J ile başlayan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 462 başlık/FaRk ile birlikte,
462 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(2/3)
- CANLI = TİRİG = ZENDE, CÂNAVAR(CÂNOMANDÂN: CANLILAR)[Fars.] = HAYY[Ar.] = LIVING THING[İng.] = ÊTRE VIVANT[Fr.] = VIVO, ANIMAL[Lat.] = DAS BESEELTE, DAS LEBEWSESEN, DAS LEBENDIGE, DAS BELEBTE[Alm.] = TO ZÕN[Yun.] = VIVENTE[İt.] = LO VIVO[İsp.] = LEVEND WEZEN[Fel.] = LEVENDE VÆSEN[Dan.] = JIVAYO SUŞŞESTVO[Rus.]
- CANLILIK = TİRİGLİG = SERZENDEGÎ[Fars.] = el-HAYAVİYE/T[Ar.] = LIVELINESS[İng.] = VITALITÉ[Fr.] = VITALITAS[Lat.] = DIE BELEBUNG, DIE BELEBHEIT, DIE LEBENDIGKEIT, DAS LEBENDIGSEIN[Alm.] = HË EMPSÜKHË[Yun.] = VITALITA[İt.] = VIDALIDAD[İsp.] = LEVENDIGHEID[Fel.] = LIVLIGHED[Dan.] = JIVAYO SUŞŞESTVO[Rus.]
- CARTIER ile JARTİYER
( Marka. İLE Çorapları dizin altında ya da üstünde tutmaya yarayan lastikli bağ. )
- JACKET[İng.] / CHEMISE[Fr.] ile/değil/yerine/= CEKET
- CEKET ile JAKETATAY[Fr.]
( ... İLE Resmi ziyaret ve davetlerde, erkeklerin giydikleri arkası yırtmaçlı, etekleri uzun ve ön köşeleri yuvarlak kesilmiş ceket. )
- ÇEKİRGE ile JAPON YAPRAK ÇEKİRGESİ
( Ayrıntılarını okuyabilmeniz için burayı tıklayınız... )
( ... cum RICANIA JAPONICA )
- JAW OIL[İng.] ile/değil/yerine/= ÇENE YAĞI
- ÇİN('Lİ) ile JAPONYA('LI)
( Çin-Tibet dil ailesindedir. İLE Ural-Altay dil ailesindedir.
[İkisinde de Kanji abece kullanılır.] )
( [saçları ve kaşları] Daha seyrek. İLE Daha yoğun. )
( [boy] Daha uzun. İLE Daha kısa. )
( [ten] Daha koyu, buğday. İLE Daha beyaz. )
- ÇİNCE ile JAPONCA
( SİNOLOG: Çince bilen/öğreten. )
- ÇOCUK GELİŞİMİ KURAMLARINDA:
ABRAHAM MASLOW ve/||/<> ERIK ERIKSON ve/||/<> JEAN PIAGET ve/||/<> LAWRENCE KOHLBERG ve/||/<> JOHN BOWLBY
( Gereksinimler sıradüzenine işaret etmiştir. VE/||/<> Bireylerin, sorunlarını çözme olanaklarının bulunduğuna işaret etmiştir. Gelişimin, sekiz aşaması olduğunu öne sürmüştür. Benlik güçlerinin, gelişimsel sorunların başarılı biçimde çözülmesiyle kazanıldığına işaret etmiştir. VE/||/<> Bilişsel gelişimin aşamalarını ortaya koymuş ve çocukların, belirli gelişimsel aşamalara özgü, beceri ve davranışlarının olduğunu, kavramlarla açıklamıştır. VE/||/<> Piaget'in önerdiği, bilişsel gelişim kavramları ile ahlâkî kavramların kazanımı arasındaki ilişkiyi araştırmıştır. VE/||/<> Çocuğun, duygusal ve davranışsal gelişimi ile ilgisi olduğu düşünülen, anneye bağlanmaya vurgu yapmış ve bağlanma kuramını ortaya atmıştır. )
- ÇORAP ile/ve/<> JARTİYER[Fr.]
( ... İLE/VE/<> Çorapları dizin altında ya da üstünde tutmaya yarayan lastikli bağ. )
- DALYA[İt. < TAGLIA] ile JÜBİLE[Fr. < İbr.]
( Bir şey sayılırken, birim olarak alınan sayıya gelince söylenilen uyarma sözü. İLE Eski Ahit'e göre, Yahudilerde, elli yılda bir Tanrı'ya ve dinlenmeye ayrılan yıl. | Katoliklerde, Roma'ya Hacc'a gidenlerin, kilisece günahlarının tam olarak bağışlandığı yıl. | Evliliğin ellinci yılında düzenlenen kutlama şenliği. | Bir meslekte uzun süre başarılı olarak çalışanlar için düzenlenen tören. )
- DANS ile JIG
( ... İLE İrlanda ve İskoçya'ya özgü, hareketli bir dans türü. )
- DENGE ile/ve/||/<> JİROSKOP/GYROSCOPE[İng.]
- DİAGONALİZATION ile/||/<> JORDAN FORM
( Diagonalization köşegen benzer, Jordan üst üçgen blok. )
( Formül: P⁻¹AP diagonal İLE Jordan blocks )
- DIFFUSED JUNCTION[İng.] / JONCTION DIFFUSÉE[Fr.] / GESTREUTE-VERBINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYONLU EKLEM
- [ne yazık ki]
DİKENLİ TELLER(/SİYE[N]Ç) ile/ve/||/<> JİLETLİ TELLER
( DİKENLİ TELLER
Madenlerden tel ekme tekniğini bulmakla yetinmeyen kişi, bu icadından çeşitli sanat ve sanayi
dalları yarattı. Kafes ve kümes telinden, gelin ve telgraf teline uzanan tel türlerinden biri de dikenli teldir. Kadayıf telinden çok devedikenine benzeyen dikenli tele "teldikeni" de
denebilirmiş ama, adı konmuş bir kere, değişmesi zor. Bozkırda sığır güden kovboylar için üretilen
dikenli tel, savaşlarda toplama kamplarında kullanılmış. Kimi ülkeler telin üretimini, kimi
ticaretini yasaklamış; ötekiler de tüketimi. Ülkemizde dikenli telle ilgili yasal kısıtlamalar
olup olmadığı kesin bilinmiyor. Ancak nerede "yasak" levhası varsa onun yakınında dikenli tel
örgü bulunması yabancı konuklarımızın hemen dikkatini çekiyor. Çünkü, yasak ya da tehlikeli
bölge simgesi olan dikenli telin tüketim düzeyi, ülkenin kültür düzeyi ile yapısal ve açısal
sorunlarını gösteriyor. Filtreli sigara ve Calcium(kuvvet) iğnesi türünden Frenk icatlarına
fazlaca düşkün olan milletlerin dikenli tel tüketme eğiliminin giderek yükseldiği saptanmış.
Yakın geleceğin üst düzey devlet yöneticiliğine aday olan sevgili evlatlarımıza karşı dikenli
telin saldırganca kullanıldığı da anlaşılmış. Üstelik, eskiçağlarda "dikendutu" olarak bilinen
böğürtlen çitleri yerine, günümüzde dikenli telörgüler kullanılması da çocuklarımızı hiç mutlu
etmiyormuş. Nüfusunun yüzde elli oranında şehirli, yüzde yetmiş oranında okuryazar olmasıyla
övünen Türkiye'deki dikenli tel tüketimi, plancılarla iktisatçıların tüylerini diken diken eden
bir artış hızına ulaşmış. Kesin olmayan ilk hesaplamalara göre yıllık yüzde yüzyirmisekiz
dolayındaki tüketim artışı, resmi enflasyon rakamlarını üçe katlayabilen tek tüketim kalemidir.
Bu denemede, dikenli telin şehir halkı ile topluma etkileri üzerinde durulmakta, güncelleşen
milli soruna medeni bir çözüm yolu aranmaktadır.
Dikenli telin güvenilir tarihçesi ne yazık ki hâlâ yazılmamış. Tüm bildiklerimiz, yabancı dillerdeki
ünlü ansiklopedilerden aktarılıyor. İlk üretim patenti 1874 yılında alınmış. Amerikalı mucit,
madeni tele diken takmanın teknik kolayını (aletini) bulmuş. Erkeksi görüntüsünü vurgulamak
için, bu yeni icada "sakallı tel" adı verilmiş. Çoğu sakallı olan yiğitlerimiz, Birinci Dünya
Savaşı sırasında Mısır'da tanıştıkları yeni silaha "dikenli tel" adını koymuşlar. Sakalın traş
çaresi var da dikeninki yok. Dikenli tel örgüler, o gün bugündür, düşmanlara, kaçakçılara,
hırsızlara, savaş esirlerine tutuklulara, gözaltına alınanlara karşı bir güvenlik önlemi (aracı)
olarak, inşaat şantiyelerinde, Hazine'den tahsisli resmi konutlarda, spor-eğitim ve turizm
tesislerinde, yasak ve hassas bölgelerde, saray, köşk, müze ve çocuk bahçelerinde kullanılıyor.
Kendi ülkelerinde dikenli teli belki hiç görmemiş olan kimi diplomatlar, bizdeki yaygın
kullanıma özenerek, Kançılarya ve Rezidansların bahçe duvarlarını dikenli tellerle takviye
etmeye başlamışlar. Bilinen çoğu örnek olaylar, dikenli tel çitlerin, aslında etkili olmadığını
ve sadece "yasak" anlamında kullanıldığını ortaya koyuyormuş.
