Bugün[02 Ocak 2026]
itibarı ile 25.222 başlık/FaRk ile birlikte,
25.222 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(31/102)


- EMAYLAMAK ile EMAY ile EMAYE


- EMBRACE :/yerine KUCAKLAMAK


- EMBRİYO ile EMBRİYOLOJİ ile EMBRİYONİK ile EMBRİYONİK KATMAN

( EMBRYO vs. EMBRYOLOGY vs. EMBRYONIC vs. EMBRYONIC LAYER )

( گياهک ile مرحله بدوي ile رويان ile گياهک تخم ile جنين ile علقه ile رويان شناسي ile جنيني ile روياني ile غشاء سلولي )

( GYHAK ile MARHALEH BEDOY ile ROYAN ile GYHAK TAKHAM ile JANYNE ile ALGHEH ile ROYAN SHENASY ile JANYNEY ile ROYANY ile GHESHA SELOLY )


- EMDİRMEK ile EMDİRTMEK ile EMDİREBİLMEK


- EMDİRMEK ile/ve/değil/||/<>/> EMZİRMEK


- EMEK ile/ve/<> AHLÂK


- EMEK ile/ve ÇABA

( Büyük çabalar harcamadıkça, çaba harcamanın bizi hiçbir yere götürmeyeceğini anlayamayız. )

( LABOUR vs./and EFFORT
Unless you make tremendous efforts, you will not be convinced that effort will take you nowhere. )

( ... ile/ve PRAYATNA )


- EMEK ile/ve/||/<> EDEP ile/ve/||/<> SABIR


- EMEK ile/ve/<> EKMEK


- EMEK ile EMEKLEMEK ile EMEKLİ/LİK ile EMEKÇİ/LİK ile EMEKSİZ/LİK ile EMEKLİ MAAŞI ile EMEKLEME ÇAĞI ile EMEKLİ AYLIĞI ile EMEKSİZ EVLAT ile EMEKÇİ SINIFI ile EMEKLİLİK ÇAĞI ile EMEKLEME DÖNEMİ ile EMEKLİ İKRAMİYESİ


- EMEK ile/ve EYLEM

( İnsan kendi emeğinin varlığıdır. )

( İnsan için emeğinden fazlası yoktur. )

( SA'Y ile/ve ... )

( LABOUR vs./and ACTION )


- EMEK ile/ve/<> GEÇİM/MAİŞET[Ar.]


- EMEK ile/ve HAREKET

( LABOUR vs./and MOVEMENT )


- EMEK ve/||/<>/> MAKİNE GÜCÜ


- EMEK ile/ve MÜLKİYET


- EMEK ve/||/<> SEVİNÇ


- EMEK ve SÖZ(/LEŞMEK) (VERMEK)


- EMEK ve/<> YAŞATMAK


- EMEK ile/ve/||/<>/> YEMEK( ile/ve/||/<>/> EMEK)

( Emek olmadan, hiçbir şey olmaz.
[Lat.] Nil sine labore. )


- EMEK ile/ve YÜREK

( Emeğim sevincimdir. )

( Kişi, emeğinin sevincini duyandır. )

( Emeğimizi bizi sevindirir! )

( LABOUR vs./and HEART )


- EMEL[Ar.]/AMAÇ[Fars.] ile/ve EREK

( Zorunluluk/lar ile. İLE/VE Keyfî. )


- EMERGE :/yerine ORTAYA ÇIKMAK


- EMETİK ile EMEZİS ile HİPEREMEZ/İS

( Kusturucu. İLE Kusma. İLE Aşırı kusma. )


- EMGEK ile/ve/||/<> EMEK
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Zorluk. İLE/VE/||/<> Zorlukları aşmak için harcanan çaba anlamında emek. )


- EMİG ile EMİK
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Meme. İLE Ilık. )


- EMİLMEK ile EMİLEBİLMEK


- EMİN OLMAK ile/ve GÜVEN İÇİNDE OLMAK

( TO BE SURE vs./and TO BE IN SECURE/SAFE )


- EMİN OLMAK ile/ve İNANMAK

( TO BE SURE vs./and TO BELIEVE )


- EMİN OLMAK ve/<> ÖZGÜR OLMAK

( TO BE SURE and/<> TO BE FREE )


- EMİN OLMAK ve/<> TESLİMİYET


- EMİN/LİK ile/ve PEKİN/LİK


- EMİNLİK ile/ve ŞÜPHE ETMEMEK


- BENLİK:
EMİR ALTINDA ile/ve/> SORGULAYAN ile/ve/> SEZGİSEL ile/ve/> BEKLENTİSİZ ile/ve/>
RIZÂ SAHİBİ ile/ve/> RÂZI OLUNAN ile/ve/> SAFLAŞMIŞ


- EMİR VERMEK ile/ve/değil/yerine/>/< DOĞRUDAN SÖYLEMEK


- EMİR ile/ve/değil/yerine DİLEK


- EMİRÇGE = KIKIRDAK
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]


- EMİR/LİK ile EMİR ERİ ile EMİR KİPİ ile EMİR KULU ile EMİR SUBAYI ile EMİR CÜMLESİ ile EMİR KOMUTA ZİNCİRİ


- EMİŞMEK ile EMİŞTİRMEK ile EMİŞ


- EMLAK ile EMLAKÇI/LIK ile EMLAK BÜROSU ile EMLAK KREDİSİ ile EMLAK VERGİSİ


- EMMEK ile/ve/||/<> ÇEKMEK


- EMMEK ile EMMEÇ ile EMME BASMA TULUMBA


- EMMEK ile NEMİ EMER ile EMİCİ ile ABSORBE ile EMİCİLİK ile EMİCİ ile EMİCİ

( ABSORB vs. ABSORB MOISTURE vs. ABSORBANT vs. ABSORBED vs. ABSORBENCY vs. ABSORBENT vs. ABSORBER )

