K ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 26.659 başlık/FaRk ile birlikte,
26.659 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(11/108)
- BACAK/EL SALLAMAK ile/ve/değil/yerine BEKLENTİSİZ VE SAKİN, O ANDA VE ORADA OLMAK
( Bulunulan koşullardan çıkma ya da [çeşitli ve belirli/belirsiz] sıkılma durumlarında yapılan kontrolsüz el/kol/ayak/bacak sallamalarının/hareketlerinin nedeni daha çok "bir an önce o ortamdan/koşullardan çıkma/uzaklaşma" ya da "sonraki sürece/aşamalara geçme" isteği üzerinedir. Bunu da sürenin/sürecin "kısalması/hızlanması" beklentisiyle, farkında olmadan [/"ne yaptıklarını biliyor oldukları" "iddiasıyla"/zannıyla] el/ayak/bacak sallayarak ya da nesnelerle uğraşarak [çizerek, kağıt karalayarak, kalem çevirerek, nesne parçalayarak/delerek, tespih çekerek vs.], zihinlerini başka şeylerle meşgul ederek ve ancak bir şeylerle uğraşmak yoluyla çözmeye çalışırlar. Bu hareketler, "küçük/önemsiz/değersiz hareketler" varsayıldığından dolayı yapan kişi tarafından algılanmaz. [Daha çok da gençlikte/olgunlaşmamışlıktan ve/ya da cahillikten dolayı görülen/yaşanılan bir durumdur.] Bu durumlarda, çevredeki kişiler, çıkan sesle ya da gözleriyle ve zihinleriyle, yapılan harekete ister istemez takılırlar. Bu uyaranları, hem kişinin kendi için, hem de çevresindekileri düşünerek kontrol altında tutmaları gerekir. Bunu da, zihinlerini bulundukları zaman ve zeminde tutmaya çalışarak, geçmesi gereken zamana ve koşullara biraz daha sabrederek ya da odaklanarak sağlayabilirler. Sürekli olarak anımsanmalı ki, zihin, başka/çeşitli noktalarda bulunabilir fakat gövdeyi düşünce hızında bir yerlere taşımak olanaklı değildir. )
- BACAKLARI AYIRMAK ile/ve/değil/yerine/||/<> TOPUKLARI BİRLEŞTİRMEK
- BACANAK ile KAYINBİRADER/KAYINÇO/İNİ
( Eşleri kardeş olan erkeklerin birbirine göre durumu. | Dost, arkadaş. İLE Kadın ya da kocaya göre birbirinin erkek kardeşi. )
- BÂC-I AĞNAM ile/ve/<> BÂC-I TAMGA ile/ve/<> BÂC-I BÜZÜRK ile/ve/<> BÂC-I KIRTIL ile/ve/<> BÂC-I NİYÂBET
( BÂC[Fars.]: Vergi/harç. | Gümrük vergisi. )
- BACK :/yerine GERİ
- BAD ile BAT ile BADE ile BADİ ile BADELİ AŞIK
- BADANALAMAK ile BADANALANMAK ile BADANALATMAK ile BADANA ile BADANACI/LIK ile BADANALI ile BADANASIZ/LIK
- BADAR/FALAK -ile
( Ayı yavrusu. )
- BÂDELİ ÂŞIK ile BÂDESİZ ÂŞIK
- BADEM PARMAK ile BADEM/LİK ile BADEMA ile BADEMCİ/LİK ile BADEMLİ ile BADEMSİZ ile BADEM İÇİ ile BADEM KÜRK ile BADEM YAĞI ile BADEM AĞACI ile BADEM BIYIK ile BADEM GÖZLÜ ile BADEM EZMESİ ile BADEM TIRNAK ile BADEM ŞEKERİ ile BADEM BIYIKLI/LIK
- BADEMCİK -ile
( TONSIL )
- BADİ ile/ve/||/<>/> BADİK
( Ördek. İLE/VE/||/<>/< Ördek. | Palaz. | Kısa boylu. )
- BADİKLEMEK ile BADİKLEŞMEK ile BADİK
- BAĞ-BAHÇE (İÇİNDE YAŞAMAK)
- BAĞ:
ÖZERKLİK ve/<> HAZIR OLMA ve/<> GÖNÜLLÜLÜK/RIZÂ ve/<> HAREKETE GEÇME/GEÇEBİLME ve/<> KURABİLME(SÜRDÜREBİLME/SÜREKLİLİK) ve/<> PAYLAŞIM ve/<> GÜÇ
- BAĞ ile/ve/||/<>/> BÜTÜNLÜK
- BAĞ ile/ve/||/<> HEVENK[Fars.]
( ... İLE/VE/||/<> Bir ipe geçirilmiş ya da birbirine bağlanmış yaş yemiş ya da sebze bağı. )
- BAĞ ile İÇ GÖBEK
( ... İLE Çiçeklerin dişil örgeninde, yumurtacık ile kabuğu arasındaki bağ. )
- BAĞ ile SAKANDIRIK
( ... İLE Başlıklarda, çene bağı. )
- BAĞ değil/yerine/= ÜZÜMLÜK
- BAGALEK[Fars.] -ile
( Koltukaltından çıkan yumruca, köpek memesi. )
- BAĞCI/LIK ile BAĞCIK ile BAĞCIKLI ile BAĞCILAR ile BAĞCIKSIZ
- BAĞDAMAK ile BAĞDAŞMAK ile BAĞDALAMAK ile BAĞDAŞILMAK ile BAĞDAŞTIRMAK ile BAĞDAŞABİLMEK ile BAĞDAŞTIRILMAK ile BAĞDA ile BAĞDAT ile BAĞDAŞ
- BAĞDAŞ KURMAK ile LOTUS OTURUŞU
- MÜTECANİS[Osm.] ile/değil/yerine/= BAĞDAŞIK
- BAĞDAŞIK = MÜTECÂNİS = HOMOGENEOUS[İng.] = HOMOGÈNE[Fr.] = GLEICHARTIG[Alm.] = OMOGENO[İt.] = HOMOGÉNEO[İsp.] = EIUSDEM GENERIS[Lat.] = HOMOGENES, HOMOIOMERES[Yun.] = MUTECÂNİS[Ar.] = MOTECÂNES[Fars.] = GELIJKSOORTIG[Felm.]