Genellikle güvenilir kaynaklardan alınan derlenen doğrulanmamış bilgilere göre, 1890'da 2000 ton
olan dünya dikenli tel üretimi, 1930'da yaklaşık 200.000 tona, 1980'de 22.888.900 metrik tona
ulaşmış. Avrupa, Akdeniz ve İslam ülkeleri arasındaki tüketim hızı artışında Türkiye yıllardır
ilk sıraları koruyormuş. BM istatistikleri, sanayi ülkelerinde üretilen üstün nitelikli dikenli
tellerin daha çok gelişmekte olan ülkelerde tüketildiğini gösteriyormuş. Sivil amaçlı projelerde,
DT-7-ASA 9000 TSE standardına uygun (galvanizli çelikten yapılmış) piyasada "Kirpi" mal diye
bilinen ithal mallar ihracatında adı geçen ülkeler, dikenli tel kullanılmasını tümden yasaklamışlar.
Hatta, et ve süt paketleri üzerinde "Dikenli telsiz çiftliklerde üretilmiştir" damgası vuruluyormuş.
Afrika İnsan Hakları Derneği'nin 1986 tarihli araştırması da, dikenli telin hayvanlardan çok
yurttaşlara ve şehirlilere karşı kullanıldığı gerçeğini ortaya koymuş.
İlk "Dikenli Tel Yasası" 1894'te İngiltere'de yürürlüğe girmiş. Yasa, dikenli telin insana ve
hayvanlara zarar verecek biçimde kullanılmasını yasaklamış. Meskûn yerlerde ve yol kenarında kurulu
tel örgüler kaldırılmış, yasaya uymayan kişi ve kurumlara ağır cezalar kesilmiş. Yasa başarılı olmuş.
Medeni ülkelere sokulmayan dikenli teller, günümüzde artık medeniyet merkezi sayılan şehirlerde
görülüyor. "Gülü seven dikenine katlanır" sözü uyarınca, dikenl tel, en çok da, anıt ve sanat
yapıları, okullar, luna-parklar ile çocuk bahçelerinde "yasak" (girilmez/geçilmez/dokunulmaz)
anlamında kullanılıyor. Kime karşı, neden yasak? Malı mı koruduğu yoksa canı mı sakındığı?
belirsiz olan yasağın kendi, tehlikesinden büyük bir simge! "Dikkat Köpek Var!" ihbarı gibi,
"Dikkat Dikenli Tel" diye uyarmak gerekir hemşerileri.
Dikenli telden korunmak için neler yapılabilir? Telin dikenlerini traşlayan elektriklitraş makine
patenti 1974'te alınmışsa da, yapılan pazar araştırmaları sonunda, talep azlığı nedeniyle
üretime geçilememiş. Uluslararası Hayvanları Koruma Derneği'nin dergisine göre, en basit ve
ucuzundan bir tel makası ve iki kalifiye işçi ile yaklaşık 200.000 metrelik tel örgünün üç günde
kesilip kaldırılacağı; diken-traş makinelerine hiç ihtiyaç bulunmadığı anlaşılmış. Bu yüzden
diken traşlama makinesi yerine, çim-biçme makineleri alınması tavsiye ediliyor.
En kolay ve etkili çözümü Türk çocukları bulmuş. Dikenli telleri, birer yay teli gibi gerip
birbirine bağlayarak tel örgülerde 40-50 santimetrelik pencereler açmayı öğrenmişler. Çok büyük
değil ama geçmeye yetiyor. Gönüller şen olsun! Büyüklerce tasarlanan tel engellerin çocuklara
karşı etkili olmadığı görülüyor. Uzun sözün kısası, dikenli tel, öyle aşılmaz, geçilmez, sağlam
ya da dayanıklı bir engel değildir. Tırmalar, yaralar, belki sakatlar ama kararlı kişileri
durduramaz. Hele bizim mahalle çocuklarını asla!
Dikenli telle yıllardır içli-dışlı yaşamaya alışmış bir toplumdaki dikenli tel alışkanlığı nasıl
giderilebilir? Günlük yaşamımızın parçası olan tellerden vazgeçilebilir mi? Şili, Peru ve
Uruguay'daki ilk denemeler, yasağın karaborsaya yol açtığı ve milli standarda uymayan malların
piyasaya sürüldüğünü göstermiş. Halkın taklitlerden sakınması güçleşmiş. Ayrca, "Dikenli tel
kullanmak yasaktır" levhalarının dikenli telle çevrilmesi de -resmi tüketimin artmasına yol
açarken- muhalefet basınında çıkan karikatürlere konu olmuş.
Dikenli telin sakıncası yalnızca ele-göze batmasından, gelip geçen vatandaşların elbise ve eteklerini
yırtmasından, her ay yüzler ve binlerce çocuğa yok yere tetanoz serumu yapılmasından ibaret
değildir. Asıl üzerinde durulması gereken sorun, dikenli telin gelişigüzel kullanımından doğan duygusal
tepki ve manevi yıkıntılardır. AT ülkeleri, Belediyeler Biriği Genel Kurulu, dikenli telle korunmuş
kent mekânlarının, hemşeriye hakaret, çocuklara saldırı, milli onura saygısızlık, kamu yararına
"muzır" olduğuna karar vermiş.
Güney Amerika'da 1985'te yapılan bir kamuoyu yoklamasına göre, dikenli telli şehirlerde yetişen
çocukların, küçüklerini sevmediği, büyüklerini saymadığı, vatandaşlık görevlerini yerine getirmediği
görülmüş.* Yakın Doğu'nun Sincan özerk yöresinde at koşturan soydaşlarımızla geçen yaz yapılan
bilimsel söyleşide, Uygurlar'ın dikenli tel örgüleri hiç bilmedikleri anlaşılmış. New York
Belediyesi de, Batı Yakası'nın Öyküsü filminden sonra okul bahçeleri çevresindeki tel
örgüleri tümden kaldırmaya karar vermiş. Çünkü bu okullarda yetişmiş çocukların 2-3 katlı
binalara merdivensiz tırmandıkları görülmüş.
Dikenli telden yapılmış en ünlü engel, Birinci Savaş'ta Avusturya (Alp) Cephesi'nde savaşan ve
zafer kazanan İtalyan piyadelerinin "Konçertino" (Küçük Konçerto) adını verdikleri
istihkam (savaş) aracıdır. Akordiyon körüğü gibi açılıp kapanabilen, rüzgarlı kış gecelerinde,
memleket ezgilerini anımsatan özlem dolu sesler çıkaran dikenli kangallar bir dönem Napoliten
serenadlar kadar ün kazanmış. İtalyan savaşçılarn kara mizahı, medeniyet yolunda ilerleyen
insanlık onuru için görkemli bir esin kaynağı olabilir mi? diye düşünüyorum.
Fantastik çözüm yolları geliyor insanın aklına. Önce, dikenli tel örgülerin önünde ya da
arkasına yerleştirilecek sanayi tipi, kuvvetli hava üfüren vantilatörlerle, dikenli tellerin
müzik yapma gücü kanıtlanabilir ve amatör müzikseverlerin bu telleri dev akordiyonlar gibi
çalması sağlanabilir. İkinci ve daha etkili çözüm yolu olarak şehir merkezi (Centrum) çevresinden
sökülecek dikenli tellerden yapılacak Santurlar, Belediye konservatuvar öğrencilerine parasız
dağıtılabilir. Hele bir düşünün, değerli dostlarım: "Konser ya da Konçerto alanı: Giriş Serbesttir!
Alışageldiğimiz, dikenli yasaklar yerine kulağa ne kadar hoş geliyor, değil mi?
Yasaklar konusunu işleyip de, dikenli tel örgülere yer vermeyen kimi usta sanatçılarımıza buradan
kişisel bir çağrıda bulunmak istiyorum. Yaşar Kemal gibi yazarlar, dikenli tel yasaklarına karşı
bir kampanya açabilir. Kampanyanın koordinatörlüğünü belirlemek üzere uluslararası yarışmalar
da düzenlenebilir. Belediye Başkanlığı, İl Eğitim Müdürlüğü ile İlçe Zabıta Amirliği'nin açılacak
yarışmaya danışman olarak katılması sağlanabilir. En çok (kilo ya da kilometre) dikenli teli en
kısa zamanda söküp kaldıran yerel örgüte, çocuk ve yaşlı hemşerilerden kurulu yarışma jürisi
tarafından Büyük Belde Belediyeler Birliği (BBBB)'nin Başarı Beratı (BB) verilebilir. Yarışmayı
kazanan örgüt bandosu ile Konservatuvar Santur Heyeti'nin şehir merkezinde konserler vermesi de
düşünülebilir. Tanıtma Vakıflarımız, yeni spor dalının, Akdeniz ve Balkan Oyunları ile Olimpiyat
programına alınması için harekete geçirilebilir. Uluslararası yarışmalardaki ulusal başarılara
yıllardır özlem duyan ülkemiz, bir yandan altın madalyaları toplarken, barışcı çabalarındaki
başarısından dolayı Nobel'e aday da olabilir. Belki hayal denecek ama dikenli tel örgülerimizin
kaldırılabileceğini ve şehir merkezlerinin dikensiz, toplu-taşıma raylar ile örülebileceğini
sanıyorum. Dikensiz şehir merkezlerinde yetişen kuşakların güllere karşı daha duyarlı ve saygılı
olacaklarını da hayal ediyorum.