( مکيدن ile جذب کردن ile در کشيدن ile مستغرق بودن ile درآشا ميدن ile کاملا فروبردن ile رطوبت کشيدن ile درکش ile درآشام ile مکنده ile مستهلک ile منجذب ile فروبري ile قابليت جذب ile قدرت جذب ile جاذب ile نشاف ile آشامنده )

( MAKYDAN ile JAZB KARDAN ile DAR KESHYDAN ile MOSTEGHARGH BODAN ile DARASHA MYDAN ile KAMELA FOROBARDAN ile ROTUBAT KESHYDAN ile DARKESH ile DARASHAM ile MAKANDEH ile MOSTEHALAK ile منجذب ile FOROBARY ile GHABELYT JAZB ile GHODRAT JAZB ile JAZEB ile نشاف ile ASHAMANDEH )


- EMNİYET[Ar.] STOKU[İng./Fr. STOCK] değil/yerine/= GÜVENLİK YIĞIMI


- EMNİYET ile EMNİYETLİ/LİK ile EMNİYETSİZ/LİK ile EMNİYET PİMİ ile EMNİYET AMİRİ ile EMNİYET DURAĞI ile EMNİYET KEMERİ ile EMNİYET KİLİDİ ile EMNİYET SUPABI ile EMNİYET ŞERİDİ ile EMNİYET DÜĞMESİ


- EMNİYET değil/yerine/= GÜVENLİK


- EMOJİ/SMILEY[İng.] değil/yerine/= DUYGUCUK


- EMPATİ KURMAK ile/ve/değil/=/||/<>/< ÂDİL OLMAK


- EMPATİ:
"ONUN YERİNE DÜŞÜNMEK"
değil
ONUN/ONLAR GİBİ DÜŞÜNMEK/ONUN DÜŞÜNCESİNİ/DUYGUSUNU ANLAMAYA ÇABALAMAK


- EMPATİDE:
THEODOR REIK ile/ve/||/<>/> WILHELM FLIESS ile/ve/||/<>/> DONALD WINNICOTT ile/ve/||/<>/> HEINZ KOHUT ile/ve/||/<>/> CARL ROGERS


- EMPATİ(K) ile AZ EMPATİ(K)-ÇOK EMPATİ(K)/ÇOK EMPATİ(K)-AZ EMPATİK


- EMPERYALİZM ile İMPARATORLUK


- EMPHASIZE :/yerine VURGULAMAK


- EMPLOY :/yerine İŞE ALMAK


- EMPOZE ETMEK ile DAYATILAN

( IMPOSE vs. IMPOSED )

( وارد آوردن ile تحميل کردن ile گرانبار کردن ile وارد کردن ile تکليف کردن ile اعمال شده ile تحميلي )

( VARD AVARDAN ile TAHAMYLE KARDAN ile GERANBAR KARDAN ile VARD KARDAN ile TAKLYFE KARDAN ile EMAL SHODEH ile TAHAMYLEY )


- EMPOZE (ETMEK) değil/yerine/= DAYATMAK


- EMPRESYONİST/EMPRESYONİZM değil/yerine/= İZLENİMCİ/LİK


- EMPRİZM:
DUYUCULUK ile/ve/değil/||/<>/< GÖRGÜCÜLÜK


- EMRETMEK ile EMİR VE TEDBİR ile KOMUT DİLİ ile KOMUTAN ile KOMUTAN GENERAL ile BAŞKOMUTAN ile BAŞKOMUTAN ile KOMUTANLIK ile KOMUTANLIK ile KOMANDO ile KOMUTLAR ile KOMUTAN

( COMMAND vs. COMMAND AND INJUNCTION vs. COMMAND LANGUAGE vs. COMMANDER vs. COMMANDER GENERAL vs. COMMANDER IN CHIEF vs. COMMANDER-IN-CHIEF vs. COMMANDERSHIP vs. COMMANDERY vs. COMMANDO vs. COMMANDS vs. COMMANER )

( فرمودن ile تحکم ile امر ile فرمان ile فرماندهي کردن ile امر و نهي ile زبان فرماندهي ile فرمانده ile سردار ile امير ile امر کننده ile فرماندهي کل ile سرفرمانده ile سپهسالار ile سرداري ile محل فرماندهي ile تکاور ile احکام ile آمر )

( FARMODAN ile TAHKAM ile EMR ile FARMAN ile FARMANDEHY KARDAN ile EMR VE NAHY ile ZABAN FARMANDEHY ile FARMANDEH ile SARDAR ile AMYR ile EMR KONANDEH ile FARMANDEHY KEL ile SARFARMANDEH ile SAPPEHSALAR ile سرداري ile MOHAL FARMANDEHY ile TAKAVAR ile AHKAM ile AMAR )


- EMRETMEK ile EMREYLEMEK ile EMREDEBİLMEK ile EMRE MUHARRER SENET


- EMSAL ile EMSALSİZ/LİK


- EMZİK ile EMZİKLİ ile EMZİKSİZ ile EMZİK BORUSU


- EMZİK ile SOMRUK

( ... İLE Bebek emziği. )


- EMZİRMEK ile EMZİRTMEK ile EMZİRİLMEK ile EMZİREBİLMEK


- EN AĞIR BÖCEK -ile

( GOLYAT BÖCEĞİ )


- EN AZ ENERJİ ile/ve/||/<> EN YÜKSEK DÜZENSİZLİK


- EN AZ ENERJİ değil EN YÜKSEK DÜZENSİZLİK


- EN AZA İNDİRGEMEK değil EN AZA İNDİRMEK


- EN AZINDAN ile BAŞLANGIÇ OLARAK


- EN BÜYÜK "GÖSTERİŞ": DOĞALLIK


- EN BÜYÜK HASTALIK -ile

( HASTALANMAMAK )


- EN BÜYÜK HAYAL değil/yerine EN BÜYÜK ZENGİNLİK

( "Zenginlik". DEĞİL/YERİNE Hayal. )


- EN BÜYÜK (KERPİÇ) HÖYÜK -ile

( TEL BASAR HÖYÜĞÜ )


- EN BÜYÜK KÖTÜLÜK...

