K ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 26.658 başlık/FaRk ile birlikte,
26.658 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(30/108)
- DURDURMAK ile/ve/||/<> KURTULMAK
- DURDURMAK ile/ve/değil SABİTLEMEK
- DURDURMAK ile VARLIĞININ SONA ERMESİ
( CEASE vs. CEASE TO EXIST )
( پايانيافتن ile دستکشي ile موقوف شدن ile بازايستادن ile منتفي شدن )
( PAYANYAFTAN ile DASTKESHY ile MOGHOOF SHODAN ile BAZAYSETADAN ile MONTEFY SHODAN )
- DURDURMAK ile/ve YAVAŞLATMAK
( TO CEASE/STOP vs./and TO SLOW DOWN )
- STATIC PRESSURE[İng.] / RUHEDRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= DURGUN BASINÇ
- REST DENSITY[İng.] / DENSITÉ AU REPOS[Fr.] / RUHEDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= DURGUN YOĞUNLUK
- STATIC CHARGE[İng.] / CHARGE STATIQUE[Fr.] / RUHELADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DURGUN YÜK
- DURGUNLAŞMAK ile DURGUNLAŞTIRMAK ile DURGU ile DURGUN/LUK ile DURGUN ŞİŞKİNLİK
- DURGUN/LUK ile/ve/değil/yerine DİNGİN/LİK
- DURGUN/LUK ile/ve/değil/||/<> DURAĞAN/LIK
- DURGUN/LUK ile/ve/değil/||/<>/< YORGUN/LUK
- DURMAK ile DURMALI ÇIKIŞ
- DURMAK ve/<> DURU BAKMAK
- DÜRMEK ile DÜRMECE
- DÜRMEK ile KATLAMAK
- DURMUŞ DEDE SOKAK :
( Rumelihisarı Mahallesi sokaklarından biridir. Kayalar mezarlığının üst kısımlarında bulunan Tekke 17. yy başlarında buraya gelen Durmuş Baba tarafından kurulmuş, öldükten sonra da müritleri tarafından kendisine tekke yapılmıştır. Şeyh Durmuş ve tarihi eser özelliği taşıyan tekke ve türbesi unutulmamış ve sokağa "Durmuş Dede Sokak" ismi verilmiştir. )
- DURSUN FAKİH SOKAK :
( Merkez Sarıyer Mahallesinin en uzun sokaklarından biridir. Bu sokak köşkleri, konakları, evleri ile eskiyi hatırlatır. Adeta Osmanlıyı günümüze taşır. Sarıyer'in ekabirleri, okumuşları bu sokakta bulunuyordu. Sokağa "Dursun Fakih Sokak" denmesinin nedeni budur. Bu sokaktaki önemli isim ise Milli Mücadelenin büyük isimlerinden Mareşal Fevki Çakmak'ın İlkokulu buradaki Özel Hayriye okulunda (Hakkı Paşa Konağında - okuldu) okumuş olmasıdır. Tabii ki bu sokakta pek çok paşa ikamet ettiği gibi, işgal günlerinin önemli milislerinden de bu sokakta pek çok kişi vardı. Muhtar Hacı Müezzin Mehmet Raci Efendi bunlardan biriydi. )
- DÜRTMEK ile DÜRTÜLMEK ile DÜRTELEMEK ile DÜRTÜ ile DÜRTÜCÜ KILIÇ
- DÜRTMEK ile GIDIKLAMAK
- DÜRTMEK ile İTMEK
- DÜRTMEK ile/değil/yerine UYARMAK
- DÜRTÜLER ile ACELECİLİK ile İVME
( IMPETUOS vs. IMPETUOSITY vs. IMPETUS )
( تهور آميز ile تهور ile نيروي جنبش )
( TEHOR AMYZ ile TEHOR ile NEYROY JONBASH )
- DÜRTÜŞMEK ile DÜRTÜŞLEMEK ile DÜRTÜŞ
- DURULMAK ile DURULAMAK ile DURULANMAK ile DURULAŞMAK ile DURULUVERMEK ile DURULAŞTIRMAK ile DURU/LUK ile DURUK/LUK ile DURUM ile DURUŞ ile DURUM EKİ ile DURUM ULACI ile DURUP DURUP ile DURUM ORTACI ile DURUP DURURKEN ile DURUP DİNLENMEDEN
- DÜRÜLMEK ile DÜRÜMLEMEK ile DÜRÜ ile DÜRÜM ile DÜRÜLÜ ile DÜRÜMCÜ/LÜK ile DÜRÜM DÜRÜM ile DÜRÜM EKMEĞİ
- DÜRÜM DÜRÜM (KATLAMAK)
- DURUM ile/ve/||/<> SÜREDURUM/EYLEMSİZLİK
- DURUMDAN/HALDEN ANLAMAK ve/||/<> GÖNÜL KIRMAMAK
- ["DURUMU"] KABUL ETME(ME)K ile KABULLENME(ME)K
( TEK ELİNİ KALDIRMAK ile İKİ ELİNİ BİRDEN KALDIRMAK )
- DURUMUNDA OLMAK ile/ve KONUMUNDA OLMAK
( BEING IN THE STATE OF vs. HAD TO IN THE STATE OF )
- DURUMUNDA OLMAK ile ZORUNLULUK
( BEING IN THE STATE OF vs. OBLIGATION )
- DURUMU/OLAYI BÜYÜLTMEYE:
"YAKIN" ile/ve/değil/<> "AÇIK"
( Cahil ve/ya da ahmak kişiler[zihin(li)ler]dir. )
- DURUP DURURKEN (AĞLAMAK, GÜLMEK VS.)
