Bugün[13 Nisan 2026]
itibarı ile 26.682 başlık/FaRk ile birlikte,
26.682 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(32/108)


- EKSİK-GEDİK (GİDERMEK)


- EKSİK ile/değil/yerine EKSİKLİ

( [not] DEFICIENCY vs./but DEFECT WITH ...
DEFECT WITH ... instead of DEFICIENCY )


- EKSİK ile HATA ile KASIT

( LACKING/DEFICIENCY vs. MISTAKE vs. INTENTION )


- EKSİK ile YARI/M


- EKSİK ile ZAYIF

( LACKING/DEFICIENCY vs. WEAK )


- EKSİKLERİMİZLE/HATALARIMIZLA:
"SAKLAMBAÇ OYNAMAK" ile/değil/yerine/>< YAKALAMACA OYNAMAK


- EKSİKLERİ/Nİ TAMAMLAMAK ile/ve/değil/||/<> FAZLALIKLARI/NI ATMAK


- EKSİK/LİK ile/ve/||/<>/>/< EZİK/LİK


- EKSİK/LİK ile/değil/yerine FARKLI/LIK


- EKSİKLİK ile/ve GEREKSİNİM

( DEFICIENCY vs./and NEED )


- EKSİKLİK ile İŞTAHSIZLIK ile DİSİPLİN EKSİKLİĞİ ile EĞİTİM EKSİKLİĞİ ile BİLGİ EKSİKLİĞİ ile YETENEK EKSİKLİĞİ

( LACK vs. LACK OF APPETITE vs. LACK OF DISCIPLINE vs. LACK OF EDUCATION vs. LACK OF INFORMATION vs. LACK OF TALENT )

( فاقد بودن ile نبود ile عدم ile نداشتن ile عاري ile فقدان ile کم داشتن ile ناقص بودن ile بي اشتهايي ile بي انضباتي ile بي کمالي ile بي اطلاعي ile بي استعدادي )

( FAGHAD BODAN ile NABUD ile ADAM ile NADASHTAN ile ARY ile FAGHDAN ile KAM DASHTAN ile NAGHS BODAN ile BEY ESHTEHYAYY ile BEY ENZBATY ile بي کمالي ile BEY ETLAY ile BEY ESTEDADY )


- EKSİK/LİK ile/ve KÖTÜ/LÜK

( DEFICIENCY vs./and BAD/NESS )


- EKSİK/LİK ile/ve/değil/yerine ÖRTÜK/LÜK


- EKSİKLİK ile/ve/||/<> TAMAMLANAMAZLIK


- EKSİK/LİK ile/ve/||/<>/> YAKINMA/ŞİKÂYET


- EKSİK/LİK ile YETERSİZ/LİK

( "İstediğimiz bir şeyin", "olup" "olmaması", bizim için eşit değilse, hâlâ eksiğiz.
[Matlûbumuzun husûlü veya adem-i husûlü, nezdimizde, müsavî değilse, nâkısız!] )

( İstediğimiz oluyorsa "bir", olmuyorsa "bin" hayır aramak gerek. )

( DEFICIENCY vs. INSUFFICIENCY )


- EKSİKLİK ile/ve YOKSUNLUK

( DEFICIENCY vs./and DEPRIVATION )


- EKSİKLİKLER ile EKSİKLİK ile EKSİK ile AÇIK

( DEFICIENCIES vs. DEFICIENCY vs. DEFICIENT vs. DEFICIT )

( نواقص ile منقصت ile نقيصه ile ناقص ile ناکارآ ile کسر درآمد )

( NAVAGHS ile MONAQSAT ile NAGHYSEH ile NAGHS ile NAKARA ile KASAR DARAMAD )


- EKSİKLİ/LİK ile/ve TUTARSIZ/LIK

( DEFECTIVE/NES vs./and INCONSISTENCY )


- EKSİKSİZLİK = PERFECTION[İng., Fr.] = VOLLKOMMENHEIT[Alm.] = PERFECTIO[Lat.]


- EKSİLEREK BULAMAMAK/ULAŞAMAMAK ile/ve/değil/yerine ARTARAK BULAMAMAK/ULAŞAMAMAK


- EKSİLMEK ile EKSİKLENMEK ile EKSİ ile EKSİK/LİK ile EKSİN ile EKSİZ ile EKSİ UÇ ile EKSİKLİ ile EKSİKSİZ/LİK ile EKSİ SAYI ile EKSİK ETEK ile EKSİKSİZCE ile EKSİK ARTIK ile EKSİK GEDİK


- EKSİLTMEK ile EKSİLTİLMEK ile EKSİLTEBİLMEK ile EKSİLTİ ile EKSİLTİLİ


- EKŞİMEK ile EKŞİTMEK ile EKŞİTİLMEK ile EKŞİ/LİK ile EKŞİLİ ile EKŞİ YÜZ ile EKŞİ ELMA ile EKŞİ MAYA ile EKŞİ KİRAZ ile EKŞİ SURAT ile EKŞİ YONCA ile EKŞİLİ ÇORBA ile EKŞİ YONCAGİLLER


- EKŞİMİK ile EKŞİMİKLİ ile EKŞİMİKSİZ


- EKSİZE ETMEK ile EKSTİRPASYON ile EKSTRAKSİYON ile EKSTRİPİYE ETMEK ile ELÜSYON ile ENÜKLEASYON

( Kesip çıkarmak. İLE Tümüyle çıkarma. İLE Çekip çıkarma, öz eldeleme. İLE Tümüyle çıkarmak. İLE Yıkayarak ayırma. İLE [çevre dokudan soyularak] tümüyle çıkarma, çekirdeksizleştirme. )


- EKSOTERİK değil/yerine/= DIŞRAK


- EKSPANSE OLMAK ile EKSPANSİYON

( Genişlemek, genleşmek. İLE Genişleme, genleşme. )


