ile ESİR PAZARI
- EŞİT HAK ile/ve/||/<>/>/< EŞİT PAYLAŞIM
- EŞİT OLMASINA YAKIN TUTMAYA ...:
ÇALIŞMAK ve/||/<> ÇABALAMAK
- EŞİT ile/ve BENZERLİK ile/ve FARK
( Benzerliklerin en üst olduğu nokta. İLE/VE Benzerliklerin ayrılmaya başladığı nokta/lar. İLE/VE Benzerliklerin en alt olduğu nokta. )
- EŞİT ile ÇİFT SAYILAR ile EŞİTLEMEK ile RAĞMEN ile AKŞAM ile AKŞAM PARTİSİ ile AKŞAM NAMAZI ile EŞİT OLARAK ile DÜZGÜNLÜK ile AKŞAM ŞARKISI
( EVEN vs. EVEN NUMBERS vs. EVEN OUT vs. EVEN THOUGH vs. EVENING vs. EVENING PARTY vs. EVENING PRAYER vs. EVENLY vs. EVENNESS vs. EVENSONG )
( تخت ile زوج ile حتي ile جفت ile اعداد جفت ile يکدست کردن ile يکنواخت کردن ile ولواينکه ile باوجوداينکه ile شام ile غروب ile غروبي ile شامگاه ile مسا ile سرشب ile عشا ile شامگاهي ile شب نشيني ile نماز مغرب ile به تساوي ile زوجيت ile سرود شامگاه )
( TAKHT ile ZOJ ile HATY ile JOFT ile EDAD JOFT ile YKODAST KARDAN ile YKONAVAKHT KARDAN ile ولواينکه ile باوجوداينکه ile SHAM ile GHROB ile غروبي ile SHAMGAH ile MOSA ile SARSHAB ile ESHA ile SHAMGAHY ile SHAB NESHYNEY ile NAMAZ MOGHARB ile BAH TASAVY ile ZOJYT ile SORUD SHAMGAH )
- EŞİT ile/ve/değil EŞİK
- EŞİT ile EŞİTTİR İŞARETİ ile EŞİT ile EŞİTLİK ile EŞİTLEMEK ile EŞİT OLARAK
( EQUAL vs. EQUAL SIGN vs. EQUAL TO vs. EQUALITY vs. EQUALIZE vs. EQUALLY )
( همال ile همبردار ile مساوي ile عديل ile همپايه ile متکافي ile يکسان ile برابر ile رمارم ile موازي ile مکافي ile همسان ile علامت تساوي ile معادل ile برابر با ile سواء ile يکساني ile تساوي انسان ile برابري ile اعتدال ile تساوي ile مساوات ile برابر کردن ile مساوي کردن ile مانند کردن ile عليالسويه ile متساويا ile بطور مساوي ile مساويا ile بالسويه ile به تساوي )
( همال ile NPAMBARDAR ile MOSAVY ile عديل ile همپايه ile متکافي ile YKESAN ile BARABAR ile RAMARAM ile MOVAZY ile مکافي ile NPAMSAN ile ALAMET TASAVY ile MOADEL ile BARABAR BA ile سواء ile YKESANY ile TASAVY ENSAN ile BARABARY ile ETEDAL ile TASAVY ile MOSAVAT ile BARABAR KARDAN ile MOSAVY KARDAN ile MANAND KARDAN ile عليالسويه ile متساويا ile BETOR MOSAVY ile مساويا ile بالسويه ile BAH TASAVY )
- EŞİT/DENK ile/ve/değil/||/<>/> AKRAN
- EŞİTLEME ile EŞDEĞERLİLİK
- EŞİTLEMEK ile DENKLEM ile EKVATOR
( EQUATE vs. EQUATION vs. EQUATOR )
( مساوي پنداشتن ile معادله ساختن ile يکسان فرض کردن ile برابر گرفتن ile معادله ile خت استوا ile دايره استوا ile خط استوا ile استواء )
( MOSAVY PANDASHTAN ile MOADELEH SAKHTAN ile YKESAN FARZ KARDAN ile BARABAR GARAFTAN ile MOADELEH ile KHT ESTAVA ile DAYRAH ESTAVA ile KHAT ESTAVA ile استواء )
- EŞİTLEMEK ile EŞİTLENMEK ile EŞİTLEŞMEK ile EŞİTLEŞTİRMEK ile EŞİTLEYEBİLMEK ile EŞİT/LİK ile EŞİTÇİ/LİK ile EŞİTSİZ/LİK ile EŞİTLİK EKİ ile EŞİT ÇENETLİ ile EŞİTLİK DERECESİ
- EŞİTLİK -ile
- EŞİTLİK ile AYNILAŞMAK
- EŞİT/LİK ile BAĞDAŞIK/LIK
- EŞİTLİK ile/ve/değil BERABERLİK
- EŞİT/LİK ile DENK/LİK
