Bugün[11 Nisan 2026]
itibarı ile 27.107 başlık/FaRk ile birlikte,
27.107 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(37/110)


- FAÇETA ile FAÇETALI ile FAÇETASIZ


- FÂCİ'[Ar. çoğ. FEVÂCİ] ile FÂCİR/E[Ar. < FÜCÛR | çoğ. FECERE/FÜCCÂR]

( Kişiyi dertli eden, keder veren, acıklı. İLE Kötü huylu. | Ayyaş, sefih. | Rezil, habîs, şerîr, şakî. | Yalancı. | Bayanlara düşkün bay, baylara düşkün bayan. )


- FACİALAŞMAK ile FACİALAŞTIRMAK ile FACİA ile FACİALI


- FAĞFUR ile FAĞFURİ


- FAGOSİTOZ[Fr. < PHAGOCYTOSE] değil/yerine/= GÖZE YUTARLIĞI


- FAHİŞ[Ar.] değil/yerine/= ÖLÇÜYÜ AŞAN/AŞIRI


- FAHREDDİN RÂZİ


- FAHRENHAYT ile FAHRENHEİT ÖLÇEĞİ

( FAHRENHEIT vs. FAHRENHEIT SCALE )

( فارنهايت ile مقياس فارنهايت )

( FARNEYAYT ile MOGHYAS FARNEYAYT )


- FAHRENHEIT-ARÄOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= FAHRENHEİT AREOMETRESİ


- FAHRENHEIT'S HYDROMETER[İng.] / HYDROMÈTRE DE FAHRENHEIT[Fr.] ile/değil/yerine/= FAHRENHEİT HİDROMETRESİ


- FAHRENHEIT SCALE[İng.] / ÉCHELLE FAHRENHEIT[Fr.] / FAHRENHEITSKALE, FAHRENHEIT-SKALE[Alm.] ile/değil/yerine/= FAHRENHEİT ÖLÇEĞİ


- FAHRENHEIT TEMPERATURE SCALE[İng.] / ÉCHELLE DE TEMPÉRATURE FAHRENHEIT[Fr.] ile/değil/yerine/= FAHRENHEİT SICAKLIK ÖLÇEĞİ


- FAHRETTİN ASLAN OKUL YANI PARKI :

( 884,00 m² bir alanı kapsar. 600,00 m²'lik yeşil alanı, 99,00 m²'lik çocuk oyun alanı bulunmaktadır. )


- FAHRî değil/yerine/= ONURSAL


- FAHRÎ[Ar.] değil/yerine/= SAYGIL


- FAİK BEY VE BEKİR BEY (SİMETRİK) YALILARI :

( Yeniköy'de Köybaşı caddesinde 1890/95 tarihleri arasında inşâ edilmiştir. Yalı Sara Sultan tarafından ikiz kızları için yaptırılmıştır. Zamanla yalı el değiştirmiştir. İlk el değiştirmede simetrik yalılardan birini Faik Kurtoğlu diğerini Bekir Sıtkı Oyal aldığından bu kişilerin ilk isimle yalı ismi olarak anılmaktadır. Ahşap olup önemli tarihi eserlerdendir. )


- FAİK BEY/PAKİZE HANIM YALISI :

( Yeniköy Köybaşı Caddesi üzerindeki 267 kapı No.lu Ahşap tarihi eser yalıdır. "Kabuli Paşa" yalısı olarak da bilinen yalı yıkılmış ve yerine bu yalı 1906 yılında İtalyan mimar Raimondo D‘arenca tarafından inşâ edildi. Yalı Gümüşhane Mutasarrıfı Faik Bey Yalısı olarak bilinmektedir. Yalıya "Simetrik Yalı", "İkiz Yalı" ve "Pakize Hanım Yalısı" da denilmektedir. Yalı 1984'te büyük onarım gördü. 16.955 m²'lik büyük koruluk alanın içinde ve deniz kenarındadır. )


- FÂİL TANRI ile ÂMİL TANRI


- FAİL değil/yerine/= EDİMCİ


- FAİZLENDİRMEK ile FAİZ ile FAİZCİ/LİK ile FAİZLİ ile FAİZSİZ ile FAİZ HADDİ ile FAİZ ORANI ile FAİZ FİYATI


- FAKİRHANE değil/yerine/= YOKSULEVİ


- FAKİRİN CANI değil/yerine "ZENGİNİN" MALI


- FAKİRİN SABRI ile ZENGİNİN SABRI

( Gaflette olduğu halde, zevkte/neşede olmadığı halde, tüm olumsuz koşullara karşın istikâmet üzere devam etmek. İLE Çok yalnız olduğu, çok ikram ettiği halde bile taşkınlık yapmayarak istikâmet üzere devam etmek. )


- FAKÜLTE ile FAKÜLTELİ


- FAKÜLTE ile KONUŞMA FAKÜLTESİ

( FACULTY vs. FACULTY OF SPEECH )

( قوه ذهني ile استداد فکري ile گويائي )

( GHOOH ZEANY ile ESTEDAD FEKARY ile GOYEY )


- FAL ile FAL TAŞI


- FALAKA ile FALAKACI ile FALAKALI ile FALAKASIZ


- FALAN"["FELAN" değil!] ile "YANİ"


- FALANKS/PHALANX[İng.] değil/yerine/= PARMAK KEMİĞİ


- FALÇATA ile FALÇATALI ile FALÇATASIZ


- FALİH RIFKI ATAY PİKNİK YERİ :

