K ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 25.222 başlık/FaRk ile birlikte,
25.222 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(10/102)
- [ne yazık ki]
AYRIMCILIK ile/ve/||/<> NEFRET
- AYRIMLAR İÇİNDEKİ BÜTÜNLÜK
- AYRIMLI BİRLİK ile/değil AYRIMLI, AŞILMIŞ BİRLİK
- AYRIMLI BİRLİK ile/ve AYRIMLI BİR ile/ve AYRIMSIZ TEK
( ALE-L-ITLAK: Genel olarak bir kayıtla bağlı olmayarak. | Ayırdetmeden, ayırmadan, salt olarak. )
- AYRIMLI ÖZDEŞLİK ile/ve/<> BİREŞİM(TEVHİD)
- AYRIMSAMAK ile AYRIMSANMAK
- AYRINCA/İSTİSNA ile/ve/||/<> ÖZGÜN/LÜK
- AYRINTI ve BASAMAK
( DETAIL and STEP )
- AYRINTI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< (BİR/ALT) BAŞLIK
- AYRINTI ile/ve DERİNLİK
( DETAIL vs./and DEEPNESS )
- AYRINTI ile/ve/||/<> GELECEK
- AYRINTI ile İNCELİK
( DETAIL vs. DELICACY )
- AYRINTICILIK ile/ve/||/<> TİTİZLİK
- AYRINTILANDIRMAK ile AYRINTI ile AYRINTICI/LIK ile AYRINTILI/LIK ile AYRINTISIZ/LIK ile AYRINTISIZCA
- AYRIŞMAK ile AYRIŞMA
( DECOMPOSE vs. DECOMPOSITION )
( تجزيه کردن ile تجزيه شدن ile تجزيه )
( TAJZYYEH KARDAN ile TAJZYYEH SHODAN ile TAJZYYEH )
- AYRIŞMAK değil/yerine BULUŞMAK
- AYRIŞTIRICI ile/değil KOPUK
- AYRIŞTIRMAK ile/ve/||/<> BAĞIMSIZLAŞTIRMAK
- AYRIŞTIRMAK ile/değil/yerine KAYNAŞTIRMAK
- [ne yazık ki]
AYRIŞ(TIR)MAK ile ÖTEKİLEŞ(TİR)MEK
- [ne yazık ki]
AYRIŞ(TIR)MAK ile/ve/<> YABANCILAŞ(TIR)MAK
- AYRIYKEN/AYRIYSAK ile/değil/yerine/>< BİRLİKTEYKEN/BİRLİKTEYSEK
( Yerlerdeyiz. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Ayaktayız. )
- AYRUK -ile
( Ayrı, başka, gayri. )
- AYTIŞMAK[> EYTİŞİM] ile/ve/=/||/<>/< ATIŞMAK
( Atışmak. | Münazara. | Saz şairleri belirli bir ayak üzerine karşılıklı deyiş söylemek. İLE/VE/||/<>/< Birbirine karşılıklı söz söyleyerek tartışmak. | Saz şairleri belirli bir ayak üzerine karşılıklı deyiş söylemek. | Çocuk oyunlarında ebeyi ya da takımda olanları belirlemek için karşılıklı olarak adım atmak. | Ok vb. atarak yarışmak. )
- AYVA/LIK ile AYVAN ile AYVAZ/LIK ile AYVA TÜYÜ ile AYVA HOŞAFI ile AYVA REÇELİ ile AYVA GÖBEKLİ ile AYVA MARMELADI ile AYVA KOMPOSTOSU
- AYYAŞLAŞMAK ile AYYAŞ/LIK
- AZ BİLMEK ve/değil/için/||/<>/< ÇOK OKUMAK/DİNLEMEK/DÜŞÜNMEK
- AZ BUÇUK" ile/ve "AZ BİRAZ"
- AZ / ÇOK değil/yerine ORANTISIZ/ORANTILI
- AZ İLE YETİNMEK ile/ve/||/<>/>/< ÖLÇÜLÜLÜK
( TO BE CONTENTED WITH FEW vs./and/||/<>/>/< MODERATION )
- [ne yazık ki]
"AZ İLE YETİNME(ME)K" ve/||/<>/> ÇOK'U BUL(AMA)MAK
- AZ YEMEK ile/ve/<>/değil/yerine ÇOK YEMEMEK
- AZ ile AZ AZ ile AZ ÇOK ile AZ DAHA ile AZ ALICI ile AZ BUÇUK ile AZ SONRA ile AZ GELİŞMİŞ/LİK
- AZ ile YOK
( NEDRET ile ... )
( FEW vs. THERE IS/ARE NOT )
- AZALMA ile KÜÇÜCÜK ile KÜÇÜLTME ADI
( DIMINUTION vs. DIMINUTIVE vs. DIMINUTIVE NOUN )
( نقص ile مصغر ile اسم مسغر )
( NAQS ile مصغر ile اسم مسغر )
- AZALMAK ile AZABİLMEK ile AZARLAMAK ile AZARLANMAK ile AZARLATMAK ile AZALABİLMEK ile AZARLANABİLMEK ile AZARLAYABİLMEK ile AZA ile AZAP ile AZAR ile AZAT/LIK ile AZAPLI ile AZATLI ile AZAPSIZ ile AZATSIZ ile AZAR AZAR
- AZALT ve/değil/yerine/||/<>/>/< BIRAK ve/değil/yerine/||/<>/>/< ÇOĞALT
( Yediğin yemeği...
Yemeğin tuzunu...
Yediğinin/içtiğinin şekerini...
Satın alacağın eşyaları...
Harcadığın parayı...
Boşa geçen zamanı...
Gözyaşlarını...
Kafaya taktıklarını...
Televizyon ve bilgisayar/internet başında harcadığın zamanı.
Telefonla uğraştığın süreyi...
Kişlerden beklentini...
VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/<
Hız yapmayı...
Şikâyet etmeyi...
Ertelemeyi, üşenmeyi ve "vazgeçmeyi"...
Çekingenliği...
Rezil olma "kaygısını"...
Alaycılığı...
Sabırsızlığı...
Çocuğuna taparlığı...
Mazeret üretmeyi...
Başkaları için yaşamayı...
"Yapamam" "düşüncesini"...
Bahaneleri...
Olumsuz düşünmeyi...
Olumsuz söz(cük)leri...
Surat asmayı...
Önyargıyı...
Kişileri ve kişiler üzerinden düşünmeyi/konuşmayı...
"Sen-ben" tartışmasını/davasını...
Herkesi eleştirmeyi...
Herkesi düzeltmeye çalışmayı...
VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/<
Özen göstermeyi...
Saygı göstermeyi...
Sevmeyi...
Selâm vermeyi...
Gülümsemeyi... :)
Olumlu düşünmeyi...
Vermeyi...
Sabrını...
Şükretmeyi...
Teşekkür etmeyi...
Su içme oranını/sıklığını...
Çocuklarla zaman geçirmeyi, oynamayı...
Özür dilemeyi...
Mazur görmeyi...
Alttan almayı...
İstikrarını...
Düş kurmayı...
Ayırmayı...
Yalınlaştırmayı...
Ara çözümleri...
Güzel söz söylemeyi...