- EKSPERİMANTALİZM[Fr. < EXPÉRIMENTALISME] değil/yerine/= DENEYSELCİLİK


- EKSPERİMENTALİZM/EXPERIMENTALISM[İng.] değil/yerine/= DENEYİMCİLİK


- EKSPLİSİT/EXPLICIT[İng.] değil/yerine/= AÇIK


- EKSPLORASYON/EKSPLORE ETMEK ile. AÇIP İNCELEME


- EKSPRESYONİZM[Fr. < EXPRESSIONISME] değil/yerine/= DIŞA VURUMCULUK


- EXTENSIVE PROPERTY[İng.] ile/değil/yerine/= EKSTENSİF ÖZELLİK


- EKSTERNAL ile EKSTERNE ETMEK

( Dışsal, dış [ile ilgili]. İLE Taburcu etmek, hastaneden çıkarmak. )


- EKSTRAVERSİYON/EXTRAVERSION[İng.] değil/yerine/= DIŞA DÖNÜKLÜK


- EKSTRE ile EKSTREM/LİK


- EKTİRMEK ile EKTİ/LİK ile EKTİ PÜKTÜ


- EKTOPİ ile EKTOPİK

( Yer dışılık [örgen]. İLE Yer dışı [örgen]. )


- EKVATOR değil/yerine/= EŞLEK


- EKZİSTANSİYALİZM değil/yerine/= VAROLUŞÇULUK


- EKZOFİTİK ile EKZOJEN ile EKZOKRİN ile EKZOTERİK ile EKZOTOKSİN

( Dışa büyüyen. İLE Dışsal, dış kaynaklı. İLE Dış salgı. İLE Dışsal, dış kaynaklı. İLE Dış ağı/zehir. )


- EKZOTERMİK ile/||/<> ENDOTERMİK

( Ekzotermik ısı verir İLE endotermik ısı alır )

( Formül: ΔH < 0 → Ekzotermik\nΔH > 0 → Endotermik\nΔG < 0 → Kendiliğinden )


- EL ATMAK ile ELE ALMAK


- EL BEBEK, GÜL BEBEK (BAKMAK, YETİŞTİRMEK)


- EL ELE (VERMEK)


- EL-ENSE (ÇEKMEK/YAPMAK)


- EL-ETEK (ÇEKMEK/ÖPMEK) ile/değil/yerine/>< ELİNİ-ETEĞİNİ ÇEKMEK


- EL KONULABİLİR ile EL KONULABİLİR ile EL KOYMAK ile EL KONULDU ile MÜSADERE

( CONFISCABLE vs. CONFISCATABLE vs. CONFISCATE vs. CONFISCATED vs. CONFISCATION )

( قابل توقيف ile ضبط کردن ile مسدود کردن ile مصادره کردن ile مضبوط ile ضبط )

( GHABEL TOGHYFE ile ZABT KARDAN ile MASDUD KARDAN ile MOSADAREH KARDAN ile مضبوط ile ZABT )


- EL TERLEMESİ'NDE:
SOĞUK ile SICAK

( Stres. İLE Hipertroid. )


- EL TUTMAK -ile

( DERVİŞ OLMAK )


- EL ile/ve/< BAŞ PARMAK

( Parmakları ve eli, el yapan, başparmaktır, başparmağın işlevselliğidir. )


- EL ile/ve/değil EŞİK


- ELASTİK[Fr. < ÉLASTIQUE] değil/yerine/= ESNEK


- ELASTİKÎ, ELASTİK[Osm.] / ELASTIC[İng.] / ELASTIQUE[Fr.] / ELASTISCH, ELASTISCH, ELASTIZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELASTİK, ESNEK/LİK


- ELASTİK İLE PLASTİK İLE KIRILGAN İLE SÜNEK ile/||/<> MALZEME DAVRANIŞLARI

( Mekanik gerilme altında malzeme tepkileri. )

( Formül: σ = Eε (Hooke) )


- ELASTİK İLE PLASTİK İLE VİSKOELASTİK ile/||/<> MALZEME DAVRANIŞLARI

( Malzemelerin stres altındaki üç temel deformasyon türü. )

( Formül: σ = Eε )


- ELASTİK/ELASTIC[İng.]/ELASTISITE ile ESNEK/LİK


- ELASTİK ile ESNEKLİK

( ELASTIC vs. ELASTICITY )

( لاستيکي ile سبک روح ile قابل ارتجاع ile کشي ile جهندگي ile ارتجاع ile حالت ارتجاعي )

( LASTYKY ile SABAK RUH ile GHABEL ERTAJA ile KESHY ile جهندگي ile ERTAJA ile HALT ERTAJAY )


- ELASTİK/LİK ile ELASTİKİ


- ELASTISITE/ELASTICITY[İng.] değil/yerine/= ESNEKLİK


- ELAZIĞ ile ELAZIĞLI/LIK


- ELBİSE/LİK ile ELBİSELİ ile ELBİSESİZ/LİK ile ELBİSE ASKISI ile ELBİSE DOLABI


- ELÇEK ile ELÇEKLİ


- ELCİ ile ELCİK


- ELÇİ/HABERCİ değil/yerine/= ULAK


- ELÇİ/LİK ile ELÇİM ile ELÇİLİK UZMANI


- ELDE EDERSEK["ELDE EDİNİRSEK" değil!] ile EDİNİRSEK


- ELDE ETMEK ile/ve/değil EDİNMEK


- ELDE ETMEK ile/değil/yerine EDİNMEK


- ELDE ETMEK ile/değil/yerine GERÇEKLEŞTİRMEK


- ELDE ETMEK ile/ve KORUMAK


- ELDE ETMEK ile NEDEN OLMAK


- ELDE ETMEK ile/ve/değil TAHSİL ETMEK


- ELDE ETMEK ile/değil/yerine YAŞAMAK


- ELDE ile ELDEN ile ELDECİ/LİK ile ELDELİ ile ELDESİZ ile ELDE BİR ile ELDEN ELE ile ELDEN DÜŞME