( Belgrad Ormanı içinde olup Neşet Suyuna bir kilometre uzaklıktadır. Her türlü sosyal ihtiyacı karşılayabilecek kapasitede bir piknik yeridir. Piknik alanı içinde mükemmel içme suyu bulunuyor. Av sahası da piknik yerine yakındır, ayrıca olta balıkçılığı için gelenler hemen yanındaki Kömürcü Bentten yararlanabilir. )


- FALSE CONSENSUS EFFECT[İng.] değil/yerine/= YANLIŞ ORTAKLIK ETKİSİ

( Başka insanlarla; davranış, tutum, inanç bakımından benzerliklerinin abartılması durumudur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FAMILYAL/FAMILIAL[İng.] değil/yerine/= AİLEVİ


- FÂNÎ:
YOK değil GEÇİCİ


- FÂNÎ ile/ve/<> BÂKÎ

( İlâhî değilse. İLE/VE/<> İlâhî ise. )

( [Esmâ'da] Yoksa. İLE/VE/<> Varsa. )


- FÂNİ[Ar.] ile FANİ[Yun.]

( Ölümlü, gelip geçici, kalımsız. İLE İnsan gözünün algıladığı ışık şiddeti. )


- FÂNİ ile/ve/||/<> FUNNY


- FÂNİ[Ar.] değil/yerine/= ÖLÜMLÜ/GELİP GEÇİCİ/KALIMSIZ


- FANNING'S EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE FANNING[Fr.] / FANNING-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= FANNİNG DENKLEMİ


- FANNING FRICTION FACTOR[İng.] / FACTEUR DE FROTTEMENT DE FANNING[Fr.] / FANNING-REIBUNGSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= FANNİNG SÜRTÜNME KATSAYISI


- FANNO FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT DE FANNO[Fr.] / FANNO-STRÖMUNG, FANNO-FLUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= FANNO AKIŞI


- FANTASTİK[Fr. < FANTASTIQUE] değil/yerine/= HAYALÎ


- FANTASTİK ile FANTEZİ

( FANTAST vs. FANTASY )

( نويسنده خيالپرست ile فانتزي ile نقشه خيالي )

( NOYSANDEH KHYALPAREST ile FANTZY ile NAQSHEH KHYALY )


- FANTASY :/yerine FANTEZİ


- FANTAZYA ile FANTAZYALI


- FANTEZİ değil/yerine/= DÜŞLEM


- FANTEZİ ile FANTEZİST


- FARADAIC CURRENT[İng.] ile/değil/yerine/= FARADAY AKIMI


- FARADAY BIREFRINGENCE[İng.] / BIRÉFRINGENCE DE FARADAY[Fr.] / FARADAYSCHE DOPPELBRECHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY ÇİFT KIRILMASI


- FARADAY'S DISC[İng.] / DISQUE DE FARADAY[Fr.] / FARADAYSCHE SCHEIBE, FARADAYSCHE RUNDSHEIBE[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY DİSKİ


- DIAMAGNETISCHE WIRKUNG VON FARADAY[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY DİYAMANYETİK ETKİSİ


- FARADAY'S LAW OF ELECTROLYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= FARADAY ELEKTROLİZ YASALARI/KANUNLARI


- FARADAY'S LAWS OF ELECTROLYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= FARADAY ELEKTROLİZ YASALARI


- FARADAYSCHES ELEKTROLYSEGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY ELEKTROLİZ YASASI


- FARADAY EFFECT[İng.] / EFFET FARADAY[Fr.] / FARADAY-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY ETKİSİ


- FARADAY'S LAW OF INDUCTION[İng.] / FARADAYSCHES INDUKTIONSGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY İNDÜKSİYON YASASI


- FARADAY CAGE[İng.] / CAGE DE FARADAY[Fr.] / FARADAYSCHER KÄFIG[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY KAFESİ


- FARADAY KAFESİ ile/||/<> MANYETİK KALKAN (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)

( Faraday elektrik, manyetik kalkan manyetik alan engeller )

( Formül: E=0 içerde İLE B yönlendirilir )

( Michael Faraday tarafından 1831 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1791-1867) (Ülke: İngiltere) (Alan: Fizik, Kimya) (Önemli katkıları: Elektromanyetik indüksiyon, elektroliz) )


- FARADAY DARK SPACE[İng.] / ESPACE SOMBRE DE FARADAY[Fr.] / FARADAYSCHER DUNKELRAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY KARANLIK BÖLGESİ


- FARADAY CONSTANT[İng.] ile/değil/yerine/= FARADAY SABİTİ


- FARADAY CYLINDER[İng.] / CYLINDRE DE FARADAY[Fr.] / FARADAYSCHER ZYLINDER[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY SİLİNDİRİ


- FARADAY ile/||/<> COULOMB ile/||/<> AMPERE ile/||/<> ELEKTROKİMYA YASALARI

( Elektrik ve kimyasal değişim ilişkileri. )

( Formül: Q = nF )

( Michael Faraday tarafından 1831 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1791-1867) (Ülke: İngiltere) (Alan: Fizik, Kimya) (Önemli katkıları: Elektromanyetik indüksiyon, elektroliz) )


- LOIS DE L'ÉLECTROLYSE DE FARADAY[Fr.] ile/değil/yerine/= FARADAY'IN ELEKTROLİZ YASALARI


- LOIS DE L'INDUCTION DE FARADAY[Fr.] ile/değil/yerine/= FARADAY'IN İNDÜKSİYON YASALARI