Kitap ve sözlük okumayı... )
(
)
(
)
- AZALTMAK ile AZALDI ile AZALAN
( DECREASE vs. DECREASED vs. DECREASING )
( کاهش يافتن ile کسر کردن ile نقصان يافتن ile کاست ile تخفيف يافتن ile کم کردن ile کاهش دادن ile نقص ile کم شدن ile تقليل ile کاستن ile تنزل ile کاسته ile نقصان )
( KANPASH YAFTAN ile KASAR KARDAN ile NAQSAN YAFTAN ile KAST ile TAKHOFYFE YAFTAN ile KAM KARDAN ile KANPASH DADAN ile NAQS ile KAM SHODAN ile تقليل ile KASTAN ile TANZEL ile KASTEH ile نقصان )
- AZALTMAK ile AZALTILABİLİR
( DIMINISH vs. DIMINISHABLE )
( تقليل يافتن ile تقليل دادن ile کاستن ile نقصان يافتن ile نقصان پذير )
( TAGHALYLE YAFTAN ile TAGHALYLE DADAN ile KASTAN ile NAQSAN YAFTAN ile NAQSAN PAZYR )
- AZALTMAK ile AZALTILMAK ile AZALTTIRMAK ile AZALTABİLMEK
- AZAM ile AZAM OL-SEDAT ile AZAM OL-MOLUK
( AZAM vs. AZAM OL-SADAT vs. AZAM OL-MOLUK )
( اعظم ile اعظم الملوک ile اعظم السادات )
( EAZAM ile اعظم الملوک ile اعظم السادات )
- AZARLAMAK ile/ve/değil/||/<>/< TEPKİ (GÖSTERMEK)
- AZARLAMAK/İTAP/TEKDÎR/TEVBÎH[Ar.] ile/ve/değil/yerine UYARMAK
( Nush ile uslanmayanı, etmeli tekdîr
Tekdîr ile uslanmayanın hakkı kötektir! )
( Dostun azarı, olgunluğa[kemâle] götürür. )
( Kendini "azarla", kimse, seni azarlayamaz. )
- AZATLI SOKAK :
( Büyükdere Mahallesi sokaklarından biridir. Çeşitli nedenlerle ceza almış bazı kişilerin serbest bırakılması (Azat edilmesi) bu kişilerin bu sokakta ikamet etmeleri nedeni ile sokağa "Azatlı Sokak" ismi verildiği söylenmektedir. )
- AZ-BUÇUK
- AZ-BUZ (UĞRAŞMAMAK)
- AZ-ÇOK ile VAR-YOK
( LESS-MUCH vs. THERE IS/PRESENT - THERE IS NOT/ABSENT )
- AZ(DIR)MAK ile AYAKLAN(DIR)MAK
- AZDIRMAK ile AZDIRILMAK ile AZDIRABİLMEK
- AZDIRMAK ile/ve/değil/||/<>/< "BAŞTAN ÇIKARMAK"
- AZELLEŞMEK ile AZEL
- AZGIN/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TAŞKIN/LIK
- AZGINLAŞMAK ile AZGINLAŞTIRMAK ile AZGIN/LIK
- AZI, GÖRÜP; "DÜNYAYA SAHİP OLACAĞIM(IZ)A" değil/yerine DÜNYAYI GÖRÜP AZA, SAHİP OLMAK
- AZIK ile/||/<> KUMANYA[İt. < COMPAGNA]
( ... İLE/||/<> Yolculuk için hazırlanan yiyecek. | Sefer durumundaki askerler için hazırlanan yiyecek. )
- AZİM ile AZİMLİ/LİK ile AZİMSİZ/LİK
- AZIMSAMAK ile AZIMSANMAK ile AZIMSANABİLMEK ile AZIMSAYABİLMEK
- AZIMSAMAK ile HAFİFE ALMAK
- AZIMSAMAK ile KÜÇÜMSEMEK
( UNDERESTIMATE vs. DESPISE )
- AZINI AZIMSAMA!:
ATEŞ ve/||/<> DÜŞMAN ve/||/<> SAYRILIK ve/||/<> BİLGİ
- AZINLIK ile/değil ETNİK ÖBEK
( [not] MINORITY vs./but ETHNICAL GROUP )
- AZINLIK ile/ve/||/<> GÖÇMEN
- AZITMAK ile AZIŞMAK ile AZITILMAK ile AZITTIRMAK ile AZIŞTIRMAK ile AZITABİLMEK ile AZI ile AZIK/LIK ile AZIŞ ile AZIKLI ile AZIKSIZ/LIK ile AZINLIK ile AZI DİŞİ ile AZINLIK HÜKÜMETİ
- AZITMAK ile DAĞITMAK ile TOZUTMAK
- AZİZ/LİK ile AZİZE
- AZLETME ile İFADE VERMEK ile TAHTTAN İNDİRİLMİŞ
( DEPOSAL vs. DEPOSE vs. DEPOSED )
( عزل ile خلع ile عزل نمودن ile خلع کردن ile عزل کردن ile معزول )
( AZL ile KHAL ile AZL NEMUDAN ile KHAL KARDAN ile AZL KARDAN ile MOEZOL )
- AZLETMEK ile AZLEDİLMEK ile AZLETTİRMEK
- AZLETMEK değil/yerine/= GÖREVDEN ALMAK
- AZLETMEK ile İŞTEN ÇIKARILMA ile GÖREVDEN ALINDI
( DISMISS vs. DISMISSAL vs. DISMISSED )
( معاف کردن ile معزول کردن ile بيرونکردن ile منفصل کردن ile جواب کردن ile عزل کردن ile برکناري ile اخراج ile مرخص ile منفصل ile برکنار )
( MOAF KARDAN ile MOEZOL KARDAN ile BEYRONKARDAN ile MONFASL KARDAN ile JAVAB KARDAN ile AZL KARDAN ile BARKONARY ile AKHARAJ ile MORKHS ile MONFASL ile BARKONAR )
- AZMA ile AZMAK ile AZMAK ile AZMAK ile AZMAK ile AZMAK
( Azmak durumu/eylemi. | Melez. İLE Küçük su birikintisi, gölcük. | Bataklık. | İLE Taşkınlıkta ileri gitmek. İLE Denizin, ırmağın vb. kabarması, taşması. | Yaranın, hastalığın, etkili, tehlikeli duruma gelmesi. | Eşeysel uyarıların artması. İLE Çamaşırın artık ağartılamaz duruma ge(tiri)lmesi. İLE Hayvanların iki ayrı ırktan doğması. | Bitkilerin aşırı büyümesi. )
- AZMAK ile AZMAK ile AZMAK[< AĞIZMAK]
( Taşkınlıkta ileri gitmek, kötülüğünü artırmak. | Denizin, ırmağın kabarması/yükselmesi. | Etkili, tehlikeli duruma gelmek. | Eşeysel duyguları artmak. | Çamaşırın, artık beyazlatılamaz duruma gelmesi. | İki ayrı ırktan doğmak. [Katır, Liger, Tigon gibi.] İLE Yolunu kaybetmek/şaşırmak. İLE Su birikmiş çukur ya da hendek. | Aakarsu kenarlarında yağmurdan sonra tarlalarda, yollarda görülen küçük su birikintisi, gölcük, su toplanan çukurcuk. | Bataklık, sızlık, büyük su birikintisi. | Azmak[< aġızmaḳ: Akarsuyun denize döküldüğü yer.] )
- AZMAK ile AZMANLAŞMAK ile AZMAN/LIK
- AZMAK ile COŞMAK
- AZMAK[Azr.]/AZDIM = YİTMEK/KAYBOLMAK[Tr.]/KAYBOLDUM