( Küçük bir kötülüğe uğramaktan korkarak, büyük bir iyiliği terk etmek. )


- EN BÜYÜK MÜLK -ile

( SAĞLIK )


- EN BÜYÜK PİŞMANLIK...

( "Pişman olurum" diye yapmadıklarımız. )


- [ne yazık ki]
EN BÜYÜK YANILGILARDAN BİRİ(/İKİSİ):
DİZİLERİ, GERÇEK SANMAK ile/ve/||/<>/> GERÇEK YAŞAMI, DİZİ SANMAK

( 44 yaşında...

Komedyen...

Ülkenin en çok seyredilen dizisinin başrol karakteriydi.

Dizinin adı “Halkın Hizmetkarı”

Başkan rolünde o vardı.

Dizi ekrana geldiği gece tüm Ukrayna nefesini tutuyor televizyona yapışıyordu.

Ahali kahkahadan yerlere seriliyordu.

Genç komedyen çok sevildi.

Dizi çok tuttu.

Adı Volodomir Zelenski'ydi.

***

Dizi o kadar çok tuttu ki...

Sonra siyasi partiye dönüştü.

Evet... Gülmeyin... Vallahi öyle oldu.

“Halkın Hizmetkarı Partisi” kuruldu.

Komedyen abimiz Volodomir Zelenski partinin kurucusu oldu.

Her şey bir komedi dizisi tadında ilerliyordu.

Seçimler geldi çattı.

Komedyen Zelenski, girdiği ilk seçimde oyları silip süpürdü.

450 sandalyelik Ukrayna Parlamentosu'nun yarıdan fazlasını kazandı.

Başkanlık seçiminde ise 2. Turda oyların yüzde 73.22'sini aldı.

***

Ukrayna'nın artık genç bir komedyen başkanı vardı.

Geldik bugüne...

***

Bir komedyenle bir istihbaratçı karşı karşıya gelirse...

Sizce savaşı kim kazanır?

Gülümsediğinizi görüyorum... Cevaba gerek yok.

Ukrayna Rusya geriliminin giriş sahnesini hep beraber yaşadık.

Bir yanda bir dizinin pop rüzgarıyla kendini başkanlık koltuğunda bulmuş tecrübesiz bir genç adam...

Karşısında KGB disiplini ve kurmay zekasıyla yetişmiş duygusuz tavizsiz bir istihbaratçı kurt...

Çok fazla düşünmeye gerek yok sanırım.

***

Artık güvenlik ülkelerin vazgeçilmez şartıdır.

Dünya'da bu işe uyanan devletler işi şansa bırakmıyor.

İstihbarat kökenli liderlere yönetimi veriyorlar.

***

Putin'i anlatan 4 bölümlük belgesel var.

İzleyin derim...

Adı “Putin İnterviews”

O belgeselde yönetmen Oliver Stone, Putin'in korumalarını merak ediyor...

Diyor ki “Sizin kişisel güvenliğinizi kim sağlıyor?”

Putin “Castro'dan bana kalan nasihat şuydu. Sakın kendi güvenliğini başkasının kontrolüne bırakma. Ben de o yüzden tüm koruma ve güvenliğimle bizzat ilgilenirim. Bu sayede halen ayaktayım. Ne dersin?”

Putin bir devlet başkanı ama halen bir istihbaratçı gibi yaşıyor.

Tıpkı KGB yıllarındaki gibi az konuşan, duygusallığa asla prim vermeyen ve hedefine doğrudan odaklı.

Tabi biraz da acımasız.

Yeni kuramlar geliştiriyor... Artık adıyla anılan bir doktrin var.

Güvenlik ve savunma konusunda eşi benzeri görülmemiş bir konsept geliştirdi.

Kendinden kat be kat güçlü düşmanını onun gücünü kullanarak yenme...

Judodan esinlendim diyor.

Judoda karşındaki rakibin sıkletini avantaja çevirebilirsin...

Önce imkansız gibi gözüken bu doktrinin nasıl çalıştığını gördük.

Koca NATO çaresiz kaldı.

***

Şimdi... Almanya çılgın bir deneye hazırlanıyor.

Merkel sonrası kurulan yeni hükümette Dışişleri bakanlığı görevine Annalena Baerbock geldi.

Yeşiller partisinden... Aktivist...

Düşünün... Karşısında Lavrov... Arkasına almış Gerasimov'u, Şoyguyu... Bermuda şeytan üçgeni gibi bir üçlü...

Onlarla mücadele edecek, oyun kuracak kişi Baerbock...

İyidir... Hoştur... Nitelikli bir siyasetçi olabilir.

Kabul ederim.

Ama onun yeri burası değil. Yani Dışişleri Bakanlığı değil....

Kurtlar sofrası kurulmuş.

Ülke için ölüm kalım mücadelesi başlıyor.

Hümanist kimlikli bir siyasetçiden, şeytani bir kurmay akıl bekleyebilir miyiz?

Umarım ben yanılırım...

Ama hayat öncelikleri... Hayata bakış tarzı bambaşka olan Annalena Hanım Ukrayna benzeri bir tablo yaşatabilir Almanya'ya...

***

Uzun sözün kısası...

Günümüzde bir halkın düşeceği en büyük yanılgı... Tv dizilerini gerçek, gerçek hayatı ise dizi sanmasıdır.

“Halkın Hizmetkarı” komedisine yıllarca Ukrayna Halkı güldü.