- DOĞRU/DÜRÜST[Fars.] OLMAK =/||/<> "MANZARA KAPATAN AĞAÇ OLMAK"
( Ne yazık ki, bazı "kişiler" için dürüst kişilerin (istenilmeme) durumu. )
- DOĞRU/LUK/DÜRÜST/LÜK[Fars.] ile/ve AÇIK/LIK
( TO BE HONEST vs./and OPEN/NESS, CLARITY )
- DÜRÜST/LÜK >< BİLGİSİZ/LİK(CEHÂLET)
- DÜRÜST/LÜK ile DÜRÜST OYUN
- DOĞRULUK/DÜRÜSTLÜK[Fars.] =/> RAHATLIK
- DOĞRULUK/DÜRÜSTLÜK[Fars.] ile/ve/<> SAYGI
( Dürüst olmayan cezalandırılır. İLE/VE Saygı göstermeyene toplumda yer verilmez. )
( Teşekkür ve özür dilemeyi bilmek/uygulamak ile. )
( TO BE HONEST vs./and RESPECT )
- DUŞ ALMAK değil/yerine YIKANMAK
- DÜŞ/ÜNÜ KURMAK ve/||/<>/> HAREKETE GEÇMEK
- DUŞAKLAMAK ile DUŞAK
- DÜŞEY/LİK ile DÜŞEY DÜZLEM ile DÜŞEY ÇEMBER
- DÜŞKÜNLEŞMEK ile DÜŞKÜ ile DÜŞKÜN/LÜK ile DÜŞKÜNLER YURDU
- DÜŞKÜNLÜK ile/ve/değil/yerine ÖNCELİK (VERMEK/VERİLEN)
( [not] FONDNESS/ADDICTION vs./and/but PRIORITY
PRIORITY instead of FONDNESS/ADDICTION )
- DÜŞKÜNLÜK ile/ve/değil/yerine SEVGİ
( Sevgi, tutkunluk ve düşkünlük göstermez, düşkünlük ise sevgi değildir. )
- DÜŞLEMEK ile DÜŞLEYEBİLMEK ile DÜŞLEM ile DÜŞLEMLİ/LİK ile DÜŞLEMSEL/LİK ile DÜŞLEMSİZ/LİK
- DÜŞMAN ve DELİ ile/değil/yerine/||/>< DOST ve ÂŞIK
( İşine geleni söyler. VE Ağzına geleni söyler. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Gerçekleri söyler. VE Gönlünden geçeni söyler. )
- DÜŞMAN OLMAK değil/yerine/>< BİRBİRİNE HAYRAN OLMAK
- DÜŞMAN OLMAK ile/ve "GICIK" OLMAK
- DÜŞMANA:
| "ZARAR VERMEK ve/ya da ÖÇ ALMAK" |
ile/değil/yerine/><
BAĞIŞLAMAK
( | Düşmanından daha alçağa düşürür. VE/YA DA Düşmanınla aynı seviyeye düşürür. | İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Yüceltir. )
- DÜŞMANCA ile DÜŞMANLIK
( HOSTILE vs. HOSTILITY )
( مخاصم ile متخاصم ile خصمانه ile خصومتآميز ile عمليات خصمانه ile مخاصمه ile خصومت ile دشمني ile عناد ile عداوت )
( مخاصم ile MOTEKHASAM ile KHSAMANEH ile خصومتآميز ile AMELYAT KHSAMANEH ile MOKHASEMEH ile KHSUMAT ile DASHMANY ile ANAD ile EDAVAT )
- DÜŞMANDAN KORUNMAK ile/ve/değil/||/<> "DOST"TAN KORUNMAK
( Kendin korunabilirsin. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Bir şeylerin ve/ya da birilerinin de koruması gerekir. )
( Dostlarım! Dünyada, dost yoktur! )
( Kusursuz dost isteyen, dostsuz kalır. )
( Ayıpsız yâr isteyen, yârsız kalır. )
- DÜŞMANLAŞMAK ile DÜŞMANLAŞTIRMAK ile DÜŞMAN/LIK ile DÜŞMANCA ile DÜŞMAN AĞZI
- DÜŞMANLIK değil/yerine/>< BİREŞİM/TEVHİD
- DÜŞMAN/LIK ile/değil/yerine/>< DOST/LUK
( Dostluğunun bedelini ödemekten kaçınanın, "düşmanlığı"nı önemsemeyebilirsin. Fakat düşmanlığının bedelini ödemeye hazır olanın, "dostluğu"nu ciddiye al! )
( Düşmanın en büyük hilesi, "dostluğudur". )
( Dedikodu/nu eder. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Uyarır/ikaz eder. )
(
)
( [ölümü] Unutturan. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Anımsatan. )
( "Ne yapmamız gerektiğini" gösterir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Ne yapabileceğimizi gösterir. )
( Her canımızı sıkanla. VE Her elimizi sıkanla. [Olmayalım!] )
( Her başımızı ağrıtanı düşman bilmeyelim/saymayalım. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Her başımızı okşayanı dost bilmeyelim/saymayalım. )
( Düşmana sus. İLE/VE/>< Dost ile konuş. )
( ADÂVET ile/değil/yerine/>< SÂDIK[< SIDK] )
- DÜŞMAN/LIK ile/değil/yerine FARKLI/LIK
- [ne yazık ki]
DÜŞMAN/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<> KARŞIT/LIK
- DÜŞMAN/LIK ve KİN
- DÜŞMANLIK ile RAKİP ile DÜŞMANLAŞTIRMAK
( ANTAGONISM vs. ANTAGONIST vs. ANTAGONIZE )
( اصل مخالف ile هم آوري ile هم نبرد ile دشمني کردن ile دشمن کردن )
( ESL MOKHALEF ile NPAM AVARY ile NPAM NABARD ile DASHMANY KARDAN ile DASHMAN KARDAN )
- DÜŞMAN/LIK ve/||/<> YAKIN/LIK
( "Hiçbir şey, çetin düşmanlar kadar birbirine yakın değildir." )
- DÜŞMANLIKLAR ile DÜŞMANLIK
( ENMITIES vs. ENMITY )
( اغراض ile خصومت ile عناد ile عداوت ile دشمني ile کين )
( EGHARAZ ile KHSUMAT ile ANAD ile EDAVAT ile DASHMANY ile کين )
- DÜŞMEK ile İNMEK
- DÜŞMEK ile KAPAKLANMAK
- DÜŞMEK ile UYKUYA DALMAK ile GERİ ÇEKİLMEK ile GERİDE KALMAK ile DÜŞMEK ile DÜŞEN ADAM ile AŞIK OLMAK ile AŞIK OLMAK ile TERK EDİLMEK ile GECİKMEYE DÜŞMEK ile DÜŞMEK ile ARALARI AÇILMAK ile HASTALANMAK ile BİLİNÇSİZ DÜŞMEK ile YANGINA KURBAN GİTMEK ile YANILABİLİR ile DÜŞMEK ile KAYAN YILDIZ
( FALL vs. FALL ASLEEP vs. FALL BACK vs. FALL BEHIND vs. FALL DOWN vs. FALL GUY vs. FALL IN LOVE vs. FALL IN LOVE WITH vs. FALL INTO ABEYANCE vs. FALL INTO DELAY vs. FALL OFF vs. FALL OUT vs. FALL SICK vs. FALL UNCONSCIOUS vs. FALL VICTIM TO FIRE vs. FALLIBLE vs. FALLING vs. FALLING STAR )
( سقوط ile سقوط کردن ile نازل شدن ile خريف ile خزان ile غلط افتادن ile پائين افتادن ile افت داشتن ile زمين خوردن ile برگ ريزان ile افتادن ile انقراض ile هبوط ile افت ile پاييز ile افت کردن ile فروريختگي ile پائيز ile خواب بردن ile وا افتادن ile باز ماندن ile پس افتادن ile عقبافتاده ile عقب افتادن ile به زمين خوردن ile زود باور ile خاطرخاه شدن ile دل از دست دادن ile دل باختن ile خاتر خواه شدن ile عارض شدن ile مسکوت ماندن ile به تعويق افتادن ile ور آمدن ile بيرون افتادن ile بيمار شدن ile مريض شدن ile بي هوش شدن ile طعمه آتش شدن ile جايزالخطا ile افتان ile ريزان ile تير شهاب )
( SAGHOOT ile SAGHOOT KARDAN ile NAZEL SHODAN ile خريف ile KHAZAN ile GHALT AFTADAN ile PAYEYNE AFTADAN ile AFT DASHTAN ile ZAMYNE KHORDAN ile BARG RYZAN ile AFTADAN ile انقراض ile CPEHBUT ile AFT ile PAYYZ ile AFT KARDAN ile FOROORYKHTGY ile PAYEYZ ile KHAB BARDAN ile VA AFTADAN ile BAZ MANDAN ile PES AFTADAN ile AGHABAFTADEH ile AGHAB AFTADAN ile BAH ZAMYNE KHORDAN ile ZUD BAVAR ile KHATARKHAH SHODAN ile DEL AZ DAST DADAN ile DEL BAKHTAN ile KHATAR KHAH SHODAN ile AREZ SHODAN ile MOSKOT MANDAN ile BAH TAVYGH AFTADAN ile VAR AMADAN ile BEYRON AFTADAN ile BEYMAR SHODAN ile MARYZE SHODAN ile BEY TEOOSH SHODAN ile TAMEH ATASH SHODAN ile جايزالخطا ile AFTAN ile RYZAN ile TYR SHEHAB )
- DÜŞMEK/YERE DÜŞMEK ile/>< GÖZDEN/GÖNÜLDEN DÜŞMEK
( Çözümü/dermanı var. İLE/>< Çözümü/dermanı yok. )
- DÜŞMEMEK değil/yerine KALKABİLMEK
( Hiç. DEĞİL/YERİNE Her düştüğünde. )
- DÜŞMƏK[Azr.] = İNMEK[Tr.]