- AZMAN (OLMAK) ile/değil/yerine/>< UZMAN (OLMAK)
- AZMETMEK ile AZMETTİRMEK
- AZOTLAMAK ile AZOT ile AZOTLU
- AZ/YETERSİZ KAZANÇ TUTUMLU OLMAK
- B LENFOSİT İLE T LENFOSİT İLE NK ile/||/<> İMMÜN GÖZELERİ
( Üç temel lenfosit türü. )
( Formül: CD4⁺ (helper) İLE CD8⁺ (sitotoksik) )
- BÂ[Fars.] ile/||/<> BÂ-TEMESSÜK ile/||/<> BÂ-HÜCCET ile/||/<> BÂ-TAPU ile/||/<> BÂC
( ile, -li, -lu eki. İLE/||/<> Temessük ile (tasarruf olunan toprak). İLE/||/<> Hüccet ile (tasarruf olunan toprak). İLE/||/<> Tapu ile (tasarruf olunan toprak). İLE/||/<> Örfî vergi. )
- BABA ile KAYINPEDER ile BABALIK ile BABASIZ ile BABACAN ile BABALAR
( FATHER vs. FATHER IN LAW vs. FATHERHOOD vs. FATHERLESS vs. FATHERLY vs. FATHERS )
( اب ile ابو ile پدر روحاني ile آقا جان ile پدري کردن ile والد ile پدر ile ابوي ile پدر زن ile پدري ile بي پدر ile پدروار ile پدرانه ile آباء )
( AB ile ABO ile PEDAR ROHANY ile AGA JAN ile PEDARY KARDAN ile والد ile PEDAR ile ابوي ile PEDAR ZAN ile PEDARY ile BEY PEDAR ile PADRAVAR ile PADRANEH ile ABA )
- BABACANLAŞMAK ile BABACAN/LIK ile BABACANCA
- BABAYİĞİT/LİK ile BABAYİĞİTÇE
- BABY :/yerine BEBEK
- BACA ile BACAK/LIK ile BACAKLI ile BACASIZ/LIK ile BACAKSIZ/LIK ile BACA KAŞI ile BACA KULAĞI ile BACA KÜLAHI ile BACA DOLGUSU ile BACA KÜRSÜSÜ ile BACA TOMRUĞU ile BACA ŞAPKASI ile BACAKLI YAZI ile BACA FIRILDAĞI ile BACA TOMURCUĞU
- BACAK ile AYAK
( "LEG" vs. "FOOT" )
- BACAK ile KOYUN BUDU ile BACAKLI ile TOZLUK ile UZUN BACAKLI
( LEG vs. LEG OF MUTTON vs. LEGGED vs. LEGGING vs. LEGGY )
( لنگ ile پايه ile مثلث شکل ile ران گوسفند ile پايه دار ile پا بلند ile ساق پوش ile مچ پيچ ile پروپاچه دار )
( LANG ile PAYYEH ile MOSOLS SHEKL ile RAN GOSFAND ile PAYYEH DAR ile PA BALAND ile SAGH PUSH ile MOCH PEYCH ile PROPACHEH DAR )
- BACAK/EL SALLAMAK ile/ve/değil/yerine BEKLENTİSİZ VE SAKİN, O ANDA VE ORADA OLMAK
( Bulunulan koşullardan çıkma ya da [çeşitli ve belirli/belirsiz] sıkılma durumlarında yapılan kontrolsüz el/kol/ayak/bacak sallamalarının/hareketlerinin nedeni daha çok "bir an önce o ortamdan/koşullardan çıkma/uzaklaşma" ya da "sonraki sürece/aşamalara geçme" isteği üzerinedir. Bunu da sürenin/sürecin "kısalması/hızlanması" beklentisiyle, farkında olmadan [/"ne yaptıklarını biliyor oldukları" "iddiasıyla"/zannıyla] el/ayak/bacak sallayarak ya da nesnelerle uğraşarak [çizerek, kağıt karalayarak, kalem çevirerek, nesne parçalayarak/delerek, tespih çekerek vs.], zihinlerini başka şeylerle meşgul ederek ve ancak bir şeylerle uğraşmak yoluyla çözmeye çalışırlar. Bu hareketler, "küçük/önemsiz/değersiz hareketler" varsayıldığından dolayı yapan kişi tarafından algılanmaz. [Daha çok da gençlikte/olgunlaşmamışlıktan ve/ya da cahillikten dolayı görülen/yaşanılan bir durumdur.] Bu durumlarda, çevredeki kişiler, çıkan sesle ya da gözleriyle ve zihinleriyle, yapılan harekete ister istemez takılırlar. Bu uyaranları, hem kişinin kendi için, hem de çevresindekileri düşünerek kontrol altında tutmaları gerekir. Bunu da, zihinlerini bulundukları zaman ve zeminde tutmaya çalışarak, geçmesi gereken zamana ve koşullara biraz daha sabrederek ya da odaklanarak sağlayabilirler. Sürekli olarak anımsanmalı ki, zihin, başka/çeşitli noktalarda bulunabilir fakat gövdeyi düşünce hızında bir yerlere taşımak olanaklı değildir. )
- BACAKLARI AYIRMAK ile/ve/değil/yerine/||/<> TOPUKLARI BİRLEŞTİRMEK
- BACANAK ile KAYINBİRADER/KAYINÇO/İNİ
( Eşleri kardeş olan erkeklerin birbirine göre durumu. | Dost, arkadaş. İLE Kadın ya da kocaya göre birbirinin erkek kardeşi. )
- BÂC-I AĞNAM ile/ve/<> BÂC-I TAMGA ile/ve/<> BÂC-I BÜZÜRK ile/ve/<> BÂC-I KIRTIL ile/ve/<> BÂC-I NİYÂBET
( BÂC[Fars.]: Vergi/harç. | Gümrük vergisi. )
- BACK :/yerine GERİ
- BAD ile BAT ile BADE ile BADİ ile BADELİ AŞIK
- BADANALAMAK ile BADANALANMAK ile BADANALATMAK ile BADANA ile BADANACI/LIK ile BADANALI ile BADANASIZ/LIK
- BADAR/FALAK -ile
( Ayı yavrusu. )
- BÂDELİ ÂŞIK ile BÂDESİZ ÂŞIK
- BADEM PARMAK ile BADEM/LİK ile BADEMA ile BADEMCİ/LİK ile BADEMLİ ile BADEMSİZ ile BADEM İÇİ ile BADEM KÜRK ile BADEM YAĞI ile BADEM AĞACI ile BADEM BIYIK ile BADEM GÖZLÜ ile BADEM EZMESİ ile BADEM TIRNAK ile BADEM ŞEKERİ ile BADEM BIYIKLI/LIK
- BADEMCİK -ile
( TONSIL )
- BADİ ile/ve/||/<>/> BADİK
( Ördek. İLE/VE/||/<>/< Ördek. | Palaz. | Kısa boylu. )
- BADİKLEMEK ile BADİKLEŞMEK ile BADİK
- BAĞ-BAHÇE (İÇİNDE YAŞAMAK)
- BAĞ:
ÖZERKLİK ve/<> HAZIR OLMA ve/<> GÖNÜLLÜLÜK/RIZÂ ve/<> HAREKETE GEÇME/GEÇEBİLME ve/<> KURABİLME(SÜRDÜREBİLME/SÜREKLİLİK) ve/<> PAYLAŞIM ve/<> GÜÇ
- BAĞ ile/ve/||/<>/> BÜTÜNLÜK
- BAĞ ile/ve/||/<> HEVENK[Fars.]