( MÜSÂVÎ[< SEVİYY] ile MÜTEKABİL[< KABL] )
(
| Kavram | Açıklama | Kullanım Alanları | Örnek |
|---|---|---|---|
| Eşit / Eşitlik | Aynı niceliğe, değere veya ölçüye sahip olma durumudur. | Matematik, hukuk, felsefe, sosyal bilimler | 2 + 3 = 5 ifadesinde sol ve sağ taraf birbirine eşittir. |
| Denk / Denklik | Aynı etkiye, sonuca ya da işlevselliğe sahip olma durumudur. | Matematik, mantık, eğitim, mühendislik | Bir dikdörtgen ile aynı alanı kaplayan bir paralelkenar denktir. |
(
| Anlamı | Kullanım Alanları | Örnek | |
|---|---|---|---|
| = (Eşittir) | İki tanımın tam olarak aynı değerde olduğunu gösterir. | Temel matematik, cebir, denklem çözme | 2 + 3 = 5 x=10 (x'in değeri 10'dur.) |
| ≡ (Denk ya da Özdeşlik) | İki tanımın belirli bir bağlamda, her zaman eşdeğer olduğunu gösterir. | Cebir, modüler aritmetik, mantık | Cebirde: (x + 1)2 ≡ x2 + 2x + 1 (Bu eşitlik, her x için doğrudur.) Modüler Aritmetikte: 17 ≡ 5 (mod 6) (17 ve 5, 6'ya bölündüğünde aynı kalanı verir.) |
- EŞİT/LİK ile/ve/değil EŞDEĞER/LİK
- EŞİT/LİK ile/ve/değil/<>/< EŞDEĞERLİ/LİK
- EŞİT/LİK ile/ve/= <> EŞİK/LİK
- EŞİTLİK ile/ve/değil/||/<>/< EŞİTLEYEN
- EŞİTLİK ile/ve/||/<>/> FIRSAT EŞİTLİĞİ
- EŞİTLİK ile/ve/değil/||/<> FIRSAT/OLANAK/KOŞULLAR EŞİTLİĞİ
- EŞİTLİK ile HAKKANİYET
( EQUALITY vs. JUSTICE/EQUITY )
- EŞİTLİK ve KONFOR
( Ancak mezarda olur. )
- EŞİTLİK = MÜSÂVÂT = EQUALITY[İng.] = ÉGALITÉ[Fr.] = GLEICHHEIT[Alm.] = AEQUALITAS[Lat.] = IGUALDAD[İsp.]
- EŞİT/LİK ile/ve/değil/||/<>/< ORTAK/LIK
- EŞİT/LİK ile/ve PARALEL/LİK
- EŞİTLİK ile/ve PAYLAŞIM
( EQUALITY vs./and SHARING )
- EŞİTLİK ve/=/||/<>/>/< SAVAŞÇILARI
( Özellikle hukuk mantığı ve tarihi açısından, "Eşitlik Savaşçısı[On The Basis of Sex]"'nı izlemenizi öneririz... )
(
)
- EŞİT/LİK ile/ve/<> UYUMLU/LUK
- EŞİTLİKÇİ ile EŞİTLİKÇİLİK
( EQUALITARIAN vs. EQUALITARIANISM )
( مساوات گري ile مساوات گراي ile مساوات گرايي ile مساوات گرائي )
( MOSAVAT GARY ile MOSAVAT GERAY ile MOSAVAT GERAYY ile مساوات گرائي )
- EŞİTLİK/TESÂVÎ ile TESÂVUK
- EŞİTSİZLİK ile/ve/||/<>/> BAŞKALDIRI
- EŞİTSİZLİK ile/ve DENGESİZLİK
- EŞİTSİZLİK ile/||/<> EŞİTLİK
( Eşitsizlik <,>, eşitlik = ilişkisidir )
( Formül: x>3 İLE x=3 )
- ESİZ ile ESİZLİK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Yaramaz, ele avuca sığmaz çocuk. İLE Kötülük. )
- EŞKAL/SURET/FİZİK değil/yerine/= GÖRÜNÜŞ/BİÇİM
- EŞKALİNİ TARİF ETMEK değil/yerine/= GÖRÜNÜŞÜNÜ TANIMLAMAK
- ESKATOLOJİK ile/ve/||/<>/> ONTOLOJİK
- ESKİ KÖYE, YENİ ÂDET GETİRMEK ve/değil/yerine/||/<> EZBER BOZMAK
- ESKİ ile/değil/yerine ANTİK
- ESKİ ile KLÂSİK
( OLD vs. CLASSICAL )
- ESKİ ile YIPRAK
( ... İLE Yıpranmış, aşınmış. )
- ESKİMEK ile ESKİTMEK ile ESKİLEŞMEK ile ESKİTİLMEK ile ESKİTEBİLMEK ile ESKİYEBİLMEK ile ESKİ/LİK ile ESKİL ile ESKİZ ile ESKİCE ile ESKİCİ/LİK ile ESKİ ÇAĞ ile ESKİ KURT ile ESKİ YAZI ile ESKİ DÜNYA ile ESKİ PÜSKÜ ile ESKİ TÜFEK ile ESKİ KAFALI/LIK ile ESKİ TOPRAK ile ESKİ ESERLER ile ESKİ GÖZ AĞRISI