- DUŞTA/YIKANMADA SICAK/SOĞUK SU AYAKLARDAN YUKARI DOĞRU ISLATMAYA BAŞLAYARAK DÖK(ÜN)MEK
- DUŞU:
YEMEKTEN SONRA, DOLU MİDEYLE YAPMAK değil/yerine YEMEKTEN ÖNCE, BOŞ MİDEYLE YAPMAK
- DUŞU:
YEMEKTEN/KAHVALTIDAN SONRA, DOLU MİDEYLE YAPMAK değil/>< YEMEKTEN/KAHVALTIDAN ÖNCE, BOŞ MİDEYLE YAPMAK
- NIEDERDRUCK, UNTERDRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= DÜŞÜK BASINÇ
- LOW ENERGY PHYSICS[İng.] / PHYSIQUE DES BASSES ÉNERGIES[Fr.] / NIEDRIGENERGIEPHYSIK[Alm.] ile/değil/yerine/= DÜŞÜK ENERJİ FİZİĞİ
- DÜŞÜK YOĞUNLUK ile YÜKSEK YOĞUNLUK
( Düşük kütle/oylum oranı. İLE Yüksek kütle/oylum oranı. )
- DÜŞÜK ile HAFİF/YEĞNİ
- DÜŞÜK ile YETERSİZ
( "LOW" vs. INSUFFICIENT )
- [ne yazık ki]
DÜŞÜLEN YALNIZLIK ile/ve/değil/yerine YEĞLENİLEN YALNIZLIK
( Çürütür/eritir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Olgunlaştırır/geliştirir. )
- DÜŞÜNCE, DÜŞÜNMEK yerine ZAMANINDA DÜŞÜNMEK
( Düşünce, düşünce başlar. [yere/aşağı düşünce!][düşen, düşünce/düştükten sonra anlar/bilir!] )
( "Melek Şehri" filmini de izlemenizi salık veririz. )
- DÜŞÜNCE ve/||/<>/< MANTIK
ve/||/<>
EYLEM ve/||/<>/< EDEB
( Düşüncenin edebi, mantıktır. VE/||/<> Eylemin mantığı, edebdir. )
- DÜŞÜNCE ve/||/<> BİLGİ ve/||/<> BELLEK
- DÜŞÜNCE ve/||/<> IŞIK ve/||/<> KİŞİ ve/||/<> İLİŞKİ
( Her zaman, zemin ve koşulda, her yöne ilerleyebilirler. )
- DÜŞÜNCE ile/ve/||/<> VARLIK
( ... İLE/VE/||/<> En temel düşünce. )
- İNCELİK:
DÜŞÜNCEDE ile/ve/||/<> DUYGUDA ile/ve/||/<> DİLDE
( Derinlik yansıtır. İLE/VE/||/<> Sevgi oluşturur. İLE/VE/||/<> Güven yansıtır. )
- DÜŞÜNCE/DUYGU/DAVRANIŞ'LARDA:
KOŞMAK/EMEKLEMEK değil/yerine YÜRÜMEK
- DÜŞÜNCELERİ ÖĞRENMEK ile/ve/değil/yerine DÜŞÜNMEYİ ÖĞRENMEK/BECERMEK
( [not] TO LEARN IDEAS vs./and/but TO LEARN/MANAGE TO THINK
TO LEARN/MANAGE TO THINK instead of TO LEARN IDEAS )
- DÜŞÜNCELERİN/HAYALLERİN:
"KAÇMAK" ile/değil/yerine PEŞİNDEN KOŞMAMAK
- DÜŞÜNCESİZ ile DÜŞÜNCESİZLİK ile DÜŞÜNCESİZ ile DÜŞÜNCESİZLİK
( INDISCREET vs. INDISCREETNESS vs. INDISCRETE vs. INDISCRETION )
( بي تميز ile بي بصيرت ile بي بصيرتي ile بهم پيوسته ile غير مجزا ile بي خردي )
( بي تميز ile BEY BESYRAT ile BEY BESYRATY ile BACPAM PEYVASTEH ile GHYR MAJZA ile BEY KHARDY )
- DÜŞÜNCESİZLİK ile DÜŞÜNEMEMEK/DÜŞÜNEMEMİŞ OLMAK
( THOUGHTLESSNESS vs. NOT ABLE TO THINK )
- DÜŞÜNCEYİ/DÜŞLERİ, DOĞAYA YANSITMAK değil/yerine DOĞAYI, ZİHİNDE İNŞÂ ETMEK
- DÜŞÜNCEYİ:
SÖZDE/YAZIDA BIRAKMAK ile/değil/yerine UYGULAMAYA SOKMAK
( Bir düşüncene(/düşünceye/ilkeye/mirasa), ancak, sen sahip çıkarsan (uygular ve devam ettirirsen), bir anlam/değer kazanır/sın ve/ya da kazandırır/sın. )
- DÜŞÜNCEYLE BAKMAK ile DÜŞÜNCE OLMADAN BAKMAK
( TO LOOK IN THINKING vs. TO LOOK WITHOUT THINKING )
- DÜŞÜNDÜĞÜNÜ, VAROLANA GİYDİRMEK ile/değil/yerine VAROLANI DÜŞÜNMEK
- DÜŞÜNDÜRTMEK ile DÜŞÜNDÜREBİLMEK ile DÜŞÜNDÜRÜCÜ/LÜK
- DÜŞÜNEBİLDİĞİN KADAR (BİLE)BİLMEK ve/||/<>/> BİLEBİLDİĞİN KADAR DÜŞÜN(EBİL)MEK
- [ne yazık ki]
DÜŞÜNEMEMEK ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> ADLANDIRAMAMAK/ANLAMLANDIRAMAMAK
- DÜŞÜNEMEMEK ile/ve/<> AYIRD EDEMEMEK
( Düşünemeyen ayırd etmeyi de ayrıntıları da göremez. [ayıramayınca/düşünemeyince de bedelini ağır ödeyebilir!] )
- DÜŞÜNEMEMEK ile/ve/değil/||/<>/>/< DÜŞÜNMEMEK (> DÜŞÜNEMEMEK)
- DÜŞÜN(E)MEMEK değil/ne yazık ki/< "DÜŞÜNMEYİ İSTEMEMEK"
- DÜŞÜNENDEN ÜSTÜN OLMAYA ÇALIŞMAK değil DÜŞÜNCENİN ÜSTESİNDEN GELEBİLMEK
( [ne yazık ki] Düşüncenin üstesinden gelemeyen ya da söylenilen söze yanıt veremeyecek olan, düşünenin, söz söyleyenin "üstesinden gelmeye çalışır". )
- DÜŞÜNME ile DÜŞÜNMEYİ DÜŞÜNMEK
- DÜŞÜNME = TEFEKKÜR = THINK[İng.] = PENSÉE[Fr.] = DENKEN[Alm.] = COGITARE, COGITATIO[Lat.] = NOEIN, DIANOIA[Yun.] = PENSAR[İsp.]