- ELDEN-AYAKTAN (DÜŞMEK)


- ELDEN-AYAKTAN DÜŞMEK ile ELİNİ-AYAĞINI ÇEKMEK


- ELDEN ELE (VERMEK)


- ELE ALMAK ile SUNMAK


- ELE ALMAK ile TARTIŞMA

( "DISCUSS" vs. ARGUE )


- ELE ALMAK ile TARTIŞMA

( DISCUSS vs. ARGUE )


- ELE "GEÇİRMEK" ile/değil/yerine "ELDE ETMEK"


- ELE GEÇİRMEK ile/ve/değil/||/<>/>/< YÖNETEBİLMEK

( )


- ELE GÜNE REZİL OLMAK değil İL'E(DEVLET'E) KÜN'E(HALK'A) REZİL OLMAK


- ELE KARIŞMAK ve/||/<>/> YELE KARIŞMAK


- ELE-AVUCA (SIĞMAMAK)


- ELECT :/yerine SEÇMEK


- ELECTRICITY :/yerine ELEKTRİK


- ELECTRONIC :/yerine ELEKTRONİK


- ELEK ile/değil ÇALKAR/ÇALKAK/ÇALKAĞI

( ... İLE/DEĞİL Tahıl tanesini, yabancı nesnelerden ayırmaya ya da tohumlukta kullanılacak tahılı ayırmaya yarayan, döner kalburlu araç. )


- ELEK ile/değil GIRBÂL[Ar. çoğ. GARÂBİL]

( ... İLE/DEĞİL İri delikli elek. )


- ELEK ile/ve SÜZGEÇ


- ELEK ile/ve/değil/<> SÜZGEÇ/KEVGİR


- ELEK ile/ve TEPİR/LEÇER

( ... İLE/VE Tahılı saman ve kavuzlardan ayırmaya yarayan, kıldan ya da kamıştan yapılmış elek. )


- TROMMEL[İng.] / CIBLE ROTATIF[Fr.] / SIEBTROMMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEK


- ELEKLEMEK ile ELEK/LİK ile ELEKÇİ/LİK


- ELEKTRİK

( ELECTRICITY )


- ELEKTRİK ÇARMASINDA:
"VURMAK" değil/yerine/>< İTMEK


- ELEKTRİK ile/ve/||/<>/> AMPUL[Fr./Lat. < AMPOULE]

( Maddenin elektron, pozitron, proton vb. parçacıklarının hareketleriyle ortaya çıkan enerji türü. | Bu enerjinin gündelik yaşamda kullanılan biçimi. | Bu enerjiden elde edilen aydınlanma. | Fiziğin, bu enerji ile oluşan olaylarını inceleyen kolu. | Çarpıcılık, cazibe, canlılık. İLE/VE/||/<>/> İçinde, elektrik akımı ile akkor durumuna gelerek ışık verebilen bir iletkeni bulunan, havası boşaltılmış cam şişe. | İçinde sıvı durumda ilaç bulunan, kapalı cam tüp. )


- ELEKTRİK ile/||/<> ARK[İng.]

( ... İLE/||/<> Elektrik akımı atlaması. )


- BERKİYE, KEHRİBAR[Osm.] / ELECTRICITY[İng.] / ÉLECTRICITÉ[Fr.] / ELEKTRISITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK


- ELEKTRİK[: TUTMAK] değil/yerine/= ÇINGI/ÇAKILGAN/YALDIRIK/SEYYÂRE-İ KEHRİBÂRİYE


- ELEKTRİK ile ELEKTRİKLİ SANDALYE ile ELEKTRİKLİ OCAK ile ELEKTRİK IŞIĞI ile ELEKTRİK SANTRALİ ile ELEKTRİKLİ TIRAŞ MAKİNESİ ile ELEKTRİK ÇARPMASI ile ELEKTRİK KIVILCIMI ile ELEKTRİK ile ELEKTRİK DEVRESİ ile ELEKTRİK GÜCÜ ile ELEKTRİK ÇARPMASI ile ELEKTRİKÇİ ile ELEKTRİK ile ELEKTRİK DİREĞİ ile ELEKTRİKLENDİRMEK ile ELEKTROT ile ELEKTROLİZ ile ELEKTROLİTİK ile ELEKTROMIKNATIS ile ELEKTROMETRE ile ELEKTROMOTOR ile ELEKTRON ile ELEKTRONİK ile ELEKTRONİK ile ELEKTROLİZLE ile ELEKTROSKOP ile ELEKTROSTATİK ile ELEKTROTİP

( ELECTRIC vs. ELECTRIC CHAIR vs. ELECTRIC COOKER vs. ELECTRIC LIGHT vs. ELECTRIC PLANT vs. ELECTRIC RAZOR vs. ELECTRIC SHOCK vs. ELECTRIC SPARK vs. ELECTRICAL vs. ELECTRICAL CIRCUIT vs. ELECTRICAL POWER vs. ELECTRICAL SHOCK vs. ELECTRICIAN vs. ELECTRICITY vs. ELECTRICITY POLE vs. ELECTRIFY vs. ELECTRODE vs. ELECTROLYSIS vs. ELECTROLYTIC vs. ELECTROMAGNET vs. ELECTROMETER vs. ELECTROMOTOR vs. ELECTRON vs. ELECTRONIC vs. ELECTRONICS vs. ELECTROPLATE vs. ELECTROSCOPE vs. ELECTROSTATIC vs. ELECTROTYPE )