( ... İLE/VE/||/<> Bir ipe geçirilmiş ya da birbirine bağlanmış yaş yemiş ya da sebze bağı. )
- BAĞ ile İÇ GÖBEK
( ... İLE Çiçeklerin dişil örgeninde, yumurtacık ile kabuğu arasındaki bağ. )
- BAĞ ile SAKANDIRIK
( ... İLE Başlıklarda, çene bağı. )
- BAĞ değil/yerine/= ÜZÜMLÜK
- BAGALEK[Fars.] -ile
( Koltukaltından çıkan yumruca, köpek memesi. )
- BAĞCI/LIK ile BAĞCIK ile BAĞCIKLI ile BAĞCILAR ile BAĞCIKSIZ
- BAĞDAMAK ile BAĞDAŞMAK ile BAĞDALAMAK ile BAĞDAŞILMAK ile BAĞDAŞTIRMAK ile BAĞDAŞABİLMEK ile BAĞDAŞTIRILMAK ile BAĞDA ile BAĞDAT ile BAĞDAŞ
- BAĞDAŞ KURMAK ile LOTUS OTURUŞU
- BAĞDAŞIK = MÜTECÂNİS = HOMOGENEOUS[İng.] = HOMOGÈNE[Fr.] = GLEICHARTIG[Alm.] = OMOGENO[İt.] = HOMOGÉNEO[İsp.] = EIUSDEM GENERIS[Lat.] = HOMOGENES, HOMOIOMERES[Yun.] = MUTECÂNİS[Ar.] = MOTECÂNES[Fars.] = GELIJKSOORTIG[Felm.]
- BAĞDAŞIKLAŞMAK ile BAĞDAŞIKLAŞTIRMAK ile BAĞDAŞIK/LIK
- BAĞDAŞMA ile BAĞDAŞMAZ/LIK
- BAĞDAŞTIRMA ile BAĞDAŞTIRMACI/LIK
- BAĞILDAK = BAĞIRDAK
( Beşikteki çocuğun düşmemesi için beşiğe sarılıp bağlanan, kumaştan yapılmış enli bağ, bağıldak. | Kadınların âdet zamanında bağladıkları bez, bağıldak. | Yaklaşık 30 cm. eninde bir metre boyunda, uclarında birer metre kaytanı olan, astarlı, sırma işlemeli kumaş, bağıldak. )
- BAĞIL/LIK ile BAĞIL NEM ile BAĞIL DEĞER
- BAĞIMLAMAK ile BAĞIMLAŞMAK ile BAĞIMLILAŞMAK ile BAĞIMSIZLAŞMAK ile BAĞIMLILAŞTIRMAK ile BAĞIMLILAŞABİLMEK ile BAĞIMSIZLAŞTIRMAK ile BAĞIMLILAŞTIRILMAK ile BAĞIMSIZLAŞABİLMEK ile BAĞIMSIZLAŞTIRABİLMEK ile BAĞIM ile BAĞIMLI/LIK ile BAĞIMSIZ/LIK ile BAĞIMSIZCA ile BAĞIMSIZ BÖLÜM ile BAĞIMLI AKIM KAYNAĞI ile BAĞIMLI SIRALI CÜMLE ile BAĞIMSIZ MİLLETVEKİLİ ile BAĞIMSIZ SIRALI CÜMLE
- BAĞIMLI ile BAĞIMLI ile BAĞIMLILIK
( ADDICT vs. ADDICTED vs. ADDICTION )
( مبتلا کردن ile خو گرفتگي ile معتاد کردن ile معتاد ile افيوني ile ابتلاء ile ابتلا ile اعتياد ile آموختگي )
( MOBTELA KARDAN ile KHO GARAFTAGY ile MOTAD KARDAN ile MOTAD ile AFYVANY ile EBTELA ile EBTELA ile EATYAD ile AMUKHTGY )
- BAĞIMLI/LIK(MÜPTELÂLIK) ile ISRARCI/LIK
( DEPENDENCE vs. TO INSIST )
- BAĞIMLILIK ile/ve AŞIRILIK
( DEPENDENCE vs./and EXCESSIVENESS )
- BAĞIMLI/LIK ile/yerine BAĞLI/LIK
( Onlar mı size, siz mi onlara bağlısınız? )
( Do they depend on you, or you on them? )
( Herhangi bir şeye bağımlı değilim. Geçip giden gösteriyi, geçip giden gösteri olarak görüyorum.[Bazı/çoğu kişi ise nesnelere tutunup yapışıyor ve onlarla birlikte hareket ediyor.] )
( I am detached and see the passing show as a passing show, while you stick to things and move along with them. )
( DEPENDENCE vs. ATTACHMENT
ATTACHMENT instead of DEPENDENCE )
- BAĞIMLILIK = TAVAKKUF[Ar.] = BASTEGÎ[Fars.] = DEPENDENCE[İng.] = DÉPENDANCE[Fr.] = ANHÄNGIGKEIT, DEPENDENZ[Alm.] = DIPENDENZA[İt.] = DEPENDENCIA[İsp.] = CONIUNCTIO[Lat.] = TO KATANTES, SÜNDESMOS[Yun.] = AFHANKELIJKHEID[Felm.]
- BAĞIMLI/LIK ile/ve/||/<>/> DÜŞKÜN/LÜK ile/ve/||/<>/> TAŞKIN/LIK
- BAĞIMLILIK ile/değil/yerine/>< GEREKSİNİM
( [not] DEPENDENCE vs.//but/>< NEED
NEED instead of DEPENDENCE )
- BAĞIMLILIK ile ÖZDEŞLİK
( İnsan değil mi, hem yapar, hem tapar! )
( DEPENDENCE vs. IDENTITY )
- BAĞIMLILIK ile/ve SAPLANTI
( DEPENDENCE vs./and OBSESSION )
- [ne yazık ki]
BAĞIMLI/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SINIRLI/LIK
- BAĞIMLILIK ile/ve YERİNDEN OYNATILAMAZLIK
( DEPENDENCE vs./and NOT POSSIBLE TO MOVE UP )
- BAĞIMSIZ/LIK ile/ve/||/<> AÇIK/LIK
- BAĞIMSIZLIK ile BAĞIMSIZLIK HAREKETİ ile BAĞIMSIZLIK ARAYAN ile BAĞIMSIZ ile BAĞIMSIZ OLARAK
( INDEPENDENCE vs. INDEPENDENCE MOVEMENT vs. INDEPENDENCE SEEKER vs. INDEPENDENT vs. INDEPENDENTLY )
( استقلال ile عدموابستگي ile خودکفايي ile ناوابستگي ile جنبش استقلال طلب ile استقلال طلب ile ناوابسته ile قطع نظر کردن ile مستقل ile مطلق ile مستقلا ile بالاستقلال )
( ESTEGHALAL ile ADAMVABASTGY ile خودکفايي ile ناوابستگي ile JONBASH ESTEGHALAL TALAB ile ESTEGHALAL TALAB ile ناوابسته ile GHATE NAZAR KARDAN ile MOSTEGHAL ile MOTALGH ile MOSTEGHALA ile بالاستقلال )
- BAĞIMSIZLIK ile/ve/değil/||/<>/< BAĞLAM(ÇERÇEVE/ÇEPER)
- BAĞIMSIZLIK ile/ve/yerine DAYANIŞMA
( INDEPENDENCE vs./and SOLIDARITY
SOLIDARITY instead of INDEPENDENCE )
- BAĞIMSIZLIK ile/ve/=/||/<>/< EKONOMİK BAĞIMSIZLIK
- BAĞIMSIZ/LIK ile/ve/değil/||/<>/< KAYITSIZ/LIK
- BAĞIMSIZLIK ile KEYFÎLİK
( INDEPENDENCE vs. ARBITRARINESS )
- BAĞIMSIZ/LIK ile/ve/||/<> ÖZERK/LİK
- BAĞIMSIZ/LIK ile/ve/||/<>/< ÖZGÜN/LÜK
- BAĞIMSIZLIK ile/ve ÖZGÜRLÜK
( Bağımsızlığınızı idrak edin ve mutlu kalın. )
( INDEPENDENCE vs./and FREEDOM
Realise your independence and remain happy. )
- BAĞIMSIZLIK ile/ve/||/<> RADİKAL BAĞIMSIZLIK
- BAĞIMSIZ/LIK ile/ve/||/<> TAM/LIK ile/ve/||/<> TUTARLI/LIK