Dikenli tel, ekili tarlaları, başıboş sürülere karşı başarıyla korumuştur. Endüstrileşen ülkelerde
bostana giren danalar tasarım önlemleriyle durduruldu. Zamana ayak uyduramayan ve geri kalmış
ülkelerde, şehirlerin konut, eğitim, sağlık, üretim, ulaşım, dinlenme ve savunma bölgeleri
birbirine karışınca, tel örgülü yasaklar kaçınılmaz olmuş. Çağdaş Belediyeler, savaşı anımsatan
yasakları yaşatmak yerine dikensiz mekanlar yaratmak yolunu seçti. Kent bölgeleri yasalarla
belirlenince dikenli tel yasaklara gerek kalmamış. Parklarda, hipodromda, Hisarda, stadyumda,
okulda ve otoyoldaki dikenli "yasak"ların yerini biz de deneyebiliriz. Halk dilinde "köşeyi
dönmek" başarmak anlamına gelir. Oysa Hemşeri, köşeleri değil kestirmelerin dikkenarlardan
yaklaşık, üçte-bir oranında daha kısa ve kârlı olduğunu keşfetmiştir. Dikdörtgen prizmanın
köşegenleri yaya trafiğe açılınca, köşeleri bekleyen dikenler işlevsiz kalır. Böylece, uygar
davranışa duyarlı şehir tasarımı, dikenli telin kullanma gerekçesini ortadan kaldırır. Dikenli
tele çözüm bulan Belediye (Başkanı), "Gidemediğin yer senin değildir." sözüyle ünlü Sivas Valisi
Halil Rıfat Paşa gibi, tarihe geçebilir. Gidilen her yer belediyenin, vatandaşın malı olur,
vatan olur. Bu öneri de, kuşkusuz, biraz hayal-kurgudur ama gerçek-üstü kuruntu değildir.
Vatandaşımıza, "Girebildiğin her yer senindir. Bu vatan senindir" diyebilmeliyiz.
* Manuel Scorza, Dikenli Tel adlı belgesel romanında (Türkçesi 1975), dikenli teli bir
silah gibi kullanan sömürgecilere yenik düşen ve tüm otlaklarını yitiren Peru'lu köylülerin
öyküsünü anlatır. Köyün rahibi, dikenli tel örgüyü "Şeytanla top oynayan kişinin işine",
Yerli-köylülerse, "Tanrı'nın Gazabına" benzetmişler, Tanrı'ya yalvarmışlarsa da sonuç hiç
değişmemiş!
Sayın Bozkurt Güvenç'in, İnsan ve Kültür adlı kitabından... )
(
)
- AKADEMİK YIL:
DÜNYADA ile JAPONYA'DA
( Eylül-Ekim aylarında başlar. İLE 01 Nisan'da başlar. )
- DUODENUM ile/ve JEJUNUM ile/ve ILEUM
( İnce bağırsakların ilk bölümü.[12 parmak bağırsağı.] İLE/VE İnce bağırsağın duodenum ile ileum arasındaki bölümü. İLE/VE İnce bağırsakların son bölümü.[Jujenum ile çekum arasında uzanır ve ince bağırsakların 3/5'ini oluşturur.] )
- ARTICULATION, JUNCTION[İng.] / JONCTION, JOINTURE[Fr.] / ANSCHLUSS, GELENKVERBINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EKLEM, BİRLEŞME YERİ
- JUNCTION DETECTOR[İng.] / DÉTECTEUR À JONCTION[Fr.] / ANSCHLUSSDETEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= EKLEM DEDEKTÖRÜ
- JUNCTION DIODE[İng.] / DIODE À JONCTION[Fr.] ile/değil/yerine/= EKLEM DİYOTU
- JUNCTION POLE[İng.] / PÔLE DE JONCTION[Fr.] / GELENKVERBINDUNGSPOL[Alm.] ile/değil/yerine/= EKLEM KUTUP/KUTBU
- JUNCTION TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR À JONCTION[Fr.] / SPERRSCHICHTTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= EKLEM TRANSİSTÖRÜ
- EN BÜYÜK KUŞ HEYKELİ : JUDAYUPARA
( 61 m.[200 fit] uzunluğunda, 46 m.[150 fit] genişliğinde, 21 m.[70 fit] yüksekliğindedir ve 15.000 metrekarelik bir alanı kaplar. )
(
)
- ERGUVAN ile/||/<> JAKARANDA/MAVİ JAKARANDA/SİYAH POUİ/EĞRELTİ AĞACI
( Baklagiller ailesinden, on metreye kadar boylanabilen, tek gövdeli, yaprak döken, çalı görünümünde bir ağaççık. İLE/||/<> Güney-Orta Güney Amerika'ya özgü, çekici ve uzun ömürlü, soluk çivit çiçekleri nedeniyle başka yerlerde yaygın olarak ekilen alt tropikal bir ağaç. )
(
ile
)
( CERCIS SILIQUASTRUM cum JACARANDA MIMOSIFOLIA )
- ETEK ile/ve/<> JÜPON[Fr.]
( ... İLE/VE/<> Giysi altına giyilen etek. )
- EVET = YES[İng.] = OUI[Fr.] = JA[Alm.] = SI[İt.] = SÍ[İsp.]
- FARE ile JERBOA
- FRANZ ANTON MESMER ve/||/<> JOSEF BREUER ve/||/<> PHILIP PINEL ve/||/<> JEAN MARTIN CHARCOT
- JAUGE GAMMA[Fr.] / GAMMA-DICKENMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= GAMA KALINLIK ÖLÇERİ
- GART ile JARTİYER
( GART vs. GARTER )
( گارت ile بند زدن )
( GART ile BAND ZADAN )
- GENERAL ABDUL MALEK ile GENERAL ABDUL RAŞİD DUSTAM ile GENERAL ABDÜLKERİM ile GENERAL MÜŞERREF ile GENEL MOTORLAR ile ÜRETİLEBİLİR ile GENEL ile GENERAL NAZAR HAZARCI ile GENEL KABUL ile GENEL KURUL ile GENELKURMAY ile GENEL GREV ile GENELCİLİK ile GENELLİK ile GENELLEME ile GENELLEŞTİRMEK ile GENEL OLARAK ile GENERALLİK ile NESİL ile NESİLDEN NESİLE ile ÜRETKEN ile JENERATÖR ile CÖMERT
( GENERAL ABDUL MALEK vs. GENERAL ABDUL RASHID DUSTAM vs. GENERAL ABDUL KARIM vs. GENERAL MOSHARRAF vs. GENERAL MOTORS vs. GENERABLE vs. GENERAL vs. GENERAL NAZAR KHAZARJI vs. GENERAL ACCEPTATION vs. GENERAL ASSEMBLY vs. GENERAL STAFF vs. GENERAL STRIKE vs. GENERALISM vs. GENERALITY vs. GENERALIZATION vs. GENERALIZE vs. GENERALLY vs. GENERALSHIP vs. GENERATION vs. GENERATION AFTER GENERATION vs. GENERATIVE vs. GENERATOR vs. GENEROUS )
( زايش پذير ile جنرال ile ژنرال ile کلي ile عمومي ile عام ile ژنرال عبدالکريم ile ژنرال عبدالملک ile ژنرال عبد الرشيد دوستم ile اطلاق ile مجمع عمومي ile ژنرال مشرف ile جنرال موتورز ile جنرال نزار خزرجي ile ارکان حرب ile اعتصاب عمومي ile ژنراليسيم ile عموميت ile اصل کلي ile نکته کلي ile تعميم ile تعميم دادن ile تعميم کردن ile عمومي کردن ile کليت بخشيدن ile عموميت دادن ile عموما ile بطور اعم ile معمولا ile روي هم رفته ile سرتيپي ile سرلشکري ile علم لشکرکشي ile نسل ile ذريه ile توليد ile زاد ile پشت در پشت ile توليدي ile نسلي ile مولد ile لوطي ile نبيل ile کريم ile بي دريغ ile نظر بلند ile باسخاوت ile سخاوتمند ile حاتم ile راددست ile بزرگ منش ile با مروت ile عطابخش ile نيکمرد ile کرام ile صاحب کرم ile راد دست ile وهلب ile سخي )
( ZAYSH PAZYR ile JONARAL ile ZHNERAL ile KELY ile AMOMY ile عام ile ZHNERAL ABDOLKARYM ile ZHNERAL ABDOLMOLK ile ZHNERAL ABD ELERESHYD DOSTAM ile ETLAGH ile MAJMA AMOMY ile ZHNERAL MOSHARF ile جنرال موتورز ile JONARAL NEZAR KHZARJY ile ARKAN HARB ile ETESAB AMOMY ile ZHNERALYSYM ile AMOMYT ile ESL KELY ile NEKTEH KELY ile TAMYM ile TAMYM DADAN ile TAMYM KARDAN ile AMOMY KARDAN ile KELYT BAKHSHYDAN ile AMOMYT DADAN ile AMOMA ile BETOR AM ile MAMOLA ile ROY NPAM RAFTEH ile سرتيپي ile SARLASHKARY ile ALAM LASHKARKESHY ile NESEL ile ZARYYEH ile TOLYD ile ZAD ile POSHT DAR POSHT ile TOLYDY ile NESELY ile MOLD ile لوطي ile نبيل ile KARYM ile BEY DARYGH ile NAZAR BALAND ile BASOKHAVAT ile SOKHAVATMAND ile HATAM ile RADDAST ile BOZORG MONASH ile BA MOROT ile عطابخش ile نيکمرد ile کرام ile SAHEB KARAM ile RAD DAST ile وهلب ile سخي )
- GEOLOGIC TIME SCALE[İng.] değil/yerine/= JEOLOJİK ZAMAN CETVELİ
( Dünya'nın başlangıcından günümüze kadar olan zamanları çeşitli olaylara bağlı olarak bölen ve sınıflandıran çizelgedir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- GEOMAGNETIC POLARITY TIME SCALE[İng.] değil/yerine/= JEOMANYETİK POLARİTE ZAMAN ÖLÇEĞİ
( Dünya'nın manyetik polaritesinin terslenme olaylarının kaydıdır. Bu ölçek, kayaların yaşını belirlemeye yardımcı olur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- GEOPHYSICS[İng.] değil/yerine/= JEOFİZİK
( Jeofizik, fizik, matematik ve jeolojiyi birleştirerek, yeryüzünde meydana gelen fiziksel süreçleri ve olayları inceleyen bilim dalıdır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- JOHN LOCKE ile/ve/||/<>/> GEORGE BERKELEY
( 29 Ağustos 1632 - 28 Ekim 1704 İLE/VE/||/<>/> 12 Mart 1685 - 14 Ocak 1753 )
- GERARDUS MERCATOR ve/||/<> JODOCUS HONDIUS
( 1512 - 1594 ve/||/<> 1563 - 1612 )
- GERGEDAN ile JAVA GERGEDANI
( ... vs. RHINOCEROS SONDAICUS )
- GERİLİM[İng. VOLTAGE] ile/||/<> ELEKTRİKSEL GÜÇ[İng. ELECTRIC POWER] ile/||/<> ELEKTROSİT[İng. ELECTROCYTE] ile/||/<> GİRAZ ile/||/<> JOULE ile/||/<> POTANSİYEL ENERJİ[İng. POTENTIAL ENERGY] ile/||/<> VOLT