- FARAZÎ ile AFÂKÎ


- FARAZÎ ile/ve/değil/||/<>/< NAZARÎ


- FARBA ile FARBALI ile FARBASIZ


- FARE ile AMERİKAN FARESİ


- FARE ile ANADOLU FARESİ


- FARE ile/ve BANDİKUT FARESİ


- FARE ile/ve BEYAZ ÇÖL FARESİ


- FARE ile BÜYÜK KAFALI KÖSTEBEK FARESİ


- FARE ile ÇEKİRGE FARESİ


- FARE ile/ve EV FARESİ

( ... cum/et MUS MUSCULUS )


- FARE ile FİLFARESİ

( ... İLE Burun bölümü hortum gibi uzun olan, uzun kuyruklu, kanguru gibi sıçrayabilen bir fare. )

( ... İLE Afrika'da yaşarlar. )

( image )

( ... cum MACROSCELIDES PROBOSCIDEUS )


- FARE ile FINDIK FARESİ

( ... cum MUSCARDINUS AVELLANARIUS )


- FARE ile GELENİ/TARLA FARESİ

( FE'RA ile CÜREZ, YERBÛ'[çoğ. YERÂBÎ'] )

( ... cum MICROTUS ARVALIS )


- FARE ile GÜMÜŞ, PİRİNÇ FARESİ


- FARE ile/ve HUŞFARESİ


- FARE ile/ve KUŞFARESİ


- FARE ile LAĞIM FARESİ


- FARE ile MEEKAP/FİRAVUN FARESİ

( ... İLE Afrika'da, özellikle Mısır'da yaygın, kedi büyüklüğünde bir hayvan. )

( ... ile NİMS )

( MOUSE vs. PHARAOH MOUSE )

( ... cum HERPESTES ICHNEUMON )


- FARE ile/ve ORMANFARESİ


- FARE ile/ve PAMUKFARESİ


- FARE ile/değil UZUN KULAKLI ARAP TAVŞANI

( ... İLE Moğolistan'da, Gobi Çölü'nde yaşarlar. [İlk 6 haftalarını, yerin altında, ailesinin korumasında geçirerek büyür ve yaşarlar.] )

( NTV - Yaşam Öyküsü 1. Bölüm (İlk Adımlar)[41:00 - 44:20 arası] )


- FARE ile YABAN FARESİ

( [Fars.]
MÛŞEK: Fare yavrusu.
MÛŞ-İ DESTÎ / MÛŞ-İ DESTÎ-İ SAHRÂ: Tarla faresi, köstebek.
MÛŞ-İ DÜ-PÂ[Fars.]: Kuzey Afrika'da yaşayan ve uzun iki arka ayağı üstünde sıçrayan bir kır faresi.
MÛŞ-İ HURMÂ[Fars.]: Hurma sıçanı.[kediden biraz daha küçüktür]
MÛŞ-İ KÛR[Fars.]: Körsıçan, köstebek.
MÛŞ-İ PERENDE[Fars.]: Yarasa. | Sincap. | Avustralya'da bulunan, keseli bir hayvan.
MÛŞ-İ SULTÂNİYE[Fars.]: Sincaba benzeyen, küçük bir fare.
MÛŞ-GÎR[Fars.]: Sıçan tutan çaylak kuş.
MÛŞ-HÂR[Fars.]: Sıçan yiyen çaylak kuş. )

( FE'RA ile ZEBÂBE )

( MÛŞ ile ... )


- FARENJİT[Fr. < PHARYNGITE] değil/yerine/= YUTAK İLTİHABI


- FAREY DİZİSİ ile/||/<> STERN-BROCOT AĞACI

( Farey 1/n ye kadar kesirler, S-B tüm kesirler ağaç. )

( Formül: Sınırlı İLE tam ağaç )


- FARIMAK ile FARKLILAŞMAK ile FARKSIZLAŞMAK ile FARKLILAŞTIRMAK ile FAR ile FARE ile FARK ile FARS ile FARZ ile FARKLI/LIK ile FARSÇA ile FARKSIZ/LIK ile FARE OTU ile FARKLICA ile FARKSIZCA ile FART FURT ile FARE DELİĞİ


- PRESSION DIFFÉRENTIELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= FARK BASINCI


- FARK:
CEM ÖNCESİ ile/ve/değil/yerine CEM ile/ve/değil/yerine CEM SONRASI

( Şirk. İLE/VE Zındıklık. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Tevhid. )


- FARK:
"ÜSTÜNLÜK"/"OLUMSUZLUK"/"YIKICI"
değil
AYRIM/ARTI/EK/ÖZELLİK/YAPICI


- FARK YARATMA ÇABASI yerine BÜTÜNÜ GÖRMEYE ÇALIŞMAK

( TRYING TO SEE ENTIRE instead of TO STRIVE "TO CREATE DIFFERENCE" )


- DIFFERENTIALVERSTÄRKER[Alm.] ile/değil/yerine/= FARK YÜKSELTECİ


- FARK ile BAĞLANTI

( DIFFERENCE vs. CONNECTION )


- FARK ile ÇELİŞKİ

( DIFFERENCE vs. DISCREPANCY )


- FARK ile İNCE ÇİZGİ


- FARK-I EVVEL ile FARK-I SÂNÎ


- FARKINDA OLMALI!