- BAĞDAŞIKLAŞMAK ile BAĞDAŞIKLAŞTIRMAK ile BAĞDAŞIK/LIK
- ZUSAMMENHANGSVERMÖGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞDAŞIKLIK
- BAĞDAŞMA ile BAĞDAŞMAZ/LIK
- BAĞDAŞTIRMA ile BAĞDAŞTIRMACI/LIK
- RELATIVE ÖFFNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL AÇIKLIK
- RELATIVE BIOLOGICAL EFFICIENCY[İng.] / EFFICACITÉ BIOLOGIQUE RELATIVE[Fr.] / RELATIVE BIOLOGISCHE WIRKSAMKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL BİYOLOJİK ETKİNLİK
- RELATIVE ELECTRIC PERMEABILITY[İng.] / PERMÉABILITÉ ÉLECTRIQUE RELATIVE[Fr.] / RELATIVE ELEKTRISCHE DURCHLÄSSIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL ELEKTRİK GEÇİRGENLİK
- RELATIVE PERMEABILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL GEÇİRGENLİK
- RELATIVE MAGNETIC PERMEABILITY[İng.] / PERMÉABILITÉ MAGNÉTIQUE RELATIVE[Fr.] / RELATIVE MAGNETISCHE DURCHLÄSSIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL MANYETİK GEÇİRGENLİK
- NİSBÎ KESÂFET[Osm.] / RELATIVE DENSITY[İng.] / DENSITÉ RELATIVE[Fr.] / RELATIVE DICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL YOĞUNLUK
- BAĞILDAK = BAĞIRDAK
( Beşikteki çocuğun düşmemesi için beşiğe sarılıp bağlanan, kumaştan yapılmış enli bağ, bağıldak. | Kadınların âdet zamanında bağladıkları bez, bağıldak. | Yaklaşık 30 cm. eninde bir metre boyunda, uclarında birer metre kaytanı olan, astarlı, sırma işlemeli kumaş, bağıldak. )
- BAĞIL/LIK ile BAĞIL NEM ile BAĞIL DEĞER
- BAĞIMLAMAK ile BAĞIMLAŞMAK ile BAĞIMLILAŞMAK ile BAĞIMSIZLAŞMAK ile BAĞIMLILAŞTIRMAK ile BAĞIMLILAŞABİLMEK ile BAĞIMSIZLAŞTIRMAK ile BAĞIMLILAŞTIRILMAK ile BAĞIMSIZLAŞABİLMEK ile BAĞIMSIZLAŞTIRABİLMEK ile BAĞIM ile BAĞIMLI/LIK ile BAĞIMSIZ/LIK ile BAĞIMSIZCA ile BAĞIMSIZ BÖLÜM ile BAĞIMLI AKIM KAYNAĞI ile BAĞIMLI SIRALI CÜMLE ile BAĞIMSIZ MİLLETVEKİLİ ile BAĞIMSIZ SIRALI CÜMLE
- BAĞIMLI ile BAĞIMLI ile BAĞIMLILIK
( ADDICT vs. ADDICTED vs. ADDICTION )
( مبتلا کردن ile خو گرفتگي ile معتاد کردن ile معتاد ile افيوني ile ابتلاء ile ابتلا ile اعتياد ile آموختگي )
( MOBTELA KARDAN ile KHO GARAFTAGY ile MOTAD KARDAN ile MOTAD ile AFYVANY ile EBTELA ile EBTELA ile EATYAD ile AMUKHTGY )
- BAĞIMLI/LIK(MÜPTELÂLIK) ile ISRARCI/LIK
( DEPENDENCE vs. TO INSIST )
- BAĞIMLILIK ile/ve AŞIRILIK
( DEPENDENCE vs./and EXCESSIVENESS )
- BAĞIMLI/LIK ile/yerine BAĞLI/LIK
( Onlar mı size, siz mi onlara bağlısınız? )
( Do they depend on you, or you on them? )
( Herhangi bir şeye bağımlı değilim. Geçip giden gösteriyi, geçip giden gösteri olarak görüyorum.[Bazı/çoğu kişi ise nesnelere tutunup yapışıyor ve onlarla birlikte hareket ediyor.] )
( I am detached and see the passing show as a passing show, while you stick to things and move along with them. )
( DEPENDENCE vs. ATTACHMENT
ATTACHMENT instead of DEPENDENCE )
- BAĞIMLILIK = TAVAKKUF[Ar.] = BASTEGÎ[Fars.] = DEPENDENCE[İng.] = DÉPENDANCE[Fr.] = ANHÄNGIGKEIT, DEPENDENZ[Alm.] = DIPENDENZA[İt.] = DEPENDENCIA[İsp.] = CONIUNCTIO[Lat.] = TO KATANTES, SÜNDESMOS[Yun.] = AFHANKELIJKHEID[Felm.]
- BAĞIMLI/LIK ile/ve/||/<>/> DÜŞKÜN/LÜK ile/ve/||/<>/> TAŞKIN/LIK
- BAĞIMLILIK ile/değil/yerine/>< GEREKSİNİM
( [not] DEPENDENCE vs.//but/>< NEED
NEED instead of DEPENDENCE )
- BAĞIMLILIK ile ÖZDEŞLİK
( İnsan değil mi, hem yapar, hem tapar! )
( DEPENDENCE vs. IDENTITY )
- BAĞIMLILIK ile/ve SAPLANTI
( DEPENDENCE vs./and OBSESSION )
- [ne yazık ki]
BAĞIMLI/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SINIRLI/LIK
- BAĞIMLILIK ile/ve YERİNDEN OYNATILAMAZLIK
( DEPENDENCE vs./and NOT POSSIBLE TO MOVE UP )
- BAĞIMSIZ/LIK ile/ve/||/<> AÇIK/LIK
- BAĞIMSIZLIK ile BAĞIMSIZLIK HAREKETİ ile BAĞIMSIZLIK ARAYAN ile BAĞIMSIZ ile BAĞIMSIZ OLARAK
( INDEPENDENCE vs. INDEPENDENCE MOVEMENT vs. INDEPENDENCE SEEKER vs. INDEPENDENT vs. INDEPENDENTLY )
( استقلال ile عدموابستگي ile خودکفايي ile ناوابستگي ile جنبش استقلال طلب ile استقلال طلب ile ناوابسته ile قطع نظر کردن ile مستقل ile مطلق ile مستقلا ile بالاستقلال )
( ESTEGHALAL ile ADAMVABASTGY ile خودکفايي ile ناوابستگي ile JONBASH ESTEGHALAL TALAB ile ESTEGHALAL TALAB ile ناوابسته ile GHATE NAZAR KARDAN ile MOSTEGHAL ile MOTALGH ile MOSTEGHALA ile بالاستقلال )
- BAĞIMSIZLIK ile/ve/değil/||/<>/< BAĞLAM(ÇERÇEVE/ÇEPER)
- BAĞIMSIZLIK ile/ve/yerine DAYANIŞMA
( INDEPENDENCE vs./and SOLIDARITY
SOLIDARITY instead of INDEPENDENCE )
- BAĞIMSIZLIK ile/ve/=/||/<>/< EKONOMİK BAĞIMSIZLIK
- BAĞIMSIZ/LIK ile/ve/değil/||/<>/< KAYITSIZ/LIK
- BAĞIMSIZLIK ile KEYFÎLİK
( INDEPENDENCE vs. ARBITRARINESS )
- BAĞIMSIZ/LIK ile/ve/||/<> ÖZERK/LİK
- BAĞIMSIZ/LIK ile/ve/||/<>/< ÖZGÜN/LÜK
- BAĞIMSIZLIK ile/ve ÖZGÜRLÜK
( Bağımsızlığınızı idrak edin ve mutlu kalın. )
( INDEPENDENCE vs./and FREEDOM
Realise your independence and remain happy. )
- BAĞIMSIZLIK ile/ve/||/<> RADİKAL BAĞIMSIZLIK
- BAĞIMSIZ/LIK ile/ve/||/<> TAM/LIK ile/ve/||/<> TUTARLI/LIK