( Bir elektrik devresinde iki nokta arasındaki elektriksel potansiyel fark. Bir iletken boyunca yük taşıyan elektriksel enerjinin, birim yük başına düşen iş miktarını ifade eder. Gerilim, elektriksel alanın bir sonucu olarak, pozitif ve negatif yükler arasındaki potansiyel enerji farkını gösterir. Birimi volt (V) olup, bu birim uluslararası birim sisteminde (SI) enerji birimi olan joule'ün coulomb başına düşen değeri olarak tanımlanır (1 V = 1 J/C). Elektriksel devrelerde gerilim, devre elemanlarının enerji transferini ve akımın yönünü belirleyen temel parametrelerden biri. @@ Akım şiddeti ile gerilimin çarpımına eşit olan ve elektrik enerjisinin ısı, ışık, mekanik, ses gibi başka enerji biçimlerine dönüşümünü belirten fiziksel büyüklük. Elektriksel gücün SI birimi Watt'tır. @@ Elektrikli balıklarda, her biri düşük gerilim üreten çok sayıdaki elektrik sağlayan elementlerden oluşan elektrik organında bulunan kas ya da sinir gözesi. 5.000 kadar elektrosit, 500 wattlık elektrik üretebilir. Volt bazında ise her bir gözenin 0.5 ila 1.5 volt arası elektrik potansiyeli yarattığı bilinmekte. @@ DNA replikasyonu sırasında süper burulmanın sebep olduğu moleküler gerilimi düşürmek için görev yapan bakterisel DNA topoizomerazlardan bir tanesidir. DNA giraz üretilir, kapatılır ve çift sarmal kırılır. @@ Uluslararası Birimler Sistemi'nde (SI) iş ve enerjinin birimi olup 1 ohm'luk dirençten geçen 1 amperlik akımın 1 saniyede tükettiği enerjiye eş değer ısı miktarı ya da 1 Newton'lık kuvvetin bir cismi kendi doğrultusunda 1 metre ötelemesi ile yaptığı iştir. @@ Potansiyel enerji, bir cismin ya da sistemin konumundan ötürü sahip olduğu enerji türüdür. Yani bir cisim hareket etmediği halde sadece konumundan ötürü iş yapabiliyorsa bu cismin potansiyel enerjisi vardır diyebiliriz. Örneğin barajlarda biriken su, yükseğe kaldırılan cisim, sıkıştırılan yay ve elektrik yükleri potansiyel enerjiye sahiptir. Ayrıca potansiyel enerji, cisimlerde pek çok biçimde depolanabilir. Mesela bir yayı sıkıştırdığımızda yayda esneklik potansiyel enerjisi birikir, yayı serbest bıraktığımızda ise bu potansiyel enerji kinetik enerjiye dönüşecektir. Yine aynı biçimde elektriksel yüke sahip parçacıklar elektrik alan içerisindeki konumlarına bağlı olarak elektriksel potansiyel enerjiye sahiptir. Potansiyel enerjinin SI birimi Joule'dür. Ayrıca potansiyel enerji U ya da Ep ile gösterilir. @@ Uluslararası Birimler Sistemi'nde (SI) potansiyel farkın (gerilimin) birimidir. Volt, aynı zamanda elektromotor kuvvetin de birimidir. Gerilimin birimi olan volt, adını İtalyan fizikçi Alessandro Volta'dan almaktadır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- GESTURE :/yerine JEST
- GNANA ile/||/<> JNANA ile/||/<> PRAJNA
( Bilgi. Özellikle, meditasyon yoluyla edinilen yüksek manevi bilgi. @@ Saf bilinç. @@ En yüksek bilgelik, aşkın bilgelik. )
- GÖBEKLİTEPE ve/||/<>/>/< JERF AL AHMAR
( Tapınak. VE/||/<>/>/< Yerleşim alanı/merkezi. )
- GÜVERCİN ile JAMBU
( ... ile
)
- GYNOPHOBIA[İng.] değil/yerine/= Jİ̇NOFOBİ̇
( Kadınlara duyulan aşırı korku olarak bilinen, Yunancada "kadın" anlamına gelen γυνή ("gunē") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HAK = RIGHT[İng.] = DROIT[Fr.] = RECHT[Alm.] = JUS[Lat.]
- HEINZ KOHUT ile/ve/||/<> JAMES F. MASTERSON
- INDIAN YELLOW[İng.] / JAUNE DE COBALT, JOUNE DES INDES[Fr.] ile/değil/yerine/= HİNT SARISI
- [ne yazık ki]
İHLÂL ile/ve/||/<> JUS COGENS İHLÂLLERİ
- IHLAMUR ile JÜT[Bengal dilinden]
( ... İLE Ihlamurgillerden, Hindistan ve Bengaldeş'te yetişen, ip ve çuval yapımında kullanılan, liflerinden yararlanılan bir bitki. | Bu bitkinin liflerinden yapılan dokuma. )
( ... cum CORCHORUS CAPSULARIS )
- İNFRA- ile İNTRO- ile İZO- [EŞ İZOKORİ] ile JUKSTA-
( Alt, altında, -ötesi. İLE İç, içine. İLE Eş büyüklük [gözbebeği]. İLE Bitişik. )
- İNSAN GELİŞİMİ KURAMCILARINDA:
MARGARET MAHLER ile/ve/||/<> JOHN BOWLBY ile/ve/||/<> SIGMUND FREUD ile/ve/||/<> ERIK ERIKSON ile/ve/||/<> JEAN PIAGET ile/ve/||/<> DANIEL STERN
- IODATE[İng.] / JODAT[Alm.] ile/değil/yerine/= İYODAT
- IODIC ACID[İng.] / ACIDE IODIQUE[Fr.] / JODSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYODİK ASİT
- IODOFORM[İng.] / IODOFORME[Fr.] / JODOFORM[Alm.] ile/değil/yerine/= İYODOFORM
- IODOMETRY[İng.] / JODOMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYODOMETRİ
- IODOSOBENZENE[İng.] / JODOSOBENZOL[Alm.] ile/değil/yerine/= İYODOZOBENZEN
- IODIDE[İng.] / JODID[Alm.] ile/değil/yerine/= İYODÜR
- IONIZATION GAUGE[İng.] / JAUGE D'IONISATION[Fr.] / IONISIERUNGSMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONLAŞMA ÖLÇEĞİ/ÖLÇERİ
- IONONE[İng.] / IONONE[Fr.] / JONON[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONON
- IODINE-131[İng.] / JOD-131[Alm.] ile/değil/yerine/= İYOT-131
- IODINE TEST[İng.] / JODPROBE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYOT DENEYİ
- IODINE PENTOXIDE[İng.] / JOD PENTAOXIDE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYOT PENTAOKSİT
- IODINE NUMBER[İng.] / INDICE D'IODE[Fr.] / JODZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= İYOT SAYISI
- IODINE[İng.] / IODE[Fr.] / JOD[Alm.] ile/değil/yerine/= İYOT
- J-J COUPLING[İng.] / COUPLAGE J-J[Fr.] ile/değil/yerine/= J-J EŞLEMESİ
- PARTICULE J[Fr.] / J-TEILCHEN/J-PARTIKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= J PARÇACIĞI
- JABORADINE[İng.] / JABORADIN[Alm.] ile/değil/yerine/= JABORADİN
- JABORANDI OIL[İng.] / EXTRAPOLIEREN[Alm.] ile/değil/yerine/= JABORANDİ YAĞI
- JABORINE[İng.] / JABORINE[Fr.] / JABORINE[Alm.] ile/değil/yerine/= JABORİN
- JABOTY FAT[İng.] ile/değil/yerine/= JABOTİ YAĞI
- JACK NOCHOLSON ile JACK STRAW ile JACKSON ile KRİKO ile KUTUDAKİ JACK ile HER İŞİN USTASI ile ÇAKAL ile JACKSTAY
( JACK NOCHOLSON vs. JACK STRAW vs. JACKSON vs. JACK vs. JACK IN THE BOX vs. JACK OF ALL TRADES vs. JACKAL vs. JACKSTAY )
( جک زدن ile جک ile علي ورجه ile جک نيکولسن ile هر کاره ile جک استراو ile شغال ile جکسون ile بند تير )
( JAK ZADAN ile JAK ile ALY VARJEH ile جک نيکولسن ile NPAR KAREH ile JAK ESTERAV ile SHGHAL ile JAKSON ile BAND TYR )
- JACKET :/yerine CEKET
- JACOBI METHOD[İng.] / MÉTHODE DE JACOBI[Fr.] / JACOBI-METHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= JACOBİ YÖNTEMİ
- JACOBİAN ile/||/<> HESSİAN
( Jacobian J birinci türev matrisi İLE Hessian H ikinci türev. )
( Formül: First derivative matrix İLE second )
- JACOBSON ORGANI[İng. JACOBSON ORGAN] ile/||/<> FEROMON[İng. PHEROMONE]
( Bazı omurgalılarda damaga bağlı olarak gelişen koku organıdır. Feromonların algılanmasında rolü olduğu düşünülmektedir. İnsanda körelmiş bir yapı olarak bulunmaktadır. @@ Aynı türün bireyleri arasında haberleşmeyi ve tür içi bireylerin birbirlerini tanımalarını sağlayan kimyasal madde.İnsanda, eşey organlarından salınan feromonlar, eşey organlarının kendine has kokularını kazandırırlar. Bu koku, modern toplumda itici bir unsur olarak görülse de, esasında cinsel dürtüleri arttırıcı niteliktedir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- JACQUES ile JACQUES CHİRAC ile JAKARLI
( JACQUES vs. JACQUES CHIRAC vs. JACQUERIE )
( دهاتيان ile ژاک ile ژاک شيراک )
( DEHATYAN ile JAK ile JAK SHYRAK )
- JADE ile/||/<> JADEİT
( Yeşil, beyaz, sarı, kahverengi ve siyah renklerde olabilir. İLE/||/<> Genellikle daha parlak ve serttir. )
- JADE ile/||/<> NEFRİT/NEPHRİTE
( Yeşil, beyaz, sarı, kahverengi ve siyah renklerde olabilir. İLE/||/<> Genellikle yeşil renkte olup daha yumuşak bir yapıya sahiptir. )
- JADEİT ile/||/<> KUNZİT
( Genellikle daha parlak ve serttir. İLE/||/<> Pembe ila mor renkte bir spoddumen. )
- JADEİT ile/||/<> NEFRİT/NEPHRİTE
( Genellikle daha parlak ve serttir. İLE/||/<> Daha yumuşak ve yaygın bir yeşim türü. )
- JADEİT ile/||/<> SERPANTİN
( Genellikle daha parlak ve serttir. İLE/||/<> Yeşil tonlarında ve genellikle benekli bir mineral. )
- JAEGER METHOD[İng.] / MÉTHODE DE JAEGER[Fr.] / JAEGERSCHES VERFAHREN[Alm.] ile/değil/yerine/= JAEGER YÖNTEMİ
- JAGRAT-SUSHUPTI -ile
( Uyanık uyku. )
- JAGUAR[Amerika Yerlilerinin dilinden] ile LEOPAR
( İri benekli. İLE Benekli. )
( Orta ve Güney Amerika'da yaşar. İLE ... )
( Çok seyrek rastlanan beyaz panterler, albino leopar ya da jaguarlardır. )
( Amerika'nın, en büyük etçilidir. İLE ... )
( Çenesi, en güçlü etçildir. İLE ... )
( Jaguar ile Leopar arasındaki FaRkLaR...