- FARKINDALIK ve/||/<> DUYGULARIN TANIMLANMASI


- FARKINDALIK ile/ve/<> SEVGİ

( Farkındalık dinamiktir, sevgi ise varoluştur. )

( Farkındalık, eylem halindeki sevgidir. )

( AWARENESS vs./and/<> LOVE
Awareness is dynamic, love is being.
Awareness is love in action. )


- FaRkLaR KILAVUZU'NDA ÖNCELİKLER:
YARARLI ve/> ÖNCELİKLİ ve/> İNCELİKLİ


- FARKLI BİR BAKIŞ AÇISI ile/ve/değil/||/<> FARKLI BİR TANIM


- FARKLI FARKLI ile ÇEŞİT ÇEŞİT


- FARKLI ile AYRI

( Farklıdır fakat ayrı değildir. )

( Nesneler ve kişiler farklılardır, fakat, onlar, ayrı değillerdir. )

( Pencere kapalı ya da açık olabilir ama güneş her zaman parlar. Bu tamamen oda için bir fark oluşturur, güneş için ise hiç. )

( Ayrılık duygusunu kaldırın, çatışma kalmayacaktır. )

( Ancak ayrılıkçılık ve çıkarcılık dünyada gerçek ıstırabın ortaya çıkmasına neden olur. )

( DIFFERENT vs. SEPARATED
They are different, but not separate.
Things and people are different, but they are not separate.
The window may be closed, or open, the sun shines all the time.
Remove the sense of separateness and there will be no conflict. )


- FARKLI ile BAMBAŞKA


- FARKLI ile BENZEŞME ile TAKLİT

( DISSIMILAR vs. DISSIMILATION vs. DISSIMULATION )

( ناهمسان ile ناهمگن ile غير متجانس ile عدم تشابه ile تقيه )

( NANPAMSAN ile NANPAMGAN ile غير متجانس ile عدم تشابه ile TAGHYYEH )


- FARKLI ile/ve DEĞİŞİK

( DIFFERENT vs./and VARIOUS )


- FARKLI ile FARK ile GÖRÜŞ AYRILIĞI ile FARKLI ile FARKLILAŞMA ile TÜREVLENEBİLİR ile DİFERANSİYEL ile DİFERANSİYEL DİŞLİ ile FARKLILAŞTIRMAK ile FARKLILAŞMA ile FARKLILAŞTIRICI ile FARKLI

( DIFFER vs. DIFFERENCE vs. DIFFERENCE OF OPINION vs. DIFFERENT vs. DIFFERENTIA vs. DIFFERENTIABLE vs. DIFFERENTIAL vs. DIFFERENTIAL GEAR vs. DIFFERENTIATE vs. DIFFERENTIATION vs. DIFFERENTIATOR vs. DIFFERENTLY )

( متفاوت بودن ile تفاوت داشتن ile تباين داشتن ile اختلاف داشتن ile تمايز ile مابه التفاوت ile تباين ile تفاضل ile تفاوت ile فرق ile اختلاف ile اختلاف عقيده ile اختلاف نظري ile جوربجور ile غيريکسان ile ناهمانند ile مختلف ile متباين ile متفاوت ile متمايز ile وجه امتياز ile قابل تشخيص ile فرق گذاشتني ile تفاضلي ile افتراقي ile ديفرانسيل ile فرق گذاشتن ile مشتغ گيري ile فرق گذاري ile فرق گذار ile بطور متفاوت )

( MOTEFAVAT BODAN ile TAFAVAT DASHTAN ile TABAYNE DASHTAN ile AKHTELAF DASHTAN ile TAMAYZ ile MABEH ELTEFAVAT ile تباين ile TAFAZEL ile TAFAVAT ile FARGH ile AKHTELAF ile AKHTELAF AGHYDAH ile AKHTELAF NAZARY ile جوربجور ile GHYRYKESAN ile ناهمانند ile MOKHTELF ile متباين ile MOTEFAVAT ile MOTEMAYZ ile VAJEH EMTYAZ ile GHABEL TASHKHYSE ile FARGH GOZASHTANY ile تفاضلي ile AFTARAGHY ile DYFARANSYLE ile FARGH GOZASHTAN ile MOSHTAGH GYRY ile FARGH GOZARY ile FARGH GOZAR ile BETOR MOTEFAVAT )


- FARKLI ile/ve İDDİALI

( DIFFERENT vs./and ASSERTIVE )


- FARKLI ile İKİLİ(/ÇİFT)


- FARKLI ile/ve ÖZEL

( DIFFERENT vs./and SPECIAL )


- FARKLI ile/ve SIRADIŞI

( DIFFERENT vs./and EXTRAORDINARY )


- FARKLILAŞMA ve/||/<> ANLAMIN OLUŞMASI


- FARK/LI/LIK ile NİTELİK FARKI/FARKLILIĞI

( DIFFERENT/DIFFERENCY vs. DIFFERENCE/Y OF QUALITY )


- FARMAKODİNAMİ ile FARMAKODİNAMİK ile FARMAKOKİNETİK ile FARMAKOKİNEZİ ile FARMAKOLOG ile FARMAKOLOJİ ile FARMAKOLOJİK ile FARMAKOPE

( İlaç etkisi. İLE İlaç etkisi [ile ilgili], ilaç etkibilim. İLE İlaç yazgısı [ile ilgili], ilaç yazgıbilim. İLE İlaç yazgısı. İLE İlaçbilim uzmanı. İLE İlaçbilim. İLE İlaçbilimsel, ilaçbilim [ile ilgili]. İLE İlaç kılavuzu. )


