K ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 25.222 başlık/FaRk ile birlikte,
25.222 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(28/102)
- DOSTLAŞMAK ile DOST/LUK ile DOSTÇA ile DOSTSUZ/LUK ile DOST DÜŞMAN ile DOST KAZIĞI ile DOST CANLISI
- DOSTLUK:
"KUSURSUZ/LUK" değil/yerine SAMİMİYET
- DOSTLUK ve/||/<> YARDIM
( Eli. VE/||/<> Seli. )
- DOSTLUK/TA:
ÜST/AŞAĞI değil/yok DENKLİK
- DOSYA değil/yerine/= KOVLUK
- DOSYA ile ŞİKAYETTE BULUNMAK ile DOSYALAR
( FILE vs. FILE A COMPLAINT vs. FILES )
( خط ile بايگاني کردن ile سوهان زدن ile راسته ile سوهان ile پرونده ile شکايت بردن ile بايگاني )
( KHAT ile BAYGANY KARDAN ile SAVEYAN ZADAN ile RASTEH ile SAVEYAN ile PRONDEH ile SHKAYT BARDAN ile BAYGANY )
- DOSYALAMAK ile DOSYALANMAK ile DOSYA
- DÖVDÜRMEK ile DÖVDÜRTMEK ile DÖVDÜRÜLMEK ile DÖVDÜRTÜLMEK
- DÖVMEK ile DÖVME ile SAHTE İMZA ile SAHTEKÂR ile DÖVME ile AFFETMEK ile BAĞIŞLAMA
( FORGE vs. FORGED vs. FORGED SIGNATURE vs. FORGER vs. FORGING vs. FORGIVE vs. FORGIVENESS )
( کوره قالگري ile آهنگري کردن ile کوره آهنگري ile قلب کردن ile مجعول ile جعل ile جعلي ile قلب ile امضاء جعلي ile جاعل ile سند ساز ile جعل کننده ile ساخته کار ile جعل سند ile مغفرت کردن ile عفو کردن ile آمرزيدن ile مغفرت ile غفران ile عفو ile بخشايندگي ile بخشايش ile آمرزيدگي ile بخشش ile آمرزش )
( KOREH GHALGARY ile AHANGARY KARDAN ile KOREH AHANGARY ile GHALAB KARDAN ile MAJUL ile JAL ile JALY ile GHALAB ile EMZA JALY ile JAL ile SAND SAZ ile JAL KONANDEH ile SAKHTEH KAR ile JAL SAND ile MOGHAFARAT KARDAN ile OFO KARDAN ile AMARZYDAN ile MOGHAFARAT ile GHAFARAN ile OFO ile بخشايندگي ile BAKHSHAYSH ile AMARZYDEGY ile BAKHSHESH ile AMARZESH )
- DÖVMEK ile DÖVMECİ/LİK ile DÖVMELİ ile DÖVMELİK ile DÖVMESİZ
- DÖVÜNMEK ile/değil/yerine/>< ÖVÜNMEK
- DÖVÜŞ ile SAVAŞÇI ile KAVGACI ile MÜCADELECİLİK
( COMBAT vs. COMBATANT vs. COMBATIVE vs. COMBATIVENESS )
( حرب ile مبارزه ile مصاف ile مصاف کردن ile رزمنده ile جنگجو ile جنگجويي )
( حرب ile MOBARZEH ile MOSAF ile MOSAF KARDAN ile RAZMANDEH ile JANGJO ile JANGJOYY )
- DÖVÜŞMEK ile DÖVÜŞEBİLMEK ile DÖVÜŞ ile DÖVÜŞÇÜ/LÜK
- DÖVÜŞTÜRMEK ile DÖVÜŞTÜREBİLMEK
- DOYA DOYA (YEMEK/İÇMEK, SEVMEK/ÖPMEK) ile/ve/||/<> KANA KANA (İÇMEK)
- DOYABİLMEK ile DOYA DOYA
- DOYAMAMAK ile/ve DAYANAMAMAK
- DOYGUNLAŞMAK ile DOYGU ile DOYGUN/LUK
- DOYGUNLUK ile/ve/değil/yerine TADINA VARMAK
- DOYMAK(SINIRA GELMEK) ile/yerine GEREKSİNİM DUYDUĞUN KADARINI ALMAK
- DOYMAK ile DOYMAZ/LIK ile DOYMA NOKTASI
- DOYMAK ile "KESİLMEK"
- DOYMAK ile/ve/değil ŞİŞMEK
( Beyin, doyma bilgisini, 20 dak. sonra oluşturur. )
- DOYUM:
"İNANARAK" ile/değil ANLAYARAK
- DOYUM ve/||/<>/< BÜTÜNLÜK
- DOYUM/LUK ile DOYUMLU/LUK ile DOYUMSUZ/LUK ile DOYUMSUZCA ile DOYUM NOKTASI
- DOYUMLULUK ve/||/<> GÜVEN
( En büyük zenginlik. VE/||/<> En iyi yakınlık/akrabalık. )
- DOYUMSUZLUK ile DOYUMSUZ ile DOYUMSUZ
( INSATIABILITY vs. INSATIABLE vs. INSATIATE )
( اقناع نشدني ile سير نشدني ile اقناع ناپذير ile سيري ناپزير )
( EGHENA NESHODANY ile SYR NESHODANY ile EGHENA NAPAZYR ile SYRY NAPEZYR )
- DOYUMSUZ/LUK ile/ve/<>/|| DUYARSIZ/LIK
- DOYURMAK ÜZERE ile/ve/değil/yerine HAREKETE GEÇİRMEK
- DOYURMAK ile DOYURULMAK ile DOYURABİLMEK ile DOYURUCU/LUK
- DOZ ile DOZAJ ile DOZE ETMEK ile DOZİMETRE