- Gövde büyüklüğü ve ağırlığı
Daha ağır ve daha kaslıdır. Yetişkin erkekler, 80 - 120 kg. ağırlığındadır. Bazıları 150 kg.'ı aşmaktadır. İLE Daha hafiftir. Genellikle 30 - 70 kg. ağırlığındadır, nadiren 90 kg.'a ulaşır.
- Yapı
Güç için tasarlanmış, kompakt, kalın bir gövdeye ve geniş bir göğse sahiptir. İLE Daha uzun, daha ince ve hız ve tırmanmak üzere gelişmiştir.
- Isırma gücü
Büyük kediler arasında gövde büyüklüğüne göre en güçlü ısırığa sahiptir ve kafatasını ve kaplumbağa kabuklarını ezebilir. İLE Boğazdan boğmaya güvenir.
- Kafatası ve çeneler
Kafatası kısa ve geniştir ve devasa çene kaslarına sahiptir. İLE Kafatası daha dar ve daha hafiftir.
- Benek deseni
Benekleri daha büyüktür ve genellikle ortasında siyah bir nokta bulunur. İLE Benekleri daha küçük ve içi boştur.
- Avlanma Tarzı
Genellikle doğrudan kafatası ısırığıyla öldürür. İLE Pusu kurar, boğar ve avını ağaçlara sürükler.
- Yüzme Yeteneği
Mükemmel bir yüzücüdür ve suda avlanır. İLE Yüzebilir ancak genellikle sudan kaçınır.
- Coğrafi Dağılım
Yalnızca Amerika kıtasında yaşar. İLE Afrika ve Asya'nın bazı bölgelerinde bulunur.
------------
JAGUAR vs. LEOPARD
- Body size and weight
Jaguar is heavier and more muscular. Adult males weigh 80–120 kg, with some exceeding 150 kg. Leopards are lighter, usually 30–70 kg, rarely reaching 90 kg.
- Build
Jaguar has a compact, thick body and broad chest built for power. Leopard is longer, leaner, and optimized for speed and climbing.
- Bite force
Jaguar has the strongest bite relative to body size among big cats, capable of crushing skulls and turtle shells. Leopard relies on throat suffocation.
- Skull and jaws
Jaguar’s skull is short and wide with massive jaw muscles. Leopard’s skull is narrower and lighter.
- Rosette pattern
Jaguar rosettes are larger and often have a central black dot. Leopard rosettes are smaller and hollow.
- Hunting style
Jaguar often kills with a direct skull bite. Leopard ambushes, suffocates, and drags prey into trees.
- Swimming ability
Jaguar is an excellent swimmer and hunts in water. Leopard can swim but usually avoids it.
- Geographic range
Jaguar lives only in the Americas. Leopard ranges across Africa and parts of Asia.
)
(
)
( JAGUAR vs. LEOPARD )
( FELIS/PANTHERA ONCA cum PANTHERA PARDUS )
- JAHN-TELLER ile/||/<> KRİSTAL ALAN
( Jahn-Teller dejenerasyon distorsiyonu İLE kristal alan normal yarılma. )
( Formül: eg dejenere )
- JAIL :/yerine HAPİSHANE
- JAİNİST(/CAYN) ile ADEMÎ
- CAYNACILIK(JAİNİZM) ile HİNDUİZM
( Mahavira[Büyük Kurtarıcı] adıyla tanınan, Vardhamana[M.Ö. 540-470]'nın kurucusu olduğu Caynacılık/Jainizm Dini.
Jina: Muzaffer. Doğum-ölüm-yeniden doğum döngüsüne galip gelen anlamında, "Nirvana'ya ulaşan kişi" anlamındadır. (Mahavira[: Büyük kahraman.])
[Üç incisi, "doğru iman", "doğru bilgi" ve "doğru davranış"tır.] )
- JAİNİZM'DE:
SHVETEMBER ile/ve DIGAMBER
- JAKAR ile JAKARLI
- JAKETATAY ile JAKETATAYLI
- JAKOBEN ile JAKOBENİZM
- JACOBINE[İng.] / JACOBIN[Fr.] ile/değil/yerine/= JAKOBİN
- JACONECIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= JAKONESİK ASİT
- JACUTINGA[İng.] ile/değil/yerine/= JAKUTİNGA
- JAKUZİ ile JAKUZİLİ ile JAKUZİSİZ
- JALAP[İng.] / JALAP[Fr.] / JALAP[Alm.] ile/değil/yerine/= JALAP
- JALAPIC ACID[İng.] / JALAPINSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= JALAPİK ASİT
- JALAPIN[İng.] / SCAMMONIN[Alm.] ile/değil/yerine/= JALAPİN
- JALAPINOLLIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= JALAPİNOLİK ASİT
- JALAPOID[İng.] ile/değil/yerine/= JALAPOİD
- JALE ve ŞUKÛFE ve/||/<>/> PERVANE
( Baba. VE Anne. VE/||/<>/> Çocuk. )
- JALUZİ ile JAKUZİ
- JALUZİ ile JALUZİLİ ile JALUZİSİZ
- JAMAIS VU[Fr./İng.] değil/yerine/= ASLA GÖRMEDİM SANISI
- JAMBON ile JAMBON YUMRUKLU ile JAMBON TESLİM EDİLDİ ile ÇEKİÇ ile ÇEKİÇ SAPI
( HAM vs. HAM FISTED vs. HAM HANDED vs. HAMMER vs. HAMMER HANDLE )
( ران خوک ile ژامبون ile گوشت ران ile سنگين دست ile ضربت زدن ile چکش زدن ile سخت کوشيدن ile چکش ile پتک ile پتک زدن ile با چکش زدن ile دسته چکش )
( RAN KHOK ile ZHAMBON ile GUSHT RAN ile SANGYNE DAST ile ZARBAT ZADAN ile CHKESH ZADAN ile SOKHT KOOSHYDAN ile CHKESH ile PETAK ile PETAK ZADAN ile BA CHKESH ZADAN ile DASTEH CHKESH )
- JAMBOSINE[İng.] / JAMBOSIN[Alm.] ile/değil/yerine/= JAMBOSİN
- JAMBOO[İng.] / JAMBUL[İng.] / JAMBOO[Alm.] ile/değil/yerine/= JAMBUL
- JAMES TEA[İng.] ile/değil/yerine/= JAMES ÇAYI
- JAMES COOK'UN:
I. YOLCULUĞU ile/ve/||/<>/> II. YOLCULUĞU ile/ve/||/<>/> III. YOLCULUĞU)
( Ağustos 1768 - Temmuz 1771 ile/ve/||/<>/> 1772 - 1775 ile/ve/||/<>/> 1776 - 1780 )
( )
- JAMES JOULE
( 1818 )
- JAMES POWDER[İng.] ile/değil/yerine/= JAMES TOZU
- JAMES WEBB UZAY TELESKOBU ile/||/<> HUBBLE UZAY TELESKOBU
( James Webb kızılötesi gözlem İLE Hubble görünür ışık ve morötesi gözlemler yapar. James Webb 6,5 metre ayna İLE Hubble 2,4 metre aynadır. James Webb daha erken evren İLE daha uzak galaksileri görebilir. James Webb 2021'de İLE Hubble 1990'da fırlatıldı. )
( John Mather tarafından 2021 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1946-) (Ülke: ABD) (Alan: Astrofizik, Kozmoloji) (Önemli katkıları: Kozmik mikrodalga arka plan ışıması ölçümleri, COBE ve James Webb projesi, Nobel Ödülü (2006)) )
- JAMESONITE[İng.] / JAMÉSONITE[Fr.] / JAMESONIT, QUERSPIESSGLANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= JAMESONİT
- JAMIN REFRACTOMETER[İng.] / RÉFRACTOMÈTRE DE JAMIN[Fr.] / JAMIN-REFRAKTOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= JAMİN KIRILMAÖLÇERİ
- JANDARMA ÖZEL HAREKAT(JÖH) ile/ve/||/<> POLİS ÖZEL HAREKAT(PÖH)
- JANDARMA[İt. < GENDARME] ile KARABİNYER[İt. < CARABINIER]
( Yurt içinde genel güvenliği ve kamu düzenini korumakla görevli, yasa ve nizamların koyduğu hükümlerin yürütülmesini ve bunlara dayanan hükûmet emirlerinin yerine getirilmesini sağlayan silahlı askerî kuvvet. | Bu kuvvette görevli olan. | Açıkgöz. İLE İtalyan jandarması. )
- JANDARMA değil/yerine/= SÜERKOL
- JANDARMA/LIK ile JANDARMA KARAKOLU
- JANJAN ile JANJANLI
- JANR[Fr. < GENRE] değil/yerine/= TARZ, TÜR