- FARMAKODİNAMİK[Fr. < PHARMACODYNAMIQUE] değil/yerine/= FARMAKODİNAMİ İLE İLGİLİ


- FARMAKOLOG değil/yerine/= EMBİLİMCİ


- FARMAKOLOJİ[Fr. < PHARMACOLOGIE] değil/yerine/= İLAÇ BİLİMİ


- FARMAKOLOJİ/PHARMACOLOGY[İng.] değil/yerine/= İLAÇ BİLİMİ


- FARMAKOLOJİ değil/yerine/= EMBİLİM


- PHARMACOLOGY[İng.] / PHARMACOLOGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= FARMAKOLOJİ


- FARMAKOLOJİ ile TOKSİKOLOJİ

( İlaçların nasıl çalıştığını ve gövdeyi nasıl etkilediğini inceleyen bir bilim dalı. İLE Zehirlerin nasıl çalıştığını ve gövdeye nasıl zarar verdiğini inceleyen bir bilim dalı. Bu iki dalın kesiştiği noktada, yeni ilaçlar ve tedaviler geliştirilmekte ve zehirlenmelerin önlenmesi ve tedavisi için çalışmalar yapılmaktadır. )


- FARMAKOLOJİ ile/||/<> TOKSİKOLOJİ

( İlaçların etkilerini ve kullanımını inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Zehirlerin etkilerini ve tedavisini inceleyen bilim dalı. )


- FARMAKOPE/PHARMACOPEIA[İng.] değil/yerine/= RESMİ İLAÇ BİLGİSİ


- FARMAKOVİJİLANS/PHARMACOVİGILANCE[İng.] değil/yerine/= İLAÇ TAKİP DÜZENİ


- FARMASÖTİK KİMYA ile/||/<> TOKSİKOLOJİ

( İlaçların kimyasını ve etkilerini inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Zehirli nesnelerin kimyasını ve etkilerini inceleyen bilim dalı. )


- FARMER :/yerine ÇİFTÇİ


- FARS ABECESİ ile/ve ARAP ABECESİ

( BÜYÜK KAPI ile/ve KÜÇÜK KAPI )

( BÂB-I KEBİR ile/ve BÂB-I SAGÎR )


- FARUK SEZERER YALISI :

( Yeniköy, Köybaşı Caddesi üzerindeki 169 - 175 kapı No.lu yalı 18. yy. sonlarında inşâ edildi. Bilahare yalıya bazı ilaveler yapıldı. Yalı sahiplerinin Fransız olduğu ve binayı Aslan Sadıkoğlu sattıkları, bu kişiden de Prof. Dr. Burhanettin Sezerer'in satın aldığı bilinmektedir. Muazzez Hanım'ın vefâtı üzerine Faruk Sezerer'e kalan yalı bu kişinin de vefâtı üzerine kızı Behlül Sezerer'e kaldı. Yalı Faruk Sezerer Yalısı olarak bilinmektedir. )


- FASIL ile FASILA ile FASILALI ile FASILASIZ ile FASIL HEYETİ


- [ne yazık ki]
!FAŞİST[< FASCES BALTASI] -<


- FASİYAL PARALİZİ ile/||/<> TRİGEMİNAL NEVRALJİ

( Yüz kaslarının zayıflığı ya da kötürümlüğü. İLE/||/<> Yüzde ani ve şiddetli ağrı atakları. )


- FAŞİZAN[Fr. < FASCISANT] değil/yerine/= FAŞİST EĞİLİMLİ


- FAST :/yerine HIZLI


- FASTA FORMAT[İng.] değil/yerine/= FASTA FORMATI

( DNA ve protein sekansları için evrensel yazı formatıdır. ">" işareti ile başlayıp tek satırlık tanımlamadan sonra sekans bilgileri ile devam eder.>gi|129295|sp|P01013|OVAX_CHICK GENE X PROTEIN (OVALBUMIN-RELATED)

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FASTİ -ile

( Roma'da kutsal takvim. )


- FASULYE ile FASULYE PİYAZI ile FASULYE PİLAKİSİ


- FASULYE/BEZELYE ile HİNTBEZELYESİ

( ... İLE Baklagillerden, sıcak ülkelerde yetişen, tohumları fasulyeye benzeyen bir bitki. )

( ... cum C. INDICUS )


- FAT PHOBIA[İng.] değil/yerine/= ŞİŞMAN FOBİSİ

( Fat phobia, isminden de anlaşılacağı üzere şişman insanlardan ve yağ tüketiminden takıntılı bir biçimde korkma anlamına gelir. Bu durum patolojik bir durumdur ve bir tutum ya da davranış içinde kendini gösterebilir. Fat phobia, çok küçük yaşlardan beri insanlar üzerinde etkilerini göstermektedir. Örneğin David Aronson tarafından 1997 yılında yapılan bir çalışmada, yaş ortalamasına göre fazla kilolu çocukların diğer çocuklar tarafından daha çok ayrımcılığa uğradığı gösterilmiştir. Aynı biçimde 1995 yılında Christian S. Crandall tarafından yürütülen şu çalışma, fazla kilolu kadınların yükseköğrenimleri için ebeveynlerinden daha az finansal destek gördüklerini ortaya koymuştur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FATALİST[Fr. < FATALISTE] değil/yerine/= YAZGICI


- FATALITE ORANI/FATALITY RATE[İng.] değil/yerine/= OLGU-ÖLÜM ORANI


- FATİH CAMİİ


- FATİH SULTAN MEHMET (KÜÇÜK ARMUTLU) CEM EVİ, PİR SULTAN ABDAL KÜLTÜR MERKEZİ :

( Fatih Sultan Mahallesinde (Eski adı ile Ferahevler Mahallesi) Beyaz Sokak üzerindedir. )