( verit, ölçü. İLE Kullanım ölçüsü, düzem. İLE Ölçüsünü ayarlamak. İLE Işınölçer. )
- DOZUNU KAÇIRMAK ile ABARTMAK
( TO OVERDO vs. TO EXAGGERATE )
- DRAFT :/yerine TASLAK
- DRAG :/yerine SÜRÜKLEMEK
- DRAMATIC :/yerine DRAMATİK
- DRAMATİK ile DRAMATİK ile OYUN YAZARI ile DRAMATURJİ
( DRAMATIC vs. DRAMATICS vs. DRAMATIST vs. DRAMATURGY )
( نمايشي ile شبيه سازي ile هنر تاتر ile شبيه ساز )
( NAMAYSHY ile SHABYYEH SAZY ile NPANNAR TATAR ile SHABYYEH SAZ )
- DRAMATİKLEŞMEK ile DRAMATİKLEŞTİRMEK ile DRAMATİK/LİK
- DRAW :/yerine ÇİZMEK
- DRESS :/yerine ELBİSE, GİYİNMEK
- DRINK :/yerine İÇMEK
- DRIVE :/yerine SÜRMEK
- DROP :/yerine DÜŞÜRMEK
- DRUGLAMAK" ile/değil/yerine DURAKLAMAK
- DRY :/yerine KURU, KURUTMAK
- DUA ETMEK ile/ve BOYNUNU BÜKMEK
- DUA ile/ve DİLEMEK
- DUA ile/ve İSTEK
- DUALİTE değil/yerine/= EŞLEKLİK/İKİLİK/İKİLLİK/İKİLEM
- DUALİZM değil/yerine/= İKİCİLİK
- DÜALİZM değil/yerine/= İKİCİLİK
- DUBARA ile DUBARACI/LIK
- DUBLAJ ile DUBLAJCI/LIK
- DUBROVNİK -ile
( Meşe ağacı. )
- DUDAK BÜKMEK ile/ve/||/<> BURUN KIVIRMAK
- DUDAK BÜKMEK ile DUDAK SARKITMAK
( Beğenmemek. İLE Somurtmak. )
- DUDAK ile DUDAKLARLA TELÂFFUZ ETMEK
( LABIAL vs. LABIALIZE )
( لبي ile شفوي ile با لب ادا کردن )
( لبي ile شفوي ile BA LAB EDA KARDAN )
- DUDAK ile DUDAKLI ile DUDAKSIZ ile DUDAK BOYASI ile DUDAK KALEMİ ile DUDAK YARIĞI ile DUDAK ÇUKURU ile DUDAK ÜNSÜZÜ ile DUDAK EŞLEMESİ ile DUDAK TİRYAKİSİ ile DUDAK BENZEŞMESİ
- DUDAK ile DURAK
- DUDAK ile/ve/değil EŞİK
- DUDAK/ERİN[dvnlgttrk] ile/ve/değil YANAK ile/ve/değil YAKA
( ŞEFE ile/ve/değil HADD, VECNE )
( LEB, LA'L ile/ve/değil BÎLE, KELE )
( [not] LIP vs./and/but CHEEK )
- DUDU DUDU (KONUŞMAK)
- DÜDÜK ile/ve/değil DUDUK
( ... İLE/VE/DEĞİL Kayısı ağacından yapılır. )
- DÜDÜK ile/ve/değil KAVAL
( ... ile/ve/değil PİŞE )
- DÜDÜK ile SİPSİ
( ... İLE Ağaç dallarından yapılan düdük. | Gemici düdüğü. | Zurnanın, dudaklara gelen, kamış bölümü. )
- DÜDÜKLEMEK ile DÜDÜK ile DÜDÜKLÜ ile DÜDÜKÇÜ/LÜK ile DÜDÜK MAKARNASI ile DÜDÜKLÜ TENCERE
- DÜELLO ile DÜELLOCU/LUK
- DÜĞME ile DÜĞMEYE BENZER ile DÜĞMELİ ile İLİK ile İLİK ile DÜĞMELİ
( BUTTON vs. BUTTON-LIKE vs. BUTTONED vs. BUTTONHOLE vs. BUTTONHOOK vs. BUTTONY )
( دکمه بستن ile تکمه انداختن ile تکمه کردن ile تکمه ile دکمه ile دکمه کردن ile دکمه اي ile دکمه دار ile دکمهدار ile مادگي ile سگک دکمه ile قلاب دکمه ile دکمهاي )
( DOKMEH BASTAN ile TAKMEH ANDAKHTAN ile TAKMEH KARDAN ile TAKMEH ile DOKMEH ile DOKMEH KARDAN ile DOKMEH AY ile DOKMEH DAR ile DOKMEHDAR ile مادگي ile SAGAK DOKMEH ile GHALAB DOKMEH ile DOKMEHYAY )
- DÜĞMEK ile DÜĞMELEMEK ile DÜĞMELENMEK ile DÜĞMECİ/LİK ile DÜĞMELİ ile DÜĞMESİZ
- DÜĞÜM ile/ve/değil EŞİK
- DÜĞÜM ile İLMİK
( ... İLE Çözülmesi kolay düğüm, eğreti düğüm. )
- DÜĞÜMLEMEK ile DÜĞÜMLENMEK ile DÜĞÜMLEYEBİLMEK ile DÜĞÜ ile DÜĞÜM ile DÜĞÜN ile DÜĞÜMLÜ ile DÜĞÜNCÜ/LÜK ile DÜĞÜMSÜZ ile DÜĞÜNSÜZ ile DÜĞÜM DÜĞÜM ile DÜĞÜN ALAYI ile DÜĞÜN DERNEK ile DÜĞÜN HAMAMI ile DÜĞÜN PİLAVI ile DÜĞÜN SALONU ile DÜĞÜN ÇİÇEĞİ ile DÜĞÜM NOKTASI ile DÜĞÜN YAHNİSİ ile DÜĞÜN ÇORBASI ile DÜĞÜN ÇİÇEĞİGİLLER
- DÜĞÜMÜ KESMEK ile/değil/yerine DÜĞÜMÜ ÇÖZMEK
- DÜĞÜN-DERNEK
- DÜK ile DÜK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Yumruk. İLE DÜK MİNG: Binlerce. )