Şimdi sıra Ruslarda... )


- EN BÜYÜK:
YOKSUN/LUK ile/ve/<> FAKİR/LİK

( Akılsızlık. İLE/VE/<> Bilgisizlik. )


- EN BÜYÜK ZAMAN HIRSIZI:
KARARSIZLIK


- EN BÜYÜK ile/ve/değil/yerine/||/<> TEK


- EN ÇOK ŞEYE SAHİP OLMAK ile/değil/yerine/>< EN AZ ŞEYE GEREKSİNİM DUYMAK

( Ne kadar az şeye sahip olursak, o kadar az şey, bize "sahip olur". )

( Sahip olmadığı şeylere üzülmeyen ve sahip olduklarına sevinen kişi, akıllı biridir. )


- EN ESKİ MEMELİLER (HALEN YAŞAYAN) EKİDNE VE ORNİTORENG


- EN ESKİ ile İLK


- EN FAZLA:
KISKANÇLIK YAPMAK ile/yerine KISKANÇLIK DUYMAK


- EN HIZLI UZAYAN TIRNAK ile EN YAVAŞ UZAYAN TIRNAK

( Başparmak tırnağı. İLE Orta parmak tırnağı. )


- EN HIZLI YOLCULUK -ile

( APOLLO 10'un dönüşteki atmosfere girişi sırasında, saatte 39.897 km. [1969] )


- EN HOŞ DUYGU:
BİRİNİN, YÜZÜNDEKİ GÜLÜMSEMENİN NEDENİ OLDUĞUNU BİLMEK :)


- EN KISA GÜN:
21 ve 22 ARALIK


- EN KISA SÜRE YAŞAYAN BÖCEK ile EN UZUN SÜRE YAŞAYAN BÖCEK

( Balarısı. İLE Tahtakurusu. )


- [ne yazık ki]
EN KÖTÜ HUY ile/ve/||/<> EN BÜYÜK HATA ile/ve/||/<> EN BÜYÜK SAFLIK

( Bazılarının karşısında bile iyi olmaktan vazgeçememek. İLE/VE/||/<> Herkesi, kendimiz gibi zannetmek. İLE/VE/||/<> Her bir kişiye güvenmek. )


- EN SAĞLAM/LAR:
ELMAS ve
KENDİNİ TANIMAK/BİLMEK!


- EN (")ÜSTÜNLER/BÜYÜKLER("):
AHMAKLIK/HAMÂKAT ve KENDİNİ BEĞENMEK değil/yerine AKIL ve İYİ HUY

( Yoksulluğun. VE Korkulacakların. DEĞİL/YERİNE Zenginliğin. VE Beğenileceklerin. )


- EN YAKIN:
ÇOCUK değil EŞ

( [özel bölgelerde sorun(çıban vs.) çıksa:] Eş bulunmuyorsa bakabilecekler. DEĞİL En rahat bakabilecek/ilgilenebilecek olan. )


- EN YÜCE:
GÜLÜMSE(MEK)! -ve


- EN ile/ve/değil/<> BİRİCİK


- EN ile/ve/değil EŞİK


- EN ile/ve TEK

( THE MOST vs./and UNIQUE )


- ENABLE :/yerine OLANAK SAĞLAMAK


- ENAYİLEŞMEK ile ENAYİ/LİK ile ENAYİCE ile ENAYİ DÜMBELEĞİ


- ENAYİ/LİK ile BASİRETSİZ/LİK


- ENAYİLİK ile/değil/yerine DAYANÇ/SABIR

( [not] DUPERY vs./but PATIENCE
PATIENCE instead of DUPERY )


- ENAYİ/LİK ile/değil ŞANSSIZ/LIK


- ENCALA/ANGELA ERİK'TE:
KIRMIZI ile BEYAZ


- ENCOUNTER :/yerine KARŞILAŞMAK


- ENCOURAGE :/yerine CESARETLENDİRMEK


- END :/yerine SON, BİTİRMEK


- ENDAZELEMEK ile ENDAZE ile ENDAZELİ ile ENDAZESİZ


- ENDEK[Oğuz] ile
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Çatı, dam. İLE ... )


- ENDEKSLEMEK ile ENDEKSLENMEK ile ENDEKSLETMEK ile ENDEKS ile ENDEKSLİ


- ENDEMI/ENDEMIA[İng.] değil/yerine/= YÖRESEL SAYRILIK


- ENDEMİ ile ENDEMİK

( Yerel ve her zaman görülen [sayrılık]. İLE Yerel, yerleşik. )


- ENDEMİK TÜRLER ile BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİK

( Belirli bir coğrafi bölgede sadece bulunan türler. İLE Dünyadaki tüm canlı türlerinin çeşitliliği. )


- ENDEMİK ile/||/<> KOZMOPOLİT

( Endemik bölgeye özgü İLE kozmopolit yaygındır )

( Formül: Yerel İLE küresel )


- ENDEMİK ile/||/<> YERLİ

( Endemik sadece oraya İLE yerli orada doğal. )

( Formül: Restricted İLE native )


- ENDEMİK/ENDEMIC[İng.] değil/yerine/= YÖRESEL

( Belirli bir bölgeye özgü, belirli bir bölgede yetişen. )


- ENDİK ile SAF
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Saf kişi, safdil, saf gönüllü. İLE ... )


- ENDİKASYON/INDICATION[İng.] değil/yerine/= KULLANIM ALANI | GEREKLİLİK


- ENDİŞELENMEK ile ENDİŞELENDİRMEK ile ENDİŞELENEBİLMEK ile ENDİŞE ile ENDİŞELİ/LİK ile ENDİŞESİZ/LİK


- ENDO- ile ENDODERM ile ENDOJEN ile ENDOKRİN ile ENDOKRİNOLOJİ ile ENDOKRİNOLOJİK ile ENDOTERMİK ile ENDOTOKSİN