- JANSKY NOISE[İng.] / BRUIT DE JANSKY[Fr.] / JANSKY-RAUSCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= JANSKY GÜRÜLTÜSÜ
- JANT[Lat.]/İSPİT[Yun.] değil/yerine/= KURÇ
- JANUS PARÇACIK ile/||/<> UNİFORM PARÇACIK
( Janus iki farklı yüz, uniform homojen. )
( Formül: Asimetrik İLE simetrik )
- JAPANICINE[İng.] ile/değil/yerine/= JAPAKONİN
- JAPANONITE[İng.] / JAPANOKINITIN[Alm.] ile/değil/yerine/= JAPAKONİTİN
- JAPANESE :/yerine JAPON
- JAPANESE ACID[İng.] / JAPANSAURE[Alm.] ile/değil/yerine/= JAPANİK ASİT
- JAPON BAHÇESİ :
( Baltalimanı'nda Serhazin Süleyman Ağa Camiinin karşısında ve dere kenarındadır. Türk Japon ilişkilerinin 2003 yılında daha da gelişmesinden sonra kurulan bahçedir. Japonlara ait boğaz minyatürleri ve bir takım çiçek türleri yer alır. 7.000,00 m²'lik bir alan üzerinde olup 6.000,00 m²'lik yeşil alanı bulunmaktadır. Park olarak yararlanılmaktadır. )
- CIRE DU JAPON[Fr.] / JAPANWACHS[Alm.] ile/değil/yerine/= JAPON BALMUMU
- JAPON EVLERİ ile/ve/||/<> SÜRECİ
(
Neolitik Dönem Japonya'da yerleşik yaşama geçişin ilk örneklerini barındırır. Yer altına kısmen gömülü, konik çatılı, saz kaplı basit kulübeler yaygındır. Taştan ocaklar, toprak kaplar ve basit mimari örnekleri görülür. Tarım Toplumu Başlangıcı Pirinç tarımı ve toplumsal yapıdaki gelişmelerle birlikte yükseltilmiş platform evler ortaya çıkar. Ahşap direkler üzerine kurulu yapılar, daha planlı ve savunmaya uygun köy düzenlemeleriyle dikkat çeker. İlk Merkezi Krallıklar Yamato devletinin etkisiyle daha bakışımlı ve merkezi planlı duruma gelir. Saray benzeri yapılar ve zengin mezar mimarisi öne çıkar. Çatılar, daha eğimli ve giriş alanları daha simgesel olarak vurgulanmıştır. İlk Planlı Kent: Naniwa Çin etkisinde gelişmiş merkezi başkent modeli uygulanmıştır. Tapınak mimarisi, konutlara da yansır. Ahşap yapı iskeleti ve modüler oda düzeni gelişir. Kayar kapılar ve veranda kültürü bu dönemde ortaya çıkar. Kyoto Başkentliği "Shinden-zukuri" tarzı saray mimarisi gelişir. Geniş salonlar, bağlantılı koridorlar, bahçeye açılan teraslar kullanılır. Asillerin yaşadığı geniş yapılarda doğal çevreyle bütünlük önemli duruma gelir. Şoin ve Sukiya Üslûbu Samuray sınıfı ile birlikte savunmaya uygun mimari yapılar (kaleler, surlu evler) ortaya çıkar. "Shoin-zukuri" tarzında bakışımlı odalar, yer masaları, tokonoma [niş], kayar kapılar gelişir. "Sukiya-zukuri" daha zarif, çay seremonisi odaklıdır. Tokyo Merkezli Feodal Dönem Kent planlaması ve konutlarda standartlaşma olur. Maçiya [kent evleri] ve minka [kırsal evler] yaygındır. Ahşap karkas sistem, tatami döşemeler, iç mekân bölücüler gelişir. Zanaatkâr ve tüccar sınıfının yaşam biçimi, mimariye yansır. Modernleşme ve Batılılaşma Batı mimarisinin etkisiyle tuğla, taş ve cam gibi yeni malzemeler kullanılmaya başlanır. Japon evi, Batı tarzı odalarla [masa, sandalye] melez duruma gelir. Modern altyapı unsurları [gaz, kanalizasyon] görülür. Minimalist ve Betonarme Yapılar Modern Japon konutları, hem geleneksel unsurlar [tatami, shoji] hem de çağdaş malzeme [beton, cam, çelik] ile inşâ edilir. Depreme dayanıklı sistemler, küçük metrekarelerde işlevsellik ön plandadır.Comon Dönemi (M.Ö. 10.000 – M.Ö. 300)
Yayoi Dönemi (M.Ö. 300 – M.S. 300)
Kofun Dönemi (300 – 710)
Nara Dönemi (710 – 794)
Heian Dönemi (794 – 1185)
Feodal Dönem (1185 – 1602)
Edo Dönemi (1600 – 1868)
Meiji Dönemi (1868 – 1912)
Modern Dönem (1912 – günümüz)
(
)
- JAPANOWAX[İng.] ile/değil/yerine/= JAPON MUMU
- JAPANLAC[İng.] / VERNIS DU JAPAN[Fr.] / JAPONLACK[Alm.] ile/değil/yerine/= JAPON VERNİĞİ
- JAPON ile JAPONE ile JAPONCA ile JAPON BEZİ ile JAPON GÜLÜ ile JAPON ERİĞİ ile JAPON ARMUDU ile JAPON BALIĞI ile JAPON ELMASI ile JAPON HURMASI ile JAPON KAKTÜSÜ ile JAPON SARMAŞIĞI
- JAPONCA'DA (KANJİ):
AĞAÇ ile/ve/||/<>/> KİTAP/KÖK ile/ve/||/<>/> KORU ile/ve/||/<>/> ORMAN
(
ile
ile
ile
)
- JAPONCA'DA:
HİRAGANA ABECESİ/HARFLERİ ile/ve KATAGANA ABECESİ/HARFLERİ ile/ve KANJI ABECESİ/HARFLERİ
( Japonca kökenli sözcükler için. İLE/VE Dışarıdan girmiş kavramları Japonca harflerle yazmak için. İLE/VE ... )
- JAPONE -ile
( [Uzun kollu kadın giysisi için] Omuz kesimi olmayan, bol ve geniş. | [Kadın giysisi için] Kolsuz. )
- JAPONIE ACID[İng.] / JAPONSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= JAPONİK ASİT
- JAPONYA ile JAPONYA DENİZİ ile JAPONCA
( JAPAN vs. JAPAN SEA vs. JAPANESE )
( ژاپن ile درياي ژاپن ile ژاپني )
( JAPAN ile DARYAY JAPAN ile JAPANY )
- JARGON ile ARGO
- JARGON, JARGONON[İng.] / JARGON[Fr.] / JARGON[Alm.] ile/değil/yerine/= JARGON
- JARGONIA[İng.] ile/değil/yerine/= JARGONYA
- JASMIN[Fr.] ile/değil/yerine/= JASMİN
- JASPER[İng.] / JASPE[Fr.] / JASPIS[Alm.] ile/değil/yerine/= JASPER
- JASPER ile JASPERY
( JASPER vs. JASPERY )
( ژاسب ile يشمي )
( ZHASB ile يشمي )
- JASPER ile/||/<> ONİKS
( Kırmızı, sarı ve kahverengi renklerde olabilir. İLE/||/<> Siyah ve beyaz şeritlere sahiptir. )
- JASPER ile/||/<> SPİNEL
( Kırmızı, sarı ve kahverengi renklerde olabilir. İLE/||/<> Çeşitli renklerde bulunabilen bir mineral. )
- YANILSAMA:
JASTROW ile/ve/||/<> PUNZO
- JATROPHINE[İng.] ile/değil/yerine/= JATROPHİN
- JAVA ile/ve AJAX
( ... İLE/VE Asynchronous Java Application and XML )
- JAVANCIN[İng.] ile/değil/yerine/= JAVANSİN
- JAVELLESCHE LAUGE[İng.] ile/değil/yerine/= JAVEL ÇÖZELTİSİ
- JAVEL WATER[İng.] / EAU DE JAVEL[Fr.] ile/değil/yerine/= JAVEL SUYU
- JAY BARNET ile ALAKARGA
( JAY BARNET vs. JAY )
( زاغ کبود ile جي بارنت )
( ZAGH KABUD ile جي بارنت )
- JAZZ ile/ve BLUES
- JEAN JACQUES ROUSSEAU ile/ve JACQUES COUSTEAU
( ... İLE/VE Deniz araştırmacısı, okyanusbilimci, kaptan. )
( [vefât] 02 Temmuz 1778 İLE/VE 25 Haziran 1997 )
- JEAN-BAPTISTE LAMARCK ve/||/<>/> CHARLES DARWIN
( 01 Ağustos 1744 - 18 Aralık 1829 ve/||/<>/> 12 Şubat 1809 - 19 Nisan 1882 )
- JEAN-BAPTISTE LAMARCK ile/ve/||/<>/> CHARLES DARWIN ile/ve/||/<>/> THOMAS HENRY HUXLEY
( 01 Ağustos 1744 - 18 Aralık 1829 İLE/VE/||/<>/> 12 Şubat 1809 - 19 Nisan 1882 İLE/VE/||/<>/> 04 Mayıs 1825 - 29 Haziran 1895 )
- JEITA MAĞARALARI'NIN KEŞFİ:
1836 ile/ve/<> 1958
( Alt katı. İLE/VE/<> Üst katı.