- DÜK =/< DUKA
( ... =/< Dük sanının, eskiden kullanılan biçimi. | XIII. yüzyılda Venedik'te çıkarılmış altın akçesine verilen ad. )
- [Fr.] DÜK ile GRANDÜK
( Büyük bir düklüğün egemenine verilen ad. | Çarlık Rusya'sında, prenslere verilen ad. )
- DÜKKAN ile DÜKKANCI/LIK
- DULDALAMAK ile DULDALANMAK ile DULDA ile DULDALI ile DULDASIZ
- DÜLEK ile/<> KIRIK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Kırık çanak çömlek, ağzı kırık bir testi. İLE/<> ... )
- DÜLGER/LİK ile DÜLGER BALIĞI
- DUMANLAMAK ile DUMANLANMAK ile DUMA ile DUMAN ile DUMANLI/LIK ile DUMANSIZ/LIK ile DUMAN RENGİ
- DÜMBELEK[< DÜBALAK] -<
- DÜMBELEK/LİK ile DÜMBELEKÇİ/LİK
- DÜMEN ile DÜMENCİ/LİK ile DÜMENSİZ ile DÜMEN SUYU ile DÜMENİ EĞRİ ile DÜMEN BEDENİ ile DÜMEN BOĞAZI ile DÜMEN NEFERİ ile DÜMEN YELPAZESİ
- DÜNKÜ ile DÜNKÜ ÇOCUK
- DÜNÜR/LÜK ile DÜNÜRCÜ/LÜK
- DÜNYA İŞLERİNİ BİLMEK ile/ve AHİRET İŞLERİNİ BİLMEK
( Aldanmamak için. İLE/VE Aldatmamak için. )
( Kişinin ibadeti bilmektir. )
- DÜNYADA, BİR KİŞİ/İNSAN OLMAK ile/ve/değil/||/<> BİR KİŞİ İÇİN DÜNYA OLMAK
- DÜNYADA EŞEYSELLİK/SEKS ile/ve UZAYDA/BOŞLUKTA/YERÇEKİMSİZ ALANDA EŞEYSELLİK/SEKS
- DÜNYA/LIK ile DÜNYACI/LIK ile DÜNYALI ile DÜNYA ALEM ile DÜNYA MALI ile DÜNYA GÖRMÜŞ ile DÜNYA GÖRÜŞÜ ile DÜNYA GÜZELİ ile DÜNYA KELAMI ile DÜNYA NİMETİ ile DÜNYA GÖRÜŞLÜ ile DÜNYA PENCERESİ
- DÜNYAYA GELMEK/GELDİK değil DÜNYADAN GELMEK/GELDİK
- DÜNYAYI DEĞİŞTİRMEK ile/değil/yerine DÜNYANI[İSTEKLERİNİ/ÇEVRENİ/KOŞULLARINI] DEĞİŞTİRMEK
- DÜNYAYI YERİNDEN OYNATMAK ile/ve/||/<>/< OTURDUĞUMUZ YERDEN KALKMAK
- DÜNYAYI/ÜLKEYİ/KİŞİLERİ KURTARMAK/KORUMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KENDİNİ KURTARMAK VE KORUMAK
- DUR ile DURDURULDU ile YULAR ile DURMA ile DURAKSAYARAK
( HALT vs. HALTED vs. HALTER vs. HALTING vs. HALTINGLY )
( ايست کردن ile متوقف کردن ile ايست دادن ile مکث ile توقف ile متوقف نمودن ile لنگر انداختن ile ايست ile متوقف ile مهار کردن ile مهار ile غير مداوم ile سکته دار ile لنگان لنگان )
( AYSET KARDAN ile MOTOGHOF KARDAN ile AYSET DADAN ile MAKS ile TOGHOF ile MOTOGHOF NEMUDAN ile LANGAR ANDAKHTAN ile AYSET ile MOTOGHOF ile MEHAR KARDAN ile MEHAR ile غير مداوم ile SEKTEH DAR ile LANGAN LANGAN )
- DURABILITY[İng.] değil/yerine/= DAYANIKLILIK, SAĞLAMLIK
- DURABİLMEK ile/ve/||/<> UNUTABİLMEK ile/ve/||/<> SUSABİLMEK ile/ve/||/<> AFFEDEBİLMEK
- DURAĞANLAŞMAK ile DURAĞAN/LIK ile DURAĞAN ELEKTRİK
- DURAĞANLIK ile/ve/değil/yerine/||/>< DEVİNİMSEL/LİK
- DURAĞAN/LIK ile/ve/||/<> KABIZ/LIK
- DURAĞAN/LIK ve YOK/LUK
( STABLE/STABILITY and NONEXISTENT/NONEXISTENCE )
- DURAĞAN/STATİK ile/>< DEVİNGEN/DİNAMİK
( Durağan nesnelerin dengesi ve Güçlerle ilgilenen fizik dalı. İLE/>< devimli nesnelerin Güç ve devimle ilgilenen fizik dalı. )
- DURAK ile/ve/değil EŞİK
- DURAK ile/değil İSKELE
- DURAK ile PERON[Fr.]
( ... İLE Tren istasyonlarında, tren yolu boyunca uzanan, inilip binilen, yüksekçe döşeme. )
- DURAKLAMAK ile/ve/değil DURAKSAMAK
- DURAKSAMAK ile DURAKSATMAK
- DURALAMAK ile DURABİLMEK ile DURAKLAMAK ile DURALATMAK ile DURAKLATMAK ile DURAK/LIK ile DURAL/LIK ile DURAÇ ile DURAKLI ile DURAKSIZ/LIK ile DURAN TOP ile DURAKLI DALGA
- DÜRBÜN ile PERİSKOP[Fr. < Yun. PERI: Dolay. SKOPEIN: Gözetlemek.]