( İç-, iç [ile ilgili]. İLE İç deri, iç tabaka, iç yaprak. İLE İçsel, iç kaynaklı. İLE İç salgı. İLE İç salgıbilim. İLE İç salgıbilim [ile ilgili]. İLE Isı alan. İLE İç ağı/zehir/toksin. )


- ENDOCENTRIC COMPOUND[İng.] değil/yerine/= İÇMERKEZLİ BİLEŞİK


- ENDOKRİNOLOJİ/K değil/yerine/= İÇSALGIBİLİM/SEL


- ENDOTERMİK İLE EKZOTERMİK İLE İZOTERMİK ile/||/<> REAKSİYON ISI DEĞİŞİMLERİ

( Kimyasal reaksiyonlardaki ısı akışı yönleri. )

( Formül: ΔG = ΔH - TΔS )


- ENDOTERMİK ile/||/<> EKZOTERMİK

( Endotermik ısı alır İLE ekzotermik ısı verir )

( Formül: ΔH>0 İLE ΔH<0 )


- ENDÜRANS/ENDURANCE[İng.] değil/yerine/= DAYANIKLILIK


- ENDÜRASYON/İNDURATION[İng.] değil/yerine/= SERTLİK


- ENDÜSTRİ 1 - 4:
BUHAR ve/||/<>/> ELEKTRİK ve/||/<>/> OTOMASYON ve/||/<>/> NESNELERİN İNTERNETİ


- ENDÜSTRİLEŞMEK ile ENDÜSTRİ


- ENDÜSTRİYEL ile ENDÜSTRİYEL ATIK


- ENDÜSTRİYEL ile ENDÜSTRİYEL YÖNETİM ile ENDÜSTRİ OKULU ile SANAYİ İŞÇİSİ ile SANAYİLEŞMEK ile ENDÜSTRİLER ile ÇALIŞKAN ile ENDÜSTRİ

( INDUSTRIAL vs. INDUSTRIAL MANAGEMENT vs. INDUSTRIAL SCHOOL vs. INDUSTRIAL WORKER vs. INDUSTRIALIZE vs. INDUSTRIES vs. INDUSTRIOUS vs. INDUSTRY )

( صنعتي ile اهل صنعت ile مديريت صنعتي ile مدرسهصنعتي ile صنعتکار ile صنعتي کردن ile صنايع ile زبر دست ile کار کن ile کوشارو ile صناعت ile صنعت )

( SANATY ile HAL SANAT ile MADYRYT SANATY ile مدرسهصنعتي ile صنعتکار ile SANATY KARDAN ile SANAYE ile ZABAR DAST ile KAR KON ile KOOSHARO ile SANAAT ile SANAT )


- ENE'L HAKK -ile

( Ben Hakk'ım. )


- ENEL HAKK değil ENEL SIRR'UL HAKK


- ENEL HAKK ile/ve/<> İNNEL HAKK


- ENERJİ HARCAMAK/BOŞALTMAK ile ENERJİ DENGELEMEK

( SPENDING/RELEASING THE ENERGY vs. BALANCING THE ENERGY )


- ENERJİ VERMEK ile ENERJİ VERİCİ

( ENERGIZE vs. ENERGIZING )

( نيرو بخشيدن ile نيرو دادن ile نيروبخشي ile نيروبخش )

( NEYRO BAKHSHYDAN ile NEYRO DADAN ile نيروبخشي ile نيروبخش )


- ENERJİ(") ile/ve/değil/||/<>/>/< (")ELEKTRİK(")


- ENERJİ" ile/değil EMEK


- ENERJİ ile ENERJİK/LİK ile ENERJİ KAYNAĞI


- ENERJİ ve/<> MANTIK

( ENERGIA ve/<> LOGOS )

( ENERGY and/<> LOGIC )


- ENERJİ/K değil/yerine/= ERKE/ERKİN, GÜRE/CİL / GÜREL/İ


- ENERJİ/K değil/yerine/= GÜRE/CİL / GÜREL/İ


- ENERJİYİ KESMEK ile ENERJİSİ KESİLMİŞ

( DEENERGIZE vs. DEENERGIZED )

( قطع انرژي ile بي انرژي )

( GHATE ENRZHY ile BEY ENRZHY )


- ENFEKSİYON ile ENFEKSİYÖZ ile ENFEKTE ile ENFEKTE OLMAK

( Bulaş, bulaşım. İLE Bulaşıcı, bulaşlı. İLE Bulaşlı, bulaşmış. İLE [enfeksiyon etkeni] Bulaşmak. )


- ENFEKTE ETMEK ile ENFEKTE ile ENFEKSİYON ile BULAŞICI ile BULAŞICI HASTALIK ile BULAŞICI

( INFECT vs. INFECTED vs. INFECTION vs. INFECTIOUS vs. INFECTIOUS DISEASE vs. INFECTIVE )

( آلوده کردن ile عفوني کردن ile مبتلا کردن ile آلوده شدن ile گند زده کردن ile سرايت کردن ile عفوني ile سرايت مرض ile عفونت ile فاسد کننده ile بيماري عفوني ile گند زا ile عفونت زا )

( ALUDEH KARDAN ile OFONY KARDAN ile MOBTELA KARDAN ile ALUDEH SHODAN ile GAND ZADEH KARDAN ile SARAYT KARDAN ile OFONY ile SARAYT MARZ ile OFONT ile FASAD KONANDEH ile BEYMARY OFONY ile GAND ZA ile OFONT ZA )


- ENFEKTE ETMEK değil/yerine/= İÇBULAŞIMLAMAK


- ENFEKTE OLMAK değil/yerine/= İÇBULAŞIMLANMAK


- ENG = YANAK
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]


- ENGAGE :/yerine MEŞGUL OLMAK, KATILMAK


- ENGEBE/LİK ile ENGEBELİ ile ENGEBESİZ


- ENGEK ile ENGEK
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Ağzın iki yanında bulunan çene kemikleri. İLE Peçeyi bağlamakta kullanılan ip. )