( INDEPENDENT vs./and/||/<> COMPLETE vs./and/||/<> CONSISTANT )
- BAĞIMSIZLIK ile/ve/||/<> TARAFSIZLIK
( INDEPENDENCE vs./and/||/<> IMPARTIALITY/NEUTRALITY )
- BAĞIMSIZ/LIK ile/ve/||/<> TEKİL/LİK
- BAĞINI KESMEK ile/ve KENDİNE YÖNELMEK
- BAĞINTI ile BAĞINTICI/LIK ile BAĞINTILI/LIK
- BAĞINTILI/LIK ile/ve/||/<>/> ZORUNLU/LUK
- BAGIR ile BAGIRDAK/BAGIRDAQ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Ciğer, bağır. İLE Kadın giysisinin üst bölümü. )
( BEDÜK BAGIRLIG: Ciğeri büyük. )
( YA BAGN: Yayın ortası[tutulan yeri]. )
- BAĞIRARAK SÖYLEMEK ile/değil/yerine/= SERT SÖYLEMEK
- BAĞIRMA ile ÇIĞLIK
( ... ile VÂ-VEYLÂ[Çığlık, yaygara. | Eyvah, yazık! | Nâmık Kemâl'in şiiri.] )
( ... ile FİGAN[çoğ. EFGAN] )
- BAĞIRMAK ile ANIRMAK
- BAĞIRMAK ile BAĞIRMAK ile HOLLERİTH
( HOLLER vs. HOLLERING vs. HOLLERITH )
( عربده کردن ile فرياد خوشحالي ile عربده جويي ile هالريت )
( ARBADEH KARDAN ile FARYAD KHOSHHALY ile ARBADEH JOYY ile CPEHALERYT )
- BAĞIRMAK ile BAĞIRTMAK ile BAĞIRABİLMEK ile BAĞIRTTIRMAK ile BAĞIRIVERMEK ile BAĞIRTABİLMEK ile BAĞIR ile BAĞIR YELEĞİ ile BAĞIRA ÇAĞIRA
- BAĞIRMAK ile BOZLAMAK
( ... İLE Devenin anırması/"bağırması". | Çığlık koparmak. )
- BAĞIRMAK ile HÖYKÜRMEK
( ... İLE Kişilerin, dua ederken kendilerinden geçerek tek ya da hep bir ağızdan yüksek sesle bağırması/bağrışması. )
- BAĞIRMAK ile/değil SESLENMEK
- BAĞIRMAK ile/değil YÜKSEK SESLE KONUŞMAK
( MİCHÂR[Ar.]: Yüksek sesle konuşan. )
- BAĞIRSAK ile/ve/||/<> APANDİS[Fr. < APPENDICE]
(
)
( ... İLE/VE/||/<> Kör bağırsağın ince bir parmak gibi olan son bölümü. )
- BAĞIRSAK ile BAĞIRSAK OTU ile BAĞIRSAK GAZI ile BAĞIRSAK KURDU ile BAĞIRSAK ASKISI ile BAĞIRSAK İNGİNİ ile BAĞIRSAK SPAZMI ile BAĞIRSAK İLTİHABI ile BAĞIRSAK SOLUCANI ile BAĞIRSAK DÜŞÜKLÜĞÜ ile BAĞIRSAK KAZINTISI ile BAĞIRSAK DÜĞÜMLENMESİ
- BAĞIRSAK ile/ve KÖRBAĞIRSAK
( ... ile/ve A'VER, NOKTA-İ AVRÂ )
( BOWEL vs./and CAECUM )
( ... cum/et PUNCTUM COECUM )
- BAĞIRSAK ile OLUK
( GUT vs. GUTTER )
( شکنبه ile فاضل آب ile آب رو ile شيار دارکردن ile آبگند ile آب رودار کردن )
( SHKONBEH ile FAZEL AB ile AB RO ile SHYAR DARKARDAN ile ABGAND ile AB RODAR KARDAN )
- BAĞIRSAK ile/ve/||/<> TÜMÜR
( ... İLE/VE/||/<> Bağırsakların iç yüzeylerinde bulunan pürtüklerin adı. )
- BAĞIŞ YAPMAK ile KAN BAĞIŞI ile BAĞIŞLANDI ile BAĞIŞ
( DONATE vs. DONATE BLOOD vs. DONATED vs. DONATION )
( اعطا کردن ile هبه کردن ile هديه دادن ile اعطاء کردن ile خون دادن ile اعطائي ile دهش ile انفاق ile سماحت ile تبرع ile هبه )
( ETA KARDAN ile NPABEH KARDAN ile NPANDYYEH DADAN ile ETA KARDAN ile KHON DADAN ile اعطائي ile DAHASH ile ENFAGH ile سماحت ile تبرع ile NPABEH )
- BAĞIŞ ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< İNFAK
- BAĞIŞIKLIK ile ANTİKOR
( Gövdenin hastalıklara karşı savunma yeteneği. İLE Bağışıklık düzeni tarafından üretilen ve yabancı nesnelere karşı savaşan proteinler. )
- BAĞIŞIK/LIK ile BAĞIŞIK SERUM ile BAĞIŞIKLIK BİLİMİ ile BAĞIŞIKLIK BİLİMCİ ile BAĞIŞIKLIK BİLİMSEL
- BAĞIŞIKLIK ile BAĞIŞIKLIK TEPKİSİ
( Gövdenin hastalıklara karşı savunma yeteneği. İLE Gövdenin sayrılıklara karşı oluşturduğu özel tepkimeler. )
- BAĞIŞIKLIK ile BAĞIŞIKLIK ile BAĞIŞIKLIK KAZANDIRMAK
( IMMUNE vs. IMMUNITY vs. IMMUNIZE )
( ايمن ile مصون ile ايمني ile مصونيت ile مصون کردن )
( AYMAN ile MOSOON ile AYMANY ile MOSOONYT ile MOSOON KARDAN )
- BAĞIŞIKLIK ile/||/<> ETKİN/AKTİF BAĞIŞIKLIK
( ... İLE/||/<> Sayrılığa maruz kalınması ile kazanılan bağışıklık.[Sayrılığa neden olan organizmalara doğrudan maruz kalma ile ya da organizmanın zayıflatılmış ya da öldürülmüş durumunun aşı yolu ile gövdeye verilmesi ile oluşur. İki durumda da bağışıklığı kazanmış biri, ileride sayrılık ile karşılaştığında bağışıklık düzeni, sayrılığı tanıyacaktır ve gerekli antikorları üretecektir. Etkin bağışıklık, uzun sürelidir ve yaşam boyu sürebilmektedir.] )
- BAĞIŞLAMA ile/ve DAYANÇ/SABIR (ETME)
- BAĞIŞLAMAK ile/ve/değil BAĞIŞ YAPMAK
- BAĞIŞLAMAK ile BAĞIŞLANMAK ile BAĞIŞLATMAK ile BAĞIŞLANABİLMEK ile BAĞIŞLATABİLMEK ile BAĞIŞLAYABİLMEK ile BAĞIŞ ile BAĞIŞÇI/LIK ile BAĞIŞLAMALI ile BAĞIŞLAMASIZ
- BAĞIŞLANMAK ve/||/<>/< BAĞIŞLAMAK
( Pişmanlık duymayanı bağışlamak, "suya, resim yapmak" gibidir. )
- BAĞITLAMAK ile BAĞITLANMAK ile BAĞITLAŞMAK ile BAĞITLANABİLMEK ile BAĞITLAYABİLMEK ile BAĞIT ile BAĞITLI ile BAĞITÇI ile BAĞITSIZ
- BAĞLAÇ ile BAĞLAM ile BAĞLANTI/BAĞLANAK ile BAĞLAŞIK ile BAĞLAYICI ile BAĞLI