( INDEPENDENT vs./and/||/<> COMPLETE vs./and/||/<> CONSISTANT )
- BAĞIMSIZLIK ile/ve/||/<> TARAFSIZLIK
( INDEPENDENCE vs./and/||/<> IMPARTIALITY/NEUTRALITY )
- BAĞIMSIZ/LIK ile/ve/||/<> TEKİL/LİK
- BAĞINI KESMEK ile/ve KENDİNE YÖNELMEK
- BAĞINTI ile BAĞINTICI/LIK ile BAĞINTILI/LIK
- BAĞINTILI/LIK ile/ve/||/<>/> ZORUNLU/LUK
- BAGIR ile BAGIRDAK/BAGIRDAQ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Ciğer, bağır. İLE Kadın giysisinin üst bölümü. )
( BEDÜK BAGIRLIG: Ciğeri büyük. )
( YA BAGN: Yayın ortası[tutulan yeri]. )
- BAĞIRARAK SÖYLEMEK ile/değil/yerine/= SERT SÖYLEMEK
- BAĞIRMA ile ÇIĞLIK
( ... ile VÂ-VEYLÂ[Çığlık, yaygara. | Eyvah, yazık! | Nâmık Kemâl'in şiiri.] )
( ... ile FİGAN[çoğ. EFGAN] )
- BAĞIRMAK ile ANIRMAK
- BAĞIRMAK ile BAĞIRMAK ile HOLLERİTH
( HOLLER vs. HOLLERING vs. HOLLERITH )
( عربده کردن ile فرياد خوشحالي ile عربده جويي ile هالريت )
( ARBADEH KARDAN ile FARYAD KHOSHHALY ile ARBADEH JOYY ile CPEHALERYT )
- BAĞIRMAK ile BAĞIRTMAK ile BAĞIRABİLMEK ile BAĞIRTTIRMAK ile BAĞIRIVERMEK ile BAĞIRTABİLMEK ile BAĞIR ile BAĞIR YELEĞİ ile BAĞIRA ÇAĞIRA
- BAĞIRMAK ile BOZLAMAK
( ... İLE Devenin anırması/"bağırması". | Çığlık koparmak. )
- BAĞIRMAK ile HÖYKÜRMEK
( ... İLE Kişilerin, dua ederken kendilerinden geçerek tek ya da hep bir ağızdan yüksek sesle bağırması/bağrışması. )
- BAĞIRMAK ile/değil SESLENMEK
- BAĞIRMAK ile/değil YÜKSEK SESLE KONUŞMAK
( MİCHÂR[Ar.]: Yüksek sesle konuşan. )
- BAĞIRSAK ile/ve/||/<> APANDİS[Fr. < APPENDICE]
(
)
( ... İLE/VE/||/<> Kör bağırsağın ince bir parmak gibi olan son bölümü. )
- BAĞIRSAK ile BAĞIRSAK OTU ile BAĞIRSAK GAZI ile BAĞIRSAK KURDU ile BAĞIRSAK ASKISI ile BAĞIRSAK İNGİNİ ile BAĞIRSAK SPAZMI ile BAĞIRSAK İLTİHABI ile BAĞIRSAK SOLUCANI ile BAĞIRSAK DÜŞÜKLÜĞÜ ile BAĞIRSAK KAZINTISI ile BAĞIRSAK DÜĞÜMLENMESİ
- BAĞIRSAK ile/ve KÖRBAĞIRSAK
( ... ile/ve A'VER, NOKTA-İ AVRÂ )
( BOWEL vs./and CAECUM )
( ... cum/et PUNCTUM COECUM )
- BAĞIRSAK ile OLUK
( GUT vs. GUTTER )
( شکنبه ile فاضل آب ile آب رو ile شيار دارکردن ile آبگند ile آب رودار کردن )
( SHKONBEH ile FAZEL AB ile AB RO ile SHYAR DARKARDAN ile ABGAND ile AB RODAR KARDAN )
- BAĞIRSAK ile/ve/||/<> TÜMÜR
( ... İLE/VE/||/<> Bağırsakların iç yüzeylerinde bulunan pürtüklerin adı. )
- BAĞIŞ YAPMAK ile KAN BAĞIŞI ile BAĞIŞLANDI ile BAĞIŞ
( DONATE vs. DONATE BLOOD vs. DONATED vs. DONATION )
( اعطا کردن ile هبه کردن ile هديه دادن ile اعطاء کردن ile خون دادن ile اعطائي ile دهش ile انفاق ile سماحت ile تبرع ile هبه )
( ETA KARDAN ile NPABEH KARDAN ile NPANDYYEH DADAN ile ETA KARDAN ile KHON DADAN ile اعطائي ile DAHASH ile ENFAGH ile سماحت ile تبرع ile NPABEH )
- BAĞIŞ ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< İNFAK
- IMMUNE, IMMUNITY[İng.] / IMMUNITE, IMMUNITÉ[Fr.] / IMMUN, IMMUNITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIŞIK, BAĞIŞIKLIK
- BAĞIŞIKLIK ile ANTİKOR
( Gövdenin hastalıklara karşı savunma yeteneği. İLE Bağışıklık düzeni tarafından üretilen ve yabancı nesnelere karşı savaşan proteinler. )
- BAĞIŞIK/LIK ile BAĞIŞIK SERUM ile BAĞIŞIKLIK BİLİMİ ile BAĞIŞIKLIK BİLİMCİ ile BAĞIŞIKLIK BİLİMSEL
- BAĞIŞIKLIK ile BAĞIŞIKLIK TEPKİSİ
( Gövdenin hastalıklara karşı savunma yeteneği. İLE Gövdenin sayrılıklara karşı oluşturduğu özel tepkimeler. )
- BAĞIŞIKLIK ile BAĞIŞIKLIK ile BAĞIŞIKLIK KAZANDIRMAK
( IMMUNE vs. IMMUNITY vs. IMMUNIZE )
( ايمن ile مصون ile ايمني ile مصونيت ile مصون کردن )
( AYMAN ile MOSOON ile AYMANY ile MOSOONYT ile MOSOON KARDAN )
- BAĞIŞIKLIK ile/||/<> ETKİN/AKTİF BAĞIŞIKLIK
( ... İLE/||/<> Sayrılığa maruz kalınması ile kazanılan bağışıklık.[Sayrılığa neden olan organizmalara doğrudan maruz kalma ile ya da organizmanın zayıflatılmış ya da öldürülmüş durumunun aşı yolu ile gövdeye verilmesi ile oluşur. İki durumda da bağışıklığı kazanmış biri, ileride sayrılık ile karşılaştığında bağışıklık düzeni, sayrılığı tanıyacaktır ve gerekli antikorları üretecektir. Etkin bağışıklık, uzun sürelidir ve yaşam boyu sürebilmektedir.] )
- IMMUNITY[İng.] / IMMUNITÉ[Fr.] / IMMUNITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIŞIKLIK
- BAĞIŞLAMA ile/ve DAYANÇ/SABIR (ETME)
- BAĞIŞLAMAK ile/ve/değil BAĞIŞ YAPMAK
- BAĞIŞLAMAK ile BAĞIŞLANMAK ile BAĞIŞLATMAK ile BAĞIŞLANABİLMEK ile BAĞIŞLATABİLMEK ile BAĞIŞLAYABİLMEK ile BAĞIŞ ile BAĞIŞÇI/LIK ile BAĞIŞLAMALI ile BAĞIŞLAMASIZ
- BAĞIŞLANMAK ve/||/<>/< BAĞIŞLAMAK
( Pişmanlık duymayanı bağışlamak, "suya, resim yapmak" gibidir. )
- BAĞITLAMAK ile BAĞITLANMAK ile BAĞITLAŞMAK ile BAĞITLANABİLMEK ile BAĞITLAYABİLMEK ile BAĞIT ile BAĞITLI ile BAĞITÇI ile BAĞITSIZ
- BAĞLAÇ ile BAĞLAM ile BAĞLANTI/BAĞLANAK ile BAĞLAŞIK ile BAĞLAYICI ile BAĞLI