- ENGEL OLMAK ile ARAYA GİRMEK


- ENGEL OLMAK değil/yerine TEŞVİK ETMEK


- [hem, ne] ENGEL ile/ve/değil/yerine/hem de/ne de/||/<>/> KAYNAK

( [hem, ne] Kendimizden başka yoktur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/HEM DE/NE DE/||/<>/> Kendimizden başka yoktur. )


- ENGEL ile/ve/değil/yerine/||/<>/< OLANAK


- ENGEL ile/ve TUZAK

( BARRIER vs./and TRAP )


- ENGELİ KALDIRMAK ile DEBLOKAJ

( DEBLOCK vs. DEBLOCKING )

( شکستن کنده ile کنده شکني )

( SHKASTAN KANDEH ile KANDEH SHKANY )


- ENGELLEMEK ile DURUMU ENGELLEME ile ENGELLEYİCİ ile İNHİBİTÖR

( INHIBIT vs. INHIBIT CONDITION vs. INHIBITER vs. INHIBITOR )

( ممانعت کردن ile وضعيت منع ile مانع شونده ile جلوگيري کننده )

( MOMANAT KARDAN ile VAZEYT MAN ile MANE SHVANDEH ile JELOGYRY KONANDEH )


- ENGELLEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ENGELLEMEYİ ENGELLEMEK


- ENGELLEMEK ile ENGELLENMEK ile ENGELLETMEK ile ENGELLEYEBİLMEK ile ENGEL ile ENGELLİ/LİK ile ENGELSİZ/LİK ile ENGEL BALIĞI ile ENGEL SINAVI ile ENGELLİ KOŞU


- ENGELLEMEK ile ÖNDEN BLOKE ETMEK ile BLOK ŞEMASI ile BLOK İŞARETİ ile BLOK YAPISI ile TIKANIKLIK ile ENGELLENDİ ile AHMAK ile ENGELLEME

( BLOCK vs. BLOCK AEAD vs. BLOCK DIAGRAM vs. BLOCK MARK vs. BLOCK STRUCTURE vs. BLOCKAGE vs. BLOCKED vs. BLOCKHEAD vs. BLOCKING )

( سد کردن ile بلوک ile مسدود کردن ile سر کنده ile نمودار کنده اي ile نشان کنده ile ساخت کنده اي ile سده ile گير ile گرفتگي ile ششدر ile بي کله ile مسدودکننده )

( SAD KARDAN ile BELOK ile MASDUD KARDAN ile SAR KANDEH ile NEMODAR KANDEH AY ile NESHAN KANDEH ile SAKHT KANDEH AY ile SADEH ile GYR ile GARAFTAGY ile ششدر ile BEY KALEH ile MASDOODKONANDEH )


- ENGELLEMEK ile/değil/yerine SINIRINI/HADDİNİ BİLDİRMEK


- ENGELLİLERE:
"ACIMAK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DESTEK/YARDIM


- ENGELLİYE:
ACIMAK ile/değil/yerine SAYGI GÖSTERMEK


- ENGEREK ile BATI AFRİKA GABON ENGEREĞİ

( ... İLE En uzun dişe sahip yılanlardır. )


- ENGEREK ile BOYNUZLU ENGEREK

( ... İLE Türkiye'de, Batı Karadeniz sahil bölgesinde yaşarlar. )

( ... İLE Avrupa'nın en zehirli yılanlarından biridir. )

( ... İLE Haftada bir ya da iki av yakalaması onun için yeterlidir. )


- ENGEREK ile ENGEREK OTU


- ENGEREK ile KAFKAS/HOPA ENGEREĞİ

( ... vs. CAUCASIAN VIPER )

( ... cum VIPERA KAZNAKOVI )


- ENGEREK ile KATIRYILANI

( Başı üç köşeli, rengi siyah ya da siyaha yakın, taşlık ve güneşli yerlerde yaşayan zehirli bir yılan. İLE Zehirli bir engerek. )


- ENGEREK ile MOĞOL ENGEREĞİ


- ENGEREK ile ŞİŞEN ENGEREK


- ENGİN ile SONSUZLUK

( IMMENSE vs. IMMENSITY )

( بيکران ile بيکراني )

( BEYKARAN ile BEYKARANY )


- ENGINEERING :/yerine MÜHENDİSLİK


- ENGİNLEŞMEK ile ENGİN/LİK ile ENGİN GÖNÜLLÜ


- ENGLİK ile ALLIK
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Yanağa sürülen kırmızı boya. )


- ENHANCE :/yerine ARTIRMAK


- ENİK/ENCİK[Ar.] ile SEG-PEÇE[Fars.]

( Kedi, köpek yavrusu. İLE Köpek yavrusu. )


- ENİKLEMEK ile ENİK


- ENİNE BOYUNA (DÜŞÜNMEK, DEĞERLENDİRMEK)


- ENJEKSİYON ile ENJEKTABL/E ile ENJEKTE ETMEK ile ENJEKTÖR

( İğne yapma. İLE İğneyle verilmeye elverişli. İLE İğneyle vermek. İLE İğne, şırınga. )


- ENJEKTE ETMEK ile ENJEKTE EDİLEBİLİR ile ENJEKSİYON ile ENJEKTÖR

( INJECT vs. INJECTABLE vs. INJECTION vs. INJECTOR )

( آمپول زدن ile اماله کردن ile تزريق کردن ile سوزن زدن ile زدني ile حقنه ile يک بيک ile تزريق ile اماله ile انژکتور )

( AMPOL ZADAN ile EMALEH KARDAN ile TAZARYGH KARDAN ile SOZAN ZADAN ile ZADANY ile HAGHANEH ile YK BEYK ile TAZARYGH ile EMALEH ile ANEZHEKTOR )