- EŞKİN ile EŞKİNCİ/LİK ile EŞKİNLİ ile EŞKİNSİZ
- EŞKIYA/LIK ile EŞKIYACA
- ESKİYLE "SAVAŞMAK" ile/değil/yerine YENİSİNİ YARATMAK
- ESKİZ değil/yerine/= TASLAK
- ESKİZ değil/yerine/= TASLAK
- ESKORT ile ESKORTLUK ile ESKORTLAR
( ESCORT vs. ESCORTING vs. ESCORTS )
( اسکورت کردن ile بدرقه کردن ile همراه ile تشييع کردن ile همراهي کردن ile اسکورت ile تشييع ile مشايعت ile ملازمين )
( ESKORT KARDAN ile BADRAGHEH KARDAN ile CPEHMARAH ile TASHYYE KARDAN ile CPEHMARAHY KARDAN ile ESKORT ile TASHYYE ile مشايعت ile ملازمين )
- ESKRİM ile ESKRİMCİ/LİK
- ESLEMEK ile ESLEK
- EŞLEMEK ile EŞLENMEK ile EŞLEŞMEK ile EŞLEŞTİRMEK ile EŞLEŞEBİLMEK ile EŞLEK ile EŞLEM ile EŞLEKSEL
- EŞLERİN ÖRTÜŞMEZLİĞİ AÇMAZI(PARADOKSU)'NDA:
LEIBNIZ ve GEOMETRİ ile/ve/||/<> EŞLER ve ÖRTÜŞMEZLİK ile/ve/||/<> YERLERİN, UZAYDA FARKLILAŞMASI(1768)
( IMMANUEL KANT )
- EŞLİK ETMEK ile/ve KATILMAK
- EŞLİK ETMEK ile KONSORSİYUM
( CONSORT vs. CONSORTIUM )
( بهم جور کردن ile کنسرسيوم )
( BACPAM JOR KARDAN ile کنسرسيوم )
- EŞ/LİK ile/ve/||/<> DOLANIK/LIK
- EŞLİK ile EŞLİKÇİ ile EŞLİK ETMEK ile EŞLİK EDEN ile SUÇ ORTAĞI ile SONUÇLANDIRMAK ile BAŞARILI ile BAŞARI ile BAŞARILAR
( ACCOMPANIMENT vs. ACCOMPANIST vs. ACCOMPANY vs. ACCOMPANYING vs. ACCOMPLICE vs. ACCOMPLISH vs. ACCOMPLISHED vs. ACCOMPLISHMENT vs. ACCOMPLISHMENTS )
( دم گيري ile دم گير ile بدرقه کردن ile توام کردن ile مصاحبت کردن ile همراه رفتن ile مشيعت کردن ile بدرقه ile معاون جرم ile همداستان ile شريک جرم ile دستيار ile بهانجام رساندن ile مهذب ile باکمال ile صاحب کمال ile کامل شده ile کارکرد ile کمالات )
( DAM GYRY ile DAM GYR ile BADRAGHEH KARDAN ile TAVAM KARDAN ile MOSAHEBAT KARDAN ile CPEHMARAH RAFTAN ile MOSHYAT KARDAN ile BADRAGHEH ile MOAVAN JARAM ile NPAMDASTAN ile SHARYK JARAM ile DASTYAR ile BACPEHANJAM RESANDAN ile MANPAZB ile BAKAMAL ile SAHEB KAMAL ile KAMEL SHODEH ile KARKARD ile KAMALAT )
- EŞLİ/LİK ile EŞLİK
- EŞMEK ile EŞELEMEK
( Toprağı ya da toprak gibi yumuşak bir şeyi biraz kazmak. | Araştırmak, incelemek. İLE Dağıtıp karıştırmak. | Bir işin, sorunun aslını anlamaya çalışmak, kurcalamak. )
- ESMEK ile ESMERLEŞMEK ile ESMERLEŞTİRMEK ile ESMER/LİK ile ESMERCE ile ESMER UN ile ESMER KÜF ile ESMER AMBER ile ESMER ŞEKER ile ESMER BUĞDAY ile ESMER KÜFLER ile ESMER SU YOSUNLARI
- ESNA ile ESNAF/LIK ile ESNAF AĞZI ile ESNAF LONCASI
- ESNEK ile ESNEK
( FLEX vs. FLEXIBLE )
( منقبض کردن ile قابل انحناء ile قابل تغيير ile انحناء پذير ile قابل انعطاف ile انعطاف پذير )
( MONAGHABZ KARDAN ile GHABEL ENHENA ile GHABEL TAGHYYR ile ENHENA PAZYR ile GHABEL ENETAF ile ENETAF PAZYR )
- ESNEK ile EVRENSEL
- ESNEK ile/ve GENİŞ
- ESNEK ile HIZLI
( FLEXIBLE vs. FAST )
(1996'dan beri)