( Eş görevli sözcükleri ya da önermeleri birbirine bağlayan sözcük türü. İLE Deste. | Herhangi bir olguda olaylar, durumlar, ilişkiler örgüsü ya da bağlantısı. | Bir dil birimini çevreleyen, ondan önce ya da sonra gelen, çok sayıdaki durumda söz konusu birimi etkileyen, onun anlamını, değerini belirleyen birim ya da birimler bütünü. | Bent. İLE İki ya da daha çok şeyin birbiriyle bağlı bulunması, ilişki. | İki şey arasında ilişki sağlayan bağ. | Yapılacak işle ilgili sözlü ya da yazılı antlaşma. İLE Aralarında antlaşma ya da sözleşme sağlanmış olan kişi ya da topluluk, müttefik. | Sonuç, neden gibi birbiriyle sıkı sıkıya bağlı ve karşılıklı bağımlı olan nesne, terim. İLE Bağlama niteliği olan. | Bağlamaya ve birleştirmeye yarayan. | Uyulması zorunlu. | Kuruduğu zaman yüzeyde film oluşturan, pigment ve dolgu nesnelerini bir arada tutan, boyanın uçucu olmayan bölümü. İLE Bir bağ ile tutturulmuş olan. | Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. | Sınırlanmış, sınırlı. | Kapatılmış olan, kapalı. | Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. | Birine, bir düşünceye, bir anıya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sâdık, tutkun. | Halk inanışına göre, büyü etkisiyle eşeysel güçten yoksun edilmiş eril. )
- BAĞLAM ve/> NİYET ve/> EREK
( CONTEXT and/> INTENTION and/> AIM )
- BAĞLAMA OTURTMAK ile/değil/yerine BAĞLAMA ALMAK/SOKMAK
- BAĞLAMA ile/ve/||/<> ÖZNEYE DUYARLILIK
- BAĞLAMAK ile BAĞLANMAK ile BAĞLATMAK ile BAĞLAŞMAK ile BAĞLATTIRMAK ile BAĞLANABİLMEK ile BAĞLANIVERMEK ile BAĞLATABİLMEK ile BAĞLAYABİLMEK ile BAĞLAYIVERMEK ile BAĞLAM ile BAĞLAR ile BAĞLAÇ ile BAĞLAÇLI ile BAĞLAMSAL ile BAĞLAÇ GRUBU ile BAĞLAÇ ÖBEĞİ ile BAĞLAMSAL ANLAM ile BAĞLAÇLI TAMLAMA
- BAĞLAMAK ile BAĞLAYICI ile CİLTLEME ile BAĞLAYICI ile BAĞLAMA SÜRESİ
( BIND vs. BINDER vs. BINDERY vs. BINDING vs. BINDING TIME )
( مکلف کردن ile مقيد کردن ile جلد کردن ile صحافي کردن ile صحاف ile شيرازه ile جلدگر ile صحاف خانه ile حتيالاجرا ile ته دوزي ile تجليد ile هنگام انقياد )
( MOKOLF KARDAN ile MOGHYD KARDAN ile JOLD KARDAN ile SAHAFY KARDAN ile SAHAF ile SHYRAZEH ile جلدگر ile SAHAF KHANEH ile حتيالاجرا ile ته دوزي ile تجليد ile NPANGAM ENGHYAD )
- BAĞLAMAK ile ÇÖZMEK
- BAĞLAMAK ile/ve ÇÖZMEK
- BAĞLAMAK ile/ve DÜĞÜM
( ... ile/ve UKDE[çoğ. UKAD] )
( ... ile/ve BEST )
- BAĞLAMAK ile TAHVİL HİZMETÇİSİ ile BAĞLANILABİLİR ile BAĞLI ile TAHVİL SAHİBİ ile BAĞLAMA ile KEFİL
( BOND vs. BOND SERVANT vs. BONDABLE vs. BONDED vs. BONDHOLDER vs. BONDING vs. BONDSMAN )
( وجه الضمانه ile صلح ile زر خريد ile وثيقه پذير ile کفالت دار ile ضمانت دار ile چسبندگي ile ضامن )
( وجه الضمانه ile SALEH ile ZAR KHARYD ile VASYGHEH PAZYR ile KAFALT DAR ile ZEMANT DAR ile CHASBANDEGY ile ZAMAN )
- BAĞLAMAK ile/ve TOPARLAMAK
- BAĞLAMA/LIK ile BAĞLAMACI/LIK ile BAĞLAMA HATTI
- BAĞLAMAQ[Azr.] = KAPATMAK[Tr.]
- BAĞLANMA:
SAKİNLİK ve/||/<>/>< KAYGI
- BAĞLANMAK ile DOĞUŞTAN
( CONNATE vs. CONNATURAL )
( مادزادي ile هم خو )
( مادزادي ile هم خو )
- VERBINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLANTI, BİLEŞİK
- BAĞLANTI:
BULMAK ile/ve/<>/> KURMAK
- BAĞLANTI (KURMAK) ile/ve YORUM (YAPMAK)
( TO MAKE CONNECTION vs./and TO INTERPRET )
- BAĞLANTI ile "AYAK"
( CONNECTION vs. TRICK )
- BAĞLANTI ile BAĞLANTILI/LIK ile BAĞLANTISIZ/LIK ile BAĞLANTI DOKU ile BAĞLANTI GÜCÜ ile BAĞLANTI BORUSU ile BAĞLANTI ÜNLÜSÜ ile BAĞLANTI ÜNSÜZÜ ile BAĞLANTISIZ ÜLKELER ile BAĞLANTISIZLIK SİYASETİ ile BAĞLANTISIZLIK POLİTİKASI
- BAĞLANTI ile/ve ÖZDEŞLİK
( CONNECTION vs./and IDENTITY )
- BAĞLANTILANDIRMAK ile VURGULAMAK
- BAĞLAŞIK/LIK ile BAĞDAŞIK/LIK
( Nesnel. İLE Kavramsal/tüzel/ekinsel. )
- BAĞLAYICILIK ile/ve BORÇLULUK
- BAĞLAYICILIK ile/ve/||/<> KANIT NİTELİĞİ
- BAĞLAYICILIK ile/ve/<> ÖTEYE GEÇİLEMEZLİK
- BAĞLAYIŞ ile BAĞLAYICI/LIK ile BAĞLAYICI ÜNLÜ ile BAĞLAYICI ÜNSÜZ
- BAĞLI KALMAK ile BAĞLILIK
( ADHERE vs. ADHERENCE )
( چسباندن ile جور بودن ile چسبيدن ile وفادار ماندن ile هواخواه بودن ile متفق بودن ile تبعيت ile ملازمت )
( CHASBANDAN ile JOR BODAN ile CHASBYDAN ile VAFADAR MANDAN ile NPAVAKHAH BODAN ile MOTAFGH BODAN ile TABYT ile ملازمت )
- BAĞLI OLMAK ile BAĞLI OLMAK ile GÜVENİLİR ile BAĞIMLILIK ile BAĞIMLI ile BAĞIMLILIK ile BAĞIMLI ile BAĞIMLI ile BAĞLI OLARAK
( DEPEND vs. DEPEND ON vs. DEPENDABLE vs. DEPENDANCE vs. DEPENDANT vs. DEPENDENCE vs. DEPENDENT vs. DEPENDENT UPON vs. DEPENDING )
( بستگي داشتن ile وابسته بودن ile موکول بودن ile متکيبه ile توکل پذير ile عدم استقلال ile موکول ile اعتماد ile توکل ile بستگي ile وابستگي ile موقوف ile نان خور ile متعلق ile نامستقل ile منوط ile وابسته ile مشروط کردن ile متکي )
( BASTGY DASHTAN ile VABASTEH BODAN ile MOKOL BODAN ile متکيبه ile TOKL PAZYR ile ADAM ESTEGHALAL ile MOKOL ile ETEMAD ile TOKL ile BASTGY ile VABASTGY ile MOGHOOF ile NAN KHOR ile MOTALGH ile نامستقل ile MONOT ile VABASTEH ile MOSHRUT KARDAN ile MOTAKY )
- BOUND PARTICLE[İng.] / PARTICULE LIÉE[Fr.] / GEBUNDEN-PARTIKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLI PARÇACIK/TANECİK