- DÜŞÜNMEDEN KONUŞMAK ve/ne yazık ki/||/<>/> SONRADAN DÜŞÜNMEK ZORUNDA KALMAK
- DÜŞÜNMEDEN ÖĞRENMEK ile/ve/<> ÖĞRENMEDEN DÜŞÜNMEK
( Yararsız. İLE/VE/<> Tehlikeli. )
- DÜŞÜNMEK => VAR OLMAK
ve/||/<>/>
VAR OLMAK =< ALGILANMIŞ OLMAK
( René Descartes VE/||/<>/> George Berkeley )
( COGITO ERGO SUM and/||/<>/> ESSE EST PERCIPI )
- DÜŞÜNMEK ile/ve/değil/yerine BİLDİĞİN ŞEY ÜZERİNE DÜŞÜNMEK
( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Tefekkür. )
( [not] TO THINK vs./and/but TO THINK ON WHICH YOU KNOW
TO THINK ON WHICH YOU KNOW instead of TO THINK )
- DÜŞÜNMEK ve/<>/>/< BOŞ KONUŞMAMAYI BECERMEK
( Düşünmeden konuşmanın cezası, sonradan düşünmeye mahkûm olmaktır. )
( Bir şey ki, yapmasan da olur. YAPMA! Bir şey ki, söylemesen de olur. SÖYLEME! )
( Konuşulacak bir kişi olduğunda, onunla konuşamamak, onu yitirmek demektir. Konuşulamayacak bir kişiyle konuşmaksa sözlerin boşuna harcanması demektir. )
( Bazı şeyleri konuşmuyoruz diye aklımız/sözümüz yok zannedilmesin! )
( TO THINK and/<> MANAGE TO NOT VAIN/WASTE TALKING )
- DÜŞÜNMEK ile DEĞERLENDİRMEK
( TO THINK vs. TO APPRECIATE/EVALUATE )
- DÜŞÜNMEK ile DEĞERLENDİRMEK
( TO THINK vs. EVALUATE )
- DÜŞÜNMEK ve/<> DÖNÜŞMEK
( TO THINK vs./<> TO TRANSFORM )
- DÜŞÜNMEK ile/ve/değil/<> DÜŞÜNDÜĞÜNÜ DÜŞÜNMEK
- DÜŞÜNMEK ile/ve/değil/yerine DÜŞÜNMEYİ DEĞERLENDİREREK DÜŞÜNMEK
( [not] TO THINK vs./and/but TO THINK IN EVALUATION OF THE THINKING
TO THINK IN EVALUATION OF THE THINKING instead of TO THINK )
- DÜŞÜNMEK ile/ve/değil/yerine DÜŞÜNMEYİ "DERT" EDİNMEK
- DÜŞÜNMEK ile DÜŞÜNÜLMEK ile DÜŞÜNDÜRMEK ile DÜŞÜNEBİLMEK ile DÜŞÜNÜVERMEK ile DÜŞÜN ile DÜŞÜNCE ile DÜŞÜNSEL/LİK ile DÜŞÜNÜCÜ/LÜK ile DÜŞÜNCELİ/LİK ile DÜŞÜNCESİZ/LİK ile DÜŞÜNCESİZCE ile DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜ ile DÜŞÜNCE ALIŞVERİŞİ
- DÜŞÜNMEK ile/ve/<>/= ETKİNLİK
( TEFEKKÜR ile/ve/<>/= FAALİYET )
- DÜŞÜNMEK ile/değil GELİŞTİRMEK
- DÜŞÜNMEK ve/||/=/<> GÖRMEK
( DÜŞÜNMEK: Görmeyi, yeniden ve tekrar tekrar öğrenmek. )
- DÜŞÜNMEK ile/ve/<> HAYAL ETMEK
( Kişinin en yüce yetisi düşünme yetisidir. Akılda bulunduğu için de en önemli varlıktır/değerdir. )
( TO THINK vs./and/<> TO IMAGINE )
- DÜŞÜNMEK ile/ve/||/<>/> "HESAP ETMEK"
- DÜŞÜNMEK ile HESAPLAMAK
( TO THINK vs. TO CALCULATE )
- DÜŞÜNMEK ile/ve/||/<> İNANMAK
- DÜŞÜNMEK ile/ve/değil/||/<> "KABUL ETMEK"
- DÜŞÜNMEK ve KENDİNİN BİLİNCİNDE OLMAK
( TO THINK and TO BE AWARE OF THE SELF )
- DÜŞÜNMEK ile/ve/||/<>/> KONUŞMAK ile/ve/||/<>/> YAPMAK
( Konuşmadan önce "konuşmak". İLE/VE/||/<>/> Yapmadan önce "yapmak". İLE/VE/||/<>/> [olumlu/olumsuz] Kesinleşmeden önce "görmek/denemek". )
- DÜŞÜNMEK/TEFEKKÜR ile/ve ÖLÇÜNMEK/TEEMMÜLL[< EMEL]
( ... İLE/VE Gerek bir olayın sebeplerini daha çok çözümleme ve daha doğru anlamak gerekse bir hareket tarzının sonuçlarını, özellikle de yarar ile sakıncalarını irdelemek amacıyla, oluşmuş/oluşturulmuş 'yargı'nın, eleştirilmek üzere, 'askı'ya alınmasıdır. Aklın benzer addettiği duyuları, dolayısıyla da 'olaylar'ı belirli bir 'kavram şemsiyesi' altında 'düşünmek'tir. O belirli 'kavram' altında düşünülen duyulardan, böylelikle de 'olaylar'dan biriyle karşılaşıldığında 'olay'a denk düşen 'kavram'ı 'akıl'da 'uyandırmak'tır. )
( Fikir yürütme, düşünme. İLE/VE Katlanmalı, iyice, etraflıca düşünme, idrak. )
( Kişi, herşeyin tohumudur. Neyi tefekkür ederse onun tohumudur. )
( Kişiyi kurtaracak ilâçlar, aşk ve düşünmektir. )
- DÜŞÜNMEK ile/ve/||/<> OLGUSALLIK
- DÜŞÜNMEK ile/ve/<>/değil/yerine ÖNGÖRMEK