- ENJEKTE/ZERK ETMEK değil/yerine/= İÇİTMEK


- ENJOY :/yerine ZEVK ALMAK


- ENKAZ ile/değil/||/<> METRUK


- ENLEMSEL ile GENİŞ GÖRÜŞLÜLÜK

( LATITUDINARIAN vs. LATITUDINARIANISM )

( گسترده فکر ile متساهل ile وسيع نظري )

( GOSTARDEH FEKAR ile متساهل ile VESYE NAZARY )


- ENLİ/LİK ile ENLİCE


- ENSE YAPMAK ile ENSELENMEK


- ENSELEMEK ile ENSELENMEK ile ENSELETMEK ile ENSELEYEBİLMEK ile ENSE ile ENSE KÖKÜ ile ENSE ÇUKURU


- ENSELEMEK" ile "TEPELEMEK"


- ENSTANTANE değil/yerine/= KIPILIK


- ENSTRÜMANTAL ile ENSTRÜMANTALİZM ile ENSTRÜMANTAL MÜZİK


- ENSURE :/yerine SAĞLAMAK


- ENTEGRE OLMAK/ETMEK değil/yerine/= BÜTÜNLEŞ(TİR)MEK / KAYNAŞ(TIR)MAK


- ENTELEKTÜELLEŞTİRMEK ile ANLAŞILIRLIK

( INTELLECTUALIZE vs. INTELLIGIBILITY )

( عقلاني کردن ile قابليت فهم )

( AGHALANY KARDAN ile GHABELYT FANPAM )


- ENTER :/yerine GİRMEK


- ENTERNASYONAL ile ENTERNASYONALCİ/LİK ile ENTERNASYONALİST ile ENTERNASYONALİZM


- ENTER/O- ile ENTERAL/ENTERİK

( Bağırsak-, bağırsak [ile ilgili], -arası. İLE Bağırsak yoluyla, bağırsak [ile ilgili]. )


- ENTOLERANS/İNTOLERANCE[İng.] değil/yerine/= DAYANAMAMAZLIK, TAHAMÜLSÜZLÜK


- ENTRENSEK/İNTRENSEK/İNTRINSİC[İng.] değil/yerine/= İÇSEL


- ENTRİKA ile ENTRİKACI/LIK


- ENTÜBASYON ile ENTÜBE ile ENTÜBE ETMEK

( Borulama. İLE Borulanmış, boru takılmış. İLE Boru takmak. )


- ENÜK ile ENÜK
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Aslan, sırtlan, kurt ve köpek yavrusu. İLE Dişlilerin dişi. )


- ENZİMATİK ETKİNLİK ile SUBSTRAT

( Enzimlerin katalizleme yeteneği. İLE Enzimlerin etkileşimde bulunduğu molekül. )


- EPİDEMİ ile EPİDEMİK


- EPİDEMİ ile EPİDEMİK ile EPİDEMİYOLOJİ

( Salgın. İLE Salgın [ile ilgili]. İLE Sağlık araştırma yöntembilim. )


- EPİGENETİK ile/||/<> GENETİK

( Epigenetik gen ifadesi İLE genetik gen dizisidir )

( Formül: Metilasyon İLE DNA dizisi )


- EPİGRAF değil/yerine/= TANIMLIK


- EPİK ile/ve/||/<> TRAJİK ile/ve/||/<> KOMİK


- EPİLEPSİ ile EPİLEPTİK

( EPILEPSY vs. EPILEPTIC )

( صرع ile حملهاي ile غشي ile مصروع ile صرعي )

( SARE ile HAMLEYAY ile غشي ile MASRAVO ile صرعي )


- EPİTELYAL ile EPİTELOİD ile EPİTELİZE ETMEK

( EPITHELIAL vs. EPITHELIOID vs. EPITHELIZE )

( برپوشي ile شبيه بشره اي ile بافت پوششي شدن )

( BARPUSHY ile SHABYYEH BESHAREH AY ile BAFT PUSHESHY SHODAN )


- EPRİMEK : EKŞİYİP BOZULMA

( Ekşiyip bozulmak. | Yemişin dura dura olgunlaşması, yumuşaması. | Erimek. )


- DOMATESTE:
ERCİK ile/ve/||/<> YUMURTALIK ile/ve/||/<> STİGMA ile/ve/||/<> DİŞİCİK

( Polen üreten eril üreme örgenidir. Domates çiçeklerinde altı eril örgeni bulunur. İLE/VE/||/<> Yumurta gözesi üreten dişil üreme örgenidir. Domates çiçeklerinde tek bir yumurtalık bulunur. İLE/VE/||/<> Yumurtalığın tepesinde bulunan ve poleni yakalayan yapıştırıcı bir yüzeye sahip bölümüdür. İLE/VE/||/<> Yumurtalığı ve stigmayı içeren dişil üreme örgenidir. )

( Domates çiçeği tozlaştığında, eril örgenlerden gelen polenler, dişil örgenlerdeki stigmaya yapışır. Polen tanesi, stigmaya yapıştıktan sonra polen tanesinden çıkan bir tüp, yumurtalığa kadar uzanır ve yumurta gözesiyle döllenme gerçekleşir. Bu döllenme sonucunda tohumlar oluşur.[Tohumlar, domatesin meyvesinin içinde bulunur. Tohumlar, domatesin yeni kuşağını oluşturmak için kullanılır.] )


- ERDEM ile ERDEMLİ/LİK ile ERDEMSİZ/LİK


- ERDEM ile FEDÂKÂRLIK


- ERDEM ve/||/<> TÜZE(HUKUK)

( Erdemin ölçüsü, tüze'dir. )


- ERDİRMEK ile ERDİREBİLMEK


- EREK ile EREKÇİ/LİK ile EREĞLİ ile EREKSEL/LİK ile EREKLİLİK ile EREK BİLİMİ ile EREK BİLİMSEL ile EREKSEL NEDEN