- BAĞLILAŞIK ile BAĞLILAŞMA ile BAĞLILIK/BAĞLILAŞIM
( Biri ötekine bağlı olarak var olan, biri olmadan öteki düşünülemeyen iki şeyin bu ilişki yönünden durumu. İLE İki şey arasında karşılıklı bağıntı olmak ya da bağlılık kurmak. İLE Bağlı olma durumu, merbutiyet. | Birine karşı, sevgi, saygı ile yakınlık duyma ve gösterme, sadakat. | Bağlılaşım. )
- BAĞLILAŞMAK ile BAĞLI/LIK ile BAĞLIK ile BAĞLI SU ile BAĞLI KREDİ ile BAĞLIK BAHÇELİK
- BAĞLILIK ile/ve GEREKSİNİM
( ATTACHMENT vs./and NEED )
- BAĞLI/LIK ile/ve/<> SAYGILI/LIK
- [ne yazık ki]
BAĞNAZ ile/ve/||/<> AHMAK ile/ve/||/<> KÖLE
( [Mantık ...] Yürütmeyen. İLE/VE/||/<> Yürütemeyen. İLE/VE/||/<> Yürütmekten korkan. )
- BAĞNAZLAŞMAK ile BAĞNAZLAŞTIRMAK ile BAĞNAZLAŞTIRILMAK ile BAĞNAZ/LIK ile BAĞNAZCA
- BAĞNAZ/LIK ile/ve/<> YOBAZ/LIK
( Bir düşünceye, bir inanışa aşırı ölçüde bağlanıp ondan başka bir düşünce ve inanışı kabul etmeyen/etmeme. İLE/VE/<> Dinde bağnazlığı aşırılığa vardıran, başkalarına baskı yapmaya yönelen/yönelme. | Bir düşünceye, bir inanca aşırı ölçüde bağlı olan/olma. | Kaba saba, incelikten anlamayan/anlamama. )
( BIGOT/RY )
- BAĞRILMAK ile BAĞ ile BAĞA ile BAĞI ile BAĞICI/LIK ile BAĞ EVİ ile BAĞ DOKU ile BAĞ BAHÇE ile BAĞ BOZUMU ile BAĞ BIÇAĞI ile BAĞ ÇUBUĞU
- BAĞRIŞMAK ile BAĞRIŞTIRMAK ile BAĞRIŞABİLMEK ile BAĞRIŞ ile BAĞRI KARA ile BAĞRI YANIK/LIK ile BAĞRI YUFKA ile BAĞRIŞ ÇAĞRIŞ
- BAĞSIZ/LIK ile/ve/<> BAHTSIZ/LIK
- BAĞTAK ile/||/<> BARATA ile/||/<> KABALAK ile/||/<> FES ile/||/<> FERAHİ
( Sultan hareminde önemli kadınlar tarafından giyilen başlık. İLE/||/<> Bostancıların, baltacı ve kapıcıların giydiği, kırmızı çuhadan yapılmış, ucu kıvrık, uzunca başlık. İLE/||/<> Birinci Dünya Savaşında Osmanlı ordusunda kullanılan bir tür başlık. İLE/||/<> Kırmızı renkli yün çuha başlık. İLE/||/<> İkinci Mahmut devrinde feslerin tepesine püskülü tutturmak için takılan metal tepelik. )
- BAHÂÎ[Ar.] ile BAHAÎ/LİK[Ar.]
( Alışkın. İLE Din. )
- BAHAİ ile BAHAİLİK
( BAHAI vs. BAHAISM )
( بهايي ile بهائيت )
( BACPEHAYY ile BACPEHEEYT )
- BAHANE BULMAK ile/değil/yerine ÇÖZÜMÜNÜ/ÇARESİNİ BULMAK(/ARAMAK)
( "İstemediği/n" her şeye. İLE/DEĞİL/YERİNE (Gerçekten) İstediği herşeyin. )
- BAHANE ETMEK değil/yerine/= NEDENCELEMEK
- BAHANE ile BAHANELİ ile BAHANESİZ/LİK
- BAHANE <> GÜZELLİK
- BAHANELERE SIĞINMAK ve/> BAHANELERE ESİR OLMAK
- BAHAR ile BAHARCI/LIK ile BAHARLI ile BAHAR DÖNEMİ ile BAHAR BAYRAMI ile BAHAR NEZLESİ
- BAHAR(") ile/ve/||/<>/> (")ÇİÇEK(")
( Bir çiçek ile bahar olmaz fakat her bahar, çiçekli olur. )
- BAHARATLANDIRMAK ile BAHARAT ile BAHARATLI ile BAHARATÇI/LIK ile BAHARATSIZ
- BAHARİYE ile/||/<> CERÂYE ile/||/<> ARPALIK ile/||/<> DİRLİK ile/||/<> HAS ile/||/<> İLTİZAM ile/||/<> LEZEZ ile/||/<> ULÛFE
( Sultanların, Yeniçeri ağası başta olmak üzere ocak ağalarına dağıtığı yazlık giysi ya da kumaş. İLE/||/<> Evkaf idaresi tarafından yoksullara dağıtılan yiyecek ve ödenek. İLE/||/<> Devlet görevlilerine maaşlarında ayrı olarak ya da emekliliklerinde verilen ek ödenek. İLE/||/<> Devlete ait bir hizmeti yapmakla görevlendirilen kişiye ücret anlamında ayrılan geçim kaynağına verilen ad. İLE/||/<> Osmanlı'da, toprak düzeninde geliri yüz bin akçaden fazla dirlik.[Sultana, hanedan üyelerine, vezir-i azama, beylerbeyine, sancak beyleri ve üst düzey devlet görevlilerine verilirdi.] İLE/||/<> Devlete ait gelir kaynaklarının peşinen, "mültezim" adı verilen kişilere belirli bir süre bırakılması. İLE/||/<> Askerlerin aldığı üç aylık maaşın Şevval, Zilkâde ve Zilhicce aylarına denk gelen dördüncü bölümü. İLE/||/<> Kapıkulu askerlerine, saray ve devlet kuruluşlarındaki bazı görevlilere üç ayda bir verilen ücret. | Yeniçerilere verilen üç aylık ücret. )
- BAHÇE ile BAHÇE BALZAMI ile BAHÇE MİSK ile BAHÇE PETUNYASI ile BAHÇE ADAÇAYI ile BAHÇE ÖTLEĞENİ ile BAHÇIVAN ile BAHÇIVANLIK ile BAHÇELER
( GARDEN vs. GARDEN BALSAM vs. GARDEN CLARY vs. GARDEN PETUNIA vs. GARDEN SAGE vs. GARDEN WARBLER vs. GARDENER vs. GARDENING vs. GARDENS )
( جاليز ile غنا ile بستان ile بوستان ile باغ ile حديقه ile باغستان ile درخت کاري کردن ile باغباني کردن ile گل حنا ile مرموک ile گل اطلسي ile مريم گلي ile آلوچه خورک ile باغبان ile سبزيکاري ile باغباني ile بساتين ile رياض )
( JALYZ ile GHENA ile BASTAN ile BOSTAN ile BAGH ile حديقه ile BAGHASTAN ile DARKHT KARY KARDAN ile BAGHABANY KARDAN ile GOL HENA ile MARMOK ile GOL ATELSY ile MARYM GOLY ile ALUCHEH KHORK ile BAGHABAN ile SABZYKARY ile BAGHABANY ile بساتين ile رياض )
- BAHÇE ile/ve ÇİÇEKLİK
- BAHÇE değil/yerine/= DIŞRA/YEŞEREK
- BAHÇE/LİK ile BAHÇECİ/LİK ile BAHÇELİ ile BAHÇESİZ/LİK ile BAHÇE KATI ile BAHÇELİKLİ ile BAHÇE KEKİĞİ ile BAHÇE MAKASI ile BAHÇE NANESİ ile BAHÇE DOMATESİ
- BAHÇIVAN/LIK ile BAHÇIVANLI ile BAHÇIVANSIZ/LIK ile BAHÇIVAN KEBABI ile BAHÇIVAN ÇORBASI
- BÂHİK[Ar.] ile BÂHİKA[Ar.]