( Bazı ileri/yüksek düşünceler, örnek kullanılmadan, hoşnut edici bir biçimde anlatılamazlar. )
( [not] TO THINK vs./and/<>/but TO FORESEE/ANTICIPATE
TO FORESEE/ANTICIPATE instead of TO THINK )
- DÜŞÜNMEK ile TAKILMAK
- DÜŞÜNMEK ile TAVSİYE EDİLEBİLİR OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM ile ÖNEMLİ GÖRMEK
( DEEM vs. DEEM ADVISABLE vs. DEEM IMPORTANT )
( تشخيص دادن ile مصلحت دانستن ile بااهميت خواندن )
( TASHKHYSE DADAN ile MOSOLHAT DANSTAN ile BAHAMYT KHANDAN )
- DÜŞÜNMEK ile/ve/<> TEKRARLAMAK
( TO THINK vs./and/<> TO REPEAT )
- DÜŞÜNMEK ile/ve/değil/||/<> UMMAK/ÜMİT ETMEK
- DÜŞÜNMEK ile/ve VAR OLMAYANI DÜŞÜN(EBİL)MEK
( TO THINK vs./and TO THINK ABOUT NONEXIST )
- DÜŞÜNMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YAZARAK VE YAPARAK DÜŞÜNMEK ve/||/<> DÜŞÜNEREK YAZMAK VE YAPMAK
- | "DÜŞÜNMEK" ve "İNANMAK" ve "SEVMEK" |
ile/ve/ne yazık ki/||/<>/>
EYLEMEK
( Çok fazla. İLE/VE/NE YAZIK Kİ/||/<>/> Çok az. )
- DÜŞÜNMEK/TAHAYYÜL ile/ve DÜŞÜNEMEMEK/TAHAYYÜL (BİLE) EDEMEMEK
( Bazı şeyler hayal edilebilir fakat bazı şeyleri ne düşünmek, ne hayal edebilmek bile söz konusu değildir. )
( TO THINK vs./and (EVEN) NOT ABLE TO THINK )
- DÜŞÜNMEMEK ile DÜŞÜNMEMİŞ OLMAK
( TO NOT THINK vs. HAVEN'T THOUGHT ABOUT )
- DÜŞÜNMEMİŞ OLMAK ile/değil YETERSİZLİK/ZAYIFLIK/GERİLİK
( ... ile/değil REKÂKET )
( [not] HAVEN'T THOUGHT ABOUT vs./but INSUFFICIENCY/WEAKNESS/BACKWARD )
- DÜŞÜNMENİN/SORGULAMANIN:
İLK VE EN ÖNEMLİ SAĞLADIĞI/SUNDUĞU:
KENDİNİ VE DÜNYAYI...
KENDİNDEN KURTARMAK/KORUMAK ile/ve/||/<>/< DÜNYADAN KURTARMAK/KORUMAK ile/ve/||/<>/< YANILSAMALARDAN KURTARMAK/KORUMAK
- DÜŞÜNMENİN/KONUŞMANIN (OLASI) SONUÇLARINI:
"ÖNGÖRMEK" ile/ve/değil/yerine/<> "GÖZE ALMAK"
- DÜŞÜNMEYİ BECEREMEMEK ve/||/<>/>/< DÜŞÜNMEYİ SEV(E)MEMEK
- DÜŞÜNMEYİ BİLMEMEK ile/ve/<>/= KONUŞMAYI BİLMEMEK
( Düşünmeyi bilmeyen, [sürdürmeyen ve geliştirmeyen] konuşmayı da bilemez! )
- DÜŞÜNÜLEBİLİR/LİK ile/ve/||/<> BİLİNEBİLİR/LİK
- DÜŞÜNÜLEN/DÜŞÜNÜLEBİLİR ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< DÜŞÜNÜLENE/DÜŞÜNÜLEBİLİRE YAKLAŞMAK
- DÜŞÜNÜP DURMAK" ile/değil/yerine/>< DURUP DÜŞÜNMEK
- DÜŞÜNÜP TAŞINMAK
- DÜŞÜP BAYILMAK değil BAYILIP DÜŞMEK
- DÜŞÜP-KALKMAK
- DÜŞÜRMEK ile ATMAK
- DÜŞÜRMEK değil/yerine DÜŞÜNMEK
- DÜŞÜRMEK ile DÜŞÜRTMEK ile DÜŞÜRÜLMEK ile DÜŞÜREBİLMEK ile DÜŞÜRÜVERMEK
- DÜŞÜRMEK ile GERİDE KALMAK ile UĞRAYIN ile DÜŞTÜ ile DAMLALIK ile DAMLACIK ile DAMLACIK ile DÜŞMÜŞ ile SU TOPLAMA
( DROP vs. DROP BEHIND vs. DROP IN vs. DROPPED vs. DROPPER vs. DROPSIC vs. DROPSICAL vs. DROPSIED vs. DROPSY )
( قطره ile رها کردن ile بزمين زدن ile پايين آمدن ile چکه ile عقب ماندن ile اتفاقا ديدن کردن ile چکيده ile چکاننده ile استسقائي ile استسقائي گرفته ile خيزدار ile مستسقي ile استسقاء )
( GHATREH ile RAYAA KARDAN ile BOZMYNE ZADAN ile PAYYNE AMADAN ile CHEKEH ile AGHAB MANDAN ile ETEFAGHA DYDAN KARDAN ile CHAKYDAH ile CHEKANANDEH ile استسقائي ile ESTESGHAYEY GARAFTEH ile KHYZADAR ile MOSTESGHY ile ESTESGHA )
- DUŞU/YIKANMAYI:
SICAK SUYLA TAMAMLAMAK değil ILIK (ya da [DAYANILABİLİR] SOĞUĞA YAKIN) SUYLA TAMAMLAMAK
- DUTY vs. MISSION vs. TASK
- DUVAK ile CİBİNLİK
( Gelinin başını, bazen de yüzünü kapayan dantel ya da tülden örtü. | Küp, tandır, baca gibi şeylerin, taş ya da topraktan kapağı. | Kimi bebeklerin doğduğu zaman, başlarını çevreleyen zar. İLE Sivrisinekten ve öteki böceklerden korunmak için yatağın üstüne ve yanlarına gerilen, çadır biçiminde tül. )
- DUVAKLAMAK ile DUVAKLANMAK ile DUVAK ile DUVAKLI ile DUVAKÇI/LIK ile DUVAKSIZ ile DUVAK DÜŞKÜNÜ