- FATİH SULTAN MEHMET CAMİİ :

( Fatih Sultan Mehmet Mahallesinde (Küçük Armutlu) bulunan bir camidir. )


- FATİH SULTAN MEHMET CAMİİ :

( Baltalimanı sınırları içindedir. 1999'da yapılmış olup tarihi özelliği yoktur. )


- FATİH SULTAN MEHMET CAMİİ :

( Nalbantçeşme mevkiinde ve Arap Öldüren mevkiinin batı tarafındaki Boğazkent sitesi içindedir. Osmanlı tarzında yapılan bir cami olup tarihi özelliği yoktur. )


- FATİH SULTAN MEHMET CEM EVİ :

( Fatih Sultan Mehmet Mahallesi adını taşıyan bu Cem evi 2004'te açıldı. )


- FATİH SULTAN MEHMET MAHALLESİ :

( Sarıyer ilçesinin gecekondu mahallelerinden biri olan Fatih Sultan Mehmet Mahallesi; Rumelihisarı, Baltalimanı, Reşitpaşa ve Bebek'ten sınır alır. Önceleri Küçük Armutlu ve Büyük Armutlu isimlerini taşıyan bu yerleşim bölgesi Rumelihisarı'na bağlı idi. 1994'te ayrı bir mahalle olunca ismi de Fatih Sultan Mehmet mahallesi oldu. 1992 nüfus sayımına göre mahallenin nüfusu 12.006' dır. )


- FÂTİHA SURESİNİN ADLARI


- FATİHÂ ile HER REK'ATIN FATİHÂ'SI


- FATMA ATİYE HANIM ÇEŞMESİ :

( Emirgan Muvakkithane Caddesinde bulunan bu çeşme (H.1258, M.1842) zamanla mimari özelliğini kaybetmiştir. Çeşmenin kitabesi şöyledir: Ve sekahüm Rabbühüm şeraben tahura sahibet - ül hayrat vel - hasenat Fatma Atiyye Hanım ruhuna fatiha (1258)". )


- FATURA değil/yerine/= YASAL ÖDENDİ BELGESİ


- FATURALAMAK ile FATURALATMAK ile FATURALANDIRMAK ile FATURA ile FATURALI ile FATURASIZ/LIK ile FATURALI HAT ile FATURASIZ HAT ile FATURALI YAŞAM


- FAUNA ile FAUNA DİZİNİ

( FAUNA vs. FAUNA DIRECTORY )

( زيا ile جان داران ile جانور نامه )

( زيا ile JAN DARAN ile JANOR NAMEH )


- FAURE-ZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= FAURE GÖZESİ/PİLİ


- FAURE CELL[İng.] / CELLULE DE FAURE[Fr.] ile/değil/yerine/= FAURE PİLİ


- FAVORİ[Fr.] ile FAVORİ[Fr.]/DULUK[Tr.]

( Gözde. İLE Sakal. )


- FAVORİ ile KAYIRMACILIK

( FAVORITE vs. FAVORITISM )

( موردعلاقه ile محبوب ile سوگلي ile مورد پدند ile مورد علاقه ile سوگيري ile پارتي بازي )

( MOORDALAGHEH ile MOHBUB ile سوگلي ile MOORD PEDAND ile MOORD ALAGHEH ile سوگيري ile PARTY BAZY )


- FAVORİ/LİK ile FAVORİLİ ile FAVORİSİZ


- FAVORITE :/yerine FAVORİ


- USEFUL PENETRATION DEPTH[İng.] / PROFONDEUR DE PÉNÉTRATION UTILE[Fr.] / NÜTZLICHE EINDRINGTIEFE[Alm.] ile/değil/yerine/= FAYDALI NÜFUZ DERİNLİĞİ


- FAYDALI ile İYİLİK ile HAYIRSEVER ile YARARLI ile YARARLANICI ile FAYDA ile FAYDALANMAK ile FAYDALAR

( BENEFIC vs. BENEFICENCE vs. BENEFICENT vs. BENEFICIAL vs. BENEFICIARY vs. BENEFIT vs. BENEFITING vs. BENEFITS )

( فايده برنده ile نيکوکاري ile نکويي ile صاحب کرم ile منان ile نيک کردار ile منعم ile سودمند ile افاضه ile نافع ile بااستفاده ile باصرفه ile ذينفع ile بهره گرفتن ile مستفيض ile سود بردن ile احسان کردن ile فايده بردن ile منتفع کردن ile فايده ile سود ile توشه برگرفتن ile مزيت دادن ile منتفع شدن ile مفيد بودن ile توشه برداشتن ile فايدهرساندن ile منتفع ile متمتع ile حقوق و مزايا ile خواص ile مزايا ile حقوقومزايا )

( FAYDAH BARANDEH ile NEYKOKARY ile نکويي ile SAHEB KARAM ile MENAN ile NEYK KARDAR ile MANAM ile SOODMAND ile AFAZEH ile NAFE ile BAESTEFADEH ile BASERFEH ile ZEYNAF ile BACPAREH GARAFTAN ile مستفيض ile SOOD BARDAN ile EHSAN KARDAN ile FAYDAH BARDAN ile MONTAF KARDAN ile FAYDAH ile SOOD ile TOOSHEH BARGARAFTAN ile MOZYT DADAN ile MONTAF SHODAN ile MOFYD BODAN ile TOOSHEH BARDASHTAN ile فايدهرساندن ile MONTAF ile MOTEMOTE ile HOQUQ VE MOZAYA ile KHAVAS ile MOZAYA ile حقوقومزايا )