( Bir gözü görmeyen. İLE Görmeyen, kör. )
- BAHİS[Ar. < BAHS] (GÖRME[ME]K) ile/değil BEİS[Ar. < BE'S] (GÖRME[ME]K)
( Üzerinde konuşulan konu. | Görüşünde ya da iddiasında haklı çıkacak tarafa bir şey verilmesini kabul eden sözlü antlaşma. | Bir betiğin bölümlerinden her biri. @@ Sakınca. )
- BAHİS ile BAHİSÇİ/LİK ile BAHİS KONUSU ile BAHİS MEVZUSU
- BAHR-İ NÂZÜK -ile
( Muradnâme'de geçtiğine göre en az 5-6 yüzyıllık bir makamdır. )
- BAHRİYE ile BAHRİYELİ/LİK ile BAHRİYE ÇİFTETELLİSİ
- BAHSET[Fars.] ile BAHTEK[Fars.]
( Horultu. | Uykuda ağırlık basma. (KÂBUS) İLE Uykuda ağırlık basma. (KÂBUS) | Küçük baht, kötü şans. )
- BAHSETMEK ile BAHSEDİLMEK ile BAHSEDEBİLMEK
- BAHŞETMEK ile BAHŞETTİRMEK ile BAHŞEDEBİLMEK
- BAHS[Ar.] (ETMEK) değil/yerine/= SÖZ ETMEK
- BAHŞİŞ VERMEK < NEREDE, NE KADAR BAHŞİŞ VERİLİR?
- BAHŞİŞ[Fars. < BAHŞİ: Bağışlamak/affetmek.] değil/yerine/= İŞLİK
- BAHT ile BAHTLI/LIK ile BAHTSIZ/LIK ile BAHTSIZCA ile BAHTI AÇIK/LIK ile BAHTI KARA/LIK
- BÂ-HUSÛS değil/yerine/= ÖZELLİKLE, EN ÇOK
- BAK! BEN NE YAPTIM! İÇİN YAPMAK ile/ve/değil/yerine HİZMET OLARAK YAPMAK
- BAK! BEN NE YAPTIM! İÇİN YAPMAK değil/>< HİZMET OLARAK YAPMAK
- BAKA BAKA (ISKALAMAK)
- BAKABİLMEK ile BAKADURMAK ile BAKAM ile BAKAN/LIK ile BAKAÇ ile BAKAR KÖR/LÜK ile BAKANLAR KURULU
- BAKANAK ile TOYAK ile TOYNAK
( Geviş getiren hayvanların tırnağı. İLE At tırnağı. İLE At, eşek gibi tektırnaklı hayvanların tırnağı. )
( ... ile ... ile SÜNBÜK[çoğ. SENÂBİK], HÂFİR[çoğ. HAVÂFİR] )
( ... vs. ... vs. HOOF )
- BAKAN/LIK ile/değil/yerine/> KALEM(SEKRETER/YA)
- BAKARA ile BAKARAK
- BAKAYAZMAK ile BAKAYA
- BAKE :/yerine FIRINDA PİŞİRMEK
- BAKİ/LİK ile BAKİR/LİK
- BAKIM ile BAKIM ile KARİYER ile KARİYER SUÇLUSU ile DİKKATLİ OLMAK ile DİKKATLİCE ile DİKKATLİLİK ile DİKKATSİZ ile DİKKATSİZ KİŞİ ile DİKKATSİZCE ile DİKKATSİZLİK ile OKŞAMAK
( CARE vs. CARE TAKING vs. CAREER vs. CAREER CRIMINAL vs. CAREFUL vs. CAREFULLY vs. CAREFULNESS vs. CARELESS vs. CARELESS PERSON vs. CARELESSLY vs. CARELESSNESS vs. CARESS )
( مواظبت کردن ile تيمار ile پروا داشتن ile علاقمند بودن ile مواظبت ile پروا ile تيمار کردن ile غمخواري ile توجه ile غم ile مراقبت ile مقام ياشغل ile سارق پيشينه دار ile با توجه ile بادقت ile ملاحظه کار ile مواظب ile با ملاحظه ile به دقت ile محتاطانه ile با احتياط ile تدقيقاً ile بدقتآ ile احتياط ile دقت ile بيدقت ile بدون توجه ile بي ملاحظه ile ولنگ و باز ile بي مواضبت ile بدون احتياط ile بي مبالات ile بي قيد ile بي محابا ile بي دقت ile بيقيد ile لاقيد ile بي احتياط ile مسالمتآميز ile لاابالي ile غفلتکار ile سربهواه ile سهل انگار ile بي توجه ile سرسري ile غافلا ile مسامحه ile سهلانگاري ile سهل انگاري ile بيدقتي ile بي مبالاتي ile بي قيدي ile بي احتياطي ile بي دقتي ile لاقيدي ile غفلت ile بي توجهي ile غفلت کاري ile نوازش ile نواختن ile ناز ile دلنوازي کردن ile نوازش کردن )
( MOVAZEBAT KARDAN ile TYMAR ile PARVA DASHTAN ile ALAGHAMAND BODAN ile MOVAZEBAT ile PARVA ile TYMAR KARDAN ile GHAMKHARY ile TOJEH ile GHAM ile MARAGHBAT ile MOGHAM YESHGHEL ile SARAGH PEYSHYNAH DAR ile BA TOJEH ile BADEGHT ile MOLAHEZEH KAR ile MOVAZEB ile BA MOLAHEZEH ile BAH DAGHT ile MOHTATANEH ile BA EHTYAT ile تدقيقاً ile بدقتآ ile EHTYAT ile DAGHT ile بيدقت ile BEDON TOJEH ile BEY MOLAHEZEH ile VALANG VE BAZ ile BEY MOVAZEBAT ile BEDON EHTYAT ile BEY MOBALAT ile BEY GHYD ile BEY MOHABA ile BEY DAGHT ile بيقيد ile لاقيد ile BEY EHTYAT ile MOSALMATAMYZ ile LAABALY ile GHFELTKAR ile سربهواه ile SONPAL ENGAR ile BEY TOJEH ile سرسري ile غافلا ile MOSAMHEH ile SONPALANGARY ile SONPAL ENGARY ile بيدقتي ile BEY MOBALATY ile BEY GHYDY ile بي احتياطي ile BEY DAGHTY ile لاقيدي ile GHAFALAT ile BEY TOJEHY ile GHAFALAT KARY ile NAVAZESH ile NAVAKHTAN ile NAZ ile DELNAVAZY KARDAN ile NAVAZESH KARDAN )
- BAKIM ve/<> BÜTÜNLÜK
- BAKIM ve KÜLTÜR ve UYGARLIK
- BAKIM ile/ve/<> TEMİZLİK
- BAKIMLI/LIK ile/ve/> ALIMLI/LIK
- BAKIP BAKIŞTIRMAK
- BAKIP KALMAK ile/değil/yerine/>< GÖRÜP GEÇMEK
- BAKIR ile BAKIR ALAŞIMI ile BAKIR MADENİ ile BAKIR İŞLERİ ile BAKIR LEVHA ile BAKIRCI ile BAKIRCILIK ile BAKIR EŞYA
( COPPER vs. COPPER ALLOY vs. COPPER MINE vs. COPPER WORKS vs. COPPERPLATE vs. COPPERSMITH vs. COPPERSMITHING vs. COPPERWARE )
( بامس اندودن ile مس ile مسي ile مسين ile مسوار ile کان مس ile معدن مس ile مسگر خانه ile کليشه مسي ile صفحه مسي ile مسگر ile مسگري ile مسگرخانه ile ظرف مس )
( بامس اندودن ile MOS ile MOSY ile مسين ile MOSVAR ile کان مس ile MADAN MOS ile MASGAR KHANEH ile KELYSHEH MOSY ile SAFHEH MOSY ile MASGAR ile MASGARY ile MASGARKHANEH ile ZARF MOS )
- BAKIR ile TOMBAK[Fr.]