- DUVAR ile DUVARCI/LIK ile DUVARLI ile DUVAR DİŞİ ile DUVAR PASI ile DUVAR TOPU ile DUVAR AYAĞI ile DUVAR İLANI ile DUVAR RESMİ ile DUVAR SAATİ ile DUVAR YÜZLÜ ile DUVAR DAYAĞI ile DUVAR HALISI ile DUVAR KAĞIDI ile DUVAR YAZISI ile DUVAR TAKVİMİ ile DUVAR GAZETESİ ile DUVAR SARMAŞIĞI
- DUVAR ile/ve/değil EŞİK
- DUVARCI USTASI ile DUVARCILIK
( BRICKLAYER vs. BRICKLAYING )
( آجرچين ile خشت زن ile خشتمالي )
( AJARCHYNE ile KHSHT ZAN ile خشتمالي )
- DUVARI-DİREĞİ (OLMAK)
- DUVARI SIRTINA YASLAMAK ile/değil/>< DUVARA SIRTINI YASLAMAK
- DÜVE ile DÜVEL ile DÜVEN ile DÜVER ile DÜVENCİ/LİK ile DÜVEN DİŞİ
- DUY ile DUYU ile DUYUSAL/LIK ile DUY PRİZ ile DUYU YİTİMİ
- DUYARLIK ile/değil DUYARLILIK
( Duyma/işitme aracının/durumunun/sürecinin ve olanağının var olması ya da sürmesi. İLE/DEĞİL Çevresinde ve odağında olanı saygı, ölçü ve özenle anlamaya[düşünmeye ve sorgulamaya] öncelik verme çabası. )
- DUYARLILAŞMAK ile DUYARSIZLAŞMAK ile DUYARSIZLAŞTIRMAK ile DUYAR/LIK ile DUYARLI/LIK ile DUYARSIZ/LIK ile DUYAR KAT ile DUYARLIKLI ile DUYARSIZCA
- DUYARLILIK ile "AÇLIK"
( SENSITIVITY vs. "HUNGER" )
- DUYARLILIK = HASSASİYET = SENSIBILITY[İng.] = SENSIBILITÉ[Fr.] = SENSIBILITÄT, SINNLICHKEIT[Alm.] = SENSIBILIDAD[İsp.]
- DUYARLILIK ile/ve/<> İÇSELLEŞTİRME
- DUYARLILIK ile/ve İMGELEM
( DUYUSALLIK + DUYGUSALLIK = DUYARLILIK )
( SENSITIVITY vs./and IMAGINATION )
- DUYARLILIK ile/ve/||/<> İRKİLME ile/ve/||/<> ÜREME
- DUYARLILIK/HASSASİYET ile/ve/değil/yerine KAYGI/ENDİŞE [>< BİLGİ/BİLİNÇ]
- DUYARLILIK ve/> ÖZ | OLUŞ
( Duyarlılık, özünüze yeni bir başlangıcın açılımıdır. )
( SENSITIVITY and/> ESSENCE | BEING
Sensitivity is the beginning of the new openning in your being. )
- DUYARLI/LIK ve/||/<> ÖZEN / TİTİZ/LİK
- SENSITIVENESS, SENSITIVITY[İng.] / SENSIBILITÉ[Fr.] / EMPFINDLICHKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= DUYARLILIK
- DUYARLILIK ile/ve "TOPLUMSAL ROL"
( SENSITIVITY vs./and "SOCIAL ROLE" )
- DUYARLILIK" ile "YUMUŞAK KARIN"
- DUYARLILIK ile/ve ZEKÂ
- DUYARLI/LIK/HASSASİYET ile TİTİZ/LİK
( Durumunuzun ne denli nazik olduğunu fark ettiğiniz anda uyanık ve tetiksizsinizdir. )
( SENSITIVENESS vs. FASTIDIOUSNESS/FUSSINESS
The moment you have seen how fragile is your condition, you are already alert. )
- DUYARSIZLIK ile DUYGUSUZ ile DUYARSIZ
( INSENSIBILITY vs. INSENSIBLE vs. INSENSITIVE )
( غير محسوسي ile پوست کلفتي ile غيرمحسوس ile غير حساس ile لايعقل ile بي غيرت )
( غير محسوسي ile POOST KOLOFTY ile غيرمحسوس ile غير حساس ile لايعقل ile BEY GHYRAT )
- DUYARSIZ/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<> KAYITSIZ/LIK
- DUYARSIZLIK ile/ve TEPKİSİZLİK
( INSENSITIVITY vs./and NON-REACTING )
- DUYDUĞUNU NAKLETMEK ile/ve/yerine BİLDİĞİNİ NAKLETMEK
- DÜYEK -ile
( Türk müziğinin küçük usullerindendir. )
- DÜ-YEK ile DÜ-YEK
( Usûl. İLE 1-2. )
- DUYGU İFADELERİNDE:
POZİTİF ile/ve/||/<> NEGATİF ile/ve/||/<> YAKINLIK
( 3, 4, 9, 11, 13, 15, 16. maddeler. İLE/VE/||/<> 2, 5, 10, 14. maddeler. İLE/VE/||/<> 1, 6, 7, 8, 12. maddeler. )
- DUYGU:
SEMPATİK DÜZENEK ve/||/<> PARASEMPATİK DÜZENEK
( DUYGU: Düşüncenin, gövde üzerinde/eşliğinde, sempatik ve parasempatik düzenekle açığa çıkan fizyolojik etkileşimleri/yansımaları. )
- DUYGU TAŞIMAMAK/TAŞIMAZ ile/değil DUYGULARIN ETKİSİNDE (FAZLA) KALMAMAK
- DUYGU ile/ve/||/<> BELLEK
( EMOTION vs./and/||/<> MEMORY )
- DUYGUDAŞLIK = TECAZÜP = SYMPATHY[İng.] = SYMPATHIE[Fr., Alm.] = SYMPATHEIA[Yun.] = SIMPETIA[İsp.]