( برق دهنده ile الکتريکي ile برقي ile اعدام بوسيلهبرق ile اجاق برقي ile چراق برق ile کارخانه برق ile خودتراش ile برق زدگي ile جرقه برقي ile الکتريک ile مداربرقي ile انرژي برقي ile برق گرفتگي ile سيمکش ile مکانيک برق ile برق ile لکتريسيته ile دکل ile دکل برق ile برق زده کردن ile الکتريکي کردن ile الکترود ile برقکافت ile الکتروليتي ile الکترو مغناطيس ile کهرباسنج ile برق زا ile برق سنج ile الکتروموتور ile موتور الکتريکي ile الکترون ile الکترونيک ile الکترونيکي ile آب دادن فلزات ile آبکاري کردن ile برق نما ile برق ياب ile الکترواستاتيکي ile برق نگاري ile گراورسازي برقي )

( BARGH DAHANDEH ile ELEKTERYKY ile BARGHY ile EDAM BOSYLAHABARGH ile EJAGH BARGHY ile CHARAGH BARGH ile KARKHANEH BARGH ile KHODTARASH ile BARGH ZADEGY ile JARGHEH BARGHY ile ELEKTERYK ile مداربرقي ile ENRZHY BARGHY ile BARGH GARAFTAGY ile SYMAKESH ile MAKANYK BARGH ile BARGH ile LEKTERYSYTAH ile DEKL ile DEKL BARGH ile BARGH ZADEH KARDAN ile ELEKTERYKY KARDAN ile ELEKTROD ile BARGHEKAFT ile ELEKTROLYTY ile ELEKTRO MOGHENATYS ile KONPARBASANJ ile BARGH ZA ile BARGH SANJ ile ELEKTROMOTOR ile MOTOR ELEKTERYKY ile ELEKTRON ile ELEKTRONYK ile ELEKTRONYKY ile AB DADAN FELZAT ile ABKARY KARDAN ile BARGH NAMA ile BARGH YAB ile ELEKTROESTATYKY ile BARGH NEGARY ile GERAVARSAZY BARGHY )


- ELEKTRİK ve/||/<> ISI

( ELECTRICITY and/||/<> HEAT )


- ELEKTRİK ile/||/<> MANYETİZMA

( Elektromanyetizma temelleri )

( André-Marie Ampère tarafından 1820 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1775-1836) (Ülke: Fransa) (Alan: Fizik, Matematik) (Önemli katkıları: Elektrodinamik, amper birimi) )


- ELEKTRİK ile/||/<> PİL

( İlk elektrik pili (Volta pili) )

( Alessandro Volta tarafından 1800 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1745-1827) (Ülke: İtalya) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Elektrik pili, volt birimi) )


- ELEKTRİK ile/ve/||/<>/> VAMPİR ELEKTRİK


- ÉLECTRIFIER[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKLEMEK


- ELEKTRİKLERİ/IŞIKLARI KAPATMAK fizik ELEKTRİĞİ KESMEK/IŞIĞI KAPATMAK

( Elektriğin ve ışığın, çoğulu olmaz! )


- ELEKTRİKLİ ÜRÜNLERİN KABLOLARINI:
PRİZE TAKTIKTAN SONRA AYGITA BAĞLAMAK değil ÖNCE AYGITA KABLOSUNU TAKIP SONRA PRİZE TAKMAK


- ELECTRIC VISCOSITY[İng.] / VISCOSITÉ ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHE VISKOSITÄT/ZÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL AĞDALILIK


- ELEKTRİKSEL İLETKENLİK ile/ve/||/<> MANYETİK İLETKENLİK

( Bir nesnenin elektrik akımını iletme yeteneği. İLE/VE/||/<> Bir nesnenin manyetik akışı iletme yeteneği. )


- ELEKTRİKSEL İLETKENLİK ile/ve/||/<> TERMAL İLETKENLİK

( Bir nesnenin elektrik akımını iletme yeteneği. İLE/VE/||/<> Bir nesnenin ısıyı iletme yeteneği. )


- ELECTRIC INSTABILITY[İng.] / INSTABILITÉ ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHE INSTABILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL KARARSIZLIK


- ELECTRICAL LENGTH[İng.] / LONGUEUR ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHE LÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL UZUNLUK


- ISOLATION ÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL YALITKANLIK


- ELECTRODYNAMICS[İng.] / ÉLECTRODYNAMIQUE[Fr.] / ELEKTRODYNAMIK[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRO DEVİNBİLİM/DİNAMİK


- ELECTROACOUSTIC PRESSURE[İng.] / PRESSION ÉLECTROACOUSTIQUE[Fr.] / ELEKTROAKUSTISCHER DRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROAKUSTİK BASINÇ


- SAVT-İ BERKÎ, SAVT-İ ELEKTRİKÎ[Osm.] / ELECTROACOUSTICS[İng.] / ÉLECTROACOUSTIQUE[Fr.] / ELEKTROAKUSTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROAKUSTİK


- ELEKTRODİNAMİK ile ELEKTROGRAFİK

( ELECTRODYNAMIC vs. ELECTROGRAPHIC )

( الکتروديناميک ile الکتروگرافيک )

( ELEKTRODYNAMYK ile ELEKTROGRAFYK )


- ELEKTRODİNAMİK ile/ve/=/||/<>/> ELEKTROMANYETİK


- ELECTROPHOTOGRAPHY[İng.] / ELEKTROFOTOGRAFIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROFOTOĞRAFÇILIK


- ELEKTROGASDYNAMIK[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROGAZDİNAMİK


- ELECTROCHEMICAL REVERSIBILITY[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROKİMYASAL TERSİNİRLİK


- ÉLECTROCINÉTIQUE[Fr.] / ELEKTROKINETIK[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROKİNETİK


- ELEKTROLİTİK NAKİL[Osm.] / ELECTROLYTIC CONDUCTIVITY/CONDUCTANCE[İng.] / CONDUCTIBILITÉ ÉLECTROLYTIQUE[Fr.] / ELEKTROLYTISCHE LEITFÄHIGKEIT/KONDUKTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK İLETKENLİK