( ... İLE Denizaltılarda, tanklarda, siperlerde kullanılan, gözlemcinin gözünü çevirmeksizin çevreyi araştırmasını sağlayan optik araç. )
- DUR-DURAK (BİLMEMEK)
- DURDURMAK ile DURDURTMAK ile DURDURULMAK ile DURDURABİLMEK ile DURDURUVERMEK
- DURDURMAK ve/||/<>/< DURMAK
( Yaşamımızdaki ve çevremizdeki tüm yakın ya da uzak sorunları, öncelikle sorunların ve sorunları yaratanların karşılarında durarak, yapmayarak, yaptırmayarak, "Hayır!" deme olanağımızla[ihtiyârımızla/muhtariyetimizle] durdurabiliriz. )
- DURDURMAK ile/ve/<> ENGELLEMEK
- DURDURMAK ile/ve/||/<> KURTULMAK
- DURDURMAK ile/ve/değil SABİTLEMEK
- DURDURMAK ile VARLIĞININ SONA ERMESİ
( CEASE vs. CEASE TO EXIST )
( پايانيافتن ile دستکشي ile موقوف شدن ile بازايستادن ile منتفي شدن )
( PAYANYAFTAN ile DASTKESHY ile MOGHOOF SHODAN ile BAZAYSETADAN ile MONTEFY SHODAN )
- DURDURMAK ile/ve YAVAŞLATMAK
( TO CEASE/STOP vs./and TO SLOW DOWN )
- DURGUNLAŞMAK ile DURGUNLAŞTIRMAK ile DURGU ile DURGUN/LUK ile DURGUN ŞİŞKİNLİK
- DURGUN/LUK ile/ve/değil/yerine DİNGİN/LİK
- DURGUN/LUK ile/ve/değil/||/<> DURAĞAN/LIK
- DURGUN/LUK ile/ve/değil/||/<>/< YORGUN/LUK
- DURMAK ile DURMALI ÇIKIŞ
- DURMAK ve/<> DURU BAKMAK
- DÜRMEK ile DÜRMECE
- DÜRMEK ile KATLAMAK
- DURMUŞ DEDE SOKAK :
( Rumelihisarı Mahallesi sokaklarından biridir. Kayalar mezarlığının üst kısımlarında bulunan Tekke 17. yy başlarında buraya gelen Durmuş Baba tarafından kurulmuş, öldükten sonra da müritleri tarafından kendisine tekke yapılmıştır. Şeyh Durmuş ve tarihi eser özelliği taşıyan tekke ve türbesi unutulmamış ve sokağa "Durmuş Dede Sokak" ismi verilmiştir. )
- DURSUN FAKİH SOKAK :
( Merkez Sarıyer Mahallesinin en uzun sokaklarından biridir. Bu sokak köşkleri, konakları, evleri ile eskiyi hatırlatır. Adeta Osmanlıyı günümüze taşır. Sarıyer'in ekabirleri, okumuşları bu sokakta bulunuyordu. Sokağa "Dursun Fakih Sokak" denmesinin nedeni budur. Bu sokaktaki önemli isim ise Milli Mücadelenin büyük isimlerinden Mareşal Fevki Çakmak'ın İlkokulu buradaki Özel Hayriye okulunda (Hakkı Paşa Konağında - okuldu) okumuş olmasıdır. Tabii ki bu sokakta pek çok paşa ikamet ettiği gibi, işgal günlerinin önemli milislerinden de bu sokakta pek çok kişi vardı. Muhtar Hacı Müezzin Mehmet Raci Efendi bunlardan biriydi. )
- DÜRTMEK ile DÜRTÜLMEK ile DÜRTELEMEK ile DÜRTÜ ile DÜRTÜCÜ KILIÇ
- DÜRTMEK ile GIDIKLAMAK
- DÜRTMEK ile İTMEK
- DÜRTMEK ile/değil/yerine UYARMAK
- DÜRTÜLER ile ACELECİLİK ile İVME
( IMPETUOS vs. IMPETUOSITY vs. IMPETUS )
( تهور آميز ile تهور ile نيروي جنبش )
( TEHOR AMYZ ile TEHOR ile NEYROY JONBASH )
- DÜRTÜŞMEK ile DÜRTÜŞLEMEK ile DÜRTÜŞ
- DURULMAK ile DURULAMAK ile DURULANMAK ile DURULAŞMAK ile DURULUVERMEK ile DURULAŞTIRMAK ile DURU/LUK ile DURUK/LUK ile DURUM ile DURUŞ ile DURUM EKİ ile DURUM ULACI ile DURUP DURUP ile DURUM ORTACI ile DURUP DURURKEN ile DURUP DİNLENMEDEN
- DÜRÜLMEK ile DÜRÜMLEMEK ile DÜRÜ ile DÜRÜM ile DÜRÜLÜ ile DÜRÜMCÜ/LÜK ile DÜRÜM DÜRÜM ile DÜRÜM EKMEĞİ
- DÜRÜM DÜRÜM (KATLAMAK)
- DURUM ile/ve/||/<> SÜREDURUM/EYLEMSİZLİK
- DURUMDAN/HALDEN ANLAMAK ve/||/<> GÖNÜL KIRMAMAK
- ["DURUMU"] KABUL ETME(ME)K ile KABULLENME(ME)K
( TEK ELİNİ KALDIRMAK ile İKİ ELİNİ BİRDEN KALDIRMAK )
- DURUMUNDA OLMAK ile/ve KONUMUNDA OLMAK
( BEING IN THE STATE OF vs. HAD TO IN THE STATE OF )
- DURUMUNDA OLMAK ile ZORUNLULUK
( BEING IN THE STATE OF vs. OBLIGATION )
- DURUMU/OLAYI BÜYÜLTMEYE:
"YAKIN" ile/ve/değil/<> "AÇIK"
( Cahil ve/ya da ahmak kişiler[zihin(li)ler]dir. )
- DURUP DURURKEN (AĞLAMAK, GÜLMEK VS.)