- DUYGULANMAK ile DUYGULANDIRMAK ile DUYGU ile DUYGUN/LUK ile DUYGUCA ile DUYGULU/LUK ile DUYGUSAL/LIK ile DUYGUSUZ/LUK ile DUYGU SÖMÜRÜSÜ ile DUYGUSAL DÜŞÜNME
- DUYGUSAL BİRLİK ve/< İLKESEL BİRLİK
- DUYGUSAL DÜŞÜNMEK değil DÜŞÜNMEK
- DUYGUSAL "OLMAK" ile/değil/yerine DUYGUSAL OLABİLMEK
- DUYGUSAL YALNIZLIK ile "ENTELEKTÜEL YALNIZLIK"
- DUYGUSAL ile DUYGUSALLAŞTIRMAK
( EMOTIONAL vs. EMOTIONALIZE )
( عاطفي ile احساساتي ile دچار احساسات کردن )
( ATEFY ile EHSASATY ile DOCHAR EHSASAT KARDAN )
- DUYGUSALLIK YAPMAK ile/değil/yerine DUYGUSAL OLABİLMEK
( Çiftler birbirine yönelik olarak duygusallıklarını yaşayabilmeli, duygusal olabilmelidir fakat birbirine ağırlık/yük yapacak türden duygusal yüklenmelerden kaçınmalıdır. )
- DUYGUSALLIK ve/> DENETİMSİZLİK/KONTROLSÜZLÜK
- DUYGUSAL/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DUYARLI/LIK
- DUYGUSALLIK ve/> MUTSUZLUK
- DUYGUSAL/LIK ile/ve/||/<> TEPKİSEL/LİK
( Bilgisizlikle. İLE/VE/||/<> Bilinçsizlikle. )
- DUYGUYA ODAKLANMADA:
VAROLUŞUMUZU SÜRDÜRMEK ile/ve/||/<> İLİŞKİLERİMİZİ DÜZENLEMEK ile/ve/||/<> SORUN ÇÖZMEK
- DUYMA(MA)K ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> DİNLEME(ME)K
( Her dinlemiyor gibi görünen, dinlemiyor değildir! )
( Beyin ve kulak ile. İLE/VE/DEĞİL/NE YAZIK Kİ/||/<>/> Zihin, veri/bilgi, düşünce ve tutum ile. )
- DUYMAK ile DİNLEYİCİ ile İŞİTME ile İŞİTME CİHAZI ile KULAKTAN DOLMA ile CENAZE ARABASI
( HEAR vs. HEARER vs. HEARING vs. HEARING AID vs. HEARSAY vs. HEARSE )
( خبر داشتن ile شنيدن ile استماع کردن ile شنودن ile شنفتن ile سميع ile شنونده ile سمع ile سماع ile محاکمه ile استماع دادرسي ile شنود ile سامعه ile شنوايي ile سمعک ile گوشيار ile افواهي ile افواه ile مرده کش )
( KHBAR DASHTAN ile SHENYDAN ile ESTEMA KARDAN ile SHNODAN ile SHNAFTAN ile سميع ile SHNVANDEH ile SAM ile SAMA ile MOHAKAMEH ile ESTEMA DADRESY ile SHNOD ile SAMEH ile SHNAVAYY ile SAMAK ile GUSHYAR ile افواهي ile AFVAH ile MARDEH KESH )
- DUYMAK ile DUYMAZLIK
- DUYMAK/DUYUMSAMAK ile/ve/||/<>/< ÖNEMSEMEK
- DUYU ve/+ AKIL ve/+ HADS ve/+ MATEMATİK
- DUYU ile/ve/değil EŞİK
- DUYULAR ile/ve/<>/değil FARKINDALIK
( [not] SENSES vs./and/<>/but AWARENESS )
- DUYULARDA KESİNLİK ile DUYULARIN KESİNLİĞİ
- DUYULAR/DA:
SINIRLI/LIK ile/ve/||/<> ÇARPITICI/LIK
- DUYULMAK ile DUYULABİLMEK
- DUYUM ile DUYUMCU/LUK ile DUYUMLU ile DUYUMSAL/LIK ile DUYUMSUZ/LUK ile DUYUM EŞİĞİ ile DUYUM İKİLİĞİ
- DUYUMSAMA ile/ve/||/<> DUYARLILIK
( Dışarıdakilerde/n. İLE/VE//||/<> İçte/n. )
- DUYUMSAMA ile DUYUMSAMAZLIK
- DUYUMSAMAK ile DUYUMSATMAK
- DUYUMSAMAK ile/ve/<> KABUL ETMEK
- DUYURMAK ile/ve/değil DİNLETMEK
- DUYURMAK ile DUYURTMAK ile DUYURULMAK ile DUYURABİLMEK ile DUYURU ile DUYURU TAHTASI
- DUYURMAK ile DUYURU ile SPİKER ile İYİ HABER SPİKERİ
( ANNOUNCE vs. ANNOUNCEMENT vs. ANNOUNCER vs. ANNOUNCER OF GOOD NEWS )
( اعلان کردن ile اعلامداشتن ile اعلام کردن ile علنا اظهار داشتن ile مدرک دادن ile اعلامکردن ile آگهي ile اعلام ile اعلام کننده ile اعلامکننده ile گوينده ile مبشر )
( ELAN KARDAN ile ELAMDASHTAN ile ELAM KARDAN ile ALANA EZEHAR DASHTAN ile MADRAK DADAN ile ELAMKARDAN ile AGEHY ile ELAM ile ELAM KONANDEH ile ELAMKONANDEH ile GOYNADEH ile مبشر )
- DUYUSAL DENEYİM ile BİREYSEL BİLİNÇLİLİK ile TOPLUMSAL İLİŞKİLER
- DÜZ (DOKUNMUŞ) ile/ve SUMAK ile/ve CECİM/CİCİM ile/ve ZİLİ ile/ve HEYBE
( ... İLE/VE ... İLE/VE Nakışlı ve ince. Sivas/Divriği bölgesinde. İLE/VE Ağrı/Patnos, Çanakkale bölgelerinde. İLE/VE Urfa bölgesinde. )
- DÜZ ile DÜZ ALAN ile DÜZ KABLO ile DÜZ ŞAKA ile DÜZ BURUN ile DÜZ BURUNLU ile PATLAK LASTİK ile DÜZTABANLIK ile DÜZ KAFALI ile DÜZLEŞTİRMEK ile DAHA DÜZ ile KENDİNİ ÖVMEK ile POHPOHLAMA ile UÇAK GEMİSİ
( FLAT vs. FLAT AREA vs. FLAT CABLE vs. FLAT JOKE vs. FLAT NOSE vs. FLAT NOSED vs. FLAT TIRE vs. FLATFOOT vs. FLATHEAD vs. FLATTEN vs. FLATTER vs. FLATTER ONESELF vs. FLATTERY vs. FLATTOP )
( لوس ile تخت ile صاف ile پنچر ile مسطح ile زمينمسطح ile کابل پهن ile شوخي خنک ile دماغ پهن ile پنچري ile عزم ثابت ile ماهي سرپهن ile مسطح کردن ile بيمزه کردن ile تملق گفتن ile زبان بازي کردن ile چاخان کردن ile تملق کردن ile چاپلوسي کردن ile مداهنه کردن ile دل خوش کردن ile تملق ile شيره مالي ile خايه مالي ile سرپخ )