[Beyrut'un başkentine 20 km. mesafede]
[Dünyanın 8 m.lik en uzun sarkıtı da bu mağaradadır.] )
( 6.2 km. İLE/VE/<> 9 km. )
- JECCOLEIN[İng.] ile/değil/yerine/= JEKOLİN
- GEL[İng.] / GEL[Fr.] / GEL[Alm.] ile/değil/yerine/= JEL, DONMA
- GEL PERMEATION CHROMATOGRAPHY[İng.] ile/değil/yerine/= JEL GEÇİRGENLİK KROMATOGRAFİSİ
- GELATION[İng.] ile/değil/yerine/= JEL OLUŞUMU
- JEL ile JELLEŞME
( GEL vs. GELLING )
( ژل ile بسته شدگي )
( ZHEL ile BASTEH SHODEGY )
- AKÜ:
JEL ile/ve/||/<> KURU
- GELATIN DYNAMITE, NITROGELATIN[İng.] ile/değil/yerine/= JELATİN DİNAMİTİ, NİTROJELATİN
- JELATİN ile JELATİNİMSİ ile JELLEŞME
( GELATIN vs. GELATINOUS vs. GELATION )
( ژلاتين ile سريشم ile ژلاتيني ile سفت شدگي )
( ZHELATYNE ile سريشم ile ZHELATYNEY ile SOFT SHODEGY )
- JELATİN[Fr.] ile JELOZ[Fr.]/AGARAGAR[Malaya dilinden]
( Daha çok hekimlikte kullanılan, bitkisel yosunlardan elde edilmek üzere sınırlanması gereken, saydam, renksiz, kokusuz bir madde. İLE Deniz yosunlarından çıkarılan, beslenme endüstrisinde, hekimlikte ve bakteriyolojide kullanılan, bir tür jelatin. )
- JELATİNLEMEK ile JELATİN ile JELATİNLİ ile JELATİNSİZ
- -GEN[İng.] ile/değil/yerine/= -JEN
- JENERALİZE/GENERALIZED[İng.] değil/yerine/= YAYGIN
- JENERASYON[Fr. < GÉNÉRATION] değil/yerine/= KUŞAK
- JENERASYON/GENERATION[İng.]/NESİL[Ar.] değil/yerine/= KUŞAK
- GENERATOR GAS[İng.] ile/değil/yerine/= JENERATÖR GAZI
- JENERATÖR[Fr. < GÉNÉRATEUR] değil/yerine/= ÜRETEÇ
- JENERATÖR/GENERATOR[İng.] değil/yerine/= ÜRETEÇ
- JENERATÖR[Fr.] değil/yerine/= ÜRETEÇ
- JENERİK[İng. GENERIC | Fr. GÉNÉRIQUE < Lat. GENUS] değil/yerine/= TANITIMLIK
( Genel/kapsayıcı:
Belirli bir markaya ya da özel niteliğe bağlı olmayan, geniş kapsamlı.
Tıpta: Marka adıyla satılmayan ama aynı etken nesneye sahip olan ilaçlar için kullanılır. ["jenerik ilaç"]
Sinema ve televizyon: Bir filmin/dizinin başında ya da sonunda yer alan, yapımda emeği geçenlerin adlarının yazıldığı bölüm. ["filmin jeneriği"] )
- JENGELE[Fars.] ile ÇATAL TIRNAKLI HAYVAN
( Çatal tırnaklı hayvan. )
- JENCOLIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= JENKOLİK ASİT
- JENNER STAIN[İng.] / JENNER FARBSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= JENNER RENKLENDİRİCİSİ
- JEOBİYOLOJİ ile/ve/<> JEOBOTANİK
( Canlı maddenin evrimini inceleyen bilim dalı. İLE/VE/<> Bitkilerin dağılımını inceleyen bilim. )
- JEODEZİ ile JEODİNAMİK ile JEOMORFOLOJİ
( Yerölçüm bilimi. İLE Yer kabuğundaki değişimleri inceleyen bilim. İLE Yerbiçim bilimi. )
- JEODEZİ[Fr.] değil/yerine/= YERÖLÇÜM
- GEODYNAMICS[İng.] ile/değil/yerine/= JEODİNAMİK
- JEODİNAMİK ile/ve/<> JEOFİZİK ile/ve/<> JEOKİMYA ile/ve/<> JEOLOJİ[Fr. < Yun. GEO: Yer. | LOGOS: Bilim.] ile/ve/<> JEOMORFOLOJİ
( İç [volkan, deprem vb.] ve dış (aşınma) etkenlerle yerkabuğunda oluşan değişikliklerin incelenmesi. İLE Yeryuvarlağını ve atmosferi etkileyen, doğal fiziksel olayların incelenmesi. İLE Yerkabuğunu oluşturan kimyasal öğelerin tümü. İLE Yerbilim. İLE Yeryüzünün engebelerini ve aşınma ile ilgili gelişimleri inceleyen bilim. )
- JEOFİZİK ile JEOFİZİK
( GEOPHYSICAL vs. GEOPHYSICS )
( ژئوفيزيکي ile ژئوفيزيک )
( ژئوفيزيکي ile JEOFYZYK )
- JEOLOG ile JEOLOJİ
( GEOLOGIST vs. GEOLOGY )
( زمينشناس ile زمين شناس ile زمينشناسي ile معرفت الارظ )
( ZAMYNESHENAS ile ZAMYNE SHENAS ile ZAMYNESHENASY ile MARAFT ALARZ )
- JEOLOJİ[İng. GEOLOGY] ile/||/<> AALENİYEN ÇAĞI[İng. AALENIAN STAGE] ile/||/<> AKİTANİYEN ÇAĞI[İng. AQUITANIAN STAGE] ile/||/<> ALBİYEN ÇAĞI[İng. ALBIAN STAGE] ile/||/<> ANAHTAR FOSİL[İng. INDEX FOSSIL] ile/||/<> APSİYEN ÇAĞI[İng. APTIAN STAGE] ile/||/<> JURA[İng. JURASSIC] ile/||/<> KRETASE[İng. CRETACEOUS] ile/||/<> MEZOZOYİK[İng. MESOZOIC]
( Ana inceleme ve çalışma konusu olan dünya ve özellikle taş kürenin içeriğini, özelliklerini, yapısını şekillendiren süreçleri inceleyen bilim dalıdır. Temel olarak dünyayı incelemekle beraber, başka gezegenlerinde yer yapısına dair incelemeler yapan bir bilim dalıdır. @@ Günümüzden 174 milyon ile 170.3 milyon yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir. Aaleniyen Çağı, Orta Jura Devresi'nin dört bölümünden en küçüğüdür. Bajosiyen Çağı'nın altında, Alt Jura Devresi'ndeki Toarsiyen Çağı'nın üzerinde yer alır. @@ Günümüzden 23.03 milyon yıl ile 20.4 milyon yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir. Miyosen Devri kayaçlarının en erken ve en alt bölümü olup adını Güneybatı Fransa'daki Aquitaine bölgesinde bulunan kayaçlardan almaktadır. @@ Günümüzden 113 milyon yıl ile 100.5 milyon yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir. Alt Kretase Devresi'nin altı ana bölümünden en üstte olanıdır. Albiyen Çağı kayaçları; Apsiyen Çağı kayaçlarının üzerinde, Senomaniyen Çağı kayaçlarının altında yer alır. @@ Dar bir jeolojik zaman aralığında yaşamış ve ortam koşullarının değişimi ile yok olmuş, bu zaman aralığını simgeleyen, farklılıkları ve/veya bollukları ile kolayca ayırt edilen ve tanınabilen, geniş bir coğrafi dağılımı olan, içinde bulunduğu katmanın yaşını belirlemede ve birbirinden uzak kayaçları ilişkilendirmede kullanılan fosillerdir. @@ Günümüzden 125 milyon ile 113 milyon yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimi. Dünya çapında biriken kayaları temsil eden Alt Kretase Devresi'ndeki altı ana bölümden beşincisi. Apsiyen Çağı'na ait kayalar Barremiyen Çağı'na ait kayaların üzerinde yer alır ve Albiyen Çağı'na ait kayaların altında bulunur. @@ Jura (201.3-145 myö) bir jeolojik dönem ismidir. Mezozoyik'in 3 majör zaman dilimi olan Triyas, Jura ve Kretase arasında ortancadır. Yaklaşık olarak 201.3 milyon yıl önce ile 145 milyon yıl önceye denk gelen zaman dilimini kapsamaktadır. Dinozorların çağı olarak bilinir. Geç Triyas'ta evrimleşmeye başlamış ilkin dinozorların çeşitlendiği ve irileşmenin gözlendiği dönemdir. Okyanusları ve gökyüzünü de sürüngenler doldurmuştur. Ufak boyutları olan memelilerde ise plasentanın evrimi ile doğurma gibi evrimsel çeşitlenmelerin gözlendiği zamandır. Jura, kendi içinde Erken, Orta ve Geç olmak üzere üç zaman diliminde incelenir. @@ Kretase (145-66 myö) bir jeolojik dönem ismidir. Mezozoyik'in 3 majör zaman dilimi olan Triyas, Jura ve Kretase arasından sonuncusu ve en uzun sürenidir. 145 milyon yıl önce ile meteorun Meksika Körfezi'ne çarptığı 66 milyon yıl öncesine denk gelen zaman dilimini kapsamaktadır. Yaklaşık olarak 79 milyon yıl sürmüştür. Kretase'nin bitişi ile Senozoyik Zaman'ın ilk dilimi olan Paleojen başlayacaktır. @@ Mezozoyik (251.9-66 myö) bir jeolojik zaman dilimidir. Dinozorların çağı olarak da bilinir. Çünkü dinozorların evrimleşmeye başladığı 251.902 milyon yıl önce ile non-avian dinozorların soyunun tükendiği 66 milyon yıl öncesine denk gelen zaman dilimini kapsamaktadır. Mezozoyik'ten sonra Senozoyik, önce ise Paleozoyik gelmektedir. Mezozoyik kendi içinde Triyas, Jura ve Kretase olmak üzere 3 majör dönemde incelenir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- JEOLOJİ ile/ve/<> HİDROJEOLOJİ