( Eş görevli sözcükleri ya da önermeleri birbirine bağlayan sözcük türü. İLE Deste. | Herhangi bir olguda olaylar, durumlar, ilişkiler örgüsü ya da bağlantısı. | Bir dil birimini çevreleyen, ondan önce ya da sonra gelen, çok sayıdaki durumda söz konusu birimi etkileyen, onun anlamını, değerini belirleyen birim ya da birimler bütünü. | Bent. İLE İki ya da daha çok şeyin birbiriyle bağlı bulunması, ilişki. | İki şey arasında ilişki sağlayan bağ. | Yapılacak işle ilgili sözlü ya da yazılı antlaşma. İLE Aralarında antlaşma ya da sözleşme sağlanmış olan kişi ya da topluluk, müttefik. | Sonuç, neden gibi birbiriyle sıkı sıkıya bağlı ve karşılıklı bağımlı olan nesne, terim. İLE Bağlama niteliği olan. | Bağlamaya ve birleştirmeye yarayan. | Uyulması zorunlu. | Kuruduğu zaman yüzeyde film oluşturan, pigment ve dolgu nesnelerini bir arada tutan, boyanın uçucu olmayan bölümü. İLE Bir bağ ile tutturulmuş olan. | Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. | Sınırlanmış, sınırlı. | Kapatılmış olan, kapalı. | Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. | Birine, bir düşünceye, bir anıya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sâdık, tutkun. | Halk inanışına göre, büyü etkisiyle eşeysel güçten yoksun edilmiş eril. )
- BAĞLAM ve/> NİYET ve/> EREK
( CONTEXT and/> INTENTION and/> AIM )
- BAĞLAMA ile/ve/||/<> ÖZNEYE DUYARLILIK
- BAĞLAMAK ile BAĞLANMAK ile BAĞLATMAK ile BAĞLAŞMAK ile BAĞLATTIRMAK ile BAĞLANABİLMEK ile BAĞLANIVERMEK ile BAĞLATABİLMEK ile BAĞLAYABİLMEK ile BAĞLAYIVERMEK ile BAĞLAM ile BAĞLAR ile BAĞLAÇ ile BAĞLAÇLI ile BAĞLAMSAL ile BAĞLAÇ GRUBU ile BAĞLAÇ ÖBEĞİ ile BAĞLAMSAL ANLAM ile BAĞLAÇLI TAMLAMA
- BAĞLAMAK ile BAĞLAYICI ile CİLTLEME ile BAĞLAYICI ile BAĞLAMA SÜRESİ
( BIND vs. BINDER vs. BINDERY vs. BINDING vs. BINDING TIME )
( مکلف کردن ile مقيد کردن ile جلد کردن ile صحافي کردن ile صحاف ile شيرازه ile جلدگر ile صحاف خانه ile حتيالاجرا ile ته دوزي ile تجليد ile هنگام انقياد )
( MOKOLF KARDAN ile MOGHYD KARDAN ile JOLD KARDAN ile SAHAFY KARDAN ile SAHAF ile SHYRAZEH ile جلدگر ile SAHAF KHANEH ile حتيالاجرا ile ته دوزي ile تجليد ile NPANGAM ENGHYAD )
- BAĞLAMAK ile ÇÖZMEK
- BAĞLAMAK ile/ve ÇÖZMEK
- BAĞLAMAK ile/ve DÜĞÜM
( ... ile/ve UKDE[çoğ. UKAD] )
( ... ile/ve BEST )
- BAĞLAMAK ile TAHVİL HİZMETÇİSİ ile BAĞLANILABİLİR ile BAĞLI ile TAHVİL SAHİBİ ile BAĞLAMA ile KEFİL
( BOND vs. BOND SERVANT vs. BONDABLE vs. BONDED vs. BONDHOLDER vs. BONDING vs. BONDSMAN )
( وجه الضمانه ile صلح ile زر خريد ile وثيقه پذير ile کفالت دار ile ضمانت دار ile چسبندگي ile ضامن )
( وجه الضمانه ile SALEH ile ZAR KHARYD ile VASYGHEH PAZYR ile KAFALT DAR ile ZEMANT DAR ile CHASBANDEGY ile ZAMAN )
- BAĞLAMAK ile/ve TOPARLAMAK
- BAĞLAMA/LIK ile BAĞLAMACI/LIK ile BAĞLAMA HATTI
- BAĞLAMAQ[Azr.] = KAPATMAK[Tr.]
- BAĞLANMA:
SAKİNLİK ve/||/<>/>< KAYGI
- BAĞLANMAK ile DOĞUŞTAN
( CONNATE vs. CONNATURAL )
( مادزادي ile هم خو )
( مادزادي ile هم خو )
- BAĞLANTI:
BULMAK ile/ve/<>/> KURMAK
- BAĞLANTI (KURMAK) ile/ve YORUM (YAPMAK)
( TO MAKE CONNECTION vs./and TO INTERPRET )
- BAĞLANTI ile "AYAK"
( CONNECTION vs. TRICK )
- BAĞLANTI ile BAĞLANTILI/LIK ile BAĞLANTISIZ/LIK ile BAĞLANTI DOKU ile BAĞLANTI GÜCÜ ile BAĞLANTI BORUSU ile BAĞLANTI ÜNLÜSÜ ile BAĞLANTI ÜNSÜZÜ ile BAĞLANTISIZ ÜLKELER ile BAĞLANTISIZLIK SİYASETİ ile BAĞLANTISIZLIK POLİTİKASI
- BAĞLANTI ile/ve ÖZDEŞLİK
( CONNECTION vs./and IDENTITY )
- BAĞLANTILANDIRMAK ile VURGULAMAK
- BAĞLAŞIK/LIK ile BAĞDAŞIK/LIK
( Nesnel. İLE Kavramsal/tüzel/ekinsel. )
- BAĞLAYICILIK ile/ve BORÇLULUK
- BAĞLAYICILIK ile/ve/||/<> KANIT NİTELİĞİ
- BAĞLAYICILIK ile/ve/<> ÖTEYE GEÇİLEMEZLİK
- BAĞLAYIŞ ile BAĞLAYICI/LIK ile BAĞLAYICI ÜNLÜ ile BAĞLAYICI ÜNSÜZ
- BAĞLI KALMAK ile BAĞLILIK
( ADHERE vs. ADHERENCE )
( چسباندن ile جور بودن ile چسبيدن ile وفادار ماندن ile هواخواه بودن ile متفق بودن ile تبعيت ile ملازمت )
( CHASBANDAN ile JOR BODAN ile CHASBYDAN ile VAFADAR MANDAN ile NPAVAKHAH BODAN ile MOTAFGH BODAN ile TABYT ile ملازمت )
- BAĞLI OLMAK ile BAĞLI OLMAK ile GÜVENİLİR ile BAĞIMLILIK ile BAĞIMLI ile BAĞIMLILIK ile BAĞIMLI ile BAĞIMLI ile BAĞLI OLARAK
( DEPEND vs. DEPEND ON vs. DEPENDABLE vs. DEPENDANCE vs. DEPENDANT vs. DEPENDENCE vs. DEPENDENT vs. DEPENDENT UPON vs. DEPENDING )
( بستگي داشتن ile وابسته بودن ile موکول بودن ile متکيبه ile توکل پذير ile عدم استقلال ile موکول ile اعتماد ile توکل ile بستگي ile وابستگي ile موقوف ile نان خور ile متعلق ile نامستقل ile منوط ile وابسته ile مشروط کردن ile متکي )
( BASTGY DASHTAN ile VABASTEH BODAN ile MOKOL BODAN ile متکيبه ile TOKL PAZYR ile ADAM ESTEGHALAL ile MOKOL ile ETEMAD ile TOKL ile BASTGY ile VABASTGY ile MOGHOOF ile NAN KHOR ile MOTALGH ile نامستقل ile MONOT ile VABASTEH ile MOSHRUT KARDAN ile MOTAKY )
- BAĞLILAŞIK ile BAĞLILAŞMA ile BAĞLILIK/BAĞLILAŞIM