- ELEKTROLYTISCHER WÄRKLEITWERT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK ISIL İLETKENLİK


- ELECTROLYTIC TANK[İng.] / CUVE ÉLECTROLYTIQUE[Fr.] / ELEKTROLYTISCHE TANK[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK TANK


- ELEKTROMANYETİK ÇEŞİTLİLİK ile/ve/||/<> GÖRÜNÜR ÇEŞİTLİLİK

( Tüm elektromanyetik dalga boylarını kapsayan yelpaze. İLE/VE/||/<> İnsan gözüyle görülebilen elektromanyetik dalga boylarını kapsayan yelpaze. )


- ELEKTROMANYETİK değil/yerine/= ÇINGIKAPGILI


- ELECTROMAGNETIC[İng.] / ÉLECTROMAGNÉTIQUE[Fr.] / ELEKTROMAGNETISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİK


- ELEKTROMANYETİK ile ELEKTROMANYETİK GÜÇ ile ELEKTROMANYETİK DALGALAR


- ELEKTROMANYETİZMA değil/yerine/= ÇINGIKAPGILIK


- ELEKTROMOTOR GÜÇ ile/ve/||/<> POTANSİYEL FARK

( Bir devrede elektrik akımını oluşturan güç. İLE/VE/||/<> İki nokta arasındaki elektriksel potansiyel farkı. )


- FORCE ÉLECTROMOTRICE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMOTOR KUVVET (EMK)


- OPTIQUE ÉLECTRONIQUE[Fr.] / ELEKTRONENOPTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON OPTİĞİ


- ELEKTRONEGATITIVITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRONEGATİFİK


- ELECTRON NEGATIVITY[İng.] / ELECTRONEGATIVITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRONEGATİFLİK


- ELEKTRONEGATİFLİK ile/||/<> ELEKTROPOZİTİFLİK

( Elektronegatiflik elektron çekme İLE elektropozitiflik elektron verme eğilimi )

( Formül: χ_Pauling İLE χ_A - χ_B = 0.208√(E_AB - √(E_AA·E_BB)) )

( Wolfgang Pauli tarafından 1932 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1901-1994) (Ülke: ABD) (Alan: Kimya) (Önemli katkıları: Kimyasal bağ teorisi, protein yapısı) (Nobel: 1954) )


- ELEKTRONEGATİFLİK ile İYONLAŞMA ENERJİSİ

( Bir atomun elektron çekme yeteneği. İLE Bir atomdan bir elektron koparmak için gerekli enerji. )


- ELEKTRONISCHE LEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRONİK İLETKENLİK


- ELEKTRONİK ile ÇALINTI


- ELEKTRONİK değil/yerine/= ÇINCALIK


- ELEKTRONİK ile ELEKTRONİKÇİ/LİK ile ELEKTRONİK İMZA ile ELEKTRONİK SAAT ile ELEKTRONİK BEYİN ile ELEKTRONİK MÜZİK ile ELEKTRONİK POSTA ile ELEKTRONİK SAZLAR ile ELEKTRONİK ÇALGILAR


- ELECTROOPTICS[İng.] / ÉLECTRO-OPTIQUE[Fr.] / ELEKTROOPTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROOPTİK


- ELECTROPOSITIVITY[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROPOZİTİFLİK


- ELECTROSTATIC LENS[İng.] / LENTILLE ÉLECTROSTATIQUE[Fr.] / ELEKTROSTATISCHE LINSE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROSTATİK MERCEK


- BERKİYE-İ SÂKİNE, ELEKTRÎK-İ SÂKİNE, SÂKİN ELEKTRİK[Osm.] / ELECTROSTATICS, STATIC ELECTRICITY[İng.] / ÉLECTROSTATIQUE[Fr.] / ELEKTROSTATIK, RUHEELEKTRIZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROSTATİK


- ELEKTROSTATİK ile/ve/||/<> ELEKTRODİNAMİK

( Durağan elektrik yüklerinin incelenmesi. İLE/VE/||/<> devimli elektrik yüklerinin incelenmesi. )


- ELEKTROSTATİK ile/||/<> ELEKTRODİNAMİK (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)

( Elektrostatik durgun, elektrodinamik hareketli yükleri inceler )

( Formül: Durgun İLE hareketli )


- ELEKTROSTATİK ile ELEKTROSTATİK SERPME


- ELECTRODE CHARACTERISTIC[İng.] / CARACTÉRISTIQUE DE L'ÉLECTRODE[Fr.] / ELEKTRODENCHARAKTERISTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROT KARAKTERİSTİĞİ


- ELEM ile ELEME ile ELEMLİ ile ELEMELİ ile ELEMSİZ/LİK ile ELEMESİZ ile ELEME SINAVI


- ELEMAN ile ELEMANLI ile ELEMANSIZ/LIK ile ELEMAN SAYISI


- ELEMEK ile ORTADAN KALDIRILDI ile ORTADAN KALDIRMAK ile ELİMİNASYON

( ELIMINATE vs. ELIMINATED vs. ELIMINATING vs. ELIMINATION )

( مرتفع ساختن ile از ميان برداشتن ile برچيده کردن ile محوکردن ile رفع کردن ile محو کردن ile محذوف ile محوسازي ile حذف ile رفع ile حذفي )

( MORTAF SAKHTAN ile AZ MYAN BARDASHTAN ile BARCHYDAH KARDAN ile MAHVKARDAN ile RAF KARDAN ile MAHV KARDAN ile MOHAZOF ile MAHVSAZY ile HAZF ile RAF ile HAZFY )