( LOS ile TAKHT ile SAF ile PENCHAR ile MOSATH ile ZAMYNAMSATH ile KABEL PPEHN ile SHOOKHY KHANK ile DAMAGH PPEHN ile پنچري ile AZM SABAT ile MAHY SARAPPEHN ile MOSATH KARDAN ile BEYMAZEH KARDAN ile TAMALGH GOFTAN ile ZABAN BAZY KARDAN ile CHAKHAN KARDAN ile TAMALGH KARDAN ile CHAPLOSY KARDAN ile MADANPANNEH KARDAN ile DEL KHOSH KARDAN ile TAMALGH ile SHYRAH MALY ile KHAYYEH MALY ile سرپخ )
- DÜZCE ile DÜZCELİ/LİK
- DÜZELMEK ile DOĞRULMAK
( TO GET BETTER vs. TO BECOME ERECT )
- DÜZELMEK ile DÜZELTMEK ile DÜZELTİLMEK ile DÜZELEBİLMEK ile DÜZELTTİRMEK ile DÜZELTEBİLMEK
- DÜZELTİLEBİLMEK ile DÜZELTİ ile DÜZELTİM ile DÜZELTİŞ ile DÜZELTİCİ/LİK ile DÜZELTİCİ JİMNASTİK
- DÜZELTME ile DÜZELTMEN ile DÜZELTMECİ/LİK ile DÜZELTME İŞARETİ
- DÜZELTMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< AYARLAMAK
- DÜZELTMEK ile DOĞRULTMAK
( TO MAKE BETTER vs. TO CORRECT )
- DÜZELTMEK ile TOPARLAMAK
( TO SMOOTH; TO CORRECT vs. TO PACK/TIDY UP; SUMMARIZE )
- DÜZEMEK ile DÜZ ile DÜZE ile DÜZİÇİ ile DÜZ FLÜT ile DÜZ PAÇA ile DÜZ RAKI ile DÜZ ÜNLÜ ile DÜZ BASKI ile DÜZ HEKİM/LİK ile DÜZ PAÇALI ile DÜZ TÜMLEÇ ile DÜZ BASKICI/LIK ile DÜZ KANATLILAR
- DÜZEN KURMAK ile STANDARTLARI OTURTMAK
- DÜZEN-TAKAN (SAĞLAMAK)
- DÜZEN ile/ve/değil DÜZENEK
( [not] SYSTEM vs./and/but MECHANISM )
- DÜZEN ile/>< DÜZENSİZLİK
( KOZMOS ile/>< KAOS )
( Düzen, düzensizliğin anlaşılması ile oluş(turul)ur. )
- DÜZEN ile/ve GEREKLİLİK
( REGULARITY vs./and NECESSITY )
- DÜZEN ve/<> GÜZELLİK ve/<> UYUM
( ORDER and/<> BEAUTY and/<> HARMONY )
- DÜZEN ve/<> HIZ ve/<> YALINLIK
- DÜZEN ile/ve/<> KURALLILIK
( REGULARITY vs./and/<> REGULARNESS )
- DÜZEN ile OTOMATİĞE BAĞLAMAK
( REGULARITY vs. TO AUTOMATIZE )
- DÜZEN ile/ve/<>/= SÜREKLİLİK
( REGULARITY vs./and/<>/= CONTINUITY )
- DÜZEN ile SÜREKLİLİK
( ORDER vs. CONTINUITY )
- DÜZEN ile/ve UYGUNLUK
( ORDER vs./and APPROPRIATENESS )
- DÜZENİ BOZMAK ile KARGAŞA
( DISARRANGE vs. DISARRAY )
( بر هم زدن ile بي ترتيب کردن ile نامنظم کردن )
( BAR NPAM ZADAN ile BEY TARATYBE KARDAN ile NAMANZAM KARDAN )
- DÜZENİ:
KURMAK ile/ve/||/<>/> KORUMAK
- DÜZENLEME ile/ve/||/<>/< BİR ARAYA GETİRMEK
- DÜZENLEMEK ile/ve/||/<> AYARLAMAK
- DÜZENLEMEK ile DÜZENLENDİ ile DÜZENLEME ile EDİTÖR ile BAŞ EDİTÖR ile EDİTORYAL ile YAYIN KURULU
( EDIT vs. EDITED vs. EDITING vs. EDITOR vs. EDITOR IN CHIEF vs. EDITORIAL vs. EDITORIAL BOARD )
( ويراستن ile ويراسته ile ويرايش ile ويراستار ile ويرايشگر ile سردبير ile سرمقاله ile هيئت تحريريه )
( VEYRASTAN ile VEYRASTEH ile VEYRAYSH ile VEYRASTAR ile VEYRAYSHGAR ile SARDABYR ile SARMAGHALEH ile YEHYET TAHARYRYYEH )
- DÜZENLEMEK ile DÜZENLENMEK ile DÜZENLETMEK ile DÜZENLENEBİLMEK ile DÜZENLETEBİLMEK ile DÜZENLEYEBİLMEK ile DÜZEN ile DÜZENCE ile DÜZENCİ/LİK ile DÜZENLİ/LİK ile DÜZENSİZ/LİK ile DÜZEN BAĞI ile DÜZEN TEKER ile DÜZENLEMECİ/LİK ile DÜZENLİ ORDU ile DÜZEN AÇIKLAMASI
- DÜZENLEMEK ile EĞİTİCİ
( EDIFY vs. EDIFYING )
( اخلاق آموختن ile تهذيبي )
( AKHLAGH AMUKHTAN ile تهذيبي )
- DÜZENLEMEK ile KURULUM ile KURULUM SÜRESİ ile YÜKLEYİCİ ile TAKSİT ile TAKSİT PLANI ile TAKSİTLİ SATIN ALMA ile TAKSİTLER
( INSTALL vs. INSTALLATION vs. INSTALLATION TIME vs. INSTALLER vs. INSTALLMENT vs. INSTALLMENT PLAN vs. INSTALLMENT PURCHASE vs. INSTALMENTS )
( کار گذاشتن ile نصب شدن ile کار گذاردن ile نصب کردن ile نصب ile مدت نصب ile سوار کننده ile عليالحساب ile تقسيط ile قسط ile پرداخت اقساطي ile خريد قسطي ile خريد به اقساط ile اقساط )
( KAR GOZASHTAN ile NASB SHODAN ile KAR GOZARDAN ile NASB KARDAN ile NASB ile MADAT NASB ile SAVAR KONANDEH ile عليالحساب ile TAQSYT ile GHAST ile PARDAKHT EGHSATY ile KHARYD GHASTY ile KHARYD BAH EGHSAT ile EGHSAT )
- DÜZENLEMEK ile ODAYI DÜZENLE ile DÜZENLENMİŞ ile AYARLAMA
( ARRANGE vs. ARRANGE ROOM vs. ARRANGED vs. ARRANGEMENT )
( مقرر داشتن ile رديف کردن ile قرار گذاشتن ile ترتيب دادن ile چيدن ile مرتب کردن ile تنسيق کردن ile رديف شدن ile اتاق چيدن ile ممهد ile مقرر ile آراسته ile ترتيب ile نظامت ile تنسيق ile نسق )
( MOGHARAR DASHTAN ile RADYFE KARDAN ile GHARAR GOZASHTAN ile TARATYBE DADAN ile CHYDAN ile MORTAB KARDAN ile TANSYGH KARDAN ile RADYFE SHODAN ile OTAGH CHYDAN ile ممهد ile MOGHARAR ile ARASTEH ile TARATYBE ile نظامت ile تنسيق ile NESGH )
(1996'dan beri)