( Biri ötekine bağlı olarak var olan, biri olmadan öteki düşünülemeyen iki şeyin bu ilişki yönünden durumu. İLE İki şey arasında karşılıklı bağıntı olmak ya da bağlılık kurmak. İLE Bağlı olma durumu, merbutiyet. | Birine karşı, sevgi, saygı ile yakınlık duyma ve gösterme, sadakat. | Bağlılaşım. )
- BAĞLILAŞMAK ile BAĞLI/LIK ile BAĞLIK ile BAĞLI SU ile BAĞLI KREDİ ile BAĞLIK BAHÇELİK
- BAĞLILIK ile/ve GEREKSİNİM
( ATTACHMENT vs./and NEED )
- BAĞLI/LIK ile/ve/<> SAYGILI/LIK
- [ne yazık ki]
BAĞNAZ ile/ve/||/<> AHMAK ile/ve/||/<> KÖLE
( [Mantık ...] Yürütmeyen. İLE/VE/||/<> Yürütemeyen. İLE/VE/||/<> Yürütmekten korkan. )
- BAĞNAZLAŞMAK ile BAĞNAZLAŞTIRMAK ile BAĞNAZLAŞTIRILMAK ile BAĞNAZ/LIK ile BAĞNAZCA
- BAĞNAZ/LIK ile/ve/<> YOBAZ/LIK
( Bir düşünceye, bir inanışa aşırı ölçüde bağlanıp ondan başka bir düşünce ve inanışı kabul etmeyen/etmeme. İLE/VE/<> Dinde bağnazlığı aşırılığa vardıran, başkalarına baskı yapmaya yönelen/yönelme. | Bir düşünceye, bir inanca aşırı ölçüde bağlı olan/olma. | Kaba saba, incelikten anlamayan/anlamama. )
( BIGOT/RY )
- BAĞRILMAK ile BAĞ ile BAĞA ile BAĞI ile BAĞICI/LIK ile BAĞ EVİ ile BAĞ DOKU ile BAĞ BAHÇE ile BAĞ BOZUMU ile BAĞ BIÇAĞI ile BAĞ ÇUBUĞU
- BAĞRIŞMAK ile BAĞRIŞTIRMAK ile BAĞRIŞABİLMEK ile BAĞRIŞ ile BAĞRI KARA ile BAĞRI YANIK/LIK ile BAĞRI YUFKA ile BAĞRIŞ ÇAĞRIŞ
- BAĞSIZ/LIK ile/ve/<> BAHTSIZ/LIK
- BAĞTAK ile/||/<> BARATA ile/||/<> KABALAK ile/||/<> FES ile/||/<> FERAHİ
( Sultan hareminde önemli kadınlar tarafından giyilen başlık. İLE/||/<> Bostancıların, baltacı ve kapıcıların giydiği, kırmızı çuhadan yapılmış, ucu kıvrık, uzunca başlık. İLE/||/<> Birinci Dünya Savaşında Osmanlı ordusunda kullanılan bir tür başlık. İLE/||/<> Kırmızı renkli yün çuha başlık. İLE/||/<> İkinci Mahmut devrinde feslerin tepesine püskülü tutturmak için takılan metal tepelik. )
- BAHÂÎ[Ar.] ile BAHAÎ/LİK[Ar.]
( Alışkın. İLE Din. )
- BAHAİ ile BAHAİLİK
( BAHAI vs. BAHAISM )
( بهايي ile بهائيت )
( BACPEHAYY ile BACPEHEEYT )
- BAHANE BULMAK ile/değil/yerine ÇÖZÜMÜNÜ/ÇARESİNİ BULMAK(/ARAMAK)
( "İstemediği/n" her şeye. İLE/DEĞİL/YERİNE (Gerçekten) İstediği herşeyin. )
- BAHANE ETMEK değil/yerine/= NEDENCELEMEK
- BAHANE ile BAHANELİ ile BAHANESİZ/LİK
- BAHANE <> GÜZELLİK
- BAHANELERE SIĞINMAK ve/> BAHANELERE ESİR OLMAK
- BAHAR ile BAHARCI/LIK ile BAHARLI ile BAHAR DÖNEMİ ile BAHAR BAYRAMI ile BAHAR NEZLESİ
- BAHARATLANDIRMAK ile BAHARAT ile BAHARATLI ile BAHARATÇI/LIK ile BAHARATSIZ
- BAHARİYE ile/||/<> CERÂYE ile/||/<> ARPALIK ile/||/<> DİRLİK ile/||/<> HAS ile/||/<> İLTİZAM ile/||/<> LEZEZ ile/||/<> ULÛFE
( Sultanların, Yeniçeri ağası başta olmak üzere ocak ağalarına dağıtığı yazlık giysi ya da kumaş. İLE/||/<> Evkaf idaresi tarafından yoksullara dağıtılan yiyecek ve ödenek. İLE/||/<> Devlet görevlilerine maaşlarında ayrı olarak ya da emekliliklerinde verilen ek ödenek. İLE/||/<> Devlete ait bir hizmeti yapmakla görevlendirilen kişiye ücret anlamında ayrılan geçim kaynağına verilen ad. İLE/||/<> Osmanlı'da, toprak düzeninde geliri yüz bin akçaden fazla dirlik.[Sultana, hanedan üyelerine, vezir-i azama, beylerbeyine, sancak beyleri ve üst düzey devlet görevlilerine verilirdi.] İLE/||/<> Devlete ait gelir kaynaklarının peşinen, "mültezim" adı verilen kişilere belirli bir süre bırakılması. İLE/||/<> Askerlerin aldığı üç aylık maaşın Şevval, Zilkâde ve Zilhicce aylarına denk gelen dördüncü bölümü. İLE/||/<> Kapıkulu askerlerine, saray ve devlet kuruluşlarındaki bazı görevlilere üç ayda bir verilen ücret. | Yeniçerilere verilen üç aylık ücret. )
- BAHÇE ile BAHÇE BALZAMI ile BAHÇE MİSK ile BAHÇE PETUNYASI ile BAHÇE ADAÇAYI ile BAHÇE ÖTLEĞENİ ile BAHÇIVAN ile BAHÇIVANLIK ile BAHÇELER
( GARDEN vs. GARDEN BALSAM vs. GARDEN CLARY vs. GARDEN PETUNIA vs. GARDEN SAGE vs. GARDEN WARBLER vs. GARDENER vs. GARDENING vs. GARDENS )
( جاليز ile غنا ile بستان ile بوستان ile باغ ile حديقه ile باغستان ile درخت کاري کردن ile باغباني کردن ile گل حنا ile مرموک ile گل اطلسي ile مريم گلي ile آلوچه خورک ile باغبان ile سبزيکاري ile باغباني ile بساتين ile رياض )
( JALYZ ile GHENA ile BASTAN ile BOSTAN ile BAGH ile حديقه ile BAGHASTAN ile DARKHT KARY KARDAN ile BAGHABANY KARDAN ile GOL HENA ile MARMOK ile GOL ATELSY ile MARYM GOLY ile ALUCHEH KHORK ile BAGHABAN ile SABZYKARY ile BAGHABANY ile بساتين ile رياض )
- BAHÇE ile/ve ÇİÇEKLİK
- BAHÇE değil/yerine/= DIŞRA/YEŞEREK
- BAHÇE/LİK ile BAHÇECİ/LİK ile BAHÇELİ ile BAHÇESİZ/LİK ile BAHÇE KATI ile BAHÇELİKLİ ile BAHÇE KEKİĞİ ile BAHÇE MAKASI ile BAHÇE NANESİ ile BAHÇE DOMATESİ
- BAHÇIVAN/LIK ile BAHÇIVANLI ile BAHÇIVANSIZ/LIK ile BAHÇIVAN KEBABI ile BAHÇIVAN ÇORBASI
- BÂHİK[Ar.] ile BÂHİKA[Ar.]