- ELEMENT ile/||/<> BİLEŞİK

( Element tek tür atomdan İLE bileşik farklı atomlardan oluşur )

( Formül: O₂ (element) İLE H₂O (bileşik) )


- ELEMENT değil/yerine/= ÖGEDEK


- CRITICAL MAGNITUDE[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK BÜYÜKLÜK


- CRITICAL ASSEMBLY[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK DÜZENEK


- CRITICAL OPALESCENCE[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK OPAKLIK


- CRITICAL TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE CRITIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK SICAKLIK


- CRITICAL FREQUENCY[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK SIKLIK


- CRITICALITY[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİKLİK


- ELEŞTİRİ:
REDDETMEK değil/yerine/>< GÖZDEN GEÇİRMEK


- ELEŞTİRİ/TENKİD ile/ve/||/<> MİHENK/MİHENGE/ÖLÇÜYE (BAŞ)VURMAK


- ELEŞTİRİ ile/ve/= BİLİNÇ/SİZLİK / ŞUUR/SUZLUK

( CONSCIOUSNESS vs./and/= CRITIQUE )


- ELEŞTİRİ ve DEVİNİM/DİNAMİK

( CRITIQUE and DYNAMICS )


- ELEŞTİRİ ile/ve/> DİKKAT ÇEKMEK ile/ve/> ABARTMAK


- ELEŞTİRİ ile/ve/değil/||/<>/< GİZLİ HAYRANLIK


- ELEŞTİRİ = TENKİT = CRITICAL[İng.] = CRITIQUE[Fr.] = KRITIK[Alm.] = KRITIKE[Yun.] = CRÍTICO[İsp.]


- ELEŞTİRİLEBİLMEK ile ELEŞTİRİ ile ELEŞTİRİM ile ELEŞTİRİŞ ile ELEŞTİRİCİ/LİK ile ELEŞTİRİMCİ/LİK ile ELEŞTİRİSEL/LİK


- ELEŞTİRME ile ELEŞTİRMEN/LİK ile ELEŞTİRMECİ/LİK ile ELEŞTİRMELİ


- ELEŞTİRMEK ÜZERE BİLGİ TOPLAMAK/CIMBIZLAMAK ile/değil/>< (TAM/DOĞRU/SAMİMİ) DİNLEMEK


- ELEŞTİRMEK ile/ve/||/<>/> DEĞİŞ(TİR)MEK


- ELEŞTİRMEK ile ELEŞTİRİLMEK


- ELEŞTİRMEN ile KRİTİK ile KRİTİK NOKTA ile KRİTİK DEĞER ile ELEŞTİRMEK ile ELEŞTİRİ ile ELEŞTİRMEK ile ELEŞTİRMENLER

( CRITIC vs. CRITICAL vs. CRITICAL POINT vs. CRITICAL VALUE vs. CRITICISE vs. CRITICISM vs. CRITICIZE vs. CRITICS )

( عيب گور ile نقدگر ile نکوهشگر ile انتقاد کننده ile نکته گير ile نقاد ile سخن سنج ile منقد ile منتقد ile منتقدانه ile وخيم ile انتقاد آميز ile خرده بين ile بحراني ile نقطه بحراني ile ارزش بحراني ile انتقادکردن ile نکوهش ile نقدگري ile نکته گيري ile اظهارنظر شديدوتند ile انتقاد ile انتقاد لفظي ile سخن سنجي ile ايراد گرفتن ile بباد انتقاد گرفتن ile ببادانتقاد گرفتن ile صرافي کردن ile انتقاد کردن ile نکته گرفتن ile نکوهش کردن ile ادبا )

( EYBE GOR ile نقدگر ile نکوهشگر ile ENTEGAD KONANDEH ile NEKTEH GYR ile NAGHAD ile SOKHAN SANJ ile منقد ile MONTEGHAD ile MONTEGHDANEH ile VAKHYM ile ENTEGAD AMYZ ile KHARDEH BEYNE ile BAHRANY ile NAGHTEH BAHRANY ile ARZESH BAHRANY ile ENTEGADKARDAN ile NAKUHOSH ile NAGHODEGARY ile NEKTEH GYRY ile EZEHARNAZAR SHODYDOTAND ile ENTEGAD ile ENTEGAD LAFZY ile SOKHAN SANJY ile AYRAD GARAFTAN ile BEBAD ENTEGAD GARAFTAN ile BEBADANTEGAD GARAFTAN ile SARAFY KARDAN ile ENTEGAD KARDAN ile NEKTEH GARAFTAN ile NAKUHOSH KARDAN ile ADBA )


- ELHAMDÜLİLLAH:
DUA ile/ve ZİKR (OLARAK)


- ELİ-AYAĞI (KARIŞMAK)


- ELİ-KOLU (BAĞLI KALMAK)


- ELİG ile ELİGLİK
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( El. İLE Eldiven. )


- ELIMINATE :/yerine ELEMEK, ORTADAN KALDIRMAK


- ELİMİNE[Fr.] (ETMEK) ile A LIMINE[Lat.]

( Elemek, ayıklamak. İLE Eşikten doğru. | Önyargıyla, kestirmeden. | Konunun/sorunun özüne, işin aslına bakmaksızın. )


- ELİNE AĞIR ile ELİNE ÇABUK/LUK ile ELİNE AYAĞINA ÇABUK/LUK


- ELİNE SAĞLIK ile/ve ELLERİN DERT GÖRMESİN!