- FAYDA/LI[Ar.] değil/yerine/= YARAR/LI


- FAYTON SEFÂSI değil ATLARIN CEFÂSI


- [ne yazık ki]
"FAYTON":
"NOSTALJİ" değil ATLARI KÖLELEŞTİRME


- ANGLE DE LA PHASE[Fr.] / PHASENWINKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ AÇISI


- DISCRIMINATEUR DE PHASE[Fr.] / PHASENDISKRIMINATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ AYIRACI


- PHASE SOLUBILITY ANALYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= FAZ ÇÖZÜNÜRLÜK ANALİZİ


- FAZ DEĞİŞİM MALZEMESİ ile/||/<> TERMOELEKTRİK MALZEME

( Faz değişim malzemesi ısıyı gizli ısı olarak depolarken İLE termoelektrik malzeme ısıyı elektriğe çevirir )

( Formül: Parafin mumu )


- PHASE EQUILIBRIA[İng.] / ÉQUILIBRE DE PHASE[Fr.] / PHASENGLEICHGEWICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ DENGESİ


- INVERSION DE PHASE[Fr.] ile/değil/yerine/= FAZ DÖNMESİ


- PHASENINVERSION, PHASENUMKEHR[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ EVİRMESİ


- PHASENÜBERGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ GEÇİŞİ


- PHASENGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ HIZI


- FAZ/İK/PHAS/IC[İng.] değil/yerine/= EVRE/Lİ


- FAZ İLE KRİTİK NOKTA İLE ÜÇLÜ NOKTA ile/||/<> FAZ GEÇİŞLERİ

( Maddenin hal değişim noktaları. )

( Formül: dP/dT = ΔH/TΔV )


- PHASENSTABILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ KARARLILIĞI


- DÉPHASAGE[Fr.] / PHASENVERSCHIEBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ KAYMASI


- MODULATION DE PHASE[Fr.] / PHASENMODULATION[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ KİPLEMESİ


- MODULATEUR DE PHASE[Fr.] / PHASENMODULATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ KİPLEYİCİ


- PHASE RULE[İng.] ile/değil/yerine/= FAZ KURALI


- RELAIS DE PHASE[Fr.] / PHASENRELAIS[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ RÖLESİ


- BORNE DE LA PHASE[Fr.] / PHASENGRENZE[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ SINIRI


- PHASENUMKEHR[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ TERS ÇEVRİMİ


- GÉNÉRATEUR DE PHASE[Fr.] / PHASENGENERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ ÜRETECİ


- ESPACE DES PHASES[Fr.] / PHASENRAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ UZAYI


- FAZ UZAYI ile/||/<> KONFİGÜRASYON UZAYI

( Faz uzayı (q,p) 2n boyutlu, konfigürasyon sadece q n boyutlu. )

( Formül: (q ilep) İLE sadece q )


- FAZ UZAYI ile/ve/||/<> TERSİNEMEZLİK

( ... ile/ve/||/<> 10[üzeri 10 üzeri 25] [olasılıksızlık] )

( m = 3, n= 3 [1/4060]
m = 4, n= 4 [1/10.000]
m = 5, n= 5 [1/100.000] )


- FAZ UZAYI ile/||/<> TERSİNEMEZLİK

( )

( Bilinmiyor tarafından keşfedildi/formüle edildi. )


- FAZ ile FAZ KALEMİ


- FAZ ile İKİ FAZLI

( ... İLE Aralarında, devrenin dörtte biri kadar faz farkı olan. [Aynı frekans ve genlikte, iki alternatif akım ya da gerilim.] )


- FÂZIL[Ar.] değil/yerine/= ERDEMLİ KİŞİ


- [ne yazık ki]
(FAZLA) BASKI ve/||/<>/>/< İHMAL


- FAZLA BİLGİ ile FAZLADAN BİLGİ

( EXCESS INFORMATION vs./and EXTRA INFORMATION )


- FAZLA ENERJİ ve/<> KARMAŞA / KARGAŞA


- FAZLA) İÇMEMELİ!


- (FAZLA) KIZMAMALI!


- FAZLA SAMİMİYET ile/ve/||/<> ÇOK SEVGİ ile/ve/||/<> ÇOK İYİLİK

( Saygıyı azaltır. İLE/VE/||/<> Nankörlük getirir ve sevileni uzaklaştırır. İLE/VE/||/<> Suistimal edilir. )


- (FAZLA) YALAN SÖYLEMEMELİ!


- FAZLA ile/ve ÇEŞİTLİ


- FAZLA ile/ve/değil HIZLI

( [not] EXCESS vs./and/but FAST )


- FBI ile/ve/||/<> CIA

( Federal Bureau of Investigation İLE/VE/||/<> Central Intelligence Agency )


- FCC İLE BCC İLE HCP ile/||/<> KRİSTAL ÖRGÜ TÜRLERİ

( Yaygın kristal yapılar. )

( Formül: APF = 0.74 İLE 0.68 İLE 0.74 )


- FCC İLE BCC İLE HCP ile/||/<> METAL KRİSTAL YAPILARI

( Metallerin üç temel paketlenme şekli. )

( Formül: CN: FCC=12 İLE BCC=8 İLE HCP=12 )


- FDA/FOOD AND DRUG ADMINISTRATION[İng.] değil/yerine/= ABD GIDA VE İLAÇ DAİRESİ


- FEATHER ANALYSIS[İng.] / FEATHER/SCHE-ANALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= FEATHER ÇÖZÜMLEMESİ


- FEBRİL/FEBRİLE[İng.] değil/yerine/= ATEŞLİ


- FECİ ile FECİR


- FECR (VAKTİ) ile FECR-İ KÂZİB[YALANCI FECR] ile FECR-İ SÂDIK[HAKİKİ FECR]