- DOĞRU/DÜRÜST[Fars.] OLMAK =/||/<> "MANZARA KAPATAN AĞAÇ OLMAK"
( Ne yazık ki, bazı "kişiler" için dürüst kişilerin (istenilmeme) durumu. )
- DOĞRU/LUK/DÜRÜST/LÜK[Fars.] ile/ve AÇIK/LIK
( TO BE HONEST vs./and OPEN/NESS, CLARITY )
- DÜRÜST/LÜK >< BİLGİSİZ/LİK(CEHÂLET)
- DÜRÜST/LÜK ile DÜRÜST OYUN
- DOĞRULUK/DÜRÜSTLÜK[Fars.] =/> RAHATLIK
- DOĞRULUK/DÜRÜSTLÜK[Fars.] ile/ve/<> SAYGI
( Dürüst olmayan cezalandırılır. İLE/VE Saygı göstermeyene toplumda yer verilmez. )
( Teşekkür ve özür dilemeyi bilmek/uygulamak ile. )
( TO BE HONEST vs./and RESPECT )
- DUŞ ALMAK değil/yerine YIKANMAK
- DÜŞ/ÜNÜ KURMAK ve/||/<>/> HAREKETE GEÇMEK
- DUŞAKLAMAK ile DUŞAK
- DÜŞEY/LİK ile DÜŞEY DÜZLEM ile DÜŞEY ÇEMBER
- DÜŞKÜNLEŞMEK ile DÜŞKÜ ile DÜŞKÜN/LÜK ile DÜŞKÜNLER YURDU
- DÜŞKÜNLÜK ile/ve/değil/yerine ÖNCELİK (VERMEK/VERİLEN)
( [not] FONDNESS/ADDICTION vs./and/but PRIORITY
PRIORITY instead of FONDNESS/ADDICTION )
- DÜŞKÜNLÜK ile/ve/değil/yerine SEVGİ
( Sevgi, tutkunluk ve düşkünlük göstermez, düşkünlük ise sevgi değildir. )
- DÜŞLEMEK ile DÜŞLEYEBİLMEK ile DÜŞLEM ile DÜŞLEMLİ/LİK ile DÜŞLEMSEL/LİK ile DÜŞLEMSİZ/LİK
- DÜŞMAN ve DELİ ile/değil/yerine/||/>< DOST ve ÂŞIK
( İşine geleni söyler. VE Ağzına geleni söyler. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Gerçekleri söyler. VE Gönlünden geçeni söyler. )
- DÜŞMAN OLMAK değil/yerine/>< BİRBİRİNE HAYRAN OLMAK
- DÜŞMAN OLMAK ile/ve "GICIK" OLMAK
- DÜŞMANA:
| "ZARAR VERMEK ve/ya da ÖÇ ALMAK" |
ile/değil/yerine/><
BAĞIŞLAMAK
( | Düşmanından daha alçağa düşürür. VE/YA DA Düşmanınla aynı seviyeye düşürür. | İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Yüceltir. )
- DÜŞMANCA ile DÜŞMANLIK
( HOSTILE vs. HOSTILITY )
( مخاصم ile متخاصم ile خصمانه ile خصومتآميز ile عمليات خصمانه ile مخاصمه ile خصومت ile دشمني ile عناد ile عداوت )
( مخاصم ile MOTEKHASAM ile KHSAMANEH ile خصومتآميز ile AMELYAT KHSAMANEH ile MOKHASEMEH ile KHSUMAT ile DASHMANY ile ANAD ile EDAVAT )
- DÜŞMANDAN KORUNMAK ile/ve/değil/||/<> "DOST"TAN KORUNMAK
( Kendin korunabilirsin. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Bir şeylerin ve/ya da birilerinin de koruması gerekir. )
( Dostlarım! Dünyada, dost yoktur! )
( Kusursuz dost isteyen, dostsuz kalır. )
( Ayıpsız yâr isteyen, yârsız kalır. )
- DÜŞMANLAŞMAK ile DÜŞMANLAŞTIRMAK ile DÜŞMAN/LIK ile DÜŞMANCA ile DÜŞMAN AĞZI
- DÜŞMANLIK değil/yerine/>< BİREŞİM/TEVHİD
- DÜŞMAN/LIK ile/değil/yerine/>< DOST/LUK
( Dostluğunun bedelini ödemekten kaçınanın, "düşmanlığı"nı önemsemeyebilirsin. Fakat düşmanlığının bedelini ödemeye hazır olanın, "dostluğu"nu ciddiye al! )
( Düşmanın en büyük hilesi, "dostluğudur". )
( Dedikodu/nu eder. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Uyarır/ikaz eder. )
(
)
( [ölümü] Unutturan. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Anımsatan. )
( "Ne yapmamız gerektiğini" gösterir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Ne yapabileceğimizi gösterir. )
( Her canımızı sıkanla. VE Her elimizi sıkanla. [Olmayalım!] )
( Her başımızı ağrıtanı düşman bilmeyelim/saymayalım. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Her başımızı okşayanı dost bilmeyelim/saymayalım. )
( Düşmana sus. İLE/VE/>< Dost ile konuş. )
( ADÂVET ile/değil/yerine/>< SÂDIK[< SIDK] )
- DÜŞMAN/LIK ile/değil/yerine FARKLI/LIK
- [ne yazık ki]
DÜŞMAN/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<> KARŞIT/LIK
- DÜŞMAN/LIK ve KİN
- DÜŞMANLIK ile RAKİP ile DÜŞMANLAŞTIRMAK
( ANTAGONISM vs. ANTAGONIST vs. ANTAGONIZE )
( اصل مخالف ile هم آوري ile هم نبرد ile دشمني کردن ile دشمن کردن )
( ESL MOKHALEF ile NPAM AVARY ile NPAM NABARD ile DASHMANY KARDAN ile DASHMAN KARDAN )
- DÜŞMAN/LIK ve/||/<> YAKIN/LIK
( "Hiçbir şey, çetin düşmanlar kadar birbirine yakın değildir." )