( ... İLE Kuyumculukta kullanılan, %80 bakır, %20 çinkodan oluşan sarı renkli alaşım. | Bu alaşımdan yapılmış olan. )
- BAKIŞ ATMAK ile GÖZ ATMAK ile BAKIŞ
( GLANCE vs. GLANCE OVER vs. GLANCING )
( نگاه اجمالي کردن ile نظر اجمالي ile نظر اجمالي کردن ile نگاه مختصر ile نگاه مختصرکردن ile غمزه ile برانداز ile زود گذر )
( NEGAH EJMALY KARDAN ile NAZAR EJMALY ile NAZAR EJMALY KARDAN ile NEGAH MOKHTASR ile NEGAH MOKHTASRKARDAN ile GHAMZEH ile BARANDAZ ile ZUD GOZAR )
- BAKIŞ ile/ve/> UFUK
( Bakış/nazar derinleştikçe ufuk açılır. )
- MÜTENAZİR[Osm.] / SYMMETRIC, SYMMETRICAL[İng.] / SYMÉTRIQUE[Fr.] / SYMPTOMATISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= BAKIŞIK, SİMETRİK
- BAKIŞIK = SYMMETRICAL[İng.] = SYMÉTRFIQUE[Fr.] = EBENMÄßIG, SPIEGELGLEICH[Alm.] = SIM(M)ETRICO[İt., İsp.] = ÆQUALIS ET CONGRUENS, CONVENIENTER COMPOSITUS[Lat.] = SÜMMETROS, EMMETROS, EURÜTHMOS[Yun.] = MAVÂZİ, MUTEVÂZİ[Ar.] = MUTEKÂRON[Fars.] = SYMMETRISCH[Felm.]
- BAKIŞIM ile BAKIŞIMLI/LIK ile BAKIŞIMSIZ/LIK
- BAKIŞMAK ile/ve YİYİŞMEK/SEVİŞMEK
- BAKKAL/LIK ile BAKKAL KAĞIDI ile BAKKAL ÇAKKAL ile BAKKAL DEFTERİ
- BAKLA/LIK ile BAKLAN ile BAKLALI ile BAKLA İÇİ ile BAKLA FALI ile BAKLA KIRI ile BAKLA ÇİÇEĞİ
- BAKLAVA-BÖREK (YİYEREK YAŞAMIYOR OLMAK)
- BAKLAVA/LIK ile BAKLAVACI/LIK ile BAKLAVALI ile BAKLAVA BÖREK ile BAKLAVA DİLİMİ
- BAKMAK ile/ve/değil/||/<>/< DALMAK
- BAKMAK ile "GÖZ ATMAK"
- BAKMAK ile/ve GÖZLEM
( NAZAR: Aklın hareketi.[HAREKET'ÜL AKL] )
( NAZAR ile/ve RASAD )
- BAKMAK yerine NAZAR KILMAK
- BAKMAK değil NAZAR KILMAK
- BAKMAK ile/ve/<> SAHİP ÇIKMAK
- BAKMAK ile/ve "SÜZMEK"
- BAKMAK ile ÜVEY KARDEŞ ile KORUYUCU ÇOCUK ile KORUYUCU ANNE ile BAKICILIK
( FOSTER vs. FOSTER BROTHER vs. FOSTER CHILD vs. FOSTER MOTHER vs. FOSTERLING )
( رضاعي ile برادر رضائي ile بچه سرراهي ile مادر رضايي ile فرزند خوانده )
( رضاعي ile BARADAR REZAYEY ile BECHEH SARRAHY ile MADAR REZAYY ile FARZAND KHANDEH )
- BAKTERİ ile BAKTERİSİT ile BAKTERİYOFAJ ile BAKTERİYOSTATİK
( Virüsten farklı, yaklaşık 0,4-1,5 μm boyutunda, sert bir hücre duvarı ile hücre zarı ve sitoplazmaya sahip, çekirdek zarları olmadığından dolayı, DNA ve RNA'ları sitoplazma içinde bulunan, Enterobacteria sınıfından bir mikroorganizma. İLE Bakteri öldürücü madde. İLE Bakterileri yok eden virüslere verilen ad. İLE Bakteriyi öldürmeksizin büyüme ve çoğalmasını yavaşlatma ya da durdurma özelliğine sahip olan. )
- BAKTERİ değil/yerine/= BOZGAN/ÇÖPÜK
- BAKTERİ ile/ve MİKROFOK
( ... İLE/VE Nokta biçiminde hareketsiz bakteriler. )
- BACTERIOSTATIC[İng.] ile/değil/yerine/= BAKTERİOSTATİK
- BAKTERİYOLOJİ ile/||/<> BAKTERİSİT ile/||/<> BAKTERİÜRİ ile/||/<> BAKTERİYOSTATİK
( Bakteri bilimi. İLE/VE/|| Bakterikıran. İLE/VE/|| Bakterili idrar. İLE/VE/|| Bakterisavar. )
- BACTERIOSTATIQUE[Fr.] / BACTERIOSTATISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= BAKTERİYOSTATİK
- BAKTERİYOSTATİK ile BAKTERİSİDAL
( bakterilerin çoğalmasını durduran. İLE bakterileri öldüren. )
- BAKTIN OLMUYOR... BAKMA! ile/ve/||/<>/> GÖZÜNDE VE SÖZÜNDE/DİLİNDE BÜYÜTÜYORSUN... BÜYÜTME!