( ... İLE/VE/<> Yeraltı sularının araştırılmasını ve elde edilmesini inceleyen yerbilim kolu. )
- JEOMANYETİK ile YERÇEKİMİ
( GEOMAGNETIC vs. GEOMAGNETISM )
( وابسته به جاذبهزمين ile وابستهبهجاذبهزمين ile نيروي جاذبه زمين )
( VABASTEH BAH JAZEBEHAZMYNE ile VABASTEHABEBJJAZEBEHAZMYNE ile NEYROY JAZEBEH ZAMYNE )
- JEOPOLİTİK ile/ve/||/<> JEOEKONOMİK ile/ve/||/<> TEOPOLİTİK ile/ve/||/<> TEOEKONOMİK ile/ve/||/<> HİDROPOLİTİK ile/ve/||/<> HİDROEKONOMİK
- JEOTERMAL ile/||/<> BİYOKÜTLE
( Jeotermal yer ısısı İLE biyokütle organik yakma/gaz. )
( Formül: Magma İLE karbon döngü )
- JEOTERMAL ile JEOTERMAL ENERJİ
- JEOTERMİ ile JEOTERMİK
- JEREMY BENTHAM ile/ve/||/<>/> JAMES MILL ile/ve/||/<>/> JOHN STUART MILL
( 15 Şubat 1748 - 06 Haziran 1832 İLE 06 Nisan 1773 - 23 Haziran 1836 İLE 20 Mayıs 1806 - 08 Mayıs 1873 )
- JEREMY D. SAFRAN
- JERSEY ADASI ile/ve/<> GUERNSEY
( Victor Hugo, Jersey Adası'nda, kanal adalarından olan Guernsey'e sürgüne gönderilmiştir ve ünlü kitabı "Sefiller"i burada kaleme almıştır.[1850] )
- JERUSALEM -ile
( ÇİFTE(İÇ VE DIŞ) BARIŞ )
- JERVINE[İng.] / JERVIN[Alm.] ile/değil/yerine/= JERVİN
- JESACONITINE[İng.] ile/değil/yerine/= JESAKONİTİN
- JEST ile/ve/||/<> MİMİK
- JET[İng.] / JET[Fr.] / DÜSE, DÜSENSTRAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= JET/CET, PÜSKÜRTME
- JET LAG[İng.] değil/yerine/= BOYLAM AŞMA SERSEMLİĞİ
- JET :/yerine JET
- JET ile JET MOTORU ile JET YAKITI ile JET YORGUNLUĞU
- JET ile JET MOTORU ile SAVAŞ UÇAĞI ile İSKELE
( JET vs. JET ENGINE vs. JET FIGHTER vs. JETTY )
( مهر سياه ile کهرباي سياه ile سنگ موسي ile جت ile جريان سريع ile موتور پرتابي ile شکاري بمب افکن ile اسکله )
( MANPAR SYAH ile KONPARBAY SYAH ile SANG MOSY ile JAT ile جريان سريع ile MOTOR PORTABY ile SHKARY BAMB AFKAN ile ESKELEH )
- JETON ile JETONCU/LUK
- JETSPUN[İng.] ile/değil/yerine/= JETSPUN
- JEW :/yerine YAHUDİ
- JEWELLER vs. GOLD DEALER
- JEWISH :/yerine YAHUDİ (SIFAT)
- JIG[İng.] / GIGUE[Fr.] / GIGUE[Alm.] ile/değil/yerine/= JİG
- JİGOLO ile DREAMBOY
- JİGOLO ile/değil GENÇ SEVGİLİ
- JÎK -ile
( YAĞMUR DAMLASI )
- JİK ile/ve KAR TANESİ
( Yağmur damlası. İLE/VE ... )
( ... vs./and SNOWFLAKE )
- JİLET ile/ve/||/<> BALTA
( Keskindir ama odunu parçalayamaz/kesemez. İLE/VE/||/<> Güçlüdür ama traş edemez. )
(
)
- JİLET ile NEŞTER/BİSTURİ
- JİLET[Azr.] = YELEK[Tr.]
- JİLET[İng. GILETTE] ile JİLE[Fr. GILET < İsp. JILECO < Tr. YELEK]
( İnce çelikten yapılmış, genellikle iki ağızlı keskin tıraş bıçağı. İLE Daha çok kadınların giydiği yelek. )
- JİLETLEMEK ile JİLE ile JİLET ile JİLETLİ ile JİLETSİZ
- JIM CROW YASALARI ile NÜRNBERG YASALARI
- JİM ile JİMMY
( JIM vs. JIMMY )
( جيم ile چابک دست )
( جيم ile CHABAK DAST )
- JİMNASTİK değil/yerine/= ÇEYNİK
- JİMNASTİK ile JİMNASTİKÇİ/LİK
- JİMNOSPERM ile/||/<> ANJİOSPERM
( Jimnosperm çıplak tohum kozalak İLE anjiosperm kapalı meyve. )
( Formül: Naked İLE enclosed seed )
- JİNEKOLOJİ/NİSAİYE[Ar.] -ile
( Dişil organizmasını inceleyen bilim dalı, nisaiye. )
- JİNEKOMASTİ ile/||/<> MASTEKTOMİ
( Erkeklerde meme dokusunun olağandışı büyümesi. İLE/||/<> Meme dokusunun cerrahi olarak çıkarılması. )
- GYPSUM CEMENT[İng.] / GUSSSTÜCK, ABGUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= JİPS ÇİMENTOSU
- GYRATIONSTENSOR[Alm.] ile/değil/yerine/= JİRASYON TENSÖRÜ
- GYRATIONSVEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= JİRASYON VEKTÖRÜ
- GYRATOR FILTER[İng.] / FILTRE À GYRATEUR[Fr.] / GYRATORFILTER[Alm.] ile/değil/yerine/= JİRATÖR SÜZGEÇ
- GYRATOR[İng.] / GYRATEUR[Fr.] / GYRATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= JİRATÖR
- JİRİKİ >< TARİKİ
( Aydınlanmaya kendi çabaları ile ulaşmış ve Dharma'yı vaazetmeye dönmemiş kişi. Tasavvuf terminolojisiyle, bir çeşit "Üveysi". @@ Bir Buda ya da Bodhisattva'ya bağlanarak onun aracılığıyla kurtuluşu aramak. Tasavvuf'ta Tarikat, İntisab. )
- GYROMAGNETIC EFFECT[İng.] / EFFET GYROMAGNÉTIQUE[Fr.] / GYROMAGNETISCHES EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= JİROMANYETİK ETKİ
- GYROMAGNETIC RATIO[İng.] / GYROMAGNETISCHER QUOTIENT, GYROMAGNETISCHES VERHÄLTNIS[Alm.] ile/değil/yerine/= JİROMANYETİK ORAN
- GYROMAGNETIC[İng.] / GYROMAGNÉTIQUE[Fr.] / GYROMAGNETISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= JİROMANYETİK
- JIT/JUST-IN-TIME[İng.] değil/yerine/= TAM ZAMANINDA
- JİUJİTSU ile JİUJİTSUCU
- JİVA, JİVATMAN -ile
( Kişisel özvarlık. Bireysel ruh. Vedanta'ya göre jiva, atman'ın gövde, duyular ve zihinle özdeşleşme yanılgısı sonucu olarak varlık kazanır. Atmanyapan kimse olma, jiva'dır. )
- JİVA ile/||/<> JİNA ile/||/<> CİVANMUKTİ
( Kişisel özvarlık. Bireysel ruh. @@ Muzaffer. Doğum-ölüm-yeniden doğum döngüsüne galip gelen, Nirvana'ya ulaşan kişi. @@ Bedenli olarak bu dünyada yaşarken özgürlüğe, kurtuluşa, mutluluğa erişenler. )
- J-J VERKNÜPFUNG/J-J VERKOPPLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= JJ ETKİLEŞMESİ
- JNANA[Sansk.](CHIH[Çince]) -ile
( Saf bilinç. )
- JNANA[Sansk.] = CHİH[Çince]
- JOB :/yerine İŞ
- JODO[Jap.] -ile
( Arık Ülke Budizmi. Amida Buda'nın adını içtenlikle, inanla ananların öldükten sonra tekrar doğacaklarına inandıkları cennet. bkz. Amida )
- JODO ile/||/<> AMİDA ile/||/<> NEMBUTSU
( Arık Ülke Budizmi. Amida Buda'nın adını içtenlikle ananların öldükten sonra tekrar doğacaklarına inandıkları cennet. @@ Arık Ülke'yi yönettiği varsayılan Buda'nın adı. @@ Buda'nın adı anılarak kazanılacağına inanılan kurtuluş yolu. )
- JOHANN GOTTLIEB FICHTE ve/||/<> WILHELM von HUMBOLDT
( 19 Mayıs 1762 - 27 Ocak 1814 ve/||/<> 22 Haziran 1767 - 08 Nisan 1835 )
( İlk üniversitenin kurulması için baskın, etkin ve üstün çaba gösterenler.[1809 - Berlin] )
(1996'dan beri)