- DÜŞMANLIKLAR ile DÜŞMANLIK
( ENMITIES vs. ENMITY )
( اغراض ile خصومت ile عناد ile عداوت ile دشمني ile کين )
( EGHARAZ ile KHSUMAT ile ANAD ile EDAVAT ile DASHMANY ile کين )
- DÜŞMEK ile İNMEK
- DÜŞMEK ile KAPAKLANMAK
- DÜŞMEK ile UYKUYA DALMAK ile GERİ ÇEKİLMEK ile GERİDE KALMAK ile DÜŞMEK ile DÜŞEN ADAM ile AŞIK OLMAK ile AŞIK OLMAK ile TERK EDİLMEK ile GECİKMEYE DÜŞMEK ile DÜŞMEK ile ARALARI AÇILMAK ile HASTALANMAK ile BİLİNÇSİZ DÜŞMEK ile YANGINA KURBAN GİTMEK ile YANILABİLİR ile DÜŞMEK ile KAYAN YILDIZ
( FALL vs. FALL ASLEEP vs. FALL BACK vs. FALL BEHIND vs. FALL DOWN vs. FALL GUY vs. FALL IN LOVE vs. FALL IN LOVE WITH vs. FALL INTO ABEYANCE vs. FALL INTO DELAY vs. FALL OFF vs. FALL OUT vs. FALL SICK vs. FALL UNCONSCIOUS vs. FALL VICTIM TO FIRE vs. FALLIBLE vs. FALLING vs. FALLING STAR )
( سقوط ile سقوط کردن ile نازل شدن ile خريف ile خزان ile غلط افتادن ile پائين افتادن ile افت داشتن ile زمين خوردن ile برگ ريزان ile افتادن ile انقراض ile هبوط ile افت ile پاييز ile افت کردن ile فروريختگي ile پائيز ile خواب بردن ile وا افتادن ile باز ماندن ile پس افتادن ile عقبافتاده ile عقب افتادن ile به زمين خوردن ile زود باور ile خاطرخاه شدن ile دل از دست دادن ile دل باختن ile خاتر خواه شدن ile عارض شدن ile مسکوت ماندن ile به تعويق افتادن ile ور آمدن ile بيرون افتادن ile بيمار شدن ile مريض شدن ile بي هوش شدن ile طعمه آتش شدن ile جايزالخطا ile افتان ile ريزان ile تير شهاب )
( SAGHOOT ile SAGHOOT KARDAN ile NAZEL SHODAN ile خريف ile KHAZAN ile GHALT AFTADAN ile PAYEYNE AFTADAN ile AFT DASHTAN ile ZAMYNE KHORDAN ile BARG RYZAN ile AFTADAN ile انقراض ile CPEHBUT ile AFT ile PAYYZ ile AFT KARDAN ile FOROORYKHTGY ile PAYEYZ ile KHAB BARDAN ile VA AFTADAN ile BAZ MANDAN ile PES AFTADAN ile AGHABAFTADEH ile AGHAB AFTADAN ile BAH ZAMYNE KHORDAN ile ZUD BAVAR ile KHATARKHAH SHODAN ile DEL AZ DAST DADAN ile DEL BAKHTAN ile KHATAR KHAH SHODAN ile AREZ SHODAN ile MOSKOT MANDAN ile BAH TAVYGH AFTADAN ile VAR AMADAN ile BEYRON AFTADAN ile BEYMAR SHODAN ile MARYZE SHODAN ile BEY TEOOSH SHODAN ile TAMEH ATASH SHODAN ile جايزالخطا ile AFTAN ile RYZAN ile TYR SHEHAB )
- DÜŞMEK/YERE DÜŞMEK ile/>< GÖZDEN/GÖNÜLDEN DÜŞMEK
( Çözümü/dermanı var. İLE/>< Çözümü/dermanı yok. )
- DÜŞMEMEK değil/yerine KALKABİLMEK
( Hiç. DEĞİL/YERİNE Her düştüğünde. )
- DÜŞMƏK[Azr.] = İNMEK[Tr.]
- DUŞTA/YIKANMADA SICAK/SOĞUK SU AYAKLARDAN YUKARI DOĞRU ISLATMAYA BAŞLAYARAK DÖK(ÜN)MEK
- DUŞU:
YEMEKTEN SONRA, DOLU MİDEYLE YAPMAK değil/yerine YEMEKTEN ÖNCE, BOŞ MİDEYLE YAPMAK
- DUŞU:
YEMEKTEN/KAHVALTIDAN SONRA, DOLU MİDEYLE YAPMAK değil/>< YEMEKTEN/KAHVALTIDAN ÖNCE, BOŞ MİDEYLE YAPMAK
- DÜŞÜK YOĞUNLUK ile YÜKSEK YOĞUNLUK
( Düşük kütle/oylum oranı. İLE Yüksek kütle/oylum oranı. )
- DÜŞÜK ile HAFİF/YEĞNİ
- DÜŞÜK ile YETERSİZ
( "LOW" vs. INSUFFICIENT )
- [ne yazık ki]
DÜŞÜLEN YALNIZLIK ile/ve/değil/yerine YEĞLENİLEN YALNIZLIK
( Çürütür/eritir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Olgunlaştırır/geliştirir. )
- DÜŞÜNCE, DÜŞÜNMEK yerine ZAMANINDA DÜŞÜNMEK
( Düşünce, düşünce başlar. [yere/aşağı düşünce!][düşen, düşünce/düştükten sonra anlar/bilir!] )
( "Melek Şehri" filmini de izlemenizi salık veririz. )
- DÜŞÜNCE ve/||/<>/< MANTIK
ve/||/<>
EYLEM ve/||/<>/< EDEB
( Düşüncenin edebi, mantıktır. VE/||/<> Eylemin mantığı, edebdir. )
- DÜŞÜNCE ve/||/<> BİLGİ ve/||/<> BELLEK
- DÜŞÜNCE ve/||/<> IŞIK ve/||/<> KİŞİ ve/||/<> İLİŞKİ
( Her zaman, zemin ve koşulda, her yöne ilerleyebilirler. )
- DÜŞÜNCE ile/ve/||/<> VARLIK
( ... İLE/VE/||/<> En temel düşünce. )
- İNCELİK:
DÜŞÜNCEDE ile/ve/||/<> DUYGUDA ile/ve/||/<> DİLDE
( Derinlik yansıtır. İLE/VE/||/<> Sevgi oluşturur. İLE/VE/||/<> Güven yansıtır. )
- DÜŞÜNCE/DUYGU/DAVRANIŞ'LARDA:
KOŞMAK/EMEKLEMEK değil/yerine YÜRÜMEK
- DÜŞÜNCELERİ ÖĞRENMEK ile/ve/değil/yerine DÜŞÜNMEYİ ÖĞRENMEK/BECERMEK
( [not] TO LEARN IDEAS vs./and/but TO LEARN/MANAGE TO THINK
TO LEARN/MANAGE TO THINK instead of TO LEARN IDEAS )
- DÜŞÜNCELERİN/HAYALLERİN:
"KAÇMAK" ile/değil/yerine PEŞİNDEN KOŞMAMAK
- DÜŞÜNCESİZ ile DÜŞÜNCESİZLİK ile DÜŞÜNCESİZ ile DÜŞÜNCESİZLİK
( INDISCREET vs. INDISCREETNESS vs. INDISCRETE vs. INDISCRETION )
( بي تميز ile بي بصيرت ile بي بصيرتي ile بهم پيوسته ile غير مجزا ile بي خردي )
( بي تميز ile BEY BESYRAT ile BEY BESYRATY ile BACPAM PEYVASTEH ile GHYR MAJZA ile BEY KHARDY )
- DÜŞÜNCESİZLİK ile DÜŞÜNEMEMEK/DÜŞÜNEMEMİŞ OLMAK
( THOUGHTLESSNESS vs. NOT ABLE TO THINK )
- DÜŞÜNCEYİ/DÜŞLERİ, DOĞAYA YANSITMAK değil/yerine DOĞAYI, ZİHİNDE İNŞÂ ETMEK
- DÜŞÜNCEYİ:
SÖZDE/YAZIDA BIRAKMAK ile/değil/yerine UYGULAMAYA SOKMAK
( Bir düşüncene(/düşünceye/ilkeye/mirasa), ancak, sen sahip çıkarsan (uygular ve devam ettirirsen), bir anlam/değer kazanır/sın ve/ya da kazandırır/sın. )
- DÜŞÜNCEYLE BAKMAK ile DÜŞÜNCE OLMADAN BAKMAK
( TO LOOK IN THINKING vs. TO LOOK WITHOUT THINKING )
- DÜŞÜNDÜĞÜNÜ, VAROLANA GİYDİRMEK ile/değil/yerine VAROLANI DÜŞÜNMEK
- DÜŞÜNDÜRTMEK ile DÜŞÜNDÜREBİLMEK ile DÜŞÜNDÜRÜCÜ/LÜK
- DÜŞÜNEBİLDİĞİN KADAR (BİLE)BİLMEK ve/||/<>/> BİLEBİLDİĞİN KADAR DÜŞÜN(EBİL)MEK
- [ne yazık ki]
DÜŞÜNEMEMEK ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> ADLANDIRAMAMAK/ANLAMLANDIRAMAMAK
- DÜŞÜNEMEMEK ile/ve/<> AYIRD EDEMEMEK
( Düşünemeyen ayırd etmeyi de ayrıntıları da göremez. [ayıramayınca/düşünemeyince de bedelini ağır ödeyebilir!] )
- DÜŞÜNEMEMEK ile/ve/değil/||/<>/>/< DÜŞÜNMEMEK (> DÜŞÜNEMEMEK)
- DÜŞÜN(E)MEMEK değil/ne yazık ki/< "DÜŞÜNMEYİ İSTEMEMEK"
- DÜŞÜNENDEN ÜSTÜN OLMAYA ÇALIŞMAK değil DÜŞÜNCENİN ÜSTESİNDEN GELEBİLMEK
( [ne yazık ki] Düşüncenin üstesinden gelemeyen ya da söylenilen söze yanıt veremeyecek olan, düşünenin, söz söyleyenin "üstesinden gelmeye çalışır". )
- DÜŞÜNME ile DÜŞÜNMEYİ DÜŞÜNMEK
- DÜŞÜNME = TEFEKKÜR = THINK[İng.] = PENSÉE[Fr.] = DENKEN[Alm.] = COGITARE, COGITATIO[Lat.] = NOEIN, DIANOIA[Yun.] = PENSAR[İsp.]
- DÜŞÜNMEDEN KONUŞMAK ve/ne yazık ki/||/<>/> SONRADAN DÜŞÜNMEK ZORUNDA KALMAK
- DÜŞÜNMEDEN ÖĞRENMEK ile/ve/<> ÖĞRENMEDEN DÜŞÜNMEK
( Yararsız. İLE/VE/<> Tehlikeli. )
- DÜŞÜNMEK => VAR OLMAK
ve/||/<>/>
VAR OLMAK =< ALGILANMIŞ OLMAK
( René Descartes VE/||/<>/> George Berkeley )
( COGITO ERGO SUM and/||/<>/> ESSE EST PERCIPI )
- DÜŞÜNMEK ile/ve/değil/yerine BİLDİĞİN ŞEY ÜZERİNE DÜŞÜNMEK
( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Tefekkür. )
( [not] TO THINK vs./and/but TO THINK ON WHICH YOU KNOW
TO THINK ON WHICH YOU KNOW instead of TO THINK )
- DÜŞÜNMEK ve/<>/>/< BOŞ KONUŞMAMAYI BECERMEK
( Düşünmeden konuşmanın cezası, sonradan düşünmeye mahkûm olmaktır. )
( Bir şey ki, yapmasan da olur. YAPMA! Bir şey ki, söylemesen de olur. SÖYLEME! )
( Konuşulacak bir kişi olduğunda, onunla konuşamamak, onu yitirmek demektir. Konuşulamayacak bir kişiyle konuşmaksa sözlerin boşuna harcanması demektir. )
( Bazı şeyleri konuşmuyoruz diye aklımız/sözümüz yok zannedilmesin! )
( TO THINK and/<> MANAGE TO NOT VAIN/WASTE TALKING )
- DÜŞÜNMEK ile DEĞERLENDİRMEK
( TO THINK vs. TO APPRECIATE/EVALUATE )
- DÜŞÜNMEK ile DEĞERLENDİRMEK
( TO THINK vs. EVALUATE )
- DÜŞÜNMEK ve/<> DÖNÜŞMEK
( TO THINK vs./<> TO TRANSFORM )
- DÜŞÜNMEK ile/ve/değil/<> DÜŞÜNDÜĞÜNÜ DÜŞÜNMEK
- DÜŞÜNMEK ile/ve/değil/yerine DÜŞÜNMEYİ DEĞERLENDİREREK DÜŞÜNMEK
( [not] TO THINK vs./and/but TO THINK IN EVALUATION OF THE THINKING
TO THINK IN EVALUATION OF THE THINKING instead of TO THINK )
- DÜŞÜNMEK ile/ve/değil/yerine DÜŞÜNMEYİ "DERT" EDİNMEK