- BAKTIRMAK ile BAKTIRTMAK ile BAKTIRABİLMEK
- BAL ÖZÜ/NEKTAR[Fr. < NECTAR] ile/ve/||/<> BAL ÖZÜLÜK
( Bazı çiçeklerin içinde bulunan, arıların bal yapmak için emdikleri tatlı sıvı. İLE/VE/||/<> Çiçeklerde bal özünü çıkaran bezlerin bulunduğu örgen. )
- BAL ile BALA/LIK ile BALE ile BALO ile BAL ÖZÜ/LÜK ile BAL MUMU ile BAL ÖZLÜ ile BAL ARISI ile BAL RENGİ ile BAL KABAĞI ile BAL PETEĞİ ile BAL KELEBEĞİ ile BAL ÖZÜ BEZİ ile BAL MUMU MACUNU
- BALABANLAŞMAK ile BALABAN/LIK ile BALABAN KUŞU
- BALAK ile KÖS[Fars. < KÛS]
( ... İLE Savaşlarda, alaylarda, işaret vermek için kullanılan büyük davul. )
- BALÇIK ile LÖS[Alm.]
( ... İLE En çok, vadilerle yamaçlarda bulunan, kil ve kum karışımı, sarı renkli verimli balçık. )
- BALÇIKLAŞMAK ile BALÇIK ile BALÇIKLI ile BALÇIK İNCİRİ ile BALÇIK HURMASI
- BALDIR ile BALDIR BACAK ile BALDIR KEMİĞİ ile BALDIRI ÇIPLAK/LIK
- BALDIRAK ile BALDIRAK
( Don, pantolon vb. giysilerin dizden aşağı olan bölümü. İLE Kılıç kayışının aşağı uzanan parçası. )
- BALDUDAK ile BALDUDAKLI/LIK
- BALEN[İt. < BALENA/BALİNA]
"(İNCE) SÜNGER" değil ÇUBUK
( Dik ve düzgün durması için gömlek yakası, sutyen ve korse gibi giyeceklerde kullanılan, plastik ya da metalden yapılmış, esnek, yassı, dar, uzun çubuk. )
- BALGAM ile BALGAMLI ile BALGAMSIZ/LIK ile BALGAM TAŞI
- BALIK ÖLÇÜSÜ[ARCHIMEDES]:
YÜKSEKLİK ve/||/<> UZUNLUK ORANI
( Bir çemberin merkezinin, ötekinin çevresine değmesiyle oluşan balık biçimi. )
( 153.265: 3'ün kareköküne ve eşkenar üçgenin orantısına yakın tam sayı. )
( VESICA PISCIS )
- BALIK ile DÖRT GÖZLÜ BALIK
- BALIK ile ACIBALIK/GÖRDEK
( ... İLE Sazangillerden, Avrupa'da ve ülkemiz göllerinde yaşayan, 8-10 cm. uzunluğunda bir balık. )
( ... cum RHODEUS AMARUS )
- BALIK ile AMFİBİ
( Suda yaşayan ve solungaçlarıyla soluk alan omurgalılar. İLE Hem suda, hem de karada yaşayabilen ve deri ile akciğerinden soluk alan omurgalılar. )
- BALIK ile ANÇUEZ
- BALIK ile BALIK HATTI ile BALIK SATIŞI ile BALIK YUMURTLAMASI ile BALIKÇI ile BALIKÇILIK ile BALIKÇILIK ile OLTA ile BALIK AĞI
( FISH vs. FISH LINE vs. FISH SELLING vs. FISH SPAWN vs. FISHERMAN vs. FISHERY vs. FISHING vs. FISHING LINE vs. FISHING NET )
( سمک ile صيداز آب ile ماهي گرفتن ile ماهي صيد کردن ile ماهي ile ريسمان ماهي گيري ile طناب ماهي گيري ile ماهي فروش ile ماهي زاد ile ماهيگير ile صياد ماهي ile صياد ile محل ماهي گيري ile شيل ile ماهي گيري ile صيادي ile صيد ماهي ile ماهيگيري ile زه قلاب ile تور ماهيگيري ile طور ماهي گيري ile تور ماهي گيري )
( SAMAK ile SEYDAZ AB ile MAHY GARAFTAN ile MAHY SEYD KARDAN ile MAHY ile RYSAMAN MAHY GYRY ile TANAB MAHY GYRY ile MAHY FOROSH ile MAHY ZAD ile ماهيگير ile SEYAD MAHY ile SEYAD ile MOHAL MAHY GYRY ile شيل ile MAHY GYRY ile SEYADY ile صيد ماهي ile MAHYGYRY ile ZAH GHALAB ile TOR MAHYGYRY ile TUR MAHY GYRY ile TOR MAHY GYRY )
- BALIK ile BALLIK
( Omurgalılardan, suda yaşayan, solungaçla soluk alan ve yumurtadan üreyen hayvanların genel adı. İLE Bağlarda görülen külleme hastalığı. | Ballıbaba bitkisi. )
- BALIK ile BALON BALIĞI
(
)
- BALIK ile BAŞGAN
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( ... İLE 50 - 100 rıtl[130 dirhem] ağırlığında olan büyük balık. )
- BALIK ile BERBERBALIĞI
( Hanigillerden, kuyruğunun çatalı çok uzun olan, Akdeniz'de yaşayan bir balık. [Lat. SERRANUS ANTHIAS] )
- BALIK ile BIYIKLI VUNDU BALIĞI
( Zambiya'nın Zambezi ırmağında yaşamaktadır. )
- BALIK ile/ve/değil ÇAMUR ZIP-ZIPI
- BALIK ile CENNETBALIĞI
( Mavi, yeşil zemin üzerine, bakır rengi, çizgili, tropikal balık. [Lat. MACROPODUS VIRIDIAURATUS] )
- BALIK ile CHAMBO BALIĞI
( ... İLE Malawi'de, Malawi Gölü'nde yaşarlar. )
- BALIK ile DAMLA BALIĞI
( ... İLE Denizin 900 metre derinliklerinde yaşar. )
- BALIK ile FİL BALIĞI
- BALIK ile/ve/||/<> HÂLİK
( İyilik yapalım da balık bilmezse hâlik[yaratıcı] bilir. )
- BALIK ile KAYA BALIĞI/DİŞLİ/TOKMAKBAŞ
( ... İLE Kaya balığıgillerden, kayalık yerlerde yaşayan, çoğu koyu renkli küçük balık. )
( ... İLE GOBIUS GOBIUS )
- BALIK ile KILIÇKUYRUK
( ... İLE Kemikli balıklar takımından uzunluğu 8-10 santimetre olan, tropik süs balığı. )
( ... cum XIPHOPHORUS HELLERI )
- BALIK ile LAMPREY
( ... ile
)
- BALIK ile MAVİ HALKALI ÇAMUR BALIKLARI
( ... İLE Sular çekildiğinde bile kara ve çamurda yaşayabilen balıklar. )
- BALIK ile OKÇU BALIK
- BALIK ile OMUL BALIĞI
( Baykal gölünde ve 250 m. derinlikte yaşarlar. )
- BALIK ile ORFOZ
( ... İLE Hanigillerden, Ege ve Akdeniz'de bulunan bir balık. )
( ... cum EPINEPHELES GIGAS / EPINEPHELUS MARGINATUS )
- BALIK ile PACU BALIĞI
(
)
(
)
- BALIK ile PAPAĞAN BALIĞI
- BALIK ile YARASA BALIĞI (KIRMIZI DUDAKLI)
( ... İLE Deniz/okyanus tabanında yürür. [Galapagos adalarında] )
(1996'dan beri)