- EREK = GAYE = PURPOSE, END[İng.] = FIN[Fr.] = ZWECK[Alm.] = FINIS[Lat.] = TELOS[Yun. < TELEUTE]


- EREK ile/ve/||/<>/> GEREK


- EREK ile/ve "KIBLE"


- EREK ile/ve TAVIR

( AIM vs./and MANNER )


- ERGENLEŞMEK ile ERGEN/LİK ile ERGENE ile ERGENLİK ÇAĞI


- ERGENLİK ile ERGEN

( ADOLESCENCE vs. ADOLESCENT )

( بلوغ ile نوخاسته ile نوجوان )

( BELOGH ile NOKHASTEH ile NOJAVAN )


- ERGİMEK ile ERG ile ERGİ/LİK


- ERGİNLEMEK ile ERGİNLENMEK ile ERGİNLEŞMEK ile ERGİN/LİK


- ERGOMANİ/ERGOMANIA[İng.] değil/yerine/= İŞKOLİKLİK


- ERGONOMİ ile ERGONOMİK


- ERGON/OMİK değil/yerine/= İŞLEV/SEL


- ERGONOMİK değil/yerine/= KULLANIŞLI, ELVERİŞLİ


- ERİK ile AYNABAKAR

( ... İLE Büyük, yumurtamsı, kırmızımsı mavi renkli bir tür erik. )


- ERİK ile BARDAKERİĞİ

( ... İLE İri ve tatlı bir tür erik. )


- ERİK ile DOMUZ ERİĞİ


- ERİK ile MALTA ERİĞİ/YENİ DÜNYA

( PRUNUS DOMESTICA cum ERIOBOTRYA )


- ERİK ile MOGOLA ERİĞİ


- ERİK ile MÜRDÜMERİĞİ

( ... İLE Bir cins, küçük ve siyah erik. )


- ERİK ile TÜRBE


- ERİK ile/ve/||/<>/> ÜZÜM ile/ve/||/<>/> CEVİZ/KOZ

( [Yenilebilen] Dışı. İLE/VE/||/<>/> Hem dışı, hem de içi. İLE/VE/||/<>/> İçi. )

( Ekşi/tatlı. İLE/VE/||/<>/> Tatlı. İLE/VE/||/<>/> [ince zarı/kabuğu soyulmazsa] hem acı, hem de tatlı | Ne acı[ince zarı/kabuğu soyulursa], ne de tatlı. )

( Şeriat. İLE/VE/||/<>/> Tarikat. İLE/VE/||/<>/> Hakikat. )

( Çıktım erik dalına
Anda yedim üzümü
Bostan ıssı kakıyıp
Der ne yersin kozumu

Yunus Emre )

( Niyâzî Mısrî'nin şerhini (de) okumanızı salık veririz. )


- ERİK ile/ve/||/<> YÖRÜK

( Bahçeden uzak. İLE/VE/||/<> Kentten uzak. )


- ERİK/LİK ile ERİKA ile ERİK HOŞAFI ile ERİK RAKISI ile ERİK REÇELİ ile ERİK PESTİLİ ile ERİK MARMELADI ile ERİK KOMPOSTOSU


- ERİL YALANCI EŞEYSEL BOZUKLUK[Ar.] ile DİŞİL YALANCI EŞEYSEL BOZUKLUK[Ar.] ile ANORMAL EŞEYSEL GELİŞİM[Ar.]

( Erillik göstergesi/örgeni baskın gelen hünsâ. İLE Dişillik göstergesi/örgeni baskın gelen hünsâ. İLE [hukukta] Erillik ya da dişillik örgenlerinden her biri kendinde bulunan fakat bu örgenlerden birinin etkinliği, hareketi ve oluşumu ötekine baskın gelmediği ya da önde olmadığı gözönünde bulundurularak durumu belirgin olmayan hünsâ. )

( HÜNSÂ-Yİ RECÛLÎ ile HÜNSÂ-Yİ NİSÂÎ ile HÜNSÂ-İ MÜŞKÎL )


- ERİLLİK ile/ve/> İSTİKRAR


- ERİNÇ, DİNGİNLİK = PEACE, REPOSE[İng.] = TRAQUILLITÉ[Fr.] = BERUHIGUNG[Alm.] = QUIETUS[Lat.]


- ERİNÇ/ORUNLUK/HUZUR ile/ve DİNGİNLİK

( BAYSAL: Erinç ve dinginlik içinde olan. )


- ERİNMEK ile ERİNLEŞMEK ile ERİN/LİK ile ERİNÇ ile ERİNÇLİ ile ERİNÇSİZ/LİK


- ERİNMEK ile UTANMAK


- ERİŞİLEBİLİRLİK ile ERİŞİLEBİLİR GİZİL GÜÇ


- ERİŞİLEMEZLİK ile ERİŞİLEMEZ

( INACCESSIBILITY vs. INACCESSIBLE )

( استبعاد ile منيع ile ممنوع الوصول )

( استبعاد ile منيع ile ممنوع الوصول )


- ERİŞKİN/LİK ile/ve YETKİN/LİK


- ERİŞMEK ile ERİŞİLMEK ile ERİŞTİRMEK ile ERİŞEBİLMEK ile ERİŞTİRİLMEK ile ERİŞ


- ERİŞMEK ile/ve/||/<> YETİŞMEK


- ERİTEN ile ERİTİCİ ile ERİYİK

( İçinde katı bir madde eriyebilen ya da katı bir maddeyi eritebilen sıvı. İLE Eritme özelliği olan. | Bir başka maddeyi eriten, çözündüren cisim. İLE İçinde katı bir madde erimiş bulunan sıvı, mahlul. )


- ERİTMEK ile ERİTİLMEK ile ERİTEBİLMEK ile ERİTİVERMEK ile ERİTİCİ


- ERİTROSİT ile/||/<> ERİTROPOİETİK

( Alyuvar. İLE/||/<> Alyuvar yapımı. )