( Sabaha karşı, güneş doğmadan önce, ufkun gün doğusu tarafından görünen aydınlığı, tan yerinin ağarması. İLE Sabaha karşı, doğuda, amûdî biçimde görülen aydınlık. [Sahura kalkış.] İLE Şafak sökme, sabah, imsak. )


- FECR-İ ÂTÎ ile/ve/<>/> MİLLÎ EDEBİYAT

( )

( )


- FEDÂ[Ar. < FİDA] ile/ve/değil/yerine/||/<>/> KATKI


- FEDÂÎ/SERDENGEÇTİ[Ar.] ile FEDÂKÂR/FİDÂ-KÂR[Ar., Fars.]

( Evre, safha. İLE Kendini ya da kişisel çıkarlarını esirgemeyen, fedâ eden, cömert, eli açık. )


- FEDAİ değil/yerine/= YOLUĞAN


- FEHAMET ile FEHAMETLİ


- FEHVÂ[Ar. çoğ. FEHÂVÎ] ile FEHVÂSINCA[Ar., Tr.]

( Anlam, mânâ, kavram, mefhum. İLE Uyarınca, sözü gereğince. )


- FEİGENBAUM SABİTİ ile/||/<> ALTIN ORAN

( Feigenbaum δ=4.669 kaos, altın oran φ=1.618 geometri. )

( Formül: Evrensel kaos İLE estetik )


- FEKAL MİKROBİYOTA TRANSPLANTASYONU ile/||/<> PROBİYOTİK TEDAVİSİ

( Fekal mikrobiyota transplantasyonu (FMT) tüm mikrobiyota topluluğunun aktarımı İLE probiyotik tedavisi seçilmiş bakterilerin verilmesidir. FMT daha kapsamlı İLE probiyotikler daha güvenli ve kolay uygulanır. )


- FEL FECRİ/FECİR değil VEL FECRİ/FECİR

( "Gözleri fel fecri okuyor." DEĞİL Gözleri vel fecri okuyor. )


- FELAKET ile FELAKETLİ


- FELEK[Pehlevice] ile KÖTÜLÜK TANRISI

( Kötülük tanrısı. )


- FELEMENK ile FELEMENKLİ ile FELEMENKÇE


- FELICI BALANCE[İng.] / ÉQUILIBRE DE FELICI[Fr.] / FELICI-ABGLEICH[Alm.] ile/değil/yerine/= FELİCİ DENGESİ


- FELSEFE ile/ve/||/<> BİLİM ile/ve/||/<> İDEOLOJİ


- FELSEFE-BİLİM TARİHİ ile/ve/||/<> ANADOLU'DA FELSEFE-BİLİM

( )


- FELSEFE DAĞI ile/ve/||/<> MATEMATİK ÇANTASI


- FELSEFE:
DÜŞÜNCENİN ...
TARİFİ ile/ve/değil/||/<>/< TARİHİ


- FELSEFE:
DÜŞÜNME BAĞLAMI ile/ve/<> BİLGİ TÜRÜ


- FELSEFE:
NİTELİKLİ SORU, SORMA "SANATI" ile/ve/||/<>
NİTELİKLİ, SORU SORMA "SANATI"


- FELSEFE:
"ÖĞRETİ" değil ETKİNLİK


- FELSEFE(PHILO-SOPHIA):
BİLGELİK SEVGİSİ ile/ve/||/<> SEVGİNİN BİLGELİĞİ

( )


- FELSEFE/PSİKOLOJİ ile/ve/||/<> AKADEMİK FELSEFE/PSİKOLOJİ


- FELSEFE SİSTEMİ ile FELSEFİ DÜŞÜNCE TARZI


- FELSEFE SORUSU/SORUNU ile/değil SORU-NUN/SORUNUN FELSEFESİ


- FELSEFE TARİHİ ile/ve/değil DÜŞÜNCE TARİHİ


- FELSEFE TARİHİ ile/ve/=/||/<>/>/< TARİH FELSEFESİ


- FELSEFE ÜZERİNE KONUŞMAK:
"KEYFÎ" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ZORUNLULUKLA


- FELSEFE:
ZEKÂYI ve/||/<>/> AKLI

( Keskinleştirmek amacıyla. VE/||/<>/> Yetkinleştirmek amacıyla. )


- FELSEFE:
ZORLAYICI değil ÇAĞIRICI


- FELSEFE ve ANTROPOLOJİ

( Felsefe, insanı tanıma çabasıdır. )


- FELSEFE ile DEMAGOJİ


- FELSEFE ve DİLİN EVRENSELLEŞTİRİLMESİ


- FELSEFE ile/ve/değil/||/<> DÜŞÜNCE TARİHİ


- FELSEFE ile FANTAZİ


- FELSEFE ile FELSEFENİN BİLGİSİ


- FELSEFE ile İDEOLOJİ


- FELSEFE ve/||/<>/> İDEOLOJİ ve/||/<>/> TÜZE

( Başlar. VE/||/<>/> Deneyimlenir. VE/||/<>/> Düzenlenir. )


- FELSEFE ile/ve İNSAN BİLGİSİ


- FELSEFE ve/<> İNSAN-İNSAN İLİŞKİSİ


- FELSEFE ile İZLEM/STRATEJİ