- ELİNE ile/ve DİLİNE ile/ve BELİNE SAHİP ÇIKMAK


- ELİNİ ETEĞİNİ (ÇEKMEK) -ile


- ELİNİ ÖP(TÜR)MEK ile/ve/değil/||/<>/< EĞİLMEYİ GÖ(STE)RMEK/DENEYİMLE(T)MEK


- ELİPTİK YAPRAK = VARAK-I YÜBSÎ = FEUILLE ELLIPTIQUE


- ELİPTİK ile ELİPTİKLİK

( ELLIPTICAL vs. ELLIPTICITY )

( بيضي ile بيضيت )

( BEYZEY ile بيضيت )


- ELLEMEK ile ELLENMEK ile ELLETMEK ile ELLEŞMEK ile ELLETTİRMEK ile ELLENEBİLMEK ile ELLEYEBİLMEK


- ELLEMEK ile/ve PARMAKLAMAK


- ELLE(ME)MEK ile/ve/||/<> "EL AT(MA)MAK"


- ELLEŞMEK ile/ve/||/<>/> YİYİŞMEK ile/ve/||/<>/> SEVİŞMEK ile/ve/||/<>/> DÜZÜŞMEK/KOÇMAK (SİKİŞMEK)[AGANİGİ NAGANİGİ/FAN FİNİ FİN FON]/İŞ PİŞİRMEK/MERCİMEĞİ FIRINA VERMEK

( Gövdenin her ayrı noktasını elle hissetmek/keşfetmek/yaşamak. İLE/VE/||/<>/> Omuz üstündeki bölgede yaşanan bakışma, öpüşme, yalama, emme, dudakların arasında sıkıştırma, üfleme/soluk verme/soluk alma, dişleme, ısırma. İLE/VE/||/<>/> Tüm gövde üzerinde gözlerin, ağzın(dudakların, dişlerin), yanakların, ellerin, parmakların birlikte işlemesi. İLE/VE/||/<>/> Farklı, çeşitli pozisyonlarda penis-vajina giriş-çıkış döngüsü[siklon/siklus]. )

( Çevrenin ilgisini çekmeyecek yakınlaşma hareketleri. İLE/VE/||/<>/> Çevrede birilerinin olma ve/ya da bulunma ya da gözlenme olasılığının zihinde bulunmasında yaşanan. İLE/VE/||/<>/> Çevresel etmenlerin bulunmamasına karşın zihinsel/kişisel sınırların devrede bulunmasında yaşanan. İLE/VE/||/<>/> Ne çevresel, ne kişisel/zihinsel hiçbir sınırın bulunmadığında yaşanan. )


- ELLİ/LİK ile ELLİK ile ELLİNCİ ile ELLİ BİNLİK


- ELLIPSOID değil/yerine/= SÖBÜR, SÖBÜK


- ELMA ile KAK


- ELMABAŞ PATKA ile/ve/|| ÜVEYİK

( Soyu, dünya ölçeğinde tehlikede olan, çok sayıda ülkede avı yasaklanan ve koruma çalışmaları başlatılan üveyik ve elmabaş patkanın "avı", ülkemizde ne yazık ki hâlâ yasal. Çoğu avcı, bu iki türün gerçekten yok olmanın eşiğinde olduğuna inanmak istemiyor. 11 Mayıs'ta toplanacak olan Merkez Av Komisyonu'nun bilimsel verilerle karar alması, üveyik ve elmabaş patkanın avının yasaklanması gerekiyor. )


- ELMACIK KEMİĞİ ile/ve YANAK

( Yanak, gül ile betimlenir. )

( Yanak, vahdeti simgeler. )

( Âşıkların alınyazısı, sevgililerinin yanaklarında yazmaktadır. )

( YÂSEMEN: Divân şiirinde daha çok rengi, kokusu ve yaprağı dolayısıyla anılır. Sevgilinin yanağıyla ilgili olarak gösterilir. )

( ... ile/ve DULUK )

( ... ile/ve İZÂR, ÂRIZ )

( ... ile/ve RUH/RUHSAR, NİGÂRİSTAN )

( MALAR, ZYGOMA/TA vs./and CHEEK )


- ELMACIK ile ELMACIK KEMİĞİ


- ELMA/LIK ile ELMAS ile ELMACI/LIK ile ELMALI ile ELMASLI ile ELMA SUYU ile ELMA ÇAYI ile ELMA HOŞAFI ile ELMA ŞARABI ile ELMA ŞEKERİ ile ELMA ŞURUBU ile ELMA SİRKESİ ile ELMA YANAKLI ile ELMA KOMPOSTOSU


- ELMAS ve TIRNAK

( Elmas doğadaki/doğal en sert maddedir. Elması eritebilen tek şey, gözyaşıdır. VE Gözyaşının eritemediği tek şey ise tırnaktır. )

( Gözyaşı, göze kaçan birçok maddeyi eritebilecek keskinliktedir. Geceleri tırnak kesilmemesinin nedeni ise gözyaşının tırnağı eritememesinden dolayı sıçrayıp da göze kaçmaması/batmaması içindir. [Yani, hurafe/bâtıl inanç değildir, dikkat etmek gerekir.] )

( Tavukların kursağı bile tırnağı eritemez. )

( Cam kesiminde elmas kullanılır. )


- EL-MÛZEC / UMMÛZEC[Ar.] ile ÖRNEK

( Örnek. )


- ELÜK ile ALAY (ETMEK)
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]


- ELVERİŞLİ/LİK ile ELVERİŞSİZ/LİK


- EMANET ETMEK ile EMANET ile EMANET ETME

( ENTRUST vs. ENTRUSTED vs. ENTRUSTING )

( باامانت سپردن ile سپردن ile مفوض ile سپرده ile تفويض )

( BAAMANT SEPARDAN ile SEPARDAN ile مفوض ile SEPARDEH ile TAFOYZE )


- EMANET ETMEK ile EMANETÇİ ile ALICI ile SEVKIYAT

( CONSIGN vs. CONSIGNATORY vs. CONSIGNEE vs. CONSIGNMENT )

( امانت گذاردن ile متعاقد ile متعاهد ile محمول اليه ile مهمول ile ارسال ile مرسوله )