- DÜŞÜNMEK ile DÜŞÜNÜLMEK ile DÜŞÜNDÜRMEK ile DÜŞÜNEBİLMEK ile DÜŞÜNÜVERMEK ile DÜŞÜN ile DÜŞÜNCE ile DÜŞÜNSEL/LİK ile DÜŞÜNÜCÜ/LÜK ile DÜŞÜNCELİ/LİK ile DÜŞÜNCESİZ/LİK ile DÜŞÜNCESİZCE ile DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜ ile DÜŞÜNCE ALIŞVERİŞİ
- DÜŞÜNMEK ile/ve/<>/= ETKİNLİK
( TEFEKKÜR ile/ve/<>/= FAALİYET )
- DÜŞÜNMEK ile/değil GELİŞTİRMEK
- DÜŞÜNMEK ve/||/=/<> GÖRMEK
( DÜŞÜNMEK: Görmeyi, yeniden ve tekrar tekrar öğrenmek. )
- DÜŞÜNMEK ile/ve/<> HAYAL ETMEK
( Kişinin en yüce yetisi düşünme yetisidir. Akılda bulunduğu için de en önemli varlıktır/değerdir. )
( TO THINK vs./and/<> TO IMAGINE )
- DÜŞÜNMEK ile/ve/||/<>/> "HESAP ETMEK"
- DÜŞÜNMEK ile HESAPLAMAK
( TO THINK vs. TO CALCULATE )
- DÜŞÜNMEK ile/ve/||/<> İNANMAK
- DÜŞÜNMEK ve KENDİNİN BİLİNCİNDE OLMAK
( TO THINK and TO BE AWARE OF THE SELF )
- DÜŞÜNMEK ile/ve/||/<>/> KONUŞMAK ile/ve/||/<>/> YAPMAK
( Konuşmadan önce "konuşmak". İLE/VE/||/<>/> Yapmadan önce "yapmak". İLE/VE/||/<>/> [olumlu/olumsuz] Kesinleşmeden önce "görmek/denemek". )
- DÜŞÜNMEK/TEFEKKÜR ile/ve ÖLÇÜNMEK/TEEMMÜLL[< EMEL]
( ... İLE/VE Gerek bir olayın sebeplerini daha çok çözümleme ve daha doğru anlamak gerekse bir hareket tarzının sonuçlarını, özellikle de yarar ile sakıncalarını irdelemek amacıyla, oluşmuş/oluşturulmuş 'yargı'nın, eleştirilmek üzere, 'askı'ya alınmasıdır. Aklın benzer addettiği duyuları, dolayısıyla da 'olaylar'ı belirli bir 'kavram şemsiyesi' altında 'düşünmek'tir. O belirli 'kavram' altında düşünülen duyulardan, böylelikle de 'olaylar'dan biriyle karşılaşıldığında 'olay'a denk düşen 'kavram'ı 'akıl'da 'uyandırmak'tır. )
( Fikir yürütme, düşünme. İLE/VE Katlanmalı, iyice, etraflıca düşünme, idrak. )
( Kişi, herşeyin tohumudur. Neyi tefekkür ederse onun tohumudur. )
( Kişiyi kurtaracak ilâçlar, aşk ve düşünmektir. )
- DÜŞÜNMEK ile/ve/||/<> OLGUSALLIK
- DÜŞÜNMEK ile/ve/<>/değil/yerine ÖNGÖRMEK
( Bazı ileri/yüksek düşünceler, örnek kullanılmadan, hoşnut edici bir biçimde anlatılamazlar. )
( [not] TO THINK vs./and/<>/but TO FORESEE/ANTICIPATE
TO FORESEE/ANTICIPATE instead of TO THINK )
- DÜŞÜNMEK ile TAKILMAK
- DÜŞÜNMEK ile TAVSİYE EDİLEBİLİR OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM ile ÖNEMLİ GÖRMEK
( DEEM vs. DEEM ADVISABLE vs. DEEM IMPORTANT )
( تشخيص دادن ile مصلحت دانستن ile بااهميت خواندن )
( TASHKHYSE DADAN ile MOSOLHAT DANSTAN ile BAHAMYT KHANDAN )
- DÜŞÜNMEK ile/ve/<> TEKRARLAMAK
( TO THINK vs./and/<> TO REPEAT )
- DÜŞÜNMEK ile/ve/değil/||/<> UMMAK/ÜMİT ETMEK
- DÜŞÜNMEK ile/ve VAR OLMAYANI DÜŞÜN(EBİL)MEK
( TO THINK vs./and TO THINK ABOUT NONEXIST )
- DÜŞÜNMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YAZARAK VE YAPARAK DÜŞÜNMEK ve/||/<> DÜŞÜNEREK YAZMAK VE YAPMAK
- | "DÜŞÜNMEK" ve "İNANMAK" ve "SEVMEK" |
ile/ve/ne yazık ki/||/<>/>
EYLEMEK
( Çok fazla. İLE/VE/NE YAZIK Kİ/||/<>/> Çok az. )
- DÜŞÜNMEK/TAHAYYÜL ile/ve DÜŞÜNEMEMEK/TAHAYYÜL (BİLE) EDEMEMEK
( Bazı şeyler hayal edilebilir fakat bazı şeyleri ne düşünmek, ne hayal edebilmek bile söz konusu değildir. )
( TO THINK vs./and (EVEN) NOT ABLE TO THINK )
- DÜŞÜNMEMEK ile DÜŞÜNMEMİŞ OLMAK
( TO NOT THINK vs. HAVEN'T THOUGHT ABOUT )
- DÜŞÜNMEMİŞ OLMAK ile/değil YETERSİZLİK/ZAYIFLIK/GERİLİK
( ... ile/değil REKÂKET )
( [not] HAVEN'T THOUGHT ABOUT vs./but INSUFFICIENCY/WEAKNESS/BACKWARD )
- DÜŞÜNMENİN/SORGULAMANIN:
İLK VE EN ÖNEMLİ SAĞLADIĞI/SUNDUĞU:
KENDİNİ VE DÜNYAYI...
KENDİNDEN KURTARMAK/KORUMAK ile/ve/||/<>/< DÜNYADAN KURTARMAK/KORUMAK ile/ve/||/<>/< YANILSAMALARDAN KURTARMAK/KORUMAK
- DÜŞÜNMENİN/KONUŞMANIN (OLASI) SONUÇLARINI:
"ÖNGÖRMEK" ile/ve/değil/yerine/<> "GÖZE ALMAK"
- DÜŞÜNMEYİ BECEREMEMEK ve/||/<>/>/< DÜŞÜNMEYİ SEV(E)MEMEK
- DÜŞÜNMEYİ BİLMEMEK ile/ve/<>/= KONUŞMAYI BİLMEMEK
( Düşünmeyi bilmeyen, [sürdürmeyen ve geliştirmeyen] konuşmayı da bilemez! )
(1996'dan beri)