( Bir gözü görmeyen. İLE Görmeyen, kör. )
- BAHİS ile BAHİSÇİ/LİK ile BAHİS KONUSU ile BAHİS MEVZUSU
- BAHİS[Ar. < BAHS] (GÖRME[ME]K) ile/değil BEİS[Ar. < BE'S] (GÖRME[ME]K)
( Üzerinde konuşulan konu. | Görüşünde ya da iddiasında haklı çıkacak tarafa bir şey verilmesini kabul eden sözlü antlaşma. | Bir betiğin bölümlerinden her biri. İLE Sakınca. )
- BAHR-İ NÂZÜK -ile
( Muradnâme'de geçtiğine göre en az 5-6 yüzyıllık bir makamdır. )
- BAHRİYE ile BAHRİYELİ/LİK ile BAHRİYE ÇİFTETELLİSİ
- BAHSET[Fars.] ile BAHTEK[Fars.]
( Horultu. | Uykuda ağırlık basma. (KÂBUS) İLE Uykuda ağırlık basma. (KÂBUS) | Küçük baht, kötü şans. )
- BAHSETMEK ile BAHSEDİLMEK ile BAHSEDEBİLMEK
- BAHŞETMEK ile BAHŞETTİRMEK ile BAHŞEDEBİLMEK
- BAHS[Ar.] (ETMEK) değil/yerine/= SÖZ ETMEK
- BAHŞİŞ VERMEK < NEREDE, NE KADAR BAHŞİŞ VERİLİR?
- BAHŞİŞ[Fars. < BAHŞİ: Bağışlamak/affetmek.] değil/yerine/= İŞLİK
- BAHT ile BAHTLI/LIK ile BAHTSIZ/LIK ile BAHTSIZCA ile BAHTI AÇIK/LIK ile BAHTI KARA/LIK
- BÂ-HUSÛS değil/yerine/= ÖZELLİKLE, EN ÇOK
- BAK! BEN NE YAPTIM! İÇİN YAPMAK ile/ve/değil/yerine HİZMET OLARAK YAPMAK
- BAK! BEN NE YAPTIM! İÇİN YAPMAK değil/>< HİZMET OLARAK YAPMAK
- BAKA BAKA (ISKALAMAK)
- BAKABİLMEK ile BAKADURMAK ile BAKAM ile BAKAN/LIK ile BAKAÇ ile BAKAR KÖR/LÜK ile BAKANLAR KURULU
- BAKANAK ile TOYAK ile TOYNAK
( Geviş getiren hayvanların tırnağı. İLE At tırnağı. İLE At, eşek gibi tektırnaklı hayvanların tırnağı. )
( ... ile ... ile SÜNBÜK[çoğ. SENÂBİK], HÂFİR[çoğ. HAVÂFİR] )
( ... vs. ... vs. HOOF )
- BAKAN/LIK ile/değil/yerine/> KALEM(SEKRETER/YA)
- BAKARA ile BAKARAK
- BAKAYAZMAK ile BAKAYA
- BAKE :/yerine FIRINDA PİŞİRMEK
- BAKİ/LİK ile BAKİR/LİK
- BAKIM ile BAKIM ile KARİYER ile KARİYER SUÇLUSU ile DİKKATLİ OLMAK ile DİKKATLİCE ile DİKKATLİLİK ile DİKKATSİZ ile DİKKATSİZ KİŞİ ile DİKKATSİZCE ile DİKKATSİZLİK ile OKŞAMAK
( CARE vs. CARE TAKING vs. CAREER vs. CAREER CRIMINAL vs. CAREFUL vs. CAREFULLY vs. CAREFULNESS vs. CARELESS vs. CARELESS PERSON vs. CARELESSLY vs. CARELESSNESS vs. CARESS )
( مواظبت کردن ile تيمار ile پروا داشتن ile علاقمند بودن ile مواظبت ile پروا ile تيمار کردن ile غمخواري ile توجه ile غم ile مراقبت ile مقام ياشغل ile سارق پيشينه دار ile با توجه ile بادقت ile ملاحظه کار ile مواظب ile با ملاحظه ile به دقت ile محتاطانه ile با احتياط ile تدقيقاً ile بدقتآ ile احتياط ile دقت ile بيدقت ile بدون توجه ile بي ملاحظه ile ولنگ و باز ile بي مواضبت ile بدون احتياط ile بي مبالات ile بي قيد ile بي محابا ile بي دقت ile بيقيد ile لاقيد ile بي احتياط ile مسالمتآميز ile لاابالي ile غفلتکار ile سربهواه ile سهل انگار ile بي توجه ile سرسري ile غافلا ile مسامحه ile سهلانگاري ile سهل انگاري ile بيدقتي ile بي مبالاتي ile بي قيدي ile بي احتياطي ile بي دقتي ile لاقيدي ile غفلت ile بي توجهي ile غفلت کاري ile نوازش ile نواختن ile ناز ile دلنوازي کردن ile نوازش کردن )
( MOVAZEBAT KARDAN ile TYMAR ile PARVA DASHTAN ile ALAGHAMAND BODAN ile MOVAZEBAT ile PARVA ile TYMAR KARDAN ile GHAMKHARY ile TOJEH ile GHAM ile MARAGHBAT ile MOGHAM YESHGHEL ile SARAGH PEYSHYNAH DAR ile BA TOJEH ile BADEGHT ile MOLAHEZEH KAR ile MOVAZEB ile BA MOLAHEZEH ile BAH DAGHT ile MOHTATANEH ile BA EHTYAT ile تدقيقاً ile بدقتآ ile EHTYAT ile DAGHT ile بيدقت ile BEDON TOJEH ile BEY MOLAHEZEH ile VALANG VE BAZ ile BEY MOVAZEBAT ile BEDON EHTYAT ile BEY MOBALAT ile BEY GHYD ile BEY MOHABA ile BEY DAGHT ile بيقيد ile لاقيد ile BEY EHTYAT ile MOSALMATAMYZ ile LAABALY ile GHFELTKAR ile سربهواه ile SONPAL ENGAR ile BEY TOJEH ile سرسري ile غافلا ile MOSAMHEH ile SONPALANGARY ile SONPAL ENGARY ile بيدقتي ile BEY MOBALATY ile BEY GHYDY ile بي احتياطي ile BEY DAGHTY ile لاقيدي ile GHAFALAT ile BEY TOJEHY ile GHAFALAT KARY ile NAVAZESH ile NAVAKHTAN ile NAZ ile DELNAVAZY KARDAN ile NAVAZESH KARDAN )
(1996'dan beri)