( EMANT GOZARDAN ile متعاقد ile MOTEANPAND ile محمول اليه ile مهمول ile ARSAL ile MORSOLEH )


- EMÂNET ETMEK değil/yerine TEŞEKKÜR ETMEK


- EMANET ile EMANETÇİ/LİK ile EMANET DOLABI


- EMANET[Ar.] değil/yerine/= KORUNMALIK


- EMÂNET ile/ve/||/<>/> ZİLYED ile/ve/||/<>/> MÜLKİYET


- EMANETİ, EHLİNE VERMEK ile/ve/||/<>/> İŞİ, O İŞE UYGUN/YETKİN KİŞİYE VERMEK


- EMÂNETİ:
TESLİM ETMEK ile/ve/değil/<> TEVDÎ ETMEK


- EMAYLAMAK ile EMAY ile EMAYE


- EMBESİL[Fr. < IMBÉCILE] değil/yerine/= BUDALA, APTAL, AHMAK


- EMBRACE :/yerine KUCAKLAMAK


- EMBRİYO[Fr. < EMBRYON] değil/yerine/= OĞULCUK


- EMBRİYO ile EMBRİYOLOJİ ile EMBRİYONİK ile EMBRİYONİK KATMAN

( EMBRYO vs. EMBRYOLOGY vs. EMBRYONIC vs. EMBRYONIC LAYER )

( گياهک ile مرحله بدوي ile رويان ile گياهک تخم ile جنين ile علقه ile رويان شناسي ile جنيني ile روياني ile غشاء سلولي )

( GYHAK ile MARHALEH BEDOY ile ROYAN ile GYHAK TAKHAM ile JANYNE ile ALGHEH ile ROYAN SHENASY ile JANYNEY ile ROYANY ile GHESHA SELOLY )


- EMDİRMEK ile EMDİRTMEK ile EMDİREBİLMEK


- EMDİRMEK ile/ve/değil/||/<>/> EMZİRMEK


- EMEK ile/ve/<> AHLÂK


- EMEK ile/ve ÇABA

( Büyük çabalar harcamadıkça, çaba harcamanın bizi hiçbir yere götürmeyeceğini anlayamayız. )

( LABOUR vs./and EFFORT
Unless you make tremendous efforts, you will not be convinced that effort will take you nowhere. )

( ... ile/ve PRAYATNA )


- EMEK ile/ve/||/<> EDEP ile/ve/||/<> SABIR


- EMEK ile/ve/<> EKMEK


- EMEK ile EMEKLEMEK ile EMEKLİ/LİK ile EMEKÇİ/LİK ile EMEKSİZ/LİK ile EMEKLİ MAAŞI ile EMEKLEME ÇAĞI ile EMEKLİ AYLIĞI ile EMEKSİZ EVLAT ile EMEKÇİ SINIFI ile EMEKLİLİK ÇAĞI ile EMEKLEME DÖNEMİ ile EMEKLİ İKRAMİYESİ


- EMEK ile/ve EYLEM

( İnsan kendi emeğinin varlığıdır. )

( İnsan için emeğinden fazlası yoktur. )

( SA'Y ile/ve ... )

( LABOUR vs./and ACTION )


- EMEK ile/ve/<> GEÇİM/MAİŞET[Ar.]


- EMEK ile/ve HAREKET

( LABOUR vs./and MOVEMENT )


- EMEK ve/||/<>/> MAKİNE GÜCÜ


- EMEK ile/ve MÜLKİYET


- EMEK ve/||/<> SEVİNÇ


- EMEK ve SÖZ(/LEŞMEK) (VERMEK)


- EMEK ve/<> YAŞATMAK


- EMEK ile/ve/||/<>/> YEMEK( ile/ve/||/<>/> EMEK)

( Emek olmadan, hiçbir şey olmaz.
[Lat.] Nil sine labore. )


- EMEK ile/ve YÜREK

( Emeğim sevincimdir. )

( Kişi, emeğinin sevincini duyandır. )

( Emeğimizi bizi sevindirir! )

( LABOUR vs./and HEART )


- EMEL[Ar.]/AMAÇ[Fars.] ile/ve EREK

( Zorunluluk/lar ile. İLE/VE Keyfî. )


- EMERGE :/yerine ORTAYA ÇIKMAK


- EMETİK ile EMEZİS ile HİPEREMEZ/İS

( Kusturucu. İLE Kusma. İLE Aşırı kusma. )


- EMGEK ile/ve/||/<> EMEK
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Zorluk. İLE/VE/||/<> Zorlukları aşmak için harcanan çaba anlamında emek. )


- EMİG ile EMİK
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Meme. İLE Ilık. )


- EMİLMEK ile EMİLEBİLMEK


- EMİN OLMAK ile/ve GÜVEN İÇİNDE OLMAK

( TO BE SURE vs./and TO BE IN SECURE/SAFE )


- EMİN OLMAK ile/ve İNANMAK

( TO BE SURE vs./and TO BELIEVE )


- EMİN OLMAK ve/<> ÖZGÜR OLMAK

( TO BE SURE and/<> TO BE FREE )


- EMİN OLMAK ve/<> TESLİMİYET


- EMİN/LİK ile/ve PEKİN/LİK


- EMİNLİK ile/ve ŞÜPHE ETMEMEK


- BENLİK:
EMİR ALTINDA ile/ve/> SORGULAYAN ile/ve/> SEZGİSEL ile/ve/> BEKLENTİSİZ ile/ve/>
RIZÂ SAHİBİ ile/ve/> RÂZI OLUNAN ile/ve/> SAFLAŞMIŞ


- EMİR VERMEK ile/ve/değil/yerine/>/< DOĞRUDAN SÖYLEMEK


- EMİR ile/ve/değil/yerine DİLEK